ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 11

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi

Birleşmiş Milletler (BM), Hürmüz Boğazı'ndan kimyasal gübre taşıyan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için bir mekanizma önerdi. Plan, Washington ile Tahran arasında anlaşmaya varılması halinde 7-10 gün içinde işletilebilecek. BM yetkilisi Jorge Moreira da Silva, ekim sezonunun kaybedilmemesi için anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sağlanması gerektiğini söyledi. Çatışma öncesinde küresel üre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. Boğazdan ayrıca, kimyasal gübre üretiminde önemli bir hammadde olan kükürtün deniz yoluyla taşınmasının neredeyse yarısı yapılıyordu. Taşımacılığın kesintiye uğraması, gübre tedarikinde ithalata bağımlı ülkelerin tarımsal üretimini doğrudan etkileyebilir. BM'nin planında Umman'da bir koordinasyon merkezi kurulması öngörülüyor. Merkez, gemilerin kaydını tutacak, yükleri doğrulayacak ve boğazdan güvenli geçişi düzenleyecek. Moreira da Silva'ya göre günde en az beş geminin geçişi, acil ihtiyaç duyan ülkelerin gübre tedarikini korumaya yeterli olabilir. BM yetkilisi, ekim sezonunun kaçırılmasının tarımsal verimlilikte belirgin düşüşe ve tahıl, yağlı tohum ile hayvansal ürünler dahil gıda fiyatlarında ek baskıya yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD-İran görüşmeleri anlaşmanın koşulları ve İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklarla sürerken BM, gübre taşımacılığı mekanizmasının daha geniş barış ve bölgesel seyrüsefer özgürlüğü görüşmeleriyle paralel yürütülmesini istiyor.

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı

Karadağ Gıda Bankası, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ve 17 Ekim Uluslararası Yoksullukla Mücadele Günü dolayısıyla, ülkede yoksullukla mücadelenin somut önlemler ve sorumlu sosyal politikayla yürütülmesi gerektiğini bildirdi. Nüfusun beşte birinden fazlası yoksulluk riskiyle karşı karşıyayken birçok aile yeterli gıdaya ulaşmakta zorlanıyor. Gıda, tedarik zincirinin tamamında atılırken çocuklar, tek ebeveynli aileler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yıl başındaki ücret artışlarının geliri olmayanlara ne sunduğu sorusunu yeniden gündeme getirdiğini söyledi.

Danimarkalı Makinacılar Ukrayna’da Kullanılmış Tarım Makineleri İçin İhracat Fırsatlarını Araştırıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarkalı Makinacılar Ukrayna’da Kullanılmış Tarım Makineleri İçin İhracat Fırsatlarını Araştırıyor

Henrik Bergholdt ve Kaj Pedersen, Dansk Maskinhandlerforening adına Kyiv’deki Agro Machinery fuarıyla bağlantılı bir ihracat gezisine katılarak Ukraynalı işletmelerle olası işbirliklerini görüştü. Danimarkalı temsilciler, iki Ukraynalı bağlantının işbirliğine büyük ilgi gösterdiğini aktardı. Ancak gezi sonunda makine ihracatına ilişkin imzalanmış bir sözleşme bulunmadı; temasların gelecekteki bir ortaklığın başlangıcı olabileceği belirtildi. Görüşmeler, savaşın günlük yaşam ve işletmeler üzerindeki etkisinin hissedildiği koşullarda yapıldı. Bergholdt’un aktarımına göre kaldıkları otel ve binanın camları, yakına düşen bir füze nedeniyle sarsıldı. Tek bir fuar gününde dört hava saldırısı alarmı verildi, akşam saatlerinde de alarmlar sürdü. Bergholdt, Ukraynalıların bu koşullara rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü ve vazgeçmediğini söyledi. Füze düşüşünün gezi sırasında kendilerine yaklaşık 2 kilometre mesafede gerçekleştiğini aktardı. Girişim, kullanılmış tarım makineleri ile iş makinelerinin Ukrayna’ya ihracat olanaklarını araştırıyor. Amaç, tarım ve altyapının işletilmesine ve yeniden inşasına destek verebilecek ekipman tedarikini değerlendirmek. Gezi hazırlıklarına Danimarka’nın Kyiv Büyükelçiliği ile Danmarks Eksport- og Investeringsfond (EIFO) dahil oldu; finansman olanakları ve EIFO ile bir çalıştay da programda yer aldı. Bağlantılardan biri, görüşmeleri sürdürmek üzere Agromek’i ziyaret edecek. Bergholdt ve Pedersen dönüşte temasları değerlendirecek ve takip görüşmeleri yapacak.

