ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

62 haber · Sayfa 1

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor

Tayland, gıda depolama ve soğutma sistemlerini hedef alan yeni siber tehditlere karşı savunmasını güçlendirmeyi değerlendiriyor. Başbakan Anutin Charnvirakul, yurt dışında gıda soğutma sistemlerine yönelik saldırı haberlerinin ardından Ticaret Bakanlığına olayları inceleme ve bunların Tayland üzerindeki olası etkilerini değerlendirme talimatı verdi. Konu, salı günü yapılan Kabine toplantısında gündeme geldi. Sıcaklıkların değiştirilerek gıdaların bozulmasına yol açtığı iddia edilen sistem saldırılarını yeni bir siber tehdit biçimi olarak nitelendiren Anutin, devlet kurumlarının riskleri izlemesini ve ortaya çıkabilecek sorunlara müdahale etmesini istedi. Tayland Kraliyet Polisi ile Siber Suç Soruşturma Bürosu da durumu takip ediyor. Tayland’ın önemli bir gıda ihracatçısı olması nedeniyle ihracat işlemlerinde koruyucu seçenekler de değerlendiriliyor. Bunlar arasında kredi ve ödeme şartlarının dikkatle hazırlanması ile üreticiler ve ticaret şirketleri için sigorta korumasına ihtiyaç olup olmadığının incelenmesi bulunuyor. Anutin, yabancı alıcıların soğutma sistemi arızası veya ürün bozulduğu iddiasıyla ödemeleri durdurması halinde ihracatçıların zarara açık bırakılmaması gerektiğini belirtti.

Arnavutluk’ta 2027 Taslak Bütçesinde Tarıma 17,9 Milyar Lek Ayrılması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: MCN TV · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta 2027 Taslak Bütçesinde Tarıma 17,9 Milyar Lek Ayrılması Öngörülüyor

Arnavutluk’un 2027 taslak bütçesi, Doğal Kaynaklar, Altyapı ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonunda görüşülüyor. Toplam 976 milyar lek, yaklaşık 10,7 milyar avro büyüklüğündeki taslakta tarım için 17,9 milyar lek ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, yılın başlangıç bütçesine göre 1,1 milyar lek artış anlamına geliyor. Maliye Bakan Yardımcısı Andi Mehmeti, uygulanacak politikalarla tarımsal desteklerden yararlananların sayısının artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Altyapıya 75,4 milyar lek ayrılması planlanırken su şebekeleri, yeni Dıraç Limanı, Triport Limanı, Tiran-Dıraç hattının genişletilmesi ve Tiran-Ndroq-Plepa güzergâhının rehabilitasyonu yatırım başlıkları arasında yer aldı. Savunma Bakanlığı için öngörülen 76,7 milyar lekin ise silahlı kuvvetlerin modernizasyonu ve NATO kapsamındaki savunma kapasitesinin güçlendirilmesi için kullanılması planlanıyor.

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Karadeniz’de mümkün olan en kısa sürede ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu. Sikorski, ateşkesin Ukrayna ve Rusya’dan tahılın güvenli biçimde taşınmasını sağlaması gerektiğini söyledi. Açıklamasını Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında yapan Sikorski, hızlı adım atılması gerektiğini Küresel Güney ülkelerindeki insanların gıdaya ve tahıla duyduğu ihtiyaçla gerekçelendirdi. Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalini sona erdirmeye yönelik her türlü girişimde Ukrayna’nın yer alması gerektiğini belirtti. Avrupa’nın da sürece dahil edilmesini isteyen Polonya Dışişleri Bakanı, olası bir barış veya ateşkes sürecinde Avrupa’nın kendi araçlarına ve etkisine sahip olduğunu savundu. Ayrıca Rus enerji ürünlerinin Avrupa’ya satışının yeniden başlamasından önce savaşın adil biçimde sona ermesi ve Moskova’nın savaşı durdurması gerektiğini söyledi. Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği konusunda Türkiye de Rusya ve Ukrayna’yı yeni saldırılardan kaçınmaları konusunda uyardı. Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, 28 Ekim’de Sofya’da, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan temsilcilerinin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türk bayraklı veya Türk sahipli gemilere yönelik saldırılar nedeniyle hukuki adım atma hakkının saklı tutulduğunu bildirdi. Ankara, Kiev ve Moskova’ya iletilen saldırıların durdurulması ve güvenli tahıl taşımacılığı önerisine yanıt bekliyor. Toplantı kapsamında ABD’nin Polonya’ya Almanya ve Fransa’ya benzer tam G20 üyeliği verilmesini önermesi de gündeme geldi. Sikorski bu girişimi desteklerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daveti karşı üretken buldu ve G20 kararlarının uzlaşı temelinde alınması gerektiğini söyledi. Batılı yetkililer, Rusya’nın itirazı ve tüm üyelerin onayının gerekmesi nedeniyle Polonya’nın tam üyeliğinin yıllar sürebileceğini belirtti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Polonya’nın üyeliği hak ettiğini savundu.

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), yeni dünya vida kurdu vakalarının ekimde artmasına ve parazitin bu hafta ilk kez Arizona’da tespit edilmesine rağmen Meksika’dan canlı sığır girişini New Mexico ve Arizona’daki sınır kapılarından durdurmayacağını açıkladı. USDA sözcüsü, ABD’ye giren hayvanlarda herhangi bir istilaya rastlanmadığını ve sığırlar sınıra ulaşmadan önce başlayan sıkı denetim protokollerinin uygulandığını belirtti. ABD’de salgının haziran başında başlamasından bu yana evcil hayvanlarda 73 vaka kaydedildi; USDA’ya göre bunların 21’i hâlen aktif. Yeni dünya vida kurdu, tedavi edilmediğinde sığırlar için ölümcül olabilen istilalara yol açabiliyor. ABD, parazitin yayılmasını önlemek amacıyla 2024’ten beri büyük ölçüde askıda tuttuğu Meksika’dan canlı sığır ithalatını ağustos sonunda yeniden başlatmıştı. Tarım Bakanı Brooke Rollins, eylül ortasında, USDA güvenlik önlemleri ile protokollerin etkinliğinden tamamen emin olmazsa yeniden açılma kararının değerlendirileceğini söylemişti. Buna karşın USDA, mevcut denetimlerin sürdüğünü belirterek sınır geçişlerini kapatma kararı almadı. USDA verilerine göre 23 Ekim’e kadar Douglas, Arizona ve Santa Teresa, New Mexico sınır kapılarından bu yıl 50 binden fazla sığır geçti. Yetiştiriciler, vaka sayısı görece düşükken ticaretin yeniden başlamasını temkinli biçimde desteklemişti; ancak bazı üreticiler parazitin yayılması konusunda yeniden kaygılarını dile getirdi. Arizona Yetiştiriciler Birliği Başkanı Brian DeGanahl, Arizona’daki tespitin sürpriz olmadığını söyledi. Örgüt, Douglas’ta kısır sineklerin salınması için planlanan tesisin hızla açılmasını istiyor ve asıl endişenin parazitin yabani hayvanlar yoluyla yayılması olduğunu belirtiyor.

