ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 15

Güney Afrika’da Herbisit Direncine Karşı Yabancı Ot Kontrolü Yeniden Ele Alınıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Herbisit Direncine Karşı Yabancı Ot Kontrolü Yeniden Ele Alınıyor

Güney Afrika’da koruyucu tarım uygulamalarının yaygınlaşması, yabancı ot kontrolünde herbisitlerin üstlendiği rolü artırırken, kimyasallara tekrarlanan bağımlılık direnç sorununu büyütüyor. Stellenbosch Üniversitesi Tarım Bilimleri Bölümü’nden tarım bilimci Louise Bestbier, başarılı mücadelenin mekanik ya da kimyasal yöntemlerden yalnızca birini seçmekten geçmediğini belirtiyor. Bestbier’e göre yabancı otların yaşam döngüsünün farklı aşamalarında baskı oluşturmak için birden fazla uygulamanın birlikte kullanılması gerekiyor. Geleneksel üretim sistemlerinde sürüm ve diğer toprak işleme faaliyetleri yabancı otları sökerek ve tohumları toprağın farklı katmanlarına taşıyarak kontrolün bir bölümünü sağlıyordu. Ancak koruyucu tarım; toprak yapısını korumak, nemi muhafaza etmek, erozyonu sınırlamak ve bitki artıklarını yüzeyde tutmak için toprak işlemesini azaltıyor. Böylece daha önce toprak işlemenin üstlendiği kontrol işlevi büyük ölçüde herbisitlere kalıyor. Bestbier, çözümün yoğun sürüme dönmek değil, stratejik toprak işleme, otlatma, ürün rekabeti, örtü bitkileri ve tohum bankası yönetimini kimyasal uygulamalarla birlikte değerlendirmek olduğunu söylüyor. Tarlaların tamamında rutin toprak işleme yerine, yabancı ot baskısının veya tohum bankasının müdahaleyi gerektirecek kadar yükseldiği alanlarda seçici uygulama yapılması öneriliyor. Stellenbosch Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Kaylen van Wyk’in Langgewens Araştırma Çiftliği’nde, Moorreesburg yakınlarındaki Swartland bölgesinde yürüttüğü iki sezonluk çalışmada saman şeridi oluşturma ve dar rüzgâr sırası yakma yöntemleri incelendi. Hasat makinesinin arkasına takılan bir düzenek, yabancı ot tohumu içeren samanı tarlaya yaymak yerine yaklaşık 500-600 milimetre genişliğinde dar bir şeritte topluyor. Tohumların aynı hatta yoğunlaşması, çıkan yabancı otlar arasındaki rekabeti ve gölgelenmeyi artırırken bu alanların izlenmesini ve yönetilmesini kolaylaştırıyor. Denemelerde kontrol alanlarına göre gözle görülür farklar oluştu, ancak sonuçlar henüz istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Çalışmanın yapıldığı alanlarda yabancı ot tohumu baskısı yüksek olduğu için belirgin değişikliklerin yalnızca iki sezonda ortaya çıkmasının beklenmediği, hedefin tohum bankasını yıllar boyunca tekrarlanan müdahalelerle kademeli olarak azaltmak olduğu aktarıldı. Dar rüzgâr sırası yakmada, yoğunlaştırılmış artıklar yakılarak içindeki tohumların yok edilmesi amaçlanıyor. Denemelerde 400°C’nin üzerinde sıcaklıklar kaydedildi ve bu seviyenin çavdar otu tohumlarını yok etmeye yeterli olduğu belirtildi. Rüzgâr sıraları ekili alanın %10’undan daha azını kapladığı için uygulama, tüm tarlayı yakmaya kıyasla toprağın daha küçük bir bölümünü ısıya maruz bırakıyor. Bununla birlikte yöntemi kullanmak isteyen çiftçilerin yakma izni alması gerekiyor. Saman şeridi ve dar rüzgâr sırası yakma, hasat sırasında yabancı ot tohumlarını yakalayan, yoğunlaştıran veya yok eden hasat yabancı ot tohumu kontrolü yaklaşımının parçaları olarak değerlendiriliyor. Yaklaşım, herbisite dirençli yıllık çavdar otunun kontrolünün zorlaşması üzerine Avustralya’da kapsamlı biçimde geliştirildi; Stellenbosch Üniversitesi’nde ayrıca hasat artıklarındaki tohumları öğüterek yok eden teknolojilerin Batı Cape tahıl üretiminde kullanılabilirliği araştırılıyor. Hayvancılık da yabancı ot baskısını azaltmak için kullanılabilecek araçlar arasında gösteriliyor. Tahıl üreticilerinin bir bölümünün yeniden hayvancılığa yönelmesinde, hayvanların örtü bitkileri ve ürün artıklarından yararlanması, besin döngüsüne katkı sağlaması ve yabancı otları baskılaması etkili oluyor. Ancak zamanlama kritik önem taşıyor. Yabancı otlar tohum bağlamadan önce otlatılırsa risk azalırken, olgun tohumlar hayvanların sindirim sisteminden canlı geçerek gübreyle başka alanlara taşınabiliyor.

Türkiye’de 74 İlde Gıda Atıkları Hayvan Mamasına Dönüştürülüyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de 74 İlde Gıda Atıkları Hayvan Mamasına Dönüştürülüyor

Türkiye’de 74 ilde, kamu kurumları ve toplu tüketim alanlarından toplanan gıda atıkları sahipsiz hayvanların beslenmesi için hayvan mamasına dönüştürülüyor. Uygulama kapsamında Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlar, askeri birlikler, hastaneler, cezaevleri, oteller ve lokantalardan çıkan atıklar valilikler ile belediyeler aracılığıyla toplanıyor. İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin 81 ilde gerçekleştirdiği hayvanları koruma mevzuatının uygulanmasına yönelik beşinci periyodik denetimlerde, gıda atıklarının hayvan beslenmesinde değerlendirilmesine ilişkin çalışmalar da incelendi. Türkiye’deki 74 ilde bulunan mama üretim makinelerinin toplam günlük kapasitesi 65 bin 352 kilogram olurken mevcut günlük üretim 31 bin 274 kilogram olarak belirlendi. Iğdır, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Kocaeli, Kütahya, Samsun ve Tunceli’de ise gıda atıklarını hayvan mamasına dönüştüren makine ve teçhizat bulunmuyor. Müfettiş raporunda, imha edilmesine karar verilen ve dönüşüme uygun gıdaların hayvan bakımevleri ile doğal yaşam alanlarında değerlendirilmesi önerildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ekipman bulunmayan illerin ilgili kurumlar ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde teşvik edilerek mama üretim tesislerine kavuşturulmasının öncelikli hedef olduğunu söyledi. Çiftçi, israfı önleyen, kamu kaynaklarında tasarruf sağlayan ve sahipsiz hayvanların bakım koşullarını iyileştiren sistemin 81 ilin tamamında uygulanmasını amaçladıklarını belirtti.

