ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

46 haber · Sayfa 1

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da Inspekcja Jakości Handlowej Artykułów Rolno-Spożywczych (IJHARS), 1 Mayıs-15 Ekim 2026 döneminde Mercosur ülkelerinden gelen 2.066 tarım ve gıda ürünü partisini sınırda denetledi. Kontrollerde 13 partide uygunsuzluk tespit edildi. Bu sayı, incelenen ürünlerin yaklaşık %0,6’sına karşılık geldi. Denetlenen partiler, aynı dönemde üçüncü ülkelerden Polonya’ya ithal edilen tarım ve gıda ürünlerinin yaklaşık %5’ini oluşturdu. Kontrollerde Arjantin’den 1.564, Brezilya’dan ise 470 parti incelendi. Denetlenen ürünler arasında yer fıstığı, balık ve balık filetoları, mısır, kahve, şarap, bal ve pirinç yer aldı. Uygunsuzlukların başında ürünlerin hatalı etiketlenmesi geldi. Ayrıca laboratuvar analizleri ve duyusal değerlendirmeler sonucunda da ticari kalite şartlarına aykırılıklar belirlendi. IJHARS, uygunsuzluk tespit edilen 13 partinin 12’si için ürünlerin piyasaya arzını yasaklayan kararlar aldı. Bir parti için ise ürünün ticari kalite şartlarını karşılamasını sağlamak amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi. Böylece denetimler yalnızca belge ve etiket kontrolüyle sınırlı kalmadı; ürünlerin kalite özellikleri de incelemeye tabi tutuldu. Mercosur kaynaklı ürünlere yönelik denetimler Polonya iç pazarında da sürdürüldü. Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşım kapsamında Polonya’ya ulaşan ürünleri kapsayan kontrollerde, 1 Mayıs-15 Ekim döneminde 46 işletmedeki 70 parti incelendi. Bu ürünler arasında meyve ve sebze, sığır ve kanatlı eti, kahve, çay, kamış şekeri, chia tohumu ve şarap bulundu. İç pazar denetimlerinde 8 partide uygunsuzluk saptandı; bu sayı kontrol edilen ürünlerin yaklaşık %11,4’üne denk geldi. Tespitler arasında menşe ülkesinin yanlış belirtilmesi, ürün bilgilerinin eksik olması ve beyan edilen protein içeriğiyle gerçek içerik arasındaki farklılıklar yer aldı. Ayrıca 3 Eylül 2026’dan itibaren Brezilya’dan bazı ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalatına yönelik kısıtlamalar uygulanıyor. Sığır ve kanatlı eti ile ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, bal, at eti ve su ürünlerini kapsayan kısıtlamalar, hayvanlarda antimikrobiyal veteriner tıbbi ürünlerin kullanımına ilişkin AB gerekliliklerine uyumsuzluk gerekçesiyle açıklandı.

Gürcistan’da Balık Fiyatları Yıllık Bazda %20,2 Arttı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Balık Fiyatları Yıllık Bazda %20,2 Arttı

Gürcistan Ulusal İstatistik Ofisi (GeoStat) verilerine göre, ülkede gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık bazda %3,1 arttı. Bu grup, yıllık enflasyona 1,07 yüzde puan katkı yaptı. Gıda ürünleri içinde en yüksek fiyat artışı balıkta görüldü; balık fiyatları %20,2 yükseldi. Et ve et ürünleri fiyatları %7,6, yağlar ve katı yağlar %7,0, kahve, çay ve kakao %5,7 arttı. Sebze ve kavun fiyatlarında %4,1, ekmek ve tahıllarda %4,0, süt, peynir ve yumurtada ise %0,6 artış kaydedildi. Buna karşılık meyve ve üzüm fiyatları %4,5, şeker, reçel ve diğer tatlılar %3,3 geriledi. Yıllık enflasyona en büyük katkıyı ulaştırma grubu yaptı. Ulaştırma maliyetleri %21,9 artarken, bu grubun enflasyona katkısı 2,54 yüzde puan oldu. Kişisel ulaşım araçlarının işletim maliyeti %30,3, ulaştırma hizmetleri %14,5 ve araç satın alma maliyeti %1,7 yükseldi. Konut, su, elektrik ve gaz fiyatları da %10,1 arttı.

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: El Mostrador · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor

İklim değişikliği ve yaşlanan kahve plantasyonları, üretimde yeni yetiştirme yöntemlerinin aranmasını hızlandırıyor. Bu dönüşüm, kahve tüketiminin yaygın olduğu Şili’deki tedarik zinciri açısından da önem taşıyor. CORPA Estudios de Mercado verilerine göre Şili nüfusunun %77’si haftada en az bir kez kahve tüketiyor; ortalama tüketim günde iki fincan olurken hazır kahvenin ulusal pazardaki erişimi %66’ya ulaşıyor. Uyum seçenekleri arasında rejeneratif tarım, tarımsal ormancılık, örtü bitkileri ve gübrelemenin daha verimli kullanılması bulunuyor. Bu uygulamaların toprak sağlığını ve plantasyonların gelişimini desteklemesi amaçlanıyor. İklime ve hastalıklara daha dayanıklı çeşitlerle eskiyen plantasyonların yenilenmesi de değişen yetiştirme koşullarına karşı önerilen yöntemler arasında yer alıyor. Kaynak, bu tekniklerin uygulanması için üreticilerin uzmanlık bilgisine ve sahada eşlik edecek desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu yaklaşımı destekleyen girişimlerden biri Plan Nescafé 2030. Nescafé’nin açıklamasına göre 2025’te markanın kullandığı yeşil kahvenin %53’ü rejeneratif tarım uygulayan üreticilerden sağlandı. Şirketin Şili’deki pazarlama yöneticisi Juan Pablo Cañas, üretici ailelerin değişen koşullara uyum kapasitesinin kahvenin geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi. İşleme aşamasında ise kahve telvesi kompostlanarak organik gübreye dönüştürülüyor. Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Graneros Nestlé fabrikasında 2025’te 10.000 tondan fazla kahve telvesi kompostlandı; tesis elektriğinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı

