ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 10

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor

Yeni Zelanda merkezli kivi pazarlama şirketi Zespri, Çin’de artan yetkisiz G3 (SunGold) kivi üretimine karşı iki stratejik seçeneği değerlendiriyor. Seçeneklerden biri, Çin’de doğrudan ve sıkı biçimde düzenlenmiş bir satın alma ve tedarik modeli kurarak yıl boyunca yüksek kaliteli ürün sağlamak. Zespri Üst Yöneticisi Jason Te Brake, Çin’de yasa dışı yetiştirilen meyvenin özellikle güney yarımküre sezonunun sonuna doğru Yeni Zelanda’dan ithal edilen ürüne karşı rekabet gücünü artırdığını söyledi. Te Brake, şirketin Çin pazarındaki uzun vadeli beklentilerine güvenini koruduğunu, ancak Çin’deki G3 hasatlarının kalitesinin yükselmesi, yerel markaların güçlenmesi ve dağıtım kanallarının gelişmesiyle ticari ortamın zorlaştığını belirtti. Çin üretimi, sezon sonunda kalite değişkenliği artan Yeni Zelanda meyvesiyle doğrudan rekabet ediyor. Zespri’nin diğer seçeneği, rekabeti yalnızca Yeni Zelanda’dan sürdürmek. Bu yaklaşımda sezon sonu meyve kalitesinin artırılması, daha uzun hasat sonrası ömre sahip çeşitlerin geliştirilmesi ve teknoloji yatırımlarının artırılması öngörülüyor. Çin’de üretimi kapsayan herhangi bir modelin Yeni Zelanda üreticileri için ekonomik değer oluşturması ve yerel ortakların markanın teknik ve ticari standartlarına uymasını teşvik etmesi gerekiyor. Zespri henüz resmi karar almadı; böyle bir teklifin uygulanması için üreticilerin resmi oylamayla onayı şart.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda güvenliğini güçlendirmek için tarım teknolojileri ve yenilikçi çözümlere erişimin genişletilmesi çağrısı yaptı. FAO'nun aktardığına göre yaklaşık 645 milyon kişi 2025'te açlıkla karşı karşıyaydı; dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri ise sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyordu. FAO Genel Direktörü QU Dongyu, dünyanın herkesi beslemek için gerekli kapasite, araç ve bilgilerin önemli bölümüne sahip olduğunu, ancak etkili çözümlerin ihtiyaç duyan üretici ve topluluklara geniş ölçekte ulaşmadığını belirtti. Dongyu'ya göre çözümlerin kalıcı biçimde benimsenmesi için yerel koşullara uyarlanması, uygun fiyatlı olması ve yatırımcılar açısından ilgi taşıması gerekiyor. Çağrı, Dünya Gıda Günü'nün “Bugün yenilik yap, yarının gıdasını güvenceye al” temasıyla ilişkilendirildi. FAO'nun sıraladığı uygulamalar arasında çiftçilere hava tahmini, piyasa fiyatları ve işletmeye özel öneriler sunan dijital tarım danışmanlığı hizmetleri bulunuyor. Hayvan hastalıklarını izleme ve erken uyarı sistemleri tehditlerin yayılmadan fark edilmesine yardımcı olabilirken, toprak nemi ve besinlerini ölçen sensörler ile hassas sulama su ve gübre kullanımını daha verimli hâle getirebiliyor. Uydu ve jeo-uzamsal veriler de ormanların ve arazi kullanımındaki değişimlerin izlenmesini sağlayabiliyor. Bununla birlikte finansman, altyapı, bilgi, pazarlara erişim ve dijital bağlantı eksikliği, özellikle küçük üreticiler, tarımdaki kadınlar ve gençler için önemli engeller oluşturuyor. FAO, geleneksel tarımsal bilgilerin modern bilimle birleştirilmesini; yeniliklerin kamu ve özel finansman çekebilen uygulanabilir projelere dönüştürülerek pilot aşamadan ticari kullanıma geçirilmesini istiyor. Örgüte göre tarımsal gıda sistemleri küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birini üretiyor ve çekilen tatlı suyun %70'inden fazlasını kullanıyor.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Il Post · Özgün haber
Veri haberi

