ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

588 haber · Sayfa 2

Diyala’da Çeltik Ekimi Su Bolluğuyla %30 Arttı
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber
Veri haberi

Diyala’da Çeltik Ekimi Su Bolluğuyla %30 Arttı

Irak’ın Diyala vilayetinde çeltik ekim alanları, ana barajlardaki su bolluğu ve iyi su depolama seviyelerinin etkisiyle %30’a varan oranda arttı. Diyala Meclisi Başkanı Ömer el-Karavi, vilayetin iyi kalitede çeltik üreten ve bu ürünle tanınan diğer vilayetlerle rekabet eden bölgeler arasına girdiğini söyledi. Karavi, çeltiğin pazarlanma biçimi konusunda Ticaret Bakanlığı ile koordinasyon yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca, çeltik üretiminde su tüketimini %60’a kadar azaltan uygulamaların Diyala’da uyarlanması için çalışma yapıldığını açıkladı. Karavi’ye göre stratejik ürün olarak değerlendirilen çeltik, tarımsal üretimin çeşitlendirilmesine ve çiftçi gelirlerinin artırılmasına katkı sağlayabilir.

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, 4-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi’ne katılıyor. “Küresel dönüşüm ve istikrar arayışı” temasıyla düzenlenen zirvede liderler, karar alıcılar, yetkililer ile 70’ten fazla ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcileri yer alıyor. Farouk, zirvenin “Su, gıda ve tarımsal güvenlik: Sessiz küresel kriz” başlıklı ana oturumunda başlıca konuşmacı olarak Mısır’ın tarım sektörünü modernleştirme yaklaşımını aktaracak. Bu kapsamda arazi ıslahı ve yatay genişleme projeleri, modern teknolojilerin kullanımı, çöl tarımı, gıda koridorlarının güçlendirilmesi, su diplomasisi ve iklim değişikliği karşısında sürdürülebilirlik konuları ele alınacak. Zirvenin yan etkinliklerinde Farouk’un Türkiye ile tarım alanındaki ikili işbirliğini geliştirme ve iki ülke arasında imzalanan mutabakatları etkinleştirme yollarını görüşmesi planlanıyor. Görüşmelerde tarım ürünleri ticaretinin artırılması ve Mısır ihracatının Türkiye pazarına erişiminin kolaylaştırılması da gündemde olacak. Ayrıca tarımsal araştırmalar, tohum ve gübre üretimi, veterinerlik hizmetleri, tarımsal karantina ile iki ülkenin özel sektörleri arasındaki yatırım ortaklıkları değerlendirilecek.

Tayland’ın Pirinç İhracatı ASEAN’a İlk Dokuz Ayda %109 Arttı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’ın Pirinç İhracatı ASEAN’a İlk Dokuz Ayda %109 Arttı

Tayland’ın Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkelerine pirinç ihracatı, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %109 artarak yaklaşık 1,25 milyon tona ulaştı. Dış Ticaret Departmanı, artışta Filipinler ve Malezya’dan gelen güçlü alımların etkili olduğunu, Irak’a yapılan sevkiyatlarda ise düşüş yaşandığını bildirdi. ASEAN’ın Tayland’ın toplam pirinç ihracatındaki payı aynı dönemler karşılaştırıldığında %9,7’den %25,2’ye yükseldi. Filipinler ve Malezya’ya yapılan sevkiyatlar birlikte 2025’in aynı dönemine göre 750 bin tondan fazla arttı. Bu iki ülke, bölgeye yönelik ihracat genişlemesinin başlıca pazarları oldu. Filipinler ve Malezya, üretim ve hava koşullarına ilişkin riskler nedeniyle pirinç rezervlerini güçlendirmeye ve kesintisiz tedarik sağlamaya öncelik veriyor. Dış Ticaret Departmanı’nın aktardığı verilere göre Filipinler’in çeltik üretimi 2026’nın üçüncü çeyreğinde %12,3 geriledi. Malezya’nın yıllık çeltik üretiminin ise yaklaşık 2,1 milyon tonla beş yıllık ortalamanın altında kalması bekleniyor. Taylandlı ihracatçılar 2026’da jeopolitik çatışmalar, güçlü baht, fiyat rekabeti ve düzensiz hava koşullarıyla karşılaştı. Ekim ayındaki şiddetli yağışların deniz taşımacılığını geciktirmesi üzerine Tayland, Filipinler’den 36 bin tondan fazla pirincin Sağlık ve Bitki Sağlığı İthalat İzni (SPSIC) kapsamındaki sevkiyat süresinin uzatılmasını istedi. Tayland ayrıca Singapur’la beş yıl içinde 100 bin tona kadar pirinç alımını kapsayan hükümetler arası mutabakat için görüşüyor. Dış Ticaret Departmanı, rekabetçiliğin korunması için kaliteyi geliştirme, pazar talebine uygun çeşitler üretme, verimliliği artırma ve maliyetleri düşürme çağrısı yaptı. ASEAN talebinin yılın son aylarında Tayland’ın pirinç üretimini absorbe etmesi ve çiftçi gelirlerine katkı sağlaması bekleniyor.