Çin Gümrükler Genel İdaresi ile Norveç Sanayi, Ticaret ve Balıkçılık Bakanlığı, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarına erişimini genişletmek amacıyla yeni bir protokol imzaladı. Çin’de imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki deniz ürünleri ticaretinde iş birliğini güçlendirmeyi ve Norveçli ihracatçılar için yeni pazar fırsatları oluşturmayı hedefliyor. Protokol, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin’e ihracatı için bir çerçeve oluşturuyor. Anlaşma kapsamında kayıt, belgelendirme, onay ve düzenleyici uyuma ilişkin ortak gereklilikler ve prosedürler belirlenecek. Açıklamaya göre bu çerçevenin, daha önce Çin’e giriş için onaylanmamış iskorpit balığı, wolffish ve deniz hıyarı gibi ek Norveç deniz ürünlerinin pazara erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Protokol, Norveç’in tüm avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarında onaylanmasının önünü açmayı amaçlıyor; ancak bu süreç protokoldeki koşullar ve Çin’in yürürlükteki düzenlemeleri doğrultusunda yürütülecek. Çin, 2026’da Norveç’in ikinci en büyük deniz ürünleri pazarı konumunda bulunuyor. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi verilerine göre Norveç’in Çin’e deniz ürünleri ihracatı 2026’nın ilk dokuz ayında 158.230 tona, değer bakımından ise 11,69 milyar Norveç kronuna ulaştı. Bu sonuçlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat hacminde %15, değerinde %26 artış anlamına geliyor. Sektör gözlemcileri, Çinli tüketicilerin farklı deniz ürünlerine yönelik artan talebinin Norveçli ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu belirtiyor. Norveç Balıkçılık ve Okyanus Politikası Bakanı Marianne Sivertsen Næss, protokolün Norveç’in avlanmış deniz ürünleri için Çin’de yeni fırsatlar açacağını söyledi. Fudan Üniversitesi Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo ise ortak kayıt, onay, denetim ve karantina gerekliliklerinin pazar erişiminde şeffaflığı ve öngörülebilirliği artıracağını belirtti. Protokol, Norveç’in canlı kar yengeci için Aralık 2024’te, canlı kahverengi yengeci için ise Kasım 2025’te elde edilen pazar erişimi adımlarının ardından geldi. Næss’in Çin ziyareti kapsamında Shandong eyaletindeki Qingdao kentinde Norveç-Çin Deniz Ürünleri Zirvesi ve Çin Balıkçılık ve Deniz Ürünleri Fuarı da düzenlendi.

Endonezya’da Gençlerin Tarıma Katılımı Çiftçi Kuşağının Yenilenmesi İçin Destekleniyor
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Gençlerin Tarıma Katılımı Çiftçi Kuşağının Yenilenmesi İçin Destekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya’da gençlerin tarıma kazandırılması, çiftçi kuşağının yenilenmesi ve ulusal gıda güvenliğinin sürdürülmesi için hükümetin öncelikleri arasında yer alıyor. Tarım Bakanlığı, sektöre girmek isteyen gençlere üretim girdileri ve finansman desteği sağlarken, Bakan Andi Amran Sulaiman ailelerine ait arazisi bulunan gençleri bu imkânlardan yararlanmaya çağırdı. Amran, gençlerin yalnızca temel gıda ürünlerine değil, kakao, Hindistan cevizi, kahve, biber ve muskat gibi ürünlere de yönelmesini istedi. Bakanlığa göre tarım, geleneksel bir faaliyet olmanın ötesinde profesyonel biçimde yönetilebilecek bir iş alanı olarak görülmeli. Bu yaklaşımda üretim desteğinin yanı sıra işletme yönetimi, yenilik ve teknoloji kullanımı da öne çıkıyor. Eğitim desteği kapsamında Tarım Yayım ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Kurumu, Politeknik Pembangunan Pertanian (Polbangtan) ile Endonezya Tarım Mühendisliği Politeknik Enstitüsü’nün (PEPI) 2026/2027 akademik yılı öğrenci alımlarını tanıttı. Kabul politikasında çiftçi çocuklarına %70’e kadar öncelik veriliyor. Programların, mezunları yalnızca iş arayan kişiler değil, genç tarım girişimcileri ve yenilik taşıyıcıları olarak yetiştirmesi hedefleniyor. Teknoloji ve uygulamalı eğitim de politikanın bir parçası. Güney Sulawesi’deki Sidrap’ta 26 Ağustos 2026’da düzenlenen teknik eğitime 100 kişi katıldı. Programda tarım işletmeciliği, pirinç yetiştiriciliğinde PM-AAS yöntemi ve drone kullanımı ele alındı. CNBC Indonesia’nın aktardığı hükümet verisine göre Endonezya’daki çiftçilerin yaklaşık %70’i 45 yaşın üzerinde. Hükümet, gençleri çekmek için modern teknoloji, ekonomik kazanç ve çiftçilik mesleğinin itibarını güçlendirmeyi gerekli görüyor.