ABD’de Yuma İlçesi Çiftçileri Meksikalı İşçiler İçin Daha Fazla Vize İstiyor
Görsel kaynağı: France 24 · Özgün haber

ABD’de Yuma İlçesi Çiftçileri Meksikalı İşçiler İçin Daha Fazla Vize İstiyor

ABD’de 2026 ara seçimleri yaklaşırken göç politikası tartışmanın öne çıkan başlıklarından biri olurken, Arizona’daki Yuma ilçesi çiftçileri Meksikalı tarım işçileri için daha fazla geçici vize talep ediyor. Çiftçiler, tarımsal üretimde ihtiyaç duydukları iş gücüne erişmek istiyor. Yuma’daki üreticiler, iş gücü eksikliğinin bazı hasatların kaybedilmesine ve arazilerin ekilmeden kalmasına yol açabileceğinden endişe ediyor. France 24’ün haberine göre tarım işçileri ihtiyacı, ABD’de göç ve seçim gündemiyle doğrudan kesişiyor.

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı

Tayland Ticaret Bakanlığı, pirinci düşük marjlı bir emtia olmaktan çıkarıp yüksek değerli özel bir ürüne dönüştürmek amacıyla ulusal bir kampanya başlattı. 2026 KHAOPRANEAT Fuarı’nda tanıtılan “Khaopraneat” girişimi, ülke genelindeki 466 üretici grubunu yüksek değerli iç ve dış pazarlara bağlamayı hedefliyor. Kampanya, Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun ile Bakan Yardımcısı Dr Kirida Bhaopichitr dönemindeki politika değişiminin parçası olarak sunuldu. Girişim, Tayland’ın pirinç ticaretindeki daralmanın ardından geldi. Ocak-Eylül 2026 döneminde pirinç sevkiyatı yıllık bazda %19,26 azalarak 4,99 milyon tona, ihracat geliri ise %16,84 düşerek 2,96 milyar ABD dolarına geriledi. Kaynak, düşüşte yüksek yurt içi üretim maliyetlerini, rai başına daha düşük verimi ve bölgesel ihracatçıların agresif fiyat rekabetini etkili nedenler arasında gösteriyor. Bakanlık, düşük maliyetli rakiplerle yalnızca hacim üzerinden rekabet etmek yerine değer yaratmaya odaklanıyor. Strateji kapsamında bölgesel çeşitlilik, terroir ve mutfak kalitesi öne çıkarılıyor. Bakanlık, alıcıların artık yalnızca fiyat ve hacme değil, kalite, izlenebilirlik ve belirli duyusal özelliklere de baktığını belirtiyor. Bu amaçla pirincin aroma, lezzet karmaşıklığı ve pişirme sonrası dokusunu değerlendiren Rice Taste Profile ile Rice Flavour Wheel araçları tanıtıldı. İlk ticari denemelerden biri Nakhon Sawan’da yapıldı. Hom Baiteoy pirincinin doğal pandan benzeri aromasını ve pişirme özelliklerini öne çıkaran pazarlama yaklaşımının ardından tarla çıkış fiyatı kilogram başına ortalama 35 bahttan 60-80 baht aralığına yükseldi. Hükümet ayrıca seçilmiş üretici gruplarını üst segment oteller, restoran işletmecileri ve profesyonel şeflerle doğrudan eşleştiriyor. One Bangkok’taki tanıtımın ardından Chiang Mai’de bölgesel ticaret buluşmaları düzenlenecek; süreç, uluslararası alıcıların davet edileceği Thailand Rice Fest 2027 ile sürdürülecek.

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor

Taylandlı gıda şirketi Charoen Pokphand Foods (CPF), ülkenin gıda sektöründe miktar odaklı ihracat modelinden katma değer ve verimlilik temelli bir yapıya geçmesi gerektiğini açıkladı. CPF Üst Yöneticisi Prasit Boonduangprasert, şirketin bu dönüşümde yapay zekâyı kullanarak üretim ve operasyon süreçlerini geliştirmeyi, Tayland’ın gıda sektöründeki rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Açıklamalar, “Beyond Global Food: Innovating for a Food-Secure Future” etkinliğinde yapıldı. Prasit Boonduangprasert’e göre Tayland uzun süredir dünyanın önemli gıda ihracatçıları arasında yer alıyor, ancak yüksek üretim ve ihracat hacmi her zaman aynı ölçüde satış geliri yaratmıyor. Bu nedenle sektörün yalnızca miktarı artırmaya odaklanmak yerine ürün ve hizmetlerden daha yüksek değer üretmesi, aynı zamanda verimliliğini yükseltmesi gerekiyor. CPF yöneticisi, üretim ve gıda güvenliğiyle ilgili risklerin yanı sıra iklim dalgalanmaları ve jeopolitik gelişmelerin uluslararası ticareti daha kısıtlı hâle getirebileceğini belirtti. Bu koşullar nedeniyle gıdanın gelecek 10 yılda stratejik bir varlığa dönüşebileceğini söyledi. Şirket, yapay zekânın gıda değer zincirinin her aşamasında operasyonel verimliliği artırabileceğini değerlendiriyor. Teknolojinin mevcut verilerin ürün ve hizmet geliştirmede kullanılmasına yardımcı olması, özellikle hayvan yemi ile tüketici gıdalarının formüllerinin geliştirilmesini ve iyileştirilmesini hızlandırması bekleniyor. CPF, yapay zekâyı yalnızca şirket içi süreçlerde kullanmakla kalmayıp, çiftlik yönetiminde bilgi ve teknolojiyi daha sistematik biçimde kullanmayı amaçlayan Akıllı Çiftlik Çözümü’nü de geliştirmek istiyor. Şirket, geçmişte çiftlik yönetiminde deneyim ve ekipler arasındaki bilgi aktarımına dayanan yaklaşımın süreklilik ve geniş ölçekte uygulama bakımından sınırlı kaldığını değerlendiriyor. CPF, dönüşümün yalnızca şirket içindeki yatırımlarla gerçekleşemeyeceğini savunarak tedarikçileriyle daha yakın iş birliği kurmayı planlıyor. Şirketin tedarikçi geliştirme ağı yaklaşık 5.500 işletmeyi kapsıyor ve bu işletmelerin gelişim faaliyetlerine katılması hedefleniyor. Supplier Excellence programı kapsamında eğitim verilmesi ve mühendislik ekiplerinin operasyonların geliştirilmesine destek olması öngörülüyor. CPF ayrıca küçük ve orta ölçekli tedarikçilerin karbon salımını azaltmaya yönelik yatırımlarda finansman sınırlamaları yaşayabileceğine dikkat çekiyor. Programa bağlı verimlilik artışı ve maliyet tasarruflarının karbon ile çevre projelerine kaynak oluşturması, tedarikçilerin uzun vadede Net Zero hedeflerine hazırlanması amaçlanıyor.

