ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

506 haber · Sayfa 18

Birleşik Krallık’ta Sıcak Yaz Süt Üretimini Düşürdü
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sıcak Yaz Süt Üretimini Düşürdü

Birleşik Krallık’ta 2026 yazında etkili olan sıcak hava ve kuraklık, süt üreticilerinin teslimatlarını düşürdü. Energy and Climate Intelligence Unit’in (ECIU) verilerine göre üreticiler, mayıs-ağustos döneminde beklenenden dört günlük süt miktarı kadar daha az teslimat yaptı. Süt üreticilerinin toplam kaybı 83 milyon sterlini aştı. Üretimdeki düşüş, bazı çiftçilerin kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmasına yol açtı. Böylece süt gelirlerindeki azalmaya, yem giderlerindeki artış da eklendi. Yılın başında oluşturulan yem rezervleri kaybın bir bölümünü telafi etse de, yağışların geri dönmesi maliyet baskısını ortadan kaldırmadı. Birleşik Krallık’ta 2026’nın kayıtlardaki en sıcak yaz olduğu, beş yoğun sıcak hava dalgası yaşandığı ve kuraklık ilan edildiği aktarıldı. ECIU, çiftçilerin iklim koşullarına uyumunu güçlendirmek için daha fazla gölge alanı, ağaç ve su kaynağı oluşturulmasına destek verilmesi gerektiğini belirtti.

Polonya’da Soya Yetiştiriciliği Bu Sezon Kârlı Olabilir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya’da Soya Yetiştiriciliği Bu Sezon Kârlı Olabilir

Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (MRiRW), soya yetiştiriciliğinin bu sezon çiftçiler için kârlı bir alternatif olabileceğini belirtti. Bakanlığa göre soyanın Polonya’da önemi artıyor ve ekim alanı 100 bin hektarı aşıyor. Bakanlık, soya üretiminde uygun tarla hazırlığı ile doğru toprak reaksiyonunun önemli olduğunu bildirdi. Bitkinin münavebede iyi sonuç verdiği, bağladığı azotun bir bölümünden sonraki ürünün yararlanabildiği kaydedildi. Hasadın satılabileceği bir pazarın bulunması da üretici açısından belirleyici.

İran’da Kuduzla Mücadele İçin Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Kuduzla Mücadele İçin Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor

İran’da kuduzdan kaynaklanan insan ölümlerini önlemeye yönelik ulusal programın seçilmiş ilçelerde pilot uygulamaya alınacağı bildirildi. İran Tarım Haber Ajansı’nın haberine göre, Veterinerlik Kurumu Sağlık, Önleme ve Gıda Güvenliği Yardımcılığı Vekili Alireza Ekberşahi, kuduzun kontrolü için ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının tamamlandığını, pilot uygulamanın sonuçlarının daha sonra ülke genelindeki çalışmaların genişletilmesinde kullanılacağını açıkladı. Ekberşahi, klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra kuduzun ölümcül seyrinin neredeyse %100 olduğunu belirtti. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 59 bin kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Ekberşahi, insan vakalarının önemli bölümünün Asya ve Afrika ülkelerinde görüldüğünü, çocukların da mağdurların kayda değer bir kısmını oluşturduğunu ifade etti. İnsanlara bulaşan vakaların yaklaşık %99’unun köpeklerle bağlantılı olduğu aktarıldı. İranlı yetkili, kuduzla mücadelede köpeklerin yaygın biçimde aşılanmasının ve hayvanlarla temas sonrasındaki sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Risk altındaki köpek popülasyonunda en az %70 aşılama kapsamına ulaşılması gerektiğini belirten Ekberşahi, hastalığın ortadan kaldırılması için yeni bir teknoloji beklemeye gerek olmadığını; mevcut bilgi ve araçların yeterli olduğunu söyledi. Programın hazırlık sürecinde ulusal kuduz komitesinin kurulduğu, ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının oluşturulduğu bildirildi. Yetkili, kuduzun kontrolünün yalnızca veterinerlik kurumunun sorumluluğunda olmadığını vurgulayarak laboratuvarlar, belediyeler, kırsal yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör, veterinerlik kuruluşları, sivil toplum örgütleri, medya ve hayvan refahıyla ilgili kurumların belirli görevler üstlenmesi gerektiğini kaydetti. Ekberşahi ayrıca çocukların okullarda kuduzun bulaşma yolları ve hayvanlarla temas sonrasında alınması gereken önlemler konusunda eğitilmesini gerekli gördü. Programın, yerel düzeyde başlayıp ulusal ölçekte düzenlenmesi ve bölgesel ve uluslararası işbirlikleriyle desteklenmesi planlanıyor. Geniş kapsamlı aşılama çalışmalarının finansmanı için Veterinerlik Kurumunun diğer kamu kurumlarının desteğine ve aşı alımı için gerekli bütçenin sağlanmasına ihtiyaç duyduğu belirtildi.

