ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

506 haber · Sayfa 10

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi

Avrupa Komisyonu’nun Domates Uzman Grubu, artan üretim maliyetleri ve özellikle Fas’tan gelen ithalatların rekabeti konusunda uyarıda bulundu. Domates sektörü, AB pazarının seyrini ve üretimin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirmek üzere bu hafta Brüksel’de toplandı. Açıklamalar, sorunların yalnızca tek bir ülkeye özgü olmadığını, Avrupa üretiminin farklı kesimlerinde ortaklaştığını gösterdi. Fepex’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanya’da 2025/2026 kampanyasında domates üretiminin yaklaşık %2 düşmesi bekleniyor. Fiyatlarda iyileşme görülmesine karşın bu durum kârlılığa yansımadı; enerji, gübre ve petrol türevlerindeki artışlar üretim maliyetleri üzerinde güçlü baskı oluşturdu. İspanya’da enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara göre %16, plastikler ile kap ve ambalaj maliyetleri ise %18 arttı. İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan cherry domateslerde olmak üzere bu ürün grubunun ekim alanındaki kayıptan endişe duydu. Sektör, söz konusu gerilemeyi Fas rekabetinin yanı sıra işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşullardaki farklılıklarla ilişkilendirdi. Dış ticaret verilerine göre AB’nin üçüncü ülkelerden taze domates ithalatı 2025’te 773.000 ton oldu ve bunun 527.000 tonu Fas’tan geldi. AB’nin üçüncü ülkelere ihracatı ise 383.000 ton olarak kaydedildi; bunun 279.000 tonu ağırlıklı olarak Birleşik Krallık’a gönderildi. Belçika, Hollanda ve Polonya temsilcileri de sıcak hava dalgaları, yağışlar, rugose virüsü ve yüksek enerji maliyetleri gibi sorunların Avrupa üretiminde ortak etkiler yarattığını aktardı. Toplantıda ayrıca satın alma gücündeki kayıp ve ekonomik belirsizlik nedeniyle tüketicilerin daha temkinli davrandığı belirtildi. Fransa’da sıcaklıkların desteklediği domates tüketimi, fiyatlardaki güçlü artışın ardından yavaşlayarak talepte önemli daralmaya yol açtı.

Çiftçiler İçin Enlem ve Boylam Bilgisi Neden Önemli?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler İçin Enlem ve Boylam Bilgisi Neden Önemli?

Enlem ve boylam bilgisi, modern tarımda arazilerin konumunu belirlemek ve üretim süreçlerini daha hassas yönetmek için önem taşıyor. Gürcistan’ın Avrupa ile Asya’nın kesiştiği Kafkasya bölgesindeki konumu, farklı tarımsal ürünlerin yetişmesine elverişli çeşitli bir iklim oluşturuyor. Ülke, 41-43° kuzey enlemleri arasında ve dünyanın önde gelen şarap bölgeleriyle aynı iklim kuşağında bulunuyor. Enlem, bir yerin ekvatorun kuzeyinde veya güneyinde ne kadar uzakta olduğunu gösterirken boylam, başlangıç meridyenine göre doğu ya da batıdaki konumunu belirliyor. Bu iki bilginin birlikte kullanılması, herhangi bir noktanın kesin koordinatlarının saptanmasını sağlıyor. Koordinatlar aynı zamanda GPS navigasyonu ve dijital haritaların temelini oluşturuyor. Çiftçiler bu verilerden tarım makinelerini hassas biçimde yönlendirmek, arazi haritaları hazırlamak, sulama ve gübreyi doğru dağıtmak, tarım arazilerinin sınırlarını dijital olarak kaydetmek için yararlanabiliyor. Kaynakta, basit bir başlangıç olarak telefonda Google Maps’in açılması, arazi sınırlarının seçilmesi ve ekranda koordinatlarla alan bilgisinin görüntülenmesi öneriliyor.

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı

Maskeli İsrailli yerleşimciler, 16 Ekim 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Abu Falah köyünde zeytin hasadı yapan Filistinlilere saldırdı. Olay sırasında zeytin ağaçları yakıldı; bir yerleşimci hasat yapanlara silah doğrultunca Filistinliler panik içinde dağıldı. Video kayıtlarında silah sesleri duyulduğu ve İsrail askeri araçlarının olay çevresinde bulunduğu görüldü. Filistinliler, yerleşimci saldırılarının bu yılki zeytin hasadı sezonunda arttığını söyledi. Filistin Duvarı Kolonizasyon ve Direniş Komisyonu’na göre Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da 147 binden fazla ağaç zarar gördü; bunların 100 binden fazlası zeytin ağacıydı. Reuters’ın görüş istediği İsrail ordusu, haber yayımlanana kadar yanıt vermedi.

