ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 12

Tavuş’tan Meyve İhracatına İlişkin Veriler Açıklanmadı
Görsel kaynağı: Armlur · Özgün haber

Tavuş’tan Meyve İhracatına İlişkin Veriler Açıklanmadı

Ermenistan’daki Tavuş Valiliği, bölgeden 2026’da Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve Kanada pazarlarına ne kadar meyve ihraç edildiği ve bu ihracatın sübvansiyonu için devlet bütçesinden ne kadar kaynak ayrıldığına ilişkin verileri açıklamadı. Gazete, bu bilgileri 5 Ekim’de Tavuş Valisi Hayk Ğalumyan’a gönderdiği bilgi başvurusuyla istedi. Tavuş Valiliği Genel Sekreteri Arman Gevorgyan, Ermenistan’daki tarım ürünleri ihracat sürecinin Ekonomi Bakanlığı tarafından koordine edildiğini bildirdi. Valilik yönetimi, bu yetkiye atıf yaparak başvuruda istenen ihracat miktarı ve sübvansiyon tutarını sunmadı. Tavuş’un Berd idari birimindeki Çinari, Çoratan, Aygedzor ve Artsvaberd köylerinden her yıl tonlarca incirin Moskova, Krasnodar ve Rusya’nın diğer bölgelerine gönderildiği belirtildi. Rusya’nın Ermenistan’dan meyve ve sebze ithalatına getirdiği kısıtlamaların ardından alternatif pazar arayışı daha acil hale geldi. Ermenistan makamları, işletmecileri taze meyve ve sebzeleri Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve Kanada pazarlarına ihraç etmeleri için desteklediklerini açıklamıştı. Ancak Tavuş’taki ihracat sonuçları ve bu süreçte sağlanan kamu desteğinin tutarı, valiliğin yanıtında yer almadı.

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki bölgeler, coğrafi işaretlerin Avrupa Birliği politikalarındaki rolünü güçlendirmek amacıyla Mantova Deklarasyonu’nu imzaladı. Lombardiya Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bölgesel Bakanı ve Arepo Başkanı Alessandro Beduschi’nin imzaladığı belge, Avrupa Komisyonunun 2027’de hazırlaması beklenen Coğrafi İşaretler Eylem Planı’na alınması istenen bölgesel öncelikleri ortaya koyuyor. Deklarasyonun merkezinde, Dop ve Igp ürünlerinin korunması, tanıtılması ve ekonomik büyüme, istihdam, rekabetçilik, turizm ile kırsal kalkınma araçlarına dönüştürülmesi bulunuyor. Belgede, Dop veya Igp tescilinin bir hedefin son aşaması değil, kalkınma stratejisinin başlangıcı olması gerektiği belirtiliyor. Altı öncelik; coğrafi işaretlerin kuruluş ve tanınmadan pazar gelişimine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca desteklenmesini, hukuki korumanın üreticiler için ekonomik değere dönüştürülmesini ve bu ürünlerin tüketicilerin günlük yaşamındaki görünürlüğünün artırılmasını öngörüyor. Diğer başlıklar ise gıda zincirlerinin yenilikçilik, yetkinlik, kuşak değişimi ve iklim değişikliği sınamalarına hazırlanması, bölgelerin yönetişimde doğrudan rol üstlenmesi ve ölçülebilir hedeflere dayalı politikalar oluşturulması. Deklarasyonda Dop ve Igp ürünlerinin gastronomi rotaları, UNESCO alanları ve kültürel mirasla daha güçlü ilişkilendirilmesi öneriliyor. Metinde ayrıca bir Avrupa Coğrafi İşaretler Günü ile gezici bir Coğrafi İşaretler Expo’su düzenlenmesi gündeme getiriliyor. Lombardiya, 2027 ilkbaharında Avrupa Birliği’ndeki 3.711 coğrafi işaretin ilk kez tek etkinlikte bir araya geleceği Expo’yu düzenleyeceğini açıkladı. Etkinlikle değer zincirleri arasındaki ilişkilerin, ticari gelişmenin, uluslararasılaşmanın ve sertifikalı ürünlerin vatandaşlar tarafından bilinmesinin desteklenmesi hedefleniyor. Mantova’daki toplantıya Avrupa kurumları, üretici kuruluşları ve koruma örgütlerinin temsilcileri katıldı. Avrupa Komisyonu Tarım Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Diego Canga Fano, Dop ve Igp ürünlerinin tanıtımı için 50 milyon avro ek kaynak açıklandığını bildirdi. Toplantıda konuşan Beduschi, coğrafi işaretlerin üretim değerinden önce ekonomik bir miras niteliği taşıdığını, değeri üretildikleri bölgelere bağladığını, işletmeleri desteklediğini ve kırsal toplulukların canlı kalmasına katkı sunduğunu söyledi. Deklarasyonun hedefleri arasında üreticilerin değer zincirlerindeki konumunu güçlendirmek, ihracatı desteklemek, sahtecilik ve taklitlerle mücadele etmek, yenilikçiliği ve kuşak değişimini teşvik etmek de yer alıyor. Ekonomik göstergeler, coğrafi işaretler sisteminin kapsamını ortaya koyuyor. Lombardiya’nın Dop ekonomisi 2024’te 2,9 milyar avroya ulaştı ve bir yılda %13,1 büyüdü; bu değer bölgesel tarım-gıda sisteminin yaklaşık %16’sını oluşturdu. İtalya genelinde Dop ekonomisi 20,7 milyar avroya çıkarken %3,5 arttı; ihracat ilk kez 12,3 milyar avroyu aşarak %8,2 yükseldi. Sistem ayrıca 328 koruma konsorsiyumu, 184.000 işletmeci ve farklı sektörlerde 864.000’den fazla istihdamı kapsıyor.

