ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 10

Avustralya'da Sığır Fiyatları Yağışla Birlikte Rekor Seviyelere Çıktı
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya'da Sığır Fiyatları Yağışla Birlikte Rekor Seviyelere Çıktı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avustralya’da Queensland ile kuzey Yeni Güney Galler’deki önemli üretim bölgelerine yoğun yağış düşmesinin ardından sığır fiyatları ekim ayının son haftasında yükseldi. Meat and Livestock Australia’nın (MLA) Doğu Genç Sığır Göstergesi (EYCI), yeniden stoklama yapan alıcılarla yetiştiricilerin rekabeti sonucu kilogram başına 1.000 Avustralya sentini aştı. MLA, genç sığırlara talebin güçlü olduğunu ve işleme amaçlı inek göstergesinin de rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. Roma’da salı günü Winton bölgesinden bazı sütten kesilmiş erkek buzağılar kilogram başına 7 Avustralya dolarına, hayvan başına ise 1.900 Avustralya dolarının üzerine satıldı. Dubbo’daki satışta yeniden stoklama amaçlı genç sığırlara talep, fiyatları geçen haftaya göre kilogram başına 80 Avustralya sentine kadar artırdı; genç erkekler 7,40, genç dişiler 6,50 Avustralya dolarına kadar çıktı. Bu satışlar, sürülerini yenilemek isteyen alıcılar arasındaki rekabetin güçlü olduğunu gösterdi. MLA’nın ulusal işleme amaçlı inek göstergesi ilk kez kilogram başına 4 Avustralya dolarını aşarken, ağır erkek sığır göstergesi 4,77 Avustralya dolarıyla yeni rekor kırdı. Global AgriTrends analisti Simon Quilty, ağır erkek sığır arzının sınırlı olması nedeniyle işleyicilerin yem işletmeleriyle hayvan temini için rekabet ettiğini söyledi. Quilty, Avustralya sığır sektörünün sürü yenilemenin başlangıcında olduğunu belirterek ağır erkek sığır fiyatlarının gelecek yıl yaklaşık %20 artıp kilogram başına yaklaşık 5,70 Avustralya dolarına çıkacağını öngördü. Roma’nın batısında 160 milimetreden fazla yağış alan üretici Scott Loughnan ise yağışın ot ve sonraki ekim için nem sağladığını, ancak kışlık ürünler açısından iyi olmadığını ifade etti.

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada menşeli bazı tarım ve orman ürünlerine uygulanan %50 gümrük vergilerinin kaldırılması talimatını verdi. Karar, daha önce Kanada’dan yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki ithalata getirilen ve iki ülke arasındaki görüşmelerin ağustosta çökmesinin ardından yürürlüğe giren vergiler kapsamında alındı. Kaynak, düzenlemenin bu ürünlere bağlı ABD tarım şirketlerini destekleyebileceğini belirtiyor ancak sonucu kesinleşmiş bir etki olarak sunmuyor. Beyaz Saray, kontrplak, bazı kâğıt ürünleri, makineler, soğutma ekipmanları ve ambalaj kutularını istisna kapsamına aldı. Maine Senatörü Susan Collins, karar öncesinde Beyaz Saray’ı eyaletteki şirketleri ve çiftçileri etkileyen vergi sorununu çözmeye çağırdı. Collins, istisnanın yaban mersini, patates, elma ve deniz yosunu üreticilerine yardımcı olacağını, birçok üreticinin Kanada’dan gelen ve ABD’de bulunmayan veya yüksek maliyetle ikame edilebilen ekipman ve ambalajlara bağlı olduğunu söyledi.

Meksikalı Üretici Örgütlerinden 2027 İçin Sıfır Tarifeli Sığır Eti Kontenjanına İtiraz
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksikalı Üretici Örgütlerinden 2027 İçin Sıfır Tarifeli Sığır Eti Kontenjanına İtiraz

Meksika Ulusal Hayvancılık Örgütleri Konfederasyonu (CNOG) ile Meksika Et Üreticileri Birliği (AMEG), Ekonomi Bakanlığından 2027'de ticaret anlaşması bulunmayan ülkelerden sığır eti için sıfır tarifeli kontenjan açılmayacağını şimdiden duyurmasını istedi. İki kuruluş, bu ülkeler için genel tarifenin korunması ve alınacak olağanüstü önlemlerin Tarım Bakanlığıyla hazırlanacak arz-talep dengesi analizine dayandırılması çağrısında bulundu. CNOG ve AMEG ayrıca Hayvan, Tarım, Kırsal Kalkınma, Balıkçılık ve Gıda Sağlığı Ulusal Hizmetinin (Senasica) Brezilya eti için şartları güçlendirmesini ve 2026 kontenjanının ülkelere göre kullanımını açıklamasını talep etti. Açıklamaya göre ocak-ağustos 2026 döneminde Meksika'nın sığır eti ihracatı, 2025'in aynı dönemine göre %22,6 artarak 214.570 tona çıktı. İthalat ise %10,9 düşerek 154.444 ton oldu; dış ticaret dengesi hacimde 60.126 ton, değerde 661,8 milyon dolar fazla verdi. Kuruluşlar, mart-ağustos döneminde Brezilya'dan 56.447 ton et geldiğini ve bunun 70.000 tonluk kontenjanın %80,6'sına karşılık geldiğini belirtti. Kilogramı 6,26 dolar olan kemiksiz Brezilya etinin ulusal üretimle doğrudan rekabet ettiğini savunan örgütler, Mayıs 2025'ten bu yana daha önce ihraç edilen yaklaşık 1,7 milyon baş hayvanın ülkede kaldığını bildirdi. Bu durumun ayda yaklaşık 35.000 ton ek karkas eti oluşturduğunu ifade ettiler. CNOG ve AMEG'ye göre sınırın kısmi açılması arz fazlasını gidermeye yetmedi. Douglas ve Santa Teresa geçişlerinden 24 Ağustos-16 Ekim arasında 39.600 baş hayvan geçti; 28 Eylül'den itibaren haftalık ortalama yaklaşık 7.150 başta kaldı. Örgütler, fazlanın en az 2027'nin ilk yarısında sürmesini bekliyor. Sıfır tarifeli ithalatın tüketiciye yarar sağladığına dair kanıt bulunmadığını savunan kuruluşlar, eylülde sığır eti fiyatının yıllık %2,92 artmasına karşın genel enflasyonun %3,45 olduğunu belirtti. Aynı açıklamada, üretici fiyatlarındaki düşüşün 750 bin hayvancılık ailesi tarafından karşılandığı ileri sürüldü.