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak
Görsel kaynağı: Times of India · Özgün haber

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin hiçbir serbest ticaret anlaşmasında süt sektörünü dış rekabete açmadığını ve bu yaklaşımını sürdüreceğini söyledi. Yeni Delhi’de Kirori Mal College öğrencilerine konuşan Goyal, genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatına da şimdiye kadar izin verilmediğini ve gelecekte de izin verilmeyeceğini belirtti. Goyal, Hindistan’ın ticaret anlaşmalarında çiftçilerini, balıkçılarını ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerini koruduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya peynir yapımında kullanılan rennet enziminin tercih edilebildiğini söyleyen Goyal, Hindistan’da bu tür kullanımlara izin verilmediğini ve ürünlerin ülkenin dinî hassasiyetlerini koruyacak şekilde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti.

Birleşik Krallık-AB Gıda Anlaşması, Sınır Kontrollerini Azaltmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Daily Mail · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Gıda Anlaşması, Sınır Kontrollerini Azaltmayı Hedefliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, gıda ihracatındaki maliyet ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan taslak tarım-gıda anlaşması hazırlanıyor. Öneri, ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları ile denetim ücretleri gibi bazı kontrollerin kaldırılmasını içerebilir; ancak ayrıntılar henüz yayımlanmadı. Taslağın, Birleşik Krallık'taki tarım işletmeleri için hayvan sağlığı, bitki sağlığı ve pestisit kurallarında AB ile daha yakın uyum getirmesi bekleniyor. Anlaşmanın 20 Kasım'da planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, hükümet bir anlaşmanın başlıca tarım ürünleri ihracatını yaklaşık %16 artırabileceğini belirtiyor.

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

AB ve Britanya’nın Gıda Kontrollerini Kaldırmayı Amaçlayan SPS Taslağı İçin Görüşmeler Sürüyor
Fotoğraf: Shutterstock · Özgün haber
Veri haberi

AB ve Britanya’nın Gıda Kontrollerini Kaldırmayı Amaçlayan SPS Taslağı İçin Görüşmeler Sürüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB ile Britanya’nın, Brexit sonrasında gıda ve tarım ürünlerinin ithalat ve ihracatında uygulanan kısıtlamaları kaldırmayı amaçlayan sıhhi ve bitki sağlığı önlemleri (SPS) anlaşması taslağını tamamladığı İngiliz medyası tarafından bildirildi. Taslağın sosis ve peynirden deri ürünleri ile çiçeklere kadar geniş bir ürün grubunu kapsadığı, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ise 2028’in ilk çeyreğinden önce beklenmediği aktarıldı. Ancak AB kaynakları anlaşmanın henüz tamamen sonuçlanmadığını ve görüşmelerde bir konunun açık kaldığını belirtiyor. Bu nedenle metnin kesinleştiği söylenemiyor. The Guardian’a göre anlaşma, 2019’dan bu yana AB ile Britanya arasındaki gıda ticareti üçte bir azalan Britanyalı ihracatçılar için işlemleri kolaylaştırabilir. Küçük Britanyalı işletmelerin, Brexit sonrasında 2022’de uygulamaya konulan kontrollerin maliyetleri nedeniyle büyük ölçüde bıraktıkları küçük miktarlı peynir ve şarap alımlarına dönmeleri de mümkün olabilir. Britanya Çiftçiler Birliği, ekimde ülkenin AB’ye gıda ihracatının Brexit’ten bu yana üçte bir düştüğünü; yumurta, tavuk eti ve patates ürünlerinin en fazla etkilenen gruplar arasında bulunduğunu açıkladı. İhracatçıların karşılaştığı yeni şartlar ve kontroller özellikle et, peynir ve süt ürünleri, canlı hayvanlar, bitkiler ve çiçekler gibi ürünleri kapsıyor. BBC ve The Guardian kaynaklarına göre yaklaşık 200 sayfalık taslak bu idari engelleri kaldırmayı hedefliyor. İngiliz medyası taslağın AB üyesi ülkelerin büyükelçileri tarafından Brüksel’de ele alınacağını öne sürerken, AB kaynakları büyükelçilerin gündeminde yalnızca AB-Britanya zirvesinin ortak bildiri taslağının bulunduğunu bildirdi. Bir AB kaynağı, üye ülkelerin anlaşma metnini hâlâ beklediğini ve müzakerelerde bir açık konu kaldığını söyledi. Britanya hükümeti ise anlaşmanın ülke ekonomisine yıllık 5,1 milyar sterlin katkı sağlayacağını savunuyor.

