ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 26

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje

Şili’nin Tarapacá bölgesindeki Caleta Los Verdes’te Bioprot tarafından yürütülen proje, Iquique’deki yemekhaneler ve açık pazarlardan temin edilmesi planlanan organik atıkları tenebrio böcekleriyle biyodönüşüme uğratarak tarımsal girdilere ve hayvan beslemede kullanılabilecek proteine dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje, Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) desteğiyle uygulanıyor. Çalışma kapsamında biyodönüşümden elde edilecek biyogirdinin düşük su gereksinimli ürünlerde kullanılması, böcek larvalarının ise yumurta tavuklarının beslenmesine yönelik protein üretiminde işlenmesi öngörülüyor. Proje sırasında elde edilen yeni malzemenin pitahaya ve bazı süs bitkileri üzerindeki kullanımı gözlemlendi. Proje koordinatörü Hugo Molina, tenebrioların şu anda başta balık ve sürüngen beslemesi olmak üzere küçük ölçekte kullanıldığını belirtti. Kaynağa göre böceklerin biyodönüşüm kapasitesi, küçük yapılarda yürütülebilen, yüksek üretim hacimlerine ulaşması hedeflenen ve düşük su tüketimi gerektiren bir süreç için değerlendiriliyor. FIA yetkilileri, girişimle organik atıkların yerel ölçekte değerlendirilmesini ve kurak bir bölgede kendi kendine yeten, sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturulmasını hedefliyor. Sistemin teknik, üretimsel ve ekonomik açıdan uygulanabilir olduğu gösterilirse, bölge dışından gelen girdilere bağımlılığın azaltılması, küçük ve orta ölçekli üreticilerin güçlendirilmesi ve benzer koşullara sahip başka bölgelerde uygulanabilecek bir model oluşturulması bekleniyor.

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde

Ayçiçeği, Arjantin genelinde 20 yılı aşkın sürenin ardından yeniden üreticilerin gündemine giriyor. Soya ve mısırın yayılmasıyla geri planda kalan ürün, bazı bölgelerde daha cazip hale gelen ekonomik denklem sayesinde üretim planlarına dönüyor; Córdoba bu eğilimin görüldüğü başlıca örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Gelişme, Córdoba kentinde düzenlenen Uluslararası Mısır Kongresi'nde de gündeme geldi. Ancak yeniden ekim kararı alan üreticilerin önemli bölümünün ayçiçeği konusunda yakın dönem deneyimi bulunmaması, güncel bilgilerin yenilenmesini zorunlu kılan bir zorluk oluşturuyor.

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor

Moldova, akıllı tarımı 2027’de ülke genelinde geliştirmeyi ve bu dönüşümü dijitalleşme, yapay zekâ ile bilimsel araştırmalarla desteklemeyi planlıyor. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, bazı üreticilerin hâlihazırda akıllı tarım teknolojilerinden yararlandığını, ancak bu uygulamaların ülke çapında ortak bir vizyon temelinde yürütülmediğini söyledi. Bakan, akıllı tarım kapsamında uydudan toprağa kadar farklı bilimsel imkânlardan yararlanılacağını belirtti. Tarım Bakanlığı, planlanan ulusal yaklaşımı desteklemek amacıyla Moldova tarımının modernizasyon olanaklarını inceleyen kapsamlı bir çalışma hazırlamak istiyor. Bilimsel araştırmalara dayandırılması planlanan çalışma için ülke içinden ve dışından ekiplerin belirlenmesine yönelik görüşmeler başlatıldı. Osmochescu, çalışmanın gelecek yıl haziran ayına kadar tamamlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Çalışmanın kapsamı yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmayacak. Bakanın açıklamasına göre bahçecilik, arıcılık ve kanatlı sektörleri de bilimsel temelli değerlendirmeye dâhil edilecek. Moldova’nın yaklaşımında dijital araçların yanı sıra yapay zekâ ve tarımda kullanılabilecek diğer bilimsel imkânlardan yararlanılması öngörülüyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı, temmuz ayında Roma’da Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde düzenlenen Küresel Akıllı Tarım Konferansı’na katıldı. Konferans, dijital ve jeo-uzamsal çözümlerin tarım sektörünün izlenmesinde, iklim risklerinin yönetiminde ve çiftçilere yönelik bilgilendirme ile destek hizmetlerinin geliştirilmesinde kullanılması konusunda uluslararası iş birliği ve deneyim paylaşımına olanak sağladı. Bakanın açıkladığı diğer hedef, tarım sayımının akıllı tarım ve sektörün dijitalleşmesiyle paralel yürütülmesi. Mevcut plana göre yeni genel tarım sayımı 2030’da yapılacak ve hazırlıklar Avrupa Birliği gereklilikleri doğrultusunda sürdürülecek. Moldova’nın 15 Mart-15 Nisan 2011’de gerçekleştirilen ilk genel tarım sayımında yaklaşık 903 bin tarım işletmesi kayda geçirilmişti. Ulusal İstatistik Bürosu, 2030 sayımı için idari ve istatistikî veri kaynaklarını hazırlarken 2027’de ilk kez Entegre Tarım Araştırması yapmayı planlıyor.

