ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

126 haber · Sayfa 3

Hindistan’da Mısır Bazlı Etanolün Alım Fiyatı Düşürüldü
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Mısır Bazlı Etanolün Alım Fiyatı Düşürüldü

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Hindistan’da petrol pazarlama şirketleri, 2026-27 etanol tedarik yılında mısır bazlı etanolün alım fiyatını litre başına 71,86 rupiden 68,86 rupiye düşürdü. Bu hammaddeden üretilen etanol için verilen teşvik de litre başına 5,79 rupiden 2,79 rupiye indirildi. Düzenleme, ülkenin etanol harmanlama programının başlamasından bu yana mısır bazlı biyoyakıtın alım fiyatında yapılan ilk düşüş oldu. Aynı dönemde C-Ağır Melas etanolünün alım fiyatı litre başına 57,97 rupi, hasarlı gıdalardan, yani kırık pirinçten üretilen etanolün fiyatı 64 rupi olarak korundu. Hindistan Gıda Kurumu’nun sattığı pirincin fiyatı ise litre başına 1,82 rupi artırıldı. Petrol pazarlama şirketleri ayrıca farklı hammaddelerden üretilecek 1.100 crore litre etanol için ilk ihaleyi açtı; miktarın 300’er crore litrelik bölümleri ilk iki çeyreğe, 250’şer crore litrelik bölümleri son iki çeyreğe ayrıldı. Şeker kamışı suyu veya şurubu ile B-Ağır Melastan üretilecek etanol için 2026-27 fiyatları açıklanmadı. Petrol pazarlama şirketleri, bu hammaddelerden üretilen etanolü satın almayacak. Kararın gerekçesi, iç tüketim için şeker arzını koruma ve üretimin hava koşulları nedeniyle baskı altında olduğu dönemde fiyat artışlarını sınırlama hedefiyle ilişkilendirildi. Tahıl bazlı damıtımevleri litre başına 3 rupilik indirime tepki gösterdi. Tahıl Etanol Üreticileri Birliği Başkanı CK Jain, daha düşük fiyatlı pirinç bazlı arzla birlikte mısır teşvikinin azaltılmasının mısır bazlı üretimin ekonomisini ve çiftçiler için oluşturduğu pazarı zayıflatabileceğini söyledi. Hindistan Şeker ve Biyoenerji Üreticileri Birliği ise şeker kamışı suyu ve B-Ağır Melas kısıtlamasını destekledi; ancak özel etanol tesislerine tanınan ayrıcalıklı tahsisatın sürdürülmemesi gerektiğini belirtti.

Belarus ve Küba Gıda Tedarikini Genişletmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber

Belarus ve Küba Gıda Tedarikini Genişletmeyi Görüştü

Belarus ile Küba, gıda ürünlerinin karşılıklı tedarikini genişletme olanaklarını görüştü. Görüşmelerde Küba pazarına Belarus şekeri, alkollü içecekleri ve şekerleme ürünlerinin gönderilmesi öne çıktı. Bu ürünlerin ada ülkesinin gıda güvenliğine katkı sağlayabileceği belirtildi. Taraflar ayrıca Belarus’taki şekerleme, konserve ve alkollü içecek sektörleri için Küba’dan mango, guava, papaya ve diğer egzotik meyvelerin püresi ile suyunun teminini ele aldı. Taşıma maliyetlerinin azaltılması ve deniz limanları üzerinden uygun sevkiyat güzergâhlarının oluşturulması da gündeme geldi. Somut sözleşmelere geçilmeden önce taraflar hammadde numunelerini laboratuvar analizleri ve tadımlar için paylaşacak. Süreç, kalite sonuçlarının ve ekonomik uygunluğun olumlu değerlendirilmesi koşuluna bağlı olacak.

Bebek Gıdası Poşetlerinde Şeker ve Kıvam Uyarısı
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bebek Gıdası Poşetlerinde Şeker ve Kıvam Uyarısı