Depoda ahşap kasalarda patatesler ve ürünleri ayıklayan bir çalışan
Fotoğraf: Pogiba Alexandra / Globallookpress.com · Lenta.ru · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

Rusya’da Patates Hasadı %8,7 Geriledi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Rusya’da ekim ayı başı itibarıyla 14,65 milyon ton patates toplandı. Rosstat verilerine göre bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre %8,7 daha düşük olurken, hasat ekili alanların %87’sinde tamamlandı. AB Center analistleri, 2026 sonunda sanayi sektöründeki patates üretiminin 7,6 milyon tona ulaşacağını öngörüyor. Bu tahmin, 2025’e göre %11,5 düşüşe, 2024’e göre ise 100 bin tonluk artışa işaret ediyor. Anatoly Tikhonov, 2025’teki rekor arzın fiyatları düşürmesinin ardından tarım işletmelerinin ilkbaharda patates ekim alanlarını 968,2 bin hektara indirdiğini belirtti. Buna karşın kişisel yardımcı işletmelerin yaklaşık 9,5 milyon tonluk üretimiyle iç talebin karşılandığı, Tarım Bakanlığının da patateste kendine yeterlilik oranını %96,3 olarak açıkladığı aktarıldı. Patatesin fiyatı eylülde aylık bazda %9,2 geriledi. Tikhonov, fiyatların seyrinde üretim miktarından çok sebze depolarının varlığının belirleyici olduğunu söyledi. Patates Birliğine göre ülkede 2-3 milyon ton kapasiteli depolama açığı bulunuyor; bu nedenle üreticiler sonbaharda ürünü düşük fiyattan satmak zorunda kalabiliyor. Depolama kapasitesinin artırılmaması durumunda fiyatların 2027 ilkbaharında yükselmesi bekleniyor.

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Cheaf, 24 Ekim Uluslararası İklim Değişikliği Günü öncesinde, aşırı iklim olaylarının Şili’de tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerindeki risklerine dikkat çekti. Uyarı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (PNUMA) 21 Ekim’de yayımladığı 2026 Emisyon Açığı Raporu’nun, mevcut politikalar sürerse küresel sıcaklık artışını bu yüzyılda 2,8 °C’ye kadar öngörmesinin ardından geldi. Ülkeler iklim taahhütlerini yerine getirse bile artışın 2,6 °C’ye ulaşabileceği belirtildi. Şili’de tarım ve hayvancılık bölgelerini etkileyen orman yangınları, ürünleri ve kırsal yolları yok eden seller ile sulama ihtiyacını artıran sıcak hava dalgaları, ulusal üretim açısından somut tehditler oluşturuyor. Uzun süreli kuraklıklar, seller, yangınlar ve sıcak hava dalgaları ürünlere zarar verirken tarımsal altyapıyı ve tedarik zincirlerini de etkileyerek fiyatlar ile gıda güvenliği üzerinde baskı yaratıyor. Kaynağa göre bu olaylar doğal iklim değişkenliği ve El Niño gibi farklı nedenlerle ilişkili olabilir; küresel ısınma ise etkilerini yoğunlaştırabilir. Cheaf Chile Genel Müdürü Natalia Paredes, sel nedeniyle kaybedilen hasadın, üretim alanlarını yok eden yangınların veya kuraklığın verimi düşürmesinin gıdanın bulunabilirliğini ve fiyatını etkileyebileceğini söyledi. Gıda fiyatlarının yükselmesinden en fazla kırılgan ailelerin etkileneceğini belirten Paredes’in değerlendirmesi, Şili’deki mevcut fiyat baskısıyla birlikte ele alındı. INE’ye göre gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ocak-Eylül 2026’da %3,9, son 12 ayda %4,3 arttı; eylülde patates ve marul fiyatları sırasıyla %8,6 ve %10,5 yükseldi. Birleşmiş Milletler’in SOFI 2026 raporuna göre Şili’de yaklaşık 3,2 milyon kişi, nüfusun %16’sı, orta veya ciddi gıda güvensizliği yaşıyor. Aynı rapor, 2025’te dünya genelinde 2,1 milyar kişinin bu sorunla karşılaştığını tahmin ediyor. Paredes, iklim değişikliğine uyum için tarımın dayanıklılığının ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini, gıda kayıpları ile israfının azaltılmasını önerdi.

Kışlık Soğan İçin Sarımsak ve Soğan Sonrası Dikim Önerilmiyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Kışlık Soğan İçin Sarımsak ve Soğan Sonrası Dikim Önerilmiyor