Kıbrıs’ta Çiftçiler Artan Girdi Maliyetleri İçin Destek İstedi
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Kıbrıs’ta Çiftçiler Artan Girdi Maliyetleri İçin Destek İstedi

Kıbrıs’taki Panagrotikos çiftçiler derneği, artan gübre ve bitki koruma ürünü maliyetlerini karşılayabilmeleri için hükümetten hedefli mali destek istedi. Derneğin Genel Sekreteri Anastasis Yiapanis, Tarım Bakanlığının Kıbrıs tarımının özel koşullarını dikkate alan bir destek programı hazırlayıp açıklaması çağrısında bulundu. Yiapanis, sürekli yükselen üretim maliyetlerinin tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini ve üretici gelirlerini tehdit ettiğini söyledi. Gübre ve bitki koruma ürünlerinde ithalata bağımlı olan Kıbrıs’ta ek taşıma ve tedarik maliyetlerinin çiftçilere yansıtıldığını belirten Yiapanis, üreticilerin desteklenmesinin gıda güvenliği, kırsal topluluklar, genel ekonomi ve yerli gıda üretimi için önemli olduğunu savundu. Çiftçilerin ayrıcalıklı muamele değil, ekonomik olarak yaşayabilir biçimde üretime devam edebilecekleri koşulları istediğini ifade etti.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tartışılırken Fransız Üreticiler OTP’nin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tartışılırken Fransız Üreticiler OTP’nin Korunmasını İstiyor

Fransız yağlı tohum ve protein bitkileri üreticileri, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne olası katılımının sektörde yaratabileceği baskılara karşı Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunmasını istedi. Fop ve Terres Univia Başkanı Benjamin Lammert, üreticilerin gelirlerinin kötü durumda olduğunu, sınırda koruma bulunmadığını ve soyanın GDO’suz üretim priminin tehdit altında olduğunu belirtti. Lammert, Ukrayna’dan gelebilecek ürün hacimlerinin Avrupa pazarında karşılanabilmesi için biyoyakıtlar ve soya küspesi üzerinden işleyen, hacimleri absorbe edebilecek Avrupa kuralları talep etti. Açıklamada, Fransız üreticilerin Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonu karşısında kırılgan olduğu vurgulandı.

Fas’ta 2026/2027 Tarım Kampanyası Hazırlıkları Başladı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta 2026/2027 Tarım Kampanyası Hazırlıkları Başladı

Fas’ın çeşitli bölgelerinde 2026/2027 tarım kampanyası için hazırlıklar başladı. Resmi başlangıcın ekim ayının ikinci yarısında yapılması beklenirken, ziraat mühendisi ve danışman Abdelmoumen Guennouni ekili alanların 5 milyon hektarı aşabileceğini öngörüyor. Bu rakam gerçekleşmiş alanı değil, profesyonel tahmini ifade ediyor. Kampanya öncesinde farklı üretim havzalarına uygun çeşitlerin bulunabilirliği temel endişelerden biri olarak öne çıkıyor. İşletmeler üzerindeki maliyet baskısı sürerken Guennouni, bazı sertifikalı tahıl ve baklagil çeşitlerine erişimde zorluk yaşandığını belirtiyor. Chaouia’daki tüccar Mohamed Mourtaki ise piyasanın bir önceki yıla göre daha iyi tedarik edildiğini söylüyor. Finans News Hebdo’ya göre bir milyondan fazla kental sertifikalı tohumun piyasaya sunulması bekleniyor. Ancak üreticiler açısından belirleyici olan yalnızca toplam tohum hacmi değil, parselin üretim koşullarına uygun çeşide erişim. Bu nedenle alımlar kesinleştirilmeden önce dağıtıcılarla bulunabilirliğin kontrol edilmesi öneriliyor. Güveni destekleyen bir diğer unsur, 21 Nisan 2026’da önceki kampanya için açıklanan yaklaşık 3,9 milyon hektarda 90 milyon kental civarındaki tahıl üretimi öngörüsü ve birkaç yıllık kuraklığın ardından su kaynaklarında bildirilen iyileşme oldu. Bununla birlikte 90 milyon kental, nihai hasat sonucu değil, o tarihteki tahmindi.

