ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 17

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde

Ayçiçeği, Arjantin genelinde 20 yılı aşkın sürenin ardından yeniden üreticilerin gündemine giriyor. Soya ve mısırın yayılmasıyla geri planda kalan ürün, bazı bölgelerde daha cazip hale gelen ekonomik denklem sayesinde üretim planlarına dönüyor; Córdoba bu eğilimin görüldüğü başlıca örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Gelişme, Córdoba kentinde düzenlenen Uluslararası Mısır Kongresi'nde de gündeme geldi. Ancak yeniden ekim kararı alan üreticilerin önemli bölümünün ayçiçeği konusunda yakın dönem deneyimi bulunmaması, güncel bilgilerin yenilenmesini zorunlu kılan bir zorluk oluşturuyor.

Türk Tarım Heyeti Tartus’taki Projeleri İnceledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Türk Tarım Heyeti Tartus’taki Projeleri İnceledi

Türk tarım heyeti, Suriye’nin Tartus iline bağlı Banyas kırsalında tarım sektörünü ve bölgedeki kalkınma projelerini inceledi. Ziyaret kapsamında Yeşil Altın projesi, tıbbi ve aromatik bitki fidanları üreten Elmasa fidanlığı ile organik gübre üretim birimi ziyaret edildi. Heyet ayrıca tarımsal atıkların yeniden üretimde kullanılma yöntemleri hakkında bilgi aldı. Tartus Tarım Müdürü Muhammed Ahmed, ilin tarım sektöründeki zorlukları, ihtiyaçları ve geliştirme projelerini aktardı. Görüşmelerde örtü altı tarım, kırsal kalkınma, tıbbi ve aromatik bitkiler, organik gübre birimleri, orman varlıkları ve su hasadı projeleri ele alındı. Türk tarafı teknik destek sunmaya ve modern Türk sera deneyimini aktarmaya hazır olduğunu belirtti. Heyette Tarım Bakanı danışmanı Muhammed Sağurci ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) danışmanı İlhan Aydın da yer aldı.

Zelenskiy: Mısır Taşıyan Gemi Rus İHA Saldırısında Battı
Görsel kaynağı: RTÉ News · Özgün haber

Zelenskiy: Mısır Taşıyan Gemi Rus İHA Saldırısında Battı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Karadeniz'de ticari bir gemiye düzenlediğini söylediği insansız hava aracı saldırısının yangına ve ardından geminin batmasına yol açtığını açıkladı. Romanya makamları, olayda iki kişinin öldüğünü ve 11 mürettebatın kurtarıldığını bildirdi. Zelenskiy saldırıyı, tarafsız sulardaki sivil bir gemiye iki Rus insansız hava aracıyla düzenlenen saldırı olarak niteledi. Zelenskiy, geminin Türkiye mülkiyetinde olduğunu ve mısır taşıdığını söyledi. Gemi, Romanya'nın münhasır ekonomik bölgesinde, Tulcea ilindeki Sfântul Gheorghe'nin yaklaşık 30 deniz mili güneyindeydi. Romanya Sahil Güvenliği yerel saatle yaklaşık 11.00'de alarma geçirildi. Zelenskiy, gemide Azerbaycan ve Hindistan vatandaşlarının bulunduğunu, kaptanın öldüğünü ve bir mürettebatın akıbetinin belirlenmeye çalışıldığını da belirtti. Bununla birlikte Romanya İçişleri Bakanlığı yangının nedenini açıklamadı. Romanya'daki haber kanallarının geminin bir insansız hava aracı tarafından vurulduğu yönündeki aktarımlarının yetkililerce doğrulanmadığı belirtildi. Romanya Denizcilik İdaresi, olayın Royad Mammadov adlı gemide meydana geldiğini açıkladı. MarineTraffic verilerine göre gemi Saint Kitts ve Nevis bayraklıydı; Ukrayna'nın İzmail Limanı'ndan ayrılmış ve İtalya'ya gidiyordu. Rusya olayla ilgili henüz açıklama yapmadı.

