ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3046 haber · Sayfa 18

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Suriye'nin İdlib Kırsalında 3 Bin Hektarlık Sulama Projesi İçin Boru Tedariki
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye'nin İdlib Kırsalında 3 Bin Hektarlık Sulama Projesi İçin Boru Tedariki

Suriye’nin İdlib kırsalındaki Kuzey Roj Ovası sulama projesinin rehabilitasyonu için farklı çap ve türlerde sulama boruları ile bağlantı parçaları tedarik edildi. İdlib Su Kaynakları Müdürlüğü, çalışmayı Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğiyle yürütüyor. Projenin 3 bin hektar tarım arazisine hizmet vermesi hedefleniyor. Malzeme tedarikiyle sulama şebekesinin rehabilitasyonunun tamamlanması, verimliliğin artırılması ve suyun tarlalara ulaşmasını engelleyen sorunların azaltılması amaçlanıyor. Kaynakta, çalışmanın çiftçilerin sulama suyuna erişimini iyileştirmesi ve bölgedeki ürünlerle tarımsal üretimin istikrarını desteklemesi bekleniyor. Aynı gün Lazkiye’de, 1000 hektardan fazla araziye hizmet veren Kuzey Ova sulama sistemindeki su geçidinin bakımı tamamlandı; yapı 130 metre uzunluğunda ve 800 milimetre çapında betonarme borulardan oluşuyor.

ITW, DLG Sertifikalı Süt İşletmelerine Ek Denetim Muafiyeti Getiriyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

ITW, DLG Sertifikalı Süt İşletmelerine Ek Denetim Muafiyeti Getiriyor

Initiative Tierwohl (ITW) ile DLG Testservice GmbH, tanınmış DLG hayvan refahı sertifikasına sahip süt sığırcılığı işletmelerinin kesim ineklerini ek ITW denetimi olmadan pazarlayabilmesi konusunda anlaştı. Düzenleme, mükerrer denetimleri önlemeyi ve işletmelere ek pazarlama imkânları sunmayı amaçlıyor. Uygulama, DLG sertifikasının bronz, gümüş ve altın seviyelerini kapsıyor. Tanımanın geçerli olması için DLG’nin bağımsız ve yeterli nitelikte denetçiler kullanması, iki programın şartlarının karşılaştırılabilir kalması gerekiyor. DLG ayrıca ITW gerekliliklerindeki ilgili değişiklikleri tanınan hayvan refahı seviyelerine dahil edecek.

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Kosova’daki bir oturumda konuşan Aleans milletvekili Time Kadrijaj, yerli süt üreticilerinin karşı karşıya olduğu koşullarla ithal ürünlere uygulanan kurallar arasında çifte standart bulunduğu yönündeki endişeleri gündeme getirdi. Kadrijaj, yerli üreticilerin süt yan ürünlerinde palm yağı kullanımının sınırlandırıldığını, buna karşın ithal ürünlerde aynı bileşenin bulunduğundan şüphelenildiğini söyledi. Kadrijaj, ithal ürünlerin Kosova pazarında rekabet ettiğini, yerli süt işletmelerinin ise belirsizlik, artan maliyetler ve faaliyetlerini sürdürme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özel sektörün dile getirdiği endişelere göre yaklaşık 15 yerli süt işletmesinin ciddi risk altında olduğunu aktaran milletvekili, Vita süt işletmesinin istihdamda ağır sonuçlar yaşanabileceği ve yaklaşık 500 çalışanın işini kaybedebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Milletvekili, süt işletmelerinin kapanması halinde çiftçilerin ürettikleri sütü kime satacağının ve çalışanların geçimini nasıl sürdüreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Kadrijaj, Meclis’in işletmeler ve istihdam daha fazla risk altına girmeden sorumluluk ve şeffaflık talep etmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Sırbistan’dan yoğurt ithalatına izin verilirken yerli işletmelerin ve Vita fabrikasının faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirterek yerli çiftçiler için eşitlik çağrısı yaptı.

