ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 12

Kuru Dönem Beslemesi İnekleri Sonraki Laktasyona Hazırlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Kuru Dönem Beslemesi İnekleri Sonraki Laktasyona Hazırlıyor

Kuru dönem, süt sığırlarında doğuma ve sonraki laktasyona hazırlık açısından kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor. Bu dönemdeki besleme hatalarının hipokalsemi, ketoz, plasentanın atılamaması ve üreme sorunları gibi problemlerin riskini artırabileceği belirtiliyor. Doğumdan sonra süt ve ağız sütü üretiminin başlamasıyla kalsiyum ihtiyacı hızla yükseldiği için ineğin mineral metabolizmasının bu değişime hazırlanması gerekiyor. Bu amaçla kullanılan araçlardan biri, rasyonun katyon-anyon dengesinin (DCAD) kontrolü. Anyonik tuzların yer aldığı uygun bir rasyon, kalsiyumun vücut rezervlerinden kullanılmasını ve bağırsaklardan emilimini destekleyen mekanizmalara katkı sağlayabiliyor. Ancak yalnızca bir katkı maddesinin yeme eklenmesinin yeterli olmadığı; karışımın tamamının, mineral düzeylerinin ve hayvanların gerçek yem tüketiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Klinik hipokalsemi süt humması biçiminde görülebilirken, belirti göstermeyen hipokalsemi daha az belirgin seyredebilir. Kuru dönemde magnezyum da mineral dengenin korunması açısından önem taşıyor. Bu döneme yönelik bazı katkılar A ve E vitaminleri, beta-karoten ve mikro elementler içeriyor. Bu bileşenler, hayvanın bağışıklığını, genel vücut işlevlerini ve üreme faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılıyor. Bazı ürünlerde mikro elementler şelatlı formlarda bulunabiliyor; ancak takviyelerin dengeli rasyonun yerini almaması gerekiyor. Doğum sonrasında enerji ihtiyacının kuru madde tüketiminden daha hızlı yükselmesi, negatif enerji dengesine ve ketoz riskine yol açabiliyor. Bu nedenle ineğin laktasyona hazırlanmasında mineral ve vitamin düzeylerinin yanı sıra hayvanların kondisyonu, rasyonun kalitesi, yem tüketimi ve doğum sonrası enerji dengesi de birlikte yönetilmeli.

Polonya’da Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi Eko-Şeması Onaylandı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi Eko-Şeması Onaylandı

Polonya’da “Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi” adlı yeni eko-şema, Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı İzleme Komitesi’nden onay aldı. 2 Ekim 2026 tarihli kararla öngörülen müdahale, sığırların beslenmesinde yapılacak değişikliklerle metan emisyonunun azaltılmasını hedefliyor. Eko-şemanın genel amacı, iklim değişikliğinin azaltılmasına ve buna uyuma katkı sağlamak. Kaynakta, Polonya tarımının 2024’teki toplam emisyonu 34,1 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olarak verilirken, en büyük kaynakların bağırsak fermantasyonu ile tarım toprakları olduğu belirtiliyor. Uygulamadan yararlanmak isteyen çiftçilerin, metan emisyonunu azaltmaya hizmet eden bileşen veya oranları içeren önceden hazırlanmış bir besleme planı kullanması gerekecek. Plan çiftçi, tarım danışmanı veya besleme danışmanı tarafından hazırlanabilecek; yem rasyonlarını dengeleyen bir programdan da yararlanılabilecek. Planın eko-şema koşullarına uygunluğu tarım danışmanı veya tanınmış bir kalite sistemini belgelendiren kuruluş tarafından doğrulanacak. Ödeme için işletmedeki ilgili sürünün tüm hayvanlarının onaylanan plana göre beslenmesi şart olacak. Düzenleme, ırkı, cinsiyeti veya üretim yönü ne olursa olsun, işletmelerde tutulan altı aydan büyük evcil sığırları kapsayacak. Besleme katkıları ve yem materyalleri için bilimsel birimlerin hazırlayacağı bir liste kullanılacak; işletmede üretilmeyen ürünlerin satın alındığını gösteren belgelerin tutulması gerekecek. Yararlanıcıların aktif çiftçi olması ve başvuruya konu uygun alanın en az 1 hektar olması şartı aranacak. Bir hektardan küçük işletmelerde hayvan ödemesi alınıyorsa asgari doğrudan ödeme tutarı 200 euro olacak. Ödeme hayvan başına, işletmedeki ortalama dönemsel sığır varlığı temelinde hesaplanacak. Tahmini oran 82 euro/DJP olarak açıklandı ancak nihai oranın ilgi düzeyine göre değişebileceği belirtildi.