Kıbrıs’ta Çiftçiler Artan Girdi Maliyetleri İçin Destek İstedi
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Kıbrıs’ta Çiftçiler Artan Girdi Maliyetleri İçin Destek İstedi

Kıbrıs’taki Panagrotikos çiftçiler derneği, artan gübre ve bitki koruma ürünü maliyetlerini karşılayabilmeleri için hükümetten hedefli mali destek istedi. Derneğin Genel Sekreteri Anastasis Yiapanis, Tarım Bakanlığının Kıbrıs tarımının özel koşullarını dikkate alan bir destek programı hazırlayıp açıklaması çağrısında bulundu. Yiapanis, sürekli yükselen üretim maliyetlerinin tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini ve üretici gelirlerini tehdit ettiğini söyledi. Gübre ve bitki koruma ürünlerinde ithalata bağımlı olan Kıbrıs’ta ek taşıma ve tedarik maliyetlerinin çiftçilere yansıtıldığını belirten Yiapanis, üreticilerin desteklenmesinin gıda güvenliği, kırsal topluluklar, genel ekonomi ve yerli gıda üretimi için önemli olduğunu savundu. Çiftçilerin ayrıcalıklı muamele değil, ekonomik olarak yaşayabilir biçimde üretime devam edebilecekleri koşulları istediğini ifade etti.

Endonezya, Uruguay Narenciyesi, Soyası ve Buğdayının İthalatına İzin Verdi
Görsel kaynağı: Mundoagro Chile · Özgün haber

Endonezya, Uruguay Narenciyesi, Soyası ve Buğdayının İthalatına İzin Verdi

Uruguay Devlet Başkanı Yamandú Orsi, Endonezya’nın narenciye, soya ve buğday dahil Uruguay tarım ve gıda ürünlerine yönelik ithalat pazarını açtığını duyurdu. Gelişme, Uruguay ürünlerinin Güneydoğu Asya’daki önemli bir pazara erişimini sağlıyor. Kaynakta, kararın Uruguay’ın uluslararası pazarlarını çeşitlendirme stratejisini güçlendirdiği ve büyüme potansiyeli yüksek ekonomilerden biri olarak tanımlanan Endonezya ile ticari ilişkiler açısından önem taşıdığı belirtiliyor. İthalat izninin kapsamı narenciye, soya ve buğday olarak aktarılıyor.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Financial Times'ın aktardığı değerlendirmeye göre Rusya, Ukrayna'nın ihracat kapasitesine yönelik hava saldırılarını artırarak ülke ekonomisini zayıflatmayı hedefliyor. Temmuzdan bu yana süren saldırıların Karadeniz'i deniz taşımacılığına fiilen kapattığı ve Ukrayna'nın ana ihracat güzergâhını engellediği belirtiliyor. Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ihracatının büyük ölçüde durması halinde küresel gıda fiyatlarının yükselmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre iki ülke, 2022 öncesinde dünya buğday ihracatının üçte birini ve mısır ihracatının %20'sini karşılıyordu. Odesa bölgesi yöneticisi Oleh Kiper de Ukrayna'nın geçmişte yaklaşık 70 ülkeye ve 300 milyon kişiye tarım ürünü sağladığını söyledi. Bu nedenle ihracat yollarındaki kesintinin yalnızca Ukrayna'yı değil, küresel gıda tedarikini de etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ukrayna'nın Karadeniz limanları, tam kapsamlı işgalden önce ülkenin yıllık 60 milyon tonluk tahıl ihracatının %90'ından fazlasını yönetiyordu. Kaynağa göre limanlar büyük ölçüde faaliyet dışı kalırken, ağustos ayı Şubat 2022'den bu yana Karadeniz deniz taşımacılığı açısından en tehlikeli dönem oldu. Rusya'nın Tuna deltası çevresindeki gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları ve demir cevheri ile tahıl taşıyan trenlere yönelik saldırıları da ihracat seçeneklerini daraltıyor. Tarım Bakanı Taras Wysocki, limanlar kapalı kalırsa Ukrayna'nın hazirandan 2027'nin haziranına kadar en az 8 milyar dolar kaybedebileceğini tahmin etti. Ukrayna'nın bu yıl 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi beklenirken, limanlar açılmazsa bunun yarısına ulaşılmasının bile başarı sayılacağı aktarıldı. İhracatın aksaması, başarılı hasadın ardından depolama sorununu da büyütüyor; Wysocki, 11 milyon tona kadar ürün için depolama alanı açığı oluşabileceğini belirtti.