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek

Tahıl Akademisi 2026’nın 10. yıl etkinliği, 22 Ekim’de Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek. Uluslararası forum, ilk kez önceki ev sahibi Varna dışında yapılacak. Etkinlikte tahıl ve yağlı tohum ticareti temsilcileri, tarım üreticileri, işleyiciler, lojistik şirketleri ve piyasa analistleri bir araya gelecek. Forumun gündeminde Karadeniz’de deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu riskler, uluslararası ticaret akışlarındaki değişimler ve tarımsal ürünlerin pazarlanma olanakları bulunuyor. Katılımcılar, 2026/27 sezonunda piyasaların nasıl gelişebileceğini, olası taşıma sorunlarında hangi alternatiflerin kullanılabileceğini ve artan rekabet koşullarında kârlılığın nasıl korunacağını değerlendirecek. Program, uluslararası piyasalar, Balkan ticareti ve Bulgaristan tarım ve gıda sektörünün sorunlarına ayrılan üç panelden oluşuyor. İlk panelde küresel piyasa eğilimleri ve Avrupa’nın görünümü ele alınacak. Sermaye hareketlerinin emtia piyasalarına etkisi ile dünya buğday ve mısır piyasalarına ilişkin tahminler değerlendirilecek; makarnalık buğdayın uluslararası ticareti de gündeme gelecek. İkinci panelde Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Türkiye ve Sırbistan’dan şirket temsilcileri, ulusal piyasalar arasındaki bağlantıları, tedarikçiler arasındaki rekabeti ve bölgesel tahıl ile yağlı tohum hareketlerini tartışacak. Bölgesel ticaret açısından lojistik altyapı, limanlara erişim, taşıma maliyetleri ve şirketlerin uluslararası talepteki değişimlere yanıt verme kapasitesi öne çıkıyor. Üçüncü panel ise Bulgaristan’daki üretici, tüccar, işleyici ve kurumlar arasındaki ilişkilere odaklanacak; tahıl ticaretinin kârlılığı, ayçiçeği çevresindeki anlaşmazlıklar, tahıl üreticilerinin sorunları ve kurumların piyasanın işleyişindeki rolü ele alınacak. 2026/27 sezonu için uluslararası fiyat eğilimleri, ticaret akışları ve bölgesel lojistiğin yanı sıra Bulgaristan’ın ihracat olanakları ile yerel ürünün depolama ve işleme kapasitesi de izlenecek.

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması

Avustralya’nın Yeni Güney Galler (NSW) eyaletindeki Central Coast bölgesinde bulunan Mountain Pride Farms yumurta çiftliği, hayvanlara eziyet iddiaları nedeniyle soruşturuluyor. NSW Tarım Bakanı Tara Moriarty, çiftlikte canlı tavukların itlaf edildiğini söyledi ve süreci “acil durum” olarak nitelendirdi. Moriarty, NSW Temel Sanayiler Bakanlığının çiftlikte gıda güvenliği veya biyogüvenlik sorunları bulunup bulunmadığını belirlemek için soruşturma başlattığını açıkladı. Bakan, çiftliğin yumurtalarının gıda tedarik zincirine girmesini önlemek için adım atıldığını, biyogüvenlik kontrollerinin uygulanmasını ve sürdürülmesini izlemeye devam edeceklerini belirtti. Hayvan hakları grubu Animal Liberation, bu hafta başında Mountain Pride Farms’ta çekildiği öne sürülen ölü ve ölmekte olan tavukları gösteren bir video yayımladı. Greens milletvekili Abigail Boyd ise çiftlikle ilgili endişelerin ilk olarak Eylül 2025’te gündeme getirildiğini ve RSPCA, NSW Temel Sanayiler Bakanlığı, NSW Polisi ile Central Coast Belediyesine iletildiğini söyledi. Animal Liberation sözcüsü Lisa Ryan, çiftliğin yumurtalarının cumartesi günü Central Coast’taki taze gıda pazarlarında jenerik ambalajlarla satıldığının görüldüğünü, çarşamba gecesi de Peats Ridge’deki bir akaryakıt istasyonunda satışta olduğunu söyledi. Çiftliğin sahibi soruşturma hakkında yorum yapmadı. İşletmenin internet sitesinde ise yumurtalar “yüksek refah standartlarına sahip” ve “serbest gezen” olarak tanımlanıyor.