Glasgow’da altı büyük süpermarkette yapılan incelemede, 16 üreticinin 298 bebek ürünü analiz edildi. Ürünlerin 178’i emzikli poşetlerdeydi. Bu poşetlerin %61’inde anne sütünden daha fazla şeker bulunurken, diğer bebek gıdalarında aynı oran %8 olarak belirlendi. İncelenen emzikli poşetlerin neredeyse yarısı sıvı kıvamdaydı; yalnızca %10’u bebeğin öğrenmesi gereken yumuşak gıda kıvamını taşıyordu. Tamamlayıcı bebek gıdalarında bulunması gereken tüm ölçütleri sadece 14 poşet, yani %8,5, karşıladı. Neredeyse üçte biri ise bu ölçütlerin hiçbirini karşılamadı. Araştırmacılar, tüm poşetlerin bir yaşından küçük bebeklere, üçte ikisinin de altı aylık bebeklere uygun olarak etiketlendiğini; bunun resmî tavsiyelerle farklı olduğunu belirtti. Emzikli poşetlerin genel olarak tamamlayıcı gıdanın arzu edilen özelliklerini taşımadığını ifade eden araştırmacılar, erken çocuklukta yüksek şeker tüketiminin uzun vadeli sağlık sonuçları olabileceği uyarısında bulundu. Yetkili kurumların farklı bir etiketlemeyi değerlendirmesi önerildi. Araştırmacılar ayrıca poşet içeriğinin kaşıkla verilmesinin, doğrudan emzikten içirilmesine göre daha uygun olduğunu; ilk katı gıdaların ise püre, ezilmiş gıda ve bebeğin eliyle alabileceği parçalar şeklinde aşamalı sunulması gerektiğini aktardı.

Ukrayna-Türkiye Anlaşmasıyla Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergileri Azalıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna-Türkiye Anlaşmasıyla Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergileri Azalıyor

Ukrayna-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girerken Türkiye, Ukrayna'nın ihracat ürünleri nomenklatürünün yaklaşık %95'ini kapsayan 10.337 tarife pozisyonunda ithalat vergilerini kaldırıyor. Anlaşma, tahıl, yağlı tohum ve işlenmiş tarım ürünleri dahil geniş bir ürün grubunun Türkiye pazarına erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Uygulama iki ülke açısından eş zamanlı başlamıyor. Ukrayna ürünlerine yönelik kolaylıklar 1 Ekim 2026'da uygulanırken, Türkiye menşeli ürünlerin Ukrayna'ya ithalatındaki tarife tercihleri 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek. Böylece Ukraynalı ihracatçılar yeni koşullarda Türkiye pazarına erişimde üç aylık bir zaman avantajı elde edecek. Soya, kolza, bezelye, nohut, mercimek, fasulye, soya küspesi, yağlı tohum küspeleri, kepek ve yem konsantreleri bazı kategorilerde gümrüksüz ve miktar sınırlaması olmadan ihraç edilebilecek. Anlaşma, diğer tarım ürünlerinde kısmi bir serbestleşme de öngörüyor. Bu kapsamda 1.348 tarife pozisyonu için gümrüksüz veya indirimli tarife kontenjanları belirlendi ve temel vergilerde %20 ile %50 arasında indirim imkânı sağlandı. Bu düzenlemeler buğday unu, tereyağı, peynir, süt tozu, sığır ve kanatlı eti, yumurta, bal, şeker, domates salçası ve meyve suları gibi ürünleri kapsıyor. Ayçiçeği tohumu ihracatında ise yıllık 50.000 tonluk gümrüksüz kontenjan uygulanacak; tahsis ilk gelen ilk alır esasına göre yapılacak ve kontenjanı aşan miktarlara Ukrayna'nın %10'luk standart ihracat vergisi uygulanacak. Pan-Avrupa-Akdeniz menşe kuralları, gerekli menşe şartları ve belgeler karşılandığında Türk hammaddeleriyle Ukrayna'da üretilen malların Avrupa Birliği'ne tercihli rejimle ihraç edilmesine imkân verebilir. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığı, yeni koşulların üreticilerin rekabet gücünü ve ihracat gelirlerini artırmasının amaçlandığını bildirdi. 2025'te iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2,8 milyar dolara ulaşırken Ukrayna'nın Türkiye'ye tarım ihracatı 7,9 milyon ton ve 2,2 milyar doların üzerinde gerçekleşti.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

AB, Ukrayna Tarım Ürünleri İçin Koruma Önlemi Uygulamayacak
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber

AB, Ukrayna Tarım Ürünleri İçin Koruma Önlemi Uygulamayacak

Avrupa Komisyonu, Ukrayna’dan gelen tarım ve gıda ürünlerinin Romanya gibi bazı pazarlarda oluşturduğu baskıyı azaltmak amacıyla koruma önlemleri uygulamayacağını bildirdi. Açıklama, Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten sorumlu Komisyon üyesi Maroš Šefčovič’in bir parlamentere verdiği yanıtta yer aldı. Komisyon, 29 Ekim 2025’ten beri yürürlükte olan AB-Ukrayna Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması’nın istikrarlı ve öngörülebilir bir rejim sunduğunu belirtti. Anlaşma; şeker, kanatlı eti, yumurta, buğday, mısır ve bal gibi hassas ürünlerde erişimi sınırlı artışlarla düzenliyor.

