ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

33 haber · Sayfa 1

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland'ın Udon Thani kentinde düzenlenen Dünya Bahçecilik Fuarı, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 134 gün boyunca ziyaretçileri ağırlayacak. Başbakan Anutin Charnvirakul, fuarın Udon Thani ve yakın illerde turizmi geliştirmesi, tarım bilgisini artırması ve bölgesel ekonomiyi canlandırması için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Anutin, hükümetin fuarla birlikte çiftçi gelirlerini artırmayı, tarım ürünlerine daha yüksek değer kazandırmayı ve turizm gelirini yerel topluluklara ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Başbakan ayrıca sınır bölgelerinin bölgesel ekonomik merkezlere dönüşmesini ve fuarın bitkilerden ekonomik fırsatlar yaratma yollarının öğrenilmesine katkı sağlamasını istedi. Thai Rath'ın aktardığı bilgilere göre fuarda 32 uluslararası bahçenin yanı sıra kamu ve özel sektöre ait 6 bahçe yer alacak. Etkinlikte 1 milyondan fazla çiçek ve süs bitkisinin sergilenmesi, 200'den fazla sanat ve kültür gösterisinin düzenlenmesi planlanıyor. Hükümet sözcü yardımcısı, fuarın 3,6 milyondan fazla turist çekmesini ve 20 milyar bahttan fazla ekonomik hareketlilik yaratmasını beklediklerini açıkladı. Prachachat Turakij, fuarın ilk gününde yaklaşık 9 bin ziyaretçi ağırlandığını ve Tarım ve Kooperatifler Bakanlığına bağlı Tarım Dairesinin, Uluslararası Bahçecilik Üreticileri Birliği (AIPH) ile uluslararası tanıtım ve yabancı turist çekme amacıyla işbirliği yaptığını bildirdi. Ulaşımı kolaylaştırmak için havaalanı, tren istasyonu ve kentteki önemli noktalar arasında 45 servis otobüsünün çalıştırılması planlanıyor.

Karadağ’da Hijyen ve Son Kullanma Tarihi İhlallerine Yaklaşık 800 Bin Avro Ceza
Fotoğraf: RTV PG · Özgün haber
Veri haberi

Karadağ’da Hijyen ve Son Kullanma Tarihi İhlallerine Yaklaşık 800 Bin Avro Ceza

Karadağ’da turizm sezonu ve diğer denetimler sırasında gıda güvenliği ihlalleri nedeniyle yaklaşık 800 bin avro tutarında idari para cezası kesildi. Açıklamayı yapan Đaković, kontrollerin sınır kapıları, gümrük noktaları ve ülke içindeki gıda işletmelerinde sürdürüldüğünü belirtti. Vatandaşların yaptığı ihbarların çoğunlukla hijyen kurallarına uyulmaması ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satılmasıyla ilgili olduğu bildirildi. Denetimler kapsamında pazarlarda satılan gıdalardan numuneler alındı ve kurallara uygun olmadığı belirlenen ürünler piyasadan kaldırıldı. Turizm sezonunda, kayıt dışı işletmelerden geldiğinden şüphelenilen et ve et ürünleri de tespit edilerek imha edildi. Yetkilinin açıklamasına göre kontrollerde önemli bir sapma görülmedi; ancak tespit edilen tüm kurallara aykırı ürünler piyasadan çekildi. En sık karşılaşılan ihlallerin hijyen kurallarından sapma ve ürünlerin son kullanma tarihinden sonra satılması olduğu belirtildi. İncelemelerde sorun tespit edildiğinde gıdanın kaynağı, satıcı ve dağıtıcıdan başlayarak tedarikçiye kadar izleniyor. Ürün yerli ise işletmeye veya çiftliğe, ithal ise ithalatçıya kadar ulaşılması amaçlanıyor. Sosyal medyada gıdayla bağlantılı olduğu öne sürülen bir alandaki fare görüntüleriyle ilgili kuruma henüz ihbar ulaşmadığı ve görüntünün nerede çekildiğinin belirlenemediği açıklandı. Gıda işletmelerinin dezenfeksiyon, dezinseksiyon ve deratizasyon önlemlerini düzenli uygulaması gerekiyor. İhlaller e-posta, telefon veya anonim olarak bildirilebiliyor.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı