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi

Al Jazeera tarafından aktarılan Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre Türkiye'de kişi başına yıllık gıda israfı 163 kilogram olarak veriliyor. Haberde Romanya'nın 130 kilogramlık düzeyinin üzerinde gösterilen Türkiye, Avrupa karşılaştırmasında Portekiz ve İsviçre'nin ardından yer alıyor. Kaynak, ülkelerin kişi başına verileri için referans yılı belirtmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği ve servis edilen her beş porsiyondan yaklaşık birinin çöpe gittiği belirtiliyor. Üretilen gıdaların yaklaşık %13'ü ise mağazalara ulaşmadan, hasat sonrasındaki depolama, taşıma veya işleme aşamalarında kaybediliyor. En büyük kayıpların meyve ve sebzelerde görüldüğü, mağazalara ulaşmadan kaybedilen gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doları aştığı aktarılıyor. Gıda israfının en büyük bölümünden haneler sorumlu tutuluyor. Hanelerin payı %60 olurken restoranlar ve diğer gıda hizmetleri %28, mağazalar ise %12 pay alıyor. Kişi başına küresel ortalama yıllık israf yaklaşık 132 kilogram. Daha sıcak iklimli ülkelerde taze ürün tüketiminin daha yüksek ve soğutmaya erişimin daha sınırlı olması nedeniyle hanelerdeki israfın genellikle arttığı ifade ediliyor. Maldivler'de kişi başına israf yaklaşık 260 kilogramla en yüksek düzeyde; Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus'ta ise 210 kilogramın üzerinde olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, gıda israfının küresel ekonomiye yıllık maliyetini bir trilyon doların üzerinde hesaplıyor. Tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar tarım alanı kullanılıyor; bu alanın dünya tarım alanlarının %28'ine denk geldiği ve Kanada'nın yüzölçümünden büyük olduğu aktarılıyor. Gıda kaybı ve israfının, çöplüklerdeki gıdaların ayrışması sırasında açığa çıkan metan da dahil olmak üzere küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğu belirtiliyor.

Gürcistan ile Birleşik Arap Emirlikleri Tarım ve Gıda Ticareti İçin Ortak Komite Kuracak
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcistan ile Birleşik Arap Emirlikleri Tarım ve Gıda Ticareti İçin Ortak Komite Kuracak

Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakan Yardımcısı Genadi Arveladze, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptığı ziyaret kapsamında ülkenin Dış Ticaret Bakanı ile iki ülke arasındaki ticaret fırsatlarını görüştüklerini açıkladı. Arveladze, ikili ticarette olumlu bir dinamik bulunduğunu ve 2026 yılının ocak-ağustos döneminde Gürcistan’dan yerel ihracatın %16’dan fazla arttığını söyledi. Taraflar, serbest ticaret anlaşması kapsamında oluşturulan ortak komitenin ilk toplantısını yıl sonuna kadar, en geç gelecek yılın başında yapma konusunda anlaştı. Toplantıda, hem Gürcistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne hem de ters yöndeki ticareti artırabilecek mekanizmaların ele alınması planlanıyor. Toplantının kesin tarihi ise açıklanmadı. Görüşmede ayrıca bir ticaret misyonu düzenlenmesi ve komite toplantısıyla eş zamanlı ikili şirket görüşmeleri yapılması kararlaştırıldı. Arveladze, bu kapsamda şirketlerin belirleneceğini ve çalışmaların Gürcistan’da üretilen ürünlerin Birleşik Arap Emirlikleri pazarına ihracatındaki artışa katkı sağlayacağını belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri’nin farklı dünya pazarlarından çeşitli tarım ve gıda ürünleri ithalatıyla ilgilendiği, Gürcistan’ı da önemli ve ilgi çekici pazarlardan biri olarak gördüğü ifade edildi.

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avrupa’nın başlıca tarım örgütleri ve tarımsal gıda kooperatifleri, 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Avrupa tarımını sağlam temeller üzerinde yeniden kurmak için son fırsatın geldiği uyarısında bulundu. Sektör liderleri, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) ve Avrupa Birliği bütçesinin geleceğine ilişkin kararların Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, güvenli, rekabetçi ve dayanıklı kalma kapasitesini belirleyeceğini bildirdi. 14-16 Ekim’de düzenlenen kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı; rekabetçilik, dayanıklılık, gıda güvenliği, girdi maliyetleri, inovasyon, yatırım ve kuşak yenilenmesi başlıklarını ele aldı. Toplantı, aşırı hava olaylarının Avrupa tarımsal üretiminin kırılganlığını ortaya koyduğu, savaşların, ticari gerilimlerin ve jeopolitik istikrarsızlığın dünya piyasalarını bozarak enflasyonu ve işletmeler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleştirildi. Copa-Cogeca, Avrupa Komisyonu’nun başlangıç önerisinin Avrupa projesinin temel sütunlarından birini zayıflatacağını savundu. Örgütler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki bütçesi ve OTP için mevcut önerilerin tarım politikasının kaynaklarını, ortak niteliğini ve üreticilere sağlayacağı öngörülebilirliği zayıflatma riski taşıdığını belirterek güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP çağrısı yaptı. Kongrede kabul edilen Stockholm Deklarasyonu, tarımın Avrupa’nın güvenliği, müdahale kapasitesi ve savunmasının temel sütunlarından biri olarak tanınmasını istedi. Gıda, yem, yakıt ve lif üretimi stratejik varlık olarak tanımlanırken, çiftçiler ve tarımsal gıda kooperatifleri güvenilir ve karşılanabilir gıda arzının korunmasında ön safta gösterildi. Deklarasyon, OTP bütçesinin en az mevcut seviyesinde, enflasyona uyarlanmış ve güvence altına alınmış biçimde korunmasını talep etti. Belgede ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabetçilik gündeminin merkezine alınması, piyasaların ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, su dayanıklılığı, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomiye daha fazla yatırım yapılması savunuldu. Avrupa tarım örgütleri, müzakereler kritik aşamaya girerken önümüzdeki aylarda daha dikkatli ve seferber olacaklarını açıkladı.