Kazakistan’da Patates Hasadı Sürüyor: Üretim Beklentisi 3,3 Milyon Ton
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Patates Hasadı Sürüyor: Üretim Beklentisi 3,3 Milyon Ton

Kazakistan’da patates hasadı devam ederken, 11 Eylül 2026 itibarıyla 74 bin hektardan 1 milyon 890,3 bin ton ürün toplandı. Tarım Bakanlığı verilerine göre ortalama verim hektar başına 255,5 kental, yani yaklaşık 25,55 ton oldu. 2025’in aynı döneminde 64,9 bin hektardan 1,576 milyon ton ürün alınmış ve ortalama verim 24,28 ton seviyesinde kalmıştı. Bakanlık, hasadın sürmesi nedeniyle mevcut rakamların sezonun tamamını yansıtmadığını belirtiyor. Bakanlık nihai üretim miktarına ilişkin kesin bir rakam açıklamazken, hasadın tamamlanması ve tarımsal uygulamalarla sulama düzeninin korunması halinde üretimin uzun yıllar ortalamaları seviyesinde olmasını bekliyor. Buna karşılık Kazakistan Patates ve Sebze Üreticileri Birliği daha yüksek bir tahminde bulunarak sezon sonunda yaklaşık 3,3 milyon ton üretim öngörüyor. Birlik Başkanı Bayjan Ualhanov, ülkedeki farklı bölgelerde alanların yaklaşık %50-60’ının hasat edildiğini, ancak nihai tahminin kalan tarlaların durumuna göre değişebileceğini söyledi. Organize tarım işletmelerindeki patates alanı da genişledi. Bu alan 2026’da 89,9 bin hektara çıkarken, geçen yıl 84,5 bin hektardı. Başlıca üretim alanları Pavlodar, Karaganda, Türkistan, Jambıl ve Almatı bölgelerinde bulunuyor. Birlik, son iki yılda patates fiyatlarının yüksek seyretmesini, ürünün iç ve dış pazarlarda talep görmesini ve 2024’teki fiyat krizinin ardından ekim alanlarını artırma kararını üretimdeki artışın başlıca nedenleri arasında gösteriyor. Düşük tahıl fiyatları da düzenli sulamaya sahip bazı işletmeleri patatese yöneltti. Tarım Bakanlığı, ülkede üretilen patatesin iç pazar ihtiyacını karşılamaya yeteceğini değerlendiriyor. Kazakistan’da 2025’te 2,84 milyon ton patates üretilirken, 11 Eylül 2026 itibarıyla hasat edilen yaklaşık 1,9 milyon tona stabilizasyon fonlarındaki 50,6 bin ton da ekleniyor. Birlik, yıllık ihtiyacın ilgili metodolojiye göre yaklaşık 2 milyon ton hesaplandığını, ancak depolama ve ayıklama kayıpları, işleme için ayrılan teknik çeşitler ve tohumlukların gıda pazarına sunulan miktardan çıkarılması gerektiğini belirtiyor. Uzun süren sıcak ve kurak hava, yumruların iriliğini etkiledi. Birliğe göre büyük patates miktarı geçen yıla kıyasla azalacak, orta irilikteki ürünün payı artacak. Bununla birlikte kuru hava, kabuğun iyi oluşmasına ve kuru madde oranının yükselmesine katkı sağlayarak depolama dayanıklılığını artırabilir. Hasadın yağışlı döneme denk gelmemesi halinde depolama sırasında hastalık bulaşma riski de daha düşük olabilir. Üretimin büyük ölçüde sulanan alanlara bağlı olduğu ülkede Bakanlık, bu yıl sulama için genel bir su açığı yaşanmadığını bildirdi. Uzmanlar ayrıca tüm bölgeler için uygun tek bir çeşit bulunmadığını, seçim yapılırken iklim, sıcaklık, toprak, su durumu, dikim zamanı ve ürünün kullanım amacının dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Kuraklığa dayanıklılık ile sıcağa dayanıklılığın farklı özellikler olduğu ve çeşitlerin performansının yetiştirme koşullarına göre değiştiği belirtiliyor.

Copagran Uruguay’da Mısır Ekiminin 350.000 Hektara Ulaşmasını Bekliyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Copagran Uruguay’da Mısır Ekiminin 350.000 Hektara Ulaşmasını Bekliyor

