ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 15

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Yolu Açılıyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Yolu Açılıyor

Polonya Sejm’i, belirli kuş türlerinin tarım ve balıkçılık işletmelerinde yol açtığı zararlar için Devlet Hazinesi’nin sorumluluğunu genişletmeyi amaçlayan yasa tasarısını kabul etti. Tasarı 438 milletvekilinin desteğini alırken karşı oy çıkmadı, iki milletvekili çekimser kaldı. Ancak düzenleme henüz yürürlüğe girmedi; 16 Ekim 2026 itibarıyla Senato’daki yasama süreci devam ediyor. Yeni kuralların turna ve yaban kazlarının yanı sıra kuğuları, kargagilleri, karabatakları ve balıkçılık işletmelerinde zarara yol açan balıkçılları kapsaması öngörülüyor. Düzenleme, tarımsal ürünler ve tarla ürünlerindeki zararlarla balıkçılık işletmelerindeki kayıpları ayrı şekilde ele alacak. Tazminat hakkı kuşun türüne ve zararın niteliğine bağlı olacak; kuşların tarlada bulunması tek başına ödeme yapılması için yeterli sayılmayacak. Tasarıdaki sisteme göre tazminat işlemlerinden Kırsal Kalkınmayı Destekleme Ulusal Merkezi (KOWR) sorumlu olacak. KOWR’nin ilgili bölge müdürü zararları değerlendirecek, tazminat tutarını belirleyecek ve ödemeyi yapacak. Zararların belgelenmesi ve doğrulanması sürecine tarımsal danışmanlık merkezleri ile tarım odalarının temsilcileri de katılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Senato sürecinin tamamlanması, Cumhurbaşkanı’nın imzası ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Yasa yayımlandıktan 30 gün sonra yürürlüğe girecek, ancak yayımlanma tarihi bilinmediği için kesin tarih henüz açıklanamıyor. Çiftçiler şu aşamada yeni kurallara göre başvuru yapamıyor; başvuru yöntemi, gerekli belgeler ve süreler de ayrıca netleştirilecek. Yürürlükten önce oluşan zararların otomatik olarak tazminat kapsamına gireceği de söylenemiyor.

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi

Al Jazeera tarafından aktarılan Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre Türkiye'de kişi başına yıllık gıda israfı 163 kilogram olarak veriliyor. Haberde Romanya'nın 130 kilogramlık düzeyinin üzerinde gösterilen Türkiye, Avrupa karşılaştırmasında Portekiz ve İsviçre'nin ardından yer alıyor. Kaynak, ülkelerin kişi başına verileri için referans yılı belirtmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği ve servis edilen her beş porsiyondan yaklaşık birinin çöpe gittiği belirtiliyor. Üretilen gıdaların yaklaşık %13'ü ise mağazalara ulaşmadan, hasat sonrasındaki depolama, taşıma veya işleme aşamalarında kaybediliyor. En büyük kayıpların meyve ve sebzelerde görüldüğü, mağazalara ulaşmadan kaybedilen gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doları aştığı aktarılıyor. Gıda israfının en büyük bölümünden haneler sorumlu tutuluyor. Hanelerin payı %60 olurken restoranlar ve diğer gıda hizmetleri %28, mağazalar ise %12 pay alıyor. Kişi başına küresel ortalama yıllık israf yaklaşık 132 kilogram. Daha sıcak iklimli ülkelerde taze ürün tüketiminin daha yüksek ve soğutmaya erişimin daha sınırlı olması nedeniyle hanelerdeki israfın genellikle arttığı ifade ediliyor. Maldivler'de kişi başına israf yaklaşık 260 kilogramla en yüksek düzeyde; Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus'ta ise 210 kilogramın üzerinde olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, gıda israfının küresel ekonomiye yıllık maliyetini bir trilyon doların üzerinde hesaplıyor. Tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar tarım alanı kullanılıyor; bu alanın dünya tarım alanlarının %28'ine denk geldiği ve Kanada'nın yüzölçümünden büyük olduğu aktarılıyor. Gıda kaybı ve israfının, çöplüklerdeki gıdaların ayrışması sırasında açığa çıkan metan da dahil olmak üzere küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğu belirtiliyor.

Mısır’da Buğdayda Kendine Yeterlilik %52’ye Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Buğdayda Kendine Yeterlilik %52’ye Çıktı

