ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 10

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Yemen’de görev yapan 37 çalışanı, İran destekli Husiler tarafından tutuluyor. WFP’nin yeni İcra Direktörü Luke J. Lindberg, çalışanların temel insani hizmetler sağlamak için bölgede bulunduğunu ve çatışmanın siyasi sonuçlarını etkilemeye çalışmadığını söyledi. Tutulanların tamamının yerel olarak istihdam edilen Yemen vatandaşları olduğu, aralarında Amerikalı bulunmadığı ve bazılarının ailelerinden yaklaşık iki yıldır ayrı kaldığı belirtildi. Lindberg, görevinin üçüncü gününde çalışanların serbest bırakılması konusunu ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ile görüştü. WFP yöneticisi, ABD Dışişleri ekibinin konuyu ciddiye aldığını ve serbest bırakılmayı öncelik olarak gördüğünü ifade etti. Alıkonulmalar, Yemen’de uluslararası tanınan hükümet ile Husiler arasındaki iç savaşın ekonomiyi tahrip ettiği ve milyonlarca kişinin insani yardıma bağımlı kaldığı bir dönemde yaşanıyor. Ülkede 18 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunurken, beş yaş altı iki milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor. Lindberg’e göre WFP, savunmasız nüfusa ulaşma hedefiyle çalışanlarının kabul edilemez risklerden korunması arasında denge kuruyor. Personelin güvenliğinin sağlanamadığı bazı bölgelere yardım ekibinin girmediğini söyleyen Lindberg, bu bölgelerde faaliyetlerin çatışmanın sona ermesi ve insani kaynakların ulaşabilmesiyle yeniden mümkün olabileceğini belirtti. WFP’nin dünya genelinde 120’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini de aktardı. WFP yöneticisi, çatışmaların dünya genelindeki akut gıda güvensizliğinin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu ve tahminen 266 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sudan, Güney Sudan ve Somali’de çatışma, yerinden edilme ve iklim kaynaklı afetlerin toplulukları kıtlık seviyelerine yaklaştırdığını belirten Lindberg, Sudan’ın yeni görevindeki ilk saha ziyareti olacağını açıkladı. Gazze’de çatışma, hasarlı altyapı, erişim kısıtlamaları ve finansman yetersizliği; Haiti’de ise çete şiddeti gıda yardımını zorlaştırıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki çatışmalar milyonlarca kişiyi yerinden ederken, Ukrayna savaşı tarımsal üretimi ve küresel gıda tedarik zincirlerini de etkiliyor. Lindberg, son birkaç yılda dünya genelinde görev başında 700’den fazla insani yardım çalışanının öldüğünü söyledi. Cindy McCain’in görevden ayrılmasının ardından WFP’nin icra direktörlüğünü devralan Lindberg, António Guterres ve FAO Genel Direktörü Qu Dongyu tarafından, WFP İcra Kurulu’na danışılarak atandı. Lindberg, WFP’nin siyasi tutumdan bağımsız biçimde ihtiyaç sahiplerine güvenli ve etkili şekilde gıda ulaştırmaya odaklanacağını belirtti.

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor

Kanada'nın Ontario eyaletindeki Schaus Land and Cattle Company, mısırda azot kullanımını azaltırken verimi koruma veya artırma potansiyelini değerlendirmek için otonom azot uygulama robotlarını test ediyor. Ken Schaus, Bruce County'deki çiftliğinde iki Upside Robotics Gen 5 robotunu büyüme sezonu boyunca kullanarak teknolojinin azot verimliliği, kârlılık ve sürdürülebilirliğe katkısını inceliyor. Bruce ve Grey ilçelerinde faaliyet gösteren 4.000 akrelik aile işletmesindeki ilk yıl denemesi 85 akreyi kapsıyor. Bunun 65 akresinde robotlar, 20 akresinde ise işletmenin geleneksel gübreleme programı kullanılıyor. Robotlar, mısır sıraları arasında daha küçük miktarlarda besin uyguluyor; merkezi istasyona dönerek otomatik biçimde dolum ve şarj oluyor. İşletmenin gübre ve kompost kullanımı, mısırın ne kadar azota ne zaman ihtiyaç duyduğunun belirlenmesini önemli bir yönetim konusu haline getiriyor. Schaus, robotlu alanlarda güçlü kök gelişimi, sağlıklı yaprak örtüsü ve sezon sonuna kadar canlı büyüme gözlemlediğini, geleneksel uygulamadaki bazı bitkilerde görülen azot eksikliği belirtilerine robotlu alanlarda rastlamadığını belirtiyor. Hasatta verimler karşılaştırılacak ve mısırın önemli bölümü sığır rasyonlarında kullanıldığı için nişasta testi yapılacak. Schaus ayrıca, besin zamanlamasının fark yaratabileceği alanlarda üretimin akre başına 15-20 bushel artabileceğini düşünüyor.