Uruguaylı tarım kooperatifi Copagran, 2026-2027 sezonunda mısır ekim alanının yaklaşık 350.000 hektara ulaşmasını bekliyor. Kooperatifin bu sezon için değerlendirdiği toplam aralık 300.000-400.000 hektar olurken, beklentinin 350.000 hektara daha yakın olduğu belirtildi. Copagran ayrıca Yaz Hasadı'nın Mısır Baskısı için resmi açılış etkinliğini 11 Mart 2027'de Young kentinde düzenlemeye hazırlanıyor. Sezondaki başlıca değişim, alanın kışlık ürünlerden birinci ürün mısırına kayması oldu. Özellikle ülkenin güneyinde görülen bu geçişin, kuraklığın kışlık ürünlerde yarattığı zorlukların ardından gerçekleştiği aktarıldı. Birinci ürün mısırının geçmişte daha çok süt işletmeleri ve besi işletmeleriyle bağlantılı çiftliklerde yer aldığı, tarım üreticileri arasında ise uzun süre ağırlıklı olarak ikinci ürün şeklinde ekildiği ifade edildi. Copagran yöneticisi Marcelo Fraga'ya göre mısırın önem kazanmasında besi işletmelerinin gelişmesi, farklı hayvan gruplarında yem takviyesinin yaygınlaşması ve süt üretiminin yoğunlaşması etkili oldu. Mısırın tarım, hayvancılık ve sanayi arasındaki bağlantıyı gösteren ürünlerden biri olduğu; tarlada başlayan üretimin daha sonra et, süt ve diğer katma değerli gıdalara dönüştüğü belirtildi. Kooperatif, üretim sürecini yalnızca hasat döneminden ibaret görmeyen “Copagran 360, plandan hasada” yaklaşımını da uygulamaya aldı. Bu kapsamda temmuz ayında Colonia, Soriano, Paysandú ve Río Negro bölgelerindeki üreticilerle verim, çeşit, maliyet, piyasa ve iklim senaryoları değerlendirildi. Young kentinde düzenlenen ekim kliniğinde ise mibzer ayarı, mekanizasyon, gübreleme, genetik ve biyoteknoloji konuları ele alındı. Copagran, farklı mısır hibritleriyle deneme parselleri kurarak bunları sezon boyunca izleyecek ve sonuçları mart ayında paylaşacak. Kooperatifin ülkede 650 aktif ortağı, 3.000'den fazla müşterisi ve sözleşmeli olarak yönettiği 100.000 hektardan fazla ekim alanı bulunuyor. 11 Mart'taki etkinlikte sabah tarlada hasat yapılması, öğleden sonra da üreticilere mısır yönetimi, hayvancılık ve süt üretimi hakkında konuşmalar düzenlenmesi planlanıyor.

Tahıl Hasadı Polonya’da Sektör Sorunlarını Ortaya Çıkardı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Tahıl Hasadı Polonya’da Sektör Sorunlarını Ortaya Çıkardı

Polonya’da 2026 tahıl hasadı, düşük kârlılık, bölgesel farklılıklar ve zayıf verim nedeniyle üreticiler açısından hayal kırıklığı yarattı. Ülke genelinde tahıl ekim alanı korunmasına rağmen bazı bölgelerde hektar başına alınan ürün neredeyse yarıya indi. Fiyatların da hızlı satış için cazip olmaması, hasat döneminin temel sorunlarını artırdı. Verimsizliğin arkasında ilkbahar donları, yazın yaşanan sıcak hava dalgaları ve sürekli kuraklığın birleşimi bulunuyor. Bu koşulların etkisiyle çiftçilerin gündeminde kârdan ve yatırımlardan çok, piyasa durgunluğunu atlatma yolları öne çıktı.

Velina’da Domates Üretiminin Geleceği İçin Çözüm Arayışı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Velina’da Domates Üretiminin Geleceği İçin Çözüm Arayışı

Yunanistan’ın Korintia bölgesindeki Velina’da açıkta sofralık domates üretimi, verim, hastalıklar ve fiyat baskısı nedeniyle zorlu bir dönem geçiriyor. Bölgedeki dekara verim, hava koşulları ile zararlı ve hastalıkların yönetimine bağlı olarak genellikle hektar başına 50-80 ton arasında değişiyor. Üreticilerden Andreas Panousis, yaklaşık 40 hektarlık sebze üretim alanıyla bölgedeki tarımsal üretimin öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Panousis’e göre bu yıl üretim sezonu geç başladı; ekim ve hasat süreci bazı tarlalarda ağustos ayının sonlarına sarktı. Domates tarlalarında özellikle akarlar ve bakteriler sorun oluştururken, hastalıklar bazı üretim alanlarının kaybedilmesine yol açtı. Bu nedenle üreticilerin, bitki koruma uygulamalarını sürekli izleyen ve ihmal edilmeyen bir planla yürütmesi gerektiği belirtiliyor. Üretici ayrıca güneş ışınımının yarattığı sorunlara karşı yetiştirme yöntemlerinin değiştirildiğini, bazı alanlarda üstten ağ kullanılan sırık domateslere geçildiğini ifade ediyor. Piyasada eylül ayının ilk haftasında arzın artmasıyla yaşanan yoğunluğun ardından talebin yeniden iyi seviyeye geldiği aktarılıyor. Ancak hava koşullarının değişmesiyle birlikte ürün miktarının azalması bekleniyor. Domatesin kilogram fiyatı 0,50-1 avro arasında gerçekleşirken, üretici bu aralığın alt sınırını yetersiz buluyor ve yetiştirme maliyetlerini karşılayabilmesi için fiyatın 0,90-1 avro seviyesinde olması gerektiğini savunuyor. Ürünün önemli bir bölümü Merkezi Sebze Hali’ne gönderiliyor; Velina’da ise domates işleme tesisi bulunmuyor.