Pakistan’ın, 100 binden fazla şirketi harekete geçirerek yeni pazarlara açılması halinde 40-50 milyar dolarlık helal ihracat potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Pakistan Halal Forum 2026 Organizasyon Komitesi Başkanı ve Halal Development Council Kurucusu Asad Sajjad, ülkenin 3 trilyon dolarlık küresel helal ekonomisindeki payının %1’in altında kaldığını söyledi. Değerlendirme, Karaçi’de düzenlenen Pakistan Halal Forum 2026 medya toplantısında yapıldı. Sajjad, Pakistan’da ihracatı artırabilecek 100 bin ila 150 bin arasında helal ürün şirketi bulunduğunu ifade etti. Pakistan Halal Forum 2026’nın Aralık 2026’da düzenlenmesi ve fuar katılımcıları ile uluslararası alıcılar dahil 35’ten fazla ülkeden temsilcileri bir araya getirmesi planlanıyor. Forumun kamu-özel sektör ortaklığı modeliyle değer katma, yatırım ve ihracatın kolaylaştırılmasına odaklanacağı bildirildi. International Halal Certification (IHC) Üst Yöneticisi Mufti Zeeshan Abdul Aziz ise Pakistan’daki 1.000’den fazla şirketin uluslararası helal sertifikası aldığını belirtti. Abdul Aziz’e göre düzenleyici engeller, yetersiz laboratuvar test kapasitesi, sertifikasyon sorunları, inovasyon eksikliği ile pazarlama ve markalaşmadaki zayıflıklar helal ürün ihracatının önündeki başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Abdul Aziz ayrıca Pakistanlı ihracatçıların Orta Asya, Afrika ve Doğu Avrupa’daki geleneksel olmayan pazarları araştırma ve yeni alıcılara ulaşmak için uluslararası fuarlara katılma konusunda isteksiz göründüğünü söyledi. Helalin artık yalnızca gıdayla sınırlı olmadığını belirten Abdul Aziz, bu alanın ilaç, kozmetik, lojistik, muhafazakâr moda ve turizmi de kapsayan kalite, hijyen ve güvenlik standardına dönüştüğünü ifade etti. IHC’nin küresel akreditasyonunun Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Malezya ve Endonezya’da kabul edildiği aktarıldı.

KKTC'de Taş Ocakları Çevre Köylerde Tarımı ve Yaşamı Etkiliyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Postası · Özgün haber

KKTC'de Taş Ocakları Çevre Köylerde Tarımı ve Yaşamı Etkiliyor

KKTC'de taş ocaklarında gerçekleştirilen patlamalar ve oluşan hava kirliliğinin çevre köylerde yaşayanların günlük hayatını ve tarımsal faaliyetlerini olumsuz etkilediği bildirildi. CTP milletvekili adayı Feriha Tel, Kıbrıs Postası TV'deki Gündem programında, bölge halkının patlamalar nedeniyle ciddi psikolojik etkiler yaşadığını ve mevcut tüzüklerin yeterince uygulanmadığını söyledi. Tel, taş ocaklarından kaynaklanan hava kirliliği nedeniyle insanların ürün yetiştirmekte zorlandığını, sebzelerin üzerinin toprakla kaplandığını ve köy sakinlerinin yaz akşamlarında dışarıda oturamadığını belirtti. Çamaşırların da hava kirliliği nedeniyle evlerde kurutulmak zorunda kaldığını ifade eden Tel, yaşananların kabul edilebilir olmadığını savundu. CTP'nin iktidara gelmesi halinde mevcut mevzuatın uygulanması ve denetimlerin artırılması için çalışma yapacağını söyleyen Tel, bunun kısa vadede atılabilecek bir adım olduğunu belirtti. Tel, düzenlemelerin uygulanması için yeni bütçe veya mevzuat gerekmediğini savunarak çevrenin turizmden ayrılması ve bağımsız bir otorite olarak ele alınması yönünde hazırlık yaptıklarını kaydetti.

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi
Görsel kaynağı: Euronews Albania · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %20'den %6'ya indirilmesini içeren düzenlemeleri açıkladı. Hükümetin sunduğu paket, proje bütçesiyle birlikte önce hükümetin onayına, ardından parlamentoya gönderilme sürecine bağlı bulunuyor. Bu nedenle açıklanan oran ve önlemler henüz yürürlüğe girmiş kesin kararlar olarak aktarılmıyor. İndirim önerisinin 54 temel gıda ürününü kapsaması planlanıyor. Rama'nın açıkladığı listede et, balık, süt ürünleri, yumurta, un, yemeklik yağ, şeker, makarna, meyve, sebze ve bebekler için temel gıdalar yer alıyor. Arnavutluk Radyo Televizyonu (RTSH) tarafından aktarılan taslakta ekmek, pirinç, yoğurt ve bakliyat gibi ürünler de sayılıyor; ancak yararlanacak ürünlerin nihai listesinin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Rama, KDV indiriminin Arnavut ailelerin gıda harcamaları için yılda yaklaşık 150 milyon avro bırakacağını belirtti. Düzenlemeye eşlik edecek fiyat bildirimi uygulamasının genişletilip güçlendirilmesi de planlanıyor. Bu uygulamanın amacı, temel gıda sepetindeki vergi indiriminin büyük işletmeler tarafından kötüye kullanılmasını önlemek olarak açıklanıyor. Rama ayrıca gıda ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın farkında olduğunu söyledi. Paketin finansman ve yeniden dağıtım ayağında, gıda sepeti dışındaki mallar için standart KDV oranının %1 artırılması öneriliyor. İşletmelerin kâr vergisinin %15'te tutulacağı, büyük işletmelerin temettü vergisinin ise %8'den %15'e çıkarılacağı belirtiliyor. Ücret vergisinde üst eşik 200 bin lekten 300 bin leke yükseltilirken, 700 bin lek düzeyinde %30'luk yeni bir oran öngörülüyor. İşletmeler bakımından, yıllık cirosu 5 milyon lekin üzerindeki işletmeler için KDV uygulama eşiğinin düşürülmesi planlanıyor. Küçük işletmelerin kâr vergisi muafiyetinin 2029'a kadar korunacağı açıklanırken, otelcilikte KDV'nin %6'dan %10'a çıkarılması ve agroturizmin bu artıştan muaf tutulması öneriliyor. Rama, dolaşım vergisinin akaryakıt fiyatından kaldırılarak motorlu taşıtlara aktarılacağını da duyurdu. Ücret vergilerine ilişkin ayrıntılar bazı kaynaklarda farklı verildiği için bu bölümde yalnızca ortak ve açıkça aktarılan eşikler korunmuştur.