Mısır Tarım Bakanlığı yetkilisi Muhammed Halil Şatta, buğdayda kendine yeterlilik oranının yaklaşık %43’ten %52’ye yükseldiğini açıkladı. Şatta, buğday ekim alanının son 10 yılda yaklaşık 900 bin feddan arttığını ve ortalama üretimin yaklaşık 3,2 milyon ton yükseldiğini belirtti. Açıklama, Mısır’ın stratejik ürünlerde üretimi ve kendine yeterliliği artırma çabaları kapsamında yapıldı. Şatta’ya göre buğday ekim alanı önceki tarım sezonunda yaklaşık 3,7 milyon feddana ulaştı. Devlet, 2025-2026 tarım sezonunda bu alanı yaklaşık 3,8 milyon feddana çıkarmayı hedefliyor. Verimliliği artırmak için dikey genişleme ve Mısır 4, Mısır 5, Sakha 95 ile Giza 171 gibi yüksek verimli çeşitlerin yanı sıra makarna üretiminde kullanılan makarnalık çeşitlerin ekilmesi planlanıyor. Önceki tarım sezonunda yaklaşık 5 milyon ton buğday teslim edildiği bildirildi. Şatta, Mısır’da sofralık yumurtada kendine yeterlilik oranının %100, beyaz kanatlılarda yaklaşık %98 ve balık üretiminde %93,5 olduğunu söyledi. Kırmızı ette oran yaklaşık %60 seviyesinde bulunurken üretimin 600 bin tona ulaştığı belirtildi. Sebze ve meyve ihracatının ise yıllık yaklaşık 9,5 milyon ton ve yaklaşık 11,5 milyar dolar değerinde olduğu açıklandı. Buna karşın buğday, mısır ve yağ bitkileri gibi bazı stratejik ürünlerde açık bulunduğu ifade edildi. Şatta, özellikle buğday ithalatının sınırlı su kaynaklarıyla da bağlantılı olduğunu, ithal tarım ürünlerinin üretiminde kullanılan suyun “sanal su” olarak ülkeye taşınması anlamına geldiğini belirtti. Stratejik ürünlerdeki kendine yeterlilik oranlarının ise yıldan yıla iyileştiğini kaydetti.

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü
Görsel kaynağı: SDK.mk · Özgün haber
Veri haberi

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü

Kuzey Makedonya’nın Strumitsa kentinde düzenlenen agrofuarda Milena Angelova, Valentina Dukova, Ljiljana Shishkova ve Lejla Rajkova yılın kadın çiftçileri ilan edildi. Ödüller, fuarı düzenleyen Proagrofarmeri derneği tarafından, üretimlerini sergileyen çiftçilere verildi. Dört kadın sebze ve meyve yetiştiriciliği, ürün işleme, bağcılık ve arıcılık alanlarında faaliyet gösteriyor. Proagrofarmeri, kadın çiftçilere tarım ekipmanı vererek kırsalda kalmaları ve çalışmalarını sürdürmeleri için destek sağladı. Pali Kura’dan Milena Angelova, ailesiyle yaklaşık 10 dekarlık alanda sebze yetiştiriyor; bu ürünlerden ajvar, lutenitsa, malidzano ve ketçap hazırlıyor. Ailesiyle birlikte üretimi tohumdan işlenmiş ürüne kadar yürüttüğünü belirten Angelova, bu yıl 2.000 kavanoz ev yapımı işlenmiş ürün ürettiklerini söyledi. Angelova, satış için Gıda ve Veterinerlik Ajansı’na kayıtlı. Podles’ten Valentina Dukova’nın ailesi, ekolojik açıdan temiz kabul edilen Klepa Dağı’ndaki arılıkta yaklaşık 200 arı ailesi bulunduruyor. Dukova, bal ve polen inhalasyonu sunan bir apiterapi odası açtı. Açılıştan sonraki üç aydan kısa sürede bu alanı ülkeden ve yurt dışından yaklaşık 300 kişi ziyaret etti. Valandovo’dan Lejla Rajkova ise meyvecilikteki altıncı yılında 30’dan fazla çeşit reçel, marmelat, meyve suyu ve likör üretiyor. Negotino bölgesinden Ljiljana Shishkova, eşiyle birlikte yaklaşık 80 arı ailesi yetiştiriyor ve “medodjun” adlı yenilikçi ürünüyle Kadın Çiftçi ödülünü aldı. Tarım Bakanı Borçe Serafimovski, kadın çiftçileri kayıt olmaya ve tarım işletmelerinin sahibi olmaya çağırdı. Serafimovski’nin açıklamasına göre 115’inci tedbir kapsamında kadın çiftçiler için 360.000 denara kadar destek başvurusu açık bulunuyor. Bakanlık sicilinde 29.971 kadın tarım işletmesi sahibi kayıtlı; bunların 3.918’i 40 yaşından küçük.

Süt Ürünleri Fiyatlarında Yükseliş İşaretleri
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Süt Ürünleri Fiyatlarında Yükseliş İşaretleri

Global Dairy Trade'nin 13 Ekim'deki puls açık artırmasında süt yağı, tereyağı ve süt tozu fiyatları yükseldi. Süt yağı ton başına 5.076 avro, tereyağı 4.333 avro, yağsız süt tozu 3.474 avro ve tam yağlı süt tozu 3.305 avro olarak kaydedildi. Bu gelişme, 6 Ekim'deki olağan açık artırmada toplam fiyat endeksinin %1,2 yükselmesinin ardından geldi. Önceki artışta özellikle yağsız süt tozu etkili olurken, ürünün fiyat endeksi %4,3 arttı.