Rusya’da Gençlerde Yüksek Proteinli Süt Ürünlerine Talep Artıyor
Görsel kaynağı: Kommersant · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Gençlerde Yüksek Proteinli Süt Ürünlerine Talep Artıyor

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, Gelencik’te düzenlenen Bioprom forumunda yaptığı açıklamada, ülkedeki ergenler ile 30-35 yaşına kadar olan gençlerin gıdalarındaki protein miktarına daha fazla dikkat ettiğini söyledi. Lut, yüksek protein içeren süt ürünlerinin tüketiminin geçen yıl iki katına çıktığını, laktozsuz ürünlere talebin de arttığını belirtti. Bakanın açıklamasına göre üreticiler bu talebe uyum sağlamak için ürünlerini yeniden düzenlemeye başlıyor. Yüksek proteinli ürünler artık yalnızca sporcu beslenmesinde değil, günlük beslenmede de yer alıyor; talep süt ve fermente süt ürünleri, proteinli içecekler, barlar ve pratik atıştırmalıklarda yoğunlaşıyor. Protein konsantreleri ve izolatlarının kullanımı ise üretimi teknik açıdan zorlaştırırken maliyeti artırıyor. Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko da ek ürün ve vitaminlerin bilinçsiz kullanımına karşı uyarıda bulundu.

FAO ile İran’da Hurma Zararlıları ve Hastalıkları İçin İşbirliği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO ile İran’da Hurma Zararlıları ve Hastalıkları İçin İşbirliği

1 yayıncı · 5 haber · İncele

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile İran Tarımsal Eğitim ve Yayım Enstitüsü, hurma zararlıları ve hastalıklarının entegre yönetimine yönelik işbirliği mutabakatı imzaladı. Çalışmada FAO’nun teknik desteğiyle üretici ve uzmanlara bilgi aktarılması hedefleniyor. İran Tarımsal Eğitim ve Yayım Enstitüsü Başkanı Abolfazl Faraji, projenin yaklaşık iki ay önce başladığını söyledi. Tarımsal Araştırma, Eğitim ve Yayım Örgütü Başkanı Gulamrıza Gülmuhammedi ise projenin uygulamasının son yılında bulunduğunu belirtti. Kaynaklarda projenin zamanlamasına ilişkin bu iki ifade birlikte yer alıyor. Üç ay sürecek eğitim programında yaklaşık 1.720 üretici ve uzmana eğitim verilecek. Eğitimler hurma yaprak piresi, kırmızı palmiye böceği, hurma salkım kuruması ve odun zararlıları olmak üzere dört alana odaklanacak. Çalışma, Sistan ve Belucistan, Kirman, Hürmüzgan, Fars, Buşehr, Huzistan, Yezd, Güney Horasan ve İsfahan’da yürütülecek. Örnek bahçe ve tarlalar aracılığıyla bilgi ve teknolojinin diğer çiftçilere aktarılması planlanıyor. İran’ın yayım ağı 32 yönetim ve yaklaşık 1.450 tarım hizmet merkezinden oluşuyor. Yetkililere göre ülkedeki çiftçilerin yaklaşık %90’ını küçük üreticiler oluşturuyor; bu yapı, söz konusu üreticilerin bilgi ve teknolojiye erişiminde kullanılacak.

İran’da Hurma Zararlılarıyla Mücadele İçin 1.720 Üretici ve Uzman Eğitilecek
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hurma Zararlılarıyla Mücadele İçin 1.720 Üretici ve Uzman Eğitilecek

