ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

432 haber · Sayfa 13

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor

Güney Afrika’da çiftçiler, şap hastalığı (FMD), yüksek girdi maliyetleri, daralan kâr marjları ve El Niño koşulları riskinin artırdığı mali baskıyla karşı karşıya. Agri SA Üst Yöneticisi Johan Kotzé, Farmer’s Weekly’ye verdiği röportajda üreticilerin yaşadığı finansal sıkıntıları ele aldı. Kotzé, ülkedeki şap hastalığıyla mücadeledeki eksikliklere ve hastalığa karşı eşgüdümlü yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekti. Geleneksel ticari koşullarda finansmana erişemeyen çiftçileri desteklemek için kalkınma finansmanına ihtiyaç olduğunu belirterek, örgütlü tarım ile hükümetin sektörün sürdürülebilirliği için uygun koşullar oluşturması gerektiğini söyledi.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak
Görsel kaynağı: Objektiiv · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ve Belarus tahılının transitini 1 Ekim'den itibaren yasaklayacaklarını açıkladı. Estonya hükümeti ayrıca Rusya'nın tahıl ticaretinin ülke limanlarına yönelmesi ihtimalini engellemeye karar verdi. Kaynakta bu adımın, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmakta zorlandığı ve Rusya'nın tahılı için yeni taşıma koridorları aradığı iddiası üzerine atıldığı belirtiliyor. Metne göre Ukrayna, 2025 hasadından kalan tahılı depolardan tamamen çıkaramadı. Karadeniz çevresindeki çatışmaların küresel gıda krizine yol açabileceği de aktarılıyor. 23 Eylül'de Kaja Kallas'ın Ukrayna, Romanya ve Fransa temsilcileriyle düzenlediği gıda güvenliği toplantısında Karadeniz tahıl taşımacılığının yeniden başlatılması çağrısı yapıldığı kaydediliyor. Tsahkna ise Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırıp Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellerken Rus tahılının Estonya limanlarından taşınmasına izin vermenin alaycı olacağını söyledi. Bakan, Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmasına ilişkin planların ulusal yaptırımla sona erdirileceğini belirtti.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı

Güney Afrika kırmızı et sektöründe stratejilerin sonuç üretmesinin önündeki temel sorunların zayıf koordinasyon, yetersiz finansman ve uygulama eksikliği olduğu belirtildi. Değerlendirme, Free State eyaletindeki Bothaville’de 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde gündeme geldi. Etkinliğin başlatıcısı ve Stud Breeders Federation başkanı Kobus Bester, sorunlarla ilgilenen kişilerin çoğu zaman az sayıda kaldığını ve kuruluşların birbirinden kopuk çalıştığını söyledi. Bester, çözümün kuruluşlar, bölgeler ve hayvancılık türleri arasında ortak hareket etmekten geçtiğini ifade etti. Sektörde bazı sorunları ele almak için sistem ve yapılar kurulmuş olsa da bunların her zaman etkili biçimde uygulanmadığını belirten Bester, uygulamanın önünde kimi durumlarda siyasi veya “sinsi” nedenlerin bulunduğunu öne sürdü. Sektör paydaşlarını, bireysel kuruluşların ve çıkarların ötesine bakarak değer zincirinin tüm halkalarının kârlı, sürdürülebilir ve refah içinde olmasına katkı sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmeye çağırdı. Gıda ve Tarım Politikası Bürosu (BFAP) kıdemli analisti Gerhard van der Burgh’a göre sektörün sorunları daha önce hazırlanan uzun vadeli planlarda da tanımlanmıştı. 2021’de çalışmaları başlayan Red Meat Strategy 2030, Agriculture and Agro-processing Master Planı ile daha önceki yapılanma girişlerine dayanıyor. Strateji hayvan ve kamu sağlığı, kapsayıcı büyüme, pazara erişim ve rekabetçiliği dört ana alan olarak belirlerken ortak sektör sesinin eksikliği, yetersiz finansman ve uygulama kapasitesi, devlet veterinerlik kapasitesindeki sorunlar ile izlenebilirliğin uygulanmasını başlıca kısıtlar arasında saydı. 2022 stratejisinde öngörülen yapıda Meat and Livestock Value Chain Round Table sektör çapındaki sorunlarla ilgilenecek, Red Meat Primary Cluster (RMPC) öncelikleri yönlendirecek ve uyumu güçlendirecekti. Red Meat Industry Services (RMIS) ise izlenebilirlik, araştırma ve hayvan sağlığı gibi alanlarda uygulama ve hizmet sunumundan sorumlu olacaktı. Van der Burgh, 2024’te 44 milyar rand büyüklüğündeki sektörü ilerletmek için kâğıt üzerindeki yapıların yanı sıra bütçe, insan kaynağı, yetki, otorite ve açık hesap verebilirlik gerektiğini söyledi. Roller ve sorumluluklar konusunda anlaşmaların ise henüz tamamlanmadığını belirtti. Finansman açığını ortaya koyan verilere göre kırmızı et sektörünün bildirilen yasal kesinti geliri 2024’te 51,2 milyon rand oldu. Tarihsel toplam kesinti, ilk satış değerinin %0,09’una karşılık gelirken kesinti uygulanan Güney Afrika tarım sektörlerindeki ortalama %0,50 olarak verildi. Van der Burgh, %0,36’lık oranı olası bir artış örneği olarak gösterdi; ancak çiftçiler, yem işletmeleri ve mezbahalardan daha yüksek katkı alınması 2021’de dirençle karşılaşmıştı.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Meyve, Yumurta ve Diğer Gıdalar Nasıl Saklanmalı?
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Meyve, Yumurta ve Diğer Gıdalar Nasıl Saklanmalı?