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor

Kazakistan’da agroturizm, tarım ile turizmi birleştiren ve turizm sektörünün gelişiminde perspektifli yönlerden biri olarak gösteriliyor. Türkistan bölgesindeki Sairam ilçesinde, Şımkent’e 25 kilometre uzaklıkta bulunan Banан бау çiftliği bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor. Çiftlikte 5 hektarlık alanda 7 binden fazla muz ağacı yetiştiriliyor; işletme aynı zamanda bilgilendirici turizm ve dinlenme alanı olarak geliştiriliyor. Çiftliği ziyaret edenler muz yetiştiriciliği, sera işletmeciliği, bitki bakımı ve hasat süreçleri hakkında bilgi edinebiliyor. İşletmede geziler düzenleniyor; ailelerin dinlenmesi ve yerel ürün satın alması için de olanaklar sunuluyor. Kaynakta, Kazakistan’ın farklı bölgelerindeki çiftlikler, hayvancılık kompleksleri, seralar, arılıklar ve ulusal gıda üreticilerinin turizm rotalarına dahil olabilecek potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Sera işletmelerinin ise mevsimselliğe bağımlılığı azaltarak yıl boyunca gezi programları düzenlenmesine imkân sağlayabileceği aktarılıyor. Banан бау çiftliği, tarımsal üretimin yeni bir turizm ürününün temeli olabileceğini gösteren bir örnek olarak sunuluyor.

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranını %20'den %6'ya indirmeyi önerdi. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öneri; ekmek, un, süt, doğal yoğurt, yumurta, pirinç, makarna, yemeklik yağ, et, temel balık ürünleri, meyve-sebze, bakliyat, şeker ve bebek gıdalarını kapsıyor. İndirimden yararlanacak ürünlerin nihai listesi henüz kesinleşmedi; listenin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Hükümet, düzenlemeyle temel tüketim üzerindeki vergi yükünü azaltmayı ve ailelerin gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Pakette standart KDV oranının %20'den %21'e, turizm sektöründeki oranın ise %6'dan %10'a çıkarılması da öneriliyor. Ekonomi uzmanı Pano Soko, indirimin ticaret zincirindeki işletmeler tarafından emilebileceğini ve tüketiciye sınırlı yansıyabileceğini savundu. Muhasebeci Igli Zepishta ise uygulamanın başarısının, hükümet ve sivil toplumun piyasa fiyatlarını sıkı biçimde izlemesine bağlı olduğunu belirtti.

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor

Lüksemburg’da yapılacak AB tarım bakanları toplantısı öncesinde Avusturya, Ortak Tarım Politikası (OTP) için yeterli finansman sağlanmasını ve çiftçilere verilen mevcut desteklerin korunmasını talep ediyor. Avusturya Tarım Bakanı Norbert Totschnig, tarım fonlarının AB’nin gelecekteki Çok Yıllı Mali Çerçevesi’nde güvenceye alınmasını ve başka politika alanlarına aktarılmamasını istiyor. Talebin arka planında Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025 tarihli önerisi bulunuyor. Öneriye göre 2028-2034 döneminde OTP kaynakları, diğer politika alanlarına ayrılan fonlarla birlikte ulusal ve bölgesel ortaklık planları üzerinden yönetilecek. Avusturya hükümeti bu yapıya karşı çıkarken, tarım kaynaklarının açıkça tarım için ayrılmasını ve başka alanlara yönlendirilememesini savunuyor. Viyana ayrıca tarım bakanlarının temel tarım politikası kararlarındaki yetkisinin korunmasını, mevcut destek programlarının sürdürülmesini ve geliştirilmesini istiyor. Öncelik verilen uygulamalar arasında çevre ve iklim koruma önlemlerini destekleyen ÖPUL ile dağ çiftçileri ve dezavantajlı bölgelerdeki işletmelere yönelik telafi ödemeleri yer alıyor. Avusturya’ya göre bu destekler, zor koşullarda tarım arazilerinin işletilmesinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin ve kültürel peyzajın korunmasına katkı sağlıyor. Avusturya Tarım Bakanlığı, desteklerin bölgesel istihdam, kırsal alanlardaki ekonomik değer ve turizmle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Hükümet, bazı temel hükümlerin doğrudan OTP düzenlemesinde yer alması için diğer üye ülkelerle birlikte çalıştığını ve böylece merkezi kararların tarım bakanlarının sorumluluğunda kalmasının amaçlandığını bildiriyor. Ancak 2028’den itibaren tarım destekleri için ne kadar kaynak bulunacağı henüz belli değil. Totschnig, Başbakan Christian Stocker’ın mali çerçeve görüşmelerinde Avusturya’ya destek verdiğini söylüyor.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı