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’nın güneyinde akaryakıt maliyetlerindeki artışa karşı kamyoncuların ve çiftçilerin düzenlediği protestolar Puglia ile Calabria’dan Sicilya, Campania ve Basilicata’ya yayıldı. Eylemler, ana yolların ve otoyol bağlantılarının bloke edilmesine, bazı bölgelerde akaryakıt dağıtımının aksamasına ve marketlerde taze ürün eksikliği görülmesine yol açtı. Sicilya’daki kamyoncu grevinin 22 Ekim’e kadar sürmesi beklenirken, koordinatör Salvatore Bella hükümetten yanıt gelmemesi halinde eylemlerin süresiz devam edebileceğini söyledi. Protestoların arka planında motorindeki sabit özel tüketim vergisi indiriminin 6 Ekim’de sona ermesi ve akaryakıt fiyatının yeniden yükselmesi bulunuyor. Kaynakta ortalama fiyat litre başına yaklaşık 2,30 euro olarak verildi. Sektör derneklerinin durumun ağırlaştığı ve kendiliğinden eylemlerin arttığı yönündeki uyarıları üzerine Ulaştırma Bakanlığı, derneklerle 27 Ekim’de görüşmek üzere toplantı çağrısı yaptı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso, akaryakıt maliyetini sınırlamaya yönelik olası yeni önlemlerin ay sonundaki görüşmeden sonra alınacağını söyledi. Calabria’daki yeni mobilizasyona çiftçiler de katıldı. Bölgesel lojistik federasyonunun organize ettiği 17 kamyoncu eylemi Gioia Tauro Limanı, Lamezia Terme Havalimanı çevresi ve Cosenza ilindeki A2 bağlantıları gibi noktalara yayıldı. Campania’ya uzanan protestolar sırasında Nola ve Nocera-Pagani otoyol çıkışları ile Battipaglia ve Campagna arasındaki bir bölüm geçici olarak kapatıldı. Sicilya’da ise bazı kamyonlar Palermo’daki Santa Lucia rıhtımı girişinde sabit bir bekleme noktası oluşturdu. Basilicata’daki yakıt tedarik sorunları, Taranto’daki Eni rafinerisine tanker erişiminin eski ILVA işçilerinin blokajı nedeniyle kesilmesiyle de bağlantılıydı. İşçiler Cuma sabahı devlet yolu 7 ile Jonica yolundaki geçişleri açtı. Eni, blokajın Puglia ve diğer güney bölgelerindeki istasyonların yanı sıra havalimanları, toplu taşıma işletmeleri, kolluk kuvvetleri ve itfaiyeye yönelik yakıt dağıtımını etkilediğini açıkladı. Şirkete göre Puglia’daki 300 Enilive istasyonunun 150’sinde yakıt kalmamıştı. Puglia’da bazı belediyelerde market raflarının boşaldığı ve akaryakıt istasyonlarında eksiklik yaşandığı bildirildi; Confcommercio Bari ise o sırada mal tedarikinde sorun bulunmadığını açıkladı. Foggia ilindeki Cerignola, San Severo ve Lucera’da birçok markette taze ürünlerin tükendiği aktarıldı. Cerignola’da belediye sivil koruma operasyon merkezi acil durumları yönetmek üzere etkinleştirildi. Protestolar, artan enerji maliyetleri ve gerileyen tarım ürünü fiyatlarıyla ağırlaşan tarım kriziyle birleşti. Bari’de yaklaşık 3 bin zeytin üreticisi gösteri yaptı. Fedagri-Confcooperative, taze meyve-sebze ve diğer bozulabilir gıdaların sevkiyatının korunması gerektiğini belirtti.

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi

Al Jazeera tarafından aktarılan Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre Türkiye'de kişi başına yıllık gıda israfı 163 kilogram olarak veriliyor. Haberde Romanya'nın 130 kilogramlık düzeyinin üzerinde gösterilen Türkiye, Avrupa karşılaştırmasında Portekiz ve İsviçre'nin ardından yer alıyor. Kaynak, ülkelerin kişi başına verileri için referans yılı belirtmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği ve servis edilen her beş porsiyondan yaklaşık birinin çöpe gittiği belirtiliyor. Üretilen gıdaların yaklaşık %13'ü ise mağazalara ulaşmadan, hasat sonrasındaki depolama, taşıma veya işleme aşamalarında kaybediliyor. En büyük kayıpların meyve ve sebzelerde görüldüğü, mağazalara ulaşmadan kaybedilen gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doları aştığı aktarılıyor. Gıda israfının en büyük bölümünden haneler sorumlu tutuluyor. Hanelerin payı %60 olurken restoranlar ve diğer gıda hizmetleri %28, mağazalar ise %12 pay alıyor. Kişi başına küresel ortalama yıllık israf yaklaşık 132 kilogram. Daha sıcak iklimli ülkelerde taze ürün tüketiminin daha yüksek ve soğutmaya erişimin daha sınırlı olması nedeniyle hanelerdeki israfın genellikle arttığı ifade ediliyor. Maldivler'de kişi başına israf yaklaşık 260 kilogramla en yüksek düzeyde; Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus'ta ise 210 kilogramın üzerinde olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, gıda israfının küresel ekonomiye yıllık maliyetini bir trilyon doların üzerinde hesaplıyor. Tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar tarım alanı kullanılıyor; bu alanın dünya tarım alanlarının %28'ine denk geldiği ve Kanada'nın yüzölçümünden büyük olduğu aktarılıyor. Gıda kaybı ve israfının, çöplüklerdeki gıdaların ayrışması sırasında açığa çıkan metan da dahil olmak üzere küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğu belirtiliyor.