Sığır Yetiştiriciliğinde Boynuzsuz Genetik Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sığır Yetiştiriciliğinde Boynuzsuz Genetik Yaygınlaşıyor

Sığır yetiştiriciliğinde boynuz köreltmeye alternatif oluşturmak amacıyla boynuzsuzluk geninin damızlık popülasyonlarında yaygınlaştırılması hız kazanıyor. Fransa’daki genetik ıslah çalışmalarında hedef, yetiştiricilere boynuzsuz hayvan seçeneği sunarak genç hayvanlarda uygulanan boynuz köreltme işlemini azaltmak. Kaynakta, bu yaklaşımın tüm hayvanların boynuzsuz olması yönünde zorunlu bir dönüşüm anlamına gelmediği, yetiştiricilerin seçim hakkının korunacağı belirtiliyor. Boynuz köreltme, günümüzde sığır yetiştiriciliğinde neredeyse rutin bir uygulama olarak aktarılıyor. Süt sığırı yetiştiricilerinin %90’ı, et sığırı yetiştiricilerinin ise %60’ı bu işlemi yapıyor. Uygulama, genellikle çok genç hayvanların boynuz tomurcuğuna gerçekleştiriliyor ve sabitleme ile ağrı yönetimi bakımından düzenlemelere tabi tutuluyor. Buna karşın işlem hayvanlar için travmatik olabiliyor; yetiştiriciler, operasyonu izleyen günlerde büyüme eğrisinde gerileme gözlemleyebiliyor. Boynuzsuz genetik, bu zahmetin azaltılması ve hayvan refahının iyileştirilmesi beklentisiyle öne çıkıyor. Genetikçiler, sığırların doğal genetik çeşitliliğinde bulunan ve Polled adı verilen boynuzsuzluk genini Fransız sığır ırklarının damızlık popülasyonlarına, özellikle suni tohumlama boğalarına aktarıyor. Baskın özellik taşıyan bu genin tek kopyasını taşıyan hayvanlarda da boynuzsuzluk ortaya çıkıyor. Prim’Holstein, Fransa’daki süt sığırlarının %65’ini oluşturuyor. Bu ırkın katalogunda yer alan boğaların üçte biri Polled geni bakımından heterozigot, %10’u homozigot durumda. Prim’Holstein France yetkilileri, 2035-2040 döneminde katalogdaki boğaların çoğunun boynuzsuz olmasının beklendiğini belirtiyor. Boynuzsuz genetik çalışmaları yalnızca Prim’Holstein ile sınırlı değil. Kaynağa göre kırmızı alaca ırk, katalogdaki boğaların %90’ının geni taşıması ve üçte birinin homozigot olmasıyla bu alanda en ileri aşamadaki örneklerden biri. Normande ırkında gen 14 yıldır ıslah programına dâhil edilirken, Montbéliarde, Abondance ve Tarentaise için de boynuzsuz boğalar sunuluyor. Limousine, Charolaise, Parthenaise ve Salers gibi etçi ırklarda da çalışmalar yürütülüyor. Bununla birlikte bazı yerel ırkların yetiştiricileri, boynuzların görünüm ve ırk standardının yanı sıra sürü hiyerarşisi, yırtıcılara karşı savunma ve hayvanları kontrol etme bakımından önemli olduğunu söylüyor. Bu nedenle açıklanan hedef, boynuzsuzluk genini ortadan kaldırmak değil, boynuz köreltme ihtiyacını azaltacak bir seçenek oluşturmak.

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: e15 · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz'de Rusya'ya atfedilen insansız hava aracı saldırıları, ticari gemi taşımacılığını ve Ukrayna'nın tahıl, yağ ile gübre ihracatını tehdit ediyor. Ekim ayında Romanya ve Bulgaristan yakınlarında en az beş ticari geminin insansız hava araçları tarafından vurulduğu bildirildi. Ukrayna limanlarından Türk boğazlarına ve oradan Akdeniz'e uzanan güzergâh, ülkenin tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştıran ana ihracat rotalarından biri olduğu için güvenlik sorunları küresel gıda tedarikini de etkiliyor. Avrupa Birliği'nin paylaştığı açıklamaya göre Ukrayna, ihracat güzergâhlarındaki kesintiler nedeniyle günde tahminen 60 milyon avro gelir kaybediyor. Ukrayna'nın tarım ürünlerinin yaklaşık %90'ı Karadeniz koridorundan taşınıyor. Başlıca limanların çalışmasının aksaması, ülkenin ihracat kapasitesini sınırlarken küresel tahıl fiyatları da Şubat 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Kaynak haberde, sevkiyat sorunlarına kuraklık, El Niño ve Orta Doğu'daki çatışmaların gübre tedarikini zorlaştırmasının eşlik ettiği aktarılıyor. Karadeniz; Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarıyla birlikte küresel gıda güvenliği açısından kritik üç geçiş noktasından biri olarak değerlendiriliyor. Ukrayna ile Rusya'nın tahıl, ayçiçeği yağı ve gübre tedarikindeki ağırlığı nedeniyle deniz taşımacılığındaki kesintiler iki ülkenin ticaretiyle sınırlı kalmıyor. Kaynak habere göre Rusya'nın Karadeniz üzerinden gübre ihracatının kesilmesi, sonbahar toprak hazırlığından gelecek hasada kadar uzanan tarım döngüsünde üretim koşullarını baskılayabilir. AB, Ukrayna'yı dünya pazarlarına bağlamak için kara güzergâhlarını ve Dayanışma Hatları girişimini kullanıyor. Bu hatlar üzerinden yapılan tahıl ihracatı temmuz ortasından bu yana yaklaşık iki milyon ton arttı. Ancak alternatif rotaların taşıma maliyetlerini yükselttiği ve Moldova, Romanya ile Polonya sınırlarına yönelik saldırıların bu güzergâhları da riske attığı belirtiliyor. AB ayrıca Karadeniz ve Tuna'da güvenliği güçlendirmeyi, deniz gözetimini artırmayı ve ciddi olaylarda hızlı siyasi istişare sağlayacak bir Acil Durum Protokolü oluşturmayı planlıyor. Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle ortaklaşa kurduğu Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin deniz trafiğine ilişkin farkındalığı güçlendirmesi bekleniyor. Avrupa Savunma Ajansı'nın MARSUR ağı üzerinden deniz gözetimi bilgilerinin paylaşılması ve insansız hava aracı kapasitesinin geliştirilmesi de planlanan adımlar arasında yer alıyor. AB, Karadeniz'de güvenli geçiş düzenlemesi için Türkiye, Hindistan, Afrika'daki gıda ithalatçısı ülkeler ve daha geniş anlamda Küresel Güney ile çalışıyor.

