ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

376 haber · Sayfa 12

İran’da Üzüm Salkım Güvesine Karşı Kitle Yakalama Uygulaması
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Üzüm Salkım Güvesine Karşı Kitle Yakalama Uygulaması

İran’ın Fars eyaletindeki Düşmanziyari üzüm bahçelerinde, üzüm salkım güvesiyle mücadele amacıyla kitle yakalama projesi uygulandı. Fars Tarım Cihadı Örgütü yetkililerinin açıklamasına göre çalışma, 25 hektarlık üzüm bağı alanını kapsadı. Saha değerlendirmelerinde yöntemin zararlı popülasyonunu baskılamada ve ürünün miktarı ile kalitesini korumada etkili olduğu bildirildi. Uygulamada özel tuzaklar ve feromonlar kullanılarak hedeflenen ergin böcekler, yeni nesil oluşmadan yakalanıyor ve üreme döngüsünden çıkarılıyor. Proje, geleneksel yöntemlere ve kimyasal ilaçlara mutlak bağımlılığı azaltma arayışı kapsamında, Entegre Zararlı Yönetimi (IPM) ilkeleriyle uyumlu bir yaklaşım olarak tanımlandı. Açıklamada yöntemin faydalı böcekleri korumaya, toprak sağlığını geliştirmeye ve pestisit kalıntısı bulunmayan sertifikalı ürün üretimine katkı sağlayabileceği belirtildi. Düşmanziyari’deki uygulamanın, Fars eyaletindeki ve İran’ın diğer üzüm üretim bölgelerindeki benzer çalışmalara örnek oluşturması hedefleniyor.

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım

İrlanda’nın Daingean kentindeki McIntyre ailesi çiftliğinde 105 süt ineği yılın büyük bölümünü merada geçiriyor. Hayvanlar yılda yaklaşık 290 gün dışarıda tutuluyor; bu süre İrlanda ortalamasından yaklaşık 20 gün daha uzun. İnekler, günde üç kez kendileri sağım robotuna gidiyor ve sağım sırasında ek yem alıyor. Çiftlikte yedi yıldır kullanılan robotlu sağım sistemi, yapay zekâ yardımıyla hayvanların sağlık durumunu, süt verimini ve sütün bileşimini izliyor. Sistemle birlikte enerji tüketimi bir miktar artarken süt kalitesinin iyileştiği belirtiliyor. Millie McIntyre’ye göre teknoloji, işletmede daha fazla boş zaman sağlamadı; fiziksel işlerin bir bölümü bakım, bilgisayar üzerinden veri kontrolü ve analiz çalışmalarına dönüştü. İrlanda’da tarım arazilerinin %92’den fazlasını çayırlar oluşturuyor. Ülkenin ılıman ve yağışlı ikliminin meralara uzun bir büyüme dönemi sağladığı aktarılıyor. McIntyre ailesi ise çim miktarını düzenli ölçüyor, verileri Teagasc’ın hava durumu temelli büyüme tahminleriyle karşılaştırıyor, meralara az miktarda yonca ekiyor ve gerekli besinleri belirlemek için toprak analizleri yaptırıyor.

Sırbistan’da Süt Üreticileri Düşük Fiyat ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Süt Üreticileri Düşük Fiyat ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Sırbistan’da süt üreticileri, düşük alım fiyatları ve yüksek üretim maliyetleri nedeniyle zorlanırken, sığır varlığının yenilenmesine yönelik destekler sektördeki işletmeler için önemini koruyor. 2026 yılı için kaliteli damızlık inek başına 55.000 Sırp dinarı, düve başına ise 100.000 Sırp dinarı destek öngörülüyor. Buna rağmen üreticiler, elde edilen gelirin üretim giderlerini ve aile geçimini karşılayıp karşılamayacağını sorguluyor. Sırbistan Cumhuriyet İstatistik Kurumu verilerine göre ortalama inek sütü alım fiyatı Ocak 2025’te litre başına 55,1 Sırp dinarından aynı yılın Aralık ayında 51,1 dinara geriledi. Bazı işletmeler ise ortalamanın da altında fiyat aldıklarını belirtiyor. Blic TV’ye konuşan Palamarević, çok sayıda üreticinin litre başına 40 Sırp dinarının altında fiyat aldığını söyledi. Üretici, bir kilogram yoncanın 42 Sırp dinarı olduğu koşullarda bu gelirle ineğin beslenmesinin mümkün olmadığını savundu. Haberde, 2026 yılı için kaliteli damızlık hayvanlara yönelik destek çağrısının yanı sıra sürülerin yenilenmesine dönük ödemelerin de üretim kapasitesini korumak açısından önemli olduğu belirtiliyor. Palamarević, üreticilerin desteklerin devam edeceği beklentisiyle ahır, sağım sistemi, makine ve traktör yatırımları yaptığını aktardı. Sırbistan’ın Avrupa Birliği’ne katılması durumunda işletmeler Ortak Tarım Politikası kapsamındaki doğrudan ödemeler, yatırım önlemleri ve küçük çiftçilere yönelik desteklere erişebilecek. Ancak Avrupa kaynaklarının tek başına düşük alım fiyatı ve pahalı girdiler sorununu çözmeyeceği, güvenli alım ve yatırımların da gerekli olduğu ifade ediliyor.