Avrupalı Çiftçiler AB Tarım Bütçesi İçin Brüksel’de Eyleme Hazırlanıyor
Fotoğraf: BFMTV · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalı Çiftçiler AB Tarım Bütçesi İçin Brüksel’de Eyleme Hazırlanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki tarım bütçesine ilişkin teklifine tepki göstermek için kasım veya aralıkta traktörleriyle Brüksel’de protesto düzenlemeye hazırlanıyor. FNSEA Başkanı Arnaud Rousseau, eylemin biçiminin henüz belirlenmediğini ancak çiftçilerin Avrupa Birliği’ne baskı yapma iradesinin kesin olduğunu açıkladı. Gösterinin temel amacı, gelecek bütçede tarıma ayrılacak payın korunmasını sağlamak. Brüksel’in gelecek Ortak Tarım Politikası (OTP) için yaklaşık 300 milyar avroluk asgari tarımsal gelir desteği önerdiği, 2021-2027 dönemi için bu tutarın 387 milyar avro olduğu belirtildi. Bütçede tasarruftan yana ülkeler ise önerilen desteğin daha da azaltılması için baskı yapıyor. FNSEA ve Jeunes Agriculteurs, bu çerçevede Fransa’nın OTP bütçesinde yaklaşık %13 düşüş yaşamasının mevcut iklimsel, ekonomik ve jeopolitik koşullar karşısında tutarsız olacağını savunuyor. Fransa hükümeti ayrıca tarımsal canlanma planı için 500-700 milyon avro arasında bir kaynak açıkladı. Rousseau, bu açıklamanın hükümetin sorunları fark ettiğini gösterdiğini, ancak tutarın ve planın kapsamının hâlâ belirsiz olduğunu söyledi. Aradaki 200 milyon avroluk farkın, paydaşlarla yapılacak görüşmelere ve parlamentodaki bütçe müzakerelerine bağlı olacağını belirtti. Şimdiye kadar plan kapsamında yalnızca işletmelerin devrine ilişkin ayrıntıları açıklanmayan bir düzenlemeden söz edildi. Planın yürürlüğe girip girmeyeceği bütçenin kabul edilmesine bağlı bulunuyor ve bütçenin kabulü şu aşamada belirsiz. Hükümet, eylülde kuraklık, tekrarlanan sıcak hava dalgaları ile yakıt ve gübre fiyatlarındaki artıştan etkilenen sektör için 1,3 milyar avroluk acil plan da açıklamıştı. Rousseau, ekim başı itibarıyla çiftçilerin bu plandan henüz ödeme almadığını söylemişti. FNSEA ise Fransa’da cumartesi yapılması planlanan ayrı çiftçi hareketine katılmayacağını bildirdi.

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı
Görsel kaynağı: Portal Analitika · Özgün haber

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadağ Gıda Bankası, yoksullukla mücadelenin somut sosyal politika önlemleri, en kırılgan gruplara yeterli yardım ve etkili bir gıda bağışı sistemi olmadan yürütülemeyeceği uyarısında bulundu. Bankanın açıklamasına göre Karadağ nüfusunun beşte birinden fazlası yoksulluk riski altında bulunuyor ve çok sayıda aile yeterli gıdayı sağlamakta zorlanıyor. Açıklama, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ile 17 Ekim Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele Uluslararası Günü dolayısıyla yapıldı. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yılın başından itibaren planlanan ücret artışlarının sosyal yardım alanlara veya hiçbir geliri olmayanlara doğrudan fayda sağlamayacağını savundu. Medojević’e göre bu kesimlerin gıda, fatura ve ilaç masraflarını nasıl karşılayacağı sorunu devam ediyor. Gıda Bankası, düşük sosyal yardımların, yardım alma kriterlerinin katılığının ve ailelere verilen desteğin yetersiz kalmasının bazı kişileri temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak kaynaklardan yoksun bıraktığını belirtti. Çocuklar, yalnız ebeveynler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında gösterildi. Banka; sosyal yardımların artırılmasını, yardım kriterlerinin daha esnek hale getirilmesini, erişilebilir okul öğünleri sağlanmasını, yoksulluk içindeki ailelere daha fazla destek verilmesini, yaşlıların korunmasını ve sosyal konutun geliştirilmesini önerdi. Ayrıca tedarik zincirinin farklı aşamalarında gıdanın atıldığı, buna karşılık bazı vatandaşların günlük öğünlerini karşılayamadığı belirtildi. Bu nedenle devletin gıda fazlası bağışlarını yasal olarak düzenlemesi, bağışçılara teşvik vermesi ve güvenli gıdayı ihtiyaç sahiplerine yönlendirecek etkili bir sistem kurması istendi. Gıda Bankası, yoksullukla mücadeleyi hükümetin öncelikleri arasına alarak ücret artışlarından yararlanamayanlara somut destek sağlama çağrısını yineledi.