Ekonomist İhab İsmender, Suriye’de sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomi kurulabilmesi için yapısal dengesizliklerin giderilmesi, üretim sektörlerinin yeniden canlandırılması ve yatırımların çekilmesi gerektiğini belirtti. İsmender’e göre toparlanmanın ilk aşaması, asgari parasal ve mali istikrarın sağlanmasıyla birlikte üretim kapasitesini artıracak adımların atılmasını gerektiriyor. İsmender, enerji, su ve ulaşım başta olmak üzere kritik altyapının yeniden kurulmasını üretim faaliyetlerinin canlanması için temel koşul olarak gösterdi. Dünya Bankası tahminlerine atıf yapan İsmender, elektrik sektörünün ana şebekelerini yeniden rehabilite edebilmesi için yaklaşık 146 milyon dolarlık yatırıma ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Elektrik rehabilitasyon projelerinin hızlandırılması ve havalimanlarının geliştirilmesinin ulaşım, ticaret ve yatırım faaliyetlerini destekleyebileceğini ifade etti. İsmender’in büyümeye öncülük edebilecek üç sektör arasında saydığı tarım ve gıda sanayileri, yerel ve bölgesel talebin karşılanması, hızlı gelir sağlanması ve özellikle kırsal bölgelerde istihdam oluşturulması açısından öne çıkıyor. Suriye’nin tarım arazileri ve mevcut kaynaklarının gıda üretimini artırma ve ihracatı genişletme fırsatı sunduğunu belirten İsmender, bunun üretim, sulama, enerji ve finansman sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu kaydetti. Üretim temelli ekonomiye geçiş için dış transferler ve insani yardımların gelir ve istihdam üreten yatırımlara yönlendirilmesi önerildi. İsmender ayrıca özel sektörün daha etkin rol üstlenmesi, geniş bir işgücü kesimini istihdam eden küçük ve orta ölçekli işletmelere finansman sağlanması ve ihracatın geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Gayrimenkul ve turizmin ise işgücünü istihdam ederek inşaat ve hizmet tedarik zincirlerini hareketlendirebileceği, yatırımları çekebileceği ifade edildi.

Türkiye Finansmanıyla Tarım, Turizm, Sanayi Hibe Programları ve Girişimcilik Projesi Başlıyor
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Finansmanıyla Tarım, Turizm, Sanayi Hibe Programları ve Girişimcilik Projesi Başlıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma ve Ekonomik İş Birliği Ofisinin finansman desteği ve Çukurova Kalkınma Ajansının teknik desteğiyle yürütülen Tarım, Turizm, Sanayi Hibe Programları ve Girişimcilik Projesi için başvurular açıldı. Programlar dört başlık altında uygulanacak. Genel programlara başvuruların 19 Ekim 2026 saat 16.00’da aktif olacağı, Girişimcilik Projesi adaylarının ise www.girisimcilik.kei.gov.tr adresindeki adımları izleyeceği bildirildi. Çevrim içi başvurular 4 Aralık 2026’ya kadar yapılabilecek; belgeler ve ayrıntılar ilgili bakanlıkların siteleri ile kei.gov.tr ve yaga.gov.ct.tr adreslerinde yer alacak.

