ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 20

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen genişletilmiş V4 tarım bakanları toplantısında, 2028'de başlayacak yeni dönemde Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası'nın güçlü ve yeterli finansmana sahip olması gerektiği belirtildi. Slovakya, Çekya, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Romanya, Slovenya ve İtalya'nın katıldığı toplantıda bu konuda üç ortak deklarasyon imzalandı. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč, tarım bütçesinin artırılması gerektiğini söyledi. Takáč, yeni AB bütçesinin mevcut program dönemine göre 800 ila 900 milyar avro daha yüksek olmasının konuşulduğunu, buna karşın tarım bütçesinin düşmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán da Ortak Tarım Politikası'nın ortak bir Avrupa politikası olarak kalması, çiftçilere istikrarlı koşullar sağlanması, idari yükün azaltılması ve üye ülkelere destek araçlarını belirlerken esneklik tanınması gerektiğini ifade etti. İkinci deklarasyon, kuraklık ve aşırı hava olayları dahil olmak üzere tarımda artan krizlere karşı Avrupa düzeyinde daha etkili müdahale araçları oluşturulmasını ele aldı. Katılımcılar, krizlerin yönetiminin yanı sıra gelecekteki risklere karşı önleyici tedbirlerin ve tarım sektörünün dayanıklılığını artıracak uygulamaların güçlendirilmesini istedi. İklim olaylarının yeni tarım rezervine dahil edilmesi ve ulusal destek koşullarının ihtiyaçlara göre uyarlanması da görüşüldü. Üçüncü deklarasyon ise çiftçiler ile gıda üreticilerinin tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmeyi ve haksız ticari uygulamalara karşı daha adil koşullar sağlamayı amaçlıyor. Deklarasyonların Avrupa Birliği Tarım ve Balıkçılık Konseyi'nin bir sonraki toplantısında sunulması planlanıyor.

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovak Sütçülük Birliği (SMZ), ülkede süt üretimi ve işlenmesinin sürdürülebilmesi için süt ürünleri fiyatlarının düşmemesi, aksine artırılması gerektiğini açıkladı. SMZ Genel Sekreteri Zuzana Nouzovská, perakende zincirlerinin fiyatları daha fazla düşürmek için işleyiciler üzerinde baskı kurmaması gerektiğini söyledi. Nouzovská, AB ve dünyadaki önemli süt arzı fazlası ile süt ürünleri ticaretindeki dalgalanmaların piyasada fiyat oynaklığına yol açtığını belirtti. Son gelişmelerin ise Avrupa’da ve Slovakya’da piyasanın istikrar kazandığını ve fiyatların kademeli yükseldiğini gösterdiğini aktardı. İşleyiciler, hammadde fiyatının aylık yaklaşık 1 sent/kg artarak kasımda 40 sent/kg seviyesine ulaşmasını bekliyor. Buna karşın ağustos ayında 2025’in aynı dönemine göre satış fiyatları tüketimlik sütte %20, peynirde %20 ve tereyağında %40 geriledi. SMZ, bu düşüşün enerji, ambalaj ve iş gücü maliyetlerinin yüksek kaldığı bir dönemde süt işletmelerinin üzerindeki yükü artırdığını bildirdi. Nouzovská, üreticilere destek sözü verilirken ekonomik açıdan süt işletmelerinin tehdit altında olduğunu belirtti. İşletmelerin ürünlerini uzun süre üretim maliyetlerinin altında satamayacağı ve devlet ya da AB’den tazminat bekleyemeyeceği ifade edildi.