Süt Fiyatları Eylülde Yeniden 40 Sent Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Süt Fiyatları Eylülde Yeniden 40 Sent Eşiğini Aştı

Almanya'da süt piyasasında fiyatlar Eylül 2026'da yeniden yükseldi. Kiel süt hammadde değeri, tereyağı ve yağsız süt tozuna ilişkin daha yüksek değerlendirmelerin etkisiyle %10 artarak 42,6 sent/kg'ye çıktı. Böylece gösterge değer, yıl içinde ilk kez 40 sent/kg sınırını aştı. Artışta süt ürünlerinin protein tarafındaki değerlenme daha güçlü rol oynadı. Toparlanma, üreticilere yapılan ödemelere de yansıdı. Tarım Piyasası Bilgi Şirketi'nin (AMI) geçici verilerine göre Almanya genelinde ortalama üretici süt fiyatı Ağustos'ta 40,1 sent/kg'ye yükseldi. Eylül için bazı mandıraların ödeme fiyatlarını yeniden artırdığı bildirildi. Süt arzı Almanya'da Eylül ayında gerilemesine karşın geçen yılın ortalamasının üzerinde kaldı. Mandıraların sütü daha iyi değerlendirebilmesi, üretici fiyatlarını destekleyen başlıca unsurlar arasında gösterildi. Spot piyasada da serbest süt talebi güçlü kaldı; 39. haftada fiyatlar kuzeyde 45,5, güneyde 46,0 sent/kg ile üretici ödemelerinin üzerinde seyretti. AB piyasasında temmuz ayında ortalama üretici süt fiyatı 42,0 sent/kg'ye yükselirken, ağustos için 42,2 sent/kg'lik hafif bir artış beklendi. Buna karşılık uluslararası piyasada 15 Eylül'deki Global Dairy Trade (GDT) ihalesinde endeks %1,1 geriledi. Düşüş özellikle tereyağı, susuz süt yağı ve tam yağlı süt tozunda görüldü; yağsız süt tozu ise sınırlı artış gösterdi.

Mısır ve Buğday Fiyatları Yükseldi, Soya İşlemsiz Kaldı
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Mısır ve Buğday Fiyatları Yükseldi, Soya İşlemsiz Kaldı

Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Ürün Borsası’nda mısır, buğday ve yemlik arpa fiyatları 28 Eylül-2 Ekim haftasında hafif yükseldi. Haftalık toplam işlem hacminde en büyük payı %43 ile buğday aldı. Soya fasulyesinde ise satıcıların teklifleri ile alıcıların ödeme isteği arasındaki fark nedeniyle işlem yapılmadı. Mısır piyasasında arz artmasına rağmen ürün, talebin ve alıcıların lojistik açıdan uygun bulduğu teslim noktalarının üzerindeki fiyatlardan teklif edildi. Aynı kalitedeki mısır için talep fiyatı, teslim şekline bağlı olarak kilogram başına 0,70 Sırp dinarına kadar farklılaştı. Sözleşmeler katma değer vergisi hariç kilogram başına 21,50-22 Sırp dinarı aralığında yapılırken ağırlıklı fiyat 21,59 Sırp dinarı oldu. Mısırın fiyatı önceki haftaya göre %0,42 arttı. Buğdayda teklif edilen ürün miktarı artarken talep zayıfladı. Sözleşmeler kilogram başına 21,60-22 Sırp dinarı arasında yapıldı; ortalama fiyat 21,87 Sırp dinarı oldu ve haftalık artış %1 olarak kaydedildi. %15 protein içeren ve hemen teslim edilecek buğday 24 Sırp dinarından, yıl sonuna kadar teslim edilecek ürün ise 24-24,50 Sırp dinarından teklif edildi. Soya fasulyesi kilogram başına 62-63,50 Sırp dinarı arasında teklif edilirken alıcıların fiyatı 61-62 Sırp dinarı düzeyinde kaldı. Yemlik arpada artan alıcı ilgisi ve azalan arz fiyatı %1,09 yükseltti. Kanola 55,83 Sırp dinarından işlem gördü. NPK 6:24:12 gübresi ise ambalaj ve teslim koşuluna göre kilogram başına 60,53 veya 61,70 Sırp dinarı fiyatla satıldı.

İngiltere’de Çiftçilerin Yalnızca %5’i 35 Yaşın Altında
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Çiftçilerin Yalnızca %5’i 35 Yaşın Altında

İngiltere’de çiftçilerin yalnızca %5’inin 35 yaşın altında olması, sektörde kuşak yenilenmesine ilişkin endişeleri artırdı. Ulusal Genç Çiftçiler Kulüpleri Federasyonu (NFYFC), 2036’ya kadar 35 yaş altı çalışanların oranının %15’e çıkarılması çağrısında bulundu. Örgüt, tarım sektörünün gençleri çekme ve elde tutma konusunda acil adımlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. NFYFC’nin Proud to Farm başlıklı raporu, İngiltere ve Galler’de gençlerin tarıma girişini ve işletmelerini büyütmesini zorlaştıran arazi, finansman, konut, eğitim ve iş fırsatlarına erişim sorunlarını ele alıyor. Rapora göre İngiltere’de ortalama çiftçi yaşı 59’un üzerinde ve çiftçilerin üçte birinden fazlası 65 yaşın üzerinde. Galler’de ortalama yaş 60 olurken, 25 yaşın altındaki çiftçilerin oranı yaklaşık %3 seviyesinde bulunuyor. Raporda, genç çiftçilerin ve tarıma yeni girenlerin Çevresel Arazi Yönetimi programları ile yüksek sermaye katkısı gerektiren hibelerde dezavantajlı duruma düşmemesi isteniyor. NFYFC ayrıca arazi kiralamalarına erişimin iyileştirilmesini, belediye çiftliklerinin korunmasını ve yaşlı çiftçilere ait eski tarım kiralamaları sona ererken gençler için yeni fırsatlar oluşturulmasını öneriyor. Tarım çalışanlarının temel çalışanlar olarak tanınması yoluyla uygun fiyatlı kırsal konutlara erişimin artırılması da çağrılar arasında yer alıyor. Raporda görüşlerine yer verilen Derbyshire’lı 27 yaşındaki Emily Mosley, ailesine ait 50 dönümlük çiftliği ve küçük etçi sığır sürüsünü büyütmek istediğini, ancak sermayeye erişimin önemli bir engel olduğunu söyledi. NFYFC, genç çiftçilerin tarım politikasında daha fazla söz sahibi olmasını ve yüksek kaliteli arazi temelli eğitim ile mesleki eğitime erişimin geliştirilmesini de istiyor.