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı

2 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya’da tavuk eti fiyatları üretici ve tüketici düzeyinde zıt yönlü bir görünüm sergiledi. 2026 Ekim ayının ilk haftasında tüketici fiyatı kilogram başına yaklaşık 40.501 Endonezya rupiahına yükselerek tüketici için belirlenen referans satış fiyatının (HAP) %0,33 üzerinde kaldı. Tarım Bakanlığı verilerine göre üretici fiyatı ise aynı dönemde kilogram başına yaklaşık 23.458 rupiaha geriledi ve üretici HAP’ının %6,17 altında kaldı. Endonezya İstatistik Kurumu (BPS), tavuk eti fiyatlarındaki artışın 217 ilçe ve şehirde görüldüğünü bildirdi. BPS yetkilisi Ateng Hartono, fiyatların hükümetin dikkatinde olduğunu belirtirken, Tarım Bakanlığı yetkilisi Makmun sorunun özellikle tüketici düzeyinde ve bölgeler arasındaki dağıtımda yoğunlaştığını söyledi. Makmun, üretici fiyatlarının HAP aralığında tutulduğunu, tüketici fiyatlarının ise bazı bölgelerde bu seviyenin üzerine çıktığını ifade etti. Üreticiler ise fiyat baskısına artan maliyetlerin eşlik ettiğini belirtti. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), broyler üretim maliyetinin kilogram başına 23.000-23.500 rupiaha çıktığını, kümes çıkışındaki canlı tavuk fiyatının 21.000-22.000 rupiah seviyesinde kaldığını açıkladı. Bu farkın üreticileri zarar riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildirildi. Yedi ila 21 günlük civcivler için başlangıç yeminin kilogram fiyatı 9.400 rupiahın üzerine çıkarken, normal fiyat 8.000-8.500 rupiah aralığında bulunuyordu. Civciv fiyatları da tavuk başına yaklaşık 6.000 rupiahtan 7.500-8.500 rupiah aralığına yükseldi. Üreticilere göre arz fazlası, kümes çıkışındaki pazarlık gücünü zayıflattı ve alıcıların fiyatları baskılamasına yol açtı. Cava’daki üretim merkezlerinde de benzer bir fark görüldü. Batı Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 22.500 rupiah, tüketici fiyatı 39.858 rupiah olurken, Orta Cava’da bu değerler sırasıyla 22.000 ve 40.056 rupiah olarak kaydedildi. Doğu Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 23.000, tüketici fiyatı ise 39.388 rupiah oldu. Makmun, Orta Cava’yı üretim merkezi olması ve buradan Cava’nın farklı bölgelerine sevkiyat yapılması nedeniyle tavuk fiyatlarında barometre olarak niteledi. Cava’da daha önce görülen fiyat baskısının hafiflediğini, ancak üretim merkezi olmayan bölgelerde sorunların sürdüğünü söyledi. Hükümetin uzun vadeli çözüm olarak hazırladığı entegre tavuk sanayileştirme programının Temmuz 2027’de tamamlanması hedefleniyor. Kaynakta üretici fiyatındaki haftalık değişim bir bölümde %3,27, Makmun’un açıklamasında ise %0,33 olarak verildiği için bu iki oran birbirinden ayrılarak aktarıldı.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı

Güney Afrika kırmızı et sektöründe stratejilerin sonuç üretmesinin önündeki temel sorunların zayıf koordinasyon, yetersiz finansman ve uygulama eksikliği olduğu belirtildi. Değerlendirme, Free State eyaletindeki Bothaville’de 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde gündeme geldi. Etkinliğin başlatıcısı ve Stud Breeders Federation başkanı Kobus Bester, sorunlarla ilgilenen kişilerin çoğu zaman az sayıda kaldığını ve kuruluşların birbirinden kopuk çalıştığını söyledi. Bester, çözümün kuruluşlar, bölgeler ve hayvancılık türleri arasında ortak hareket etmekten geçtiğini ifade etti. Sektörde bazı sorunları ele almak için sistem ve yapılar kurulmuş olsa da bunların her zaman etkili biçimde uygulanmadığını belirten Bester, uygulamanın önünde kimi durumlarda siyasi veya “sinsi” nedenlerin bulunduğunu öne sürdü. Sektör paydaşlarını, bireysel kuruluşların ve çıkarların ötesine bakarak değer zincirinin tüm halkalarının kârlı, sürdürülebilir ve refah içinde olmasına katkı sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmeye çağırdı. Gıda ve Tarım Politikası Bürosu (BFAP) kıdemli analisti Gerhard van der Burgh’a göre sektörün sorunları daha önce hazırlanan uzun vadeli planlarda da tanımlanmıştı. 2021’de çalışmaları başlayan Red Meat Strategy 2030, Agriculture and Agro-processing Master Planı ile daha önceki yapılanma girişlerine dayanıyor. Strateji hayvan ve kamu sağlığı, kapsayıcı büyüme, pazara erişim ve rekabetçiliği dört ana alan olarak belirlerken ortak sektör sesinin eksikliği, yetersiz finansman ve uygulama kapasitesi, devlet veterinerlik kapasitesindeki sorunlar ile izlenebilirliğin uygulanmasını başlıca kısıtlar arasında saydı. 2022 stratejisinde öngörülen yapıda Meat and Livestock Value Chain Round Table sektör çapındaki sorunlarla ilgilenecek, Red Meat Primary Cluster (RMPC) öncelikleri yönlendirecek ve uyumu güçlendirecekti. Red Meat Industry Services (RMIS) ise izlenebilirlik, araştırma ve hayvan sağlığı gibi alanlarda uygulama ve hizmet sunumundan sorumlu olacaktı. Van der Burgh, 2024’te 44 milyar rand büyüklüğündeki sektörü ilerletmek için kâğıt üzerindeki yapıların yanı sıra bütçe, insan kaynağı, yetki, otorite ve açık hesap verebilirlik gerektiğini söyledi. Roller ve sorumluluklar konusunda anlaşmaların ise henüz tamamlanmadığını belirtti. Finansman açığını ortaya koyan verilere göre kırmızı et sektörünün bildirilen yasal kesinti geliri 2024’te 51,2 milyon rand oldu. Tarihsel toplam kesinti, ilk satış değerinin %0,09’una karşılık gelirken kesinti uygulanan Güney Afrika tarım sektörlerindeki ortalama %0,50 olarak verildi. Van der Burgh, %0,36’lık oranı olası bir artış örneği olarak gösterdi; ancak çiftçiler, yem işletmeleri ve mezbahalardan daha yüksek katkı alınması 2021’de dirençle karşılaşmıştı.