Ukrayna, AB Üyeliği Sonrası Tarım Kısıtlamalarının Geçici Olmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber

Ukrayna, AB Üyeliği Sonrası Tarım Kısıtlamalarının Geçici Olmasını İstiyor

Ukrayna Başbakanı Serhij Korecki, ülkesinin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliğinin ardından Ukrayna tarım ürünlerinin AB pazarına girişine getirilebilecek kısıtlamaların geçici olması gerektiğini söyledi. Korecki, bu önlemlerin kaldırılması için açıkça belirlenmiş koşullar bulunmasını ve uygulamaların belirli aralıklarla gözden geçirilmesini istedi. Korecki, Euronews’in AB’nin genişlemesine ilişkin etkinliğine gönderdiği video mesajında, bazı üye ülkelerin kendi tarım sektörlerini koruma girişimleriyle AB’nin genişleme hedefi arasında çelişki bulunduğunu belirtti. Geçiş önlemlerinin somut tehditlere yanıt vermesi gerektiğini söyleyen Korecki, bu önlemlerin süresiz uygulanmaması ve Ukrayna’nın AB’nin tek pazarından ayrı tutulmasına yol açmaması gerektiğini ifade etti. Avrupa Komisyonu, ekim ayında başta buğday ve diğer tahıllar olmak üzere bazı Ukrayna tarım ürünlerinin, Ukrayna tam üyelik kazandıktan sonra da AB pazarına girişinin engellenmesini önermişti. Euronews’e göre bu öneri, bazı AB üyesi ülkelerin baskıları üzerine gündeme geldi. Korecki ayrıca Ukraynalı çiftçilerin üretimi AB normlarına uyarlamak ve Rusya’nın saldırılarında zarar gören işletmeleri yeniden kurmak için önemli maliyetlerle karşılaşacağını belirtti. Ukrayna ile Avrupa Komisyonu, katılım müzakerelerini hızlandırmak amacıyla ortak bir çalışma grubu da oluşturdu.

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ticari ve ekonomik bağlarını güçlendirmek istediğini, tarımın gelecekteki iş birliğinin öncelikli alanlarından biri olduğunu söyledi. Açıklama, İstanbul’da düzenlenen 6. Afrika Tarım ve Gıda Zirvesi’ne katılımının ardından geldi. Tarım, Türkiye’nin Afrika ile ilişkileri geliştirme stratejisinde 2025-2029 dönemi için öncelikli sektörler arasında yer alıyor. Ankara, tarımsal üretim deneyimini, modern teknolojilerini, mekanizasyonunu ve tarım-gıda sektörünü Afrika ülkelerinin kaynakları ve üretim imkânlarıyla ilişkilendirmeyi planlıyor. Bolat, Afrika’nın doğal kaynakları, büyüyen pazarları ve üretim kapasitesinin yeni ekonomik ortaklıklar için fırsat sunduğunu belirtti. İş birliğinin gıda tedarik güvenliğine, istihdama ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor.

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı

Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM), Yeni Zelanda’dan sığır eti ithalatının 2 Kasım itibarıyla Çin’in yıllık koruma kotasının %50’sine ulaştığını açıkladı. Kotanın tamamen kullanılması halinde, mevcut vergilere ek olarak %55 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Bakanlığa göre bu ek vergi, kotanın dolmasından sonraki üçüncü gün yürürlüğe girecek. Yeni Zelanda için Çin’in koruma kotası 2026’da 206.000 ton, 2027’de 210.000 ton ve 2028’de 214.000 ton olarak belirlendi. Çin’in ülkeye özgü kota uyguladığı altı büyük sığır eti tedarikçisi arasında Yeni Zelanda’nın yanı sıra Brezilya, Arjantin, Uruguay, Avustralya ve ABD de bulunuyor. Koruma önlemleri 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi ve 31 Aralık 2028’e kadar uygulanacak. Kotaların yıllık artışlarla yükseltilmesiyle kısıtlamaların kademeli olarak gevşetilmesi, kotayı aşan ithalata yönelik %55’lik ek verginin ise sürdürülmesi öngörülüyor. Çin, Aralık 2024’te başlatılan soruşturmanın ardından önlemleri 31 Aralık 2025’te açıkladı. Soruşturma, artan sığır eti ithalatının ülkenin yerli sektöründe ciddi zarara yol açtığı ve ithalat ile zarar arasında nedensel bağ bulunduğu sonucuna vardı. Çin, 2025’te 2,802 milyon ton sığır eti ithal etti; ithalat miktarı yıllık bazda %2,5 azalırken ithalat değeri %8 arttı. Yeni Zelanda, toplam ithalat hacminin %4,1’ini oluşturdu. MOFCOM, düzenlemenin normal ticareti kısıtlamaktan çok zorluk yaşayan yerli üreticilere toparlanma alanı açmayı amaçladığını bildirdi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Li Guoxiang da uygulamanın yerli sığır sektörünü desteklerken uluslararası tedarikçilerle ticareti sürdürme çabası olduğunu söyledi.