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor
Görsel kaynağı: De Telegraaf · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Hollanda’da Albert Heijn’de hafta boyunca süren bir siber olay, gıda tedarikinin teknolojiye bağımlılığı konusunda endişe yarattı. Telegraaf, bu bağımlılığın kamuoyu açısından kaygı verici olup olmadığını tartışmaya açtı. Ahold’daki bilişim sorunları nedeniyle özellikle taze ürünler mağazalara ulaştırılamadı ve raflar boşaldı. Çevrim içi siparişler de verilemezken, uzmanlar tüm süpermarketlerin aynı anda durması halinde gıda tedarikinin geniş ölçekte aksayabileceğini belirtti.

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı

Güney Afrika’da Dünya Gıda Günü kapsamında, gıda güvensizliğini azaltmak ve dayanıklı yerel gıda tedarik zincirleri kurmak için çiftçilere daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. Gautengli çiftçi Nompumelelo Dhlamini, sürdürülebilir gıda arzı için çiftçilerin çiftlik düzeyinde gerekli kaynaklarla donatılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Güvenilir üretim için farklı paydaşların tarım sektörünü korumak ve geliştirmek üzere birlikte çalışması gerektiği belirtildi. Dhlamini, yüksek yakıt ve üretim maliyetlerinin çiftçilerin verimli çalışmasını zorlaştırdığını, yetersiz altyapının ise taze ürünleri perakendecilere ve diğer pazarlara ulaştıran üreticilerde kayıplara yol açabildiğini belirtti. Çiftçilere yönelik politika ve destek programlarıyla sahadaki deneyimler arasında boşluk bulunduğunu söyleyen Dhlamini, eğitim, mentorluk ve sürekli kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Politikaların hazırlanması ve uygulanmasında çiftçilerin görüşlerinin alınmasını öngören tabandan yukarı yaklaşımı savundu. Dhlamini, sürdürülebilir tarıma geçiş için yalnızca politika ve vaatlerin değil, elektrik, yol bakımı ve iletişim altyapısı gibi pratik, erişilebilir ve uzun vadeli desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. İletişim eksikliğinin çiftliklerin pazarlara ulaşmasını ve işletilmesini zorlaştırdığını söyledi. Free State’ten mısır çiftçisi Reggie Nkambule de çevre dostu ve maliyet etkin üretime geçişin ancak altyapının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Greenpop’tan Ashraf Sirkoth, geleneksel yerel ırkların, yerli hayvan ırklarının ve yabani gıda türlerinin kaybının tarımın dayandığı genetik tabanı daralttığını söyledi. Güvenli arazi kullanım hakkının geleneksel tarımın sürmesi için temel olduğunu belirten Sirkoth, resmi mülkiyet, geleneksel haklar veya uzun vadeli kiralamaların önemine işaret etti. Stellenbosch Business School’dan Prof. Jako Volschenk ise standart dışı küçük, biçimsiz veya rüzgâr hasarlı ürünlerin çorba ve meyve suyu üreten küçük agro-işleme işletmelerine yönlendirilerek gıda israfını azaltmada kullanılabileceğini söyledi.

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı
Görsel kaynağı: Portal Analitika · Özgün haber

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadağ Gıda Bankası, yoksullukla mücadelenin somut sosyal politika önlemleri, en kırılgan gruplara yeterli yardım ve etkili bir gıda bağışı sistemi olmadan yürütülemeyeceği uyarısında bulundu. Bankanın açıklamasına göre Karadağ nüfusunun beşte birinden fazlası yoksulluk riski altında bulunuyor ve çok sayıda aile yeterli gıdayı sağlamakta zorlanıyor. Açıklama, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ile 17 Ekim Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele Uluslararası Günü dolayısıyla yapıldı. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yılın başından itibaren planlanan ücret artışlarının sosyal yardım alanlara veya hiçbir geliri olmayanlara doğrudan fayda sağlamayacağını savundu. Medojević’e göre bu kesimlerin gıda, fatura ve ilaç masraflarını nasıl karşılayacağı sorunu devam ediyor. Gıda Bankası, düşük sosyal yardımların, yardım alma kriterlerinin katılığının ve ailelere verilen desteğin yetersiz kalmasının bazı kişileri temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak kaynaklardan yoksun bıraktığını belirtti. Çocuklar, yalnız ebeveynler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında gösterildi. Banka; sosyal yardımların artırılmasını, yardım kriterlerinin daha esnek hale getirilmesini, erişilebilir okul öğünleri sağlanmasını, yoksulluk içindeki ailelere daha fazla destek verilmesini, yaşlıların korunmasını ve sosyal konutun geliştirilmesini önerdi. Ayrıca tedarik zincirinin farklı aşamalarında gıdanın atıldığı, buna karşılık bazı vatandaşların günlük öğünlerini karşılayamadığı belirtildi. Bu nedenle devletin gıda fazlası bağışlarını yasal olarak düzenlemesi, bağışçılara teşvik vermesi ve güvenli gıdayı ihtiyaç sahiplerine yönlendirecek etkili bir sistem kurması istendi. Gıda Bankası, yoksullukla mücadeleyi hükümetin öncelikleri arasına alarak ücret artışlarından yararlanamayanlara somut destek sağlama çağrısını yineledi.

