ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

72 haber · Sayfa 1

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif

Polonya’da tarımsal üretimin kârlılığı 2026’nın ilk yarısında geriledi. Główny Urząd Statystyczny’nin (GUS) en güncel araştırmasına göre çok yönlü üretim yapan tarım işletmelerinin %75,6’sı bu dönemde üretimin kârlılığının kötüleştiğini belirtti. Bulgular, üreticilerin gelirleri ile üretim maliyetleri arasındaki dengenin özellikle geleneksel tarla bitkilerinde zorlaştığına işaret ediyor. Wielkopolska Ziraat Odası (WIR), tarımsal ürün ve üretim girdisi fiyatlarını kullanarak temel ürünlerin maliyet ve kârlılık hesaplamalarını yaptı. Ekim ayı hesaplamalarında kışlık buğday, kışlık kolza, şeker pancarı, dane mısır ve kışlık arpa karşılaştırıldı. Doğrudan destekler, makine amortismanı ve aile iş gücünün değeri de tam maliyet hesabına dahil edildi. Bu beş ürün arasında pozitif finansal sonuç veren tek ürün kışlık kolza oldu. Oda, kolzanın işletme varlıklarını yenilemeye imkân sağlayan net bir gelir ürettiğini belirtti. Daha önce kârlı ürünler arasında öne çıkan şeker pancarı ise düşen alım fiyatları ile yüksek hasat ve lojistik maliyetlerinden olumsuz etkilendi. Diğer ürünlerde sonuç negatif olurken, maliyetler ile gelir arasındaki en büyük fark dane mısırda görüldü. GUS’un 2025 yılı için bireysel tarım işletmelerinde hesapladığı ortalama gelir, hesaplama hektarı başına 5.479 zloti oldu. Ancak haberde bu göstergenin, işletmelerin günlük maliyetlerini ve farklı üretim modellerini tek başına açıklamadığı vurgulanıyor. Sebze ve meyve üretiminde birkaç hektar gelir sağlayabilir; buna karşılık bu modeller yoğun el emeği, yüksek başlangıç yatırımı, bilgi birikimi ve sulama ya da soğutma altyapısı gerektiriyor. Geleneksel buğday, mısır, kolza ve arpa üretiminde kârlılık için genellikle 30 ila 50 hektarlık alan gerektiği, tam rekabetçi bir işletme için ise alanın 100 hektarın üzerine çıkabildiği aktarılıyor. Bunun temel gerekçesi, makine ve gübre maliyetlerinin düşük hektar marjları üzerinde ağır yük oluşturması. Sonuç olarak üreticinin geçimini belirleyen unsur yalnızca arazi büyüklüğü değil, tüm maliyetler karşılandıktan sonra işletmede kalan gelir oluyor.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Belarus’ta Kasımda Sebze ve Elma Fiyatlarına Tavan, İş Kurma Sübvansiyonlarına Artış
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus’ta Kasımda Sebze ve Elma Fiyatlarına Tavan, İş Kurma Sübvansiyonlarına Artış

Belarus’ta 1 Kasım’dan itibaren geçim bütçesi, kendi işini kurma sübvansiyonları, sebze ve elma fiyatları ile balıkçılık kurallarını ilgilendiren bir dizi düzenleme yürürlüğe girecek. Değişiklikler ayrıca oto hurda kapsamını, araç muayenesini, vergi ödemelerini ve Avrupa Birliği ülkelerine gönderilen ticari içerikli uluslararası posta hizmetlerini de kapsıyor. Kendi işini kurmak isteyenler için devlet sübvansiyonları şehirlerde 11 geçim bütçesi düzeyine çıkacak. Bu tutar, 31 Ocak 2027’ye kadar 5892,7 Belarus rublesi olarak uygulanacak. Küçük şehirlerde, iş gücü piyasasında gerilimin yüksek olduğu ilçelerde ve kırsal yerleşimlerde destek 15 geçim bütçesine, yani 8035,5 rubleye ulaşacak. İşsizlerin bilimsel araştırma ve geliştirme sonuçlarını uygulamaya yönelik girişimleri için ise 20 geçim bütçesi, başka bir ifadeyle 10.714 ruble öngörülüyor. İstikrar fonlarından sağlanan sebze ve elmalar için azami fiyatlar da belirlenecek. Kilogram başına domates fiyatı 10,36, salatalık fiyatı 9,16 ve elma fiyatı 4,80 Belarus rublesini aşamayacak. Patates için sınır 1,11, pancar için 1,23, havuç için 1,41, lahana için 1,70 ve soğan için 1,77 ruble olacak. Fiyatlara Katma Değer Vergisi dahil edilecek ve ticari marj %30’u geçemeyecek. Salatalık ve domates için sınırlama 1 Kasım’da, diğer sebzeler ve elmalar için 15 Kasım’da başlayacak; uygulama ürünlere göre Mart, Nisan veya Mayıs 2027 sonuna kadar sürecek. Balıkçılıkta Avrupa yayın balığı ve Peipsi gölü inci kefali için mevsimsel avlanma yasakları uygulanacak. Yayın balığının avlanması 31 Mart 2027’ye, inci kefalinin avlanması ise 15 Aralık 2026’ya kadar yasaklanacak. Kurallar hem amatör hem de ticari balıkçılığı kapsayacak. 13 Kasım’dan itibaren sahipleri tarafından otopark veya özel parseller dışında bırakılan arızalı iş makineleri ve traktörler de oto hurda kapsamına alınacak. Yetkili kuruluşlar, sahipleri belirlemek için sigorta şirketleri ve trafik polisi veri tabanlarına doğrudan erişebilecek; mahkemeye başvuru süresi 30 günden 10 güne indirilecek. Birleşik taşınmaz vergisi ödemesi için son tarih 16 Kasım olarak belirlendi. Bu ödeme taşıt, arazi ve gayrimenkul vergilerini birleştiriyor. Aynı tarihten itibaren, araç sahibinin değişmesi halinde geçerli uygunluk izni süresi dolmamışsa yeniden teknik muayene gerekmeyecek; süresi geçmiş muayeneyle satın alınan araçlarda standart teşhis işlemi zorunlu kalacak. Belarus Postası da teknik bilgi aktarımının mümkün olmaması nedeniyle Avrupa Birliği ülkelerine ticari mal içeren uluslararası posta gönderilerini kabul etmeyi askıya alacak. Uzaktan satışla bağlantılı olmayan, bireyler arasındaki ve değeri 45 avroyu aşmayan gönderiler bu kapsamın dışında tutulacak.

