ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

120 haber · Sayfa 3

Birleşik Krallık'ta Salmonella Şüphesiyle Ukrayna Yumurtaları Geri Çağrıldı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Salmonella Şüphesiyle Ukrayna Yumurtaları Geri Çağrıldı

Birleşik Krallık Gıda Standartları Ajansı (FSA) ve İskoç gıda güvenliği kurumu (FSS), Kiev merkezli Yasensvit Ltd.'nin belirli yumurtaları için tüketim, satış ve kullanım uyarısı yaptı. 10 Ekim'deki uyarının gerekçesi, incelenen örneklerde Salmonella Enteritidis bakterisinin bulunması oldu. Tüketicilerden etkilenen yumurtaları yememeleri ve güvenli biçimde atmaları istendi. Ürünler, kabuklarına doğrudan basılan 3UA1012066 koduyla tanımlanabiliyor. Geri çağırma bu kodu taşıyan tüm yumurtaları, ambalaj biçimi ve son tüketim tarihinden bağımsız olarak kapsıyor. Yumurtaların Birleşik Krallık'taki işletmeler tarafından yeniden ambalajlanmış olabileceği, bu nedenle kutudaki şirket veya paketleme merkezi bilgilerinin farklılık gösterebileceği belirtildi. Bu nedenle yalnızca ambalajın kontrol edilmesi yeterli görülmüyor. Numune incelemesi, ithal yumurtalarla bağlantısı olabileceği değerlendirilen bir salmonella salgını soruşturması kapsamında yapıldı. İngiltere'de 2026'da bildirilen 36 salmonella enfeksiyonuyla bağlantı saptansa da bunun 36 kişinin tamamının geri çağrılan yumurtalardan hastalandığını kanıtlamadığı vurgulandı. Büyük süpermarket zincirlerinin söz konusu ürünleri satmadığı, ilgili işletmelerin ise satış ve kullanımı durdurup stokları çekmesi gerektiği bildirildi.

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporunda ABD’nin mısır üretimi ve stoklarına ilişkin öngörülerin yükseltilmesi, Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) mısır fiyatlarını aşağı çekti. ABD’nin 2026’da hasat edilecek mısır üretimi tahmini aylık bazda 6 milyon ton artırılarak 407,3 milyon tona çıkarıldı. Rapora tepki olarak CBoT mısır fiyatı %5 gerileyerek 4,75 dolar/buşel, yani 190 dolar/ton seviyesine indi; fiyat ekim başından bu yana %15 düştü. Üretim tahminindeki artışa, ABD’de sezon başlangıcındaki stokların beklenenden yüksek olması da eşlik etti. Eylül sonunda yayımlanan stok raporuna göre 1 Eylül 2026 itibarıyla depolardaki mısır miktarı beklentinin 5 milyon ton üzerindeydi. Bunun sonucunda 2026/27 sezonu için ABD’nin dönem sonu mısır stok tahmini aylık 7,2 milyon ton artırılarak 47 milyon tona yükseltildi. Stokların tüketime oranı da 1,6 yüzde puan artışla %11,3’e çıktı. Kaynak, USDA tahmini gerçekleşirse ABD mısır bilançosunun görece rahat bir seviyeye yaklaşacağını belirtiyor. ABD’deki görünüm Avrupa’dan ayrışıyor. USDA, Avrupa Birliği’nin mısır üretimini 48 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu, son iki dekatın en düşük düzeyi olarak aktarılıyor. Buna karşılık dünya arzındaki artışın AB’nin ithalat ihtiyacını karşılamasının mümkün olduğu değerlendiriliyor. Eylül sonuna kadar AB limanlarına 2,4 milyon ton mısır ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı tarihindeki hacmin beş katına çıktı. AB’nin sezon boyunca 23-25 milyon ton mısır ithal etmesi gerektiği belirtiliyor. MATIF’te mısır fiyatı, Avrupa’daki üretim açığı ve bölgesel piyasa dinamikleri nedeniyle 280 avro/ton civarında kaldı. Kaynak, küresel mısır bilançosundaki gevşemeye ve CBoT’taki yüksek alım yönlü spekülatif pozisyonlara dayanarak MATIF fiyatının 280 avro/tonu aşmakta zorlanabileceğini öngörüyor. Bu değerlendirmeye göre fiyat önce 260 avro/tona, bu seviyede tutunamaması halinde 238 avro/tona gerileyebilir; söz konusu seviyeler gerçekleşmiş fiyat değil, koşullu beklenti olarak sunuluyor. Kolza piyasasında ise vade farkı ve lojistik sorunlar öne çıktı. MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza kontratı haftalık bazda 21 avro/ton düşerek 517 avro/tona gerilerken, sonraki vadeler 6 avro/ton kayıpla 550 avro/tonun üzerinde işlem gördü. Almanya’nın Kaub kentinde Ren Nehri su seviyesinin 5 santimetreye düşmesi, kuzey Almanya ve Hollanda’daki işleme tesislerine taşımayı fiilen durma noktasına getirdi. Daha pahalı veya sınırlı karayolu ve demiryolu seçenekleri nedeniyle tesislerin alımlarını yavaşlatması, spot kolza fiyatını yaklaşık 500 avro/tona çekti.