1 yayıncı · 3 haber · İncele

İran’da hurma üretimindeki dört önemli zararlı ve hastalığın entegre yönetimi için yaklaşık 1.720 üretici ve uzmanın eğitileceği bildirildi. Üç ay sürmesi planlanan eğitim programı, hurma üretiminin yoğun olduğu dokuz ilde yürütülecek. Programda hurma yaprak zararlıları, kırmızı palmiye böceği, hurma salkım kuruması ve odun delen zararlılar ele alınacak. Çalışma, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) uzmanları ile İran Bitki Koruma Kurumu, Bitki Koruma Araştırma Enstitüsü ve Tarım Araştırma, Eğitim ve Yayım Kurumunun iş birliğiyle hazırlandı. Dokuz ana hurma üretim ilinde oluşturulacak örnek bahçe ve tarlaların, edinilen bilgi ve teknolojinin diğer üreticilere aktarılmasında kullanılması öngörülüyor. İran Tarım Araştırma, Eğitim ve Yayım Kurumu Başkanı Gulamrıza Golmohammadi, projenin hurma zararlıları ve hastalıklarının entegre yönetimine ilişkin çalışmanın son yılında bulunduğunu belirtti. Golmohammadi, eğitim ve üreticilerin güçlendirilmesiyle bilgi ve teknolojinin üretim alanlarında uygulanmasını, diğer çiftçilerin de örnek bahçelerdeki deneyimlerden yararlanmasını hedeflediklerini söyledi. Golmohammadi’ye göre İran, hurma ekim alanı bakımından dünyada birinci, üretim bakımından üçüncü sırada yer alıyor. Hurmanın ülkenin iç üretimi ve ihracatı açısından önemli ürünlerinden biri olduğunu belirten yetkili, bu nedenle ürünün zararlı ve hastalıklardan korunmasına öncelik verildiğini kaydetti. FAO’nun İran temsilcisi ise projenin özellikle küçük üreticilere ulaşmayı ve bilimsel bilgiyle güncel teknolojilerin üretim alanlarına aktarılmasını amaçladığını bildirdi. İran’da hurma üretim alanlarını genişletme imkânının sınırlı olduğu, su kaynakları ve iklim değişikliğinin de üretim açısından güçlük oluşturduğu belirtildi. Proje kapsamında eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin, yeni alan açmak yerine mevcut üretimde verimliliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Polonya’da Elektronik Tarla Kaydında Tam Geçiş 2027’ye Ertelendi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Elektronik Tarla Kaydında Tam Geçiş 2027’ye Ertelendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da bitki koruma ürünleriyle yapılan uygulamaların elektronik ortamda kaydedilmesini öngören yeni standarda tam geçiş 1 Ocak 2027’ye ertelendi. Üreticiler 2026 boyunca uygulama kayıtlarını mevcut kurallara göre tutmayı sürdürecek. Polonya Bitki Koruma ve Tohum Denetimi Başmüfettişliği de 2026’da belge düzenleme kurallarının önceki yıllara göre değişmeyeceğini açıkladı. Mevcut kayıtlarda kullanılan bitki koruma ürününün adı, uygulama zamanı ve dozu, uygulamanın yapıldığı alan ve ürün ile en azından uygulama gerekçesi bulunması gerekiyor. Bu kapsam, tarımsal üreticiler ile bitki koruma ürünlerini profesyonel olarak kullanan diğer kesimler için geçerli kayıt yükümlülüklerini koruyor. 2027’de yürürlüğe girmesi beklenen yeni elektronik düzende kayıtların makine tarafından okunabilir formatta tutulması öngörülüyor. Sistemde ürün ve izin numarası, tarih, doz, konum, alan ve ürün bilgilerinin yanı sıra gerekli durumlarda BBCH gelişme dönemi de yer alabilecek. Polonya makamlarının profesyonel kullanıcılara konum tanımlama yöntemleri ile EPPO kodları ve BBCH dönemlerine ilişkin adlandırmaları sağlaması bekleniyor. Elektronik tarla kartı yaklaşımı, uygulama kayıtlarının tarlalar ve yapılan işlerle birlikte bitki koruma ürünleri kayıtları ve depo verileriyle ilişkilendirilmesini mümkün kılabilir. Böylece kullanılan ürünün stoktan düşülmesi ve maliyetinin ilgili tarımsal çalışmayla ilişkilendirilmesi amaçlanıyor. Kaynakta, bazı dijital sistemlerin belge ve tarla bilgilerini yapay zekâ desteğiyle okuyabildiği, ancak aktarılan verilerin kullanıcı tarafından doğrulanması gerektiği de belirtiliyor.

Kakheti’de Bağbozumu Zirve Döneminde
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Kakheti’de Bağbozumu Zirve Döneminde

Gürcistan’ın Kakheti bölgesinde bağbozumu zirve dönemine girerken bağların yaklaşık yarısı hasat edildi. Tarım Bakanı Davit Songulaşvili, sürecin organize ilerlediğini ve teslim edilen üzümlerin çoğunun yüksek kaliteli olduğunu söyledi. Bakan, mevcut veriler ile hasat tahminine dayanarak sezonun bağımsız Gürcistan tarihindeki en büyük ve kaliteli bağbozumlarından biri olabileceğini belirtti. Bu yıl ilk kez üzümün şeker oranına göre kalite farklılaştırması uygulanıyor. Saperavi’de şeker oranı en az %20 olan üzümün kilogramı 1,50 lari, %16-20 arasındaki üzümün kilogramı 1 lari, %16’nın altındaki üzümün kilogramı ise 0,50 lari olarak belirlendi. Rkatsiteli ve diğer şaraplık çeşitlerde fiyatlar, şeker oranına göre kilogram başına 1,30 lari, 0,90 lari ve 0,50 lari şeklinde uygulanıyor. Şarap işletmelerine şimdiye kadar 12 binden fazla üretici üzüm teslim etti; işlenen üründe başlıca pay Saperavi ve Rkatsiteli çeşitlerine ait. Gürcistan hükümetinin kararına göre fazla ürün olması halinde tüm üreticilerin hasadı depolanacak. Üzüm kabulünü Hasat Yönetim Şirketi yürütürken süreç, Gurcaani’deki bağbozumu koordinasyon merkezi tarafından koordine ediliyor. Nihai sonuç, kalan hasadın toplanması, teslim edilmesi, işlenmesi ve pazarlanmasının başarısına bağlı olacak.