Tayland’da Dört Yeni Fesleğen Çeşidi İçin Koruma Başvurusu Yapıldı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Dört Yeni Fesleğen Çeşidi İçin Koruma Başvurusu Yapıldı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland’da araştırma ve geliştirme yoluyla oluşturulan dört yeni fesleğen çeşidi için tescil ve bitki çeşidi koruması başvurusu yapıldı. Tayland Tarım Teşvik Dairesi, başvuruların Tayland Tarım Bakanlığına bağlı ilgili kurumun yürüttüğü yasal süreç kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Açıklama, fesleğenin tamamının özel şirket mülkiyetine geçtiği ve geleneksel fesleğen yetiştiren ya da satan kişilerin suç işleyebileceği yönündeki yorumların ardından yapıldı. Kurum, korumanın yalnızca başvuruda belirtilen ve yasal ölçütleri karşılayan yeni çeşitlerle sınırlı olduğunu vurguladı. Tayland’da daha önce bulunan geleneksel veya piyasada yaygın olarak kullanılan diğer fesleğen çeşitleri ekilmeye, satılmaya, yemeklerde kullanılmaya ve başka biçimlerde değerlendirilmeye devam edebilecek. Koruma başvurusu, ülkedeki bütün fesleğenlerin tek bir özel şirketin hakkına dönüşmesi ya da bu bitkinin kullanımının genel olarak tekelleşmesi anlamına gelmiyor. Açıklamaya göre koruma kapsamına alınan bir çeşidin ürünü tüketilebiliyor ve tüketim amacıyla dağıtılabiliyor. Hukuki sınırlamalar, özellikle tohum, çelik veya başka çoğaltım materyallerinin çoğaltılması ya da ticari amaçla üretilip satılmasıyla ilgili. Bu tür faaliyetlerin, bitki çeşidi üzerindeki hak ve ilgili yasal koşullar çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor. Ayrıca koruma, rüzgârla başka bir tarlaya taşınan veya başka bir alanda kendiliğinden ortaya çıkan benzer bitkileri otomatik olarak hak sahibinin mülkü haline getirmiyor. Kurum, kamuoyundan bu konudaki bilgileri paylaşmadan önce ilgili kurumlardan doğrulamasını istedi.

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı

Young Professionals for Agricultural Development tarafından düzenlenen yakın tarihli webinarda uzmanlar, Afrika’nın ihmal edilen ve iklime dayanıklı yerli ürünlerinin kârlı gıda sistemlerine dönüştürülmesi için gençlerin sürece katılmasını istedi. “Innovative today, nourish tomorrow” temalı toplantıda tarımsal değer zinciri, yerli Afrika gıda mirası, tarımsal işleme, pazara erişimi, beslenme yeniliği, gıda güvenliği ve geçim kaynaklarının sürdürülebilirliği ele alındı. Pan African Farmers Organisation (PAFO) CEO’su Dr Babafemi Oyewole, Afrika’daki çiftçilerin harekete geçirilmesi ve yerli, yeterince kullanılmayan ürünlerin değer zincirleri için eyleme geçilmesi gerektiğini söyledi. Oyewole, kıtanın olağanüstü tarımsal biyolojik çeşitliliğine rağmen besleyici ve iklime dayanıklı birçok ürünün ihmal edildiğini, gençlerin bu kaynakları rekabetçi, besleyici ve kârlı gıda ürünlerine dönüştürme fırsatı sunduğunu belirtti. Afrika Birliği Kalkınma Ajansı–Yeni Ortaklık için Afrika’nın Kalkınması’ndan (AUDA-NEPAD) Dr Manyewu Mutamba, Kapsamlı Afrika Tarımsal Kalkınma Programı’nın açlık, yetersiz beslenme ve yoksullukla mücadele hedeflerinin yanı sıra Afrika içi ticareti üç katına çıkarmayı ve iklim değişikliğinin gıda güvenliği ile geçim kaynakları üzerindeki tehdidine karşı dayanıklılık oluşturmayı amaçladığını anlattı. FANRPAN’dan Dr Rachel Mkandawire de ülkelerin tarımsal verimlilik, gıda güvenliği ve beslenmeyi kıtasal ve bölgesel çerçevelerle geliştirmeye çalıştığını söyledi. Mkandawire, Güney Afrika’nın araştırma, üretim ve pazar geliştirme düzeyleri farklı yerli ve geleneksel gıdalardan oluşan çeşitli bir portföye sahip olduğunu belirtti. Uzun üretim ve tüketim geçmişi ile mevcut araştırma, işleme ve kapasitesi bulunan sorgumu daha yerleşik örneklerden biri olarak gösterdi. Agro Food Heritage Initiative kurucusu Ezinne Sarah Otisi ise genç çiftçilerin Afrika gıdalarını yetiştirmesi, koruması ve muhafaza etmesi gerektiğini; bu ürünlerin vitamin, protein, lif, mikrobesin, mineral ve antioksidan bakımından zengin olduğunu ifade etti. Meatless Monday girişimiyle ilişkili Enele Zulu-Ndlovu, gıda güvensizliği, fast-food tanıtımı ve kent yaşamındaki kolaylık arayışının sağlıklı gıda tercihlerini zorlaştırdığını söyledi.