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi

Yeni Zelanda Wool Collective CEO’su Ross McIsaac, yeni kolektifin başarılı olabilmesi ve yetiştiricilerin son dönemde elde ettiği iyi getirilerin sürdürülebilmesi için söylem ile eylemin örtüşmesi gerektiğini söyledi. McIsaac, açıklamaları Huntly’nin batısında, Te Akau yakınlarındaki Waimai Valley’de Alastair ve Anne Reeves’e ait Waimai Romney’de düzenlenen açık günde yaptı. McIsaac’e göre kolektif, geleceğe ilişkin vaatlerde bulunmak yerine önceki kuruluşlar Wool Impact ve Campaign for Wool’un son yıllardaki çalışmalarından ve bu çalışmaların sağladığı faydalardan yararlanmayı hedefliyor. Yapı, iki kuruluşu tek çatı altında birleştirerek ve tedarik zincirindeki şirketlerle birlikte çalışarak işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketleri kolektife yatırım yapmaya ikna etmek ise önündeki zorluklardan biri olarak görülüyor. Şeffaflık, kolektifin finansmanında temel koşullardan biri olarak öne çıkıyor. McIsaac, çiftçilerin yatırım yapabilmesi için paranın nereye gittiğini ve ne sağladığını bilmesi gerektiğini belirtti. Kolektif, sektörde hâlihazırda yürütülen çalışmaları tekrarlayarak gereksiz maliyet oluşturmak yerine tedarik ve değer zincirlerindeki şirketleri desteklemeyi amaçlıyor. Uzun vadede finansmanın yalnızca yetiştiricilerden gelmemesi ve tedarik zincirindeki şirketlerin de katkı yapması gerektiği ifade edildi. Kolektifin çalışma programı, maliyetleri ve bunların hükümet desteğiyle nasıl güçlendirileceği henüz tamamlanmadı; ayrıntıların yakında paylaşılması bekleniyor. McIsaac, yapının ihtiyaçtan büyük olmayacak şekilde yalın tutulacağını söyledi. Kolektif ayrıca mimarlar ve halı perakendecileriyle çalışarak yünün özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını, perakendecilerin tüketicileri doğru bilgilendirmesini ve bu amaçla çiftliklerle kırkım uygulamalarını anlatan videolar hazırlanmasını sağlamaya çalışıyor. McIsaac, yün için daha yüksek bir değer potansiyeli bulunduğuna inandığını, ancak halı gibi ürünlerde fiyat artışları konusunda piyasa hassasiyetlerinin bulunduğunu söyledi. Kolektifin bu alandaki çalışmaları, yünün doğal ve sürdürülebilir özelliklerinin tüketicilere ve ürünü önerecek sektör profesyonellerine daha iyi anlatılmasına odaklanıyor.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor

İspanya, avokado ve mangoda Avrupa’nın başlıca yakın tedarikçisi olma hedefini büyüyen üretim tabanı ve kısa teslim süresi avantajıyla güçlendirmeye çalışıyor. İspanya Avokado ve Mango Sektörlerarası Örgütü (Intertropic) Başkanı Juan Antonio Reyes Gutiérrez, sektörün düzenli büyümesi, menşe tanıtımı ve sürdürülebilirliğin öncelikler arasında olduğunu söyledi. İspanya, Avrupa Birliği’nin başlıca avokado ve mango üreticisi konumunda bulunuyor. Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı’nın (MAPA) ESYRCE araştırmasına göre ülkede avokado üretimine ayrılan alan 24.758, mango alanı ise 6.148 hektar. Üretim ağırlıkla Endülüs’te, özellikle Málaga ve Granada’da, ayrıca Kanarya Adaları’nda yoğunlaşıyor. Avokadoda üretim haritası yeni bölgelere yayılırken Valensiya Topluluğu’ndaki alanın yaklaşık 5.000 hektara ulaştığı ve büyümeyi sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Mango üretimi ise iklim gereksinimleri nedeniyle Málaga’daki Axarquía ile Granada’daki Costa Tropical’da daha yoğun kalıyor. Intertropic, İspanya’nın Fas, Kolombiya ve İsrail avokadosu ile Brezilya mangosuna karşı yakınlık ve tazelik üzerinden rekabet edebileceğini savunuyor. Juan Antonio Reyes Gutiérrez’e göre İspanyol mangosu, daha ileri olgunlukta hasat edilerek Avrupa raflarına yaklaşık 72–96 saatte ulaşabiliyor. Intertropic Genel Müdürü Antonio Carpintero da avokadoda uygun fizyolojik hasat zamanının doğal yağların gelişmesini, tüketicinin aradığı doku ve kremamsılığın oluşmasını sağladığını belirtti. Denizaşırı ithalatın ise birkaç haftalık deniz taşımacılığı gerektirebildiği aktarıldı. Tüketim tarafında İspanya’da hanelerin %80’den fazlası yılda en az bir kez avokado satın alıyor ve kişi başına ev içi tüketim 2,03 kilogram olarak ölçülüyor. Mango hanelerde %50’nin üzerinde penetrasyona ve kişi başına 0,80 kilogram tüketime ulaştı. Toplam taze meyve tüketimi 2016’dan bu yana yaklaşık %30 gerilerken subtropikal meyve tüketiminin 2008’den bu yana yaklaşık %20 arttığı bildirildi. Sektör bu nedenle tüketicinin yalnızca ürünü değil, Avrupa menşeini de ayırt etmesini hedefliyor. Bu amaçla Intertropic’in yürüttüğü “Aguacate y Mango de Europa: Frutas con Corazón” kampanyası 2026–2028 döneminde İspanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ta uygulanacak. Bütçesi 9 milyon avronun üzerinde olan kampanyanın yaklaşık %75’i Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor ve üç yılda tüketicilere 380 milyondan fazla etkili erişim hedefleniyor. Sektörün büyümesi önündeki başlıca koşul ise su kaynaklarının sürekliliği. Son yağışlar durumu kuraklığın en ağır dönemlerine göre iyileştirse de Intertropic, rezervlerdeki geçici toparlanmanın yapısal sorunu çözmediğini belirterek arıtılmış ve tuzdan arındırılmış suyun yanı sıra su iletim hatlarının ve yağmur suyu depolamasının geliştirilmesini savunuyor. Mevcut mango sezonu başlangıçta öngörülenden düşük hacimde ilerliyor; kalite ise mükemmel olarak değerlendiriliyor. Keitt çeşidinin hasadıyla sezonun ekim sonu veya kasım başına kadar sürmesi bekleniyor. Sektör, birkaç haftalık hasat döneminde ürün yoğunluğunun piyasayı zorlamaması için talebin artırılmasını istiyor.

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi

Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu’nun (Cepal) Uluslararası Ticaret ve Entegrasyon Bölümü Direktörü Daniela García, Paraguay’ın ihracat değerinin 2026’da %19 büyümesinin beklendiğini bildirdi. García’ya göre artışta tarım ürünleri ile tarımsal kökenli imalatların performansı belirleyici olacak. Tahmin, ihracat fiyatlarında %7 ve yurt dışına gönderilen hacimlerde %12 artış varsayımını içeriyor. García, tarımsal ihracatın %32, tarımsal kökenli imalatların ise %25 büyümesinin beklendiğini söyledi. Bu performansın, hayvancılık ihracatı hacminde öngörülen düşüşü telafi etmesi bekleniyor. Paraguay’ın görünümünün bölge ortalamasına benzer olmasının olumlu olduğu belirtildi. García, görünümün uluslararası talepte yavaşlama, tarım ürünleri fiyatlarında düşüş ve ticaret ile tedarik zincirlerini etkileyebilecek jeoekonomik koşulların kötüleşmesi gibi dış risklere bağlı olduğunu ifade etti. Mercosur gündeminde ise Avrupa Birliği anlaşmasının gelecekte uygulanması, Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) anlaşmasının yürürlüğe girmesi ve Hindistan ile Japonya’yla müzakereler yer alıyor.