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor

Hindistan’ın büyük tekstil tasarım ve işleme şirketlerinden Raj Group, yün tedarikindeki fiyat oynaklığını azaltmak ve gelecekteki satış hacmini artırmak için Yeni Zelanda’daki çiftçilerle daha yakın çalışmak istiyor. Şirketin yönetici ortağı Sumeet Nath, Yeni Zelanda yününün önceden sınıflandırılmış ve yüksek kalite standartlarına sahip olması nedeniyle değer gördüğünü söyledi. Raj Group, Wools of NZ aracılığıyla her ay iki ila üç konteyner Yeni Zelanda yünü alıyor. Nath, şirketin son 18 ayda dalgalı yün fiyatlarıyla karşılaştığını belirtti. Yeni Zelanda’dan verilen sipariş ile ürünün nihai üretimi arasında 75-80 günlük süre bulunduğunu aktaran Nath, tedarik süresini kısaltacak ve arz sürekliliğini artıracak çözümlerin faydalı olacağını ifade etti. Wools of NZ’nin Hindistan temsilcisi Lokesh Misra ise dört ay boyunca fiyat kesinliği sağlayacak uzun vadeli tedarik sözleşmeleri oluşturmak için çalıştıklarını söyledi. Nath ayrıca daha fazla Yeni Zelanda çiftçisinin Wools of NZ üzerinden birlikte ve doğrudan yüksek miktarlarda yün tedarik etmesini, Hindistan’da hazır yün stoku tutulmasını ve üreticilerle işlemciler arasındaki bağların güçlendirilmesini olumlu karşılayacağını söyledi. Misra’ya göre taşımacılık maliyetlerinin son bir yılda iki katına çıkması işlemci marjlarını baskılarken konteyner bulmak da zorlaştı. Nath, daha kısa tedarik sürelerinin tekstile yönelik talebi destekleyebileceğini ve işlemcilerin sipariş edilen malzemeye bağladığı sermayeyi azaltabileceğini belirtti. Raj Group, Hindistan’ın kuzeyindeki Himachal Pradesh bölgesindeki koyun yetiştiricileriyle yün üretim uygulamalarını iyileştirmek için çalışıyor ve yetiştiricileri uluslararası Responsible Wool Standard programıyla tanıştırıyor. Nath, Hindistan yün sektöründe Yeni Zelanda’dakine benzer bir sınıflandırma sistemi bulunmadığını ve sektörün dağınık olduğunu söyledi. Şirket ayrıca Yeni Zelanda yününün renk doygunluğunu kabul etme özelliğinden yararlanarak doğrudan yün baskısını deniyor.

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının önündeki engellerin kaldırılması için Türkiye ve Hindistan’dan gelen önerileri değerlendirdiklerini açıkladı. Digi24’ün aktardığına göre Rubio, Atlanta’daki G20 toplantısı sırasında yaptığı açıklamada bölgedeki durumun dünya gıda güvenliğini ve kısmen enerji güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Böyle bir girişimin savaşı bitirmese de savaşın belirli bir boyutuna çözüm sağlayabileceğini belirtti. İstanbul’da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Karadeniz’de ticari gemilere sık sık saldırı düzenlenmesine dikkat çekti. Erdoğan, sivil gemilere yönelik saldırıların ve gerilimi artıran eylemlerin kimsenin yararına olmadığını, bunları kimin gerçekleştirdiğine veya hangi gerekçeyle yapıldığına bakılmaksızın kabul edemeyeceklerini ifade etti. Rusya ve Ukrayna’yı sorumlu davranmaya çağırdı. Zelenski, Dolmabahçe Sarayı’ndaki görüşmenin ardından Erdoğan ile Karadeniz tahıl koridoru üzerinde çalışmak konusunda anlaştıklarını bildirdi. Açıklamasında, Ukrayna’nın bazı tarım ürünlerini güvenli biçimde ihraç etmesini sağlayan 2022’deki Rusya ile yapılan anlaşmaya atıfta bulundu. Türkiye’nin Karadeniz’de güvenli seyrüseferi sağlamaya yönelik önlemleri desteklediğini de belirtti. Açıklanan gelişme koridorun yeniden çalışması için yürütülecek çalışmalara ilişkin; yeni bir koridorun faaliyete geçtiği duyurulmadı.

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da Free State, North West, Mpumalanga ve Limpopo başta olmak üzere yaz yağışlarına bağlı bölgelerde faaliyet gösteren tahıl ve yağlı tohum üreticileri, 2026/27 üretim sezonunda maksimum verim yerine kuraklık riskini yönetmeye hazırlanıyor. Mevsim tahminleri, yaz aylarında güçlenebilecek El Niño’nun ülkenin yaz yağışlı bölgelerinde normalin altında yağış ve normalin üzerinde sıcaklık getirebileceğine işaret ediyor. Güney Afrika Hava Servisi ile Tarım Bakanlığı, sıcaklık stresi, nem açığı ve yağışların düzensiz dağılması konusunda uyarıda bulundu. Kaynakta, verim kayıplarının yalnızca sezon toplamındaki yağış eksikliğinden değil; çiçeklenme, tozlaşma ve tane doldurma dönemlerinde yaşanan sıcaklık stresinden de kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle üreticilere ekim tarihlerini kademelendirme, marjinal topraklarda mısır alanını azaltma ve ayçiçeğine yönelme gibi seçenekleri değerlendirme önerisi yapılıyor. Free State’te Pannar Seed’den Jaco Naudé, gübre ve ekim miktarlarının yeniden gözden geçirilmesini, sıcak hava dönemlerinde sulamanın günün daha serin saatlerinde yapılmasını tavsiye ediyor. Syngenta Seeds South Africa’dan Charles Basson ise ekim sırasında ve sonrasındaki ilk günlerde toprak sıcaklığının izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Sıcak günlerle serin geceler arasındaki dalgalanmaların ayçiçeğinde Sclerotinia mantarını harekete geçirebileceği, mısırda ise erken dönemde yabancı ot kontrolünün önem taşıdığı aktarılıyor. Syngenta Seedcare’den Yolandi Furniss, kurak yazlarda nematodlara karşı tohum uygulamalarının genç kökleri koruyarak riski azaltabileceğini söylüyor. Grain SA’dan Corné Louw ise yüksek girdi maliyetleri, görece düşük tahıl fiyatları ve sezonun ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek kuraklık nedeniyle üreticilerin denenmemiş ürün veya uygulamalara yönelmemesi gerektiğini vurguluyor. Gübre programlarının toprak analizleri, gerçekçi verim beklentileri ve tarla bazındaki maliyetlerle uyumlu hazırlanması isteniyor.