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor

Topraktaki organik karbonun kaybı, atmosfere karbondioksit salımının ötesinde tarımsal üretimin fiziksel, suyla ilgili ve biyolojik işleyişini etkileyen bir süreç olarak ele alınıyor. Kaynağa göre karbon; toprak agregatlarının oluşumu ve stabilitesi, suyun sızması ve tutulması, gözeneklilik ile mikrobiyal topluluklara kaynak sağlanması açısından önemli işlevler üstleniyor. Karbonun azalması bu işlevleri zayıflatabiliyor. Organik madde kaybı, toprağın ısı kapasitesi, nemi ve yapısında değişikliklere yol açabiliyor. Özellikle bozunmuş ve kuru topraklarda yüzey sıcaklıkları yükselebilir ve sıcaklık dalgalanmaları artabilir. Ancak kaynak, toprağın yerel sıcaklığındaki değişimlerle küresel ısınmanın birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor. Karbon kaybı karbondioksit salımı yoluyla iklim değişikliğine katkıda bulunabilirken, nem, örtü ve yapıdaki değişiklikler toprağın ısınıp soğuma biçimini etkiliyor. Karbon miktarındaki düşüş; sıkışma, erozyon, yüzey akışı ve su depolama kapasitesinde azalmaya neden olabilir. Tarımsal açıdan bu durum su kullanımında verim kaybı, kuraklık ve şiddetli yağışlara karşı daha yüksek kırılganlık, mikrobiyal yaşam alanlarının bozulması ve besin maddelerini geri dönüştürme kapasitesinin zayıflaması anlamına gelebilir. Etkilerin toprak türü, besin durumu, nem, pH, doku ve yönetim biçimine göre değiştiği belirtiliyor. Kaynak ayrıca toprak mikrobiyomunu ve mikroorganizmalarla bitkiler arasındaki RNA temelli iletişimi araştırılması gereken alanlar arasında gösteriyor.

Hindistan’da Düşük Fiyatlar Erkenci Patates Ekimi Alanını Daraltıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Düşük Fiyatlar Erkenci Patates Ekimi Alanını Daraltıyor

Hindistan’ın ikinci büyük patates üreticisi Batı Bengal’de, düşük ve üreticiler için karşılıksız kalan fiyatlar nedeniyle erkenci patates çeşitlerinin ekim alanı azalıyor. Fiyatlar gelecek ay yükselmezse eyalette 2026-27 sezonunda toplam patates ekim alanının da gerileyebileceği belirtiliyor. Batı Bengal’de 2025-26 sezonunda patates ekim alanı yaklaşık 5 lakh hektardı. Jyoti çeşidinin soğuk hava deposu kapısındaki kamyon yükleme fiyatı kental başına ₹500 seviyesinde bulunuyor ve geçen yılın aynı dönemine göre ₹100 daha düşük. Batı Bengal Soğuk Hava Deposu Derneği yöneticisi Patit Paban De, bu tutarın yalnızca ₹150-170’lik bölümünün çiftçiye kaldığını ve bunun üretim maliyetinin altında olduğunu söyledi. De’ye göre üreticiler yıl boyunca zararına satış yaptı; başta Pukhraj olmak üzere erkenci çeşitlerde ekim alanı ve tohum talebi geriledi. Kolkata’daki toptan Jyoti patatesi fiyatı da kilogram başına ₹11-12 seviyesinde; geçen yıl aynı fiyat ₹15’ti. Fiyat baskısının arkasında yüksek üretim ve depolardaki stok fazlası bulunuyor. Batı Bengal’de 2025-26 sezonunda elverişli hava koşullarının desteklediği verimle yaklaşık 140 lakh ton patates üretildi. Bu miktar son beş yılın en yüksek seviyesi oldu. Soğuk hava depolarına yükleme yaklaşık 80 lakh tona çıkarken normal yükleme 70-72 lakh ton civarında kalıyordu. Depoların toplam kapasitesinin %37-38’inin hâlâ dolu olması, dönem için yüksek bir stok seviyesine işaret ediyor. Batı Bengal Soğuk Hava Deposu Derneği ile Paschim Banga Pragatishil Alu Byabsayee Samiti, fazla patatesin diğer eyaletlere karayoluyla taşınmasını kolaylaştırmak için eyalet hükümetinden sübvansiyon istiyor. Hükümet eylülde demiryolu vagonlarıyla eyaletler arası patates ticareti için kental başına ₹100 sübvansiyon açıklamıştı. Batı Bengal daha önce yılda 20-25 lakh ton fazla patates satıyordu; ancak 2024’te eyaletler arası arzın kısıtlanması sonrasında tüccarlar pazarlarının çoğunu Uttar Pradesh’e kaptırdı. Kısıtlamalar daha sonra kaldırıldı.

Kıbrıs’ta Tarım Örgütleri Kuraklık Desteğinin Artırılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Tarım Örgütleri Kuraklık Desteğinin Artırılmasını İstiyor