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor
Görsel kaynağı: PBS News · Özgün haber
Veri haberi

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor

Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Sudan'ın Darfur ve Kordofan bölgelerinin bazı kesimlerinde çatışma ve kuraklığın gıda güvensizliğini kötüleştirdiği uyarısında bulundu. IPC değerlendirmesine göre mayıs ayında yaklaşık 19,5 milyon kişi, ülke nüfusunun %40'ından fazlası, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıyaydı. Bu grubun 135 bini, aşırı gıda kıtlığı, açlık, ağır yetersiz beslenme ve hastalık ya da akut yetersiz beslenmeye bağlı ölümlerle tanımlanan Aşama 5'te yer aldı. El Niño ile bağlantılı şiddetli kuraklığın Sudan'ın yarısından fazlasını etkilediği, bunun yerel ürün kayıplarına yol açarak haneleri gıda ve gelirden mahrum bıraktığı bildirildi. Nisan 2023'te başlayan savaş en az 150 bin kişinin ölümüne ve yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine yol açarken, çiftçilerin geçim kaynakları zarar gördü ve yardıma bağımlılık arttı. IPC, Kuzey Darfur'daki tarım alanlarının %64'ünde, Güney Darfur ile Batı ve Güney Kordofan'daki tarım alanlarının yaklaşık yarısında ürün gelişiminin zayıf kaldığını belirtti. Beslenme göstergeleri de bazı bölgelerde kötüleşti. Nyala'da beslenme hizmetlerine başvuran çocuklar arasında ağır akut yetersiz beslenme nedeniyle kabul edilenlerin oranı ocak-ağustos döneminde yaklaşık %5'ten %11'e yükseldi. Güney Darfur'daki iki yerinden edilme kampında küresel akut yetersiz beslenme oranı kıtlık eşiklerini aştı. Kuzey Darfur'da geciken yağmurlar ve kritik derecede düşük gıda stokları, Batı Kordofan'da ise 2004'ten bu yana görülen en kötü kuraklıklardan biri koşulları ağırlaştırdı. IPC, yardımlar hızlı ve önemli ölçüde artırılmazsa gıda güvensizliği, akut yetersiz beslenme ve aşırı ölümlerin şiddetlenebileceğini bildirdi. İnsani yardım kuruluşları, koşulların iyileşmesi için çatışmanın sona ermesi ve güvenli, kesintisiz insani erişim sağlanması gerektiğini belirtiyor.

ABD Mısır Stokları Beklentileri Aştı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

ABD Mısır Stokları Beklentileri Aştı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) 30 Eylül’de yayımladığı çeyreklik verilere göre çiftçiler ve tahıl işleyicileri, ayın başında 2 milyar bushelin üzerinde, yaklaşık 50,8 milyon ton mısır depoladı. Stoklar bir önceki yılın aynı dönemine göre %35, analistlerin beklentilerine göre %9 daha yüksek gerçekleşti. Analistler ve ekonomistler, yüksek stokların USDA’nın yem amaçlı mısır kullanımını daha önce fazla tahmin etmiş olabileceğine işaret ettiğini söyledi. Veriler, kurumun üretim ve kullanım tahminlerinin güvenilirliği konusunda da yeni sorulara yol açtı. AgMarket.Net’in kurucu ortağı Jim McCormick, yemlik ve diğer kullanım tahminlerinin altı aydır fazla yüksek olduğunu savunduğunu belirtti. USDA’nın yem amaçlı mısır kullanımına ilişkin doğrudan ölçüm verisi bulunmuyor. Analistler, yemlik ve artık kullanımın toplamının önceki yıla göre %17 arttığı yönündeki tahmini hasattan önce sorgulamıştı. ABD sığır varlığının 75 yılın en düşük seviyesine gerilemesi nedeniyle daha az hayvanın yemlenmesi gerektiği, daha ağır beslenen hayvanların da talebi öngörülen ölçüde artırmış olamayacağı ifade edildi.

Rusya’nın Tahıl Hasadı Tahmini 137 Milyon Tona İndirildi
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Tahıl Hasadı Tahmini 137 Milyon Tona İndirildi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rusya’da yıl sonu toplam tahıl hasadı tahmini, Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü (İKAR) Başkanı Dmitriy Rılko’nun açıklamasına göre 137 milyon tona indirildi. Önceki beklenti 138 milyon tondu. Buğday hasadı tahmini 88 milyon tona, mısır hasadı tahmini ise 300 bin tonluk düşüşle 16,2 milyon tona çekildi. Rılko, tahminlerdeki değişikliklerin başlıca nedenlerinden birinin ekim alanlarındaki daralma olduğunu belirtti. Azak-Karadeniz havzasından tahıl sevkiyatındaki zorlukların satılması güç stoklar oluşturduğu, bunun da fiyatlar ve tarım işletmelerinin kârlılığı üzerinde baskı yarattığı aktarıldı. Rılko ayrıca stres senaryosunda Rusya’nın tahıl ihracatının yaklaşık 35 milyon tona gerileyebileceğini, temel ihracat potansiyelinin ise 52,8 milyon ton olduğunu söyledi. Rus yetkililer çözüm olarak Baltık bölgesinde demiryolu taşımacılığını artırmayı planlıyor.