Meyve, yumurta, tereyağı, kahve, çikolata ve patates gibi gıdaların buzdolabında saklanıp saklanmaması, ürünün türüne ve olgunluk durumuna göre değişiyor. The Huffington Post’un derlediği önerilerde, aşırı sıcak hava dönemleri dışında bazı ürünlerin oda sıcaklığında, bazılarının ise serin ve kuru ortamlarda tutulmasının daha uygun olduğu belirtiliyor. Narenciye ürünleri, yaklaşık bir hafta boyunca oda sıcaklığında korunabiliyor. Ancak ne zaman tüketileceği bilinmiyorsa portakal, limon, mandalina ve greyfurt meyve-sebze bölmesine alınabiliyor. Muzun soğuğu sevmediği, satış noktasına ulaştığında olgunlaşma sürecinin devam ettiği aktarılıyor. Bu nedenle muzların 20-25 °C arasındaki bir odada, tercihen asılarak saklanması öneriliyor. Tereyağı, başka gıdaların kokusunu çekmemesi için buzdolabında kapalı bir tereyağı kabında tutulmalı. Oda sıcaklığında tüketilecek miktarın ise kapalı bir kapta bir veya iki saatten fazla bekletilmemesi tavsiye ediliyor. Kahve için buzdolabı önerilmiyor; nemi ve çevredeki kokuları hızla çekebildiği için kahvenin ışıktan, sıcaktan ve nemden uzak, opak ve hava geçirmeyen bir kapta saklanması gerekiyor. Çikolatanın da yaklaşık 18 °C’de, serin, kuru ve karanlık bir yerde tutulması öneriliyor. Yumurtalar konusunda tek bir uygulama bulunmuyor. Fransız yumurta sektörü, ürünün kuru ve serin, 10-15 °C arasındaki bir yerde, örneğin kilerde saklanmasını ideal görüyor. Evde böyle bir alan yoksa yumurtaların buzdolabına konulması; sivri uçlarının aşağı bakması ve yıkanmaması gerekiyor. Yıkamanın, kabuğu çevreleyen koruyucu tabakayı ortadan kaldırabileceği belirtiliyor. Elmalar serin ve ışıktan uzak bir yerde, kilerde veya buzdolabının sebzelik bölümünde saklanabiliyor. Patateslerin filizlenmesini önlemek için 6-8 °C arasındaki serin ve kuru bir ortam öneriliyor. Fransa'da Temmuz 2020'de 1.056 kişiyle yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yalnızca %43'ü patatesleri doğru saklama yöntemlerini kullanıyordu. Domatesler ise genellikle oda sıcaklığında tutulmalı; tamamen olgunlaştıklarında daha uzun süre dayanabilmeleri için buzdolabına alınabiliyor. Tüketilmeden yaklaşık bir saat önce çıkarılmaları, lezzetlerinin daha iyi alınmasını sağlayabiliyor.