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi

Danimarka’nın Kopenhag kentinde, huzurevlerinin belediyenin iklim gerekliliklerinden muaf tutulması ve sakinlerin istedikleri yemekleri daha özgür biçimde seçebilmesi için verilen öneri üçüncü kez reddedildi. Öneri, Sosyal Demokratlar ile sağ partiler tarafından sunulurken, Kopenhag Belediye Meclisi’nde Enhedslisten, SF, Radikale ve Alternativet’in oluşturduğu çoğunluk karşı oy kullandı. Karar, huzurevlerinin menülerinde sığır etinin sınırlı kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Kopenhag Belediyesi’nin 2020-2025 dönemi gıda ve öğün stratejisine ilişkin analizde, iklim gerekliliklerinin huzurevi sakinleri ile evine yemek gönderilen yaşlılara ortalama ayda yalnızca bir veya iki kez sığır eti sunulmasına yol açtığı belirtiliyor. Habere göre belediye kurumlarının gıda alımlarından kaynaklanan iklim ayak izini %25 azaltma hedefi, son yıllarda özellikle sığır eti sunumunun ciddi biçimde azaltılmasına neden oldu. Sığır eti, kaynak metinde iklim üzerindeki baskıyı en fazla artıran et türü olarak tanımlanıyor. Sosyal Demokrat Belediye Başkanı Andreas Keil, yaşlıların özellikle doğum günlerinde istedikleri yemeği seçebilmesi gerektiğini savundu. Keil, bir huzurevi sakininin doğum günü için hamburger köftesi istemesi halinde talebinin yalnızca CO2 yükü gerekçesiyle reddedilmesinin doğru olmadığını söyledi. Buna karşılık mevcut strateji, belediye kurumlarının gıda alımlarının iklim etkisini azaltma hedefi çerçevesinde uygulanıyor. Strateji, nihai kabulden önce kamuoyu görüşüne açılacak ve habere göre ocak ayında kesinleştirilmesi planlanıyor.

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi

Baltık Denizi’nde 2027 yılı balıkçılık kotalarının kesinleşmesi, bölgedeki kıyı balıkçılığının uzun süredir devam eden sorunlarını çözmedi. Değerlendirmeye göre pelajik balık kotaları belirgin biçimde artırılırken pisi balığı kotasında da sınırlı bir yükseliş yapıldı. Ancak morina balığının kısa vadede geri dönmesinin beklenmemesi ve geçmiş yıllardaki kota düşüşleriyle uzun kapatma dönemleri, sektör üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ediyor. Morina stokunun zayıflamasında balıkçılığın tek etken olmadığı savunuluyor. DTU Aqua’nın geçen yıl yaptığı çalışmada karabatakların çok büyük miktarlarda morina tükettiği belirtilirken, Tænketanken Hav denizel sıcak hava dalgalarının daha sık hale geldiğini ortaya koydu. Yazıdaki değerlendirmeye göre morina sıcak sulardan kaçıyor ve bu çevresel baskılar, türün Baltık Denizi’nde yeniden güçlenmesini zorlaştırıyor. Morina için kabul edilen yan av kotasının ise balıkçılar açısından umudu korumak için gerekli olduğu ifade ediliyor. Buna karşılık Orta Baltık Denizi’ndeki ringa balığı stokunun arttığı aktarılıyor. Ancak siyasetçilerin, Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi’ndeki biyologların önerdiğinden daha düşük bir ringa balığı kotası belirlediği belirtiliyor. Değerlendirmede, uzman tavsiyelerinden daha temkinli kararlar alınmasının balıkçılığın yeniden canlanmasını zorlaştırabileceği savunuluyor. Morina stokunu korumak amacıyla uygulanan kapatma dönemlerinde tejneyle avcılığa izin verilmemesi de eleştiriliyor. Yazıda, bu yöntemin morinayı etkilemediği görüşü dile getirilerek, stokları etkileyen tüm baskı unsurlarına müdahale edilmesi, biyolojik tavsiyelere uyulması ve deniz ortamına ya da balık stoklarına fayda sağlamayan kısıtlamaların kaldırılması çağrısı yapılıyor.

