ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

305 haber · Sayfa 3

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Amazon, Almanya’da taze ve çabuk bozulan gıdalar için aynı gün teslimat hizmetini başlattı. Hizmet ilk aşamada Frankfurt, Köln ve Münih’in seçili bölgelerinde kullanılabiliyor. Müşteriler, günlük gıda alışverişlerini kitap, giyim, elektronik veya ev ürünleriyle aynı Amazon siparişinde birleştirebiliyor. Böylece süt, yumurta, et ve sebze gibi ürünler ayrı bir sipariş gerektirmeden sepete eklenebiliyor. Sunulan ürünler arasında meyve ve sebzenin yanı sıra balık, kanatlı ürünleri, ekmek ve unlu mamuller, süt ürünleri ile dondurulmuş gıdalar bulunuyor. Siparişler Amazon.de internet sitesi veya Amazon alışveriş uygulaması üzerinden veriliyor; hizmet için ayrı bir uygulama ya da ek kayıt gerekmiyor. Teslimat seçenekleri dört saatlik bir zaman aralığı ile iki saatlik daha kısa bir aralıktan oluşuyor. Daha hızlı seçenek bazı siparişlerde daha yüksek ücretle sunuluyor. Amazon, sıcaklığa duyarlı ürünlerin depolama ve taşıma sırasında yeterince soğuk tutulacağını belirtiyor. Şirkete göre bu ürünler yalıtımlı ve geri dönüştürülebilir ambalajlarla taşınacak, ürünler tedarik sürecinin birden fazla noktasında kontrol edilecek. Prime üyeleri, 29 avro ve üzerindeki alışverişlerde dört saatlik teslimat için ücret ödemiyor; daha düşük tutarlı siparişlerde ücret 3,99 avro. Prime üyeleri için iki saatlik teslimat ücreti 29 avro ve üzeri siparişlerde 2,90, bu tutarın altında ise 4,90 avro olarak belirtiliyor. Prime üyesi olmayanlarda standart teslimat 9,99, iki saatlik seçenek 10,99 avro. Hizmetin önümüzdeki haftalarda Almanya’daki diğer büyük şehirlere genişletilmesi planlanırken Avusturya için henüz başlangıç açıklanmadı.

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı

Tarım uzmanı ve çiftçiler sendikası başkanı Hüseyin Abdurrahman Ebu Sıdam, domates güvesinin üretimi tehdit ettiğini belirterek Tarım Bakanlığından zararlıyla mücadele için hızlı ve ciddi adımlar atmasını istedi. Ebu Sıdam, zararlının çiftçilere her yıl milyonlarca maliyet yüklediğini ve bazı durumlarda tüm ürünün yok olmasına yol açabileceğini söyledi. Zararlının özellikle larva döneminde bitki dokularına, çiçeklere ve meyvelere girerek üretimi azalttığı ve meyve kalitesini bozduğu aktarıldı. Domatesin yanı sıra patates ve patlıcanı da etkileyen zararlının kontrolünde feromon tuzakları ve biyolojik mücadelenin yanı sıra pahalı kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Ebu Sıdam, sahte ve etkisiz ilaçların yayılmasının da önlenmesini istedi.

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor

Sırbistan’da fındık yetiştiriciliği, gıda sanayisinden gelen talep ve ihracat olanağı nedeniyle uzun vadeli yatırım arayan üreticiler için dikkat çeken seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ülkede 2024 yılında yaklaşık 8.700 hektar alanda fındık yetiştirildiği, bu ürüne yönelik ilginin de artmaya devam ettiği belirtiliyor. Fındık, tek yıllık ürünlerden farklı olarak birkaç yıl süren bir yatırım ve üretim planı gerektiriyor. İlk meyveler dikimden birkaç yıl sonra alınabilirken, ciddi verim seviyelerine daha sonraki dönemde ulaşılması bekleniyor. Bu süreçte çeşidin özellikleri ve yetiştirme koşulları sonuçları etkiliyor. Bahçe kurulmadan önce fidan, toprak hazırlığı, sulama ve bakım giderlerinin hesaplanması gerekiyor. Fındığın çikolata, kremalı ürünler ve diğer şekerleme ürünlerinde yaygın kullanılması pazarı desteklese de kârlılık garanti edilmiyor. Ürün kalitesi, verim, üretim maliyetleri ve güvenilir bir alıcı bulma imkânı kazancı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uygun araziye sahip ve uzun vadeli yatırım yapmaya hazır üreticilerin, dikim öncesinde maliyetleri ve pazar koşullarını ayrıntılı biçimde değerlendirmesi öneriliyor.