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu

Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31'incisi (COP 31) için Brezilya tarım sektörünün pozisyon belgesini sundu. Antalya'da 9-20 Kasım'da yapılması planlanan konferansa yönelik belge, iklim değişikliği müzakerelerinde tarım sektörünün öneri ve önceliklerini içeriyor. Pozisyon, CNA'nın çevre ve sulama komisyonlarının ortak toplantısında, Brezilya Dışişleri Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Embrapa temsilcilerinin katılımıyla paylaşıldı. CNA Başkan Yardımcısı Muni Lourenço, Brezilya tarımının değerlerinin savunulması, kırsal üreticilerin koruma faaliyetlerinin görünür kılınması ve tarım sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede çözümün parçası olduğunun vurgulanması gerektiğini söyledi. Konfederasyona göre COP 31, 2025'te 10. yılını dolduran Paris Anlaşması'nın uygulanmasında somut ilerleme sağlamalı. Bu kapsamda iklim gündemi için daha fazla kaynak ayrılması, finansmana erişimin hızlandırılması, proje hazırlama kapasitesinin geliştirilmesi, eğitim ve işbirliğine yatırım yapılması ve düşük karbon ayak izli teknoloji ve ürün ticaretinin teşvik edilmesi isteniyor. Belge, kırsal üreticiler, eyalet tarım ve hayvancılık federasyonları, sendikalar ve sektör kuruluşlarıyla yapılan geniş istişarenin ardından hazırlandı ve CNA'nın pozisyonunu sekiz ana eksende düzenledi. Kuruluş, özel kırsal mülklerde korunan doğal kaynaklara ekonomik değer verilmesini ve koruma faaliyetlerinin üretim potansiyelini azaltmadan finanse edilmesini öneriyor. CNA ayrıca tarım ve gıda güvenliğinin iklim müzakerelerinde özel bir gündem olarak sürmesini, farklı üretim biçimlerinin tanınmasını ve tarım ile gıda güvenliğine ilişkin projeleri bir araya getiren Sharm el-Sheikh Portalı'nın güçlendirilmesini savunuyor. CNA, Paris Anlaşması'nın uygulanmasındaki ilerlemeyi değerlendiren Küresel Durum Değerlendirmesi'nin sağlam bilimsel temellere, tutarlı verilere ve daha kesin ulusal emisyon envanterlerine dayanmasını istiyor. Konfederasyon, tropikal tarım ve hayvancılığın özelliklerinin uluslararası değerlendirmelerde doğru biçimde hesaba katılması gerektiğini belirtiyor. İklim finansmanında ise COP 29'da kabul edilen, gelişmiş ülkelerin 2035'e kadar yıllık en az 300 milyar ABD doları seferber etmesi hedefi ile kamu ve özel aktörlerin toplam katkısını yıllık en az 1,3 trilyon ABD dolarına çıkarma hedefini aktarıyor. CNA, tarıma uygun finansman araçları, daha düşük kredi maliyeti, iklim sigortası ve projelerin finansman kaynaklarıyla buluşturulmasını talep ediyor. Uyum başlığında CNA, COP 30'da kabul edilen 59 uluslararası göstergenin 5'inin tarım ve gıda güvenliğiyle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor ve bu göstergelerin finansman, teknoloji ve eğitimle desteklenmesini istiyor. Kuruluş ayrıca düşük karbonlu ekonomiye geçişin her ülke ve bölgenin ekonomik, sosyal ve üretim koşullarını dikkate alması gerektiğini savunuyor. CNA'ya göre iklim geçişi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde maliyetleri artıran veya pazarları kısıtlayan tek taraflı ticari önlemler için gerekçe yapılmamalı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), 15 Perşembe günü Brezilya tarım sektörünün Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’incisi (COP31) için tutumunu açıkladı. COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin Antalya kentinde düzenlenecek.

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi

Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu’nun (Cepal) Uluslararası Ticaret ve Entegrasyon Bölümü Direktörü Daniela García, Paraguay’ın ihracat değerinin 2026’da %19 büyümesinin beklendiğini bildirdi. García’ya göre artışta tarım ürünleri ile tarımsal kökenli imalatların performansı belirleyici olacak. Tahmin, ihracat fiyatlarında %7 ve yurt dışına gönderilen hacimlerde %12 artış varsayımını içeriyor. García, tarımsal ihracatın %32, tarımsal kökenli imalatların ise %25 büyümesinin beklendiğini söyledi. Bu performansın, hayvancılık ihracatı hacminde öngörülen düşüşü telafi etmesi bekleniyor. Paraguay’ın görünümünün bölge ortalamasına benzer olmasının olumlu olduğu belirtildi. García, görünümün uluslararası talepte yavaşlama, tarım ürünleri fiyatlarında düşüş ve ticaret ile tedarik zincirlerini etkileyebilecek jeoekonomik koşulların kötüleşmesi gibi dış risklere bağlı olduğunu ifade etti. Mercosur gündeminde ise Avrupa Birliği anlaşmasının gelecekte uygulanması, Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) anlaşmasının yürürlüğe girmesi ve Hindistan ile Japonya’yla müzakereler yer alıyor.