Kışlık soğan dikiminden önce tarlada daha önce hangi ürünün yetiştiğinin ve toprağın durumunun değerlendirilmesi öneriliyor. VSN’nin aktardığı değerlendirmeye göre sarımsak ve diğer soğan türleri, aynı familyadan oldukları ve ortak hastalık ile zararlıları taşıyabildikleri için uygun öncüller arasında bulunmuyor. Bu ürünlerden sonra soğan yetiştirildiğinde ürün zayıflayabiliyor. Aynı ürünlerin aynı yerde birkaç yıl üst üste yetiştirilmesi, hastalık etmenlerinin toprakta birikme riskini artırabiliyor. Bu nedenle soğanın aynı yatağa 3–4 yıldan önce döndürülmemesi, tarlada hastalık görülmüşse daha uzun ara verilmesi tavsiye ediliyor. Pırasa ve süs soğanları da aynı familyadan oldukları için iyi öncüller sayılmıyor. Patatesten sonra kışlık soğan dikmek mümkün; ancak patates için fazla gübre kullanılmışsa veya tarlada çok sayıda bitki artığı kalmışsa dikim öncesinde toprağın hazırlanması gerekiyor. Lahana da toprak tükenmemiş ve hastalık sorunu yaşanmamışsa kullanılabilir. Salatalık, kabak, bal kabağı, bezelye, fasulye ve yabancı otlardan temizlenmiş, iyi hazırlanmış tahıl alanları uygun öncüller arasında gösteriliyor. Baklagiller, azot bağlayan bakterilerle etkileşim sayesinde toprağa bir miktar azot bırakabiliyor; ancak bu durum sonbaharda fazla azotlu gübre verilmesini gerektirmiyor. Dikim için güneşli ve su birikmeyen alanların seçilmesi, gerekirse olgun kompostun toprağa eşit biçimde karıştırılması öneriliyor. Kullanılacak soğanlıkların sert, çürüme, leke ve mekanik hasar bulunmayan sağlıklı materyal olması gerekiyor. Fazla gübre daha büyük soğanları garanti etmezken kışlamayı kötüleştirebilir. Soğan büyüklüğünü ayrıca çeşit, dikim materyalinin kalitesi, ışık, toprak yapısı ve asitliği, nem ile ilkbahar bakımı da etkiliyor. En iyi sonuç için münavebe, sağlıklı dikim materyali ve iyi hazırlanmış alanın birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı

Castilla y León Tarım, Hayvancılık, Kırsal Alan ve Çevre Politikaları Bakanı Joaquín Antonio Pino, bölgesel yönetimin balıkçılığa yönelik desteğinin gelecek hafta bütçede görüleceğini söyledi. Pino, yeni kurumsal yapıda balıkçılığa özel bir hizmet birimi bulunacağını belirterek, tarihsel olarak avcılığın gölgesinde kalan sektörün bütüncül bir yaklaşımla yeniden canlandırılacağını ifade etti. Pino, federasyon, kulüp ve derneklerin taleplerinin hükümet politikalarına aktarılacağını, bu yaklaşımın nehir kesimlerinin temizlenmesi gibi uygulamalarla somutlaşacağını söyledi. Balıkçılığın Castilla y León’da kırsal kalkınma açısından ekonomik ve sosyal önem taşıdığını, birçok bölgeye nüfus çekme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Nehirlerin restore edilmesi ve istilacı türlerin ilerlemesinin engellenmesi gerektiğini kaydeden Pino, bu türlerin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflenmediğini vurguladı. Pino ayrıca merkezi hükümetin yürürlüğe koyduğu bazı yasaların istilacı türlerle mücadeleyi ve yeniden balıklandırma çalışmalarını zorlaştırdığını savundu. Ölümlü ve yakala-bırak balıkçılık arasında çatışma yerine birlikte yaşama olması gerektiğini dile getirdi. Açıklamalar, León kentinde pazar gününe kadar süren Uluslararası Alabalık Haftası ile Destino Pesca Castilla y León etkinliğinin resmi açılışı öncesinde yapıldı. Amatörlere, uzmanlara ve genel kamuya açık etkinlik, León Piskoposluk ve Kutsal Hafta Müzesi ile Plaza Mayor’daki Aula del Río’da düzenleniyor. Etkinlik direktörü Carlos Sánchez, organizasyonun balıkçılık sektörünü bir araya getirdiğini, bölge nehirlerini ve bu faaliyetle bağlantılı sportif ve turistik işleri tanıttığını söyledi. Sánchez, León ilinin İspanya’da alabalık nehirleri bakımından en fazla kilometreye sahip il olduğunu da belirtti.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin elektrik kesintisi, siber saldırı, doğal afet veya savaş gibi acil durumlara karşı üç günlük gıda ve su stoku hazırlamasını önerdi. Tavsiyeye göre her kişi için üç gün yetecek dokuz litre su bulundurulmalı; konserve et ve sebze ile kuru meyve de evde tutulmalı. Andy Burnham, çağrının panik alışverişi değil, zor durumları atlatmaya yönelik makul bir önlem olduğunu söyledi. Hazırlık listesinde pilli veya kurmalı FM radyo, el dezenfektanı, ıslak mendil ve diğer hijyen ürünleriyle birlikte evcil hayvan ve bebek ihtiyaçları da yer alıyor. El feneri, battaniye, şarj edilmiş taşınabilir batarya, ilk yardım malzemeleri, önemli belgelerin kopyaları ve nakit para da önerilenler arasında bulunuyor. Elektrik kesintisi sırasında bilgi alınabilmesi için FM radyoya özel önem verilirken, ulusal kriz halinde BBC'nin haber, sağlık ve güvenlik bilgilerine öncelik vereceği aktarıldı. Çağrı, Ulusal Denetim Ofisi'nin geçen ay yaptığı ve artan siber saldırı ile iklim krizi tehditleri nedeniyle ülkenin gıda tedarik zincirinin kırılgan olduğu uyarısının ardından geldi. Raporda, Tarım, Çevre ve Kırsal İşler Bakanlığı'nın (Defra) önceki yıllarda tedarik zincirinin dayanıklılığını yeterince güçlendirmediği değerlendirildi. Soğuk zincir kuruluşunun yöneticisi de gıda tedarik sistemlerinin zayıf noktalarını bilen Rus hackerların sektörü hedef aldığını söyledi. Burnham ise Liverpool'daki dayanıklılık zirvesinde hükümetin hazırlıksız olduğu iddiasını reddetti ve fırtınalarla elektrik kesintilerinin hazırlık ihtiyacını gösterdiğini belirtti.