İbrahim El-Sukeyni, ABD’nin İran’dan Gıda İthalatını Engellemek İstediğini Savundu
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber

İbrahim El-Sukeyni, ABD’nin İran’dan Gıda İthalatını Engellemek İstediğini Savundu

Irak’ta Devlet Kanunu Koalisyonu üyesi İbrahim el-Sukeyni, ABD’nin İran’dan tarım ürünleri ve gıda maddesi ithalatını engellemeye yönelik planları bulunduğunu savundu. Sukeyni, İran’la bazı sınır kapılarının kapatılması halinde mal ve gıda sevkiyatının kesilebileceğini, bunun da yerel pazarlarda sebze ve meyve fiyatlarını artırabileceğini söyledi. Sukeyni, Irak’ın tarım ürünlerini İran’dan yakın mesafe ve uygun fiyatlar nedeniyle ithal ettiğini belirtti. Irak’ta yerli üretimi engelleyen bir durum bulunmadığını, ek ürün ihtiyacının dış alımı yönlendirdiğini ifade eden Sukeyni, ABD’nin ticari ilişkilerin kesilmesini istediğini ileri sürdü.

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Şili Tarım Bakanlığı, ekim ayında etkili olan yoğun yağış, dolu ve güçlü rüzgârların yol açtığı üretim zararları nedeniyle Maule Bölgesi'ndeki 14 komünde tarımsal acil durum ilan etti. Karar; Talca, Curicó ve Linares eyaletlerine bağlı Talca, Curepto, Maule, Río Claro, Pencahue, San Clemente, Teno, Romeral, Curicó, Rauco, Sagrada Familia, Molina, Parral ve Retiro komünlerini kapsıyor. Bakanlığın karara dayanak oluşturan teknik değerlendirmelerine göre hava olayları, bölgedeki farklı ürün ve üretim faaliyetlerinde hasara neden oldu. Özellikle meyvecilik ve tarım sektörleri etkilenirken üretim kayıpları, ürün kalitesinde zarar, toprakların su altında kalması ve tarımsal çalışmalarda gecikme tespit edildi. Aşırı nemin bitki sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos, hasarın boyutunu incelemek üzere Talca'ya gittiğini ve Maule komünündeki Colín bölgesinin en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu söyledi. Campos, değişen iklim koşullarının üreticileri teknik ve tarımsal uygulamalarını yeni koşullara uyarlamaya zorladığını belirterek bu durumu küresel ısınma ve El Niño olgusuyla ilişkilendirdi. Acil durum ilanı, kapsanan komünlerde silvotarım faaliyetleri yürüten üreticiler ile etkilenen kırsal nüfus için destek araçlarının kullanılmasına imkân verecek. Ancak uygulanacak önlemler, yetkili makamın usullerine ve hedefleme ölçütlerine, yürürlükteki mevzuata ve bütçe imkânlarına bağlı olacak. INDAP ekipleri ayrıca Maule komününde açık hava sebzeleri ile plastik altındaki domates üretimindeki zararları inceledi. Bazı biber ve domateslerin kurtarılamayacağı, dolu ve su ağırlığının seraları yıkarak ürünlerin üzerine düşürdüğü bildirildi.

