ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

47 haber · Sayfa 2

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı
Görsel kaynağı: Teagasc · Özgün haber

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı

İrlanda’da düzenlenen “Land Citizenship: Rural Women Cultivating Good Food for All” etkinliğinde kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kısa gıda tedarik zincirleri ve sürdürülebilir gıda sistemleri araştırma ve politika odağında ele alındı. Teagasc’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında düzenlediği organizasyon, kurumun bu çerçevedeki iki etkinliğinden biri oldu. İki günlük etkinlik, İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı ile Teagasc tarafından ortaklaşa düzenlendi ve İrlanda’nın Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı için resmi etkinlik olarak gerçekleştirildi. COREnet Horizon Europe projesi kapsamında bir yol gösterisi niteliğindeki organizasyon, uluslararası katılıma ve politika yeniliğine odaklandı. İlk gün Avrupa’nın farklı yerlerinden çiftçiler, danışmanlar, araştırmacılar, politika yapıcılar ve kırsal kuruluşlar saha ziyaretlerinde bir araya geldi. Katılımcılar COREnet’in “Golden Cases” ve “Lighthouse Projects” kapsamındaki Airfield Farm, Burren Beef and Farm Experience, Masterchefs ve Western Organic Producer Organisation örneklerini inceledi. Bu örnekler, kapsayıcı ve sürdürülebilir değişimde danışmanlık hizmetleri, hedefli politika desteği ve işbirlikçi ağların rolünü ortaya koydu. Bazı girişimlerin İrlanda’nın 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamındaki kısa gıda tedarik zinciri ve üretici örgütlerine erken destek programlarından yararlandığı aktarıldı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığından Elisa Goode, örneklerin kısa gıda zincirleri ile sürdürülebilir gıda sistemlerinde kadın çiftçilerin liderliğini gösterdiğini söyledi. İkinci gün Galway’de düzenlenen araştırma ve politika sempozyumunda DAFM’nin TEDY Agroekoloji Ortaklığı, COREnet’in kardeş ağı EU4Advice ve sürdürülebilir hayvancılık sistemlerine odaklanan STEP-UP Horizon Europe projesi ele alındı. Teagasc’tan Áine Macken-Walsh, kısa gıda zincirlerinin yalnızca İrlanda’da değil, Avrupa Birliği genelinde kadınların çiftlik temelli yenilikçiliğe liderlik ettiği alanlardan biri olduğunu belirtti. Macken-Walsh, bu zincirlerin aile çiftliklerinde kadınların işletmelerin ortak liderleri olduğu işbirlikçi düzenlemelerle gelişebildiğini ifade etti. Hindistan’dan Bina Agarwal, grup veya işbirlikçi tarımın tarımda toplumsal cinsiyet eşitliğini dönüştürme potansiyelini vurgulayarak İrlanda’daki örnekleri küresel bağlama yerleştirdi. Avusturya’dan Christian Jochum ise ülkede kadınların tarıma katılımının Avrupa Birliği ortalamalarına göre daha yüksek olduğunu ve organik tarımın önemli bir paya sahip bulunduğunu aktardı. TEDY’den Mousaab Alrhmoun, kısa gıda zincirlerinin kadınları, gençleri ve geleneksel tarımda yeterince temsil edilmeyen grupları güçlendirebilecek yerel iş modelleri sunduğunu söyledi. Etkinlikte ayrıca İrlanda Natura ve Tepe Çiftçileri Birliği, Tarımda Kadınlar Paydaş Grubu, Wild Atlantic Nature, Talamh Beo ve Mid-West Bio-District temsilcilerinin görüşleri sistemik haritalama çalışmasında bir araya getirildi. Araştırma boyutunda FLIARA Horizon Europe projesi ile Galway, Limerick ve Lyon’daki akademik kurumların temsilcileri yer aldı. Kapanış konuşmasında Teagasc yöneticisi Paul Maher, aile çiftçiliğinde kadınların güçlendirilmiş rollerinin sürdürülebilirlik ve yenilikçilik üzerinde olumlu etkiler yarattığına ilişkin tutarlı kanıt bulunduğunu söyledi.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı

Güney Afrika’da Dünya Gıda Günü kapsamında, gıda güvensizliğini azaltmak ve dayanıklı yerel gıda tedarik zincirleri kurmak için çiftçilere daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. Gautengli çiftçi Nompumelelo Dhlamini, sürdürülebilir gıda arzı için çiftçilerin çiftlik düzeyinde gerekli kaynaklarla donatılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Güvenilir üretim için farklı paydaşların tarım sektörünü korumak ve geliştirmek üzere birlikte çalışması gerektiği belirtildi. Dhlamini, yüksek yakıt ve üretim maliyetlerinin çiftçilerin verimli çalışmasını zorlaştırdığını, yetersiz altyapının ise taze ürünleri perakendecilere ve diğer pazarlara ulaştıran üreticilerde kayıplara yol açabildiğini belirtti. Çiftçilere yönelik politika ve destek programlarıyla sahadaki deneyimler arasında boşluk bulunduğunu söyleyen Dhlamini, eğitim, mentorluk ve sürekli kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Politikaların hazırlanması ve uygulanmasında çiftçilerin görüşlerinin alınmasını öngören tabandan yukarı yaklaşımı savundu. Dhlamini, sürdürülebilir tarıma geçiş için yalnızca politika ve vaatlerin değil, elektrik, yol bakımı ve iletişim altyapısı gibi pratik, erişilebilir ve uzun vadeli desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. İletişim eksikliğinin çiftliklerin pazarlara ulaşmasını ve işletilmesini zorlaştırdığını söyledi. Free State’ten mısır çiftçisi Reggie Nkambule de çevre dostu ve maliyet etkin üretime geçişin ancak altyapının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Greenpop’tan Ashraf Sirkoth, geleneksel yerel ırkların, yerli hayvan ırklarının ve yabani gıda türlerinin kaybının tarımın dayandığı genetik tabanı daralttığını söyledi. Güvenli arazi kullanım hakkının geleneksel tarımın sürmesi için temel olduğunu belirten Sirkoth, resmi mülkiyet, geleneksel haklar veya uzun vadeli kiralamaların önemine işaret etti. Stellenbosch Business School’dan Prof. Jako Volschenk ise standart dışı küçük, biçimsiz veya rüzgâr hasarlı ürünlerin çorba ve meyve suyu üreten küçük agro-işleme işletmelerine yönlendirilerek gıda israfını azaltmada kullanılabileceğini söyledi.

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi

Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu’nun (Cepal) Uluslararası Ticaret ve Entegrasyon Bölümü Direktörü Daniela García, Paraguay’ın ihracat değerinin 2026’da %19 büyümesinin beklendiğini bildirdi. García’ya göre artışta tarım ürünleri ile tarımsal kökenli imalatların performansı belirleyici olacak. Tahmin, ihracat fiyatlarında %7 ve yurt dışına gönderilen hacimlerde %12 artış varsayımını içeriyor. García, tarımsal ihracatın %32, tarımsal kökenli imalatların ise %25 büyümesinin beklendiğini söyledi. Bu performansın, hayvancılık ihracatı hacminde öngörülen düşüşü telafi etmesi bekleniyor. Paraguay’ın görünümünün bölge ortalamasına benzer olmasının olumlu olduğu belirtildi. García, görünümün uluslararası talepte yavaşlama, tarım ürünleri fiyatlarında düşüş ve ticaret ile tedarik zincirlerini etkileyebilecek jeoekonomik koşulların kötüleşmesi gibi dış risklere bağlı olduğunu ifade etti. Mercosur gündeminde ise Avrupa Birliği anlaşmasının gelecekte uygulanması, Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) anlaşmasının yürürlüğe girmesi ve Hindistan ile Japonya’yla müzakereler yer alıyor.

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber

İngiltere’de Organik Tarım Alanını 2036’ya kadar %10’a Çıkarma Hedefi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, organik tarımla işlenen tarım alanının payını 2036’ya kadar %10’a çıkarma hedefini açıkladı. Hükümetin planına göre şu anda İngiltere tarım arazilerinin yalnızca %3,4’ü organik yöntemlerle işleniyor. 2026-2036 dönemini ve sonrasını kapsayan plan, organik sektörü büyütmeyi ve daha fazla çiftçinin bu üretim biçimine geçmesini desteklemeyi amaçlıyor. Üç yıldan uzun sürede hazırlanan planda okullar ve hastaneler gibi kamu alımları, organik üretim için önemli bir büyüme alanı olarak gösteriliyor. Hükümet ayrıca kamu sektörü gıda harcamalarının %10’unu daha yüksek çevresel üretim standartlarını karşılayan ürünlere yönlendirme hedefini koruyor. Çevre Bakanı Angela Eagle, planın organik üretim yapan çiftçilere destek vermeyi ve diğer işletmelerin bu üretime geçişi değerlendirmesine yardımcı olmayı amaçladığını söyledi. Ancak sektör temsilcileri, hedefin finansman koşulları netleşmeden gerçekleşmesinin zor olabileceği uyarısında bulundu. Sürdürülebilir Tarım Teşviki 2026 fonunun eylülde altı saat içinde tükenmesi nedeniyle binlerce çiftçi destek alamadı. Riverford yöneticisi Rob Haward, küçük organik çiftlikler için kamu alımlarının anlaşılması zor olduğunu belirterek hibe desteği istedi; teşvik programının organik üretime geçişi mümkün kılmak için güvenilir ve istikrarlı olması gerektiğini söyledi. Soil Association’dan Gareth Morgan da programın yeniden açılması çağrısı yaptı. İngiliz Organik Forumu, planın özel olarak ayrılmış yeni bir finansman paketi içermediğine dikkat çekti. Nature Friendly Farming Network yöneticisi Martin Lines ise kamu desteğinin yanında tedarik zinciri ve özel sektör yatırımı, üreticiler için daha adil fiyatlar ve güçlü iç pazarlar gerektiğini söyledi. Ulusal Çiftçiler Birliği planı tedarik zinciri açısından olumlu bir adım olarak değerlendirirken, planı destekleyenler yerli üretimin gıda tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırabileceğini belirtti.

