ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

88 haber · Sayfa 3

Bulgaristan’da Trilistnik’te Kuş Gribi Salgını Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Trilistnik’te Kuş Gribi Salgını Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Plovdiv bölgesine bağlı Rakovski belediyesinin Trilistnik köyündeki bir hayvancılık işletmesinde İnfluenza A (grip) salgını tespit etti. İşletmede yaklaşık 32.920 yumurta tavuğu bulunuyor. Etkilenen işletmenin çevresinde Trilistnik ve Maritsa belediyesine bağlı Rogosh köylerini kapsayan 3 kilometrelik koruma bölgesi oluşturuldu. Ayrıca Plovdiv kenti, Rakovski ve Sadovo kentleri ile çevredeki çeşitli köyleri içine alan 10 kilometrelik gözetim bölgesi belirlendi. Hastalığın kontrolü ve ortadan kaldırılması için Avrupa Birliği ve Bulgaristan mevzuatına uygun önlemler uygulanıyor. Etkilenen işletme, ekipman ve taşıma araçlarının temizlenip dezenfekte edilmesi planlanırken, belirlenen bölgelerde kanatlı işletmelerinde sayım, klinik muayene ve biyogüvenlik denetimleri yürütülüyor. Bulgaristan genelinde kuş fuarı, pazarı ve sergilerinin düzenlenmesi yasaklandı. Belirlenen bölgelerde kuşların kapalı alanlarda tutulması ve kuş salımının durdurulması öngörülürken, kuşlar, yumurtalar, kanatlı eti, ürünler, yem ve ilgili taşıma araçlarının hareketleri izleniyor. Şüpheli durumlarda laboratuvar incelemesi için numune alınıyor.

KKTC’de Şap Hastalığı Karantinası Kaldırılıyor
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber

KKTC’de Şap Hastalığı Karantinası Kaldırılıyor

KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Aralık 2025’te tespit edilen şap hastalığı nedeniyle uygulanan bölgesel karantinanın kaldırılmasına karar verildiğini duyurdu. Karar, yürütülen aşılama, sürvey, laboratuvar kontrolleri ve saha denetimleri ile mevcut epidemiyolojik durum ve risk değerlendirmeleri dikkate alınarak alındı. Karantinanın kaldırılması hayvan hareketlerinin tamamen serbest bırakıldığı anlamına gelmeyecek. İşletmeler, bölgeler ve mezbahalar arasındaki sevkler Veteriner Dairesi’nin kontrol ve iznine tabi olacak; sağlık şartlarını karşılamayan işletmelerden sevke izin verilmeyecek. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara yönelik aşılama ve izleme çalışmaları sürecek, uygun işletmelere sonuçlara göre kademeli ve kontrollü izin verilecek. Verilerin gerekli kılması halinde ek kısıtlamalar uygulanabilecek.

Şili’de Canlı Toprak Temelli Tarım Yaklaşımı Öne Çıkarılıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Canlı Toprak Temelli Tarım Yaklaşımı Öne Çıkarılıyor

Portal Agro Chile’de yayımlanan reportaj, tarımda sentetik kimyasallara ve yapay gübrelere dayalı üretim modelinin sorgulandığını, toprağın biyolojik dengesini yeniden kurmaya odaklanan yaklaşımların öne çıktığını aktarıyor. Yazıya göre aşırı gübre kullanımı toprak yorgunluğu, su kirliliği ve çiftçiler için öngörülemeyen maliyetlerle ilişkilendiriliyor. Reportaj, Avrupa Birliği’nin 2030’a kadar kimyasal kullanımını %20 azaltmayı hedeflediğini ve Birleşmiş Milletler ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün aşırı tarımsal kimyasal kullanımının ekosistemlere zarar verdiği yönündeki uyarılarını aktarıyor. Ayrıca küresel organik tarım alanının yaklaşık 80 milyon hektara yaklaştığı belirtiliyor. Şilili aile şirketi Vermis ise canlı organizmaların faaliyetinden yararlanarak doğal gübreler ürettiğini ve bu ürünlerin toprağın verimliliğini, bitkilerin su kullanımını ve iklim koşullarına dayanıklılığını desteklediğini savunuyor. Şirketin Genel Müdürü Christian Velazquez, doğal süreçlerle yüksek verim elde edilebileceğini öne sürüyor.

Sera Testlerinde Bakteriyofaj P27, Turunçgil Kanseri Lezyonlarını %60’a kadar Azalttı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Sera Testlerinde Bakteriyofaj P27, Turunçgil Kanseri Lezyonlarını %60’a kadar Azalttı

