ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

506 haber · Sayfa 16

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın 170 Milyon Avroluk Tarım Desteğini Onayladı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın 170 Milyon Avroluk Tarım Desteğini Onayladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın Orta Doğu’daki kriz nedeniyle yakıt ve gübre fiyatlarında yaşanan artıştan etkilenen tarım işletmelerine yönelik 170 milyon avroluk devlet yardımı planını onayladı. Plan, Bulgaristan’daki tarım sektöründe faaliyet gösteren şirketlere destek sağlanmasını ve artan girdi maliyetlerinin etkisinin azaltılmasını öngörüyor. Yardım, doğrudan hibe biçiminde verilecek ve şirket başına en fazla 50 bin avro olacak. Şema 31 Aralık 2026’ya kadar uygulanacak. Avrupa Komisyonu, planı Avrupa Birliği devlet yardımı kuralları, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 107. maddesinin 3. fıkrasının c bendi ve Orta Doğu Krizi Geçici Devlet Yardımı Çerçevesi kapsamında değerlendirdi. Komisyon, planın açık bir tahmini bütçeye dayandığı ve tarımsal ürünlerin birincil üretiminde faaliyet gösteren şirketlere geçici destek sağladığı sonucuna vardı. Değerlendirmede yardımın, ilgili ekonomik faaliyetin gelişimini kolaylaştırmak için gerekli, uygun ve orantılı olduğu; ticaret koşullarını ortak çıkara aykırı olacak ölçüde olumsuz etkilemediği belirtildi. Avrupa Komisyonu, söz konusu çerçeveyi 29 Nisan 2026’da Orta Doğu krizinin Avrupa Birliği ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla kabul etmişti. Çerçeve tarımın yanı sıra balıkçılık, taşımacılık ve enerji yoğun sektörleri de kapsıyor.

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi

Cavalheiro Junior ve çalışma arkadaşlarının araştırması, yüksek enerjili rasyonlarla beslenen kuzuların yemine eklenen sarımsak ve biberiye uçucu yağlarının üretim performansı, karkas özellikleri ve et kalitesi üzerindeki etkisini inceledi. Denemede Texel, Dorper ve Santa Inês melezi 35 erkek kuzu, yalnızca uçucu yağların kullanım düzeyleri bakımından farklılaşan beş yem grubuna ayrıldı ve 105 gün boyunca izlendi. Rasyonlar enerji ve protein bakımından eşdeğerdi; kaba yem-konsantre oranı 30:70 olarak düzenlendi. En olumlu sonuçlar, kilogram kuru madde başına 86 miligram düşük doz biberiye uçucu yağı verilen grupta görüldü. Bu grupta günlük ortalama canlı ağırlık artışı yaklaşık 193 grama ulaşırken, uçucu yağ eklenmeyen kontrol grubunda 132 gramda kaldı. Biberiye verilen kuzularda yemden yararlanma da iyileşti. Denemenin son aşamalarında bu gruptaki kuru madde tüketiminin artması, araştırmacıların değerlendirmesine göre rasyona uyumun güçlenmiş olabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, biberiye yağının düşük dozlarda rumen mikrobiyotasını ve fermantasyon süreçlerini olumlu yönde etkileyebileceğini, yüksek dozlarda ise lifleri parçalayan yararlı mikroorganizmaları da baskılayabilecek güçlü bir antimikrobiyal etki oluşturabileceğini belirtti. Bu nedenle çalışmada dozun önemli olduğu vurgulandı. Biberiye yağının olumlu etkileri denemenin özellikle ilk 30 gününden sonra belirginleşti. Deneme boyunca canlı ağırlık artışının kademeli olarak azalması ise kuzuların büyümesi sırasında görülen fizyolojik bir süreç olarak değerlendirildi. Düşük doz biberiye grubundaki kuzular en yüksek son canlı ağırlığa ve daha ağır karkaslara ulaştı. Bununla birlikte, kesim randımanları uygulamalar arasında değişmedi. Sarımsak uçucu yağının düşük veya yüksek dozları, üretim performansında kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme sağlamadı. Araştırmacılar, kullanılan sarımsak yağı düzeylerinin büyümeyi etkilemek için yetersiz kalmış olabileceğini belirtti. Uçucu yağ takviyesi etin son pH'ını, rengini ve lipid oksidasyonunu değerlendiren göstergeleri de anlamlı biçimde değiştirmedi; bu ölçümler tüm gruplarda benzer kaldı.

Meksika’da Gıda Güvenliği İçin Stratejik Girdilere Odaklanma Çağrısı
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber

Meksika’da Gıda Güvenliği İçin Stratejik Girdilere Odaklanma Çağrısı

Meksika’daki tarım ve gıda sektörü uzmanları, ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmek için tartışmayı yalnızca gıda egemenliği ve ithalatı azaltma hedefiyle sınırlamak yerine, kritik ürün ve girdilere odaklanma çağrısı yaptı. El Economista ile Consejo Nacional Agropecuario (CNA) iş birliğinde düzenlenen “Pulso agroalimentario, los retos que definirán al sector” forumunda, gübre ve dizel gibi girdilerin uluslararası çatışmalar, ticaret değişiklikleri ve tedarik zincirlerindeki kesintilerden etkilenebileceği belirtildi. Grupo Consultor de Mercados Agrícolas (GCMA) Direktörü Juan Carlos Anaya, hiçbir ülkenin gıdada tamamen kendine yeterli olmadığını söyledi. Anaya, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda güvenliği için tüketimin en az %70-75’inin yerli üretimle karşılanmasını ölçüt olarak ele aldığını, Meksika’da bu oranın %81 olduğunu aktardı. Ancak genel oranın sektörler arasındaki farkları gizleyebileceği uyarısında bulundu. Tahıl üretiminin 1994’te 39 milyon tondan günümüzde yaklaşık 34 milyon tona gerilediğini, buna karşılık meyve ve sebze üretiminin 19 milyon tondan 44 milyon tona, hayvansal üretimin 12 milyon tondan 27 milyon tona yükseldiğini söyledi. Meksika Hükümeti’nin tarım ve gıda sektörü uluslararası ilişkilerinden sorumlu yetkilisi Julio Berdegué, değerlendirmeye yalnızca tüketiciye ulaşan ürünlerin değil, üretimin sürmesi için gerekli girdilerin de katılması gerektiğini belirtti. Dizelde %70 öz yeterliliğin, %20’lik düzeye kıyasla daha elverişli bir konum sağlayacağını ifade etti. Consejo Coordinador Empresarial Dış Ticaret Başkan Yardımcısı Juan Cortina ise beyaz mısır ve gübreyi kritik alanlar arasında sayarak ithalatın tamamen sona erdirilmesini değil, bilim, teknoloji ve finansmanla yerli üreticilerin güçlendirilmesini savundu. CNA Başkanı Jorge Esteve, düşük öz yeterlilik görülen alanlarda üretimin yeniden büyütülmesi için finansman, su ve teknolojiye ihtiyaç olduğunu söyledi. Su kaynaklarının yetersizliği ve sulama altyapısı önemli sorunlar arasında gösterilirken, sulamanın modernleştirilmesinin verimliliği artırabileceği belirtildi. Esteve ayrıca güvensizliğin taşımacılığı, sulama bölgelerini ve tarım çalışanlarını etkileyen ortak bir sorun olduğunu dile getirdi.

Uruguay’ın Kullanılmayan Çin Kotası Avustralya Sığır Etine İmkân Sağlayabilir
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’ın Kullanılmayan Çin Kotası Avustralya Sığır Etine İmkân Sağlayabilir

Avustralya, Çin’in Uruguay’a tahsis ettiği ancak yıl içinde kullanılmayan sığır eti kotasının bir bölümünü devralarak ihracatını yılın kalan döneminde gümrüksüz sürdürme ihtimalini görüşüyor. Çin’in yıl başında uygulamaya koyduğu koruma vergisi nedeniyle Avustralya ve Brezilya 2026 kotalarını doldurdu. Avustralya’nın 205.000 tonluk kotası 20 Haziran’da tükendi ve kota dışındaki ihracata yıl sonuna kadar %55 vergi uygulanıyor. Brezilya ayrıca %12 oranında en çok kayrılan ülke vergisi ödüyor. Çin, yerli sığır eti sektörünü korumak amacıyla yeni koruma vergisini uygulamaya aldıktan sonra Avustralya’daki sektör kuruluşları ve federal hükümet, etkinin azaltılması için çeşitli seçenekleri değerlendirdi. Bunlar arasında kemik ve soğutulmuş sığır eti gibi Çin iç pazarındaki ürünlerle rekabet etmediği düşünülen kalemlerin kota hesabı dışında bırakılması, kota yönetimi ve başka ihracatçı ülkelerin kullanılmayan kotalarından yararlanılması yer aldı. Çin, kotayı elinde bulunduran ülkenin iş birliği yapması koşuluyla böyle bir seçeneği değerlendirebileceğini bildirdi. Avustralya, yılın başında Uruguay ve kotasını doldurması beklenmeyen en az bir başka ihracatçı ülkeyle temasa geçti. Uruguay’a 2026 için 324.000 ton kota tahsis edilmişti; bu miktar ülkenin 2025’teki yaklaşık 190.000 tonluk sevkiyatının üzerinde bulunuyor. Uruguay’ın düzenlemeye açık olduğunu belirtmesinin ardından taraflar görüşmelere başladı. Brezilya’nın da Uruguay’la benzer bir düzenlemeyi görüştüğü, ancak Avustralya’nın başvuru zamanlaması açısından önde olduğu aktarıldı. Bununla birlikte olası anlaşmanın ne kadar ton kapsayacağı, ne zaman yürürlüğe gireceği ve devredilen kotanın nasıl uygulanacağı henüz bilinmiyor. Çin’e gönderilmek üzere gümrüklü soğuk depolarda bekleyen veya sevkiyat için yolda olan ürünlerin düzenlemeye dahil edilip edilmeyeceği de belirsiz. Çin pazarına hizmet veren depoların lisanslı olması gerektiği için Avustralya’da bu alandaki kapasite sınırlı. Kotaların 1 Ocak’ta sıfırlanması, anlaşmanın kısa sürede sonuçlandırılmasını zorunlu kılıyor. Kota devrinin bu yıl uygulanması, mevcut ihracat sıkışıklığını hafifletebilir ve gelecek yılın ilk çeyreğindeki baskıyı azaltabilir. Sektör temsilcileri, Avustralya ve Brezilya’nın gelecek yıl kotalarını daha hızlı doldurmasının beklendiğini, bu nedenle düzenlemenin gelecek yıl daha da önemli hale gelebileceğini belirtiyor. Avustralya ayrıca gelecek yılki 209.000 tonluk kotada kemik ve soğutulmuş sığır eti için istisna oluşturulması yönündeki talebini sürdürüyor.