Bangkok’ta Çiftçi Protestosuna Konteynerli Polis Önlemi
Görsel kaynağı: Khaosod English · Özgün haber

Bangkok’ta Çiftçi Protestosuna Konteynerli Polis Önlemi

Bangkok polisi, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları’nı protesto etmek için yürüyen çiftçiler ve taban aktivistlerinin Queen Sirikit Ulusal Kongre Merkezi’ne ulaşmasını engellemek amacıyla bölgedeki yollara konteynerler yerleştirdi. Tayland Yoksullar Meclisi ile uluslararası köylü hareketi La Via Campesina üyeleri, cuma günü Lumpini Parkı’nın 1 numaralı kapısında toplandıktan sonra Sukhumvit Yolu ve Asok kavşağına doğru yürüdü. Metropolitan Polis Bürosu, toplantıların yapıldığı Ratchadaphisek Yolu’nun iki tarafına konteyner koydu. Bangkok’taki gösteri, La Via Campesina üyelerinin 60’tan fazla ülkede düzenlediği koordineli eylemin parçasıydı. Eylemciler, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu başta olmak üzere küresel finans kuruluşlarına yönelik altı talep dile getirirken, bu kurumların demokrasiyi ve gıda egemenliğini zayıflattığını savundu. Toplantılar Bangkok’ta 12-18 Ekim 2026’da gerçekleştiriliyor.

Yeni Zelanda’da 50 Bin Hektarlık Koyun Projesine Fon Desteği
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da 50 Bin Hektarlık Koyun Projesine Fon Desteği

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yeni Zelanda’nın Otago ve Canterbury bölgelerindeki koyun yetiştiriciliği alanlarında 50.000 hektarı yeniden canlandırmayı amaçlayan proje, Regenerative Fund for Nature’dan destek aldı. The Whole Story Savory Hub liderliğindeki çalışma, Güney Adası’ndaki koyun yetiştiricilerinin toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik, su işlevi ve iklim dayanıklılığını geliştirmeye yönelik bütünsel otlatma yönetimini benimsemesini hedefliyor. Projede, Ekolojik Sonuç Doğrulaması (EOV) adı verilen bilim temelli izleme çerçevesi kullanılacak. EOV ile toprak işlevi, biyolojik çeşitlilik ve peyzaj dayanıklılığı dahil ekosistem sağlığındaki değişimler takip edilecek; toplanan veriler çiftçilerin yönetim kararlarının etkisini ölçmesine ve çevresel iyileşmeleri göstermesine yardımcı olacak. İzleme sonuçlarının, çevresel iyileşme gösteren çiftçilerle ticari yün alıcılarını buluşturan Land to Market aracılığıyla doğrulanmış rejeneratif yünün küresel pazarlara ulaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. The Whole Story Savory Hub, projeye katılmaları için Güney Adası’ndaki son birkaç koyun yetiştiricisini arıyor. Fon, 2021’de Conservation International ve Kering tarafından kuruldu ve Conservation International tarafından yönetiliyor.

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor

İspanya, avokado ve mangoda Avrupa’nın başlıca yakın tedarikçisi olma hedefini büyüyen üretim tabanı ve kısa teslim süresi avantajıyla güçlendirmeye çalışıyor. İspanya Avokado ve Mango Sektörlerarası Örgütü (Intertropic) Başkanı Juan Antonio Reyes Gutiérrez, sektörün düzenli büyümesi, menşe tanıtımı ve sürdürülebilirliğin öncelikler arasında olduğunu söyledi. İspanya, Avrupa Birliği’nin başlıca avokado ve mango üreticisi konumunda bulunuyor. Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı’nın (MAPA) ESYRCE araştırmasına göre ülkede avokado üretimine ayrılan alan 24.758, mango alanı ise 6.148 hektar. Üretim ağırlıkla Endülüs’te, özellikle Málaga ve Granada’da, ayrıca Kanarya Adaları’nda yoğunlaşıyor. Avokadoda üretim haritası yeni bölgelere yayılırken Valensiya Topluluğu’ndaki alanın yaklaşık 5.000 hektara ulaştığı ve büyümeyi sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Mango üretimi ise iklim gereksinimleri nedeniyle Málaga’daki Axarquía ile Granada’daki Costa Tropical’da daha yoğun kalıyor. Intertropic, İspanya’nın Fas, Kolombiya ve İsrail avokadosu ile Brezilya mangosuna karşı yakınlık ve tazelik üzerinden rekabet edebileceğini savunuyor. Juan Antonio Reyes Gutiérrez’e göre İspanyol mangosu, daha ileri olgunlukta hasat edilerek Avrupa raflarına yaklaşık 72–96 saatte ulaşabiliyor. Intertropic Genel Müdürü Antonio Carpintero da avokadoda uygun fizyolojik hasat zamanının doğal yağların gelişmesini, tüketicinin aradığı doku ve kremamsılığın oluşmasını sağladığını belirtti. Denizaşırı ithalatın ise birkaç haftalık deniz taşımacılığı gerektirebildiği aktarıldı. Tüketim tarafında İspanya’da hanelerin %80’den fazlası yılda en az bir kez avokado satın alıyor ve kişi başına ev içi tüketim 2,03 kilogram olarak ölçülüyor. Mango hanelerde %50’nin üzerinde penetrasyona ve kişi başına 0,80 kilogram tüketime ulaştı. Toplam taze meyve tüketimi 2016’dan bu yana yaklaşık %30 gerilerken subtropikal meyve tüketiminin 2008’den bu yana yaklaşık %20 arttığı bildirildi. Sektör bu nedenle tüketicinin yalnızca ürünü değil, Avrupa menşeini de ayırt etmesini hedefliyor. Bu amaçla Intertropic’in yürüttüğü “Aguacate y Mango de Europa: Frutas con Corazón” kampanyası 2026–2028 döneminde İspanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ta uygulanacak. Bütçesi 9 milyon avronun üzerinde olan kampanyanın yaklaşık %75’i Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor ve üç yılda tüketicilere 380 milyondan fazla etkili erişim hedefleniyor. Sektörün büyümesi önündeki başlıca koşul ise su kaynaklarının sürekliliği. Son yağışlar durumu kuraklığın en ağır dönemlerine göre iyileştirse de Intertropic, rezervlerdeki geçici toparlanmanın yapısal sorunu çözmediğini belirterek arıtılmış ve tuzdan arındırılmış suyun yanı sıra su iletim hatlarının ve yağmur suyu depolamasının geliştirilmesini savunuyor. Mevcut mango sezonu başlangıçta öngörülenden düşük hacimde ilerliyor; kalite ise mükemmel olarak değerlendiriliyor. Keitt çeşidinin hasadıyla sezonun ekim sonu veya kasım başına kadar sürmesi bekleniyor. Sektör, birkaç haftalık hasat döneminde ürün yoğunluğunun piyasayı zorlamaması için talebin artırılmasını istiyor.

