ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

15 haber · Sayfa 1

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif

Polonya’da tarımsal üretimin kârlılığı 2026’nın ilk yarısında geriledi. Główny Urząd Statystyczny’nin (GUS) en güncel araştırmasına göre çok yönlü üretim yapan tarım işletmelerinin %75,6’sı bu dönemde üretimin kârlılığının kötüleştiğini belirtti. Bulgular, üreticilerin gelirleri ile üretim maliyetleri arasındaki dengenin özellikle geleneksel tarla bitkilerinde zorlaştığına işaret ediyor. Wielkopolska Ziraat Odası (WIR), tarımsal ürün ve üretim girdisi fiyatlarını kullanarak temel ürünlerin maliyet ve kârlılık hesaplamalarını yaptı. Ekim ayı hesaplamalarında kışlık buğday, kışlık kolza, şeker pancarı, dane mısır ve kışlık arpa karşılaştırıldı. Doğrudan destekler, makine amortismanı ve aile iş gücünün değeri de tam maliyet hesabına dahil edildi. Bu beş ürün arasında pozitif finansal sonuç veren tek ürün kışlık kolza oldu. Oda, kolzanın işletme varlıklarını yenilemeye imkân sağlayan net bir gelir ürettiğini belirtti. Daha önce kârlı ürünler arasında öne çıkan şeker pancarı ise düşen alım fiyatları ile yüksek hasat ve lojistik maliyetlerinden olumsuz etkilendi. Diğer ürünlerde sonuç negatif olurken, maliyetler ile gelir arasındaki en büyük fark dane mısırda görüldü. GUS’un 2025 yılı için bireysel tarım işletmelerinde hesapladığı ortalama gelir, hesaplama hektarı başına 5.479 zloti oldu. Ancak haberde bu göstergenin, işletmelerin günlük maliyetlerini ve farklı üretim modellerini tek başına açıklamadığı vurgulanıyor. Sebze ve meyve üretiminde birkaç hektar gelir sağlayabilir; buna karşılık bu modeller yoğun el emeği, yüksek başlangıç yatırımı, bilgi birikimi ve sulama ya da soğutma altyapısı gerektiriyor. Geleneksel buğday, mısır, kolza ve arpa üretiminde kârlılık için genellikle 30 ila 50 hektarlık alan gerektiği, tam rekabetçi bir işletme için ise alanın 100 hektarın üzerine çıkabildiği aktarılıyor. Bunun temel gerekçesi, makine ve gübre maliyetlerinin düşük hektar marjları üzerinde ağır yük oluşturması. Sonuç olarak üreticinin geçimini belirleyen unsur yalnızca arazi büyüklüğü değil, tüm maliyetler karşılandıktan sonra işletmede kalan gelir oluyor.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor

Ukrayna, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını yeniden başlatmaya çalışırken bu girişimin küresel gıda güvenliği ve ülkenin tarım gelirleri açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan ile sivil deniz taşımacılığının olası yeniden başlatılmasını görüşüyor. Önerilen düzenleme, katılımcı ülkelerin bayrağını taşıyan gemilere güvenli geçiş sağlamayı ve ticari gıda sevkiyatlarını korumayı amaçlıyor; ancak uygulamaya geçtiği belirtilmiyor. Kiev ayrıca, tarım ürünlerinin daha önce Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Avrupa dayanışma koridorlarının yeniden kurulmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre Ukrayna’nın 2025/26 pazarlama yılında tahıl ihracatının yaklaşık 40 milyon ton olması öngörülüyor. Bu miktarın 23 milyon tonunu mısır, 14 milyon tonunu buğday ve 2,5 milyon tonunu arpa oluşturuyor. Bu ürünler uluslararası gıda sisteminde farklı roller üstleniyor: buğday ekmek ve temel gıdalar için, mısır yem ve gıda işleme için, ayçiçeği yağı ise milyonlarca hane için yemeklik yağ kaynağı olarak kullanılıyor. Ukrayna’dan yapılan tarım ihracatındaki aksamaların ithalata bağımlı ülkelerde tedarik maliyetlerini artırabileceği, değirmenciler, gıda işleyicileri ve hayvancılık üreticileri üzerindeki işletme gideri baskısını yükseltebileceği aktarılıyor. Bu baskıların ekmek, yemeklik yağ, et ve diğer temel ürünlerde tüketici fiyatlarına yansıması mümkün görülüyor. Reuters’ın Ağustos 2026 tarihli haberine göre Chicago buğday vadeli işlemleri, Karadeniz tahıl altyapısına yönelik saldırıların tırmanması sırasında temmuzdan bu yana %17’den fazla yükseldi. Arjantin, Avustralya ve ABD ek kapasite sunsa da daha uzun sevkiyat mesafeleri ve yüksek taşıma maliyetleri Karadeniz kaynaklarının yerini almayı pahalılaştırabilir. Karadeniz koridoru Ukrayna için de önemli bir ekonomik kanal olarak tanımlanıyor. Volodimir Zelenskiy, limanların bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl taşıyabileceğini söyledi; sevkiyatların ağustostan beri askıya alınmasının ihracat faaliyetini sınırladığı belirtiliyor. Koridorun yeniden açılması halinde ihracat gelirleri çiftçilerin tohum, gübre, yakıt, makine ve mevsimlik iş gücü giderlerini karşılamasına yardımcı olabilir. Düzenli liman akışı, depoların sonraki hasat öncesinde boşaltılmasını, yeni üretim için alan açılmasını ve işleme tesisleri ile taşımacılık altyapısına yatırımı destekleyebilir.