Arjantin Soya Küspesi AB Talebiyle Primli İşlem Görüyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Soya Küspesi AB Talebiyle Primli İşlem Görüyor

Avrupa Birliği'ndeki ithalatçıların, Ormansızlaşmadan Arındırılmış Ürünler Tüzüğü'nün (EUDR) uygulanmasından önce tedarik güvenceye alma çabası, Arjantin soya küspesine yönelik talebi artırdı. Bu gelişmeyle Arjantin ürününün Brezilya soya küspesine kıyasla ihracat primi genişledi ve piyasa, Arjantin ürününün alışılmış iskontolu konumundan farklı bir görünüm kazandı. Platts'ın 29 Eylül tarihli değerlendirmesine göre kasım sevkiyatlı Rosario çıkışlı soya küspesinin değeri ton başına 422,1 dolar olurken, Brezilya'nın Paranaguá çıkışlı ürünü 416,1 dolar olarak kaydedildi. Kaynak, Arjantin ürününün genellikle Gran Rosario ihracat koridorundaki su yolu ve draft kısıtları nedeniyle daha düşük fiyatlandığını belirtiyor. Bu kısıtlar, gemilerin boyutunu ve yük kapasitesini sınırlıyor. Arjantin'in Visec platformunda üreticilerin kayıt ve izlenebilirlik düzeyinin Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu hacmi karşılayacak kritik kitleye ulaştığı, Brezilya'daki benzer yöntemin ise aynı ilerleme seviyesinde olmadığı aktarılıyor. Avrupa Birliği yem üreticilerini temsil eden Fefac, EUDR'nin 2027'de uygulanmasının soya küspesi tedarik zincirinde kesinti riski yaratabileceği uyarısında bulundu. Fefac'ın resmi belgesine göre AB, 2027'de yaklaşık 4 milyon ton soya ithal etme kapasitesini kaybedebilir.

Meksika ve Fransa Tarım ve Gıda Ticaretini Genişletmek İçin Görüştü
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika ve Fransa Tarım ve Gıda Ticaretini Genişletmek İçin Görüştü

Meksika ve Fransa hükümetlerinin temsilcileri, modernize edilmiş Meksika-Avrupa Birliği Küresel Anlaşması’nın sunduğu fırsatları ve iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretini genişletip çeşitlendirme yollarını görüştü. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader) yetkilisi Columba López Gutiérrez ile Fransa Dış Ticaret Bakanı Nicolas Forissier, daha dengeli ve karşılıklı yarar sağlayan bir ticaret için ilerleme gerektiği konusunda uzlaştı. Bu yaklaşımın küçük ve orta ölçekli üreticiler için somut fırsatlar oluşturması hedefleniyor. López Gutiérrez, anlaşmanın kahve, avokado, orman meyveleri, mango, papaya, limon, muz ve bal gibi Meksika ürünleri için ihracat potansiyeli sunduğunu belirtti. Ancak ticari tercihlerin karşılıklı sağlık ve düzenleme alanındaki ilerlemelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Meksika ayrıca Avrupa Birliği ile organik ürünler konusundaki diyaloğu sürdürmek istiyor. Görüşmeler kapsamında, iki ülkenin tarım ve gıda makamları arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere Niyet Mektubu imzalandı. Belge; yenilik, sürdürülebilir tarım, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği, araştırma, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme alanlarını kapsıyor. Taraflar ayrıca ikili ilişkilerin 200. yılı kapsamında somut projeler içeren bir yol haritası hazırlama konusunda anlaştı.

Arjantin’de 2026/27 Sezonunda Ekmeklik Buğdayda Kalite Belirleyici Olacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de 2026/27 Sezonunda Ekmeklik Buğdayda Kalite Belirleyici Olacak

Arjantin’de 2026/27 buğday sezonunda yüksek kazanç beklentisi, tüm üreticiler için geçerli olmayacak. Bichos de Campo’nun aktardığı değerlendirmeye göre, talebin güçlü olması beklenirken asıl avantaj ekmeğe uygun kalitede ürün elde edip bunu ayrı sınıflandırabilen ve uygun koşullarda depolayabilen üreticilerde olacak. Hasat döneminin Arjantin’in geniş bölümünde şiddetli yağışlarla çakışma ihtimali, kalite riskini artırıyor. Buenos Aires Tahıl Borsası, ülkenin kuzeyinde ilk buğday hasadı denemelerinin tarihsel ortalamanın üzerinde sonuç verdiğini bildirdi. Tarım alanlarının %34’ü başaklanma ve daha ileri gelişim aşamalarına ulaşırken, merkez ve kuzey bölgelerindeki beklenen verimler olumlu değerlendiriliyor. Ancak ürün dolum döneminde olumsuz hava koşulları yaşanmaması gerekiyor. Yağışların ardından iyi ile mükemmel durumdaki alanların oranı son haftada 8 puan artarken, merkez bölgelerdeki donların etkisi incelenmeye devam ediyor. Brezilya’daki görünüm ise bölgesel ekmeklik buğday talebini destekliyor. Ulusal Tedarik Şirketi’nin (Conab) tahminine göre Brezilya’nın 2026/27 hasadı 5,74 milyon tonla önceki sezona göre %27 daha düşük olabilir. Brezilya Buğday Sanayisi Birliği, ülkenin en az 9 milyon ton ekmeklik buğday ithal etmesi gerekebileceğini belirtiyor. Paraguay’ın da zorlu hava koşullarıyla karşı karşıya olması, bölgedeki tedarik seçeneklerini sınırlayabilir. Buna karşın Arjantin’deki mevcut ve yeni sezon fiyatları Brezilya’daki seviyelerin üzerinde değil. Rosario buğdayı için Aralık 2026 vadeli sözleşme ton başına 218,5 dolar, Mart 2027 vadeli sözleşme 229 dolar seviyesinde kapandı; mevcut piyasa referansı ise 225 dolar olarak verildi. Bu nedenle üreticiler açısından temel koşul, yalnızca ürünü hasat etmek değil, ekmeklik kaliteyi koruyarak iç değirmencilik veya ihracat talebine sunabilmek olacak.