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Yemen’de görev yapan 37 çalışanı, İran destekli Husiler tarafından tutuluyor. WFP’nin yeni İcra Direktörü Luke J. Lindberg, çalışanların temel insani hizmetler sağlamak için bölgede bulunduğunu ve çatışmanın siyasi sonuçlarını etkilemeye çalışmadığını söyledi. Tutulanların tamamının yerel olarak istihdam edilen Yemen vatandaşları olduğu, aralarında Amerikalı bulunmadığı ve bazılarının ailelerinden yaklaşık iki yıldır ayrı kaldığı belirtildi. Lindberg, görevinin üçüncü gününde çalışanların serbest bırakılması konusunu ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ile görüştü. WFP yöneticisi, ABD Dışişleri ekibinin konuyu ciddiye aldığını ve serbest bırakılmayı öncelik olarak gördüğünü ifade etti. Alıkonulmalar, Yemen’de uluslararası tanınan hükümet ile Husiler arasındaki iç savaşın ekonomiyi tahrip ettiği ve milyonlarca kişinin insani yardıma bağımlı kaldığı bir dönemde yaşanıyor. Ülkede 18 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunurken, beş yaş altı iki milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor. Lindberg’e göre WFP, savunmasız nüfusa ulaşma hedefiyle çalışanlarının kabul edilemez risklerden korunması arasında denge kuruyor. Personelin güvenliğinin sağlanamadığı bazı bölgelere yardım ekibinin girmediğini söyleyen Lindberg, bu bölgelerde faaliyetlerin çatışmanın sona ermesi ve insani kaynakların ulaşabilmesiyle yeniden mümkün olabileceğini belirtti. WFP’nin dünya genelinde 120’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini de aktardı. WFP yöneticisi, çatışmaların dünya genelindeki akut gıda güvensizliğinin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu ve tahminen 266 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sudan, Güney Sudan ve Somali’de çatışma, yerinden edilme ve iklim kaynaklı afetlerin toplulukları kıtlık seviyelerine yaklaştırdığını belirten Lindberg, Sudan’ın yeni görevindeki ilk saha ziyareti olacağını açıkladı. Gazze’de çatışma, hasarlı altyapı, erişim kısıtlamaları ve finansman yetersizliği; Haiti’de ise çete şiddeti gıda yardımını zorlaştırıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki çatışmalar milyonlarca kişiyi yerinden ederken, Ukrayna savaşı tarımsal üretimi ve küresel gıda tedarik zincirlerini de etkiliyor. Lindberg, son birkaç yılda dünya genelinde görev başında 700’den fazla insani yardım çalışanının öldüğünü söyledi. Cindy McCain’in görevden ayrılmasının ardından WFP’nin icra direktörlüğünü devralan Lindberg, António Guterres ve FAO Genel Direktörü Qu Dongyu tarafından, WFP İcra Kurulu’na danışılarak atandı. Lindberg, WFP’nin siyasi tutumdan bağımsız biçimde ihtiyaç sahiplerine güvenli ve etkili şekilde gıda ulaştırmaya odaklanacağını belirtti.

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin bloke olmasının ardından tahıl ihracatı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan Arktik deniz rotasına ilk kez başvurdu. Murmansk ticari limanı ve Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen 3.400 tonluk ilk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu açıkladı. Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl pazarlama sezonundan bu yana limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin durmasına yol açtı. Rusya, Orta Doğu ve Asya’daki müşterilerini korumak için ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi denedi; güneydeki verimli bölgelerden demiryolu taşımacılığını sübvanse etti ve Arktik rotaları değerlendirdi. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne mal taşımak için kullanılmıştı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’tan Fas’taki Kazablanka limanına yaklaşık 28.000 ton buğday taşıyacak bir geminin yüklenmesi bekleniyor. Rusya’nın Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasına karşılık geldi. Şirketler, tahıl elleçlemek için gübre ve kömür terminallerini dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer bölgedeki NATO üyesi Avrupa ülkelerinin olası düşmanca eylemlerinden kaynaklanabilecek riskler konusunda uyarırken, Avrupa hükümetleri Rusya’nın doğrudan müdahale suçlamalarını reddetti. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak Karadeniz’de ateşkes ve taşımacılığın yeniden başlaması için yürütülen çabalara öncülük etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna tahılının güvenli ihracatını amaçlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin arabuluculuğuna katkı verdi. Rusya 2023’te anlaşmadan çekildi ve yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla artık ilgilenmediğini açıkladı.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin hava koşulları, siber saldırılar veya başka ciddi acil durumlarda en az 72 saat dayanabilmesi için gıda ve su stoku oluşturmasını önerdi. “Be Ready” kampanyası kapsamında her kişiye üç gün boyunca içme suyu sağlanması, bunun da kişi başına günde üç litre su depolanması istendi. Yemek pişirme ve yıkama için içme suyu miktarından daha fazlasının gerekebileceği belirtildi. Hazırlık çağrısının arkasında iklim krizinin etkileri, teknolojik bağımlılık ve düşman devletlerin tehditlerine ilişkin artan endişeler bulunuyor. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, önerileri günlük acil durumlara hazırlık ve ulusal dayanıklılığı artırmaya yönelik daha geniş toplum çalışmalarının parçası olarak değerlendirdi. Savunma Bakanı Wes Streeting ise Rusya veya diğer düşman güçlerin günlük altyapıyı hedef alan devlet destekli terör tehdidine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Yönergelerde üç gün yetecek bozulmayan gıdanın yanı sıra el dezenfektanı, ıslak mendil ve tuvalet malzemeleri de sıralandı. Aydınlatma ve ısınma için yedek pilli fener, battaniye, uyku tulumu ve sıcak giysi; iletişim için pilli veya kurmalı FM radyo, şarj edilmiş taşınabilir şarj cihazı ve önemli telefon numaralarının bulundurulması tavsiye edildi. İlk yardım kiti, gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler de hazırlık listesinin parçası olarak yer aldı. Listede ayrıca nakit para, kartlar, kimlik belgeleri ile tıbbi ekipman talimatlarının basılı kopyaları bulunuyor. Bebekler için mama, bez ve ıslak mendil; evcil hayvanlar içinse mama ve şişelenmiş su stoklanması öneriliyor.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Kosova ve Hollanda Tarım İş Birliğini Genişletmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Kosova ve Hollanda Tarım İş Birliğini Genişletmeyi Hedefliyor