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri
Görsel kaynağı: Thai PBS World · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri

Tayland, Asya’nın en büyük dondurma ihracatçısı ve dünyanın 12’nci büyük ihracatçısı konumunda bulunuyor. Ticaret Bakanlığı Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi (TPSO) Genel Müdürü Nantapong Chiralerspong’un açıklamasına göre ülkenin dondurma ihracatı geçen yıl 136 milyon ABD dolarına, yani 4,47 milyar bahtın üzerine ulaştı. Bu tutar küresel dondurma pazarının %1,9’una karşılık gelirken, ihracatın bu yıl da büyümeyi sürdürdüğü belirtildi. Tayland dondurmasının başlıca Asyalı ithalatçıları Malezya, Singapur, Filipinler, Vietnam ve Güney Kore oldu. Londra merkezli Euromonitor International’a göre Tayland’ın dondurma pazarının bu yıl yıllık %4 büyüyerek yaklaşık 12,6 milyar bahta ulaşması bekleniyor. Ani tüketim amaçlı alımların da iç satış hacminin %90’ından fazlasını oluşturacağı öngörülüyor. Chiralerspong, yerel işletmelere değişen tüketici davranışları ve küresel pazar eğilimlerine göre pazarlama stratejilerini uyarlama çağrısı yaptı. İşletmelerden yenilikleri benimsemeleri, ayırt edici markalar oluşturmaları ve sosyal medyadan daha iyi yararlanmaları istendi. Yetkili ayrıca lezzet, sağlıklı ürün yaklaşımı ve rekabetçi fiyat gibi mevcut güçlü yönlerin korunmasını önerdi. Küresel eğilimler arasında mochi dondurma, dondurmalı sandviç, sınırlı üretim ürünleri ve sağlıklı seçeneklere artan ilgi yer alıyor.

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde kolza tarlalarında kolza piresi (Rapserdfloh) baskısının bu yıl ciddi boyutlara ulaştığı bildirildi. Tarım danışmanlarının aktardığına göre sarı kaplarda üç gün içinde 100 ila 500 böcek sayıldı. Bu kapların kolza piresi için özel bir çekiciliği bulunmadığı, böceklerin tesadüfen kaplara düştüğü belirtildi. Mücadele eşiği, üç hafta içinde 50 böcek görülmesi veya kolzanın üç yapraklı dönemine kadar yaprakların %10’unun zarar görmesi olarak tanımlanıyor. Ağustos sonundan bu yana çoğunlukla kuru havanın etkili olduğu, bazı bölgelerde kolzanın düzensiz çıktığı ve eylül başında yoğun böcek girişinin başladığı kaydedildi. Bu koşullar nedeniyle üreticilerin tarlalarını sık aralıklarla kontrol etmesi gerekiyor. Baden-Württemberg danışmanları, insektisitlerin akşam geç saatlerde veya gece uygulanmasını öneriyor. Böceklerin bu saatlerde daha aktif olması nedeniyle doğrudan hedeflenebileceği ve uygulama etkinliğinin artabileceği belirtildi. Ekim ortasından itibaren larvaların topraktaki yumurtalardan çıkıp kolza saplarına girmesi bekleniyor; bu aşamada verim kayıplarını önlemek için yeniden mücadele gerekebileceği ifade edildi.

Daha Fazla Çiftçinin Dronlardan Yararlanması Hedefleniyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Daha Fazla Çiftçinin Dronlardan Yararlanması Hedefleniyor

Tarımda insansız hava araçları, yani dronlar, giderek daha yaygın kullanılan araçlara dönüşüyor. Bununla birlikte dron teknolojisinin birçok çiftçi için hâlâ kullanılması ve benimsenmesi zor bir araç olduğu belirtiliyor. Hushållningssällskapet ile Tönnersjö fidanlığı, dron teknolojisini çiftçiler için daha erişilebilir hâle getirmeyi hedefliyor. Çalışmayla ayrıca gelecek nesil çiftçilerin bu teknolojiye ilgisinin artırılması amaçlanıyor.