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım Bakanı Gulam Rıza Nuri, tarımsal üretim birimleri ile gıda üretim tesislerine gaz tedarikinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Nuri, kış aylarında gaz kısıtlaması yaşanabileceği endişesini dile getiren sera işletmecilerine, enerji tüketiminde mümkün olan en yüksek tasarrufu yapmaları çağrısında bulundu. Bakan, gerekli gazın sağlanmasıyla tarımsal ve gıda ürünleri üretiminde aksama yaşanmasının önüne geçilmesini umduğunu belirtti. Nuri, Aifarm Uluslararası Tarım Fuarı ziyareti sırasında sulama sistemlerinin akıllı hâle getirilmesine ilişkin çalışmaları da değerlendirdi. Bu kapsamda 50 bin hektar tarım arazisinin akıllı sulama sistemleriyle donatılması hedefleniyor; şimdiye kadar 20 binden fazla hektardaki uygulamanın tamamlandığı bildirildi. Çalışmaların sürdürülmesi ise bütçede öngörülen kaynakların sağlanmasına bağlandı. Buğday üreticilerinin alacaklarının %95'inin ödendiğini açıklayan Nuri, kalan bölüm için kaynak sağlandığını ve bankacılık sistemleri, Hedefleme Sübvansiyonları Kurumu ile İran Devlet Ticaret Şirketi arasındaki muhasebe ve idari işlemlerin tamamlanmasının ardından ödemelerin salı gününe kadar yapılacağını söyledi. Bakan ayrıca üreticilerin tarımsal değer zincirindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek girdi tedarikinden işleme, paketleme, markalaşma, pazarlama, satış ve ihracata kadar daha fazla pay almalarını hedefleyen desteklerden söz etti. Gelecek tarım yılına ait buğday garanti alım fiyatının ise ilgili kurul ve komisyonlardaki görüşmeler tamamlandıktan sonra açıklanacağını kaydetti.

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin bloke olmasının ardından tahıl ihracatı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan Arktik deniz rotasına ilk kez başvurdu. Murmansk ticari limanı ve Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen 3.400 tonluk ilk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu açıkladı. Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl pazarlama sezonundan bu yana limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin durmasına yol açtı. Rusya, Orta Doğu ve Asya’daki müşterilerini korumak için ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi denedi; güneydeki verimli bölgelerden demiryolu taşımacılığını sübvanse etti ve Arktik rotaları değerlendirdi. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne mal taşımak için kullanılmıştı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’tan Fas’taki Kazablanka limanına yaklaşık 28.000 ton buğday taşıyacak bir geminin yüklenmesi bekleniyor. Rusya’nın Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasına karşılık geldi. Şirketler, tahıl elleçlemek için gübre ve kömür terminallerini dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer bölgedeki NATO üyesi Avrupa ülkelerinin olası düşmanca eylemlerinden kaynaklanabilecek riskler konusunda uyarırken, Avrupa hükümetleri Rusya’nın doğrudan müdahale suçlamalarını reddetti. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak Karadeniz’de ateşkes ve taşımacılığın yeniden başlaması için yürütülen çabalara öncülük etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna tahılının güvenli ihracatını amaçlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin arabuluculuğuna katkı verdi. Rusya 2023’te anlaşmadan çekildi ve yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla artık ilgilenmediğini açıkladı.

Suriye’de Tarımsal Araştırmaların Durumu Meclis Komisyonunda Görüşüldü
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye’de Tarımsal Araştırmaların Durumu Meclis Komisyonunda Görüşüldü

Suriye Halk Meclisi Tarım ve Gıda Güvenliği Komitesi, 29 Ekim Perşembe günü Tarımsal Bilimsel Araştırmalar Genel Kurumu ile bir araya gelerek tarımsal bilimsel araştırmaların mevcut durumunu ve karşılaşılan başlıca zorlukları görüştü. Toplantıya Komite Başkanı İsra el-Meşhur başkanlık etti. Görüşmelerde araştırma merkezlerinin geliştirilmesi, bilimsel kadroların desteklenmesi ve araştırma çıktılarının tarım sektörünün ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmesi ele alındı. Katılımcılar, tarım ve bilimsel araştırmaları düzenleyen mevzuatın gözden geçirilip geliştirilmesini ve araştırma sonuçlarının uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesini de değerlendirdi. Komitenin 25 Ekim’deki önceki toplantılarında ise tarım sektörünün öncelikleri ele alınmış ve operasyonel bir çalışma haritası kabul edilmişti.