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, ülkenin yedi Merkezi Olmayan Yönetiminin sekreterleriyle bir araya gelerek birincil sektörün ülke genelinde daha etkili işlemesini ve kamu hizmetleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda kamu yetkilerinin daha etkin kullanılması, hukuka uygunluğun güvence altına alınması ve bürokrasinin azaltılması da ele alındı. Görüşmenin başlıca gündemlerinden birini hayvan hastalıkları ve hayvancılık sektöründe yaşanan son krizlerin yönetiminden çıkarılan sonuçlar oluşturdu. Katılımcılar, olağanüstü ihtiyaçlar ortaya çıktığında devletin insan kaynağı ve hizmetleri hızlı biçimde harekete geçirebilmesi gerektiğini değerlendirdi. Toplantıda, veterinerler ile diğer kritik uzmanlıkların ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilebilmesi için kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve mevcut bilimsel personelden daha iyi yararlanılması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda bakanlığın hayvan hastalıklarına karşı operasyonel kapasitesinin artırılması ve sağlık krizlerinde hızla devreye girecek daha etkili bir ulusal mekanizma kurulması değerlendirildi. Balık yetiştiriciliğiyle ilgili konular da gündeme gelirken, bakanlık ile Merkezi Olmayan Yönetimler arasındaki daha iyi iş birliğinin idari gecikmeleri ve görev çakışmalarını azaltabileceği alanlar ele alındı.

Yunanistan’da Tarımsal Kredilere Faiz Desteği Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Kredilere Faiz Desteği Planlanıyor

Yunanistan Kalkınma Bankası’nın tarımsal işletmelere yönelik yeni kredi araçlarının ekim ayında devreye alınması planlanıyor. Agronews’un haberine göre, %4 faiz desteği içeren programlara bankalardan talep geldi ve uygulamanın 10 bankanın katılımıyla yürütülmesi bekleniyor. Paket, tarımsal yatırımlar ile işletme sermayesi ihtiyacını karşılamaya yönelik küçük kredilerin yanı sıra genç çiftçiler için bir kredi garanti fonunu da kapsıyor. Yıl içinde uygulanması beklenen Tarım Girişimciliği Küçük Krediler Fonu II’nin kredi portföyünün 95 milyon euro olması öngörülüyor. Fon kapsamında yatırım veya işletme sermayesi amacıyla 10 bin ila 50 bin euro arasında kredi kullandırılması planlanıyor. Kredilerin vadesi 1 ila 8 yıl arasında değişecek. Kredi tutarının %50’si faizsiz olacak; kalan %50’lik bölüm için ise iki yıl boyunca tam faiz desteği sağlanacak. Üçüncü finansman aracı olan Genç Çiftçiler Kredi Garanti Fonu’nun en geç gelecek ocak ayına kadar etkinleştirilmesi hedefleniyor. Fon, tarıma yeni giren 40 yaşına kadar olan çiftçilere yönelik olacak. Bu kapsamda 10 bin ila 50 bin euro arasında, 2 ila 15 yıl vadeli yatırım kredileri verilmesi ve 40 bin euroya kadar geri ödemesiz kuruluş desteği sağlanması planlanıyor. Kuruluş desteğinin kredi tutarının %80’ine kadar çıkabileceği, kredi ve destek birlikte değerlendirildiğinde yararlanıcı başına toplam tutarın 90 bin euroya ulaşabileceği aktarılıyor. Üç finansman aracının toplam kamu harcamasının 160 milyon euro, bankacılık sistemi aracılığıyla oluşturulacak toplam kredi portföyünün ise yaklaşık 365 milyon euro olması bekleniyor. Araçların özellikle yeni çiftçilerin tarım sektörüne girişini ve yatırım yapmasını kolaylaştırması amaçlanıyor. Kredi portföyleri ve uygulama takvimi haber metninde beklenti ve planlama çerçevesinde aktarılıyor; bu nedenle programların devreye alınması henüz gerçekleşmiş bir uygulama olarak sunulmuyor. Haberde ayrıca, Yunanistan Kalkınma Bankası’nın 2019-2025 dönemindeki etkisine ilişkin bağımsız bir çalışmanın sonuçlarına yer veriliyor. Çalışmaya göre bankanın finansman araçlarına taahhüt edilen her 1 euro, toplam yatırımların etkisiyle 3,58 euro gayrisafi yurt içi hasıla oluşturdu. Bu bulgu, yeni tarımsal kredi araçlarının duyurusuna ilişkin doğrudan sonuç değil, bankanın önceki finansman faaliyetlerine dair arka plan bilgisi olarak aktarılıyor.

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek İçin Proje Başlatıldı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek İçin Proje Başlatıldı

Irak hükümeti, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Bankası, süt sektöründe çiftlik yönetimini ve süt toplama sistemlerini geliştirmeyi amaçlayan yeni bir projeyi resmen başlattı. Proje, küçük üreticileri pazarlara daha iyi bağlayacak yenilikçi toplama modellerinin uygulanmasını ve başarılı örneklerin farklı bölgelere yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Girişimden seçilmiş vilayetlerde yaklaşık 7 bin kırsal ailenin doğrudan yararlanması planlanıyor. Projede küçük ölçekli hayvancılık işletmelerine, kadınlara da odaklanılarak üretim varlıkları, kapasite geliştirme desteği ve iklime akıllı uygulamalar sunulacak. Böylece süt zincirinde üretkenliğin, pazarlamanın ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amaçlanıyor. Proje kapsamında altyapı desteğinin yanı sıra teknik eğitim ve bilgi paylaşımı sağlanacak. Bu çalışmaların süt kalitesini ve üretici gelirlerini iyileştirmesi, küçük üreticilerin pazara erişimini güçlendirmesi bekleniyor. Proje, Irak Tarım Bakanlığının gözetiminde yürütülecek; uygulamadan FAO sorumlu olacak. Finansman ise Dünya Bankasının yönettiği Irak Reform, İyileşme ve Yeniden Yapılanma Fonu’ndan (I3RF) sağlanacak.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı

Estonya, Rusya ve Belarus’tan gelen tahılların kendi topraklarından transit geçişini yasakladı. Dışişleri Bakanı Tsahkna, kararı Rusya’nın Ukrayna limanlarına saldırması, Ukrayna’nın tahıl ihracatını engellemesi ve kendi ürünleri için yeni güzergâhlar aramasıyla ilişkilendirdi. Bakan, daha önce Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmaması konusunda uyarıda bulunduklarını belirtti. Tallinn yönetimi, Rusya’nın Baltık limanlarını alternatif bir transit yolu olarak kullanmasını önlemek için Letonya ve Litvanya ile eş güdüm sağlamaya çalışıyor. Estonya’ya göre Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırıları sürerken ticaretini devam ettirmek için bölgedeki liman ve güzergâhlardan yararlanmak istiyor. Avrupa Birliği, Rusya ve Belarus menşeli tahıl ürünlerinin ortak pazara erişimini sınırlamak amacıyla gümrük vergileri uygulamaya koymuştu. Ancak bu düzenlemeler, ürünlerin Avrupa Birliği topraklarından üçüncü ülkelere transit geçişini her durumda engellemediği için Estonya kendi yasağını getirdi. Karar, Karadeniz’deki taşımacılığın aksamasının ardından Rusya’nın alternatif ihracat yolları aradığı bir dönemde alındı. Rus şirketlerinin Baltık Denizi ve Arktik Okyanusu’ndaki bazı liman terminallerini daha fazla tahıl işlemek üzere uyarladığı bildirildi.

Ukrayna'da Buğday ve Mısır Fiyatları Son Beş Haftada Geriledi
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'da Buğday ve Mısır Fiyatları Son Beş Haftada Geriledi

Ukrayna’da buğday ve mısır fiyatları son beş haftada hızla geriledi. Finansal analist Andriy Şevçişin, piyasaların limanların tamamen açılabileceği ihtimalini fiyatlıyor olabileceğini söyledi. Ancak bu yönde henüz resmi bir bilgi bulunmuyor. Şevçişin, Ukrayna’dan Türkiye’ye ayçiçeği taşıyan bir geminin önceki gün yola çıkıp zarar görmemesinin piyasalardaki iyimserliği artırmış olabileceğini belirtti. Analiste göre fiyat şokunun başlıca nedenlerinden biri, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) raporunda Amerikan mısır stoklarının piyasa beklentisini aşmasıydı. Stoklar 2,095 milyar kileye ulaşırken beklenti 1,918 milyar kile düzeyindeydi. Çin’in mısır tarifelerini düşürmeyi önermesine rağmen ABD tahılı alımına ilişkin yeni taahhüt vermemesi de fiyatlar üzerinde ek aşağı yönlü baskı oluşturdu. Ukrayna’nın gıda ihracatı Ağustos 2026’da %21,4 düşerek 1,279 milyar dolara geriledi; buna karşılık yılın ilk sekiz ayında ihracat %5,3 artışla 15,4 milyar dolara çıktı. Analist, limanlardaki sorunlara rağmen ihracatın %45’inin daha yüksek maliyetlerle sürdüğünü ve tekil gemilerin sefer yaptığını söyledi. Kaynakta ayrıca altyapıya yönelik saldırıların Ukrayna’daki ve küresel ölçekteki gıda güvenliği açısından zorluk yarattığı belirtildi.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

Yeni Zelanda Süt Çiftliklerinde Kayıp %2’nin Altında
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Süt Çiftliklerinde Kayıp %2’nin Altında

Otago Üniversitesi araştırmasına göre Yeni Zelanda’daki süt çiftliklerinde üretimin %2’den azı kayboluyor. Journal of Dairy Research’te yayımlanan çalışmada, çiftlik içi süt gıda kaybı %1,8 olarak tahmin edildi. İncelenen süt işleme tesisinde kayıp oranı %5,5’e çıktı. Araştırmacılar, oranlar düşük olsa da sektörün büyüklüğü nedeniyle toplam hacmin önemli olduğunu ve gıda zincirine giremeyen süt için alternatif noktaların azlığının kırılganlık yarattığını belirtti.

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor

Gübre ve diğer temel girdilerin tedarikindeki kesintiler, küresel tahıl üretimi ile gıda güvenliği için risk oluşturuyor. Uluslararası Gübre Sanayisi Birliği (IFA), São Paulo’da yayımladığı değerlendirmede, uluslararası üre piyasasındaki darboğazların özellikle buğday arzında önemli kayıplara yol açabileceğini bildirdi. IFA Genel Müdürü Alzbeta Klein’a göre, uluslararası piyasadan yaklaşık 8 milyon ton ürenin çekilmesi, 75 milyon ila 100 milyon ton arasında buğday üretim kaybına neden olabilir. Tahmin, dünya buğday üretiminin 800 milyon tonun biraz üzerinde olduğu varsayımına dayanıyor. Klein, dünyada tüketilen gıdanın yaklaşık yarısının, doğal gazı azotlu gübreye dönüştüren Haber-Bosch sürecine bağlı olduğunu belirtti. Bu yapısal bağımlılık nedeniyle enerji arzındaki istikrarsızlıklar üretim maliyetlerini, fiyat oluşumunu ve bitki besleme ticaretini etkileyerek ekim kararları ile verim üzerinde baskı yaratıyor. IFA ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik darboğazlara ve sevkiyatların sıhhi sertifikasyonundaki düzenleyici engellere dikkat çekti. Birliğe göre gübre, enerji ve deniz taşımacılığı küresel arz stratejilerinde birlikte ele alınmalı; düşük karbonlu amonyak, verimliliği artırılmış gübreler ve biyolojik ürünler de çözüm seçenekleri arasında değerlendirilmeli.