Hindistan, Tarım Arazilerinde Güneş Enerjisi İçin Teşvikleri Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: The Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan, Tarım Arazilerinde Güneş Enerjisi İçin Teşvikleri Değerlendiriyor

Hindistan merkezi hükümeti, tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretiminin aynı arazide yapılmasını sağlayan agrivoltaik projeleri teşvik etmek için mali destek seçeneklerini değerlendiriyor. Yeni ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı (MNRE), eyaletlerin bu sistemi benimsemesini destekleyecek olası bir merkezi sektör planı için Maliye Bakanlığı ile görüşüyor. Agrivoltaiklerin ülkedeki potansiyeli 1-2 teravat, yani 1.000-2.000 gigavat olarak tahmin edilirken Hindistan’ın mevcut kurulu güneş kapasitesi 171 gigavat seviyesinde bulunuyor. Teşviklerin tarım sektöründe güneş enerjisini destekleyen mevcut PM-KUSUM programı kapsamında mı, yoksa bağımsız bir planla mı sağlanacağı henüz kesinleşmiş değil. Sistem, tarım arazilerinin üzerine yükseltilmiş yapılarla güneş panelleri kurulmasını ve çiftçilerin panellerin altında ekim ile rutin tarımsal faaliyetlerini sürdürmesini öngörüyor. Panellerin genellikle yerden yaklaşık 3,5-4 metre yükseğe kurulması, tarım makinelerinin kullanımına alan bırakıyor. Ancak ek sivil ve yapısal altyapı nedeniyle agrivoltaik projelerin geleneksel zemine kurulu güneş santrallerinden %25-30 daha pahalı olduğu belirtiliyor. MNRE Sekreteri Santosh Kumar Sarangi, değerlendirilen teşviklerin bu maliyet farkının yaklaşık %25’lik bölümünü karşılamasının hedeflenebileceğini söyledi. Sarangi’ye göre uygulama, güneş kapasitesinin %85’inin beş eyalette toplandığı Hindistan’da üretimin diğer eyaletlere yayılmasına yardımcı olabilir. Böylece iletim hatları, geçiş hakkı ve arazi edinimiyle ilgili sorunların azaltılması ve elektriğin üretildiği eyalette tüketilmesi amaçlanıyor. Agrivoltaiklerin özellikle tarım dışı arazisi az olan eyaletlerde, gıda güvenliğinden ödün vermeden güneş enerjisi kurulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Hükümetin ilk değerlendirmelerine göre sistem meyveler ve yapraklı sebzeler için uygun görülürken pirinç ve şeker kamışı için uygun bulunmadı.

Almanya Şekerli İçeceklere Vergi Getiriyor
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

Almanya Şekerli İçeceklere Vergi Getiriyor

Almanya hükümeti, daha sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek amacıyla şekerli içeceklere vergi getirecek. Uygulamanın 1 Temmuz 2027’de başlaması planlanıyor. 100 mililitresinde en az 5 gram şeker bulunan içecekler için vergi 26 sent olacak; şeker miktarı en az 8 grama çıktığında oran 32 sente yükselecek. Yılda 1 milyon litreden az şekerli içecek üreten üreticiler vergiden muaf tutulacak. Ancak bu istisna, fiilen devlet yardımı sayılabileceği için Avrupa Komisyonunun onayına bağlı olacak. Düzenlemenin tam olarak yürürlüğe girdiğinde 900 milyon avro gelir sağlaması bekleniyor.

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Tarım Bakanı Dragan Glamočić, Dünya Gıda Günü dolayısıyla ülkenin önemli tarım potansiyeline sahip olduğunu, bu potansiyelin iklim değişikliği ve dünya piyasalarındaki istikrarsızlık koşullarında korunup geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Glamočić, yerli tarımın korunmasını, üreticilerin desteklenmesini ve vatandaşların güvenli, kaliteli gıdaya erişmesini savundu. Bakan, güvenli gıda üretiminin çiftçilerin emeği, bilgisi ve çalışmasına bağlı olduğunu belirterek tarım işletmelerinin gelişebileceği ve üreticilerin emekleriyle geçinebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Dünya Gıda Günü için belirlediği “Bugün inovasyonla yarını besliyoruz” sloganı da bilgi, inovasyon ve çağdaş teknolojilerin önemine işaret ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre gıda kalite standartlarını geliştirmek ve tüketicilerin yanıltılmasını önlemek amacıyla yeni düzenlemeler yapıldı. Meyve suları ve benzeri ürünlerde bileşim, üretim ve etiketleme kuralları ayrıntılandırılırken düşük şekerli meyve suyu kategorileri oluşturuldu ve bazı nektarlarda şeker ile bal ilavesine sınırlar getirildi. Reçel, jöle, marmelat ve pekmezde asgari meyve oranları artırıldı. Yeni kurallar 1 Ocak 2028’de uygulanmaya başlayacak.