Kazakistan Tahıl İhracatına Nakliye Sübvansiyonunu Sürdürecek
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Tahıl İhracatına Nakliye Sübvansiyonunu Sürdürecek

Kazakistan, 2026-2027 pazarlama yılında tahıl ihracatçılarına yönelik taşıma sübvansiyonlarını sürdürecek. Hükümet ayrıca 2026 hasadı için üçüncü sınıf buğdayın alım fiyatını kaliteye göre ton başına 92.000 ile 115.000 tenge arasında belirledi. Kaynakta bu tutarlar yaklaşık 540-678,5 Gürcistan larisi karşılığıyla verildi. Gürcistan'daki değirmenciler, buğdayın belirli miktarlarda Kazakistan'dan ithal edilmesini bekliyor. Baraka şirketinin genel müdürü, sübvansiyonun kapsamı ve miktarı henüz netleşmemiş olsa da Kazak buğdayının bir aşamada fiyat açısından Rus buğdayıyla rekabet edebileceğini söyledi. Kazakistan, tahıl satışlarını desteklemek amacıyla geçen yıl da buğday ihracatını sübvanse etmiş ve bunun için bütçeden 40 milyar tenge ayırmıştı. Gürcistan'ın 2026'nın ilk sekiz ayındaki buğday ithalatında ağırlık Rusya'dan gelirken, Kazakistan'dan da toplam 2 milyon dolar değerinde 8.678 ton buğday getirildi.

İrlanda’da Düşük Gelir ve Olumsuz İmaj Gençleri Tarımdan Uzaklaştırıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Düşük Gelir ve Olumsuz İmaj Gençleri Tarımdan Uzaklaştırıyor

İrlanda’da düşük gelirler ve tarımın “olumsuz” kamu imajı, gençlerin sektöre meslek olarak yönelmesini zorlaştıran nedenler arasında gösterildi. Bulgular, Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan ve gençlerin tarımı algısını, sektöre ilişkin görüşlerini ve bu alanda kariyer yapma niyetlerini inceleyen raporda yer aldı. Rapora göre İrlanda’da çiftliklerin %1’inden azı 25 yaş altındaki kişilerce yönetiliyor; 40 yaş altındakilerin payı %14. Çiftçilerin %31’i ise 65 yaşın üzerinde. Avrupa Birliği genelinde 40 yaş altı yöneticilerin oranı %12 olarak verildi.

Kıbrıs’ta Kadın Çiftçilere Yönelik Tarım Destekleri Açıklandı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Kadın Çiftçilere Yönelik Tarım Destekleri Açıklandı

Kıbrıs Tarım Bakanı Christos Senekis, kadın çiftçilerin sektördeki rolünü güçlendirmeye yönelik finansman ve sürdürülebilir yatırım desteklerinin açıklandığını bildirdi. Senekis, Agros’ta düzenlenen Kırsal Kadının Katkısı etkinliğinde, kadınların bilgi ve deneyimini istihdam ile kırsal kalkınma fırsatlarına dönüştürecek koşullar oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan, 2027 sonrası yeni tarım politikasının hazırlanması için 8 Ekim’de tarım topluluğuyla geniş kapsamlı bir istişare yapılacağını ve kırsal kadınların da sürece katılacağını belirtti. Kadınlara yönelik önlemlerin yalnızca eşitlik meselesi olmadığını ifade eden Senekis, bu adımları kırsal alanları canlandırma ve üretkenliklerini destekleme planının parçası olarak tanımladı. Kıbrıs’ın 2023-2027 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası stratejik planının bütçesi 454 milyon avro olarak açıklandı. Plan; yatırımları, tarım işletmelerinin modernizasyonunu ve birincil sektörde çalışmayı seçen gençleri desteklemeyi amaçlıyor. Senekis, son büyük ölçekli yatırım tedbirine 1.200’den fazla başvuru yapıldığını ve talep edilen finansmanın yaklaşık 200 milyon avroya ulaştığını söyledi. Genç çiftçilere yönelik destek programına da 267 başvuru yapıldı. Senekis ayrıca Avrupa Birliği’nin LEADER programını, dağlık ve kırsal toplulukların kendi oluşturduğu girişimleri destekleyen önemli bir araç olarak gösterdi. Agros’ta gül suyu, kaşık tatlıları ve yerel soğuk et ürünleri gibi geleneklerin üretken faaliyetlere dönüştüğünü belirten Senekis, kadınların bu süreçte önemli pay sahibi olduğunu kaydetti. Bakan, kırsal politikaların yerel halkın gerçek ihtiyaçlarına yanıt vermesi ve bakanlığın üretici ile işletme sahipleriyle yakın temasını sürdürmesi gerektiğini söyledi.