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, özel sektörün tarımsal yatay genişleme projelerine katılımını artırma yollarını görüşmek üzere Çöl Arazi Geliştirme ve Islah Odası yönetimiyle bir araya geldi. Mısır Sanayi Federasyonu’ndaki toplantıda sektörün temel sorunları, tarımsal arazi ıslahını geliştirmeye yönelik öneriler ve yatırımcıların karşılaştığı engeller ele alındı. Görüşmelerde tarımsal ihracatın artırılması, Mısır ürünleri için yeni pazarlar açılması ve çöl bölgelerindeki tarımsal yatırımların talepleri ile zorlukları değerlendirildi. Toplantıya Tarım Bakan Yardımcısı Mostafa El-Sayyad, Çöl Araştırma Merkezi Başkanı Hossam Shawky ve odaya bağlı şirketlerle yatırım faaliyetlerinin temsilcileri katıldı. Katılımcılar ayrıca tarımsal operasyonlarda, arazi ve ürünlerin izlenmesinde modern teknolojilerin kullanımını ve yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanılmasını görüştü. Farouk, yatırımcılara teknik ve yayım desteği sağlamak için oda ile Çöl Araştırma Merkezi arasındaki koordinasyonun sürdürülmesini istedi. Toprak ve su arıtımında güncel bilimsel araştırmaların uygulanmasını da talep eden Farouk, bu çalışmaların engelleri kaldıracağını, çöl arazilerinin kullanım verimliliğini ve ekonomik getiriyi artıracağını söyledi. Bakan, devletin özel sektöre destek verme taahhüdünü vurgularken, bakanlığın yerli ve yabancı yatırımı teşvik ederek gıda güvenliğine ve tarımsal ihracata katkı sağlayan stratejik projeleri genişletmeye önem verdiğini belirtti.

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı, İsviçre’nin desteğiyle kadın çiftçilerin iklim değişikliğinin yol açtığı risklerle başa çıkma kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda Cojușna’da, Strășeni ilçesinde yaklaşık 35 kadın çiftçi ve kırsal girişimciyle bir atölye düzenlendi. Toplantıda iklim risklerine uyum, tarımsal işletmelerin geliştirilmesi ve kadınların kaynaklara erişimi ele alındı. Proje kapsamında 100’den fazla çiftçinin katıldığı değerlendirme, kadınlar ile erkekler arasında ekipman ve diğer kaynaklara erişim bakımından farklar bulunduğunu ortaya koydu. Kadınlar ekipman eksikliğini erkeklerden neredeyse üç kat daha sık bildirirken, katılımcıların %80’inden fazlası ev işleri ve aile bakımının eğitimlere katılmak için yeterli zaman bırakmadığını belirtti. Kadın çiftçiler, aile işletmelerine uygun küçük ölçekli makineler, ürün depolama ve işleme alanları, finansman ve sübvansiyonlara daha kolay erişim ile kısa ve uygulamalı eğitim talep etti. Atölyede ortaya çıkan önerilerin, kadınlara yönelik eğitim, danışmanlık, teknoloji ve finansman programlarının uyarlanmasında kullanılması planlanıyor. Bu çalışmalar kapsamında kadınların ve genç çiftçilerin girişimcilik, dijital beceri ve yenilikçilik kapasitesini geliştirmek amacıyla 10 Çiftçi Kulübü kurulması öngörülüyor. Kulüplerin deneyim paylaşımı, teknoloji denemeleri ve danışmanlar, finans kuruluşları ile alıcılarla bağlantı kurulması için kullanılması hedefleniyor. Moldova Tarım Bakanlığı ile FAO ayrıca 2027-2030 dönemi için, üretimin korunması ve risklerin azaltılmasına yönelik finansal araçlar içeren ulusal bir tarımsal dayanıklılık programı üzerinde çalışıyor. Proje, İsviçre’nin 2023-2025 dönemindeki desteğinin devamı niteliğinde. Önceki çalışmada 5.000’den fazla kadın tohum ve yem desteği almış, 120’den fazla kadın ise kadın çiftçi kulüplerine katılarak küçük ölçekli ekipman desteğinden yararlanmıştı.

Arjantin ve Şili, Patagonya’daki İstilacı Ota Karşı Ortak Proje Başlattı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin ve Şili, Patagonya’daki İstilacı Ota Karşı Ortak Proje Başlattı