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti

Kazakistan’da 2026 yılında uzak ülkelerden 7 bin 234 büyükbaş hayvan ithal edildi. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2026-2030 Hayvancılık Geliştirme Kapsamlı Planı’nın uygulanması için 80 milyar Kazakistan tengesi ayrıldı. Bu kaynakla 40 bin büyükbaş ve 20 bin küçükbaş hayvan alınması planlanıyor. İthal edilen hayvanlar arasında süt işletmelerine gönderilen Holştayn ırkı sığırlar da bulunuyor. Türkistan bölgesindeki Asia Milk çiftliğine Danimarka’dan 165 başlık yeni parti ulaştı; önceki sevkiyatla birlikte çiftliğe bu ülkeden getirilen hayvan sayısı 330’a çıktı. Kuzey Kazakistan’daki Budennoe SK süt kompleksine Almanya’dan 165 düve gönderildi. Bu sevkiyatla işletmenin sürüsü 825 başa yükseldi ve tesisin toplam 1.200 baş ithal hayvanla tamamlanması planlanıyor. Doğu Kazakistan’daki Moyyldy-Baikonur çiftliğine ise Rusya’nın Perm bölgesinden 224 Holştayn düvesi getirildi. Bakanlık, uygulanan önlemlerin işletmelerin sürülerini yenilemesine, hayvan verimliliğini artırmasına ve üretim kapasitesini genişletmesine katkı sağladığını bildirdi.

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir

Brezilya’da mısırdan üretilen etanolün toplam etanol üretimindeki payının önümüzdeki 10 yılda %40-45’e ulaşabileceği bildirildi. Öngörü, Brezilya Ulusal Mısır Etanolü Birliği (Unem) İcra Kurulu Başkanı Amaury Pekelman tarafından paylaşıldı. Mısırın mevcut payı yaklaşık %30 olurken, şeker kamışından üretilen etanol %70’lik bölümünü oluşturuyor. Pekelman, mısır etanolü sektörünün son beş yılda yıllık ortalama %37 büyüdüğünü söyledi. Mısır ve şeker kamışından elde edilen etanolün nihai ürününün aynı olduğu, her iki türün de araçlarda doğrudan veya benzinle karıştırılarak kullanılabildiği belirtildi. Farklılıkların ise hammadde maliyeti, hammadde bulunabilirliği ve üretim tesislerinin yapısından kaynaklandığı aktarıldı. Esnek tesisler, piyasa koşullarına göre aynı birimde mısır veya şeker kamışı kullanabiliyor. Brezilya’da benzine katılan etanol oranı son yıllarda %27’den %32’ye yükseldi. Pekelman’a göre Combustível do Futuro yasası, yeni çalışmalar yapılması şartıyla karışım oranının %35’e çıkarılmasına izin veriyor. Yönetici, yeni yatırımlar açısından karışım politikasında öngörülebilirliğin önemli olduğunu belirterek, üreticilerin yatırımlarının geri dönüşüne ilişkin güvence aradığını ifade etti. Mısır etanolü üretimi, hayvan yemi olarak kullanılan kurutulmuş damıtık tahıl çözünürleri (DDG) ile mısır yağı gibi yan ürünler de sağlıyor. Pekelman, DDG’nin sığır, kanatlı ve balıkların beslenmesinde kullanıldığını söyledi. DDG kullanılan rasyonların, yalnızca mısıra dayalı beslemeye kıyasla besi sığırlarının gelişim süresini kısaltabildiğini belirtti. Etanol tesislerinin yayılması özellikle mısır üretimi ve hayvancılığın yoğun olduğu Brezilya’nın Orta-Batı bölgesinde gerçekleşti. Hammaddeye ve büyükbaş hayvan varlığına yakınlık, lojistik etkilerin azaltılmasına katkı sağladı. Pekelman, Maranhão ve Bahia’da da tesisler bulunduğunu, Güney bölgesinde ise buğdaydan etanol üretildiğini aktardı. Mısır etanolü için oluşan iç talebin, üreticilere iki ila dört yıllık tedarik sözleşmeleriyle yeni bir pazarlama seçeneği sunduğu belirtildi.

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı

Hollanda’da Amsterdam ile Lahey arasındaki turbalık ve bataklık arazilerde ülkenin ilk pirinç hasadı yapıldı. Sander Roeleveld’in yürüttüğü deneysel proje, deniz seviyesinin yaklaşık iki metre altında bulunan ve kanallarla bölünen arazilerde gerçekleştiriliyor. Bölgedeki su varlığı ile ısınan iklimin pirinç yetiştiriciliği için uygun koşullar oluşturduğu belirtiliyor. Çalışma şimdilik 0,6 hektarlık alanda yürütülüyor ve kısa taneli, özellikle suşi veya risotto yapımında kullanılabilecek yaklaşık üç ton pirinç elde edilmesi bekleniyor. Araştırmacılar, Hollanda iklimine en iyi uyum sağlayacak çeşitleri belirlemek amacıyla yaklaşık 30 farklı pirinç türünü inceliyor. Çeşitler arasında Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan kökenli olanlar da bulunuyor. Projenin amacı yalnızca tarımsal üretimi çeşitlendirmek değil. Hollanda’daki turbalık alanlar genellikle sığır yemi için çim yetiştirmek amacıyla kurutuluyor. Kuruyan turba her yıl milyonlarca ton karbon dioksitin atmosfere salınmasına, toprağın da bazı bölgelerde yılda birkaç santimetre çökmesine neden oluyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin bu arazilerin sürekli ıslak tutulmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Ancak bölgedeki üreticilerin temel gelir kaynağı yüzyıllardır süt hayvancılığı olduğu için projeye temkinli yaklaşılıyor.