Fas Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yavaşladı, Tarım Büyümeye Devam Etti
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yavaşladı, Tarım Büyümeye Devam Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas ekonomisi 2026'nın ikinci çeyreğinde %4 büyüdü. Haut-Commissariat au Plan'ın (HCP) ulusal hesaplarına göre bu oran, 2025'in aynı çeyreğindeki %5,8'in altında kaldı. Ekonomik faaliyetteki yavaşlamaya karşın tarım sektörü belirgin bir hızlanma gösterdi. Tarımsal katma değer yıllık bazda %21,2 arttı; bu oran bir yıl önce %8,3 olarak kaydedilmişti. Tarımın güçlü performansı, tarım dışı faaliyetlerdeki yavaşlamayla aynı döneme denk geldi. Tarım dışı sektörlerin büyümesi %4,9'dan %1,5'e geriledi. HCP, tarımdaki artışın yanı sıra balıkçılık faaliyetinin katma değerinde de %15,9'luk yükseliş kaydedildiğini, bu faaliyetin bir yıl önce %8,5 daraldığını bildirdi. Birincil sektörün toplam katma değeri ise %20,9 arttı. Ekonominin diğer ana kesimlerinde daha zayıf bir görünüm ortaya çıktı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış ikincil sektörün katma değeri %3,9 daraldı. Bu gerilemede madencilik ve imalat sanayisinin yanı sıra inşaat ile elektrik ve su faaliyetlerindeki gelişmeler etkili oldu. Hizmetler sektörünün büyümesi de %4'e gerileyerek önceki yılın %4,5'lik seviyesinin altında kaldı. HCP verilerine göre büyümenin temel dayanağı iç talep oldu. İç talep %5 artarak ekonomik büyümeye 5,6 puan katkı sağladı; ancak bu katkı bir yıl önceki 10,3 puanın altında kaldı. Hanehalkı nihai tüketimi %4,1 artarken, brüt yatırımların büyüme hızı %20,3'ten %6,8'e düştü. AgriMaroc'un HCP tablolarına dayandırdığı verilere göre tarımsal katma değer yaklaşık 34 milyar dirham seviyesine çıktı; 2025'in aynı döneminde bu tutar 28,1 milyar dirhamdı.

Yakıt Zammı Gürcistan’da Meyve ve Sebze Fiyatlarını Artırabilir
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt Zammı Gürcistan’da Meyve ve Sebze Fiyatlarını Artırabilir

Gürcistan’da benzin ve dizel yakıt fiyatlarındaki artışın meyve ve sebze üretim maliyetlerini yükselterek tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor. Meyve ve sebze ihracatçıları derneği başkanı Vakhtang Bezhitashvili, dizel fiyatındaki yükselişin mevcut eğilimin sürmesi halinde meyve ve sebzeyi %20 pahalılaştırabileceğini söyledi. Bezhitashvili, kesin artışın şimdiden hesaplanamayacağını, çünkü fiyatların arz ve talep koşullarına göre şekillendiğini belirtti. Yakıtın tarımsal üretimdeki payının yüksek olduğu, sürüm ve ekimden ürünün yetiştirilmesine ve son tüketiciye ulaştırılmasına kadar çok sayıda aşamada kullanıldığı ifade edildi. Uzmanlar, durumu dengelemek için dizel üzerindeki tüketim vergisinin geçici olarak azaltılmasını, enerji tasarruflu modern tarım makinelerinin ülkeye getirilmesini ve alternatif yakıtların kullanılmasını öneriyor. Koba Kobaladze, Almanya’daki uygulamanın örnek alınabileceğini belirterek yeşil hidrojen, biyodizel ve diğer biyoyakıtlar konusunda araştırma yapılması çağrısında bulundu. Yakıt maliyetlerindeki artışın üreticiler kadar tüketicileri de etkilemesi ve bazı ürünlerde daha ucuz ithalatın yerli üretimin yerini alması ihtimali dile getirildi. Bezhitashvili, İran ve Azerbaycan’ın yanı sıra Türkiye’de de tarım sektörüne çeşitli destekler sağlandığını söyledi. Çiftçi ve iş insanı Beka Gonashvili ise dizel tüketim vergisinin geçici olarak azaltılmasına karşı çıkarak, böyle bir adımın ancak Gürcistan’a meyve ve sebze sağlayan komşu ülkelerin benzer önlemler alması halinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Fransa’da Balıkçılığa Akaryakıt Desteği İçin Sıfır Faizli Kredi
Fotoğraf: SYLVAIN THOMAS / AFP · Özgün haber

