ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

58 haber · Sayfa 2

Devon’da Mavi Dil Salgını Sonrası Destek Programı 2027’de Yenilenecek
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Devon’da Mavi Dil Salgını Sonrası Destek Programı 2027’de Yenilenecek

Devon Konseyi, hayvancılık işletmelerini etkileyen mavi dil salgınının ardından Kırsal Destek ve Esenlik Programı’nı 2027’den itibaren yeniden başlatmayı kabul etti. Program kapsamında çiftçilere pratik danışmanlık, esenlik desteği ve erken müdahale hizmetleri sunulacak. Devonlu koyun yetiştiricisi Jerry Sanders-Carr, salgın nedeniyle yaklaşık 18 bin sterlin maliyetle karşılaştığını belirterek yıllık 60 bin sterlinlik desteğin etkilenen işletmelerin sayısı ve giderleri karşısında yeterli olup olmayacağını sorguladı. Devon, İngiltere’de salgından en fazla etkilenen bölge oldu. DEFRA’nın son verilerine göre 10 Temmuz-14 Ekim döneminde ilçede 1.285 işletmede doğrulanmış vaka kaydedildi; bu sayı İngiltere genelindeki 2.864 vakanın neredeyse %45’ine karşılık geldi. Salgın, hayvan kayıpları ve artan veteriner masraflarının yanı sıra işletmelerin geleceğine ilişkin kaygılara yol açtı. Kuru geçen yazın birçok işletmede yem açığı oluşturması da baskıyı artırdı. Farming Community Network bölge yöneticisi Stephen Dennis, hasta hayvanlarla ilgilenmenin çiftçiler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ve birçok kişinin tükendiğini söyledi. Dennis ayrıca mavi dilin koç ve boğaların döl verimliliğini etkileyebileceği, kötü durumdaki dişi hayvanların ise daha az kuzu ve buzağı doğurabileceği uyarısında bulundu. Bu etkilerin gelecek yıl ve sonrasında işletme gelirlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Yenilenen program Heart of the South West Trading Standards tarafından, Farming Community Network, RABI, Devon ve Cornwall Polisi, itfaiye servisi ve Samaritans gibi kuruluşlarla birlikte yürütülecek. Program, 2022-2025 arasında uygulanan önceki bir çalışmaya dayanacak. Konsey, 2027’de çiftçi esenliği, hayvan refahı ve tarım işletmelerine desteğin ne kadar etkili olduğunu değerlendirecek. Bu tarihe kadar yardıma ihtiyaç duyan çiftçiler Trading Standards ve Devon’daki diğer kırsal destek kuruluşlarına başvurabilecek.

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Danimarka Doğa ve Hayvan Refahı Bakanı Christian Rabjerg Madsen, 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesi planlanan yeni azot düzenlemesinin ertelenmeyeceğini açıkladı. Karar, düzenlemenin dayandığı veri temelinde Aarhus Üniversitesi tarafından hata kabul edilmesine rağmen alındı. Hükümetin Yeşil Alan Dönüşümü ve Su Ortamı Kurumu ile üniversite, hatalı hesaplamaları düzeltmek için çalışıyor. Düzenleme, her tarım işletmesinin yılbaşından itibaren salabileceği azot miktarını belirleyen hesaplamalara dayanıyor. Rabjerg Madsen, hesaplama hatasının su ortamının iyileştirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmadığını savundu. Bakana göre Danimarka fiyortlarında oksijen azalması, alg birikimi ve balık ölümleri sürüyor; düzenlemenin ertelenmesi bu sorunları çözmeyecek. Hükümet ortaklarından Sosyalist Halk Partisi de azaltımın planlandığı gibi uygulanması gerektiğini belirtirken, Radikal Sol erteleme seçeneğini reddetti. Bazı muhalif partiler ise Aarhus Üniversitesi’ndeki hata nedeniyle düzenlemenin ertelenmesini istedi. Hükümetteki Moderaterne de kısa süreliğine erteleme ihtimaline açık olabileceği mesajını verdi. Hesaplama hatası, çiftçilerin üretim planlarını yaptığı bir dönemde belirsizlik yarattı. Danimarkalı üreticilerin gelecek yılın ürünleri için planlama yaptığı, girdi alımlarını tamamladığı ve bazı bölgelerde ekime başladığı aktarılırken, düzeltilen rakamlar kesinleşene kadar işletmelerin yılbaşından itibaren geçerli olacak nihai kuralları bilmediği belirtildi. Bu durum, çiftçilerin üretim kararlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Ancak düzenlemenin ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin hükümet kararı değişmedi. Tartışmaya sektör kuruluşu FødevareDanmark da katıldı. Kuruluş, düzenlemenin hesaplama temelinin bağımsız biçimde incelenmesine kadar uygulamanın durdurulmasını ve öngörülen çevresel kazanımın hangi verilere dayandığının açıklanmasını istedi. FødevareDanmark’ın aktardığı 111 Danimarka ormanına ilişkin tarihsel araştırmalarda, insan etkisinin çok sınırlı olduğu beş ormanda yıllık azot sızıntısı hektar başına 44-60 kilogram olarak ölçüldü veya hesaplandı. Doğal alanlar için kullanılan referans değerleri ise hektar başına 2-5 kilogram düzeyinde bulunuyor. FødevareDanmark, bu verilerin tarım arazilerinin ormana dönüştürülmesiyle sağlanacağı öngörülen çevresel faydanın yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini savunuyor. Suserup Skov’da daha önce hektar başına yıllık 44 kilogramlık azot sızıntısı hesaplandığı, Aarhus Üniversitesi’nin NOVANA raporunda ise killi topraklardaki ekili tarlalar için ortalama yaklaşık 37 kilogramlık değer verildiği aktarıldı. Bununla birlikte orman ve tarım arazilerine ilişkin araştırmaların farklı yöntemlere dayandığı ve doğrudan karşılaştırılamayacağı belirtildi.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı

Avrupa’daki tarım liderleri ve tarım kuruluşları ile kooperatif temsilcileri, Avrupa tarımını ve gıda hazırlığını güçlendirmeyi amaçlayan Stockholm Deklarasyonu’nu Stockholm’de imzaladı. LRF’nin 14–16 Ekim’de ev sahipliği yaptığı Copa-Cogeca Avrupa Tarım Kongresi’nde imzalanan deklarasyonun, ardından Avrupa Birliği zirvesi liderlerine sunulacağı bildirildi. LRF, İsveç’in Avrupa’nın gıda arzında daha büyük rol üstlenmesini ve daha fazla üretimi mümkün kılan ortak finansmanın korunmasını istiyor. Kongrede savaş, aşırı hava olayları ve ticaretteki aksaklıkların Avrupa’nın gıda arzını baskı altında bıraktığı belirtildi. İklim değişikliğinin Avrupa’nın bazı bölgelerindeki üretim koşullarını zorlaştırdığı, bu nedenle İsveç’in ortak arza daha fazla katkı yapabilmesi gerektiği ifade edildi. LRF’ye göre bunun için tarım işletmelerinin gelişmeye yatırım yapabilecek mali güce sahip olması ve yeni neslin işletmeleri devralmaya istekli ve olanaklı olması gerekiyor. AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) finansman koşullarını belirleyecek. LRF, finansmanın zayıflamasının gıda üretimini güçlendirmek için gereken yatırımları yavaşlatabileceği uyarısında bulunarak güçlü ve uzun vadeli finanse edilen bir OTP talep ediyor. Kuruluş, ortak kaynakların çiftçilerin gıda üretmesinin yanı sıra çevre, hayvan refahı ve toplumsal hazırlığa katkı sunabilmesi için gerekli olduğunu savunuyor. LRF ayrıca dizel ve gübre maliyetlerindeki artışın durdurulmasını, tarım makinelerinin Emisyon Ticareti Sistemi 2’den (ETS2) muaf tutulmasını ve mineral gübrede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) maliyetinin etkin biçimde ele alınmasını istiyor. Kuruluş, iklim, vergiler, ticaret ve bütçeye ilişkin kararlarda gıda üretiminin toplam etkisinin dikkate alınmasını; öngörülebilir kurallar, daha hızlı izin süreçleri ve finansmana erişim sağlanmasını da talep ediyor.

Almanya'da Meraya Dayalı Süt Sığırcılığı Desteği Tartışması
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya'da Meraya Dayalı Süt Sığırcılığı Desteği Tartışması

Almanya Federal Hükümeti, süt sığırlarının merada otlatılmasına yönelik ülke çapındaki desteğin 2027'de başlatılması planını kaldırmayı öngören bir yasa tasarısı hazırladı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Meclis Grubu tarım politikaları sözcüsü Franziska Kersten, Bakan Rainer'den bu plandan yeniden düşünmesini istedi. SPD, desteğin Avrupa Birliği tarım sübvansiyonlarındaki çevre düzenlemesi kapsamında Almanya'da uygulanmasını savunuyor. Kersten'e göre 2019'da sığırların %31'i meraya erişebilirken bu oran günümüzde %25'e geriledi. Kersten, merada hayvan tutulmasının kültürel peyzaj, sığırların tırnak ve eklemleri ile hayvan refahı açısından önemli olduğunu söyledi. Uzmanlara göre otlatılan otlaklar, tarla veya yoğun biçilen çayırlara kıyasla biyoçeşitlilik için daha çeşitli yaşam alanları sunuyor. Çiftçi Ottmar Ilchmann ise meradaki ineklerin dışarıda hareket ettikleri için daha fazla kalori tükettiğini ve ahırdaki kadar dengeli yemlenemediğini belirtti. Bu nedenle hayvanların genellikle daha az süt verdiğini, merada üretilen sütten elde edilen gelirin maliyetleri karşılamadığını söyledi. Federal Meclis 2024'te merada hayvan besleyenlere AB doğrudan ödemelerinden ek ödeme kararı almış, eyaletler 2025'te uygulama için daha fazla süre istemişti. Hükümet desteğin kaldırılmasını bürokrasi gerekçesiyle savunurken eleştirmenler mevcut eyalet uygulamalarının yalnızca birkaç bölgede bulunduğunu belirtiyor.