Kıbrıs’taki tarım örgütleri, 2025’teki kuraklık ve yüksek sıcaklıkların üretimde yol açtığı sorunlar için Avrupa Birliği kaynaklı 4,6 milyon avroluk desteğin artırılmasını istiyor. Örgütler, bu talep için Cumhurbaşkanı’na 25 Eylül’de gönderdikleri mektuba henüz yanıt alamadıklarını ve bir süre daha bekleyeceklerini açıkladı. Yanıtın Cumhurbaşkanlığı’ndan veya Tarım Bakanı Christos Senekis’ten gelmesi bekleniyor. PEK Genel Sekreteri Hristos Papapetru, mevcut destek planının patates, bağcılık, meyvecilik, açık ve sera yetiştiriciliği ile dağlık ve dezavantajlı bölgelerdeki çiftçileri kapsamadığını söyledi. AB düzenlemesinin, aralarında Kıbrıs’ın da bulunduğu dört ülkenin ihtiyaçlarını kısmen karşılamak üzere 4,6 milyon avro verilmesini öngördüğünü belirten Papapetru, üye ülkeye bu tutarı %200’e kadar artırma imkânı tanındığını ifade etti. Papapetru’ya göre tutarın artırılması, plana yeni ürünlerin eklenmesi anlamına gelmeyecek; mevcut kapsamda yer alan ürünlere dekar başına daha yüksek ödeme yapılacak. Tarım örgütleri ise diğer ürünlerin de destek planına alınmasını ve bunun için AB’den onay istenmesini talep ediyor. AB onayı olmadan tarım sektörüne ödeme yapılamayacağını belirten örgütler, kuraklığın ülke genelindeki üretimi etkilediğini, zarar düzeyinin ürünlere göre değiştiğini savunuyor. Örgütler ayrıca desteğin yalnızca profesyonel üreticilere değil, ek iş olarak üretim yapan ve üretimle çevrenin korunmasına katkı sağlayan çiftçilere de verilmesini istiyor. EKA Genel Sekreteri Panikos Hamba, yeterli önlem alınmaması halinde Kıbrıs’ta gıda fiyatlarının yükselebileceği ve kalitenin düşebileceği uyarısında bulundu. Tarım örgütleri, hükümetin tutumuna göre sonraki adımları değerlendirecek; şu ana kadar herhangi bir önlem kararı alınmadı.

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor

Hindistan’ın gıda ekosistemi, tüketici beklentileri, perakende biçimleri ve tedarik zincirlerindeki değişimlerle dönüşüyor. Ülkede tarımsal üretimde ilerleme sağlanmasına rağmen temel zorluğun, gıdanın kalite, tazelik ve uygun fiyat korunarak çiftliklerden tüketicilere verimli biçimde ulaştırılması olduğu belirtiliyor. Bu süreçte üreticiler, perakendeciler ve tüketiciler arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi öne çıkıyor. Organize perakende, geniş ürün erişiminin yanı sıra tedarik uygulamalarını, kalite standartlarını ve ürün bulunabilirliğini etkileyen önemli bir aracı haline geliyor. Güçlü tedarik ağları ve çiftçilerle daha yakın ilişki, perakendecilerin kaliteyi daha istikrarlı biçimde korumasına ve taze ürün bulunabilirliğini artırmasına yardımcı olabilir. Çiftçiler açısından organize pazarlara erişim, daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşma ve talep hakkında daha fazla görünürlük sağlayabilir. Tüketicilerin tazelik, gıda güvenliği, kalite ve besin değerine artan ilgisi, gıdanın tedarik edilme, işlenme, depolanma ve teslim edilme biçimlerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Çevrimdışı perakende ürün görünürlüğü ve doğrudan etkileşim yoluyla güven oluştururken, çevrimiçi kanallar alışverişi kolaylaştırıyor. Ancak kolaylığın artması, gıda kalitesinin geri plana itilmemesi koşuluna bağlanıyor. Dijital tedarik sistemleri, talep tahmini ve envanter yönetimi arz-talep uyumsuzluklarını azaltabilir. Bozulabilir ürünlerde soğuk zincir, modern depolama ve daha iyi lojistik kaliteyi koruyarak israfı sınırlayabilir. Yazıda ayrıca ragi, jowar, bajra, Khapli buğdayı, ghee, susam ve soğuk preslenmiş hardal yağı gibi geleneksel ürünlerin, çiftçilerin organize pazarlara erişiminin güçlendirilmesiyle daha geniş tüketici kesimlerine ulaştırılabileceği ifade ediliyor.

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı

Güney Afrika’da tarım kuruluşları, Maliye Bakanı Enoch Godongwana’nın 2026 Orta Vadeli Bütçe Politikası Bildirisi kapsamında açıkladığı geçici akaryakıt vergisi indirimini, tarımsal yayım görevlilerine ek finansmanı ve altyapı yatırımlarını memnuniyetle karşıladı. 21 Ekim’de Parlamento’ya sunulan bütçe paketinde, artan üretim maliyetleri ve iklim riskleri karşısında etkili uygulama ile kamu harcamalarında hesap verebilirliğin belirleyici olacağı vurgulandı. Bütçe, Güney Afrika’nın 2026 ekonomik büyüme beklentisini küresel belirsizlik nedeniyle %1,6’dan %1,2’ye indiriyor. Orta Doğu’daki çatışmanın petrol arzı, enerji ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin yanı sıra El Niño’nun üretici maliyetleri ve çıktıları üzerindeki olası etkileri de görünümü zayıflatan unsurlar arasında gösterildi. 2026/27 tarımsal üretim sezonunda olası kuraklığın ürünleri, hayvancılığı ve otlakları tehdit edebileceği belirtildi. Tarım için en hızlı etkiler yaratması beklenen önlem akaryakıt vergisi indirimi oldu. Genel vergi 4 Kasım-1 Aralık 2026 arasında motorinde litre başına 3 R, benzinde 1,50 R azaltılacak. İndirim 1 Aralık’tan 5 Ocak 2027’ye kadar motorinde litre başına 1,50 R, benzinde 1 R seviyesinde sürdürülecek. Üretim sezonunun başlamasıyla traktörler, diğer makineler ve tarımsal ürün taşımacılığı için yakıt ihtiyacının arttığı dönemde alınan kararın, çiftlikten tüketiciye uzanan zincirde maliyet baskısını hafifletmesi bekleniyor. Agbiz CEO’su Theo Boshoff, Güney Afrika tarım ürünlerinin yaklaşık %80’inin karayoluyla taşındığını belirterek indirimin üreticiler, işleyiciler, dağıtıcılar ve perakendeciler üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Ancak TLU SA, desteğin geçici olduğuna ve yıllardır kötüleşen altyapı, verimsiz lojistik ile yükselen işletme maliyetlerini telafi edemeyeceğine dikkat çekti. Ticari çiftçilerin çoğunlukla fiyat alıcısı olduğunu belirten kuruluş, artan yakıt ve taşıma maliyetlerinin tamamının tüketicilere aktarılamadığını bildirdi. Hükümetin ihtiyat rezervi, El Niño gibi risklere yanıt vermek üzere 10 milyar R’ye çıkarıldı; ancak bu tutar yalnızca tarıma ayrılmış değil. Etkilenen çiftçilere sağlanacak desteğin risklerin nasıl değerlendirileceğine ve mevcut kaynakların nasıl tahsis edileceğine bağlı olacağı belirtildi. AgriSA altyapı rehabilitasyonu ile şap hastalığı aşısı alımlarını olumlu karşılarken, kuraklığın daha düşük verim, daha yüksek yem ve sulama maliyetleri ile hayvancılıkta otlak ve su azalmasına yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Gürcistan’da Standart Dışı Elma Alımı İçin Devlet Programı Başlatıldı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Standart Dışı Elma Alımı İçin Devlet Programı Başlatıldı