USDA ABD Mısır Üretimi Tahminini Artırdı, Rusya Buğday İhracatını Düşürdü
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

USDA ABD Mısır Üretimi Tahminini Artırdı, Rusya Buğday İhracatını Düşürdü

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), dünya tarım ürünleri arz ve talep tahminlerini içeren WASDE raporunda ABD mısır üretimi öngörüsünü beklenmedik biçimde artırdı. Ortalama verim tahmini yaklaşık 11,2 tondan 11,4 ton/hektara yükselirken hasat alanı değişmedi. Böylece üretim tahmini 401,3 milyon tondan 407,3 milyon tona çıktı. ABD'nin dönem sonu mısır stoku tahmini 39,8 milyon tondan 47 milyon tona, dünya stok tahmini ise 8,3 milyon ton artışla 280,4 milyon tona yükseltildi. Piyasa katılımcıları verim tahmininin düşürülmesini beklerken, Aralık 2026 teslimatlı mısırın Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) 9 Ekim seansında önceki güne göre %4,6 gerilediği bildirildi. USDA, Avrupa Birliği'nin (AB) mısır üretimi tahminini 50,6 milyon tondan 48 milyon tona indirdi. Fransa'da üretimin geçen yıla göre %38 daha düşük olması bekleniyor. AB'de yemlik mısır kullanımının 2,2 milyon ton azalacağı, buğday kullanımının ise 1 milyon ton artacağı öngörülüyor. Buğdayın mısırdaki açığın bir bölümünü karşılaması beklenirken, AB'nin dönem sonu buğday stoku tahmini 1,8 milyon ton düşüşle 11,7 milyon tona çekildi. Rusya'nın buğday ihracatı tahmini, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle 43 milyon tondan 40 milyon tona düşürüldü. Bu seviye en az beş yılın en düşük tahmini olarak verilirken, Rusya'nın dönem sonu stokları 3 milyon ton artışla 19,1 milyon tona çıkarıldı. Avrupa piyasalarında Kasım 2026 teslimatlı MATIF mısırı ise %0,18 yükselerek ton başına 274,75 avrodan kapandı.

USDA, Romanya’nın Soya Tahminini Düşürdü; Diğer Büyük Ürünlerde Değişiklik Yapmadı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Romanya’nın Soya Tahminini Düşürdü; Diğer Büyük Ürünlerde Değişiklik Yapmadı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) ekim ayı Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporu, Romanya’nın başlıca tarla bitkilerine ilişkin tahminlerini büyük ölçüde sabit tuttu. Buğday üretimi 12,5 milyon ton ve ekim alanı 2,375 milyon hektar, arpa üretimi 3,45 milyon ton ve alanı 635.000 hektar olarak korundu. Mısır tahmini 7,837 milyon ton ve 1,68 milyon hektar, ayçiçeği tahmini 2,8 milyon ton ve 1,17 milyon hektar, kolza tahmini ise 3,22 milyon ton ve 1 milyon hektar olarak kaldı. Rapordaki tek Romanya düzeltmesi soyada yapıldı. Soya üretim tahmini 310.000 tondan 240.000 tona, ekim alanı da 143.000 hektardan 103.000 hektara indirildi. Kaynak, alan değişiminin %28 olduğunu belirtti. Raporda verilen alan ve üretim rakamlarından hesaplanan ortalama verim; buğdayda hektar başına yaklaşık 5,3 ton, arpada 5,4 ton, mısırda 4,7 ton, ayçiçeğinde 2,4 ton, kolzada 3,2 ton ve soyada 2,3 ton olarak aktarılıyor. WASDE’nin küresel görünümünde mısır öne çıktı. ABD’nin mısır üretim tahmini, eylül ayındaki 401,3 milyon tondan 407,3 milyon tona yükseltildi. Kaynak bu artışı, piyasa beklentilerini aşan verimle ilişkilendiriyor. ABD’nin dönem sonu stok tahmini de 39,8 milyon tondan 47 milyon tona çıkarıldı. Dünya mısır dönem sonu stokları 8,3 milyon ton artışla 280,4 milyon tona yükseldi; kaynak, bu değişikliklerin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Buğday tarafında USDA, Rusya’nın ihracat tahminini 3 milyon ton azaltarak 40 milyon tona çekti. Bu seviye, önceki sezondaki 48 milyon tonun altında bulunuyor. Avrupa Birliği’nin buğday üretimi 133 milyon tona, dünya buğday ticareti ise yaklaşık 209 milyon tona indirildi. Rapora göre Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Fransa’daki mısır üretiminin geçen yıla göre %38 daha düşük öngörülmesi, Avrupa’da bölgesel arzın önemini artırıyor. Soya piyasasında dünya üretimi 0,4 milyon ton artışla 442,7 milyon tona, dönem sonu stokları ise 124,3 milyon tona yükseldi. Kaynağa göre Romanya, buğday ve mısırda yüksek ihracat fazlasına sahip olması nedeniyle bölgesel talep artışından yararlanabilir; ancak bunun için Köstence üzerinden lojistiğin açık kalması gerekiyor. Kanada ve Türkiye, 0,5'er milyon tonluk artışla telafi sağlarken toplam üretim sırasıyla 36,5 milyon ton ve 23 milyon tona çıktı.