Kedi Mamalarında Ağır Metal ve Kimyasal Kirleticiler Saptandı
Görsel kaynağı: Gazeta Si · Özgün haber
Veri haberi

Kedi Mamalarında Ağır Metal ve Kimyasal Kirleticiler Saptandı

Clean Label Project’in analizinde 62 markaya ait 100 kedi maması ürünü, 122’den fazla kirletici açısından incelendi. Kurşun örneklerin %99’unda, kadmiyum %96’sında ve arsenik %94’ünde bulundu. Araştırmacılar, tek bir kirleticinin saptanmasının belirli bir ürünün kedilerde hastalığa yol açtığını göstermediğini, ancak kedilerin aynı mamayı yıllarca her gün tüketebilmesi nedeniyle tekrarlanan maruziyetin kaygı verici olduğunu belirtti. Kirletici düzeyleri mama türüne ve kullanılan protein kaynağına göre değişti. Balık ve deniz ürünü bazlı ürünlerde cıva ile kadmiyum seviyeleri en yüksek bulunurken, deniz ürünü içeren yaş mamalarda cıva düzeyi başka et türleriyle hazırlanan benzer ürünlerin neredeyse 28 katına çıktı. Kuru mamalarda ölçülen kurşun miktarı da yaş veya havada kurutulmuş ürünlerin yaklaşık üç katıydı. Analizde, tarımda yaygın kullanılan herbisit glifosat ürünlerin %37’sinde saptandı ve bitkisel içeriği daha yüksek mamalarda seviyeler daha yüksekti. Bazı plastik malzemelerde kullanılan DEHP ise ürünlerin yaklaşık yarısında bulundu; en yüksek seviyeler konserve ve poşet ambalajlı mamalarda görüldü. Uzmanlar, sonuçların kedi mamasının genel olarak güvensiz olduğu veya belirli bir ürünün hastalığa neden olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Her ürün yalnızca tek bir örnek grubuyla test edildiği için aynı ürünün partileri arasında farklılık bulunabileceği belirtildi. Üreticileri temsil eden Evcil Hayvan Gıdası Enstitüsü, şirketlerin kalite kontrolü, içerik testi ve tedarikçi doğrulama programları uyguladığını açıkladı. Araştırmacılar ise kedi sahiplerine etiketleri dikkatle okumalarını ve üreticilere düzenli kirletici testi yapılıp yapılmadığını sormalarını önerdi.

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi

Cavalheiro Junior ve çalışma arkadaşlarının araştırması, yüksek enerjili rasyonlarla beslenen kuzuların yemine eklenen sarımsak ve biberiye uçucu yağlarının üretim performansı, karkas özellikleri ve et kalitesi üzerindeki etkisini inceledi. Denemede Texel, Dorper ve Santa Inês melezi 35 erkek kuzu, yalnızca uçucu yağların kullanım düzeyleri bakımından farklılaşan beş yem grubuna ayrıldı ve 105 gün boyunca izlendi. Rasyonlar enerji ve protein bakımından eşdeğerdi; kaba yem-konsantre oranı 30:70 olarak düzenlendi. En olumlu sonuçlar, kilogram kuru madde başına 86 miligram düşük doz biberiye uçucu yağı verilen grupta görüldü. Bu grupta günlük ortalama canlı ağırlık artışı yaklaşık 193 grama ulaşırken, uçucu yağ eklenmeyen kontrol grubunda 132 gramda kaldı. Biberiye verilen kuzularda yemden yararlanma da iyileşti. Denemenin son aşamalarında bu gruptaki kuru madde tüketiminin artması, araştırmacıların değerlendirmesine göre rasyona uyumun güçlenmiş olabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, biberiye yağının düşük dozlarda rumen mikrobiyotasını ve fermantasyon süreçlerini olumlu yönde etkileyebileceğini, yüksek dozlarda ise lifleri parçalayan yararlı mikroorganizmaları da baskılayabilecek güçlü bir antimikrobiyal etki oluşturabileceğini belirtti. Bu nedenle çalışmada dozun önemli olduğu vurgulandı. Biberiye yağının olumlu etkileri denemenin özellikle ilk 30 gününden sonra belirginleşti. Deneme boyunca canlı ağırlık artışının kademeli olarak azalması ise kuzuların büyümesi sırasında görülen fizyolojik bir süreç olarak değerlendirildi. Düşük doz biberiye grubundaki kuzular en yüksek son canlı ağırlığa ve daha ağır karkaslara ulaştı. Bununla birlikte, kesim randımanları uygulamalar arasında değişmedi. Sarımsak uçucu yağının düşük veya yüksek dozları, üretim performansında kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme sağlamadı. Araştırmacılar, kullanılan sarımsak yağı düzeylerinin büyümeyi etkilemek için yetersiz kalmış olabileceğini belirtti. Uçucu yağ takviyesi etin son pH'ını, rengini ve lipid oksidasyonunu değerlendiren göstergeleri de anlamlı biçimde değiştirmedi; bu ölçümler tüm gruplarda benzer kaldı.

Güney Afrika’da Ejder Meyvesi Üretimi Sermaye ve Mevzuat Engelleriyle Yavaşlıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ejder Meyvesi Üretimi Sermaye ve Mevzuat Engelleriyle Yavaşlıyor

