ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 16

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı

Bosna-Hersek’in yumurta ihracatından elde ettiği gelir, yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %23 artarak 15,16 milyon konvertibl markaya (KM) ulaştı. Aynı dönemde yumurta ithalatı 11 milyon KM olarak gerçekleşti. Böylece ülke, yumurta ticaretinde 4 milyon KM’nin üzerinde dış ticaret fazlası verdi. İhracattaki artış miktardan çok değer bakımından gerçekleşti. Yumurta ihracatının miktarı yaklaşık %8 yükselirken ihracat değerinin %23 artması, üreticilerin dış pazarlarda daha yüksek fiyat elde ettiğine işaret etti. Bosna-Hersek’in başlıca ihracat pazarları İtalya, Sırbistan, Karadağ, Avusturya ve Hırvatistan oldu. Dış Ticaret Odası’na göre sektör, bölge pazarlarında kapasite ve rekabet gücüne sahip. Ancak Avrupa Birliği (AB) pazarına erişim, ürün kategorileri bakımından sınırlı kalıyor. Bosna-Hersek, AB ülkelerine işlenmek üzere B sınıfı yumurta ihraç edebiliyor; A sınıfı tüketim yumurtalarının AB’ye ihracatı için ise henüz gerekli onayı alamadı. Ülkeden bölge pazarlarına taze tüketim yumurtaları, AB pazarına ise daha düşük fiyatlı işleme yumurtaları gönderiliyor. İthalatta tüketim yumurtalarının yanı sıra kuluçkalık döllü yumurtalar da yer alıyor. Üreticiler, tahıl ve soya küspesi gibi yem bileşenleriyle çiftlik ekipmanlarında ithalata bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum taşıma giderlerini ve küresel fiyat artışlarına maruz kalmayı artırıyor. Sektör, kalite ve sağlık standartlarının Avrupa normlarıyla uyumlu olduğunu savunurken, A sınıfı yumurta ihracatı için süreçlerin hızlandırılmasını ve yem, elektrik ile akaryakıt maliyetlerini dengeleyecek desteklerin artırılmasını istiyor.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı

İran’ın başkenti Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Kanatlı Hayvanlar ve Bağlantılı Endüstriler Fuarı 26-29 Mehr döneminde düzenleniyor. Açılış töreninde fuarın temel gündemi finansman, teknoloji geliştirme, verimliliğin artırılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi olarak öne çıktı. Kitap tanıtımının ardından yapılan kurdele kesimiyle fuar resmen açıldı ve etkinliğin 29 Mehr’e kadar sürmesi planlandı. Açılışta, üreticilerin banka kaynakları ve sermaye piyasasına erişimini artıracak yeni finansman yöntemlerinin geliştirilmesi ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Hayvancılık ve kanatlı sektöründe yem girdisi ve üretiminden yetiştiricilik, işleme, taşımacılık ve ürünlerin arzına uzanan zincir yaklaşımının üretim maliyetlerini azaltacağı ve gıda güvenliğini güçlendireceği ifade edildi. Verimliliğin artırılması, piyasanın daha öngörülebilir hale getirilmesi ve protein ürünleri zincirinde üretimin sürdürülmesi de gündeme geldi. Fuarda 50 yerli bilgi temelli şirket yer alırken, 16 ülkeden şirket temsilcileri de etkinliğe katılıyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımını kolaylaştırmak üzere 103 yabancı kişi ile yem fabrikası yöneticileri ve ülke genelindeki kanatlı yetiştiricilerinin katılımına yönelik planlama yapıldı. Dört günlük programda 10 uzmanlık paneli ve tarım fakültelerindeki öğrenci ve öğrenciler için ziyaret turları bulunuyor. Günlük içerik; sağlık, beslenme ve biyogüvenlik, teknoloji ve inovasyon, ticaret ve yatırım ile üretim kalitesi ve verimlilik başlıklarına ayrıldı. Açılışın sonunda, İran yem sektörünün son yıllardaki bilgi ve istatistiklerini derleyen “İran Yem Pazarı” kitabı tanıtıldı. Farsça, Arapça ve İngilizce hazırlanan kitabın İngilizce elektronik nüshasının ücretsiz erişime açılacağı bildirildi.

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti

Almanya’da patates tüketici fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre ortalama %12 arttı. Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin açıkladığı bu artış, %3,3 olan genel enflasyonun belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti. Veriler, TASR tarafından DPA haberine dayandırıldı. 2026 yılına ilişkin ön veriler, patates hasadının 10,4 milyon tonla yaklaşık dörtte bir azalacağına işaret ediyor. 2025’te hasat 13,9 milyon ton olmuştu. Düşüşte ekim alanının %11,1 daralması ve patatesleri küçülten kuraklık etkili oldu; hektar başına verim normalde 46 tonken ortalama 38,9 tonda kaldı. Sınırlı arzın etkisiyle üreticilerin aldığı fiyatlar ağustosta %61,5 arttı.