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı

Cezayir Devlet Tahıl Ajansı OAIC, salı günü tamamlanan uluslararası ihalede yaklaşık 750.000 ton ekmeklik buğday aldı. Tüccarların tahminine göre alım fiyatı, taşıma dahil C&F koşuluyla ton başına 326-326,50 dolar oldu. İhalede tedarikçi menşeleri kesinleştirilmezken Romanya, Bulgaristan, Arjantin ve Baltık bölgesi olası kaynaklar arasında gösterildi. Baltık limanlarından sevk edilen Rus buğdayının da olası teslimatlar arasında bulunduğu belirtildi. Cezayir’in piyasaya dönüşü, yaklaşık bir ay önceki çok yıllı zirvelerden gerileyen fiyatların ithalatçıları yeniden alıma teşvik etmesinin ardından gerçekleşti. Eylüldeki ihalede 500.000 ton buğday için ton başına 319-321 dolar C&F ödenmişti. Yeni ihalede fiyatın eylüle göre yaklaşık 5-7,5 dolar, ağustosa göre ise yaklaşık 37 dolar yükseldiği ve ağustosa kıyasla artışın yaklaşık %13’e ulaştığı aktarıldı. İhale fiyatı tüccar tahmini olarak verildiği için resmi fiyat olarak kesinleştirilmedi. Romanya’nın Köstence Limanı’ndaki piyasa hareketlerinde 14 Ekim’de DAP ekmeklik buğday fiyatı ton başına 239 avroya çıktı ve günlük bazda %0,8 arttı. Yemlik buğday %0,5 yükselirken yemlik arpa %1,4 geriledi; mısır, ayçiçeği ve kolza fiyatları değişmedi. Euronext’te aralık buğday kontratı da %1,4 artışla ton başına 246,75 avroya yükseldi. Köstence’deki DAP fiyatı ile Cezayir ihalesindeki C&F fiyatının farklı teslim koşullarını yansıttığı belirtildi. Fransa’da FranceAgriMer, 2026/27 sezonunda AB dışına yapılacak yumuşak buğday ihracatı tahminini 6,3 milyon tondan 6,5 milyon tona çıkardı. Kurum, aynı sezon için yumuşak buğday nihai stok tahminini 3 milyon tondan 2,7 milyon tona, arpa tahminini 1,6 milyon tondan 1,5 milyon tona ve mısır tahminini 1,5 milyon tondan 1,1 milyon tona indirdi. Mısır stokundaki düşüş 400.000 tonla en büyük revizyon oldu. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları tek haftada ton başına 10 dolar gerileyerek, %48 standart yağ içeren ve işleme tesislerine teslim edilen ürün için KDV hariç 320-340 dolara düştü. Hasat 3,44 milyon hektardan 7,44 milyon tona ulaşarak tahmini alanın %66’sına çıktı. Rus saldırıları ve lojistik engellerin işleme ile ihracatı aksattığı, ekim ayının ilk günlerinde ihracata yönelik bitkisel yağ demiryolu taşımalarının eylül hızına göre %17,3 azaldığı bildirildi. Ayçiçek yağı Türkiye teslimi (CIF) 1.320-1.340 dolar/ton fiyatla teklif edilirken, taşıma güçlükleri ihracatçıların bu fiyatlardan yararlanmasını engelliyor ve bazı fabrikalar geçici olarak faaliyetlerini durdurma riski taşıyor.

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık

CropLife India, Hindistan’da Rabi 2026-27 sezonu için tohum, ekim, tarla gözlemi ve girdi tedarikini kapsayan dört maddelik bir danışmanlık yayımladı. Araştırma ve geliştirme odaklı bitki bilimi şirketlerini temsil eden derneğin üye şirketleri, Hindistan bitki koruma pazarının yaklaşık %70’ini oluşturuyor. Danışmanlık, 2015’ten bu yana en zayıf muson döneminin ardından girdilerin koşullara göre ve dikkatli kullanılmasını amaçlıyor. Önerilerde, buğdaydaki rastık ile nohuttaki solgunluk ve kuru kök çürüklüğü gibi hastalıklara karşı ekim öncesi tohum ilaçlaması öne çıkarılıyor. Termit mücadelesinin yalnızca geçmişte istilanın görüldüğü ve uygulamanın etkili olması için toprak neminin yeterli olduğu tarlalarda yapılması isteniyor. Nem koşulları elverdiğinde ekim ayının ikinci yarısında ekilen hardalın çiçeklenme döneminde daha düşük yaprak biti baskısıyla karşılaşabileceği belirtiliyor. Buğday yaprak bitine karşı müdahalenin ise sabit takvim yerine düzenli tarla gözlemine dayanması ve zararlı sayısı sürgün başına 10-15’i aştığında yapılması öneriliyor. Çiftçilere ürünleri yalnızca yetkili bayilerden, fatura karşılığında almaları ve kullanımdan önce son kullanma tarihini kontrol etmeleri tavsiye ediliyor. CropLife India, zor sezonun kaçak ürünlerin çiftçilere ulaşma riskini artırdığını belirterek yetkisiz ticarete karşı denetim, çevrim içi satışlarda lisans doğrulaması ve ürün izlenebilirliği çağrısı yaptı. Genel Sekreter Durgesh Chandra, düzensiz toprak neminin ürünlerin kuruluşunu, zararlı ve hastalık davranışını ve girdilerin etkinliğini etkilediğini söyledi. Hindistan Meteoroloji Dairesi, güneybatı musonunun uzun dönem ortalamasının %87’sinde kaldığını, güney ve doğu bölgelerindeki yağış oranlarının ise %76 ve %74 olduğunu açıkladı. Merkez ayrıca El Niño’nun bazı yağmurla beslenen alanlarda fazla nem, bazılarında ise uzun süreli nem stresi yaratabileceğini belirtti.

Pakistan’da Buğday Tohumu Fiyatlarının Düşürülmesi İstendi
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Buğday Tohumu Fiyatlarının Düşürülmesi İstendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanlığı, yaklaşan Rabi ekim sezonu öncesinde çiftçilerin tohuma erişimini kolaylaştırmak için özel tohum şirketlerinden buğday tohumu fiyatlarını düşürmelerini istedi. Bakan Rana Tanveer Hussain, şirket temsilcileri ve Ulusal Tohum Geliştirme ve Düzenleme Kurumu (NSDRA) ile fiyatları ve eyaletler arası sevkiyatı görüştü. Toplantıda düşük tohum maliyetleriyle eyaletler arasında kesintisiz tedarik sağlanarak buğday ekiminin zamanında yapılması ele alındı. Hussain, uygun fiyatlı ve kaliteli tohuma zamanında erişimin; tohum, gübre, sulama ve diğer tarımsal girdilerin toplam maliyetinden etkilenen küçük çiftçiler için özellikle önemli olduğunu belirtti. NSDRA’ya tohumun eyaletler arasında sorunsuz taşınmasını güvenceye alma talimatı verildi. 2026-27 Rabi sezonu için tohum tedarik mevcudiyeti 611.793,06 ton olarak açıklandı. Bu miktarın 1.191.555 tonluk toplam ihtiyacın %51’ini karşılaması bekleniyor. Önceki sezonda 574.329,53 tonluk mevcudiyet de toplam ihtiyacın %51’ine karşılık gelmişti. Bakan ayrıca sertifikalı tohum kullanımının düşük olduğunu ve iklime dayanıklı, yüksek verimli, hastalıklara dirençli çeşitlerin teşvik edildiğini söyledi.