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü

Suriye Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumu Genel Müdürü Habib Abdullah ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) danışmanı İlhan Aydın, kuruma bağlı altyapı projelerini ve iş birliğini görüştü. Görüşmede balıkçılık üretimini iyileştirecek yatırım ve teknik fırsatlar, tesislerin ve altyapının yenilenmesi ile sektördeki mevcut imkânların daha iyi kullanılması ele alındı. Ziyaret kapsamında özel balık çiftliklerinde üretim süreci incelenerek başlıca zorluklar ve geliştirme ihtiyaçları değerlendirildi. Suriye Tarım Bakanlığının beş yıllık planında tatlı su balığı yavrusu üretiminin artırılması, yeni kuluçkahaneler kurulması, barajlardaki yüzer kafeslerde yetiştiriciliğe yönelme ve balık çiftlikleriyle yem fabrikalarının desteklenmesi yer alıyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor

İran ile ABD arasındaki aylar süren çatışmanın Hürmüz Boğazı’ndan mal akışını kısıtlaması, küresel gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’a göre birçok ülkenin gübre ve doğal gaz gibi kritik girdilerin ithalatında kullandığı boğazın yeniden açılmaması halinde tahıl fiyatları %80’e kadar yükselebilir. Bu durumun ithalata bağımlı ülkelerin ekonomilerini özellikle zorlayacağı belirtildi. Denton, boğazdaki durumun dünya piyasasında yaklaşık 2,7 milyon tonluk gübre açığına yol açtığını söyledi. Uluslararası Ticaret Odası, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Denizcilik Örgütüyle birlikte seyrüsefer yönetiminin geçici olarak BM Genel Sekreteri’ne devredilmesini öngören bir mekanizma üzerinde çalışıyor. İzleme, gemi sigortası ve denetimleri kapsayan mekanizmanın uygulanması ise ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık nedeniyle engelleniyor.

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Fransa’da yayımlanan bir araştırma, ülkede yaşayan her 10 kişiden birinin gelecek 10 yıl içinde gıda güvencesizliğiyle karşılaşma riski taşıdığını ortaya koydu. Beş ekonomist tarafından hazırlanan çalışma, Restos du cœur’un milyonlarca kaydını inceleyerek aşırı yoksulluğa giriş ve çıkış dinamiklerini analiz etti. Araştırmaya göre 2018-2025 döneminde 5,5 milyon kişi Restos du cœur’un gıda yardımından en az bir kez yararlandı. Bu sayı Fransa nüfusunun %8’ine karşılık gelirken, yararlanıcılar ortalama 18 ay boyunca destek aldı. Yardım alanların %90’ı işsizdi; %40’ı ise başka kişilerin yanında barınma, acil konaklama veya evsizlik gibi konut güvencesizliği durumlarıyla karşı karşıyaydı. Çocukların yüksek payı da araştırmanın dikkat çektiği unsurlar arasında yer aldı. 10 yaşından küçükler, yardım alanların %25’ini oluşturdu; oysa bu yaş grubu ülke nüfusunun %10’unu meydana getiriyor. Yardım alan kişi sayısı 2018-2025 arasında %37 artarken, konut güvencesizliği yaşayanlardaki artış %62’ye ulaştı. Araştırma, işsizlik oranı ile kira enflasyonunu gıda güvencesizliğine girişteki başlıca etkenler arasında gösterdi. İşsizlik oranındaki %10’luk artış, gıda güvencesizliği yaşayanların sayısında %13 artışla ilişkilendirildi; kiraların %10 yükselmesi ise gıda güvencesizliği oranında %9 artışla bağlantılı bulundu. Buna karşılık, makroekonomik göstergelerin bu durumdan çıkışta anlamlı etkisi olmadığı belirtildi. Çalışma, mevcut durumdaki haneler için erken ve hedefli desteğin önemine işaret etti.