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da çiftçilerin ve yeni gıda üreticilerinin perakende, gıda üreticileri ve diğer resmi pazarlara erişebilmesi için yalnızca kaliteli ürün üretmesi yeterli görülmüyor. Düzenli tedarik, uygun ambalaj, doğru fiyatlandırma, mevzuata uyum ve alıcılarla güçlü ilişkiler de pazara girişin temel koşulları arasında gösteriliyor. Bu konular, Future of Food Conference’ta perakende tedariki ve pazar erişimi üzerine düzenlenen panelde ele alındı. Land Bank yöneticisi Litha Kutta, üreticilerin alıcılara başvurmadan önce pazarın teknik özelliklerini anlaması ve ürünlerini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Üreticilerin üretime başlamadan önce alıcıların istediği hacmi, kalite düzeyini, ambalaj biçimini, fiyat beklentisini ve tedarik koşullarını öğrenmesi gerektiği belirtildi. Kutta, çiftçilerle alıcılar arasındaki ağ eksikliğinin de pazar erişiminin önündeki engellerden biri olduğunu ifade etti. Kutta, bir malt içeceği üreticisinin sektör bağlantısı sayesinde bir alıcının ürün ihtiyacına yönelik fırsat yakaladığını anlattı. Gerekli hacmi karşılamak için başlangıçta fabrika kurmayı planlayan üretici için daha sonra fason üretim çözümü bulundu. Kutta, sektör etkinlikleri, üretici kuruluşları ve diğer ağ oluşturma fırsatlarının çiftçileri potansiyel alıcılarla buluşturabileceğini belirtti. Panelde ayrıca üreticilerin hedef pazarlarını ve tüketicilerin ne satın almaya hazır olduğunu anlamaları gerektiği vurgulandı. South Africa Wine temsilcisi Karin Kleinbooi, ürünün yanı sıra rekabetçi fiyatın ve tüketici beklentilerine uygun kalitenin önemine dikkat çekti. Joburg Market yöneticisi Cedric Nephawe ise çiftçileri pazarı yerinde ziyaret etmeye ve piyasa aracılarıyla ilişki kurmaya çağırdı. Fiyatların arz ve talepten etkilendiği, ambalajın elde edilen fiyatı değiştirebildiği ve kaliteli ürünlerin kötü sunulmaları halinde alıcı bulmakta zorlanabileceği belirtildi.

Kuraklık, Sırbistan’da Tarımsal Verimi ve Ürün Seçimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Kuraklık, Sırbistan’da Tarımsal Verimi ve Ürün Seçimini Zorluyor

Sırbistan’da yağış eksikliği, tarımsal ürünlerin kalitesi ve veriminde düşüşe yol açtı. Novi Sad Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Ranko Čabilovski, bu yıl ayçiçeği dışında ilkbahar ürünlerinin neredeyse hiçbirinin iyi sonuç vermediğini belirtti. Açıklamaya göre kuraklık, üreticilerin ürün tercihlerini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Fakültenin deneme amaçlı organik tarlasında, organik tarımın iklim değişikliğine karşı geleneksel yoğun tarımdan daha dayanıklı olup olmadığı araştırılıyor. Ancak organik parsellerdeki verimler şimdilik belirgin biçimde farklılaşmadı. Čabilovski, bunun organik tarımın toprak yenileme bakımından henüz genç olması ve topraktaki organik madde miktarının konvansiyonel parsellerden fazla ayrışmamasıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Uzun vadede organik parsellerin kuraklığa karşı daha dirençli olabilmesi için toprakta daha fazla organik madde bulunması gerekiyor. Böylece toprağın nem tutma kapasitesinin artabileceği ve bitkilerin kuraklıkla daha iyi mücadele edebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte su eksikliğinin başka bir tarımsal uygulamayla telafi edilemeyeceği vurgulanıyor. Kuraklığın etkisini azaltmak için kuraklığa daha dayanıklı ve toprakta nemi koruyan ürünlerin seçilmesi öneriliyor. Tarlalarda hayvan gübresi kullanımının azalması ise hayvan varlığındaki düşüşle ilişkilendiriliyor.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje

Şili’nin Tarapacá bölgesindeki Caleta Los Verdes’te Bioprot tarafından yürütülen proje, Iquique’deki yemekhaneler ve açık pazarlardan temin edilmesi planlanan organik atıkları tenebrio böcekleriyle biyodönüşüme uğratarak tarımsal girdilere ve hayvan beslemede kullanılabilecek proteine dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje, Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) desteğiyle uygulanıyor. Çalışma kapsamında biyodönüşümden elde edilecek biyogirdinin düşük su gereksinimli ürünlerde kullanılması, böcek larvalarının ise yumurta tavuklarının beslenmesine yönelik protein üretiminde işlenmesi öngörülüyor. Proje sırasında elde edilen yeni malzemenin pitahaya ve bazı süs bitkileri üzerindeki kullanımı gözlemlendi. Proje koordinatörü Hugo Molina, tenebrioların şu anda başta balık ve sürüngen beslemesi olmak üzere küçük ölçekte kullanıldığını belirtti. Kaynağa göre böceklerin biyodönüşüm kapasitesi, küçük yapılarda yürütülebilen, yüksek üretim hacimlerine ulaşması hedeflenen ve düşük su tüketimi gerektiren bir süreç için değerlendiriliyor. FIA yetkilileri, girişimle organik atıkların yerel ölçekte değerlendirilmesini ve kurak bir bölgede kendi kendine yeten, sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturulmasını hedefliyor. Sistemin teknik, üretimsel ve ekonomik açıdan uygulanabilir olduğu gösterilirse, bölge dışından gelen girdilere bağımlılığın azaltılması, küçük ve orta ölçekli üreticilerin güçlendirilmesi ve benzer koşullara sahip başka bölgelerde uygulanabilecek bir model oluşturulması bekleniyor.

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Dagens PS · Özgün haber
Veri haberi

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor

Dikey ve kontrollü tarım uygulamaları, havacılık ve otelcilik sektörlerinde gıda tedarikinin bir parçası hâline geliyor. Dubai’de Emirates Flight Catering’in işlettiği Emirates Bustanica’da yetiştirilen yapraklı sebzeler, Emirates uçuşlarında sunulan yemeklerde kullanılıyor. Kaynak, havayolları açısından yerel üretimin tedarik zincirlerini kısaltabileceğini ve uluslararası taşımacılıktaki aksaklıklara duyarlılığı azaltabileceğini belirtiyor. Singapur’da Singapore Airlines, seçili uçuşlarda yerel yetiştirilen sebzeleri sunmak için ABD’li AeroFarms ile iş birliği yaptı. Fairmont Singapore ise balık yetiştiriciliği ile hidroponik bitki üretimini birleştiren akuaponik tesisindeki ürünleri doğrudan restoran mutfağında kullanıyor; tesis konukların ziyaret edebileceği bir deneyim alanına da dönüştü. Edible Garden City’nin Singapur’da, Marina Bay Sands’taki bahçe de dâhil olmak üzere 270’ten fazla gıda bahçesi kurduğu aktarılıyor. Üretim yer altı alanlarına da taşınıyor: Seul metrosu, kullanılmayan alanları Farm8’e kiralıyor. Dundee’de James Hutton Institute, ışık, sıcaklık ve nemin yıl boyunca kontrol edildiği dikey yetiştirme kulelerini deniyor. Yatırımcılar için pozitif nakit akışı sağlayabilecek şirketler önem kazanırken, sektörün geleneksel tarımın yerini alması beklenmiyor; teknoloji küresel gıda endüstrisinde yeni bir niş oluşturuyor.