São Paulo’daki narenciye bahçelerinde keşfedilen bir bakteriyofaj, turunçgil kanserine karşı umut verici sonuç verdi. Bakterileri enfekte eden bir virüs türü olan bakteriyofaj P27, sera koşullarındaki denemelerde portakal ağaçlarındaki turunçgil kanseri lezyonlarını tedavi uygulanmayan bitkilere kıyasla %60’a kadar azalttı. Xanthomonas citri bakterisinin neden olduğu hastalık, yaprak ve meyvelerde kahverengi lekeler oluşturarak narenciye üretiminde kalite ve verim kayıplarına yol açıyor. Eylül ayında Microbial Genomics dergisinde yayımlanan araştırma, São Paulo Eyalet Üniversitesi (Unesp), Narenciye Savunma Fonu (Fundecitrus) ve Birleşik Krallık’taki Manchester Metropolitan Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü. Bilim insanları, 2018-2021 arasında São Paulo’daki 12 kırsal işletmede yaptıkları taramada 72 bakteriyofaj çeşidi izole etti; bu virüsleri farklı Xanthomonas citri hatlarına karşı enfeksiyon, gelişme, kararlılık ve genetik yapı bakımından değerlendirdi. Araştırmacı Caio Zamunér’e göre sonuçlar, P27’nin bitki dokusundaki bakteriyi enfekte edip yok edebildiğini gösteriyor. Ancak bakteriyofajın tarla koşullarında kullanılabilmesi henüz kesinleşmiş değil. Güneşin ultraviyole ışınları virüsü laboratuvar testlerinde birkaç dakika içinde etkisizleştirdiği için ekip, yaprak üzerinde bakteriyofajı koruyacak formülasyonlar geliştirmeye çalışıyor. Araştırmacılar ayrıca bakteriyel direnci sınırlamak için doğal maddelerin kullanılmasını ve bakteriyofajların daha düşük bakır konsantrasyonlarıyla birlikte uygulanmasını değerlendiriyor.

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor

Suriye’nin Hama kırsalındaki Ghab bölgesinde balık çiftlikleri, 14 yılı aşkın bir aranın ardından kademeli olarak yeniden faaliyete başladı. Yeniden üretime dönüş; havuzların rehabilitasyonu, yetiştiricilik girdileri ve yem temini ile üretimin pazarlanması gibi sorunlar sürerken gerçekleşiyor. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Kurumu’nun Hama şubesi, bölgede 291 özel ve üç kamuya ait çiftlik bulunduğunu bildirdi. Hama’daki balık çiftliklerinin üretimi, yetiştiricilerin özellikle yerinden edilme sonrasında yaşadığı imkân yetersizliği ve sazan balıklarında yüksek ölümlere yol açan viral hastalık nedeniyle 2 bin tona geriledi. Kurum, çiftliklerin ruhsatlandırılmasını kolaylaştırdığını, yetiştiriciliği ve hastalık vakalarını izlediğini, üreticilere teknik danışmanlık sunduğunu açıkladı. Salgın döneminde hastalıklı havuzlarda saha çalışmaları yapılarak ölü balıklardan numuneler alındı ve Hama Veteriner Fakültesi laboratuvarlarında incelendi. Yetiştiriciler ise uzun süreli yerinden edilmenin çiftlik ve havuzlara zarar verdiğini, ekipmanların çalındığını belirtiyor. Balık yetiştiricisi Halid Remuz, üretimin yeniden kurulabilmesi için yem, yavru balık ve elektrik ekipmanı alımını destekleyecek uzun vadeli krediler verilmesini istedi. Bir başka yetiştirici de yakıt, yem ve nakliye maliyetlerinin yüksekliğinin havuzların yeniden hazırlanmasını zorlaştırdığını söyledi. Remuz ayrıca, yerli üretimin pazarlanabilmesi amacıyla dondurulmuş balık ithalatının ekim ayından yıl sonuna kadar durdurulmasını önerdi; bu öneri yetkililerce alınmış bir karar olarak aktarılmadı. Genel kurumun mart ayında açıkladığı verilere göre ülkenin yıllık ortalama balık üretimi 20-25 bin ton düzeyinde bulunuyor. Hazırlanan stratejik planla üretimin 2035’te 225 bin tona çıkarılması hedefleniyor.

Voyvodina’da Tarım ve Gıda Güvenliği İçin 1 Milyon Dinarlık Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Voyvodina’da Tarım ve Gıda Güvenliği İçin 1 Milyon Dinarlık Destek Çağrısı

Sırbistan’ın Voyvodina Özerk Bölgesi’nde tarım ve gıda işletmelerinin gıda güvenliği ile kalite sistemlerine geçişini desteklemek amacıyla yeni bir hibe çağrısı açıldı. Voyvodina Tarım, Su Yönetimi ve Ormancılık İl Sekreterliği tarafından yayımlanan çağrı için toplam 1 milyon Sırp dinarı ayrıldı. Başvurular 9 Kasım’a kadar yapılabilecek. Çağrı kapsamında başvuru başına en az 30 bin, en fazla 100 bin Sırp dinarı hibe verilecek. Destek, katma değer vergisi düşüldükten sonra gerçekleşen yatırımlar için ödenen tutarın %80’ine kadarını karşılayacak. Programın amacı, gıda ve yem güvenliği ile genel gıda güvenliği sisteminin sürekli geliştirilmesi olarak açıklandı. Kaynak, desteğin coğrafi işaret almak için hazırlanacak dosyaların ve bu dosyalara bağlı laboratuvar analizlerinin yanı sıra coğrafi işaretli tarım ve gıda ürünlerinin kontrol ve sertifikasyon giderlerinde kullanılabileceğini belirtiyor. ISO 22000, GLOBALGAP, BRC, IFS, FSSC 22000, GOST-R, HELAL, KOŞER, CGTM ve SRPSKI KVALITET sistemlerinin 2026’daki kurulum ve sertifikasyon maliyetleri de kapsamda bulunuyor. Aktif statüdeki kayıtlı tarım işletmelerinin gerçek ve tüzel kişi sahipleri ile dini topluluklar, kiliseler ve manastırlar başvurabilecek. Her başvuru sahibi çağrı kapsamında yalnızca bir başvuru sunabilecek.