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor

İşgal altındaki Batı Şeria’da Sinjil sakinleri, İsrail ordusunun Route 60 boyunca inşa ettiği çitin tarım arazilerine ve komşu bölgelere erişimi kısıtladığını söylüyor. Beş metre yüksekliğinde ve dikenli tellerle çevrili metal çit, kasabaya giriş çıkış için yalnızca denetimli bir rota bıraktı. İsrail ise uygulamanın otoyoldaki yerleşimcilere yönelik saldırıları önlemeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail makamları çit için Şubat 2024’te yaklaşık 30 dönüm, aynı yılın ağustos ayında da 15 dönüm Filistin mülkiyetindeki araziyi tahsis etti. Eylül ayında arazide çalışma başlarken 200’den fazla ağaç söküldü; bunların 135’inin zeytin ağacı olduğu belirtildi. Sinjil Belediye Başkanı Moataz Tawafsha, yaklaşık 100 ailenin topraklarından koparıldığını ve bu nedenle geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi. Kasabada ekonomik sıkıntının arttığını belirten Tawafsha, İsrail’de işçi olarak çalışan bazı kişilerin son üç yıldır çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle işlerine gidemediğini aktardı. Sinjil çevresindeki baskının yalnızca çitle sınırlı olmadığı belirtildi. Nisan 2025’te kasabanın güneyinde özel mülkiyetteki Filistin arazisinde yeni bir yerleşimci karakolunun ortaya çıkmasının ardından bir dizi baskın yaşandı. Birleşmiş Milletler, dört evin yakıldığını, hayvanların çalınıp öldürüldüğünü ve bölge sakinlerine saldırıldığını belgeledi; en az 35 kişinin yaralandığı bildirildi. 11 Temmuz 2025’te ise Sinjil ve komşu Al-Mazra’a ash-Sharqiya çevresinde arazilerinde çalışan çiftçilere yönelik yerleşimci saldırısında iki Filistinli erkek öldürüldü. Ramallah’ın doğusundaki yaklaşık 5 bin nüfuslu Deir Jarir’de de zeytin ağaçlarının yakıldığı veya kesildiği, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve hayvanların hedef alındığı aktarıldı. Belediye meclisi üyesi Adel, saldırılar ve hareket kısıtlamalarının köyün tarım ekonomisini zayıflattığını, daha önce yerel üretimin temel unsurlarından olan zeytinyağının artık başka yerlerden getirildiğini söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle çocukların haftada yalnızca üç gün okula gidebildiği, Ramallah’a gidenlerin ise kontrol noktaları nedeniyle saatlerce trafikte kaldığı belirtildi. Temmuz 2026’da Deir Jarir’de yerleşimciler ve İsrail güçlerinin dahil olduğu bir baskında belediye meclisi üyesi Odeh Abdul Rahim Odeh Farakhneh ile Ahmad Adel Abu Mukho öldürüldü. OCHA’ya göre İsrail güçleri, yerleşimcilerin koyunları ele geçirmeye çalışmasının ardından toplanan kalabalık sırasında iki kişiyi vurdu. İsrail ordusu ise askerlerin saldırıya uğramalarının ardından ateş açtığını söyledi; bölge sakinleri güçleri yerleşimcileri korumakla suçladı. Adel, köy ve çevresinde yerleşimci faaliyetleriyle bağlantılı olaylarda yedi kişinin öldürüldüğünü ve saldırıları bildiren bir çiftçinin gece boyunca gözaltında tutulduğunu aktardı.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Kosova, Sırbistan’dan Gelen 27 Ton Mısırın İthalatını Reddetti
Görsel kaynağı: KosovaPost · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Sırbistan’dan Gelen 27 Ton Mısırın İthalatını Reddetti

Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AUV), Sırbistan’dan gelen 27 ton merkantil mısırın ithalatını, laboratuvar analizlerinde kilogram başına 33 mikrogram aflatoksin tespit edilmesi üzerine reddetti. Bu düzey, izin verilen 20 mikrogramlık sınırı aştı. Sonuç, Avusturya’daki referans laboratuvarında yapılan süperanalizle doğrulandı. AUV, IDEAL GROUP SH.P.K. tarafından ithal edilen yükün tamamının menşe ülkeye geri gönderilmesine karar verdi. Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, ithalat kontrollerinin süreceğini ve gıda güvenliği standartlarını karşılamayan ürünlerin Kosova pazarına girişinin önleneceğini açıkladı.

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz’de artan güvenlik riskleri Bulgaristan’ın balıkçılık sektörünü olumsuz etkilerken, sektör temsilcileri mücbir sebep koşulları nedeniyle de minimis kapsamında devlet yardımı talep edeceklerini açıkladı. Açıklama, Varna’da toplanan Karadeniz Danışma Konseyi toplantısı sırasında BG Fish Derneği İcra Direktörü Yordan Gospodinov tarafından yapıldı. Gospodinov, büyük balıkçı teknelerinin önemli bölümünün denize açılmakta isteksiz olduğunu, bazı mürettebatların hiç sefere çıkmak istemediğini, bazılarının ise faaliyetlerini kıyıya yakın avcılıkla sınırladığını söyledi. Bulgaristan’ın balıkçılık filosu 1.740 tekneden oluşuyor; bunların 100’ü 12 deniz milinin dışındaki ekonomik münhasır bölgede faaliyet gösteren büyük teknelerden oluşuyor. Bu bölgenin mayınlar veya denize düşmüş patlayıcı yüklü dronlar nedeniyle riskli hale geldiği belirtildi. Gospodinov, şimdiye kadar Bulgar balıkçı teknelerini ilgilendiren bir olay yaşanmadığını, ancak mürettebatların sudaki şüpheli nesneleri yetkililere bildirdiğini aktardı. İşleme tesisi işleten en büyük balıkçılık şirketlerinin avları ise Çarşamba itibarıyla geçen yılki seviyenin %50’sine geriledi. Gospodinov, miktardaki düşüşün balık fiyatlarını artıracağını ve Karadeniz balığının daha kıt ve pahalı hale geleceğini söyledi. Romanya’da da balıkçıların denize açılmamayı tercih ettiği ve teknelerin limanlarda kaldığı bildirildi. Gospodinov, her iki ülkede küçük teknelerin de durumdan endişe duyduğunu belirterek Bulgaristan ve Romanya makamlarına sektöre destek çağrısı yapan bir başvurunun hazırlandığını söyledi. De minimis düzenlemesinin mücbir sebep durumlarında devlet yardımı sağladığını ve mevcut koşulların bu kapsama girdiğini savundu.

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca’nın hazırladığı Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikasının korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Buluşma, Avrupa Birliği üyesi ülke liderlerinin Brüksel’de Avrupa ekonomisinin rekabet gücü, enerji maliyetleri ve bütçeyi görüştüğü dönemde gerçekleşti. Slovak Tarım ve Gıda Odasına göre gelecek bütçe ile Ortak Tarım Politikasının düzenlenmesi, Avrupalı çiftçilerin önümüzdeki yıllarda hangi koşullarda üretim yapacağını belirleyecek. Çiftçiler, gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığını; güvenlik, hazırlık ve Avrupa Birliği’nin krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Deklarasyon, Ortak Tarım Politikası bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyonun uygun biçimde dikkate alınmasını talep ediyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında mali kaynak rekabetine ve koşul farklılıklarının derinleşmesine yol açmaması gerektiği belirtiliyor. Çiftçiler ayrıca kuralların ve idari yükümlülüklerin basitleştirilmesini, politikanın doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgesel ekonomik farklılıkları gözetmesini istiyor. İstikrarlı koşulların üretimin sürdürülmesi, rekabet gücünün artırılması ve yeni nesil için alan açılması açısından önemli olduğu bildirildi. SPPK, bu kararların Slovak tarım ve gıda sektörünün yatırımlarını ve yerli üretimini de etkileyeceğini belirtti.