Güneş Enerjisi Tarlalarda Yayılıyor: Avusturya’da Paneller Büyüyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Güneş Enerjisi Tarlalarda Yayılıyor: Avusturya’da Paneller Büyüyor

Avusturya’nın Yukarı Avusturya bölgesinde tarım arazilerine kurulan fotovoltaik tesisler yaygınlaşıyor ve projeler büyüyor. Yazın etkili olan sıcak hava bazı tarlaları kuruturken, güneşli geçen dönem yeni kapasite planlarını hızlandırdı. Elektrik üreticileri ve çiftçilerden gelen ilginin yüksek olduğu belirtiliyor; ancak konuya yönelik eleştiriler de bulunuyor. ÖBB’nin Enns’te 37.764 paneli demiryolu elektriği şebekesine bağladığı ve tesisin yılda 8.000 Railjet seferine yetecek elektrik ürettiği aktarılıyor. Çiftçilerin bölgesel tarım odasına çok sayıda başvuru yaptığı ifade edilirken, tarlalarda daha fazla ve daha büyük güneş enerjisi tesisi kurulması eğiliminin sürdüğü belirtiliyor.

Almanya Şekerli İçeceklere Vergi Getiriyor
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

Almanya Şekerli İçeceklere Vergi Getiriyor

Almanya hükümeti, daha sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek amacıyla şekerli içeceklere vergi getirecek. Uygulamanın 1 Temmuz 2027’de başlaması planlanıyor. 100 mililitresinde en az 5 gram şeker bulunan içecekler için vergi 26 sent olacak; şeker miktarı en az 8 grama çıktığında oran 32 sente yükselecek. Yılda 1 milyon litreden az şekerli içecek üreten üreticiler vergiden muaf tutulacak. Ancak bu istisna, fiilen devlet yardımı sayılabileceği için Avrupa Komisyonunun onayına bağlı olacak. Düzenlemenin tam olarak yürürlüğe girdiğinde 900 milyon avro gelir sağlaması bekleniyor.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Tahminleri Aşağı Çekildi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Tahıl İhracatı Tahminleri Aşağı Çekildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Rusya’nın 2030’a kadar tarım ve balıkçılık komplekslerini geliştirme stratejisinin hedef göstergeleri güncellenirken, 2026/27 sezonuna ilişkin tahıl ihracatı tahminleri aşağı çekildi. Uluslararası Tahıl Konseyi, Rusya’nın toplam tahıl ihracatı öngörüsünü 2 milyon ton azaltarak 46 milyon tona, buğday ihracatı tahminini ise 41,5 milyon tondan 39,4 milyon tona indirdi. Önceki tarım yılında ihracatın 55,7 milyon ton tahıl ve 47,9 milyon ton buğday olduğu belirtildi. Konsey, dönem sonu tahıl stokları tahminini eylül ayına göre 2,5 milyon ton artırarak 23,7 milyon tona, buğday stokları tahminini de 2,1 milyon ton yükselterek 18,5 milyon tona çıkardı. Kırım ve yeni bölgeler hariç tahıl üretimi 129 milyon ton, buğday üretimi 88,4 milyon ton olarak öngörüldü. Stratejinin yeni sürümünde üretim karşılaştırması 2020 yerine 2021’e çekilirken, ihracat nominal fiyatlarla değerlendirilecek. Rus tarım üreticileri akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki artışın 2027 ekim kampanyası ile hasadı etkileyebileceğini bildirdi. Rusya Merkez Bankası’nın bölgesel incelemesinde yer alan değerlendirmeye göre Tarım Bakanlığı, kışlık tahılların ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. İKAR verilerine göre Rus buğdayının ihracat fiyatı, geçen haftanın sonunda ton başına 268 dolara yükselerek haftalık bazda 2 dolar arttı. ABD Tarım Bakanlığı’nın yabancı tarım servisi ise Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 3 milyon ton düşürerek 40 milyon tona indirdi. Haftanın diğer gelişmesinde Moskova merkezli eritme peynir üreticisi Karat, Ego markalı ürünler ile Cremeitali peynirlerini üreten Pavlovskiy Süt Fabrikası’nı satın aldı.