Kosova ve Hollanda, yenilenebilir enerji, tarım ve savunma alanlarındaki iş birliğini genişletmeyi hedefliyor. Bu gündem, Hollanda’nın Kosova’daki yeni büyükelçisi Astrid de Vries ile yapılan ilk görüşmenin ardından açıklandı. Taraflar ayrıca uluslararası yolcu ve eşya taşımacılığı anlaşmasına ilişkin çalışmaları sürdürüyor. Görüşmede ikili ilişkilerin derinleştirilmesi, stratejik koordinasyon ve Hollanda, Belçika, Lüksemburg ile Kosova arasındaki siyasi istişareler ele alındı. Kosova hükümetinin yeni dönem öncelikleri arasında demiryolu ve baraj projeleri ile kamu yönetimi, eğitim ve adalet reformları yer aldı. Kosova, Hollanda’nın Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecindeki desteğini ve Kosova Güvenlik Gücü personelinin eğitimine katkısını takdir etti. Taşımacılık anlaşması için müzakerelerin tamamlanarak metnin imzalanması ve onaylanması hedefleniyor.

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı

Yunanistan’da özel sermaye fonları, girişim sermayesi fonları ve borsaya kote holding şirketleri; dondurulmuş hamur, süt ürünleri, hazır salata, premium dondurma ve hızla büyüyen sokak yemeği konseptleri dahil gıda zincirinin farklı alanlarına yatırım yapıyor. Önceki beş yıldaki ilk yatırımların ardından bazı fonlar iştiraklerinden çıkışa hazırlanırken yeni yatırım yapıları piyasaya giriyor ve piyasada art arda anlaşmalar görülüyor. Bu ilginin arkasında, ülkedeki sağlıklı ve kârlı gıda şirketlerinin büyük bölümünün küçük ve orta ölçekli, aile işletmesi niteliğinde olması bulunuyor. Kaynakta, sektörün istikrarlı satışlar ve enflasyonist kriz dönemlerinde öngörülebilir nakit akışı sayesinde savunmacı bir yapı sunduğu belirtiliyor. Ancak şirketlerin bir kısmı yeni nesle geçiş sorunuyla karşılaşıyor; bir kısmı da yurt dışına açılmak için gerekli ölçek, sermaye ve profesyonel organizasyondan yoksun kalıyor. Yunanistan’daki yatırım fonları, büyük uluslararası grupların genellikle aradığı işlemlerden daha küçük anlaşmaları da değerlendirebiliyor. Sağlanan finansman, üretim otomasyonuna, stratejik birleşmeler yoluyla ölçek ekonomilerinin oluşturulmasına ve uluslararası perakende ağlarına erişime yöneliyor. Halcyon Equity Partners’ın Rodoula A.E.’ye ortak olması, fonun Ergon Foods, Kayak A.E. ve taze makarna zinciri Mailo’s ile birlikte yürüttüğü anlaşmalar zincirine eklendi. Golden Age Capital’in yeni fonu ise Periklis Mazarakis liderliğinde 250 milyon avro topladı ve Orta Doğu’da uluslararası genişleme planı bulunan O Proedros restoran zincirini portföyüne kattı. EOS Capital Partners, 2026’nın başında süt ürünleri şirketi Farma Kouκάki’nin çoğunluk hissesini alırken EOS Hellenic Renaissance Fund II aracılığıyla Megas Yeeros’a, Elikonos Capital’in 2021’den beri tuttuğu azınlık payını devralarak ortak oldu. Elikonos ayrıca 2026’da To Manna N. Tsatsaronakis ve A. Vezyroglou A.E.’ye yatırım yaptı. Piyasada eş zamanlı olarak çıkış hazırlıkları da sürüyor. DECA Investments, Minerva ve Hellenic Brewery of Atalanti’den çıkışa hazırlanırken Diorama II’yi Leader’a yatırdı; VNK Capital ise Palliroia Souliotis’ten ayrılma sürecinde. Ideal Holdings, beş yıllık çıkış baskısıyla sınırlı olmayan kalıcı sermaye modeliyle Barba Stathis’i bünyesine kattı. CVC Capital Partners da Vivartia portföyünü yeniden yapılandırdı ve Dodoni’yi Hellenic Dairies’e devretti. Küresel eğilimin bir başka örneği olarak Unilever, Elaïs-Unilever Hellas’ın gıda bölümünün tamamını ABD’li McCormick’e devretmek üzere anlaştı; işlemin 2027 içinde tamamlanması bekleniyor. Bain & Company, küresel satın alma değerlerindeki toparlanmayı fonların yüksek sermaye rezervlerine bağlarken FoodNavigator, temel tüketim ihtiyacı nedeniyle gıda sektörünün istikrarlı ve savunmacı niteliğine dikkat çekiyor.

