ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 17

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu

Macaristan’da tarım sektörünün rekabet gücünü koruması için öngörülebilir finansman, üretim koşullarına uygun teknoloji kararları ve değişen çevreye uyumun birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. K&H Grubu şirketler bölümünün yöneticisi Bodor Tibor, ekonomik koşullar hızla değişirken işletmelerin sürekli uyum sağlaması ve yatırımlar için istikrarlı finansal altyapı ile uzun vadeli banka ortaklığı kurması gerektiğini söyledi. K&H Grubu’nun tarım sektöründeki payının ortalama yaklaşık %25, bazı alanlarda ise %35’in üzerinde olduğu aktarıldı. Tarım ve Gıda Ekonomisinden Sorumlu Bakanlığın Ortak Tarım Politikası ve kalkınmadan sorumlu devlet sekreteri Jobbágy Krisztina, destek sistemi kaynaklarının %98’inin tahsis edildiğini ve bu nedenle değerlendirme bekleyen başvurular için hareket alanının sınırlı kaldığını söyledi. Yatırım talepleri mevcut bütçe çerçevelerini aşarken, gıda sanayisi ve hayvancılık işletmesi yatırımlarına yönelik başvurular önceki çerçevelerin 4,5-5 katına ulaştı. Kaynak açığının çözümü için Maliye Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiği belirtildi. Sulama yatırımlarının değerlendirilmesinde gecikme yaşanırken, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su tutma, sulama ve su kaynaklarının geliştirilmesinin acil hale geldiği ifade edildi. Jobbágy Krisztina, sunulan sulama başvurularının değerlendirileceğini ve üreticilerin kısa süre içinde destek kararlarını almasının umulduğunu bildirdi. Genç çiftçilerin desteklenmesi ile işletme devri ve kuşak değişimi başlıklarında da çok sayıda başvurunun henüz işlenmediği aktarıldı. Beklenen destek çağrıları arasında küçük tarım işletmeleri, hayvan refahı, ormancılık, tarımsal ormancılık, inovasyon ve kırsal kalkınma programları sayıldı. Bir sonraki Ortak Tarım Politikası dönemine ilişkin AB tavsiyelerinde kuşak değişimi, kadınların tarıma katılımı, su tutma ve zararların önlenmesi öne çıkıyor. Değişen iklim koşullarında mısır gibi bazı bitkilerin üretiminin yeterli güvenceyle sürdürülemeyebileceği, bu nedenle destek politikasının üretim yapısındaki dönüşümü kolaylaştırması gerektiği belirtildi.

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor

Avrupa’nın bazı büyük somon üreticileri, yetiştirme maliyetlerini düşürmek amacıyla işlenmiş kanatlı eti yan ürünlerinden elde edilen yemleri kullanmaya başladı. Norveçli Leroj, kanatlı kaynaklı içerikleri Norveç’teki tüm deniz çiftliklerinde somon yemine eklerken, dünyanın en büyük somon üreticisi Movi benzer bir uygulamayı Norveç ve İskoçya’da hayata geçirmeyi planlıyor. Değişimin temel nedenlerinden biri, geleneksel balık yeminin fiyatının son iki yılda neredeyse iki katına çıkması. Kaynakta bu artışın, balık kaynaklarının azalması ve Çin’den gelen talebin yükselmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Kanatlı kaynaklı bileşenlerin ton başına maliyeti ise balık ununun yarısından daha az. Grig temmuz ayında tavuk unu ve yağı kullanmaya başlarken, Salmar bu tür yemi mart ayında test etti. Yemlerde kemik, sakatat ve insan tüketimine ayrılmayan diğer kanatlı parçaları bulunuyor. İşlenmiş hayvansal proteinlerin yetiştirilen balıkların beslenmesinde kullanımı, hastalık bulaşması endişesi nedeniyle Birleşik Krallık’ta 2013’e kadar yasaktı; bu yemler artık izinli. Buna rağmen Nofima araştırması, Birleşik Krallık ve Fransa’daki tüketicilerin somonun tavuk kaynaklı içeriklerle beslenmesi fikrine sıklıkla olumsuz yaklaştığını gösterdi. Satıcıların yem içeriğini somon ambalajında belirtmesi zorunlu olmadığı için tüketiciler, satın aldıkları balığın bu proteinlerle yetiştirilip yetiştirilmediğini çoğunlukla öğrenemiyor.

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti

Şili’de gıda ve alkolsüz içecek fiyatları eylülde %0,6 arttı ve artışlar üst üste üçüncü ayını tamamladı. Genel enflasyon önceki zirvelere göre ılımlılaşsa da temel ürünlerin fiyatları gerilemedi. Aileler, birkaç yıla yayılan pahalanmanın birikimli etkisini yaşamayı sürdürürken, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran haneler bu baskıyı daha ağır hissediyor. Birleşmiş Milletler’in gıda güvenliği raporlarına göre yüksek gıda maliyeti, özellikle kırılgan hanelerin sağlıklı beslenmeye erişiminin önünde engel oluşturuyor. Yeterli beslenme yalnızca bir şeyler yiyebilmekten ibaret değil; düzenli olarak yeterli, çeşitli ve besleyici gıdalara ulaşmak için gerekli kaynaklara sahip olmayı da gerektiriyor. Bütçe yetersiz kaldığında beslenmenin niteliği de zarar görebiliyor. Cheaf’in bir araştırmasına göre Şilililerin %92,3’ü gıda maliyetinden endişe duyuyor, %88’i ise fiyat artışlarıyla başa çıkma stratejilerini güçlendirdiğini belirtiyor. Buna karşın Cheaf’in başka bir araştırması, Şilililerin neredeyse yarısının haftada en az bir kez gıda attığını kabul ettiğini ortaya koyuyor. Kaynakta, gıda israfının yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal bir sorun olduğu belirtiliyor; çöpe giden her gıda, üretiminde kullanılan para, doğal kaynaklar, enerji ve emeğin de kaybı anlamına geliyor. İsrafın azaltılması için tüketicilere tek başına sorumluluk yüklenmemesi, bunun yerine gıda zincirinin tamamını kapsayan kamu politikaları uygulanması öneriliyor. Bu çerçevede fazla ürünlerin kurtarılıp yeniden dağıtılmasına yönelik teşvikler, gıda eğitimi, üretici-ticaret işletmesi-sivil toplum iş birliği ve ölçülebilir hedefler sıralanıyor. Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve yeterli gıda hakkının güvence altına alınmasının ise israfı azaltmanın ötesinde daha kapsamlı önlemler gerektirdiği ifade ediliyor.