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: Notícias Agrícolas · Özgün haber
Veri haberi

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mercosur ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının ilk altı ayında Brezilya tarım ve gıda sektörü ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde yıllık bazda %14,8 artarak 12,21 milyar dolara ulaştı. Anlaşma 1 Mayıs’ta uygulanmaya başladı. İhracat hacmi de %8,1 artışla 17,74 milyon tona çıktı. Artışta et, arıcılık ürünleri, soya, meyveler ve diğer tarımsal ürünler öne çıktı; düzenleme belirli ürünlerde ithalat tarifelerinin kademeli azaltılmasını içeriyor.

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi
Görsel kaynağı: RTÉ News · Özgün haber

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi

Britanya ile Avrupa Birliği’nin gıda ve tarım ticaretine ilişkin bir taslak anlaşmaya vardığı bildirildi. Anlaşmanın kesinleşmesi halinde, Brexit sonrası uygulamaların yerini alması ve Britanya’nın AB’ye gıda ile tarım ürünleri ihracatında karşılaştığı maliyetli veteriner ve gümrük kontrollerinin büyük bölümünü değiştirmesi bekleniyor. BBC’nin aktardığı taslak, sıhhi ve bitki sağlığı düzenlemelerini kapsıyor. Buna göre AB, Britanya’dan gelen gıda ve içecek ihracatındaki kontrollerin çoğunu kaldıracak; Britanya ise gıda ve tarım üretimine ilişkin AB yasa ve kurallarını izlemeyi kabul edecek. “Dinamik uyum” olarak adlandırılan bu model, Brexit anlaşması müzakereleri sırasında Boris Johnson dönemindeki Muhafazakâr Parti tarafından reddedilmişti. Düzenlemenin, Brexit’ten bu yana var olan sözde İrlanda Denizi sınırının Kuzey İrlanda üzerindeki etkisini azaltması bekleniyor. Taslağın İrlanda’nın tamamındaki gıda ve tarım ticaretini de önemli ölçüde etkileyeceği, İrlanda’nın ise Britanya’nın gıda ve içecek ihracatındaki bir numaralı pazar olduğu belirtiliyor. Metnin, Brüksel’deki üye ülke temsilcilerine Daimi Temsilciler toplantısı öncesinde dağıtıldığı ve tarafların 20 Kasım’da zirve yapmasının planlandığı aktarıldı.

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan maliyetli sınır kontrollerini azaltmayı amaçlayan bir taslak anlaşma gündeme geldi. Öneri; ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon evrakı, numune alma ücretleri ve bazı liman ücretlerinin kaldırılmasını öngörebilir. Anlaşma henüz kesinleşmedi ve değişiklikler şu anda yürürlükte değil. Taslağın hem ithalat hem ihracata uygulanması ve Birleşik Krallık ile AB arasında gıda, bitki ve tarım ürünleri ticareti yapan işletmeleri kapsaması bekleniyor. Düzenleme yürürlüğe girerse Birleşik Krallık’ın tohumluk patates ihracatının yanı sıra taze sosis, burger ve kabuklu deniz ürünleri sevkiyatının AB pazarlarına yeniden başlamasının önü açılabilir. Bu ürün grupları, Brexit sonrasında ek maliyet ve idari yüklerle karşılaşan ihracatçılar için yeni ticaret imkânları oluşturabilir. Bunun karşılığında Birleşik Krallık’ın gıda güvenliği, hayvan sağlığı ve bitki ürünleri alanlarında ilgili AB kurallarıyla uyum sağlaması ve gelecekteki düzenleyici değişikliklere uyması gerekebilir. “Dinamik uyum” olarak tanımlanan yaklaşım, pestisitler, bitki koruma ürünleri ve tarımsal yeniliklere ilişkin kuralları AB’ye doğrudan ihracat yapmayan işletmeler bakımından da etkili kılabilir. Farmers Guide’ın aktardığı değerlendirmelerde, bu kapsamın çiftliklerdeki kurallar ve uyum yükümlülükleri açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Birleşik Krallık hükümeti, anlaşmanın uzun vadede yıllık 5,1 milyar sterlin ekonomik fayda sağlayabileceğini tahmin ediyor; ancak tek tek tarım sektörleri üzerindeki mali sonuçlar belirsizliğini koruyor. Taslağın 20 Kasım’da Brüksel’de yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, anlaşmanın 2027 ortasında yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Kesin takvim, müzakerelerin sonucuna bağlı.