Karadeniz’de Gemi Saldırısı Buğday Vadeli Fiyatlarını Yükseltti
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Gemi Saldırısı Buğday Vadeli Fiyatlarını Yükseltti

Karadeniz’de seyrüsefer koşullarının kötüleşmesi, Chicago Ticaret Borsası’ndaki buğday vadeli sözleşmelerinin haftaya yükselişle başlamasına neden oldu. Ukrayna’nın İzmail Limanı’ndan İtalya’nın Ravenna Limanı’na mısır taşıyan Royad Mammadov gemisi, pazartesi günü Rusya’ya ait olduğu belirtilen bir drone tarafından vurulduktan sonra Romanya’nın deniz yetki alanında battı. Türk bir şirket tarafından işletilen geminin batması, Karadeniz’deki tahıl sevkiyatlarına yönelik riskleri artırdı. İzmail Limanı, Odesa çevresindeki terminallerin sürekli Rus saldırıları nedeniyle kullanılamaması üzerine Ukrayna’nın başlıca alternatif lojistik güzergâhı olarak öne çıkıyor. Rusya’nın Karadeniz’deki liman terminallerinin de Ukrayna’nın drone saldırıları nedeniyle devre dışı kaldığı, Rus tarım ihracatçılarının bu nedenle Baltık limanları gibi daha verimsiz ve maliyetli rotalara yöneldiği belirtildi. Saldırı riski, Rusya ve Ukrayna menşeli tahıl ile ayçiçek yağı fiyatları teslim şekline göre gerilese de sevkiyat kararlarını zorlaştırıyor. Kaynakta, buğday ve mısırın lojistik kesintilerden en fazla etkilenen ürünler olduğu, daha yüksek katma değerli ayçiçek yağının ise hem Ukrayna hem de Rusya tarafından ihracat planlamasında önceliklendirildiği aktarıldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodímir Zelenski, olayın ardından Rusya’nın Karadeniz’de normal deniz taşımacılığı yerine sivil gemilerin batırılmasını tercih ettiğini savundu. Aralık 2026 vadeli makarnalık buğday ton başına 272,7 dolardan kapanırken 2,5 dolar, aynı vadeli yumuşak buğday ise 254,3 dolardan kapanırken 3,1 dolar yükseldi. Mısır ise önceki hafta yayımlanan USDA stok raporunun aşağı yönlü etkisini sürdürmesi nedeniyle neredeyse değişmedi.

Rusya’nın Eylül Buğday İhracatı 2,4 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Eylül Buğday İhracatı 2,4 Milyon Tonu Aştı

Rusya’nın buğday ihracatı eylülde 2,4 milyon tonu aştı. Veriyi Tarım Piyasası Konjonktür Enstitüsü (İKAR) Genel Müdürü Dmitriy Rılko açıkladı. Demiryoluyla taşınan miktar 1 milyon tonu, Baltık limanlarından yapılan sevkiyat da 1 milyon tonu geçti. Haziran-eylül döneminde buğdayın dış pazarlara sevkiyatı 6,4 milyon ton oldu. Eylülün ikinci on gününde Rus buğdayı ithal eden ülke sayısı, bir yıl önceki 29’dan 8’e geriledi. Mısır 81 bin tonla başı çekerken Kenya 50 bin ton aldı.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Financial Times'ın aktardığı değerlendirmeye göre Rusya, Ukrayna'nın ihracat kapasitesine yönelik hava saldırılarını artırarak ülke ekonomisini zayıflatmayı hedefliyor. Temmuzdan bu yana süren saldırıların Karadeniz'i deniz taşımacılığına fiilen kapattığı ve Ukrayna'nın ana ihracat güzergâhını engellediği belirtiliyor. Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ihracatının büyük ölçüde durması halinde küresel gıda fiyatlarının yükselmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre iki ülke, 2022 öncesinde dünya buğday ihracatının üçte birini ve mısır ihracatının %20'sini karşılıyordu. Odesa bölgesi yöneticisi Oleh Kiper de Ukrayna'nın geçmişte yaklaşık 70 ülkeye ve 300 milyon kişiye tarım ürünü sağladığını söyledi. Bu nedenle ihracat yollarındaki kesintinin yalnızca Ukrayna'yı değil, küresel gıda tedarikini de etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ukrayna'nın Karadeniz limanları, tam kapsamlı işgalden önce ülkenin yıllık 60 milyon tonluk tahıl ihracatının %90'ından fazlasını yönetiyordu. Kaynağa göre limanlar büyük ölçüde faaliyet dışı kalırken, ağustos ayı Şubat 2022'den bu yana Karadeniz deniz taşımacılığı açısından en tehlikeli dönem oldu. Rusya'nın Tuna deltası çevresindeki gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları ve demir cevheri ile tahıl taşıyan trenlere yönelik saldırıları da ihracat seçeneklerini daraltıyor. Tarım Bakanı Taras Wysocki, limanlar kapalı kalırsa Ukrayna'nın hazirandan 2027'nin haziranına kadar en az 8 milyar dolar kaybedebileceğini tahmin etti. Ukrayna'nın bu yıl 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi beklenirken, limanlar açılmazsa bunun yarısına ulaşılmasının bile başarı sayılacağı aktarıldı. İhracatın aksaması, başarılı hasadın ardından depolama sorununu da büyütüyor; Wysocki, 11 milyon tona kadar ürün için depolama alanı açığı oluşabileceğini belirtti.