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir

Singapur Gıda Ajansı ile Singapur Ulusal Üniversitesi tarafından yayımlanan ASEAN Agri Climate Impact Twenty çalışması, iklim değişikliğinin 2025-2044 döneminde Güneydoğu Asya’daki başlıca ürünlerin ortalama üretimini etkileyeceğini öngörüyor. Buna göre pirinç üretimi %3-5, mısır %5-6, şeker kamışı ise %1-4 azalabilir. Çalışmada manyok üretiminin %16, soya fasulyesi üretiminin %11-13 artacağı tahmin edilse de bu ürünlerin iklim risklerinden muaf olmayacağı vurgulanıyor. Aşırı sıcak, şiddetli yağış ve kuraklık belirli yıllarda üretimi etkileyebilir. Çok güçlü El Niño’nun bölgedeki ortalama bitkisel üretimi yaklaşık %10 azaltabileceği, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışların da su bulunabilirliği ile ekim takvimini zorlayabileceği belirtiliyor.

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi

Danimarka’nın Kopenhag kentinde, huzurevlerinin belediyenin iklim gerekliliklerinden muaf tutulması ve sakinlerin istedikleri yemekleri daha özgür biçimde seçebilmesi için verilen öneri üçüncü kez reddedildi. Öneri, Sosyal Demokratlar ile sağ partiler tarafından sunulurken, Kopenhag Belediye Meclisi’nde Enhedslisten, SF, Radikale ve Alternativet’in oluşturduğu çoğunluk karşı oy kullandı. Karar, huzurevlerinin menülerinde sığır etinin sınırlı kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Kopenhag Belediyesi’nin 2020-2025 dönemi gıda ve öğün stratejisine ilişkin analizde, iklim gerekliliklerinin huzurevi sakinleri ile evine yemek gönderilen yaşlılara ortalama ayda yalnızca bir veya iki kez sığır eti sunulmasına yol açtığı belirtiliyor. Habere göre belediye kurumlarının gıda alımlarından kaynaklanan iklim ayak izini %25 azaltma hedefi, son yıllarda özellikle sığır eti sunumunun ciddi biçimde azaltılmasına neden oldu. Sığır eti, kaynak metinde iklim üzerindeki baskıyı en fazla artıran et türü olarak tanımlanıyor. Sosyal Demokrat Belediye Başkanı Andreas Keil, yaşlıların özellikle doğum günlerinde istedikleri yemeği seçebilmesi gerektiğini savundu. Keil, bir huzurevi sakininin doğum günü için hamburger köftesi istemesi halinde talebinin yalnızca CO2 yükü gerekçesiyle reddedilmesinin doğru olmadığını söyledi. Buna karşılık mevcut strateji, belediye kurumlarının gıda alımlarının iklim etkisini azaltma hedefi çerçevesinde uygulanıyor. Strateji, nihai kabulden önce kamuoyu görüşüne açılacak ve habere göre ocak ayında kesinleştirilmesi planlanıyor.

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi

Baltık Denizi’nde 2027 yılı balıkçılık kotalarının kesinleşmesi, bölgedeki kıyı balıkçılığının uzun süredir devam eden sorunlarını çözmedi. Değerlendirmeye göre pelajik balık kotaları belirgin biçimde artırılırken pisi balığı kotasında da sınırlı bir yükseliş yapıldı. Ancak morina balığının kısa vadede geri dönmesinin beklenmemesi ve geçmiş yıllardaki kota düşüşleriyle uzun kapatma dönemleri, sektör üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ediyor. Morina stokunun zayıflamasında balıkçılığın tek etken olmadığı savunuluyor. DTU Aqua’nın geçen yıl yaptığı çalışmada karabatakların çok büyük miktarlarda morina tükettiği belirtilirken, Tænketanken Hav denizel sıcak hava dalgalarının daha sık hale geldiğini ortaya koydu. Yazıdaki değerlendirmeye göre morina sıcak sulardan kaçıyor ve bu çevresel baskılar, türün Baltık Denizi’nde yeniden güçlenmesini zorlaştırıyor. Morina için kabul edilen yan av kotasının ise balıkçılar açısından umudu korumak için gerekli olduğu ifade ediliyor. Buna karşılık Orta Baltık Denizi’ndeki ringa balığı stokunun arttığı aktarılıyor. Ancak siyasetçilerin, Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi’ndeki biyologların önerdiğinden daha düşük bir ringa balığı kotası belirlediği belirtiliyor. Değerlendirmede, uzman tavsiyelerinden daha temkinli kararlar alınmasının balıkçılığın yeniden canlanmasını zorlaştırabileceği savunuluyor. Morina stokunu korumak amacıyla uygulanan kapatma dönemlerinde tejneyle avcılığa izin verilmemesi de eleştiriliyor. Yazıda, bu yöntemin morinayı etkilemediği görüşü dile getirilerek, stokları etkileyen tüm baskı unsurlarına müdahale edilmesi, biyolojik tavsiyelere uyulması ve deniz ortamına ya da balık stoklarına fayda sağlamayan kısıtlamaların kaldırılması çağrısı yapılıyor.