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü

Yapay zekâ, Estonya’daki tarım işletmelerinde günlük veri işlemlerinden otonom tarım makinelerine kadar farklı alanlarda kullanılmaya başlanıyor. Pajo Ranch’te bitkisel ve hayvansal üretimden sorumlu Airika Verrev, teknolojiden Excel tabloları hazırlamak, verileri analiz etmek ve mevzuatta ilgili hükümleri bulmak için yararlanıyor. Verrev, kısa süre içinde yapay zekânın kullanımında önemli ilerleme gördüğünü, artık Excel tablolarını kendisinin hazırlamadığını söylüyor. Bununla birlikte yapay zekâ, çiftçilerin uzmanlık sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nden Marten Madissoo, teknolojinin karar alma sürecini hızlandıran yararlı bir araç olduğunu, ancak çiftçilerin sonuçları değerlendirebilmesi için alan uzmanlığını koruması gerektiğini belirtiyor. Madissoo’ya göre makine öğrenmesi ve yapay zekâ; lojistikte, tarımsal ürünlerin depolanması ve işlenmesinin düzenlenmesinde ve tarla analizinde kullanılabilir. Uygulamanın biçimi ise ele alınan probleme göre değişiyor; her duruma uyan tek bir çözüm bulunmuyor. Madissoo’nun koordinasyonunu yürüttüğü Yapay Zekâ ve Robotik Merkezi AIRE, yapay zekânın gıda işleme alanındaki kullanımını da test etti. Nõo Lihatööstus’ta yürütülen gösterim projesinde, konveyör üzerinden ilerleyen paketli ürünlerin kalite kontrolü incelendi. Sistem, düzgün yapışmamış etiketleri, yanlış tarihleri ve ürünün görünümündeki kusurları belirlemek üzere tasarlandı. Tartu Üniversitesi araştırmacıları ise hava fotoğraflarında tarla adacıklarını tanımlamak ve tahıl sınıflandırmak için yapay zekâdan yararlandı. Otonom makineler ve tarım dronları için teknik olanakların yanında hukuki ve güvenlik koşulları da belirleyici. Estonya Parlamentosu’nda görüşülen Bitki Koruma Yasası değişikliği, belirli şartlar altında bitki koruma ürünlerinin insansız hava araçlarıyla püskürtülmesine izin verebilir. Ancak otonom çözümlerin kullanımını yasal kısıtlar ve güvenlik gereklilikleri sınırlıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nin tarla robotu hâlâ test aşamasında; robotun tarlaların sınırlarını ve çalışabileceği alanları öğrenmesi gerekiyor. Verrev, gelecekte yapay zekâ yardımıyla farklı veri kaynaklarının birleştirilmesinin tarımsal üretimi daha hassas hâle getirebileceğini belirtiyor. Hava ve drone görüntülerinin analizi, gelecek sezon için ne kadar gübre veya bitki koruma ürünü sipariş edilmesi gerektiğinin belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu yaklaşım gereksiz harcamaların önlenmesini sağlayabilir; ancak Madissoo’ya göre üreticilerin yeni teknolojiye yatırım yapma kararı, beklenen faydanın maliyeti ne kadar sürede karşılayacağına bağlı olacak. Üreticiler, daha karmaşık uygulamalar için üniversitelerden veya AIRE’den destek alabilir.

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı

Mısır’da tavuk fiyatları 18 Ekim 2026’da yaklaşık 3 Mısır lirası arttı. Bu yükseliş, önceki haftanın sonunda yaşanan yaklaşık 10 liralık düşüşün ardından geldi. Fiyatlar ay başından bu yana önce toplam 26 lira yükseldi, ardından 10 lira geriledi ve son olarak yeniden 3 lira arttı. Piyasalarda tavuk fiyatı 75 liranın üzerine çıkarak 76 liraya yaklaşırken, çiftlik fiyatı 83 liraya ulaştıktan sonra 76 lira olarak kaydedildi. Tüketiciye ulaşan fiyat bir bölümde 83-85 lira aralığında verilirken, ayrıntılı fiyat listesinde beyaz tavuğun çiftlik fiyatı 76, tüketici fiyatı ise kilogram başına 86-90 lira olarak aktarıldı. Anaç tavuk 75 lira çiftlik ve 80-85 lira piyasa fiyatıyla, sasso tavuk ise 103 lira çiftlik ve 113-115 lira piyasa fiyatıyla listelendi. Gize Ticaret Odası Tavukçuluk Şubesi Başkanı Sameh el-Seyyid, tavuk ve yumurta fiyatlarının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğini belirtti. El-Seyyid, üreticinin piyasada kalabilmesi ve zarar nedeniyle sektörden çekilmemesi için uygun bir kâr marjına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Fiyat hareketinde piyasadaki arz, üretim maliyetleri ve talep düzeyinin etkili olduğu belirtildi. Tarım Bakanlığı Hayvancılık ve Kanatlı Üretimi Geliştirme Sektörü Başkanı Tarek Süleyman ise Mısır’da kanatlı üretiminde büyük bolluk bulunduğunu ve bunun yaklaşık 35 ülkeye ihracatı mümkün kıldığını açıkladı. Sektörün yaklaşık 3,5 milyon kişiye istihdam sağladığı ve en az 200 milyar Mısır lirası yatırımı kapsadığı belirtildi. Toplam kanatlı üretimi yaklaşık 1,6 milyar kuşa, sofralık yumurta üretimi 16 milyar adede ulaştı; yumurta üretiminde %14 büyüme kaydedildi.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación/Nación Media’nın Hacedores LN programına verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, istikrarlı bir piyasa ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynir imalathaneleri ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker, üretimin %84’ünün büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bu yapının üretici, sanayi ve tüketici fiyatları arasındaki dengeyi desteklediğini ve üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir sanayi kuruluşuna erişimini kolaylaştırdığını ifade etti. Sektörde günlük 8.000 ila 10.000 litre ve daha fazla kapasiteye sahip tamamen robotize süt işletmeleri bulunuyor. Sanayide yeni nesil makineler, gelişmiş ambalaj teknolojileri ve protein oranı artırılmış yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütler geliştiriliyor. Becker, kefirin de yeni ürünler arasında yer aldığını ve sektörün katma değer yaratmayı sürdürdüğünü söyledi. Süt zincirinde yaklaşık 5.000 üretici ile sanayi ve pazarlama alanlarında 15.000 ila 16.000 çalışan bulunuyor. Becker ayrıca, Hambre Cero programı kapsamında her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt verildiğini belirtti. Kamu-özel işbirliğinin bir parçası olan ve 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve diğer kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri analiz ediliyor. Paraguay’ın süt ihracatı altı ya da yedi yıldır çoğunlukla üretim fazlasının süt tozuna dönüştürülmesiyle yapılıyor. İlk pazarlar arasında Orta Amerika, Dominik Cumhuriyeti ve Orta Doğu’daki bazı ülkeler, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu destinasyonlar yer aldı. Son yıllarda Brezilya ülkenin başlıca alıcısı haline geldi. Bununla birlikte Becker, üretim fazlasını ihraç etmenin her zaman en iyi ticari seçenek olmadığını, uluslararası süt fiyatlarının zaman zaman yalnızca maliyetleri karşılayabildiğini söyledi. Becker’e göre süt üretimi her gün emek gerektiriyor ve bu durum bazı üreticilerin sektörden ayrılmasına yol açabiliyor. Daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Becker, sektörün daha fazla üretim potansiyeline sahip olduğunu ancak büyümenin daha iyi ticari fırsatlar, istikrarlı iç piyasa ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