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor
Görsel kaynağı: La Vanguardia · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor

Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının kesintiye uğraması, gübre ve diğer tarımsal girdilerin sevkiyatını aksatarak gıda dağıtımını riske atabilecek bir tablo oluşturuyor. Birleşmiş Milletler kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (FIDA), kesintilerin tarım ürünleri ve gıda maliyetleri üzerinde yeni baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. Gübre sevkiyatlarındaki aksamalar ile yakıt ve taşımacılık fiyatlarındaki artışlar, El Niño’nun etkileri ve Ukrayna’daki savaşın Karadeniz’den buğday tedarikinde yarattığı zorluklarla birlikte değerlendiriliyor. Bu etkenlerin toplamı, tarım ürünleri fiyatında yılın üçüncü çeyreğinde %13’lük artışa yol açtı. Maliyetlerin 2026’nın son çeyreğinde ve 2027’nin ilk üç ayında da yükselmesi bekleniyor. FIDA Başkanı Álvaro Lario, Hürmüz Boğazı’ndaki ilk ablukanın etkilerinin görülmeye başladığını söyledi. İran ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukaları ve karşı ablukaların, gübre ve yakıt rezervlerinin ilk etkileri sınırlama gücü azalırken daha temkinli ekime yol açtığı belirtildi. Gübreye, yakıta ve gıda ithalatına daha bağımlı ülkelerin gelişmelerden daha fazla etkilenmesi bekleniyor. FIDA, bazı Asya ve Afrika bölgelerinde gıda güvenliği krizi yaşanabileceğini bildirirken, Lario küçük çiftçilerin daha kısa sürede gelir sağlayan ürünlere yönelerek daha değerli ürünleri bırakabileceği uyarısında bulundu. Kaynak, gelişmeler zincirinin dünya genelindeki tedarik sistemini etkileyebileceğini aktarıyor.

Pamukta 80 Sent Dengesi, 85 Sent Beklentisi ICA'nın İstanbul Konferansında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Pamukta 80 Sent Dengesi, 85 Sent Beklentisi ICA'nın İstanbul Konferansında Öne Çıktı

Aralık vadeli pamuk kontratları 14 Ekim Çarşamba günü libre başına 80,66 sentten kapandı. Çiğit pamuğa yapılan matematiksel dönüşüm kilogram başına 52,3 sente karşılık gelirken, Yunanistan'da borsaların verdiği fiyat çırçır tesisinin girişinde kilogram başına 48 sent, tarlada ise 45 sent ve ek primler düzeyinde kaldı. Bu seviyelerin üretim maliyetini karşılamadığı belirtildi. İstanbul'da aynı hafta düzenlenen ICA konferansında pamuk için 78-85 sent aralığı öngörüldü ve üst bant olan 85 sentin daha fazla test edilmesinin beklendiği aktarıldı. Yunanistan açısından temel sorunlardan birinin, Brezilya'nın düşük fiyatları nedeniyle primler üzerindeki baskı olabileceği ifade edildi. Yeni sezon görünümünde son günlerdeki yağışlar hasadı bir miktar geciktirdi ve üründe renk sorunları yaşanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Buna karşın lif uzunluğu gibi kalite göstergelerinin şu ana kadar iyi olduğu, verimlerin ise dekarda 400-550 kilogram aralığında bulunduğu bildirildi. ABD Tarım Bakanlığı'nın 9 Ekim tarihli WASDE raporunda üretim yukarı yönlü revize edilse de tüketimin altında kaldı. Küresel üretim 117,95 milyon balya, tüketim 123,08 milyon balya olarak verilirken, ihracatın Brezilya sevkiyatlarının etkisiyle 500 bin balya artması bekleniyor. ICAC ise üretimin geçen yıla göre %3,8 düşerek 25,94 milyon tona, tüketimin %1,1 artarak 26,14 milyon tona ulaşacağını tahmin ediyor. Petrol ve polyester fiyatlarındaki yükseliş ile doların euro karşısındaki hafif gerilemesi, pamukta yukarı yönlü hareket için fırsat yaratabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu