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı

Kryeqyteti'nde çiftçiler için otomatik seraların inşasına yönelik 12 sözleşme imzalandı. Gelişmeyi Përparim Rama duyurdu. Sözleşmeler kapsamındaki her seranın yüzölçümü 5 ar olarak belirtildi. Kryeqyteti, tarımın modernleştirilmesi amacıyla seraları otomatik mekanizmalarla donatmayı planlıyor. Rama, bu mekanizmaların tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi için daha modern ve verimli koşullar oluşturacağını belirterek projeyi çiftçileri desteklemek ve yerli üretimi artırmak açısından önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

ABD Askeri Üslerinde Gıdaları Bozan Dondurucu Arızalarında Siber Saldırı Şüphesi
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

ABD Askeri Üslerinde Gıdaları Bozan Dondurucu Arızalarında Siber Saldırı Şüphesi

ABD'deki askeri üslerde ağustos ayında yaşanan bir dizi gizemli dondurucu arızasının, gıdaların bozulmasına yol açtığı bildirildi. Pentagon, olayların bir siber saldırının sonucu olduğundan şüpheleniyor. Reuters’ın konuyu bilen yetkililere dayandırdığı habere göre arızalar, ABD genelindeki askeri üslerde gıda muhafazasını etkiledi. Pentagon’un değerlendirmesi, dondurucuların gıdayı soğutmak yerine ısıtmasına ilişkin olayların arkasında bilgisayar korsanlarının bulunabileceği yönünde.

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ABD ile müzakere edilen ticaret anlaşmasında ülkesinin hassas tarımsal çıkarlarından taviz vermediğini söyledi. Goyal, anlaşmanın nihai ayrıntıları kamuoyuna açıklandığında Hindistan halkının şartları olumlu karşılayacağını ve ülkenin çok güçlü bir karşılaştırmalı avantaja sahip olacağını savundu. Ancak anlaşmanın kesin hükümleri henüz açıklanmadı. Hindistan ve ABD, 7 Şubat’ta geçici ikili ticaret anlaşması için bir çerçeve üzerinde anlaştıklarını duyurmuştu. Daha sonra ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin karşılıklı tarifelerini geçersiz kılan kararı, ABD’nin tarife görünümünü değiştirdi ve tarafları yeniden müzakere masasına getirdi. Yeni Delhi, tarımsal hassasiyetlerini korurken Bangladeş, Vietnam, Endonezya ve Kamboçya gibi rakiplerine kıyasla tarife avantajı sağlamayı hedefliyor. Goyal, anlaşmayı eleştirenlerin ayrıntıları tam olarak anlamadan hareket ettiğini ve konunun bazı kesimlerce siyasallaştırıldığını belirtti. Bakan, son yıllarda tamamlanan sekiz serbest ticaret anlaşmasının kamuoyunda iyi karşılandığını söyledi. Bu anlaşmalar Mauritius, Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya, Umman, EFTA bloku, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda ve AB ile yapılan düzenlemeleri kapsıyor.

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı

Bosna-Hersek’te 2005-2025 dönemindeki fiyat verileri, gıda alışverişinde satın alma gücünün belirgin biçimde gerilediğini gösterdi. 2025’te 100 KM ile alınabilen gıda miktarı, 2005’te 50 KM ile alınabilen miktara denk geldi. Genel tüketimde ise 2025’teki 100 KM’nin karşılığı, 2005’te 63 KM ile alınabilen miktar oldu. Kaynağa göre fiyat artışları 20 yılda satın alma gücünün üçte birinden fazlasını azalttı. Fiyat artışları dönemlere göre farklılaştı. 2005-2015 arasında genel fiyatlar %22,1, gıda fiyatları %27,8 yükseldi. 2015-2025 döneminde ise genel fiyat artışı %30,6’ya çıkarken gıda fiyatları %57,6 arttı. Gıda, hanehalkı tüketiminin en büyük bölümünü oluşturan kalem olarak tanımlandı. Karşılaştırma, Bosna-Hersek İstatistik Ajansının ülke genelindeki fiyatları tek yöntemle izlemeye başladığı 2005’ten başlatıldı. Ajans, 1998-2005 döneminde fiyatları ülke genelinde eşit biçimde takip etmediği için bu döneme ait verilerin sonraki verilerle karşılaştırılabilir olmadığını belirtti. 2005-2025 arasındaki toplam genel fiyat artışı, üç yıllık bültendeki verilerin birleştirilmesiyle %59,4 olarak hesaplandı.