Güney Afrika’da ejder meyvesi üretiminin büyümesi, finansmana erişim sorunları, değişken hava koşulları, tüketici algısı ve çevre mevzuatı nedeniyle yavaşlıyor. Üreticiler ve bitki materyali tedarikçileri, küresel talep artarken yerel sektörde faaliyetlerini genişletmekte zorlanıyor. MarkNtel Advisors’ın raporuna göre küresel ejder meyvesi pazarı 2024’te yaklaşık 678 milyon dolar büyüklüğündeydi ve 2030’da yaklaşık 995 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Wonderful Dragon Fruit’tan Cornelius Andrias van Heerden, ürünün sıcak ve kuru koşullarda iyi geliştiğini, Zimbabve, Botsvana ve Zambiya’da başarılı sonuçlar verdiğini belirtti. Ancak Güney Afrika’da üretime başlamak isteyen bazı çiftçilerin arazi, motivasyon ve beceriye sahip olmalarına rağmen başlangıç finansmanı bulamadığını söyledi. Amorentia Estate and Nursery yöneticisi Lauren Strever ise ejder meyvesinin kuraklığa görece dayanıklı olmasına karşın aşırı yaz yağmuru ve uzun süreli nemli koşullara duyarlı olduğunu aktardı. Bu koşullar çiçeklenmeyi, meyve gelişimini ve üretimi etkileyebiliyor. Sektör ayrıca yerel pazardaki kalite algısıyla karşı karşıya. Daha tatlı kırmızı, pembe ve beyaz çeşitlerin ekimi artsa da eski, tatsız beyaz meyveler raflarda hâlâ baskın durumda. Strever, yüksek kaliteli ürünün tüketicilere düzenli ulaşmasının talebi güçlendirebileceğini, üretimin tek başına pazar oluşturamayacağını ifade etti. Bunun yanında Hylocereus undatus ve melezleri, Güney Afrika’nın biyoçeşitlilik mevzuatında 2. kategori tür olarak sınıflandırılıyor. Bu nedenle bitkilerin bulundurulması, çoğaltılması veya satılması için çevre izinleri gerekiyor; üretim sektöründen ise bu riskin ticari yetiştiricilikteki boyutuna ilişkin ülkeye özgü araştırmaların artırılması talep ediliyor.

İrlanda’da Somatik Hücre Sayımı Süt Çiftliklerinin Kârlılığını Etkiliyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Somatik Hücre Sayımı Süt Çiftliklerinin Kârlılığını Etkiliyor

İrlanda’da somatik hücre sayımı (SCC), süt sığırı sürülerinin kârlılığını etkiliyor. İrlanda Sığır Yetiştiriciliği Federasyonu verilerine göre ortalama SCC, eylül ayının son bölümünde 189.000 hücre/ml’ye yükseldi. Ulusal sürünün %35’inde ortalama değer 201.000-400.000 hücre/ml aralığında, süt sürülerinin %9’unda ise 400.000 hücre/ml’nin üzerinde bulunuyor. SCC’nin 200.000 hücre/ml’yi aşması, çiftliklerin kooperatif primlerini kaybetmeye başlamasına yol açabiliyor.

Arjantin’de 2026/27 Sezonunda Ekmeklik Buğdayda Kalite Belirleyici Olacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de 2026/27 Sezonunda Ekmeklik Buğdayda Kalite Belirleyici Olacak

Arjantin’de 2026/27 buğday sezonunda yüksek kazanç beklentisi, tüm üreticiler için geçerli olmayacak. Bichos de Campo’nun aktardığı değerlendirmeye göre, talebin güçlü olması beklenirken asıl avantaj ekmeğe uygun kalitede ürün elde edip bunu ayrı sınıflandırabilen ve uygun koşullarda depolayabilen üreticilerde olacak. Hasat döneminin Arjantin’in geniş bölümünde şiddetli yağışlarla çakışma ihtimali, kalite riskini artırıyor. Buenos Aires Tahıl Borsası, ülkenin kuzeyinde ilk buğday hasadı denemelerinin tarihsel ortalamanın üzerinde sonuç verdiğini bildirdi. Tarım alanlarının %34’ü başaklanma ve daha ileri gelişim aşamalarına ulaşırken, merkez ve kuzey bölgelerindeki beklenen verimler olumlu değerlendiriliyor. Ancak ürün dolum döneminde olumsuz hava koşulları yaşanmaması gerekiyor. Yağışların ardından iyi ile mükemmel durumdaki alanların oranı son haftada 8 puan artarken, merkez bölgelerdeki donların etkisi incelenmeye devam ediyor. Brezilya’daki görünüm ise bölgesel ekmeklik buğday talebini destekliyor. Ulusal Tedarik Şirketi’nin (Conab) tahminine göre Brezilya’nın 2026/27 hasadı 5,74 milyon tonla önceki sezona göre %27 daha düşük olabilir. Brezilya Buğday Sanayisi Birliği, ülkenin en az 9 milyon ton ekmeklik buğday ithal etmesi gerekebileceğini belirtiyor. Paraguay’ın da zorlu hava koşullarıyla karşı karşıya olması, bölgedeki tedarik seçeneklerini sınırlayabilir. Buna karşın Arjantin’deki mevcut ve yeni sezon fiyatları Brezilya’daki seviyelerin üzerinde değil. Rosario buğdayı için Aralık 2026 vadeli sözleşme ton başına 218,5 dolar, Mart 2027 vadeli sözleşme 229 dolar seviyesinde kapandı; mevcut piyasa referansı ise 225 dolar olarak verildi. Bu nedenle üreticiler açısından temel koşul, yalnızca ürünü hasat etmek değil, ekmeklik kaliteyi koruyarak iç değirmencilik veya ihracat talebine sunabilmek olacak.

Kuraklık Riski Brezilya'nın Orta-Batısında Soya Ekiminı Zorlayabilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Kuraklık Riski Brezilya'nın Orta-Batısında Soya Ekiminı Zorlayabilir

