ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

230 haber · Sayfa 3

İspanya’da Çiftçiler, 500 Traktörle Madrid’de Protesto Düzenleyecek
Görsel kaynağı: RTVE · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Çiftçiler, 500 Traktörle Madrid’de Protesto Düzenleyecek

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İspanya’nın farklı bölgelerinden binlerce çiftçi ve hayvancının, ASAJA, COAG ve Unión de Uniones’un çağrısıyla yaklaşık 500 traktörle Madrid’de protesto düzenlemesi bekleniyor. Çarşamba günü yapılacak gösteride örgütler, tarımın kârlılığını ve geleceğini güvence altına alacak acil önlemler talep edecek. Konvoyun saat 06.00’da başkentin yakınlarında başlaması, traktörlerin saat 08.30’dan itibaren Madrid merkezine ulaşarak yolları bloke etmeye çalışması planlanıyor. Beş kol, Torrejón de la Calzada, Guadalajara, El Espinar, Buitrago del Lozoya ve Arganda del Rey’den hareket ederek saat 11.00 civarında Colón Meydanı’nda birleşecek. Gösteri Recoletos ve Prado güzergâhından Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı önüne ilerleyecek; protesto için saat 18.00’e kadar izin verildi. Örgütler, üretim maliyetlerindeki artışa karşı düşük ve istikrarlı vergilendirmeye sahip profesyonel tarım mazotu ile doğrudan ikmal teşvikleri istiyor. Ayrıca 2028-2034 dönemi AB bütçesinde Ortak Tarım Politikası için yeterli ve ayrı kaynak, adil fiyatlar, dengeli sözleşmeler ve Gıda Zinciri Yasası’nın uygulanmasını talep ediyor. Mercosur ve Fas’la yapılan anlaşmalar başta olmak üzere üçüncü ülke ticaretinde etkili ayna hükümleri ile daha az bürokrasi de talepler arasında yer alıyor.

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi

Sudan’ın Türkiye Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, Ankara’da SETA’nın ev sahipliğinde düzenlenen Sudan toplantısında, Batı Sudan’daki El Fasher kentinde yaşanan ağır gıda kıtlığı ve sivillerin durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Eltayeb, Sudan’ın ülkedeki insani kriz nedeniyle adalet aradığını söyledi ve uluslararası toplumun çatışmaya yaklaşımını eleştirdi. Eltayeb’in aktardığına göre El Fasher yaklaşık 30 ay boyunca tamamen kuşatma altında kaldı ve yaklaşık 1 milyon kişi, silahlı kuvvetlerin hava yoluyla ulaştırdığı yardımlara dayandı. Kentte sivillerin yeterli gıdaya erişemediğini, bazı insanların ağaç kabuğu yemek zorunda kaldığını belirten büyükelçi, hükümet güçlerinin kuşatmayı kırmak için 200’den fazla girişimde bulunduğunu söyledi. Kuşatma sürecinde gıda ve tıbbi malzemelere erişim giderek zorlaştı. Büyükelçi, El Fasher’de yaşananları soykırım olarak niteledi; silahlı grupların belirli kabileleri kasıtlı olarak hedef aldığını ve yabancı ülkelerin isyancı güçleri desteklediğini ileri sürdü. El Fasher ve daha geniş Darfur bölgesinde öldürülenlerin toplam sayısının bilinmediğini söyleyen Eltayeb, Birleşik Arap Emirlikleri’ni silahlı grupları desteklemekle suçladı. BAE ise bu suçlamaları defalarca reddetti. El Fasher, Kuzey Darfur eyaletinin başkenti ve Sudan ordusunun Darfur’da elinde tuttuğu son büyük kentti. Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), yaklaşık 18 aylık çatışmanın ardından 26 Ekim 2025’te kentin kontrolünü ele geçirdi. BM İnsan Hakları Ofisi, RSF’nin kontrolü sonrasında ilk üç günde 6.000’den fazla kişinin öldürüldüğünü bildirdi. 26 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 arasında El Fasher ve çevresinden yaklaşık 138.200 kişi yerinden edildi; kentte 70.000’den az kişinin kaldığı tahmin ediliyor.