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı

Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Marchigüe’de, karpuz hasadını kasım sonuna çekmek amacıyla üç tarla denemesi yürütülüyor. O’Higgins Üniversitesi’nin Tarım, Hayvan ve Çevre Bilimleri Enstitüsü (ICA3), Prodesal Marchigüe ve bölgedeki üreticilerin katıldığı çalışma, kıyı kurak kuşağında karpuz üretiminin sezonun yoğun arz döneminden önce yapılmasını hedefliyor. Denemelerde aşılı bitkiler, mikro tüneller, biyobozunur malç ve yerel üretilen Biolana biyogübresi birlikte değerlendiriliyor. Araştırma ekibine göre mikro tüneller, ağustos ve eylül aylarındaki erken kuruluş döneminde bitkileri don ve aşırı yağış gibi hava koşullarına karşı koruyarak üretimin öne çekilmesine yardımcı olabilir. Aşı anacının ise bitkiye daha fazla güç kazandırması ve aşısız bitkilere göre toprağın daha geniş bölümünden yararlanmasını sağlaması bekleniyor. Biyobozunur malç, yabancı ot gelişimini ve besin rekabetini azaltmak için kullanılırken, geleneksel biyobozunur olmayan plastiklere alternatif olarak inceleniyor. Yerel biyogübre Biolana için şu aşamada hasadı doğrudan öne çektiği söylenmiyor; ancak üreticiler açısından ilginç sonuçlar verebileceği belirtiliyor. Aşılı ve aşısız bitkiler verim, meyve kalitesi ve gelişim dönemleri bakımından karşılaştırılacak. İlk sonuçların aralık başında açıklanması bekleniyor. Kasım sonunda hasat, üreticilerin arzın zirve yaptığı dönemden önce pazara ulaşarak daha iyi fiyat alma ihtimalini artırabilir. Bununla birlikte ekip, en büyük riskin kuruluşun ilk ayında yaşanabileceği ve bu dönemde meydana gelebilecek bir donun, karpuz bitkilerinin çiçeklenmenin başladığı aşamada zarar görmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Gürcü Peynirlerinin Besin Değerinde Tuz ve Üretim Yöntemi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcü Peynirlerinin Besin Değerinde Tuz ve Üretim Yöntemi Öne Çıkıyor

Gürcistan’ın geleneksel peynirleri İmeruli, Sulguni ve Tuşuri guda, protein ve kalsiyum içermeleri bakımından besin kaynağı olarak değerlendiriliyor. Ancak peynirlerin bileşimi; kullanılan sütün türü ve yağ oranı, üretim teknolojisi, olgunlaşma süresi ve tuzlama yöntemine göre değişiyor. Bu nedenle aynı peynir türü için tek bir besin değerinin bütün örneklere uygulanmasının doğru olmayacağı belirtiliyor. İmeruli, taze, nemli ve görece yumuşak bir peynir olarak tanımlanıyor. Yüksek nemi nedeniyle 100 gramlık bileşiminin, daha kuru ve uzun süre olgunlaştırılan Tuşuri guda ile doğrudan karşılaştırılmaması gerekiyor. Sulguni üretiminde peynir kütlesi ısıtılıp yoğrularak uzatılıyor; ürün haçapuri, börek ve diğer hamur işlerinde sık kullanıldığı için toplam yemeğin tuz ve kalori miktarını yükseltebiliyor. Tuşuri guda çoğunlukla koyun sütünden yapılıyor ve özel bir tulumda en az 60 gün olgunlaştırılıyor. Kaynakta, Tuşuri koyun sütünün yaklaşık %5,7 protein ve %7,2 yağ içerdiği aktarılıyor. 2025’te yayımlanan bir araştırmada ise tulumda olgunlaştırılan peynirin bir örneğinde kuru madde oranı %72, kuru maddede protein oranı %44,26 ve yağ oranı %45,8 olarak ölçülmüş. Tuşuri guda için tuz oranı %5-7, nem oranı ise en fazla %48 olarak veriliyor. Kaynak, peynirleri yalnızca yağ miktarına göre “yararlı” veya “zararlı” diye sınıflandırmak yerine protein, mineral, nem ve olgunlaşma gibi özelliklerin birlikte değerlendirilmesini öneriyor. Özellikle tuzlu ve kalorili peynirlerde tüketim miktarının dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.