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği

Lazio Bölgesi, faaliyetlerini çeşitlendirmek isteyen tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek için 10 milyon avroluk çağrı yayımladı. Csr 2023-2027 kapsamında onaylanan çağrı, geleneksel tarımsal üretimi tamamlayan faaliyetlerin oluşturulmasını, güçlendirilmesini ve niteliğinin artırılmasını finanse ediyor. Destek kapsamına tarımsal turizm, eğitim çiftlikleri, şarap turizmi ve zeytinyağı turizminin yanı sıra tarım ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile kırsal turizme bağlı hizmetler giriyor. Kişi refahına yönelik girişimler ve bölgenin doğal, kültürel ve peyzaj kaynaklarını değerlendiren projeler de uygun faaliyetler arasında bulunuyor. Geri ödemesiz katkılar uygun harcamaların %50'sine kadar çıkıyor. Proje başına kamu finansmanı en fazla 300 bin avro, asgari katkı ise 10 bin avro olarak belirlendi. Tedbirle tarım işletmelerinin çok işlevliliğinin, yeni gelir fırsatlarının ve kırsal ekonominin desteklenmesi amaçlanıyor. Lazio Bölgesi Tarım Sorumlusu Giancarlo Righini, çok işlevlilik yatırımlarının işletme gelirlerini güçlendirebileceğini, yeni iş fırsatları yaratabileceğini, kaliteli turizmi teşvik edebileceğini ve kırsal alanlardaki nüfus kaybıyla mücadeleye katkı sağlayabileceğini belirtti. Başvuruların 5 Şubat 2027'ye kadar yapılması gerekiyor.

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, ekim ayının başından bu yana yurt dışına 1,125 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Tarım Politikası Bakanı Taras Vısotski’ye göre bu miktar planlanan hacimlerin yaklaşık %50’sine karşılık geliyor. Vısotski, ihracatın sınırlı kalmasının başlıca nedeninin ülkenin lojistik sisteminin mevcut fiziksel kapasitesinin sınırında çalışması olduğunu belirtti. İhracattaki zorluklara karşın Ukrayna hükümeti, iç gıda piyasasında uzun vadeli bir açık bulunmadığını bildiriyor. Bakanlığa göre mağazalar, pazarlar ve seyyar satış noktaları sebze ve diğer gıda ürünleri bakımından geniş bir ürün çeşidine sahip; mevcut satış kanalları da çalışmayı sürdürüyor. Bu nedenle tüketicilere panik yapmamaları ve stok amaçlı alım gerçekleştirmemeleri çağrısı yapıldı. Rota kapasitesinin düşük kalması nedeniyle devlet, ekonomiye daha fazla gelir sağlayan katma değerli ürünlerin ihracatına öncelik veriyor. Ekim ihracatında 670 bin ton tahıl ile 184 bin ton yağlı tohum öne çıkarken, ayçiçek yağı ve küspe de dış satım kalemleri arasında yer aldı. Ukrayna tarım arazilerinin yaklaşık %70’i küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından işleniyor. Hükümet, ileride bölgesel tedarik kesintileri yaşanması halinde üreticilerle süpermarketler arasındaki koordinasyonu hızlandıracağını açıkladı.

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı

Batı Şeria'daki bazı Filistinli zeytin üreticileri, 27 Ekim'deki İsrail seçimi öncesinde yerleşimci şiddetinin artacağı endişesiyle hasada erken başladı. Burqa yakınlarında üretim yapan çiftçi Abdellatif Bazzari, tarlasının yarısını sezon başlamadan topladı. Bazzari, bir baskında yaralandığını, kuzeninin öldürüldüğünü ve kalan zeytinleri ordu koruması olmadan toplamaya dönmekten korktuğunu söyledi. Bazzari'nin anlatımına göre yaklaşık 15-20 yerleşimci, 7 Ekim'de ailesinin elle zeytin topladığı tarlaya baskın düzenleyerek aile üyelerini dövdü. Bazzari, kuzeni Ali'nin ordu müdahalesi sırasında vurularak öldüğünü ve ambulansın olay yerine ulaşmasının engellendiğini savundu. İsrail ordusu ise birliklerin, bir İsrailli sivilin taş atılması sonucu yaralandığı yönündeki ihbarın ardından gönderildiğini açıkladı; ordu, bir komutanın şüpheli nesne taşıdığı belirtilen bir kişiyi etkisiz hale getirdiğini bildirdi. Bir aydan uzun süren zeytin hasadı, aile, arkadaş ve işçilerin katılımıyla çoğunlukla elle yapılıyor. Filistin Yönetimi Tarım Bakanlığı, resmi hasat başlangıcı olan 15 Ekim'den önce yerleşimcilerle zeytinler bağlantılı 300 olay kaydettiğini açıkladı. İsrailli insan hakları kuruluşu Yesh Din ise yerleşimcilerin zeytin çuvallarını aldığı veya Filistin topraklarından doğrudan hasat yaptığı 100 hırsızlık bildirdi. Yesh Din, olayların %25'inin İsrail ordusunun bulunduğu sırada gerçekleştiğini belirtti. Birleşmiş Milletler'e göre Filistinlilere yönelik dayak, vandalizm ve kundaklamayı içeren yerleşimci saldırıları yılın ilk yarısında günde ortalama altı olay seviyesindeydi. Zeytinler, Batı Şeria'nın tarımsal gayrisafi yurt içi hasılasının tahminen %15'ini oluşturuyor. Bazzari ayrıca baskın sırasında merdiven, tırmık ve zeytin toplamada kullanılan brandaların çalındığını söyledi.