Arjantin Buğdayında Ekmeklik Kalite Primi Beklentisi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Buğdayında Ekmeklik Kalite Primi Beklentisi

Arjantin’de buğday piyasasında ekmeklik kaliteye sahip partiler için yeni pazarlama döneminde yüksek fiyat farkları oluşması bekleniyor. Kimei Cereales’in raporuna göre 30 Kasım’da sona erecek mevcut döngüde 5,92 milyon ton buğdayın ticari sisteme girmesi gerekiyor. Ticari satış için kalan ürünlerle fiyatı henüz belirlenmemiş miktar birlikte değerlendirildiğinde, fiyatı oluşmamış buğday miktarı 7,25 milyon tona ulaşıyor. Sanayi, kaliteye göre borsa tahtasında görülen değerlerin üzerinde fiyatlar sunabiliyor. Bu nedenle depolanmış buğdayın kalite özelliklerinin bilinmesi önem taşıyor; üreticiler ve diğer ürün sahipleri açısından fiyat farkının yanı sıra, sanayi talebinin yoğun olduğu bölgelerde taşıma maliyeti de sonucu etkileyebiliyor. Kimei, kuzey Arjantin’de hasadın incelenen ilk partilerinde değirmenciliğin asgari kalite ölçütlerinden uzak sonuçlar görüldüğünü bildirdi. Kalite farklılıklarının sanayi talebinin yanı sıra ihracat değerlerini de etkilemesi bekleniyor. İhracat için temel ölçüt kuru bazda %11,5 protein; bu oran Arjantin standardında yaklaşık %10’a karşılık geliyor. Raporda fiyat riskine karşı A3 Mercados’ta vadeli işlemler ve opsiyonların birlikte değerlendirilmesi öneriliyor.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi

Uluslararası azotlu gübre piyasasında fiyatlar, Çinli üreticilerin Hindistan’ın IPL kuruluşu tarafından açılan ihalede sunulan 352,1-356,2 ABD doları/ton CFR seviyesindeki teklifleri kabul etmemesiyle yükseldi. IF Ingeniería en Fertilizantes’e göre bu tutum, Batı piyasalarına ucuz Asya arzı geleceği beklentisini azalttı. Avrupa doğal gaz fiyatlarındaki yeni artış da Avrupa’nın ithalat talebini ve Amerika kıtasındaki alımları hızlandırdı. Çin’de perl üre fiyatı 345-350 ABD doları/ton FOB’a yükselirken, granül üre sınırlı arz nedeniyle 425-435 ABD doları/ton FOB aralığında kaldı. Mısır’da Avrupa’ya gönderilecek granül üre, haftanın başındaki 480 ABD doları/ton FOB seviyesinden 520-527 ABD doları/ton FOB’a çıktı. Cezayir’de Sorfert’in Avrupa’ya 20.000 tonluk satışı 530 ABD doları/ton FOB’dan gerçekleşti; Orta Doğu referansı ise hafta sonunda 440-450 ABD doları/ton FOB’a yükseldi. Brezilya’da granül üre 470-485 ABD doları/ton CFR’a çıktı ve Katar çıkışlı bir parti 480 ABD doları/ton CFR’dan kapandı. Arjantin’de granül üre ithalatı iki haftalık düşüşün ardından toparlandı. Haftanın başında piyasa 485-510 ABD doları/ton CFR olarak değerlendirilirken, ekim ayındaki sevkiyat için en az 10.000 ton 500 ABD doları/ton CFR’dan kapandı; perşembe günü teklifler 510-520 ABD doları/ton CFR’a yükseldi. İç talep bekleme modunda kalmasına rağmen toptan fiyat 595-605 ABD doları/tonda sabit kaldı. Hafta sonunda arz 605-615 ABD doları/tona, ithalat paritesi ise 615-620 ABD dolarına yaklaştı. Fosfatlı gübrelerde piyasa genel olarak yatay ve temkinli seyretti. Batı yarımkürede spot alımların düşük sezonu fiyatları sınırlarken, Hindistan ve Pakistan Rabi sezonu için yükümlülüklerini sürdürdü. Arjantin’de yeni fosfat gemisi sözleşmesi yapılmadı; Fas menşeli hacimlere ilişkin görüşmeler OCP ile yaşanan fiyat farkları nedeniyle sonuçlanmadı. DAP/MAP referansı 850-870 ABD doları/ton CFR’da, toptan fiyatlar ise 965-985 ABD doları/ton seviyesinde kaldı.