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı

Çekya’da çiftçiler, gıda işleyicileri ve ormancılar, AB Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamındaki kırsal kalkınma destekleri için başvuru yapabiliyor. Stratejik planın sekizinci turunda toplam 2,4 milyar Çek korunası dağıtılacak. Bu tutarın yaklaşık 1,84 milyar korunası tarım ürünlerinin işlenmesine yönelik yatırımlara ayrıldı. Başvurular Portál farmáře üzerinden yapılabiliyor. Destekler mezbahaların, parçalama tesislerinin ve mandıraların kurulması veya modernizasyonu ile meyve-sebze işleme yatırımlarında kullanılabilecek. Tarım Bakanlığına göre program yerel hammaddelerin işlenmesini, Çek gıda işleyicileri aracılığıyla katma değer yaratılmasını, tedarik zincirlerinin kısaltılmasını ve yerel pazarların desteklenmesini amaçlıyor. Genç çiftçiler için 300 milyon Çek korunası ayrılırken, tarım üretimine yönelik iş planlarında temel destek 1,5 milyon korunadan başlayıp kendi üretiminden gıda üretimi de içeren planlarda 2 milyon korunayı aşıyor.

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor

Upcycled food, bira üretimi, yağ presleme ve meyve işleme gibi süreçlerde kalan ve normalde insan tüketimine sunulmayan bazı hammaddelerin uygun teknolojiyle yeni gıdalara dönüştürülmesini ifade ediyor. Uluslararası tanıma göre bu hammaddelerin denetlenebilir tedarik zincirlerinden gelmesi, güvenli olması ve besin değerini koruması gerekiyor. Kullanımın çevresel avantaj sağlaması ve hammaddelerin değerini gıda zincirinde daha uzun süre tutması da yaklaşımın koşulları arasında yer alıyor. Bira üretiminden kalan sörtörköly, içerdiği lif ve protein nedeniyle un, fırın ürünleri ve atıştırmalıklarda kullanılabiliyor. Meyve işleme lifleri ile pres artıkları da yeni ürünlere katılabiliyor. 2026 ECOTROPHELIA Europe geliştirmelerinde kahve telvesi, meyve lifi, bira ve mantar işleme yan ürünleri ile yulaf posasının kullanıldığı farklı Avrupa ürünleri yer alıyor.

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da toplanan Ulusal Fiyat İzleme Komitesi, toptan ve perakende fiyatlar arasındaki farklarla temel ürünlerin fiyatlarını inceledi. Planlama ve Kalkınma Bakanı Ahsan İkbal’in başkanlık ettiği toplantıda, ilgili makamlara taşıma ücretlerini izleme talimatı verildi. Resmî açıklamaya göre İkbal, özellikle buğday unu olmak üzere temel ürünlerdeki fiyat artışlarından endişe duydu. İl ve ilçe yönetimlerinden arzı, piyasa girişlerini, stokçuluğu, fahiş kârı ve gerekçesiz fiyat artışlarını daha sıkı izlemeleri istendi. Yetkililerden ayrıca mevcut taşıma ücretlerini önceki yakıt fiyat artışından sonraki ücretlerle karşılaştırarak, yakıt artışının ücretlerde orantısız bir yükselişe yol açıp açmadığını belirlemeleri talep edildi. Toplantıda, uluslararası fiyatlar gerilemesine rağmen Pakistan’da yüksek kaldığı belirtilen DAP gübresi fiyatlarının da incelenmesi istendi. Gıda Güvenliği Bakanlığı’ndan, düşük uluslararası fiyatların iç piyasaya yansımasını değerlendirmesi bekleniyor. Ghee, yemeklik yağ ve süt ürünlerine ilişkin denetim ve kalite değerlendirme raporunun bir hafta içinde sunulması kararlaştırıldı. Üçüncü taraf doğrulaması önerilmişse maliyetin hükümet değil sektör tarafından karşılanacağı belirtildi. Büyük pazarlar arasında Lahor ve Karaçi’de gerekçesiz toptan-perakende farklarına karşı yaptırım uygulanması ve tedarik zincirleri ile dağıtım maliyetlerinin izlenmesi istendi.

Geri Çağırma Sayısı Değil, Etkilenen Ürün Birimleri Arttı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Geri Çağırma Sayısı Değil, Etkilenen Ürün Birimleri Arttı