Avrupa Merkez Bankası 2027'de Gıda Fiyatları İçin Artış Uyarısı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Merkez Bankası 2027'de Gıda Fiyatları İçin Artış Uyarısı

Avrupa Merkez Bankası, avro bölgesinde gıda fiyatları enflasyonunun 2027'de artabileceği uyarısında bulundu. Bankanın yayımlanan tahminlerine göre gıda fiyatları enflasyonu yılın üçüncü çeyreğinde %3,4'e ulaşabilir. Bu oran kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, önümüzdeki dönemdeki ekonomik ve iklim koşullarına bağlı olası bir senaryo olarak değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, beklentinin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor. Petrol, doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki artışın tarımsal üretimi, gıda ürünlerinin işlenmesini, taşımayı ve ürünlerin pazara dağıtımını doğrudan etkileyebileceği belirtildi. Bunun yanında uzun süreli kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve diğer aşırı hava olayları mahsullere zarar verebilir, tarımsal verimi düşürebilir ve belirli gıdaların arzını sınırlayabilir. Avrupa'nın ve dünyanın başlıca üretim bölgelerinin bazılarında üretimin gerilemesi, fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturabilir. Gıda enflasyonundaki artışın ekmek, tahıl, meyve, sebze ve diğer temel ürünlerde hanehalkı harcamalarını yükseltebileceği ifade edildi. Etkinin, bütçelerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran düşük gelirli ailelerde daha belirgin olması bekleniyor. Bununla birlikte, ekonomik tahminler bütün ürünlerin aynı oranda pahalanacağı anlamına gelmiyor. Fiyatların seyri; tarımsal üretim, tüketici talebi, taşıma maliyetleri ve uluslararası piyasalardaki gelişmelerin yanı sıra enerji ve hava koşullarına bağlı olacak. Avrupa Merkez Bankası'nın tahmini avro bölgesine ilişkin olsa da Avrupa piyasalarındaki gelişmelerin Arnavutluk üzerinde de etkisi olabileceği belirtildi. Arnavutluk'un bazı gıda ürünlerinde ithalata bağımlı olması, ülke içindeki piyasayı ticaret ortaklarındaki fiyat değişimlerine duyarlı hale getiriyor. Uluslararası piyasalarda üretim maliyetleri ve gıda fiyatları yükselirse Arnavutluk'ta da fiyatlar üzerinde baskı oluşabilir; ancak etkinin düzeyi ithalat fiyatları, iç üretim, döviz kuru ve dağıtım maliyetlerine bağlı olacak.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti

Şili’de gıda ve alkolsüz içecek fiyatları eylülde %0,6 arttı ve artışlar üst üste üçüncü ayını tamamladı. Genel enflasyon önceki zirvelere göre ılımlılaşsa da temel ürünlerin fiyatları gerilemedi. Aileler, birkaç yıla yayılan pahalanmanın birikimli etkisini yaşamayı sürdürürken, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran haneler bu baskıyı daha ağır hissediyor. Birleşmiş Milletler’in gıda güvenliği raporlarına göre yüksek gıda maliyeti, özellikle kırılgan hanelerin sağlıklı beslenmeye erişiminin önünde engel oluşturuyor. Yeterli beslenme yalnızca bir şeyler yiyebilmekten ibaret değil; düzenli olarak yeterli, çeşitli ve besleyici gıdalara ulaşmak için gerekli kaynaklara sahip olmayı da gerektiriyor. Bütçe yetersiz kaldığında beslenmenin niteliği de zarar görebiliyor. Cheaf’in bir araştırmasına göre Şilililerin %92,3’ü gıda maliyetinden endişe duyuyor, %88’i ise fiyat artışlarıyla başa çıkma stratejilerini güçlendirdiğini belirtiyor. Buna karşın Cheaf’in başka bir araştırması, Şilililerin neredeyse yarısının haftada en az bir kez gıda attığını kabul ettiğini ortaya koyuyor. Kaynakta, gıda israfının yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal bir sorun olduğu belirtiliyor; çöpe giden her gıda, üretiminde kullanılan para, doğal kaynaklar, enerji ve emeğin de kaybı anlamına geliyor. İsrafın azaltılması için tüketicilere tek başına sorumluluk yüklenmemesi, bunun yerine gıda zincirinin tamamını kapsayan kamu politikaları uygulanması öneriliyor. Bu çerçevede fazla ürünlerin kurtarılıp yeniden dağıtılmasına yönelik teşvikler, gıda eğitimi, üretici-ticaret işletmesi-sivil toplum iş birliği ve ölçülebilir hedefler sıralanıyor. Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve yeterli gıda hakkının güvence altına alınmasının ise israfı azaltmanın ötesinde daha kapsamlı önlemler gerektirdiği ifade ediliyor.

Yeni Zelanda’da Eylül 2026 Gıda Enflasyonu %2,4 Oldu
Görsel kaynağı: Waatea News · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Eylül 2026 Gıda Enflasyonu %2,4 Oldu

Yeni Zelanda’da gıda fiyatları Eylül 2026’da bir önceki yılın aynı ayına göre %2,4 arttı. Stats NZ verilerine göre temel ürünlerdeki yükseliş daha belirgin oldu; ekmek fiyatı %6,3, süt %6,8 ve kahvaltılık gevrek %6 yükseldi. Sığır ve dana eti fiyatları %5,8 artarken koyun, kuzu ve hogget fiyatlarındaki artış %10,7’ye ulaştı. Yeni Zelanda İşçi Sendikaları Konseyi, verilerin özellikle düşük gelirli haneler açısından hayat pahalılığı baskısının sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Gıda fiyatları Ağustos ile Eylül arasında değişmedi ancak yıllık bazda daha yüksek kaldı. Kaynakta, yıllık artış hızının yavaşlamasının ürünlerin ucuzladığı anlamına gelmediği; fiyatların yalnızca daha yavaş yükseldiği vurgulandı. Baskı market ürünleriyle sınırlı kalmadı. Elektrik fiyatları yıllık %9,5, gaz fiyatları %11,4 arttı. Benzin fiyatlarındaki yıllık artış %24,3, dizeldeki artış ise %55,8 oldu. Eylül ayında da benzin ve dizel fiyatları bir önceki aya göre sırasıyla %6,4 ve %7,8 yükseldi. Stats NZ, akaryakıt artışlarına uluslararası arz kesintilerinin katkıda bulunduğunu açıkladı. Kategoriler arasında farklı yönlerde değişimler de görüldü. Meyve ve sebze fiyatları yıllık %1,8 düşerken market gıdası fiyatları %3 arttı. Kaynakta ayrıca gıda ve enerji fiyatlarının uluslararası emtia piyasaları, arz kesintileri, üretim maliyetleri ve iç rekabet gibi çeşitli etkenlerden etkilenebileceği; fiyat artışlarının tek başına hükümet politikasının sonucu olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Gıda Fiyatlarıyla %11,38’e Çıktı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Gıda Fiyatlarıyla %11,38’e Çıktı