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı

Brezilya’nın tarım ve gıda sektörü ürünlerinin Avrupa Birliği’ne ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %14,8 artarak 12,2 milyar dolara ulaştı. Agrostat verilerine göre 2025’in aynı döneminde 10,6 milyar dolar olan satışlar 1,57 milyar dolar yükseldi. Veriler, Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Agrostat sistemi tarafından derlendi ve AB’nin 27 ülkesini kapsadı. Artış, Mercosul ile AB arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının 1 Mayıs 2026’da başlamasından sonraki ilk beş aylık dönemi kapsıyor. Anlaşma, farklı ürünlerde ithalat tarifelerinin azaltılmasını veya kaldırılmasını öngörüyor; ancak uygulama ürün sınıfına göre değişiyor. Bazı ürünlerde indirimler başlangıçta yürürlüğe girerken, diğerlerinde birkaç yıla yayılan takvimler veya özel koşullar bulunuyor. İhracat artışında soya kompleksi öne çıktı. Bu grupta AB’ye satışlar 3,12 milyar dolardan 4,19 milyar dolara çıkarak %34,2 arttı. Et kategorisinde ihracat 604,4 milyon dolardan 1,23 milyar dolara yükseldi. Bununla birlikte Agrostat’ın toplulaştırılmış verileri, artışı hangi et türünün sürüklediğini göstermiyor. Ayrıca Brezilya protein ticaretini etkileyen sağlık kısıtlamalarının satışlar üzerindeki etkisi de bu verilerle ölçülemiyor. Orman ürünleri ihracatı %23, şeker-alkol kompleksi ihracatı ise %19,8 arttı. Bazı ürün gruplarında ise düşüş kaydedildi. AB’ye kahve satışları %7,7 gerileyerek 2,66 milyar dolardan 2,46 milyar dolara indi; kahve buna rağmen Brezilya’nın başlıca ihracat kalemleri arasında kaldı. Meyve suyu ihracatı %35,7 azalarak 445,6 milyon dolara, tahıl, un ve preparat ihracatı da %16,5 düşerek 478,1 milyon dolara geriledi. Kalkınma, Sanayi ve Dış Ticaret Bakanlığının altı tarım ve tarımsal sanayi ürününe ilişkin farklı veri setinde ihracat %137,3 artarak 160 milyon dolardan 379,7 milyon dolara çıktı. Bu grupta taze avokado, doğal bal, mısır yağı, etanol, portakal esansiyel yağı ve taze elma yer aldı. Ancak kaynak, Agrostat verilerindeki genel artışın doğrudan anlaşmanın sağladığı ticari tavizlere bağlanamayacağını belirtiyor. Dış satışları başka etkenler de etkilerken, MAPA ve MDIC farklı metodolojiler kullanıyor.

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu

Tayland’da Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’ne (EUDR) uyum sağlamak amacıyla ulusal düzeyde yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturuluyor. Başbakan Yardımcısı Yotçanan Vongsawat’ın başkanlık ettiği toplantıda, EUDR kapsamındaki tarım ürünlerinin ormansızlaşmayla bağlantılı olmaması, üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde üretilmesi ve durum tespitinden geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılması ele alındı. Toplantıya kamu ve özel sektörden 33 kurum katıldı. Taylandlı yetkililer, düzenlemeye rakip Güneydoğu Asya ülkelerinden daha hızlı uyum sağlanmasının ülkenin AB pazarındaki ihracatçılarına rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti. EUDR yalnızca ticari koşullar açısından değil, ormanların ve doğal kaynakların korunması bakımından da uzun vadeli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Düzenleme; kauçuk, palm yağı, sığır, kereste, kahve, kakao ve soya ile bunlardan elde edilen ilgili işlenmiş ürünleri kapsıyor. Tayland’ın 2568 yılında bu ürün gruplarından AB’ye yaptığı ihracatın toplam değeri 60.260 milyon bahtın üzerinde gerçekleşti. Bu tutar, ülkenin dünya pazarlarına yaptığı toplam ihracatın %7,29’una karşılık geldi. AB’ye en yüksek ihracat değeri sağlayan grup ise 54.453 milyon bahtla kauçuk ürünleri oldu. Tayland bu nedenle özellikle kauçuk sektöründeki üretici ve ihracatçıların EUDR koşullarına uyumunu öncelikli alanlardan biri olarak ele alıyor. Toplantıda, tarım bakanının başkanlığında çalışacak EUDR alt komitesinin kurulması onaylandı. Komite; eylem planı ve önlemleri hazırlayacak, Tayland’daki ve yurt dışındaki ilgili kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek. Ayrıca küçük ölçekli kauçuk üreticilerinin yeni kurallara uyum becerilerini geliştirmeye yönelik pilot proje Songkhla ve Nong Khai’de yürütülüyor. Ocak 2568-Aralık 2569 dönemini kapsayan 24 aylık projeye AB tarafından 1 milyon avro bütçe sağlandı. Tayland ayrıca çiftçi kayıtları ve tedarik zinciri izlenebilirliği için National EUDR Single Window (NESW) platformunu merkezi sistem olarak kullanacak. Tarım Araştırmaları Geliştirme Ofisi tarafından geliştirilen ve Tarım Yayım Dairesi’ne devredilmesi planlanan platform, üretimden son aşamaya kadar verileri birbirine bağlayacak. Sistem, durum tespiti raporu ile Avrupa makamlarına sunulacak belgelerde kullanılmak üzere üretim parsellerinin GeoJSON biçimindeki coğrafi koordinatlarını oluşturabilecek. Halihazırda sistemde 2,5 milyondan fazla parselin çizimi bulunuyor; veriler her yıl güncelleniyor ve doğrudan devlet sertifikası olarak tanımlanmıyor.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı

Kıbrıs’ta perakende kahvenin ortalama yıllık Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP), 2025’te bir önceki yıla göre %10,13 arttı. Eurostat verilerine dayanan hesaplamaya göre aynı dönemde genel enflasyon %0,83’te kaldı. Böylece kahve fiyatlarındaki artış, mal ve hizmetlerin genel fiyatlarındaki artış hızının yaklaşık 12 katına ulaştı; iki gösterge arasındaki fark 9,3 yüzde puanı oldu. Kahve fiyatları 2024’te 2023’e göre %1,86 gerilemişti. Endeks, 2025’te yön değiştirerek önceki yılki düşüşü telafi etti. 2023-2025 döneminin tamamında ortalama yıllık kahve fiyat endeksi %8,08 yükselirken, genel tüketici fiyatlarındaki artış %3,11 olarak gerçekleşti. Aylık veriler de yıl boyunca yükseliş eğilimine işaret etti: Kahve fiyat endeksi Ocak 2025’te 126,62 puandan Aralık’ta 143,79 puana çıktı. Ocak-Aralık arasındaki artış %13,56 olurken, Aralık 2025’teki endeks Aralık 2024’ün %14,88 üzerinde gerçekleşti. Kaynakta verilen örnek hesaplamaya göre 2024’te 3 avro olan bir kahve ürünü, %10,13’lük artış sonrasında yaklaşık 3,30 avroya mal olabilirdi; ancak bunun belirli bir ürün için kaydedilmiş fiyat değişimi olmadığı belirtildi. Veriler kafelerde hazırlanan içecekleri değil, perakende kahve ürünlerini kapsıyor. Bu nedenle kafe kahvelerindeki fiyat değişimi; ücret, kira ve diğer işletme maliyetleriyle birlikte ayrıca değerlendiriliyor.

Embrapa ve USP Araştırması, Buğdaydaki Mantar Hastalığı Şiddetini %60 Azalttı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Embrapa ve USP Araştırması, Buğdaydaki Mantar Hastalığı Şiddetini %60 Azalttı

Embrapa ve São Paulo Üniversitesi (USP) tarafından yürütülen araştırmada, kontrollü koşullarda uygulanan yararlı bakteriler, Bipolaris sorokiniana mantarının neden olduğu buğday hastalıklarının şiddetini yaklaşık %60 azalttı. Araştırmacılar, yalnızca mantara maruz bırakılan bitkilerle mantarın yanı sıra yararlı bakteriler uygulanan bitkileri karşılaştırdı. Bakteri uygulanan grupta hastalık şiddeti daha düşük görüldü. Çalışmanın yaklaşımı, patojeni doğrudan ortadan kaldırmak yerine buğday köklerinin çevresindeki mikrobiyal topluluğu yönetmeye dayanıyor. Embrapa’ya göre mikroorganizmalar, bitkilerin doğal direncini destekleyen toprak işlevlerini yeniden düzenliyor. Hastalık şiddetinin, mantar popülasyonu sabit kaldığında ve bazı uygulamalarda arttığında bile azalması, biyolojik kontrolün yalnızca patojenin yok edilmesine bağlı olmadığını gösterdi. Bu değerlendirme Hélio Quevedo tarafından yapıldı. Araştırmada incelenen üç bakteri; bitki büyümesini teşvik etme, fosforun kullanılabilirliğini artırma ve Bipolaris sorokiniana’ya karşı etki gösterme özellikleri sergiledi. Bu patojen kahverengi leke, kök çürüklüğü, taç çürüklüğü, fide yanıklığı ve siyah nokta hastalıklarına yol açıyor. Patojenin, özellikle sıcak veya su noksanlığı görülen bölgelerde buğday için ekonomik önem taşıdığı aktarıldı. Bakteriler arasında Pseudomonas inefficax en belirgin sonuçları verdi. Bu bakteri hastalık şiddetini azaltırken fosforun kullanılabilirliğini ve kök sisteminin gelişimini destekledi. Deney sonunda saptanan mikroorganizmaların %2,5’inden azını oluşturmasına rağmen kök mikrobiyomunda geniş bir yeniden yapılanmayı tetikledi. Streptomyces virginiae ve Pseudomonas inefficax uygulamalarında, stres koşullarına dayanım ve bitki korumasıyla ilişkili genlerde artış gözlendi. Araştırma koordinatörü Rodrigo Mendes, yaklaşımın daha etkili ve sürdürülebilir biyolojik inokulantların geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti; ticari uygulanabilirlik ise henüz koşula bağlı.