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), altı aya kadar bebeklere yönelik gıda ürünlerine sukroz ve fruktoz eklenmesini yasaklamayı önerdi. Düzenleme henüz öneri aşamasında bulunuyor ve ne zaman yürürlüğe gireceği ya da nihai kurala dönüşüp dönüşmeyeceği belirtilmiyor. FSSAI, önlemin bebeklerin eklenmiş şekerlere maruziyetini azaltmayı ve çocukluk çağı obezitesiyle bağlantılı sağlık risklerini ele almayı amaçladığını açıkladı. Mevcut kurallarda bebek beslenmesi ürünlerinde laktoz ve glikoz polimerleri tercih edilen karbonhidrat kaynakları olarak tanımlanıyor. Sukroz ve fruktoz ise gerektiğinde, belirlenmiş sınırlar içinde eklenebiliyor. Mevcut düzenlemeler doğumdan 24 aya kadar çocuklara yönelik ürünlerin besin bileşimi, kalite ve güvenlik standartlarını kapsıyor. Öneri, Hindistan’da yoğunlaşan gıda güvenliği denetimleri sırasında gündeme geldi. FSSAI ve bazı eyalet düzenleyicileri son aylarda kontrolleri artırırken baskınlara ilişkin fotoğraf ve videoları kamuoyuyla paylaştı; bazı yerel ve markalı restoranların faaliyetleri de durduruldu. The Lancet’te yayımlanan bir araştırmaya göre ülkede 2021’de 180 milyon aşırı kilolu veya obez yetişkin bulunuyordu; bu sayının 2050’de 450 milyona ulaşacağı öngörüldü. FSSAI ayrıca daha önce, tek bir kaygı verici besin maddesinin sınırı aşması halinde uyarı etiketi zorunluluğu getirilmesini önermişti.

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Gıda Fiyatlarıyla %11,38’e Çıktı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Gıda Fiyatlarıyla %11,38’e Çıktı

Pakistan’da kısa vadeli enflasyon, 15 Ekim’de sona eren haftada yıllık bazda %11,38’e yükseldi. Pakistan İstatistik Bürosu tarafından açıklanan resmi verilere göre artışta büyük ölçüde gıda fiyatları etkili oldu. Kısa vadeli enflasyonu izleyen Hassas Fiyat Endeksi (SPI) ise haftalık bazda %0,04 geriledi. Endeks, 17 şehirdeki 50 piyasadan toplanan 51 temel ürün ve hizmetin fiyatlarıyla hesaplanıyor. İzlenen ürünlerin 23’ünde fiyat artışı görülürken yedi ürün ucuzladı, 21 ürünün fiyatı değişmedi. Kaynağa göre kısa vadeli enflasyon birkaç haftadır çift haneli seyrediyor. Hükümetin petrol vergisini düşürmemesi ve petrol ile motorin fiyatlarındaki artışların sürmesi, enerji maliyetlerini yükselterek gıda fiyatlarına da baskı yaptı. Haftalık bazda en yüksek artış gram bakliyat, buğday unu ve tavuk fiyatlarında kaydedildi; domates, soğan ve muz fiyatları ise geriledi. Yıllık karşılaştırmada soğan fiyatı %75,19, buğday unu %35,13 ve tavuk %20,77 arttı. Buna karşılık domates fiyatı %63,65, patates %39,93 ve şeker %23,20 düştü.

Birleşik Krallık’ın AB’ye Gıda ve İçecek İhracatı Brexit Sonrası Üçte Birden Fazla Düştü
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ın AB’ye Gıda ve İçecek İhracatı Brexit Sonrası Üçte Birden Fazla Düştü