Belgelendirilmeyen Tarımsal İşler Üreticiye Pahalıya Mal Olabilir
Görsel kaynağı: Agroinform · Özgün haber

Belgelendirilmeyen Tarımsal İşler Üreticiye Pahalıya Mal Olabilir

Tarımda tamamlanan bir çalışmanın belgelenmemesi, üreticiler açısından en maliyetli hatalardan biri olabilir. Ayrıntılı kayıt tutulmaması, işletmelerde önemli kayıplara yol açabilecek bir ihmal olarak değerlendiriliyor. Belgelendirme; desteklerden yararlanma, bitki koruma uygulamaları ve yetkili kurumların denetimleri açısından önem taşıyor. Kaynakta, bu alanlarda ayrıntılı dokümantasyon eksikliğinin üretici için yüksek maliyet doğurabileceği belirtiliyor.

Yaprak Biti Salgını Marul Üreticilerine 10 Milyon Sterline Mal Olabilir
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Yaprak Biti Salgını Marul Üreticilerine 10 Milyon Sterline Mal Olabilir

İngiltere’nin başlıca marul üretim bölgelerinde görülen frenk üzümü-marul yaprak biti (Nasonovia ribisnigri) istilasının, üreticilere yaklaşık 10 milyon sterline mal olabileceği bildirildi. British Leafy Salads Association (BLSA), sezonun ekim sonuna kadar olan bölümünde marul üretiminin yaklaşık %30’unun ziyan olabileceğini tahmin etti. BLSA’dan Dieter Lloyd, salgının yaklaşık 20 yılın en kötüsü olabileceğini, ancak tarihsel verilerin yetersizliği nedeniyle karşılaştırmanın zor olduğunu söyledi. İngiltere’de sezon sona yaklaşırken perakendeci ve toptancıların gelecek hafta İspanya’dan tedarike yönelmesi bekleniyor; 2025’te de yaprak bitleri önemli sorun yaratmıştı.

2026 Hasadında Tahıl Verimleri Tarihsel Seviyelerin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber

2026 Hasadında Tahıl Verimleri Tarihsel Seviyelerin Altında Kaldı

Birleşik Krallık'ta 2026 tahıl hasadı büyük ölçüde tamamlanırken, ülke genelinde buğday, ilkbahar arpası ve yulaf verimleri tarihsel seviyelerin belirgin biçimde altında kaldı. Agriculture and Horticulture Development Board (AHDB), özellikle İngiltere ve Galler'de hasadın hızlı ilerlemesine rağmen sonuçların hayal kırıklığı yarattığını bildirdi. Hasat kuzeye ve İskoçya'ya ilerledikçe süreç yavaşladı, ancak normal takvimin önünde seyretti. Buğday, yulaf ve ilkbahar arpasında kuzeye doğru ilerledikçe verimler iyileşse de Birleşik Krallık ortalaması düşük kaldı; Kuzey İskoçya ve Kuzey İrlanda'da ise küçük alanlarda hasat sürüyordu.

El RIMI Sulamayı İleri Taşıyor: 600 Pivot Satıldı, Yaklaşık 800’ü Daha Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

El RIMI Sulamayı İleri Taşıyor: 600 Pivot Satıldı, Yaklaşık 800’ü Daha Görüşülüyor

Arjantin’de tarımsal üretimi artırma fırsatının, kullanılmayan alanların üretime kazandırılması ve hektar başına verimin yükseltilmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. El RIMI’nin açıklamasına göre 600 pivot sistemi satıldı, yaklaşık 800 sistem için de görüşmeler sürüyor. Sulama, özellikle Río Negro’nun kuzeyi ve ülkenin kurak Kuzeybatı bölgeleri gibi alanlarda yeni üretim sahaları açabilecek temel teknoloji olarak öne çıkıyor. Yoğun ekim yapılan bölgelerde ise düzenli su akışının yağışları tamamlayarak üretimde taban ve daha yüksek verim hedeflerini destekleyebileceği ifade ediliyor.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

Bulgaristan Orman Yangınlarına Karşı Hazırlığı Güçlendirecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Orman Yangınlarına Karşı Hazırlığı Güçlendirecek

Bulgaristan’da orman yangınlarını önleme ve müdahaleye hazırlık kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan proje için başlangıç semineri düzenlendi. Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ivan Paligorov, yangınlarla mücadelede en önemli adımların yangın çıkmadan önce atılması gerektiğini belirterek önleme, iyi hazırlık, erken tespit ve hızlı müdahalenin önemini vurguladı. Avrupa Birliği’nin TAFF aracı üzerinden finanse edilen ve Dünya Bankası tarafından yönetilen proje, Bulgaristan’daki yetkili kurumların mevcut uygulamalarını geliştirmesini hedefliyor. Çalışmaya tarım ve gıda idaresi, devlet orman işletmeleri, Orman Ajansı ve bölgesel birimleri ile yangın güvenliği, çevre, akademi, belediyeler ve WWF temsilcileri katılıyor. Proje kapsamında izleme ve erken tespit sistemlerinin iyileştirilmesi, tarım ve ormancılıkta yatırım planlamasının geliştirilmesi, müdahale sırasında hazırlık ve koordinasyonun artırılması bekleniyor. Paligorov, orman yangınlarının önemli bölümünün insan faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna işaret ederek toplumun bilinçlendirilmesi ve sorumlu davranışın teşvik edilmesine de özel önem verileceğini söyledi. Çalışmanın, iklim değişikliği koşullarında önleme ve kurumlar arası eşgüdüme odaklanacağı belirtildi.