Özbekistan ve FAO, Taşkent Forumu Öncesi Sürdürülebilir Tarımı Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ve FAO, Taşkent Forumu Öncesi Sürdürülebilir Tarımı Görüştü

Özbekistan ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Taşkent'te düzenlenecek uluslararası forum öncesinde gıda güvenliği, iklim değişikliğinin tarıma etkileri ve sürdürülebilir tarım alanlarında iş birliğini görüştü. Toplantı, FAO Genel Direktörü Qu Dongyu'nun Özbekistan ziyareti sırasında Tarım Bakanı Ibrohim Abdurahmonov ile gerçekleştirdiği görüşmede yapıldı. Taraflar, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma, gıda güvenliğini güçlendirme ve sürdürülebilir tarımsal kalkınmanın öncelikli alanlarını ilerletme yollarını ele aldı. Özbekistan ile FAO arasındaki mevcut projelerin sonuçları olumlu değerlendirilirken, iş birliğinin gelecekte yeni alanlarda sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı. 7-8 Ekim'deki forumda gıda güvenliği, iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir tarım sistemleri gündeme gelecek.

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü

Suriye Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumu Genel Müdürü Habib Abdullah ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) danışmanı İlhan Aydın, kuruma bağlı altyapı projelerini ve iş birliğini görüştü. Görüşmede balıkçılık üretimini iyileştirecek yatırım ve teknik fırsatlar, tesislerin ve altyapının yenilenmesi ile sektördeki mevcut imkânların daha iyi kullanılması ele alındı. Ziyaret kapsamında özel balık çiftliklerinde üretim süreci incelenerek başlıca zorluklar ve geliştirme ihtiyaçları değerlendirildi. Suriye Tarım Bakanlığının beş yıllık planında tatlı su balığı yavrusu üretiminin artırılması, yeni kuluçkahaneler kurulması, barajlardaki yüzer kafeslerde yetiştiriciliğe yönelme ve balık çiftlikleriyle yem fabrikalarının desteklenmesi yer alıyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor

İran ile ABD arasındaki aylar süren çatışmanın Hürmüz Boğazı’ndan mal akışını kısıtlaması, küresel gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’a göre birçok ülkenin gübre ve doğal gaz gibi kritik girdilerin ithalatında kullandığı boğazın yeniden açılmaması halinde tahıl fiyatları %80’e kadar yükselebilir. Bu durumun ithalata bağımlı ülkelerin ekonomilerini özellikle zorlayacağı belirtildi. Denton, boğazdaki durumun dünya piyasasında yaklaşık 2,7 milyon tonluk gübre açığına yol açtığını söyledi. Uluslararası Ticaret Odası, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Denizcilik Örgütüyle birlikte seyrüsefer yönetiminin geçici olarak BM Genel Sekreteri’ne devredilmesini öngören bir mekanizma üzerinde çalışıyor. İzleme, gemi sigortası ve denetimleri kapsayan mekanizmanın uygulanması ise ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık nedeniyle engelleniyor.