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’ne gıda ve içecek ihracatı, Brexit’ten bu yana üçte birden fazla geriledi. Ulusal Çiftçiler Birliği’nin (NFU) HMRC verileri üzerinden yaptığı analize göre temmuzda biten yıldaki ihracat, 2019’un aynı dönemiyle karşılaştırıldığında özellikle şeker, kanatlı hayvan, yumurta ve patates üreticilerini etkiledi. Şeker ihracatı %70 azalırken, ilk yedi aya ait verilerde kanatlı hayvan ihracatı %53, şekerleme ve fırıncılık sektörlerine satılan yumurta ve yumurta ürünleri ihracatı %65 düştü. 2019-2025 arasındaki tam yıl verileri, yumurta ve yumurta ürünlerinde daha büyük bir gerilemeye işaret etti; bu ihracat kalemi söz konusu dönemde %74 azaldı. NFU Başkanı Tom Bradshaw, AB’nin geçen yıl Birleşik Krallık’ın tarım-gıda ihracatının %68’ini oluşturan en büyük ticaret ortağı olduğunu, ancak ticaret hacimlerinin 2019’dan bu yana üçte birden fazla düştüğünü söyledi. İhracatçılar, Brexit sonrasında tüm gıda sevkiyatları için gümrük evrakı ve her ürün için ayrı kod gerektiğini belirtiyor. Bahçe bitkileri sektörü de ticaret engellerinden etkilendi. Eşdeğer standartlar üzerinde uzlaşılamaması nedeniyle, çoğunlukla İskoçya’dan gelen tohumluk patateslerin AB’ye ihracatı yasaklandı. Bahçe bitkileri ihracatı %50’den fazla düşerken, İskoçya Brexit öncesinde Avrupa’ya yılda yaklaşık 20.000 ton tohumluk patates gönderiyordu. Sıhhi ve bitki sağlığı kontrollerini kolaylaştıracak anlaşma mayısta büyük ölçüde kabul edildi; değişikliklerin gelecek yaz yürürlüğe girmesi bekleniyor, ancak temel ayrıntılar henüz kesinleşmedi.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

Azerbaycan’da Tarım Üretimi Dokuz Ayda %1,1 Arttı
Görsel kaynağı: SIA · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’da Tarım Üretimi Dokuz Ayda %1,1 Arttı

Azerbaycan’da ocak-eylül döneminde 11 milyar 905,3 milyon manat değerinde tarım ürünü üretildi. Devlet İstatistik Komitesi verilerine göre toplam üretim geçen yılın aynı dönemine göre %1,1 arttı. Hayvancılık ürünleri üretimindeki artış %1,9, bitkisel üretimdeki artış %0,5 oldu. Hasat çalışmaları sürerken 1 Ekim’e kadar tarlalardan 3 milyon 420,3 bin ton tahıl ve baklagil toplandı; bu miktar yıllık bazda %8,2 artışa işaret etti. Şeker pancarı hasadı %40,5 artarak 205,9 bin tona çıktı. Buna karşılık sebze hasadı 1 milyon 583,2 bin tona, patates hasadı 864,8 bin tona, üzüm hasadı ise 156,4 bin tona geriledi.

Bazı Ultra İşlenmiş Gıdalarla Bağırsak Kanseri Riski Arasında Düşüş İlişkisi
Görsel kaynağı: Daily Mail · Özgün haber
Veri haberi

Bazı Ultra İşlenmiş Gıdalarla Bağırsak Kanseri Riski Arasında Düşüş İlişkisi

Araştırmacılar, tahıl gevreği ve şekerli yoğurtlar gibi bazı ultra işlenmiş gıdaların bağırsak kanseri riskini %25 azaltabileceğine işaret eden veriler bulunduğunu bildirdi. Kaynakta bu ürünlerin söz konusu riskle ilişkisi daha düşük yönlü aktarılıyor. Aynı değerlendirmede sosis ve şarküteri ürünleri gibi işlenmiş etlerin hastalığa yakalanma riskinde %8 artışla ilişkilendirildiği belirtildi. Böylece farklı ultra işlenmiş gıda türleri için risk yönünün aynı olmadığı ifade ediliyor.

Euskadi’de 2026 OTP Yardımlarının 26,6 Milyon Avroluk Avansı 16 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Euskadi’de 2026 OTP Yardımlarının 26,6 Milyon Avroluk Avansı 16 Ekim’de Başlıyor

İspanya’nın Euskadi bölgesinde 2026 yılı Ortak Tarım Politikası (OTP) doğrudan yardımlarının 26,6 milyon avroluk avansı 16 Ekim’den itibaren ödenmeye başlayacak. Ödeme takvimini Bask Tarım Departmanı açıkladı. Ödemeler, belirlenen kontrolleri geçen dosyalar için sonuçlandırılacak. Avansın başlıca kalemleri arasında sürdürülebilirlik için temel gelir desteği, yeniden dağıtım desteği ve genç çiftçilere yönelik ek ödeme bulunuyor. Bu kapsamda sırasıyla 12,6 milyon, 2,7 milyon ve 766.480 avro ayrıldı. Hayvancılık destekleri içinde et sığırı yetiştiren ekstansif işletmelere 2,5 milyon avro, sürdürülebilir süt sığırcılığı üretimine 1,9 milyon avro ve ekstansif otlatmaya 2,4 milyon avro ödenecek. Paket ayrıca sürdürülebilir bitkisel protein ve şeker pancarı üretimini destekliyor. Avans kapsamında otlatma, sürdürülebilir biçim, meralarda biyolojik çeşitlilik, doğrudan ekim, iyileştirici türlerle münavebe, bitkisel örtü ve biyolojik çeşitlilik alanlarına ilişkin tarımsal-çevresel tedbirler de yer alıyor. Yardımın %90’ına kadarının aralık ayının ilk yarısında ödenmesi planlanıyor. Ekim avansını alan dosyalar için bu ödeme %15’lik ek tutar anlamına gelecek; ekim ayında bekletilen ve aralık ödemesine alınabilecek dosyalara ise %90 tek seferde verilecek.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