İran, Türkiye ile Ekonomik İşbirliğini Geliştirmeye Hazır
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

İran, Türkiye ile Ekonomik İşbirliğini Geliştirmeye Hazır

İran’ın Elburz eyaletinde, Türkiye’nin bölgedeki turizm ataşesiyle yapılan görüşmede iki taraf arasındaki ticaret, üretim, yatırım ve turizm işbirliği olanakları ele alındı. Elburz Vali Yardımcısı Mojtaba Borbor, görüşmenin etkili, kalıcı ve sonuç odaklı etkileşimlerin başlangıcı olmasını umduğunu belirtti. Borbor, Elburz’un yalnızca bir tüketim pazarı olmadığını; üretim, sanayi ve teknoloji alanlarında çeşitli kapasitelere sahip olduğunu söyledi. Eyalette gıda, ilaç, kimya ve sanayi ekipmanları sektörlerinde çok sayıda üretim ve sanayi biriminin bulunduğunu aktaran Borbor, bilim ve teknoloji şirketlerinin teknik işbirliği, teknoloji transferi ve ortak üretim için uygun zemin oluşturduğunu ifade etti.

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada

Condé Nast Traveller okuyucularının 2026 yılı için yaptığı gastronomi destinasyonları değerlendirmesinde İtalya ilk sırayı aldı. İtalya yüzde 96,92 puanla listenin başında yer alırken Yunanistan %96,72 ile ikinci, Portekiz ise %96,57 ile üçüncü oldu. Avrupa ülkeleri böylece sıralamanın ilk üç basamağını oluşturdu. Yıllık okuyucu seçimi için oylama 1 Nisan-30 Haziran arasında yapıldı. Binlerce yolcu, beğendikleri destinasyonlara birden beşe kadar puan verdi ve ortalama puanlar yüzdelik değerlere dönüştürüldü. Sıralama profesyonel aşçılar veya gastronomi uzmanlarının değerlendirmelerine değil, bu ülkeleri ziyaret eden insanların deneyimlerine dayanıyor. Seçimde yerel yemekler, geleneksel spesiyaliteler ve özgün restoranlar öne çıkarıldı. İtalya’nın öne çıkan gastronomik unsurları arasında Napoli pizzası, Sicilya kanolisi ve Milano risottosu sayıldı; Emilia-Romagna bölgesi ise parmesan, prşut, balzamik sirke ve ragù sosuyla ayrıca vurgulandı. Yunanistan’ın mutfağı taze deniz ürünleri, geleneksel tavernalar ve bölgesel spesiyalitelerle tanımlanırken Portekiz’in Atlantik kıyısındaki deniz ürünleri, pastel de nata tatlısı ve geleneksel tascas adı verilen lokantaları öne çıkarıldı. Türkiye, yüzde 95,65 puanla listenin beşinci sırasında gösterildi. İstanbul’daki Mısır Çarşısı kuru meyveleri, lokumu ve çeşitli baharatlarıyla; Gaziantep ise baklava ve kuruyemişli tatlılarıyla anıldı. Ancak kaynakta aktarılan sıralamada Endonezya yüzde 95,87 puanla Türkiye’den daha yüksek puan almasına rağmen Türkiye’nin bir sıra altında yer alıyor. Kaynak, bu sıra farkının nedenini açıklamıyor.

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir

Şili’de Portal Agro Chile’de yayımlanan görüş yazısında Agronomi Okulu akademisyeni Cecilia Ramos, kırsal kadınların tarımsal üretim, ailelerin geçimi, topluluk örgütleri ve bölgesel bilgi birikiminin korunmasında önemli rol oynadığını belirtiyor. Ramos, bu katkının kırsal alanların ve tarımın geleceğini şekillendirebileceğini savunuyor. Kırsal kadınların aynı zamanda bakım, çalışma ve liderlikten oluşan üçlü bir yük taşıdığına dikkat çekiyor. Yazıya göre kırsal kadınların toprağa, finansmana, eğitime ve teknolojiye erişiminde önemli eşitsizlikler bulunuyor. Ramos, bu farkların giderilmesini yalnızca eşitlik meselesi olarak değil, tarım ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir tercih olarak değerlendiriyor. Kırsal alanların bir diğer sorunu ise birçok gencin yeni fırsatlar arayışıyla kentlere göç etmesi ve bunun bilgi, deneyim, gelenek ile üretim kapasitesinin kaybına yol açması. Ramos, kadınların agroturizm, ürünlerini dijital platformlar üzerinden doğrudan pazarlama ve suyla diğer kaynakları daha verimli kullanmaya yönelik teknolojiler aracılığıyla tarımı yenilik ve girişimcilikle buluşturduğunu aktarıyor. Akademisyene göre bağlantı, dijital okuryazarlık ve teknik eğitim, geleneksel bilgiyi yeni araçlarla birleştirerek gelecek kuşaklar için kalkınma, ekonomik özerklik ve istihdam fırsatları yaratabilir.