Gürcistan’da standart dışı elmanın değerlendirilmesini destekleyen devlet programı 13 Ekim’de başlatıldı. Program kapsamında ürünler, Şida Kartli, Kvemo Kartli, Samtshe-Cavaheti, Mtsheta-Mtianeti ve Raça-Leçhumi Kvemo Svaneti bölgelerindeki meyve işleme tesislerince kabul ediliyor. Programda standart dışı elma için kilogram başına 10 tetri devlet sübvansiyonu uygulanıyor. Programa, 18 Aralık 2026’ya kadar meyvecilik alanında çalışan gerçek kişilerden elmayı kilogram başına en az 25 tetri karşılığında satın alan meyve işleme tesisleri katılabiliyor. Teslimatların düzenli yürütülmesi için koordinasyon karargâhı da faaliyet gösteriyor.

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada menşeli bazı tarım ve orman ürünlerine uygulanan %50 gümrük vergilerinin kaldırılması talimatını verdi. Karar, daha önce Kanada’dan yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki ithalata getirilen ve iki ülke arasındaki görüşmelerin ağustosta çökmesinin ardından yürürlüğe giren vergiler kapsamında alındı. Kaynak, düzenlemenin bu ürünlere bağlı ABD tarım şirketlerini destekleyebileceğini belirtiyor ancak sonucu kesinleşmiş bir etki olarak sunmuyor. Beyaz Saray, kontrplak, bazı kâğıt ürünleri, makineler, soğutma ekipmanları ve ambalaj kutularını istisna kapsamına aldı. Maine Senatörü Susan Collins, karar öncesinde Beyaz Saray’ı eyaletteki şirketleri ve çiftçileri etkileyen vergi sorununu çözmeye çağırdı. Collins, istisnanın yaban mersini, patates, elma ve deniz yosunu üreticilerine yardımcı olacağını, birçok üreticinin Kanada’dan gelen ve ABD’de bulunmayan veya yüksek maliyetle ikame edilebilen ekipman ve ambalajlara bağlı olduğunu söyledi.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu
Görsel kaynağı: Maroc Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu

Fas'ta 2026 yılı için kesimlik sığır ithalatına tanınan gümrük muafiyetli 300.000 başlık kontenjana ulaşıldı. Fas Tarım, Denizcilik ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, daha önce ithal edilen sığırlar ile hâlen geçerli muafiyetler kapsamındaki ve ithalatı süren hayvanların toplamının kotayı doldurduğunu açıkladı. İthalatçılar ve sektör profesyonelleri durum hakkında 15 Ekim 2026 tarihli 1484 sayılı duyuruyla bilgilendirildi. Bakanlığın verilerine göre aylık ortalama ithalat yaklaşık 24.000 baş oldu. Bu miktar haziran ve temmuz aylarında 44.000 başın üzerine çıkarken ağustos ve eylülde 17.000 baş düzeyinde kaldı. Operasyonlara 37 ithalatçı şirket katıldı. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası, Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek arz bulunduğu gerekçesiyle Brezilya'dan getirildi. Ekim ayında, coğrafi yakınlık avantajı bulunan Portekiz pazarından ithalatın açılmasıyla başvuru sayısında artış görüldü. Bakanlık, operasyonun ulusal piyasaların kırmızı etle tedarik edilmesini ve ürün bulunabilirliğini güvence altına aldığını, ayrıca ülke genelinde fiyat istikrarına katkı sağladığını bildirdi. Açıklamaya göre son yıllardaki kırmızı et fiyat artışında kuraklık, yerli ve ithal yemlerin azalması ve pahalanması etkili oldu. Bu koşullar, bazı yetiştiricilerin dişi sığırların bir bölümünü kesime göndermesine ve mevcut arzın azalmasına yol açtı. Hükümet, 2026 kapsamında 300.000 baş evcil sığır ithalatında gümrük vergileri ile KDV tahsilatını 31 Aralık 2026'ya kadar askıya almıştı. Operasyon tüm ithalatçılara ve sektör profesyonellerine ön izin şartı olmadan açıldı. Muafiyet başvuruları PORTNET üzerinden alındı, başvurular teslim sırasına göre 24 saatten kısa sürede işlendi ve verilen muafiyetlerin geçerlilik süresi bir ayla sınırlandı.

Fidan: Bölgesel Sorunlarda Diyalog ve Diplomasi Vurgusu
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Fidan: Bölgesel Sorunlarda Diyalog ve Diplomasi Vurgusu

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 23 Ekim 2026'da İstanbul'da, R4 toplantısının ardından Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya'nın katılımıyla sekiz ülkeyi bir araya getiren R4+E3 Dışişleri Bakanları toplantısının düzenlendiğini açıkladı. Fidan, toplantıda Orta Doğu ile Avrupa'nın birbiriyle bağlantılı sorun ve çatışmalarının ele alındığını bildirdi. Fidan'ın aktardığına göre katılımcılar, anlaşmazlıkların bölgesel sahiplenme, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi konusunda mutabık kaldı. Fidan ayrıca, Türkiye'nin iki coğrafya arasındaki merkezi konumuyla bölgesel meselelerin çözümünde sorumluluk almaya devam edeceğini söyledi. Toplantıların ardından yaptığı açıklamada Fidan, İran'a yönelik yeni bir saldırının bölgedeki savaş ve çatışmayı yeniden yaygınlaştıracağı konusunda ülkelerin hemfikir olduğunu belirtti. Katılımcıların Körfez ve Ukrayna'daki savaşların durmasını, ateşkes yapılmasını ve diplomasinin ortak yol olarak benimsenmesini istediğini aktardı. Ukrayna savaşı kapsamında Türkiye'nin Tahıl Girişimi dahil girişimlerini anlattığını söyleyen Fidan, Ukrayna ve Rusya'da bulunan tahılın dünya piyasalarına çıkarılması için ilgili taraflarla teklif ve görüşmeleri sürdürdüklerini kaydetti.