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği

Lazio Bölgesi, faaliyetlerini çeşitlendirmek isteyen tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek için 10 milyon avroluk çağrı yayımladı. Csr 2023-2027 kapsamında onaylanan çağrı, geleneksel tarımsal üretimi tamamlayan faaliyetlerin oluşturulmasını, güçlendirilmesini ve niteliğinin artırılmasını finanse ediyor. Destek kapsamına tarımsal turizm, eğitim çiftlikleri, şarap turizmi ve zeytinyağı turizminin yanı sıra tarım ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile kırsal turizme bağlı hizmetler giriyor. Kişi refahına yönelik girişimler ve bölgenin doğal, kültürel ve peyzaj kaynaklarını değerlendiren projeler de uygun faaliyetler arasında bulunuyor. Geri ödemesiz katkılar uygun harcamaların %50'sine kadar çıkıyor. Proje başına kamu finansmanı en fazla 300 bin avro, asgari katkı ise 10 bin avro olarak belirlendi. Tedbirle tarım işletmelerinin çok işlevliliğinin, yeni gelir fırsatlarının ve kırsal ekonominin desteklenmesi amaçlanıyor. Lazio Bölgesi Tarım Sorumlusu Giancarlo Righini, çok işlevlilik yatırımlarının işletme gelirlerini güçlendirebileceğini, yeni iş fırsatları yaratabileceğini, kaliteli turizmi teşvik edebileceğini ve kırsal alanlardaki nüfus kaybıyla mücadeleye katkı sağlayabileceğini belirtti. Başvuruların 5 Şubat 2027'ye kadar yapılması gerekiyor.

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması

Avustralya’nın Yeni Güney Galler (NSW) eyaletindeki Central Coast bölgesinde bulunan Mountain Pride Farms yumurta çiftliği, hayvanlara eziyet iddiaları nedeniyle soruşturuluyor. NSW Tarım Bakanı Tara Moriarty, çiftlikte canlı tavukların itlaf edildiğini söyledi ve süreci “acil durum” olarak nitelendirdi. Moriarty, NSW Temel Sanayiler Bakanlığının çiftlikte gıda güvenliği veya biyogüvenlik sorunları bulunup bulunmadığını belirlemek için soruşturma başlattığını açıkladı. Bakan, çiftliğin yumurtalarının gıda tedarik zincirine girmesini önlemek için adım atıldığını, biyogüvenlik kontrollerinin uygulanmasını ve sürdürülmesini izlemeye devam edeceklerini belirtti. Hayvan hakları grubu Animal Liberation, bu hafta başında Mountain Pride Farms’ta çekildiği öne sürülen ölü ve ölmekte olan tavukları gösteren bir video yayımladı. Greens milletvekili Abigail Boyd ise çiftlikle ilgili endişelerin ilk olarak Eylül 2025’te gündeme getirildiğini ve RSPCA, NSW Temel Sanayiler Bakanlığı, NSW Polisi ile Central Coast Belediyesine iletildiğini söyledi. Animal Liberation sözcüsü Lisa Ryan, çiftliğin yumurtalarının cumartesi günü Central Coast’taki taze gıda pazarlarında jenerik ambalajlarla satıldığının görüldüğünü, çarşamba gecesi de Peats Ridge’deki bir akaryakıt istasyonunda satışta olduğunu söyledi. Çiftliğin sahibi soruşturma hakkında yorum yapmadı. İşletmenin internet sitesinde ise yumurtalar “yüksek refah standartlarına sahip” ve “serbest gezen” olarak tanımlanıyor.

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Gıda Forumu Açılış Töreni’ne gönderdiği video mesajında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen paydaşlara teşekkür etti. İklim değişikliği, çevrenin korunması ve gıda güvenliğinin gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma açısından kritik olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin güvenli gıdaya erişimi yalnızca arz meselesi değil, milli güvenliğin temel unsuru olarak gördüğünü söyledi. Dünyada milyonlarca kişinin kuru ekmek bulamazken gıda israfının arttığına dikkat çeken Erdoğan, küresel raporlara göre israfın %60’ının evlerde, yani tüketici aşamasında gerçekleştiğini aktardı. Her yıl üretilen yaklaşık 1,5 milyar ton gıdanın kaybedildiğini veya israf edildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin 2020’de başlattığı “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” girişimine işaret etti. Ekmek israfını önleme kampanyasıyla ekmek israfının %18 azaltıldığını söyledi. Erdoğan, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 sırasında Türkiye’nin deneyimlerini uygulamalara dönüştürecek adımlar planladığını ve Turkuaz Bağlantı girişimiyle gıda güvenliği ile iklim taahhütlerini ortak zeminde buluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin FAO genel direktörlüğü seçimleri için adaylığını açıkladığını belirterek Mehdi Eker’e destek istedi.