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir
Görsel kaynağı: Vedomosti — Agroprom · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir

Rusya’da 2027 yılı tarımın geliştirilmesi ve tarım ürünleri piyasalarının düzenlenmesine yönelik devlet programı için 261,7 milyar ruble ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, 2026 bütçesinde öngörülen 302,2 milyar rubleye göre 40,5 milyar ruble ve %13,4 daha düşük. Tarım Bakanlığı temsilcisi, proje bütçesindeki rakamların ekonomik koşullar ile destek önlemlerine yönelik talebe göre netleştirilebileceğini belirtti. Ayrıca 2027–2029 döneminde, federal bütçedeki kaynaklara ek olarak sektörün durumuna göre finansman sağlanması planlanıyor.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Suriye'nin Tahıl Silolarını Türkler Yapacak
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'nin Tahıl Silolarını Türkler Yapacak

Suriye Tahıl Kurumu, Türk şirketi Obial ile Halep, İdlib, Haseke, Rakka, Hama ve Deyrizor illerinde 15 yeni metal tahıl silosu kurulmasını görüştü. Önerilen tesislerin toplam depolama kapasitesinin 250 bin tona ulaşması ve 2027 sezonunda buğday kabulüne başlaması planlanıyor. Görüşmede projenin teknik ve uygulamaya ilişkin yönleri ele alındı. Suriye makamlarına göre yatırımın amacı, tahıl depolama altyapısını genişletmek, kapasiteyi üretim bölgelerine yaklaştırmak ve buğdayın teslim alınması ile depolanmasında verimliliği artırmak. Kurumun daha önce açıkladığı verilere göre mevcut sezonda teslim alınan buğday 2,7 milyon tona ulaştı; bu miktar, Suriye'nin yıllık 2,55 milyon tonluk ihtiyacının üzerinde bulunuyor.

Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl İhracatı Ağustosta %75 Düştü
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl İhracatı Ağustosta %75 Düştü

Ukrayna’nın tahıl ihracatı, Ağustos 2026’nın ilk iki haftasında geçen yılın aynı dönemine göre %75 azaldı. Libertatea’nın The Independent’a dayandırdığı habere göre düşüş, Karadeniz bölgesinde Rusya’nın saldırılarını yoğunlaştırmasıyla bağlantılı olarak aktarıldı. Ukrayna limanları temmuz ve ağustos başında 70’ten fazla saldırının hedefi olurken, ticari gemiler 62 kez hedef alındı. Gelişmelerin yerel ekonomileri ve temel gıda ürünlerine bağımlı ülkeleri etkilediği belirtildi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye göre, son dönemde Türkiye, Hindistan ve Mısır gibi ülkeler Karadeniz deniz koridorunun yeniden açılması için görüşmelere katıldı.

İspanya’nın Almería Bölgesi Sebze ve Meyve İhracatında Rekor Gelir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’nın Almería Bölgesi Sebze ve Meyve İhracatında Rekor Gelir

İspanya’nın Almería bölgesinde sebze ve meyve ihracatından elde edilen gelir, 2025/2026 ekonomik yılında rekor seviyeye ulaştı. Hortoinfo’nun İspanya Dış Ticaret Ajansı ICEX ile Estacom istatistik sisteminin verilerini incelemesine göre bölge ihracatçıları, 1 Ağustos 2025-31 Temmuz 2026 döneminde 4,54 milyar avroluk satış gerçekleştirdi. İhracat miktarı 2,74 milyon ton, ortalama ürün fiyatı ise kilogram başına 1,66 avro oldu. İhracat geliri bakımından biber öne çıktı. Almería, sezon boyunca 513,38 bin ton biberi yurt dışına gönderdi; kilogram başına ortalama fiyat 2,40 avro olurken toplam gelir 1,23 milyar avroya yaklaştı. Miktar açısından ilk sırayı ise 559,46 bin tonla salatalık aldı. Salatalık ihracatının değeri 929,88 milyon avro, ortalama fiyatı 1,66 avro olarak kaydedildi. Domates, 363,4 bin tona yaklaşan ihracat ve 683,1 milyon avroluk gelirle değer bakımından üçüncü oldu. Kabak ihracatı 307,58 bin ton ve 414,51 milyon avro olarak gerçekleşti. Beşinci sıradaki karpuzda miktar 373,46 bin tona, gelir 287,03 milyon avroya ulaştı; kilogram başına 0,77 avroluk ortalama fiyat, önde gelen ürünler arasındaki en düşük düzey oldu.