Azerbaycanlı Çiftçi Gülbəniz Qənbərova FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasına Seçildi
Görsel kaynağı: Bizim.Media · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycanlı Çiftçi Gülbəniz Qənbərova FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasına Seçildi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde, tarım sistemleri ve kırsal kalkınma alanında 100 Kadın Kahraman için ödül töreni düzenlendi. Azerbaycan Kırsal Kadınları Derneği Başkanı Gülbəniz Qənbərova, 131 ülkeden gelen 609 adaylık arasından seçilen isimler arasında yer aldı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı’nı kutlamak amacıyla başlatıldı ve her yıl 15 Ekim’de düzenlenen Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü’yle aynı döneme denk geldi. Qənbərova, Azerbaycan’da kadın çiftçilerin işletmelerini güçlendirmek, pazara erişimlerini geliştirmek ve sürdürülebilir geçim kaynakları oluşturmak için 780’den fazla kırsal kadın gıda üreticisinden oluşan ağı desteklediği için ödüle layık görüldü. FAO Genel Direktörü Qu Dongyu da ödül alan kadınların biyoçeşitlilik, inovasyon, bilgi paylaşımı ve dayanıklılığa katkısını vurguladı.

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı

Tayland’da Halk Partisi lideri ve Temsilciler Meclisi muhalefet lideri Natthaphong Ruangpanyawut, Khon Kaen eyaletinin Sam Sung ilçesine bağlı Ban Sawang’da güvenli sebze üreticileri kooperatifini ziyaret etti. Ruangpanyawut ve beraberindeki parti heyeti, üreticilerle görüşerek tarım sektörünün geliştirilmesine ilişkin sorunları dinledi. Ziyarette, devletin tarım politikalarını arazi, su, borç, üretim maliyetleri ve pazar erişimini birlikte kapsayacak şekilde ele alması gerektiği savunuldu. Sam Sung’da daha önce yağışlı ve kurak mevsimlerde pirinç yetiştiren köylüler, bilgi ve destek çalışmalarıyla güvenli sebze üretimine yöneldi. Kooperatifte 60’tan fazla sebze çeşidi yetiştiriliyor; üretimin hanelere ve topluluğa gelir sağladığı, ürünler için de topluluk ekonomisi ve tarım ürünlerini destekleyen Jingjai Farmer’s Market üzerinden pazar bulunduğu belirtildi. Ruangpanyawut, üreticilerin örgütlenmesi, bilgi birikimini geliştirmesi ve pazara bağlanmasının ürünlere katma değer kazandırabileceğini söyledi. Ruangpanyawut’a göre tarım sorunları yalnızca ürünlerin daha yüksek fiyata satılmasıyla çözülemez. Arazi kiralayan çiftçilerin üretime başlamadan maliyet üstlendiğini, bazı bölgelerde su kıtlığı ve sulama altyapısının yetersizliği nedeniyle üretim planlamasının zorlaştığını belirtti. Bu sorunların üreticilerin kendi imkânlarıyla tamamen çözülemeyeceği ifade edildi. Açıklamada, birçok çiftçinin gelirinin önemli bölümünü borç ödemelerine ayırdığı ve yeni üretim dönemine yatırım yapacak kaynak bulmakta zorlandığı belirtildi. Bu nedenle borçların çiftçi gelirine uygun biçimde yeniden yapılandırılması, ödeme süresinin uzatılması, faiz yükünün azaltılması ve koşullu borç ertelemesi önerildi. Bu adımların üretim maliyetlerini düşürme, pazar kanallarını geliştirme ve ürün fiyatlarını iyileştirme politikalarıyla birlikte uygulanması gerektiği kaydedildi.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir

Gübre fermantasyonunun süt üreticilerine fırsatlar sunabileceği, ancak yatırım ve uygulama seçeneklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bireysel fermantasyon bazı işletmeler için uygun olabilirken, bazı durumlarda kolektif işbirliği daha elverişli görülüyor. Hollanda’da Gelderland ve Limburg arasındaki sınır bölgesinde kolektif gübre fermantasyonu seçeneği araştırılıyor. Çalışmalar, ortak bir modelin bu bölgedeki süt üreticileri için uygulanabilir olup olmadığını değerlendirmeye odaklanıyor.

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı

Paraguay’da kış aylarında mandalina raflarındaki arzın bir bölümü Brezilya ve Arjantin’den gelen ürünlerle karşılanıyor. Paraguay Tarım Teknolojisi Enstitüsüne (IPTA) bağlı Hernando Bertoni Araştırma Merkezi’nin (CIHB) geçici meyvecilik programı yöneticisi Lucidio Burgos’a göre temel sorun talep değil, yerli üretimin alıcıların istediği hacim, kalite ve sürekliliği sağlayamaması. Süpermarketler, bakkallar ve diğer alıcılar, yerel arzın karşılayabildiğinden daha uzun bir dönem ürün arıyor. Burgos, Paraguay’ın mandalina üretimini geliştirmeye uygun toprak ve iklime sahip olduğunu belirtiyor. Son sayıma göre ülkede, ticari işletmelerin yanı sıra kırsal avlulardaki ağaçları da kapsayan yaklaşık 800 hektar mandalina alanı bulunuyor. Verim, iklim ve yetiştirme yönetimine bağlı olarak hektar başına 25-30 ton arasında değişiyor. Üretim iki bölgede yoğunlaşıyor: Cordillera’da mayıstan itibaren pazara çıkan Dancy, Itapúa’daki Carlos Antonio López ve Mayor Otaño’da ise çoğunlukla temmuz-ağustos döneminde satılan Murcott öne çıkıyor. Bu dönemlerin dışında raflarda ithal ürün bulunuyor. Burgos, hasat takvimini uzatmak için çeşitlerin çeşitlendirilmesini öneriyor; ancak bunun yatırım ve planlama gerektirdiğini, Itapúa’da mandalinanın daha yüksek gelir sağlayabilen soya ile arazi rekabeti yaşadığını belirtiyor. Cordillera’da satışlar boyut, görünüm veya kaliteye göre sınıflandırılmadan yapılıyor. Fiyatlar sezona göre 100 meyve için 20.000-50.000 guarani arasında değişiyor. Kuraklık ve aşırı sıcaklar da üretimi tehdit ediyor. Hasat sonrasındaki ağustos-eylül döneminde su eksikliği üretimi düşürerek sonraki kampanyayı riske atabilirken, ocak-şubat sıcakları meyveyi yakıp ticari kaliteyi bozabiliyor. Sulama ve fertigasyon verimi koruyabilir, ancak istikrarlı alıcılar ve öngörülebilir fiyatlar olmadan bu yatırımların geri kazanılması zorlaşıyor. Burgos, düzenli arz için üreticiler, işleyiciler ve alıcılar arasında sözleşmeler kurulmasını; taze satışa uygun olmayan küçük meyvelerin ise reçel, marmelat ve şuruplu konservelerde değerlendirilmesini öneriyor.