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi

ABD’li müşterilerin, gelecek yılın başlarında yürürlüğe girebilecek ithalat kısıtlamaları beklentisiyle Yeni Zelanda kuzusuna ilgisinin arttığı bildirildi. Avustralya ve Yeni Zelanda’dan ABD’ye kuzu ithalatı, ABD koyun sektörünün geçen ekimde yaptığı şikâyetin ardından ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) soruşturması kapsamında bulunuyor. AgriHQ kıdemli analisti Mel Croad, görüştüğü bir Yeni Zelanda ihracatçısının ABD’deki müşterilerinin karar beklemeden tedariki öne çekmek için harekete geçtiğini söyledi. Ancak olası kısıtlamaları önden karşılamaya yönelik bu talep artışı, aylık ihracat verilerine henüz güçlü biçimde yansımadı. Kuzu karkas pirzolalarının sezon başı fiyatları ise son birkaç haftada pound başına 13 ABD dolarına yükseldi. ITC’nin, ithalatların ABD üreticilerinde ciddi zarara yol açıp açmadığına veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığına 13 Kasım’a kadar karar vermesi gerekiyor. Zarar tespit edilirse 1 Aralık’a kadar çözüm yolları için ek duruşma yapılacak. Komisyon gümrük vergisi ya da kota sınırı önerebilir, ancak nihai uygulama kararını ABD Başkanı verecek. Yeni Zelanda kuzusu hâlen %13,2 gümrük vergisine tabi; Amerikan Koyun Endüstrisi Birliği daha önce %21 vergi önermişti.

Kyoto’da Kullanılmış Kahve Telvesinden Mantar Üretimi
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Kyoto’da Kullanılmış Kahve Telvesinden Mantar Üretimi

Japonya’nın Kyoto kentinde çiftçi Hiroki Kurahashi, otel ve restoranlardan toplanan kullanılmış kahve telvesini talaş ve diğer malzemelerle karıştırarak mantar yetiştirme ortamına dönüştürüyor. Fushimi semtindeki RE:ARTH işletmesinin başındaki Kurahashi, bu ortamda önce shiitake mantarı, ardından ana ürünü haline gelen istiridye mantarı yetiştirdi. Üretim sonrasında kalan ortamı yakındaki çiftçilere ücretsiz vererek mantar üretimiyle sebze yetiştiriciliği arasında bir döngü oluşturuyor. Kahve telvesi besin maddeleri içeriyor ve gübre olarak kullanılabiliyor ancak sert hücre duvarları, bitkilerin bu besinlere doğrudan erişmesini zorlaştırıyor. Telveyi gübreye dönüştürmek de zaman ve emek gerektiriyor. Mantarlar ise organik maddeleri parçalayabildiği için telveyi yetiştirme ortamında değerlendirebiliyor. Mantar yetiştiriciliği tamamlandıktan sonra geride kalan ortam, sebze üretiminde gübre olarak kullanılabiliyor. Kaynakta, dünya genelinde yılda 10 milyon metrik tondan fazla kahve çekirdeği tüketildiği, Japonya’daki tüketimin ise yaklaşık 400 bin metrik tona ulaştığı ve buna yakın miktarda telvenin atıldığı belirtiliyor. Kurahashi’nin bu yönteme yönelmesinde, 2009’da Güney Afrika’da öğrenciyken tanık olduğu çevre tahribatı ve daha sonra etkilendiği sıfır emisyon yaklaşımı rol oynadı. Bu yaklaşım, atık ve yan ürünlerin ekonomide yeniden değerlendirilmesini savunuyor. Kurahashi, Belçikalı çevre aktivisti Gunter Pauli’nin çalışmalarını izledikten sonra Zimbabwe’de sosyal girişimci Chido Govera’yı ziyaret etti ve 2014’te yetimler ile kadınlara yönelik bir programa katıldı. Govera’nın kahve telvesi ve benzeri malzemelerle mantar yetiştirme çalışmaları, yöntemin sosyal ve ekonomik boyutunu görmesini sağladı. Kurahashi, Zimbabwe’de öğrendiği yöntemi Japonya’da ilk uyguladığında iklim farkı nedeniyle mantar yetiştiremedi; hazırladığı ortam mavi küfle kaplandı. Bunun üzerine 2016’da Kyoto vilayetindeki Nantan’da mantar yetiştiriciliği öğrenmeye başladı ve Japonya’daki sterilizasyon, misel aşılama ve ortamı kapatma uygulamalarında deneyim kazandı. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra RE:ARTH’ı kurdu. Fushimi’de 2019’da kahve telvesi içeren ortamda shiitake yetiştirmeyi başardı, ardından istiridye mantarına geçti. Toptancıların yıl boyunca ürün talebini karşılamak için 2020’de sera kuruldu ve ürünler 2022’de satışa sunuldu. Kyoto’nun uzun yıllardır kahve alımlarında Japonya’nın il başkentleri ve hükûmetçe belirlenmiş büyük şehirleri arasında ilk sırada yer alması, Kurahashi’ye göre geri dönüşüm fikrinin kentten başlatılmasını anlamlı kılıyor. Bununla birlikte sera üretiminde uygun sıcaklığı korumak için klimaların sürekli çalışması gerekiyor. Kurahashi, gelecekte sera çatısına güneş panelleri yerleştirerek işletmenin kendi elektriğini üretmesini hedefliyor.

