ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 11

Bulgaristan’da Tarım İdaresini Birleştirme ve Kadro Azaltma Reformu Önerildi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Tarım İdaresini Birleştirme ve Kadro Azaltma Reformu Önerildi

Bulgaristan Tarım Bakanı Plamen Abrovski, tarım idaresinde yüzlerce kadronun azaltılmasını ve çeşitli kurumların birleştirilmesini içeren kapsamlı bir reform önerdi. Kamu istişaresine açılan değişikliklerin 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Önerinin en önemli başlıklarından biri, orman ve balıkçılıktan sorumlu iki ajansın yeni bir yapıda birleştirilmesi. Reform taslağına göre orman ajansındaki mevcut 300 kişilik kadro 276’ya, bölgesel birimlerdeki kadro ise 1119’dan 1096’ya indirilecek. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Burgaz’da kalacak ve dört bölgesel birimle çalışacak. Sendikalar ve sektör temsilcileri, değişikliklerin Avrupa ödemelerinde kesintiye, av kotalarının kaybedilmesine ve Avrupa Birliği Adalet Divanı yaptırımlarına yol açabileceği uyarısında bulundu; bu nedenle deniz kentlerinde protestolar düzenlendi. Bağcılık ve şarapçılıktaki bağımsız icra ajansının faaliyetleri Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na aktarılacak. Ajans bünyesinde bağcılık ve şarapçılığa özel bir yapı kurulacak; bu yapı bağcılık sicilini, Sofya ve Plovdiv’deki test laboratuvarlarını ve bölgesel birimleri devralacak. Değişiklik 3895 üzüm üreticisi ile şarap, sirke ve diğer ürünleri üreten 350 işletmeyi kapsıyor. Tarım Bakanlığı, amacın denetimi tek bir yapıda toplamak olduğunu belirtiyor; birleşme sonrasındaki kesin kadro sayısı ise yeni teşkilat yönetmeliğine bırakılıyor. Reform ayrıca hayvancılıkta seleksiyon ve üreme ajansının çeşit deneme ajansına katılarak yeni bir kurum oluşturmasını öngörüyor. Tarım Fonu’nda 120, Gıda Güvenliği Ajansı’nda 100 ve Tarım Akademisi’nde 253 kadro azaltılması planlanıyor. Bakanlık merkez teşkilatında da 37 kadro azaltılması ve personel sayısında %5,54 küçülme öngörülürken, tazminatlar için ek 1.216.330 avro talep edilmesi bekleniyor.

Deyrizor’da Hayvancılık İçin Su Hasadı Tesislerinin Bakımına Başlandı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Hayvancılık İçin Su Hasadı Tesislerinin Bakımına Başlandı

Suriye’nin Deyrizor ilindeki Su Kaynakları Müdürlüğü, Badiye el-Beşri’de bulunan su hasadı tesislerinin rehabilitasyonuna başladı. Deyrizor Su Kaynakları Müdürü Hazım el-Muheysini’nin açıklamasına göre çalışmalar, yağmur ve sel sularını toplama ve depolama kapasitesini artırarak su kıtlığı yaşanan bölgelerde kullanılabilir kaynak oluşturmayı hedefliyor. İlk aşamada Cebel el-Beşri bölgesindeki Nazıra Seddi’nde çamur birikintileri temizleniyor, vadi yatağı ve set gövdesindeki engeller gideriliyor. Çalışmaların, otlatma alanlarına daha yakın su kaynakları sağlayarak hayvancılık yapanların su taşıma yükünü ve maliyetini azaltması bekleniyor. Proje kapsamında farklı tesislerden 34.000, 90.000, 98.000 ve 47.000 metreküp çamurun kaldırılması planlanıyor; Hısyan ve Şula’daki çukurlar da çalışma alanları arasında yer alıyor.

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber
Veri haberi

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi

AB Konseyi, Baltık Denizi için gelecek yıl uygulanacak balıkçılık kotalarını belirledi. Kararda orta Baltık Denizi'ndeki ringa kotası %71 artırılırken, Botni Körfezi'ndeki ringa kotası da %12 yükseltildi. Birden fazla kota artışı, bölgedeki balık stoklarının ciddi durumu nedeniyle çevre kuruluşları ve Avrupa Parlamentosu üyelerinin eleştirilerine yol açtı. Avrupa Parlamentosu üyesi Isabella Lövin, orta Baltık'taki ringa stoklarının toparlanma işaretleri göstermeye başladığı bir dönemde kotanın artırılmasını “tamamen sorumsuzca” olarak niteledi. WWF de toparlanmanın yeni olduğunu ve stokun hâlâ çok hassas kaldığını belirterek artışın olumlu gelişmeyi tersine çevirme riski taşıdığını bildirdi. Lövin ayrıca Avrupa Parlamentosu'nun balıkların hayvan yemine dönüştürüldüğü endüstriyel balıkçılığın durdurulması yönündeki talebinin bu yılki kota kararında karşılık bulmadığını söyledi. Botni Körfezi'ndeki artış da eleştirildi. Lövin, Bottenhavet'te ringa stokunun azaldığının değerlendirildiğini ve kıyıdaki küçük ölçekli balıkçıların boş ağlardan söz ettiğini aktardı. WWF, stokun sürdürülebilir seviyenin altında olduğunu ve Konseyin Avrupa Komisyonunun önerdiğinden daha yüksek bir kota belirlediğini açıkladı. Gençlik örgütü Fältbiologerna ise Baltık Denizi'ndeki aşırı avlanma, iklim değişikliği, ötrofikasyon ve çevresel toksinlerin birlikte etkisine dikkat çekti. Baltık Denizi'ndeki iki çok zayıf morina stoku için Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi (ICES) sıfır av tavsiyesinde bulunmuştu. Buna rağmen Konsey, Avrupa Komisyonunun tavsiyelerinin çok üzerinde tesadüfi ava izin verdi. WWF, bu kararın morinanın toparlanma şansını azalttığını savundu.