Gıda geri çağırmalarının bu yıl %400 arttığını öne süren başlıkların, geri çağırma sayısı ile etkilenen ürün birimi arasındaki farkı yansıtmadığı belirtildi. Food Safety News’te yayımlanan değerlendirmeye göre düzenleyiciler 2026’nın ilk yarısında 1.634 geri çağırma kaydetti; geçen yılın aynı dönemindeki sayı 1.636 oldu. Buna karşılık geri çağrılan ürün birimleri yıllık karşılaştırmada 211,2 milyondan 941,2 milyona yükseldi. Yazıda, %400 ifadesinin yayımlanmış bir rapordan değil, kaynağı ve hangi ölçümü temsil ettiği açıklanmayan bir sosyal medya paylaşımından yayıldığı aktarıldı. Değerlendirmenin yazarı Roger Hancock, bu sayının tüketicilerde geri çağırmaların daha sıklaştığı izlenimini güçlendirdiğini belirtti. Yazıya göre geri çağırmaların daha büyük ve karmaşık hale gelmesinde küresel tedarik zincirleri etkili oluyor. Aynı tedarikçiden ürün alan çok sayıda markanın bulunması, tek bir kontaminasyon olayının geniş bir alana yayılmasına yol açabiliyor. Örnek olarak, siklosporayla kontamine olan ve çok sayıda Taco Bell restoranına ve çeşitli market markalarına dağıtılan marul gösterildi. Değerlendirmede, geri çağırma sıklığı ile geri çağırmanın ölçeğinin farklı sorunlar olduğu vurgulandı. Daha büyük olayların, etkilenen ürünlerin hızla belirlenebilmesi için izlenebilirlik sistemlerine ve tüketici iletişimine odaklanmayı gerektirdiği ifade edildi. Büyük bir geri çağırmanın gıda arzının tamamının güvensiz olduğu anlamına gelmediği, tüketicilerin etkilenen kaynaktan gelen ürünleri almaması gerektiği kaydedildi. Şirketlerden de etkilenen ürünleri açık tanımlayıcılarla hızlı ve anlaşılır biçimde duyurmaları bekleniyor.

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Dagens PS · Özgün haber
Veri haberi

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor

Dikey ve kontrollü tarım uygulamaları, havacılık ve otelcilik sektörlerinde gıda tedarikinin bir parçası hâline geliyor. Dubai’de Emirates Flight Catering’in işlettiği Emirates Bustanica’da yetiştirilen yapraklı sebzeler, Emirates uçuşlarında sunulan yemeklerde kullanılıyor. Kaynak, havayolları açısından yerel üretimin tedarik zincirlerini kısaltabileceğini ve uluslararası taşımacılıktaki aksaklıklara duyarlılığı azaltabileceğini belirtiyor. Singapur’da Singapore Airlines, seçili uçuşlarda yerel yetiştirilen sebzeleri sunmak için ABD’li AeroFarms ile iş birliği yaptı. Fairmont Singapore ise balık yetiştiriciliği ile hidroponik bitki üretimini birleştiren akuaponik tesisindeki ürünleri doğrudan restoran mutfağında kullanıyor; tesis konukların ziyaret edebileceği bir deneyim alanına da dönüştü. Edible Garden City’nin Singapur’da, Marina Bay Sands’taki bahçe de dâhil olmak üzere 270’ten fazla gıda bahçesi kurduğu aktarılıyor. Üretim yer altı alanlarına da taşınıyor: Seul metrosu, kullanılmayan alanları Farm8’e kiralıyor. Dundee’de James Hutton Institute, ışık, sıcaklık ve nemin yıl boyunca kontrol edildiği dikey yetiştirme kulelerini deniyor. Yatırımcılar için pozitif nakit akışı sağlayabilecek şirketler önem kazanırken, sektörün geleneksel tarımın yerini alması beklenmiyor; teknoloji küresel gıda endüstrisinde yeni bir niş oluşturuyor.

Meksika’da Kahve Üretimi ve Tüketimi 2026/2027 Döneminde Artacak
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Kahve Üretimi ve Tüketimi 2026/2027 Döneminde Artacak

Meksika’da 2026/2027 kahve döneminde üretimin hafif artışla 4,1 milyon çuvala ulaşması bekleniyor. Uluslararası kuruluşlar ile ulusal kuruluşların verilerine dayandırılan bilgilere göre tüketim de önceki dönemdeki 2,1 milyon çuvaldan mevcut dönemde 2,3 milyon çuvala yükselecek. Ülkenin 2026’daki kahve ihracatının ise 3,41 milyon çuval olması, ihracatta başlıca adresin ABD olması öngörülüyor. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Uluslararası Kahve Günü kapsamında üreticilerin sektördeki rolüne dikkat çekti ve Mexico City’deki merkezinde La Camfetería adlı alanı açtı. Sekreterlik, bu noktada üreticilerle tüketicileri doğrudan buluşturmayı, aracıların satıştan aldığı payı azaltarak gelirin daha büyük bölümünün üreticilere kalmasını sağlamayı amaçlıyor. Sader ayrıca tüketicilere Meksikalı üreticilerin kahvelerini tercih etmeleri çağrısında bulundu. La Camfetería’da kahvenin yanı sıra kırsal topluluklardan ve çeşitli destek programlarıyla yürütülen girişimlerden gelen çikolata, tarçın, çay, bal, mısır, meyve ürünleri, süt ve başka gıda ürünleri satılıyor. Alanın restoran, kafe, mağaza ve diğer işletmelerin Meksika’daki tarım ürünlerini doğrudan satın alabileceği bir buluşma noktası olması planlanıyor. Sader, bu tür kısa tedarik zincirleriyle çiftçilerin satıştan elde ettiği değeri artırmayı hedefliyor.