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi

Avrupa Birliği ile Mercosur arasındaki ticaret anlaşması, Brezilya’yı Estonya gıda sektörü şirketleri için daha cazip bir ihracat pazarı haline getirdi. Altı Estonya şirketinden oluşan bir delegasyon, Brezilya’da yeni iş fırsatları aramak üzere ülkeye gidiyor. Estonya ayrıca balık ve süt ürünlerinin Brezilya pazarına girebilmesi için gerekli onay süreçlerini hızlandırmaya çalışıyor. Girişim, bu ürünlerin Brezilya’daki pazar erişimi için gereken koordine çalışmalarını da kapsıyor.

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor

Güney Afrika’da çiftçiler, şap hastalığı (FMD), yüksek girdi maliyetleri, daralan kâr marjları ve El Niño koşulları riskinin artırdığı mali baskıyla karşı karşıya. Agri SA Üst Yöneticisi Johan Kotzé, Farmer’s Weekly’ye verdiği röportajda üreticilerin yaşadığı finansal sıkıntıları ele aldı. Kotzé, ülkedeki şap hastalığıyla mücadeledeki eksikliklere ve hastalığa karşı eşgüdümlü yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekti. Geleneksel ticari koşullarda finansmana erişemeyen çiftçileri desteklemek için kalkınma finansmanına ihtiyaç olduğunu belirterek, örgütlü tarım ile hükümetin sektörün sürdürülebilirliği için uygun koşullar oluşturması gerektiğini söyledi.

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı

2 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya’da tavuk eti fiyatları üretici ve tüketici düzeyinde zıt yönlü bir görünüm sergiledi. 2026 Ekim ayının ilk haftasında tüketici fiyatı kilogram başına yaklaşık 40.501 Endonezya rupiahına yükselerek tüketici için belirlenen referans satış fiyatının (HAP) %0,33 üzerinde kaldı. Tarım Bakanlığı verilerine göre üretici fiyatı ise aynı dönemde kilogram başına yaklaşık 23.458 rupiaha geriledi ve üretici HAP’ının %6,17 altında kaldı. Endonezya İstatistik Kurumu (BPS), tavuk eti fiyatlarındaki artışın 217 ilçe ve şehirde görüldüğünü bildirdi. BPS yetkilisi Ateng Hartono, fiyatların hükümetin dikkatinde olduğunu belirtirken, Tarım Bakanlığı yetkilisi Makmun sorunun özellikle tüketici düzeyinde ve bölgeler arasındaki dağıtımda yoğunlaştığını söyledi. Makmun, üretici fiyatlarının HAP aralığında tutulduğunu, tüketici fiyatlarının ise bazı bölgelerde bu seviyenin üzerine çıktığını ifade etti. Üreticiler ise fiyat baskısına artan maliyetlerin eşlik ettiğini belirtti. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), broyler üretim maliyetinin kilogram başına 23.000-23.500 rupiaha çıktığını, kümes çıkışındaki canlı tavuk fiyatının 21.000-22.000 rupiah seviyesinde kaldığını açıkladı. Bu farkın üreticileri zarar riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildirildi. Yedi ila 21 günlük civcivler için başlangıç yeminin kilogram fiyatı 9.400 rupiahın üzerine çıkarken, normal fiyat 8.000-8.500 rupiah aralığında bulunuyordu. Civciv fiyatları da tavuk başına yaklaşık 6.000 rupiahtan 7.500-8.500 rupiah aralığına yükseldi. Üreticilere göre arz fazlası, kümes çıkışındaki pazarlık gücünü zayıflattı ve alıcıların fiyatları baskılamasına yol açtı. Cava’daki üretim merkezlerinde de benzer bir fark görüldü. Batı Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 22.500 rupiah, tüketici fiyatı 39.858 rupiah olurken, Orta Cava’da bu değerler sırasıyla 22.000 ve 40.056 rupiah olarak kaydedildi. Doğu Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 23.000, tüketici fiyatı ise 39.388 rupiah oldu. Makmun, Orta Cava’yı üretim merkezi olması ve buradan Cava’nın farklı bölgelerine sevkiyat yapılması nedeniyle tavuk fiyatlarında barometre olarak niteledi. Cava’da daha önce görülen fiyat baskısının hafiflediğini, ancak üretim merkezi olmayan bölgelerde sorunların sürdüğünü söyledi. Hükümetin uzun vadeli çözüm olarak hazırladığı entegre tavuk sanayileştirme programının Temmuz 2027’de tamamlanması hedefleniyor. Kaynakta üretici fiyatındaki haftalık değişim bir bölümde %3,27, Makmun’un açıklamasında ise %0,33 olarak verildiği için bu iki oran birbirinden ayrılarak aktarıldı.