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı
Görsel kaynağı: Poder360 · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı

Embrapa Meio Ambiente ile São Paulo Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, yararlı bakterilerin kontrollü koşullardaki deneylerde Bipolaris sorokiniana mantarının neden olduğu buğday hastalıklarının şiddetini yaklaşık %60 azalttığı görüldü. Çalışma, hastalık etmenini doğrudan yok etmek yerine kök çevresindeki rizosferde bulunan mikrobiyal topluluğun yönetilmesine dayalı biyolojik kontrol yaklaşımını inceledi. Araştırmacılar, yalnızca mantara maruz bırakılan bitkileri mantar ve yararlı bakterilerle birlikte uygulama yapılan bitkilerle karşılaştırdı. Bakteri uygulanan grupta hastalık şiddeti daha düşük bulundu. Sonuç, bazı uygulamalarda mantar popülasyonu sabit kalmasına, hatta artmasına rağmen elde edildi. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, biyolojik kontrolün patojenin tamamen ortadan kaldırılmasına bağlı olmayabileceğini gösteriyor. Çalışmada Streptomyces virginiae CMAA1738, Paenibacillus ottowii CMAA1739 ve Pseudomonas inefficax CMAA1741 değerlendirildi. Bakteriler biyolojik kontrol ve bitki gelişimini destekleme potansiyeli taşıdı. Pseudomonas inefficax, hastalık şiddetini azaltma kapasitesinin yanı sıra fosforun bitkilerce kullanılabilirliğini artırma ve kök sisteminin daha fazla gelişmesini destekleme özellikleriyle öne çıktı. Bu bakteri, deney sonunda saptanan mikroorganizmaların %2,5'inden azını oluşturmasına rağmen rizosfer mikrobiyal topluluğunda geniş bir yeniden yapılanmayı tetikledi. Bipolaris sorokiniana; kahverengi leke, kök çürüklüğü, taç çürüklüğü, fide yanıklığı ve siyah nokta hastalıklarına neden oluyor. Patojen, özellikle sıcak veya su açığı yaşanan bölgelerde buğday üretimi açısından ekonomik önem taşıyor. Streptomyces virginiae ve Pseudomonas inefficax uygulamaları, bitki stres direnci ve bitki korumasıyla ilişkili gen işlevlerinin yeniden kazanılmasıyla ilişkilendirildi. Bakteriler, Türkiye ve İran'daki geleneksel buğday çeşitlerinin rizosferinden izole edildi. Deneyler Brezilya'nın São Paulo eyaletindeki Assis'ten alınan tarım toprağı ve BRS Guamirim çeşidiyle yürütüldü. Araştırmada mikrobiyal toplulukları ve gen işlevlerini incelemek için metataxonomik ve metagenomik dizileme, mantarı ölçmek için qPCR ve gen analizleri için biyoinformatik araçlar kullanıldı. Bulgular kontrollü koşullardaki deneylere dayanıyor; tarla koşullarındaki etkinlik hakkında kaynakta sonuç bulunmuyor.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

Avro Bölgesinde Gıda Fiyatı Enflasyonu Eylülde Hafifçe Yükseldi
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber
Veri haberi

Avro Bölgesinde Gıda Fiyatı Enflasyonu Eylülde Hafifçe Yükseldi

Avro Bölgesinde gıda fiyatı enflasyonu ağustosta %1,1’e gerileyerek 2021 ortasından bu yana en düşük seviyeyi gördü; eylülde ise %1,3’e hafifçe yükseldi. Enflasyon ocaktaki %2,6 seviyesinden geriledi. Avrupa Merkez Bankası analistlerine göre yavaşlamada, Avrupa’daki geçen yılın genel olarak iyi tarım hasadı ve tahıl ile yağlı tohumlarda ortalamanın üzerindeki verimler etkili oldu. Ancak kahve, çay, kakao ve şeker gibi temel girdilerde yeni fiyat baskıları oluşuyor. Hanehalkları önceki güçlü gıda fiyat artışlarının etkisini hissetmeye devam ediyor.

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor

Myanmar Kahve Birliği, ülkenin Çin kahve pazarına erişimini genişletmeyi ve iki ülke arasındaki sektör işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Birlik Başkanı U Myo Aye, Çin’in Myanmar kahvesi ihracatında en önemli varış noktası olduğunu söyledi. Myanmar’ın komşu pazarlara yıllık toplam kahve ihracatının tahminen 3.000-4.000 ton olduğu belirtildi. Açıklamalar, 18 Ekim 2026’da Yangon’da düzenlenen Myanmar Kahve Festivali ve Myanmar Ulusal Barista Şampiyonası sırasında yapıldı. Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaleti, Myanmar’ın önemli ortaklarından biri olarak gösterildi. Myanmar Kahve Birliği, Yunnan’daki kahve okulları, dernekler ve ticaret odalarıyla mutabakat zabıtları imzalarken sergi ve bilgi paylaşımı etkinliklerine de katıldı. U Myo Aye, Çin’in gelecek on yılda Myanmar için fırsatlar yaratabilecek büyük bir kahve pazarı haline gelebileceğini söyledi. Myanmar’da üretim ağırlıklı olarak Shan Eyaleti ve Mandalay Bölgesi’nde yapılıyor; yüksek kesimlerde Arabica, daha alçak alanlarda Robusta yetiştiriliyor. Birlik, özel üretim kahveler için doğrudan işletmeler arası kanalları genişletmenin yanı sıra Myanmar’da işleme tesisleri, kavurma fabrikaları ve tedarik zinciri lojistiğine Çin yatırımı çekmeyi planlıyor.