İrlanda’dan Shamonda Virüsü Açıklaması: Hayvan Ticaretine Kısıtlama Yok
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’dan Shamonda Virüsü Açıklaması: Hayvan Ticaretine Kısıtlama Yok

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanı Martin Heydon, Şamonda virüsünün (SHAV) İrlanda veya AB’de bildirimi zorunlu hastalık olmadığını, hayvan hareketleri ve ticaret açısından kısıtlamaya yol açmadığını söyledi. Açıklama, özel bir laboratuvarın virüsü tespit ettiğine ilişkin haberlerin ardından 2 Ekim’de yapıldı. Heydon, bunun İrlanda’daki ilk tespit olduğunu belirtti. Arşiv notu — 26 Ekim 2026: Bu haber, 3 Ekim 2026 tarihli kaynak yayınının o dönemdeki açıklamalarını korur. Aşağıdaki güncel bağlam, haberin ilk yayınından sonra edinilen bilgileri ayrıca sunar. Heydon’a göre enfekte hayvanların çoğunda hastalık hafif seyrediyor; ancak gebelerde gebelik kaybına yol açabiliyor. Virüse karşı şu anda aşı veya tedavi bulunmadığı ifade edilirken, endişe duyan çiftçi ve at sahiplerine özel veteriner hekimlerine başvurmaları tavsiye edildi. Güncel bağlam — 26 Ekim 2026: Shamonda virüsü (SHAV), Simbu serogrubundaki bir orthobunyavirüstür; ilişkili olduğu Schmallenberg virüsüyle aynı virüs değildir. APHA ve IVI’nin bilgilerine göre hayvanlar arasında başlıca Culicoides cinsi sokucu küçük sineklerle taşınır. Ateş, ishal, halsizlik ve süt veriminde düşüş gibi belirtiler başka hastalıklarda da görülebildiği için veteriner değerlendirmesi gerekir. ECDC’nin 22 Ekim 2026 açıklamasına göre Fransa’da ciddi bir hastalık nedeniyle tedavi gören bir kişide ilk insan enfeksiyonu bildirildi. Enfeksiyonun nasıl edinildiği ve virüsün hastanın ölümüne katkısı araştırılmaktadır. Bu yeni bilgi nedeniyle arşivdeki insan sağlığı değerlendirmesi güncel durumun kesin bir ifadesi olarak okunmamalıdır.

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da Yeni Karantina Zararlısı Tespit Edildi

Macaristan’da, Bács-Kiskun ilinde bir kişinin 2026 yazında yaptığı bildirim üzerine pöttyös lámpahordó-kabóca (Lycorma delicatula) tespit edildi. Asya kökenli ve Avrupa Birliği’nin (AB) karantina zararlıları arasında yer alan türün varlığı, fotoğraflar üzerinden yapılan ilk değerlendirmenin ardından laboratuvar incelemesiyle doğrulandı. Bu, türün AB topraklarındaki doğrulanmış ilk görülmesi olarak kayda geçti. Zararlı, başta üzüm bağları olmak üzere meyve ağaçları ile orman ve süs ağaçları için bitki sağlığı riski oluşturuyor. Yaklaşık 100 tıp bitkisi bulunan böcek, yoğun popülasyonlarda bitkileri zayıflatabiliyor. Yetkililer karantina önlemlerini başlatırken Nébih, şüpheli gözlemlerin fotoğraf ve kesin konum bilgisiyle derhal bildirilmesini istedi.

ABD'de Patates Kist Nematoduyla Mücadelede Başarı Sağlandı
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber

ABD'de Patates Kist Nematoduyla Mücadelede Başarı Sağlandı

ABD'nin Idaho eyaletindeki 120 akrelik (yaklaşık 48,6 hektar) bir patates tarlası, 19 yıl boyunca federal düzenleme altında tutulduktan sonra 2 Temmuz 2025'te tamamen deregüle edildi. Bingham County'deki tarla, soluk kist nematodu olarak bilinen Globodera pallida'dan arındırıldığı belirlenerek yeniden patates üretimine açıldı. Bu, ABD'de söz konusu nematod programından tamamen çıkarılan ilk tarla oldu. Tarlanın serbest bırakılması; sıkı sanitasyon protokolleri, tekrarlanan toprak fümigasyonu, nematodun konukçusu olan bitkilerin ekimine yönelik kısıtlamalar ve çok sayıda toprak örneğinin laboratuvar testinden geçirilmesiyle mümkün oldu. Deregülasyon için tüm analizlerin negatif sonuç vermesi gerekti. Süreç, Idaho'da nematodun kontrol ve eradikasyonunun uzun süreli ve maliyetli olabildiğini gösterdi. Soluk kist nematodu, patates köklerinde beslenen ve çoğalan, toprakta kist içinde bulunan yumurtalarıyla uzun süre canlı kalabilen bir zararlı. Yumurtalar, konukçu bitki bulunmasa bile 30 yıla kadar canlılığını koruyabiliyor. Yoğun istilada verim kaybı %80'e ulaşabilirken, orta düzeyde istilada %15 ila 30 arasında kayıp görülebiliyor; üstelik bitkinin toprak üstü bölümlerinde belirgin belirtiler ortaya çıkmayabiliyor. Nematodun Idaho'daki mevcut yayılımı Bingham ve Bonneville ilçelerinde yaklaşık 13,7 kilometrelik bir yarıçapla sınırlı ve eyaletin patates üretim alanının %1'inden azını kapsıyor. Yayılmada tarım makineleri, hasat ekipmanları, kamyon lastikleri ve toprağı taşıyan diğer araçlar etkili olabiliyor. Bu nedenle düzenlemeler kapsamında ekipmanların basınçlı suyla yıkanması ve buharla sterilize edilmesi isteniyor. Mücadele, patatesin tarladan çıkarılmasıyla sınırlı değil. Patates ekilmeyen dönemlerde nematod popülasyonu doğal olarak azalabilse de kistlerdeki yumurtalar uzun süre canlı kalabiliyor ve patates yeniden ekildiğinde popülasyon hızla artabiliyor. Idaho Üniversitesi araştırmalarında, dirençli patates çeşidiyle tuzak bitkisinin bir arada kullanıldığı çok yıllı münavebenin nematod yoğunluğunu azaltabildiği bildirildi. Tuzak bitkisi, nematodun yumurtadan çıkmasını teşvik ederken yaşam döngüsünü tamamlamasına izin vermiyor.

Uruguay’da Atlara Batı At Ensefalomiyeliti Uyarısı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Atlara Batı At Ensefalomiyeliti Uyarısı

Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığına (MGAP) bağlı Hayvancılık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, sıcaklıkların yükselmesi ve sivrisineklerin çoğalmasını kolaylaştıran koşullar nedeniyle at sahipleri ile bakıcılarına Batı at ensefalomiyeliti (EEO) için önlem alma çağrısı yaptı. Bakanlık, hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla önleyici uygulamaların ve erken bildirimin önemini hatırlattı. Viral hastalık sivrisineklerle taşınıyor; kuşlar, özellikle göçmen kuşlar, hastalığın yayılmasında rol oynayabiliyor. Yüksek sıcaklık, nem, yağış ve göçmen kuş hareketlerinin bir araya gelmesi virüsün Uruguay’a girişi ve dolaşımı için uygun ortam oluşturabiliyor. Sivrisinek yoğunluğu, yüksek bitki örtüsü ve su birikintileri bulunan alçak, nemli veya su baskınına açık işletmelerde bulaşma koşulları daha elverişli olabiliyor. MGAP, at sahiplerine serbest çalışan bir veterinerle uygun aşılama planını görüşmelerini, Hayvan Sağlığı Laboratuvarı tarafından ruhsatlandırılmış at kovucuları kullanmalarını ve sivrisineklerin üreyebileceği kap, eşya, durgun su ile su birikintilerini ortadan kaldırmalarını önerdi. Yüksek bitki örtüsünün kontrol altında tutulması da tavsiyeler arasında yer aldı. Hayvanların düzenli gözlenmesi ve hastalık şüphesi bulunan durumların bölgesel veya yerel Hayvancılık Hizmetlerine bildirilmesi istendi.

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma

Kanatlı çiftliklerinde hastalıkların sürüler ve işletmeler arasında yayılmasını azaltmak için biyogüvenliğin tek bir uygulamaya değil, birbirini tamamlayan koruma katmanlarına dayandırılması öneriliyor. Güney Afrika Western Cape Tarım Departmanı’ndan Dr Thapelo W Kekana’nın aktardığı uygulamalara göre önlemler, kişilerin kümese girmesinden önce çiftlik kapısında başlamalı. Giriş yapan herkes, daha önce evinde duş almış olsa bile kıyafetlerini çıkarıp duş almalı; ardından çiftliğin sağladığı temiz kıyafet, çizme, tulum ve gerekli diğer kişisel koruyucu ekipmanı kullanmalı. Bir çalışan kapı binasının son kapısından kısa süreliğine ayrılsa bile dönüşte duş alma ve kıyafet değiştirme işlemlerini baştan tekrarlamalı. Çalışan ve ziyaretçi otoparklarının üretim alanlarının dışında tutulması, idari ofislerin kümeslerden ayrılması ve üretim bölgesine erişimin sınırlı tek bir yolla sağlanması isteniyor. Koruyucu kıyafet ve kişisel koruyucu ekipman çiftlik dışına çıkarılmamalı; çalışanların ekipmanı vardiya sonunda doğrudan temizlik ve dezenfeksiyon işlemine alınmalı. Ziyaretçilere verilen ekipman ise kullanılmamış malzemelerden ayrı tutulmalı. Bakım teknisyenleri ve yükleniciler de çalışanlarla aynı yıkama, duş alma ve kıyafet değiştirme kurallarına uymalı; yakın zamanda kanatlı, canlı hayvan pazarı, avcılık, işleme tesisi, laboratuvar veya başka bir kanatlı çiftliğiyle temasları kayda geçirilmelidir. Yabani kuşlar, kemirgenler, böcekler, araçlar ve yem sevkiyatları olası hastalık taşıma yolları arasında sıralanıyor. Yem siloları ile kümesler arasındaki bağlantılar her gün kontrol edilmeli, dökülen yem hemen temizlenmeli ve kümesler dış etkenlerin girişini sınırlayacak şekilde tamamen kapalı tutulmalı. Kümeslerin çevresindeki bitki ve çimler 3 ila 5 metre genişliğinde temizlenerek bitkisiz bir şerit oluşturulmalı; yapıların çevresinde kemirgen tuzakları ve dezenfektan kullanılmalı. Araçların tesise girişinden önce sorumlu kişi, mevcut hastalık durumunu, ziyaret amacını ve uygulanması gereken temizlik ile dezenfeksiyon işlemlerini değerlendirmeli. Girişe izin verilen araçlar önce organik materyalden arındırılmalı, ardından etiket talimatlarına uygun dezenfektanla işlem görmeli. Aynı çiftlikteki farklı kümesler arasında da izolasyon korunmalı; çalışanlar belirli alanlara atanmalı ve ilgisiz sürüler arasında paylaşılmamalı. Bu uygulama zorunluysa veteriner onaylı hareket talimatı ile tam kıyafet değişimi ve hijyen işlemleri uygulanmalı. Ekipman paylaşımının önlenmesi için her kümese özel aletler ve depolama alanları ayrılmalı. Her kümes için bağımsız yem silosu kullanılması, suyun içilebilir ve düzenli test edilmiş olması, temiz altlığın kapalı yerde tutulması; gübre, kullanılmış altlık ve ölü hayvanların ise hastalık riski oluşturmayacak şekilde taşınıp depolanması öneriliyor. Başka kanatlılarla temas eden çalışanların temiz kümeslere dönmeden önce iki ila üç gün beklemesi ve işletmenin kuralları kapsamında çiftlikte ya da yakınında arka bahçe kanatlısı bulundurmaması gerekiyor.