İran’da Yemlik Buğday İthalatı İçin Kayıt Başladı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Yemlik Buğday İthalatı İçin Kayıt Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran’da yemlik buğday ithalatı için sipariş kaydı açıldı. Tarım Bakanlığı Ticaret Geliştirme Yardımcılığına göre ithalatçılar, hayvancılık ve kanatlı işletmelerinin yem tedarikinde kullanılan ürün için işlemlerini Kapsamlı Ticaret Sistemi üzerinden yürütebilecek. Kayıt, yemlik buğdayın ithalata dayalı tedarik sürecinde ilk aşamayı oluşturuyor. Sürecin devamı döviz tahsisi, ürünlerin ülkeye getirilmesi ve gümrükten çekilmesi aşamalarına bağlı olacak. Sipariş kaydının geçerlilik süresi 180 gün olarak belirlenirken sistem üzerinden 60 günlük uzatma yapılabilecek. Shargh’ın aktardığına göre ürün daha önce dördüncü mal grubunda yer alırken geçen ay yapılan değişiklikle döviz önceliği 21’e alındı.

FAO: Tahıl Fiyatları Eylülde Arttı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Tahıl Fiyatları Eylülde Arttı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) son değerlendirmesine göre tahıl fiyatları eylülde belirgin biçimde yükseldi. FAO Tahıl Fiyat Endeksi ağustosa göre %5,1, geçen yılın eylül ayına göre %17,2 arttı. Buğday fiyatları %6,3, mısır fiyatları ise %5,6 yükseldi. Artışta Karadeniz bölgesindeki lojistik ve ticaret aksamaları, Kuzey Amerika'nın bazı kesimlerindeki kurak hava, ABD'deki mısır verimine ilişkin endişeler ve Brezilya'nın daha düşük ihracat arzı etkili oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer belirsizliği de mısır gibi biyoyakıt hammaddelerinin fiyatlarına ek destek sağladı. FAO, 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 2.979 milyon ton seviyesinde büyük ölçüde değiştirmedi. Bu miktar önceki yılın rekorunun %2,1 altında olsa da tarihin en yüksek ikinci hasadı olarak değerlendiriliyor. Buğday üretimi tahmini 3,2 milyon ton artırılarak 813,9 milyon tona çıkarıldı; ancak küresel üretimin yıllık bazda %3,3 gerilemesi bekleniyor. Avustralya'da daha elverişli hava koşulları görünümü iyileştirirken, ortalamanın altında kalması beklenen verimler ve sezon sonuna doğru yağışların azalması aşağı yönlü risk oluşturuyor. İkincil tahılların üretim tahmini ise 3,3 milyon ton düşürülerek 1.612 milyon tona indirildi. Revizyonun temel nedeni, Avrupa Birliği ve ABD'deki sıcak ve kurak havanın mısır verim potansiyelini sınırlaması oldu. 2026/27 sezonunda küresel tahıl tüketiminin 2.966 milyon tona ulaşması, dönem sonu stoklarının ise 950 milyon ton olması bekleniyor. Stok-tüketim oranı %31,7'ye yükseltilse de önceki sezonun %32 seviyesinin altında kalıyor.

Düşük Süt Fiyatları Buzağı Beslemesinde Tam Yağlı Süt Tercihini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Düşük Süt Fiyatları Buzağı Beslemesinde Tam Yağlı Süt Tercihini Gündeme Getirdi

Düşük süt fiyatları, süt sığırcılığı işletmelerinde buzağıların tam yağlı sütle mi yoksa süt ikame yemiyle mi beslenmesinin daha uygun olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Agrarheute’nin aktardığı yetiştirici tartışmasında, işletmelerin tercihlerinin sütü pazarlama biçimine, işletme büyüklüğüne ve önceki besleme deneyimlerine göre değiştiği belirtildi. Sütünü tamamen doğrudan satan ve zaten sınırlı miktarda sütü bulunan bir işletme, kendi sütünü süt ikame yeminden daha değerli gördüğü için MAT kullanımını sürdürüyor. Ancak aynı işletme sütünü düşük fiyattan teslim etmek zorunda kalsaydı, buzağılarını tam yağlı sütle beslemeyi tercih edebileceğini ifade ediyor. Bu değerlendirme, kararın yalnızca süt fiyatına değil, sütün işletme içinde nasıl değerlendirildiğine de bağlı olduğunu gösteriyor. Besleme yönteminin değiştirilmesi halinde hayvanların izlenmesi ve selenyum gibi besin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiği aktarılıyor. Küçük bir işletme ise açılmış MAT çuvallarında kalan ürünün topaklanabilmesi veya son tüketim tarihine ulaşabilmesi nedeniyle tam yağlı süt kullanıyor. Bu işletmede iki buzağıya üç ay boyunca toplam yaklaşık 1.000 litre süt veriliyor. Bazı yetiştiriciler tam yağlı sütü fiyat karşılaştırmasından bağımsız olarak etik gerekçeler ve MAT kullanımının enerji ile iş gücü ihtiyacı nedeniyle tercih ediyor. Bir yetiştirici de kendi deneyiminde buzağıların tam yağlı sütle daha iyi geliştiğini belirtiyor. Tartışmadaki görüşler, tüm işletmeler için geçerli tek bir ekonomik yanıt bulunmadığına işaret ediyor.