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı

Brezilya’nın tarım ve gıda sektörü ürünlerinin Avrupa Birliği’ne ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %14,8 artarak 12,2 milyar dolara ulaştı. Agrostat verilerine göre 2025’in aynı döneminde 10,6 milyar dolar olan satışlar 1,57 milyar dolar yükseldi. Veriler, Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Agrostat sistemi tarafından derlendi ve AB’nin 27 ülkesini kapsadı. Artış, Mercosul ile AB arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının 1 Mayıs 2026’da başlamasından sonraki ilk beş aylık dönemi kapsıyor. Anlaşma, farklı ürünlerde ithalat tarifelerinin azaltılmasını veya kaldırılmasını öngörüyor; ancak uygulama ürün sınıfına göre değişiyor. Bazı ürünlerde indirimler başlangıçta yürürlüğe girerken, diğerlerinde birkaç yıla yayılan takvimler veya özel koşullar bulunuyor. İhracat artışında soya kompleksi öne çıktı. Bu grupta AB’ye satışlar 3,12 milyar dolardan 4,19 milyar dolara çıkarak %34,2 arttı. Et kategorisinde ihracat 604,4 milyon dolardan 1,23 milyar dolara yükseldi. Bununla birlikte Agrostat’ın toplulaştırılmış verileri, artışı hangi et türünün sürüklediğini göstermiyor. Ayrıca Brezilya protein ticaretini etkileyen sağlık kısıtlamalarının satışlar üzerindeki etkisi de bu verilerle ölçülemiyor. Orman ürünleri ihracatı %23, şeker-alkol kompleksi ihracatı ise %19,8 arttı. Bazı ürün gruplarında ise düşüş kaydedildi. AB’ye kahve satışları %7,7 gerileyerek 2,66 milyar dolardan 2,46 milyar dolara indi; kahve buna rağmen Brezilya’nın başlıca ihracat kalemleri arasında kaldı. Meyve suyu ihracatı %35,7 azalarak 445,6 milyon dolara, tahıl, un ve preparat ihracatı da %16,5 düşerek 478,1 milyon dolara geriledi. Kalkınma, Sanayi ve Dış Ticaret Bakanlığının altı tarım ve tarımsal sanayi ürününe ilişkin farklı veri setinde ihracat %137,3 artarak 160 milyon dolardan 379,7 milyon dolara çıktı. Bu grupta taze avokado, doğal bal, mısır yağı, etanol, portakal esansiyel yağı ve taze elma yer aldı. Ancak kaynak, Agrostat verilerindeki genel artışın doğrudan anlaşmanın sağladığı ticari tavizlere bağlanamayacağını belirtiyor. Dış satışları başka etkenler de etkilerken, MAPA ve MDIC farklı metodolojiler kullanıyor.

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu

Bulgaristan’da 21 tondan fazla elma sevkiyatı, Avrupa Birliği’nde kullanımı yasak olan bir pestisit bulunduğu için durduruldu. Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (БАБХ), laboratuvar incelemesinde tespit edilen uygunsuzluk nedeniyle sevkiyatın menşe ülkeye geri gönderileceğini açıkladı. Uygunsuzluk, Bulgaristan pazarına sunulacak taze meyve ve sebzelere yönelik artırılmış kontroller sırasında belirlendi. Denetimler, güvenlik gereklerini karşılamayan gıdaların piyasaya girişini önlemek amacıyla sürdürülüyor.

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkede yerel ürünler yerine ithal meyvelerin tercih edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Paşinyan, hükümet toplantısında, resmî görüşmeler sırasında bile masalara yerel değil ithal meyvelerin konulduğunu söyledi. Başbakana göre süpermarketler, belgelendirme sorunu yaşanmadığı için ithalatçı şirketlerle daha kolay çalışıyor. Paşinyan, tarıma tanınan vergi ayrıcalıklarından yalnızca ithalatçıların yararlanıyor gibi göründüğünü belirterek çiftçiden süpermarkete uzanan sürecin tamamen belgelendirilmesi gerektiğini savundu.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı

Bosna-Hersek’te tarım üreticilerinin karşılaştığı başlıca sorunlardan biri iş gücü bulmak. Semberiya’da yumurta tavuğu çiftliği işleten girişimci Zdravko Perić, bir podcast yayınında yerli çalışan bulma güçlüğünün tarımsal işletmeleri zorladığını söyledi. Perić, yaklaşık sekiz saatlik mevsimlik patates hasadı için 150 KM günlük ücret, ulaşım ve yemek giderlerinin karşılanmasını içeren bir ilanın dahi beklenen ilgiyi görmediğini aktardı. Perić’e göre ilana yapılan yorumlarda ücret yetersiz bulundu ve bazı kişiler bu ücret karşılığında çalışmaya kimsenin gelmeyeceğini belirtti. Perić ise deneyim şartı aranmayan bu iş için teklif edilen ücretin bölge koşullarında iyi olduğunu savundu. Ona göre yerli işçi bulma sorunu, tarımda Nepal, Bangladeş ve Hindistan’dan gelen yabancı iş gücüne başvurulmasını artırıyor. Semberiya’daki duruma ilişkin konuşan Perić, bölgede yabancı işçi çalıştıran birkaç firma bulunduğunu ve bu amaçla gelen birkaç yüz kişinin çalıştığını söyledi. Çiftliklerinin yakınındaki bir firmanın yaklaşık 150-200 yabancı işçi istihdam ettiğini belirten Perić, firma sahipleriyle yaptığı görüşmelere dayanarak işverenlerin bu çalışanlardan memnun olduğunu ifade etti. Perić, çiftliğinde çalışan Bangladeşli bir işçiye verdiği 100 KM’nin, işçinin ülkesinde yaklaşık bir aylık iyi bir geçime yetebileceğini anlattı. Gençlerin kırsal işlere yeterince ilgi göstermediğini düşünse de yumurta, et, sebze veya meyve işleme gibi alanlarda belirli müşterilere yönelik tarımsal girişimlerin mümkün olduğunu söyledi. Tarım işletmelerinin daha güvenli gelişmesi için devlet, ticaret odaları ve ilgili bakanlıklardan destek isteyen Perić, üretim kadar ürünlerin satışında da sorun yaşandığını ve üretici örgütlenmesinin fayda sağlayabileceğini belirtti.

Avustralya’da Hayat Pahalılığı: Elektrik, Yumurta ve Yağ Fiyatları Sert Arttı
Görsel kaynağı: Guardian Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Hayat Pahalılığı: Elektrik, Yumurta ve Yağ Fiyatları Sert Arttı

Avustralya’da hayat pahalılığı baskısı, pandemi sonrası toparlanmanın arz kısıtlarıyla çakıştığı 2022’den bu yana hane bütçelerini etkiliyor. The Guardian’ın Avustralya İstatistik Bürosu tüketici fiyat endeksi kategorilerini izleyen çalışmasına göre genel fiyat düzeyi 2021 sonundan bu yana %23 arttı. Enflasyon ise eylül ayında sona eren yılda %4,3’e yükseldi; kaynak bu son artışı devam eden Orta Doğu çatışması ve buna bağlı yakıt maliyetlerindeki yükselişle ilişkilendiriyor. Enerji ve barınma giderleri en belirgin artışlar arasında yer aldı. Hanehalkı elektrik faturaları 2022’nin başından bu yana %35 yükselirken doğalgaz maliyetleri aynı uzun dönemde %49 arttı. Federal ve eyalet hükümetlerinin elektrik sübvansiyonları dönem dönem devreye girip çıktı ancak kaynak, bu desteklerin yükseliş eğilimini değiştirmediğini belirtiyor. Sigorta primleri yaklaşık beş yılda %46, kiralar %27 ve konut inşa maliyetleri %36 arttı. Gıda ürünlerinde de temel kalemler genel fiyat artışını aştı. Yağ ve yumurta fiyatları %40’tan fazla yükselirken ekmek, süt ve meyve fiyatları beş yılda %30’dan fazla arttı. Buna karşılık tavuk ve sebze fiyatlarındaki artış genel enflasyonun altında kaldı. Posta hizmetlerinin maliyeti de %40 yükseldi. Çalışmanın karşılaştırmasında bazı zorunlu olmayan ürün ve hizmetlerde daha sınırlı değişim görüldü. Cam eşya, sofra eşyası ve ev gereçleri ucuzlarken elektrikli ürünlerin ortalama fiyatı 2021 sonuna göre değişmedi. Kadın giyimindeki artış %7, erkek giyimindeki artış %4 oldu. Toplu taşıma ücretleri %5 düşerken çocuk bakım maliyetleri 2021 sonundan bu yana %7 arttı.