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı

Kryeqyteti'nde çiftçiler için otomatik seraların inşasına yönelik 12 sözleşme imzalandı. Gelişmeyi Përparim Rama duyurdu. Sözleşmeler kapsamındaki her seranın yüzölçümü 5 ar olarak belirtildi. Kryeqyteti, tarımın modernleştirilmesi amacıyla seraları otomatik mekanizmalarla donatmayı planlıyor. Rama, bu mekanizmaların tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi için daha modern ve verimli koşullar oluşturacağını belirterek projeyi çiftçileri desteklemek ve yerli üretimi artırmak açısından önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu

Bulgaristan’da 21 tondan fazla elma sevkiyatı, Avrupa Birliği’nde kullanımı yasak olan bir pestisit bulunduğu için durduruldu. Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (БАБХ), laboratuvar incelemesinde tespit edilen uygunsuzluk nedeniyle sevkiyatın menşe ülkeye geri gönderileceğini açıkladı. Uygunsuzluk, Bulgaristan pazarına sunulacak taze meyve ve sebzelere yönelik artırılmış kontroller sırasında belirlendi. Denetimler, güvenlik gereklerini karşılamayan gıdaların piyasaya girişini önlemek amacıyla sürdürülüyor.

Polonya’da Yaş ve Kuru Mısır Fiyatları Bölgelere göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Yaş ve Kuru Mısır Fiyatları Bölgelere göre Değişiyor

Polonya’da 29 Ekim 2026 itibarıyla mısır alım fiyatları, ürünün nem durumuna ve bölgeye göre farklılık gösterdi. Tüm fiyatlar ton başına net olarak verilirken yaş mısır için teklifler 590-680 zloti arasında değişti. En yüksek teklif Kujawsko-Pomorskie’de, en düşük teklif ise Wielkopolskie’de kaydedildi. Yaş mısırda Kujawsko-Pomorskie’de 610-680, Dolnośląskie’de 640-670, Wielkopolskie’de 590-670 ve Zachodniopomorskie’de 640 zloti/ton net fiyat açıklandı. Tek bir voyvodalık içindeki alım noktaları arasında da fark görüldü; teklif aralığı Kujawsko-Pomorskie’de 70, Wielkopolskie’de 80 zloti/tona ulaştı. 16 Ekim’e kıyasla değişimlerin yönü bölgelere göre aynı olmadı. Łódzkie’de fiyat 670 zloti/tondan 620-640 zloti/tona gerilerken Zachodniopomorskie’de 620’den 640 zloti/tona yükseldi. Kuru mısırda voyvodalıklardaki fiyatlar 850-1030 zloti/ton net aralığında bulundu. Pomorskie’de 950-1030, Kujawsko-Pomorskie’de 940-980, Wielkopolskie’de 880-960, Dolnośląskie’de 900-950 ve Podkarpackie’de 850-870 zloti/ton teklif edildi. Liman fiyatları 980-1040 zloti/ton net seviyesine çıktı. Ancak limana satışta taşıma ve belirli teslim koşulları da hesaba katılıyor. Kuru mısırın daha yüksek fiyatı, üretici açısından otomatik olarak daha yüksek kazanç anlamına gelmiyor. Kurutma sırasında dane su ve ağırlık kaybederken işletmeler enerji, yakıt ve kurutma tesisi giderleriyle karşılaşıyor. Kurutma, ürünün depolanmasını ve hasat sonrası hemen satış zorunluluğundan kaçınmayı sağlayabilse de daha iyi finansal sonucu garanti etmiyor. NSZZ RI “Solidarność” sözcüsü Adrian Wawrzyniak, kendi maliyetleri ve üretim ölçeği açısından mısırın ton başına 1100 zloti üzerinde olması gerektiğini belirtti.