İrlanda’da 4 Milyondan Fazla Mavi Dil Aşısı Veterinerlere Sağlandı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da 4 Milyondan Fazla Mavi Dil Aşısı Veterinerlere Sağlandı

İrlanda’da mavi dil hastalığına karşı dört milyondan fazla BTV-3 aşı dozu özel veteriner hekimlere tedarik edildi. Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı, ülkenin hiçbir ilçesinde aşı sıkıntısı bulunmadığını bildirdi. Bakanlığın açıkladığı son verilere göre mavi dil görülen sürülerin toplamı 28’e, hastalığın tespit edildiği ilçe sayısı 11’e çıktı. Vakaların 26’sı sığırlarda, ikisi ise Kildare ve Wexford’da koyunlarda görüldü. Kuzey İrlanda’da ayrıca iki şüpheli vaka soruşturuluyor.

Almanya’dan Rusya’ya Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi Çağrısı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Almanya’dan Rusya’ya Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi Çağrısı

Almanya, Rusya’ya Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıları durdurması ve tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlayacak bir ateşkesi kabul etmesi çağrısında bulundu. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, bu çağrıyı çarşamba günü Berlin’de Bulgar mevkidaşı Velislava Petrova-Chamova ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptı. Wadephul, saldırıların sürmesinin Afrika başta olmak üzere Küresel Güney’deki insanlar üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğini ve gıda güvensizliğini artırabileceğini belirtti. Özellikle tahıl taşıyan gemileri hedef alan saldırıların, tarımsal ithalata bağımlı ülkelerde gıda güvenliği ile sivillerin yaşamı için doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi. Alman bakan, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin Rusya ve Ukrayna ile sivil gemilerin güvenli geçişini ve tahıl ihracatının kesintisiz sürmesini sağlayacak düzenlemeleri görüşmeye hazır olduğunu aktardı. Önerilen ateşkesin ticari deniz trafiğini korumaya ve Karadeniz üzerinden sevkiyata bağımlı ülkelere gıda tedarikini sürdürmeye odaklanacağı belirtildi. Wadephul ayrıca, ticari gemiciliğe yönelik askeri operasyonların devam etmesinin Rusya’nın Küresel Güney ülkeleri nezdindeki itibarına zarar verebileceği uyarısında bulundu.

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, organik tarımla işlenen tarım alanının payını 2036’ya kadar %10’a çıkarma hedefini açıkladı. Hükümetin planına göre şu anda İngiltere tarım arazilerinin yalnızca %3,4’ü organik yöntemlerle işleniyor. 2026-2036 dönemini ve sonrasını kapsayan plan, organik sektörü büyütmeyi ve daha fazla çiftçinin bu üretim biçimine geçmesini desteklemeyi amaçlıyor. Üç yıldan uzun sürede hazırlanan planda okullar ve hastaneler gibi kamu alımları, organik üretim için önemli bir büyüme alanı olarak gösteriliyor. Hükümet ayrıca kamu sektörü gıda harcamalarının %10’unu daha yüksek çevresel üretim standartlarını karşılayan ürünlere yönlendirme hedefini koruyor. Çevre Bakanı Angela Eagle, planın organik üretim yapan çiftçilere destek vermeyi ve diğer işletmelerin bu üretime geçişi değerlendirmesine yardımcı olmayı amaçladığını söyledi. Ancak sektör temsilcileri, hedefin finansman koşulları netleşmeden gerçekleşmesinin zor olabileceği uyarısında bulundu. Sürdürülebilir Tarım Teşviki 2026 fonunun eylülde altı saat içinde tükenmesi nedeniyle binlerce çiftçi destek alamadı. Riverford yöneticisi Rob Haward, küçük organik çiftlikler için kamu alımlarının anlaşılması zor olduğunu belirterek hibe desteği istedi; teşvik programının organik üretime geçişi mümkün kılmak için güvenilir ve istikrarlı olması gerektiğini söyledi. Soil Association’dan Gareth Morgan da programın yeniden açılması çağrısı yaptı. İngiliz Organik Forumu, planın özel olarak ayrılmış yeni bir finansman paketi içermediğine dikkat çekti. Nature Friendly Farming Network yöneticisi Martin Lines ise kamu desteğinin yanında tedarik zinciri ve özel sektör yatırımı, üreticiler için daha adil fiyatlar ve güçlü iç pazarlar gerektiğini söyledi. Ulusal Çiftçiler Birliği planı tedarik zinciri açısından olumlu bir adım olarak değerlendirirken, planı destekleyenler yerli üretimin gıda tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırabileceğini belirtti.