Pakistan’da kısa vadeli enflasyon, 15 Ekim’de sona eren haftada yıllık bazda %11,38’e yükseldi. Pakistan İstatistik Bürosu tarafından açıklanan resmi verilere göre artışta büyük ölçüde gıda fiyatları etkili oldu. Kısa vadeli enflasyonu izleyen Hassas Fiyat Endeksi (SPI) ise haftalık bazda %0,04 geriledi. Endeks, 17 şehirdeki 50 piyasadan toplanan 51 temel ürün ve hizmetin fiyatlarıyla hesaplanıyor. İzlenen ürünlerin 23’ünde fiyat artışı görülürken yedi ürün ucuzladı, 21 ürünün fiyatı değişmedi. Kaynağa göre kısa vadeli enflasyon birkaç haftadır çift haneli seyrediyor. Hükümetin petrol vergisini düşürmemesi ve petrol ile motorin fiyatlarındaki artışların sürmesi, enerji maliyetlerini yükselterek gıda fiyatlarına da baskı yaptı. Haftalık bazda en yüksek artış gram bakliyat, buğday unu ve tavuk fiyatlarında kaydedildi; domates, soğan ve muz fiyatları ise geriledi. Yıllık karşılaştırmada soğan fiyatı %75,19, buğday unu %35,13 ve tavuk %20,77 arttı. Buna karşılık domates fiyatı %63,65, patates %39,93 ve şeker %23,20 düştü.

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı
Görsel kaynağı: Dialogos · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı

Kıbrıs’ta genel tüketici fiyatları endeksi, Eylül 2020-Eylül 2026 arasındaki altı yıllık dönemde kümülatif olarak %22,12 arttı. Kıbrıs İstatistik Servisi verilerine dayandırılan habere göre en belirgin yükseliş elektrik fiyatlarında görüldü; elektrik fiyat endeksi aynı dönemde %112,90 arttı. Enerji ve ulaşım kalemlerindeki artışlar da genel fiyat baskısını artırdı. Motorin fiyatı %74,37, benzin %52,71 yükselirken, kalorifer yakıtı dahil sıvı yakıtların fiyatındaki artış %138,70’e ulaştı. Ulaştırma kategorisinde fiyatlar %36,06, yakıt ve yağlarda ise %57,60 arttı. Haberde bu artışların yalnızca sürücüleri değil, taşımacılığa bağlı işletmeleri ve ürünlerin dağıtım maliyetlerini de etkilediği belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecekler kategorisinde fiyatlar altı yılda %25,33 yükseldi. Habere göre et, sebze, yumurta ve kahve gibi temel ürünlerdeki artışlar kategori ortalamasının üzerine çıktı; et fiyatlarındaki yükseliş %72’ye kadar ulaştı. Giyim ve ayakkabı fiyatları ise aynı dönemde %16,01 geriledi. Kaynak bu düşüşü, diğer etkenlerin yanı sıra elektronik ticaretin yarattığı rekabete ve tüketicilerin daha ekonomik seçeneklere yönelmesine bağlıyor; ancak söz konusu gerilemenin elektrik, yakıt ve gıdadaki artışları telafi etmediğini aktarıyor.

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da toplanan Ulusal Fiyat İzleme Komitesi, toptan ve perakende fiyatlar arasındaki farklarla temel ürünlerin fiyatlarını inceledi. Planlama ve Kalkınma Bakanı Ahsan İkbal’in başkanlık ettiği toplantıda, ilgili makamlara taşıma ücretlerini izleme talimatı verildi. Resmî açıklamaya göre İkbal, özellikle buğday unu olmak üzere temel ürünlerdeki fiyat artışlarından endişe duydu. İl ve ilçe yönetimlerinden arzı, piyasa girişlerini, stokçuluğu, fahiş kârı ve gerekçesiz fiyat artışlarını daha sıkı izlemeleri istendi. Yetkililerden ayrıca mevcut taşıma ücretlerini önceki yakıt fiyat artışından sonraki ücretlerle karşılaştırarak, yakıt artışının ücretlerde orantısız bir yükselişe yol açıp açmadığını belirlemeleri talep edildi. Toplantıda, uluslararası fiyatlar gerilemesine rağmen Pakistan’da yüksek kaldığı belirtilen DAP gübresi fiyatlarının da incelenmesi istendi. Gıda Güvenliği Bakanlığı’ndan, düşük uluslararası fiyatların iç piyasaya yansımasını değerlendirmesi bekleniyor. Ghee, yemeklik yağ ve süt ürünlerine ilişkin denetim ve kalite değerlendirme raporunun bir hafta içinde sunulması kararlaştırıldı. Üçüncü taraf doğrulaması önerilmişse maliyetin hükümet değil sektör tarafından karşılanacağı belirtildi. Büyük pazarlar arasında Lahor ve Karaçi’de gerekçesiz toptan-perakende farklarına karşı yaptırım uygulanması ve tedarik zincirleri ile dağıtım maliyetlerinin izlenmesi istendi.