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto yönetiminin iki yılında çiftçilerin refah göstergesi olarak kullanılan Çiftçi Değişim Oranı'nın (NTP) 131'e yükseldiğini ve bunun tarihin en yüksek seviyesi olduğunu açıkladı. Amran değerlendirmeyi 19 Ekim 2026'da Jakarta'daki bakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında yaptı. Amran'a göre göstergedeki yükselişi destekleyen politikalardan biri gübre fiyatlarının %20'ye kadar düşürülmesi oldu. Hükümet ayrıca çeltik için devlet alım fiyatını kilogram başına en az 6.500 rupiah olarak belirledi. Bu uygulamanın, ürünlerini düşük fiyatla satın alan aracılara karşı çiftçileri korumayı amaçladığı belirtildi. Perum Bulog da çeltiği satın almakla yükümlü alıcı olarak görevlendirildi. Tarım Bakanı, sektör ihracatının 2025'te 166 trilyon rupiah'a yükseldiğini, ithalatın ise 41 trilyon rupiah azaldığını söyledi. Amran, bu politikaların 208 trilyon rupiah ek değer oluşturduğunu savundu ancak toplamın hesaplama yöntemini açıklamadı. Bakan, Prabowo liderliğinde sürdürülebilir gıda kendine yeterliliğine ulaşılacağına inandığını da ifade etti.

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor

Sırbistan’da yemek teslimatı, geçmişte uzun mesai, habersiz misafir veya evde yiyecek bulunmaması gibi olağanüstü durumlarda başvurulan bir seçenekken Belgrad’da günlük rutinin parçasına dönüştü. Teslimat uygulamalarından yalnızca yemek değil, tek bir kahve ve yakındaki fırından alınan ürünler de sipariş ediliyor. Bu değişim, tüketicilerin gıda harcamalarında görünmeyen bir maliyet kalemi oluşturuyor. Teslimat ücreti, hizmet bedeli ve kurye bahşişi eklendiğinde 800 dinarlık bir yemek için kasada 1.300-1.500 dinar ödenebiliyor. Kaynakta, bazı kişilerin bu ek ödemeler nedeniyle ayda 50.000 dinara kadar daha fazla harcama yaptığı aktarılıyor. Başka bir hesaplamada ise yemek bedeliyle teslimat dahil toplam tutar arasındaki farkın kişi başına aylık 30.000-50.000 dinarlık bir açığa dönüşebildiği belirtiliyor; bu iki rakamın aynı kullanıcı grubunu veya aynı ölçümü ifade ettiği söylenmiyor. Belgrad’daki Reddit tartışmasında farklı tüketim alışkanlıkları ortaya çıkıyor. Bazı kullanıcılar pazar alışverişi yapıp evde yemek hazırlayarak aylık 200-300 avro harcadığını belirtirken, bazıları kişi başına 600 avrodan başlayıp 1.000 avronun üzerine çıkan harcamalar bildirdi. İkinci gruptaki kullanıcılar, paranın önemli bölümünün yemek teslimatı uygulamalarına gittiğini ve işten sonra yemek hazırlamak istemedikleri için sipariş verdiklerini yazdı. Saurin Parik, teslimat uygulamalarının büyümesini yalnızca zaman yetersizliğiyle değil, insanların küçük fiziksel veya zihinsel çabalardan kaçınmasıyla açıklıyor. Guardian’a dayandırılan aktarımda ise kuryelerin her dakikayı ölçen algoritmik bir tempoda çalıştığı, bazılarının yağmur ve karda günde 10-12 saat araç kullandığı belirtiliyor. Teslimat hizmetlerinin maliyetini azaltma arayışının sahadaki emeği ağırlaştırdığı yönündeki bu değerlendirmelerin yanında, bazı kent sakinleri bütçelerini kontrol etmek için pazar ve market alışverişine dönerek haftalık yemek hazırlamaya başladı.

İran ve Vietnam'dan 150.000 Hektarlık Tarım İş Birliği Mutabakatı
Görsel kaynağı: Tehran Times · Özgün haber
Veri haberi