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: Exxpress · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor

Avusturya’da sıcak hava ve kuraklığın ardından meyve hasadının yaklaşık %30, sebze üretiminin ise ortalama %40 azalması bekleniyor. Landwirtschaftskammer Österreich ile meyve ve sebze sektörü tarafından hazırlanan bilançoya göre bazı ürün çeşitlerinde kayıp hasadın yarısına ulaşıyor. Elma üretiminin yaklaşık 130 bin tonla geçen yıla göre %35 düşeceği, Steiermark’taki üretimin ise yaklaşık 90 bin ton olacağı tahmin ediliyor. Erkenci Gala, Elstar ve Arlet çeşitleri daha zayıf sonuç verirken geç çeşitler eylül yağışlarıyla kısmen toparlandı. Hasattan kısa süre önce görülen Marmorierte Baumwanze istilası elma ve armutlara ek zarar verdi. Steiermark’ta sulanmayan Çin lahanası %50’den fazla, Yukarı Avusturya’da lahana üretimi ise neredeyse yarı yarıya geriledi. Seralarda özellikle domatesler zarar gördü; 30 derecenin üzerinde bitkiler büyümeyi durduruyor. Buna karşın salatalık, biber ve patlıcan sonbaharda kısmen toparlandı. Gıda fiyatları eylülde yıllık bazda %0,4 artarken enerji, gübre ve sulama maliyetleri yükseldi. Ardo’nun Marchfeld’deki üretimini yıl sonunda kapatması, dondurmalık ıspanak ekiminin durmasına ve yaklaşık 500 tedarikçinin etkilenmesine yol açtı. Sektör, sulama desteği, su depolarına yatırım ve uygun fiyatlı sigorta talep ediyor.

Polonya’da Sığır Fiyatları Haftalık Arttı, Yıllık Geriledi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Sığır Fiyatları Haftalık Arttı, Yıllık Geriledi

Polonya’da sığır alım fiyatları son kotasyonlarda haftalık bazda yükseldi, ancak üreticilerin elde ettiği fiyatlar geçen yılın aynı döneminin altında kaldı. Toplam sığır için ortalama fiyat canlı ağırlık üzerinden 12,80 zł/kg olarak hesaplandı; bu, bir haftaya göre %2 artışa, yıllık bazda ise %10,1 düşüşe karşılık geldi. MRiRW’nin Entegre Tarım Piyasası Bilgi Sistemi verisinde karkas ağırlığı üzerinden ortalama fiyat 25.204 zł/ton olarak açıklandı. Artış özellikle genç hayvanlarda görüldü. 12–24 aylık boğaların ortalama fiyatı 26.860 zł/ton karkas ağırlığına, yaklaşık 14,04 zł/kg canlı ağırlığa ulaştı. Bu kategoride haftalık artış %2,9 olurken fiyat yıllık bazda %8,9 geriledi. 24 aydan büyük boğalarda fiyat 26.285 zł/ton ve yaklaşık 13,74 zł/kg canlı ağırlık oldu; haftalık %1,6 artışa karşın yıllık düşüş %9,6 olarak kaydedildi. 8–12 aylık genç sığırların fiyatı ise %4,4 artarak 26.868 zł/tona çıktı. İnek piyasası daha zayıf seyretti. İneklerin ortalama fiyatı 21.846 zł/ton karkas ağırlığı, yaklaşık 10,43 zł/kg canlı ağırlık oldu. Fiyat bir haftada %0,5, geçen yılın aynı dönemine göre %14,1 düştü. 12 aydan büyük düvelerde ortalama fiyat 26.838 zł/ton, yaklaşık 13,63 zł/kg canlı ağırlık olarak hesaplandı; haftalık %0,6 artışa rağmen yıllık gerileme %6,4 oldu. Fiyatlar bölgelere göre de ayrıştı. Toplam sığırda en yüksek ortalama merkez makro bölgede 13,14 zł/kg canlı ağırlıkla görüldü ve bu bölgede haftalık artış %3,1 oldu. Güney makro bölgede fiyat 12,58 zł/kg’a yükselirken artış %1,5’te kaldı. Kuzeyde ise fiyat %1,4 gerileyerek 11,95 zł/kg’a indi. Etin farklı bölümlerinde de yön birliği oluşmadı; iki yaşına kadar boğa karkas çeyrekleri yıllık %11,3 ucuzlarken kemikli rostbefin fiyatı haftalık %13,2 arttı. Ticaret verileri, Polonya’nın canlı sığır ihracatının Ocak–Ağustos 2026 döneminde 25.970 başa çıktığını, önceki yıl aynı dönemde bu sayının 19.350 olduğunu gösterdi. İhracat değeri yaklaşık 17,85 milyon avrodan 25,3 milyon avroya yükseldi ve İtalya’ya 24 binden fazla hayvan gönderildi. Aynı dönemde canlı sığır ithalatı yaklaşık 221 binden 234 bin başa çıktı. Taze ve soğutulmuş sığır eti ihracatında değer bazında en büyük alıcı Türkiye oldu; Türkiye İtalya ve Almanya’yı geride bıraktı.