Kıbrıs Hükümeti 45 Günlük Stratejik Tahıl Stoku Oluşturuyor
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Hükümeti 45 Günlük Stratejik Tahıl Stoku Oluşturuyor

Kıbrıs hükümeti, ülkenin insan tüketimine yönelik tahıl ihtiyacını 45 gün karşılayabilecek stratejik stoklar oluşturulması için çalışma yürütüyor. Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, kararın Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmeler ile bunların temel gıda tedarik zincirlerinde yol açabileceği olası aksamalara karşı hazırlık amacı taşıdığını açıkladı. Plan kapsamında stratejik stokların, ticaret ve tahıl öğütme alanında faaliyet gösteren yerli işletmelere açık ihale süreçleriyle emanet edilmesi öngörülüyor. Böylece stokların ticari amaçlarla tutulan mevcut rezervlerden ayrı ve ek bir güvence olarak muhafaza edilmesi hedefleniyor. Hristodulidis, uygulamanın ülkenin temel gıda tedarikindeki olası bozulmalara karşılık verme kapasitesini güçlendirecek bir önlem olduğunu belirtti. Açıklama, Kıbrıs’ın Frenaros bölgesindeki Mύλοι Χατζηγιώρκη Müzesi’nin onuncu yıl etkinliğinde yapıldı. Cumhurbaşkanı ayrıca müzenin gelecek program döneminde finanse edilmesini destekleyeceklerini duyurdu; ancak bu açıklama stratejik tahıl stokları planından ayrı bir konu olarak aktarıldı. Kaynakta stokların hangi tahıl türlerini kapsayacağı, toplam miktarı ve uygulamanın başlayacağı tarih belirtilmedi.

Moldova Tahıl İhracatçıları Bu Yıl 200 Milyon Dolar Kayıp Bildirdi
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Tahıl İhracatçıları Bu Yıl 200 Milyon Dolar Kayıp Bildirdi

Moldova tahıl ihracatçılarının bu yıl lojistik maliyetleri, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesi ve Ukrayna ile Orta Doğu'daki savaşlar nedeniyle 200 milyon doların üzerinde kayıp yaşadığı öne sürüldü. Açıklama, Moldova Tahıl Birliği İcra Direktörü Iurie Rija tarafından Moldova Logistics Forum 2026 sırasında yapıldı. Rija, ihracatçıların Orta Doğu pazarına tahıl ulaştırmakta giderek daha fazla zorlandığını söyledi. Giurgiulești Limanı ile Köstence Limanı arasındaki güzergâhta mavnaların daha uzun bir rota izlemek zorunda kaldığını belirten Rija, artan lojistik maliyetlerin emtia ticareti şirketlerinin yükünü artırdığını ifade etti. Rija'ya göre tahıl ve yağlı tohum piyasasının yaklaşık 1 milyar dolarlık değerine karşılık ihracatçıların kaybı 200 milyon doların üzerine çıkıyor. Düşük su seviyesi nedeniyle mavnaların tam kapasiteyle yüklenemediğini belirten Rija, motorin fiyatlarının da maliyetleri artırdığını söyledi. Köstence Limanı çevresindeki bazı demir yolu geçişlerinde modernizasyon çalışmaları nedeniyle transitin durdurulduğunu aktaran Rija, Romanya'nın yüksek tahıl hacmi ve başka güzergâh seçeneği bulunmayan Ukrayna tahıllarıyla rekabetin Moldova ihracatçıları üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. LogiHub Derneği Başkanı Adrian Țenu ise Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana taşımacılık zincirindeki tüm taraflar için büyük bir zorluk oluştuğunu, ancak sınır geçişlerindeki trafiğin akışını iyileştirecek yöntemler bulunduğunu söyledi. Altyapı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Vladimir Bolea da özel sektör, taşımacılık ve lojistik kuruluşlarıyla sorunları belirlemek ve uygulama sürecine dahil etmek amacıyla görüşmelere başlanacağını açıkladı.

Meksika’da Gıda Güvenliği İçin Stratejik Girdilere Odaklanma Çağrısı
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber

Meksika’da Gıda Güvenliği İçin Stratejik Girdilere Odaklanma Çağrısı

Meksika’daki tarım ve gıda sektörü uzmanları, ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmek için tartışmayı yalnızca gıda egemenliği ve ithalatı azaltma hedefiyle sınırlamak yerine, kritik ürün ve girdilere odaklanma çağrısı yaptı. El Economista ile Consejo Nacional Agropecuario (CNA) iş birliğinde düzenlenen “Pulso agroalimentario, los retos que definirán al sector” forumunda, gübre ve dizel gibi girdilerin uluslararası çatışmalar, ticaret değişiklikleri ve tedarik zincirlerindeki kesintilerden etkilenebileceği belirtildi. Grupo Consultor de Mercados Agrícolas (GCMA) Direktörü Juan Carlos Anaya, hiçbir ülkenin gıdada tamamen kendine yeterli olmadığını söyledi. Anaya, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda güvenliği için tüketimin en az %70-75’inin yerli üretimle karşılanmasını ölçüt olarak ele aldığını, Meksika’da bu oranın %81 olduğunu aktardı. Ancak genel oranın sektörler arasındaki farkları gizleyebileceği uyarısında bulundu. Tahıl üretiminin 1994’te 39 milyon tondan günümüzde yaklaşık 34 milyon tona gerilediğini, buna karşılık meyve ve sebze üretiminin 19 milyon tondan 44 milyon tona, hayvansal üretimin 12 milyon tondan 27 milyon tona yükseldiğini söyledi. Meksika Hükümeti’nin tarım ve gıda sektörü uluslararası ilişkilerinden sorumlu yetkilisi Julio Berdegué, değerlendirmeye yalnızca tüketiciye ulaşan ürünlerin değil, üretimin sürmesi için gerekli girdilerin de katılması gerektiğini belirtti. Dizelde %70 öz yeterliliğin, %20’lik düzeye kıyasla daha elverişli bir konum sağlayacağını ifade etti. Consejo Coordinador Empresarial Dış Ticaret Başkan Yardımcısı Juan Cortina ise beyaz mısır ve gübreyi kritik alanlar arasında sayarak ithalatın tamamen sona erdirilmesini değil, bilim, teknoloji ve finansmanla yerli üreticilerin güçlendirilmesini savundu. CNA Başkanı Jorge Esteve, düşük öz yeterlilik görülen alanlarda üretimin yeniden büyütülmesi için finansman, su ve teknolojiye ihtiyaç olduğunu söyledi. Su kaynaklarının yetersizliği ve sulama altyapısı önemli sorunlar arasında gösterilirken, sulamanın modernleştirilmesinin verimliliği artırabileceği belirtildi. Esteve ayrıca güvensizliğin taşımacılığı, sulama bölgelerini ve tarım çalışanlarını etkileyen ortak bir sorun olduğunu dile getirdi.

Bulgaristan’da Çiftçilerin Birleşmesi Pazar Rekabeti İçin Önemli
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da Çiftçilerin Birleşmesi Pazar Rekabeti İçin Önemli

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ivan Paligorov, çiftçilerin birleşmesi ve kooperatifleşmesinin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmeleri açısından önemli olduğunu söyledi. Paligorov, açıklamayı Bulgaristan Çiftçiler Birliği tarafından Sofya’da düzenlenen “Çiftçiler ve Pazarlar – Sürdürülebilirlikle Rekabetçi” forumunun açılışında yaptı. Paligorov, üreticilerin pazarlık gücünü artırabilmesi ve üretim için yaptıkları harcamaları koruyabilmesi için uygun koşullar oluşturulması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin modernleşerek daha verimli ve rekabetçi hale gelmesinin de öncelikler arasında olduğunu ifade etti. Bakanlık açısından tarımsal üretimde daha yüksek katma değer oluşturulması için tüm ilgili taraflar arasındaki diyaloğun sürdürülmesi önem taşıyor. Forumda, tarım ürünlerinin kısa tedarik zincirleri üzerinden tüketicilere daha hızlı ulaştırılması ve bunun pazardaki istikrara katkısı da ele alındı. Toplantıda üçüncü ülkelerden yapılan tarımsal ürün ithalatına ilişkin belgelerin güvenilirliği de gündeme geldi. Paligorov, ithalat belgelerinin kamu gelirleri ile Bulgar üretici ve tüketicilerin çıkarlarının korunması amacıyla denetlendiğini bildirdi.

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda kayıpları ve israfının azaltılmasının tarım-gıda sistemlerinin dönüşümüne katkı sağlayacağını bildirdi. Örgütün verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,4'ü hasat sonrasında ve perakende satış aşamasına ulaşmadan kayboluyor. Tüketicilere sunulan gıdanın %19'u ise perakende, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. FAO'ya göre tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar arazi kullanılıyor. Tarım arazilerinin genişlemesi dünya genelinde ormansızlaşmanın en önemli etkeni olmaya devam ederken, gıda kayıpları ve israfı küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10'undan sorumlu tutuluyor. Gıda israfının azaltılması, mevcut tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasına ve ormanlar üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Kayıpların azaltılması, özellikle en yüksek kayıp oranlarının görüldüğü meyve ve sebzeler başta olmak üzere besleyici gıdaların erişilebilirliğini de artırabilir. Ancak FAO, dünyanın 2015'ten bu yana gıda kayıplarını azaltma konusunda belirgin ilerleme kaydetmediğini ve 2030 hedefinin gerisinde kaldığını belirtiyor. Söz konusu hedef, perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başına gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zincirlerindeki kayıpların azaltılmasını öngörüyor. Örgüt, kayıpların daha iyi ölçülmesi, politikaların güçlendirilmesi ve gıdayı sistem içinde tutan uygulamaların yaygınlaştırılması için devletler ve ortaklarıyla çalışıyor. FAO ayrıca, 2024 yılına ilişkin bölgesel ve alt bölgesel tahminleri içeren yeni bir Gıda Kayıpları Endeksi interaktif veri haritası sundu.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor

Özbekistan’ın gıda ithalatı, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüyen dış ticaretin önemli kalemlerinden biri oldu. Özbekistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre ülkenin toplam ithalatı 12,2 milyar dolara ulaşırken, gıda ürünleri ve canlı hayvan ithalatı yaklaşık 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu grubun ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 arttı. 37 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’daki ticari konumu, Özbekistan’ı gıda ihracatçıları açısından dikkat çeken bir pazar haline getiriyor. İlk çeyrekte hayvansal ve bitkisel yağ ithalatı 158,1 milyon dolara, içecek ithalatı ise 71,3 milyon dolara çıktı. Yağ ithalatı yıllık bazda %46, içecek ithalatı %42,6 arttı. İran ile Özbekistan arasındaki ticaret de 2026’nın ilk yarısında %37,5 artarak 305 milyon dolara yükseldi. Ancak bu tutar, Özbekistan’ın toplam dış ticareti ve gıda ithalatı dikkate alındığında iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin hâlâ sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İran’da özel sektör, bu farkı kapatmak için tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğini genişletmeye çalışıyor. Taşkent’te 30 Şehriver 1405’te düzenlenen İran-Özbekistan Tarım Stratejik Komitesi’nin ilk toplantısı sırasında üç işbirliği belgesi imzalandı. Belgelerden biri su ürünleri yemi ve balıkçılık ürünlerinde ticaret, teknoloji transferi, ortak yatırım ve üretimi; bir diğeri hayvan ve kanatlı yemi, üretim girdileri, tahıl, kepek ve pamuk tohumu küspesi ticaretini kapsıyor. Üçüncü belge ise protein ve süt ürünleri, yem ve girdiler, ekipman tedariki, teknik bilgi transferi ve ortak yatırımlara odaklanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmasını değil, ortak üretim ve sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmasını hedefliyor. Özbekistan’da bazı süt ürünleri, yumurta, hurma, elma ve kivi için sıfır gümrük tarifesi uygulanması İranlı ihracatçılar açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ihracatçıların Çin, Rusya, Kazakistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin yanı sıra fiyat, ambalaj, standart, dağıtım ve lojistik maliyetleri bakımından da rekabet etmesi gerekiyor.

Küresel Hayvancılık Jeopolitik ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Hayvancılık Jeopolitik ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Alman Tarım Derneği (DLG), küresel hayvancılığın jeopolitik belirsizlik, kırılgan tedarik zincirleri, yem ve enerji maliyetlerindeki artış, iklim değişikliği, aşırı hava olayları, hayvan hastalıklarının yayılması ve sanayileşmiş ülkelerdeki iş gücü açığı gibi çok sayıda baskıyla karşı karşıya olduğunu bildirdi. DLG Genel Müdürü Lothar Hövelmann, giderek karmaşıklaşan piyasalarda işletmelerin başarısı için girişimcilik yetkinliğinin belirleyici olduğunu söyledi. DLG’ye göre hayvancılık işletmelerinde ekonomik performans artık yalnızca piyasa fiyatlarıyla değerlendirilemez. Yem bulunabilirliği, enerji arzı, hayvan sağlığı, hava koşulları, siyasi gelişmeler ve teknolojik ilerlemeler birbiriyle bağlantılı olduğu için üreticilerin ve tarım-gıda şirketlerinin sistemli çözümler geliştirmesi gerekiyor. Almanya ve Avrupa’daki süt sektörü de üretimi artırma, düşen süt fiyatları ve yüksek yem, enerji ile gübre maliyetleri arasında yeni bir denge arıyor. AB’de çiğ sütün ortalama fiyatı Ocak 2025’te 100 kilogram başına 42,2 avro oldu. Bu fiyat, Ocak 2024’e göre yaklaşık 10 avro daha düşük olsa da 2016’daki süt piyasası krizinde görülen 30 avronun altındaki seviyelerin üzerinde kaldı. DLG, zorlu piyasa koşullarında dahi etkili işletme yönetimiyle başarı sağlanabileceğini belirtti. Hannover’de 10-13 Kasım 2026’da düzenlenecek EuroTier 2026, bu sorunlara yönelik uygulamalı çözüm ve stratejileri ele alacak. Fuarda otomasyon ve yapay zekâ destekli sürü yönetimi sistemleri, ahır ve iklimlendirme yatırımları ile otomatik sağım teknolojileri öne çıkacak. Hövelmann, teknolojinin kendi başına amaç olmaması; pratik, güvenilir ve ekonomik çözümlerin mevcut işletmelere uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.