Güney Afrika’da Patates Fiyatları Gerilerken Soğan Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates Fiyatları Gerilerken Soğan Fiyatları Arttı

Güney Afrika’da 2026’nın ilk yarısında patates ve soğan piyasaları, artan arzın ürün fiyatlarına aynı şekilde yansımadığını gösterdi. Absa AgriBusiness’ın AgriTrends raporuna göre ortalama patates fiyatı geçen yılın aynı dönemine göre %19 gerilerken, ortalama soğan fiyatı %8 yükseldi. Patates teslimatları %8 artarak sezon ortasında 66,55 milyon 10 kilogramlık çuvala, soğan teslimatları ise %10 artarak 24,61 milyon çuvala ulaştı. Rapora göre patates teslimatlarındaki artış, piyasadaki toplam satış değerine aynı ölçüde katkı sağlamadı. Taze meyve-sebze pazarlarında temsil edilen patates satışlarının toplam değeri yaklaşık %12 düşerek 2025’teki 3,69 milyar randdan 2026’da 3,25 milyar randa indi. Patates fiyatları kış döneminde 10 kilogramlık çuval başına ortalama 64,34 randa kadar toparlansa da fiyatlar beklenen seviyeye ulaşmadı. Potatoes SA’dan FP Coetzee, gerilemeyi yalnızca piyasaya giren toplam patates miktarındaki artışla açıklamanın yeterli olmadığını söyledi. Kuzey Batı’da büyük boy patates arz fazlası oluştuğunu belirten Coetzee, işleme için ayrılan bazı ürünlerin işletme içi sorunlar nedeniyle taze meyve-sebze pazarlarına yönlendirildiğini aktardı. Daha yüksek toplam arz, düşük kalite ve belirli bir boyut grubundaki fazlalık bir araya gelerek fiyatları baskıladı. Sınıf 1 patateslerin piyasa arzındaki payı %70’te kaldı; bu oran %80’in üzerine çıkmadı. Coetzee, üreticilere fiyat peşinde koşmak yerine kaliteyi, ürün boyutunu ve stok yönetimini iyileştirme çağrısı yaptı. Ürünlerin pazartesiden perşembeye teslim edilmesinin stok devrini ve kalite yönetimini destekleyebileceğini belirtti. Doğrudan alıcılara satış yapan üreticilerin en kaliteli ürünleri bu kanala, daha düşük kaliteli ürünleri ise taze meyve-sebze pazarlarına yönlendirmesinin de fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu. Soğan piyasasında ise artan arz şimdilik aynı fiyat baskısını yaratmadı. Absa, ek arzın talep tarafından daha dengeli biçimde karşılandığını, bunun talebin keskin biçimde arttığı anlamına gelmediğini bildirdi. Bölgesel teslimat yapısı da değişti: Kuzey Batı’daki soğan teslimatları yaklaşık iki katına çıkarken Limpopo’da %14,8 arttı, Sandveld’de ise yaklaşık %20 azaldı. Rapora göre teslimatların zamanlaması ve bölgeler arasındaki dağılım, arzın belirli dönemlerde piyasaya ne kadar yoğun girdiğini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldı.

İklim Koşulları ABD Soya İhracatının Rekabetçiliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

İklim Koşulları ABD Soya İhracatının Rekabetçiliğini Zorluyor

İklim koşulları, ABD’nin soya ihracatında faaliyet gösteren şirketler için ek lojistik maliyetler yaratırken Mercosur ülkelerine rekabet avantajı sağlıyor. Gelişme, küresel soya ticaretindeki rekabet dengesini etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Panama Kanalı’ndaki su seviyesinin düşmesi, henüz kritik düzeyde olmamasına rağmen bekleme sürelerini uzatıyor. Meksika Körfezi’nden Asya’ya yapılan ABD soya sevkiyatlarında kullanılan kanal, küresel tarım ürünleri ticaretinde taşımacılık sürelerini kısaltan başlıca güzergâhlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Hasat Döneminde Çiftlik Güvenliği İçin Paylaşılan Sorumluluk Vurgusu
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Hasat Döneminde Çiftlik Güvenliği İçin Paylaşılan Sorumluluk Vurgusu