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor

Fosfatlı gübre fiyatlarındaki %26’lık artış ve sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler, küresel tarımsal üretimin maliyetleri ile gelecek dönem arzına ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 24 Eylül tarihli verilerine göre, Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticarette yol açtığı aksaklıklar her ay 1,5 ila 3 milyon ton gübrenin taşınmasında gecikmeye neden oldu. Bu durumun artan üretim maliyetlerini zamanla gıda fiyatlarına yansıtmasından endişe ediliyor. Gübre piyasasındaki baskıda enerji maliyetleri de etkili oluyor. FAO verilerine göre doğal gaz fiyatları, Orta Doğu’daki çatışma öncesi seviyelere göre %129 ila 139 yükselirken Brent petrolündeki artış %39 oldu. Doğal gaz, amonyak üretiminde temel hammadde olarak kullanıldığı için fiyatındaki yükseliş azotlu gübre üreten sanayinin maliyetlerini artırıyor ve üreticilerin kâr marjlarını daraltıyor. Basra Körfezi, tarımsal üretimde kullanılan önemli hammaddelerin küresel tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. FAO’ya göre bölge, dünya üre arzının %30 ila 35’ini, amonyak arzının %20 ila 30’unu ve küresel kükürt ihracatının %50’sini karşılıyor. Uluslararası ticarete konu gübrelerin normal koşullarda %20 ila 30’u da Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre ticari gemilerinin boğazdan geçişi, tanker saldırılarının tırmanması nedeniyle 6 Ekim’de iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indi; bu veri toplam deniz taşımacılığını kapsıyor. Teslimatların zamanlaması, gübre kullanımının bitkilerin belirli gelişme aşamalarıyla bağlantılı olması nedeniyle üretim açısından kritik görülüyor. Ticaret akışı daha sonra düzelse bile yaşanan gecikmeler verimleri etkileyebilir. Yüksek fiyatlar bazı çiftçileri gübre kullanımını azaltmaya veya ekim planlarını değiştirmeye yöneltebilir. FAO, gübre kıtlığının 2026’nın ikinci yarısında ve 2027’de tarımsal verimlerin düşmesine ve gıda arzının daralmasına yol açabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği’nde Komisyon, fiyat artışlarından etkilenen çiftçilere destek amacıyla Ortak Tarım Politikası kapsamındaki acil yardım kaynaklarının artırılması ve kısa vadeli desteklerde üye ülkelere daha fazla esneklik sağlanması seçeneklerini sundu. Gübre stoklarının oluşturulması ve alternatif ürünlerin teşvik edilmesi de gündeme geldi. Bununla birlikte gübre maliyetlerinin nihai gıda fiyatlarına geçişi doğrudan ve tüm ürünlerde aynı değil; artışların süresi, gübrenin toplam maliyet içindeki payı ve maliyetin ne kadarının karşılanabildiği belirleyici oluyor. FAO’nun 2 Ekim’de açıkladığı verilere göre küresel gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak aylık %1,5, yıllık %5,8 yükseldi; bu artış yalnızca gübre maliyetlerine bağlanmıyor.

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor

Karadeniz üzerinden tahıl ve yağlı tohum ihracatının aksaması, Ukrayna’da depolardaki stokların büyümesine, iç piyasada fiyatların düşmesine ve çiftçilerin 2027 ekim planlarını daraltmasına yol açıyor. İHA ve füze saldırılarının altyapı ile deniz taşımacılığını hedef alması, ticari gemilerin sigortalanmasını zorlaştırırken Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya yapılan sevkiyatları da aksatıyor. Odesa bölgesinde çiftçilik yapan Oleksandr Chumak, tahılının yaklaşık %80’ini şu anda kârla satamadığını ve gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmayı planladığını belirtiyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise üreticilerin ürünlerini satamadıkları için vergi ve arazi kirası ödemelerini karşılamakta zorlandığını söylüyor. Dykun’a göre kolza ile ayçiçeği tohumu hâlâ satılabilen ürünler arasında bulunuyor ancak bu satışlar masrafları karşılamaya yetmiyor. Finansman ihtiyacındaki artış da krizin işletme sermayesi üzerindeki etkisini gösteriyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine işletme sermayesi için 1,53 milyar grivna kredi kullandırdı; bu tutar önceki yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Bazı üreticiler nakit yaratmak için ürünlerini düşük fiyatlardan erkenden satarken, depolama imkânı bulunanlar fiyatların toparlanmasını bekleyerek satışları erteliyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona çıkması bekleniyor. Ancak önceki sezondan devreden stoklar, saldırılara karşı kırılgan olan depolama ve taşıma altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Çiftçiler 2027 planlarında lojistik maliyetlerinden daha az etkilenen yağlı tohumlara ve niş ürünlere yönelirken Chumak, mısır ve arpadan tamamen vazgeçmeyi planladığını belirtiyor. Tarım sektörü ayrıca iş gücü eksikliği, askerî seferberlik, mayınlı araziler ve çiftliklere yönelik saldırılarla karşı karşıya. Ukrayna’nın önemli tarım ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz’den taşınıyor. Ağustos 2026’da tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tona gerileyerek önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %58 düştü. Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki elverişli buğday ve arpa hasatları ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi üretim, küresel etkileri şimdilik sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise deniz rotalarının yeniden açılmasının diğer ülkelerdeki tahıl fiyatlarını ton başına birkaç on dolar düşürebileceğini söylüyor. Karadeniz’deki ölümcül olaylar ekim ayında da devam ederken Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin ortasında ihracatın yeniden başlaması için bir anlaşmaya arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’da balıkçılık faaliyetlerini daha ayrıntılı izlemek amacıyla yapay zekâ, kameralar, çevresel DNA ve robotik sistemleri bir araya getiren OptiFish girişimi yürütülüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 2024’ten beri sürdürülen dört yıllık proje, sekiz ülkeden araştırmacıların katılımıyla balık türlerini otomatik tanımayı ve avların izlenmesini geliştirmeyi hedefliyor. Avrupa balıkçı filoları yılda 3,2 milyon ton balık indirirken, bu avın değeri 5,5 milyar avro olarak veriliyor. Projenin arka planında denizdeki faaliyetlere ilişkin veri eksikliği bulunuyor. Belçika’da yaklaşık 60 balıkçı teknesi olmasına rağmen bilimsel örnekleme, balıkçılık seferlerinin yalnızca %1,5’ini kapsıyor. Geleneksel izleme, teknelerde görev yapan bilimsel gözlemcilere dayanıyor ve denizdeki faaliyetlerin yalnızca bir bölümünü kapsayabiliyor. Eksik veriler, balıkçıların, bilim insanlarının ve düzenleyicilerin hangi türlerin nerede ve ne miktarda yakalandığını kesin olarak belirlemesini zorlaştırıyor. Sander Delacauw, sürdürülebilir balıkçılık yönetiminde toplanan verilerin stok değerlendirmeleri ve kota kararlarına temel oluşturacak kadar kaliteli ve yeterli olması gerektiğini belirtti. Kaynağa göre yalnızca dijital raporlama, hangi türlerin nerede ve hangi miktarlarda yakalandığına ilişkin bilgi açığını kapatmıyor. Bu ayrıntılar bulunmadığında yöneticilerin sürdürülebilir av limitleri konusunda karar vermesi, deniz ürünlerini tedarik zinciri boyunca izlemesi ve balıkçıların seferlerini planlaması zorlaşıyor. OptiFish kapsamında geliştirilen yapay zekâlı kamera sistemleri pompalı tekneler, ayıklama masaları, kirişli troller ve küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde deneniyor. Sistemler, üst üste duran veya kısmen gizlenen balıkları tanımak üzere eğitiliyor. Proje ortağı DTU Aqua’nın elektronik izleme altındaki taşıma bantlarında balıkları takip eden sistemi, birbirine benzeyen altı tür üzerinde balıkları %90,43 oranında doğru eşleştirdi. Araştırmacılar ayrıca üst üste duran balıkları ayıklama bantlarında ayıracak bir robotik kol geliştiriyor. Araştırmacılar denizde balıkların bıraktığı çevresel DNA parçacıklarından da yararlanıyor. Su örnekleri veya balıkçı ağlarına bağlanan özel problar aracılığıyla sudaki türlerin belirlenmesi ve belirli bir balık stokunun biyokütlesinin tahmin edilmesi amaçlanıyor. OptiFish, bu yöntemleri Kuzey Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan beş pilot sahada test ediyor. Revize Balıkçılık Kontrol Tüzüğü kapsamında elektronik raporlama çoğu tekne için zorunlu olurken, izleme kurallarının 2028’e kadar küçük teknelere, dijital izlenebilirliğin ise 2029’a kadar işlenmiş balıklara genişlemesi öngörülüyor. Daha doğru verilerin sefer planlamasına, yakıt ve maliyetlerin azaltılmasına ve hassas stokların aşırı avlanmasından kaçınılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı

Mısır Ticaret Odaları Genel Birliği Başkan Danışmanı Ala Ezz, küresel buğday fiyatının tedarik zinciri sorunları, Karadeniz’deki belirsizlikler ile navlun ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yaklaşık %6 arttığını, ancak bu artışın şu ana kadar Mısır’daki yerel piyasaya yansımadığını söyledi. Ezz’e göre Mısır’ın temel emtialardaki stratejik stoku ülkenin yaklaşık 6 aylık ihtiyacını karşılıyor. Yerel stokların bulunmasının küresel fiyat dalgalanmalarının iç piyasaya etkisini sınırladığını belirten Ezz, buğday fiyatlarındaki küresel yükselişe rağmen süt ürünleri ve peynir fiyatlarındaki artışın %1’in altında kaldığını aktardı. Sebze fiyatları %15, meyve fiyatları ise %2,5 yükseldi. Ezz, bu artışları tarımsal hasat dönemleri arasındaki arz değişimine ve dönemler arasında yaşanan arz açığına bağladı. Söz konusu yükselişlerin gıda ve içecekler grubundaki enflasyon oranını %3,2’ye taşıdığı, kentsel enflasyonun ise temmuzdaki %14,9’dan ağustosta %14,5’e ve eylülde %13,9’a gerilediği belirtildi.

Ukrayna’dan İthal Yumurtalar İçin Salmonella Uyarısı
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber

Ukrayna’dan İthal Yumurtalar İçin Salmonella Uyarısı

Birleşik Krallık’ta tüketicilere ve gıda işletmelerine, Salmonella tespit edilen Ukrayna’dan ithal edilmiş belirli yumurtaları yememeleri veya satmamaları uyarısı yapıldı. Gıda Standartları Ajansı (FSA), yumurtaların Kyiv’deki Yasensvit Ltd’den geldiğini ve kabuklarında 3UA1012066 kodunun bulunduğunu açıkladı. Ürünlerin ağırlıklı olarak catering işletmelerine, ayrıca küçük bağımsız perakendecilere ve bakkallara tedarik edilmiş olabileceği belirtildi. Tüketicilerden yumurtaların kabuğundaki 3UA1012066 kodunu kontrol etmeleri istendi. Yumurtalar Birleşik Krallık’taki işletmelerce yeniden paketlenmiş ve dış ambalajda farklı işletme adları ya da paketleme merkezi bilgileriyle satılmış olabilir. Bu nedenle kabuk kodu, etkilenen ürünleri belirlemenin en güvenilir yolu olarak gösterildi. Kodu taşıyan yumurtalar yenmemeli ve evde güvenli biçimde imha edilmeli. Etkilenen yumurtaları teslim alan gıda işletmeleri satış ve kullanımı derhal durdurmalı, stokları satıştan çekmeli ve tüketiciye doğrudan satılan ürünler için geri çağırma yapmalı. Salmonella ateş, ishal ve karın kramplarına neden olabilir. Belirti yaşayan kişilerin, belirtiler en az 48 saat geçmiş olana kadar işe, okula veya kreşe gitmemesi istendi.