Fas Meyve ve Sebze Sektöründe Tek Bir Rekabet Stratejisi Yok
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Fas Meyve ve Sebze Sektöründe Tek Bir Rekabet Stratejisi Yok

Fas, Avrupa meyve ve sebze pazarlarında artık yeni bir tedarikçi değil, büyük perakendenin tedarik stratejisinde yer alan yerleşik bir ülke konumunda bulunuyor. AgriMaroc’a konuşan Freshconomics kitabının yazarı David del Pino’ya göre ülkenin rekabet gücünü koruması, yalnızca fiyat ve üretim hacmine dayalı bir yaklaşımla mümkün değil. Üreticiler ve ihracatçılar, her işletmenin koşullarına uygun bir değer önerisi oluşturmak zorunda. Del Pino, meyve ve sebze sektörünü arzın yüksek oynaklık gösterdiği bir alan olarak tanımlıyor. Üretimdeki dalgalanmanın talepteki değişimden daha güçlü olduğunu belirten Del Pino, sektörün zaman zaman arz fazlası ve ürün kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. Bu nedenle iletişim, planlama ve doğal üretim zirvelerine göre düzenlenen promosyonların arz dalgalanmalarının yönetilmesine yardımcı olabileceğini söylüyor. Röportajda, yüksek fiyatların görüldüğü birkaç sezonu temel alarak yatırım yapmanın ciddi risk taşıdığı da vurgulanıyor. Del Pino, yatırım kararlarının yakın dönem piyasa fiyatlarından ziyade gerçek rekabet avantajlarına dayanması gerektiğini belirtiyor. Ona göre fiyatlardaki oynaklık, yatırım kararlarında dikkate alınması gereken temel yapısal koşulları gölgeleyebiliyor. Fas’ın iklimi, Avrupa’ya yakınlığı, üretim takvimi ve maliyetleri önemli avantajlar sunsa da bunlar tek başına yeterli görülmüyor. Fiyat ve hacmin yanında kalite ile hizmetin de birleştirildiği bir değer önerisi oluşturulması gerekiyor. Ayrıca müşterilerin son tüketicileri üzerindeki etkiler nedeniyle itibar riskleri de rekabet gücünü doğrudan etkileyebilecek unsurlar arasında sayılıyor. Domates, yaban mersini, ahududu ve biber gibi ürünlerde farklılaşma arayışını zorlaştıran bir başka unsur ise ürünlerin hem farklı menşelerden hem de dondurulmuş ürünler gibi alternatiflerden kolayca ikame edilebilmesi. Del Pino, Fas ile İspanya arasındaki ilişkinin yalnızca rekabet üzerinden okunamayacağını belirtiyor. İki ülke arasında bazı ürün ve üretim takvimlerinde sert rekabet yaşanabileceği gibi, büyük perakende gruplarının yönlendirdiği tedarik zincirleri içinde iş birliği de gelişebilir. Bununla birlikte, sektörde her üretici veya ihracatçı için geçerli tek bir strateji bulunmadığını; ürün, üretim yapısı, pazarlama kanalı, lojistik ve çeşit gibi koşulların kararları belirlediğini ifade ediyor.

Küresel Ticaretteki Belirsizlik Arjantin İçin Fırsata Dönüşebilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Küresel Ticaretteki Belirsizlik Arjantin İçin Fırsata Dönüşebilir

Küresel ticaretteki jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi, Arjantin’in tarım ve gıda sektörü için fırsat yaratabilir. Bu değerlendirme, 2026/27 ana ürünler kampanyasının tanıtımı sırasında düzenlenen “Tarım ve Gıda Ticaretinin Geleceği” panelinde, INAI Direktörü Maximiliano Moreno tarafından yapıldı. Moreno, Çin ile ABD arasındaki rekabetin de etkilediği belirsiz ortamın ticareti tamamen olumsuzlamadığını belirtti. Ona göre önümüzdeki 10 yılda mineraller, enerji ve gıdaya yönelik talep ile bu ürünlerin stratejik değeri artacak; bu değişim Arjantin için yeni fırsatlar oluşturabilecek.

Gıda numunelerini laboratuvarda inceleyen bir mikrobiyolog.
Temsilî görselGıda numunelerinin incelendiği FDA laboratuvarı; 2009 tarihli temsilî arşiv fotoğrafı.Michael J. Ermarth / U.S. FDA · Public domainGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

CAC49 Yan Etkinliğinde Sürdürülebilir Gıda Güvenliği Ele Alındı

Cenevre’de düzenlenen Codex Alimentarius Komisyonu’nun 49. toplantısı (CAC49) kapsamında, sürdürülebilir gıda güvenliği liderliği ve savunuculuğunu ele alan bir yan etkinlik yapıldı. Etkinlik, İsviçre hükümetinin desteğiyle gerçekleştirildi ve Awilo Ochieng Pernet başkanlık etti. Çin, Kosta Rika, Avrupa Birliği, Gambiya, Hindistan, Yeni Zelanda ve Umman’dan uzmanlar; liderlik, işbirliği, eğitim, bilim temelli karar alma ve bölgesel katılım konularındaki yaklaşımlarını paylaştı. Shenzhen Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü Başkanı Zhou Peng, Codex rehberliğinin ve çevresel ile sosyal yönetişimin gıda tedarik zincirlerine entegre edilmesinin önemini vurguladı. Enstitünün gençlere yönelik gıda eğitimi, bilim merkezleri ve Shenzhen Gıda Güvenliği Forumu gibi çalışmaları da aktarıldı.