Avrupa Komisyonunun tarım ve gıda işlerinden sorumlu üyesi Christophe Hansen, Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Ortak Tarım Politikasının (OTP) sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hansen, OTP’nin geçmişten kalan bir miras değil, jeopolitik belirsizlik, dışa bağımlılıklar, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları gibi güncel sorunlara yanıt veren bir araç olduğunu belirtti. Ulusal düzeye indirgenmiş bir tarım politikası yerine ortak Avrupa yaklaşımını savundu. Copa-Cogeca ile İsveçli çiftçi kuruluşu LRF’nin düzenlediği etkinlikte finansman gündeminin önemine dikkat çeken Hansen, 2028–2034 bütçe dönemine ilişkin görüşmelerin tarım desteklerinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti. Çiftçilerin gelir desteğinin güvence altına alınmasını öncelik olarak niteleyen Hansen, tarım kuruluşlarından taleplerini devlet ve hükümet başkanlarına iletmelerini istedi. Gelecek dönemin finansmanına ilişkin kararların işletmelerin yatırım ve uyum kapasitesini uzun vadede etkileyeceğini söyledi. Hansen, tarımın dayanıklılığını artırmak için yatırımların, su yönetiminin, etkin sulamanın ve risk yönetimi araçlarının güçlendirilmesini gerekli gördü. Gıda güvenliğini Avrupa güvenliğinin parçası olarak değerlendiren Hansen, gübre dahil ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üreticilerin AB kurallarına uyarak uluslararası pazarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulmasını savundu. Hassas tarım, yapay zekâ ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesinin verimlilik ile kaynak etkinliğini artırabileceğini, yeni teknolojilerin küçük ve orta ölçekli işletmelere de erişilebilir olması gerektiğini belirtti.

Romanya, Ukrayna Tahıl Güzergâhlarındaki İHA Saldırılarını Araştırıyor
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Romanya, Ukrayna Tahıl Güzergâhlarındaki İHA Saldırılarını Araştırıyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, Rusya’nın Ukrayna’nın tahıl ihraç ettiği Karadeniz deniz yollarını giderek daha fazla hedef aldığını söyledi. Son bir haftada bölgede insansız hava araçlarının beş gemiyi vurduğu bildirildi. Ancak Bükreş, saldırıların arkasında Moskova’nın bulunduğuna dair teknik doğrulama olmadığını belirtiyor; Romanya makamları, iki gün içinde karasularına yakın iki ticari gemiye düzenlenen saldırıları araştırıyor. Dan’a göre saldırılar, Ukrayna’nın tahıl taşıdığı deniz koridorunu hedef almış olabilir. Romanya ve Bulgaristan, NATO müttefiklerinden hava savunmasını güçlendirmelerini, insansız hava araçlarını tespit ve etkisizleştirme araçları sağlamalarını istedi. Romanya servisleri, 15 Ekim’de vurulan geminin yedi mürettebat üyesini ararken, Karadeniz’deki saldırılarda ölü ve yaralıların bulunduğu bildirildi. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev de ekimde kıyıları yakınındaki saldırılarda Rus insansız hava araçlarının kullanıldığına dair ikna edici kanıt bulunmadığını, ancak bu ihtimalin mantıklı görüldüğünü söyledi. Bulgaristan açıklarında CHELSEA adlı gemiye düzenlenen saldırıda insanlar yaralandı. Daha önce 6 Ekim’de ALFA WATAN ve ABLE gemileri hedef alındı; biri battı, diğeri hasar gördü ve iki kişi öldü. Ukrayna’nın tahılını Tuna limanları üzerinden çıkardığı, Sulina’daki gemi kuyruklarının eylülde iki haftayı aştığı aktarıldı.

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek

Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu ile FAO Genel Direktörü Qu Dongyu, Roma’da Moldova tarımına verilen destek, tarım ve iklim değişikliği projeleri ile sektöre yatırım çekilmesini görüştü. Görüşme, Osmochescu’nun 2026 Dünya Gıda Forumu’na katılımı kapsamında yapıldı. Görüşmede, FAO desteğiyle hazırlanan 2027–2030 Ulusal Tarımda Dayanıklılık Programı da ele alındı. Osmochescu, belge onaylandıktan sonra hedeflerin somut önlemlere ve finansman sağlayabilecek projelere dönüştürülmesi için teknik ve yatırım desteğinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Taraflar ayrıca iklim değişikliğinin yarattığı zorluklar karşısında öncelikli müdahale alanlarını ve Agro-Gıda Ortaklık Platformu ile FAO Yatırım Merkezi fırsatları üzerinden yatırım iş birliğinin genişletilmesini değerlendirdi.

Ukrayna: Karadeniz Gıda Güvenliğinde İkinci Hürmüz Olabilir
Görsel kaynağı: Novinite · Özgün haber

Ukrayna: Karadeniz Gıda Güvenliğinde İkinci Hürmüz Olabilir

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Rusya’nın Karadeniz’deki eylemlerinin Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatını tehdit ettiğini ve bölgeyi gıda güvenliği açısından ikinci bir Hürmüz Boğazı’na dönüştürebileceğini söyledi. Ukrinform’un aktardığı açıklamaya göre Sybiha, Moskova’nın deniz taşımacılığını baskı kurmak amacıyla kısıtladığını savundu. Sybiha, bu kısıtlamaların küresel gıda fiyatlarında yeni bir artışa yol açabileceği, bazı Afrika ülkelerinde arz sıkıntısı yaratabileceği ve Avrupa’ya yönelik yeni göç dalgalarını tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Dışişleri Bakanı, “Rusya gıdayı silah olarak kullanıyor” diyerek uygulamaların kasıtlı bir strateji olduğunu belirtti.