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek

Mısır Veteriner Hekimler Genel Sendikası ile Kahire Badr Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi, fakültenin üçüncü uluslararası bilimsel konferansını 19 Ekim 2026’da düzenleyecek. “Tek Dünya, Tek Sağlık” temalı konferansa yaklaşık 250 kişi katılacak; katılımcıların 50’si Avrupa, Asya, Afrika ve Arap ülkelerindeki üniversite ve akademik-sağlık kurumlarından gelecek. Etkinlik, veteriner hekimliği, halk sağlığı ve gıda güvenliği alanlarında meslek kuruluşları ile akademik sektör arasındaki iletişimi güçlendirmeyi; araştırma, eğitim ve yeniliği desteklemeyi amaçlıyor. Almanya, Romanya, Endonezya, Uganda, Somali, Çin, Güney Kore, Senegal, Türkiye ve Gana’dan uzmanların yanı sıra Arap ülkelerinden katılımcılar, insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki ilişkiyi “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde ele alacak. Dünya Sağlık Örgütü Doğu Akdeniz Bölge Ofisi de konferansa katılacak; etkinlik kapsamında Mısır Sağlık Konseyi toplantısı yapılacak. Konferans programında yapay zekâ destekli sivrisinek tuzakları, mobil laboratuvarlar, sanal gerçeklik uygulamaları ve epidemiyoloji simülasyonları bulunuyor. Yapay zekânın hızlı tanı, hastalık taşıyıcılarının izlenmesi ve hastalıkların yayılmadan önce tespit edilmesinde kullanılma olasılığı da tartışılacak. Gıda güvenliği, hayvansal üretim ve kanatlılar, su ürünleri, hayvan refahı, antimikrobiyal direnç, iklim değişikliği, epidemiyoloji ve hastalıkların önlenmesi diğer başlıklar arasında yer alıyor. Bilimsel çıktılar kapsamında 25 araştırma, uluslararası veri tabanlarında indekslenen hakemli dergilerde yayımlanmak üzere aday gösterildi.

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor

Malezya Savunma Bakanlığı, kullanılmayan Malezya Silahlı Kuvvetleri arazilerini ulusal gıda güvenliğini desteklemek ve askeri gazilerin sosyoekonomik refahını artırmak amacıyla değerlendirmeyi planlıyor. Savunma Bakanı Mohamed Khaled Nordin, uygulamanın JanaVeteran Programı ile Boustead Plantations (BPlant) işbirliğinde yürütülebileceğini söyledi. Bazı arazi parsellerinin herhangi bir tahsis veya geliştirme planı bulunmadığı için 10 ila 15 yıldır kullanılmadan durduğu belirtildi. Khaled, projenin tarımla ilgilenen gazilere iş ve gelir fırsatı sağlayacağını ifade etti. Her yıl 5.000 askeri personelin emekli olduğunu belirten bakan, bu gazilerin programa dahil edilmesinin seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Khaled ayrıca gıda arzındaki kıtlıkların veya yükselen gıda maliyetlerinin ulusal güvenlik tehdidine dönüşebileceğini kaydetti. JanaVeteran pilot projesi, Kota Tinggi'deki Ladang Telok Sengat'ta KayTi zencefili yetiştiriciliğiyle başladı. BPlant, katılımcıların ürününü satın alarak projeye pazar garantisi sağlıyor. Khaled, BPlant ile yürütülen JanaKomuniti Programı kapsamındaki çalışmalarla Kota Tinggi'yi ülkenin başlıca KayTi zencefili üreticisi yapmayı amaçladığını söyledi. JanaKomuniti, Kota Tinggi Parlamento Ofisi tarafından desteklenen bir BPlant kurumsal sosyal sorumluluk girişimi olarak kümelenmiş fertigation zencefil tarımını içeriyor.

Kosova ile Avrupa Komisyonu Tarım ve Balıkçılık Reformlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Kosova ile Avrupa Komisyonu Tarım ve Balıkçılık Reformlarını Görüştü

Kosova temsilcileri ile Avrupa Komisyonu, İstikrar ve Ortaklık Anlaşması kapsamındaki alt komite toplantısında tarım, kırsal kalkınma, gıda güvenliği, veterinerlik, balıkçılık ve akuakültür reformlarını görüştü. Brüksel’de 9 Ekim 2026’da yapılan toplantıda Komisyon, Kosova’yı bekleyen mevzuatın kabulünü hızlandırmaya ve yürürlükteki düzenlemeleri etkili uygulamaya teşvik etti. Görüşmelerde kurumsal ve idari kapasitenin güçlendirilmesi, boş kadroların doldurulması ve yeterli mali kaynak sağlanması ele alındı. Tarım ve kırsal kalkınma başlıklarında tarım arazilerinin konsolidasyonu, iklim değişikliğine uyum, toprak bozulmasının önlenmesi, tarım ürünleri piyasasının düzenlenmesi ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin mevzuatın tamamlanması gündeme geldi. Gıda güvenliği ve veterinerlikte Avrupa Birliği standartlarının uygulanması, denetim kapasitesinin artırılması ve Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansına kaynak sağlanması vurgulandı. Hayvansal yan ürünlerin işlenmesi tesisinin işlevsel hale getirilmesi, hayvan refahı ve sağlığı mevzuatının kabulü ile hastalıkların izlenmesine yönelik beş yıllık planın uygulanması da değerlendirildi. Balıkçılık ve akuakültürde ise AB mevzuatıyla uyumlu yasanın kabulü, balık türleri envanterinin tamamlanması ve kapasitenin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi; Avrupa standartlarına uyumun yeni ekonomik faydalar ve kırsal topluluklara destek sağlayabileceği ifade edildi.

Rusya, Bazı Gürcü İçeceklerinin İthalatını Yasakladı
Görsel kaynağı: Netgazeti · Özgün haber

Rusya, Bazı Gürcü İçeceklerinin İthalatını Yasakladı

RBC’nin aktardığı bilgilere göre Rusya, Gürcistan’da üretilen Coca-Cola, Nabeglavi ve bazı Gürcü alkollü içeceklerinin ithalatını yasakladı. Karar, Rusya’nın tüketici hakları ve insan refahı alanındaki federal denetim kurumu Rospotrebnadzor’un tespitlerine dayandırıldı. Rospotrebnadzor, ürünlerde organoleptik, fizikokimyasal ve güvenlik göstergeleri bakımından belirlenen şartlara uygunsuzluk bulunduğunu bildirdi. Yasak, Teliani Valley, Tbilvino, Brothers Askaneli ve Wineman’ın ürünleriyle Georgian Beer Company’nin birasını, Gürcistan’dan ithal edilen Coca-Cola’yı ve Nabeglavi maden suyunu kapsıyor.