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor

Oxford Üniversitesi ile Southampton, Lancaster ve Newcastle üniversiteleri ile Kudüs İbrani Üniversitesinden araştırmacıların Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmasına göre bal arıları, besinlerindeki esansiyel amino asitlerin oranına göre ne kadar yiyecek tüketeceklerini ayarlıyor. Araştırmacılar, Büyük Britanya’daki 26 bitki familyasına ait 99 çiçekli bitki türünün polenindeki amino asit bileşimini bal arılarının dokularındaki bileşimle karşılaştırdı. Sonuçlar, incelenen polen türlerinin çoğunun arıların beslenme ihtiyaçlarıyla tam olarak örtüşmediğini gösterdi. Çalışmanın laboratuvar aşamasında, farklı polen türlerinin ve arı dokusunun amino asit bileşimini taklit eden yapay yemler genç işçi arılara verildi. Amino asit oranı arıların ihtiyaçlarına daha uygun olan yemle beslenen arılar daha fazla tüketti, daha çok vücut ağırlığı kazandı ve proteinleri daha uygun bir besin oranında aldı. Histidinin görece yüksek olduğu yemlerde ise arılar toplam gıda tüketimini, hem protein hem de karbonhidrat alımını azalttı. Araştırmacılar, bunun bazı amino asitlerin aşırı alınmasını önleyen bir koruma mekanizması olabileceğini değerlendiriyor. Araştırmada, bal arılarının farklı bitkilerden topladığı poleni kovanda depoladığı karışım da incelendi. Arı ekmeği olarak adlandırılan bu karışımın amino asit bileşimi, tek tek polen türlerinin çoğuna göre daha dengeliydi. Arıların bu sistemi sayesinde farklı polen kaynaklarının besin eksikliklerini dengeleyebildiği belirtildi. Buna karşılık, polenle doğrudan beslenen yaban arıları ve yalnız yaşayan arılar, bitki çeşitliliğinin düşük olduğu bölgelerde uygun amino asit dengesini sağlamakta daha fazla zorlanabilir. Araştırmacılar, tozlayıcıları desteklemeye yönelik dikimlerde yalnızca sezon boyunca çiçek bulunmasına değil, farklı polen kaynaklarının çeşitliliğine de önem verilmesini önerdi.

Suriye ile Hollanda Tarım İş Birliğini Geliştirmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ile Hollanda Tarım İş Birliğini Geliştirmeyi Görüştü

Suriye ile Hollanda, tarım sektöründeki iş birliğini geliştirmek ve ortaklık için atılabilecek pratik adımları belirlemek üzere görüştü. Suriye Tarım Bakanlığı Bitkisel İşler Bakan Yardımcısı Mustafa Zekiye ile Hollanda Tarım Bakanlığı danışmanı Yap van Dijkhele arasındaki görüşmede, önceki Hollanda Büyükelçiliği temaslarının devamı olarak öncelikli iş birliği alanları ele alındı. Görüşmenin gündeminde su kaynaklarının yönetimi, sulama ve tarımda su kullanımının verimliliğinin artırılması yer aldı. Tohum, tarımsal araştırma, laboratuvarlar, fidanlıklar ve modern tarım teknolojileri de değerlendirilen başlıklar arasında bulundu. Taraflar ayrıca bilgi, deneyim ve yenilik paylaşımını; üniversiteler, bilimsel araştırma merkezleri ve özel sektörle iş birliğini görüştü. Tarımsal değer zincirlerinin geliştirilmesi, Hollandalı şirketlerle yatırım ve iş birliği fırsatlarının araştırılması ile Suriye’deki Hollanda projelerinin ve girişimlerinin ülkenin tarım öncelikleri doğrultusunda genişletilmesi de gündeme geldi. Görüşülen dosyaların takibi ve öncelikli alanlara ilişkin uygulama adımlarının belirlenmesi için koordinasyonun sürdürülmesi kararlaştırıldı.