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor

Güney Afrika’da yerli tarımsal üretim ve ithalat, temel gıdalar ile diğer ürünlerin ulusal piyasalarda bulunmasını sağlasa da bu durum bütün hanelerin gıdaya güvenli erişimi olduğu anlamına gelmiyor. Tarım Bakanlığı geçimlik tarım birimi yetkilisi Thulile Dlamini, ülkenin ulusal düzeyde genel olarak gıda yeterliliğini koruduğunu, ancak asıl sorunun hanelerin gıdaya erişimi olduğunu belirtti. Bu erişim; yoksulluk, işsizlik, gelir eşitsizliği, tehlikeler ve açık piyasa sistemindeki gıda fiyatı oynaklığından etkileniyor. GHS 2025 verilerine göre 2025’te yaklaşık 15,8 milyon kişi yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gıda erişimi yaşadı. Bu sayı 2023’te 16,3 milyon, 2024’te ise 15,9 milyon olarak kaydedilmişti. Verilerde düşüş görülmesine rağmen, kaynak ulusal gıda bulunabilirliğinin her hane için otomatik olarak gıda güvenliğine dönüşmediğine dikkat çekiyor. Güney Afrika’nın gıda ve beslenme güvenliği politikası, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman erişimi temel alıyor. 2023 Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Araştırması, sorunun yalnızca gıdanın miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre 0–5 yaş çocuklarda bodurluk %28,8, zayıflık %5,3 ve düşük kiloluluk %7,8 seviyesindeydi. Aynı yaş grubunda fazla kilo oranı %25,3, obezite oranı ise %32,1 olarak ölçüldü. Araştırma ayrıca Güney Afrika hanelerinin %63,5’inin bir dereceye kadar gıda güvencesizliği yaşadığını ortaya koydu. Hükümet, gıda güvencesizliğiyle mücadelede hane ve toplum bahçelerine, küçük üreticilere ve gıda dağıtım ağlarına odaklanıyor. Programlar kapsamında tohum, gübre, hayvan ve diğer tarımsal girdilerin yanı sıra teknik destek, mekanizasyon ve üretim altyapısı sağlanıyor. Amaç, geçimlik üreticilerin uygun olduğu durumlarda küçük ölçekli ve ticari değer zincirlerine ilerlemesini desteklemek. Gıda bankaları ve toplum dağıtım ağları da kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla birlikte gıda toplayarak savunmasız hanelere ve toplum temelli beslenme programlarına ulaştırıyor. Tarım Bakanlığı, 2025/26 bütçe görüşünde gıda güvenliği ve çiftçi destek programları için 3,2 milyar rand ayırdığını açıkladı. Güney Afrika İyi Tarım Uygulamaları (SA-GAP) sertifikasyon programı kapsamında en az 740 üretici desteklenirken, gelecek yıl 1.700 çiftçiye daha ulaşılması planlandı. Bakanlık ayrıca ikinci Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Planı üzerinde çalışıyor. Dlamini’ye göre yetersiz beslenmeyle mücadele, sektörler arası koordinasyon ve yerel koşulları dikkate alan hedefli müdahaleler gerektiren ortak bir ulusal sorumluluk.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

Copa ve Cogeca’dan Ortak Tarım Politikası İçin Finansman Çağrısı
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

Copa ve Cogeca’dan Ortak Tarım Politikası İçin Finansman Çağrısı

Avrupa’daki çiftçi ve tarım kooperatiflerinin çatı kuruluşları Copa ve Cogeca, Stockholm’deki kongrelerinin ardından Stokholm Bildirisi’ni yayımlayarak Avrupa Birliği ülkelerinin Brüksel’de toplanan yöneticilerine çağrı yaptı. Altı maddelik bildiride, tarım politikasına ayrılan finansmanın en az mevcut düzeyde korunması ve fiyatlara göre güncellenmesi istendi. Kuruluşlar ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabet gücü, dayanıklılığı ve güvenliği açısından stratejik bir sektör olarak tanınmasını talep etti. Örgüt liderleri, Avrupa’daki jeopolitik, ekonomik ve çevresel zorlukların yanı sıra yükselen girdi maliyetleri, çiftçi sayısındaki azalma ve çiftçilerin yaşam koşullarındaki gerileme konusunda endişelerini dile getirdi. Açıklamada, yaz aylarındaki hava koşullarının tarımın kırılganlığını yeniden ortaya koyduğu, savaşlar, ticari gerilimler ve uluslararası istikrarsızlığın da piyasalardaki dalgalanmayı ve tarımsal üretim üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Copa ve Cogeca, 2028–2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) değişiklikleri için Avrupa Komisyonu’nun yürüttüğü danışma sürecini de eleştirdi. Kuruluşlara göre süreçte yeterli seçenek sunulmadı ve etki değerlendirmesi yapılmadı. Bildiri, OTP’nin ortak niteliğini korumasını ve daha fazla performans odaklı hale getirilmemesini istiyor; örgütler bunun iç pazarda istikrarsızlığa ve girdiler için rekabetin artmasına yol açabileceğini savunuyor. Bildiride tarımın savunma, hazırlık ve güvenlik meselelerinde temel dayanak olarak tanınması, gıda üreticilerinin Avrupa’nın ön savunma hattında kabul edilmesi de isteniyor. Fonların diğer finansman ve hedeflerden ayrı tutulması, kırsal alanlardaki özel zorluklar için ulusal ve bölgesel program fonlarının %10’unun kullanılabilmesi, kuralların basitleştirilmesi ve desteğin tüm çiftçilere açık olması çağrıları arasında yer alıyor. İzlanda Çiftçiler Birliği, Copa ve Cogeca’nın ortaklarından biri olarak gösteriliyor.