Romanya’da Harghita’da Sığırlarda Üç Yeni Kuduz Vakası
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Harghita’da Sığırlarda Üç Yeni Kuduz Vakası

Romanya’nın Harghita ilinde 1 Ekim Perşembe günü üç yeni kuduz vakası doğrulandı. Vakaların ikisi Mădăraș ve Sândominic yerleşimlerindeki sığırlarda, biri ise Mihăileni’de bir köpekte görüldü. Vakaların açıklanmasının ardından hastalıkla mücadele için yerel komite toplandı ve hastalığın yayılmasını sınırlamaya yönelik bir önlem planı kabul edildi. Plan kapsamında salgın odaklarının 3 kilometre çevresindeki kuduz hastalığına duyarlı hayvanlar, bunlar arasında köpek ve kediler de bulunmak üzere, denetlenip kayıt altına alınacak. Şüpheli bir hayvanla doğrudan temas eden hayvanlar 30 gün gözlem altında tutulacak; ısırıldığı veya tırmalandığından şüphelenilenler ise izole edilecek. Köpek ve kedilerin dolaşımı da gözetim altına alınarak sınırlandırılacak. Koruma alanının çevresindeki gözetim bölgesi 7 kilometrelik yarıçapa uzanacak. Önlem planı, odakta klinik olarak sağlıklı hayvanlardan elde edilen sütün çiğ tüketilmesini veya satılmasını yasaklıyor; bu süt yalnızca pastörizasyon ya da kaynatma sonrasında kullanılabilecek. Ayrıca enfekte hayvanların ve etlerinin tüketilmesi ya da satışa sunulması yasaklandı. Hasta hayvanlarla temas eden kişilerin belirlenmesi için soruşturma yürütülecek ve bu kişiler uzman sağlık birimlerine yönlendirilecek. Harghita’daki tedbirlere ek olarak, ildeki avlaklarda özellikle tilki popülasyonunun değerlendirilmesi ve av faaliyetleri düzenlenmesi planlandı. Bu faaliyetlerde av köpekleri kullanılmayacak; tilkilerin aşılı yemlerle elle aşılanmasına daha fazla önem verilecek. Haberde ayrıca Iași ilinin Tomești bölgesinde ölen iki sığırda yakın zamanda kuduz doğrulandığı ve Iași’deki toplam vaka sayısının beşe çıktığı bildirildi.

Endonezya'da Çiftlikte Tavuk Fiyatı Maliyetin Altına İndi
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Çiftlikte Tavuk Fiyatı Maliyetin Altına İndi

Endonezya'da çiftlikte satılan canlı tavuk fiyatı kilogram başına 21.000-22.000 rupiye geriledi. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), bu seviyenin etlik piliç üretim maliyetinin altında kaldığını açıkladı. Üretim maliyeti 23.000-23.500 rupi/kilogram aralığına yükselirken, üreticiler satış fiyatıyla maliyet arasındaki fark nedeniyle zorlanıyor. Permindo temsilcisi Asep Saepudin'e göre yem fiyatı, 7-21 günlük civcivler için kilogram başına 9.400 rupinin üzerine çıktı. Normal seviyenin 8.000-8.500 rupi olduğu belirtildi. Yem maliyetindeki artışta, birçok bölgede kilogram fiyatı 8.000 rupiyi aşan mısırın yanı sıra diğer yem hammaddelerinin arz koşulları etkili oldu. Bir günlük civciv (DOC) fiyatı da daha önceki 6.000 rupi seviyesinden 7.500-8.500 rupiye yükseldi. Tavuk talebinin görece istikrarlı olduğu, ancak bazı bölgelerdeki fazla stok nedeniyle alıcıların daha fazla seçeneğe sahip olduğu ve fiyatları baskıladığı aktarıldı. Permindo, yem hammaddesi fiyatlarının düşürülmesini, DOC fiyatının 5.500-6.000 rupide belirlenmesini ve canlı tavuk satış referans fiyatının 27.000 rupi/kilograma çıkarılmasını istedi.

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor

Suriye’nin Hama kırsalındaki Ghab bölgesinde balık çiftlikleri, 14 yılı aşkın bir aranın ardından kademeli olarak yeniden faaliyete başladı. Yeniden üretime dönüş; havuzların rehabilitasyonu, yetiştiricilik girdileri ve yem temini ile üretimin pazarlanması gibi sorunlar sürerken gerçekleşiyor. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Kurumu’nun Hama şubesi, bölgede 291 özel ve üç kamuya ait çiftlik bulunduğunu bildirdi. Hama’daki balık çiftliklerinin üretimi, yetiştiricilerin özellikle yerinden edilme sonrasında yaşadığı imkân yetersizliği ve sazan balıklarında yüksek ölümlere yol açan viral hastalık nedeniyle 2 bin tona geriledi. Kurum, çiftliklerin ruhsatlandırılmasını kolaylaştırdığını, yetiştiriciliği ve hastalık vakalarını izlediğini, üreticilere teknik danışmanlık sunduğunu açıkladı. Salgın döneminde hastalıklı havuzlarda saha çalışmaları yapılarak ölü balıklardan numuneler alındı ve Hama Veteriner Fakültesi laboratuvarlarında incelendi. Yetiştiriciler ise uzun süreli yerinden edilmenin çiftlik ve havuzlara zarar verdiğini, ekipmanların çalındığını belirtiyor. Balık yetiştiricisi Halid Remuz, üretimin yeniden kurulabilmesi için yem, yavru balık ve elektrik ekipmanı alımını destekleyecek uzun vadeli krediler verilmesini istedi. Bir başka yetiştirici de yakıt, yem ve nakliye maliyetlerinin yüksekliğinin havuzların yeniden hazırlanmasını zorlaştırdığını söyledi. Remuz ayrıca, yerli üretimin pazarlanabilmesi amacıyla dondurulmuş balık ithalatının ekim ayından yıl sonuna kadar durdurulmasını önerdi; bu öneri yetkililerce alınmış bir karar olarak aktarılmadı. Genel kurumun mart ayında açıkladığı verilere göre ülkenin yıllık ortalama balık üretimi 20-25 bin ton düzeyinde bulunuyor. Hazırlanan stratejik planla üretimin 2035’te 225 bin tona çıkarılması hedefleniyor.