Arjantin’de A13 Varyantına Karşı Kanatlı Aşısı Onaylandı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Arjantin’de A13 Varyantına Karşı Kanatlı Aşısı Onaylandı

Arjantin’de kanatlı işletmelerinde görülen kuşların bulaşıcı bronşit virüsünün A13 varyantına karşı geliştirilen zayıflatılmış aşı, ticari satış için onaylandı. Aşı, Arjantin Ulusal Tarım Teknolojileri Enstitüsünün (INTA) Kuşlar Laboratuvarı araştırmacıları tarafından Laboratorios INMUNER iş birliğiyle geliştirildi. Ürün, A13 virüs suşu temel alınarak hazırlandı. Kuşların bulaşıcı bronşiti, hastalığın etkisinin virüs suşunun hastalık oluşturma gücüne ve kullanılan aşıların bölgede dolaşan varyantlarla uyumuna bağlı olduğu yaygın bir viral hastalık olarak tanımlanıyor. INTA’nın Arjantin’de 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü epidemiyolojik izleme sonucunda virüsün beş genetik varyantı belirlendi. Bu varyantların üçü ticari aşılarda kullanılan suşlarla ilişkiliyken, diğer ikisi için özgül bağışıklama bulunmuyordu. A13 varyantı ilk kez 2013’te, hastalıkla bağlantılı önemli kayıpların yaşandığı dönemde izole edildi. Virüs, sonraki yıllarda ülkenin farklı bölgelerindeki etlik piliç, yumurtacı tavuk ve damızlık işletmelerinde görülmeye devam etti. Araştırmacı Ariel Vagnozzi, deneysel incelemelerde A13’ün doğal olarak düşük hastalık oluşturma özelliği gösterdiğini ve bu nedenle zayıflatılmış aşı geliştirilmesi için aday olarak değerlendirildiğini belirtti. Çalışmalar, ülkede kullanılan ticari aşıların belirli ölçüde koruma sağladığını ancak virüsün dolaşımını sürdürmesine olanak veren bir boşluk bıraktığını ortaya koydu. A13 temelli aday ile ticari aşıların karşılaştırılmasının ardından geliştirilen ürünün satışına Senasa izin verdi.

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi

Bulgaristan’da yağlık gül üretimi 2026’da 9.555,9 tona ulaştı. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin açıklamasına göre bu miktar, 2025’teki 6.607,8 tona kıyasla arttı. Kaynakta artış oranı %31 olarak verildi. Üretim verileri, Yağlık Gül Danışma Konseyi toplantısında paylaşıldı. Mevcut kampanyada 9.308,7 ton gül işlenmek üzere sevk edildi; bu miktar toplam üretimin yaklaşık %98’ine karşılık geldi. İşlenen miktar 9.290,4 ton olurken, kaynakta bunun önceki yıla göre %41 arttığı belirtildi. Toplantıda bitki koruma ürünleri, iş gücü, üreticilere daha sürdürülebilir destek sağlanması ve Bulgar gül yağının rekabet gücü de ele alındı. Bakan Abrovski, gül yağının özgünlüğünün korunması için kalite kontrol laboratuvarı kurulmasına yönelik kaynak sağlandığını ve Bakanlar Kurulu kararı bulunduğunu açıkladı. 30 Eylül itibarıyla kayıtlı yağlık gül alanı 5.336 hektar, üretici sayısı 2.975 olarak kaydedildi. Ayrıca 82 işleyici ve 57 gül çiçeği işleme tesisi kayıtlı bulunuyor.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor

İspanya'da nar üreticileri, 2026 kampanyasında 40.000-50.000 ton arasında ürün hasat etmeyi bekliyor. Bu tahmin, 2025'e benzer bir sezon öngörüsüne dayanıyor. Üretimin önemli bölümünü oluşturan Mollar ve Wonderful çeşitlerinde hasadın ekimin ikinci haftasından itibaren başlaması planlanırken, nihai sonuçların hava koşullarının seyrine bağlı olacağı belirtiliyor. Sektör, 2025'teki toparlanmanın ardından yeni kampanyaya giriyor. İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı verilerine göre ülkenin nar üretimi 2025'te 2024'e kıyasla %20,7 arttı. 2024, özellikle iklim koşulları ve Scirtothrips aurantii olarak bilinen trips zararlısının etkisiyle Alicante'deki üretimin yaklaşık 25.000 tona gerilediği zor bir yıl olmuştu. Narın üretimden işlemeye kadar daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine yönelik Granatum Europa projesi de sektördeki çalışmalar arasında yer alıyor. Çiftçi Eduardo Vidal Maderas'ın yönettiği proje; üniversiteler, araştırma merkezleri, tarım-gıda sanayisi ve laboratuvarlarla iş birliği yaparak meyvenin farklı bölümlerinden türev ürünler geliştirmeyi ve nar bileşiklerini incelemeyi amaçlıyor. Projeye bağlı işletmeler, 2026 ürününün hava koşulları elverdiği takdirde geçen yıla benzer olmasını bekliyor. Ancak yazın yüksek sıcaklıklarının kendi ürünlerinin bir bölümünde etkileri görülürken, narların yaklaşık %20'sinin taze satışta aranan estetik standartlara ulaşamayabileceği tahmin ediliyor. Bu meyvelerin meyve suyu ve punikalajin içeriği yüksek ekstrakt üretiminde kullanılması planlanıyor.