Uruguay’da Domates Fiyatı Tüketicilerin Tepkisini Çekti
Görsel kaynağı: Montevideo Portal · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Domates Fiyatı Tüketicilerin Tepkisini Çekti

Uruguay’da sofranın temel ürünlerinden domatesin fiyatı yükseldi. Montevideo Portal’ın sokakta görüştüğü tüketiciler, fiyatın “çok yüksek” seviyeye çıktığını söylerken, birçok kişinin ürünü satın almayı bıraktığını aktardı. Haberde fiyat artışının ülkedeki yoğun yağışlar nedeniyle yaşandığı belirtildi. Gastón, fiyatı ödemesi imkânsız hale geldiği için domates tüketmeyi bıraktığını söyledi. Domatesin sağlık açısından gerekli olduğunu ancak aşırı pahalı hale geldiğini belirten Gastón, düşük gelirli insanların beslenebilmesi için çözüm bulunması çağrısı yaptı. Ona göre sorun yalnızca domatesle sınırlı değil; Uruguay’da gıda fiyatları sürdürülemez hale geliyor. Mago Farson, bir kilogram domatesi 525 Uruguay pesosu fiyatla gördüğünü ve bu rakamın kendisini şaşırttığını anlattı. Eberlo ise yüksek fiyatlar nedeniyle insanların daha az yemek yediğini, tüketicilerin genellikle bir ya da iki domates alarak salata yapmakla yetindiğini söyledi. Franco da domatesin fiyatını çok yüksek bulduğunu ifade etti.

Meksika’da Mısır ve Buğday Üreticilerine Toplu Alım ve Kredi Desteği
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Mısır ve Buğday Üreticilerine Toplu Alım ve Kredi Desteği

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), beyaz mısır ve buğday üreticilerinin tohum, gübre, biyolojik girdiler ve diğer temel ürünlere daha düşük maliyetle ulaşması için doğrudan ve toplu alım platformu kuracak. 2026-2027 sonbahar-kış tarım dönemine yönelik platformun 30 Eylül 2026’da kullanıma açılması planlanıyor. Üreticiler, girdileri imalatçılardan veya yetkili dağıtıcılardan toplu alımla indirimli temin edebilecek. Uygulamanın amacı, üretim maliyetlerini düşürmek ve küçük ve orta ölçekli üretim birimlerinin kârlılığını güçlendirmek. Beyaz mısır kapsamına, insan tüketimine yönelik üretim yapan ve en fazla 20 hektar araziye sahip Sinaloa ve Sonora’daki üreticiler giriyor. Buğday desteği ise en fazla 20 hektar araziye sahip ve pazarlama teşvikinden yararlanan üreticiler için Baja California, Baja California Sur, Chihuahua, Coahuila, Guanajuato, Jalisco, Michoacán, Nuevo León, Sinaloa, Sonora ve Tamaulipas eyaletlerinde uygulanacak. Programda 1 milyon 300 bin pesoya kadar kredi, faiz sübvansiyonu ve üretim faaliyetleri için koruma araçlarına erişim sağlanacak. Yararlanıcılar, programa katılan Tarımsal İlişkiler Alanında Kurulmuş Fonlar’ın (FIRA) finansal aracılarıyla ilişkilendirilecek. Üreticilerin arazinin yasal kullanımını kanıtlaması, faal olması ve Sader’in başvuru sahibi ve yararlanıcı sicilinde geçerli kayda sahip olması gerekiyor. Üreticilerin Cosechando Soberanía programına 30 Eylül-15 Ekim 2026 arasında dahil olmaları isteniyor. Bu süreç, girdilerin 15-30 Ekim 2026 arasında teslim edilmesini güvence altına almayı amaçlıyor. Başvurular dijital olarak yapılabilecek; tedarikçiler ve yetkili dağıtıcılar da katılacakları ürünleri platforma kaydedecek.