Kanada’da Sığır Piyasasında Güçlü Fiyatlar Sürü Büyümesini Yavaşlatıyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Sığır Piyasasında Güçlü Fiyatlar Sürü Büyümesini Yavaşlatıyor

Kanada sığır piyasasında güçlü fiyatlar, sıkı arz ve yüksek ihracat talebi üreticilerin sürü büyütme kararlarını etkiliyor. Gateway Livestock Exchange’den Anne Wasko’nun RealAgriculture’a yaptığı değerlendirmeye göre, sonbahar buzağı satışları sürerken besilik sığır fiyatları görece güçlü kaldı. Ancak sürünün yeniden büyütülmesi birkaç yıllık bir taahhüt gerektiriyor. ABD’de Nebraska nakit sığır fiyatları bu hafta 3-4 dolar gerilerken, toptan sığır eti değerlerindeki düşüş paketleme tesislerinin kâr marjlarını yeniden negatife çevirdi. Buna karşılık Batı Kanada’da besi sığırı fiyatları sabit kaldı veya 5 dolara kadar yükseldi. Karkas fiyatları ise 495-500 dolar aralığında seyretti. Daha az düvenin besi işletmelerine girmesi, üreticilerin sürüyü genişletmek amacıyla daha fazla düve tuttuğuna işaret ediyor. Elverişli nem koşulları da sığırların erken sevk edilmesi gereğini azalttı. Kanada’nın sığır eti ihracatı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre %20, yılbaşından bugüne ise %6 arttı. Meksika güçlü pazar konumunu korurken Çin ve Hong Kong sevkiyatları benzer hacimlere ulaştı; ABD tesislerinin Çin’e ihracat uygunluğunu henüz yeniden kazanamaması Kanada için fırsat yaratıyor.

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir

Gelir tablosu, küçük ölçekli çiftçilerin işletmelerinin gerçek kârlılığını değerlendirmesine, maliyetlerini yönetmesine ve finansal kararlar almasına yardımcı olabilir. Güney Afrika’daki çiftçiler için hazırlanan değerlendirmede, yalnızca banka hesabına giren ve çıkan parayı izleyen basit nakit kayıtlarının işletmenin ekonomik durumunu tam olarak göstermediği belirtiliyor. Gelir tablosu ise belirli bir dönemde çiftliğin ne kadar gelir elde ettiğini, hangi maliyetlere katlandığını ve kâr ya da zarar durumunu ortaya koyuyor. Kaynakta bu yaklaşım, Güney Afrikalı ve kurgusal bir çiftçi olan Thabo Mokoena’nın örneği üzerinden açıklanıyor. Limpopo’da 15 hektarlık alanda mısır ve domates yetiştiren, ayrıca küçük bir etlik piliç işletmesi bulunan Mokoena’nın gelir tablosunda yalnızca gerçekleşmiş nakit satışlar değil, stoklardaki artış da dikkate alınıyor. Tahakkuk esaslı muhasebeye göre gelir ve giderler, nakdin el değiştirdiği tarihte değil, kazanıldıkları veya oluştukları dönemde kaydediliyor. Bu nedenle siloda yıl sonunda kalan ürünün değeri de ilgili dönemin gelirine dahil ediliyor. Örnekte Mokoena’nın toplam geliri 337.700 R, brüt kârı ise doğrudan üretim maliyetleri düşüldükten sonra 183.100 R olarak hesaplanıyor. Buna göre brüt kâr marjı %54,2’ye ulaşıyor; yani her 1 R’lik gelirin 54 senti doğrudan üretim maliyetleri karşılandıktan sonra kalıyor. Kaynak, bu oranın benzer işletmelerle karşılaştırılmasının üretim verimliliğinin rekabetçi olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Değişken maliyetler üretim miktarına göre değişirken, sabit veya genel giderler üretim artsa ya da azalsa da büyük ölçüde aynı kalıyor. Tohum ve gübre gibi girdiler daha fazla alan ekildiğinde artarken, sürekli çalışan ücretleri gibi giderler üretim düşse bile devam ediyor. Bu ayrım özellikle kuraklık yıllarında önem taşıyor; çünkü sabit maliyetleri azaltmak zorlaşırken nakit rezervlerinin korunması ve borçların dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Mokoena’nın tablosunda 22.800 R amortisman bulunuyor. Bu tutar, traktör ve sulama sistemi gibi sermaye varlıklarının kullanım süresince yıpranma maliyetinin yıllara dağıtılmasını ifade ediyor. Mokoena’nın kişisel vergi öncesi net tarım geliri 64.600 R olarak veriliyor. Kaynak, 600.000 R’nin üzerindeki yatırım dikkate alındığında bu tutarın yaklaşık %10 yatırım getirisine karşılık geldiğini ve çiftçinin sermayesini tarım dışında kullanması halinde daha yüksek bir getiri elde edip edemeyeceğini değerlendirmesi gerektiğini aktarıyor. Ayrıca depolanmış tahıl, tarladaki ürün ve hayvanların yıl sonunda maliyet veya net gerçekleşebilir değer esasına göre tutarlı biçimde değerlenmesi gerekiyor. Peşin ödenen giderlerin yalnızca ilgili döneme ait kısmı maliyet sayılırken, işletme sahibinin kişisel çekişleri gelir tablosuna dahil edilmiyor.