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. İvan Paligorov, tarım ve ormancılık idaresindeki reform hazırlıklarının uzman kapasitesini koruma, çalışanlara yönelik riskleri azaltma ve sistemin temel işlevlerinde kesinti yaşanmasını önleme ilkelerine dayanacağını açıkladı. Paligorov, değişikliklerin işlevsel analiz temelinde hazırlanacağını; benzer faaliyetlerin optimize edilmesi, idari birimler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve idari yükün azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. Beş yıllık aranın ardından yeniden oluşturulan Tarım ve Ormancılık Sektörel İşbirliği Konseyi’nin düzenli, gerektiğinde olağanüstü toplanabileceği bildirildi. Konseyde istihdam, gelirler, mesleki yeterlilik, çalışma koşulları ile çalışma ve sosyal güvenlik ilişkileri ele alınabilecek. Reform önerileri arasında ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerinin, hayvancılıkta seleksiyon ve reprodüksiyon çalışmalarının birleştirilmesi ile Üzüm ve Şarap İcra Ajansı’nın Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na katılması yer alıyor. Değişikliklerin gerekli mevzuat ve koordinasyon prosedürlerinin ardından hayata geçirilmesi planlanıyor. Toplantıda ayrıca 2028-2034 dönemi Ortak Tarım Politikası çerçevesi, idari gerekliliklerin basitleştirilmesi, eşit rekabet koşulları ve Bulgaristan’ın üretim özelliklerinin dikkate alınması ele alındı. Sosyal koşulluluk, çalışma ve sosyal haklara uyum ile bakanlığın 2027 bütçesinin hazırlığı da gündeme geldi. Sendikalar, reformların uygulanmadan önce sosyal ortaklarla görüşülmesini istedi.

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı

Buğday fiyatları, Rusya’nın tahıl taşımacılığında yeni güzergâhları devreye almasının ardından Paris ve Chicago piyasalarında geriledi. Paris Matif’te 28 Ekim’de Aralık vadeli buğday kontratı 1,50 avro düşerek 227,00 avro/tona, Mart kontratı ise 2,25 avro gerileyerek 225,75 avro/tona indi. Chicago Board of Trade’de Aralık buğdayı 11,25 ABD senti düşüşle 599,00 ABD senti/bushel seviyesine geriledi; bu yaklaşık 197,55 avro/tona karşılık geldi ve temmuz başından bu yana en düşük seviyeye işaret etti. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını geçici olarak 15 Kasım’a kadar yeniden başlattı. Taşımaların askeri güvenlikle yapılmasının planlandığı, ilk tahıl gemilerinin de temmuzdan bu yana ilk kez Kerç Boğazı’ndan geçtiği bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre Rusya ayrıca ilk kez Murmansk Arktik Limanı üzerinden tahıl ihraç etti. İlk parti 3.400 ton olurken, Fas’ın Casablanca kenti için yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlandı. Rusya’nın Baltık limanlarından eylülde 1,2 milyon ton tahıl sevk edildi; bu miktar deniz yoluyla yapılan Rus tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Daha fazla Rus buğdayının piyasaya dönme ihtimali, Paris ve Chicago fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye ise Rusya’nın ilgi göstermediğini belirttiği Karadeniz tahıl anlaşması girişimini destekleyen ülke olarak kaynakta yer alıyor. Fiyat düşüşü üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da 44. takvim haftasında ekmeklik buğdayın üretici fiyatı 8,80 avro gerileyerek 199,52 avro/tona düştü. Rheinland-Pfalz’da 27 Ekim’de ekmeklik buğdayın ortalama fiyatı önceki haftadaki 201,60 avro/tondan 194,90 avro/tona indi. Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki görüşmelerin kasım başında sürdürülmesi bekleniyor; ancak henüz bir ilerleme veya anlaşma sağlanmış değil.

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı

Arjantin hayvancılığında genetik yatırımları son aylarda yeniden öne çıktı. Ağustos-ekim 2026 arasında, damızlık hayvan ihalelerinin yoğunlaştığı dönemde ortalama boğa fiyatları yıllık bazda peso cinsinden %61, dolar cinsinden %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine dayanan sonuçlar 15.500'den fazla başın satışını kapsıyor. Fiyat hareketi, yetiştirici ve üreticilerin verimliliği ile sürülerinin genetik kalitesini geliştirmek için damızlık hayvanlara yatırım isteğinin arttığına işaret ediyor.