Arnavutluk'ta Gıda KDV'si İndirimi Tartışılırken Fiyatların Düşüp Düşmeyeceği Sorgulanıyor
Görsel kaynağı: MCN TV · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Gıda KDV'si İndirimi Tartışılırken Fiyatların Düşüp Düşmeyeceği Sorgulanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk'ta 10 milyar avro değerindeki yeni bütçe ve mali paket, temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %20'den %6'ya indirilmesi önerisi üzerinden ekonomi uzmanlarının tartışmasına yol açtı. Pakette ayrıca dolaşım vergisinin kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme bulunurken, uzmanlar vergi değişikliklerinin tüketicilerin ödediği fiyatlara ne ölçüde yansıyacağını sorguluyor. Tartışmanın merkezinde, vergi indiriminin hane halkının gıda harcamalarını gerçekten azaltıp azaltmayacağı yer alıyor. Ekonomi uzmanı Bardhi Sejdarasi, son dört yılda avronun lek karşısında %34 değer kaybettiğini, ancak ülkede tüketilen ürünlerin büyük bölümünün ithal edilmesine rağmen gıda fiyatlarının düşmediğini savundu. Sejdarasi'ye göre işletmeler, kurdaki değişimden önemli ölçüde yararlandı fakat bu avantajı tüketiciye aktarmadı. Gıdada KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesini olumlu bulan uzman, bunun tek başına yeterli olmayacağını ve işletmelerin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini belirtti. Enriko Ceko ise dolaşım vergisinin kaldırılmasının akaryakıt piyasasında tüketiciye doğrudan bir avantaj sağlayacağından emin olmadığını söyledi. Ceko, verginin yalnızca tahsil edilme biçiminin değiştirilmesi halinde fiyatların başka bir kalem üzerinden yeniden artırılabileceğini öne sürdü. Uzman, hükümetin akaryakıt üzerindeki başlangıç vergilerinden biri olan özel tüketim vergisine müdahale etmesinin daha etkili olabileceğini savundu. Böylece gıda KDV'sindeki indirim kadar, vergi düzenlemelerinin piyasada ve tüketici fiyatlarında nasıl uygulanacağı da tartışmanın konusu oldu.

ABD Askeri Üslerinde Gıdaları Bozan Dondurucu Arızalarında Siber Saldırı Şüphesi
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

ABD Askeri Üslerinde Gıdaları Bozan Dondurucu Arızalarında Siber Saldırı Şüphesi

ABD'deki askeri üslerde ağustos ayında yaşanan bir dizi gizemli dondurucu arızasının, gıdaların bozulmasına yol açtığı bildirildi. Pentagon, olayların bir siber saldırının sonucu olduğundan şüpheleniyor. Reuters’ın konuyu bilen yetkililere dayandırdığı habere göre arızalar, ABD genelindeki askeri üslerde gıda muhafazasını etkiledi. Pentagon’un değerlendirmesi, dondurucuların gıdayı soğutmak yerine ısıtmasına ilişkin olayların arkasında bilgisayar korsanlarının bulunabileceği yönünde.

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ABD ile müzakere edilen ticaret anlaşmasında ülkesinin hassas tarımsal çıkarlarından taviz vermediğini söyledi. Goyal, anlaşmanın nihai ayrıntıları kamuoyuna açıklandığında Hindistan halkının şartları olumlu karşılayacağını ve ülkenin çok güçlü bir karşılaştırmalı avantaja sahip olacağını savundu. Ancak anlaşmanın kesin hükümleri henüz açıklanmadı. Hindistan ve ABD, 7 Şubat’ta geçici ikili ticaret anlaşması için bir çerçeve üzerinde anlaştıklarını duyurmuştu. Daha sonra ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin karşılıklı tarifelerini geçersiz kılan kararı, ABD’nin tarife görünümünü değiştirdi ve tarafları yeniden müzakere masasına getirdi. Yeni Delhi, tarımsal hassasiyetlerini korurken Bangladeş, Vietnam, Endonezya ve Kamboçya gibi rakiplerine kıyasla tarife avantajı sağlamayı hedefliyor. Goyal, anlaşmayı eleştirenlerin ayrıntıları tam olarak anlamadan hareket ettiğini ve konunun bazı kesimlerce siyasallaştırıldığını belirtti. Bakan, son yıllarda tamamlanan sekiz serbest ticaret anlaşmasının kamuoyunda iyi karşılandığını söyledi. Bu anlaşmalar Mauritius, Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya, Umman, EFTA bloku, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda ve AB ile yapılan düzenlemeleri kapsıyor.