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı

Cepea’nın dokuz Brezilya meyvesini inceleyen araştırmasına göre papaya, kavun ve mango, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük (VCR) sıralamasında öne çıktı. 2016-2024 döneminde değerlendirilen dokuz meyvenin yedisi VCR göstergesini artırdı. Araştırma, Hortifruti Brasil dergisinin ekim sayısında yayımlandı ve Brezilya meyveciliğinin uluslararası pazardaki varlığını artırma ve sürdürme koşullarını ele aldı. Limon ve misket limonu, karpuz, üzüm ve avokado da aynı dönemde göstergede ilerleme kaydetti. Muz ve elmanın üretim zincirleri ise daha çok iç pazarın tedarikine yönelmiş olarak değerlendirildi. Faostat ile Brezilya hükümetinin Comex Stat sistemi verileriyle hesaplanan VCR, her meyvenin Brezilya ihracatındaki payını dünya meyve ihracatındaki payıyla karşılaştırıyor. Cepea’ya göre gösterge, göreli ihracat uzmanlaşmasını ölçüyor; doğrudan rekabet gücü veya kârlılık değerlendirmesi anlamına gelmiyor. Avokado, Brezilya’nın dış satımındaki genişlemenin öne çıkan örneklerinden biri oldu. Meyvenin ihracat geliri cari değerlerle 2016’da 6,8 milyon ABD dolarından 2024’te 36,2 milyon ABD dolarına yükseldi. Çalışmaya göre bu artışı başlıca hass çeşidi destekledi. Ancak genişlemenin kalıcı olması için üretim ölçeğinin ve verimliliğin artırılması, dış pazara uygun kalite standartlarının karşılanması ve ürün koşullarının taşıma ile dağıtım boyunca korunması gerekiyor. Araştırma, rakip ülkelerin arzının düşük olduğu dönemlerden yararlanabilmek için lojistik ve planlamanın önemine işaret ediyor. Brezilya meyvesinin hedef pazarlara doğru zamanda ulaşması ve alıcıların talep ettiği kaliteyi koruması gerekiyor. Uluslararası varlığın sürdürülmesi ayrıca maliyetlerin kontrolüne, kayıpların azaltılmasına, pazarların çeşitlendirilmesine ve üreticilerle zincirin diğer aktörleri için kârlılığın güvence altına alınmasına bağlanıyor.

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölümlerinde şiddetli kuraklık ilan ederek hanehalkı su tedarikini korumaya yönelik yeni önlemleri devreye aldı. Hükümet, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’nin nisan-eylül dönemini 100 yılı aşkın sürenin en kurak dönemi olarak geçirdiğini ve rezervuar seviyelerinin tehlikeli ölçüde düştüğünü bildirdi. Bakanlar, su şirketlerinden izlemeyi artırmalarını ve tedarik kesintilerini önlemek için ek adımlar atmalarını istedi. Önlemler, rezervuar ve nehir seviyelerinin günlük kontrolü ile su kalitesinin daha sıkı izlenmesini kapsıyor. Çevre Ajansı da doğal kaynaklardan su alan işletmelerin izin verilen limitleri aşmadığını denetleyecek. Su kaynaklarındaki düşüş Ardingly ve Wimbleball rezervuarlarında da görülüyor. West Sussex’teki Ardingly %19 kapasitede ve yaklaşık 95.000 mülke hizmet veriyor. Somerset’teki Wimbleball ise %16 dolulukta bulunuyor ve yaklaşık 300.000 müşteriye su sağlıyor; Çevre Ajansı bu dönemde rezervuarların %75 kapasitede olmasını bekliyor. Şiddetli kuraklık, Çevre Ajansı’na göre ilan edilebilecek en yüksek kuraklık seviyesi. Yerel Direnç Forumları, koşulların kötüleşmesi halinde desteğin hızla koordine edilmesi için devreye alınırken hükümet, hanehalkı su tedarikinin şimdilik kesintisiz süreceğini açıkladı. Yetkililer, su şirketlerinin planlarını uygulamasını ve herkesin daha az su kullanmasını istiyor.