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor

Ukrayna’da tahıl ticareti, Karadeniz’de güvenli deniz taşımacılığının yapılamaması ve geleneksel ihracat yollarının aksaması nedeniyle savaşın en ağır dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Ukrayna ve Rusya’daki depolama tesislerinde, normal koşullarda Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya gönderilecek milyonlarca ton ürün bulunuyor. Ürünlerin savaşan ülkelerde mahsur kalması, küresel arzı baskılıyor ve gıda güvenliği açısından risk yaratıyor. Karadeniz’de Rusya’nın insansız hava aracı ve füze saldırıları 2026 yazı ve sonbaharında yoğunlaştı. Kiev’in misilleme saldırıları da Rusya’nın ihracatını aksatırken ticari gemilerin güvenli geçişini engelliyor. Ekim ayında saldırıların sürmesi, ateşkes beklentilerinin zayıf kalmasına yol açarken Türkiye, küresel gıda güvenliği üzerindeki riskler nedeniyle arabuluculuk çabalarını artırıyor. Ukraynalı çiftçiler, tahıllarının yaklaşık %80’ini şu anda kâr ederek satamadıklarını ve nakit sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Yurtiçi fiyatlardaki düşüş, çiftçilerin önümüzdeki aylarda 2027 hasadı için ekim yapma isteğini de azaltıyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun, üreticilerin vergi ve arazi kirası gibi yükümlülüklerini karşılamakta zorlandığını söyledi. Üreticiler, satış yapabildikleri başlıca ürünlerin kolza ve ayçiçeği tohumu olduğunu, ancak bu ürünlerin hacminin de yeterli olmadığını aktarıyor. Depoların dolu kalması halinde ilkbaharda tarımsal faaliyet yürütmenin zaman ve para kaybına dönüşebileceği belirtiliyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine 1,53 milyar grivna işletme sermayesi finansmanı kullandırdı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona yükselmesi beklenirken önceki sezondan devreden stoklar depolama ve lojistik altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Banka, bazı üreticilerin nakit akışı sağlamak için ürünlerini düşük fiyatlarla sattığını, depolama imkânı olanların ise daha iyi fiyat beklediğini belirtiyor. Ukrayna’nın başlıca tarım ürünleri ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz üzerinden yapılıyor. Geçen ağustosta tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tonla yıllık bazda yaklaşık %58 geriledi. Savaş öncesinde Ukrayna ve Rusya dünya ayçiçek yağı arzının yarısından fazlasını, arpa arzının yaklaşık beşte birini ve buğday arzının %14’ünü sağlıyordu. Kanada, Avustralya, Arjantin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi hasatlar mevcut arz açığının etkisini kısmen sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise Karadeniz limanlarının açılması halinde ucuz arz dalgasının diğer menşelerdeki tahıl fiyatlarını birkaç on dolar düşürebileceğini belirtiyor.

Türkiye Pirinç İthalat Vergilerinin Hesaplama Sistemini Değiştirdi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Pirinç İthalat Vergilerinin Hesaplama Sistemini Değiştirdi

Türkiye, pirinç ithalat vergilerinin hesaplanma yöntemini değiştiren yeni bir rejim uygulamaya koydu. Buna göre vergi, ürünün gerçek fiyatı üzerinden yüzdesel olarak değil, ton başına 1.400 ABD doları asgari referans değer esas alınarak hesaplanacak. Düzenleme, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelen pirinç partilerini de kapsıyor. Pirinç ithalat vergisi %45 olarak belirlenirken, fiyatı ton başına 1.400 dolara eşit veya daha düşük işlemlerde vergi, pirinç çeşidi ve taraflar arasındaki sözleşme fiyatından bağımsız olarak ton başına 630 dolar olacak. Fiyat bu eşiğin üzerine çıktığında ise vergi, işlem gören malın gerçek değeri üzerinden hesaplanacak. Sektör çalışanları, mevcut fiyatlarla Türkiye’ye pirinç ihraç etmenin neredeyse imkânsızlaşabileceğini ve yeni verginin Türk ithalatçıların ödediği fiyatı fiilen iki katına çıkarabileceğini belirtiyor. Türkiye, AB ülkeleriyle ticaretteki güçlü düşüşe rağmen Avrupa pirincinin Birleşik Krallık ve İsviçre’nin ardından üçüncü ithalatçısı olmayı sürdürüyor. Son kampanyada Türkiye’ye ithal edilen işlenmiş pirinç miktarı 13 bin tonun biraz üzerindeydi; 2023/24 sezonunda bu miktar 17 bin tondu. İşlemler ağırlıklı olarak Baldo grubunu kapsarken, İtalya’daki depolarda bulunan stokların rejim değişmezse başka ülkelere yönlendirilmesi gerekebileceği ve bunun piyasa fiyatlarını etkileyebileceği aktarılıyor.