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu

Slovakya’da mısır hasadı, aşırı kuraklık ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle düşük verim beklentileriyle başladı. Üreticiler, düşük ve seyrek bitki sıklığı, küçük taneler ve az sayıda koçan nedeniyle sezonu son on yılların en kötüsü olarak değerlendiriyor. Üreticilerin zararının on milyonlarca avroya ulaşabileceği tahmin ediliyor. Yüksek sıcaklıklar özellikle tozlaşmayı olumsuz etkiledi. Normal koşullarda mısırda üç koçan görülebilirken bu yıl bitkilerde çoğunlukla tek koçan bulunduğu bildirildi. Sonbahar izlemine göre dane mısırındaki kayıplar yaklaşık %30 ila 40 düzeyinde. Dane mısırındaki düşüşü, yem açığı nedeniyle bazı alanların erken biçilerek hayvan yemi için silaj yapılması da artırdı. Nitralı bir işletme, yaklaşık 300 hektarlık alanın neredeyse tamamını bu amaçla kullandı. Üreticilerdeki kayıpların ilerleyen dönemde et ve süt üretimine, dolayısıyla tüketici fiyatlarına yansıyabileceği ifade edildi. Çiftçiler gelecek sezon için kuraklığa daha dayanıklı ürünlere yöneliyor. Hôrka nad Váhom’daki bir tarım işletmesi mısır yerine sorgumu tercih ederken, uzmanlar kuraklığın her yıl hesaba katılması gereken bir sorun haline geldiğini belirtiyor.

Voyvodina’da Tarım ve Gıda Güvenliği İçin 1 Milyon Dinarlık Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Voyvodina’da Tarım ve Gıda Güvenliği İçin 1 Milyon Dinarlık Destek Çağrısı

Sırbistan’ın Voyvodina Özerk Bölgesi’nde tarım ve gıda işletmelerinin gıda güvenliği ile kalite sistemlerine geçişini desteklemek amacıyla yeni bir hibe çağrısı açıldı. Voyvodina Tarım, Su Yönetimi ve Ormancılık İl Sekreterliği tarafından yayımlanan çağrı için toplam 1 milyon Sırp dinarı ayrıldı. Başvurular 9 Kasım’a kadar yapılabilecek. Çağrı kapsamında başvuru başına en az 30 bin, en fazla 100 bin Sırp dinarı hibe verilecek. Destek, katma değer vergisi düşüldükten sonra gerçekleşen yatırımlar için ödenen tutarın %80’ine kadarını karşılayacak. Programın amacı, gıda ve yem güvenliği ile genel gıda güvenliği sisteminin sürekli geliştirilmesi olarak açıklandı. Kaynak, desteğin coğrafi işaret almak için hazırlanacak dosyaların ve bu dosyalara bağlı laboratuvar analizlerinin yanı sıra coğrafi işaretli tarım ve gıda ürünlerinin kontrol ve sertifikasyon giderlerinde kullanılabileceğini belirtiyor. ISO 22000, GLOBALGAP, BRC, IFS, FSSC 22000, GOST-R, HELAL, KOŞER, CGTM ve SRPSKI KVALITET sistemlerinin 2026’daki kurulum ve sertifikasyon maliyetleri de kapsamda bulunuyor. Aktif statüdeki kayıtlı tarım işletmelerinin gerçek ve tüzel kişi sahipleri ile dini topluluklar, kiliseler ve manastırlar başvurabilecek. Her başvuru sahibi çağrı kapsamında yalnızca bir başvuru sunabilecek.

Atıştırmalar Geleneksel Öğünlerin Yerini Alıyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Atıştırmalar Geleneksel Öğünlerin Yerini Alıyor

SIAL Paris 2026 trend araştırmasına göre insanların yeme alışkanlıkları son beş yılda belirgin biçimde değişti. Günlük beslenme artık giderek daha az kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği etrafında şekillenirken, geleneksel öğünleri atıştırmalıklarla değiştirenlerin oranı %10 arttı. Atıştırma, öğünler arasındaki geçici bir alışkanlık olmaktan çıkarak başlı başına bir yeme fırsatına dönüşüyor. Bu eğilim, gıda sektöründe yolda, iş sırasında veya bir öğünün yerine kolayca tüketilebilecek ürünlere olan ihtiyacı artırıyor. Araştırmaya göre tüketicilerin gıda tercihleri yalnızca mağaza veya restoranlarda şekillenmiyor. Dijital içerik, tüketicilerin %28'inin gıda satın alma kararını etkiliyor; tarifler, videolar, sosyal medya etkileyicileri ve çevrim içi yayılan tatlar yeni tüketim eğilimlerini hızla oluşturabiliyor. Tüketicilerin %69'u restoran menülerinin daha geniş diyet gereksinimlerine yanıt vermesi gerektiğini düşünürken, farklı beslenme tercihleri aynı anda varlığını sürdürüyor. Avrupa'da vejetaryen alternatiflerin tüketimi %16 artarken toplam gıda tüketimindeki artış yaklaşık %1'de kaldı. Küresel ürün yelpazesinde yerel kaynaklı ürünlerin sayısının %87 artması da ürünün kökeni, yerel bağları ve üreticinin kimliğinin değerlendirmedeki önemini gösteriyor. Tüketicilerin %76'sı ise gıda seçimini bir tür sosyal sorumlulukla ilişkilendiriyor. Araştırma, önümüzdeki dönemde teknoloji ile gelenek, kişiselleştirme ile haz ve küresel ürünlerle yerel kaynakların birlikte etkili olacağını belirtiyor.