Selanik’te Balıkçılar Türkiye’den Gelen Balık Kamyonlarını Engelledi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Selanik’te Balıkçılar Türkiye’den Gelen Balık Kamyonlarını Engelledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan’ın Selanik kentinde balıkçılar, Nea Michaniona Balıkçı Hali’ne giren ve Türkiye’den balık taşıyan dört kamyonun geçişini engelledi. Kamyonlardan üçünün Selanik’e, birinin ise Kavala’ya gideceği belirtildi. Balıkçıların kurduğu barikat nedeniyle araçlar dururken yüklerin dağıtımı yapılamadı. Balıkçıların eylemleri 1 Ekim’den bu yana sürüyor. Sektör temsilcileri, denizcilik yakıtı maliyetinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını ve bu nedenle Yunan balıkçılığının desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Talepler arasında yakıt maliyetinin düşürülmesinin yanı sıra yunusların balıkçı ağlarına verdiği zararlar ile fitoplanktonun yol açtığı sorunlara yönelik önlemler de bulunuyor. Balıkçılar eylemleri ülke genelindeki balıkçı hallerine yaymayı ve ithal balıkların dağıtımını engellemeyi planlıyor. Açıklamalarına göre Nea Michaniona’ya ulaşan ithal balıkların yaklaşık %90’ı Türkiye ve Bulgaristan’dan geliyor. Eylemler nedeniyle sektördeki tedarik akışının etkilenmesi beklenirken, balıkçılar talepleri karşılanana kadar müdahalelerini sürdüreceklerini bildiriyor.

Japonya’da Pirinç Kokarca Böcekleri 37 Prefektüre Yayıldı
Görsel kaynağı: Kyodo News · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Pirinç Kokarca Böcekleri 37 Prefektüre Yayıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japon hükümeti, pirinçle beslenen pirinç kokarca böceklerinin ülkenin 47 prefektürünün 37’sinde bulunduğunu doğruladı. Ülkenin güneybatısındaki Kyushu bölgesinden kuzeydoğudaki Fukushima Prefektürü’ne kadar yayılan böceklerin pirinç üretiminde geniş çaplı zarara yol açtığı bildirildi. Tochigi Prefektürü’nde bir çiftçinin 2024 hasadı, böcek zararları nedeniyle normal miktarın üçte birine geriledi. Güney Tochigi’de zararın yaygınlaşması üzerine prefektür yönetimi 2025’te bir görev gücü kurarak uygun ilaçlar, uygulama zamanları ve istilanın mevcut durumu hakkında bilgi paylaşmaya başladı. Böceklerin bu yıl Tochigi’nin orta ve kuzey kesimlerine de yayılması, mücadele önlemlerinin kapsamını genişletti. Yetkililer, ilaçlamanın pirinç bitkilerinin başaklandığı dönemde yapılmasını ve etkinliğin korunması için farklı ilaç türlerinin dönüşümlü kullanılmasını önemli görüyor. İlk ilaçlamanın diğer kokarca böceklerine kıyasla daha erken, ardından taneler oluşmaya başladığında yeniden yapılması öneriliyor. Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı’nın 2025’te yaptığı araştırma, böceklerin 37 prefektürde bulunduğunu ortaya koydu. Uzman Hiroya Higuchi, daha ılıman kışların daha fazla böceğin hayatta kalmasına imkân verdiğini, sonbaharda başaklanan pirinç çeşitlerinin de kış öncesine kadar besin sağladığını belirtti. Higuchi’ye göre küresel ısınmanın sürmesi, böceklerin yaşam alanını daha kuzeye taşıyabilir.