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber
Veri haberi

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı

FrieslandCampina, Kasım 2026 için garantili çiğ süt fiyatını 100 kilogram başına 47 avro olarak açıkladı. Şirket, fiyatın önceki aya göre 1,50 avro/kg arttığını bildirdi. 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 42,05 avro olarak verildi. FrieslandCampina’ya göre artışta, Kuzeybatı Avrupa’daki referans şirketlerde kasım ayında daha yüksek süt fiyatları beklenmesi etkili oldu. Şirket, bu beklentinin başlıca nedeninin güçlü protein piyasası olduğunu, önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmenin de garanti fiyatını yükselttiğini belirtti. Üye süt sığırı yetiştiricilerine ödenecek integral süt fiyatı kasım için 50,71 avro olarak açıklandı. İntegral süt fiyatı, garanti fiyata Foqus Planet kalite ve sürdürülebilirlik programındaki azami primin eklenmesi, ardından ücret ve maliyetlerin düşülmesiyle hesaplanıyor. Organik sütün kasım ayı garanti fiyatı 100 kilogram başına 66,50 avro oldu ve önceki aya göre 1,25 avro/kg yükseldi. Organik süt fiyatındaki artış da referans şirketlerin beklenen fiyatları ile önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmeye bağlandı. Organik sütte 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 64,36 avro, kasım ayı integral fiyatı ise 74,09 avro olarak açıklandı.

Vietnam Pirinç Fiyatları Yükseldi, Hindistan’da İhracat Fiyatları Değişmedi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Vietnam Pirinç Fiyatları Yükseldi, Hindistan’da İhracat Fiyatları Değişmedi

Vietnam’ın %5 kırık pirinci perşembe günü ton başına 470-480 dolardan teklif edildi. Fiyatlar bir hafta önceki 440-450 dolarlık aralığın üzerine çıkarken, Vietnam pirinç fiyatları Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Hindistan’ın ihracat fiyatları ise bir yıldan uzun süren dönemin en yüksek seviyesine yakın seyretti. Ho Chi Minh City merkezli bir tüccar, Vietnam’da iç piyasa arzının sınırlı olduğunu söyledi. Tüccarlara göre sonbahar-kış hasadı kasım sonuna kadar başlamayacak ve bu hasadın üretimi yaz-sonbahar hasadının yalnızca yarısı olacak. Ayrıca El Niño olgusunun gelecek yıldan itibaren pirinç üretimini etkilemesi bekleniyor. Bir tüccar, Filipinler’in gelecek aydan itibaren Vietnam’dan alımlara dönmesi halinde fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Hindistan’ın %5 kırık parboiled pirinci 387-392 dolar, %5 kırık beyaz pirinci ise 389-394 dolar seviyesinde fiyatlandı. Kuzey eyaletlerinde yeni sezon çeltik girişleri artmaya başlarken, merkezi ve güney eyaletlerde arzın gelecek aydan itibaren yükselmesi bekleniyor. Tayland’ın %5 kırık pirinci 480 dolarda değişmedi; bazı Afrika piyasaları daha ucuz Hindistan pirincini tercih etti.

İrlandalı Koyun Yetiştiricilerine Mavi Dil İçin İlkbahar Aşılaması Çağrısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlandalı Koyun Yetiştiricilerine Mavi Dil İçin İlkbahar Aşılaması Çağrısı

İrlanda’daki koyun yetiştiricilerine, 2027’de ülke sektörünü zorlayabileceği belirtilen mavi dil hastalığına karşı ilkbahar aşılamalarına öncelik vermeleri çağrısı yapıldı. Uyarı, Koyun Veterinerliği Derneğinin eski başkanı veteriner Phillipa Page tarafından Tyrone Kontluğu’ndaki AgriSearch Flock Focus 2026 etkinliğinde dile getirildi. Page, mavi dilin BTV-3 tipinin İngiltere’nin güneybatısındaki sürülerde yaz başında görüldüğünü, temmuz-eylül döneminde İngiltere’nin batı kıyısı boyunca Galler’e yayıldığını ve eylülde İskoçya’nın güneybatısına ulaştığını söyledi. İskoç sürülerinin İrlanda koyunculuğu için ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti.