Şili’de Örtü Altı Meyvecilik İçin Sürdürülebilirlik Gündemi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Örtü Altı Meyvecilik İçin Sürdürülebilirlik Gündemi

Şili’de örtü altında meyve üretimi üzerine çalışan Richard Bastías, bu üretim sisteminin iklim değişikliğine uyum sağlama işlevini koruduğunu, ancak yeni sürdürülebilirlik hedefleriyle birlikte yeniden ele alınması gerektiğini belirtiyor. Bastías’ın yıllara dayanan araştırma deneyimi, sistemin karşılaşacağı zorluklara ilişkin değerlendirmesinin temelini oluşturuyor. Bastías’a göre öncelikler arasında örtü altı üretiminin iklim değişikliğini azaltmaya katkı sunması, çiftçiler arasındaki kurulum teknolojisi farkının daraltılması ve plastiğe alternatif çözümler geliştirilmesi bulunuyor. Bu yaklaşımı, üretim sisteminin yalnızca uyum sağlamasını değil, küresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkıda bulunmasını amaçlayan yeni bir bilimsel gündem olarak nitelendiriyor. Akademi ve kamu sektörü de Şili meyveciliğinin teknolojik gelişimi, çevresel sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü destekleme bağlılığını yineliyor.

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölümlerinde şiddetli kuraklık ilan ederek hanehalkı su tedarikini korumaya yönelik yeni önlemleri devreye aldı. Hükümet, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’nin nisan-eylül dönemini 100 yılı aşkın sürenin en kurak dönemi olarak geçirdiğini ve rezervuar seviyelerinin tehlikeli ölçüde düştüğünü bildirdi. Bakanlar, su şirketlerinden izlemeyi artırmalarını ve tedarik kesintilerini önlemek için ek adımlar atmalarını istedi. Önlemler, rezervuar ve nehir seviyelerinin günlük kontrolü ile su kalitesinin daha sıkı izlenmesini kapsıyor. Çevre Ajansı da doğal kaynaklardan su alan işletmelerin izin verilen limitleri aşmadığını denetleyecek. Su kaynaklarındaki düşüş Ardingly ve Wimbleball rezervuarlarında da görülüyor. West Sussex’teki Ardingly %19 kapasitede ve yaklaşık 95.000 mülke hizmet veriyor. Somerset’teki Wimbleball ise %16 dolulukta bulunuyor ve yaklaşık 300.000 müşteriye su sağlıyor; Çevre Ajansı bu dönemde rezervuarların %75 kapasitede olmasını bekliyor. Şiddetli kuraklık, Çevre Ajansı’na göre ilan edilebilecek en yüksek kuraklık seviyesi. Yerel Direnç Forumları, koşulların kötüleşmesi halinde desteğin hızla koordine edilmesi için devreye alınırken hükümet, hanehalkı su tedarikinin şimdilik kesintisiz süreceğini açıkladı. Yetkililer, su şirketlerinin planlarını uygulamasını ve herkesin daha az su kullanmasını istiyor.

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 15 Perşembe günü işlem hacmi düşük kaldı. Az sayıda işlem yapılırken fiyatlarda önemli bir değişiklik görülmedi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, doların güçlü değer kazanmasının Chicago Ticaret Borsası’ndaki sert düşüşü telafi ettiğini ve fiziksel piyasa kotasyonlarında yapısal değişiklik oluşmasını önlediğini belirtti. Limanlarda göstergeler nominal kaldı; ezmecilerin alım teklifleri satıcıların taleplerinin altında kaldığı için işlemler tıkandı. Üreticilerin ekim çalışmalarına yoğunlaşması da piyasanın yavaş seyretmesine katkıda bulundu. İç piyasada Passo Fundo, Santa Rosa, Rondonópolis ve Dourados fiyatları değişmedi. Cascavel’de soya çuvalı 144,50 realden 145,00 reale yükselirken Rio Verde’de 140,00 realden 139,00 reale geriledi. Limanlarda Paranaguá’da fiyat 155,50 realden 156,00 reale çıktı, Rio Grande’de ise 156,50 realde kaldı. Chicago’daki soya vadeli kontratları art arda dördüncü kayıp seansını yaşadı. ABD hasadının ilerlemesi ve ABD’de eylül ayındaki soya ezmesinin zayıf kalması, fiyatları yedi haftanın en düşük seviyelerine taşıdı. Piyasanın temel görünümünde ABD’de rekor olması beklenen hasat ile Brezilya’da geniş üretim beklentisinin oluşturduğu arz artışı öne çıktı. Brezilya Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2026/27 sezonunda ülkenin soya üretimini 181,616 milyon ton olarak öngördü. Bu, önceki sezona göre %0,7 artış anlamına geliyor. Ekim alanının da %1,4 artarak 49,3 milyon hektara ulaşması bekleniyor. Kuzey Amerika Yağlı Tohum İşleyicileri Birliği (Nopa), ABD’de eylül ayı soya ezmesini 196,3 milyon bushel olarak açıkladı. Bu miktar, ağustostaki 205,456 milyon bushelin ve 203,74 milyon bushel olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Reuters’a konuşan üç ticaret kaynağı ise Çin’in devlet alıcılarının ABD’den 10 ila 13 soya yükü aldığını bildirdi; bu haftaki alımların toplamı 18 ila 23 yüke ulaştı.