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 15 Perşembe günü işlem hacmi düşük kaldı. Az sayıda işlem yapılırken fiyatlarda önemli bir değişiklik görülmedi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, doların güçlü değer kazanmasının Chicago Ticaret Borsası’ndaki sert düşüşü telafi ettiğini ve fiziksel piyasa kotasyonlarında yapısal değişiklik oluşmasını önlediğini belirtti. Limanlarda göstergeler nominal kaldı; ezmecilerin alım teklifleri satıcıların taleplerinin altında kaldığı için işlemler tıkandı. Üreticilerin ekim çalışmalarına yoğunlaşması da piyasanın yavaş seyretmesine katkıda bulundu. İç piyasada Passo Fundo, Santa Rosa, Rondonópolis ve Dourados fiyatları değişmedi. Cascavel’de soya çuvalı 144,50 realden 145,00 reale yükselirken Rio Verde’de 140,00 realden 139,00 reale geriledi. Limanlarda Paranaguá’da fiyat 155,50 realden 156,00 reale çıktı, Rio Grande’de ise 156,50 realde kaldı. Chicago’daki soya vadeli kontratları art arda dördüncü kayıp seansını yaşadı. ABD hasadının ilerlemesi ve ABD’de eylül ayındaki soya ezmesinin zayıf kalması, fiyatları yedi haftanın en düşük seviyelerine taşıdı. Piyasanın temel görünümünde ABD’de rekor olması beklenen hasat ile Brezilya’da geniş üretim beklentisinin oluşturduğu arz artışı öne çıktı. Brezilya Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2026/27 sezonunda ülkenin soya üretimini 181,616 milyon ton olarak öngördü. Bu, önceki sezona göre %0,7 artış anlamına geliyor. Ekim alanının da %1,4 artarak 49,3 milyon hektara ulaşması bekleniyor. Kuzey Amerika Yağlı Tohum İşleyicileri Birliği (Nopa), ABD’de eylül ayı soya ezmesini 196,3 milyon bushel olarak açıkladı. Bu miktar, ağustostaki 205,456 milyon bushelin ve 203,74 milyon bushel olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Reuters’a konuşan üç ticaret kaynağı ise Çin’in devlet alıcılarının ABD’den 10 ila 13 soya yükü aldığını bildirdi; bu haftaki alımların toplamı 18 ila 23 yüke ulaştı.

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı

Mısır Milletvekili Necla el-Asili, hükümet verilerine dayanarak ülkedeki büyükbaş hayvan sayısının 2014’te yaklaşık 5,5 milyon baştan 8,6 milyon başa yükseldiğini açıkladı. El-Asili, yerli et üretiminin de 2025’te yaklaşık 600 bin tona ulaştığını belirterek bu göstergelerin hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarla bağlantılı olduğunu söyledi. El-Asili’ye göre hayvan varlığı ve yerli üretimdeki artış, önümüzdeki dönemde et fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca hayvan sayısının yükselmesine bağlı değil. Piyasalardaki fiili arzın artması, yetiştirme ve üretim maliyetlerinin gerilemesi ile dağıtım ve ticaret sisteminin iyileştirilmesi gerekiyor. Milletvekili; yem maliyetlerinin azaltılması, yetiştiricilere daha fazla kolaylık sağlanması, devlet satış noktalarında uygun fiyatlı et sunulması ve piyasa denetimlerinin sıkılaştırılması çağrısı yaptı. Ulusal buzağı projesi ile uygun koşullu finansman programlarının, özellikle küçük yetiştiriciler ve genç mezunlar için üretimi destekleyebileceğini ifade etti. Ayrıca tarım ve gıda tedarikinden sorumlu kurumlar arasında koordinasyon kurulmasını istedi.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Galler’de çiftçilere, Sürdürülebilir Çiftçilik Programı’nın (SFS) Evrensel Katmanı ile Temel Ödeme Programı (BPS) kapsamındaki taleplerinin %80’i için avans ödeme yapıldı. Galler hükümeti, bu yıl avans oranını %70’ten %80’e çıkardı. Son verilere göre SFS Evrensel Katmanı kapsamındaki çiftliklerin %90’ı, BPS kapsamındaki çiftliklerin ise %94’ü avans ödemelerini aldı. Tam ve kalan ödemeler, talepler tamamen kontrol edildikten sonra yapılacak. Hükümet, en karmaşık talepler dışında ödemelerin 2027 Mart sonundan önce tamamlanmasını bekliyor. SFS Evrensel Katmanı kapsamında ödeme bekleyen çiftçilerin kalan bakiyeyi alabilmesi için RPW Online üzerinden SFS Evrensel Panosu’nu güncellemesi gerekiyor. Ödemeler, başvurular incelenip onaylandıkça sürdürülecek. Galler hükümeti, avans oranındaki artışın çiftlik işletmeleri üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçladığını belirtti. NFU Cymru ise uzun süren kuraklık ve aşırı sıcakların tarla bitkileri verimini düşürdüğünü, sınırlı ot büyümesinin de hayvancılık işletmelerini ek yem tedarik etmeye zorladığını bildirdi. Hükümet ayrıca gübre şerbeti yayma dönemini geçici olarak uzattı, bazı ürün ve habitat yönetimi şartlarında istisnalar getirdi ve sondaj kuyuları ile su toplama ekipmanları için sermaye hibeleri sundu.