Kazakistan, Kamboçya’ya Tahıl, Et ve Bitkisel Yağ İhracatıyla İlgileniyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan, Kamboçya’ya Tahıl, Et ve Bitkisel Yağ İhracatıyla İlgileniyor

Kazakistan Başbakanı Olzhas Bektenov ile Kamboçya Başbakanı Hun Manet, Astana’da ticaret ve ekonomik işbirliğini genişletme yollarını görüştü. Kamboçya Başbakanı Hun Manet’in ziyareti, Kazakistan’a yaptığı ilk resmi ziyaret olarak aktarıldı. Görüşmelerde tarımın yanı sıra yatırım, ulaştırma, lojistik, dijitalleşme, yapay zekâ, turizm ve insani değişimler ele alındı. Bektenov, Kazakistan’ın Kamboçya’ya tahıl, bitkisel yağlar, et ve işlenmiş tarım ürünleri ihraç etmeye ilgi duyduğunu belirtti. Taraflar tarımsal işleme ve depolama alanlarında ortak proje olanaklarını, modern sulama teknolojilerinin uygulanmasını ve tarımsal işbirliğinin geliştirilmesini değerlendirdi. Görüşmede ticarete konu ürünlerin kapsamını genişletme ve iş dünyaları arasında doğrudan bağlantılar kurma fırsatları da ele alındı. Ulaştırma ve lojistik başlığında, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası’nın Çin-Laos-Vietnam-Kamboçya koridoruna bağlanması olasılığı incelendi. Bu girişimin Güneydoğu ve Orta Asya arasındaki bağlantıları güçlendirebileceği ve Avrupa pazarlarına erişim için ek fırsatlar yaratabileceği belirtildi. Kamboçya’nın finans ve iş dünyası temsilcileri Astana Uluslararası Finans Merkezi’nin olanaklarından yararlanmaya davet edilirken, görüşmelerin ardından Tokayev ile Hun Manet ortak bildiri kabul etti.

Arnavutluk’ta Tüketim Sepetinde Makarna ve Pirinç Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: BalkanWeb · Özgün haber

Arnavutluk’ta Tüketim Sepetinde Makarna ve Pirinç Öne Çıkıyor

Arnavutluk’ta gıda tüketim sepetinde makarna ve pirinç, en yüksek paya sahip ürünler olarak öne çıkıyor. Turizm, tüketim alışkanlıklarını değiştirirken ülkedeki gıda talebinin yapısını da etkiliyor. Turistlerin gelişi hazır gıdalar, atıştırmalıklar, meşrubatlar ve alkollü içeceklere yönelik talebi artırıyor. Buna karşılık göç ve fiyat artışları, tüketici talebindeki azalışı sürdürerek tüketim eğilimlerini etkiliyor.

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı

Lincoln Üniversitesi Bitki Biyogüvenliği Profesörü Philip Hulme, istilacı türler ile bunların Yeni Zelanda’nın biyoçeşitliliği, tarımı ve ekonomisi üzerindeki tehditleri üzerine çalışmaları nedeniyle 2026 Rutherford Madalyası’na layık görüldü. Madalya, 15 Ekim’de Dunedin Belediye Sarayı’nda düzenlenen törende takdim edildi. Hulme’nin araştırmaları, zararlıların, yabancı otların ve hastalıkların Yeni Zelanda’nın doğal ve üretim alanlarında nasıl yerleşip yayıldığını inceliyor. Çalışmalar, ekosistemleri, tarımı ve ormancılığı koruma stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlarken küresel ticaret, taşımacılık, turizm ve bahçeciliğin biyolojik istilalar üzerindeki etkilerine de odaklanıyor. Hulme, istilacı yabancı türler ve bunların kontrolü konulu Birleşmiş Milletler raporunda koordinasyon sorumlu yazarı olarak görev yaptı. 2023’te yayımlanan rapor 143 üye devlet tarafından onaylandı. Hulme ayrıca çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığı arasındaki bağlantıları ele alan Tek Biyogüvenlik yaklaşımını savunuyor ve Lincoln Üniversitesi’ndeki COBRAS merkezinin direktörlüğünü yürütüyor.