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi
Görsel kaynağı: Euronews Albania · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %20'den %6'ya indirilmesini içeren düzenlemeleri açıkladı. Hükümetin sunduğu paket, proje bütçesiyle birlikte önce hükümetin onayına, ardından parlamentoya gönderilme sürecine bağlı bulunuyor. Bu nedenle açıklanan oran ve önlemler henüz yürürlüğe girmiş kesin kararlar olarak aktarılmıyor. İndirim önerisinin 54 temel gıda ürününü kapsaması planlanıyor. Rama'nın açıkladığı listede et, balık, süt ürünleri, yumurta, un, yemeklik yağ, şeker, makarna, meyve, sebze ve bebekler için temel gıdalar yer alıyor. Arnavutluk Radyo Televizyonu (RTSH) tarafından aktarılan taslakta ekmek, pirinç, yoğurt ve bakliyat gibi ürünler de sayılıyor; ancak yararlanacak ürünlerin nihai listesinin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Rama, KDV indiriminin Arnavut ailelerin gıda harcamaları için yılda yaklaşık 150 milyon avro bırakacağını belirtti. Düzenlemeye eşlik edecek fiyat bildirimi uygulamasının genişletilip güçlendirilmesi de planlanıyor. Bu uygulamanın amacı, temel gıda sepetindeki vergi indiriminin büyük işletmeler tarafından kötüye kullanılmasını önlemek olarak açıklanıyor. Rama ayrıca gıda ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın farkında olduğunu söyledi. Paketin finansman ve yeniden dağıtım ayağında, gıda sepeti dışındaki mallar için standart KDV oranının %1 artırılması öneriliyor. İşletmelerin kâr vergisinin %15'te tutulacağı, büyük işletmelerin temettü vergisinin ise %8'den %15'e çıkarılacağı belirtiliyor. Ücret vergisinde üst eşik 200 bin lekten 300 bin leke yükseltilirken, 700 bin lek düzeyinde %30'luk yeni bir oran öngörülüyor. İşletmeler bakımından, yıllık cirosu 5 milyon lekin üzerindeki işletmeler için KDV uygulama eşiğinin düşürülmesi planlanıyor. Küçük işletmelerin kâr vergisi muafiyetinin 2029'a kadar korunacağı açıklanırken, otelcilikte KDV'nin %6'dan %10'a çıkarılması ve agroturizmin bu artıştan muaf tutulması öneriliyor. Rama, dolaşım vergisinin akaryakıt fiyatından kaldırılarak motorlu taşıtlara aktarılacağını da duyurdu. Ücret vergilerine ilişkin ayrıntılar bazı kaynaklarda farklı verildiği için bu bölümde yalnızca ortak ve açıkça aktarılan eşikler korunmuştur.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) eylül ayında %5 arttı. İOBE tarafından Yunanistan Gıda Sanayileri Birliği (SEVT) için hazırlanan analize göre artışta başlıca konut ve ulaştırma maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Konut fiyatları %14,7, ulaştırma fiyatları ise %11,3 arttı. Gıda kategorisindeki artış %0,8'de kalırken, bu kalemin genel enflasyona katkısı 0,16 puan oldu. Gıda fiyatlarında işlenmiş ve ambalajlı ürünlerle taze ürünler arasında farklı bir seyir görüldü. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların fiyatları eylülde %1,1 düşerken, taze ve işlenmemiş gıdaların fiyatları %0,9 arttı. Alt kategorilerde en belirgin artış %7 ile ette kaydedildi. Buna karşılık meyve fiyatları %8, yağlar ve katı yağlar %6,2, diğer gıdalar %1,3, balık %0,4, şeker, çikolata, tatlı ve dondurma grubu ise %0,3 geriledi. Eylül 2026 verilerine göre Yunanistan'da gıda fiyatları %0,1 azalırken Euro Bölgesi'nde %1,1 arttı. Yunanistan'da işlenmiş gıda fiyatlarındaki düşüş, taze ürünlerdeki artışın etkisini dengeledi. Ancak gıda ve içecek sanayisi, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Elektrik maliyeti yıllık bazda %63,8 artarak megavatsaat başına 157,7 avroya çıktı. 2026'nın ikinci çeyreğinde kara taşımacılığı fiyatları %6,9, depolama ve lojistik fiyatları %4,8, imalat sanayisindeki işçilik maliyeti ise yıllık bazda %5,8 yükseldi.