Minnesota’da Bir Sığırda Kuduz Doğrulandı: 13 İnek Karantinada
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Minnesota’da Bir Sığırda Kuduz Doğrulandı: 13 İnek Karantinada

ABD’nin Minnesota eyaletindeki Brown County’de bir Hereford düvesinde kuduz doğrulandı. Hastalık şüphesi, hayvanın 1 Eylül’de yatağa uzanmış ve başı eğik halde bulunmasının ardından yapılan muayenelerde güçlendi. Düvede arka bacak hareketlerinde koordinasyon bozukluğu, yüksek adımlı yürüyüş, anormal ses çıkarma, yoğun salya ve ateş görüldü. Hayvan daha sonra itlaf edildi; Minnesota Sağlık Bakanlığı laboratuvarı, başından alınan örnekte kuduz şüphesini 8 Eylül’de doğruladı. Vakayla birlikte işletmedeki 13 inek karantinaya alındı, 40’tan fazla sığır ise gözlem altına alındı. İşletmede kuduz aşısı güncel bir at ile üç aşılı köpek de izleniyor. Hastalıklı düveyle yapılan muayene ve tedaviler sırasında oluşan yakın temas nedeniyle hayvanın tükürüğünün insanlara ulaşmış olabileceği değerlendirildi. Minnesota Sağlık Bakanlığı, aralarında hayvan sahibinin, kızının, iki çocuğun, iki veterinerin ve üç veteriner sağlık çalışanının bulunduğu dokuz kişiye maruziyet sonrası kuduz tedavisi önerdi. Yetkililer, çiftlik hayvanlarında kuduzun başlangıçta kolayca gözden kaçabileceği uyarısında bulundu ve hasta hayvanlarla çalışırken kişisel koruyucu ekipman kullanılmasını istedi. Olası bulaş kaynağı olarak, komşu arazide yılın başında görülen kokarcalar gösterildi. Minnesota’da yıllık kuduz vakalarının çoğu yaban hayvanlarında görülürken sığır, kedi ve köpeklerin toplam payı %15’in altında kalıyor. Yetkililer, hayvanların kuduz aşılarının güncel tutulmasını ve çiftlik ile evcil hayvanların yaban hayvanlarıyla temasının önlenmesini tavsiye etti.

Meksika’da 2030’a kadar Mısır Arzı Güvencesi Verildi
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da 2030’a kadar Mısır Arzı Güvencesi Verildi

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader) Başkanı Columba Jazmín López Gutiérrez, ülkede 2030’a kadar mısır arzının güvence altında olduğunu ve bu nedenle tortilla fiyatının yükselmemesi gerektiğini söyledi. Açıklama, 29 Eylül’de kutlanan Ulusal Mısır Günü kapsamında Mexico City’nin Zócalo meydanında düzenlenen etkinlikte yapıldı. López, sosyal medyada mısır arzına ilişkin endişelerin dile getirildiğini belirterek Meksika’nın mısır sıkıntısı çekmediğini ve en azından 2030’a kadar çekmeyeceğini ifade etti. Yetkili, hükümetin üreticilerin maliyetlerini korumaya ve düşürmeye çalıştığını, bunun için kredi faizlerinin azaltılması, tarım sigortası ve fiyat koruma araçlarının kullanılacağını söyledi. Sader Başkanı, insan tüketimine yönelik beyaz mısırın transgenik olmadığını ve Meksika’nın transgenik mısır üretmeyeceğini açıkladı. Yerli mısır çeşitlerinin korunmasının güçlendirileceğini belirten López, Sembrando Vida programı kapsamında yürütülen El Maíz es la Raíz uygulamasında üretimin %20 artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Programda agroekolojik parseller, genetik iyileştirme ve yerli çeşitlerin kırsal topluluklarda daha iyi korunup pazarlanması amaçlanıyor. Mısır tohumlarında katılımcı ıslah çalışmalarının bu yıl Sinaloa’da başlayacağı, Sader’in Meksikalı şirketlerle birlikte ülkede tohum üretimine geçeceği bildirildi. Baja California’daki Mexicali Vadisi ile Tamaulipas’ta da iklim değişikliğine daha dayanıklı tohumlar geliştirmek üzere çalışmalar yürütülecek. Bu çalışmalar mısırın yanı sıra buğday ve sorgumu da kapsayacak. Etkinlikte tanıtılan Cosechando Soberanía programı kapsamında kredi faizinin başlangıç oranının %8,5, üst sınırının %17,5 olduğu açıklandı. Erken ödeme halinde faizin %10’unun geri verileceği, finansal aracı kullanılması durumunda oranın %2 veya %3’e kadar düşebileceği belirtildi. Mexico City yönetimi ise yerli mısır üretimini korumak için Programa Altépetl’i güçlendireceğini, 1 milyar pesodan fazla yatırım yaparak 2 bin 500 üreticiyi destekleyeceğini açıkladı.