Fransa’da Balıkçılığa Akaryakıt Desteği İçin Sıfır Faizli Kredi

Fransa hükümeti, Orta Doğu’daki savaşa bağlı akaryakıt fiyatı artışından etkilenen küçük balıkçılık işletmelerini desteklemek için kamu yatırım bankası Bpifrance’tan sıfır faizli kredi oluşturmasını istedi. Kredi, balıkçılık ve deniz su ürünleri yetiştiriciliği işletmelerine yönelik desteği güçlendirmek amacıyla mevcut akaryakıt hızlı kredisiyle paralel uygulanacak. Yeni kredi 3 bin ila 50 bin avro arasında olacak, 36 ay vadeyle ve teminatsız verilecek. İki yıldan uzun süredir kurulmuş çok küçük işletmeler ile küçük ve orta ölçekli işletmeler çevrim içi form üzerinden başvurabilecek. Nisan başında duyurulan akaryakıt hızlı kredisi ise bazı işletmelere %4,20 faizle 5 bin ila 100 bin avro sağlıyor.

Balıkçılık İşletmelerine Sıfır Faizli Kredi Desteği
Görsel kaynağı: 20 Minutes France · Özgün haber
Veri haberi

Balıkçılık İşletmelerine Sıfır Faizli Kredi Desteği

Fransa hükümeti, Orta Doğu’daki savaşla bağlantılı akaryakıt fiyatı artışından etkilenen küçük balıkçılık işletmelerini desteklemek için kamu yatırım bankası Bpifrance’tan “balıkçılık için sıfır faizli kredi” oluşturmasını istedi. Kredi, balıkçılık ve deniz su ürünleri yetiştiriciliği işletmelerine yönelik desteği güçlendirmek amacıyla mevcut akaryakıt hızlı kredisiyle paralel uygulanacak. Yeni kredi 3.000 ila 50.000 avro arasında olacak ve 36 ay vadeyle teminatsız verilecek. İki yıldan uzun süredir kurulmuş çok küçük işletmeler ile küçük ve orta ölçekli işletmeler çevrim içi form üzerinden başvurabilecek. Nisan başında açıklanan akaryakıt hızlı kredisi ise bazı işletmelere 5.000 ila 100.000 avro arasında, %4,20 faizle kredi sağlıyor.

AB, Brezilya Kanatlı Etine İthalat Kapısını Yeniden Açmak İstiyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

AB, Brezilya Kanatlı Etine İthalat Kapısını Yeniden Açmak İstiyor

Avrupa Komisyonu, Brezilya'dan kanatlı eti ithalatına yeniden izin verilmesini istiyor. Brezilya'dan sığır eti ithalatı için ise şimdilik aynı adım atılmıyor. Bu yaklaşım, bir araştırmanın Brezilya kanatlı sektörünün Avrupa pazarına sunulan ürünlerin antimikrobiyal maddelere ilişkin sıkılaştırılmış Avrupa Birliği kurallarına uyduğu konusunda yeterli güvence sağladığı yönündeki bulgularına dayanıyor. Kaynakta, ithalata yeniden izin verilmesine ilişkin nihai kararın verildiği belirtilmiyor.

Massimiliano Giansanti COPA Başkanlığına 2026-2028 Dönemi İçin Yeniden Getirildi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Massimiliano Giansanti COPA Başkanlığına 2026-2028 Dönemi İçin Yeniden Getirildi

Massimiliano Giansanti, Avrupa'nın başlıca profesyonel tarım örgütlerini bir araya getiren COPA'nın başkanlığına yeniden getirildi. Confagricoltura başkanının yeni görev dönemi 2026-2028 olarak belirlendi; onay 2 Ekim'de Brüksel'deki başkanlık komitesi genel kurul toplantısında geldi. Giansanti, Avrupa tarımının stratejik kaynak olarak tanınması ve iklim, enerji ve ticaret alanlarındaki zorluklara uygun finansman sağlanması gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği'nin gıda güvenliğinin siyasi gündemin üst sıralarında tutulmasını isteyen Giansanti, çiftçi gelirlerini ve kırsal alanları koruyacak yeni bir Ortak Tarım Politikası çağrısı yaptı. Üretim maliyetleri, özellikle gübre maliyetleri, üçüncü ülkelerle ticari ilişkiler ve bürokrasinin azaltılması COPA'nın öncelikleri arasında yer alıyor.