Selanik'te Balıkçılar Pahalı Mazot Protestosu Başlattı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Selanik'te Balıkçılar Pahalı Mazot Protestosu Başlattı

Yunanistan'ın Selanik kentinde 200'den fazla balıkçı teknesi, artan mazot maliyetine tepki amacıyla beşinci gününde de demirli bekledi. Çoğunluğu Mihanyona bölgesinden gelen tekneler, Aristoteles Meydanı hizasındaki eski sahil kesiminde deniz ulaşımını kapattı. Balıkçılar, yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle teknelerin limanlardan çıkıp avlanamaz hale geldiğini belirterek hükümetten daha ucuz mazot için müdahale istedi. Eylemcilerin talepleri yalnızca yakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmadı. Balıkçılık araçlarına yunusların verdiği zararların karşılanması, Ege'de Türk balıkçı filosunun oluşturduğu baskı ile fitoplankton ve istilacı lagokefalos balığının yol açtığı sorunlara çözüm bulunması da talepler arasında yer aldı. Mihanyona'daki balıkçılara Volos, Dedeağaç, Kavala ve Halkidiki'den gelen meslektaşları da destek verdi. Balıkçılar 4 Ekim Pazar günü Leoforos Nikis'i 15 dakika sembolik olarak trafiğe kapattı. Yetkililerden somut güvence gelmemesi halinde eylemlerin süreceği açıklandı. Protestolar balık arzını da etkiledi. Mihanyona Balıkçılar Hali'nde perşembe gününden bu yana taze balık bulunmazken, 5 Ekim Pazartesi sabahından itibaren çiftlik balığı tedariki de durdu.

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi

Avrupa Birliği ile Mercosur arasındaki ticaret anlaşması, Brezilya’yı Estonya gıda sektörü şirketleri için daha cazip bir ihracat pazarı haline getirdi. Altı Estonya şirketinden oluşan bir delegasyon, Brezilya’da yeni iş fırsatları aramak üzere ülkeye gidiyor. Estonya ayrıca balık ve süt ürünlerinin Brezilya pazarına girebilmesi için gerekli onay süreçlerini hızlandırmaya çalışıyor. Girişim, bu ürünlerin Brezilya’daki pazar erişimi için gereken koordine çalışmalarını da kapsıyor.

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak
Görsel kaynağı: Objektiiv · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ve Belarus tahılının transitini 1 Ekim'den itibaren yasaklayacaklarını açıkladı. Estonya hükümeti ayrıca Rusya'nın tahıl ticaretinin ülke limanlarına yönelmesi ihtimalini engellemeye karar verdi. Kaynakta bu adımın, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmakta zorlandığı ve Rusya'nın tahılı için yeni taşıma koridorları aradığı iddiası üzerine atıldığı belirtiliyor. Metne göre Ukrayna, 2025 hasadından kalan tahılı depolardan tamamen çıkaramadı. Karadeniz çevresindeki çatışmaların küresel gıda krizine yol açabileceği de aktarılıyor. 23 Eylül'de Kaja Kallas'ın Ukrayna, Romanya ve Fransa temsilcileriyle düzenlediği gıda güvenliği toplantısında Karadeniz tahıl taşımacılığının yeniden başlatılması çağrısı yapıldığı kaydediliyor. Tsahkna ise Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırıp Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellerken Rus tahılının Estonya limanlarından taşınmasına izin vermenin alaycı olacağını söyledi. Bakan, Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmasına ilişkin planların ulusal yaptırımla sona erdirileceğini belirtti.