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı

Stellenbosch Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden Prof. Abel Esterhuyse, Güney Afrika'nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı'nda küresel tarımın karşı karşıya olduğu riskleri anlattı. Güney Afrikalı üreticilerin güvensizlik, yetersiz altyapı ve bozulan kamu hizmetleriyle çevrili koşullarda işletmelerini çalışır durumda tutmayı öğrendiğini belirten Esterhuyse, benzer baskıların başka ülkelerdeki çiftçileri de etkileyebileceğini söyledi. Esterhuyse, Prof. David Betz'e atfettiği “dünyanın Güney Afrikalaşması” kavramıyla, işleyen özel alanların bozulan kamu altyapısıyla yan yana var olduğu daha parçalı bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret etti. Sunumunda toplumsal parçalanmanın yanı sıra demografik değişim, jeopolitik istikrarsızlık, çevresel baskılar ve teknolojik dönüşümü tarımı yeniden şekillendiren diğer güçler olarak sıraladı. Bu koşulların üreticileri yalnızca işletmelerindeki sorunlarla değil, daha geniş ekonomik ve güvenlik gelişmeleriyle de karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Demografik eğilimler kapsamında Avrupa Birliği (AB) ve Çin'i örnek gösteren Esterhuyse, AB'nin dünya nüfusundaki payının %5,5 olmasına karşın küresel sosyal refah harcamalarının %58'ini ve savunma harcamalarının %16'sını oluşturduğunu aktardı. AB'de ortanca yaşın 44,7 olduğunu ve 2100'de 49,6'ya çıkmasının beklendiğini belirterek, yaşlanan nüfus ile daha az sayıdaki genç çalışanın mevcut refah modelinin sürdürülebilirliği üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. Çin'de nüfusun yaşlanması, değişen tüketim tercihleri ve azalan genç iş gücü nedeniyle üretimi sürdürmek için yapay zekâ ve insan emeğinin yerine geçebilecek teknolojilere yönelimin arttığını dile getirdi. Afrika'nın bu yüzyılda küresel nüfus artışının büyük bölümünü oluşturacağını ve gelecekte dünya gıda talebini yönlendireceğini belirten Esterhuyse, kıtanın mevcut tarımsal üretiminin küresel toplamın yaklaşık %8 ila %10'u düzeyinde olduğunu söyledi. Hızlı kentleşmenin üretim ile büyüyen şehir pazarları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi gerektireceğini, ancak nüfus artışının otomatik olarak daha yüksek satın alma gücü anlamına gelmediğini kaydetti. Güvenlik harcamalarının düşük olmasının da kıtanın üretim ve gıda tedarik potansiyelini kullanmasını zorlaştırabileceğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin gıda ve gübre ticaretini aksatabileceğini, enerji arzı ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Esterhuyse, su, arazi ve diğer stratejik kaynaklar için rekabetin artacağı uyarısında bulundu. Deniz yollarının tehditlere daha açık hâle gelmesinin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi güzergâhların korunmasını zorlaştırdığını, bu nedenle Ümit Burnu çevresindeki deniz yolunun mal taşımacılığındaki stratejik öneminin arttığını söyledi. Bu risklerin ihracata ve ithal girdilere erişime de yansıyabileceğini ifade etti. İklim değişikliğini çiftçiler açısından tatlı su kıtlığı, gıda sistemlerinde bozulma ve çevresel baskı kaynaklı göçle ilişkilendiren Esterhuyse, biyolojik çeşitlilik kaybı ile ekosistem çöküşünün devletleri kırılganlaştırarak çatışmaları besleyebileceğini belirtti. Ona göre temel zorluk, iklimin daha değişken, suyun daha sınırlı ve ekosistemlerin daha fazla bozulduğu bir ortamda yeterli gıda üretmek olacak.

Newcastle Vakası Sonrası Brezilya Kanatlı Ürünlerine İthalat Kısıtlamaları
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Newcastle Vakası Sonrası Brezilya Kanatlı Ürünlerine İthalat Kısıtlamaları

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Malezya, Meksika'nın ardından, Brezilya'nın tamamından kanatlı eti, kanatlı ürünleri ve sakatat ithalatını askıya aldı. Karar, Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Santa Catarina eyaletindeki bir çiftlikte Newcastle hastalığı vakasını doğrulamasının ardından alındı. Suudi Arabistan da Santa Catarina'dan gelen kanatlı eti ve kanatlı ürünlerinin ithalatını durdurduğunu Brezilya'ya bildirdi. Çin, Santa Catarina'dan kanatlı eti ve kanatlı ürünleri sevkiyatını kısıtlarken Şili, bölgeden kuluçkalık ve SPF yumurtalar, bir günlük civcivler, süs kuşları, taze kanatlı eti, insan tüketimi yumurtaları ve taze kanatlı eti içeren ürünlerin ithalatını askıya aldı. Meksika'nın kararı ise canlı kanatlılar, et ve sakatat, kuluçkalık yumurtalar, üç güne kadar civcivler ile ticarete konu olan bazı kuş türlerini kapsıyor. Newcastle vakası, tarımsal savunma birimlerinin aktif gözetim programı sırasında tespit edildi. Numuneler 21 Eylül'de toplandı; 14 Ekim'de enfeksiyon olasılığı belirlenince çiftliğin faaliyetleri durduruldu ve yeni testler yapıldı. Vaka 18 Ekim'de doğrulandı. Bakanlık, odağı ortadan kaldırmak için çiftlikteki kuşların itlafı ile tesislerin temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi işlemlerini yürütüyor. Gözetim ve kontrol çalışmaları Nova Itaberaba'nın yanı sıra Nova Erechim, Coronel Freitas ve Águas Frias belediyelerini kapsıyor; toplam 133 çiftlik izleniyor. Yetkililer hastalığın 21 günlük kuluçka dönemini takip edecek ve protokol iki 21 günlük dönemden oluşan 42 günlük izleme öngörüyor. Üretimin yeniden başlaması sağlık protokollerine uyulmasına ve yeni vaka görülmemesine bağlı. Bakanlık, ithalatçı ülkelerin sağlık makamlarıyla teknik bilgi paylaşarak ticaretin güvenli biçimde yeniden başlaması için görüşmeleri sürdürüyor.

AB, Brezilya’dan Kanatlı Eti ve Bal İthalatını Yeniden Başlatmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: G1 · Özgün haber
Veri haberi