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı

Uruguay’daki Federación Rural, arazi alımının alıcının uyruğuna göre sınırlandırılmasına karşı çıktı. Kurum, kamu politikalarının üretimin kârlılığını artırmaya, Uruguaylı üreticilerin araziye erişimini kolaylaştırmaya ve büyük sermayeleri desteklediğini savunduğu istisna rejimlerini kaldırmaya odaklanması gerektiğini bildirdi. Açıklama, “Extranjerización de la Tierra” başlıklı bir duyuruyla yapıldı. Federación Rural, iç kesimlerin nüfus kaybı, orta ölçekli ve aile işletmelerinin azalması ile yerel üreticilerin araziye erişememesi konusundaki kaygıları paylaştığını belirtti. Ancak bu sorunların çözümü için alıcının uyruğunu ölçüt alan yaklaşımı uygun bulmadı. Kuruma göre üretim dokusunu bozan temel unsur, sermayenin ulusal ya da yabancı olmasından bağımsız olarak arazi ve üretimin yoğunlaşması. Bu nedenle alıcının uyruğu, sorunu belirlemek için yetersiz bir gösterge olarak değerlendirildi. Kurum ayrıca, kimlerin arazi satın alabileceğine getirilecek kısıtlamaların mevcut arazi sahibinin taşınmaz değerini düşürebileceği uyarısında bulundu. Federación Rural’a göre mevcut sahiplerin çoğu Uruguaylı üreticilerden oluşuyor ve böyle bir değer kaybı için tazminat öngörülmüyor. Mülkiyet kurallarında değişiklik yapılmasının Uruguay’ın oluşturduğu öngörülebilirlik itibarını zedeleyebileceği ve tarım sektörünü aşan sonuçlar doğurabileceği de belirtildi. Kurum, “etkin kontrol” gibi kavramların idari takdir alanını genişletebileceğini savundu. Federación Rural’ın teşhisine göre yabancılaşma tartışmasının merkezinde yalnızca sahiplerin uyruğu bulunmuyor. Düşük işletme kârlılığı ile yüksek arazi fiyatı arasındaki farkın, istisna rejimlerinden yararlanan büyük sermayelerin vergi avantajlarıyla birleştiği ve Uruguaylı üreticilerin mülkiyete erişimini zorlaştırdığı ifade edildi. Kurum, çeşitlendirilmiş portföylere sahip şirketlerin araziyi bir güvenli varlık olarak kullanabildiğini, geleneksel üreticinin ise üretim marjına bağımlı olduğunu belirtti. Düşük kârlılığın toprağın yoğun ve çıkarıcı biçimde kullanılmasına yol açabileceği, bunun da sürdürülebilirliği güvence altına almayacağı kaydedildi. Kurumun aktardığı verilere göre 2007-2020 arasında istisnai nominatiflik rejimi kapsamında yaklaşık 7 milyon hektar için başvuru yapıldı; bu alan ülkenin yüzölçümünün %43,75’ine karşılık geldi. Başvurulan alanın yaklaşık %80’i sekiz şirkette toplandı. Federación Rural, vergi teşvikleri içeren istisna rejimlerinin eşit olmayan rekabet koşulları yarattığını ve bu avantajlara sahip olmayan üretim sistemlerini olumsuz etkilediğini savundu. Federación Rural, nihai arazi sahiplerinin belirlenebilmesi için kamuya açık bir mülkiyet kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulmasını önerdi. Paravan şirketler veya vakıflar arkasındaki gerçek sahiplerin gizli kalmasını önlemeyi amaçlayan bu sistemin yanı sıra istisna rejiminin ve yürütme organının istisna verme yetkisinin kaldırılması istendi. Özellikle hamiline yazılı paylara sahip anonim şirketlerin arazi alımındaki istisnaların sona erdirilmesi önerildi. Uruguaylı üreticiler için uzun vadeli ve teşvikli finansman, vergi avantajları, miras işlemlerinde kolaylıklar ve Banco República’nın daha uygun kredi koşulları sunması da öneriler arasında yer aldı. Kurum, yabancı yatırımlara bütünüyle karşı olmadığını; adil rekabet ve ulusal üretimle tamamlayıcılık sağlandığında bu yatırımları desteklediğini açıkladı.