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor

İşgal altındaki Batı Şeria’da Sinjil sakinleri, İsrail ordusunun Route 60 boyunca inşa ettiği çitin tarım arazilerine ve komşu bölgelere erişimi kısıtladığını söylüyor. Beş metre yüksekliğinde ve dikenli tellerle çevrili metal çit, kasabaya giriş çıkış için yalnızca denetimli bir rota bıraktı. İsrail ise uygulamanın otoyoldaki yerleşimcilere yönelik saldırıları önlemeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail makamları çit için Şubat 2024’te yaklaşık 30 dönüm, aynı yılın ağustos ayında da 15 dönüm Filistin mülkiyetindeki araziyi tahsis etti. Eylül ayında arazide çalışma başlarken 200’den fazla ağaç söküldü; bunların 135’inin zeytin ağacı olduğu belirtildi. Sinjil Belediye Başkanı Moataz Tawafsha, yaklaşık 100 ailenin topraklarından koparıldığını ve bu nedenle geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi. Kasabada ekonomik sıkıntının arttığını belirten Tawafsha, İsrail’de işçi olarak çalışan bazı kişilerin son üç yıldır çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle işlerine gidemediğini aktardı. Sinjil çevresindeki baskının yalnızca çitle sınırlı olmadığı belirtildi. Nisan 2025’te kasabanın güneyinde özel mülkiyetteki Filistin arazisinde yeni bir yerleşimci karakolunun ortaya çıkmasının ardından bir dizi baskın yaşandı. Birleşmiş Milletler, dört evin yakıldığını, hayvanların çalınıp öldürüldüğünü ve bölge sakinlerine saldırıldığını belgeledi; en az 35 kişinin yaralandığı bildirildi. 11 Temmuz 2025’te ise Sinjil ve komşu Al-Mazra’a ash-Sharqiya çevresinde arazilerinde çalışan çiftçilere yönelik yerleşimci saldırısında iki Filistinli erkek öldürüldü. Ramallah’ın doğusundaki yaklaşık 5 bin nüfuslu Deir Jarir’de de zeytin ağaçlarının yakıldığı veya kesildiği, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve hayvanların hedef alındığı aktarıldı. Belediye meclisi üyesi Adel, saldırılar ve hareket kısıtlamalarının köyün tarım ekonomisini zayıflattığını, daha önce yerel üretimin temel unsurlarından olan zeytinyağının artık başka yerlerden getirildiğini söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle çocukların haftada yalnızca üç gün okula gidebildiği, Ramallah’a gidenlerin ise kontrol noktaları nedeniyle saatlerce trafikte kaldığı belirtildi. Temmuz 2026’da Deir Jarir’de yerleşimciler ve İsrail güçlerinin dahil olduğu bir baskında belediye meclisi üyesi Odeh Abdul Rahim Odeh Farakhneh ile Ahmad Adel Abu Mukho öldürüldü. OCHA’ya göre İsrail güçleri, yerleşimcilerin koyunları ele geçirmeye çalışmasının ardından toplanan kalabalık sırasında iki kişiyi vurdu. İsrail ordusu ise askerlerin saldırıya uğramalarının ardından ateş açtığını söyledi; bölge sakinleri güçleri yerleşimcileri korumakla suçladı. Adel, köy ve çevresinde yerleşimci faaliyetleriyle bağlantılı olaylarda yedi kişinin öldürüldüğünü ve saldırıları bildiren bir çiftçinin gece boyunca gözaltında tutulduğunu aktardı.