Irak’ta 5 Milyon Tonluk Gıda Stoku ve Fiyat Denetimi Açıklaması
Görsel kaynağı: Al-Masalah · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta 5 Milyon Tonluk Gıda Stoku ve Fiyat Denetimi Açıklaması

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Irak Ticaret Bakanlığı danışmanı Muhammed Hannun, ülkenin vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaya ve gıda güvenliğini güçlendirmeye katkı sağlayan 5 milyon tonluk gıda stokuna sahip olduğunu açıkladı. Hannun, bakanlığın piyasayı izlediğini ve fiyatlarla oynadığı tespit edilen tüccarlar hakkında yasal işlem uygulandığını söyledi. Hannun’a göre dağıtılan gıda paketi, sosyal yardım kapsamındaki ailelerin yanı sıra 41 milyondan fazla vatandaşı kapsayan entegre bir gıda sepetinin parçası. Bakanlığın denetim ekipleri piyasa fiyatlarını takip edip kaydediyor; bu verilere göre gıda sepetinin dağıtılması, ürünlerin piyasaya sürülmesi veya özel sektörle koordinasyon içinde hipermarketler üzerinden tedarik sağlanması yönünde adımlar atılıyor. Hannun, piyasalarda iki gün önceye kıyasla iyileşme gözlemlediklerini belirtti. Bakanlığın son iki veya üç yılda büyük gıda stoku sayesinde gıda durumunu kontrol altında tuttuğunu söyleyen Hannun, stokta 4 ila 5 çeşit temel gıda ürününün de bulunduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’yla bağlantılı olaylar sırasında gıda güvenliğinin korunduğunu belirten Hannun, ihlalin türüne göre para cezası ve bir veya iki yıla kadar hapis uygulanabileceğini kaydetti.

Avrupa Buğday Piyasasında Afrika Talebi ve Karadeniz Gerilimi
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Buğday Piyasasında Afrika Talebi ve Karadeniz Gerilimi

Avrupa Euronext piyasasında aralık vadeli buğday, çarşamba günü ton başına 247 avrodan işlem gördü. Fiyat, yedi gün önceki 247,75 avroya göre gerilerken Agritel analisti Maxence Devillers, Avrupa buğdayına yönelik Afrika talebinin geri döndüğünü belirtti. Devillers, Fas'ın alımlara devam etmesinin beklendiğini, Mısır için söylentiler bulunduğunu ve Cezayir'in yaklaşık 600 bin tonluk ihale açtığını aktardı. Cezayir'in diplomatik anlaşmazlıklar nedeniyle Fransız buğdayı almadığı, bunun yerine muhtemelen Polonya, Almanya, Romanya veya Bulgaristan'dan tedarik sağlayacağı ifade edildi. Analiste göre bu ülkelerden alınacak buğdayın başka pazarlara yönelmesi, Fransız buğdayının da diğer destinasyonlarda kullanılmasına yol açabilir. Karadeniz'de tahıl ihracatı yapılan güzergâhlardaki saldırılar da sürüyor. Pazartesiyi salıya bağlayan gece Bulgaristan kıyıları yakınında iki gemi vuruldu; gemilerden biri battı ve 11 denizci kayboldu. Saldırıların yaz aylarında yoğunlaşmasının ardından Ukrayna tahılları ağırlıklı olarak Romanya'nın Köstence Limanı üzerinden ihraç edilirken Rusya'nın ihracatında Karadeniz'in yanı sıra Hazar Denizi ve kara yolları kullanılıyor. Rusya ve Ukrayna normalde dünya buğday ihracatının dörtte birini oluşturuyordu. Ancak Jack Scoville, iki ülkenin bu yılki ihracat temposunun geçen yıla göre %50'den fazla düşük olduğunu söyledi. Chicago'da ekmeklik buğdayın fiyatı da bir haftada 7,04 dolardan 6,68 dolara geriledi. Dewey Strickler, Karadeniz'deki gerilimin talebi ABD'ye yönlendirmesi gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirtirken, 9 Ekim tarihli Wasde raporu ABD buğday ihracatı tahminini düşürdü ve Arjantin ile Kanada tahminlerini artırdı.

Almanya, 2026'nın İlk Yarısında Polonya'nın Gübre İthalatında Lider Oldu
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Almanya, 2026'nın İlk Yarısında Polonya'nın Gübre İthalatında Lider Oldu