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim

Endonezya Tarım Bakanlığı (Kementan), soya fiyatlarının yükselmesinde yerli üretimin ulusal ihtiyacı karşılamaya yetmemesinin etkili olduğunu açıkladı. Tofu ve tempe üreticilerinin kullandığı soyanın kilogram fiyatı 9.500 Endonezya rupisinden 11.600 rupiye çıkarken, üreticiler fiyat artışını ürün fiyatlarına tamamen yansıtmak yerine ürün boyutlarını küçültüyor. Kementan, yerli üretimi artırmak amacıyla 2026’da 50 bin hektarlık alanda soya tohumu desteği sağladı. Bu alanlardan 50 bin ton üretim bekleniyor. Tohum desteğine gübre ve pestisit yardımı da eklenirse üretimin 75 bin tonun üzerine çıkabileceği belirtildi. Bakanlık, desteği çiftçilerin üretim maliyetlerine katkı sağlayan bir teşvik olarak tanımladı. Bapanas yetkilisi Hermawan’a göre hükümetin Soya Tedarik ve Fiyat İstikrarı Programı (SPHP), fiyatların belirlenen Satış Referans Fiyatı’nı (HAP) aşması halinde uygulanacak; program fiyat her yükseldiğinde otomatik sübvansiyon olarak devreye girmeyecek. İthal soya için tüketici düzeyindeki HAP kilogram başına 12 bin rupi olarak belirlendi. Cava’da ortalama fiyat 11.623 rupiyle bu seviyenin altında kalırken, Doğu Endonezya’da ortalama fiyat 12.097 rupiye ulaştı. SPHP’nin 2026 uygulaması için Bulog’a görev verilmesini ve uygulama esaslarının hazırlanmasını sağlayacak yeni bir düzenleme planlanıyor.

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir
Görsel kaynağı: Vedomosti — Agroprom · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir

Rusya’da 2027 yılı tarımın geliştirilmesi ve tarım ürünleri piyasalarının düzenlenmesine yönelik devlet programı için 261,7 milyar ruble ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, 2026 bütçesinde öngörülen 302,2 milyar rubleye göre 40,5 milyar ruble ve %13,4 daha düşük. Tarım Bakanlığı temsilcisi, proje bütçesindeki rakamların ekonomik koşullar ile destek önlemlerine yönelik talebe göre netleştirilebileceğini belirtti. Ayrıca 2027–2029 döneminde, federal bütçedeki kaynaklara ek olarak sektörün durumuna göre finansman sağlanması planlanıyor.

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir

Brezilya’da mısırdan üretilen etanolün toplam etanol üretimindeki payının önümüzdeki 10 yılda %40-45’e ulaşabileceği bildirildi. Öngörü, Brezilya Ulusal Mısır Etanolü Birliği (Unem) İcra Kurulu Başkanı Amaury Pekelman tarafından paylaşıldı. Mısırın mevcut payı yaklaşık %30 olurken, şeker kamışından üretilen etanol %70’lik bölümünü oluşturuyor. Pekelman, mısır etanolü sektörünün son beş yılda yıllık ortalama %37 büyüdüğünü söyledi. Mısır ve şeker kamışından elde edilen etanolün nihai ürününün aynı olduğu, her iki türün de araçlarda doğrudan veya benzinle karıştırılarak kullanılabildiği belirtildi. Farklılıkların ise hammadde maliyeti, hammadde bulunabilirliği ve üretim tesislerinin yapısından kaynaklandığı aktarıldı. Esnek tesisler, piyasa koşullarına göre aynı birimde mısır veya şeker kamışı kullanabiliyor. Brezilya’da benzine katılan etanol oranı son yıllarda %27’den %32’ye yükseldi. Pekelman’a göre Combustível do Futuro yasası, yeni çalışmalar yapılması şartıyla karışım oranının %35’e çıkarılmasına izin veriyor. Yönetici, yeni yatırımlar açısından karışım politikasında öngörülebilirliğin önemli olduğunu belirterek, üreticilerin yatırımlarının geri dönüşüne ilişkin güvence aradığını ifade etti. Mısır etanolü üretimi, hayvan yemi olarak kullanılan kurutulmuş damıtık tahıl çözünürleri (DDG) ile mısır yağı gibi yan ürünler de sağlıyor. Pekelman, DDG’nin sığır, kanatlı ve balıkların beslenmesinde kullanıldığını söyledi. DDG kullanılan rasyonların, yalnızca mısıra dayalı beslemeye kıyasla besi sığırlarının gelişim süresini kısaltabildiğini belirtti. Etanol tesislerinin yayılması özellikle mısır üretimi ve hayvancılığın yoğun olduğu Brezilya’nın Orta-Batı bölgesinde gerçekleşti. Hammaddeye ve büyükbaş hayvan varlığına yakınlık, lojistik etkilerin azaltılmasına katkı sağladı. Pekelman, Maranhão ve Bahia’da da tesisler bulunduğunu, Güney bölgesinde ise buğdaydan etanol üretildiğini aktardı. Mısır etanolü için oluşan iç talebin, üreticilere iki ila dört yıllık tedarik sözleşmeleriyle yeni bir pazarlama seçeneği sunduğu belirtildi.