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Başbakanı tarafından oluşturulan karides yetiştiriciliği alt komitesi, üretimi genişletmek, katma değeri artırmak ve ihracatı yükseltmek amacıyla bir yol haritası hazırlamak için 120 günlük süre belirledi. Denizcilik İşleri Bakanı Junaid Anwar Chaudhry başkanlığındaki toplantı İslamabad'da yapıldı. Süre, daha geniş kapsamlı 24 aylık uygulama ve gözden geçirme sürecinin bir parçası olarak belirlendi. Komite, doğrulanmış veriler ve paydaş önerilerine dayanacak kapsamlı bir rapor hazırlayacak. Çalışmada sektör için temel veri tabanı oluşturulması, değer zincirindeki darboğazların belirlenmesi ve üretim, işleme ile ihracat rekabetçiliğini geliştirecek önlemlerin önerilmesi planlanıyor. Yedi teknik çalışma grubu ile bir projeksiyon ve maliyetlendirme birimi oluşturularak 14 rapor ve ihracat projeksiyonu hazırlanacak. Ayrıca veri toplama ve doğrulama için ortak bir çerçeve ile 14 günlük başlangıç eylem planı kabul edildi. Toplantıya Punjab, Sindh, Hayber Pahtunhva, Belucistan, Azad Jammu ve Keşmir ile Gilgit-Baltistan'ın balıkçılık yetkililerinin yanı sıra ilgili federal kurumlar katıldı. Bakan Chaudhry, federal hükümetin eyaletler ve diğer paydaşlarla uzmanlığı birleştirerek karides yetiştiriciliğinin potansiyelini değerlendirecek koordineli bir yaklaşım geliştireceğini söyledi. Sindh'de 3.500 acre büyüklüğündeki bir karides çiftliği için fizibilite çalışması hazırlanıyor; yetkililer katma değer ve izlenebilirlik sorunlarına dikkat çekiyor. Punjab'da ise yüksek yeraltı suyu tuzluluğu nedeniyle tarıma elverişsiz alanlarda kuluçkahaneler kurulması için çalışmalar yürütülüyor. Ancak eyalette etkili bir değer zinciri oluşturulması önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. Federal hükümet, Pakistan'ın balık ve balık ürünleri ihracatının FY26'da 568 milyon dolarla rekor seviyeye ulaştığını bildirdi.

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor

İtalya'nın mısır üretimi 2025'te 5,5 milyon tonda kaldı. Bu miktar, yaklaşık 12 milyon ton olarak verilen yıllık ihtiyacın oldukça altında bulunurken, ithalat 7 milyon tona ulaştı. 2026 için ise hasadın yaklaşık 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Roma'da düzenlenen ve Cibo per la Mente, Assalzoo, Origin Italia ile İtalyan Mısır Üreticileri Birliği tarafından desteklenen toplantıda sektör temsilcileri, mısır üretiminin tarım politikalarının merkezine alınmasını istedi. Üretimdeki daralmanın uzun vadeli bir niteliğe sahip olduğu belirtiliyor. Dane mısır ekim alanları 2000'de 1,06 milyon hektarken 2025'te 541 bin hektara indi. İtalya'nın mısır üretimi de 2006'daki 9,6 milyon tondan 2025'te 5,5 milyon tona geriledi; kaynak bu düşüşün 20 yılda %40'ın üzerinde olduğunu aktarıyor. Sektör, yetersiz kârlılık, artan üretim maliyetleri ve fiyat oynaklığını başlıca nedenler arasında sıralıyor. İklim değişikliğinin verim ve tahılların sağlık kalitesi üzerindeki etkileri, mikotoksin riskiyle birlikte üretim zincirine ek baskı oluşturuyor. Po Havzası'nda üre kullanımının 2028'den itibaren yasaklanmasına ilişkin endişeler de dile getiriliyor. Ayrıca azalan ulusal arz ortamında mısırın gıda ve enerji amaçlı kullanımları arasındaki rekabetin, hayvancılık için gerekli hammaddenin bulunabilirliği açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mısır, hayvan yeminin temel hammaddelerinden biri olduğu için arzındaki gerileme, hayvancılık işletmelerinin yanı sıra süt ürünleri, et ve yumurta zincirlerinin rekabet gücünü etkiliyor. Mısırın bulunabilirliği, kalite, izlenebilirlik ve ürün şartnamelerine bağlı Dop ve Igp kapsamındaki peynir ve şarküteri ürünleri için de önem taşıyor. Sektör, gelecek Ortak Tarım Politikası kapsamında mısıra özgü eşleştirilmiş destek verilmesini ve üretimin ekonomik açıdan daha cazip hale getirilmesini istiyor. Kamu desteklerine ek olarak, özellikle Dop ürünlerine yönelik çok yıllı mısır tedarik zinciri sözleşmeleri öneriliyor. Bu sözleşmelerle üreticilere daha fazla istikrar, alıcılara ise daha öngörülebilir tedarik sağlanması ve piyasa dalgalanmalarına maruziyetin azaltılması hedefleniyor. Dop ve Igp zincirleri için istisnai durumlarda, mevzuata ve ürün şartnamelerine uygun geçici esneklik araçlarının değerlendirilmesi de gündemde; öncelik, yeterli, güvenli ve kaliteli ulusal mısır arzının korunması olarak ifade ediliyor. Üretimin yeniden güçlendirilmesi için genetik ıslah, Yardımlı Evrim Teknikleri ve daha verimli agronomik uygulamalar öne çıkarılıyor. Ancak sektör ve akademi temsilcileri, yenilikçi araçların maliyetleri ile uzmanlık gereksiniminin özellikle küçük işletmeler açısından erişimi sınırlayabileceğini belirtiyor. Amedeo Reyneri Di Lagnasco, işletmeler arasındaki işbirliği ve kümelenmenin yeni teknolojilere erişimi kolaylaştırabileceğini savunurken, araştırma temsilcileri iklim etkileri ve mısırın sağlık kalitesi sorunlarına yönelik izleme ile genetik geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini aktarıyor.