Arjantin ve Şili, Patagonya Austral'da yayılan Hieracium cinsine bağlı istilacı yabancı otlarla mücadele için iki ülkeli bir proje yürütüyor. Proje, bu türlerin bitki örtüsünün bileşimini değiştirmesi, doğal otlakların verimliliğini düşürmesi ve hassas ekosistemlerin işleyişini bozması üzerine geliştirildi. Çalışmada özellikle Hieracium pilosella ve Hieracium praealtum türlerine odaklanılıyor. Girişim, Arjantin Ulusal Tarım Teknolojileri Enstitüsü (INTA) ile Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (INIA) tarafından izleme, araştırma ve mücadele yöntemlerini güçlendirmek amacıyla yürütülüyor. Arjantin Uluslararası İşbirliği Fonu (FO.AR) kapsamında onaylanan proje, iki ülkedeki bilim kurumlarını, bölgesel yönetim kuruluşlarını ve üretim sektörünün temsilcilerini bir çalışma ağı içinde buluşturmayı öngörüyor. Hieracium pilosella'nın Tierra del Fuego Adası'nın tamamında bulunduğu, Hieracium praealtum'un ise Arjantin'in Santa Cruz eyaletinde daha yaygın olduğu belirtiliyor. Proje ortakları, Patagonya Austral'ın iki ülke arasındaki idari sınırlara rağmen ekolojik açıdan süreklilik gösteren bir bölge olduğunu vurguluyor. Bu nedenle yabancı otların yayılması yalnızca tek bir ülkenin sorunu olarak değil, sınır aşan bir çevre ve üretim meselesi olarak ele alınıyor. İstilacı türlerin yayılması, doğal bitki topluluklarında değişikliğe yol açarak meralara dayanan yaygın hayvancılık sistemlerini de etkileyebilir. Bitki örtüsündeki değişimin hayvancılıkta kullanılan alanların verimliliğini azaltabileceği, bunun da doğal kaynakların üretimde merkezi rol oynadığı bölgelerde üreticiler ve kaynak yönetiminden sorumlu kurumlar için ek bir sorun yaratacağı ifade ediliyor. Projenin ilk aşamasında en az sekiz kurumun, Arjantin ve Şili'den dörder kuruluşun katılacağı bir ağ kurulması planlanıyor. Teknik görevler ile üreticiler, teknisyenler, belediyeler, eyalet yönetimleri ve bilim kuruluşlarını bir araya getiren atölyeler düzenlenecek. Bu çalışmalarla türlerin dağılımına ilişkin verilerin paylaşılması, yayılım dinamiklerinin değerlendirilmesi ve ortak önleme ve mücadele ölçütlerinin belirlenmesi amaçlanıyor. Ortak çalışma ayrıca iki ülkede daha önce edinilen deneyimlerin bir araya getirilmesini ve çabaların tekrarlanmasının önlenmesini hedefliyor. Kimyasal ve biyolojik mücadele uygulamaları sistematik hale getirilecek; daha geniş ölçekte kullanılmadan önce daha fazla araştırma gerektiren araçlar ayrıca belirlenecek. Ağın, ileride uluslararası finansmana başvurabilecek ortak araştırma ve yenilik projelerinin temelini oluşturması bekleniyor.

Edagricole, EIMA 2026’da Tarım Teknolojileri ve Genç Çiftçileri Gündeme Taşıyacak
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Edagricole, EIMA 2026’da Tarım Teknolojileri ve Genç Çiftçileri Gündeme Taşıyacak

Edagricole, EIMA 2026 fuarı kapsamında kitap, dergi ve kurslara ayrılan alanların yanı sıra tarım sektörünün güncel başlıklarına odaklanan toplantılar ve uygulamalı etkinlikler düzenleyecek. Programda tarımsal hizmet işletmelerinin sektördeki rolü, genç çiftçilere yönelik destekler, robotik, otomasyon ve dronların tarımdaki kullanımı yer alıyor. CAI-Agromec iş birliğiyle yapılacak toplantıda, tarımın değişen yapısı içinde agromekanik işletmelerin öneminin korunması ve ulusal bir meslek siciline ilişkin çalışmalar ele alınacak. Il Contoterzista dergisi ile CAI-Agromec’in düzenleyeceği 2026 ödüllerinde ise yenilik, hassas tarım, kadınlar, gençler, çeşitlendirme ve değer zinciri kategorilerinde altı işletme ödüllendirilecek; CAI Agromec ayrıca sendikal faaliyet alanında özel bir ödül verecek. Programın bir diğer toplantısı, 2023-2027 Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) 40 yaş altındaki tarım işletmecilerine sunduğu fırsatlara ayrılacak. Toplantıda sektör uzmanları, kurum temsilcileri ve OTP fonlarından yararlanan genç çiftçiler konuşacak. Robotik ve otomasyon oturumunda tarım teknolojilerinin gelişimi, uygulama alanları ve geleceği değerlendirilecek. Drone oturumunda hedefli bitki koruma ve biyolojik mücadele, ekim, yararlı böcek dağıtımı ve erişimi zor alanlarda müdahale konuları işlenecek. Ayrıca sensör, uçuş süresi ve taşıma kapasitesi ile uydu, robotik ve yönetim platformlarıyla entegrasyon ele alınacak. Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) kuralları, İtalya Sivil Havacılık Kurumu (ENAC), operasyon izinleri ve pilot yeterlilikleri de programda bulunacak.

Hollanda Sera Tarımı Robotik ve Veriye Yöneliyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Hollanda Sera Tarımı Robotik ve Veriye Yöneliyor

Hollanda sera tarımı, elverişli piyasa koşullarından yararlanırken gelecekte karşılaşacağı zorluklara odaklanıyor. ABN AMRO’nun son sektör analizine göre işletmeler, sektörün büyümesini ve rekabet gücünü korumak için yeni yatırım alanlarına yöneliyor. İş gücü kıtlığı, artan enerji maliyetleri ve daha sıkı düzenlemeler, sera işletmelerini robotik sistemlere, veriye dayalı yetiştiriciliğe ve daha ileri profesyonelleşmeye yatırım yapmaya zorluyor.

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor

Botswana, yerli süt üretimini artırmak amacıyla Brezilya’dan Girolando sığırları ithal ediyor. Botswana Development Corporation’ın (BDC) Lobatse’de yürüttüğü Milk Valley Farm projesine yönelik son sevkiyat, temmuzdaki ilk sevkiyatın ardından gerçekleştirildi. Birkaç gün içinde beklenen 206 hayvanın gelişiyle Brezilya’dan getirilen toplam sığır sayısının 600’e ulaşması bekleniyor. Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Tiroeaone Ntsima, yatırımın gıda güvenliğini güçlendirme, süt ürünleri ithalatına bağımlılığı azaltma ve rekabetçi bir yerli süt endüstrisi oluşturma hedeflerinin parçası olduğunu söyledi. Girolando ırkı, yüksek süt üretim potansiyeli ve Botswana’nın sıcak iklimine uyumu nedeniyle tercih edildi. BDC, çiftliğin tam kapasitede yaklaşık 3.000 başlık sürüye ve yıllık 15 milyon litre süt üretimine ulaşmasını hedefliyor. Proje kapsamında döner sağımhane, modern ahırlar, su altyapısı, yem üretimi, yetiştirme ve biyogüvenlik tesislerine yatırım yapıldı. Çiftliğin Haziran 2026’da Şap Hastalığından Ari Sütçü Hayvancılık Bölmesi statüsü aldığı bildirildi.