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da tarım traktörü ithalatı 2026’nın ilk dokuz ayında, 2025’in tamamında kaydedilen seviyeyi geride bıraktı. Ekonomist Iurie Rija’nın analizine göre ocak-eylül döneminde ülkeye 3.714 tekerlekli tarım traktörü getirildi. 2025’in tamamındaki ithalat ise 3.325 adet olmuştu. Dokuz aylık toplam, önceki yılın yıllık seviyesinden %11,7 daha yüksek gerçekleşti. Ocak 2025-eylül 2026 arasındaki 21 ayda Moldova’ya toplam 7.052 tarım traktörü ithal edildi. Bu toplamın 7.039’unu tekerlekli, 13’ünü paletli traktörler oluşturdu. Traktörlerin gümrükte beyan edilen toplam değeri yaklaşık 80 milyon avro olarak kaydedildi. Aylık ortalama ithalat 2025’teki yaklaşık 277 adetten 2026’nın ilk dokuz ayında 413 adede yükseldi; bu da yaklaşık %49’luk artışa karşılık geldi. İthalatın adet bakımından en büyük bölümünü düşük güçlü traktörler oluşturdu. 37 kW’a kadar güce sahip 4.982 traktör, toplamın %70,65’ine denk geldi ve bu grubun gümrükte beyan edilen değeri 12,23 milyon avro oldu. 37-130 kW aralığındaki 1.771 traktörün değeri 37,97 milyon avro, 130 kW üzerindeki 299 traktörün değeri ise 29,84 milyon avro olarak verildi. Böylece 37 kW üzerindeki iki kategori, toplam birimlerin %30’undan azını oluşturmasına rağmen ithalat değerinin yaklaşık %84,7’sini sağladı. İthal edilen traktörlerin 4.899’u yeni, 2.153’ü kullanılmıştı; yeni makinelerin toplam içindeki payı %69,5 oldu. Çin, 4.150 traktör ve %58,85 payla başı çekerken, Japonya ile birlikte toplam ithalatın %88,4’ünü oluşturdu. Diğer tedarikçiler arasında Türkiye 143 traktör ve %2,03 payla yer aldı. Analizde, tarım makineleri alımlarının ilkbahar çalışmalarından önce yoğunlaşması nedeniyle farklı takvim dönemlerinin karşılaştırılmasının ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Finlandiya’da 100’den Fazla Beyaz Yanaklı Kazın Ölüm Nedeni Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Suomenmaa · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da 100’den Fazla Beyaz Yanaklı Kazın Ölüm Nedeni Araştırılıyor

Finlandiya’nın farklı bölgelerinde son dönemde 100’den fazla ölü beyaz yanaklı kaz bulunmasının ardından Ruokavirasto, kuşların ölüm nedenini araştırıyor. Güney Finlandiya ve Kuzey Karelya’dan gönderilen bazı numunelerin ilk sonuçlarında kuş gribine rastlanmadı. Son iki hafta içinde ülkenin çeşitli bölgelerinde ölü bulunan veya itlaf edilen kazlardan Ruokavirasto’ya birkaç numune gönderildi. Kuruma ayrıca ölü kuş gözlemleri de ulaştırıldı. Kuşların incelenmesi sırasında çeşitli hastalık belirtileri görüldü; bazı kuşlara ilişkin araştırmalar ise henüz tamamlanmadı. Kurum, kuşlara bakteriyel ve viral testlerin yanı sıra patolojik, histopatolojik ve parazit incelemeleri uyguluyor. Ruokavirasto’nun baş araştırmacısı Marja Isomursu, dokuların mikroskop altında incelendiğini ve ölüm nedeninin belirlenmesinin uzun sürebileceğini söyledi. Kuş gribi testlerinin daha acil yürütüldüğünü, mikroskobik incelemeler ile ek testlerin daha uzun zaman alabileceğini belirtti. Isomursu, toplu kuş ölümlerinin sık görülmediğini ve bu tür olaylarda genellikle kuş gribinin araştırıldığını ifade etti. Ruokavirasto, ölü kuşlara çıplak elle dokunulmaması ve hasta yabani su kuşlarının başka kuşların bulunduğu alanlara götürülmemesi uyarısında bulundu. Toplu yabani kuş ölümleri ile tek tek ölü yırtıcı kuşlar belediye veterinerine bildirilmelidir; gerekli numunelerin kuruma gönderilmesini belediye veterineri sağlar.

Arjantin’in 2026/27 Buğday ve Mısır Üretim Tahmini Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in 2026/27 Buğday ve Mısır Üretim Tahmini Yükseldi

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) Buenos Aires ofisi tarafından 23 Ekim 2026’da yayımlanan rapora göre Arjantin’in 2026/27 sezonu buğday ve mısır üretim görünümü iyileşti. Buğday üretimi 23 milyon ton, mısır üretimi ise 62 milyon ton olarak tahmin edildi. Bu rakamlar, temmuz ayındaki öngörülere göre sırasıyla 1,4 milyon ve 1,5 milyon tonluk artışlara işaret ediyor. Arjantin’in yeni ticari sezonda yaklaşık 17 milyon ton buğday ve 43 milyon ton mısır ihraç etmesi bekleniyor. Rapora göre bu miktarlar, her iki ürün için de ülke tarihindeki en yüksek ikinci ihracat seviyeleri olabilir. Ancak üretim ve ihracat görünümü, kasım ve aralık aylarında beklenen yoğun yağışlar ile özellikle güçlü geçmesi öngörülen El Niño olayı nedeniyle risk taşıyor. Bu koşullar hasadın ilerlemesini, bitki sağlığını ve tahılın nihai kalitesini olumsuz etkileyebilir. Diğer tahıllarda görünüm daha sınırlı kaldı. Arpa üretim tahmini 4,8 milyon tona, sorgum üretim tahmini ise 3 milyon tona çekildi. Kabuklu pirinç üretimi için öngörü 1,19 milyon tona yükseltildi. Buğday, mısır, arpa ve sorgumun toplam üretimi 92,8 milyon ton olarak hesaplanırken, kabuklu pirinç de eklendiğinde toplam hacim yaklaşık 94 milyon tona ulaşıyor. Buğdayda hasat alanının 6,5 milyon hektar olması bekleniyor; bu, önceki tahminden yaklaşık 100 bin hektar daha düşük. Fazla nemin bazı bölgelerde ekim çalışmalarının tamamlanmasını engellemesi alan daralmasının gerekçesi olarak gösteriliyor. Ulusal verim tahmini hektar başına 3,54 ton ile 2025/26 sezonundaki 4,12 tonun altında kalıyor. Bununla birlikte, merkezdeki başlıca üretim bölgelerinde ürün koşulları genel olarak iyi veya mükemmel değerlendiriliyor. Nihai üretimin hava koşullarına bağlı olarak 22,5 milyon ile 24 milyon ton arasında gerçekleşebileceği belirtiliyor. Hasat kuzey illerinde ekim ortasında başladı. Arjantin’in merkezinde ana hasadın kasım ortasında, Buenos Aires’in güneyinde ise aralık sonu ile ocak başı arasında tamamlanması bekleniyor. Santiago del Estero’daki Sachayoj’da hektar başına 2,5 ton, Bandera’da ise yaklaşık 4,5 ton verim öngörülüyor; Bandera’da hasadın kasım başında başlaması bekleniyor. Aralık 2026 teslimli buğdayın çiftlik çıkışı fiyatı yaklaşık 205,49 avro/ton olarak verilirken, bir yıl önceki karşılaştırmalı değer 165,28 avro/tondu. USDA, fiyat ve üretim görünümündeki iyileşmeye rağmen çiftçilerin ekonomik marjlarının dar kaldığını, üre fiyatlarının nisanda ve mayısta çok yüksek seyrettikten sonra temmuz ve ağustosta gerilediğini belirtiyor. Arjantin pirincinin olası destinasyonları arasında Türkiye de yer alıyor; Türkiye için bir miktar belirtilmiyor.