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) ekim ayı Dünya Tarım Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporu, küresel mısır arzındaki artışın tahıl fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret etti. ABD’nin büyük mısır hasadı ve yükselen stokları nedeniyle üretim tahmini yaklaşık 406 milyon tona çıkarılırken, dönem sonu stokları 7 milyon tondan fazla artışla yaklaşık 46 milyon tona yükseltildi. ABD mısır üretici fiyatı tahmini de kile başına 4,70 dolara indirildi. Rapora göre bu görünüm, dünya piyasasında mısır arzını ve ihracat rekabetini artırarak fiyatları baskılayabilir. Avrupa’da kuraklık nedeniyle mısır hasadı küçük gerçekleşti ve mısır fiyatı yaz sonu ile sonbahar başında yükseldi. Ancak Arjantin’in yüksek hasat yapması ve Avrupa’ya yoğun mısır sevk etmesi bekleniyor. Bu arzın, Paris’teki Matif piyasasında mısır fiyatını ve buna bağlı olarak buğday fiyatını aşağı çekebileceği değerlendiriliyor. Buğday piyasasında görünüm daha karmaşık. USDA, AB’nin buğday üretimi tahminini 0,8 milyon ton düşürerek 133 milyon tona indirdi. Rusya’nın devam eden Karadeniz bölgesi çatışmasıyla bağlantılı lojistik sorunlar nedeniyle ihracatının beş yılın en düşük seviyesine, 40 milyon tona gerilemesi bekleniyor. AB’deki daha küçük hasat ve Rusya’dan azalacak sevkiyatlar fiyatlara destek verebilirken, artan ABD stokları ve zayıflayan ihracat talebi bu etkiyi sınırlayabilir. Yağlı tohumlarda ABD soya üretimi tahmini yaklaşık 124 milyon tona çıkarıldı; buna karşın üretici fiyatı tahmini değişmedi. Endonezya’da kurak hava nedeniyle palm yağı üretiminin 2,2 milyon ton azalarak 45 milyon tona gerilemesi bekleniyor. İsveçli üreticiler açısından Matif fiyatları, döviz kuru ve uluslararası ihracat talebi belirleyici olacak. Haberde, buğdayın Matif’te ton başına 245 avrodan işlem gördüğü ve yakın dönemde yeni bir fiyat artırıcı gelişme olmazsa sonbahardaki zirvenin aşılmayabileceği belirtildi.

İspanya’da Zeytinyağı Piyasadan Çekme Kuralı Tartışılıyor
Görsel kaynağı: 20minutos · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Zeytinyağı Piyasadan Çekme Kuralı Tartışılıyor

İspanya’da zeytinyağı üreticileri, 1 Ekim’de başlayan ve 30 Eylül 2027’ye kadar sürecek kampanyada, fiyatların daha fazla gerilemesini sınırlamak için belirli miktardaki yağın geçici olarak piyasadan çekilmesine imkân verecek yeni pazarlama kuralının uygulanıp uygulanmayacağını tartışıyor. Kural henüz yürürlüğe girmiş değil. Asaja, COAG, UPA ve Cooperativas Agroalimentarias düzenlemeyi desteklerken, ambalajlayıcılar ile ihracatçılar bunun ülkenin dünya üretim liderliğini riske atabileceğini savunuyor. Cooperativas Agroalimentarias temsilcisi Rafael Sánchez de Puerta, depolamanın arz ve talep dengesini iyileştirmeyi, fiyatları korumayı veya düşüşü mümkün olduğunca sınırlamayı amaçladığını belirtiyor. De Puerta’ya göre üretici sahasında zeytinyağı fiyatı son bir ayda litre başına 30 sent geriledi. Sızma zeytinyağı litre başına 3,30 avro, lampante zeytinyağı ise 2,90 avro seviyesinde bulunuyor ve her iki fiyatın da ortalama üretim maliyetlerinin altında kaldığı ifade ediliyor. Taslağa göre kural, üretim ile kampanya başlangıç stoklarının toplamı, önceki altı kampanyadaki aynı toplamın ortalamasının en az %120’sine ulaştığında veya bu seviyeyi aştığında etkinleşebilecek. Piyasadan çekilecek miktar tahmini üretimin %20’siyle sınırlı olacak. Depolama üretici değirmenleri tarafından yapılacak ve çekilen yağ bir sonraki kampanyaya kadar satışa sunulmayacak. Üretici temsilcileri bu koşulların uygulamayı sınırlı ve güvence altına alınmış bir araç haline getirdiğini savunuyor. Ambalajlayıcılar ve ihracatçılar ise düzenlemenin kısa vadeli bir yanıt olduğunu, piyasada bozulmaya ve tüketici fiyatlarında artışa yol açabileceğini belirtiyor. Ulusal Yenilebilir Yağ Ambalajlayıcıları ve Rafinerileri Sanayicileri Birliği (ANIERAC) temsilcisi Primitivo Fernández, sektör için uzun vadeli pazar açma ve tüketici kaybını önleme stratejisi gerektiğini söylüyor. Asoliva temsilcisi Rafael Pico Acevedo de yalnızca İspanya’da uygulanacak bir düzenlemenin küresel pazarı etkileyebileceğini; Tunus, Türkiye ve İtalya gibi rakiplerin satışlarını sürdürebileceğini savunuyor. İspanya Tarım Bakanlığı’nın karar öncesinde özerk yönetimler ve sektörle istişare yürütmesi bekleniyor. Bakanlık, uygulama hakkında kasım ayının ilk yarısında karar verecek. 2025’te benzer bir düzenleme yayımlanmış, ancak o kampanyadaki koşullar nedeniyle uygulanmasına gerek görülmemişti. Bakanlık ayrıca iklim koşullarının değişebileceği gerekçesiyle 2026-2027 kampanyasına ilişkin üretim tahminlerinde temkinli olunması gerektiğini belirtiyor. Bakanlığın tahminine göre İspanya’nın 2026-2027 kampanyasındaki zeytinyağı üretimi 1,60 milyon tonu aşabilir. Bu, yaklaşık 1,30 milyon tonluk 2025-2026 üretimine göre %23 artış anlamına geliyor. Endülüs’ün 1,26 milyon tonla toplam üretimin %78,7’sini karşılaması beklenirken Castilla-La Mancha’da 152.555, Extremadura’da 97.300 ve Katalonya’da 30.344 ton üretim öngörülüyor. Bölgesel tahminlerde Endülüs, Extremadura ve Castilla-La Mancha’da artış; Katalonya ve Murcia’da ise düşüş bekleniyor.