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı

Mısır Milletvekili Necla el-Asili, hükümet verilerine dayanarak ülkedeki büyükbaş hayvan sayısının 2014’te yaklaşık 5,5 milyon baştan 8,6 milyon başa yükseldiğini açıkladı. El-Asili, yerli et üretiminin de 2025’te yaklaşık 600 bin tona ulaştığını belirterek bu göstergelerin hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarla bağlantılı olduğunu söyledi. El-Asili’ye göre hayvan varlığı ve yerli üretimdeki artış, önümüzdeki dönemde et fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca hayvan sayısının yükselmesine bağlı değil. Piyasalardaki fiili arzın artması, yetiştirme ve üretim maliyetlerinin gerilemesi ile dağıtım ve ticaret sisteminin iyileştirilmesi gerekiyor. Milletvekili; yem maliyetlerinin azaltılması, yetiştiricilere daha fazla kolaylık sağlanması, devlet satış noktalarında uygun fiyatlı et sunulması ve piyasa denetimlerinin sıkılaştırılması çağrısı yaptı. Ulusal buzağı projesi ile uygun koşullu finansman programlarının, özellikle küçük yetiştiriciler ve genç mezunlar için üretimi destekleyebileceğini ifade etti. Ayrıca tarım ve gıda tedarikinden sorumlu kurumlar arasında koordinasyon kurulmasını istedi.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz’de artan güvenlik riskleri Bulgaristan’ın balıkçılık sektörünü olumsuz etkilerken, sektör temsilcileri mücbir sebep koşulları nedeniyle de minimis kapsamında devlet yardımı talep edeceklerini açıkladı. Açıklama, Varna’da toplanan Karadeniz Danışma Konseyi toplantısı sırasında BG Fish Derneği İcra Direktörü Yordan Gospodinov tarafından yapıldı. Gospodinov, büyük balıkçı teknelerinin önemli bölümünün denize açılmakta isteksiz olduğunu, bazı mürettebatların hiç sefere çıkmak istemediğini, bazılarının ise faaliyetlerini kıyıya yakın avcılıkla sınırladığını söyledi. Bulgaristan’ın balıkçılık filosu 1.740 tekneden oluşuyor; bunların 100’ü 12 deniz milinin dışındaki ekonomik münhasır bölgede faaliyet gösteren büyük teknelerden oluşuyor. Bu bölgenin mayınlar veya denize düşmüş patlayıcı yüklü dronlar nedeniyle riskli hale geldiği belirtildi. Gospodinov, şimdiye kadar Bulgar balıkçı teknelerini ilgilendiren bir olay yaşanmadığını, ancak mürettebatların sudaki şüpheli nesneleri yetkililere bildirdiğini aktardı. İşleme tesisi işleten en büyük balıkçılık şirketlerinin avları ise Çarşamba itibarıyla geçen yılki seviyenin %50’sine geriledi. Gospodinov, miktardaki düşüşün balık fiyatlarını artıracağını ve Karadeniz balığının daha kıt ve pahalı hale geleceğini söyledi. Romanya’da da balıkçıların denize açılmamayı tercih ettiği ve teknelerin limanlarda kaldığı bildirildi. Gospodinov, her iki ülkede küçük teknelerin de durumdan endişe duyduğunu belirterek Bulgaristan ve Romanya makamlarına sektöre destek çağrısı yapan bir başvurunun hazırlandığını söyledi. De minimis düzenlemesinin mücbir sebep durumlarında devlet yardımı sağladığını ve mevcut koşulların bu kapsama girdiğini savundu.

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Galler’de çiftçilere, Sürdürülebilir Çiftçilik Programı’nın (SFS) Evrensel Katmanı ile Temel Ödeme Programı (BPS) kapsamındaki taleplerinin %80’i için avans ödeme yapıldı. Galler hükümeti, bu yıl avans oranını %70’ten %80’e çıkardı. Son verilere göre SFS Evrensel Katmanı kapsamındaki çiftliklerin %90’ı, BPS kapsamındaki çiftliklerin ise %94’ü avans ödemelerini aldı. Tam ve kalan ödemeler, talepler tamamen kontrol edildikten sonra yapılacak. Hükümet, en karmaşık talepler dışında ödemelerin 2027 Mart sonundan önce tamamlanmasını bekliyor. SFS Evrensel Katmanı kapsamında ödeme bekleyen çiftçilerin kalan bakiyeyi alabilmesi için RPW Online üzerinden SFS Evrensel Panosu’nu güncellemesi gerekiyor. Ödemeler, başvurular incelenip onaylandıkça sürdürülecek. Galler hükümeti, avans oranındaki artışın çiftlik işletmeleri üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçladığını belirtti. NFU Cymru ise uzun süren kuraklık ve aşırı sıcakların tarla bitkileri verimini düşürdüğünü, sınırlı ot büyümesinin de hayvancılık işletmelerini ek yem tedarik etmeye zorladığını bildirdi. Hükümet ayrıca gübre şerbeti yayma dönemini geçici olarak uzattı, bazı ürün ve habitat yönetimi şartlarında istisnalar getirdi ve sondaj kuyuları ile su toplama ekipmanları için sermaye hibeleri sundu.

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) son gıda atığı raporuna göre dünya 2022’de 1,05 milyar ton gıdayı çöpe attı. Bu miktar, tüketicilere sunulan gıdanın %19’una karşılık geldi. İsrafın 631 milyon tonu, yani %60’ı, hanelerden kaynaklandı. UNEP verilerine göre hanelerde kişi başına yıllık ortalama 79 kilogram gıda israf ediliyor ve dünya genelinde her gün en az 1 milyar porsiyon yenilebilir gıda atılıyor. Gıda kaybı ve israfının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu oluşturduğu belirtiliyor. Whole Foods’un 2027 trendleri arasında, atık azaltımını tekil adımlar yerine artıkların yeniden kullanıldığı döngüsel sistemlerle ele alma yaklaşımı yer alıyor. Satılmayan ekmeklerden makarna, bitkisel süt üretimi sonrası yulaf ve soya kalıntılarından un yapılması ve kahve meyvesinin de kullanıldığı kahve bu yaklaşımın örnekleri arasında gösteriliyor. Mağazalarda ölçülü satış, ambalaj doldurma ve son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerde indirim uygulamalarının da arttığı aktarılıyor. Mutfakta israfı azaltmak için alışverişten önce buzdolabı ve kilerde bulunanların kontrol edilmesi, yeni ürünlerin eskilerin arkasına yerleştirilmesi ve uygun gıdaların zamanında dondurulması öneriliyor. “Son tüketim tarihi” güvenliği, “tavsiye edilen tüketim tarihi” ise kaliteyi ifade ediyor; bayat ekmek ve sebze artıkları da farklı yemeklerde değerlendirilebiliyor.