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı

Hollanda’da Amsterdam ile Lahey arasındaki turbalık ve bataklık arazilerde ülkenin ilk pirinç hasadı yapıldı. Sander Roeleveld’in yürüttüğü deneysel proje, deniz seviyesinin yaklaşık iki metre altında bulunan ve kanallarla bölünen arazilerde gerçekleştiriliyor. Bölgedeki su varlığı ile ısınan iklimin pirinç yetiştiriciliği için uygun koşullar oluşturduğu belirtiliyor. Çalışma şimdilik 0,6 hektarlık alanda yürütülüyor ve kısa taneli, özellikle suşi veya risotto yapımında kullanılabilecek yaklaşık üç ton pirinç elde edilmesi bekleniyor. Araştırmacılar, Hollanda iklimine en iyi uyum sağlayacak çeşitleri belirlemek amacıyla yaklaşık 30 farklı pirinç türünü inceliyor. Çeşitler arasında Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan kökenli olanlar da bulunuyor. Projenin amacı yalnızca tarımsal üretimi çeşitlendirmek değil. Hollanda’daki turbalık alanlar genellikle sığır yemi için çim yetiştirmek amacıyla kurutuluyor. Kuruyan turba her yıl milyonlarca ton karbon dioksitin atmosfere salınmasına, toprağın da bazı bölgelerde yılda birkaç santimetre çökmesine neden oluyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin bu arazilerin sürekli ıslak tutulmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Ancak bölgedeki üreticilerin temel gelir kaynağı yüzyıllardır süt hayvancılığı olduğu için projeye temkinli yaklaşılıyor.

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya ve Polonya, Karadeniz'deki deniz ablukası ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar sürerken, Ukrayna'nın tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha fazla taşımasına yardımcı olamayacaklarını bildirdi. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysoțki, Brüksel ziyareti sırasında Avrupa Birliği ülkelerinden ihracat için ek güzergâhlar açılmasını ve artan deniz taşımacılığı maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Vysoțki, durumu “son derece kritik” olarak nitelendirdi. Romanya Tarım Bakanı Tanczos Barna, ülkesinin kendi çiftçilerinin çıkarlarını önceliklendirdiğini söyledi. Ukrayna tahılının Romanya'ya ulaşan miktarı, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesiyle birleşerek limanlarda yoğunluk yaratıyor ve Rumen çiftçilerin kendi ürünlerini satmasını zorlaştırıyor. Bükreş yönetimi sınır geçişlerini kolaylaştırmak ve demir yolu bağlantılarını geliştirmek için Kiev ile bir mutabakat imzalasa da Barna, tren, kara yolu, demir yolu ve liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını belirtti. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transit geçişini artıracak bir değişiklik yapmayı planlamadığını açıkladı. Böylece Ukrayna'nın Avrupa'ya yönelik ihracatında kritik öneme sahip iki ülke, kendi üreticilerinin karşılaştığı lojistik ve satış sorunları nedeniyle daha fazla kapasite sunamayacaklarını ortaya koydu. Haberde, Polonya, Slovakya ve Macaristan'ın daha önce Ukrayna tahılı ithalatını yasakladığı da aktarılıyor. Vysoțki'ye göre Ukrayna ihracatının yarısından azı Avrupa'nın demir yolu, kara yolu ve nehir güzergâhlarından çıkabiliyor. Abluka sürerse bu yıl 35 milyon tona kadar tahıl ve diğer tarım ürününün ülkede mahsur kalabileceği belirtiliyor. Hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların alıcı bulamaması, çiftçilerin gelecek yılın mahsulü için sonbahar ekimlerini finanse etmesini de zorlaştırıyor. Vysoțki, durumun ilkbahara kadar devam etmesi halinde ekilen alanın %35-40 azalabileceğini söyledi. Avrupa Birliği ortak bir yanıtı dışlamıyor. Tarımdan sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi Christophe Hansen, küresel gıda güvenliği endişeleri nedeniyle sorunun ele alınması gerektiğini söyledi ancak somut bir taahhütte bulunmadı. Ukrayna, alternatif ihracat güzergâhları için Hollanda ve Almanya'daki limanları değerlendirirken, Almanya yönetimi bu rotaların güçlendirilmesi için Avrupa düzeyinde çaba gösterdiğini açıkladı. Krizin, Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl ticaretindeki rolü nedeniyle Avrupa dışındaki gıda arzını da etkileyebileceği ifade ediliyor.