Ukrayna, Tahıl Kamyonlarının Gümrük Denetimlerini Polonya ve Slovakya’ya Taşımayı Görüşüyor
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Tahıl Kamyonlarının Gümrük Denetimlerini Polonya ve Slovakya’ya Taşımayı Görüşüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, Rus dronlarının sınır bölgelerindeki araç kuyruklarını ve tahıl taşımacılığını hedef alması üzerine, tahıl taşıyan kamyonların gümrük denetimlerini Polonya ve Slovakya topraklarına taşıma seçeneğini görüşüyor. Kiev yönetimi, bu yolla kontrollerin Ukrayna sınırı yerine Avrupa Birliği ülkelerinde yapılmasını ve sevkiyatların saldırı riskine daha az maruz kalmasını amaçlıyor. Ukrayna’nın Moldova ile ortak sınır kontrolleri uyguladığı, aynı modeli diğer komşularına genişletmek istediği belirtildi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhii Tîhîi, Kiev’in Polonya ile hızlı bir anlaşmaya varmayı umduğunu açıkladı. Ağustostan bu yana Romanya, Moldova ve Polonya sınır geçiş noktalarına yönelik tekrarlanan saldırılar nedeniyle iki yönde de tıkanıklık yaşanırken, Volın bölgesindeki bir geçiş noktasında Ukrayna’ya girmek için 1.200’den fazla kamyon bekledi. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vîsoțki, başlıca deniz limanlarına ve yakınlarındaki gemilere yönelik saldırıların tarımsal ihracatı yaklaşık yarıya indirdiğini söyledi. Eylül ayında ihracat hacmi 2,4 milyon ton olurken bu miktar, ülkenin potansiyel ihracat kapasitesinin %46’sına karşılık geldi. Vîsoțki, Karadeniz limanlarına tam erişim olmadan ihracatın %45-50 arasında nesnel bir sınırla karşı karşıya olduğunu belirtti. Karadeniz rotalarındaki kesintiler sonrasında alternatif güzergâhlara yönelim arttı. Avrupa Komisyonu verilerine göre Tuna üzerinden taşınan yük miktarı ağustostaki yaklaşık 600.000 tondan eylülde 1,16 milyon tona çıktı. Ancak demiryolları ve kanallardaki yoğunluk ile kuraklık nedeniyle Tuna’daki su seviyesinin düşmesi bu seçenekleri sınırlıyor. Kiev, Baltık Denizi limanlarını da değerlendiriyor; fakat bu güzergâhların taşıma maliyetleri Karadeniz rotalarından önemli ölçüde daha yüksek.

Kosova’da Süt ve Süt Ürünleri İthalatı Miktar Olarak Arttı, Değeri Geriledi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kosova’da Süt ve Süt Ürünleri İthalatı Miktar Olarak Arttı, Değeri Geriledi

Kosova, 2026'nın ocak-eylül döneminde 42,4 milyon kilogram süt ve süt ürünü ithal etti. Kosova Gümrüğü verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 3,3 milyon kilogram arttı. Buna karşın ithalatın toplam değeri 66,5 milyon avrodan 64,7 milyon avroya geriledi; düşüş yaklaşık 1,8 milyon avro veya %2,73 oldu. İthalat miktarındaki artış ise %8,38 olarak kaydedildi. Ürün gruplarında farklı yönlü değişimler görüldü. Konsantre edilmemiş süt ve krema ithalatının değeri 14,62 milyon avrodan 16,35 milyon avroya, yoğurt ve fermente ürünlerin ithalatı ise 14,52 milyon avrodan 15,64 milyon avroya yükseldi. Buna karşılık peynir ve lor ithalatının değeri 27,87 milyon avrodan 26,07 milyon avroya, konsantre edilmiş veya şekerli süt ve krema ithalatı 3,33 milyon avrodan 1,52 milyon avroya düştü. Gelişmeler, Kosova'nın yerel süt endüstrisinin hükümet önlemleri ve süt ürünlerinde palm yağı kullanımı tartışmalarıyla gergin bir dönem geçirdiği sırada yaşandı. Tarım Bakanlığı nisanda daha sıkı kontroller ve etiketleme kuralları açıklarken, taze sütün toz sütle ve hayvansal yağların palm yağıyla değiştirilmesini önlemeye yönelik tedbirler duyurdu. Çiftçi protestolarının ardından ek önlemler açıklanmasına rağmen yerel üreticiler, ağustosta uygulama biçimine itiraz etti ve bazı palm yağı içeren ürünlerin ithalatına izin verilirken benzer yerli ürünlerin üretiminin sınırlandığını öne sürdü.

Aşırı Yağış Mısır Ekimi ve Fiyatları Baskılıyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Aşırı Yağış Mısır Ekimi ve Fiyatları Baskılıyor

Brezilya’nın güneyinde mısır ekimi, aşırı nem ve yağışların tarla çalışmalarını yavaşlatması nedeniyle zorlaşıyor. Düşük ticari hareketlilik ve ülke genelinde arzın talebin üzerinde kalması da fiyatların toparlanmasını engelliyor. Rio Grande do Sul’da 2026/27 sezonu ekimi, öngörülen 896,4 bin hektarın %78’ine ulaştı; verim beklentisi hektar başına 7.711 kilogram olarak veriliyor. Rio Grande do Sul’da yüksek nem, bulutluluk ve ılıman sıcaklıklar bitkilerin gelişimini geciktirirken, ekim oranı Frederico Westphalen’de %95, Ijuí’de %92, Passo Fundo ve Santa Rosa’da %90 oldu. Buna karşılık Soledade’de oran %63, Pelotas’ta %9’da kaldı. Eylül sonundaki dolu fırtınaları, en çok etkilenen alanlarda verim potansiyelinde geri döndürülemez kayıplara yol açtı. Piyasa koşulları da bölgelere göre değişiyor. Rio Grande do Sul’da mısır çuvalı 60-70 real arasında işlem görürken eyalet ortalaması %0,57 düşüşle 62,59 real oldu. Paraná’da yazlık mısır alanının %86’sı ekildi; süren yağışların ikinci ürün ekim dönemini daraltabileceği belirtiliyor. Santa Catarina’da yaklaşık 60 real seviyesindeki satış teklifleri ile 55 real civarındaki alım teklifleri arasındaki fark anlaşmaları zorlaştırıyor. Mato Grosso do Sul’da fiyatlar 52-54 real arasında seyrediyor.