İsrail, Gazze’ye Ticari Mal Sevkiyatını Durduracağını Açıkladı
Görsel kaynağı: iDNES.cz · Özgün haber

İsrail, Gazze’ye Ticari Mal Sevkiyatını Durduracağını Açıkladı

İsrail, Gazze Şeridi’ne ticari mal girişinin artık yapılmayacağını açıkladı. İsrail Savunma Bakanlığının Filistinli sivil işler birimi COGAT’ın çarşamba günkü açıklamasına dayanan AP haberine göre karar, bölgeye ticari ürün sevkiyatını durduracak. Bu gelişme, açlık tehlikesi altındaki Filistinlilerin kış öncesinde gıda tedariki için önemli bir kaynağı kaybetmesi anlamına geliyor. AP, ticari malların yanı sıra geçici barınaklar için gereken malzemelerin de bu kanaldan sağlandığına dikkat çekti.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Tesisi İçin Finansman Açığı İnşaatı Geciktiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Tesisi İçin Finansman Açığı İnşaatı Geciktiriyor

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi’nin (ARC) önerdiği şap hastalığı aşısı üretim tesisinde inşaat henüz başlamadı. ARC, proje için ayrılmış 453,8 milyon Güney Afrika randının yeterli olmadığını ve çalışmalara başlanabilmesi için toplam finansmanın güvence altına alınması gerektiğini açıkladı. Tesisin güncel tahmini maliyeti yaklaşık 1,6 milyar rand olurken, mevcut kaynakla yaklaşık 1,15 milyar randlık finansman açığı bulunuyor. Güney Afrika Ulusal Hazinesi’nden tesis için yaklaşık 535,5 milyon rand alan ARC, 31 Mart 2026 itibarıyla 81,7 milyon rand harcandığını bildirdi. Kurum, bu harcamanın 15 yılı aşkın dönemde aşı geliştirme, teknik planlama, uzman hizmetleri ve mevzuata uyum için yapıldığını belirtti. Harcamalar ayrıca aşı etkinliği ve güvenliği testleri, üretim sürecinin yeniden tasarımı, eğitim, mühendislik ve mimarlık hizmetleri ile arazi ve altyapı çalışmalarını kapsadı. ARC, gecikmenin hazırlık çalışmalarının bulunmamasından ziyade yetersiz ve kesintili finansmandan kaynaklandığını savundu. Kuruma göre ilk tahsis 2011/12 mali yılında yapıldı, sonraki büyük tahsis ise 2019-2022 Orta Vadeli Harcama Çerçevesi döneminde geldi. Bu finansman aralığının inşaatı geciktirerek maliyetleri artırdığı, revize tasarım gereklilikleri, inşaat ve ekipman maliyetlerindeki yükseliş ile kur dalgalanmalarının da toplam maliyeti etkilediği belirtildi. ARC, tesisin entegre ve mevzuata uygun bir aşı üretim tesisi olarak çalışması gerektiği için aşamalı inşa edilemeyeceğini bildirdi. Kurum, hizmet sağlayıcıları ancak projenin tamamı için finansman kesinleştiğinde görevlendirebileceğini açıkladı. İnşaatın başlama, tesisin tamamlanma veya yerli üretilen aşıların çiftçilere ulaşma tarihleri verilmezken, ARC gecikmenin mevcut 1,6 milyar randlık tahmini maliyeti daha da yükseltebileceği uyarısında bulundu.

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, ekim ayının başından bu yana yurt dışına 1,125 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Tarım Politikası Bakanı Taras Vısotski’ye göre bu miktar planlanan hacimlerin yaklaşık %50’sine karşılık geliyor. Vısotski, ihracatın sınırlı kalmasının başlıca nedeninin ülkenin lojistik sisteminin mevcut fiziksel kapasitesinin sınırında çalışması olduğunu belirtti. İhracattaki zorluklara karşın Ukrayna hükümeti, iç gıda piyasasında uzun vadeli bir açık bulunmadığını bildiriyor. Bakanlığa göre mağazalar, pazarlar ve seyyar satış noktaları sebze ve diğer gıda ürünleri bakımından geniş bir ürün çeşidine sahip; mevcut satış kanalları da çalışmayı sürdürüyor. Bu nedenle tüketicilere panik yapmamaları ve stok amaçlı alım gerçekleştirmemeleri çağrısı yapıldı. Rota kapasitesinin düşük kalması nedeniyle devlet, ekonomiye daha fazla gelir sağlayan katma değerli ürünlerin ihracatına öncelik veriyor. Ekim ihracatında 670 bin ton tahıl ile 184 bin ton yağlı tohum öne çıkarken, ayçiçek yağı ve küspe de dış satım kalemleri arasında yer aldı. Ukrayna tarım arazilerinin yaklaşık %70’i küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından işleniyor. Hükümet, ileride bölgesel tedarik kesintileri yaşanması halinde üreticilerle süpermarketler arasındaki koordinasyonu hızlandıracağını açıkladı.