Fransa'da Toplu Yemek Hizmetlerinde Avrupa Ürünleri Tercihi Uygulanıyor
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

Fransa'da Toplu Yemek Hizmetlerinde Avrupa Ürünleri Tercihi Uygulanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa'da tarım acil durum yasası kapsamında yayımlanan yeni düzenleme, toplu yemek hizmetlerinde Fransız ve Avrupa ürünlerine öncelik verilmesini uygulamaya koyuyor. 25 Ekim'de resmî gazetede yayımlanan metin, kamu kantinlerinde Avrupa tercihi mekanizmasını desteklemek için elektronik bildirim yükümlülükleri getiriyor. Uygulamanın ilk yılında esneklik tanınacak. Tarım Bakanlığına göre basitleştirilmiş elektronik bildirim 2027'den itibaren genelleştirilecek ve Fransız ile Avrupa tedarikindeki ilerlemeyi izlemek üzere her yıl istatistiksel değerlendirme yayımlanacak.

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir

İşlenmiş et tüketimi, özellikle kalın bağırsak kanseri riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Bu gruba yalnızca pastırma ve sosis değil; sucuk, salam, dondurulmuş et köftesi ve tavuk nuggetları da giriyor. Uzmanlara göre işlenmiş et, tütsüleme, salamura, tuzlama veya kimyasal koruyucu eklenmesiyle elde ediliyor. İşleme sırasında kullanılan nitrit ve nitratların sindirim sisteminde N-nitrozo bileşikleri oluşturabileceği belirtiliyor. Tütsüleme sırasında yağın sıcak yüzeylere damlamasıyla polisiklik aromatik hidrokarbonlar ortaya çıkabiliyor. Yüksek tuz alımının da sindirim sistemi mukozasına zarar vererek kanserojenlerin etkisini kolaylaştırabileceği aktarılıyor. Etin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi veya yanması ek zararlı maddeler oluşturabiliyor; bu bileşiklerin pişirmeyle ortadan kalkmayacağı ifade ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 800'den fazla çalışmanın ardından 2015'te işlenmiş eti Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırdı. Kırmızı et ise Grup 2A'da, yani muhtemel kanserojen grubunda yer aldı. Kaynakta aktarılan değerlendirmeye göre günde yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini yaklaşık %18 artırabilir. Bu miktarın birkaç dilim pastırma, bir sosis veya birkaç dilim şarküteriye karşılık gelebileceği belirtildi. İşlenmiş etle ilgili en güçlü kanıtların kalın bağırsak kanseriyle bağlantılı olduğu, ancak araştırmaların mide, yemek borusu, pankreas ve meme kanseriyle de ilişkiye işaret ettiği aktarıldı. 2025 tarihli bir çalışmanın, kalın bağırsak tümörlerinde beslenmeyle doğrudan bağlantılı kronik iltihaplanmaya dair kanıtlar ortaya koyduğu belirtildi. Uzmanlar ayrıca nitritlerin DNA hasarı, hem demirinin hücre zarları ve DNA üzerinde olası etkileri ile bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmanın risk mekanizmaları arasında sayıldığını ifade ediyor. %18'lik artışın nüfus düzeyinde anlamlı olduğu, ancak kişisel riskin genetik, tüketim sıklığı ve genel yaşam tarzına göre değiştiği vurgulanıyor. Düzenli tüketim, aralıklı tüketime kıyasla daha önemli bir sorun olarak tanımlanıyor. Uzmanlar işlenmiş etin mümkün olduğunca azaltılmasını; yerine fırınlanmış hindi veya tavuk, tofu, humus, fasulye ve mercimek gibi seçeneklerin tercih edilmesini öneriyor. Buharda veya suda pişirme ile düşük sıcaklıkta fırınlama önerilirken kızartma ve etin yandığı ızgaranın sınırlandırılması tavsiye ediliyor.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin hava koşulları, siber saldırılar veya başka ciddi acil durumlarda en az 72 saat dayanabilmesi için gıda ve su stoku oluşturmasını önerdi. “Be Ready” kampanyası kapsamında her kişiye üç gün boyunca içme suyu sağlanması, bunun da kişi başına günde üç litre su depolanması istendi. Yemek pişirme ve yıkama için içme suyu miktarından daha fazlasının gerekebileceği belirtildi. Hazırlık çağrısının arkasında iklim krizinin etkileri, teknolojik bağımlılık ve düşman devletlerin tehditlerine ilişkin artan endişeler bulunuyor. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, önerileri günlük acil durumlara hazırlık ve ulusal dayanıklılığı artırmaya yönelik daha geniş toplum çalışmalarının parçası olarak değerlendirdi. Savunma Bakanı Wes Streeting ise Rusya veya diğer düşman güçlerin günlük altyapıyı hedef alan devlet destekli terör tehdidine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Yönergelerde üç gün yetecek bozulmayan gıdanın yanı sıra el dezenfektanı, ıslak mendil ve tuvalet malzemeleri de sıralandı. Aydınlatma ve ısınma için yedek pilli fener, battaniye, uyku tulumu ve sıcak giysi; iletişim için pilli veya kurmalı FM radyo, şarj edilmiş taşınabilir şarj cihazı ve önemli telefon numaralarının bulundurulması tavsiye edildi. İlk yardım kiti, gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler de hazırlık listesinin parçası olarak yer aldı. Listede ayrıca nakit para, kartlar, kimlik belgeleri ile tıbbi ekipman talimatlarının basılı kopyaları bulunuyor. Bebekler için mama, bez ve ıslak mendil; evcil hayvanlar içinse mama ve şişelenmiş su stoklanması öneriliyor.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Müzakere Pozisyonunda Uzlaştı
Görsel kaynağı: Der Standard · Özgün haber

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Müzakere Pozisyonunda Uzlaştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Pazartesi günü Lüksemburg’da yapılan toplantıda varılan anlaşma, reform görüşmelerinin bir bölümünü kapsıyor. Bakanlar, 2028-2034 AB bütçesi görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları bu pozisyonun dışında bıraktı. Kapsam dışı konular arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile tek tek işletmelere yönelik alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor.