Gürcistan’da Türk Ayvalık Zeytinyağının Bir Partisi Geri Çekiliyor
Görsel kaynağı: NewsGeorgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Türk Ayvalık Zeytinyağının Bir Partisi Geri Çekiliyor

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, devlet denetimi kapsamında Türkiye menşeli Ayvalık markalı zeytinyağının bir partisindeki numunelerde glisidol esterleri ve 3-MCPD düzeylerinin izin verilen sınırları önemli ölçüde aştığını açıkladı. Bulgular, Letonya’daki akredite bir laboratuvarda yapılan incelemelere dayanıyor. İhlalin tek bir ürünün belirli partisiyle sınırlı olduğu belirtildi. Ürün, Extra Virgin Olive Oil türünde, 5 litrelik teneke ambalajda ve TR-10-K-042281 üretici kayıt numarasıyla tanımlandı. Ajans ilgili partiyi ticaret ağlarından çekiyor ve yaptırım işlemleri yürütüyor; sonuçların markanın diğer ürünlerine otomatik olarak uygulanamayacağını vurguluyor. EFSA’ya göre söz konusu bileşikler, yağların yüksek sıcaklıkta işlenmesi sırasında oluşan teknolojik kirleticiler. Gürcistan’da bu kirleticilere yönelik sistematik incelemeler 2026’da başladı; yıl başından bu yana 71 bitkisel yağ ve katı yağ örneği kontrol için alındı.

Rusya, Buğday İhracatı İçin Alternatif Rotalar Arıyor
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Buğday İhracatı İçin Alternatif Rotalar Arıyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rus buğdayı ve diğer tarım ürünleri ihracatçıları, Karadeniz'deki saldırılar nedeniyle ürünlerini taşımak için standart dışı rotalar arıyor. Alternatifler arasında işgal altındaki Abhazya'daki küçük Oçamçira limanı bulunuyor. Birkaç Rus tüccar ise hasadı standart dökme yük gemileri yerine konteynerlerle Türkiye'ye gönderme olasılığını değerlendiriyor; kaynakta bu seçeneğin hayata geçirildiği belirtilmiyor. Oçamçira'nın kapasitesi önemli ölçüde sınırlı. Tahılın konteynerlerle taşınması da pahalı ve alışılmadık bir yöntem olarak tanımlanıyor; bu taşıma biçimi genellikle muz ve baharat gibi ürünlerde kullanılıyor. Haberdeki değerlendirmeye göre Rusya, ihracat hacmini korumak için önemli ek maliyetleri göze alıyor. Tahıl ticareti danışmanı Svitun Still, mevcut tüm rotaların kullanılmaya çalışılmasının tedarik güvenliğini geleneksel taşımacılık ekonomisinin önüne çıkardığını belirtiyor. Rusya, dünya buğday ticaretinin yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Karadeniz terminalleri tarihsel olarak ülkenin buğday ihracatının %90'ına kadarını sağladı. Moskova, pazar payını korumak amacıyla yük akışlarını Arktik bölgedeki Murmansk limanı ile Baltık terminallerine yönlendiriyor, tahılı demiryoluyla Uzak Doğu'ya taşıyor ve konteyner sevkiyatlarını St. Petersburg ile Vladivostok'a artırıyor. Avrupa Birliği'nde Rusya kaynaklı tahılın gerçek menşei kontrol edilirken, Letonya Eylül 2026'dan itibaren Rusya ve Belarus'tan gelen her tahıl partisini incelemeye başladı. Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna'nın açıklamasına göre ülke, 1 Ekim'den itibaren Rusya ve Belarus tahılının kendi topraklarından transit geçişini yasakladı.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

Soya Fasulyesi İhracat Satışlarıyla Yükseldi, Haftalık Kayıp Sürdü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Soya Fasulyesi İhracat Satışlarıyla Yükseldi, Haftalık Kayıp Sürdü

Chicago Board of Trade’da (CBOT) en çok işlem gören soya fasulyesi kontratı, güçlü ABD ihracat satışlarının desteğiyle %0,32 yükselerek bushel başına 12,57 dolara çıktı. Ancak kontrat haftalık bazda %0,34 geriledi. ABD Orta Batı’sında devam eden hasat, soya arzını yenilediği için fiyatların haftayı kayıpla tamamlaması gündemde kaldı. ABD Tarım Bakanlığı, 15 Ekim’de sona eren haftada ABD soya fasulyesi net ihracat satışlarını 2.841.200 metrik ton olarak açıkladı. Satışlar önceki dört haftanın ortalamasına göre belirgin biçimde yükseldi ve piyasanın 1.800.000-3.000.000 tonluk beklenti aralığıyla uyumlu gerçekleşti. Fitch Solutions’ın araştırma birimi BMI, devam eden ABD hasadının yakın vadeli arzı yenilediğini ve mahsulde daha fazla bozulma riskini azalttığını belirtti. BMI’ye göre 2026/27 sezonunda Brezilya’da daha güçlü bir mahsul beklenmesi, devam eden hava koşulları risklerine rağmen soya fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı

Global Dairy Trade’nin 20 Ekim’deki açık artırmasında fiyat endeksi %2,5 yükselerek şubattan bu yana en büyük artışı kaydetti. Bu, fiyatların üst üste ikinci açık artırmada yükselmesi anlamına gelirken, hareketi özellikle süt tozu ürünleri yönlendirdi. Tam yağlı süt tozu %4,4 artışla ton başına yaklaşık 37.148 krona, yağsız süt tozu ise %3,4 artışla yaklaşık 39.273 krona çıktı. Tereyağı fiyatı ise üst üste dokuzuncu açık artırmada gerileyerek %0,4 düştü ve ton başına yaklaşık 46.644 kron oldu. AB, ABD ve Yeni Zelanda gibi büyük ihracatçılarda süt üretimi artışının yavaşlaması fiyatları destekleyen unsurlar arasında gösterildi. Yeni Zelanda ve Avustralya’da El Niño kaynaklı kuraklık riski, aralık ayından itibaren üretimi sınırlayabilir. Agrocura, arzın daralması ve süt tozu talebinin güçlü kalması halinde fiyatların daha fazla destek bulabileceğini belirtti.