Arjantin’de Gıda Fiyatları Mayıs’tan Bu Yana En Yüksek Haftalık Artışı Kaydetti
Görsel kaynağı: El Destape · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Gıda Fiyatları Mayıs’tan Bu Yana En Yüksek Haftalık Artışı Kaydetti

Arjantin’de gıda fiyatları ekimin ikinci haftasında %1,03 arttı. Eco Go’nun perakende fiyat araştırmasına göre bu oran, mayıstan bu yana kaydedilen en yüksek haftalık artış oldu. Araştırmada 9 Ekim Cuma gününe kadar derlenen verilerde genel fiyat düzeyi %0,32 yükselirken, gıda ve alkolsüz içecekler bu artışa 0,28 puan katkı yaptı. Böylece haftalık genel artışın yaklaşık tamamı gıda grubundan kaynaklandı. Gıda fiyatlarındaki değişim, ekimin ilk haftasında görülen %0,05’lik düşüşün ardından yönünü yeniden yukarı çevirdi ve genel fiyat düzeyindeki artışın üç katını aştı. İncelenen 10 grubun yedisi zamlanırken, beş grubun artışı gıda ve alkolsüz içecekler bölümünün ortalamasını geçti. En yüksek haftalık artış alkolsüz içeceklerde %3,17, sebzelerde %1,90, infüzyon ürünlerinde %1,75 ve etlerde %1,30 olarak ölçüldü. Şeker ve tatlılar %3,27, meyveler ise %0,4 geriledi. Et fiyatları perakende kanalda %1,3 yükseldi. Kanatlı eti %2,3, sığır eti %1,2 arttı. Toptan et fiyatları da ikinci hafta üst üste %1,3 yükselerek iki haftada %2,7’lik artışa ulaştı. Meyvelerde ise perakende fiyatlar %0,4 düşerken toptan piyasa %4,1 arttı ve iki haftalık yükseliş %8,7’ye çıktı. Eco Go, bu farkın önümüzdeki haftalarda tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti. Eco Go, ekim ayı enflasyon tahminini bir hafta önceki %1,7’den %1,8’e çıkardı. Tahmin, ayın kalan haftalarının her birinde %0,5’lik artış varsayımına dayanıyor. Ekim ayının ilk iki haftasında fiyatlar toplam %1,21 artarken, aylık projeksiyonda gıda fiyatlarının %2,4 yükselmesi bekleniyor.

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı

Slovakya'da yayımlanan gıda güvenliği bilgilendirmesinde, doğru depolama ve işleme uygulamalarının gıdaların güvenliği ile kalitesini koruduğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Tüketicilere, ürün ambalajındaki saklama sıcaklığı ve koşullarına uyma, çabuk bozulan gıdaları satın aldıktan sonra buzdolabına koyma, tüketme veya işleme çağrısı yapıldı. Salmonella ve Campylobacter gibi mikroorganizmaların çoğalmasını ve yayılmasını sınırlamak için sıcaklık zincirinin korunması gerektiği aktarıldı. Yumurta, çiğ et ve et ürünleri, meyve, sebze ve yarı mamuller çabuk bozulan gıdalar arasında sayılırken pirinç, makarna, un, şeker, yağ, sirke ve konserve ürünlerinin farklı depolama gereksinimleri olduğu kaydedildi. Pişmiş yemeklerin buzdolabı dışında iki saatten fazla bırakılmaması, özellikle çorba, sos ve et suyu gibi su içeriği yüksek yemeklerin oda sıcaklığında daha hızlı bozulabileceği uyarısı yapıldı. Taze gıdalarda etiketlerde belirtilen sıcaklığın genellikle 2 ila 8 °C arasında olduğu belirtildi. Çapraz bulaşma riskine karşı çiğ ve hazır gıdaların ayrı tutulması, çiğ et veya balık sularının doğrudan tüketilecek gıdalara temas etmemesi ve kapalı kapların kullanılması önerildi. Dondurulmuş gıdaların buzdolabında yavaşça çözdürülmesi, çözüldükten sonra kısa sürede işlenmesi ve yeniden dondurulmaması gerektiği bildirildi. Çiğ et için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılması da tavsiye edildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen Safe2Eat kampanyasına ortak ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğu aktarıldı.