Hasat dönemindeki yoğun çalışma temposu, daralan hava koşulları ve kırsal yollarda artan tarım makinesi trafiği, çiftliklerde ve ulaşım güzergâhlarında güvenlik risklerini artırıyor. RealAgriculture’ın programında sunucu Shaun Haney, Ontario’daki Workplace Safety and Prevention Services kuruluşunda iş sağlığı ve güvenliği danışmanı olan Jay Remsik ile bu risklerin yönetilmesini ele aldı. Remsik, hasat öncesinde ekipman bakımının yapılmasını ve çalışan yorgunluğunun yakından izlenmesini önerdi. Yorgunluğun hem tarlada hem de kamuya açık yollarda tepki verme süresini düşürdüğünü belirten Remsik, güvenliğin işverenler, yöneticiler ve çalışanlar tarafından paylaşılan bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Çalışanların eksik koruyucular veya hasarlı ekipman gibi tehlikeleri derhal bildirmesi gerektiğini söyledi. Güvenlik konularının disiplin yerine rehberlik yaklaşımıyla ele alınması önerilirken, mevsimlik ekipler ve geçici yabancı tarım işçileri için uygulamalı gösterimler, kısa güvenlik toplantıları, çeviri araçları ve video rehberleri tavsiye edildi. Kamuya açık yollarda hareket eden makinelerde görünür yavaş araç işaretleri ve uygun aydınlatma kullanılması, mümkün olduğunda ana yollardan kaçınılması ve düşük ışıkta refakat araçlarından yararlanılması da temel uygulamalar arasında sıralandı.

Yemeklik Yağ İthalatındaki Vergi İndirimi Yağlı Tohum Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: Rural Voice · Özgün haber

Yemeklik Yağ İthalatındaki Vergi İndirimi Yağlı Tohum Üreticilerini Zorluyor

Yemeklik yağ ithalatında vergilerin düşürülmesi, Hindistan’daki yağlı tohum üreticileri için yeni bir sorun oluşturdu. Düzenlemenin, üreticilerin karşılaştığı rekabet baskısını artırdığı belirtiliyor. İthalattaki vergi indiriminin, iç piyasadaki yemeklik yağ fiyatlarını ve çiftçilerin ürünleri karşılığında aldığı fiyatları etkilemesi bekleniyor. Gelişme, ülkenin yemeklik yağda kendine yeterlilik hedefi açısından da soru işaretleri yaratıyor.

Finlandiya, AB Tarım Kriz Desteğini Belirli Üreticilere Yöneltecek
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya, AB Tarım Kriz Desteğini Belirli Üreticilere Yöneltecek

Finlandiya hükümeti, Avrupa Birliği (AB) tarım kriz desteğinin ülke genelindeki 2026 özel ürün ödemesinden ve AB destek bölgesi ödemelerinden yararlanan aynı üreticilere yöneltilmesine karar verdi. Yaklaşık 8,7 milyon avroluk destek; yağlı tohumlar için özel ürün ödemesi alan üreticiler ile anaç inek, süt ineği, boğa ve dış takımadalardaki sığır ödemelerinden yararlanan işletmeleri kapsayacak. Desteğin koşulları ve hangi üreticilere tahsis edileceğine ilişkin Finlandiya önerisinin Avrupa Komisyonu tarafından onaylanması gerekiyor. Hükümet, desteği etkili kılmak için yardımın yalnızca sınırlı bir üretici grubuna verilmesini uygun buldu. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, yakıt ve gübre fiyatlarındaki sert gelişmenin çiftlikleri zorladığını belirterek kararın, Finlandiya tarımının ve ülkenin gıda arz güvenliğinin korunmasına yönelik geniş bir önlem paketinin parçası olduğunu söyledi. AB finansmanının, C destek bölgesindeki ulusal kuzey desteği seviyelerinin daha sonra çıkarılacak düzenlemeyle artırılması yoluyla tamamlanması planlanıyor. Bu ek ulusal finansman için kararın yıl sonunda üçüncü ek bütçede alınması bekleniyor.

Ukrayna Tahıl Birliği, Polonya Üzerinden Tahıl Transitindeki Kısıtlamalar İçin Açıklama İstedi
Görsel kaynağı: UkrAgroConsult · Özgün haber

Ukrayna Tahıl Birliği, Polonya Üzerinden Tahıl Transitindeki Kısıtlamalar İçin Açıklama İstedi