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı

Paraguay Kalkınma Finansmanı Ajansı (AFD), 2026’da ülkenin kanatlı sektörüne toplam 24,93 milyon ABD doları kredi onayladı. Kurum, bu tutarın faaliyetlerinin başlangıcından bu yana sektör için kaydedilen en yüksek finansman düzeyi olduğunu bildirdi. Onaylanan krediler, sektöre tarihsel olarak kullandırılan 51,35 milyon ABD dolarının %48,5’ine karşılık geliyor. Aracı finans kuruluşları üzerinden yönlendirilen kaynaklar, kanatlı değer zincirindeki yatırımları destekledi. Finansman; genetik materyal ve yumurtacı damızlık alımının yanı sıra ileri teknoloji kullanılan kümeslerin inşası ve modernizasyonunda kullanıldı. Projelere, üretim kaynaklarını optimize etmek ve operasyonel verimliliği artırmak amacıyla enerji verimliliği çözümleri de dahil edildi. Kanatlı sektörü, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler olmak üzere farklı ölçeklerdeki üreticileri üretim zincirine dahil ediyor. Uzun vadeli kredilere erişim yoluyla Central, Caaguazú, Paraguarí, Itapúa, Cordillera, Alto Paraná, Boquerón, Presidente Hayes ve Asunción’da 2.600’den fazla işin desteklendiği tahmin ediliyor. AFD Başkanı Stella Guillén, uzun vadeli finansmanın yatırımları somutlaştırdığını ve üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Kaynakta sektörün gelişimi, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur ve Filipinler gibi pazarların açılmasıyla ilişkilendiriliyor. Kalkınma kredisi ile özel yatırımların birleşiminin ise kanatlı sanayisini ekonomik ve ihracat dinamizminin motoru olarak güçlendirdiği belirtiliyor.

Fransa'nın Tarım-Gıda İhracatı Rekabet Baskısıyla Geriliyor
Fotoğraf: ERIC PIERMONT · Özgün haber
Veri haberi

Fransa'nın Tarım-Gıda İhracatı Rekabet Baskısıyla Geriliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa'nın tarım-gıda ticaret dengesi 2025'te son 50 yılın en düşük seviyesine gerilerken, ülke işlenmiş gıda ürünlerinde dünyanın dördüncü ihracatçısı olmasına rağmen İtalya ve İspanya'nın artan rekabetiyle karşı karşıya bulunuyor. CNPA gözlemevine ilişkin değerlendirmede, Fransa'nın dış pazarlardaki konumunun zayıfladığı ve dengenin toparlanmakta zorlandığı belirtildi. Gelişmeler, SIAL gıda fuarının Paris'te açılacağı dönemde gündeme geldi. Terre-net'in tarım ürünleri ile işlenmiş gıda ürünlerini birlikte ele alan verilerine göre dış ticaret fazlası 2025'te yaklaşık başa baş düzeyine indi. Fazla, 2026'nın ilk yedi ayında 600 milyon avroya hafifçe yükselse de 2023-2025 ortalamasının 1,8 milyar avro altında kaldı. Aynı haberde ihracatın Fransız gıda sanayisi için zorunlu bir çıkış yolu olduğu, sektörün bazı komşularına kıyasla daha düşük kâr marjları ve altyapıyı uyarlamak için yetersiz yatırımlarla karşı karşıya bulunduğu aktarıldı. Fiyat baskısı da sektörün temel sorunları arasında yer alıyor. Michel-Édouard Leclerc, sanayicilerin tarife artışlarında %4'ün çok üzerinde taleplerde bulunacağı uyarısını yaptı. Ania Başkanı Jean-François Loiseau ise Fransa'daki tarım-gıda sektörünün son 15 yılda her yıl deflasyon yaşadığını, yalnızca Ukrayna savaşının iki yılında hammadde maliyetlerindeki artışların fiyatlara yansıtılabildiğini söyledi. Loiseau, bu yıl Orta Doğu'daki savaşın enerji ve ambalaj fiyatlarını artırdığını, sosyal yükler, enerji ve vergilerin karşılanamamasının şirketleri zora soktuğunu belirtti. Loiseau'ya göre Fransa'da dağıtım şirketlerinin baskısı İtalya, Almanya ve İspanya'ya göre daha yüksek ve bu durum üreticilerin kâr marjlarını azaltıyor. SIAL'de İtalya yaklaşık 700 şirketle önde yer alırken İspanya da Fransız şirketlerinin seviyesine ulaşıyor. Fransız şirketlerinin sayısı yaklaşık 600'e yükselse de artışın anlamlı olmadığı değerlendiriliyor. Loiseau, Fransa'nın fuarda 1.000 şirketle temsil edilmesini hedeflemesi gerektiğini savundu. Loiseau, Fransız sanayisinin aşırı kısıtlayıcı düzenlemeler ve yüksek maliyetler nedeniyle ihracatta zorlandığını ifade etti. Tarım-gıda sektörünün yalnızca dörtte birinin ihraç edildiğini ve ihracatın çoğunlukla yakın pazarlara yöneldiğini söyleyen Loiseau, İtalya ile İspanya'nın günlük ve erişilebilir ürünleri daha örgütlü biçimde tanıtarak daha geniş bir uluslararası kitleye ulaştığını belirtti. Avrupa'nın Fransa için öncelikli pazar olarak kalması gerektiğini, ABD'nin de satın alma gücü nedeniyle önemini koruduğunu ve serbest ticaret anlaşmalarının tarımsal temeli koruması gerektiğini söyledi.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi

Rusya’nın limanları üzerinden yaptığı tahıl ihracatı, ekim ayının ilk 10 gününde geçen yılın aynı dönemine göre %81 azalarak 436 bin tona geriledi. Geçen yıl aynı dönemde Rus limanlarından 2,3 milyon ton tahıl sevk edilmişti. Düşüş özellikle ülkenin başlıca ihracat ürünü olan buğdayda görüldü; buğday sevkiyatı yaklaşık 2 milyon tondan 427 bin 400 tona indi. Arpa ihracatı 233 bin 500 tondan 5 bin 500 tona, mısır ihracatı ise 51 bin tondan 2 bin 700 tona düştü. Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı da geçen yılın aynı dönemindeki 11,3 milyon tona kıyasla yaklaşık 7 milyon ton oldu. Kaynakta, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında gemi ve liman terminallerine yönelik saldırıların Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki tahıl taşımacılığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. İhracatçılar bu nedenle Baltık Denizi’ndeki limanlara yöneliyor. Rusya’nın Baltık limanlarındaki yıllık tahıl sevkiyat kapasitesi temmuzdaki 8,6 milyon tondan ekimde 23,5 milyon tona çıkarıldı; daha önce kömür ve gübre taşıyan bazı terminaller tahıl sevkiyatına uygun hâle getiriliyor. Analiz kuruluşu IKAR’a göre eylül ayındaki Rus buğday ihracatının yaklaşık %60’ı Baltık limanlarından yapıldı. Ekim ayının ilk 10 gününde tahıl ve bakliyat ihracatında kullanılan liman sayısı 35’ten 7’ye düştü. İhracat pazarındaki daralma Türkiye’ye yapılan sevkiyata da yansıdı. Ekim başında Rus buğdayı 12 ülkeye teslim edilirken, geçen yıl aynı dönemde bu sayı 21’di. Türkiye’nin alımları 297 bin tondan 37 bin tona geriledi. Rusya’daki iç buğday üretici fiyatı 10 Ekim’de ton başına 8 bin 500 rubleye düştü. IKAR, uygun hava ve yeterli taşıma kapasitesi sağlanırsa ekim ihracatının 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörürken, SovEcon yaklaşık 2,5 milyon ton bekliyor.