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir

Paraguay’da yerel sığır kesimindeki gerilemenin tüketiciye yönelik et fiyatlarını etkileyebileceği belirtildi. Paraguaylı Et Üreticileri ve İhracatçıları Birliği (Apepc) Genel Müdürü Claudia Bogado, düşüşün yalnızca bu yıla özgü olmadığını ve önceki yıllardaki koşulların sonucu olduğunu söyledi. Paraguay Merkez Bankası’nın (BCP) son raporuna göre 2026’da sığır kesimi yaklaşık 370.000 baş azaldı; bunun 277.000 başı inek ve düveler dahil dişi hayvan kesimindeki düşüşten oluştu. Bogado, gerilemenin uzun süreli kuraklıklar ile ihracat fiyatları dahil üreticiye yeterli gelir sağlamayan fiyatlardan kaynaklandığını aktardı. Kârlılık eksikliği nedeniyle birçok üreticinin hayvancılıktan çekildiğini belirten Bogado, sektörün bu durumla ilgili yetkilileri ve sağlık hizmetini üç yıldan uzun süredir uyardığını söyledi. BCP raporunda hayvancılık sektörünün büyüme tahmininin de aşağı yönlü revize edildiği kaydedildi. Sektördeki iyileşme beklentisi, üreticilerin dişi hayvanları sürüde tutarak daha fazla buzağı üretmek istemesine yol açıyor. Bogado, uluslararası ve ulusal fiyatların üretici açısından iyi olduğunu, ancak dolar kurundaki değişimin sektör için ek baskı oluşturduğunu ifade etti. Dişi hayvanların elde tutulmasının mevcut kesimi azaltabileceği, ancak sürünün yeniden güçlenmesiyle orta ve uzun vadede üretim kapasitesini artırabileceği belirtildi. Bogado ayrıca yıl sonuna doğru dünya ve iç pazarda et talebinin artmasının beklendiğini söyledi. Küresel ölçekte bir kıtlık döngüsü yaşandığını ve Paraguay’ın bu ortamda fırsata sahip olduğunu belirten Bogado, mevcut sığır varlığının bu fırsatı karşılayacak düzeyde olmadığını kaydetti. Üreticilerin faaliyete devam edebilmesi için uygun koşullara ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz ablukası nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan'dan Ukrayna tahılının ülkeleri üzerinden transit taşınmasına izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahılın ülkesinde tüketilmemesi ve başka ülkelere gönderilmek üzere yalnızca transit geçmesi halinde bu talebe itiraz etmeyeceğini açıkladı. Magyar, Zelenskiy ile görüşmesinde özellikle mısırın mühürlü demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa'ya taşınmasının yararlı olacağının ifade edildiğini söyledi. Macar başbakana göre transit düzenlemesi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı saldırısının ardından önerilen modele göre kurulabilir. Ancak uygulamanın ne zaman başlayacağına ilişkin bilgi verilmedi. Ukrayna'nın buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %90'ı Karadeniz üzerinden gerçekleştiriliyordu; kaynak, Rus saldırılarının Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından tarım ürünü çıkışını neredeyse durdurduğunu belirtiyor. Avrupa Komisyonu ise Avrupa Birliği'nin bu yılki mısır hasadını 50,1 milyon ton olarak öngörüyor. Bu tahmin, önceki üç yılın ortalamasından yaklaşık %20 düşük ve son yaklaşık 20 yılın en düşük seviyelerinden biri. Rekor sıcaklık ve kuraklık özellikle Fransa ile Macaristan'daki mısır üreticilerini etkiledi.

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı
Görsel kaynağı: Sunday World · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı

El Niño iklim örüntüsüyle bağlantılı uzun süreli kurak koşullar, Kenya’da taze süt arzını aksattı. Başkent Nairobi’de tüketiciler son haftalarda aralıklı kıtlıklarla karşılaşırken, süpermarketler artan talep karşısında düzenli teslimatları sürdürmekte zorlandı. Bazı popüler markalar raflarda hızla tükenirken, sabah gelen süt sevkiyatlarının da birkaç saat içinde satıldığı bildirildi. Kıtlık, perakende fiyatlarını yükselterek yaşam maliyeti baskısı altındaki hanelerin bütçelerini daha da zorladı. Kenya Dairy Board verilerine göre resmi sektördeki işlemeciler temmuzda en az 81 milyon litre çiğ süt topladı; bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %5,8 düşüş anlamına geliyor. Bir süt çiftliği yöneticisi de üretimde %3,7 gerileme yaşandığını belirtti. Çiftlik teknik sorumlusu Nora Makena, hayvan yemi giderlerinin üretim maliyetlerinin yaklaşık %70’ine çıktığını, geçen yıl bu oranın %55 olduğunu söyledi. Bazı çiftçiler yem miktarını azaltırken süt verimi ve sığırların fiziksel durumu olumsuz etkilendi. Tarım yetkilileri, yağışlı El Niño dönemi öncesindeki kurak koşulların otlakların azalmasına ve işlemecilere yapılan süt teslimatlarının düşmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor. Kenya Meteoroloji Dairesi, ekim-aralık döneminde ülkenin yaklaşık %80’inde ortalamanın üzerinde yağış bekliyor. Yağışların otlakları ve yem bulunabilirliğini iyileştirmesi beklenirken, uzmanlar çiftçilerin yem stoklarını yeniden oluşturması ve hayvan verimliliğini artırması gerektiği için toparlanmanın hemen gerçekleşmeyeceği uyarısında bulunuyor. Kenya hükümeti sektörü istikrara kavuşturmak amacıyla yem dağıtımı, piyasa denetiminin güçlendirilmesi ve süt kayıplarını azaltacak soğuk zincir altyapısının geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Yetkililer ayrıca sığır yetiştiriciliğine bağımlılığı azaltmak için deve, keçi ve manda sütü gibi alternatif süt kaynaklarını teşvik etmeyi planlıyor.