BM Verilerine göre Arjantin'in 26 Tarım Ürünü Dünya İhracatında İlk Beşte
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

BM Verilerine göre Arjantin'in 26 Tarım Ürünü Dünya İhracatında İlk Beşte

Arjantin'in 26 tarım ve gıda ürünü, 2025 yılı dış ticaret verilerine göre dünya ihracatında ilk beş ülke arasına girdi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği'nin, Birleşmiş Milletler COMTRADE veri tabanında yayımlanan yıl sonu verileriyle hazırladığı çalışmada bu sonuç ortaya kondu. Çalışmaya göre 50'den fazla Arjantin ürünü dünyanın başlıca ihracatçıları arasında yer aldı; bazı değer zincirleri küresel liderliğe ulaşırken bazıları ilk sıralardaki konumunu güçlendirdi. Ülkenin tarım ve gıda sektörü, ilk kez 10 milyar ABD dolarını aşan ihracat gerçekleştirdi.

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, Yeni Delhi’de öğrencilerin sorularını yanıtlarken ülkenin şimdiye kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de bu tutumunu sürdüreceğini söyledi. Goyal, Salı günü Kirori Mal College’da yaptığı açıklamada, GDO’lu ürünlerin ithalatının Hindistan için “çok hassas” bir konu olduğunu belirtti. Goyal, bu yaklaşımın ülkenin dinî hassasiyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen rennet enziminin kullanılabildiğini söyleyen bakan, Hindistan’da bu tür uygulamalara izin verilmediğini ve ürünlerin dinî hassasiyetleri koruyacak biçimde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti. Goyal ayrıca süt sektörünün Hindistan’da çok hassas kabul edildiğini ve ülkenin bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşması kapsamında gümrük tavizi vermediğini söyledi. Bakan, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas ürünlerden taviz vermediğini, buna karşılık rekabetçi olduğu alanlarda yeni pazar fırsatları aradığını belirtti. Hükümetin çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı hedeflediğini söyleyen Goyal, tekstil, ilaç, tarım ürünleri ile değerli taş ve mücevherat sektörleri için tercihli pazar erişimi sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Hindistan’ın amacı, bu sektörlerdeki ürünlerin rakip ülkelerden daha düşük gümrüklerle pazarlara ulaşmasını sağlamak olarak açıklandı.

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor

Tayland, gıda depolama ve soğutma sistemlerini hedef alan yeni siber tehditlere karşı savunmasını güçlendirmeyi değerlendiriyor. Başbakan Anutin Charnvirakul, yurt dışında gıda soğutma sistemlerine yönelik saldırı haberlerinin ardından Ticaret Bakanlığına olayları inceleme ve bunların Tayland üzerindeki olası etkilerini değerlendirme talimatı verdi. Konu, salı günü yapılan Kabine toplantısında gündeme geldi. Sıcaklıkların değiştirilerek gıdaların bozulmasına yol açtığı iddia edilen sistem saldırılarını yeni bir siber tehdit biçimi olarak nitelendiren Anutin, devlet kurumlarının riskleri izlemesini ve ortaya çıkabilecek sorunlara müdahale etmesini istedi. Tayland Kraliyet Polisi ile Siber Suç Soruşturma Bürosu da durumu takip ediyor. Tayland’ın önemli bir gıda ihracatçısı olması nedeniyle ihracat işlemlerinde koruyucu seçenekler de değerlendiriliyor. Bunlar arasında kredi ve ödeme şartlarının dikkatle hazırlanması ile üreticiler ve ticaret şirketleri için sigorta korumasına ihtiyaç olup olmadığının incelenmesi bulunuyor. Anutin, yabancı alıcıların soğutma sistemi arızası veya ürün bozulduğu iddiasıyla ödemeleri durdurması halinde ihracatçıların zarara açık bırakılmaması gerektiğini belirtti.