Rosario Buğdayı Vadeli Fiyatları Chicago’dan Ayrıştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Rosario Buğdayı Vadeli Fiyatları Chicago’dan Ayrıştı

Mercosur için referans kabul edilen A3 Mercados’taki Rosario buğdayı vadeli işlem fiyatları, Güney Koni’ndeki yükseliş yönlü koşulların etkisiyle Chicago’daki fiyatlardan ayrışmaya başladı. ABD buğdayı fiyatları, Karadeniz’deki lojistik kesintiye ve ABD’nin tahıl bölgelerindeki üretim sorunlarına rağmen, Chicago’da işlem yapan tarım fonlarının uzun pozisyonlarını tasfiye etmesiyle geçen aydan beri sert geriliyor. Cuma günü Kansas buğdayı kontratı %1,2 düşüşle ton başına 258,5 ABD dolarından kapanırken, A3 Mercados’taki eşdeğer Rosario kontratı %0,09 artışla 230,2 ABD dolarına çıktı. Rosario buğdayı fiyatlarının Brezilya’daki dramatik durum nedeniyle önemli bir yükseliş potansiyeli taşıdığı belirtilirken, Arjantinli üreticilerin bir bölümü mevcut teklifleri cazip buluyor. Bu yaklaşım, 2025/26 buğdayı ile 2026/27 döneminin yeni ürünü için işlem hacmini artırdı. A3 Mercados’ta cuma günü Rosario buğdayı vadeli işlem sözleşmelerinde 241.700 tonluk hacim oluşurken, PUT ve CALL opsiyonlarında işlem hacmi 11.400 ton oldu. Aralık 2026 kontratı da 2026/27 döneminin ilk sözleşmesi olarak son günlerde yükseliş eğilimi gösterdi. Bununla birlikte, yılın son iki ayındaki yağış rejimi henüz belirsizliğini koruyor. Bu dönemde bol yağış görülmesi ve tedarik gecikmeleri, ekmeklik kalitede buğday arzının bulunabilirliğini daha da kötüleştirebilir.

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas’ta Khalid Hatimy, 16 Ekim 2026’da Kral 6. Mohammed’in başkanlık ettiği törenle Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı olarak göreve başladı. Rabat’taki Kraliyet Sarayı’nda gerçekleştirilen atamayla Hatimy, Ekim 2024’ten bu yana görevde olan Ahmed El Bouari’nin yerine geçti. Yeni yapılanmada Ahmed Mehdi Mezouari, deniz balıkçılığından sorumlu bakan yardımcısı olarak atandı. Hatimy, kariyerini ağırlıklı olarak özel sektörde geçirmiş bir yönetici olarak öne çıkıyor. Atlanta’daki Emory Üniversitesinden işletme stratejisi alanında Executive MBA derecesine sahip olan yeni bakanın sanayi, tarım ve gıda sektörlerinde 30 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Çok uluslu şirketler ve büyük gruplarda 10 yıldan uzun süre genel müdürlük yapan Hatimy, Tanger kentinde faaliyet gösteren Atlas Bottling Company adlı şişeleme şirketini de yönetti. Ayrıca şirket yönetimi, pazarlama, iletişim ve satış alanlarında eğitim aldı. Hatimy’nin siyasi geçmişi de bulunuyor. 2021 yasama seçimlerinde Taroudant-Sud seçim bölgesinden milletvekili seçilen Hatimy, Asalet ve Modernlik Partisine bağlı olarak görev yaptı. Milletvekilliği döneminde Temsilciler Meclisinin Maliye ve Ekonomik Kalkınma Komisyonunda yer aldı. Temmuz 2026’da Ulusal Elektrik Düzenleme Kurumuna katılmak üzere milletvekilliğinden ayrıldı; üç ay sonra tarım bakanlığının başına getirildi. Bakanlığın yeni resmî adında gıda egemenliğine açık biçimde yer verilirken, ormanlar Donanım, Su ve Ormanlar Bakanlığına bağlandı. Bu değişiklik, gıda egemenliğine kurumsal görünürlük kazandırsa da tek başına tarım politikalarının değiştiği anlamına gelmiyor. Yeni hükümetin bütçe kaynaklarını, programları ve uygulama önceliklerini nasıl şekillendireceği henüz açıklanmış değil. Hatimy’nin önündeki başlıca dosyalar arasında su kaynaklarının yönetimi, sulama verimliliği, iklim koşullarına uyum ve tahıl üretimi bulunuyor. 2025-2026 kampanyasında yaklaşık 5 milyon hektar sonbahar ürünü ekimi planlanmış, bunun 4,4 milyon hektarı başlıca tahıllara ayrılmıştı. Yeni bakanın ayrıca meyve ve sebze ihracatçıları, iç piyasanın ihtiyaçları, hayvancılık, sürünün yeniden oluşturulması, üretim maliyetleri ve girdilere erişim konularıyla ilgilenmesi bekleniyor. Fas tarımı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamındaki dönüşüm sürecini sürdürürken, Hatimy’nin özel sektör deneyimini kamu politikaları ve üretici desteğiyle nasıl birleştireceği önümüzdeki dönemde netleşecek.