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı ve Ulusal Gıda Ajansı Başkanı Andi Amran Sulaiman, bir ülkenin Endonezya’dan 500 bin ton pirinç talep ettiğini açıkladı. Amran’ın aktardığına göre talep telefon görüşmesiyle iletildi, ancak resmi yazı henüz hükümete ulaşmadı. Talepte bulunan ülkenin adı da resmi belge gelene kadar gizli tutuluyor. Açıklama, 27 Ekim 2026’da Jakarta’daki Tarım Bakanlığı ofisinde yapıldı. Amran, resmi yazının işlenmesi tamamlanmadan ihracat için kesin bir takvim belirlenemeyeceğini söyledi. Belgenin ulaşmasının ardından sevkiyatın başlatılabileceğini belirten Amran, Endonezya’nın pirinç stoklarının yüksek olduğunu ifade etti. Bu nedenle 500 bin tonluk talep, henüz kesinleşmiş bir ihracat kararı veya takvimi olarak açıklanmadı. Endonezya daha önce aralarında Malezya’nın da bulunduğu bazı ortak ülkelere pirinç gönderdi. Malezya’ya yaklaşık 1.000 ton pirinç sevk edildiği ve bu gönderinin toplamı 500 bin tona ulaşan vadeli bir kontratın parçası olduğu bildirildi. Ayrıca Filipinler, Timor-Leste ve Papua Yeni Gine’ye yapılabilecek ihracat için görüşmeler yürütülüyor; bu ülkeler bakımından planlanan gönderim hacimleri henüz kesinleşmiş değil. Amran aynı açıklamada, Endonezya’nın orta kalite pirinç ithal etmediğini, yakalanan ürünlerin kaçak olduğunu söyledi. Bakanlığın haber metninde ayrıca ulusal pirinç rezervlerinin 5 milyon tonu aştığı belirtildi. Bu veriler, hükümetin ihracat görüşmelerini mevcut iç arz ve stok koşullarıyla birlikte değerlendirdiğini gösteriyor; ancak yeni talebe ilişkin nihai karar resmi yazının ulaşmasına bağlı kalıyor.

Hollanda’da Kuş Gribi Görülen Çiftlikte 45.000 Tavuk İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Kuş Gribi Görülen Çiftlikte 45.000 Tavuk İtlaf Edilecek

Hollanda’nın Groningen eyaletindeki Lutjegast’ta bir kümes hayvanı çiftliğinde kuş gribi tespit edilmesinin ardından 45.000 yumurtacı tavuğun itlaf edilmesine karar verildi. Tarım Bakanlığı, bunun ülkede temmuzdan bu yana bildirilen ilk salgın olduğunu açıkladı. Virüsün yayılmasını önlemek için çiftliğin 10 kilometrelik çevresinde taşıma yasağı getirildi. Groningen ve Friesland’ın bazı kesimlerine uzanan kısıtlı bölgede kuş, yumurta, gübre ve kullanılmış altlık taşınamıyor; alan 21 tarım işletmesini kapsıyor. Bakanlık, şu aşamada ülke çapında veya bölgesel kapatma gerekmediğini bildirdi.

Polonya’da Gmina, Toprak Degradasyonuna Yol Açan İhmale Müdahale Edebilecek
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Gmina, Toprak Degradasyonuna Yol Açan İhmale Müdahale Edebilecek

Polonya’da gmina yönetimi, bir taşınmazdaki ihmalin malik kusuruyla toprak degradasyonuna yol açtığını belirlerse arazi sahibine uygun tarımsal işlemleri yaptırmasını emredebilecek. Süreç, durumun niteliğine göre wójt, burmistrz veya şehir başkanı tarafından yürütülebilecek. Verilecek kararda yapılması gereken işlemler ile bunların tamamlanacağı süre belirtilmek zorunda olacak. Yabani otlarla kaplanan bir arazi otomatik olarak biçme emri verilmesini gerektirmeyecek. Önce kanunda öngörülen müdahale koşullarının oluşup oluşmadığı incelenecek. Yabani otlar komşu tarlalara yayılarak bitki koruma maliyetlerini artırabilirken bakımsız meyve ağaçları bazı zararlı ve patojenlerin varlığını sürdürebilir. Ancak her bakımsız meyve bahçesi aynı düzeyde tehdit oluşturmaz; risk, ağaç türleri, bitkilerin durumu ve bulunan organizmalara göre somut biçimde değerlendirilecek. Tarım Bakanlığı, konuyu 1 Ekim 2026 tarihli yazıyla, tarım yerel yönetiminin toprakları yabani otlanma ve degradasyondan koruyacak daha etkili kurallar talebine yanıt olarak açıkladı. Bakanlık, Tarım ve Orman Arazilerinin Korunması Kanunu’nun 15. maddesini, toprak degradasyonunu önleme yükümlülüğünün dayanağı olarak gösterdi. Bakanlığın aktardığı Bydgoszcz Voyvodalığı İdare Mahkemesi kararında da toprağın yabani otlara karşı korunmaması degradasyon biçimlerinden biri sayıldı. Malik kesinleşmiş kararı uygulamazsa, gerekli işlemler ikame yoluyla onun masrafıyla yaptırılabilecek. Bununla birlikte bu sonuç, taşınmazın biçilmemesi nedeniyle otomatik uygulanan bir ceza olmayacak; önce idari inceleme yürütülmesi ve karar alınması gerekecek. Malik karara karşı yerel itiraz kuruluna, ardından idare mahkemesine başvurabilecek. Çiftçi ise gmina makamına taşınmazın konumunu ve ihmalleri bildirip fotoğraf ekleyebilecek. Bakanlık ayrıca kanunda değişiklik yapılmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü duyurdu.