Küresel Gıda Fiyatları Kasım 2022’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Kasım 2022’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı

Küresel gıda fiyatları eylülde yükselerek Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre gıda fiyat endeksi eylülde 136,0 puana ulaştı; ağustostaki yaklaşık 134,0 puanlık seviyeye göre artış kaydedildi. Yükseliş şeker, tahıllar, bitkisel yağlar, et ve süt ürünleri gibi birden fazla ürün grubuna yayıldı. Artışta olumsuz hava koşulları, ticaret ve taşımacılıkta yaşanan aksaklıklar ile El Niño olgusuna ilişkin endişeler etkili oldu. FAO yetkilileri, iklim kaynaklı şokların jeopolitik gerilimler ve lojistik sorunlarla aynı dönemde ortaya çıkmasının gıda piyasalarında risk primini artırdığını belirtti. El Niño’nun Güneydoğu Asya, Avustralya, Brezilya’nın kuzeyi ve Güney Asya’nın bazı bölümlerinde daha kurak koşullara yol açabileceği, bunun da tahıl, şeker kamışı ve yağlı tohum üretimini etkileyebileceği aktarıldı. Tahıl piyasasında FAO endeksi ağustosta %2,2 artarak 116,3 puana yükseldi. Örgüt, 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 3,4 milyon ton azaltarak yaklaşık 2,980 milyar tona çekti; bu tahmin 2025 üretiminin yaklaşık %2 altında bulunuyor. Karadeniz’deki gerilimler, ticaret yollarındaki sorunlar ve enerji ile gübre maliyetlerindeki artışın tahıl, yağ ve gübre taşımacılığını pahalılaştırdığı belirtildi. Bununla birlikte FAO, mevcut fiyat endeksinin Mart 2022’deki tarihî zirvenin altında kaldığını ve küresel tahıl stoklarının piyasaya hâlâ belirli bir koruma sağladığını bildirdi. Brezilya ve Rusya gibi ülkelerin ihracatındaki artış ile teknolojik ilerlemenin de küresel gıda sisteminde güvenlik payı oluşturduğu ifade edildi.

İran’da Patates Arzındaki Geçici Aksamaya Bakanlıktan Açıklama
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Patates Arzındaki Geçici Aksamaya Bakanlıktan Açıklama

İran Tarım Bakanlığı, patates fiyatlarındaki artışa ilişkin bir rapora gönderdiği yanıtta, bu yılki yazlık üretim planına göre ülkede patates üretiminde düşüş yaşanmadığını bildirdi. Bakanlık, fiyat artışında gübre, zirai ilaç ve diğer üretim girdilerindeki maliyet yükselişinin etkili olduğunu belirtti. Açıklamaya göre yazlık üretimin sona ermesiyle bir sonraki sezonun hasadının başlaması arasındaki geçiş dönemi, ürün arzında geçici aksamalara yol açabiliyor. Bakanlık, bu dönemde kırsal kooperatif tarafından depolanan patateslerin meyve-sebze hallerinde günlük olarak satışa sunulduğunu ve soğuk hava depolarındaki ürünlerin de piyasaya çıkarılmasının hızlandırıldığını açıkladı. Tahran’daki toptan satış hallerinde patatesin kilogramı 63 bin ila 75 bin tümen arasında işlem görürken, seçkin ve lüks ürünün fiyatı 80 bin tümene ulaşıyor. Bazı perakendecilerin aynı ürünü kentte 85 bin ila 120 bin tümen arasında sattığı belirtildi. Bakanlık, tüketicilerden yüksek bedel alınmasını önlemek amacıyla denetim yapılmasını istedi.