AB, Brezilya’dan Kanatlı Eti ve Bal İthalatını Yeniden Başlatmayı Planlıyor

Avrupa Komisyonu, Brezilya’dan kanatlı eti ve bal ithalatının yeniden başlatılmasını önermeyi planladığını açıkladı. Ancak önerinin yürürlüğe girmesi kesinleşmedi; kararın, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin konuyla ilgili bir sonraki komite toplantısında yapacağı oylamanın ardından alınması gerekiyor. Komisyon, Brezilya’da kanatlı eti ve bal üretimine yönelik gerçekleştirdiği denetimin sonuçlarını olumlu değerlendirdi. Avrupa Birliği makamlarının talebiyle 24 Ağustos’ta başlayan denetimlerde üretim tesisleri ile resmi kurumlar ziyaret edilerek Brezilya’nın resmi tarımsal savunma sisteminin yapısı ve işleyişi incelendi. Üye ülkeler ise önerinin kapsamı, farklı pazarlara gönderilecek ürünlerin birbirinden ayrılması ve veteriner reçetelerinin denetimi konusunda soru işaretlerini gündeme getirdi. Süreç, Avrupa Birliği’nin Brezilya’yı hayvancılıkta antimikrobiyal kullanım kurallarına uyan ülkeler listesinden çıkarmasının ardından başladı. AB, bu maddelerin hayvanlarda büyümeyi teşvik etmek amacıyla kullanılmasını ve insan tedavisine ayrılmış antimikrobiyallerin hayvanlara verilmesini yasaklıyor. Brezilya’nın tedarikçiler listesinden çıkarılması mayıs ayında duyuruldu; Komisyona göre karar, Brezilya etinde tespit edilen usulsüzlüklerden değil, ülkedeki antimikrobiyal kullanım denetiminin yetersiz bulunduğu değerlendirmesinden kaynaklandı. 3 Eylül’de başlayan ambargo, Brezilya menşeli sığır eti, su ürünleri ve yumurtayı da AB’nin 27 ülkesine yönelik ticarette kapsadı. Sığır eti için ambargo sürüyor; Komisyon, Brezilya’nın hayvanların yaşam döngüsü boyunca kurallara uyulduğunu güvenilir biçimde belgelendiremediğini belirterek bu ürünün ithalatını yeniden başlatmayı önermiyor. Brezilya hükümeti ise haziranda hayvanların doğumdan kesime kadar izlenmesini öngören yeni bir antimikrobiyal kullanım kontrol protokolü uygulamaya koydu.

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi

Brezilya’nın Tocantins eyaletinde hükümet, uzun süren kuraklık nedeniyle eyaletin tamamında 180 gün süreyle acil durum ilan etti. 7.251 sayılı karar salı günü (20) yayımlandı. Kamu kurumlarının hazırlayacağı tespitler, yasal şartların karşılanması halinde zarar gören üreticilerin mali destek, borçlar için ek süre veya borç yeniden yapılandırması talebine dayanak oluşturabilecek. Kararname, tarım ve hayvancılıktaki zararların yanı sıra yangın ve orman yangını risklerini de kapsıyor. Ulusal Su ve Temel Sanitasyon Ajansının (ANA) Kuraklık İzleme verilerine göre ağustosta Tocantins topraklarının yaklaşık %95’i herhangi bir kuraklık derecesiyle karşı karşıyaydı. Orta şiddette kuraklık sınıfındaki alanların payı temmuzdaki %33,57’den ağustosta %57,44’e yükseldi. Yanıtı Sivil Savunma aracılığıyla Askeri İtfaiye koordine edecek; etkilenen belediye ve ailelere acil su temini de dahil yardım ulaştırılacak. Tarım ve Hayvancılık Sekreterliği (Seagro) ile Ruraltins ise tarımsal kayıpları hesaplayıp üreticileri destek araçları konusunda yönlendirecek. Karar, 2026/27 soya ekiminin başlangıcına denk gelirken, ekim bazı bölgelerde yağışlar nedeniyle hâlâ noktasal ilerliyor.

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu’ndaki genel kurul görüşmeleri sırasında Rusya’nın gıdayı kasıtlı olarak silah gibi kullandığını ve özellikle Afrika, Asya ile Orta Doğu’da küresel gıda güvenliğini baltaladığını söyledi. Kallas, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırılarına karşı Avrupa Birliği’nin Ukrayna’nın tarım ihracatını güvence altına alması, deniz güvenliğini güçlendirmesi ve Rusya üzerindeki uluslararası diplomatik baskıyı artırması gerektiğini belirtti. Kallas’a göre küresel tahıl fiyatları Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Süper El Niño, her iki yarımküredeki kuraklık ve Orta Doğu’daki çatışmaların gıda sorununu ağırlaştırdığını söyleyen Kallas, bu gelişmelerin gübre ihracatını da aksattığını ifade etti. Hürmüz ve Bab el-Mendeb boğazları ile Karadeniz’i küresel gıda sistemi açısından üç kritik geçiş noktası olarak sıraladı. Kallas, AB-Ukrayna Dayanışma Koridorları girişiminin alternatif ihracat güzergâhları oluşturduğunu ve bu yollar üzerinden tahıl ihracatının temmuzdan bu yana yaklaşık 2 milyon ton arttığını açıkladı. Ancak Rusya’nın Ukrayna’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınırındaki geçiş noktalarına yönelik saldırılarının alternatif güzergâhları tehdit ettiğini söyledi. Kallas ayrıca Romanya ile Bulgaristan’ın, AB desteğiyle Karadeniz’de bölgesel durumsal farkındalığı güçlendirmeyi amaçlayan bir deniz güvenliği merkezi kurduğunu aktardı. AB’nin Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğü konusunda anlaşma sağlamak için Türkiye, Hindistan, Afrika ülkeleri ve diğer uluslararası ortaklarla çalıştığını belirtti.

Brezilya'da Ticari Piliç Çiftliğinde Newcastle Salgını Doğrulandı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'da Ticari Piliç Çiftliğinde Newcastle Salgını Doğrulandı

Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Santa Catarina eyaletinin Nova Itaberaba belediyesinde bulunan ticari bir etlik piliç çiftliğinde Newcastle hastalığı salgını doğruladı. Misiones eyaletine yakın bölgedeki vaka, Santa Catarina Resmi Veterinerlik Servisi'nin epidemiyolojik araştırmasıyla belirlendi ve São Paulo Federal Tarımsal Savunma Laboratuvarı analizleriyle doğrulandı. 21 Eylül 2026'da aktif gözetim kapsamında klinik belirti göstermeyen kuşlardan alınan örnekler, 14 Ekim'deki tarama testlerinde pozitif çıktı. Sürüde klinik belirti görülmemesine rağmen alınan ek numunelerin analizinde genetik dizileme virülan bir virüs saptadı. Bakanlığın Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'ne gönderdiği raporda bu ayrıntılara yer verildi. Resmi Veterinerlik Servisi çiftliği kapattı ve kanatlı sevkiyatını durdurdu. Salgını kontrol altına almak, sınırlamak ve ortadan kaldırmak amacıyla önlemler uygulanmaya başlandı. Meksika ile bazı diğer ülkeler, salgın nedeniyle Brezilya'dan tavuk eti alımlarını geçici olarak askıya aldı. Brezilya Bakanlığı ise resmi denetimden geçmiş kanatlı ürünlerinin tüketiminin güvenli olduğunu açıkladı.