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı

Castilla y León Tarım, Hayvancılık, Kırsal Alan ve Çevre Politikaları Bakanı Joaquín Antonio Pino, bölgesel yönetimin balıkçılığa yönelik desteğinin gelecek hafta bütçede görüleceğini söyledi. Pino, yeni kurumsal yapıda balıkçılığa özel bir hizmet birimi bulunacağını belirterek, tarihsel olarak avcılığın gölgesinde kalan sektörün bütüncül bir yaklaşımla yeniden canlandırılacağını ifade etti. Pino, federasyon, kulüp ve derneklerin taleplerinin hükümet politikalarına aktarılacağını, bu yaklaşımın nehir kesimlerinin temizlenmesi gibi uygulamalarla somutlaşacağını söyledi. Balıkçılığın Castilla y León’da kırsal kalkınma açısından ekonomik ve sosyal önem taşıdığını, birçok bölgeye nüfus çekme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Nehirlerin restore edilmesi ve istilacı türlerin ilerlemesinin engellenmesi gerektiğini kaydeden Pino, bu türlerin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflenmediğini vurguladı. Pino ayrıca merkezi hükümetin yürürlüğe koyduğu bazı yasaların istilacı türlerle mücadeleyi ve yeniden balıklandırma çalışmalarını zorlaştırdığını savundu. Ölümlü ve yakala-bırak balıkçılık arasında çatışma yerine birlikte yaşama olması gerektiğini dile getirdi. Açıklamalar, León kentinde pazar gününe kadar süren Uluslararası Alabalık Haftası ile Destino Pesca Castilla y León etkinliğinin resmi açılışı öncesinde yapıldı. Amatörlere, uzmanlara ve genel kamuya açık etkinlik, León Piskoposluk ve Kutsal Hafta Müzesi ile Plaza Mayor’daki Aula del Río’da düzenleniyor. Etkinlik direktörü Carlos Sánchez, organizasyonun balıkçılık sektörünü bir araya getirdiğini, bölge nehirlerini ve bu faaliyetle bağlantılı sportif ve turistik işleri tanıttığını söyledi. Sánchez, León ilinin İspanya’da alabalık nehirleri bakımından en fazla kilometreye sahip il olduğunu da belirtti.

Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’dan Gürcistan Üzerinden Meyve ve Sebze Rotasını İnceliyor
Görsel kaynağı: 1in.am · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’dan Gürcistan Üzerinden Meyve ve Sebze Rotasını İnceliyor

Rus Demiryolları, Gürcistan üzerinden Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya meyve ve sebze taşınması için yeni bir lojistik güzergâh oluşturma olasılığını inceliyor. Şirket Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihaylov, açıklamayı İstanbul’daki Avrasya Ekonomik Forumu’nda yaptı. Mihaylov, güzergâhın Rus ticaret ağlarının ihtiyaçları doğrultusunda Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridoru kapsamında geliştirileceğini söyledi. Koridorun 2026’da Trans-Hazar yönündeki yük taşımaları %19, batı yönündeki taşımaları %24 arttı. Olası taşımaların başlangıç tarihi, hacmi ve maliyeti açıklanmadı.

Moldova’da Tarım ve Gıda Sektörü İçin 150 Milyon Avroluk Finansman
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Tarım ve Gıda Sektörü İçin 150 Milyon Avroluk Finansman

Avrupa Yatırım Bankası (BEI), Moldova’nın tarım ve gıda sektörünü modernize etmek amacıyla Livada Moldovei II programı kapsamında 150 milyon avro finansman sağlayacak. Kişinev’de imzalanan anlaşma, tarımsal değer zincirinin çiftlikler ve meyve bahçelerinden işleme tesisleri ile dağıtım ağlarına kadar uzanan farklı aşamalarındaki yatırımları kapsıyor. Finansmanın, Moldova’daki üreticilerin ürün kalitesini ve katma değeri artırmasına, Avrupa Birliği pazarlarındaki yeni fırsatlara erişmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Fonlar; üretim, işleme, depolama ve lojistik altyapısının yenilenmesi için çiftçiler ve tarım-gıda işletmeleri tarafından kullanılabilecek. Finansman Avrupa Birliği garantisi taşıyor ve Moldova’nın AB’ye katılım sürecini destekleyen yatırımlar çerçevesinde değerlendiriliyor. Program kapsamında ayrıca yatırımların teşvik edilmesi, istihdam oluşturulması ve üreticilerin Avrupa pazarına erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu, işletmelerin üretim, depolama ve işleme kapasitelerini geliştirmek için uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Yeni aşama, Moldova için 1,9 milyar avroluk Avrupa Birliği Büyüme Planı ile ilişkilendiriliyor. Avrupa Birliği’nin Moldova Büyükelçisi Iwona Piórko’ya göre proje, kırsal kesimdeki çiftçiler, gıda üreticileri ve girişimcilerin modernizasyon ile rekabet gücünü artırmak için finansmana erişimini iyileştirmeyi amaçlıyor. Livada Moldovei II, önceki programın kurumsal yapılarından ve uygulama deneyiminden yararlanacak. İlk program, 2025’e kadar Moldova tarımında 500’den fazla yatırım projesini desteklemişti.