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama

Suriye’de mantar yetiştiriciliği, küçük üretim odaları ve aile işletmelerinden daha genişleyebilir bir tarımsal faaliyete dönüşüyor. Üreticiler ve sektörle ilgili uzmanlar, farklı mantar türlerinin üretim imkânlarının yanı sıra pazarlama ve işleme alanlarının geliştirilmesiyle sektörün ekonomik değerinin artırılabileceğini belirtiyor. Beyaz mantar ticari pazarda daha geniş yer tutarken, istiridye mantarı daha sınırlı imkânlarla üretilebilmesiyle öne çıkıyor. Beyaz mantar üretimi, soğutma üniteleri bulunan ve sıcaklık, nem ile havalandırmanın kontrol edilebildiği özel odalar gerektiriyor. Üretim döngüsü 22-24 derece arasındaki kuluçka aşamasıyla başlıyor; ardından kompostun üzeri torfla kaplanıyor ve mantarın gelişimini teşvik etmek için sıcaklık ile havalandırma koşulları düzenleniyor. Oda kurulumu, işçilik ve diğer yetiştirme girdileri üreticilerin başlıca maliyet kalemleri arasında yer alıyor. Yerel kompostun metrekare fiyatı 40-50 ABD doları arasında değişirken, uygun koşullarda metrekare başına yaklaşık 20 kilogram ürün alınabildiği aktarılıyor. İstiridye mantarı ise küçük alanlarda ve farklı koşullarda yetiştirilebilmesi, ayrıca daha düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle aile işletmeleri için uygun görülüyor. Ancak taze ürünün raf ömrünün 24 saati aşmaması, özellikle küçük üreticilerin ürünü kısa sürede pazarlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle kurutma, salamura ve dondurma gibi işleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması; ürünün saklama süresinin uzatılması, kayıpların azaltılması ve yeni pazarlama kanalları oluşturulması açısından öneriliyor. SANA’nın aktardığı bilgilere göre Suriye’de tarımsal mantar üretimine yönelik ilk çalışmalar 1976’da başladı. Kessva yakınlarında 1981’de kurulan üretim tesisinden 1982’de ilk ürün alındı.

İran’da Domates ve Soğan İhracatına İzin Verildi
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

İran’da Domates ve Soğan İhracatına İzin Verildi

İran’da tarla domatesi ve soğan ihracatına yönelik yasak kaldırıldı. İran Ticaret Geliştirme Örgütü Dış Ticaret Düzenlemeleri Ofisi, ihracatın şartlı olarak yapılabileceğini ilgili gümrük birimlerine bildirdi. Düzenleme, Tarım Bakanlığı Ticaret Geliştirme Yardımcılığının 30 Şehriver 1405 tarihli yazısındaki ihracat kurallarına dayanıyor. İzin, tarla domatesi ve soğan için geçerli; metinde ürünlerin gümrük tarife kodları da belirtiliyor.

Ulusal Yapay Zekâ Kurumu İçin Hassas Tarım Önceliği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Ulusal Yapay Zekâ Kurumu İçin Hassas Tarım Önceliği

İran’da Ulusal Yapay Zekâ Kalkınma Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle kurulması öngörülen Ulusal Yapay Zekâ Kurumu’nun nasıl yapılandırılması gerektiği tartışılıyor. Meclis tarafından 28 Mordad 1405’te kabul edilen ve Anayasayı Koruma Konseyi tarafından 4 Şehriver’de onaylanan yasa, 12 madde ve 8 ek fıkradan oluşuyor. Düzenleme; işlem gücü altyapısı, veri, güvenlik, finansman, yapay zekâ pazarı, insan kaynağı ve kurumlar arası koordinasyon başlıklarını kapsıyor. Değerlendirmede kurumun hem politika yapıcı hem düzenleyici hem de bütün projeleri doğrudan yürüten bir yapı olmaması gerektiği savunuluyor. Kurumun ülke çapındaki çalışmaları yönlendiren, kolaylaştıran ve kurumlar arasında eşgüdüm sağlayan bir “mimar” olarak konumlandırılması öneriliyor. Tasarım için çeviklik, ağ yapısı, gerçek sorunlara odaklanma, ölçülebilir sonuç alma ve mevcut kurumlarla görev çakışmasından kaçınma ilkeleri öne çıkarılıyor. Yapay zekâ kapasitesinin %90’dan fazlasının üniversiteler, araştırma kurumları, bilgi tabanlı şirketler, girişimler ve özel sektörde bulunduğu belirtilerek kurumun bu ekosistemi merkezi bir idari yapıya dönüştürmeden bir araya getirmesi gerektiği ifade ediliyor. Veri alanında temel sorunun veri yokluğu değil, verilerin dağınık olması, erişimin sınırlı kalması, kalite sorunları ve standart eksikliği olduğu aktarılıyor. Bu nedenle kamu verilerine güvenli erişim, veri kalitesi sınıflandırması ve veri paylaşımını teşvik edecek mekanizmalar öneriliyor. Tarım, yapay zekânın uygulanması gereken alanlardan biri olarak gösteriliyor. Önerilen büyük ulusal görevler arasında tarımsal tedarik zincirinin ve su tüketiminin akıllı biçimde yönetilmesi bulunuyor. Yazıda ayrıca yapay zekânın enerji, sağlık, sanayi ve kamu yönetimindeki somut sorunlara bağlanması; her görev için sorumlu kurum, takvim ve sayısal başarı göstergesi belirlenmesi gerektiği belirtiliyor. Finansman için 1405-1407 döneminde 100 trilyon İran riyali başlangıç sermayesine sahip bir Ulusal Yapay Zekâ Kalkınma Fonu kurulması öneriliyor. Fonun yalnızca kredi vermek yerine özel sektörle ortak yatırım, kurumsal girişim sermayesi, araştırma sonuçları için satın alma garantisi ve talep oluşturma araçlarını kullanması isteniyor. Ayrıca risk temelli düzenleme ve kurumun ilk 100 gününde veri erişim platformu ile ekonomide etkisi ölçülebilir ilk ulusal görevin başlatılması öneriliyor.