Avrupa Komisyonu, Yerli Protein Bitkileri Arzını Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu, Yerli Protein Bitkileri Arzını Artırmayı Planlıyor

Avrupa Komisyonu, önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın yerli protein bitkileri arzını artırmayı planlıyor. Girişim, hayvancılığı daha sürdürülebilir hale getirme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği (AB) hayvancılığında her yıl yaklaşık 74 milyon ton protein yemi kullanılıyor. Protein yeminin yaklaşık %26'sı, yüksek proteinli yağlı tohumlar ve protein bitkilerinin %74'ü ithal edilirken, soya proteininde ithalat oranı %94'e çıkıyor.

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor

Belçika merkezli RTBF’nin “Avrupa’dan Görünüm” dosyası, az sayıda büyük şirketin tohum, bitki koruma ürünleri, gübre ve tarım makineleri gibi girdilerdeki ağırlığını inceliyor. Dosyaya göre yoğunlaşma, üretim girdileriyle sınırlı kalmıyor; gıda işleme ve perakende pazarlarında da az sayıda şirket belirleyici oluyor. Bu yapı, çiftçileri tedarik zincirinin hem başında hem de sonunda yoğunlaşmış piyasalar arasında bırakabiliyor. Dosyada İsviçre merkezli Syngenta’nın bitki koruma ürünleri alanındaki konumu örnek gösteriliyor. Şirket, 2025’te bu ürünlerin satışından 13,7 milyar dolar gelir elde etti; söz konusu gelir bir önceki yıla göre %4 arttı. Syngenta’nın yaklaşık 1.800 bitki koruma ürününün ruhsatını kaydettirdiği, yeniden kaydettirdiği veya uzattığı aktarılıyor. Kamu otoritelerinin insan sağlığı ve çevre kaygıları nedeniyle ruhsat yenileme ve yeni ürünlere izin verme konusunda daha sıkı davranması, mevcut geniş ürün portföylerine sahip şirketlerin önemini artırıyor. Avrupa Birliği’nde pestisitlerde izin verilen etkin madde sayısının 25 yılda 1.000’in üzerinden yaklaşık 500’e gerilediği belirtiliyor. Yeni bir pestisitin ruhsatlandırılması 7 ila 10 yıl sürebiliyor ve ruhsatın geçerliliği en fazla 15 yıl olabiliyor. Dosyaya göre uzun ve maliyetli süreçler, ruhsat yenileme kapasitesi yüksek şirketlere avantaj sağlarken yeni şirketlerin pazara girişini zorlaştırıyor. Bu koşulların çiftçilerin tohum, kimyasal ürün ve makine seçeneklerini daraltabileceği ifade ediliyor. Şirket yoğunlaşmasının yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, birleşmelerin özellikle 1980’lerden itibaren hızlandığı aktarılıyor. Bayer’in Monsanto’yu 2018’de satın alması, Dow ile DuPont’un 2019’da Corteva Agriscience adı altında birleşmesi, Potash Corporation ile Agrium’un 2018’de Nutrien’i oluşturması ve Syngenta’nın ChemChina tarafından 2017’de satın alınması bu sürecin örnekleri arasında gösteriliyor. ETC araştırma kolektifine göre, küresel tohum pazarında en büyük 10 şirketin 10 yıl önce kontrol ettiği %40’lık paya bugün en büyük iki şirket sahip. Dosyada, az sayıda şirkete bağımlılığın tedarik şoklarında çiftçileri ve gıda sistemini daha kırılgan hâle getirebileceği yönündeki eleştirilere de yer veriliyor. Bununla birlikte yoğunlaşmanın tek başına rekabet hukukunu ihlal etmediği belirtiliyor. Rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar veya az sayıda aktörün bulunduğu bir pazarda gücü artıran birleşmeler incelemeye alınabiliyor. Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi’nden Max Koppenberg ise yoğunlaşmanın her zaman hâkim durumun kötüye kullanılması anlamına gelmediğini, bazı perakende pazarlarında yoğun rekabetin düşük kâr marjları ve görece düşük tüketici fiyatlarıyla sonuçlanabildiğini söylüyor. Yeni girişleri kolaylaştırmak için ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve patent sürelerinin sınırlandırılması önerilirken, patent süresini kısaltmanın ters sonuç doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