Brezilya Ulusal Meteoroloji Enstitüsü (Inmet) ve El Niño 2026-2027 Paneli, ekim-aralık döneminde ülkenin Orta-Batı bölgesinde ortalamanın altında yağış ve yüksek sıcaklık bekliyor. Merkez-kuzey Mato Grosso, Goiás'ın kuzeyi ve Federal Bölge'nde toprağın su depolama kapasitesinin azalması; soya, mısır ve birinci sezon fasulyesinin ekimi ile tarlada gelişiminin başlamasını zorlaştırabilir. Eylül raporuna göre su kısıtı önümüzdeki aylarda etkili olacak, ancak kasım ayından itibaren toprak neminde toparlanma bekleniyor. Orta Brezilya'da yağışlı sezonun ekim sonu ile kasım ortası arasında başlaması öngörülüyor. Aralık ayında ise bazı bölgelerde aşırı nem oluşabileceği, bunun mantar hastalıkları riskini artırabileceği ve ilaçlama çalışmalarını sınırlayabileceği belirtiliyor. Tahmin, ülke genelinde bölgesel farklılıklara da işaret ediyor. Matopiba'da düşük yağış ile yüksek sıcaklık, soya ekiminin kurulması için riski artırıyor; Batı Bahia'da aralık ayında toprak suyundaki toparlanmanın ürün gelişimini desteklemesi bekleniyor. Buna karşılık São Paulo, Rio de Janeiro ve Minas Gerais'in merkez-güneyinde öngörülen yağış fazlası, soya ve birinci sezon mısır ekimine katkı sağlayabilir. Güney'de fazla yağış mısırı destekleyebilirken, buğdayda mantar hastalıklarını artırabilir, hasadı geciktirebilir ve tane kalitesini düşürebilir. Raporda ayrıca El Niño'nun en az 2027'nin ilk çeyreğine kadar sürmesinin beklendiği ve Amazonlar ile Orta-Batı'nda yangın riskinin yüksek kalacağı kaydediliyor.

Kazakistan’da Buğday Fiyatlarında Düşüş Beklenmiyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Buğday Fiyatlarında Düşüş Beklenmiyor

Kazakistan Tahıl Birliği, ülkede buğday fiyatlarının daha fazla düşmesini beklemiyor. Birliğin Analiz Komitesi Başkanı Evgeniy Karabanov’un EURASIAN AGRICOM-2026 konferansındaki sunumuna göre, fiyatların önemli ölçüde yükselmesi de öngörülmüyor. Piyasada fiyatlar şu an istikrarlı seyrediyor; bu durum, ucuz Rus buğdayı girişinin Kazakistan ve Orta Asya piyasalarında sert düşüşe yol açacağı yönündeki beklentilere rağmen gerçekleşiyor. Bu yıl Kazakistan’ın buğday hasadının 15,2 milyon ton olması bekleniyor. Bu miktar, 2025’teki 19,3 milyon tonluk hasada göre 4,1 milyon ton daha düşük. Tüm tahıl ürünlerindeki toplam hasadın ise 21,45 milyon ton olacağı tahmin ediliyor. Sezonun öne çıkan ekim eğilimleri, buğday ve pirinç alanlarının daralması, mısır ekiminin ise hızlı biçimde artması olarak sıralanıyor. İç piyasada buğday fiyatları geçen sezona göre ton başına 10-12 bin tenge daha yüksek. İhracat fiyatları da yükselirken, fiyat istikrarında Rus buğdayının Kazakistan’a girişine getirilen kısıtlamaların etkili olduğu belirtiliyor. Rusya’dan buğday ithalatının mevcut sezonda 3,5 milyon tonun üzerine çıkması bekleniyor; bu tahılın büyük bölümünün düşük kaliteli, kanatlı işletmeleri ve yem unu üretimine yönelik olması öngörülüyor. Kazakistan’ın yeni sezondaki tahıl ve un ihracatının, daha düşük iç üretim ve Rusya ile rekabet nedeniyle önceki pazarlama yılına göre gerilemesi bekleniyor. Buğday grubu ihracatı 15,7 milyon tondan 11,7 milyon tona, yalnızca buğday ihracatı ise 8,8 milyon tondan 6,6 milyon tona düşebilir. Makarnalık buğday ihracatı için 300 bin tonluk beklenti açıklanırken, bunun üretim değil lojistik kısıtlamalara dayalı bir ihracat tahmini olduğu vurgulanıyor.

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek İçin Proje Başlatıldı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek İçin Proje Başlatıldı

Irak hükümeti, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Bankası, süt sektöründe çiftlik yönetimini ve süt toplama sistemlerini geliştirmeyi amaçlayan yeni bir projeyi resmen başlattı. Proje, küçük üreticileri pazarlara daha iyi bağlayacak yenilikçi toplama modellerinin uygulanmasını ve başarılı örneklerin farklı bölgelere yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Girişimden seçilmiş vilayetlerde yaklaşık 7 bin kırsal ailenin doğrudan yararlanması planlanıyor. Projede küçük ölçekli hayvancılık işletmelerine, kadınlara da odaklanılarak üretim varlıkları, kapasite geliştirme desteği ve iklime akıllı uygulamalar sunulacak. Böylece süt zincirinde üretkenliğin, pazarlamanın ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amaçlanıyor. Proje kapsamında altyapı desteğinin yanı sıra teknik eğitim ve bilgi paylaşımı sağlanacak. Bu çalışmaların süt kalitesini ve üretici gelirlerini iyileştirmesi, küçük üreticilerin pazara erişimini güçlendirmesi bekleniyor. Proje, Irak Tarım Bakanlığının gözetiminde yürütülecek; uygulamadan FAO sorumlu olacak. Finansman ise Dünya Bankasının yönettiği Irak Reform, İyileşme ve Yeniden Yapılanma Fonu’ndan (I3RF) sağlanacak.

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi

Bulgaristan’da yağlık gül üretimi 2026’da 9.555,9 tona ulaştı. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin açıklamasına göre bu miktar, 2025’teki 6.607,8 tona kıyasla arttı. Kaynakta artış oranı %31 olarak verildi. Üretim verileri, Yağlık Gül Danışma Konseyi toplantısında paylaşıldı. Mevcut kampanyada 9.308,7 ton gül işlenmek üzere sevk edildi; bu miktar toplam üretimin yaklaşık %98’ine karşılık geldi. İşlenen miktar 9.290,4 ton olurken, kaynakta bunun önceki yıla göre %41 arttığı belirtildi. Toplantıda bitki koruma ürünleri, iş gücü, üreticilere daha sürdürülebilir destek sağlanması ve Bulgar gül yağının rekabet gücü de ele alındı. Bakan Abrovski, gül yağının özgünlüğünün korunması için kalite kontrol laboratuvarı kurulmasına yönelik kaynak sağlandığını ve Bakanlar Kurulu kararı bulunduğunu açıkladı. 30 Eylül itibarıyla kayıtlı yağlık gül alanı 5.336 hektar, üretici sayısı 2.975 olarak kaydedildi. Ayrıca 82 işleyici ve 57 gül çiçeği işleme tesisi kayıtlı bulunuyor.