Suriye Tarımı İçin FAO ve Uluslararası Kurumlarla Yatırım ve Gıda Güvenliği Görüşmeleri
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye Tarımı İçin FAO ve Uluslararası Kurumlarla Yatırım ve Gıda Güvenliği Görüşmeleri

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye adına Dünya Gıda Güvenliği Komitesi (CFS) toplantılarına katılan Hayil Reyhan, 23 Ekim'de Roma'da uluslararası kuruluşların temsilcileriyle tarımsal yatırım, sektörün toparlanması ve gıda güvenliği konularında görüşmeler yaptı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Suriye tarım sektöründeki yatırım fırsatları ve örgütün toparlanma sürecine sağlayabileceği teknik destek, yatırım kolaylığı ve sürdürülebilir tarımsal kalkınma projeleri için kaynaklar ele alındı. Hollanda ile tarımsal iş birliğinin geliştirilmesi, uzmanlık paylaşımı ve üretimin güçlendirilmesine yönelik destek alanları değerlendirildi. Dünya Bankası ile ise tarımsal altyapının yeniden inşası, üretim ve değer zincirlerinin geliştirilmesi, çiftçilere finansman ve teknik uzmanlık sağlanması ile kırsal bölgelerdeki geçim kaynaklarının iyileştirilmesi görüşüldü. Görüşmelerde ayrıca Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) mekanizmasının Suriye'de uygulanması gündeme geldi. Bu mekanizmayla gıda güvensizliği düzeylerinin güvenilir verilerle belirlenmesi ve müdahalelerin gerçek ihtiyaçlara göre yönlendirilmesi amaçlanıyor. IPC ekibinin Suriye ziyareti ile önümüzdeki haftalarda düzenlenmesi planlanan çalıştay için hazırlıklar da ele alındı. Faaliyetlerin FAO ve Dünya Gıda Programı (WFP) desteği ve finansmanıyla yürütülmesi planlanıyor.

Danimarka’da Vizon Yetiştiriciliği Ağustos 2029’dan İtibaren Yasaklanacak
Görsel kaynağı: Il Post · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Vizon Yetiştiriciliği Ağustos 2029’dan İtibaren Yasaklanacak

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Danimarka hükümeti, Avrupa Birliği düzenlemesine uyum kapsamında vizon yetiştiriciliğinin Ağustos 2029’dan itibaren ülkede yapılamayacağını açıkladı. Hükümet, kısa süre öncesine kadar talep etmeyi planladığı istisnadan da vazgeçti. Vizonlar, giysi üretiminde kullanılan kürkleri için yetiştiriliyor. Avrupa Birliği geçen yıl Amerikan vizonunu (Neogale vison) istilacı türler listesine aldı ve istisna verilmediği sürece bu hayvanların yetiştirilmesini yasakladı. Mevcut çiftliklerin kapanması için iki yıllık geçiş dönemi öngörülüyor. Amerikan vizonlarının geçen yüzyılda kürk üretimi amacıyla Avrupa’ya getirildiği ve hızla yayıldığı belirtildi. Danimarka’da geçmişte dünyanın başlıca vizon kürkü üreticilerinden olan sektörün önemi, son yıllarda talep düşüşü, daha sıkı düzenlemeler ve vizon popülasyonundaki koronavirüs varyantı salgını nedeniyle azaldı. Salgın sırasında yaklaşık 15 milyon hayvan itlaf edildi. Ülkede şu anda yaklaşık 15 bin vizon, yedi farklı çiftlikte yetiştiriliyor. Danimarka Doğa ve Hayvan Refahı Bakanı Christian Rabjerg Madsen, hayvan refahının sektör çıkarlarının önüne geçtiğini ve sektörün küçülmesi nedeniyle istisna alınmasının düşük olasılık olduğunu söyledi.

Ukrayna’da Kışlık Tahıl Ekimi Hedefin %75,4’üne Ulaştı
Görsel kaynağı: Interfax-Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Kışlık Tahıl Ekimi Hedefin %75,4’üne Ulaştı

Ukrayna’da çiftçiler, 21 Ekim itibarıyla 3,9279 milyon hektar kışlık tahıl ekimi yaptı. Tarım ve Gıda Politikası Bakanlığının bildirdiği bu alan, sezon için öngörülen toplam alanın %75,4’üne karşılık geliyor. Kışlık buğday ve tritikale ekimi 3,5134 milyon hektara ulaşarak hedefin %77,4’ünü oluştururken, arpa 343.800, çavdar 70.700 hektar oldu. Tahıl ekim alanı son haftada 536.800 hektar arttı; bu artış önceki iki haftadaki 870.900 ve 925.700 hektarlık artışların altında kaldı. Toplam alan geçen yılın aynı tarihine göre %3,3 yüksek gerçekleşti. Kışlık kolza ekimi ise 1,1207 milyon hektarla öngörülen alanın %101,4’üne ulaştı ve geçen yıla göre %8,8 arttı.

Fransa’da Orman Yangınları Tarımsal İşletmeleri Aksattı
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

Fransa’da Orman Yangınları Tarımsal İşletmeleri Aksattı

Fransa’da 2026 yazında yaşanan geniş kapsamlı orman yangınlarında büyük ekili alanların çok azı yok oldu. Gironde ve Landes bölgelerinde “canavar” olarak nitelenen yangınların ortasında tarım parselleri, yangınların ilerlemesini sınırlayan şeritler olarak rol oynadı. Buna karşılık yangınlar ve bunların yönetimi, çok sayıda tarımsal işletmenin faaliyetlerini ciddi biçimde aksattı. Kaynak, yangınların işletmeler üzerindeki bu düzensizleştirici etkisinin, ekili alanlardaki doğrudan yıkımdan daha belirgin olduğunu aktarıyor.

Irak'ta İthal Mahsul ve Ürünler İçin Sınır Denetimi
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber

Irak'ta İthal Mahsul ve Ürünler İçin Sınır Denetimi

Irak Tarım Bakanlığı, ithal mahsul ve ürünlerin yürürlükteki düzenleme ve talimatlara tabi olduğunu açıkladı. Ürünler, sınır kapılarında veteriner karantina birimleri tarafından güvenlik ve sağlık açısından inceleniyor. Bakanlık, uygulamanın gıda güvenliğini ve vatandaşların sağlığını korumayı amaçladığını bildirdi. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, denetimlerin bakanlığın stratejik planı ve merkezi hükümetin yaklaşımı kapsamında yürütüldüğünü belirtti. Tarım girişimlerinin uygulanmasının ise Maliye Bakanlığı ile koordinasyon içinde mevcut mali tahsisatlara bağlı olduğu, gerekli ödenek sağlandığında yararlanıcılara desteğin sürdürüleceği kaydedildi.