Paraguay Ayolas’ta Sel: Tarım Arazileri ve Hayvancılık Etkilendi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay Ayolas’ta Sel: Tarım Arazileri ve Hayvancılık Etkilendi

Paraguay’ın Misiones departmanındaki Ayolas’ta şiddetli yağışlar ve su yataklarındaki yükselme, tarım ve hayvancılık üreticilerini etkiledi. Bazı parseller su altında kalırken çok sayıda hayvan selden korunmak için daha yüksek bölgelere taşındı. Belediye Başkanı Carlos Duarte, çok sayıda üreticinin zarar gördüğünü belirtti. Belediye, etkilenenlerin sayısını ve tarımsal ve hayvansal kayıpları belirlemek için hasar tespiti yürütüyor. Küçük ölçekli hayvancılık yapan ve geçimini az sayıdaki hayvandan sağlayan ailelere ait 100’den fazla hayvan taşındı. Hayvanlara yem desteği verilirken, parselleri su altında kalan çiftçiler için de destek seçenekleri aranıyor. Teknik ekiplerin saha çalışmalarının ardından daha kesin verilerin hazırlanması ve yardımın buna göre yönlendirilmesi bekleniyor. Duarte’ye göre geçen hafta yaklaşık 200-250 milimetre yağış düştü ve bu yağış birçok parsele zarar verdi. Meteoroloji ve Hidroloji Direktörü Eduardo Mingo, Paraguay’da temmuzun ikinci yarısından beri etkili olan El Niño’nun en yoğun etkilerinin kasım ile ocak arasında görülmesini beklediklerini söyledi. Bu dönemde bol yağış ve hızlı nehir yükselmelerine yol açabilecek fırtınaların görülme olasılığının artabileceği aktarıldı.

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı
Görsel kaynağı: BioBioChile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şili’de kısa süreli şiddetli yağışlar ve bazı bölgelerde görülen dolu, tarımsal faaliyetlerde gecikmelere yol açtı. Sociedad Nacional de Agricultura (SNA) Başkanı Antonio Walker, toprağın aşırı doygun olması nedeniyle bazı ekimlerin ertelendiğini; özellikle mısır ve ülkenin güneyindeki diğer ürünlerin etkilendiğini söyledi. Su altında kalan topraklar nedeniyle bazı sebzelerin hasadında da kesintiler yaşandığı bildirildi. Walker, yağışların tarım açısından olumlu sonuçlar da taşıdığını belirtti. Şili’de kar rezervlerinin bulunduğunu, 31 rezervuardaki su seviyelerinin önemli olduğunu ve akiferlerde yeniden dolum görüldüğünü aktaran Walker, önceki yıllarda yaşanan donların bu yıl görülmediğini söyledi. Buna karşın aşırı nem, ekim çalışmalarının zamanlamasını bozarken bazı ürünlerin tedarikinde iki veya üç güne varabilen kesintilere neden olabiliyor. Meyvecilikte çiçeklenme dönemindeki ürünlerin mantarlara karşı hassas olduğu, bu nedenle fungisit uygulamalarına başvurulduğu belirtildi. Bu uygulamalar, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle pahalanan gübreler ve yükselen petrol maliyetleriyle birlikte üretim giderlerini artırdı. Farklı meyve üretim bölgelerinde dolu hasarı görülse de Walker, ülke genelindeki üretim zararını değerlendirmek için henüz erken olduğunu söyledi. Dolu yağışlarının bölgesel olması nedeniyle bazı üreticiler ağır zarar görürken genel bilanço çıkarılamadı. Önümüzdeki günlerde beklenen yeni kötü hava sistemleri de tarımsal çalışmaların planlanmasını zorlaştırıyor.

Yeni Zelanda Geyik Etinde Olumlu Pazar Sinyalleri Arz Kaygısını Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: Interest.co.nz · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Geyik Etinde Olumlu Pazar Sinyalleri Arz Kaygısını Öne Çıkarıyor

Yeni Zelanda’nın geyik eti sektörü, birkaç zorlu yılın ardından başta Avrupa olmak üzere önemli denizaşırı pazarlardan daha olumlu sinyaller alıyor. Deer Industry New Zealand temsilcisi Terry Meikle’nin Avrupa’da müşteriler, ithalatçılar, dağıtıcılar ve şeflerle yaptığı görüşmeler, çiftlikte yetiştirilen geyik etine talebin güçlü kaldığını, asıl kaygının ise mevcut talebi karşılayacak yeterli ürün bulunup bulunmadığı olduğunu gösterdi. Meikle, Yeni Zelanda’nın bu pazarlarda kurduğu güçlü ilişkilerin sektör için önemli bir dayanak oluşturduğunu belirtti. Avrupa’da yüksek enerji ve iş gücü maliyetleriyle genel geçim maliyeti baskısı tüketicileri fiyatlara karşı daha duyarlı hale getiriyor. Meikle, müşterilerin tutumunu temkinli iyimser olarak nitelendirirken geyik etinin bu koşullarda görece iyi konumda kaldığını söyledi. Buna karşılık Yeni Zelanda’daki geyik varlığının önemli ölçüde gerilemesi, çiftçilerin geyik yetiştiriciliğini koyun, sığır ve diğer arazi kullanım seçenekleriyle karşılaştırmasına yol açıyor. Yüksek fiyatlar kısa vadeli teşvik sağlasa da üreticilerin güveninin kalıcı biçimde güçlenmesi, talebin tek bir sezonun ötesinde sürdüğünün görülmesine bağlı. Sektörün Avrupa’daki başlıca avantajlarından biri, çiftlikte yetiştirilen ürünün tutarlı olması olarak öne çıkıyor. Avrupalı müşteriler, Yeni Zelanda’dan öngörülebilir kaliteye sahip geyik eti alabileceklerine güveniyor. Bu durum, yaban avı ürünlerinde görülebilen kalite ve arz değişkenliğinden ayrışıyor. Ancak sektör, yalnızca lezzet ve kaliteye değil; menşe, izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik iddialarına da kanıt sunmak zorunda. Yaşam döngüsü değerlendirmesi ve biyoçeşitlilik çalışmaları, bu kanıt altyapısını güçlendirmek için değerlendiriliyor. Avrupa’da geyik eti tüketimi geleneksel olarak, özellikle Almanya’da, av sezonu çevresinde yoğunlaşıyor. Meikle, bazı daha geleneksel bölgelerde bu mevsimselliğin süreceğini kabul ederken İsveç, Hollanda, Benelüks, İsviçre ve Kuzey İtalya’da tüketimin yıl geneline yayılması için alan bulunduğunu düşünüyor. Yıl boyunca soğutulmuş ürün ve perakende programlarının ortaya çıkması, sektörün 52 haftalık bir pazarlama fırsatına ulaşma hedefini destekliyor. Şefler ve perakendeciler de tüketici tercihlerine uygun daha küçük ve belirli parçalara yöneliyor. Covid döneminde restoranların kapanması, Yeni Zelanda geyik etinin Avrupa’daki yiyecek hizmetlerine bağımlılığını görünür hale getirerek perakendeye yönelimi hızlandırdı. Kuzey Amerika bu stratejide giderek daha önemli bir konuma gelirken, Avrupa’nın yüksek değerli parçalar için başlıca pazar olmayı sürdüreceği belirtiliyor. ABD’de burger, kıyma ve kurutulmuş ürünler öne çıkarken sektör, büyük but parçalarının değerini artırmayı ve karkasın tamamından daha yüksek gelir elde etmeyi hedefliyor.