Kazakistan’da Çocuk Obezitesine Karşı Reklam ve Etiket Düzenlemesi Önerisi
Görsel kaynağı: Kursiv · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Çocuk Obezitesine Karşı Reklam ve Etiket Düzenlemesi Önerisi

Kazakistan Kurultayı milletvekili Askat Aimagambetov, çocukluk çağı obezitesiyle mücadele için parlamentodaki komite ve Adalet fraksiyonundaki çalışma arkadaşlarıyla uzmanların katkısıyla bir değişiklik paketi üzerinde görüşüldüğünü açıkladı. Öneriler arasında çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamlarının sınırlandırılması, yüksek şeker, tuz ve trans yağ içeren ürünlere zorunlu uyarı etiketi getirilmesi ve bu ürünlerin çocuk kurumlarında satışının kısıtlanması bulunuyor. Milletvekili ayrıca meyve ve sebzelerde KDV’nin diğer gıdalara göre daha düşük tutulmasını gündeme getirdi. Aimagambetov’a göre yalnızca halkı doğru beslenme konusunda bilgilendirmek yeterli değil; insanların ürün seçtiği koşulların da değiştirilmesi gerekiyor. Benzer fikirlerin önceki yıl ortaya atıldığını, ancak o dönemde hükümet tarafından desteklenmediğini belirten milletvekili, vergi önlemleri dahil diğer tedbirlerin sonraki aşamada tartışılmasını öneriyor. Paketin ne zaman yasalaşacağına veya uygulanacağına ilişkin bir tarih açıklanmadı. Milletvekili, yaklaşımını uluslararası örneklerle destekledi. Aktardığına göre Birleşik Krallık’ta 1992-2020 döneminde obeziteyle mücadele için 14 devlet programı ve 689 ayrı önlem uygulandı; ancak İngiltere’de obezitenin yaygınlığı 1990’ların başından bu yana iki katına çıktı ve 11 yaşındaki yaklaşık her beş çocuktan birinde obezite görülüyor. Aimagambetov, Meksika’da 2020’de uygulanan uyarı etiketlerinin ardından satılan ürünlerin kalori miktarının %15, eklenmiş şeker içeriğinin %25 azaldığını söyledi. Ona göre etkinin yaklaşık %90’ı, üreticilerin ürün bileşimlerini değiştirmesinden kaynaklandı ve satış hacmi düşmedi. Milletvekili ayrıca Avrupa’daki daha düşük meyve-sebze KDV’sinin sağlıklı beslenmeyi vatandaşların harcamalarını önemli ölçüde artırmadan erişilebilir kılabileceğini savundu.

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı

Moldova, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 60,5 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. İhracat hacmi 2025’in aynı dönemine göre %9,5 artarken, ihracat değeri 719,3 milyon Moldova leyine yükseldi ve yıllık artış %19,6 oldu. Ortalama ihracat fiyatı da 11,89 ley/kg’ye çıkarak geçen yılın aynı dönemindeki 10,89 ley/kg seviyesinin %9,2 üzerine çıktı. Buna karşın fiyat artışı tarım üreticilerinin gelirlerine aynı ölçüde yansımadı. Taşıma tarifeleri geçen yıla göre iki katına çıktı ve ihracat sözleşmelerinin çoğunda ürünün alıcıya kadar teslim edilmesi, fiyat farkının önemli bölümünün lojistik giderlerine gitmesine neden oldu. Bu nedenle çiftlik kapısındaki net fiyatın önceki sezona yakın kaldığı belirtildi. İhracatın yaklaşık %85’i Türkiye ve Romanya’ya yapıldı. Türkiye 27,6 bin tonla başlıca varış noktası olurken, Romanya’ya 23,8 bin ton gönderildi. Polonya ve Almanya’ya yapılan sevkiyatlarda ise gıda ve şekerleme sanayisine yönelik tohumların payı nedeniyle, yağ işleme amacıyla gönderilen ürünlere kıyasla daha yüksek fiyatlar görüldü. Karayolu taşımacılığı, 37,2 bin ton ve toplam ihracatın %61,5’iyle ana taşıma yöntemi oldu. Eylül ayında Giurgiulești Limanı üzerinden 22,6 bin ton sevk edildi. Ancak Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin yaklaşık 4 metreye düşmesi nehir taşımacılığını sınırladı; Karadeniz havzasındaki güvenlik riskleri ve düşük mavna bulunabilirliği de maliyetleri artırdı. Bazı tüccarların alım sözleşmeleri bulunmasına rağmen ürünlerin çiftçi depolarında kaldığı ve bu durumun yeni alımları yavaşlattığı aktarıldı.