Kazakistan’da Hayvan Alımı İçin Harekete Geçti
Görsel kaynağı: Kursiv · Özgün haber

Kazakistan’da Hayvan Alımı İçin Harekete Geçti

Kazakistan’da 2026-2030 Hayvancılık Geliştirme Kapsamlı Planı kapsamında 60 bin baş hayvan alımı için 80 milyar Kazakistan tengesi ayrıldı. Plan, 40 bin büyükbaş ve 20 bin küçükbaş hayvanın satın alınmasını öngörüyor. Tarım Bakanlığı, 2026’nın başından bu yana uzak ülkelerden 7 bin 234 büyükbaş hayvan getirildiğini bildirdi. Hayvan varlığının yenilenmesiyle sürülerin genetik kapasitesinin ve hayvan verimliliğinin artırılması, süt ve et üretiminin yükseltilmesi ve tarım işletmelerinin etkinliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bakanlığa göre bu destekler, işletmelerin sürülerini aşamalı olarak yenilemesine ve üretim kapasitelerini genişletmesine yardımcı olacak. Sevkiyatlar kapsamında Türkistan bölgesindeki Asia Milk çiftliğine Danimarka’dan 165 Holştayn hayvanı ulaştı. Kuzey Kazakistan’daki Budennoye SK süt kompleksi ise Almanya’dan 165 Holştayn düvesi aldı. Doğu Kazakistan’daki Moyıldı-Baykonur çiftliğine de Rusya’nın Perm bölgesinden 224 Holştayn düvesi gönderildi.

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (ONU Femmes), Orta Doğu’da çatışmaların tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım aksamaları nedeniyle 2026 sonuna kadar en az 11,7 milyon kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Kuruluşun 28 ülkedeki gıda güvenliği risklerine ilişkin analizine göre kadınlar ve kız çocukları, yıl sonuna kadar gıda güvencesizliği yaşayabilecek 22 milyon ek kişinin %53’ünü oluşturuyor. Bu sayı, söz konusu ülkelerde hâlihazırda gıda güvencesizliği veya yetersiz beslenmeyle karşı karşıya bulunan yaklaşık 208 milyon kadın ve kız çocuğuna ekleniyor. ONU Femmes, rakamların tahmin değil, senaryolara dayalı öngörüler olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamalarının enerji, gübre ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarını yükseltebileceği ifade edildi. Gelir ve geçim kaynaklarındaki olası kayıplar da kadınların gıdaya erişimini zorlaştırabilir. Güney Sudan, Sudan, Haiti ve Yemen’de risklerin farklı kırılganlıkların örtüşmesi nedeniyle daha yoğun olduğu bildirildi. ONU Femmes, gıda yardımı ve nakit transferlerinin beslenme, koruma ve tarımsal destekle birlikte uygulanmasını önerdi.

PS/Azorlardan Flores’te Canlı Hayvan İhracatı Eleştirisi
Görsel kaynağı: Agricultura e Mar · Özgün haber
Veri haberi

PS/Azorlardan Flores’te Canlı Hayvan İhracatı Eleştirisi

Azorlar Sosyalist Partisi (PS/Azores), Flores Adası'ndan canlı hayvan ihracatında deniz taşımacılığı sisteminin yeniden aksadığını ve üreticilerin hayvanlarını ana karaya zamanında gönderemediğini savundu. PS Flores tarafından yapılan açıklamaya göre, canlı hayvan taşıyan konteynerler Ponta Delgada ile Lizbon arasında sefer yapan gemilere zamanında bağlanamayınca Flores'teki hayvan sevkiyatları gerçekleştirilemedi. Parti, bir seferin kaçırılmasının sonraki seferleri de etkileyebileceğini belirtti. Açıklamada, sonraki seferde dokuz konteynerin tüm ihracat taleplerini karşılamaya yetmeyebileceği ve adada bekletilen hayvan sayısının artabileceği ifade edildi. PS/Azores, sorunun istisnai olmaktan çıktığını ve tekrarlayan bir hale geldiğini ileri sürerek üreticilerin yem ve bakım maliyetlerinin yükseldiğini, gelir kaybı yaşadığını ve işletmelerin ekonomik sürdürülebilirliğinin zarar gördüğünü belirtti. PS Flores, Lajes Limanı'ndaki operasyonel kısıtların ve yılın bu dönemindeki deniz koşullarının daha planlı bir taşımacılık düzenini gerekli kıldığını söyledi. Azorlar Yasama Meclisi'nin daha önce, ihtiyaçların arttığı dönemlerde Flores'e seferlerin artırılmasını ve haftalık yolculuklar düzenlenmesini tavsiye eden bir kararı kabul ettiği, ancak bölgesel hükümetin bu tavsiyeyi uygulamadığı öne sürüldü. Parti, canlı hayvan ihracatının yoğun olduğu dönemlerde haftalık seferlerin hayata geçirilmesini ve deniz bağlantılarının düzenli hale getirilmesini istedi.

Irak Ticaret Bakanlığı Beşinci Gıda Sepetini Başlattı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak Ticaret Bakanlığı Beşinci Gıda Sepetini Başlattı

Irak Ticaret Bakanlığı, beşinci gıda sepetinin başlatıldığını açıkladı. Bakanlık ayrıca altıncı un sepetinin de başlatıldığını bildirerek piyasanın izlenmesi ve temel gıda maddelerindeki olası fiyat artışları ile kıtlıkların ele alınmasının hedeflendiğini belirtti. Bakanlık yetkilisi Riyad el-Musevi, son dönemde yaklaşık 700 ihlal tespit edildiğini ve sorumlular hakkında yasal işlem yapıldığını söyledi. İhlaller arasında ticari ve sınai sahtekârlık, son kullanma tarihi geçmiş ürünler ile kasap, fırın, ekmek üretim tesisi ve yem fabrikalarındaki aykırılıklar yer aldı.