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi

Hayvanlarda hastalığa yol açtığı bilinen Shamonda virüsü, Fransa’da ilk kez bir insanda tespit edildi. Enfekte hasta nörolojik komplikasyonlar yaşadı ve ekim ayının başında hayatını kaybetti. Hastanın ciddi bağışıklık sistemi bozukluğu bulunduğu ve Hospices Civils de Lyon hastane grubunda ağır bir hastalık nedeniyle tedavi gördüğü bildirildi. Fransız makamları, virüs enfeksiyonu ile hastanın ölümü arasındaki nedensel ilişkinin henüz kesinleşmediğini ve araştırmanın sürdüğünü açıkladı. Mevcut bilgilere göre genel toplum için risk bulunduğuna dair kanıt bulunmadığı belirtilirken, bu ilk insan vakası nedeniyle insanlara yönelik risk değerlendirmesinin tamamlanmadığı vurgulandı. Shamonda’nın 2026 yazında Fransa, Almanya ve İsviçre’de görüldüğü, İngiltere Hayvan ve Bitki Sağlığı Kurumunun da ağustos ayında Jersey’deki sığırlarda virüsü saptadığı aktarıldı. Shamonda, esas olarak Culicoides cinsinden küçük sokucu sineklerin ısırıklarıyla yayılan bir orthobunyavirüstür. Araştırmacılar, hastanın doğu Fransa’da bu sineklerden biri aracılığıyla enfekte olmuş olabileceğini değerlendiriyor; bu bulaş yolu kesinleşmiş değil. Sığırlarda virüs ateş, ishal, halsizlik ve süt üretiminde düşüşe neden olabilir. Gebe hayvanlarda düşük ve cenin anomalileri de görülebilir. Belirtilerin genellikle geçici olduğu bildirildi. Fransız makamlarına göre hayvanlar arasında önemli ölçekte doğrudan bulaşa dair kanıt bulunmuyor. Virüsün et, süt veya süt ürünleriyle bulaştığını gösteren bilimsel kanıt da yok; ancak hasta hayvanlardan elde edilen ürünlerin tüketilmesine izin verilmiyor. Hayvanlar için henüz aşı veya virüsü ortadan kaldıran özel bir tedavi bulunmazken, korunmada sokucu sineklere maruziyetin azaltılması öneriliyor.

Kanada’nın Manitoba Eyaletinde Buğday Kurulu Tekeline İlişkin Toplu Dava Reddedildi
Fotoğraf: Jeff McIntosh/The Canadian Press · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’nın Manitoba Eyaletinde Buğday Kurulu Tekeline İlişkin Toplu Dava Reddedildi

Kanada’nın Manitoba eyaletinde Court of King's Bench Yargıcı Chris Martin, Kanada Buğday Kurulu tekelinin sona erdirilmesinin ardından tahıl çiftçilerinin açtığı toplu tazminat davasını reddetti. Karar, çiftçi Edward Andrew Dennis’in 2017’de Kanada başsavcısı ile Kanada Buğday Kurulu’nun halefi G3 Global Grain Group’a karşı açtığı talebi de kapsıyor. Martin’in kararına göre dava, kurulun özel bir yapıya dönüştürülmesiyle başlayan ve on yılı aşkın süredir devam eden hukuki sürecin son halkası oldu. Toplu dava, Kanada Buğday Kurulu’nun tekel olarak faaliyet gösterdiği son iki yılda havuz pazarlama programı üzerinden satış yapan tahıl çiftçileri adına açıldı. Davada kurulun para ve belirli hesapları kullanma biçimi ele alındı. Çiftçiler, kuruldan sorumlu federal bakanın kamu görevinde görevi kötüye kullandığını ve kurulun sözleşmeyi ihlal ettiğini savunarak toplamı 91 milyon doların biraz üzerinde olabilecek tazminat talep etti. İddiaların merkezinde, kurulun havuz ve havuz dışı satışlar için kullandığı mali yapı vardı. Havuz programında üreticilere beklenen fiyata göre ilk ödeme yapılıyor, ürün satıldıkça oluşan değer artışları ile havuz fazlasından ek ödemeler veriliyordu. Havuz dışı satışlarda ise daha yüksek peşin ödeme yapılıyor, ancak sonraki ödemeler yapılmıyordu. Kurulun havuz dışı satışlardaki zararları karşılamak için ayrı bir ihtiyat fonu bulunuyordu. Çiftçiler, federal bakanın bu fonun tavanını 60 milyon dolardan 100 milyon dolara, ardından 200 milyon dolara çıkarma önerisinde bulunmasını ve kurula fona para aktarma talimatı vermesini hukuka aykırı olarak niteledi. Ayrıca fonun, kurulun özel bir yapıya dönüştürülmesini finanse etmek için genel bir birikmiş kâr hesabı gibi kullanıldığını, havuz hesaplarındaki paranın da geçişle bağlantılı bazı masraflara aktarıldığını ileri sürdü. Fon tavanına ulaşıldığında havuz dışı satışlardan elde edilen kârın havuz hesabına aktarılabildiği ve bunun havuz üreticilerine dağıtılabildiği de karar metninde yer aldı. Yargıç Martin bu iddiaları kabul etmedi. Karara göre bakanın eylemleri uygun ve hukuka uygundu, çiftçilerle kurul arasında davada ileri sürülen yükümlülükleri doğuracak bir sözleşme bulunmuyordu ve kurul, söz konusu masrafları havuz hesaplarından karşılamak zorundaydı. Kanada Buğday Kurulu 1935’te gönüllü bir pazarlama programı olarak kurulmuş, daha sonra batı Kanada’daki çiftçilerin birkaç istisna dışında buğday ve tahıllarını kurula satmak zorunda olduğu zorunlu bir tekele dönüşmüştü. Stephen Harper hükümeti, 2011 federal seçiminden sonra kurulu özel bir yapıya dönüştürmek için adımlar atmıştı. Manitoba Üniversitesi Transport Institute direktörü tarım ekonomisti Barry Prentice, kararın Kanada Buğday Kurulu tartışmasının “son bölümü” olduğunu söyledi. Prentice, kurulun bir dönem çiftçilere hizmet ettiğini ancak zamanla amacını yitirdiğini ve değişime uyum sağlayamadığını savundu. G3 avukatları kararın birden fazla mahkeme ve yargı bölgesinde sürdürülen talebi sonuçlandırdığını belirtirken, federal hükümet sözcüsü mahkemenin inceleme için ayırdığı zaman ve gösterdiği özen için teşekkür etti. Çiftçilerin avukatları ise açıklama yapmadı.