Meksika’da Mısır ve Buğday İçin Toplu Alım Platformu Kuruluyor
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Mısır ve Buğday İçin Toplu Alım Platformu Kuruluyor

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), beyaz mısır ve buğday üreticilerinin tohum, gübre, biyolojik girdiler ve diğer temel ürünlere daha düşük maliyetle ulaşabilmesi için doğrudan ve toplu alım platformu kuracak. Platformun 30 Eylül 2026’da kullanıma açılması planlanıyor. Üreticiler, girdileri üreticilerden veya yetkili dağıtıcılardan toplu alım yoluyla indirimli temin edebilecek. 2026-2027 sonbahar-kış tarım dönemine yönelik uygulama, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin kârlılığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Beyaz mısır kapsamı, insan tüketimine yönelik üretim yapan ve en fazla 20 hektar araziye sahip Sinaloa ile Sonora’daki çiftçilerle sınırlı tutuldu. Buğday desteği ise en fazla 20 hektar araziye sahip, pazarlama teşvikinden yararlanan ve Baja California, Baja California Sur, Chihuahua, Coahuila, Guanajuato, Jalisco, Michoacán, Nuevo León, Sinaloa, Sonora ve Tamaulipas eyaletlerinde bulunan üreticileri kapsıyor. Sader, girdilerin 15-30 Ekim 2026 arasında teslim edilebilmesi için üreticilerin 30 Eylül-15 Ekim döneminde Cosechando Soberanía programına dahil olmasını önerdi. Bu programda 1 milyon 300 bin pesoya kadar kredi, faiz sübvansiyonu ve üretim faaliyetlerini korumaya yönelik araçlara erişim sağlanıyor. Başvuru sahiplerinin arazilerinin yasal kullanımını kanıtlaması, faal üretici olması ve Sader’in Başvuru Sahipleri ve Yararlanıcılar Sicili’ndeki kaydını güncel tutması gerekiyor. Başvurular dijital portalın yanı sıra Sader’in temsilcilik ofisleri ve Kırsal Kalkınma Destek Merkezleri üzerinden yapılabilecek.

Protein Talebi Süt Ürünlerine İlgiyi Artırıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Protein Talebi Süt Ürünlerine İlgiyi Artırıyor

Tüketicinin daha fazla protein istemesi, yüksek proteinli ürünleri Polonya’da ve diğer pazarlarda daha görünür hale getiriyor. Skyr, yüksek proteinli yoğurtlar, sütlü içecekler, peynirler ve süt protein konsantreleriyle zenginleştirilmiş ürünlere ilgi artıyor. Polonya Süt Odası Başkanı Agnieszka Maliszewska, bu değişimin artık açık biçimde görüldüğünü söylüyor. Ona göre yüksek proteinli ürünler, Polonyalıların buzdolabında yer bulan temel ürünlerden biri haline geldi. Tüketici davranışındaki değişim, süt işleyicileri için hammaddeyi daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürme fırsatı yaratıyor.

Portekiz'de Gıda Sepeti Haftada 0,94 Avro Ucuzladı
Görsel kaynağı: Agroportal · Özgün haber
Veri haberi

Portekiz'de Gıda Sepeti Haftada 0,94 Avro Ucuzladı

Portekiz’de Deco Proteste’nin izlediği 63 temel üründen oluşan gıda sepetinin fiyatı geçen hafta 0,94 avro azalarak 252,62 avroya indi. Kurum, bir önceki haftada sepetin 253,55 avro olduğunu bildirdi. Aynı açıklamaya göre sepetin fiyatı yıl başına göre 10,79 avro daha düşük, yani %4,46 geride. 2022’nin başıyla karşılaştırıldığında ise aynı alışveriş için 64,92 avro daha az ödeme yapılıyordu; bu da %34,58’lik farka karşılık geliyor.