Rusya’da Eylül Ayında Tarım ve Gıda Gündeminin Öne Çıkanları
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Eylül Ayında Tarım ve Gıda Gündeminin Öne Çıkanları

Rusya’da eylül ayının tarım ve gıda gündeminde tahıl ihracat vergileri, iç piyasa fiyatları, ihracat lojistiği ve tarımsal üretim beklentileri öne çıktı. Hükümet, buğday, mahlut, arpa ve mısır için ihracat vergilerini 2026 sonuna kadar askıya alarak oranları sıfırladı. Ayçiçek yağı ve ayçiçeği küspesi ihracat vergileri ise yıl sonuna kadar ton başına sırasıyla 7748 ve 312 rublede sabitlendi. İç piyasada dördüncü sınıf buğdayın KDV dahil fabrika çıkış fiyatı 25 Eylül itibarıyla ton başına ortalama 8625 rubleye geriledi. Analitik şirket ProZerno’nun Genel Müdürü Vladimir Petriçenko, fiyatların 2013-2014 düzeylerine kadar düşebileceğini söyledi. Güney Rusya’da bazı aracılar sofralık buğdayı maliyetin yarısından daha düşük fiyatlarla satın almayı önerirken, küçük arazili ve depolama kapasitesi bulunmayan çiftçilerin daha kırılgan durumda olduğu aktarıldı. Tahıl ihracatının sezon boyunca 39,1 milyon ton ile 45 milyon ton arasında gerçekleşebileceği öngörüldü. Kötümser senaryoda Azak-Karadeniz havzasındaki geleneksel sevkiyatlar hesaba katılmazken, alternatif limanlara demiryoluyla 24,1 milyon ton tahıl taşınması gerekecek. Rostov bölgesinde deniz taşımacılığının durması ve küspenin demiryoluyla sevkinin ekonomik olmaması nedeniyle yağlı tohum işleme tesislerinin faaliyetlerini durdurabileceği belirtildi. Tarım Bakanlığı, 2027 ürünü için kışlık buğday, çavdar, arpa ve tritikale ekimine hektar bazlı sübvansiyon verilmesini önerdi; destek, karar alınması halinde 2026 ve 2027’de bütçe sınırları içinde uygulanacak. Olumsuz hava koşulları nedeniyle tarımsal üretimin bu yıl 2025’e göre gerilemesi beklenirken, Damate’nin 2025’te 268 bin ton hindi eti tedarik ederek dünyanın en büyük üç üreticisi arasına girdiği bildirildi.

İran’da Tavuk Çiftlikleri Günlük 600-700 Milyar Tümen Zarar Ediyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tavuk Çiftlikleri Günlük 600-700 Milyar Tümen Zarar Ediyor

İran’da tavuk çiftliklerinin günlük zararının 600 ila 700 milyar tümen arasında olduğu bildirildi. Bir sektör yetkilisi, açıklamasında tavuk etinin piyasa fiyatına ve üreticilerin karşılaştığı mevcut koşullara işaret etti. Yetkili, bu durumun sürmesi halinde çok sayıda üretim biriminin sektörden çıkabileceği uyarısında bulundu. Açıklama, zararların devam etmesinin İran’daki tavuk üretiminin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.