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir

İşlenmiş et tüketimi, özellikle kalın bağırsak kanseri riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Bu gruba yalnızca pastırma ve sosis değil; sucuk, salam, dondurulmuş et köftesi ve tavuk nuggetları da giriyor. Uzmanlara göre işlenmiş et, tütsüleme, salamura, tuzlama veya kimyasal koruyucu eklenmesiyle elde ediliyor. İşleme sırasında kullanılan nitrit ve nitratların sindirim sisteminde N-nitrozo bileşikleri oluşturabileceği belirtiliyor. Tütsüleme sırasında yağın sıcak yüzeylere damlamasıyla polisiklik aromatik hidrokarbonlar ortaya çıkabiliyor. Yüksek tuz alımının da sindirim sistemi mukozasına zarar vererek kanserojenlerin etkisini kolaylaştırabileceği aktarılıyor. Etin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi veya yanması ek zararlı maddeler oluşturabiliyor; bu bileşiklerin pişirmeyle ortadan kalkmayacağı ifade ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 800'den fazla çalışmanın ardından 2015'te işlenmiş eti Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırdı. Kırmızı et ise Grup 2A'da, yani muhtemel kanserojen grubunda yer aldı. Kaynakta aktarılan değerlendirmeye göre günde yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini yaklaşık %18 artırabilir. Bu miktarın birkaç dilim pastırma, bir sosis veya birkaç dilim şarküteriye karşılık gelebileceği belirtildi. İşlenmiş etle ilgili en güçlü kanıtların kalın bağırsak kanseriyle bağlantılı olduğu, ancak araştırmaların mide, yemek borusu, pankreas ve meme kanseriyle de ilişkiye işaret ettiği aktarıldı. 2025 tarihli bir çalışmanın, kalın bağırsak tümörlerinde beslenmeyle doğrudan bağlantılı kronik iltihaplanmaya dair kanıtlar ortaya koyduğu belirtildi. Uzmanlar ayrıca nitritlerin DNA hasarı, hem demirinin hücre zarları ve DNA üzerinde olası etkileri ile bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmanın risk mekanizmaları arasında sayıldığını ifade ediyor. %18'lik artışın nüfus düzeyinde anlamlı olduğu, ancak kişisel riskin genetik, tüketim sıklığı ve genel yaşam tarzına göre değiştiği vurgulanıyor. Düzenli tüketim, aralıklı tüketime kıyasla daha önemli bir sorun olarak tanımlanıyor. Uzmanlar işlenmiş etin mümkün olduğunca azaltılmasını; yerine fırınlanmış hindi veya tavuk, tofu, humus, fasulye ve mercimek gibi seçeneklerin tercih edilmesini öneriyor. Buharda veya suda pişirme ile düşük sıcaklıkta fırınlama önerilirken kızartma ve etin yandığı ızgaranın sınırlandırılması tavsiye ediliyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Moldova’da Süt Sektörünün Ticari İlişkileri ve İthalat Rekabeti Ele Alındı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova’da Süt Sektörünün Ticari İlişkileri ve İthalat Rekabeti Ele Alındı

Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığında düzenlenen çalışma toplantısında süt üreticileri, işlemeciler ve perakende zincirleri arasındaki ticari ilişkiler, retrobonusların uygulanması ve Ukrayna ile Belarus’tan süt ürünleri ithalatının yarattığı rekabet ele alındı. Sektör işletmeleri, ticari uygulamaların ve retrobonusların süt ürünleri sanayisindeki işletmeler üzerindeki etkilerine ilişkin sorunları gündeme getirdi. Sektör temsilcileri, ithalatın düzenlenmesine yönelik mekanizmalar ile mevzuatta öngörülen ticari korunma araçlarının incelenmesi gerektiğini belirtti. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, yerli üretici ve işlemeciler için adil rekabet koşulları sağlamayı amaçladıklarını, üretimden satışa kadar tüm ticari zincirin analiz edilmesi gerektiğini söyledi. Toplantıya ilgili kamu kurumları da katıldı.

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık hükümeti, Çarşamba günü yapılması beklenen Bütçe öncesinde 100’den fazla üründeki ithalat tarifelerini kaldıracağını açıkladı. Düzenlemenin fırınlanmış fasulye, kornişon ve çikolatanın yanı sıra reçel, marmelat, sarımsak ve karamela gibi süpermarket ürünlerini kapsaması bekleniyor. Hazine, tarifelerin kaldırılmasının hanelerin yıllık gıda alışverişinde yaklaşık 21 sterlin tasarruf etmesini sağlayacağını tahmin ediyor. Açıklanan pakette gübre ve gazyağı tarifelerine yönelik indirimler de bulunuyor. Gübre tarifelerindeki düzenlemenin çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltması, gazyağı tarifesindeki indirimin ise bu yakıtı ısınma yağı olarak kullanan hanelere destek olması amaçlanıyor. Tarım sektörünü temsil eden Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), Bütçenin gıda üretim maliyetlerini düşürmesini ve ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmesini istiyor. Bütçe öncesi açıklanan diğer önlemler kapsamında, iş için araç kullananların ilk 10.000 milindeki mil başına 55 penilik vergiden muaf oran kalıcı hale getirilecek. Bu mesafenin üzerindeki oran 25 peniden 35 peniye çıkarılacak; hükümet paketin toplam üç milyon çalışan ve serbest meslek sahibine yardımcı olmasını bekliyor. Ebeveynlik ödemesi yılda 150.000’den fazla ebeveyne genişletilecek, bakıcı ödeneğindeki ani gelir kesintisi ise kademeli azaltma sistemiyle değiştirilecek.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor

Rusya, Karadeniz’de tahıl taşımacılığının güvence altına alınmasına yönelik önerileri inceliyor ve Türkiye dahil çeşitli ülkelerle görüşüyor. Ancak Moskova, 2023’te askıya alınan tahıl anlaşmasının yeniden başlatılması için şu anda gerekli koşulların oluştuğunu düşünmüyor. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov tarafından 26 Ekim Pazartesi günü yapıldı. Alimov, istişarelerin sürdüğünü ancak uluslararası arabuluculukla yaklaşık dört yıl önce oluşturulan mekanizmaya hızlı bir dönüş ihtimali görmediğini söyledi. Karadeniz Tahıl Girişimi; Ukrayna, Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler tarafından, Ukrayna limanlarından tahıl, gıda ve gübre ihracatının güvenli biçimde sürdürülmesi amacıyla imzalanmıştı. Rusya, anlaşmadan çekilirken kendisini ilgilendiren koşullara uyulmadığını ve Karadeniz’de Rus gemilerine yönelik Ukrayna saldırılarını gerekçe göstermişti. Savaş, iki ülkenin tarım ürünleri ihracatını da etkiliyor. Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar, Kiev’in deniz yoluyla tahıl akışını önemli ölçüde azaltırken, Ukrayna’nın drone saldırıları Rusya’yı kendi ihracatı için alternatif güzergâhlar aramaya yöneltiyor. Ukrayna’nın tahıl ve bitkisel yağ ihracatının %90’dan fazlası Odesa bölgesindeki limanlardan yapılıyor.

Drone Teknolojisi Tarla Yönetiminde Yeni Kullanım Alanları Açıyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Drone Teknolojisi Tarla Yönetiminde Yeni Kullanım Alanları Açıyor

Drone teknolojisi, tarımda ürün koşullarını değerlendirme, agronomik karar alma ve bitki koruma ürünlerini uygulama amaçlarıyla daha fazla kullanılıyor. RealAgriculture’ın Boone, Iowa’daki Farm Progress Show’dan hazırladığı haberde Nutrien Ag Solutions uygulamalı agronomi kıdemli yöneticisi Thaddeus Bates, drone görüntüleriyle hava uygulamalarını birleştirmenin potansiyelini anlattı. Drone’lar, tedavinin nerede ve ne zaman gerektiğini belirlemeye yardımcı olduktan sonra hedefli uygulama yapabiliyor. Teknoloji, geleneksel uygulama ekipmanlarıyla ulaşılması zor veya daha düşük verimli alanlarda ek bir seçenek sunuyor. Bates, Orta Batı’da arazi koşulları ya da sınırlı erişimin geleneksel 120 feetlik ilaçlama bomunun kullanımını zorlaştırabildiğini, Nutrien’in ise Güney Kaliforniya’da drone uygulamalarını faaliyetlerinin bir parçası olarak kullandığını belirtti. Etkili uygulama için karasal ilaçlamada olduğu gibi ekipman kurulumu ve kalibrasyonunun yanı sıra doğru doz, basınç ve yüksekliğin korunması gerekiyor. Nutrien, ürünlerin doğru uygulanmasını desteklemek için püskürtme desenlerini ve uygulama genişliklerini değerlendiriyor. Swath Gobbler adlı araç, insansız hava sistemlerinin oluşturduğu dağılım desenini ölçerek uygulama öncesinde ekipman performansının doğrulanmasına yardımcı oluyor. Bates, şirketin drone uygulama işinde 20.000 acre’dan fazla alanın işlendiğini ve yıl için 30.000 ila 35.000 acre hedeflendiğini söyledi. Ona göre batarya, taşıma kapasitesi ve uygulama sistemlerindeki gelişmeler kapsama alanını artırabilir; ancak drone’lar geleneksel ekipmanların yerini almak yerine mevcut makineleri tamamlayacak.

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı

Rusya Federal Balıkçılık Ajansına ait Atlantida araştırma gemisi, Fas’ın Atlantik kıyısı boyunca 45 gün sürecek bir saha misyonuna başladı. Geminin 145 trol çekimi yapacağı çalışmada, büyüme aşamasındaki balıkların yanı sıra sardalya, uskumru, yılan balığı ve hamsi gibi küçük pelajik türlerin bolluğu değerlendirilecek. Ajans temsilcisi Mikhail Tarasov, kampanyanın Faslı ve Rus araştırmacılar arasındaki yakın iş birliğiyle yürütüldüğünü belirtti. Rabat yönetimi, yerel filo ile bölgede faaliyet gösteren Rus filosunun yıllık av kotalarını bu ortak bilimsel misyonlardan elde edilen sonuç ve raporlara dayanarak belirliyor. Operasyonların hukuki çerçevesini, Moskova ile Rabat arasında 15 Mart 2016’da imzalanan anlaşma oluşturuyor. Anlaşma Rus filosuna Fas’ın Atlantik kıyısında küçük pelajik balık avlama erişimi sağlarken, toplam av miktarını, faaliyet bölgelerini, referans fiyatları ve izin verilecek gemi sayısını belirleme yetkisini Rabat’a bırakıyor. İzin verilen gemi sayısı en fazla 10 ve operasyonlar iki ülkenin ortak komitesinin denetimine tabi. Aynı geminin Ekim-Aralık 2015’teki önceki kampanyasında Safi ile El Aaiún arasındaki bölgede 143 trol çekimi yapılmış, uskumru avın %69’unu oluşturmuştu. Rus yetkililer, yeni çalışmanın ardından Fas’ın Atlantik sularındaki yıllık av hacminin başta uskumru ve çipura olmak üzere 90.000-100.000 tona çıkarılmasını bekliyor.