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırıları nedeniyle limanlardan yapılan tarımsal ihracatın büyük ölçüde aksaması üzerine Romanya, Polonya, Slovakya, Macaristan ve diğer komşu ülkelerden Ukrayna tahılının toprakları üzerinden Batı Avrupa pazarlarına taşınmasına izin vermelerini istedi. Talep, Ukrayna’nın tahıl ihracatını yeniden sürdürebilmesi için kara ve demir yolu güzergâhlarının kullanılmasını öngörüyor. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahıl sevkiyatlarının Macaristan’da satılmaması ve yalnızca ülke topraklarından transit geçmesi koşuluyla bu taşımacılığa karşı çıkmayacağını söyledi. Magyar, Zelenski’nin mısırın mühürlü trenlerle Batı Avrupa’ya gönderilmesinin Ukrayna ekonomisine önemli destek sağlayacağını anlattığını aktardı. Önerilen modelin, Rusya’nın Şubat 2022’deki işgalinden kısa süre sonra kullanılan transit çözümlere benzemesi planlanıyor. Ancak kaynaklarda Romanya veya diğer komşu ülkelerin talebi kabul ettiğine ya da uygulamanın başlatıldığına ilişkin bilgi bulunmuyor. Ukrayna, buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor; bu ürünlerin ihracatının yaklaşık %90’ı normal koşullarda Karadeniz üzerinden taşınıyor. Rusya’nın limanlara yönelik saldırıları bu güzergâhtaki tarımsal sevkiyatları neredeyse tamamen durdurdu. Transit talebi, Avrupa Birliği’nde mısır üretiminin de kuraklık ve aşırı sıcaklıkların etkisiyle gerilediği bir dönemde geldi. Avrupa Komisyonu, AB’nin mısır rekoltesini 50,1 milyon ton olarak tahmin ederken bunun yaklaşık son yirmi yılın en düşük seviyesi ve son üç yıl ortalamasının yaklaşık %20 altında olacağını bildirdi. Fransa ve Macaristan’daki üreticiler aşırı hava koşullarından en fazla etkilenenler arasında gösterildi.

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya

Sinergia Animal, yumurta sektöründe kafessiz üretime geçişin artık yalnızca hayvan refahıyla sınırlı bir konu olmadığını, şirketlerin rekabet gücü, itibarı ve daha sıkı pazarlara erişimi açısından da sonuçlar doğurduğunu bildirdi. Kuruluşun 9 Ekim’de Bogotá’da sunduğu “Kafessiz Yumurtalar: Daha İyi İş Modellerine Küresel Geçiş” başlıklı rapor, farklı ülkelerden şirket, akademi, kamu ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı bir buluşmada ele alındı. Rapora göre dönüşüm, tüketici beklentileri, büyük şirketlerin tedarik taahhütleri ve hayvan refahının yatırım kararlarında daha fazla dikkate alınmasıyla hızlanıyor. Belgede, uygulamalarını uyarlamayan şirketlerin itibar kaybı ve daha yüksek standartlar uygulayan pazarlara erişimde zorluk yaşayabileceği belirtiliyor. Buna karşılık kafessiz sistemlere yönelmek, şirketler için ticari farklılaşma fırsatı yaratabilir. Ancak rapor, geçişin üreticiler açısından yatırım yapılmasını ve teknik uyarlama gerçekleştirilmesini gerektirdiğini de vurguluyor. Bu nedenle değişim, yalnızca kurumsal taahhüt açıklanmasıyla değil, üretim sistemlerinin ve işletme uygulamalarının dönüştürülmesiyle bağlantılı görülüyor. Şili’de kafesli üretimin ağırlığı sürüyor. Instituto Nacional de Estadísticas verilerine göre 2026’nın ilk yarısında ülkede üretilen yumurtaların %96’sı konvansiyonel veya kafes sistemlerinden geldi; bu miktar 2 milyardan fazla yumurtaya karşılık geliyor. Yerde, aviary ya da serbest dolaşan tavuk sistemlerinden elde edilen yumurtaların payı ise %4’te kaldı. Raporda, ülkedeki üretim yapısıyla şirketlerin kafessiz tedarik hedefleri arasındaki farkın sektör için önemli bir dönüşüm alanı oluşturduğu kaydediliyor. Tüketici tarafında ise 14 ülkeyi kapsayan ve Şili’nin de dahil olduğu bir araştırma, katılımcıların çoğunun kafese konulan tavukların acı çekmesini önlemeyi öncelikli gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcılar kafessiz veya açık alan sistemlerinden elde edilen yumurtaları tercih ettiklerini belirtirken, etiketlerdeki bilgilerin yeterince açık olmaması bu tercihin satın alma kararına dönüşmesini zorlaştırabiliyor. Böylece üretim biçiminin tüketiciye anlaşılır biçimde aktarılması, ticari geçişin koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Şili’de bazı şirketler bu yönde adım atmış durumda. Sinergia Animal’in 2025 Cage-Free Tracker ekine göre IKEA’nın restoranları, La Clementina, Melting Cook, Savia Mercado Justo ve Vapiano değerlendirilen kapsam içinde geçişini tamamlayan şirketler arasında yer alıyor. Cencosud ise Jumbo ve Spid’de 2028’e kadar yalnızca kafessiz taze yumurta satmayı hedefliyor. Rapor ayrıca, kafeslerin tavukların yürüme, kanatlarını açma ve yuva yapma gibi doğal davranışlarını kısıtladığına ilişkin bilimsel bulguları aktarıyor.