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı

Bosna-Hersek’te 2005-2025 dönemindeki fiyat verileri, gıda alışverişinde satın alma gücünün belirgin biçimde gerilediğini gösterdi. 2025’te 100 KM ile alınabilen gıda miktarı, 2005’te 50 KM ile alınabilen miktara denk geldi. Genel tüketimde ise 2025’teki 100 KM’nin karşılığı, 2005’te 63 KM ile alınabilen miktar oldu. Kaynağa göre fiyat artışları 20 yılda satın alma gücünün üçte birinden fazlasını azalttı. Fiyat artışları dönemlere göre farklılaştı. 2005-2015 arasında genel fiyatlar %22,1, gıda fiyatları %27,8 yükseldi. 2015-2025 döneminde ise genel fiyat artışı %30,6’ya çıkarken gıda fiyatları %57,6 arttı. Gıda, hanehalkı tüketiminin en büyük bölümünü oluşturan kalem olarak tanımlandı. Karşılaştırma, Bosna-Hersek İstatistik Ajansının ülke genelindeki fiyatları tek yöntemle izlemeye başladığı 2005’ten başlatıldı. Ajans, 1998-2005 döneminde fiyatları ülke genelinde eşit biçimde takip etmediği için bu döneme ait verilerin sonraki verilerle karşılaştırılabilir olmadığını belirtti. 2005-2025 arasındaki toplam genel fiyat artışı, üç yıllık bültendeki verilerin birleştirilmesiyle %59,4 olarak hesaplandı.

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. İvan Paligorov, tarım ve ormancılık idaresindeki reform hazırlıklarının uzman kapasitesini koruma, çalışanlara yönelik riskleri azaltma ve sistemin temel işlevlerinde kesinti yaşanmasını önleme ilkelerine dayanacağını açıkladı. Paligorov, değişikliklerin işlevsel analiz temelinde hazırlanacağını; benzer faaliyetlerin optimize edilmesi, idari birimler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve idari yükün azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. Beş yıllık aranın ardından yeniden oluşturulan Tarım ve Ormancılık Sektörel İşbirliği Konseyi’nin düzenli, gerektiğinde olağanüstü toplanabileceği bildirildi. Konseyde istihdam, gelirler, mesleki yeterlilik, çalışma koşulları ile çalışma ve sosyal güvenlik ilişkileri ele alınabilecek. Reform önerileri arasında ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerinin, hayvancılıkta seleksiyon ve reprodüksiyon çalışmalarının birleştirilmesi ile Üzüm ve Şarap İcra Ajansı’nın Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na katılması yer alıyor. Değişikliklerin gerekli mevzuat ve koordinasyon prosedürlerinin ardından hayata geçirilmesi planlanıyor. Toplantıda ayrıca 2028-2034 dönemi Ortak Tarım Politikası çerçevesi, idari gerekliliklerin basitleştirilmesi, eşit rekabet koşulları ve Bulgaristan’ın üretim özelliklerinin dikkate alınması ele alındı. Sosyal koşulluluk, çalışma ve sosyal haklara uyum ile bakanlığın 2027 bütçesinin hazırlığı da gündeme geldi. Sendikalar, reformların uygulanmadan önce sosyal ortaklarla görüşülmesini istedi.