Doğu Makedonya ve Trakya’da Hayvancılık Hastalıklarına Karşı İzleme Başladı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Makedonya ve Trakya’da Hayvancılık Hastalıklarına Karşı İzleme Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan’ın Doğu Makedonya ve Trakya bölgesinde, hayvancılıkta sınır ötesi hastalık tehditlerinin önlenmesi ve erken fark edilmesi amacıyla yeni bir proje başlatıldı. Çalışmanın açılışı 28 Eylül 2026’da, Türkiye ve Bulgaristan sınırına yakın Evros ilindeki Orestiada Hayvanların Egzotik Hastalıkları Merkezi’nde yapıldı. Proje, ELGO-DİMİTRA Veteriner Araştırmaları Enstitüsü tarafından bölge yönetimi ve Tarım Bakanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. Toplam 300 bin avro bütçeli çalışma kapsamında işletmeler ve mezbahalarda numune alınacak, laboratuvar analizleri yapılacak ve yabani hayvanlar ile eklembacaklıların hastalık etkenlerinin taşınmasındaki rolü incelenecek. Pilot bölgelerde en az 100 işletme, 50 mezbaha ve 50 çevresel noktaya ziyaret planlanıyor. Bulguların coğrafi bilgi sistemleriyle haritalanması, veterinerler, yetiştiriciler ve ilgili kurumlara eğitim verilmesi de projenin kapsamı içinde yer alıyor. Projenin gerekçeleri arasında Evros’un Türkiye ve Bulgaristan’la uzun kara sınırı nedeniyle hastalıkların bölgeye giriş ve yayılmasına karşı hassas olması gösterildi. Çalışma ayrıca, merkezin uzun vadede Avrupa düzeyinde bir hayvanların egzotik hastalıkları merkezine dönüştürülmesi hedefiyle bağlantılı. Bölgede 2024’te koyun ve keçi çiçeği nedeniyle 126 vaka görülmüş ve 31 bin 501 hayvan itlaf edilmişti. Kaynaklara göre Evros’ta 2026 yılı içinde şimdiye kadar yeni bir vaka kaydedilmedi; ancak yetkililer bu durumun rehavete yol açmaması gerektiğini belirtiyor.

Tocopilla’da Meyve Sineği Kampanyası Üç Döngü Sonra Sonlandırıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Tocopilla’da Meyve Sineği Kampanyası Üç Döngü Sonra Sonlandırıldı

Şili Tarım ve Hayvancılık Servisi (SAG), Antofagasta Bölgesi’ndeki Tocopilla’da Akdeniz meyve sineğine (Ceratitis capitata) karşı yürütülen eradikasyon kampanyasını, üç biyolojik döngü boyunca yeni tespit yapılmaması üzerine sona erdirdi. Son yakalama 25 Mayıs 2026’da kaydedildi; SAG, kampanyayı kapatmadan önce gerekli süre boyunca bölgede izlemeyi sürdürdü. Kampanya sırasında sekiz yetişkin sinek tespit edildi. Analizlerde larva odağı veya bulaşık meyve bulunmadı ve bildirilen toplam bulaşma oranı %0 olarak kayda geçti. Çalışmalar Tocopilla’nın kentsel alanları ile kıyı kesimini kapsadı; tarım ürünlerinin taşınması ve ticareti de denetlendi. Düzenlemeye tabi alanda 13.732 mülk ziyareti gerçekleştirildi, 95 ek tuzak kuruldu ve bu tuzaklar 5.914 kez kontrol edildi. Kontrol kapsamında 20 türe ait 124,73 kilogram meyve kaldırılırken, ayrıca 34,60 kilogram meyve laboratuvarda analiz edildi. SAG prosedürüne göre son yakalama veya larva odağı tespitinden sonra üç teorik biyolojik döngü boyunca yeni bulgu olmaması kampanyanın sonlandırılması için gerekiyor. Servis, kampanya sonrasında bölgede önleyici izlemeyi sürdürecek.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Mısır Hasadında 1.500 Avroluk Mutfak Cihazlarıyla Kuru Madde Ölçümü
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hasadında 1.500 Avroluk Mutfak Cihazlarıyla Kuru Madde Ölçümü

Bir Instagram videosunda, mısır bitkisinin TS (toplam kuru madde) içeriğinin klasik laboratuvar cihazları yerine Thermomix ve Airfryer kullanılarak nasıl belirlendiği gösterildi. Yaklaşık 1.500 avro değerindeki bu mutfak cihazlarıyla yapılan ölçümün, mısırın uygun hasat zamanının belirlenmesine yardımcı olacak bir yönlendirme sağlaması amaçlandı. Ölçüm, mısırın hasat edilmesinden birkaç hafta önce gerçekleştirildi. Ancak incelemede yalnızca tek bir bitki kullanıldığı için sonuç genel bir değerlendirme olarak görülmüyor. TS değeri tarla, konum ve ürün koşullarına göre, aynı alan içinde bile değişebiliyor. Bu nedenle daha güvenilir bir değerlendirme için birden fazla bitki veya numunenin incelenmesi gerekiyor.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.