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi

Birleşmiş Milletler (BM), Hürmüz Boğazı'ndan kimyasal gübre taşıyan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için bir mekanizma önerdi. Plan, Washington ile Tahran arasında anlaşmaya varılması halinde 7-10 gün içinde işletilebilecek. BM yetkilisi Jorge Moreira da Silva, ekim sezonunun kaybedilmemesi için anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sağlanması gerektiğini söyledi. Çatışma öncesinde küresel üre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. Boğazdan ayrıca, kimyasal gübre üretiminde önemli bir hammadde olan kükürtün deniz yoluyla taşınmasının neredeyse yarısı yapılıyordu. Taşımacılığın kesintiye uğraması, gübre tedarikinde ithalata bağımlı ülkelerin tarımsal üretimini doğrudan etkileyebilir. BM'nin planında Umman'da bir koordinasyon merkezi kurulması öngörülüyor. Merkez, gemilerin kaydını tutacak, yükleri doğrulayacak ve boğazdan güvenli geçişi düzenleyecek. Moreira da Silva'ya göre günde en az beş geminin geçişi, acil ihtiyaç duyan ülkelerin gübre tedarikini korumaya yeterli olabilir. BM yetkilisi, ekim sezonunun kaçırılmasının tarımsal verimlilikte belirgin düşüşe ve tahıl, yağlı tohum ile hayvansal ürünler dahil gıda fiyatlarında ek baskıya yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD-İran görüşmeleri anlaşmanın koşulları ve İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklarla sürerken BM, gübre taşımacılığı mekanizmasının daha geniş barış ve bölgesel seyrüsefer özgürlüğü görüşmeleriyle paralel yürütülmesini istiyor.

Slovak Çiftçiler Gübre Yardımının Dağıtımına İtiraz Ediyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Çiftçiler Gübre Yardımının Dağıtımına İtiraz Ediyor

Slovakya Toprak Sahipleri ve Tarım Girişimcileri Birliği (ZVPAS), sanayi gübresi fiyatlarını telafi etmek için ayrılan 19,73 milyon avroluk yardımın üreticiler arasında ayrımcı biçimde dağıtıldığını savundu. Dernek, hayvansal üretim yapan işletmelere öncelik verilmesine karşı çıkarken Slovak çiftçilerin grev hazırlığına girdiğini açıkladı. Açıklamayı ZVPAS Başkanı Ján Jelen yaptı. ZVPAS’a göre yardımın %90’ı hayvansal üretime, yalnızca %10’u ise sadece bitkisel üretim yapan işletmelere yönlendiriliyor. Dernek, hayvansal üretimin bulunmasının piyasadaki sanayi gübresi fiyatını belirlemediğini, hayvancılık işletmelerinin ayrıca kendi organik gübrelerini ürettiğini ve bitkisel üreticilerin pahalı sanayi girdilerine tamamen bağımlı olduğunu belirtti. Kışlık buğdayda hayvansal üretim yapan bir işletme için hektar başına 31,34 avro, hayvansal üretim yapmayan üretici için ise 5,54 avro telafi ödemesi öngörüldüğü aktarıldı. Dernek, meyve bahçeleri ve bağlara ayrılan yardımın da çok düşük kaldığını, bazı meyve ve sebze türlerinde desteğin birkaç sent düzeyine indiğini söyledi. ZVPAS, hayvancılık işletmelerinin zor durumunun inkâr edilmemesi gerektiğini, ancak bir gruba yardım edilirken diğer üreticilerin dışlanmaması gerektiğini savundu. Jelen, telafi hesaplama yönteminin derhal yayımlanmasını ve dağıtım kurallarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Jelen ayrıca, yardımın dayanağı olan Avrupa Komisyonu’nun 2026/1894 sayılı uygulama düzenlemesinin objektif ve ayrımcı olmayan kriterler gerektirdiğini, bakanlığın ise bu kuralları ihlal ettiğini ileri sürdü. ZVPAS, kuraklık için hazırlanmakta olan telafilerde de benzer bir dağıtım yönteminin kullanılabileceği yönündeki medya haberlerine dikkat çekti. Derneğe göre Slovakya’da yağış açığı sürüyor; birçok bölgede kışlık kolza çıkmadı veya zayıf kaldı. ZVPAS, nem açığının 2027 hasadını ve ülkenin gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtti.