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi

Oxford Economics’in Bayer tarafından yaptırılan çalışmasına göre Avrupa Birliği’nde toplam tarla bitkileri üretimi 2011-2023 döneminde yılda ortalama yalnızca %0,1 arttı. Aynı dönemde üretim artışı ABD’de %1, dünya genelinde %2 ve Brezilya’da %3,3 oldu. Çalışmadaki karşılaştırma, tek bir ürünün verimini değil, farklı yüzölçümü, ürün ve işletme yapılarını kapsayan toplam bitkisel üretimi ölçüyor. Avrupa’daki yavaş büyüme, üretim maliyetlerindeki artış ve iklim riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Çalışmaya göre 2025’te AB’de gübre fiyatları 2020’ye göre %60, enerji fiyatları %51, makine ve ekipman fiyatları %25 yükseldi. Oxford Economics’ten Jeremy Leonard, maliyet baskısının özellikle işletme marjlarında görüldüğünü ve kârlılığın azalmasının üretkenliği artırabilecek teknolojilerin satın alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’nın çalışmada aktarılan tahminlerine göre iklim riskleri Avrupa tarlalarında yıllık ortalama 17,4 milyar avro kayba yol açıyor; bu tutar üretimin %6,4’üne denk geliyor. Kayıpların 2050’de 24,8-28,9 milyar avroya çıkabileceği öngörülüyor. Bu etkinin bölgelere ve ürünlere göre değişeceği belirtilirken, Hollandalı süt sığırı yetiştiricisi Judith de Vor, aşırı yağış dönemleriyle sıcak ve kurak dönemlerin üretim koşullarını değiştirdiğini ve yeni bitki sağlığı sorunları doğurduğunu anlattı. Bitki koruma alanındaki seçeneklerin daralması da çalışmada öne çıkan sorunlar arasında yer aldı. Bayer’in aktardığı verilere göre AB’de onaylı aktif maddelerin sayısı 2000’lerin başındaki binden fazla düzeyden yaklaşık 420’ye geriledi; son yedi yılda 92’den fazla madde piyasadan çıkarken yalnızca bir yeni sentetik aktif madde geldi. Frank Terhorst, bitki koruma programlarındaki boşlukları önümüzdeki beş yılın başlıca sorunlarından biri olarak gösterdi. Bayer, yeni kimyasal ve biyolojik çözümlerin geliştirilmesini ve ruhsatlandırılmasını hızlandırmayı savunuyor. Terhorst, yeni genomik teknikleri çeşitlerin çevre koşullarına daha hızlı uyarlanması için önemli bir platform olarak değerlendirirken, hastalık direnci ve azot beslenmesi gibi daha karmaşık özellikler için zaman ufkunun gelecek on yıla uzandığını belirtti. Bayer’in sekiz Avrupa pazarında 8 binden fazla tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların %84’ü gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi saydı; aynı oran çiftçilerin yeni teknolojilere erişimini destekledi. Ancak genel inovasyon desteğinin belirli teknolojiler üzerindeki görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadığı ve çiftçilerin kendi koşullarına uygun çözümleri seçebilmesi gerektiği vurgulandı.

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı
Görsel kaynağı: Teagasc · Özgün haber