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir

Brezilya’da mısırdan üretilen etanolün toplam etanol üretimindeki payının önümüzdeki 10 yılda %40-45’e ulaşabileceği bildirildi. Öngörü, Brezilya Ulusal Mısır Etanolü Birliği (Unem) İcra Kurulu Başkanı Amaury Pekelman tarafından paylaşıldı. Mısırın mevcut payı yaklaşık %30 olurken, şeker kamışından üretilen etanol %70’lik bölümünü oluşturuyor. Pekelman, mısır etanolü sektörünün son beş yılda yıllık ortalama %37 büyüdüğünü söyledi. Mısır ve şeker kamışından elde edilen etanolün nihai ürününün aynı olduğu, her iki türün de araçlarda doğrudan veya benzinle karıştırılarak kullanılabildiği belirtildi. Farklılıkların ise hammadde maliyeti, hammadde bulunabilirliği ve üretim tesislerinin yapısından kaynaklandığı aktarıldı. Esnek tesisler, piyasa koşullarına göre aynı birimde mısır veya şeker kamışı kullanabiliyor. Brezilya’da benzine katılan etanol oranı son yıllarda %27’den %32’ye yükseldi. Pekelman’a göre Combustível do Futuro yasası, yeni çalışmalar yapılması şartıyla karışım oranının %35’e çıkarılmasına izin veriyor. Yönetici, yeni yatırımlar açısından karışım politikasında öngörülebilirliğin önemli olduğunu belirterek, üreticilerin yatırımlarının geri dönüşüne ilişkin güvence aradığını ifade etti. Mısır etanolü üretimi, hayvan yemi olarak kullanılan kurutulmuş damıtık tahıl çözünürleri (DDG) ile mısır yağı gibi yan ürünler de sağlıyor. Pekelman, DDG’nin sığır, kanatlı ve balıkların beslenmesinde kullanıldığını söyledi. DDG kullanılan rasyonların, yalnızca mısıra dayalı beslemeye kıyasla besi sığırlarının gelişim süresini kısaltabildiğini belirtti. Etanol tesislerinin yayılması özellikle mısır üretimi ve hayvancılığın yoğun olduğu Brezilya’nın Orta-Batı bölgesinde gerçekleşti. Hammaddeye ve büyükbaş hayvan varlığına yakınlık, lojistik etkilerin azaltılmasına katkı sağladı. Pekelman, Maranhão ve Bahia’da da tesisler bulunduğunu, Güney bölgesinde ise buğdaydan etanol üretildiğini aktardı. Mısır etanolü için oluşan iç talebin, üreticilere iki ila dört yıllık tedarik sözleşmeleriyle yeni bir pazarlama seçeneği sunduğu belirtildi.

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı

Hollanda’da Amsterdam ile Lahey arasındaki turbalık ve bataklık arazilerde ülkenin ilk pirinç hasadı yapıldı. Sander Roeleveld’in yürüttüğü deneysel proje, deniz seviyesinin yaklaşık iki metre altında bulunan ve kanallarla bölünen arazilerde gerçekleştiriliyor. Bölgedeki su varlığı ile ısınan iklimin pirinç yetiştiriciliği için uygun koşullar oluşturduğu belirtiliyor. Çalışma şimdilik 0,6 hektarlık alanda yürütülüyor ve kısa taneli, özellikle suşi veya risotto yapımında kullanılabilecek yaklaşık üç ton pirinç elde edilmesi bekleniyor. Araştırmacılar, Hollanda iklimine en iyi uyum sağlayacak çeşitleri belirlemek amacıyla yaklaşık 30 farklı pirinç türünü inceliyor. Çeşitler arasında Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan kökenli olanlar da bulunuyor. Projenin amacı yalnızca tarımsal üretimi çeşitlendirmek değil. Hollanda’daki turbalık alanlar genellikle sığır yemi için çim yetiştirmek amacıyla kurutuluyor. Kuruyan turba her yıl milyonlarca ton karbon dioksitin atmosfere salınmasına, toprağın da bazı bölgelerde yılda birkaç santimetre çökmesine neden oluyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin bu arazilerin sürekli ıslak tutulmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Ancak bölgedeki üreticilerin temel gelir kaynağı yüzyıllardır süt hayvancılığı olduğu için projeye temkinli yaklaşılıyor.