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu

Avrupa Komisyonunun tarım ve gıda işlerinden sorumlu üyesi Christophe Hansen, Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Ortak Tarım Politikasının (OTP) sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hansen, OTP’nin geçmişten kalan bir miras değil, jeopolitik belirsizlik, dışa bağımlılıklar, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları gibi güncel sorunlara yanıt veren bir araç olduğunu belirtti. Ulusal düzeye indirgenmiş bir tarım politikası yerine ortak Avrupa yaklaşımını savundu. Copa-Cogeca ile İsveçli çiftçi kuruluşu LRF’nin düzenlediği etkinlikte finansman gündeminin önemine dikkat çeken Hansen, 2028–2034 bütçe dönemine ilişkin görüşmelerin tarım desteklerinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti. Çiftçilerin gelir desteğinin güvence altına alınmasını öncelik olarak niteleyen Hansen, tarım kuruluşlarından taleplerini devlet ve hükümet başkanlarına iletmelerini istedi. Gelecek dönemin finansmanına ilişkin kararların işletmelerin yatırım ve uyum kapasitesini uzun vadede etkileyeceğini söyledi. Hansen, tarımın dayanıklılığını artırmak için yatırımların, su yönetiminin, etkin sulamanın ve risk yönetimi araçlarının güçlendirilmesini gerekli gördü. Gıda güvenliğini Avrupa güvenliğinin parçası olarak değerlendiren Hansen, gübre dahil ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üreticilerin AB kurallarına uyarak uluslararası pazarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulmasını savundu. Hassas tarım, yapay zekâ ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesinin verimlilik ile kaynak etkinliğini artırabileceğini, yeni teknolojilerin küçük ve orta ölçekli işletmelere de erişilebilir olması gerektiğini belirtti.

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: El Universal · Özgün haber
Veri haberi

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı

Birleşmiş Milletlerin tarımsal kalkınma kuruluşu FIDA, enerji maliyetlerindeki artışın küçük çiftçileri zorladığını ve tarım ürünleri fiyatlarını yükselterek olası küresel gıda krizi riskini artırdığını bildirdi. Kuruluşun açıklamasına göre dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 arttı; yükseliş eğilimi hızlanıyor. Orta Doğu'daki çatışmayla bağlantılı hidrokarbon fiyatlarındaki artış, ilkbahardan bu yana gübre ve yakıtı belirgin biçimde pahalılaştırdı. Bu durum tarımsal üretim ile taşımacılık maliyetlerini yükseltirken, enerji giderlerinin küçük üreticiler üzerindeki baskısını artırdı.

Karadağ’da Yerli Üretim ve Yenilik Tarımın Geleceği İçin Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Aktuelno · Özgün haber

Karadağ’da Yerli Üretim ve Yenilik Tarımın Geleceği İçin Öne Çıktı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadağ’da Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, yerli üretimin korunması ve tarımsal yeniliklerin uygulanması sektörün geleceği açısından öne çıkarıldı. Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığı adına konuşan Mirsad Spahić, yerli üretimin korunması ve geliştirilmesinin tarım sektörünü güçlendirmenin önemli koşullarından biri olduğunu belirtti. Spahić, tarım işletmeleri için daha iyi çalışma koşulları oluşturulması ve geleceğini tarımda kurmak isteyen gençlere fırsat sunulması gerektiğini söyledi. Avrupa bütünleşmesi sürecinde üreticilerin gelişmeler hakkında zamanında bilgilendirilmesi, uzman desteğine erişmesi ve yeni bilgi ile teknolojileri kullanması gerektiğini ifade eden Spahić, bu adımların Karadağ tarımının rekabetçiliğini artıracağını kaydetti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile işbirliğinin kurumsal kapasiteyi güçlendirme ve çiftçilere destek sağlama açısından önemi vurgulandı. Akademik çevrelerin bilim ile uygulamayı buluşturmadaki rolüne de dikkat çekilen etkinlikte, kadınların tarım ve aile işletmelerine katkısını anlatan “Karadağ’ı Besleyen Kadınlar” sergisi düzenlendi.

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti

Almanya’da zayıf patates hasadı, tüketici ve üretici fiyatlarında belirgin artışa yol açtı. Tüketiciler eylülde patates için geçen yılın aynı ayına göre ortalama %12 daha fazla ödeme yaptı. Almanya İstatistik Kurumu’nun açıkladığı %3,3’lük genel enflasyon oranı bu artışın oldukça altında kaldı. 2026 yılına ilişkin ön veriler, patates hasadının 10,4 milyon tonla yaklaşık dörtte bir azalacağını gösteriyor. Düşüşte ekim alanının %11,1 daralması ve kuraklık etkili oldu; üreticiler hektar başına olağan 46 ton yerine ortalama 38,9 ton hasat edebildi. Sınırlı arzın etkisiyle üretici fiyatları ağustosta %61,5 yükseldi; bu, son üç yılın en güçlü artışı oldu.