Polonya’da Gmina, Toprak Degradasyonuna Yol Açan İhmale Müdahale Edebilecek
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Gmina, Toprak Degradasyonuna Yol Açan İhmale Müdahale Edebilecek

Polonya’da gmina yönetimi, bir taşınmazdaki ihmalin malik kusuruyla toprak degradasyonuna yol açtığını belirlerse arazi sahibine uygun tarımsal işlemleri yaptırmasını emredebilecek. Süreç, durumun niteliğine göre wójt, burmistrz veya şehir başkanı tarafından yürütülebilecek. Verilecek kararda yapılması gereken işlemler ile bunların tamamlanacağı süre belirtilmek zorunda olacak. Yabani otlarla kaplanan bir arazi otomatik olarak biçme emri verilmesini gerektirmeyecek. Önce kanunda öngörülen müdahale koşullarının oluşup oluşmadığı incelenecek. Yabani otlar komşu tarlalara yayılarak bitki koruma maliyetlerini artırabilirken bakımsız meyve ağaçları bazı zararlı ve patojenlerin varlığını sürdürebilir. Ancak her bakımsız meyve bahçesi aynı düzeyde tehdit oluşturmaz; risk, ağaç türleri, bitkilerin durumu ve bulunan organizmalara göre somut biçimde değerlendirilecek. Tarım Bakanlığı, konuyu 1 Ekim 2026 tarihli yazıyla, tarım yerel yönetiminin toprakları yabani otlanma ve degradasyondan koruyacak daha etkili kurallar talebine yanıt olarak açıkladı. Bakanlık, Tarım ve Orman Arazilerinin Korunması Kanunu’nun 15. maddesini, toprak degradasyonunu önleme yükümlülüğünün dayanağı olarak gösterdi. Bakanlığın aktardığı Bydgoszcz Voyvodalığı İdare Mahkemesi kararında da toprağın yabani otlara karşı korunmaması degradasyon biçimlerinden biri sayıldı. Malik kesinleşmiş kararı uygulamazsa, gerekli işlemler ikame yoluyla onun masrafıyla yaptırılabilecek. Bununla birlikte bu sonuç, taşınmazın biçilmemesi nedeniyle otomatik uygulanan bir ceza olmayacak; önce idari inceleme yürütülmesi ve karar alınması gerekecek. Malik karara karşı yerel itiraz kuruluna, ardından idare mahkemesine başvurabilecek. Çiftçi ise gmina makamına taşınmazın konumunu ve ihmalleri bildirip fotoğraf ekleyebilecek. Bakanlık ayrıca kanunda değişiklik yapılmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü duyurdu.

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranını %20'den %6'ya indirmeyi önerdi. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öneri; ekmek, un, süt, doğal yoğurt, yumurta, pirinç, makarna, yemeklik yağ, et, temel balık ürünleri, meyve-sebze, bakliyat, şeker ve bebek gıdalarını kapsıyor. İndirimden yararlanacak ürünlerin nihai listesi henüz kesinleşmedi; listenin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Hükümet, düzenlemeyle temel tüketim üzerindeki vergi yükünü azaltmayı ve ailelerin gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Pakette standart KDV oranının %20'den %21'e, turizm sektöründeki oranın ise %6'dan %10'a çıkarılması da öneriliyor. Ekonomi uzmanı Pano Soko, indirimin ticaret zincirindeki işletmeler tarafından emilebileceğini ve tüketiciye sınırlı yansıyabileceğini savundu. Muhasebeci Igli Zepishta ise uygulamanın başarısının, hükümet ve sivil toplumun piyasa fiyatlarını sıkı biçimde izlemesine bağlı olduğunu belirtti.