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı

Moldova’nın Ștefan Vodă ilçesine bağlı Olănești köyünde, tahıl ve yağlı tohumların kabulü, temizlenmesi, kurutulması, soğutulması ve depolanması için kullanılan bir kompleks satışa sunuldu. Dinyester Nehri kıyısında, yaklaşık 6,53 hektarlık alana yayılan tesisin toplam eşzamanlı depolama kapasitesi yaklaşık 15 bin ton olarak belirtiliyor. Komplekste tahılların temizlenmesi, işlenmesi ve koşullandırılması için ekipmanların yanı sıra saatte 96 ton toplam kurutma kapasitesi bulunuyor. Tesiste ayrıca yükleme ve boşaltma altyapısı, tahıl kabulü ve teslimatında gerekli ölçümleri yapabilen bir laboratuvar ile sonuçları bilgisayara aktarılabilen 60 ton kapasiteli elektronik araç kantarı yer alıyor. Tesisin konumu, Odesa’ya yaklaşık 65 kilometre ve Kişinev’e 125 kilometre mesafede olmasıyla tanımlanıyor. Altı hektarın üzerindeki alanın, gelecekteki yatırımcının stratejisine bağlı olarak modernizasyon veya geliştirme çalışmalarına olanak sağlayabileceği belirtiliyor. İşletme belgelerinde, geçmişte Olănești bölgesinden Dinyester Nehri üzerinden mavnalarla tahıl ve diğer yüklerin taşındığı aktarılıyor. Bu faaliyetlerin yeniden başlatılması için ek yatırım ve altyapı çalışmaları gerektiği kaydediliyor. Satış fiyatı ve koşulları ise talep üzerine paylaşılacak.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı

Kıbrıs’ta perakende kahvenin ortalama yıllık Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP), 2025’te bir önceki yıla göre %10,13 arttı. Eurostat verilerine dayanan hesaplamaya göre aynı dönemde genel enflasyon %0,83’te kaldı. Böylece kahve fiyatlarındaki artış, mal ve hizmetlerin genel fiyatlarındaki artış hızının yaklaşık 12 katına ulaştı; iki gösterge arasındaki fark 9,3 yüzde puanı oldu. Kahve fiyatları 2024’te 2023’e göre %1,86 gerilemişti. Endeks, 2025’te yön değiştirerek önceki yılki düşüşü telafi etti. 2023-2025 döneminin tamamında ortalama yıllık kahve fiyat endeksi %8,08 yükselirken, genel tüketici fiyatlarındaki artış %3,11 olarak gerçekleşti. Aylık veriler de yıl boyunca yükseliş eğilimine işaret etti: Kahve fiyat endeksi Ocak 2025’te 126,62 puandan Aralık’ta 143,79 puana çıktı. Ocak-Aralık arasındaki artış %13,56 olurken, Aralık 2025’teki endeks Aralık 2024’ün %14,88 üzerinde gerçekleşti. Kaynakta verilen örnek hesaplamaya göre 2024’te 3 avro olan bir kahve ürünü, %10,13’lük artış sonrasında yaklaşık 3,30 avroya mal olabilirdi; ancak bunun belirli bir ürün için kaydedilmiş fiyat değişimi olmadığı belirtildi. Veriler kafelerde hazırlanan içecekleri değil, perakende kahve ürünlerini kapsıyor. Bu nedenle kafe kahvelerindeki fiyat değişimi; ücret, kira ve diğer işletme maliyetleriyle birlikte ayrıca değerlendiriliyor.

Afrika Kalkınma Bankası Fas İçin 487 Milyon Dolarlık Finansmanı Onayladı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Afrika Kalkınma Bankası Fas İçin 487 Milyon Dolarlık Finansmanı Onayladı