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber
Veri haberi

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Yunanistan’ın Girit Adası’nda üç gün boyunca etkili olan şiddetli hava koşullarının ardından tarım alanları, kırsal yollar, altyapı ve ulaşım ağlarında oluşan hasarın belirlenmesi için çalışma başlatılması bekleniyor. Lasithi Platosu’nda geniş tarım alanları su ve çamur altında kalırken, patates üretimi ile diğer tarla bitkileri ve sebze yetiştiriciliği ağır darbe aldı. Bazı üreticiler arazilerine hâlâ ulaşamadığı için zararın boyutu kesin olarak ortaya konulamadı. Suların çekilmesinin ardından denetim ekiplerinin bölgeye giderek inceleme ve kayıt çalışmaları yapması planlanıyor. Çiftçiler, üreticiler ve temsilcilerinin, hızlı işlemler, ilk yardım ve tazminat içeren, Yunanistan’da Daniel fırtınası sonrasında uygulanan tedbirlere benzer bir destek talep etmesi bekleniyor. Kaynak, üreticilerin önlerinde zorlu aylar bulunduğuna dikkat çekiyor. Şiddetli yağışlar Girit’in farklı bölgelerinde de ulaşımı ve yerleşimleri etkiledi. Lasithi’de Ferma bölgesine giden yol ağır hasar gördü ve Makris Gialos yönündeki ulaşım kesildi. Acil durum araçlarının yanı sıra bölge ve belediye araçlarının alternatif güzergâhlardan geçebilmesi için çalışmalar yürütüldü. Kıyı kesiminde altyapı ve iletişim ağlarında hasar oluşurken itfaiye ekipleri su tahliyesi yaptı. Zonianá’da yerel nehir taştı; sel suları, çamur ve sürüklenen malzemeler dere yataklarını ve yolları kapattı. Köprü ve dere duvarlarında yıkımlar meydana gelirken, evler, avlular ve kaldırımlar da sudan zarar gördü. Psiloritis yamaçlarında otlatılan hayvanların taşkın sularına kapılarak öldüğü, bölgedeki hayvan yetiştiricilerinin yüzlerce hayvanını kaybettiğini bildirdiği aktarıldı. Girit’in farklı bölgelerinde etkili olan yağışlar nedeniyle Samaria Geçidi’nde sekiz kişi mahsur kaldı. Yağış ve su seviyesinin yüksek olması, kurtarma ekiplerinin güvenli şekilde ulaşmasını geciktirdi. Mahsur kalanların doktor, ilaç ve ihtiyaç malzemelerine sahip olduğu, iletişimlerinin sürdüğü ve su akışı tehlikeli olduğu sürece bulundukları yerden ayrılmamaları yönünde talimat aldıkları belirtildi. Yunanistan hükümetinden genişletilmiş bir heyetin Girit’e giderek hasarı ve ihtiyaçları değerlendirmesi planlandı. Ayrıca 1 Ekim 2026’dan itibaren etkili olan hava olayları için Avrupa Birliği’nin Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti haritalama sistemi etkinleştirildi. Uydu görüntülerinden üretilecek harita ve verilerin, acil durum yönetiminde görev alan kurumlara ücretsiz sağlanması bekleniyor.

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısında tavuk ve yumurta üretimi, fiyatlandırması ve piyasa düzenlemesi ele alındı. Komisyon sözcüsü Hüşeng Hadiyanpur, hane halkının tavuk tüketimindeki düşüşün piyasanın zayıflaması ve tavukların kupon sistemiyle dağıtımındaki sorunlardan kaynaklandığını söyledi. Devletin dağıtıcı mağazalara olan ödemelerini yapmaması da kupon sistemi üzerinden tavuk satışını olumsuz etkileyen unsurlar arasında gösterildi. Hadiyanpur, tavuk fiyatının yaklaşık üretim maliyetinin altına indiğini belirterek, piyasa koşulları dikkate alınırken sürdürülebilir üretimin de korunması gerektiğini ifade etti. Toplantıda, günlük civciv fiyatının kontrol altında tutulması için destek imkânlarının kullanılması ve gerekirse sübvansiyon ödenmesi yönündeki seçeneklerin incelenmesi kararlaştırıldı. Tavuk ve yumurta üreticilerinin sorunlarının hızla giderilmesinin, üretim döngüsünün aksamaması açısından gerekli olduğu belirtildi. Komisyon sözcüsü, üreticilerin kaygıları giderilmezse ileride civciv yerleştirmeye ilgi göstermeyebileceği uyarısında bulundu. Böyle bir gelişmenin önce günlük civciv arzını, ardından tavuk üretimini etkileyerek gelecekte fiyat artışına yol açabileceği ifade edildi. Bu nedenle günlük civciv fiyatının kontrolü ile üreticilerin sorunlarının çözülmesi birlikte ele alınacak. Toplantıda ayrıca gerçek üretim ve tüketim verilerinin güncellenmesi kararlaştırıldı. Üretim fazlası oluşması halinde Hayvancılık Destek Şirketi işbirliğiyle garantili veya anlaşmalı alım yapılması, imkân bulunursa fazla üretimin ihracatına yönelik planlama gerçekleştirilmesi değerlendirilecek.