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı

Robert F. Kennedy Jr. ve Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) yöneticisi Mehmet Oz’un Fox News’te yayımlanan yazısına göre, ABD genelinde 250 hastane Make Hospital Food Healthier Pledge adlı girişime katıldı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile CMS tarafından başlatılan girişim, hastalara ve hastane personeline sunulan yemeklerin besin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Yazıda, hastanelerin ülke genelinde daha sağlıklı yemek seçenekleri sunma konusunda ortak bir taahhütte bulunduğu belirtiliyor. Yazarlar, ameliyat sonrası iyileşen, kronik hastalıklarla yaşayan veya ciddi sağlık sorunları bulunan hastalara yüksek oranda işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve ilave şeker içeren yemekler sunulabildiğini savunuyor. Yazıya göre uygun beslenme; yara iyileşmesini destekleyebilir, kas kütlesinin korunmasına katkı sağlayabilir, bağışıklık işlevini güçlendirebilir ve iyileşme sürecini geliştirebilir. Buna karşılık yetersiz beslenmenin daha uzun hastane yatışları, daha fazla komplikasyon ve daha yüksek sağlık hizmeti maliyetleriyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Yazıda, ABD’de yaklaşık 6.100 hastanenin her yıl toplam 35 milyondan fazla yatış gerçekleştirdiği ve ülkedeki sağlık hizmetleri yiyecek-içecek pazarının yaklaşık 20 milyar dolarlık yıllık ekonomik faaliyet oluşturduğu aktarılıyor. Hastanelerin gıda hizmeti şirketleri, dağıtıcılar ve üreticiler için önemli müşteriler olduğu belirtilirken, satın alma tercihlerinin tedarikçilerin geliştirdiği ürünleri, fiyatlandırmayı ve diğer kurumlarda bulunabilen seçenekleri etkileyebileceği öne sürülüyor. Yazarlar, daha sağlıklı proteinler, meyveler, sebzeler ve daha az işlenmiş ürünlere yönelik talebin tedarik zincirlerinde değişiklik yaratabileceğini savunuyor. Girişimin gönüllü ve işbirliğine dayalı olduğu, Washington’ın hastane menülerini belirlemesinin veya hekimler ile kayıtlı diyetisyenlerin klinik kararlarının yerine geçmesinin amaçlanmadığı vurgulanıyor. Hastanelerin, özel terapötik diyetlere veya tıbbi beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar dahil olmak üzere bireysel beslenme gereksinimlerini karşılayabilmesi için esnekliğini koruması öngörülüyor. Yazıda Amerikan Hastaneler Birliği ile çok sayıda sağlık sisteminin girişime ortaklık ettiği belirtiliyor. Metnin bir bölümünde 250 hastanenin katıldığı, başka bir bölümünde ise katılımcı sayısının 250’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Coffs Coast bölgesinde uçan tilkiler, yiyecek ararken muz, ahududu ve böğürtlen üreticilerinin ürünlerine zarar veriyor. Coffs Harbour muz üreticisi Paul Shoker, çiftliğinde yalnızca ekim ayında 10.000'den fazla muzun zarar gördüğünü tahmin etti. Hayvanların muz çiçeklerinin uçlarındaki polen ve nektara ulaşmaya çalışırken meyveleri çizdiği, bu nedenle bazı muzların satışa uygun olmadığı bildirildi. Olayın, çiçek açan ağaçlarda nektar eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen şüpheli bir kitlesel açlık dönemiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Coffs Coast'taki ahududu ve böğürtlen üreticileri de uçan tilkilerin ürünleri koruyan tünellere girmesiyle kayıp yaşıyor. Berries Australia Üst Yöneticisi Rachel Mackenzie, hayvanların meyve ürünlerini tahrip ettiğini ve bazılarının ağlarda öldüğünü söyledi. Mackenzie, uçan tilkilerin zayıf ve hassas durumda olmasının üreticiler açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunları oluşturduğunu belirtti. Üreticilerin hayvanlarla genellikle baş edemediği, bunun nedenleri arasında ölümcül lyssavirus riski bulunduğu ifade edildi. Mackenzie, olağandışı olayla mücadele ve uçan tilkilerin güvenli biçimde uzaklaştırılması için eyalet yönetiminden daha fazla destek istedi. Meyve üreticilerine, uçan tilkilerin tünellere girmesini önlemek için girişlere ağ yerleştirmeleri önerildi; ancak bu uygulamanın ürün kaybı yaşayan çiftçiler için ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Bakanlık sözcüsü, dışlayıcı ağların yanı sıra meyve torbaları, ses caydırıcıları ve aydınlatma sistemlerini de seçenekler arasında saydı. Kayıplara rağmen etkilenen meyve ürünlerinin tüketicilere yönelik genel arzının şu anda istikrarlı kaldığı bildirildi.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

İtalya’da Elmalar Eski Dolomit Madeninde Depolanıyor: Enerji Tüketimi %30 Azalıyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Elmalar Eski Dolomit Madeninde Depolanıyor: Enerji Tüketimi %30 Azalıyor