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı

Buğday fiyatları, Rusya’nın tahıl taşımacılığında yeni güzergâhları devreye almasının ardından Paris ve Chicago piyasalarında geriledi. Paris Matif’te 28 Ekim’de Aralık vadeli buğday kontratı 1,50 avro düşerek 227,00 avro/tona, Mart kontratı ise 2,25 avro gerileyerek 225,75 avro/tona indi. Chicago Board of Trade’de Aralık buğdayı 11,25 ABD senti düşüşle 599,00 ABD senti/bushel seviyesine geriledi; bu yaklaşık 197,55 avro/tona karşılık geldi ve temmuz başından bu yana en düşük seviyeye işaret etti. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını geçici olarak 15 Kasım’a kadar yeniden başlattı. Taşımaların askeri güvenlikle yapılmasının planlandığı, ilk tahıl gemilerinin de temmuzdan bu yana ilk kez Kerç Boğazı’ndan geçtiği bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre Rusya ayrıca ilk kez Murmansk Arktik Limanı üzerinden tahıl ihraç etti. İlk parti 3.400 ton olurken, Fas’ın Casablanca kenti için yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlandı. Rusya’nın Baltık limanlarından eylülde 1,2 milyon ton tahıl sevk edildi; bu miktar deniz yoluyla yapılan Rus tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Daha fazla Rus buğdayının piyasaya dönme ihtimali, Paris ve Chicago fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye ise Rusya’nın ilgi göstermediğini belirttiği Karadeniz tahıl anlaşması girişimini destekleyen ülke olarak kaynakta yer alıyor. Fiyat düşüşü üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da 44. takvim haftasında ekmeklik buğdayın üretici fiyatı 8,80 avro gerileyerek 199,52 avro/tona düştü. Rheinland-Pfalz’da 27 Ekim’de ekmeklik buğdayın ortalama fiyatı önceki haftadaki 201,60 avro/tondan 194,90 avro/tona indi. Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki görüşmelerin kasım başında sürdürülmesi bekleniyor; ancak henüz bir ilerleme veya anlaşma sağlanmış değil.

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı

Arjantin hayvancılığında genetik yatırımları son aylarda yeniden öne çıktı. Ağustos-ekim 2026 arasında, damızlık hayvan ihalelerinin yoğunlaştığı dönemde ortalama boğa fiyatları yıllık bazda peso cinsinden %61, dolar cinsinden %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine dayanan sonuçlar 15.500'den fazla başın satışını kapsıyor. Fiyat hareketi, yetiştirici ve üreticilerin verimliliği ile sürülerinin genetik kalitesini geliştirmek için damızlık hayvanlara yatırım isteğinin arttığına işaret ediyor.

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber
Veri haberi

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı

FrieslandCampina, Kasım 2026 için garantili çiğ süt fiyatını 100 kilogram başına 47 avro olarak açıkladı. Şirket, fiyatın önceki aya göre 1,50 avro/kg arttığını bildirdi. 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 42,05 avro olarak verildi. FrieslandCampina’ya göre artışta, Kuzeybatı Avrupa’daki referans şirketlerde kasım ayında daha yüksek süt fiyatları beklenmesi etkili oldu. Şirket, bu beklentinin başlıca nedeninin güçlü protein piyasası olduğunu, önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmenin de garanti fiyatını yükselttiğini belirtti. Üye süt sığırı yetiştiricilerine ödenecek integral süt fiyatı kasım için 50,71 avro olarak açıklandı. İntegral süt fiyatı, garanti fiyata Foqus Planet kalite ve sürdürülebilirlik programındaki azami primin eklenmesi, ardından ücret ve maliyetlerin düşülmesiyle hesaplanıyor. Organik sütün kasım ayı garanti fiyatı 100 kilogram başına 66,50 avro oldu ve önceki aya göre 1,25 avro/kg yükseldi. Organik süt fiyatındaki artış da referans şirketlerin beklenen fiyatları ile önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmeye bağlandı. Organik sütte 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 64,36 avro, kasım ayı integral fiyatı ise 74,09 avro olarak açıklandı.