Pakistan’ın Gıda Grubu İhracatı İlk Çeyrekte %25,32 Arttı
Görsel kaynağı: The Nation · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Gıda Grubu İhracatı İlk Çeyrekte %25,32 Arttı

Pakistan’ın gıda grubu ihracatı, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %25,32 arttı. Pakistan İstatistik Bürosu verilerine göre temmuz-eylül döneminde farklı gıda ürünlerinin ihracat değeri 1,388 milyar dolara yükseldi; geçen yılın aynı döneminde bu değer 1,108 milyar dolardı. Toplam ihracat artışında pirinç öne çıktı. Pirinç ihracatı %55,89 artarak 1,074 milyon metrik tona ve 652,396 milyon dolar değere ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 713.794 metrik ton pirinç 418,509 milyon dolar değerle ihraç edilmişti. Balık ve balık ürünleri ihracatı da %14,61 artarak 49.884 metrik ton ve 102,686 milyon dolar oldu. Baharat ihracatı %18,94 artışla 8.464 metrik ton ve 23,801 milyon dolara yükseldi. Yağlı tohum ve sert kabuklu yemiş ihracatı ise %240,85 artarak 110.930 metrik ton ve 124,623 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı çeyrekte gıda ürünleri ithalatı da %3,44 artışla 2,330 milyar dolara çıktı; geçen yıl bu değer 2,252 milyar dolardı.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Şiddet Gölgesinde
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Şiddet Gölgesinde

İşgal altındaki Batı Şeria’da bu yılki zeytin hasadı, Filistinliler ile İsrailli yerleşimciler arasındaki çatışmalar ve gözaltılarla geçiyor. Filistinliler, kendi zeytinliklerindeki ürünü toplamaya çalışırken saldırılara maruz kaldıklarını belirtirken, İsrail ordusunun tarafları ayırdığı aktarılıyor. Filistinliler ayrıca ordunun bazı saldırılarda yerleşimcilerle birlikte hareket ettiğini ileri sürüyor. Filistinli çiftçi Shahlah Abu Awad, geçmişte zeytinleri istedikleri zaman özgürce toplayabildiklerini, bugün ise koşulların değiştiğini söyledi. Hasada yardım eden aktivistlerin yanı sıra yabancı siyasetçiler ve diplomatların da gözaltına alındığı belirtiliyor. ABD Kongresi adayı Brad Lander, zeytin topladığı sırada İsrail ordusu tarafından gözaltına alındığını söyledi. Haberde ordunun bu tür gözaltıları gerekli izinlerin bulunmadığı gerekçesiyle yaptığı aktarılıyor. Filistinli çiftçi Ahmed Salem, yerleşimcilerin Filistinlilere ait zeytinliklerden ürün götürdüğünü ve çiftçilerin buna karşı koyamadığını savundu. İsrail ordusu bazı vakaları araştırdığını belirtirken, İsrailli insan hakları kuruluşu temsilcisi Ziv Stahl yüzlerce şiddet ve hırsızlık vakası gördüklerini söyledi. Stahl, bu vakaların %25’inde yerleşimcilere askerlerin koruma sağladığını öne sürdü. İsrailli yerleşimciler ise olayların güvenlik sorunu olduğunu ve medyada abartıldığını savunuyor. Haberde ayrıca son birkaç yılda yerleşimlerin ve karakolların sayısının iki katına çıktığı, İsrail hükümetindeki bazı bakanların iki devletli çözümü engelleme hedefini açıkça dile getirdiği aktarılıyor.