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki bölgeler, coğrafi işaretlerin Avrupa Birliği politikalarındaki rolünü güçlendirmek amacıyla Mantova Deklarasyonu’nu imzaladı. Lombardiya Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bölgesel Bakanı ve Arepo Başkanı Alessandro Beduschi’nin imzaladığı belge, Avrupa Komisyonunun 2027’de hazırlaması beklenen Coğrafi İşaretler Eylem Planı’na alınması istenen bölgesel öncelikleri ortaya koyuyor. Deklarasyonun merkezinde, Dop ve Igp ürünlerinin korunması, tanıtılması ve ekonomik büyüme, istihdam, rekabetçilik, turizm ile kırsal kalkınma araçlarına dönüştürülmesi bulunuyor. Belgede, Dop veya Igp tescilinin bir hedefin son aşaması değil, kalkınma stratejisinin başlangıcı olması gerektiği belirtiliyor. Altı öncelik; coğrafi işaretlerin kuruluş ve tanınmadan pazar gelişimine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca desteklenmesini, hukuki korumanın üreticiler için ekonomik değere dönüştürülmesini ve bu ürünlerin tüketicilerin günlük yaşamındaki görünürlüğünün artırılmasını öngörüyor. Diğer başlıklar ise gıda zincirlerinin yenilikçilik, yetkinlik, kuşak değişimi ve iklim değişikliği sınamalarına hazırlanması, bölgelerin yönetişimde doğrudan rol üstlenmesi ve ölçülebilir hedeflere dayalı politikalar oluşturulması. Deklarasyonda Dop ve Igp ürünlerinin gastronomi rotaları, UNESCO alanları ve kültürel mirasla daha güçlü ilişkilendirilmesi öneriliyor. Metinde ayrıca bir Avrupa Coğrafi İşaretler Günü ile gezici bir Coğrafi İşaretler Expo’su düzenlenmesi gündeme getiriliyor. Lombardiya, 2027 ilkbaharında Avrupa Birliği’ndeki 3.711 coğrafi işaretin ilk kez tek etkinlikte bir araya geleceği Expo’yu düzenleyeceğini açıkladı. Etkinlikle değer zincirleri arasındaki ilişkilerin, ticari gelişmenin, uluslararasılaşmanın ve sertifikalı ürünlerin vatandaşlar tarafından bilinmesinin desteklenmesi hedefleniyor. Mantova’daki toplantıya Avrupa kurumları, üretici kuruluşları ve koruma örgütlerinin temsilcileri katıldı. Avrupa Komisyonu Tarım Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Diego Canga Fano, Dop ve Igp ürünlerinin tanıtımı için 50 milyon avro ek kaynak açıklandığını bildirdi. Toplantıda konuşan Beduschi, coğrafi işaretlerin üretim değerinden önce ekonomik bir miras niteliği taşıdığını, değeri üretildikleri bölgelere bağladığını, işletmeleri desteklediğini ve kırsal toplulukların canlı kalmasına katkı sunduğunu söyledi. Deklarasyonun hedefleri arasında üreticilerin değer zincirlerindeki konumunu güçlendirmek, ihracatı desteklemek, sahtecilik ve taklitlerle mücadele etmek, yenilikçiliği ve kuşak değişimini teşvik etmek de yer alıyor. Ekonomik göstergeler, coğrafi işaretler sisteminin kapsamını ortaya koyuyor. Lombardiya’nın Dop ekonomisi 2024’te 2,9 milyar avroya ulaştı ve bir yılda %13,1 büyüdü; bu değer bölgesel tarım-gıda sisteminin yaklaşık %16’sını oluşturdu. İtalya genelinde Dop ekonomisi 20,7 milyar avroya çıkarken %3,5 arttı; ihracat ilk kez 12,3 milyar avroyu aşarak %8,2 yükseldi. Sistem ayrıca 328 koruma konsorsiyumu, 184.000 işletmeci ve farklı sektörlerde 864.000’den fazla istihdamı kapsıyor.

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği

Lazio Bölgesi, faaliyetlerini çeşitlendirmek isteyen tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek için 10 milyon avroluk çağrı yayımladı. Csr 2023-2027 kapsamında onaylanan çağrı, geleneksel tarımsal üretimi tamamlayan faaliyetlerin oluşturulmasını, güçlendirilmesini ve niteliğinin artırılmasını finanse ediyor. Destek kapsamına tarımsal turizm, eğitim çiftlikleri, şarap turizmi ve zeytinyağı turizminin yanı sıra tarım ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile kırsal turizme bağlı hizmetler giriyor. Kişi refahına yönelik girişimler ve bölgenin doğal, kültürel ve peyzaj kaynaklarını değerlendiren projeler de uygun faaliyetler arasında bulunuyor. Geri ödemesiz katkılar uygun harcamaların %50'sine kadar çıkıyor. Proje başına kamu finansmanı en fazla 300 bin avro, asgari katkı ise 10 bin avro olarak belirlendi. Tedbirle tarım işletmelerinin çok işlevliliğinin, yeni gelir fırsatlarının ve kırsal ekonominin desteklenmesi amaçlanıyor. Lazio Bölgesi Tarım Sorumlusu Giancarlo Righini, çok işlevlilik yatırımlarının işletme gelirlerini güçlendirebileceğini, yeni iş fırsatları yaratabileceğini, kaliteli turizmi teşvik edebileceğini ve kırsal alanlardaki nüfus kaybıyla mücadeleye katkı sağlayabileceğini belirtti. Başvuruların 5 Şubat 2027'ye kadar yapılması gerekiyor.