Buğday Vadeli İşlemleri 12 Ağustos’tan Bu Yana En Düşük Seviyeye Geriledi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Vadeli İşlemleri 12 Ağustos’tan Bu Yana En Düşük Seviyeye Geriledi

Buğday vadeli işlemleri 19 Ekim’de %1 gerileyerek 12 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyeye indi. Düşüş, Rusya ile Ukrayna arasındaki yeni çatışmaların Karadeniz üzerinden tahıl ihracatının yeniden başlamasına yönelik anlaşma ihtimalini zayıflattığı bir dönemde gerçekleşti. Buna rağmen piyasa, bölgedeki ihracat kesintilerinin fiyatlar üzerindeki etkisini önceki döneme göre daha sınırlı değerlendiriyor. Analistlere göre Karadeniz ihracatına yönelik tehditler fiyatları giderek daha az destekliyor. İthalatçıların Karadeniz dışından alternatif tedarik yolları bulması ve dünyanın birçok bölgesinde tahıl stoklarının görece yüksek olması, buğday fiyatlarındaki risk primini azaltan unsurlar arasında gösteriliyor. Rabobank’ın tarım birimi yöneticisi Carlos Mera, Karadeniz’deki durum kötüleşirken fiyatların düşmesinin ilk bakışta çelişkili göründüğünü, ancak bölgedeki ihracat kesintilerinin artık piyasa tarafından daha alışılmış bir gelişme olarak değerlendirildiğini söyledi. Hafta sonu düzenlenen saldırıların ardından Ukrayna ve Rusya’dan ihracatın yeniden başlamasına ilişkin bir anlaşmanın daha az olası hale geldiği ve Karadeniz üzerinden sevkiyatın yakın zamanda erişilebilir olacağına ilişkin kuşkuların arttığı belirtildi. Rusya Savunma Bakanlığı da Odessa Limanı’nın 130 kilometre güneybatısında bir kuru yük gemisinin vurulduğunu açıkladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise Türkiye, Mısır ve Hindistan’la Karadeniz üzerinden olası bir ihracat koridorunu görüştüklerini, Rusya’nın bu fikre karşı çıktığını söyledi.

Tuz Gölü'nde Kuraklık ve Tarımsal Su Kullanımı Alarm Veriyor
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Tuz Gölü'nde Kuraklık ve Tarımsal Su Kullanımı Alarm Veriyor

Türkiye'nin merkezindeki Tuz Gölü'nde su seviyesi, geçmişte suyla kaplı olan tuz düzlüklerinde ziyaretçilerin yürüyebileceği kadar geriledi. Ankara'nın yaklaşık 150 kilometre güneyinde bulunan sığ göl, yaz döneminde neredeyse tamamen kuruma noktasına geldi. Normal derinliği yaklaşık 50 santimetre olan Tuz Gölü, düşük yağış dönemlerine karşı özellikle savunmasız durumda. Su kaybının nedeni yalnızca hava koşulları değil. Konya havzasında tarım için yeraltı sularının yoğun kullanılması, kuraklığın etkilerini artırıyor ve gölü besleyebilecek su miktarını azaltıyor. Ankara'daki Middle East Technical University araştırmacılarının iki yıl önce yaptığı bir çalışmaya göre, havzaya düşen yağışın yalnızca %3'ü Tuz Gölü'ne ulaşıyor. Bölgenin düşük yağış alması ve belirgin su stresi yaşaması da göldeki gerilemeyi ağırlaştırıyor. Su miktarındaki azalma, Türkiye'nin flamingolar için en önemli üreme alanlarından biri olan göldeki canlı yaşamını da tehdit ediyor. Beş yıl önce su açığı tuzluluğun artmasına yol açmış ve Tarım Bakanlığına göre yaklaşık 1.000 flamingo yavrusu ölmüştü. Tuz Gölü aynı zamanda Türkiye'nin başlıca tuz kaynağı; ülkenin yıllık tuz üretiminin yaklaşık üçte ikisini sağlıyor. Tuz çıkarma faaliyetleri bölge topluluklarına istihdam sağlarken, gölün tuz düzlükleri ve sığ sularının gün batımındaki yansımaları turistleri çekiyor.

Romanya, Ukrayna Tahıl Güzergâhlarındaki İHA Saldırılarını Araştırıyor
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Romanya, Ukrayna Tahıl Güzergâhlarındaki İHA Saldırılarını Araştırıyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, Rusya’nın Ukrayna’nın tahıl ihraç ettiği Karadeniz deniz yollarını giderek daha fazla hedef aldığını söyledi. Son bir haftada bölgede insansız hava araçlarının beş gemiyi vurduğu bildirildi. Ancak Bükreş, saldırıların arkasında Moskova’nın bulunduğuna dair teknik doğrulama olmadığını belirtiyor; Romanya makamları, iki gün içinde karasularına yakın iki ticari gemiye düzenlenen saldırıları araştırıyor. Dan’a göre saldırılar, Ukrayna’nın tahıl taşıdığı deniz koridorunu hedef almış olabilir. Romanya ve Bulgaristan, NATO müttefiklerinden hava savunmasını güçlendirmelerini, insansız hava araçlarını tespit ve etkisizleştirme araçları sağlamalarını istedi. Romanya servisleri, 15 Ekim’de vurulan geminin yedi mürettebat üyesini ararken, Karadeniz’deki saldırılarda ölü ve yaralıların bulunduğu bildirildi. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev de ekimde kıyıları yakınındaki saldırılarda Rus insansız hava araçlarının kullanıldığına dair ikna edici kanıt bulunmadığını, ancak bu ihtimalin mantıklı görüldüğünü söyledi. Bulgaristan açıklarında CHELSEA adlı gemiye düzenlenen saldırıda insanlar yaralandı. Daha önce 6 Ekim’de ALFA WATAN ve ABLE gemileri hedef alındı; biri battı, diğeri hasar gördü ve iki kişi öldü. Ukrayna’nın tahılını Tuna limanları üzerinden çıkardığı, Sulina’daki gemi kuyruklarının eylülde iki haftayı aştığı aktarıldı.