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranını %20'den %6'ya indirmeyi önerdi. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öneri; ekmek, un, süt, doğal yoğurt, yumurta, pirinç, makarna, yemeklik yağ, et, temel balık ürünleri, meyve-sebze, bakliyat, şeker ve bebek gıdalarını kapsıyor. İndirimden yararlanacak ürünlerin nihai listesi henüz kesinleşmedi; listenin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Hükümet, düzenlemeyle temel tüketim üzerindeki vergi yükünü azaltmayı ve ailelerin gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Pakette standart KDV oranının %20'den %21'e, turizm sektöründeki oranın ise %6'dan %10'a çıkarılması da öneriliyor. Ekonomi uzmanı Pano Soko, indirimin ticaret zincirindeki işletmeler tarafından emilebileceğini ve tüketiciye sınırlı yansıyabileceğini savundu. Muhasebeci Igli Zepishta ise uygulamanın başarısının, hükümet ve sivil toplumun piyasa fiyatlarını sıkı biçimde izlemesine bağlı olduğunu belirtti.

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu

Tayland’da Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’ne (EUDR) uyum sağlamak amacıyla ulusal düzeyde yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturuluyor. Başbakan Yardımcısı Yotçanan Vongsawat’ın başkanlık ettiği toplantıda, EUDR kapsamındaki tarım ürünlerinin ormansızlaşmayla bağlantılı olmaması, üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde üretilmesi ve durum tespitinden geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılması ele alındı. Toplantıya kamu ve özel sektörden 33 kurum katıldı. Taylandlı yetkililer, düzenlemeye rakip Güneydoğu Asya ülkelerinden daha hızlı uyum sağlanmasının ülkenin AB pazarındaki ihracatçılarına rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti. EUDR yalnızca ticari koşullar açısından değil, ormanların ve doğal kaynakların korunması bakımından da uzun vadeli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Düzenleme; kauçuk, palm yağı, sığır, kereste, kahve, kakao ve soya ile bunlardan elde edilen ilgili işlenmiş ürünleri kapsıyor. Tayland’ın 2568 yılında bu ürün gruplarından AB’ye yaptığı ihracatın toplam değeri 60.260 milyon bahtın üzerinde gerçekleşti. Bu tutar, ülkenin dünya pazarlarına yaptığı toplam ihracatın %7,29’una karşılık geldi. AB’ye en yüksek ihracat değeri sağlayan grup ise 54.453 milyon bahtla kauçuk ürünleri oldu. Tayland bu nedenle özellikle kauçuk sektöründeki üretici ve ihracatçıların EUDR koşullarına uyumunu öncelikli alanlardan biri olarak ele alıyor. Toplantıda, tarım bakanının başkanlığında çalışacak EUDR alt komitesinin kurulması onaylandı. Komite; eylem planı ve önlemleri hazırlayacak, Tayland’daki ve yurt dışındaki ilgili kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek. Ayrıca küçük ölçekli kauçuk üreticilerinin yeni kurallara uyum becerilerini geliştirmeye yönelik pilot proje Songkhla ve Nong Khai’de yürütülüyor. Ocak 2568-Aralık 2569 dönemini kapsayan 24 aylık projeye AB tarafından 1 milyon avro bütçe sağlandı. Tayland ayrıca çiftçi kayıtları ve tedarik zinciri izlenebilirliği için National EUDR Single Window (NESW) platformunu merkezi sistem olarak kullanacak. Tarım Araştırmaları Geliştirme Ofisi tarafından geliştirilen ve Tarım Yayım Dairesi’ne devredilmesi planlanan platform, üretimden son aşamaya kadar verileri birbirine bağlayacak. Sistem, durum tespiti raporu ile Avrupa makamlarına sunulacak belgelerde kullanılmak üzere üretim parsellerinin GeoJSON biçimindeki coğrafi koordinatlarını oluşturabilecek. Halihazırda sistemde 2,5 milyondan fazla parselin çizimi bulunuyor; veriler her yıl güncelleniyor ve doğrudan devlet sertifikası olarak tanımlanmıyor.

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi

Ermenistan İstatistik Komitesi’nin verilerine göre, ülkenin gayrisafi tarımsal üretimi Ocak-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 azalarak 677 milyar 145,8 milyon drama geriledi. Aynı dönemde Ermenistan’ın ekonomik faaliyeti yıllık bazda %6,9 arttı. Dış ticarette ihracat %8 düşüşle 1 trilyon 917,9 milyar drama inerken, ithalat %9,5 artarak 3 trilyon 632,3 milyar drama ulaştı. Ekonominin diğer başlıca alanlarında ise inşaat %24,9, hizmetler %13 ve sanayi üretimi %5,8 büyüdü. İnşaat sektörünün üretimi 583 milyar 818,1 milyon dram, hizmetler sektörünün üretimi 3 trilyon 455 milyar 582 milyon dram ve sanayi üretimi 2 trilyon 361 milyar 636,6 milyon dram olarak kaydedildi.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı
Görsel kaynağı: GoodNews · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı

AB tarım bakanları, 2028’den itibaren planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Konseyin kısmi müzakere pozisyonunu 26 Ekim’de Lüksemburg’da onayladı. Pozisyon kapsamında küçük çiftçilere, doğal veya diğer kısıtlamaların bulunduğu bölgelere yönelik destekler ile geçiş planlarının uygulanması üye ülkeler için gönüllü bırakılacak. Düzenlemede emeklilik yaşındaki tarım üreticileri desteklerden otomatik olarak dışlanmayacak. Olası yaş sınırlarına her üye ülke kendisi karar verecek. Yeni ve genç üreticiler ile önceki üretim verisi bulunmayan başvuru sahipleri için kriz desteklerinin hesaplanmasında karşılaştırma göstergeleri kullanılabilecek. Aktif tarım üreticisi tanımı ise zorunlu kalacak, ancak ülkeler bu tanımı kendi koşullarına uyarlayabilecek. Estonya’nın Finlandiya, Letonya ve Polonya ile birlikte sunduğu, hibrit tehditler, siber saldırılar ve uydu navigasyonu kesintilerinin mücbir sebep tanımına eklenmesi önerisi henüz onaylanmadı; bu konudaki görüşmeler sürüyor. Konseyin pozisyonu temelinde Avrupa Parlamentosu ile müzakereler devam ederken, AB’nin 2028-2034 bütçe görüşmelerinde tarımın finansmanı ile desteklerin azaltılması ve üst sınırları da ele alınacak.

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor

Agri Viesti, Altamura’da günlük 600 tona kadar durum buğdayı öğütebilecek yeni bir değirmen inşa ediyor. Şirket, tesisin 2028’e kadar tam kapasiteyle çalışmasını planlıyor. Yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımın 12 milyon avrosu, İtalya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Puglia ve Basilicata bölgeleri ile Invitalia arasında Aralık 2022’de imzalanan In-Grano 4.0 programındaki kamu fonlarından karşılanıyor. Yeni değirmen, Agri Viesti’nin aile arazilerindeki tahıl üretimi, tohum tesisi ve makarnalık ile ekmeklik buğday, mısır, yulaf ve arpa ticaretinden oluşan mevcut faaliyet zincirine eklenecek. Şirketin tek hâkimi ve yöneticisi Giovanni Viesti, grubun 2025 cirosunun 312 milyon avro olduğunu, bu yıl ise 340 milyon avroya ulaşılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Viesti’ye göre grubun ticareti yapılan tahılları Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Kanada, Ukrayna, Yunanistan, Türkiye, Tunus ve Cezayir’deki pazarlara ulaşıyor. Yatırım kapsamında yeni üretime hizmet edecek ikiz siloların kurulmasıyla depolama kapasitesi 43 bin tona çıkarılacak. Aynı programda yer alan Candeal Commercio ise Melfi tesisinin kapasitesini 6,5 milyon avroluk yatırımla artıracak; bu yatırımın 3,1 milyon avrosu kamu kaynaklarından sağlanacak.

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı

Türkmenistan’ın Mary bölgesinde yıllık 50.000 ton süt işleme kapasitesine sahip yeni bir tesis faaliyete geçti. Täze Oba tarım birliğinin arazisinde kurulan tesis için bireysel girişimci Guwançmyrat Orazow’a 3,5 hektarlık alan tahsis edildi. İnşaat ve kurulum çalışmalarının genel yükleniciliğini yerli Täze Aý Önümleri şirketi üstlenirken, bir Türk şirketi özel çelik yapılar ile malzemeleri sağladı. Tesiste fermente süt ürünleri de dâhil olmak üzere süt ürünleri yelpazesini genişletmeye yönelik üretim hatları bulunuyor. Hatların işleme verimliliğini artırması ve besin özelliklerini koruyarak ürünlerin raf ömrünü uzatması hedefleniyor. Üretim atölyelerine ek olarak, işleme sürecinin her aşamasında ürün kalitesini izlemek üzere laboratuvarlar kuruldu. Tesisin açılmasıyla yerli süt ürünlerinin iç tedarikinin artırılması ve bölgede yeni istihdam oluşturulması bekleniyor. Yeni yatırım, Türkmenistan’da özel işletmelerin tarım, hayvancılık ve gıda işleme alanlarındaki rolünün artırılmaya çalışıldığı bir dönemde gerçekleşti. 2026’da onaylanan kurallar kapsamında özel girişimciler, çiftlikler, tarım şirketleri ve arazi kullanıcıları; tarım makineleri, sulama ekipmanları, hayvancılık ile tarımsal ürünlerin üretim ve işlenmesine yönelik projeler için yıllık %1 faizle ve 10 yıla kadar vadeyle kredi alabiliyor. Borçlulardan genellikle proje maliyetinin en az %15’ini öz kaynakla karşılamaları isteniyor. Bununla birlikte su kıtlığı ve toprak kalitesindeki bozulma, sektörün önündeki yapısal sorunlar arasında yer alıyor.

Ermenistan’da Muhalefet Tarım Bakanlığı Kurulmasını İstedi
Görsel kaynağı: Armenpress · Özgün haber

Ermenistan’da Muhalefet Tarım Bakanlığı Kurulmasını İstedi

Ermenistan’da muhalefetteki Strong Armenia parlamento grubunun lideri Narek Karapetyan, tarım sektörünün yönetiminin tek bir kurumda toplanmasını ve Tarım Bakanlığı kurulmasını istedi. Öneri, Devlet Mülkiyeti Yönetimi ve Su komitelerinin adları ile bağlılıklarında değişiklik öngören yasa paketinin parlamento görüşmeleri sırasında gündeme geldi. Karapetyan, tarım arazilerine hizmet veren sulama sistemlerinde sorunlar bulunduğunu belirterek sektördeki yönetim işlevlerinin daha geniş ölçekte birleştirilip birleştirilmeyeceğini sordu. Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakan Yardımcısı Arnak Avetisyan ise hükümetin bu yönde bir planı olmadığını söyledi. Avetisyan’a göre tarım, kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınan bir ekonomik faaliyet olarak ele alınıyor. Karapetyan, çiftçi gelirlerinin gerilediğini savunarak sulama ve tarımsal tedarik sorunlarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Avetisyan, tedarik konularının ekonomik politika çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bakan yardımcısı ayrıca arazi ve su kaynaklarının ortak yönetimine ilişkin önerilen değişikliklerin arazi yönetimi, arazi toplulaştırması ve tarım reformlarına katkı sağlayacağını söyledi. Avetisyan, yoğun ve yüksek değerli tarımın geliştirilmesinin hükümetin öncelikleri arasında bulunduğunu, birleşik arazi ve su yönetiminin bu hedefe ilerlemeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti

Sırbistan 2025 yılında 1.067.416 ton buğdayı 247,5 milyon dolar, 847.227,9 ton mısırı ise 250 milyon dolar değerle ihraç etti. Ürün bazındaki veriler, ülkenin dış ticaretinde tahıl ihracatının da yer aldığını gösterirken, kaynak bu ürünleri toplam ihracatın en büyük kalemleri olarak sınıflandırmıyor. Sırbistan'ın toplam mal ihracatı 2025'te 33 milyar avro oldu ve 2024'e göre %8,4 arttı. Aynı yıl en yüksek ihracat değerine elektrikli makineler ve cihazlar ulaştı. Bu grubu kara yolu taşıtları, metal cevherleri ve metal atıkları, demir dışı metaller ile kauçuk ürünleri izledi. Bu beş ürün grubunun ihracatı toplam ihracatın %35,1'ini oluşturdu. Ülkenin 2025'teki başlıca ihracat pazarları Almanya, İtalya, Bosna-Hersek, Çin ve Macaristan oldu. İthalatta ise Çin ilk sırada yer alırken Almanya ve İtalya'yı Türkiye ile Macaristan izledi. Kaynak, Türkiye'yi Sırbistan'ın toplam mal ithalatındaki ülkelerden biri olarak gösteriyor; bu veriler Türkiye ile buğday veya mısır ticaretine ilişkin özel bir miktar ya da değer içermiyor. Ayrıca Sırbistan'ın Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki mal ihracatı 23,7 milyar avroya çıkarak 2025'in aynı dönemine göre %8,8 arttı.

İran’da Tarımsal Miras ve Coğrafi İşaretler İçin Ayrı Koruma Yaklaşımı Vurgulandı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tarımsal Miras ve Coğrafi İşaretler İçin Ayrı Koruma Yaklaşımı Vurgulandı

İran’da tarımsal miras sistemlerinin korunması ile ürünlerin adı ve coğrafi kimliğini güvence altına alan coğrafi işaretlerin farklı amaçlara hizmet ettiği belirtildi. İran Tarım Bakanlığı Bahçe Bitkileri Yardımcılığı Uluslararası Ticaret Hukuku Danışmanı Emirhoşeng Fethizade, FAO’nun Tarımsal Miras Sistemleri programı GİAS’ın zaman içinde oluşan tarımsal sistemleri, biyolojik çeşitliliği, su ve toprak kaynaklarını, yerel bilgiyi ve toplulukların çevreye uyumunu korumayı amaçladığını söyledi. Fethizade, bu programın tek bir ürünün satışını doğrudan destekleyen ticari mekanizmalarla aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Fethizade, Türkiye’nin gülhatmi adıyla ilgili tescil girişimiyle bağlantılı bir coğrafi işaret dosyasının hukuki takibindeki deneyimine de değindi. GİAS’ın tarımsal sistemleri ve bu sistemleri oluşturan süreçleri, coğrafi işaretlerin ise ürünlerin adı ile coğrafi kimliğini koruduğunu belirten Fethizade, İran’da bahçecilik ürünlerinin coğrafi işaret tescilini izlemek üzere bir komite kurulduğunu açıkladı. Eyaletlerden tanıtılması istenen yaklaşık 200 bahçecilik ürünü inceleme ve tescil takibi için bildirildi. İran’da ulusal coğrafi işaret tescilinin ürünlerin hukuki korunması açısından önemli bir adım olduğu, uluslararası pazarlarda daha güçlü koruma için Lizbon Anlaşması ile Avrupa Birliği’nin coğrafi işaret sistemi gibi mekanizmaların koşullar karşılanarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tescil sürecinde yerel üreticiler ve diğer paydaşların ürünün kimliği, coğrafi sınırları ve özelliklerinin belirlenmesine katılması gerektiği ifade edildi. Tescilin yerel ürünlerin ekonomik değerini güçlendirmesi ve çiftçilerin ticari faydalardan aldığı payı artırması beklenirken, çalışmaların bahçecilik ürünlerinden tarımsal ve hayvansal ürünlere genişletilmesi önerildi.

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: RTL Info · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı

AB tarım bakanları, Lüksemburg’da 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için ortak tutumu oybirliğiyle kabul etti. Anlaşmanın uygulanması ise Avrupa Birliği’nin yeni bütçesine ilişkin müzakerelerin sonucuna bağlı olacak. Reform, 2028-2034 dönemini kapsaması planlanan yeni çok yıllı bütçeyle birlikte şekillenecek. Üye ülkeler, kabul edilen tutum temelinde Avrupa Parlamentosu ile uzlaşma görüşmelerine başlayacak. Reformun yürürlüğe girebilmesi için AB ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu üyelerinin aynı metni onaylaması gerekiyor. Düzenleme, desteklerin aktif çiftçilere, mesleğe yeni başlayan gençlere ve küçük işletmelere yoğunlaştırılmasını; bunun için desteklerde üst sınır ve kademeli azaltma mekanizmalarının kullanılmasını hedefliyor. Aktif çiftçi tanımı görüşmelerinde bazı ülkeler emeklilerin belirli destekleri korumasını istedi. Anlaşma, desteklerin dağıtımında bu konuda esneklik bırakıyor. Mali çerçeve henüz tamamlanmadığı için metin ön nitelikte kabul ediliyor; AB yetkilileri bütçe görüşmelerini yıl sonuna kadar sonuçlandırmayı umuyor. Mevcut taslakta OTP finansmanı yaklaşık 300 milyar avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, önceki OTP için belirtilen 387 milyar avronun altında. Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler AB bütçesini, özellikle OTP harcamalarını azaltmak istiyor. İrlanda Tarım Bakanı Martin Heydon ise anlaşmayı çiftçiler, kırsal topluluklar ve Avrupa’nın gıda güvenliği açısından önemli bir aşama olarak değerlendirdi.