Hırvatistan Marketlerinde Zeytinyağı, Ton Balığı ve Çikolatada Büyük İndirimler
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan Marketlerinde Zeytinyağı, Ton Balığı ve Çikolatada Büyük İndirimler

Hırvatistan’daki marketlerde temel gıda ve günlük tüketim ürünleri için çeşitli indirimler öne çıkıyor. Kaufland’da Oliveto ekstra sızma zeytinyağının fiyatı 12,79 avrodan 4,49 avroya inerken indirim oranı %65 olarak veriliyor. Konzum’da Milka fıstık-karamel çikolata 6,39 avro yerine 2,99 avroya satılıyor. Plodine mağazalarında ise Giana domates püresi 1 avro, Eva Dalmatina ton balıklı salata 1,99 avro ve Rio Mare’nin ayçiçeği yağındaki ton balığı parçaları 1,75 avro fiyatla sunuluyor. Diğer market teklifleri arasında Kaufland’da Alpinetta tereyağının paket başına 1,12 avro, kilogram başına 4,48 avro fiyatla satılması bulunuyor. Aynı mağazada K-Classic Max yoğurt-frambuaz dondurması 5,99 avrodan 2,99 avroya düşürülmüş. Lidl’de Naša mesnica markalı kemiksiz but filetosu 4,39 avrodan, Tommy’de ise Majstori o’gradela Classic ćevapčići 1,99 avrodan satışa sunuluyor. dm mağazalarında Sanft&Sicher tuvalet kâğıdı ile SauBär çocuklara yönelik ıslak tuvalet kâğıdının paket fiyatı 0,95 avro olarak belirtiliyor. Yerel mağaza örneklerinde Şibenik’te Kaufland, Milka Milkinis çikolatasını 2,09 avrodan 1,49 avroya indiriyor. Varaždin’de Metro, Trenton çekirdeksiz yeşil zeytin için 21,64 avro yerine 15,15 avro fiyat uyguluyor. Fiyatlar ve indirimli ürünler, Index Cijene platformunda konuma veya kategoriye göre aranabiliyor; kullanıcılar ürünleri favorilerine ya da sepetlerine ekleyerek hangi mağazada daha uygun olduğunu takip edebiliyor.

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Rus makamları, temmuz ayında durdurulan Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatı için gemilere yeniden geçiş izni vermeye başladı. Reuters’a dayandırılan bilgilere göre Kerç Boğazı’ndan geçiş izinleri 15 Kasım’a kadar geçerli olacak; bazı kaynaklar, Karadeniz’e çıkacak ticaret gemilerine Rus donanmasının konvoy eşliği yapacağını bildirdi. En az bir yük gemisi 29 Ekim’e kadar boğazı geçerek Karadeniz’e ulaştı. Don-Azak Kanalı’ndaki deniz trafiği, Rus makamlarının Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik saldırıları gerekçesiyle 10 Temmuz’da aldığı geçici durdurma kararının ardından kesilmişti. Habere göre yaz aylarında Azak Denizi’nde 100’den fazla Rus gemisinin vurulması, Rus ekonomisine zarar verirken dünya tahıl piyasasında fiyatların yükselmesine de katkıda bulundu. Azak Denizi, Rusya’nın tahılın yanı sıra petrol, çelik ve diğer ürünleri sevk ettiği önemli rotalardan biri olarak aktarılıyor. İhracat rotasının yeniden açılması, buğday fiyatlarındaki düşüşle aynı döneme denk geldi. Chicago Ticaret Borsası’nda en çok işlem gören vadeli buğday kontratı temmuz başından bu yana en düşük seviyeye geriledi ve perşembe sabahı buşel başına yaklaşık 5,99 dolar seviyesinde işlem gördü. Azak-Karadeniz havzası, Rusya’nın geçen sezon deniz yoluyla yaptığı tahıl ihracatının %88’ini, yani 46,3 milyon tonunu oluşturdu. SovEcon ise 2026/27 sezonu Rus buğdayı ihracatı tahminini 4,7 milyon ton düşürerek 36,7 milyon tona indirdi.

Chicago’da Buğday Fiyatı 226 ABD Dolarına Geriledi
Görsel kaynağı: Radio Carve · Özgün haber
Veri haberi

Chicago’da Buğday Fiyatı 226 ABD Dolarına Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Buğday fiyatlarında yeni bir düşüş yaşandı. Blasina y Asociados’un aktardığına göre Chicago piyasasında Aralık 2026 vadeli buğday referansı 226 ABD dolarına geriledi; fiyat, eylül ayındaki zirvesinden bu yana ton başına 60 ABD dolarından fazla düştü. Bu referans, Uruguay’da bira arpası fiyatlamasında kullanılıyor. Düşüşte euronun dolar karşısında değer kaybetmesinin ABD ihracatının rekabet gücünü azaltması ve ABD buğdayına yönelik talebin beklentilerin altında kalması etkili oldu. Buğdaydaki gerileme dokuzuncu haftasına girerken, fiyat son 30 yılın en uzun düşüş serisine dönüştü.