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı

Fas’taki avokado sektörünün üretim alanlarını ve hacmini artırmanın ötesinde, verimi kalıcı biçimde güvence altına alma, su ve girdileri daha verimli kullanma, kaliteyi yönetme ve rekabetin güçlendiği uluslararası pazarlara uyum sağlama ihtiyacı, Tanca’da düzenlenen ilk Morocco Avocado Conference’ın gündemini oluşturdu. Green Smile tarafından “Su • Verim • Pazar” temasıyla düzenlenen konferans 30 Eylül’de yapıldı. Etkinlikte üreticiler, işletme yöneticileri, ihracatçılar, mühendisler, teknisyenler, fidanlık işletmeleri, danışmanlar, araştırmacılar, tarımsal girdi tedarikçileri, sulama ve gübreleme uzmanları, bitki koruma şirketleri ile ambalajlama ve pazarlama alanındaki temsilciler bir araya geldi. Programda bahçe performansı ve dayanıklılığı, pazarlar ve uluslararası ticaret, plantasyon yönetimi ve bitki koruma başlıkları işlendi. Sunumlarda avokado ağacının performansının tek bir uygulamayla değil, kök sistemi, suya erişim, iklim, beslenme, ışık, çiçeklenme, tozlanma, meyve yükü ve ağacın sağlık durumunun birlikte yönetilmesiyle şekillendiği belirtildi. Teknik sunumlarda kök bölgesindeki çevresel streslerin bahçenin üretkenliğini etkileyebileceği aktarıldı. Sıkışık ya da drenajı yetersiz toprak, su baskını, sığ toprak, tuzluluk, yüksek pH, bazı mineral elementlerin sınırlı bulunması ve yetersiz havalanma bu riskler arasında gösterildi. Sulama ve gübreleme kararlarının toprak yapısı, drenaj, pH, tuzluluk, su durumu, kök faaliyeti ve ağacın fizyolojik durumuna ilişkin teşhise dayanması önerildi. Organik madde yönetimi, toprak yapısının iyileştirilmesi, gübrelemenin bölümlere ayrılması, gerektiğinde tuzların kontrollü yıkanması, izlenen sulama ve uygun anaç seçimi de başvurulabilecek araçlar arasında sayıldı. Biyostimülanların ise tek başına çözüm olarak değil, tutarlı bir tarımsal stratejinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bahçe taç yönetimine ilişkin sunumda, ışığın taç içine girmesiyle üretim için gerekli yaprak alanı ve meyve veren dalların korunması arasında denge kurulması gerektiği belirtildi. Budamanın standartlaştırılamayacağı; kararın ağacın yaşı ve gelişme gücü, çiçek ve meyve yükü ile önceki sezon üretimi dikkate alınarak verilmesi gerektiği kaydedildi. Genç bahçelerde önceliğin yoğun budama yerine ağacın yapısını oluşturmak olması gerektiği aktarıldı. Tozlanma ve meyve tutumuna ilişkin sunumda, doğal tozlanmadaki düşük oranın elle yapılan tozlanmayla yükselmesine rağmen genç meyvelerin önemli bölümünün daha sonra dökülebildiği belirtildi. Çiçek biyolojisi, sıcaklık, nem, çiçeklerdeki karbonhidrat rezervleri, çeşit özellikleri ve tozlayıcı böceklerin sonucu etkilediği aktarıldı. Hass’ın bazı koşullarda kendine döllenebildiği, ancak literatürde tozlayıcı çeşitlerin etkisine ilişkin sonuçların tamamen aynı olmadığı ifade edildi. Arıların faaliyet gösterdiği uygulamalarda daha fazla meyve elde edildiği, rüzgârın ve çok küçük böceklerin tek başına yeterli tozlanmayı sağlayamayabileceği bildirildi.

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor

New Holland, ForageCam teknolojisiyle silaj makinelerinde mısır tanelerinin parçalanma düzeyini gerçek zamanlı izleyip kırıcı ayarını otomatikleştiriyor. Silaj makinesinin oluğuna yerleştirilen kamera, hasat edilen mısır akışını sürekli gözlüyor; görüntüler yapay zekâ tarafından analiz edilerek Kernel Processing Score (KPS) adı verilen tane işleme skoru hesaplanıyor. Operatör kabinden bir hedef değer belirliyor. ForageCam, elde edilen sonucu bu hedefle karşılaştırarak kırıcıyı otomatik biçimde ayarlıyor. Böylece mısırın olgunluğu, nemi ve hasat koşulları değişse bile sistem ayarları çalışma sırasında güncelliyor. Hedef değerden sapma sürerse operatör uyarılıyor. KPS, tanelerin parçalanma düzeyiyle birlikte hayvanların yemin sindirilebilirliğini değerlendirmek için kullanılıyor. Amaç, taneleri mümkün olduğunca fazla öğütmek değil, istenen rasyon kalitesine uygun seviyeye ulaşmak. New Holland, teknolojinin hasat boyunca daha istikrarlı kalite sağlamasının yanı sıra verimlilik, yakıt tüketimi ve makine aşınmasında kazanım sunacağını belirtiyor. Teknoloji 2025’te Agritechnica’da tanıtıldı, Innovation Award’da gümüş madalya aldı ve daha sonra Farm Machine 2026 ödülünü kazandı. ForageCam’in ticari satışına başlandı.