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu

Belçika’da şeker pancarı hasadında verimler ortalamaların altında kaldı. Gembloux bölgesindeki çiftçi Thomas Feuillein, yaz boyunca etkili olan kuraklığın pancarların yeterli su alamamasına, hacim ve ağırlık kazanamamasına yol açtığını söyledi. Longchamps’taki pancar üreticileri sendikası başkanı Thierry Masson da bu yılki düşük verimi kuraklığa bağladı. Hasadın başında pancarlardaki şeker oranının iyi olduğu belirtildi. Rafineriye teslim için en az 17 şeker oranı gerekiyor ve daha yüksek oran, düşük ağırlığın yol açtığı kaybı kısmen telafi edebiliyor. Buna rağmen Masson, ekonomik kaybın %20’ye ulaştığını ifade etti. Mart-nisan döneminde yapılan erken ekim ise köklerin toprakta daha derine inerek su ve besin araması için daha fazla zaman bulmasını sağladı. Yağışların pancarların büyümesine katkı sunabileceği, ancak hasat döngüsünün sonuna gelindiği için ürünü kurtaramayacağı belirtildi. Thierry Masson’a göre geç yağış, bitkinin yeni yapraklar oluşturmasına ve mevcut şeker oranının düşmesine neden olabilir. Bu nedenle hasadın önceki yıllara göre yaklaşık bir ay daha kısa sürmesi ve tarlalardaki çalışmaların aralık sonu ya da ocak başında tamamlanması bekleniyor. Raffinerie Tirlemontoise’den Kristof Vrancken, hasat süresindeki kısalmayı düşük verimin yanı sıra pancar ekim alanındaki azalmaya bağladı. Alanın küçültülmesinin arzı ve üretilen pancar miktarını azaltarak fiyatları destekleme amacı taşıdığı aktarıldı. Dünya şeker fiyatları yükselirken Avrupa’da aynı eğilimin görülmediği, rafine şeker tüketimindeki düşüşün bu ayrışmada etkili olduğu belirtildi. Çiftçiler, verim ve rafineri fiyatlarının birlikte yetersiz kalması halinde pancar alanlarının daha da daralabileceği ve daha kârlı ürünlere yönelimin artabileceği uyarısında bulundu.

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı
Görsel kaynağı: Fax News — Faxweb · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı

Arnavutluk'ta tüketicilerin temel gıda ve hijyen ürünlerinin fiyatlarını karşılaştırabilmesi için “Pasqyra e Çmimeve” platformu kullanıma açıldı. Platformda fiyatlar 13 kategori kapsamında 155 satış noktasında doğrulanabiliyor. Süpermarketlerin güncel fiyatları paylaşmasıyla tüketicilerin alışveriş öncesinde daha ucuz satış noktalarını görmesi ve maliyetleri karşılaştırması amaçlanıyor. Ekonomi Bakanı Delina Ibrahimaj, girişim kapsamında 212 ürünün sabit fiyatla satılacağını açıkladı. Beş süpermarket ile 22 tedarikçinin katıldığı uygulamada söz konusu ürünlerin asgari kâr marjlarıyla satışa sunulacağı belirtildi. Ibrahimaj, fiyatların mevcut seviyelere göre ortalama %20-22 düşmesinin beklendiğini, bazı ürünlerde düşüşün %40'a ulaşacağını, bazı ürünlerde ise %10'da kalacağını söyledi. Platformda şeker, yağ, un, tahıllar, makarna, fasulye, mercimek, yoğurt, yumurta, tereyağı ve tavuk gibi günlük tüketim ürünlerinin yanı sıra deterjan ve hijyen ürünleri de yer alıyor. Platforma cep telefonlarından erişilebilecek; ilerleyen dönemde kullanıcıların indirebileceği bir uygulama oluşturulması planlanıyor. Sabit fiyat uygulamasının süresi kaynak metnin farklı bölümlerinde farklı ifadelerle verildiği için kesin dönem netleşmiyor. Başbakan Edi Rama, hükümetin ürünlere tavan fiyat koymayacağını, fiyatların serbest rekabetle belirleneceğini söyledi. Rama, girişimin yıl sonuna kadar 1.000 ürüne genişletilmesini ve daha küçük marketlerle perakende satış noktalarının da sürece katılmasını hedeflediklerini bildirdi. Fiyatlarda suistimal tespit edilmesi halinde para cezası uygulanabileceğini de belirtti.