İtalya’nın Trento ilindeki Val di Non ve Val di Sole vadilerinde yetiştirilen elmaların bir bölümü, eski bir dolomit madeninde kurulan yer altı soğuk hava depolarında saklanıyor. Bölgedeki üreticileri Melinda konsorsiyumu altında birleştiren 16 kooperatif; binlerce aile işletmesinin elmalarını teslim alıyor, sınıflandırıyor, depoluyor ve paketliyor. Bu ortak sistem, küçük bahçe sahiplerinin tek başlarına karşılamaları zor yatırımlara erişmesini sağlıyor. Rio Maggiore madenindeki depolar yaklaşık 300 metre yerin altında bulunuyor. Dağın doğal sıcaklık dengesi, yüzeydeki yapılara göre sıcaklık dalgalanmalarını sınırlıyor ve soğutma ekipmanının daha düşük yükle çalışmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte yalnızca doğal serinlik kullanılmıyor; yapay soğutma uygulanıyor ve havanın bileşimi düzenleniyor. Elmalar yaklaşık 1 °C sıcaklıkta ve yaklaşık %1 oksijen yoğunluğunda tutuluyor. Melinda’nın verilerine göre bu yöntem, yüzeydeki geleneksel depolara kıyasla yaklaşık %30 daha az elektrik tüketiyor. Hasat sonrası taşımacılıkta kamyonların yerine Funivia delle Mele adlı teleferik kullanılıyor. Ağustos 2025’te çalışmaya başlayan yaklaşık 1,3 kilometrelik hat, Predaia’daki işleme tesisini Rio Maggiore madenine bağlıyor. Her biri üç büyük meyve konteyneri taşıyabilen 28 kabinden oluşan sistem, saatte 460 konteyneri, yani yaklaşık 138 ton elmayı taşıyabiliyor; proje açıklamalarında kapasite yaklaşık 150 ton olarak ifade ediliyor. İtalya hükümetine göre teleferik, yılda yaklaşık 5 bin kamyon seferinin yerini alabilecek.

Kıbrıs’ta Katılımcıların %69’u Yenilikçi Gıdalara Olumsuz Bakıyor
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Katılımcıların %69’u Yenilikçi Gıdalara Olumsuz Bakıyor

Kıbrıs’ta Eurobarometre araştırmasına katılanların %69’u yenilikçi gıdalar hakkında olumsuz görüş bildirirken, olumlu görüş belirtenlerin oranı %21’de kaldı. Katılımcıların %77’si yeni gıdalar, bileşenler ve tarımsal ürünler hakkında yeterince bilgilendirilmediğini düşünüyor. Ayrıca %78’i, güvenlik standartlarını karşılasalar bile mikroorganizmalar kullanılarak üretilen bileşenleri içeren ürünleri satın almak istemiyor. Yenilikçi gıdaların tüketimine yönelik başlıca endişeler arasında bilinmeyen uzun vadeli sağlık etkileri ile ürünlerin aşırı işlenmiş veya yapay olduğu algısı öne çıkıyor. Kıbrıs’taki katılımcıların %38’i olası uzun vadeli sağlık etkilerinden, %40’ı ise ürünlerin aşırı işlenmiş veya yapay olmasından endişe ediyor. Güvenin artırılması için katılımcıların %86’sı ayırt edici adlar ve üretim yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi talep ediyor. Güvenilir bilgi arayan Kıbrıslıların %48’i sağlık profesyonellerine başvuruyor; bağımsız bilim insanları ile ulusal gıda güvenliği makamları da başvurulan kaynaklar arasında yer alıyor. Kıbrıs’taki olumsuz yaklaşım, AB genelindeki %51’lik oranın üzerinde bulunuyor; AB’de olumlu görüş bildirenlerin oranı %39, yeterince bilgilendirilmeyenlerin oranı ise %72 olarak veriliyor. Yeni yöntemlerle üretilen bitkisel proteinleri tüketmeye Kıbrıs’ta %28, AB’de %47 rahat bakıyor. Mikroorganizmalarla fermantasyon ürünlerinde bu oranlar sırasıyla %26 ve %46; kültürlenmiş hayvan hücrelerinden ürünlerde ise %18 ve %34 olarak kaydediliyor.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.