Gübrelerde Kadmiyum Limiti 2030’da 20 Mg/Kg’ye İndirilecek
Fotoğraf: JEAN-FRANCOIS FORT / HANS LUCAS / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Gübrelerde Kadmiyum Limiti 2030’da 20 Mg/Kg’ye İndirilecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’da bazı gübrelerde bulunan toksik ağır metal kadmiyum için izin verilen sınır, 2030’da 20 mg/kg’ye indirilecek. Tarım Bakanlığı, mevcut 90 mg/kg’lik sınırın 2027’de 60 mg/kg’ye, 2028’de ise 40 mg/kg’ye düşürüleceğini açıkladı. Yeni takvim, Avrupa normlarıyla uyumlu ara sınırları da içeriyor. 20 mg/kg’lik nihai sınır, Fransa Ulusal Gıda, Çevre ve İş Sağlığı Güvenliği Ajansının (Anses) tavsiyelerine uyuyor ve daha önce hedeflenen 2038 tarihini öne çekiyor. Bakanlık, kadmiyumun topraklarda kalıcı biçimde birikmesi ve toksik olması nedeniyle halk sağlığı açısından özel önem taşıdığını belirtti. 2027’den itibaren bazı gübreler için yıllık referans uygulama miktarı hektar başına 3 gram olacak.

Avrupa Tarım İşletmeleri İçin Ortak Dijital Kimlik Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarım İşletmeleri İçin Ortak Dijital Kimlik Projesi Başlatıldı

Avrupa’da tarım işletmelerinin farklı dijital sistemler arasında tanınmasını sağlayacak ortak altyapı için EDIC for Agri-Food konsorsiyumu 1 Ekim 2026’da başlatıldı. Konsorsiyumun projeleri için 2026-2028 dönemini kapsayan ve Avrupa Dijital Programı’ndan sağlanan 15 milyon avroluk ilk bütçe ayrıldı. Fransa ve İtalya girişime katılırken İspanya gözlemci statüsünde yer alıyor. Girişimin önceliğini, Avrupa Komisyonunun Digital Farm ID olarak adlandırdığı ortak tarım işletmesi kimliği oluşturuyor. Sistem, mevcut ulusal kimlikleri federatif ve birlikte çalışabilir bir yapı üzerinden birbirine bağlamayı amaçlıyor. Böylece farklı hizmetlerin aynı işletmeyi tanıyabilmesi, güvenli bilgi alışverişinin kolaylaşması ve çiftçilerin bildirim ile idari işlem yükünün azaltılması hedefleniyor. Fransa Tarım Bakanlığına göre AgriFood Digital Infrastructures and Services (AFDIS) projesi, ortak kimliğin 2030’a kadar geliştirilmesi ve uygulanmasına odaklanacak. Ulusal kimliklerin birbirine bağlanması, öngörülen mimarinin temelini oluşturacak. Konsorsiyumun ilk üye toplantısında Jean-Marc Bournigal başkanlığa seçildi. Konsorsiyumun ilerleyen aşamalarda parseller için dijital pasaport, yapay zekâ tabanlı risk yönetimi ve erken uyarı sistemleri, ürün izlenebilirliği ile karbon sertifikasyonu alanlarını incelemesi bekleniyor. Ancak parsel dijital pasaportu henüz uygulanmış bir sistem olarak değil, olası sonraki çalışma alanı olarak belirtiliyor. Programın lansmanında hedeflenen faydalara ilişkin sayısal sonuç açıklanmadı.

Fas'ta Tarımsal Katma Değer İkinci Çeyrekte %21,2 Arttı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Tarımsal Katma Değer İkinci Çeyrekte %21,2 Arttı

Fas'ta tarımsal katma değer, 2026'nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %21,2 arttı. Fas Yüksek Planlama Komiserliği'nin 30 Eylül'de yayımladığı nota göre bu artış, 2025'in ikinci çeyreğindeki %8,3'lük yükselişin üzerinde gerçekleşti. HCP tablolarında tarımsal katma değer yaklaşık 34 milyar dirham olarak yer alırken, bu değer 2025'in aynı döneminde 28,1 milyar dirhamdı. Tarım sektöründeki hızlanma, Fas ekonomisinin genel büyümesinin bir yıl önceki %5,8'den 2026'nın ikinci çeyreğinde %4'e gerilediği dönemde kaydedildi. Tarım dışı faaliyetlerin büyümesi de aynı dönemde %4,9'dan %1,5'e yavaşladı. Böylece tarımın büyüme performansı, ekonominin diğer bölümlerindeki yavaşlamayla karşıtlık oluşturdu.