İran ve Vietnam'dan 150.000 Hektarlık Tarım İş Birliği Mutabakatı

Vietnam ticaret heyetinin İran’daki 12 günlük ziyareti, 18 Ekim’de İran Ticaret Teşvik Kurumu’nda (TPO) düzenlenen üst düzey toplantıyla sona erdi. Nguyen Dang Dinh başkanlığındaki heyet, 6 Ekim’de Tahran’a gelerek Vietnam’ın Orta Doğu’daki ticari erişimini genişletmeyi ve İran pazarıyla doğrudan ilişkiler kurmayı hedefledi. Toplantıda Huzistan eyaletinin yatırım potansiyeli ile tarımsal iş birliği ele alındı. Taraflar, tarımsal yetiştiricilikte ortak girişim iş birliğini kapsayan ve 150.000 hektarlık alanı öngören bir mutabakat zaptı imzaladı. Kaynakta Huzistan’ın İran’ın toplam gayrisafi yurt içi hasılasının %17’sini oluşturduğu ve nüfusunun 5 milyon olduğu belirtildi. Ayrıca iki şirket, Huzistan’ın başkenti Ahvaz’daki tarım arazilerinde toprak araştırmaları yapılması ve Vietnamlı tarım uzmanlarının bölgede robusta kahvesi deneme ekimi gerçekleştirmesi konusunda anlaşmaya vardı. Ürünlerin yerel nüfusa ve İran’ın güney eyaletlerine sunulması, bir bölümünün ise Hürremşehr ticari limanı üzerinden Irak ve Kuveyt’e ihraç edilmesi planlanıyor.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) son gıda atığı raporuna göre dünya 2022’de 1,05 milyar ton gıdayı çöpe attı. Bu miktar, tüketicilere sunulan gıdanın %19’una karşılık geldi. İsrafın 631 milyon tonu, yani %60’ı, hanelerden kaynaklandı. UNEP verilerine göre hanelerde kişi başına yıllık ortalama 79 kilogram gıda israf ediliyor ve dünya genelinde her gün en az 1 milyar porsiyon yenilebilir gıda atılıyor. Gıda kaybı ve israfının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu oluşturduğu belirtiliyor. Whole Foods’un 2027 trendleri arasında, atık azaltımını tekil adımlar yerine artıkların yeniden kullanıldığı döngüsel sistemlerle ele alma yaklaşımı yer alıyor. Satılmayan ekmeklerden makarna, bitkisel süt üretimi sonrası yulaf ve soya kalıntılarından un yapılması ve kahve meyvesinin de kullanıldığı kahve bu yaklaşımın örnekleri arasında gösteriliyor. Mağazalarda ölçülü satış, ambalaj doldurma ve son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerde indirim uygulamalarının da arttığı aktarılıyor. Mutfakta israfı azaltmak için alışverişten önce buzdolabı ve kilerde bulunanların kontrol edilmesi, yeni ürünlerin eskilerin arkasına yerleştirilmesi ve uygun gıdaların zamanında dondurulması öneriliyor. “Son tüketim tarihi” güvenliği, “tavsiye edilen tüketim tarihi” ise kaliteyi ifade ediyor; bayat ekmek ve sebze artıkları da farklı yemeklerde değerlendirilebiliyor.

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı

Nestle India, gıda enflasyonu ve yükselen emtia fiyatlarını zorluk olarak gösterdiği ikinci çeyrekte net kârının %36 arttığını açıkladı. Şirket, Maggi hazır erişte ve Nescafe kahve talebinin sonuçları desteklediğini bildirdi. Net kâr 10,27 milyar rupiye, gelir ise %20 artışla 67,88 milyar rupiye yükseldi. Hindistan’daki tüketim vergisi indirimleri ve seçici fiyat artışları, tüketim ürünleri üreticilerinin satış büyümesine katkı sağlarken ambalaj, yenilebilir yağlar ve tarımsal emtialardaki maliyet baskısı sürüyor. Nestle India, bu ortamı yönetmek için yeni ve geliştirilmiş ürünlere, marka yatırımlarına ve maliyet yönetimine odaklandığını açıkladı. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Manish Tiwary, özellikle gıda enflasyonunun bir gerçek olduğunu söyledi. Hindistan’da perakende enflasyonu eylülde %5,54’e yükseldi. Eylül çeyreğinde satış hacmi çift haneli büyüyen şirket, gelişmeyi Maggi’nin kırsal erişiminin artması, hızlı ticaret platformlarındaki büyüme ve KitKat ile Munch ürün lansımlarıyla ilişkilendirdi. Sonuçlar tahminlerle genel olarak uyumlu kalırken Nestle India hisseleri yaklaşık %9 geriledi. Ülkedeki gıda güvenliği denetimleri kapsamında paketli gıdalar için uyarı etiketleri öneriliyor ve işletmeler denetleniyor.

Kyoto’da Kullanılmış Kahve Telvesinden Mantar Üretimi
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Kyoto’da Kullanılmış Kahve Telvesinden Mantar Üretimi

Japonya’nın Kyoto kentinde çiftçi Hiroki Kurahashi, otel ve restoranlardan toplanan kullanılmış kahve telvesini talaş ve diğer malzemelerle karıştırarak mantar yetiştirme ortamına dönüştürüyor. Fushimi semtindeki RE:ARTH işletmesinin başındaki Kurahashi, bu ortamda önce shiitake mantarı, ardından ana ürünü haline gelen istiridye mantarı yetiştirdi. Üretim sonrasında kalan ortamı yakındaki çiftçilere ücretsiz vererek mantar üretimiyle sebze yetiştiriciliği arasında bir döngü oluşturuyor. Kahve telvesi besin maddeleri içeriyor ve gübre olarak kullanılabiliyor ancak sert hücre duvarları, bitkilerin bu besinlere doğrudan erişmesini zorlaştırıyor. Telveyi gübreye dönüştürmek de zaman ve emek gerektiriyor. Mantarlar ise organik maddeleri parçalayabildiği için telveyi yetiştirme ortamında değerlendirebiliyor. Mantar yetiştiriciliği tamamlandıktan sonra geride kalan ortam, sebze üretiminde gübre olarak kullanılabiliyor. Kaynakta, dünya genelinde yılda 10 milyon metrik tondan fazla kahve çekirdeği tüketildiği, Japonya’daki tüketimin ise yaklaşık 400 bin metrik tona ulaştığı ve buna yakın miktarda telvenin atıldığı belirtiliyor. Kurahashi’nin bu yönteme yönelmesinde, 2009’da Güney Afrika’da öğrenciyken tanık olduğu çevre tahribatı ve daha sonra etkilendiği sıfır emisyon yaklaşımı rol oynadı. Bu yaklaşım, atık ve yan ürünlerin ekonomide yeniden değerlendirilmesini savunuyor. Kurahashi, Belçikalı çevre aktivisti Gunter Pauli’nin çalışmalarını izledikten sonra Zimbabwe’de sosyal girişimci Chido Govera’yı ziyaret etti ve 2014’te yetimler ile kadınlara yönelik bir programa katıldı. Govera’nın kahve telvesi ve benzeri malzemelerle mantar yetiştirme çalışmaları, yöntemin sosyal ve ekonomik boyutunu görmesini sağladı. Kurahashi, Zimbabwe’de öğrendiği yöntemi Japonya’da ilk uyguladığında iklim farkı nedeniyle mantar yetiştiremedi; hazırladığı ortam mavi küfle kaplandı. Bunun üzerine 2016’da Kyoto vilayetindeki Nantan’da mantar yetiştiriciliği öğrenmeye başladı ve Japonya’daki sterilizasyon, misel aşılama ve ortamı kapatma uygulamalarında deneyim kazandı. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra RE:ARTH’ı kurdu. Fushimi’de 2019’da kahve telvesi içeren ortamda shiitake yetiştirmeyi başardı, ardından istiridye mantarına geçti. Toptancıların yıl boyunca ürün talebini karşılamak için 2020’de sera kuruldu ve ürünler 2022’de satışa sunuldu. Kyoto’nun uzun yıllardır kahve alımlarında Japonya’nın il başkentleri ve hükûmetçe belirlenmiş büyük şehirleri arasında ilk sırada yer alması, Kurahashi’ye göre geri dönüşüm fikrinin kentten başlatılmasını anlamlı kılıyor. Bununla birlikte sera üretiminde uygun sıcaklığı korumak için klimaların sürekli çalışması gerekiyor. Kurahashi, gelecekte sera çatısına güneş panelleri yerleştirerek işletmenin kendi elektriğini üretmesini hedefliyor.