KKTC'de Taş Ocakları Çevre Köylerde Tarımı ve Yaşamı Etkiliyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Postası · Özgün haber

KKTC'de Taş Ocakları Çevre Köylerde Tarımı ve Yaşamı Etkiliyor

KKTC'de taş ocaklarında gerçekleştirilen patlamalar ve oluşan hava kirliliğinin çevre köylerde yaşayanların günlük hayatını ve tarımsal faaliyetlerini olumsuz etkilediği bildirildi. CTP milletvekili adayı Feriha Tel, Kıbrıs Postası TV'deki Gündem programında, bölge halkının patlamalar nedeniyle ciddi psikolojik etkiler yaşadığını ve mevcut tüzüklerin yeterince uygulanmadığını söyledi. Tel, taş ocaklarından kaynaklanan hava kirliliği nedeniyle insanların ürün yetiştirmekte zorlandığını, sebzelerin üzerinin toprakla kaplandığını ve köy sakinlerinin yaz akşamlarında dışarıda oturamadığını belirtti. Çamaşırların da hava kirliliği nedeniyle evlerde kurutulmak zorunda kaldığını ifade eden Tel, yaşananların kabul edilebilir olmadığını savundu. CTP'nin iktidara gelmesi halinde mevcut mevzuatın uygulanması ve denetimlerin artırılması için çalışma yapacağını söyleyen Tel, bunun kısa vadede atılabilecek bir adım olduğunu belirtti. Tel, düzenlemelerin uygulanması için yeni bütçe veya mevzuat gerekmediğini savunarak çevrenin turizmden ayrılması ve bağımsız bir otorite olarak ele alınması yönünde hazırlık yaptıklarını kaydetti.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

AB'de Sığır Eti Üretiminin 2026'da %2,2 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Sığır Eti Üretiminin 2026'da %2,2 Gerilemesi Bekleniyor

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği genelinde sığır eti üretiminin 2026'da yıllık bazda %2,2 azalmasını bekliyor. Güncellenen kısa vadeli görünümde düşüş, sürülerin küçülmeye devam etmesi ve sektördeki yapısal baskılarla ilişkilendirildi. Yaz aylarında aşırı sıcak ve kuraklık otlak verimliliğini düşürürken hayvancılık işletmelerinin yem maliyetlerini artırdı. Üreticiler ayrıca soğutma sistemleri ve su yönetimi gibi önlemlere daha fazla harcama yaptı. Komisyon, sığır eti ihracatının bu yıl %2 gerilemesini öngörürken Türkiye pazarının yeniden açılmasının destek sağladığını ve Türkiye'ye sevkiyatın %53 arttığını belirtti.

Ukrayna’da Kışlık Tahıl Ekimi Öngörülen Alanın %80,8’ine Ulaştı
Görsel kaynağı: Interfax-Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Kışlık Tahıl Ekimi Öngörülen Alanın %80,8’ine Ulaştı

Ukrayna’da çiftçiler, 28 Ekim itibarıyla 4,2132 milyon hektar kışlık tahıl ekti. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığının yayımladığı verilere göre bu alan, öngörülen toplamın %80,8’ine karşılık geldi. Kışlık kolza ekimi ise 1,1347 milyon hektara ulaşarak hedefin %102,7’sini aştı. Buğday ve tritikale ekimi 3,7507 milyon hektar, arpa ekimi 390.000 hektar, çavdar ekimi 72.500 hektar olarak kaydedildi. Toplam tahıl ekim alanı geçen yılın aynı tarihine göre %2,1 geriledi; kaynak bu düşüşü buğday ekimindeki %2,8’lik azalmaya bağladı. Arpa ekimi %2,0, çavdar ekimi %14,7, kışlık kolza ekimi ise %8,5 arttı.