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici

Paraguay ve Arjantin’de tarım işletmelerinin vergi rekabeti, yalnızca gelir vergisi oranlarının karşılaştırılmasıyla değerlendirilemiyor. Paraguay’da 6380/2019 sayılı yasa kapsamında Kurumsal Gelir Vergisi’nin genel oranı, net vergilendirilebilir gelir üzerinden %10 olarak uygulanıyor. Arjantin’de şirketler için 2026’da geçerli Gelir Vergisi oranları %25, 30 ve 35’lik kademelerden oluşuyor. Ancak vergi matrahı, kabul edilen indirimler, işletmenin yapısı ve idari maliyetler de nihai sonucu etkiliyor. Paraguay’da genel Katma Değer Vergisi (KDV) oranı %10, mevzuatta açıkça belirtilen bazı tarımsal ürünlerde indirimli oran %5. Arjantin’de genel KDV oranı %21, bazı sektör işlemlerinde ise %10,5 uygulanıyor. Alış ve satışlarda farklı oranların bulunması vergi alacağı bakiyesi oluşturabiliyor; örneğin girdiler %10, satılan ürünler %5 KDV’ye tabi olduğunda bu durum ortaya çıkabiliyor. Ancak indirimli oran, alışlarda ödenen KDV’nin tamamının geri alınacağını garanti etmiyor; sonuç işlemin türüne ve mevzuata bağlı. Paraguay mevzuatı, ihracatla bağlantılı KDV alacağının iadesine genel olarak izin veriyor. Bununla birlikte, ihracata yönelik doğal haldeki tarım ürünleri, ilk işlenmiş türevleri ve bunların hammaddelerinin alımında faturalandırılan KDV için özel bir istisna bulunuyor. İhracatla bağlantılı diğer mal ve hizmetler ise yasal koşullara uygun olarak iadeden yararlanabiliyor. Bu ayrım, üçüncü kişilerden tahıl alarak ihracat yapan şirketlerin maliyetlerini etkileyebiliyor; vergi alacağının kaynağı ve niteliği gerçek vergi etkisinin belirlenmesinde önem taşıyor. Arjantin’de tahıl ticaretinde kullanılan Sistema de Información Simplificado Agrícola (SISA), KDV oranı değil, bilgi, stopaj, peşin ödeme ve mali kontrol mekanizması olarak işliyor. Unión de Gremios de la Producción danışmanı Carlos Zapata’ya göre Paraguay’ın incelenen ulusal vergilerde nominal oranları daha düşük olsa da fiili avantaj; işletmenin maliyet yapısına, yatırımlarına, vergi alacaklarına, kâr marjlarına ve ihracat koşullarına bağlı. Bu nedenle hangi sistemin daha elverişli olduğu, somut bir işlem ve işletme üzerinden değerlendirilmelidir.

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor

Avustralya’da yağlı besi sığırı fiyatı son bir haftada 15 ABD senti artarak çarşamba günü 6,16 ABD dolarına çıktı. Kaynakta birim güncel fiyat için açıkça belirtilmezken, bu seviye yılın en yükseği olarak 2022’de karkasın kilogramı başına ulaşılan 6,30 ABD dolarlık rekora yaklaştı. Yağlı inek fiyatı da son haftada yeni bir rekor kırdı. Mera hayvanı arzının sınırlı olduğu ülkede, son bir ayda beklenenden fazla yağan yağmurlar üreticilerin hayvanları daha fazla kilo almaları için elde tutmasına olanak sağladı. Yüksek fiyat seviyesi, pazar erişimindeki zorluklar nedeniyle marjları baskı altında bulunan sınırlı kapasitedeki sanayi üzerindeki baskıyı artırıyor. Avustralya, Çin ve Güney Kore’de haziranda yıllık ihracat kota hacimlerini aşarken, yüksek tarifeler bu pazarlara sevkiyatı önemli ölçüde azalttı. Buna karşılık ABD’ye sığır eti ihracatı 21 Ekim’e kadar 410 bin tona ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre 50 bin ton veya %15 daha fazla. Bazı analistler, ABD’ye yıllık ihracatın 460 bin ila 480 bin tonu aşabileceğini öngörüyor. Son bildirilen haftada büyükbaş kesimi %18 artarak 147.660 başa çıktı ancak geçen yılın 185 bin başlık haftalık ortalamasının altında kaldı.

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor
Görsel kaynağı: Le360 · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor

Fas'ta çiftçiler, önceki tarım sezonunun ardından yaşanan piyasa sorunları ve düşük ürün fiyatları nedeniyle yeni sürüme başlamaktan kaçınıyor. Assabah gazetesinin haberine göre, geçen yılki olağanüstü yağışlı sezona rağmen hektar başına kârlılık neredeyse sıfıra indi. Yüksek üretim giderleri ile düşük satış fiyatlarının birleşmesi, üreticilerin ekim kararını olumsuz etkiliyor. Bir çiftçi, makarnalık ve ekmeklik buğday çeşitlerinin tohumlarını kilogram başına yaklaşık 5 dirheme aldıklarını, hasat sonrasında tahılların satış fiyatının ise 2 dirhemi aşmadığını belirtti. Bazı üreticilerin daha düşük fiyatlara satış yaptığı aktarılırken, piyasa fiyatlarının bakanlık tarafından sınırlandırılması da önceki sezonun sorunları arasında gösterildi. Sürüm maliyetleri yakıt fiyatlarının yanı sıra tohum, gübre ve pestisit giderlerindeki artışla yükseldi; bu girdilerin fiyatlarının son üç yılda rekor seviyelere ulaştığı bildirildi. İşçilik pahalılaşırken traktör, pulluk, mibzer, ilaçlama makinesi ve biçerdöver gibi ekipmanların yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı çiftçiler tahıl, zeytin ve narenciye ürünlerini hasat edemezken, üreticiler özellikle yakıt giderini azaltacak yardımlar bekliyor.