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı

Şili’nin Osorno kentindeki INIA Remehue’de düzenlenen seminerde, süt sığırcılığında sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Ulusal Süt Üreticileri Federasyonu (Fedeleche) ile Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (INIA) tarafından düzenlenen toplantıya üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, araştırmacılar ve bölgesel yetkililer katıldı. Etkinlikte, kırmızı ve kahverengi alg temelli bir yem katkısının sonuçları öne çıktı. INIA Remehue araştırmacısı Ignacio Beltrán’ın aktardığı çalışmaya göre, günlük tüketimin %0,5’i oranında kullanılan alg katkısı, süt üretimini değiştirmeden enterik metan emisyonlarını yaklaşık %12 azalttı. Bulgular, Üniversite Santo Tomás’ın liderliğinde yürütülen ve INIA’nın deneylerde ortak ve uygulayıcı olarak yer aldığı bir proje kapsamında elde edildi. Proje, FIA, INIA, Aproleche, Agrollanquihue ve Futurocoop’un desteğiyle yürütüldü. Seminerde ayrıca Şili’nin sera gazı emisyonları değerlendirildi. INIA Remehue araştırmacısı Francisco Salazar’ın verdiği bilgilere göre enerji sektörü ülke emisyonlarının %76,4’ünü, tarım sektörü ise %8,2’sini oluşturdu. Salazar, tarımın toplam içindeki payı daha düşük olsa da emisyonların ölçülmesinin azaltım olanaklarını geliştirmek ve daha sürdürülebilir bir süt üretimi sağlamak açısından gerekli olduğunu belirtti. Toplantının bir bölümünde otlatmaya dayalı süt sığırcılığı sistemlerinde tamamlayıcı yem bitkilerinin üretim, ekonomi ve çevre üzerindeki etkileri de incelendi. Etkinlik, Fedeleche’nin bağışladığı GreenFeed ekipmanının INIA Remehue’de tanıtılmasıyla sona erdi. Canlı hayvanların yaydığı gazları sahada ve gerçek zamanlı ölçebilen ekipmanın, süt üretimindeki emisyonlar konusunda araştırma verisi oluşturmak için kullanılacağı bildirildi.

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı

Kazakistan, yerli üreticilerin Çin, Orta Doğu ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkelerine ihracatını genişletmesine yardımcı olmak amacıyla pastörize deve sütü için yeni ulusal standardı onayladı. Kazakistan Standartlaştırma ve Metroloji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alexander Razzarenov, bilgiyi Merkez İletişim Servisi’ndeki toplantıda aktardı. Razzarenov, bu yıl bilimsel araştırmalara dayalı geliştirilen standardın, laboratuvar testlerinde ticaret ortaklarının karşılaştırılabilir ürünlerinden daha iyi kalite sonucu veren Kazak deve sütü ürünleri için daha sıkı koşullar getirdiğini söyledi. Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığına göre standart 11 Eylül 2026’da onaylandı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Düzenleme kalite, güvenlik, etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama koşullarını kapsıyor. Pastörize deve sütü shubat, dondurma, reçel ve “camelccino” dahil kahve bazlı içeceklerde kullanılıyor.

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da pastörize deve sütü için ulusal standart onaylandı. ST RK 4050-2026, ürünün kalite ve güvenlik koşullarının yanı sıra etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama kurallarını belirliyor. Standart 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek. Düzenlemenin, üreticilerin iç ve dış pazarlar için ürün çeşitlerini genişletmesine yardımcı olması bekleniyor. İhracat için Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) ülkeleri, Çin ve Orta Doğu değerlendiriliyor. Kazakistan’da deve sütü geleneksel olarak şubat ve kımıran üretiminde kullanılırken, günümüzde dondurma, konfitür ve kahve bazlı içeceklerde de değerlendiriliyor.