Güney Kıbrıs’ta Küçükbaş Süt Üreticileri Litre Başına Zarar Ediyor
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kıbrıs’ta Küçükbaş Süt Üreticileri Litre Başına Zarar Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs’ın güneyindeki Rekabeti Koruma Komisyonu’nun (EPA) keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile ticaretine ilişkin araştırmasına göre, keçi ve koyun sütü üreticileri litre başına zarar ederken büyük peynir fabrikalarının net kâr marjı %14’e kadar ulaştı. Bulgular, Fileleftheros gazetesinin araştırmaya dayandırdığı haberle aktarıldı. Araştırma, Sığır Yetiştiricileri ve Peynir Üreticileri Arasında Menşe İsmi Korumalı (MİK) Hellim Üretimi Çerçeve Anlaşması’ndan hareketle 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsadı. Gazeteye göre çalışma, üreticiler ile büyük sanayiler arasındaki kâr farkını, ithal yem bağımlılığını ve MİK hellimin fiyat oluşumundaki rolünü ortaya koydu. 2023’te yaklaşık 2 bin 66 küçükbaş işletmesi 84,3 milyon litre süt üretti. Keçi ve koyun sütünün %20’si üretici grupları aracılığıyla pazarlanırken %80’i doğrudan peynir fabrikalarına satıldı; bu durumun üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığı belirtildi. İnek sütü sektöründe 275 işletme 300 milyon litre üretim gerçekleştirdi. Kayıtlı 108 peynir fabrikasından 7’si hellim ihracatının %80’inden fazlasını yaparken 5 büyük üretici pazarın %74,6’sını kontrol etti. Taze inek sütü fiyatlarının Avrupa Birliği ortalamasından kilogram başına 0,1358 euro yüksek olduğu, habere göre bunun yüksek nakliye maliyetleri ve %90’a varan ithal yem bağımlılığıyla ilişkili olduğu kaydedildi.

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor

Avrupa Balık Üreticileri Örgütleri Birliği (EAPO), Fransa’nın Lorient kentindeki yıllık üye toplantısında balıkçılığın geleceğini ve AB’nin 2028-2034 bütçesini ele aldı. Üyeler, AB’nin ortak balıkçılık politikasının daha hızlı revize edilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve sektörün AB bütçesinden yeterli destek almaya devam etmesi için çalışma kararı aldı. EAPO ayrıca geleneksel balıkçılık alanlarına erişimin iyileştirilmesini ve bilimsel tavsiyeler, iklim değişikliği ile balıkçılığın ekonomik önemini dikkate alan daha istikrarlı kotalar istedi. Toplantıda dip balığı stokları ve Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) Kuzey Denizi dahil bazı bölgeler için tavsiyeleri görüşüldü. Örgüt, uzun vadeli yönetim planları talep ederken kuzey sularındaki levrek stokunun iyi durumda olduğunu ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için Birleşik Krallık’la anlaşma gerektiğini bildirdi.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

Suriye, Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Tarım Finansmanı Arıyor
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Tarım Finansmanı Arıyor

Suriye’nin Roma’da düzenlenen 2026 Dünya Gıda Forumu’na katılımının, tarım sektörüne finansman ve modern teknoloji çekme fırsatı oluşturduğu bildirildi. Ekonomik analist Abdülhakim el-Mısri, katılımın gerçek üretim verilerine dayandığını belirterek Cezire bölgesindeki 5 tarım projesine finansman onayı verildiğini söyledi. Suriye’yi forumda Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Zekiye ile Roma’daki Birleşmiş Milletler kuruluşları nezdindeki daimi temsilci Hüseyin Sabbag temsil ediyor. El-Mısri’ye göre Suriye’nin buğday üretimi geçen yıl 2,5 milyon ton oldu; bu miktar savaş öncesindeki 4 milyon tonla karşılaştırıldı. Zeytin üretimi yaklaşık 950 bin ton, nar üretimi ise yaklaşık 105 bin ton olarak verildi. Turunçgil üretiminin hava koşullarının etkisiyle 550 bin tona gerilediği, daha önce 800 bin tonu aştığı belirtildi. Analist, tarımın 2010’da gayrisafi yurt içi hasıladaki payının %17,5 olduğunu ve aynı yıl fiyatlarıyla değerinin 11,2 milyar dolara ulaştığını söyledi. El-Mısri, özellikle Dera’daki su açığını azaltmak için modern sulama teknolojilerine yatırım yapılmasını önererek merkezi yağmurlama sistemlerinin sulama suyunda %40’tan fazla tasarruf sağlayabileceğini ifade etti.

Kyoto’da Kullanılmış Kahve Telvesinden Mantar Üretimi
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Kyoto’da Kullanılmış Kahve Telvesinden Mantar Üretimi