Afrika Kalkınma Bankası, Fas için 21 Ekim 2026'da 487 milyon dolarlık finansmanı onayladı. 22 Ekim'de duyurulan kaynak, Ekonomik Yönetişimin ve İklim Direncinin Güçlendirilmesini Destekleme Programı'nın (PGRCC) üçüncü aşamasını oluşturuyor. Program, Fas ekonomisinin dönüşümünü ve dış şokları absorbe etme kapasitesini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmanın tarım açısından öne çıkan bölümü, su ve elektrik sektörlerinin yönetişiminin modernleştirilmesi ile iklim konularının kamu politikalarına daha iyi entegre edilmesi. Bu bileşen, tarım sektörünü aşan ekonomik ve kurumsal reformlarla birlikte yürütülüyor. Program kapsamında ek sulanan alan, tarımsal hidrolik yapı veya işletmelerin doğrudan erişebileceği bir yardım mekanizması açıklanmadı. Bu nedenle finansman, ekipman ya da sulama alanlarına yönelik doğrudan bir yatırım duyurusu niteliği taşımıyor. Diğer hedefler arasında kamu yönetiminin etkinliğinin artırılması, özel yatırımların harekete geçirilmesi, kamu işletmeleri, kamu-özel ortaklıkları, iş ortamı, KOBİ'ler, inovasyon ve küresel değer zincirlerine entegrasyon bulunuyor. Tarım ve tarımsal gıda şirketlerine özel bir tahsis belirtilmediği için onay, tek başına çiftçilere yeni yardım veya belirli tarımsal yatırımların başladığını göstermiyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Yükseldi, Liman Yoğunluğu Ticareti Sınırladı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Yükseldi, Liman Yoğunluğu Ticareti Sınırladı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 23 Cuma günü fiyatlar yükselmesine rağmen işlem sayısı düşük kaldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, daha yüksek fiyatlara karşın alım tekliflerinin sınırlı olduğunu belirtti. Limanlardaki yoğunluk ve üreticilerin yeni sezon ekimine odaklanması ticareti kısıtlarken, bazı emtia ticareti şirketlerinin yıllık sevkiyat programlarını tamamlamaya yaklaştığı, ihracat primlerinin ise büyük ölçüde sabit kaldığı aktarıldı. Piyasa, yaklaşık 5 real düzeyindeki kur ve Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) vadeli sözleşmelerin seyri nedeniyle baskı altında kaldı. Ticari dolar %0,96 düşerek satışta 4,9897 realden kapandı. Hafta boyunca işlem hacmi önceki günlere göre iyileşse de üç hafta önceki düzeyin altında kaldı. Fiziksel piyasada 60 kilogramlık çuval fiyatı Passo Fundo’da 146’dan 148 reale, Santa Rosa’da 147’den 149 reale ve Cascavel’de 141’den 142 reale yükseldi; Paranaguá ve Rio Grande limanlarında da artış görüldü. Chicago’da 22 Perşembe günü soya fasulyesi ve yağı vadeli sözleşmeleri, sekiz ardışık düşüş seansının ardından yükselirken soya küspesi geriledi. Toparlanma fon alımları, özellikle Çin’den gelen talep ve petrol fiyatlarındaki artışla desteklendi. Buna karşın ABD’de hava koşullarının desteklediği hasat, arzı artırarak fiyatları baskıladı. USDA’ya göre ABD’nin 2026/27 sezonu soya satışları 15 Ekim’de sona eren haftada 2,84 milyon ton, Çin’in alımı ise 2,18 milyon ton oldu. Brezilya’nın 2027 soya görünümünde ise daha yüksek iç işleme talebi öne çıkıyor. Abiove, soya ihracatının %0,8 düşerek 113 milyon tona gerilemesini, ezme hacminin ise %3,8 artışla 66 milyon tona çıkarak rekor kırmasını bekliyor. Kuruluş, artışın başlıca nedeni olarak biyodizel sektörünün talebini gösteriyor. Biyodizelin dizele zorunlu karışım oranının Mart 2027’den itibaren 16’ya çıkarılması da iç soya yağı tüketimini artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Ukrayna Birlikleri İşgal Altındaki Oleşki’ye İHA’larla Bebek Maması ve Oyuncak Ulaştırdı
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Birlikleri İşgal Altındaki Oleşki’ye İHA’larla Bebek Maması ve Oyuncak Ulaştırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna Ulusal Muhafızları’na bağlı 11. Mykhailo Hrushevskyi Tugayı’nın Bolharychi özel amaçlı bölüğü, Herson bölgesindeki geçici olarak işgal altındaki Oleşki kasabasında yaşayan çocuklu ailelere insansız hava araçlarıyla yardım ulaştırdı. İçişleri Bakanı Ivan Vyhivskyi’nin açıklamasına göre bir önceki gün 15 paket teslim edildi. Toplam ağırlığı 600 kilogramı aşan paketlerde kuru kahvaltılıklar, süt, eğitsel oyunlar ve oyuncaklar yer aldı. Vyhivskyi, Rus işgali ve Herson bölgesi sakinlerinin karşı karşıya bulunduğu zor koşullara rağmen Ukrayna birliklerinin insanları desteklemeyi sürdürdüğünü söyledi. Bakan, kuşatma altındaki Oleşki’de tam kapsamlı savaşın başlamasından sonra doğan çocukların da bulunduğunu belirterek bu ailelere temel ihtiyaç malzemeleri ulaştırıldığını ifade etti. Yardımların hazırlanmasına, insansız hava araçlarının kullanılmasına ve koruma sağlanmasına katkıda bulunanlara teşekkür etti. Oleşki’deki yardım ihtiyacına ilişkin daha önce de çeşitli açıklamalar yapılmıştı. Bild, 16 Eylül’de kasaba sakinlerinin insani abluka altında yaşadığını ve yaz boyunca kendi bahçelerinde yetiştirdikleri sebzelerle geçindiklerini, sezonun sona ermesiyle açlık tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını bildirdi. Aynı dönemde Dmytro Lubinets, sivillerin tahliyesi için Rusya’nın hazırlığını teyit etmediğini söyledi. 27 Eylül’de Herson bölgesi valisi Oleksandr Prokudin, Ukrayna birliklerinin Oleşki’de 100 farklı noktaya toplam 4.000 kilogram gıda ulaştırdığını açıkladı. 19 Ekim’de ise sivillerin Ukrayna hükümetinin kontrolündeki bölgeye tahliyesi için ateşkes ve diğer ayrıntıların koordine edildiği bildirildi.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