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin bugüne kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GM) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de izin vermeyeceğini söyledi. Goyal, Yeni Delhi’de Kirori Mal Koleji öğrencileriyle yaptığı konuşmada GM ürünler konusunu Hindistan için “çok hassas” bir mesele olarak nitelendirdi. Goyal, süt ürünleri sektörünün de hassas alanlardan biri olduğunu ve Hindistan’ın bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşmasında gümrük vergisi tavizi vermediğini belirtti. Ülkenin bugüne kadar süt ürünleri pazarını hiçbir ülkeye açmadığını söyleyen Goyal, bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretiminde dana eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen peynir mayasının kullanılabildiğini aktardı. Hindistan’ın bu uygulamalara izin vermediğini ve dini hassasiyetlerin zarar görmemesi için ilgili ürünlerin sertifikalandırılması gerektiğini ifade etti. Kaynakta bu sertifikasyonun hangi makam veya süreçle yapılacağı açıklanmadı. Goyal, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas hiçbir üründen taviz vermediğini, çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı amaçladığını söyledi. Buna karşılık tekstil, ilaç, tarım ürünleri, mücevher ve değerli taş sektörlerinde tercihli pazar erişimi aradıklarını belirtti. Hindistan’dan gelen ürünlere uygulanacak vergilerin Endonezya, Malezya, Vietnam, Çin ve Filipinler gibi rakip ülkelerden gelen ürünlere kıyasla daha düşük olmasını hedeflediklerini kaydeden Goyal, hükümetin imalatı, istihdamı, girişimciliği ve start-up alanlarını da teşvik ettiğini söyledi.

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı

Rusya’nın yoğunlaşan hava saldırıları, Ukrayna’daki sanayi ve enerji tesisleriyle lojistik ağlarını, demiryollarını ve ihracat rotalarını hedef alarak üretimi aksatıyor ve taşıma maliyetlerini artırıyor. Ukrayna Merkez Bankası, saldırılar ve küresel enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 ekonomisinin daha önce öngörülen %1,8 büyüme yerine %0,4 daralacağını tahmin etti. Banka, enflasyon tahminini de temmuzdaki %10’dan %12,5’e yükseltti. Çelik sektöründeki kesinti, 5 Eylül’de Kamianske’deki Kamet Steel tesisine beş balistik füzenin isabet etmesinin ardından derinleşti. Tesisin kapanmasıyla Metinvest Group genelinde çelik üretimi durdu. Kamet Steel, 2025’te Ukrayna’nın çelik üretiminin dörtte birinden fazlasını gerçekleştiriyor, binlerce kişiyi istihdam ediyor ve iç inşaat sektörü için çelik ile pik demir üretiyordu. Tesis ayrıca Avrupa pazarına gönderilmek üzere yarı mamul çelik sağlıyordu. Kamet Steel’in kapanmasının inşaat, madencilik, mühendislik, enerji ve lojistik sektörlerini etkilediği belirtildi. Şirketin Üst Yöneticisi Oleksandr Tretyakov, tesise bağlı işletmelerin iş kaybı ve iflas riskiyle karşılaşabileceğini söyledi. Tretyakov, Avrupa Birliği’nin ticaret kısıtlamalarının Ukrayna çeliğinin ihraç edilebileceği pazarları daraltarak toparlanmayı zorlaştırabileceğini ifade etti. Ukrayna’nın çelik üretimi bir dönemde gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %6’sını oluşturuyordu. Tarım, Ukrayna’nın döviz gelirlerinin %60’ına kadarını sağlıyor. Ancak Karadeniz limanlarına, gemilere ve lojistik altyapısına yönelik saldırılar ihracat trafiğini azalttı. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına ağustosta yalnızca 21 gemi geldi; bu sayı bir yıl öncesine göre yaklaşık %90 daha düşüktü. Yükselen sigorta primleri ve saldırı riski gemi sahiplerini caydırırken, Tuna rotasında kuraklık ve sığ kanallar taşımayı daha pahalı hale getirdi. Sulina Kanalı’nın büyük gemiler için sığ kalması ve Tuna Nehri’ndeki rekor düşük su seviyeleri nedeniyle daha önce 1.500 ton taşıyan mavnalar 800-900 ton yük alabiliyor. Ukrayna’nın merkezinden İspanya’ya bir ton mısır taşıma maliyeti yılın başlarında 50 dolara kadar çıkarken 150 dolara ulaşabildi. HarvEast, buğdayını silo torbalarında tutup fiyatların istikrar kazanmasını bekliyor; şirketin ticari direktörü Olena Shelest, mısır fiyatının geçen yıl ton başına 210-230 dolardan yaklaşık 130 dolara gerilediğini söyledi. Düşen vergi gelirleri de Ukrayna’nın 2022’deki Rusya işgalinden bu yana en ağır nakit sıkışıklığını yaşamasına yol açıyor.