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti

Pakistan, Katar’ın gıda ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uzun vadeli gıda güvenliği ortaklığı teklif etti. Öneri, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan ile Hassad Food Üst Yöneticisi Ali Hilal Al-Kuwari’nin 2026 Dünya Yatırım Forumu marjında yaptığı görüşmede gündeme geldi. Pakistan’ın tarımsal üretim kapasitesi ve güvenilir tedarik zincirleri, teklifin temel unsurları olarak öne çıkarıldı. Görüşmelerde Pakistan ile Katar arasındaki gıda ve tarım ticaretinin güçlendirilmesi, güvenilir tedarik düzenlemeleri oluşturulması ve ilgili kurumlarla şirketler arasında uzun vadeli ortaklıklar geliştirilmesi ele alındı. Jam Kamal Khan, Pakistan’ın kaliteli tarım ürünleri, güvenilir tedarik düzenlemeleri ve daha güçlü ticari ortaklıklar yoluyla Katar’ın gıda güvenliği ihtiyaçlarını destekleyebileceğini belirtti. Hassad Food ile yapılan görüşmede tarım, gıda güvenliği, tarım ve gıda sektörü ile tarımsal tedarik zincirlerinde işbirliği değerlendirildi. Pakistanlı bakan, Hassad Food’u 23-26 Kasım 2026’da Karaçi’de düzenlenecek FoodAg 2026’ya davet etti. Etkinliğin, Katarlı yatırımcı ve şirketlerin Pakistanlı tarım üreticileri, ihracatçıları ve ilgili kamu kurumlarıyla doğrudan temas kurmasına fırsat sunacağı belirtildi. Katar İş İnsanları Derneği Başkanı Sheikh Faisal bin Qassim Al Thani ile yapılan görüşmede de işletmeler arası bağlantılar ile lojistik, tarım ve gıda güvenliğinde yeni işbirliği alanları ele alındı. Jam Kamal Khan’ın Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile görüşmesinde Pakistan-Türkiye ekonomik ve ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi gündeme geldi. Tarım ve gıda güvenliğinin yanı sıra enerji, mineraller, imalat ve teknoloji alanlarında işbirliği fırsatları değerlendirildi. Taraflar, bölgesel bağlantıların ve transit güzergâhlarının geliştirilmesinin ticareti, pazara erişimi ve bölgesel tedarik zincirlerini destekleyebileceğini görüştü.

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı

Tayland Ticaret Bakanlığı, pirinci düşük marjlı bir emtia olmaktan çıkarıp yüksek değerli özel bir ürüne dönüştürmek amacıyla ulusal bir kampanya başlattı. 2026 KHAOPRANEAT Fuarı’nda tanıtılan “Khaopraneat” girişimi, ülke genelindeki 466 üretici grubunu yüksek değerli iç ve dış pazarlara bağlamayı hedefliyor. Kampanya, Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun ile Bakan Yardımcısı Dr Kirida Bhaopichitr dönemindeki politika değişiminin parçası olarak sunuldu. Girişim, Tayland’ın pirinç ticaretindeki daralmanın ardından geldi. Ocak-Eylül 2026 döneminde pirinç sevkiyatı yıllık bazda %19,26 azalarak 4,99 milyon tona, ihracat geliri ise %16,84 düşerek 2,96 milyar ABD dolarına geriledi. Kaynak, düşüşte yüksek yurt içi üretim maliyetlerini, rai başına daha düşük verimi ve bölgesel ihracatçıların agresif fiyat rekabetini etkili nedenler arasında gösteriyor. Bakanlık, düşük maliyetli rakiplerle yalnızca hacim üzerinden rekabet etmek yerine değer yaratmaya odaklanıyor. Strateji kapsamında bölgesel çeşitlilik, terroir ve mutfak kalitesi öne çıkarılıyor. Bakanlık, alıcıların artık yalnızca fiyat ve hacme değil, kalite, izlenebilirlik ve belirli duyusal özelliklere de baktığını belirtiyor. Bu amaçla pirincin aroma, lezzet karmaşıklığı ve pişirme sonrası dokusunu değerlendiren Rice Taste Profile ile Rice Flavour Wheel araçları tanıtıldı. İlk ticari denemelerden biri Nakhon Sawan’da yapıldı. Hom Baiteoy pirincinin doğal pandan benzeri aromasını ve pişirme özelliklerini öne çıkaran pazarlama yaklaşımının ardından tarla çıkış fiyatı kilogram başına ortalama 35 bahttan 60-80 baht aralığına yükseldi. Hükümet ayrıca seçilmiş üretici gruplarını üst segment oteller, restoran işletmecileri ve profesyonel şeflerle doğrudan eşleştiriyor. One Bangkok’taki tanıtımın ardından Chiang Mai’de bölgesel ticaret buluşmaları düzenlenecek; süreç, uluslararası alıcıların davet edileceği Thailand Rice Fest 2027 ile sürdürülecek.

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor

Hindistan şeker sektörüne ilişkin analiz, toptan şeker fiyatları yükselmesine rağmen büyük şirketlerin faaliyet kârlılığı marjlarının baskı altında kaldığını ortaya koyuyor. Beş büyük şeker şirketinde gelire göre ağırlıklandırılmış faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) marjı mali yıl 2021-22'de %10,8'den mali yıl 2024-25'te %8,4'e geriledi. Marj, mali yıl 2025-26'da %8,47'ye yalnızca sınırlı biçimde toparlandı. Analize göre bu baskı, değirmenlerin çiftçilere şeker kamışı alacakları üzerinden yaptığı ödemeleri geciktirebilir ve hükümet için ek mali yük oluşturabilir. Değirmenlerin yükselen şeker fiyatlarından yararlanma kapasitesi, yurt içi satış kotaları ve uluslararası ticaret üzerindeki hükümet kontrolleriyle sınırlanıyor. Mali yıl 2020-21 ile mali yıl 2025-26 arasında toptan şeker fiyatları %23, şeker kamışı için adil ve karşılıksız fiyat (FRP) %25 arttı. Buna karşılık şeker kamışı suyu ve B-heavy melastan üretilen etanolün alım fiyatları yaklaşık %5 yükselirken C-heavy etanolün fiyatı %27 arttı. Bu tercih, şekeri piyasadan fazla çekmeden etanol üretimini teşvik ederek şeker arzını ve biyoyakıt hedeflerini yönetme aracı olarak kullanılıyor. Kıdemli bir sektör yöneticisinin değerlendirmesine göre Aralık 2023'te şeker kamışı suyu veya şurubunun etanol üretiminde kullanımına önce yasak getirilmesi, birkaç gün sonra ise şeker yönlendirmesine nicel sınır konulması belirsizlik yarattı. Değişiklik, değirmenleri kapasite kullanımı, operasyonel verimlilik ve marjlar bakımından etkiledi; bazı esnek tesisler B-heavy veya C-heavy melas rotalarına geçerken geçici atıl kapasite oluştu. Piyasa fiyatları uygun olduğunda ek maliyetler telafi edilebiliyor, ancak açık piyasa gelirleri yetersiz kaldığında zararlar banka kredileri veya zaman zaman hükümet desteğiyle karşılanıyor. Değirmenler bu nedenle farklı hammaddeler arasında geçiş yapabilen damıtımevi kapasitesine ve bagas kojenerasyonu, biyogübre ile karbondioksit satışı gibi yan ürün yatırımlarına yöneliyor.