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı

İrlanda’da düzenlenen “Land Citizenship: Rural Women Cultivating Good Food for All” etkinliğinde kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kısa gıda tedarik zincirleri ve sürdürülebilir gıda sistemleri araştırma ve politika odağında ele alındı. Teagasc’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında düzenlediği organizasyon, kurumun bu çerçevedeki iki etkinliğinden biri oldu. İki günlük etkinlik, İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı ile Teagasc tarafından ortaklaşa düzenlendi ve İrlanda’nın Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı için resmi etkinlik olarak gerçekleştirildi. COREnet Horizon Europe projesi kapsamında bir yol gösterisi niteliğindeki organizasyon, uluslararası katılıma ve politika yeniliğine odaklandı. İlk gün Avrupa’nın farklı yerlerinden çiftçiler, danışmanlar, araştırmacılar, politika yapıcılar ve kırsal kuruluşlar saha ziyaretlerinde bir araya geldi. Katılımcılar COREnet’in “Golden Cases” ve “Lighthouse Projects” kapsamındaki Airfield Farm, Burren Beef and Farm Experience, Masterchefs ve Western Organic Producer Organisation örneklerini inceledi. Bu örnekler, kapsayıcı ve sürdürülebilir değişimde danışmanlık hizmetleri, hedefli politika desteği ve işbirlikçi ağların rolünü ortaya koydu. Bazı girişimlerin İrlanda’nın 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamındaki kısa gıda tedarik zinciri ve üretici örgütlerine erken destek programlarından yararlandığı aktarıldı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığından Elisa Goode, örneklerin kısa gıda zincirleri ile sürdürülebilir gıda sistemlerinde kadın çiftçilerin liderliğini gösterdiğini söyledi. İkinci gün Galway’de düzenlenen araştırma ve politika sempozyumunda DAFM’nin TEDY Agroekoloji Ortaklığı, COREnet’in kardeş ağı EU4Advice ve sürdürülebilir hayvancılık sistemlerine odaklanan STEP-UP Horizon Europe projesi ele alındı. Teagasc’tan Áine Macken-Walsh, kısa gıda zincirlerinin yalnızca İrlanda’da değil, Avrupa Birliği genelinde kadınların çiftlik temelli yenilikçiliğe liderlik ettiği alanlardan biri olduğunu belirtti. Macken-Walsh, bu zincirlerin aile çiftliklerinde kadınların işletmelerin ortak liderleri olduğu işbirlikçi düzenlemelerle gelişebildiğini ifade etti. Hindistan’dan Bina Agarwal, grup veya işbirlikçi tarımın tarımda toplumsal cinsiyet eşitliğini dönüştürme potansiyelini vurgulayarak İrlanda’daki örnekleri küresel bağlama yerleştirdi. Avusturya’dan Christian Jochum ise ülkede kadınların tarıma katılımının Avrupa Birliği ortalamalarına göre daha yüksek olduğunu ve organik tarımın önemli bir paya sahip bulunduğunu aktardı. TEDY’den Mousaab Alrhmoun, kısa gıda zincirlerinin kadınları, gençleri ve geleneksel tarımda yeterince temsil edilmeyen grupları güçlendirebilecek yerel iş modelleri sunduğunu söyledi. Etkinlikte ayrıca İrlanda Natura ve Tepe Çiftçileri Birliği, Tarımda Kadınlar Paydaş Grubu, Wild Atlantic Nature, Talamh Beo ve Mid-West Bio-District temsilcilerinin görüşleri sistemik haritalama çalışmasında bir araya getirildi. Araştırma boyutunda FLIARA Horizon Europe projesi ile Galway, Limerick ve Lyon’daki akademik kurumların temsilcileri yer aldı. Kapanış konuşmasında Teagasc yöneticisi Paul Maher, aile çiftçiliğinde kadınların güçlendirilmiş rollerinin sürdürülebilirlik ve yenilikçilik üzerinde olumlu etkiler yarattığına ilişkin tutarlı kanıt bulunduğunu söyledi.

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak

Mısır Tarım ve Toprakların Islahı Bakanlığı, kırsal kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini sürdürülebilir kalkınmanın ve Mısırlı ailelerin yaşam kalitesini artırmanın öncelikli unsurlarından biri olarak açıkladı. Açıklama, Ulusal Kadın Konseyi’nin Kahire’nin Madinat Nasr bölgesindeki merkezinde düzenlenen Dünya Kırsal Kadınlar Günü etkinliğinde, Bakan Yardımcısı Mustafa es-Seyyad tarafından yapıldı. Bakanlığın planı, küçük ve mikro ölçekli projelerin kurulması ve finanse edilmesi için gerekli kolaylıkların sağlanmasını içeriyor. Aile geçimini sağlayan kadınlara destek programlarında öncelik verilmesi, üretim araçları ve girdilere erişimlerinin artırılması ve uygun koşullu kredilerden yararlanmalarının kolaylaştırılması öngörülüyor. Destek alanları arasında hayvansal ve kanatlı üretimi, gıda işleme ile geleneksel ve el sanatları yer alıyor. Seyyad, kırsal kadınların tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin yanı sıra ailelerinin ekonomik yönetiminde de önemli rol oynadığını belirtti. Bakanlık, finansmanın yanında eğitim, farkındalık, danışmanlık ve veterinerlik programları uygulamayı; kadınlara modern pazarlama yöntemleri konusunda eğitim vermeyi planlıyor. Açıklamada ayrıca Tarım Bakanlığı ile Ulusal Kadın Konseyi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı.