Chicago Buğdayı Rusya-Ukrayna Barış Görüşmeleri Beklentisiyle Geriledi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Chicago Buğdayı Rusya-Ukrayna Barış Görüşmeleri Beklentisiyle Geriledi

Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) en çok işlem gören buğday kontratı, Rusya ile Ukrayna arasında barış görüşmeleri yapılabileceği beklentisiyle salı günü %0,21 gerileyerek bushel başına 6,05-1/4 dolara indi. Beklentiler, Karadeniz tahıl ihracatının kolaylaşabileceği ve Rusya ile Ukrayna’da birikmiş tahıl arzının piyasadaki baskıyı artırabileceği değerlendirmelerini beraberinde getirdi. Avustralya merkezli tarım danışmanlığı Episode 3’ten Andrew Whitelaw, çatışmaların sona ermesi halinde Rusya ve Ukrayna tahılındaki birikmiş arzın, hâlihazırda görece ayı piyasası görünümündeki fiyatlar üzerindeki baskıyı artırabileceğini söyledi. ABD’nin Rusya ve Ukrayna heyetlerini 10-11 Kasım’da Abu Dabi’de bir araya getirerek savaşın sona erdirilmesi, savaş sonrası güvenlik anlaşmaları ve gerilimin azaltılmasını görüşeceğini ABD temsilcisi Steve Witkoff açıkladı. Görüşmelerin çatışmaları sona erdireceği kesinleşmiş değil. Diğer tarım emtialarında farklı yönlerde hareket görüldü. Chicago soya fasulyesi, önceki seansta yaklaşık 11 haftanın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından %0,18 yükselerek bushel başına 12,19 dolara çıktı. ABD’li çiftçiler pazar günü itibarıyla soya fasulyesi ekili alanlarının %88’ini hasat etti; bu oran beş yıllık ortalamanın biraz üzerinde bulunuyor ve üretimin ülke tarihindeki en yüksek seviyeye ulaşması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığı, Meksika’ya 1.729.740 metrik ton mısır ve Çin’e 136.000 ton soya satışı yapıldığını doğruladı. Chicago mısırı %0,39 geriledi. ABD’de gübre fiyatları ise Trinidad ve Tobago’dan ihracatın azalmasıyla yükseldi.

Rusya’da Mandalina Sezonunun İyi Geçmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Mandalina Sezonunun İyi Geçmesi Bekleniyor

Rusya’da mandalina kıtlığı yaşanacağı yönündeki endişelerin yersiz olduğu değerlendirmesi yapıldı. FruitNews Genel Müdürü İrina Kozıy, NSN’ye verdiği röportajda dünya mandalina piyasasında durumun genel olarak iyi olduğunu ve 2024’te Türkiye’de görülen don olaylarına benzer hava anomalileri yaşanmadığı için iyi bir sezon beklenebileceğini söyledi. Kozıy, mandalina tedarikinin jeopolitik gelişmelerden etkilenebileceğini belirtti. Meyvenin Türkiye’den Karadeniz üzerinden Novorossiysk Limanı’na gönderildiğini aktaran Kozıy, mandalina fiyatlarının yılbaşına doğru genellikle düştüğünü ifade etti. Kaynakta ayrıca Türk ihracatçıların yıl başından bu yana Rusya’daki en büyük tarım kümelenmesine yaklaşık 51,7 bin ton mandalina gönderdiği bilgisi yer aldı.

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan kontrolleri ve idari engelleri kaldırmayı amaçlayan bir taslak anlaşma üzerinde uzlaştı. Öneri, kasım ayında yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesi öncesinde gündeme geldi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için tarafların siyasi ve hukuki süreçleri tamamlaması gerekiyor. Sıhhi ve bitki sağlığı (SPS) kurallarını kapsayan taslak, AB üyesi ülkelerin değerlendirmesi için dolaşıma sokulan 200 sayfalık bir belgede yer alıyor. Düzenleme; ihracat sağlık sertifikaları, bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon şartları ve bazı liman harçları gibi Brexit sonrasında getirilen maliyet ve işlemlerin kaldırılmasını öngörüyor. İngiliz hükümetine göre bu adımlar, uzun vadede ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 5,1 milyar sterlin katkı sağlayabilir. Anlaşmanın uygulanması halinde Birleşik Krallık'tan AB pazarına taze sosis, burger, ülkenin karasularında avlanan kabuklu deniz ürünleri ve tohumluk patates sevkiyatının yeniden başlaması bekleniyor. Birleşik Krallık ayrıca gıda, hayvansal ürün ve bitkisel ürünlere ilişkin düzenlemelerini mevcut ve gelecekteki AB standartlarıyla “dinamik uyum” süreci üzerinden eşleştirmeyi taahhüt edecek. Bununla birlikte, hassas ıslah ve gen düzenleme teknolojileri gibi bazı alanlarda iki tarafın kuralları arasında farklılıklar bulunuyor. İngiliz süpermarketleri ve tarım temsilcileri taslağı desteklerken, bazı Brexit yanlıları Birleşik Krallık'ın AB kurallarını benimsemesini eleştirdi. İngiliz Ticaret Odaları tarafından yapılan bir ankette ihracatçı işletmelerin %56'sı, AB gümrük evrakı ve gecikmelerinin kaldırılmasını destekledi; imalatçılar arasındaki oran %58 oldu. Taslak, AB'nin Daimi Temsilciler Komitesi'nde ele alınacak.