Almanya, 2026'nın ilk yarısında Polonya'nın mineral gübre ithalatında Rusya'yı geride bırakarak en büyük tedarikçi oldu. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığının bir milletvekili önergesine verdiği yanıta göre ülke bu dönemde 1,68 milyon ton mineral gübre ithal etti. İthalatın 535,2 bin tonunu azotlu, 631,6 bin tonunu potasyumlu ve 469,3 bin tonunu çok bileşenli gübreler oluşturdu. Almanya'dan Polonya'ya 224,2 bin ton potasyumlu, 220,9 bin ton azotlu ve 13,7 bin ton çok bileşenli gübre gönderildi. Rusya kaynaklı ithalat ise 235,8 bin ton potasyumlu, 23,7 bin ton çok bileşenli ve 1,6 bin ton azotlu gübreden oluştu. Diğer önemli tedarikçiler Litvanya, Kanada ve Hollanda oldu. Litvanya 153,9 bin ton çok bileşenli ve 81,6 bin ton azotlu, Kanada 118 bin ton potasyumlu, Hollanda ise 58,2 bin ton azotlu ve 52,1 bin ton çok bileşenli gübre sağladı. Polonya 2025'in tamamında 4,89 milyon ton mineral gübre ithal etmişti. Rusya 1,82 milyon tonla geçen yılın lideri olurken Almanya 909,8 bin tonla ikinci sırada yer aldı. Agropolska'nın aktardığı değerlendirmeye göre 2026'nın ilk yarısındaki sıralama değişimi, Rusya ve Belarus gübrelerine uygulanan ek Avrupa Birliği tarifeleri ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın uygulanmasıyla bağlantılı olabilir. Kaynak bu açıklamayı kesinleşmiş bir neden olarak sunmuyor.

Ürdün, 120.000 Tona kadar Değirmencilik Buğdayı İçin İhale Açtı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Ürdün, 120.000 Tona kadar Değirmencilik Buğdayı İçin İhale Açtı

Ürdün’ün devlet tahıl alıcısı, isteğe bağlı menşelerden tedarik edilebilecek 120.000 metrik tona kadar değirmencilik buğdayı almak için uluslararası ihale açtı. İhalede fiyat tekliflerinin sunulması için son tarih 20 Ekim olarak belirlendi. Avrupalı tüccarların aktardığı gelişme, Ürdün’ün salı günü düzenlediği ve 120.000 tona kadar buğday alımı öngören önceki ihalede alım yapmamasının ardından geldi. Tüccarlar yeni bir duyuru bekliyordu.

Bulgaristan’da Gerekçesiz Gıda Fiyat Artışlarına 10 Bin-50 Bin Avro Yaptırım
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gerekçesiz Gıda Fiyat Artışlarına 10 Bin-50 Bin Avro Yaptırım

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KZP), ekonomik gerekçesi kanıtlanamayan gıda fiyat artışları için ürün başına 10 bin ile 50 bin avro arasında yaptırım uygulanacağını açıkladı. KZP Başkanı Maya Manolova, ağustos başına göre yapılan fiyat artışlarının ekonomik olarak gerekçelendirilememesi halinde perakende zincirlerinin cezalandırılacağını söyledi. Denetimler, süt ürünleri ile meyve ve sebzeler başta olmak üzere gıda ürünlerine odaklanıyor. Manolova, perakende zincirlerinden tedarik fiyatlarındaki değişimin nihai satış fiyatındaki artışı haklı çıkardığını gösteren kanıtlar sunmalarının isteneceğini belirtti. KZP verilerine göre bu ürün gruplarında %141’e ulaşan marjlar tespit edildi. Kurumun amacı, temel gıda fiyatlarını düşürmek ve tüketiciler için daha adil bir değer oluşmasını sağlamak olarak açıklandı. Vatandaşlar, düzensizlik bildirimlerini Manolova’nın paylaştığı 0887 130 777 numarasına iletebilecek. BNT News’in aynı denetimlere ilişkin haberine göre ağustos ve ekim fiyatlarının karşılaştırıldığı incelemede, salatalığın tedarik fiyatı %14 düşmesine karşın satış fiyatı %59 arttı. Kampanyalı ürünlerdeki marjlar ise %40’a kadar çıktı. KZP ayrıca yanıltıcı ticari uygulamalara da yaptırım uygulanacağını belirterek, ithal patateslerin Bulgar ürünü olarak sunulmasını örnek gösterdi. Gıda denetimlerinin ardından ilaçlar, banka ücretleri ve mobil hizmetlerin incelenmesi planlanıyor.

Çin'in Soya Fasulyesi İthalatı Eylülde Yıllık Bazda %7,7 Düştü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Çin'in Soya Fasulyesi İthalatı Eylülde Yıllık Bazda %7,7 Düştü

Çin, dünyanın en büyük soya fasulyesi alıcısı olarak eylülde 11,88 milyon metrik ton ithalat yaptı. Çin Gümrük İdaresi verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %7,7, ağustosa göre ise %2,1 daha düşük gerçekleşti. Eylül ithalatı geçen yıl 12,87 milyon ton, ağustosta ise 12,14 milyon ton olmuştu. Ocak-eylül döneminde Çin'in toplam soya fasulyesi ithalatı 86,08 milyon tona ulaştı. Shanghai JC Intelligence analisti Rosa Wang, yıllık düşüşün esas olarak geçen yılki yüksek karşılaştırma tabanından kaynaklandığını belirtti. Çinli alıcılar, Pekin ile Washington arasındaki ticari gerilimler sırasında Güney Amerika soya fasulyesi alımlarını artırmıştı. Brezilya'nın eski mahsul soya satışlarının hızlanması, eylülde sevkiyata hazır ürün miktarını azalttı. ABD'de yeni sezon hasadının yeni başlaması ve sevkiyata uygun ürün miktarının henüz artmaması da tedarik akışını sınırladı. Çin, ABD'den 25 milyon ton soya fasulyesi alma taahhüdünde yarı yolu geçti. Ancak zayıf hayvan yemi talebi ve olumsuz kırma marjları nedeniyle alımların önümüzdeki aylarda azalması bekleniyor. Dördüncü çeyrekte aylık soya fasulyesi girişlerinin yaklaşık 9,5 milyon ton olması öngörülüyor.