FDA ve USDA, Ultra İşlenmiş Gıdalar İçin Ortak Tanım Arıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA ve USDA, Ultra İşlenmiş Gıdalar İçin Ortak Tanım Arıyor

FDA ve USDA, ultra işlenmiş gıdalar (UPF) için federal olarak tanınan, yeknesak bir tanım oluşturmak amacıyla bir yıldan uzun süre önce kamuoyu görüşü istedi. Ancak kurumlar, UPF'lerin tanımlanmasının kolay olmadığını belirtirken ortak bir tanım oluşturma arayışından vazgeçmiş değil. Bu süreçte kullanılan yaklaşım, ABD Yüksek Mahkemesi Yargıcı Potter Stewart'ın 1964'te müstehcenlik için kullandığı “I know it when I see it” ifadesiyle ilişkilendiriliyor. Gıda güvenliği gündeminde ayrıca, gıda güvenliği avukatı Bill Marler'ın Trader Joe’s Tarragon Chicken Salad wrap ürünlerini en az 50 hastayı etkileyen E. coli O157:H7 salgınının muhtemel kaynağı olarak göstermesi yer aldı. 23 Ekim itibarıyla FDA ve USDA, salgınla bağlantılı markayı veya soruşturulan bölgeleri açıklamadı. Virginia'daki Little Wicomico Nehri'nden hasat edilen istiridyelerle bağlantılı Salmonella Telelkebir salgını nedeniyle nehir kabuklu deniz ürünü hasadına kapatıldı. Virginia Sağlık Departmanı 19 eyalette 55 hasta bildirirken, Little Wicomico Oyster Company belirli istiridyeleri geri çağırdı ve ürünlerin ulaştığı restoranlarla perakendecilere bildirim yapılması için CDC ile çalıştı. Hollanda'da kanatlılarda Salmonella riskini azaltmaya yönelik izleme ve zorunlu aşılama önlemleri 2027 başında yürürlüğe girecek. Ülkede yumurtlayan tavuklarda saptanan Salmonella yaygınlığı, AB'nin %2 hedefinin üzerinde bulunuyor. Ayrıca federal bir yargıç, USDA'nın yeniden yapılanma planını 1 Aralık'a kadar durdurdu.

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun ve Keçi Çiftçilerine Yönelik Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Olarak Niteledi
Görsel kaynağı: G4Media · Özgün haber
Veri haberi

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun ve Keçi Çiftçilerine Yönelik Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Olarak Niteledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya İçişleri Bakanlığı (MAI), çiftçilerin bir bölümünü geniş çaplı protestolara yönlendirmeye yönelik girişimler bulunduğunu ve bu girişimlerin “manipülasyon” niteliği taşıdığını açıkladı. Bakanlık, açıklamasında özellikle koyun yetiştiricilerine yönelik protesto çağrılarına işaret etti. Ancak kamuya açık bilgilerde, koyun yetiştiricilerinin yeni bir protesto düzenleyeceğine ilişkin duyuru tespit edilmedi. MAI, protesto çağrılarının kim tarafından yapıldığını, olası gösterinin ne zaman ve nerede düzenleneceğini açıklamadı. Bakanlığa göre çiftçilerin başlıca talepleri çözüme kavuşturuldu. Hükümetin temel hedefleri arasında ihracatın yeniden başlatılması ve yetiştiricilerin talep ettiği koşulların sağlanması yer alıyor. Açıklamada, koyun ve keçiler için satın alma süreci devam eden aşıların ilk dozlarının Romanya’ya ulaştığı ve aşılama işleminin mümkün olan en kısa sürede başlayacağı belirtildi. MAI, çiftçileri bilgileri resmi kaynaklardan takip etmeye ve protesto çağrısı içeren mesajları sorumlu biçimde değerlendirmeye çağırdı. Bakanlık ayrıca 15 Eylül 2026’daki bir gösteride 50’den fazla kişinin şiddete teşvik ve şiddet olayları nedeniyle gözaltına alındığını hatırlattı; ifade özgürlüğü ve toplantı hakkına saygı duyduğunu, ancak güvenliğin öncelik olması gerektiğini bildirdi.