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Danimarka Doğa ve Hayvan Refahı Bakanı Christian Rabjerg Madsen, 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesi planlanan yeni azot düzenlemesinin ertelenmeyeceğini açıkladı. Karar, düzenlemenin dayandığı veri temelinde Aarhus Üniversitesi tarafından hata kabul edilmesine rağmen alındı. Hükümetin Yeşil Alan Dönüşümü ve Su Ortamı Kurumu ile üniversite, hatalı hesaplamaları düzeltmek için çalışıyor. Düzenleme, her tarım işletmesinin yılbaşından itibaren salabileceği azot miktarını belirleyen hesaplamalara dayanıyor. Rabjerg Madsen, hesaplama hatasının su ortamının iyileştirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmadığını savundu. Bakana göre Danimarka fiyortlarında oksijen azalması, alg birikimi ve balık ölümleri sürüyor; düzenlemenin ertelenmesi bu sorunları çözmeyecek. Hükümet ortaklarından Sosyalist Halk Partisi de azaltımın planlandığı gibi uygulanması gerektiğini belirtirken, Radikal Sol erteleme seçeneğini reddetti. Bazı muhalif partiler ise Aarhus Üniversitesi’ndeki hata nedeniyle düzenlemenin ertelenmesini istedi. Hükümetteki Moderaterne de kısa süreliğine erteleme ihtimaline açık olabileceği mesajını verdi. Hesaplama hatası, çiftçilerin üretim planlarını yaptığı bir dönemde belirsizlik yarattı. Danimarkalı üreticilerin gelecek yılın ürünleri için planlama yaptığı, girdi alımlarını tamamladığı ve bazı bölgelerde ekime başladığı aktarılırken, düzeltilen rakamlar kesinleşene kadar işletmelerin yılbaşından itibaren geçerli olacak nihai kuralları bilmediği belirtildi. Bu durum, çiftçilerin üretim kararlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Ancak düzenlemenin ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin hükümet kararı değişmedi. Tartışmaya sektör kuruluşu FødevareDanmark da katıldı. Kuruluş, düzenlemenin hesaplama temelinin bağımsız biçimde incelenmesine kadar uygulamanın durdurulmasını ve öngörülen çevresel kazanımın hangi verilere dayandığının açıklanmasını istedi. FødevareDanmark’ın aktardığı 111 Danimarka ormanına ilişkin tarihsel araştırmalarda, insan etkisinin çok sınırlı olduğu beş ormanda yıllık azot sızıntısı hektar başına 44-60 kilogram olarak ölçüldü veya hesaplandı. Doğal alanlar için kullanılan referans değerleri ise hektar başına 2-5 kilogram düzeyinde bulunuyor. FødevareDanmark, bu verilerin tarım arazilerinin ormana dönüştürülmesiyle sağlanacağı öngörülen çevresel faydanın yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini savunuyor. Suserup Skov’da daha önce hektar başına yıllık 44 kilogramlık azot sızıntısı hesaplandığı, Aarhus Üniversitesi’nin NOVANA raporunda ise killi topraklardaki ekili tarlalar için ortalama yaklaşık 37 kilogramlık değer verildiği aktarıldı. Bununla birlikte orman ve tarım arazilerine ilişkin araştırmaların farklı yöntemlere dayandığı ve doğrudan karşılaştırılamayacağı belirtildi.

FSSAI, Pirinç Kepeği Yağındaki Sağlık İddiaları İçin Bildirim Gönderdi
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

FSSAI, Pirinç Kepeği Yağındaki Sağlık İddiaları İçin Bildirim Gönderdi

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Otoritesi (FSSAI), pirinç kepeği yağıyla ilgili yanıltıcı sağlık yararı iddiaları nedeniyle Gemini Edibles & Fats India Ltd, BigBasket ve Flipkart’a bildirim gönderdi. İşlem, Freedom Cooking Rice Bran Oil ürününün e-ticaret platformları ve sosyal medya üzerinden tanıtılmasıyla ilgili. Ürünün tanıtımında kötü kolesterolü azalttığı, iyi kolesterolü koruduğu veya artırdığı ve 10.000’den fazla PPM doğal orizanol içerdiği ileri sürüldü. FSSAI, kolesterol ve kalp sağlığına ilişkin bu iddiaların, 2018 tarihli Reklam ve İddialar Düzenlemeleri kapsamında pirinç kepeği yağı için kapsanmadığını veya izin verilmediğini belirtti. FSSAI ayrıca Gemini Edibles & Fats India’nın kendi e-ticaret sitesinde, e-ticaret faaliyetini kapsayan geçerli bir merkezi lisansa sahip görünmeden gıda ürünleri sunduğunu veya sattığını bildirdi. İlgili gıda işletmecilerinden, 2006 tarihli Gıda Güvenliği Yasası kapsamında neden işlem başlatılmaması gerektiğini açıklamaları istendi. Aynı açıklamada DNV Food Products Ltd’nin lisansının hijyen, sanitasyon, depolama ve lisanslama alanlarındaki ciddi uygunsuzluklar nedeniyle askıya alındığı, Jhanvittanni’nin lisansının ise sürekli uyumsuzluk nedeniyle iptal edildiği belirtildi.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

FAO: Yenilikçi Çözümler Azerbaycanlı Çiftçilerin Gelirlerini Artırabilir
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Yenilikçi Çözümler Azerbaycanlı Çiftçilerin Gelirlerini Artırabilir