Japonya’nın Kyoto kentinde çiftçi Hiroki Kurahashi, otel ve restoranlardan toplanan kullanılmış kahve telvesini talaş ve diğer malzemelerle karıştırarak mantar yetiştirme ortamına dönüştürüyor. Fushimi semtindeki RE:ARTH işletmesinin başındaki Kurahashi, bu ortamda önce shiitake mantarı, ardından ana ürünü haline gelen istiridye mantarı yetiştirdi. Üretim sonrasında kalan ortamı yakındaki çiftçilere ücretsiz vererek mantar üretimiyle sebze yetiştiriciliği arasında bir döngü oluşturuyor. Kahve telvesi besin maddeleri içeriyor ve gübre olarak kullanılabiliyor ancak sert hücre duvarları, bitkilerin bu besinlere doğrudan erişmesini zorlaştırıyor. Telveyi gübreye dönüştürmek de zaman ve emek gerektiriyor. Mantarlar ise organik maddeleri parçalayabildiği için telveyi yetiştirme ortamında değerlendirebiliyor. Mantar yetiştiriciliği tamamlandıktan sonra geride kalan ortam, sebze üretiminde gübre olarak kullanılabiliyor. Kaynakta, dünya genelinde yılda 10 milyon metrik tondan fazla kahve çekirdeği tüketildiği, Japonya’daki tüketimin ise yaklaşık 400 bin metrik tona ulaştığı ve buna yakın miktarda telvenin atıldığı belirtiliyor. Kurahashi’nin bu yönteme yönelmesinde, 2009’da Güney Afrika’da öğrenciyken tanık olduğu çevre tahribatı ve daha sonra etkilendiği sıfır emisyon yaklaşımı rol oynadı. Bu yaklaşım, atık ve yan ürünlerin ekonomide yeniden değerlendirilmesini savunuyor. Kurahashi, Belçikalı çevre aktivisti Gunter Pauli’nin çalışmalarını izledikten sonra Zimbabwe’de sosyal girişimci Chido Govera’yı ziyaret etti ve 2014’te yetimler ile kadınlara yönelik bir programa katıldı. Govera’nın kahve telvesi ve benzeri malzemelerle mantar yetiştirme çalışmaları, yöntemin sosyal ve ekonomik boyutunu görmesini sağladı. Kurahashi, Zimbabwe’de öğrendiği yöntemi Japonya’da ilk uyguladığında iklim farkı nedeniyle mantar yetiştiremedi; hazırladığı ortam mavi küfle kaplandı. Bunun üzerine 2016’da Kyoto vilayetindeki Nantan’da mantar yetiştiriciliği öğrenmeye başladı ve Japonya’daki sterilizasyon, misel aşılama ve ortamı kapatma uygulamalarında deneyim kazandı. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra RE:ARTH’ı kurdu. Fushimi’de 2019’da kahve telvesi içeren ortamda shiitake yetiştirmeyi başardı, ardından istiridye mantarına geçti. Toptancıların yıl boyunca ürün talebini karşılamak için 2020’de sera kuruldu ve ürünler 2022’de satışa sunuldu. Kyoto’nun uzun yıllardır kahve alımlarında Japonya’nın il başkentleri ve hükûmetçe belirlenmiş büyük şehirleri arasında ilk sırada yer alması, Kurahashi’ye göre geri dönüşüm fikrinin kentten başlatılmasını anlamlı kılıyor. Bununla birlikte sera üretiminde uygun sıcaklığı korumak için klimaların sürekli çalışması gerekiyor. Kurahashi, gelecekte sera çatısına güneş panelleri yerleştirerek işletmenin kendi elektriğini üretmesini hedefliyor.

Suriye ile Hollanda Arasında Tarım ve Yeniden İmar İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ile Hollanda Arasında Tarım ve Yeniden İmar İş Birliği Görüşüldü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yaser Berne ile Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Syoerd Syoerdsma, Bangkok’ta düzenlenen 2026 Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamında iki ülke arasındaki kalkınma iş birliğini ele aldı. Görüşmede, Hollanda’nın Suriye’nin yeniden imarı için kurulması planlanan güven fonuna destek sunma olasılığı da değerlendirildi. Syoerdsma, Hollanda’nın önümüzdeki aylarda Suriye’nin tarım sektörü ve tarım teknolojilerine teknik, teknolojik ve kalkınma desteği vermek için çalıştığını belirtti. Berne ise modern tarım alanında kapasite geliştirme, bilgi ve teknoloji transferinin önemine dikkat çekerek Avrupa Birliği ülkeleriyle, özellikle Hollanda’yla iş birliğini memnuniyetle karşıladı. Berne ayrıca Hollanda bakanı ile uzman ve şirketlerin Suriye’yi ziyaret etmesini olumlu karşıladı.

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi

ABD yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek amacıyla geçici olarak genişlettiği tarifesiz ithalat kotası, hedeflenen etkinin gerisinde kaldı. Ağustosta duyurulan düzenleme, 90 gün içinde 300.000 metrik ton ek sığır etinin ülkeye girmesini ve ayda 100.000 metrik tona kadar uygun nitelikte ürün ithal edilmesini öngörüyordu. Ancak ilk tahsis döneminde, 28 Eylüle kadar yalnızca 37.486 metrik ton sığır eti ithal edildi; 62.500 metrik tondan fazla kota kullanılmadı. Arkansas Üniversitesi tarım ekonomisti James Mitchell, ithal edilen miktarın yalnızca 8.054 ila 21.936 metrik tonluk bölümünün normal koşullarda ABD pazarına girmeyecek ek sığır eti olabileceğini tahmin etti. Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun 22 eyaletteki 41 marketi kapsayan analizinde, marketlerin 30'unda kıyma fiyatları değişmedi. Ortalama fiyat 2 Eylülde pound başına 7,29 dolardan 23 Eylülde 7,13 dolara inerken düşüş 16 sent, yani yaklaşık %2 oldu. Kaynakta aktarılan değerlendirmelere göre ABD'deki dar sığır varlığı, yıllar süren sürü küçülmesi ve güçlü tüketici talebi fiyatları yüksek tutuyor. İthal ürünlerin limanlara ulaşmasının ardından işleme, dağıtım ve perakende kanallarından geçmesi gerektiği için ek arzın market fiyatlarına yansıması zaman alabiliyor. Mitchell, genişletilen ithalat izninin ihracatçıların kotayı dolduracağını veya fiyatları hemen düşüreceğini garanti etmediğini belirtti. Politika, tüketicilere sınırlı tasarruf sağlarken sığır üreticilerinin tepkisini çekti. Kansas Çiftlik Bürosu Başkanı Glenn Brunkow, ithalat kararının Amerikan ineğinin değerini tahminen 200 ila 400 dolar düşürdüğünü söyledi. Kuraklık, yüksek üretim giderleri ve sürü tasfiyeleriyle daralan arzın yeniden oluşturulmasının yıllar sürebileceği belirtilirken Beyaz Saray, ithalatın yerli sürü toparlanana kadar tüketicilere rahatlama sağlayabileceğini savundu. Trump ise geçici önlemi kasımda sona ermesinin ötesine uzatmayı düşünmediğini açıkladı.