MAG, Aile Çiftçiliğini İklim Risklerine Karşı Güçlendirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

MAG, Aile Çiftçiliğini İklim Risklerine Karşı Güçlendirmeyi Hedefliyor

Paraguay Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (MAG), teknik destek, ekipman ve inovasyon yoluyla aile çiftçiliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bakanlık, bu yaklaşımın El Niño gibi iklim olayları karşısında küçük üreticilerin kayıplarını azaltmasını ve üretimin sürdürülmesine katkı sağlamasını amaçlıyor. Küçük üreticilerin iklim koşullarına hazırlanması, gıda bulunabilirliği ve kırsal hanelerin gelirlerinin korunması açısından önemli görülüyor. Tarım Bakanı Carlos Giménez, Santiago Peña başkanlığındaki Sosyal Kabine toplantısında, devlet kurumları arasında koordinasyon kurulmasının yerel üretimi ve kırılgan ailelerin gıda güvenliğini güçlendireceğini belirtti. Giménez, aile çiftçiliğinin taze gıda tedarikinde temel rol oynadığını; bu nedenle üreticilere tarlada araç ve teknik destek sağlanması gerektiğini söyledi. Bu desteğin, olumsuz iklim koşullarında ürünlerin sürdürülmesine ve tarımsal ürün arzındaki kesintilerin önlenmesine yardımcı olması bekleniyor. Giménez ayrıca Hambre Cero programının yerel üreticiler için ticari fırsatlar yarattığını ve bölgelerin ekonomisini canlandırdığını ifade etti. Aile üretiminin güçlendirilmesinin, okul beslenmesine yönelik gıda tedarikinin devamına katkı sağlaması, kırsal ailelerin gelirlerini desteklemesi ve çocukların beslenmesine yarar sunması bekleniyor.

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı

Çekya’da çiftçiler, gıda işleyicileri ve ormancılar, AB Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamındaki kırsal kalkınma destekleri için başvuru yapabiliyor. Stratejik planın sekizinci turunda toplam 2,4 milyar Çek korunası dağıtılacak. Bu tutarın yaklaşık 1,84 milyar korunası tarım ürünlerinin işlenmesine yönelik yatırımlara ayrıldı. Başvurular Portál farmáře üzerinden yapılabiliyor. Destekler mezbahaların, parçalama tesislerinin ve mandıraların kurulması veya modernizasyonu ile meyve-sebze işleme yatırımlarında kullanılabilecek. Tarım Bakanlığına göre program yerel hammaddelerin işlenmesini, Çek gıda işleyicileri aracılığıyla katma değer yaratılmasını, tedarik zincirlerinin kısaltılmasını ve yerel pazarların desteklenmesini amaçlıyor. Genç çiftçiler için 300 milyon Çek korunası ayrılırken, tarım üretimine yönelik iş planlarında temel destek 1,5 milyon korunadan başlayıp kendi üretiminden gıda üretimi de içeren planlarda 2 milyon korunayı aşıyor.

Brezilya Eti İthalatı Meksika’da Üreticilerle İthalatçıları Karşı Karşıya Getirdi
Görsel kaynağı: 24 Horas México · Özgün haber

Brezilya Eti İthalatı Meksika’da Üreticilerle İthalatçıları Karşı Karşıya Getirdi

Meksika’da Brezilya’dan et ve tavuk ithalatına ilişkin politika, hayvancılık örgütleri ile ithalatçıları karşı karşıya getirdi. Consejo Mexicano de la Carne (Comecarne), hükümetten ithalat kotalarını sürdürmesini isterken, Confederación Nacional de Organizaciones Ganaderas (CNOG) 2027’de piyasayı tedarik etmek için sıfır gümrük vergili izinlere karşı çıktı. Comecarne Genel Direktörü Macarena Hernández, kotalar ile tavukta sıfır gümrük vergisinin aralıkta sona ereceğini belirterek, 2027 üretim planlaması için karar, ilan ve kotaların işletilme mekanizmasının zamanında netleştirilmesini istedi. Kuruluş, şirketlerin 2026 içinde tedarik görüşmelerini tamamlayabilmesi için öngörülebilirlik talep ediyor.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Sahiplerine İkinci El Mavi Dil Aşısı Uyarısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Birleşik Krallık’ta Hayvan Sahiplerine İkinci El Mavi Dil Aşısı Uyarısı

Birleşik Krallık’ta hayvan sahipleri, mavi dil aşılarının sosyal medya platformları üzerinden satın alınması, satılması veya takas edilmemesi konusunda uyarıldı. Uyarı, Veteriner İlaçları Müdürlüğü (VMD) uygulama görevlileri tarafından yapıldı; kurum, ikinci el dozların çevrim içi pazar yerleri ve özel düzenlemeler aracılığıyla el değiştirmemesini istedi. Yetkililer, fazla aşıların satılması veya devredilmesinin hayvan sağlığı için önemli riskler taşıdığını bildirdi. Ürün yetkili tedarik zincirinden çıktığında doğru depolanıp taşındığı garanti edilemeyeceği için aşının kalitesi, güvenliği ve etkinliği etkilenebilir.