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı

Stellenbosch Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden Prof. Abel Esterhuyse, Güney Afrika'nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı'nda küresel tarımın karşı karşıya olduğu riskleri anlattı. Güney Afrikalı üreticilerin güvensizlik, yetersiz altyapı ve bozulan kamu hizmetleriyle çevrili koşullarda işletmelerini çalışır durumda tutmayı öğrendiğini belirten Esterhuyse, benzer baskıların başka ülkelerdeki çiftçileri de etkileyebileceğini söyledi. Esterhuyse, Prof. David Betz'e atfettiği “dünyanın Güney Afrikalaşması” kavramıyla, işleyen özel alanların bozulan kamu altyapısıyla yan yana var olduğu daha parçalı bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret etti. Sunumunda toplumsal parçalanmanın yanı sıra demografik değişim, jeopolitik istikrarsızlık, çevresel baskılar ve teknolojik dönüşümü tarımı yeniden şekillendiren diğer güçler olarak sıraladı. Bu koşulların üreticileri yalnızca işletmelerindeki sorunlarla değil, daha geniş ekonomik ve güvenlik gelişmeleriyle de karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Demografik eğilimler kapsamında Avrupa Birliği (AB) ve Çin'i örnek gösteren Esterhuyse, AB'nin dünya nüfusundaki payının %5,5 olmasına karşın küresel sosyal refah harcamalarının %58'ini ve savunma harcamalarının %16'sını oluşturduğunu aktardı. AB'de ortanca yaşın 44,7 olduğunu ve 2100'de 49,6'ya çıkmasının beklendiğini belirterek, yaşlanan nüfus ile daha az sayıdaki genç çalışanın mevcut refah modelinin sürdürülebilirliği üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. Çin'de nüfusun yaşlanması, değişen tüketim tercihleri ve azalan genç iş gücü nedeniyle üretimi sürdürmek için yapay zekâ ve insan emeğinin yerine geçebilecek teknolojilere yönelimin arttığını dile getirdi. Afrika'nın bu yüzyılda küresel nüfus artışının büyük bölümünü oluşturacağını ve gelecekte dünya gıda talebini yönlendireceğini belirten Esterhuyse, kıtanın mevcut tarımsal üretiminin küresel toplamın yaklaşık %8 ila %10'u düzeyinde olduğunu söyledi. Hızlı kentleşmenin üretim ile büyüyen şehir pazarları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi gerektireceğini, ancak nüfus artışının otomatik olarak daha yüksek satın alma gücü anlamına gelmediğini kaydetti. Güvenlik harcamalarının düşük olmasının da kıtanın üretim ve gıda tedarik potansiyelini kullanmasını zorlaştırabileceğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin gıda ve gübre ticaretini aksatabileceğini, enerji arzı ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Esterhuyse, su, arazi ve diğer stratejik kaynaklar için rekabetin artacağı uyarısında bulundu. Deniz yollarının tehditlere daha açık hâle gelmesinin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi güzergâhların korunmasını zorlaştırdığını, bu nedenle Ümit Burnu çevresindeki deniz yolunun mal taşımacılığındaki stratejik öneminin arttığını söyledi. Bu risklerin ihracata ve ithal girdilere erişime de yansıyabileceğini ifade etti. İklim değişikliğini çiftçiler açısından tatlı su kıtlığı, gıda sistemlerinde bozulma ve çevresel baskı kaynaklı göçle ilişkilendiren Esterhuyse, biyolojik çeşitlilik kaybı ile ekosistem çöküşünün devletleri kırılganlaştırarak çatışmaları besleyebileceğini belirtti. Ona göre temel zorluk, iklimin daha değişken, suyun daha sınırlı ve ekosistemlerin daha fazla bozulduğu bir ortamda yeterli gıda üretmek olacak.

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Giorgia Meloni liderliğindeki hükümet, artan yakıt maliyetlerinin etkilediği çiftçiler, balıkçılar ve karayolu taşımacıları için yeni bir destek paketi onayladı. Paket kapsamında tarım sektörüne 60 milyon euro, balıkçılara ise 10 milyon euro ayrılması ve bu kaynakların yakıt alımındaki ek giderlerin bir bölümünü karşılaması öngörülüyor. Karayolu taşımacıları, müşteriyle yazılı anlaşma bulunmasa bile yakıt fiyatlarındaki artışı gerekçe göstererek mal taşıma ücretlerini artırabilecek. Araçlara ilişkin leasing ödemeleri de en fazla yedi ay süreyle askıya alınabilecek. Ayrıca mart-ağustos 2026 arasında ödenen ek yakıt maliyetlerinin %70’i için, şubat ayındaki ortalama fiyatlar karşılaştırılarak vergi kolaylığı sağlanması planlanıyor. Karayolu taşımacılığına vergi kolaylıkları ve doğrudan destek kapsamında yaklaşık 126 milyon euro ayrılacak. Karar, İtalya’nın bazı bölgelerinde, özellikle güneyde, taşımacılar ve balıkçıların artan işletme maliyetlerine karşı protesto ve barikat eylemlerini sürdürdüğü dönemde alındı. Hükümet, diyaloğu seçerek protestolarını askıya alan grupları takdir etti ve çalışmaya devam etmek isteyenlere yönelik şiddet ile tehditleri kınadı.

Arjantin Hükümeti Hayvan Besleme Girdilerinin İthalat Vergilerini İnceliyor
Görsel kaynağı: Clarín · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Hükümeti Hayvan Besleme Girdilerinin İthalat Vergilerini İnceliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanı Sergio Iraeta, hayvan besleme endüstrisinde kullanılan kritik ithal girdilerin tarifeleri üzerinde hükümetin çalıştığını açıkladı. Iraeta, rasyon karışımlarında kullanılan mallara ilişkin ithalat vergilerinin incelenmek üzere gündemde olduğunu, ancak çözülmesi gereken konular bulunduğunu belirterek sektörden güven istedi. Açıklama, Buenos Aires Tahıl Borsası'nda düzenlenen 10. Hayvan Besleme Kongresi'nde yapıldı. Kongreyi düzenleyen Arjantin Hayvan Besleme Şirketleri Odası CAENA'nın Başkanı Alejandro Bravo, hükümetin açıklamasından önce stratejik girdiler üzerindeki ithalat vergilerinin kaldırılmasını istedi. Bravo, hayvan besleme maliyetlerinin düşürülmesinin ve verimliliğin artırılmasının et, süt ve diğer hayvansal protein zincirlerinin rekabet gücünü destekleyeceğini söyledi. Bravo ayrıca, işletmelerin yatırımlarda kullanabileceği işletme sermayesini serbest bırakmak için KDV ve gelir vergisi üzerinden yapılan kesintilerin azaltılmasını veya kaldırılmasını talep etti. Sektör temsilcisi, Ulusal Tarımsal Gıda ve Sağlık Hizmeti Senasa bünyesinde ürün bazında tek bir girdi sicili oluşturulmasını ve RUCA'dan SISA'ya geçişin tamamlanmasını da istedi. CAENA'nın diğer talebi, üretim, yenilik ve ihracatın önünde engel oluşturmadan gıda güvenliği ile hayvan sağlığını güvence altına alan bilime dayalı bir düzenleme oluşturulması oldu. Iraeta ise hayvan besleme ürünlerinin alımını desteklemek amacıyla Banco Nación'da 90 gün vadeli ve %0 faizli bir kredi hattı uygulandığını açıkladı. Kaynakta ithalat tarifelerinde yürürlüğe girmiş yeni bir oran veya kesinleşmiş bir değişiklik bildirilmedi.