FAO’nun Azerbaycan Temsilcisi Nasar Hayat, yenilikçi çözümlerin Azerbaycanlı çiftçilerin su kaynaklarını daha verimli kullanmasına, ürün kayıplarını azaltmasına ve gelirlerini artırmasına yardımcı olabileceğini söyledi. Açıklama, ADA Üniversitesi, Azerbaycan Tarım Bakanlığı ve FAO’nun ortak düzenlediği 2026 Dünya Gıda Günü etkinliğinde, Bakü’de yapıldı. Hayat, daha verimli sulama yönetimi, zamanında hava durumu bilgisi, geliştirilmiş tarım uygulamaları ve alıcılarla dijital bağlantıların tarımsal kalkınma için fırsatlar sunduğunu belirtti. Yeniliğin mutlaka karmaşık veya pahalı olması gerekmediğini söyleyen Hayat, tarlada işe yarayan, su tasarrufu sağlayan, kayıpları azaltan veya çiftçi gelirini artıran basit çözümlerin de yenilik sayılabileceğini ifade etti. FAO temsilcisi, 14 yaşındaki Azerbaycanlı öğrenci Leyla Heydarova’nın geliştirdiği KendMart platformunu örnek gösterdi. Platformun yerel çiftçileri doğrudan tüketicilere bağlamak ve küçük çiftliklerin müşteri bulmasına yardımcı olmak üzere tasarlandığını söyledi. Hayat ayrıca üniversitelerin bilimsel araştırmayı çiftçilerin pratik ihtiyaçlarıyla ilişkilendirmesinin, bilimsel bilgi ile çiftçi deneyiminin birleştirilmesinin agroçeşitliliği, üretimi ve dayanıklılığı destekleyeceğini belirtti. Kırsal kadınlar, küçük ölçekli çiftçiler ve gençlerin finansman, eğitim, teknoloji ve pazarlara erişiminin genişletilmesi gerektiğini vurgulayan Hayat, 2025’te dünya genelinde 645 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya kaldığını aktardı. Küresel nüfusun yaklaşık üçte birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını söyleyen Hayat, mevcut çözümleri ihtiyaç duyanlara erişilebilir kılmanın temel bir zorluk olduğunu ve FAO’nun Azerbaycan hükümeti ile ortaklarıyla çalışmayı sürdüreceğini ifade etti.

Azerbaycan Tarımında Yenilik ve Bilimsel Araştırma Vurgusu
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Azerbaycan Tarımında Yenilik ve Bilimsel Araştırma Vurgusu

Dünya Gıda Günü 2026 etkinliği, 16 Ekim'de Bakü'de ADA Üniversitesi, Azerbaycan Tarım Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından ortaklaşa düzenlendi. ADA Üniversitesi Rektör Yardımcısı Fariz Ismayilzade, yeniliklerin, yeni teknolojilerin ve bilimsel araştırmaların Azerbaycan tarımını daha güçlü ve gelişmiş hale getirebileceğini söyledi. Ismayilzade, etkinliğin tarım ve gıda sistemlerinde ilerlemeye katkı sağlayan yenilikler, teknolojiler ve bilimsel araştırmalara odaklanmasını memnuniyetle karşıladı. Tartışmaların yeni bağlantılar oluşturmasını ve öğrencilerin deneyimli konuşmacılardan öğrenmesini umduğunu belirten Ismayilzade, bu çalışmaların Azerbaycan tarım sektörünün daha güçlü ve gelişmiş hale gelmesine yardımcı olabileceğini ifade etti. Ayrıca FAO temsilcilerini kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kutlayarak ortaklığın gelecekte genişlemesini diledi.

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığına bağlı Tarım Ödemeleri ve Müdahaleler Ajansı (APIA), 2026 başvuru yılı tarım sübvansiyonları avans ödemelerinin ilk gününde 103.755 çiftçiye toplam 124.109.845,27 avro aktardı. Ödemeler, 16 Ekim sabahı başlayan kampanyanın açılış diliminde saat 08.00 itibarıyla gerçekleştirildi. Bakanlık, açılış diliminde yetkilendirilen yararlanıcı sayısının rekor düzeye ulaştığını bildirdi. Tarım Bakanı Tánczos Barna’nın açıklamasına göre ilk gün aktarılan tutar, geçen yılın ilk günündeki miktarın dört katından fazlaydı; destek ödemesi alan çiftçi sayısı da son yılların en yüksek seviyesine çıktı. Aktarılan fonların 108.222.953,91 avrosu Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan (FEGA), 15.886.891,36 avrosu ise Avrupa Tarım ve Kırsal Kalkınma Fonu (FEADR) ile ulusal bütçe eş finansmanından sağlandı. Ödemelerin, devam eden sonbahar tarım kampanyası ve girdi alımları için çiftçilere gerekli finansal likiditeyi sağlaması hedefleniyor. Barna, ödemelerin sonraki günlerde de aynı hızla sürdürüleceğini belirtti. Avrupa düzenlemeleri kapsamında avanslar FEGA tarafından finanse edilen müdahalelerde onaylanan tutarın %75’ine, FEADR kapsamındaki müdahalelerde ise %85’ine kadar çıkabiliyor. APIA, 1 Aralık 2026’dan itibaren her müdahale için onaylanan toplam tutara ulaşılmasını sağlayacak düzenli ödemelere başlayacak. Ödemeler, Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenen kurlar üzerinden Romanya’nın ulusal para birimi ley ile yapılıyor. Kırsal kalkınma kapsamındaki bazı müdahalelerde ödeme listelerini APIA onaylarken, fonların fiili aktarımını Kırsal Yatırımların Finansmanı Ajansı (AFIR) gerçekleştiriyor.