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir

Piraeus'ın değerlendirmesine göre buğday ve mısır piyasalarında yeterli arz, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilecek başlıca unsur olarak öne çıkıyor. Buna karşılık Karadeniz'deki gerilimler, Avrupa Birliği'nde tarihsel olarak düşük mısır üretimi ve iklim kaynaklı riskler fiyatları destekleyebilir. İncelenen dönemde geniş emtia endeksi yükselirken tarım ürünleri endeksi geriledi; buğday ve mısır fiyatları düşerken şeker, pirinç, pamuk ve sığır fiyatları arttı. Piyasanın önümüzdeki dönemdeki görünümünde hava koşulları ve El Niño belirleyici olabilir. NOAA'ya göre El Niño'nun 2027'nin ilk çeyreğine kadar güçlü veya çok güçlü bir olaya dönüşme olasılığı %83'ün üzerinde. Yüksek enerji fiyatlarının üretim ve taşıma maliyetlerini artırmasıyla birlikte, değerlendirmede emtia piyasalarındaki risk dengesinin yukarı yönlü kaldığı belirtiliyor. USDA'nın 2026/27 küresel buğday tahmininde üretim 822,4 milyon tonla değişmedi. Kanada ve Türkiye'deki üretim artışının Avrupa Birliği'ndeki düşüşü dengelemesi bu sonucun temel nedenleri arasında gösterildi. Aynı dönemde buğday tüketiminin, özellikle yem kullanımındaki artışın etkisiyle 827,9 milyon tona yükselmesi; stokların ise 276 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Stokların tüketime oranı %33,4'ten %33,3'e düşüyor. Buğday ticaretinin 2026/27 döneminde 209,0 milyon tona gerilemesi öngörülüyor. Düşüş, Rusya'nın Karadeniz üzerinden ihracat akışındaki sorunlar ve yüksek fiyatların ABD'nin rekabet gücünü sınırlamasıyla ilişkilendiriliyor. Fiyatlar, önceki dönemdeki güçlü yükselişin ardından yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle ay içinde gerilese de tüketimin üretimi aşması, stokların daralması, Karadeniz'deki aksaklıklar ve El Niño orta vadede yukarı yönlü riskleri artırıyor. Mısırda ise 2026/27 küresel üretim tahmini 1.293,8 milyon tona yükseltildi. Artışta ABD üretiminin 5,9 milyon ton yükselmesi etkili olurken, Avrupa Birliği'ndeki düşüşün kuraklık nedeniyle devam ettiği belirtiliyor. Tüketimin 1.320,5 milyon tona, stokların 280,4 milyon tona ve stok/tüketim oranının %20,6'dan %21,2'ye çıkması bekleniyor. Ticaretin ABD'nin artan ihracatıyla 210,7 milyon tona yükselmesi, kısa vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir; ancak AB'deki düşük üretim, El Niño riski ve ABD'deki güçlü etanol talebi bu baskıyı sınırlayabilir.

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor

Yunanistan’ın Serres bölgesinde yer fıstığı hasadı 22 Eylül’de başladı ve çok geç gelişen birkaç tarla dışında büyük ölçüde tamamlandı. Livadochori’den üretici İsaak Kellidis, bu sezon tarlalarında ortalama verimin dekar başına 400-450 kilogram olduğunu söyledi. Yer fıstığı için kilogram başına 1,10 avro fiyat konuşulduğunu belirten Kellidis, mevcut verim düzeyi dikkate alındığında bu fiyatı tatmin edici bulduğunu ifade etti. Üreticinin verdiği bilgilere göre gübre, bitki koruma ürünleri, akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar, harman giderleriyle birlikte toplam üretim maliyetini dekar başına 320 avroya yükseltti. Serres’in küçük taneli yerel çeşidi kilogram başına 1,70 avrodan satılıyor; ancak veriminin dekar başına 250 kilogramı aşmaması nedeniyle üreticiler tarafından daha az tercih ediliyor. Kellidis, bu çeşitte ekonomik sonuç alınabilmesi için fiyatın kilogram başına en az 2 avro olması gerektiğini belirtti. Mavrolofos-Draviskos’ta üretici Hristos Aivatoglou da sezonun iyi ilerlediğini ve verimlerin tarlaya göre dekar başına 350-700 kilogram arasında değiştiğini aktardı. Ancak geçen yıl harman dönemindeki şiddetli yağışların üretimde yol açtığı zarar, bu yıl Serres’te daha az alan ekilmesine ve bazı çiftçilerin başka ürünlere yönelmesine neden oldu. Bölgede çoğaltım materyali sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni çeşitler de deneniyor. Türkiye’den getirilen bir yer fıstığı çeşidinin daha yüksek verim potansiyeli gösterdiği, ancak bölgede hâlihazırda yetiştirilen çeşitlerden yaklaşık 20 gün daha geç olgunlaştığı bildirildi. Üreticiler ayrıca tohum getiren iki Yunan şirketiyle çözüm arayışını sürdürüyor.