MIV, Üretici Süt Fiyatlarında Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

MIV, Üretici Süt Fiyatlarında Artış Bekliyor

Almanya Süt Endüstrisi Birliği (MIV), üreticilere ödenen süt fiyatlarının önümüzdeki dönemde artabileceğini belirterek temkinli iyimserlik mesajı verdi. Birliğe göre 2026’da üretici süt fiyatları belirgin biçimde geriledi ve beş yılın en düşük seviyesine ulaştı. Yılın ilk aylarındaki yüksek süt miktarı arzı artırırken, iyi satışlara rağmen fiyatlar aşağı yönlü baskı altında kaldı. Ağustos ayında Almanya federal ortalamasında üretici süt fiyatı kilogram başına 41,14 sent oldu. MIV, enerji, dizel ve gübre maliyetlerinin %20’den fazla artmasının süt sığırı işletmelerinin marjlarını ciddi biçimde sıkıştırdığını ve mevcut fiyatların birçok işletme için toplam maliyetleri karşılamadığını bildirdi. Birlik, yaz aylarındaki kuraklık ve ortalamanın altındaki hasatlar nedeniyle süt miktarının azalmasını bekliyor. MIV’e göre etkinin tamamı gelecek ilkbaharda görülebilir. Süt arzının azalması ve talebin istikrarlı kalması halinde mandıraların ihracat için daha fazla seçeneğe sahip olması, üretici fiyatlarını destekleyebilir. Dünya piyasasında yağsız süt tozu ve tereyağı fiyatlarındaki yükseliş de olumlu sinyaller arasında gösteriliyor; ancak vadeli işlem piyasalarındaki hareketlerin yalnızca anlık görünüm sunduğu ve henüz gerçekleşmesi gerektiği belirtiliyor. MIV, içme sütü gibi beyaz ürünlerde 2027 başında tüketici fiyatlarının artmasını bekliyor.

Kanada Tarımında 12 Milyar Dolarlık Fırsat
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

Kanada Tarımında 12 Milyar Dolarlık Fırsat

Kanada tarım sektörünün, ABD ile yeniden şekillenen ticari ilişkiye uyum sağlarken yeni pazarlar ve müşteriler üzerinden milyarlarca dolarlık gelir elde etme potansiyeli bulunuyor. Farm Credit Canada (FCC) Başkanı ve Üst Yöneticisi Justine Hendricks, kuzey-güney ticaretinin ötesinde bu fırsatın 12 milyar dolar olarak ölçüldüğünü söyledi. Federal bir Kraliyet şirketi olan FCC, tarım sektörüne finansman ve danışmanlık hizmetleri sunuyor. Hendricks, Kanada tarım ürünlerinin çoğunun hâlen ABD’ye gümrüksüz gönderilebildiğini belirtti. Ancak Ottawa ile Washington arasındaki belirsiz ve zaman zaman düşmanca ilişki nedeniyle sektörün müşteri tabanını çeşitlendirmesi gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın, ticari riskleri azaltmak ve değişen koşulları yönetmek için kullanılabilecek araçlardan biri olduğunu ifade etti. Açıklamalar, ABD ile süren ticari gerilimin yanı sıra çiftçilerin karşı karşıya olduğu diğer maliyet baskıları sırasında geldi. Dizel yakıt maliyetinin son aylarda tarihsel olarak yüksek seviyelere çıkması, zaten dar olan üretici marjlarını daha da sıkıştırdı. İklim koşulları ve genel girdi maliyetleri de belirsizliği artıran unsurlar arasında yer aldı. Hendricks, Kanadalı çiftçi, çiftlik işletmecisi ve üreticilerin belirsizlik karşısındaki çevikliği ve dayanıklılığıyla bilindiğini söyledi. Hükümet verilerine göre Kanada’nın tarım ve tarımsal gıda sektörü geçen yıl 158 milyar dolar gelir yarattı; bu tutar ülkenin toplam GSYH’sinin yaklaşık %7’sine denk geldi. Sektör 2025’te yaklaşık 2,3 milyon kişiyi istihdam etti ve ülkedeki her dokuz işten birini oluşturdu. Hendricks ayrıca büyüme için yenilikçiliğe daha fazla yatırım yapılması gerektiğini, Kanada’nın bu alanda birçok benzer ülkenin gerisinde kaldığını belirtti. FCC, bu açığı kapatmak amacıyla 18 ay önce bir sermaye bölümü kurdu ve Kanada gıda ile tarımındaki yenilikleri finanse etmek üzere yarım milyar dolardan fazla kaynak kullandı.

Bulgaristan’da Gıda Ürünlerinde %135’e kadar Perakende Marjı Bildirildi
Görsel kaynağı: Novinite · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Ürünlerinde %135’e kadar Perakende Marjı Bildirildi

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu Başkanı Maya Manolova, temel gıda ürünlerinde perakende marjlarının %135’e kadar çıktığına ilişkin kanıtlar sundu. Manolova, açıklamaları Bulgaristan’daki bir televizyon programında yaptı. Manolova’nın gösterdiği faturalar, komisyon, vergi makamları ve Gıda Güvenliği Ajansının perakende depolarında yürüttüğü ortak denetimlerde toplandı. Belgeler, büyük perakende zincirlerine yıllık cirolarının %10’una kadar para cezası uygulanması talebiyle Rekabetin Korunması Komisyonuna iletildi.