Adıgey, Tarım Üreticileri İçin Ek Federal Destek Talep Ediyor
Fotoğraf: Алексей Гусев · Özgün haber

Adıgey, Tarım Üreticileri İçin Ek Federal Destek Talep Ediyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rusya hükümeti ve Tarım Bakanlığı, tarım üreticilerine ek destek verilmesi olasılığını değerlendiriyor. Hazırlanan önlemler arasında, yüksek miktarda tahıl üreten bölgelerde faaliyet gösteren üreticilerin imtiyazlı kredilerinin bir yıl uzatılması bulunuyor. Ancak bu destek henüz kesinleşmedi ve Adıgey mevcut yararlanıcı bölgeler listesine alınmadı. Başbakan Mihail Mişustin’in açıkladığı taslağa göre, 1 Ocak 2025’ten sonra kullanılan kısa vadeli kredilerde imtiyazlı faiz oranının yeniden uygulanmasına izin verilmesi planlanıyor. Mişustin, düzenlemenin sektörün mali yükünü azaltacağını ve gelecek yılki ekim kampanyasına hazırlık sağlayacağını belirtti. Adıgey senatörü Aleksandr Narolin, bölgenin kapsama alınmasını önerirken Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko girişimi destekleyerek Tarım Bakanlığına konuyu inceleme çağrısı yaptı.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor
Görsel kaynağı: De Telegraaf · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Hollanda’da Albert Heijn’de hafta boyunca süren bir siber olay, gıda tedarikinin teknolojiye bağımlılığı konusunda endişe yarattı. Telegraaf, bu bağımlılığın kamuoyu açısından kaygı verici olup olmadığını tartışmaya açtı. Ahold’daki bilişim sorunları nedeniyle özellikle taze ürünler mağazalara ulaştırılamadı ve raflar boşaldı. Çevrim içi siparişler de verilemezken, uzmanlar tüm süpermarketlerin aynı anda durması halinde gıda tedarikinin geniş ölçekte aksayabileceğini belirtti.

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı
Görsel kaynağı: Portal Analitika · Özgün haber

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadağ Gıda Bankası, yoksullukla mücadelenin somut sosyal politika önlemleri, en kırılgan gruplara yeterli yardım ve etkili bir gıda bağışı sistemi olmadan yürütülemeyeceği uyarısında bulundu. Bankanın açıklamasına göre Karadağ nüfusunun beşte birinden fazlası yoksulluk riski altında bulunuyor ve çok sayıda aile yeterli gıdayı sağlamakta zorlanıyor. Açıklama, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ile 17 Ekim Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele Uluslararası Günü dolayısıyla yapıldı. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yılın başından itibaren planlanan ücret artışlarının sosyal yardım alanlara veya hiçbir geliri olmayanlara doğrudan fayda sağlamayacağını savundu. Medojević’e göre bu kesimlerin gıda, fatura ve ilaç masraflarını nasıl karşılayacağı sorunu devam ediyor. Gıda Bankası, düşük sosyal yardımların, yardım alma kriterlerinin katılığının ve ailelere verilen desteğin yetersiz kalmasının bazı kişileri temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak kaynaklardan yoksun bıraktığını belirtti. Çocuklar, yalnız ebeveynler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında gösterildi. Banka; sosyal yardımların artırılmasını, yardım kriterlerinin daha esnek hale getirilmesini, erişilebilir okul öğünleri sağlanmasını, yoksulluk içindeki ailelere daha fazla destek verilmesini, yaşlıların korunmasını ve sosyal konutun geliştirilmesini önerdi. Ayrıca tedarik zincirinin farklı aşamalarında gıdanın atıldığı, buna karşılık bazı vatandaşların günlük öğünlerini karşılayamadığı belirtildi. Bu nedenle devletin gıda fazlası bağışlarını yasal olarak düzenlemesi, bağışçılara teşvik vermesi ve güvenli gıdayı ihtiyaç sahiplerine yönlendirecek etkili bir sistem kurması istendi. Gıda Bankası, yoksullukla mücadeleyi hükümetin öncelikleri arasına alarak ücret artışlarından yararlanamayanlara somut destek sağlama çağrısını yineledi.