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi

Birleşik Krallık’ta sığır eti arzının 2026’da sıkı kalması ve fiyatları desteklemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board (AHDB), ülkenin sığır eti üretiminin 2026’da 904.000 tona ulaşacağını öngördü. Üretimin, artan karkas ağırlıklarının daha düşük kesim sayılarını dengelemesiyle 2025’e göre %1 yükselmesi bekleniyor. Üretici güveni, iç politika belirsizliği, aşırı hava olayları ve süregelen kârlılık sorunları nedeniyle kırılgan kalıyor. AHDB’ye göre zayıf tüketici talebi ve değişen ithalat bileşimi, sıkı arzın fiyatları desteklemesine rağmen belirgin fiyat artışını sınırlayabilir.

Bulgaristan’da Süt Ürünleri Fiyatları Avrupa Ortalamasının %30 Üzerinde
Görsel kaynağı: Dnes.bg · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Süt Ürünleri Fiyatları Avrupa Ortalamasının %30 Üzerinde

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ekonomist Julian Voynov’un aktardığı verilere göre Bulgaristan’da gelirler son yıllarda enflasyondaki artıştan daha hızlı yükseldi. Buna karşın ülkedeki gelir düzeyi Avrupa ortalamasının %23 altında kalırken, süt ürünleri fiyatları Avrupa ortalamasının %30 üzerine çıktı. Voynov, et fiyatlarının ise Avrupa’daki seviyelerle yaklaşık aynı, hatta daha düşük olduğunu belirtti. Voynov’a göre bazı kişilerin gelirleri artışın gerisinde kaldı ve asgari ücrete yaklaştı. Gelirlerdeki sürekli yükselişin tüketimi artırarak ekonomiye yeni para soktuğunu söyleyen ekonomist, Bulgaristan’ın büyük bir üretici olmaması ve mal ithal etmesinin fiyatları etkilediğini ifade etti. Petrol ve akaryakıt maliyetlerindeki artışın da ürün fiyatlarına yansıdığını belirtti.

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı

Endonezya’da çiftlik düzeyindeki canlı tavuk fiyatı Rp20.000-20.500/kg seviyesine gerilerken üretim maliyeti Rp24.000-Rp25.000/kg’a yükseldi. Yem fiyatının Rp9.700-10.000/kg’a çıkması maliyet baskısını artırdı. Permindo’dan Asep Saepudin, üreticilerin tavuk başına Rp4.000-5.000 zarar ettiğini ve durum ay içinde kontrol altına alınmazsa yeniden üretim yapamayabileceklerini söyledi. Permindo, hükümetin canlı tavuk için belirlediği Rp19.500/kg’lık Alım Referans Fiyatı’nın (HAP) yükselen üretim maliyetleri nedeniyle artık geçerli olmadığını savundu. Örgüt, yem fiyatının Rp8.000-8.500/kg aralığına indirilmesini ve canlı tavuk için üretim maliyetine uyumlu en az Rp24.000/kg fiyat uygulanmasını istedi. Saepudin ayrıca, piyasa fiyatları üzerinde etkili olduklarını belirttiği entegre üreticilerin satış fiyatlarını artırmasını talep etti. Permindo’nun 180 bağımsız üreticiden oluştuğunu belirten Saepudin, mevcut koşulların sürmesi halinde tüm üyelerin iki ay içinde iflas edebileceği uyarısında bulundu. Tarım Bakanlığına bağlı Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü ekibi ise yem maliyetindeki artışta Rp7.500/kg’ı aşan mısır fiyatı, yükselen kepek fiyatı, döviz kuru ve ithal soya küspesi ile yemlik buğdayın lojistik giderlerinin etkili olduğunu açıkladı. Bakanlık, canlı tavuk alımını kolaylaştırdığını ve broiler günlük civciv üretimini piyasa ihtiyacına göre kontrol ettiğini bildirdi. Kesimhanelerin ve soğuk depoların daha etkin kullanılmasıyla üretici düzeyindeki arzın ve fiyatların desteklenmesi hedefleniyor.

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Tarım Bakanı Dragan Glamočić, Dünya Gıda Günü dolayısıyla ülkenin önemli tarım potansiyeline sahip olduğunu, bu potansiyelin iklim değişikliği ve dünya piyasalarındaki istikrarsızlık koşullarında korunup geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Glamočić, yerli tarımın korunmasını, üreticilerin desteklenmesini ve vatandaşların güvenli, kaliteli gıdaya erişmesini savundu. Bakan, güvenli gıda üretiminin çiftçilerin emeği, bilgisi ve çalışmasına bağlı olduğunu belirterek tarım işletmelerinin gelişebileceği ve üreticilerin emekleriyle geçinebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Dünya Gıda Günü için belirlediği “Bugün inovasyonla yarını besliyoruz” sloganı da bilgi, inovasyon ve çağdaş teknolojilerin önemine işaret ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre gıda kalite standartlarını geliştirmek ve tüketicilerin yanıltılmasını önlemek amacıyla yeni düzenlemeler yapıldı. Meyve suları ve benzeri ürünlerde bileşim, üretim ve etiketleme kuralları ayrıntılandırılırken düşük şekerli meyve suyu kategorileri oluşturuldu ve bazı nektarlarda şeker ile bal ilavesine sınırlar getirildi. Reçel, jöle, marmelat ve pekmezde asgari meyve oranları artırıldı. Yeni kurallar 1 Ocak 2028’de uygulanmaya başlayacak.