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı

Kıbrıs’taki beş tarım kuruluşu, Larnaka Limanı’ndaki tahıl depolama lisansının ekim sonunda sona erecek olması nedeniyle uzatılmasını istedi. Pek, EKA, Panagrotikos, Euroagrotikos ve New Agricultural Movement, Tarım Bakanı Christos Senekis ile Enerji Bakanı Michael Damianos’a çağrıda bulunurken Kıbrıs Limanlar Otoritesi’nden de mevcut lisansı uzatmasını talep etti. Kuruluşlar, depolama tesislerinin kaybedilmesinin devam eden jeopolitik istikrarsızlık ve artan ithalat maliyetleri sırasında Kıbrıs’ın gıda güvenliğini tehdit edebileceğini belirtti. Büyük turizm sektörü ile büyüyen hellim üretiminin tahıl talebini artırdığını söyleyen kuruluşlar, yeterli tahıl bulunmaması halinde adanın ihtiyaçlarının karşılanamayacağını savundu. Açıklamaya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar, Ukrayna’dan arzın azalması ve talebin sabit kalması nedeniyle taşıma ile Kıbrıs’a ithal edilen yem hammaddelerinin maliyetini yükseltti. Kuruluşlar ayrıca, 1 Ocak 2027’de uygulanması planlanan AB Ormansızlaşma Tüzüğü nedeniyle Arjantin ve Brezilya’dan ithal edilen soyanın pahalanabileceği uyarısında bulundu. Larnaka’daki tesislerin kullanılamaması ihtimaline karşı yeni depolama kapasitesi ve uzun vadeli tedarik güvencesi istendi.

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor

Sırbistan’da üretici örgütlenmesi, tarım sektörünün modernleştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için yeni stratejik yönlerle uyumlu bir araç olarak öne çıkıyor. Kooperatifler; girdilerin ortak alınması, ürünlerin birlikte satılması, daha iyi fiyat elde edilmesi, tarımsal desteklere ve IPARD’a erişim ile soğuk hava deposu, kurutma tesisi ve makine gibi ortak yatırımlara imkân sağlıyor. Tarım stratejisinde organik üretim, arıcılık ve biyo-bölgelerde faaliyet gösteren uzmanlaşmış derneklerin rolünün güçlendirilmesi vurgulanıyor. Dijital bal üretimi takibi yapan arıcı dernekleri ile bakanlıkla politika oluşturma süreçlerinde ortak çalışan organik üretici dernekleri bu kapsamda örnek gösteriliyor. Yerel eylem grupları (LAG) ise yerel yönetimleri, çiftçileri ve sivil toplumu bir araya getiriyor; strateji, LAG’lerin kırsal kalkınmadaki rolünün güçlendirilmesini öngörüyor. Hükümet başbakan yardımcısının açıklamasına göre Sırbistan’daki kamu-özel ortaklığı örnekleri bölgede iyi uygulama olarak tanınıyor. Bu ortaklıklar soğuk zincir, depolama ve işleme kapasitesinin geliştirilmesini kapsıyor. Stratejik belgede ayrıca entegre bitkisel üretim-hayvancılık sistemlerine destek, profesyonel yönetim, ortak pazarlama, ortak altyapı, bilimsel danışmanlık ve gençler ile kadınların örgütlenmeye katılımı öne çıkarılıyor.

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde
Fotoğraf: Аркадий Колыбалов · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ile Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, “Altın Sonbahar” fuarında agroturizmin geleceğini görüştü. Rusya’da agroturizm dört yılda 2,5 milyar rubleden fazla devlet desteği aldı. Bu dönemde 360 proje hibe aldı, projelere ait tesislerde yaklaşık 1.000 kişilik istihdam oluşturuldu ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Yetkililer, bu yıl yaklaşık 100 tarım üreticisinin daha desteklenmesini bekliyor. Agroturizm, çiftçiler için ürün satışına ek gelir sağlayan, devlet içinse kırsal alanların gelişimine katkı sunan bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, desteklenen tesislerin izlenmesi sırasında hizmetler, konukların ağırlanması ve yemek hizmetlerinin organizasyonuyla ilgili benzer sorunların belirlendiği aktarılıyor. Çiftçilerin hem tarımsal üretimi hem de turizm hizmetlerini yürütmesi nedeniyle personel eğitimi de sektörün başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı ile Rusya Tarım Bankası “Agroturizm Okulu”nu başlatırken, “Agroturizm 2.0” projesi çiftçiler ve bölgesel yönetim temsilcileri için eğitim öngörüyor. Tarım arazilerinin rekreasyon amacıyla kullanımına ilişkin kurallar da ele alındı. Tarım Bakanlığının değerlendirmesine göre prosedürün 90 güne kadar sürmesi bekleniyor; daha önce bu süreç beş yıla kadar uzayabiliyordu. Bakanlık, bu değişikliğin çiftçilerin konaklama tesislerini daha hızlı oluşturmasına yardımcı olmasını bekliyor. Bununla birlikte yetkililer, tarım arazilerinin agroturizm adı altında normal konut yerleşimlerine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektörün gelişimi için çiftçi yatırımlarının yanı sıra ulaşım, iletişim, enerji ve diğer altyapı olanaklarının da güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.