Şili İlk Yarıda 2,134 Milyar Tüketime Yönelik Yumurta Üretti
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili İlk Yarıda 2,134 Milyar Tüketime Yönelik Yumurta Üretti

Şili, 2026'nın ilk yarısında tüketime yönelik yaklaşık 2,134 milyar yumurta üretti. Şili Ulusal İstatistik Enstitüsü (INE) verilerine göre üretim, 2025'in aynı dönemine göre %2,8 arttı. Bu hacim, günde yaklaşık 12 milyon yumurtaya karşılık geldi. Veriler, 9 Ekim'de kutlanan Dünya Yumurta Günü kapsamında paylaşıldı. MSD Salud Animal en Chile, bu üretim hacminin kalite korunarak sürdürülebilmesinde yumurtlama öncesindeki kümes yönetiminin önemli olduğunu belirtti. Tavukların sağlık durumu, beslenmesi, çevre koşulları, refahı ve biyogüvenlik uygulamaları; kuşların performansının yanı sıra yumurta kabuğunun kalitesi ve dayanıklılığını da etkiliyor. MSD Salud Animal en Chile'nin kanatlı hayvanlar teknik ve ticari yöneticisi Antonio López, kaliteli yumurtanın yalnızca bir sağlık sorunu ortaya çıktığında müdahale edilmesiyle elde edilemeyeceğini söyledi. López'e göre koruyucu uygulamalar, uygun beslenme, çevre yönetimi, hayvan refahı ve biyogüvenlik üretim döngüsünün tamamında birlikte yürütülmeli. Kümeslerdeki hastalıklar tavukların refahının yanı sıra yumurtlama düzenini ve yumurtaların özelliklerini etkileyebiliyor. Bu nedenle koruyucu programlar, sağlık gözetimi ve veteriner takibi temel yönetim unsurları arasında gösteriliyor. Sıcaklık, havalandırma, nem, aydınlatma ve kuş yoğunluğunun uygun yönetilmemesi ise stres yaratıp yem tüketimini değiştirebiliyor ve yumurtlamayı olumsuz etkileyebiliyor. Biyogüvenlik uygulamaları kapsamında insan ve hayvan girişlerinin kontrol edilmesi, temizlik ve dezenfeksiyon protokollerinin uygulanması, haşerelerin denetlenmesi ve tanımlı sağlık programlarının yürütülmesi öneriliyor. Bu önlemlerin, tavukların enfeksiyon etkenlerine maruziyetini azaltmaya yardımcı olduğu; bazı viral hastalıkların ise yumurtlama, yumurta kalitesi ve kuşların genel sağlığı üzerinde bozulmalara yol açabildiği belirtildi.

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya hükümeti, pirinçte kendi kendine yeterlilik hedefine 2029 hedefinden üç yıl önce ulaştığını açıkladı. Açıklamayı Cumhurbaşkanının İklim ve Enerji Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo, 6 Ekim 2026'da Jakarta'daki Endonezya Uluslararası Sürdürülebilirlik Forumu'nda yaptı. Hashim, bunun ülkenin 42 yıl içindeki ilk pirinçte kendi kendine yeterlilik başarısı olduğunu söyledi. Hashim'e göre hükümetin pirinç stoku yaklaşık 5,3 milyon tona ulaştı ve artmaya devam ediyor. Stokların devlet depolarının kapasitesini aşması nedeniyle Perum Bulog'un özel sektörden yeni depolar kiralaması gerektiği belirtildi. Hükümet ayrıca gıda istikrarını korumak için üç yıl içinde soyada da kendi kendine yeterlilik hedefliyor. Hashim, Papua'daki orman alanlarını dönüştürmeden 2 milyon hektarlık bir gıda arazisi programı belirlendiğini, çiftçileri desteklemek amacıyla çeltik ve pirinçte hükümet alım fiyatının %50 artırılarak 4.000 rupiden 6.500 rupiye çıkarıldığını ve gübre fiyatlarının %20 düşürüldüğünü aktardı.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı

Güney Afrika kırmızı et sektöründe stratejilerin sonuç üretmesinin önündeki temel sorunların zayıf koordinasyon, yetersiz finansman ve uygulama eksikliği olduğu belirtildi. Değerlendirme, Free State eyaletindeki Bothaville’de 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde gündeme geldi. Etkinliğin başlatıcısı ve Stud Breeders Federation başkanı Kobus Bester, sorunlarla ilgilenen kişilerin çoğu zaman az sayıda kaldığını ve kuruluşların birbirinden kopuk çalıştığını söyledi. Bester, çözümün kuruluşlar, bölgeler ve hayvancılık türleri arasında ortak hareket etmekten geçtiğini ifade etti. Sektörde bazı sorunları ele almak için sistem ve yapılar kurulmuş olsa da bunların her zaman etkili biçimde uygulanmadığını belirten Bester, uygulamanın önünde kimi durumlarda siyasi veya “sinsi” nedenlerin bulunduğunu öne sürdü. Sektör paydaşlarını, bireysel kuruluşların ve çıkarların ötesine bakarak değer zincirinin tüm halkalarının kârlı, sürdürülebilir ve refah içinde olmasına katkı sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmeye çağırdı. Gıda ve Tarım Politikası Bürosu (BFAP) kıdemli analisti Gerhard van der Burgh’a göre sektörün sorunları daha önce hazırlanan uzun vadeli planlarda da tanımlanmıştı. 2021’de çalışmaları başlayan Red Meat Strategy 2030, Agriculture and Agro-processing Master Planı ile daha önceki yapılanma girişlerine dayanıyor. Strateji hayvan ve kamu sağlığı, kapsayıcı büyüme, pazara erişim ve rekabetçiliği dört ana alan olarak belirlerken ortak sektör sesinin eksikliği, yetersiz finansman ve uygulama kapasitesi, devlet veterinerlik kapasitesindeki sorunlar ile izlenebilirliğin uygulanmasını başlıca kısıtlar arasında saydı. 2022 stratejisinde öngörülen yapıda Meat and Livestock Value Chain Round Table sektör çapındaki sorunlarla ilgilenecek, Red Meat Primary Cluster (RMPC) öncelikleri yönlendirecek ve uyumu güçlendirecekti. Red Meat Industry Services (RMIS) ise izlenebilirlik, araştırma ve hayvan sağlığı gibi alanlarda uygulama ve hizmet sunumundan sorumlu olacaktı. Van der Burgh, 2024’te 44 milyar rand büyüklüğündeki sektörü ilerletmek için kâğıt üzerindeki yapıların yanı sıra bütçe, insan kaynağı, yetki, otorite ve açık hesap verebilirlik gerektiğini söyledi. Roller ve sorumluluklar konusunda anlaşmaların ise henüz tamamlanmadığını belirtti. Finansman açığını ortaya koyan verilere göre kırmızı et sektörünün bildirilen yasal kesinti geliri 2024’te 51,2 milyon rand oldu. Tarihsel toplam kesinti, ilk satış değerinin %0,09’una karşılık gelirken kesinti uygulanan Güney Afrika tarım sektörlerindeki ortalama %0,50 olarak verildi. Van der Burgh, %0,36’lık oranı olası bir artış örneği olarak gösterdi; ancak çiftçiler, yem işletmeleri ve mezbahalardan daha yüksek katkı alınması 2021’de dirençle karşılaşmıştı.

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı
Görsel kaynağı: DV · Özgün haber

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı

Son yıllarda birçok tüketici, hayvan refahı veya daha sağlıklı beslendiği düşüncesiyle inek sütü yerine yulaf, soya ve badem bazlı bitkisel içecekleri tercih ediyor. Bu ürünler kahveye veya kahvaltılık gevreklere eklenerek geleneksel süt gibi tüketiliyor. Ancak haberde bazı bilim insanlarının bitkisel sütlerin otomatik olarak daha sağlıklı kabul edilmemesi gerektiğini söylediği aktarılıyor. Kanser araştırmalarında çalışan doktor Maria Abreu, 7News’e yaptığı açıklamada bazı ürünlerin aşırı işlenmiş gıda niteliği taşıyabileceğini ve içeriklerindeki maddelerle ek bileşenlerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Abreu’ya göre bu maddeler bağırsakların doğal dengesini etkileyebilir ve en kötü durumda kronik iltihaplanmaya yol açabilir. Uzmanların aktarılan değerlendirmesinde ise tek bir bardak bitkisel süt tüketiminin belirleyici olmadığı, asıl olarak ürünlerin içeriklerinin incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Haberde, bitkisel kaynaklı ürünlerin hayvansal kaynaklı ürünlerden kendiliğinden daha sağlıklı sayılamayacağı ifade ediliyor.

İranlı Temsilci: FAO Siyasi Amaçlarla Kullanılmamalı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İranlı Temsilci: FAO Siyasi Amaçlarla Kullanılmamalı

İran’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nezdindeki temsilcisi Ali Kiyani Rad, ülkesinin aktif diplomasisinin örgütün siyasi amaçlarla kullanılmasına yönelik girişimleri şimdiye kadar engellediğini savundu. Kiyani Rad, İran’ın FAO ile iş birliğini azaltmadığını, tarım alanındaki bilgi, teknoloji ve deneyimlerini uluslararası düzeyde paylaşmayı sürdürdüğünü söyledi. İran’ın FAO nezdindeki temsilcisi, örgütün görev alanının kuruluş sözleşmesiyle sınırlı tutulması gerektiğini belirtti. Kiyani Rad’a göre FAO, mali kaynak dağıtan bir kuruluş değil; bilgi, veri ve deneyim paylaşımı yoluyla ülkelerin kendi koşullarına uygun politika ve uygulamalar geliştirmesine katkı sağlayan bir yapı. İran’da FAO temsilciliklerinin kapasitesinden yararlanılarak örgütün merkezinde hazırlanan stratejilerin ülke içindeki uygulamalı projelere dönüştürülmesinin hedeflendiğini aktardı. Kiyani Rad, FAO’nun 193 üye ülkenin onayladığı stratejiler temelinde 2031’e kadar gıda güvenliği için dört ana hedef belirlediğini söyledi. Bu hedefler daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi çevre ve daha iyi refah başlıklarından oluşuyor. İranlı temsilci, ülkesinin örgütteki gıda diplomasisini iç kapasite ve bilimsel birikime dayanarak sürdürmek istediğini ifade etti.