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım

İrlanda’nın Daingean kentindeki McIntyre ailesi çiftliğinde 105 süt ineği yılın büyük bölümünü merada geçiriyor. Hayvanlar yılda yaklaşık 290 gün dışarıda tutuluyor; bu süre İrlanda ortalamasından yaklaşık 20 gün daha uzun. İnekler, günde üç kez kendileri sağım robotuna gidiyor ve sağım sırasında ek yem alıyor. Çiftlikte yedi yıldır kullanılan robotlu sağım sistemi, yapay zekâ yardımıyla hayvanların sağlık durumunu, süt verimini ve sütün bileşimini izliyor. Sistemle birlikte enerji tüketimi bir miktar artarken süt kalitesinin iyileştiği belirtiliyor. Millie McIntyre’ye göre teknoloji, işletmede daha fazla boş zaman sağlamadı; fiziksel işlerin bir bölümü bakım, bilgisayar üzerinden veri kontrolü ve analiz çalışmalarına dönüştü. İrlanda’da tarım arazilerinin %92’den fazlasını çayırlar oluşturuyor. Ülkenin ılıman ve yağışlı ikliminin meralara uzun bir büyüme dönemi sağladığı aktarılıyor. McIntyre ailesi ise çim miktarını düzenli ölçüyor, verileri Teagasc’ın hava durumu temelli büyüme tahminleriyle karşılaştırıyor, meralara az miktarda yonca ekiyor ve gerekli besinleri belirlemek için toprak analizleri yaptırıyor.

Avrupa Komisyonu, Yerli Protein Bitkileri Arzını Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu, Yerli Protein Bitkileri Arzını Artırmayı Planlıyor

Avrupa Komisyonu, önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın yerli protein bitkileri arzını artırmayı planlıyor. Girişim, hayvancılığı daha sürdürülebilir hale getirme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği (AB) hayvancılığında her yıl yaklaşık 74 milyon ton protein yemi kullanılıyor. Protein yeminin yaklaşık %26'sı, yüksek proteinli yağlı tohumlar ve protein bitkilerinin %74'ü ithal edilirken, soya proteininde ithalat oranı %94'e çıkıyor.

Rusya’da Ayçiçeği Hasadı Geçen Yıla göre İki Hafta Geride
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Ayçiçeği Hasadı Geçen Yıla göre İki Hafta Geride

Rusya’da ayçiçeği hasadı geçen yılın iki hafta gerisinde ilerliyor. Hasat edilen alanların oranı henüz %15-17 düzeyinde kalırken, verim geçen yıla göre %29 artarak hektar başına 1,8 tona yükseldi. Yağ ve Katı Yağ Birliği, yeni bölgeler dahil ayçiçeği üretimi tahminini yaklaşık 20,1 milyon ton olarak korudu. Hasat performansı ürünlere göre farklılaşıyor. Kolza hasadı geçen yılın %25 önünde seyrediyor; planlanan alanların yaklaşık %60’ı biçildi ve üretim 4,5 milyon tonu aştı. Bununla birlikte kolzanın ortalama verimi hektar başına yaklaşık 2 tona geriledi ve birlik sezonluk üretim tahminini 6,6 milyon ton olarak açıkladı. Soya hasadı ise alanların beşte birinden fazlasında tamamlandı; yaklaşık 2 milyon ton ürün alındı ve birliğin tahminine göre sezon sonunda soya üretimi %13 azalabilir. Soyanın ortalama verimi geçen yılki seviyede, hektar başına yaklaşık 2,1 ton olarak kaldı. Ayçiçeği üretimine ilişkin tahminler kuruluşlara göre değişiyor. Ruseed Analitik Merkezi, mevcut verimlerin kalan alanlara uygulanması halinde ayçiçeği üretiminin 21 milyon tona, kolzanın 7,3 milyon tona ve soyanın 8 milyon tonun biraz üzerine çıkabileceğini belirtti. ProZerno Genel Müdürü Vladimir Petriçenko ise yeni bölgeler hariç ayçiçeği üretimini 19,5 milyon ton, bu bölgelerdeki üretimi 1,5 milyon ton olarak öngördü. Petriçenko, Azak-Karadeniz havzasındaki sevkiyat kısıtları ve yağlı tohum ihracat vergileri nedeniyle Rusya’nın bu sezon 4-5 milyon ton ayçiçeğini işleyemeyebileceğini söyledi.

Broiler Yetiştiricisi Maliyetin Altında Satıştan Şikâyetçi
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Broiler Yetiştiricisi Maliyetin Altında Satıştan Şikâyetçi

Endonezya’da broiler yetiştiricileri, artan yem maliyetleri ile düşen canlı tavuk fiyatları arasında sıkıştı. Kafes çıkışındaki canlı tavuk fiyatı kilogram başına 21.000-22.000 rupi seviyesine gerilerken, üretim maliyeti 23.000-23.500 rupi/kg aralığına çıktı. Böylece satış fiyatı maliyetin altında kaldı. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia’dan Asep Saepudin, yem fiyatının 2026’nın başından bu yana yükseldiğini söyledi. Yedi ila 21 günlük civcivler için kullanılan başlangıç yeminin kilogramı 9.400 rupinin üzerine çıkarken, normal fiyatın 8.000-8.500 rupi olduğu belirtildi. Mısır fiyatının da 7.800 rupinin üzerine çıktığı, birçok bölgede 8.000 rupiyi aştığı aktarıldı. Yetiştiriciler ayrıca bir günlük civciv fiyatının 6.000 rupiden 7.500-8.500 rupi aralığına yükseldiğini bildirdi. Asep’e göre tavuk talebi görece istikrarlı olsa da bazı bölgelerdeki fazla stok, alıcıların seçeneklerini artırarak fiyatları aşağı çekiyor. Permindo, yem hammaddesi fiyatlarının düşürülmesini, civciv fiyatının 5.500-6.000 rupiye çekilmesini ve canlı tavuk için referans satış fiyatının kilogram başına 27.000 rupiye yükseltilmesini istiyor.