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi

Khalifa Uluslararası Hurma ve Tarımsal İnovasyon Ödülü Genel Sekreteri Abdülvahap el-Buhari Zayed, Mısır'ın uluslararası hurma pazarlarındaki konumunu güçlendirmek amacıyla yaklaşık 5 milyon yeni hurma ağacının dikilmesini öngören projelerin önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Zayed, değerlendirmelerini Siwa Vahası'nda düzenlenen 9. Mısır Uluslararası Hurma Festivali'nin yanında gerçekleştirilen basın toplantısında yaptı. Zayed'e göre Mısır, yüksek hurma ağacı varlığı, çeşitliliği ve farklı üretim bölgeleri sayesinde küresel hurma sektöründeki konumunu geliştirebilecek kapasiteye sahip. Ancak yeni dikimlerin başarıya ulaşması, yalnızca ağaç sayısının artırılmasına bağlı değil. Bu genişlemeye bilimsel planlama, tarımsal çevreye uygun çeşit seçimi, üretim girdilerinin sağlanması ve hasat sonrası sistemlerin geliştirilmesi eşlik etmeli. Hurma ağacının yüksek toprak ve su tuzluluğu ile su kıtlığı gibi koşullara dayanabildiğini belirten Zayed, bu özelliğin ağacın çöl bölgelerinde ve diğer ürünlerin yetişmekte zorlandığı ortamlarda üretilebilmesini desteklediğini ifade etti. Buna rağmen hurma sektörü, iklim koşullarının yanı sıra hastalık ve zararlılarla da karşı karşıya bulunuyor. Kuzey Afrika'da görülen beyaz ölüm hastalığının köklere saldıran bir mantar olduğunu ve ilerleyen vakalarda ağacın ölümüne yol açabildiğini söyledi. Zayed, hastalığın Fas'ta yaklaşık 100 yıl içinde hurma ağacı sayısının yaklaşık 12 milyondan 4 milyona düşmesine ve yaklaşık 8 milyon ağacın kaybedilmesine neden olduğunu aktardı. Hastalığın yayılmasını sınırlamak için bulaşık bölgelerden sağlıklı alanlara hastalıklı fidan taşınmaması, iyi tarım uygulamalarının uygulanması ve açık sulama sistemlerinden damla sulama gibi daha verimli yöntemlere geçilmesi gerektiğini belirtti. Kırmızı palmiye böceğinin de Orta Doğu, Kuzey Afrika, bazı Afrika ülkeleri ve Avustralya'daki hurma üretimini tehdit ettiğini kaydetti. Mısır'ın ihracat hedefi açısından üretim artışının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Zayed, kalite ve gıda güvenliği standartlarının yanı sıra ayıklama, depolama, işleme, ambalajlama ve pazarlama süreçlerinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Küçük ve orta ölçekli üreticiler için soğuk depolama olanaklarının artırılması ve ürün dolaşımının iyileştirilmesinin, hasat sonrası kayıpları azaltarak üreticilerin ürünlerini uygun zamanda pazarlamasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı
Görsel kaynağı: Teagasc · Özgün haber

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı

İrlanda’da düzenlenen “Land Citizenship: Rural Women Cultivating Good Food for All” etkinliğinde kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kısa gıda tedarik zincirleri ve sürdürülebilir gıda sistemleri araştırma ve politika odağında ele alındı. Teagasc’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında düzenlediği organizasyon, kurumun bu çerçevedeki iki etkinliğinden biri oldu. İki günlük etkinlik, İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı ile Teagasc tarafından ortaklaşa düzenlendi ve İrlanda’nın Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı için resmi etkinlik olarak gerçekleştirildi. COREnet Horizon Europe projesi kapsamında bir yol gösterisi niteliğindeki organizasyon, uluslararası katılıma ve politika yeniliğine odaklandı. İlk gün Avrupa’nın farklı yerlerinden çiftçiler, danışmanlar, araştırmacılar, politika yapıcılar ve kırsal kuruluşlar saha ziyaretlerinde bir araya geldi. Katılımcılar COREnet’in “Golden Cases” ve “Lighthouse Projects” kapsamındaki Airfield Farm, Burren Beef and Farm Experience, Masterchefs ve Western Organic Producer Organisation örneklerini inceledi. Bu örnekler, kapsayıcı ve sürdürülebilir değişimde danışmanlık hizmetleri, hedefli politika desteği ve işbirlikçi ağların rolünü ortaya koydu. Bazı girişimlerin İrlanda’nın 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamındaki kısa gıda tedarik zinciri ve üretici örgütlerine erken destek programlarından yararlandığı aktarıldı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığından Elisa Goode, örneklerin kısa gıda zincirleri ile sürdürülebilir gıda sistemlerinde kadın çiftçilerin liderliğini gösterdiğini söyledi. İkinci gün Galway’de düzenlenen araştırma ve politika sempozyumunda DAFM’nin TEDY Agroekoloji Ortaklığı, COREnet’in kardeş ağı EU4Advice ve sürdürülebilir hayvancılık sistemlerine odaklanan STEP-UP Horizon Europe projesi ele alındı. Teagasc’tan Áine Macken-Walsh, kısa gıda zincirlerinin yalnızca İrlanda’da değil, Avrupa Birliği genelinde kadınların çiftlik temelli yenilikçiliğe liderlik ettiği alanlardan biri olduğunu belirtti. Macken-Walsh, bu zincirlerin aile çiftliklerinde kadınların işletmelerin ortak liderleri olduğu işbirlikçi düzenlemelerle gelişebildiğini ifade etti. Hindistan’dan Bina Agarwal, grup veya işbirlikçi tarımın tarımda toplumsal cinsiyet eşitliğini dönüştürme potansiyelini vurgulayarak İrlanda’daki örnekleri küresel bağlama yerleştirdi. Avusturya’dan Christian Jochum ise ülkede kadınların tarıma katılımının Avrupa Birliği ortalamalarına göre daha yüksek olduğunu ve organik tarımın önemli bir paya sahip bulunduğunu aktardı. TEDY’den Mousaab Alrhmoun, kısa gıda zincirlerinin kadınları, gençleri ve geleneksel tarımda yeterince temsil edilmeyen grupları güçlendirebilecek yerel iş modelleri sunduğunu söyledi. Etkinlikte ayrıca İrlanda Natura ve Tepe Çiftçileri Birliği, Tarımda Kadınlar Paydaş Grubu, Wild Atlantic Nature, Talamh Beo ve Mid-West Bio-District temsilcilerinin görüşleri sistemik haritalama çalışmasında bir araya getirildi. Araştırma boyutunda FLIARA Horizon Europe projesi ile Galway, Limerick ve Lyon’daki akademik kurumların temsilcileri yer aldı. Kapanış konuşmasında Teagasc yöneticisi Paul Maher, aile çiftçiliğinde kadınların güçlendirilmiş rollerinin sürdürülebilirlik ve yenilikçilik üzerinde olumlu etkiler yarattığına ilişkin tutarlı kanıt bulunduğunu söyledi.