Ukrayna Tahıl Birliği (UGA), Ukrayna tahılının Polonya üzerinden transitinde gümrüklü depoların ve siloların geçici depolama amacıyla kullanılmasının kısıtlandığına ilişkin haberlerin acilen doğrulanması için Tarım Politikası Bakanlığına başvurdu. Piyasa katılımcılarına göre Polonya gümrüğü 8 Eylül’den bu yana bu tesislerin kullanımını sözlü olarak yasakladı; ancak işletmelere kısıtlamayı tesis eden resmî bir yazı ya da düzenleme iletilmedi. Birliğe göre depolar ve silolar, tahılın geniş hatlı vagonlardan Avrupa standartlarındaki vagonlara aktarılması sırasında önemli bir lojistik tampon işlevi görüyor. Bu tesislerin kullanılamaması vagon beklemelerini, sınır geçişlerindeki yoğunluğu ve Polonya terminalleri üzerindeki baskıyı artırabilir. UGA, maliyetlerin yükselmesinin Ukrayna tahılının rekabet gücünü zayıflatabileceği, ihracat sözleşmelerini zorlaştırabileceği ve Ukraynalı çiftçilere ödenen alım fiyatları üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. UGA, kısıtlamaların doğrulanması hâlinde bakanlığın Polonya tarafından resmî açıklama almasını ve depolarla siloların transit lojistiğinde kullanımını korumaya yönelik görüşmeler yürütmesini istiyor. Birlik ayrıca Ukrayna tarım ürünlerinin Polonya üzerinden transitinde kuralların şeffaf ve öngörülebilir olmasını talep ediyor.

Gürcistan’da Sofralık Üzüm İthalatı %21 Azaldı
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Sofralık Üzüm İthalatı %21 Azaldı

Gürcistan’ın sofralık üzüm ithalatı, kaynak başlığına göre %21 azaldı. 2026’nın ocak-ağustos döneminde ülkeye toplam 3,24 bin ton üzüm ithal edildi. Hacim bakımından en büyük tedarikçi 1,43 bin tonla Ermenistan olurken, bu ülkeyi İran, Türkiye ve Hollanda izledi. Aynı dönemde Gürcistan’ın üzüm ihracatı 132,3 tonla ithalatın oldukça altında kaldı ve ihracat geçen yılın aynı dönemine göre %0,8 geriledi. İthalatın başlıca kaynağı Ermenistan olurken, ithalat değerinde Özbekistan ilk sırada yer aldı. Kaynak, ithalattaki düşüşün yerli üretimin iç pazardaki payını artırma fırsatı yaratabileceğini, ancak bunun için üretim, tüketim ve fiyat verilerinin de incelenmesi gerektiğini belirtiyor.

Ukrayna, Reddedilen Buğday Kotası Talebinin Ardından AB’den Biyoetanol Kotası İsteyecek
Görsel kaynağı: UkrAgroConsult · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Reddedilen Buğday Kotası Talebinin Ardından AB’den Biyoetanol Kotası İsteyecek

Avrupa Birliği (AB), Ukrayna’nın buğday ithalat kotasının artırılması veya tarım kotalarının genel olarak yeniden düzenlenmesi konusunda şu aşamada olumlu yaklaşmıyor. Ukrayna Tarım Politikası Bakanlığı, buğday ihracatçılarına üçüncü ülkeler için ayrılan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarifeli kota imkânından yararlanmalarını öneriyor. Bakanlık, sonraki görüşmelerde AB pazarına Ukrayna biyoetanolü için yaklaşık 60 bin tonluk ek erişim talep edecek. Ukrayna tarafı, AB’de biyoetanol üretiminin temel girdisi olan mısır üretiminin bu yıl gerilediğini ve Birliğin biyoetanolde net ithalatçı olduğunu belirtiyor. Ayrıca Ukrayna’nın, zorunlu biyoetanol karışımı içeren AB menşeli benzin ithal ettiği ifade ediliyor.

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor

İspanya’da bitki koruma uygulamalarına ilişkin tarla defterinin 1 Ocak 2027’den itibaren dijital olarak tutulması zorunlu olacak. Daha büyük işletmeler için tüm faaliyetleri kapsayan dijital tarla defteri yükümlülüğünün ise 2028’de başlaması öngörülüyor. Tedaviler, gübreleme, sulama, ekim ve hasat gibi parsel faaliyetlerinin Tarımsal İşletmeler Bilgi Sistemi’ne (SIEX) kaydedilip aktarılması gerekecek. Bu değişime hazırlık kapsamında Ciudad Real’de geliştirilen GesCampo adlı tarımsal yönetim platformu, işlemlerin cep telefonuyla doğrudan tarlada kaydedilmesine ve SIEX’e gönderilmesine olanak sağlıyor. Sistem, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığının resmî kataloğundan ürün kayıt numarası, doz ve güvenlik süresi bilgilerini otomatik olarak ekliyor; gönderim öncesinde de kayıtları doğrulayarak hataları önlemeyi amaçlıyor. Platform ayrıca kooperatifler ve dağıtıcılar için, ortaklarının veya müşterilerinin kayıtlarını tek panelden yönetebilecekleri bir portal sunuyor. GesCampo, birçok işletme için ücretsiz olduğunu, diğer işletmelere ise ücretsiz deneme süresi sağladığını belirtiyor. Şirket, okuyuculara kayıt sırasında CAMPO2027 koduyla iki aylık ücretsiz kullanım fırsatı da sunuyor.