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı

Nestle India, gıda enflasyonu ve yükselen emtia fiyatlarını zorluk olarak gösterdiği ikinci çeyrekte net kârının %36 arttığını açıkladı. Şirket, Maggi hazır erişte ve Nescafe kahve talebinin sonuçları desteklediğini bildirdi. Net kâr 10,27 milyar rupiye, gelir ise %20 artışla 67,88 milyar rupiye yükseldi. Hindistan’daki tüketim vergisi indirimleri ve seçici fiyat artışları, tüketim ürünleri üreticilerinin satış büyümesine katkı sağlarken ambalaj, yenilebilir yağlar ve tarımsal emtialardaki maliyet baskısı sürüyor. Nestle India, bu ortamı yönetmek için yeni ve geliştirilmiş ürünlere, marka yatırımlarına ve maliyet yönetimine odaklandığını açıkladı. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Manish Tiwary, özellikle gıda enflasyonunun bir gerçek olduğunu söyledi. Hindistan’da perakende enflasyonu eylülde %5,54’e yükseldi. Eylül çeyreğinde satış hacmi çift haneli büyüyen şirket, gelişmeyi Maggi’nin kırsal erişiminin artması, hızlı ticaret platformlarındaki büyüme ve KitKat ile Munch ürün lansımlarıyla ilişkilendirdi. Sonuçlar tahminlerle genel olarak uyumlu kalırken Nestle India hisseleri yaklaşık %9 geriledi. Ülkedeki gıda güvenliği denetimleri kapsamında paketli gıdalar için uyarı etiketleri öneriliyor ve işletmeler denetleniyor.

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi
Görsel kaynağı: Auðlindin · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi

İzlanda’da eylülde karaya çıkarılan toplam balık avı 102 bin ton oldu. İzlanda İstatistik Kurumu’nun verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %23 daha düşük gerçekleşti. Düşüş pelajik avda daha belirgin oldu; yaklaşık 70 bin tonluk pelajik av yıllık bazda %30 geriledi. Demersal av yaklaşık 31 bin tonla %1 azalırken, Ekim 2025-Eylül 2026 dönemindeki toplam av 997 bin tona indi ve önceki 12 aylık döneme göre %4 düştü.

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor

Avrupa Balık Üreticileri Örgütleri Birliği (EAPO), Fransa’nın Lorient kentindeki yıllık üye toplantısında balıkçılığın geleceğini ve AB’nin 2028-2034 bütçesini ele aldı. Üyeler, AB’nin ortak balıkçılık politikasının daha hızlı revize edilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve sektörün AB bütçesinden yeterli destek almaya devam etmesi için çalışma kararı aldı. EAPO ayrıca geleneksel balıkçılık alanlarına erişimin iyileştirilmesini ve bilimsel tavsiyeler, iklim değişikliği ile balıkçılığın ekonomik önemini dikkate alan daha istikrarlı kotalar istedi. Toplantıda dip balığı stokları ve Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) Kuzey Denizi dahil bazı bölgeler için tavsiyeleri görüşüldü. Örgüt, uzun vadeli yönetim planları talep ederken kuzey sularındaki levrek stokunun iyi durumda olduğunu ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için Birleşik Krallık’la anlaşma gerektiğini bildirdi.

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek

Tahıl Akademisi 2026’nın 10. yıl etkinliği, 22 Ekim’de Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek. Uluslararası forum, ilk kez önceki ev sahibi Varna dışında yapılacak. Etkinlikte tahıl ve yağlı tohum ticareti temsilcileri, tarım üreticileri, işleyiciler, lojistik şirketleri ve piyasa analistleri bir araya gelecek. Forumun gündeminde Karadeniz’de deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu riskler, uluslararası ticaret akışlarındaki değişimler ve tarımsal ürünlerin pazarlanma olanakları bulunuyor. Katılımcılar, 2026/27 sezonunda piyasaların nasıl gelişebileceğini, olası taşıma sorunlarında hangi alternatiflerin kullanılabileceğini ve artan rekabet koşullarında kârlılığın nasıl korunacağını değerlendirecek. Program, uluslararası piyasalar, Balkan ticareti ve Bulgaristan tarım ve gıda sektörünün sorunlarına ayrılan üç panelden oluşuyor. İlk panelde küresel piyasa eğilimleri ve Avrupa’nın görünümü ele alınacak. Sermaye hareketlerinin emtia piyasalarına etkisi ile dünya buğday ve mısır piyasalarına ilişkin tahminler değerlendirilecek; makarnalık buğdayın uluslararası ticareti de gündeme gelecek. İkinci panelde Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Türkiye ve Sırbistan’dan şirket temsilcileri, ulusal piyasalar arasındaki bağlantıları, tedarikçiler arasındaki rekabeti ve bölgesel tahıl ile yağlı tohum hareketlerini tartışacak. Bölgesel ticaret açısından lojistik altyapı, limanlara erişim, taşıma maliyetleri ve şirketlerin uluslararası talepteki değişimlere yanıt verme kapasitesi öne çıkıyor. Üçüncü panel ise Bulgaristan’daki üretici, tüccar, işleyici ve kurumlar arasındaki ilişkilere odaklanacak; tahıl ticaretinin kârlılığı, ayçiçeği çevresindeki anlaşmazlıklar, tahıl üreticilerinin sorunları ve kurumların piyasanın işleyişindeki rolü ele alınacak. 2026/27 sezonu için uluslararası fiyat eğilimleri, ticaret akışları ve bölgesel lojistiğin yanı sıra Bulgaristan’ın ihracat olanakları ile yerel ürünün depolama ve işleme kapasitesi de izlenecek.