Fratti: Uruguay Hayvancılıkta Tarihî Fiyatlara Ulaştı
Görsel kaynağı: Teledoce · Özgün haber

Fratti: Uruguay Hayvancılıkta Tarihî Fiyatlara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti, Cerro Largo’daki 2026 Expo Melo’da ülke hayvancılığının daha önce görülmemiş fiyat seviyelerine ulaştığını söyledi. Fratti, Uruguay’ın son bir yılda sığır etini Avustralya’dan daha yüksek fiyata sattığını belirterek, mevcut seviyeyi korumanın sektörün temel sınavı olduğunu ifade etti. Fratti’ye göre yüksek fiyatlar yalnızca etin niteliğinden kaynaklanmıyor. Siyasi ve hukuki istikrar, hayvan refahı, ilaçların kullanımı ve yönetimi, zorla çalıştırmanın bulunmaması ile kırsal işçiler için sekiz saatlik çalışma günü de Uruguay ürününün değerinde etkili oluyor. Bakan, yüksek gelirli ülkelerin bu koşulları talep etmeyi sürdüreceğini söyledi. Bakan ayrıca yurt dışı temaslarını savunarak Endonezya’nın Uruguay’dan narenciye, soya ve insan tüketimine yönelik buğday alımına pazar açtığını açıkladı. Hindistan’ın Montevideo’daki yeni büyükelçiliğine de değinen Fratti, büyükelçinin göreve başladıktan sonra Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığını ziyaret ettiğini aktardı. Fratti, yıl sonundan önce bir ülkenin Uruguay’da gübre fabrikası kurma önerisini hükümete sunacağını da söyledi. Bu beklentiyi, jeopolitik düzensizlik ve yükselen petrol fiyatlarının tarım girdileri açısından önem kazandığı bir dönemde değerlendirdi.

Kadınlar Brezilya’daki Kırsal Karar Vericilerin %40’ını Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Kadınlar Brezilya’daki Kırsal Karar Vericilerin %40’ını Oluşturuyor

Brezilya Tarım ve Gıda Sektörü Birliği’nin (Abag) yayımladığı araştırmaya göre kadınlar, ülkedeki 10,7 milyon kırsal karar vericinin %40’ını oluşturuyor. “Brezilya Tarım ve Gıda Sektöründe Kadının Profili: 10 Yıllık Dönüşüm ve İlerlemeler” başlıklı çalışma 2 Ekim’de Global Agribusiness Festival kapsamında tanıtıldı. Araştırma, kadınların kırsal işletmelerde yönetim, stratejik karar alma ve krediye erişimdeki konumunun son 10 yılda güçlendiğini ortaya koydu. Serasa Experian verilerine göre kadın kırsal üreticilerde kredi temerrüdü erkeklerden daha düşük ölçüldü. Büyük işletme sahibi kadınlarda temerrüt oranı %6,85, Güney Bölgesi’ndeki kadınlarda ise %5,4 oldu. Çalışmada, yalnızca kadınların yönettiği işletmelerin yasal kısıtlamalar ve çevresel yükümlülükler bakımından küçük bir paya sahip olduğu belirtildi. Zorla çalıştırma ve Prodes ormansızlaşma kayıtlarının ise ağırlıklı olarak erkeklere ait CPF numaralarıyla ilişkilendirildiği aktarıldı; bu kayıtlardaki erkek payı sırasıyla %77 ve %67 oldu. Görüşülen kadınların %91’i kırsal işletmenin tamamına veya bir bölümüne sahip olduğunu bildirdi. Bu oran 10 yıl önceki sonuca göre 10 puan yükseldi. Lisansüstü eğitim almış kadın yöneticilerin oranı 2015’te %24 iken 2026’da %46’ya çıktı; katılımcıların %77’si yükseköğrenimini tamamladı. Dronlar, telemetri ve yönetim sistemleri gibi dijital araçlar da kadın yöneticilerin %71’inin rutininde yer aldı. Fran6 Pesquisa tarafından hazırlanan çalışma, nicel araştırmanın yanı sıra Brezilya’nın tüm bölgelerinden üreticiler, hayvancılık işletmecileri ve tarım-gıda sektörü temsilcileriyle yapılan 25 görüşmeyi içerdi. Araştırmada kültürel engellerin aşılması, iş ve aile sorumluluklarının birlikte yürütülmesi, aile desteği ve kooperatifçiliğin kadınların kırsal işletme yönetimindeki rolü ele alındı.