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı

Young Professionals for Agricultural Development tarafından düzenlenen yakın tarihli webinarda uzmanlar, Afrika’nın ihmal edilen ve iklime dayanıklı yerli ürünlerinin kârlı gıda sistemlerine dönüştürülmesi için gençlerin sürece katılmasını istedi. “Innovative today, nourish tomorrow” temalı toplantıda tarımsal değer zinciri, yerli Afrika gıda mirası, tarımsal işleme, pazara erişimi, beslenme yeniliği, gıda güvenliği ve geçim kaynaklarının sürdürülebilirliği ele alındı. Pan African Farmers Organisation (PAFO) CEO’su Dr Babafemi Oyewole, Afrika’daki çiftçilerin harekete geçirilmesi ve yerli, yeterince kullanılmayan ürünlerin değer zincirleri için eyleme geçilmesi gerektiğini söyledi. Oyewole, kıtanın olağanüstü tarımsal biyolojik çeşitliliğine rağmen besleyici ve iklime dayanıklı birçok ürünün ihmal edildiğini, gençlerin bu kaynakları rekabetçi, besleyici ve kârlı gıda ürünlerine dönüştürme fırsatı sunduğunu belirtti. Afrika Birliği Kalkınma Ajansı–Yeni Ortaklık için Afrika’nın Kalkınması’ndan (AUDA-NEPAD) Dr Manyewu Mutamba, Kapsamlı Afrika Tarımsal Kalkınma Programı’nın açlık, yetersiz beslenme ve yoksullukla mücadele hedeflerinin yanı sıra Afrika içi ticareti üç katına çıkarmayı ve iklim değişikliğinin gıda güvenliği ile geçim kaynakları üzerindeki tehdidine karşı dayanıklılık oluşturmayı amaçladığını anlattı. FANRPAN’dan Dr Rachel Mkandawire de ülkelerin tarımsal verimlilik, gıda güvenliği ve beslenmeyi kıtasal ve bölgesel çerçevelerle geliştirmeye çalıştığını söyledi. Mkandawire, Güney Afrika’nın araştırma, üretim ve pazar geliştirme düzeyleri farklı yerli ve geleneksel gıdalardan oluşan çeşitli bir portföye sahip olduğunu belirtti. Uzun üretim ve tüketim geçmişi ile mevcut araştırma, işleme ve kapasitesi bulunan sorgumu daha yerleşik örneklerden biri olarak gösterdi. Agro Food Heritage Initiative kurucusu Ezinne Sarah Otisi ise genç çiftçilerin Afrika gıdalarını yetiştirmesi, koruması ve muhafaza etmesi gerektiğini; bu ürünlerin vitamin, protein, lif, mikrobesin, mineral ve antioksidan bakımından zengin olduğunu ifade etti. Meatless Monday girişimiyle ilişkili Enele Zulu-Ndlovu, gıda güvensizliği, fast-food tanıtımı ve kent yaşamındaki kolaylık arayışının sağlıklı gıda tercihlerini zorlaştırdığını söyledi.

Paraguay’da Aşırı Nem Sonrası Aile Tarımı İçin Koruma Önerileri
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Aşırı Nem Sonrası Aile Tarımı İçin Koruma Önerileri

Paraguay Ulusal Bitki ve Tohum Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senave), son haftalardaki yoğun yağışlar ve topraktaki aşırı nem nedeniyle başta aile tarımı olmak üzere ürünlerin korunması için üreticilere öneriler sundu. Senave Bitki Sağlığı Kampanyaları Başkanı Óscar Benegas, önlemlerin ürün kayıplarını azaltmayı ve zararlılarla hastalıkların ortaya çıkmasını önlemeyi amaçladığını belirtti. Benegas, genel olarak parsellerin drene edilmesini, tarlaların sürekli gözlemlenmesini ve önleyici uygulamalara başvurulmasını önerdi. Su birikimi ve aşırı nemin zararlıların yayılmasını kolaylaştırabileceğini belirten Benegas, üreticilerden hastalık veya zararlı belirtilerini zamanında tespit etmek için parsellerini sık sık denetlemelerini istedi. Ön değerlendirme yapılmadan uygulamaların tekrarlanmasının üretim maliyetlerini artırabileceği gerekçesiyle gereksiz ürün kullanımından kaçınılması çağrısında bulundu. Meyve-sebze ürünleri ile manyok, fasulye ve mısır gibi aile tüketimine yönelik ürünlerin bu koşullarda özel dikkat gerektirdiği bildirildi. Manyokta, üretimin bir bölümünü kurtarmak için hasadın ürünün mevcut durumunda öne çekilmesi değerlendirilebilecek. Henüz hasada hazır olmayan ürünlerde ise mümkün olduğunda drenaj yapılması ve olası zararların sürekli izlenmesi önerildi. Senave, koşulların Paraguay’da yağış artışıyla ilişkilendirilen El Niño olayı bağlamında ortaya çıktığını, küçük üreticilerin sınırlı kaynakları nedeniyle aile tarımının daha kırılgan olduğunu belirtti.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu
Görsel kaynağı: Maroc Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu

Fas'ta 2026 yılı için kesimlik sığır ithalatına tanınan gümrük muafiyetli 300.000 başlık kontenjana ulaşıldı. Fas Tarım, Denizcilik ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, daha önce ithal edilen sığırlar ile hâlen geçerli muafiyetler kapsamındaki ve ithalatı süren hayvanların toplamının kotayı doldurduğunu açıkladı. İthalatçılar ve sektör profesyonelleri durum hakkında 15 Ekim 2026 tarihli 1484 sayılı duyuruyla bilgilendirildi. Bakanlığın verilerine göre aylık ortalama ithalat yaklaşık 24.000 baş oldu. Bu miktar haziran ve temmuz aylarında 44.000 başın üzerine çıkarken ağustos ve eylülde 17.000 baş düzeyinde kaldı. Operasyonlara 37 ithalatçı şirket katıldı. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası, Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek arz bulunduğu gerekçesiyle Brezilya'dan getirildi. Ekim ayında, coğrafi yakınlık avantajı bulunan Portekiz pazarından ithalatın açılmasıyla başvuru sayısında artış görüldü. Bakanlık, operasyonun ulusal piyasaların kırmızı etle tedarik edilmesini ve ürün bulunabilirliğini güvence altına aldığını, ayrıca ülke genelinde fiyat istikrarına katkı sağladığını bildirdi. Açıklamaya göre son yıllardaki kırmızı et fiyat artışında kuraklık, yerli ve ithal yemlerin azalması ve pahalanması etkili oldu. Bu koşullar, bazı yetiştiricilerin dişi sığırların bir bölümünü kesime göndermesine ve mevcut arzın azalmasına yol açtı. Hükümet, 2026 kapsamında 300.000 baş evcil sığır ithalatında gümrük vergileri ile KDV tahsilatını 31 Aralık 2026'ya kadar askıya almıştı. Operasyon tüm ithalatçılara ve sektör profesyonellerine ön izin şartı olmadan açıldı. Muafiyet başvuruları PORTNET üzerinden alındı, başvurular teslim sırasına göre 24 saatten kısa sürede işlendi ve verilen muafiyetlerin geçerlilik süresi bir ayla sınırlandı.

Kışlık Soğan İçin Sarımsak ve Soğan Sonrası Dikim Önerilmiyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Kışlık Soğan İçin Sarımsak ve Soğan Sonrası Dikim Önerilmiyor

Kışlık soğan dikiminden önce tarlada daha önce hangi ürünün yetiştiğinin ve toprağın durumunun değerlendirilmesi öneriliyor. VSN’nin aktardığı değerlendirmeye göre sarımsak ve diğer soğan türleri, aynı familyadan oldukları ve ortak hastalık ile zararlıları taşıyabildikleri için uygun öncüller arasında bulunmuyor. Bu ürünlerden sonra soğan yetiştirildiğinde ürün zayıflayabiliyor. Aynı ürünlerin aynı yerde birkaç yıl üst üste yetiştirilmesi, hastalık etmenlerinin toprakta birikme riskini artırabiliyor. Bu nedenle soğanın aynı yatağa 3–4 yıldan önce döndürülmemesi, tarlada hastalık görülmüşse daha uzun ara verilmesi tavsiye ediliyor. Pırasa ve süs soğanları da aynı familyadan oldukları için iyi öncüller sayılmıyor. Patatesten sonra kışlık soğan dikmek mümkün; ancak patates için fazla gübre kullanılmışsa veya tarlada çok sayıda bitki artığı kalmışsa dikim öncesinde toprağın hazırlanması gerekiyor. Lahana da toprak tükenmemiş ve hastalık sorunu yaşanmamışsa kullanılabilir. Salatalık, kabak, bal kabağı, bezelye, fasulye ve yabancı otlardan temizlenmiş, iyi hazırlanmış tahıl alanları uygun öncüller arasında gösteriliyor. Baklagiller, azot bağlayan bakterilerle etkileşim sayesinde toprağa bir miktar azot bırakabiliyor; ancak bu durum sonbaharda fazla azotlu gübre verilmesini gerektirmiyor. Dikim için güneşli ve su birikmeyen alanların seçilmesi, gerekirse olgun kompostun toprağa eşit biçimde karıştırılması öneriliyor. Kullanılacak soğanlıkların sert, çürüme, leke ve mekanik hasar bulunmayan sağlıklı materyal olması gerekiyor. Fazla gübre daha büyük soğanları garanti etmezken kışlamayı kötüleştirebilir. Soğan büyüklüğünü ayrıca çeşit, dikim materyalinin kalitesi, ışık, toprak yapısı ve asitliği, nem ile ilkbahar bakımı da etkiliyor. En iyi sonuç için münavebe, sağlıklı dikim materyali ve iyi hazırlanmış alanın birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.