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir

Macaristan’daki Magyar Agrár- és Élettudományi Egyetem (MATE) bünyesinde tarım, gıda üretimi ve sağlık arasındaki ilişkiyi birlikte ele alan yeni araştırma ve iş birliği yaklaşımı öne çıkarıldı. Üniversiteden Káposztás Zsolt, üretimin nasıl yapıldığı ve gıdanın nasıl işlendiğinin insan sağlığı üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “tarladan sofraya” anlayışının bazı alanlarda “tarladan sağlığa” yaklaşımıyla genişletilmesini savundu. Bu yaklaşım, gıdanın bileşimi ve kalitesinin yaşam kalitesi, metabolizma, bağışıklık sistemi ve bazı hastalıkların oluşma riskiyle olası ilişkilerini de incelemeyi kapsıyor. Araştırmada öne çıkan alanlardan biri, beslenmeden etkilenebilen bağırsak mikrobiyomu. Bu kapsamda MATE’nin Gıda Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü ile ortak bir çalışma grubu kuruldu. Çalışma grubunun hedefi yalnızca bilimsel sonuç üretmek değil, bu bulguların günlük yaşamda kullanılabilecek çözümlere nasıl dönüştürülebileceğini araştırmak. Káposztás, üniversitelerin bunun için sanayi ve hükümet iş birlikleri kurması gerektiğini ifade etti. Aynı kapsamda, yerli uzmanlar ile Bostonlu mühendislerin birlikte geliştirdiği cerrahi navigasyon sistemi de uygulamaya dönük ortak çalışmalara örnek gösterildi.

Kazakistan 2026 Buğdayı İçin Alım Fiyatı Aralığını Açıkladı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan 2026 Buğdayı İçin Alım Fiyatı Aralığını Açıkladı

Kazakistan hükümeti, 2026 hasadında 3. sınıf buğday için kalite göstergelerine bağlı olarak ton başına 92 bin ila 115 bin Kazakistan tengesi arasında alım fiyatı uygulanmasını planladı. Açıklama, Başbakan Yardımcısı ve Ulusal Ekonomi Bakanı Serik Jumangarin tarafından Kostanay bölgesindeki Arkalyk kentinde çiftçilerle yapılan toplantıda gerçekleştirildi. Kaynağa göre fiyatların geçen yılki seviyede tutulması öngörülüyor. Prodokorporatsiya’nın alım fiyatlarının piyasa için gösterge niteliğinde olduğu belirtildi. Üreticilere finansman desteğinin vadeli ve doğrudan tahıl alımı mekanizmalarıyla sürdürüleceği, bu uygulamaların üretim maliyetlerinin karşılanmasına ve yeni sezona hazırlığa katkı sağladığı ifade edildi. Toplantıda tahıl ihracatçılarına yönelik KDV iadesi de gündeme geldi. İhracatçıların mahsup edilecek KDV tutarında düzeltme yapılmayacağı, iade taleplerinin ise ürünün üreticiden ihracatçıya kadar hareketini ve vergi ödemelerini izleyen vergi incelemesiyle doğrulanacağı bildirildi. İncelemenin olumlu sonuçlanması halinde, daha önce ödenen KDV’nin tamamının iade edilebileceği kaydedildi. Ayrıca tahıl ihracatçılarına yönelik taşıma gideri desteği programının 2026-2027 pazarlama yılı için uzatılacağı açıklandı. Kaynak, önceki yıllardaki taşıma sübvansiyonlarının Kazakistan tahılının Belçika, Polonya, Portekiz, Norveç, Birleşik Krallık ile Fas, Cezayir ve Mısır gibi yeni pazarlara ulaşmasına katkı sağladığını aktardı. Prodokorporatsiya’nın Çin üzerinden çok modlu güzergâhla Vietnam’a tahıl gönderimini de denediği belirtildi.

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor

Cigarrinha türlerinin şeker kamışı alanları ve otlaklarda yayılması, bitkilerin gelişimi, üretim kalitesi ve verimlilik açısından üreticileri endişelendiriyor. Şeker kamışında kök cigarrinhası, sapların kalitesini etkileyerek şeker oranı, lif miktarı ve endüstriyel işleme üzerinde sonuçlar doğurabiliyor. Otlaklardaki yoğunluk ise yem bitkilerinin üretim ve kalitesini azaltabiliyor, ayrıca alanların bozulmasına katkıda bulunabiliyor. Kaynakta, bu zararlılarla mücadele seçenekleri arasında Metarhizium anisopliae adlı entomopatojenik mantarın kullanımı gösteriliyor. CJ Selecta, söz konusu biyolojik etkeni içeren Soldaz adlı mikrobiyolojik insektisiti farklı cigarrinha türlerinin yönetimi için sunuyor. Şirketin açıklamasına göre ürün, gram başına en az 2 x 10⁹ canlı konidyum içeren ıslanabilir toz formunda bulunuyor. Mantarın böceğe yapışma, çimlenme, nüfuz etme, kolonileşme ve enfeksiyon süreçleriyle zararlının ölümüne yol açtığı belirtiliyor. Ürünün, bulaşan böcekler arasındaki sporların doğal yayılımını da desteklemesinin hedeflendiği aktarılıyor.

Japonya, 20 Yıl Sonra Arjantin Sığır Etine Pazarını Açtı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Japonya, 20 Yıl Sonra Arjantin Sığır Etine Pazarını Açtı

Japonya, yaklaşık 20 yılın ardından Arjantin sığır etinin ülke pazarına girişine izin verdi. Anlaşma kapsamında, aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen sığır eti için gerekli sağlık şartları üzerinde uzlaşıldı. Duyuru, Arjantin Ekonomi Bakanı Luis Caputo tarafından yapıldı. Pazar erişimi için yürütülen görüşmelerin 2024'te başlayan girişimlerin ardından ilerlediği belirtildi. Açılımın, Japonya'nın yüksek kaliteli sığır eti ithalatındaki güçlü konumu nedeniyle Arjantin frigorifik sanayisi için önemli bir fırsat oluşturabileceği kaydedildi. Japonya'nın bu ürün grubundaki yıllık alımlarının 3 milyar ABD dolarını aştığı ifade edildi. Arjantinli emtia tüccarı Fausto Brighenti, gelişmeyi satış noktalarının çeşitlendirilmesi açısından değerlendirdi. Brighenti, Arjantin'in dil ve yüksek kalite segmentleri de dahil olmak üzere ABD, Avustralya ve Uruguay'la rekabet edebileceğini söyledi. Ayrıca, sınırlı arz ve kesim hacmindeki düşüşün yaşandığı bir dönemde yeni bir pazarın ihracatçılara daha fazla seçenek sunacağını belirtti.