Vietnam Pirinç Fiyatları Yükseldi, Hindistan’da İhracat Fiyatları Değişmedi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Vietnam Pirinç Fiyatları Yükseldi, Hindistan’da İhracat Fiyatları Değişmedi

Vietnam’ın %5 kırık pirinci perşembe günü ton başına 470-480 dolardan teklif edildi. Fiyatlar bir hafta önceki 440-450 dolarlık aralığın üzerine çıkarken, Vietnam pirinç fiyatları Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Hindistan’ın ihracat fiyatları ise bir yıldan uzun süren dönemin en yüksek seviyesine yakın seyretti. Ho Chi Minh City merkezli bir tüccar, Vietnam’da iç piyasa arzının sınırlı olduğunu söyledi. Tüccarlara göre sonbahar-kış hasadı kasım sonuna kadar başlamayacak ve bu hasadın üretimi yaz-sonbahar hasadının yalnızca yarısı olacak. Ayrıca El Niño olgusunun gelecek yıldan itibaren pirinç üretimini etkilemesi bekleniyor. Bir tüccar, Filipinler’in gelecek aydan itibaren Vietnam’dan alımlara dönmesi halinde fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Hindistan’ın %5 kırık parboiled pirinci 387-392 dolar, %5 kırık beyaz pirinci ise 389-394 dolar seviyesinde fiyatlandı. Kuzey eyaletlerinde yeni sezon çeltik girişleri artmaya başlarken, merkezi ve güney eyaletlerde arzın gelecek aydan itibaren yükselmesi bekleniyor. Tayland’ın %5 kırık pirinci 480 dolarda değişmedi; bazı Afrika piyasaları daha ucuz Hindistan pirincini tercih etti.

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici

Paraguay ve Arjantin’de tarım işletmelerinin vergi rekabeti, yalnızca gelir vergisi oranlarının karşılaştırılmasıyla değerlendirilemiyor. Paraguay’da 6380/2019 sayılı yasa kapsamında Kurumsal Gelir Vergisi’nin genel oranı, net vergilendirilebilir gelir üzerinden %10 olarak uygulanıyor. Arjantin’de şirketler için 2026’da geçerli Gelir Vergisi oranları %25, 30 ve 35’lik kademelerden oluşuyor. Ancak vergi matrahı, kabul edilen indirimler, işletmenin yapısı ve idari maliyetler de nihai sonucu etkiliyor. Paraguay’da genel Katma Değer Vergisi (KDV) oranı %10, mevzuatta açıkça belirtilen bazı tarımsal ürünlerde indirimli oran %5. Arjantin’de genel KDV oranı %21, bazı sektör işlemlerinde ise %10,5 uygulanıyor. Alış ve satışlarda farklı oranların bulunması vergi alacağı bakiyesi oluşturabiliyor; örneğin girdiler %10, satılan ürünler %5 KDV’ye tabi olduğunda bu durum ortaya çıkabiliyor. Ancak indirimli oran, alışlarda ödenen KDV’nin tamamının geri alınacağını garanti etmiyor; sonuç işlemin türüne ve mevzuata bağlı. Paraguay mevzuatı, ihracatla bağlantılı KDV alacağının iadesine genel olarak izin veriyor. Bununla birlikte, ihracata yönelik doğal haldeki tarım ürünleri, ilk işlenmiş türevleri ve bunların hammaddelerinin alımında faturalandırılan KDV için özel bir istisna bulunuyor. İhracatla bağlantılı diğer mal ve hizmetler ise yasal koşullara uygun olarak iadeden yararlanabiliyor. Bu ayrım, üçüncü kişilerden tahıl alarak ihracat yapan şirketlerin maliyetlerini etkileyebiliyor; vergi alacağının kaynağı ve niteliği gerçek vergi etkisinin belirlenmesinde önem taşıyor. Arjantin’de tahıl ticaretinde kullanılan Sistema de Información Simplificado Agrícola (SISA), KDV oranı değil, bilgi, stopaj, peşin ödeme ve mali kontrol mekanizması olarak işliyor. Unión de Gremios de la Producción danışmanı Carlos Zapata’ya göre Paraguay’ın incelenen ulusal vergilerde nominal oranları daha düşük olsa da fiili avantaj; işletmenin maliyet yapısına, yatırımlarına, vergi alacaklarına, kâr marjlarına ve ihracat koşullarına bağlı. Bu nedenle hangi sistemin daha elverişli olduğu, somut bir işlem ve işletme üzerinden değerlendirilmelidir.