İran, FAO Toplantısında Sürdürülebilir Ormancılık ve Uluslararası Finansman Çağrısını Anlattı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran, FAO Toplantısında Sürdürülebilir Ormancılık ve Uluslararası Finansman Çağrısını Anlattı

İran, Roma’daki Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde 6-10 Mehr tarihlerinde düzenlenen toplantıda ülkenin orman yönetimi politikalarını ve sürdürülebilir ormancılık çalışmalarını anlattı. İran Doğal Kaynaklar ve Havza Yönetimi Kurumu Başkanı Rıza Aflatonî, ormanların iklim direnci ve sürdürülebilir kalkınma açısından kritik rol taşıdığını belirtti. Aflatonî, son üç yılda Birleşmiş Milletler Ekosistem Restorasyonu On Yılı kapsamında halkın katılımıyla yürütülen bir milyar ağaç dikme planına, tahrip olmuş arazilerde gerçekleştirilen 300 bin hektarlık iyileştirme çalışmalarına ve Hazar-Hirkani ile Zagros bölgelerindeki entegre havza yönetimine değindi. İran ayrıca, atık olmayan su kaynaklarından yararlanarak odun üretimini geliştirdiğini ve orman koruma çalışmalarını güçlendirdiğini bildirdi. İran’ın Hazar-Hirkani ormanlarındaki sosyal ormancılık yaklaşımının yerel toplulukların güçlendirilmesine, biyolojik ekonominin geliştirilmesine, odun dışı ürünlere, ekoturizme ve orman parklarında özel sektör yatırımlarına dayandığı aktarıldı. Aflatonî, iklim değişikliğinin artırdığı yangın riskine karşı katılımcı yangın yönetimi programlarının orman yangınlarının sayısı ve alanında belirgin düşüş sağladığını söyledi. Aflatonî, küresel orman hedeflerine ulaşılabilmesi için uluslararası finansmana eşit erişim, teknoloji transferi ve ülkeler arasında deneyim paylaşımı gerektiğini savundu. İran’ın UNESCO’ya bağlı Entegre Havza Yönetimi Merkezi’nin başarılı deneyimlerin paylaşılması ve üye ülkelerle iş birliği yapılması için hazır olduğu belirtildi. Konuşmada ayrıca, 28 Mart 2026’daki saldırıda hayatını kaybeden orman muhafızları ve doğa koruma görevlileri anıldı.

Jetisu Bölgesinde Şeker Pancarı Hasadı Başladı, Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Jetisu Bölgesinde Şeker Pancarı Hasadı Başladı, Rekor Beklentisi

Kazakistan’ın Jetisu bölgesinde şeker pancarı hasadı başladı. Üreticiler bu yıl 13,5 bin hektarlık alandan yaklaşık 585 bin ton kök ürün elde etmeyi bekliyor. Bu miktar, 2025’teki 498,8 bin tonluk üretimin üzerinde. Ürünün yaklaşık 538 bin tonunun hesaplanan ağırlıkla fabrikalara teslim edilmesi öngörülüyor. Hasada Aksu, Sarkand, Eskeldi, Koksu, Karatal ve Kerbulak ilçelerindeki işletmeler katılıyor. Çalışmalarda 115 şeker pancarı hasat makinesi ve 52 yaprak temizleme makinesi kullanılıyor. Mevcut teknik kapasitenin günde 700 hektara kadar hasat yapılmasına olanak verdiği bildiriliyor. Bölgenin önemli üretim merkezlerinden Koksu ilçesinde 185 köylü işletmesi 2,9 bin hektar ekim yaptı ve yaklaşık 125 bin ton ürün bekliyor. Hasat kadar ürünün fabrikalara düzenli kabulü de önem taşıyor. Geçen sezon kamyonların uzun kuyruklar oluşturması nedeniyle bu yıl teslimatın önceden hazırlanan programa göre yapılması planlanıyor. Koksu Şeker Fabrikası, erken olgunlaşan Avantaj çeşidinden başlayarak kabulü kademeli artıracak; günlük kapasitenin önce yaklaşık 2 bin, ardından 3 bin, daha sonra 3,5-4 bin tona çıkarılması hedefleniyor. Koksu ilçesinde açıklanan koşullara göre işleme kuruluşunun ton başına ödemesi 15 bin Kazakistan tengesi, devlet desteği ise 25 bin tenge olacak. Böylece toplam ödeme ton başına 40 bin tengeye ulaşacak. Üreticiler, sulama, gübre, bitki koruma ürünleri ve özel makineler nedeniyle maliyetlerin yüksek olduğunu, ancak desteklerin şeker pancarı ekimine ilgiyi koruduğunu belirtiyor.

Yeni Zelanda Küresel Sığır Eti Talebini Karşılamada Avantajlı Konumda
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Küresel Sığır Eti Talebini Karşılamada Avantajlı Konumda

Yeni Zelanda’nın küresel sığır eti talebini karşılamak için avantajlı bir konumda olduğu belirtildi. Wellington’daki Kırmızı Et Sektörü Konferansı’nda konuşan Global AgriTrends analisti Brett Stuart, Donald Trump’ın ticaret politikasının ABD’nin kırmızı et sektörünü güçlendirmediğini söyledi. Stuart, 300 bin ton ithal sığır etine uygulanan tarifelerin kaldırılmasının ABD sektörü için daha fazla zarar yaratacağını savundu. Bu adımın Amerikalılar için fiyatları düşürürken ABD’deki sığır sürüsünün yeniden büyümesine alan açacağını belirten Stuart, kararın sektörün ihtiyaçlarının yeterince anlaşılmadığını gösterdiğini ifade etti.