Almanya’da Yunan Zeytinyağı İçin Büyüme Alanı Natürel Sızma ve Organik Ürünler
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Yunan Zeytinyağı İçin Büyüme Alanı Natürel Sızma ve Organik Ürünler

Yunanistan, Almanya zeytinyağı pazarında güçlü konumunu korurken, yeni büyüme alanını natürel sızma, organik ve daha yüksek katma değerli ürünlerde arıyor. Yunanistan’ın Almanya’ya zeytinyağı ihracatının değeri 2025’te 2024’e göre %4,28 artarak 107,17 milyon euroya ulaştı. Yunanistan, toplam zeytinyağı tedarikinde %18,28 payla İtalya ve İspanya’nın ardından üçüncü sırada yer aldı. Natürel sızma zeytinyağında ise ülke, İspanya’yı geride bırakarak tedarikçiler arasında ikinci sıraya yükseldi. Yunan ihracatının değeri 98,47 milyon euro olurken, İspanya’nın ihracatı 94,4 milyon euroda kaldı. Natürel sızma ürünler, Yunanistan’ın Almanya’ya toplam zeytinyağı ihracatı değerinin %91,88’ini oluşturdu. Bununla birlikte pazar, fiyat baskısı ve yoğun rekabet barındırıyor. Almanya’da zeytinyağı tüketimi 2020/2021 dönemindeki 82 bin tonluk tarihi zirveden 2024/2025 döneminde 55,7 bin tona geriledi. Pazar analizinde düşüşün başlıca nedenleri arasında ürün fiyatlarındaki önemli artış ve Alman tüketicilerin fiyata duyarlılığı gösterildi. Bu koşullar, Yunan şirketlerinin yalnızca ihracat hacmini değil, ürün başına elde edilen değeri de artırmasını gerekli kılıyor. Analize göre Yunan menşei, zeytin çeşidi, üretim bölgesi, organik üretim ve menşe işaretleri bu farklılaşmada kullanılabilecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Kazakistan Tahıl İhracatına Desteği 2026–2027 Sezonunda Uzatacak
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Tahıl İhracatına Desteği 2026–2027 Sezonunda Uzatacak

Kazakistan hükümeti, tahıl ihracatçılarının taşıma giderlerini telafi eden devlet destek programını 2026–2027 pazarlama yılında sürdürecek. Karar, Kostanay bölgesindeki Arkalyk kentinde çiftçilerle yapılan toplantıda Başbakan Yardımcısı ve Ulusal Ekonomi Bakanı Serik Jumangarin tarafından açıklandı. Önceki yıllarda uygulanan taşıma desteğinin Kazak tahılı için yeni ihracat pazarlarının açılmasına katkı sağladığı belirtildi. Kazak buğdayı ilk kez Belçika, Polonya, Portekiz, Norveç, Birleşik Krallık, Fas, Cezayir ve Mısır’a satılırken, Vietnam’a Çin üzerinden çok modlu sevkiyat da denendi. Hükümete göre destek, tahıl fiyatlarının istikrarına katkı sundu ve damping risklerini azalttı. Hükümet ayrıca 2026 ürünü tahıl için alım fiyatlarını belirledi. Kaliteye göre 3. sınıf buğdayda fiyatın 92 bin ile 115 bin Kazakistan tengesi arasında olması ve geçen yılki seviyenin korunması planlanıyor. Prodükorporatsiya’nın fiyatları piyasa için referans kabul edilirken, çiftçilere vadeli ve doğrudan alım yoluyla finansman sağlanacak. Tahıl ticareti yapanlara KDV iadesi de uygulanacak; iadeler, tedarik zinciri ve vergi ödemelerini izleyen denetimin olumlu sonuçlanması koşuluyla tam olarak yapılabilecek.

Tahıl Fiyatlarında Yükseliş Sinyali Kasım’a kadar Sürebilir
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Tahıl Fiyatlarında Yükseliş Sinyali Kasım’a kadar Sürebilir

AgroMarkets, tahıl piyasasındaki yükseliş eğiliminin kısa vadeli bir geri çekilme riskine rağmen sürdüğünü ve mevsimsel hareketlerin fiyatları kasıma kadar destekleyebileceğini değerlendiriyor. Şirket, en iyi senaryoda desteğin 2027’nin başına kadar devam edebileceğini belirtiyor. Son haftalarda fiyatlarda gerileme görülse de analiz kuruluşuna göre buğday ve mısırdaki normal mevsimsel dip aşılmış durumda. ABD buğday piyasasında spekülatif yatırımcıların pozisyonları 15 Eylül itibarıyla dengeli seyretti: 126 bin 842 uzun pozisyona karşı 125 bin 614 kısa pozisyon bulunuyordu. AgroMarkets, küçük bir düşüşün yeni alıcıları çekerek buğday fiyatını yeniden destekleyebileceğini düşünüyor. Mısırda ise alıcıların belirgin çoğunlukta olması kısa vadeli düzeltme riskini artırıyor. AgroMarkets, 2026 yemlik ve kaliteli tahıl hasadının %25’inin satılmasını, maltlık arpa hasadının tamamı için fiyat güvencesi alınmasını ve 2027 maltlık arpasının yarısının fiyatlandırılmasını öneriyor. İsveçli üreticilere piyasayı izleyerek satışları zamana yaymaları, yem tahılı alıcılarına ise olası düşüşün dengelenmesini beklemeleri tavsiye ediliyor.