Danimarka’da 2 Binden Fazla Hindinin Bulunduğu İşletmelere Zorunlu Aşılama Planı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da 2 Binden Fazla Hindinin Bulunduğu İşletmelere Zorunlu Aşılama Planı

Danimarka, 2.000’den fazla besi hindisi bulunan işletmelerde kuş gribine karşı zorunlu aşılama uygulaması planlıyor. Yüksek patojeniteli kuş gribine (HPAI) karşı hazırlanan stratejinin yürürlüğe girmesi için siyasi onay gerekiyor. Plan, Avrupa’daki kanatlı yetiştiricileri için de yakından izlenen bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Aşılama ile salgınların önlenmesi, hayvan refahının iyileştirilmesi ve hindi üretiminin istikrara kavuşturulması amaçlanıyor. Ancak aşılanmış sürüler, işletmede HPAI tespit edilmesi halinde itlaf uygulamasından muaf tutulmayacak. Bu durum, yetiştiriciler açısından planın en önemli sınırlamalarından biri olarak öne çıkıyor. Taslak strateji, aşılı ve aşısız kuşların aynı işletmede tutulmasını yasaklıyor ve aşılanan hayvanların taşınmasına ilişkin sıkı kurallar öngörüyor. İhracat açısından Danimarka, aşılama nedeniyle genel bir engel beklemiyor; ancak bazı ticaret ortaklarının kısıtlama uygulayabileceği ihtimalini dışlamıyor.

Meksika’da Tarım ve Gıda Ürünlerini Çeşitlendirme Çağrısı
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Tarım ve Gıda Ürünlerini Çeşitlendirme Çağrısı

Meksika’da tarım ve gıda sektörünün önündeki öncelikli zorluğun yalnızca yeni ihracat pazarları bulmak olmadığı, aynı zamanda ürün çeşitliliğini artırmak ve mevcut ihracata daha fazla katma değer kazandırmak olduğu belirtildi. Açıklama, El Economista ile Consejo Nacional Agropecuario iş birliğinde düzenlenen “Pulso agroalimentario, los retos que definirán al sector” forumunda yapıldı. Julio Berdegué, bu yaklaşımın kırsal bölgelerde istihdamı ve toplulukların refahını destekleyebileceğini söyledi. Berdegué’ye göre ilerlemek için en uygulanabilir fırsatların belirlenmesi ve ilgili tarafların bir araya gelerek planlama yapması gerekiyor. Bu kapsamda sanayi ve değer zincirleri, kalkınma bankacılığı ile bilim ve teknoloji alanları arasında ittifaklar kurulmasını önerdi. Juan Cortina ise çeşitlendirmenin, Meksika’nın hangi ürünlerde rekabetçi olabileceğinin belirlenmesiyle başlaması gerektiğini ifade etti. Cortina, küçük üreticilerin de sürece dahil edilmesi için mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Berdegué, canlı sığır ihracatına yönelik ABD kısıtlamalarını örnek gösterdi. Meksika’nın sınırın kapanmasının ardından hayvanları ülke içinde besleyip işleyerek et olarak ihraç etmeye yöneldiğini ve bunun et ihracatını %20 artırdığını belirtti. Şeker sektöründe ise üretimin bir bölümünün etanole dönüştürülmesi için sanayi, Pemex ve Enerji Bakanlığının birlikte çalışmasını önerdi. Avokadoda da daha yüksek katma değerli ürünlerin hazırlanıp ihraç edilmesi için fırsat bulunduğunu söyledi. Cortina, bu dönüşümün yeni tohumlardan makinelere kadar bilim ve teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Pazarın yıl boyunca hizmet, verimlilik ve hacim güvencesi talep ettiğini söyleyen Cortina, bu beklentilerin üretim zincirlerinin planlanmasını ve küçük üreticilerin entegrasyonunu önemli hale getirdiğini kaydetti.

AB’de Sığır Varlıklarındaki Düşüş Yavaşladı
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Sığır Varlıklarındaki Düşüş Yavaşladı

Avrupa Birliği’nde (AB) sığır varlıkları 2025’te azalmayı sürdürdü ancak gerileme hızı yavaşladı. USDA raporuna göre hayvan sayısı 1,05 milyon azalırken, 2024’teki düşüş 1,85 milyon olmuştu. Sığır varlıkları AB’de 2017’den bu yana kesintisiz geriliyor. Süt fiyatlarının görece yüksek seyretmesi üreticileri hayvanlarını sürülerinde tutmaya yöneltti. Kesimlik sığır fiyatlarındaki artış da özellikle Orta Avrupa’daki etçi inek yetiştiricilerinin sürülerini büyütmesini destekledi. Buna karşın enerji, iş gücü ve arazi maliyetleri, çevre ve hayvan refahı gereklilikleri, aile işletmelerinde halef eksikliği ve hastalıklar sektördeki sorunları sürdürüyor. Mavi dil hastalığının yanı sıra şap, epizootik hemorajik hastalık ve nodüler dermatit üretimi etkiliyor.

Yeni Zelanda’da Süt Sığırları İçin Yeni Refah Kuralları
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sığırları İçin Yeni Refah Kuralları

Yeni Zelanda Hükümeti, ülkedeki yaklaşık 6 milyon süt sığırını kapsayan yeni hayvan refahı kodunu açıkladı. Kod, buzağıların yaşamlarının ilk iki haftasında günde iki kez beslenmesini asgari standart haline getiriyor. Vücut kondisyon skoru 0-10 ölçeğinde üçün altında olan süt sığırlarının işletme dışına gönderilmesi için veteriner onayı gerekiyor. Tarım yetkilileri ayrıca süt sığırlarının bağlı tutulmasının yasaklanmasını değerlendirecek ve hayvanların sağımhaneye yönlendirilmesinde elektrikli arka kapıların kullanımını inceleyecek. Kod, yıllar süren geliştirme ve istişare sürecinin ardından, Ulusal Hayvan Refahı Danışma Komitesi (NAWAC) öncülüğündeki yasal inceleme sonrasında duyuruldu.