Tartus’ta Yeni Ticari İşletmelere “Uyumlu Tüccar” Logosu Verildi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Tartus’ta Yeni Ticari İşletmelere “Uyumlu Tüccar” Logosu Verildi

Suriye'nin Tartus kentinde İç Ticaret ve Tüketiciyi Koruma Müdürlüğü, gerekli koşul ve ölçütleri karşıladığı denetimlerle belirlenen yeni ticari işletmelere “Uyumlu Tüccar” girişiminin logosunu verdi. Tüketici koruma ve gıda güvenliği ekiplerinin denetimlerinde şartları karşılamayan başvurular reddedildi; eksikliklerin giderilmesi için işletmelere açıklama ve yönlendirme yapıldı. Müdür yardımcısı İbrahim ed-Duğaym, girişimin ticari düzenlemelere gönüllü uyumu artırmayı, mal ve hizmet kalitesini yükseltmeyi, piyasaları düzenlemeyi ve tüketici haklarını korumayı amaçladığını belirtti. Tartus'ta başlatılan girişim geçen ağustosta uygulamaya konuldu.

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor

Fransa’nın 2026 yumuşak buğday hasadı yaklaşık 31,5 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, 32,4 milyon ton civarındaki beş yıllık ortalamanın biraz altında kalıyor. Crédit Agricole’da büyük tarla bitkileri ve hayvan besleme sektörleri uzmanı Xavier Cassedanne, dönem sonundaki sıcak hava dalgalarının verimleri etkilediğini belirtti. Ancak üretim hacmi ortalama seviyenin altında kalmasına rağmen kalite göstergelerinin olumlu olduğu bildirildi. Buğdaydaki ortalama protein oranı %11,8’e ulaşırken, bazı bölgelerde %12’nin üzerine çıkıyor. Cassedanne’a göre %12 protein oranı, bazı ülkeler ve özellikle Afrika ülkeleri için aranan standart haline geliyor. Bu seviye, Fransız buğdayının belirli ithalatçıların şartnamelerini karşılamasına yardımcı oluyor. Fransa, Batı Afrika’daki geleneksel pazarlarının yanı sıra Mısır, Yemen ve Libya gibi geçmişte daha sınırlı varlık gösterdiği destinasyonlara da satış yaptı. Bu pazarlar, Fransız ihracatçıların satış noktalarını çeşitlendirmesine imkân sağladı. 2026-2027 sezonunda ihracat akışlarının yönünü Karadeniz’deki lojistik sorunlar da etkiliyor. Çatışmanın ağırlaşmasıyla liman altyapısının bombardımanlardan zarar görmesi, tahıl lojistiğini ve küresel tahıl ticaretini aksattı. İthalatçılar ilk aşamada alımlarını önemli ölçüde yavaşlattı; ardından tedariki sürdürmek için farklı menşelere yöneldi. Karadeniz’e yakın Romanya ve Bulgaristan bundan ilk dönemde daha fazla yararlanırken, Fransa da sonraki aşamada yeni satış fırsatları buldu. Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, Rusya ve Ukrayna menşeli buğdayın ihracat pazarına yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. Cassedanne, Rusya’nın Azak Denizi’nde gemi geçişlerine yeniden izin vermiş olabileceğini belirtirken ticaret akışlarının normale döndüğünü söylemek için erken olduğunu vurguladı. Olası sevkiyatlarda üçüncü ülkeler üzerinden yürütülecek ticaret de gündemde; Türkiye, Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç, Finlandiya ve ABD bu kapsamda anılıyor. Rusya ve Ukrayna ürünlerinin geri dönmesi, küresel pazarda menşeler arasındaki rekabeti değiştirebilir ve Fransa’nın mevcut ihracat fırsatlarını geçici hâle getirebilir. Bir sonraki sezonun üretim planları ise kolza ekimleri açısından belirsizlik taşıyor. Fransa’nın bazı bölgelerinde ağustostan bu yana yaşanan kuraklığa altis böceklerinin saldırıları eklendi ve ekimlerin yerleşmesi zorlaştı. Bazı üreticilerin kolzayı bozarak mısır, ayçiçeği veya ilkbahar arpası gibi alternatif ürünlere yönelmesi gerekebileceği belirtildi. Kolza alanlarında başlangıçta 2025’e göre %10 artış beklenirken, mevcut değerlendirme %2 düşüş yönünde. Bununla birlikte çiftçilerin nihai ekim tercihleri henüz kesinleşmedi.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.