Bulgaristan'da Gıda Fiyatları İçin Perakende Zincirlerine Denetim
Görsel kaynağı: BNR — Bulgar Ulusal Radyosu · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan'da Gıda Fiyatları İçin Perakende Zincirlerine Denetim

Bulgaristan’da yetkililer, gıda fiyatları ve tedarik zincirlerine ilişkin soruşturma kapsamında perakende zincirlerinin merkezi depolarını denetlemeye başladı. Tarım Bakanı Plamen Abrovski, denetimlerin gelecek hafta mağazalara, tedarikçilere, üreticilere ve aracılara genişletileceğini; amaçlarının gıdanın kim tarafından, nasıl ve nereden tedarik edildiğiyle fiyatların nasıl belirlendiğini ortaya çıkarmak olduğunu söyledi. Tüketiciyi Koruma Komisyonu Başkanı Maya Manolova, bazı ürünlerde perakende kâr marjlarının yaklaşık %100 veya daha fazla olduğunu belirtti. Manolova, tereyağında yaklaşık %140, bazı beyaz salamura ve sarı peynirlerde yaklaşık %100 marj tespit edildiğini; Avrupa ülkelerinde bu oranların yaklaşık %25-35'i aşmadığını söyledi. Bulgaristan’daki 13 perakende zincirini temsil eden Modern Trade Association ise iddiayı reddetti.

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Gerilerken Avokado Yükseldi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Gerilerken Avokado Yükseldi

Güney Afrika’da taze ürün piyasasında sebze fiyatları bir haftada sert düşerken avokado fiyatı yükseldi. 20 Ekim 2026 tarihli GroundRules piyasa güncellemesinde Agricultural Market Trends (AMT) tarım ekonomisti Conce Moraba, patatesin ortalama fiyatının önceki hafta torba başına 82 randın üzerindeki seviyeden %23’ten fazla gerileyerek 10 kilogram başına 63,46 randa indiğini açıkladı. Domates fiyatı da yedi günde %40 düşerek kilogram başına ortalama 8,97 randa kaldı. Moraba, patatesteki düşüşte yüksek ürün girişleri, devreden stok, tüketici alım gücünün zayıflaması ve sıcaklığa bağlı kalite sorunlarının etkili olduğunu belirtti. Domates fiyatlarındaki gerileme ise haftalık arzın %18 artmasına rağmen gerçekleşti; domatesler bir yıl öncesine göre de %23 daha ucuzlandı. Düşük kaliteli ürünleri emen gayriresmî toptan alıcıların eksikliği, fazla ürünün piyasa fiyatları üzerindeki baskısını artıran yapısal unsurlardan biri olarak gösterildi. Soğan fiyatı 10 kilogram başına ortalama 139,38 randa gerilerken hafta sonu ürün girişleri, kıtlığın en ağır döneminin hafifliyor olabileceğine işaret etti. Tatlı biber, havuç ve yeşil fasulye fiyatları da düşüş kaydetti. Sarımsak ise kilogram başına 90,06 randla yüksek seviyesini korudu; gelecek ayki arzın fiyatları gevşetebileceği belirtildi. Meyve piyasasında avokado fiyatı %24 artarak kilogram başına 20,07 randa çıktı. Fuerte çeşidinin ortalaması 35 rand, Hass çeşidinin ortalaması 14 rand oldu. Arzın yıl sonuna doğru daha da daralmasının fiyatları desteklemeyi sürdürmesi bekleniyor. Güney Afrika’nın avokado ihracatı yıllık bazda yaklaşık %16 artarken Avrupa’daki arz fazlası üretici marjlarını sıkıştırdı. Namibya’nın ekim ayındaki ithalat kısıtlamaları da Güney Afrika havuç ve soğanı için %30 oransal kota uygulanmasına yol açtı.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir

Avrupa Birliği’nin (AB) ormansızlaşma karşıtı düzenlemesi, Arjantin sığır piyasasında çevresel uygunluğu ve izlenebilirliği kanıtlanabilen hayvanlarla bu koşulları belgeleyemeyenler arasında yeni bir fiyat ayrışmasına yol açabilir. Cafrisa ve Sodecar temsilcisi Raúl Cagliero, etin 2021’den önce ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini gösterebilen hayvanların daha yüksek değer görebileceğini söyledi. Bu kapsamda, gerekli bilgileri sağlayabilen tamamlanmış novilloların ve besilik danaların avantaj elde edebileceği belirtildi. Cagliero, fiyat farkının ne kadar olacağının henüz bilinmediğini ve bunun üreticilerle sanayinin uyum süreci ilerledikçe piyasada şekilleneceğini ifade etti. Avrupa’daki ithalatçılara tedarik edilebileceği kanıtlanan hayvanlarla bu kanıtı sunamayanlar arasında bir ayrım oluşabileceği, ancak söz konusu hayvanlar için prim ödenip ödenmeyeceğinin henüz kesinleşmediği kaydedildi. Farklılaştırmanın yalnızca ihracata yönelik sığır fiyatlarını mı artıracağı, yoksa iç tüketimlik hayvanların fiyatlarına da yansıyıp yansımayacağı da belirsizliğini koruyor. Üreticilere, işletmelerini VISEC Carne platformuna veya çevresel gerekliliklere uyumu gösterebilecek başka bir sisteme kaydettirme işlemlerine mümkün olduğunca erken başlamaları tavsiye edildi. Cagliero’ya göre üretici, tamamlanmış novilloyu teslim ettiğinde hayvanın yetkilendirilmiş bir poligondan geldiğini gösterebilmek için bu sistemlerden birine kayıtlı olmak zorunda kalacak. Düzenlemenin etkisi yalnızca hemen kesilecek hayvanlarla sınırlı görülmüyor; yakında satın alınacak besilik danalar da ihracata yönelik sonlandırma ve kesim aşamasına 2027’de ulaştıklarında bu gerekliliklerle karşılaşacak. Cagliero, bu uyum sürecinin sığır zincirinin mevcut ekonomik baskıları altında yürütüleceğini söyledi. İç tüketime çalışan kesimhanelerde tüketimdeki düşüş, işletmelerin faaliyet düzeyini toparlamasını zorlaştırıyor. İhracat tesislerinde ise marjlar dar ve bazı yakın aylar zararla kapandı. Enerji maliyetleri, vergi yükü ve yeni ücret pazarlıkları kârlılık üzerinde baskı oluştururken şirketler, yeni zarar biriktirmeden faaliyeti sürdürebilmek için denge fiyatları arıyor. Arjantin sığır sektöründe Avrupa düzenlemesine uyum, bu nedenle yalnızca çevresel bir belge hazırlama süreci olarak değil, hayvanların hangi pazara erişebileceğini ve piyasada nasıl fiyatlanacağını etkileyebilecek bir koşul olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, uygun hayvanlarla diğerleri arasındaki olası fiyat farkına veya düzenlemenin iç piyasa fiyatları üzerindeki kesin sonucuna ilişkin bir rakam ya da kesinleşmiş karar bulunmuyor.