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi

Yeni Zelanda’daki Carterton Bölge Konseyi, Avustralya merkezli Morrison Low danışmanlık şirketinin önerileri temelinde bir oranlandırma incelemesi başlattı. Morrison Low, süt, ormancılık ve pastoral tarımın konsey tarafından finanse edilen, hava koşullarıyla ilgili olmayan yol maliyetlerinin %68’inden fazlasını oluşturduğunu öne sürdü. Farmers Weekly’de yayımlanan görüş yazısının yazarı bu hesabı kuşkuyla karşılasa da alternatif bir hesap sunmadı. Teklif, farklılaştırılmış oranlar üzerinden kırsal işletmelerle diğer mülk grupları arasında büyük farklar yaratıyor. Hükümetin önerdiği %4’lük oran artışı tavanının farklılaştırılmış oranlara uygulanmadığı belirtilirken, Carterton’daki 4.663 konut ve yaşam tarzı mülkünün oranlarının %14 ila 15 azalacağı, 471 çiftçi ve ormancının oranlarının ise %23 ila 1.258 arasında artacağı aktarılıyor. Pastoral çiftlikler için %20 ila 30 artış öngörülürken, ormancılık sektöründeki Lewis Tucker’ın oranının 13.759 Yeni Zelanda dolarından 183.548 Yeni Zelanda dolarına çıkacağı belirtiliyor. Yazıya göre konseyin kullandığı modelde Wairarapa üretim hacimlerine Tararua’daki sürülerin dahil edilmesi, süt çiftçilerinin oranlarını düşürürken ormancılar için maliyetleri artırdı. Yeni Zelanda Orman Sahipleri Birliği, ilk teklifin ormancılar için oranları 12 kat artırdığını ve hatanın etkisiyle artışın daha da büyüyebileceğini açıkladı. Roger Dickie NZ direktörü Jeff Dickie ise benzer yaklaşımların başka konseylerce benimsenmesi halinde sonuçların Carterton’ın ötesine yayılabileceğini söyledi. Yazıda ayrıca, orman hasadındaki yoğun kamyon trafiğinin 28 ila 30 yılda bir gerçekleştiği ve süt tankerleriyle tomruk kamyonlarının ödediği yol kullanıcı ücretlerinin %50’sinin konseye geri döndüğü savunuluyor.

İzlanda’da Hvanneyri’ye Gıda ve Sulak Alan Merkezleri Planlanıyor
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Hvanneyri’ye Gıda ve Sulak Alan Merkezleri Planlanıyor

İzlanda Tarım Üniversitesi’nde (LbhÍ), Hvanneyri’deki yapıların bir bölümünü gıda merkezi ve sulak alan eğitim merkezine dönüştürmeye yönelik hazırlık yürütülüyor. Proje, tarım, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin uzun süredir birlikte sürdürüldüğü alana yeni işlevler kazandırmayı ve yapıların korunmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Üniversite, uygulama takviminin henüz kesinleşmediğini ve daha fazla iş birliği ile finansmana ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. LbhÍ Rektörü Ragnheiður I. Þórarinsdóttir’in verdiği bilgiye göre, Hvanneyri’deki gıda merkezinin kurulması için 18 milyon İzlanda kronu, sulak alan eğitim merkezinin geliştirilmesi için ise 50 milyon kronun üzerinde destek sağlandı. Bu kaynakların bir bölümü, planlanan faaliyetler nedeniyle binalarda yapılması gereken bakım çalışmalarında kullanılabilecek. Üniversite, mevcut bakım ihtiyacının eldeki finansmanı aştığını ve geciken küçük onarımların daha büyük ve maliyetli müdahalelere dönüşebileceğini vurguluyor. Gıda merkeziyle çiftçilerin, küçük üreticilerin, öğrencilerin ve araştırmacıların İzlanda hammaddelerinden ürün geliştirebileceği bir çalışma ortamı oluşturulması planlanıyor. Üniversiteye göre ekipman ve uzmanlığa erişim, fikirlerin ürüne dönüşmesine ve tarımsal üretimin değerinin artırılmasına yardımcı olabilir. Bu faaliyetlerin, Hvanneyri’de uzun süredir bir arada yürütülen tarım, öğretim ve araştırma çalışmalarının devamıyla uyumlu olduğu belirtiliyor. Sulak alan eğitim merkezi, LbhÍ’nin Avrupa Birliği LIFE programının desteğiyle yürüttüğü Peatland LIFEline projesiyle bağlantılı olacak. 2025-2031 dönemindeki proje kapsamında sulak alanların yeniden canlandırılması, bilgi paylaşımı ve Hvanneyri’de yürüyüş yollarının hazırlanması üzerinde çalışılıyor. Andakíl’deki koruma altındaki kuş habitatı, aynı zamanda Ramsar alanı olarak, araştırma sonuçlarıyla ziyaretçilerin doğada göreceği sulak alan ve kuş yaşamı arasında bağlantı kurulması için kullanılabilecek. Hvanneyrartorfanın koruma statüsü dokuz binayı, alanın görünümünü ve tarım ile yerel yaşama ilişkin çeşitli miras unsurlarını kapsıyor. Üniversite, yapıları koruyabilmek için düzenli bakımın yanı sıra sürdürülebilir finansman gerektiğini belirtiyor. Halldórsfjós ahırında çok amaçlı salon ve restoran oluşturulmasına yönelik mimari fikirler hazırlanırken, daha küçük olan Hjartarfjós ile başlanması da değerlendiriliyor. Bu seçenekler henüz kesinleşmiş kararlar değil; maliyet çalışmaları ve ilk aşamaların belirlenmesine yönelik görüşmeler sürüyor.