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Brezilya’nın 2026/27 sezonu buğday üretim tahminini 6 milyon tondan 5,8 milyon tona düşürdü. USDA, Brezilya’nın iç talebi karşılamak için 7,5 milyon ton buğday ithal etmesi gerekeceğini öngörürken, ülkedeki sektör temsilcileri ithalatın 10 milyon tona ulaşabileceğini değerlendiriyor. USDA’nın ekim raporu, küresel buğday arzı ve tüketiminin artacağı, uluslararası ticaretin ise gerileyeceği bir görünüm ortaya koydu. Dünya üretimi, eylül tahminindeki 822,43 milyon tondan 822,39 milyon tona hafifçe indirilirken, küresel arz 900 bin ton artırıldı. Dünya tüketimi de önceki öngörüye göre 1,2 milyon ton yükseltilerek 827,9 milyon tona çıkarıldı. USDA, tüketimdeki artışın başlıca nedenleri arasında Çin ve Avrupa Birliği’nde buğdayın yemlik kullanımındaki yükselişi gösterdi. Bakanlık, 2026/27 sezonunda dünya buğday ticareti tahminini 2,8 milyon ton düşürerek 209 milyon tona çekti. Rusya ve ABD’nin ihracatındaki gerileme, Arjantin ve Kanada’dan beklenen daha yüksek sevkiyatlarla yalnızca kısmen telafi edilecek. Brezilya’nın başlıca dış tedarikçisi olarak tanımlanan Arjantin’in üretim tahmini 21,5 milyon ton düzeyinde korunurken, ihracat tahmini 15,5 milyon tondan 16 milyon tona yükseltildi. Rusya’nın ihracatının 40 milyon tonla son beş yılın en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Rapora göre Karadeniz bölgesindeki çatışmanın sürmesiyle bağlantılı lojistik güçlükler, Rusya sevkiyatlarını uzun dönem ortalamasının altında tutuyor. Sezon sonunda dünya buğday stoklarının ise önceki projeksiyona göre hafif düşüşle 276 milyon ton olması bekleniyor. Türkiye'nin buğday üretimine ilişkin projeksiyon, daha yüksek verim beklentisiyle 500 bin ton artırılarak 23 milyon tona çıkarıldı.

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı

Rusya ve Ukrayna limanlarındaki Karadeniz ablukasının üçüncü ayına girmesi, büyük buğday ithalatçılarının maliyetlerini artırdı ve alıcıları alternatif menşelere yöneltti. S&P Global Energy’nin, kesintilerden önceki son ihalelerle yaptığı karşılaştırmaya göre Ürdün buğday için ton başına yaklaşık 57 dolar, Suudi Arabistan 63 dolar, Cezayir 56 dolar ve Tunus 45 dolar daha fazla ödüyor. Maliyet artışında taşımacılık tarifelerindeki yükseliş ile Rusya ve Ukrayna’dan arzın azalması etkili oldu. Rus ihracatçılarının yükleri Baltık limanlarına yönlendirmesi, bu terminallerde yoğunluk yaratırken demiryolu taşımacılığı, depolama ve elleçleme kapasitesindeki sınırlamalar alternatif güzergâhları zorlaştırıyor. Baltık’tan Mısır’a navlun bir hafta içinde ton başına 10 dolar artarak 54 dolara çıktı. Ukrayna’nın buğday ihracatı da daha pahalı alternatif güzergâhlara bağımlı hale geldi. Temmuz-eylül döneminde deniz taşımacılığının ihracattaki payı geçen yılki %98’den %78’e gerilerken demiryolunun payı %17’ye, feribotların payı %4’e yükseldi. Moldova güzergâhlarındaki yoğunluk ve Sulina Kanalı’ndaki kuyruklar ek maliyet oluşturdu. Mısır, artan taşıma maliyetlerinden en fazla etkilenen ülke olarak öne çıktı; ülkenin buğday ithalatı geçen yıla göre %74 azaldı. Mısır teslimatlarındaki navlun primi, Karadeniz’deki FOB referansının ton başına 109 dolar üzerine çıktı. Buna karşılık Romanya’nın işler durumdaki Köstence Limanı ve Avrupa Komisyonu verilerine göre 3,28 milyon tonla Avrupa Birliği’nin buğday ihracatında lider olması, ülkeyi alternatif tedarik noktalarından biri haline getirdi. Talebin Avrupa Birliği’ne kayması, Romanyalı ihracatçıların Suudi Arabistan, Cezayir ve Nijerya’daki konumunu da destekledi. Roma’daki 54 Birleşmiş Milletler üyesi örgüt temsilcisi, Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerin sınırlandırılması için uluslararası çaba çağrısı yaptı. Bölgenin dünya buğday talebinin yaklaşık %30’unu karşılaması, arz kesintisinin etkisini büyütürken fiyatlar Ocak 2026 seviyesinin %27 üzerine çıktı. Türkiye ise kaynak metne göre rekor iç hasat ve kamu stoklarına daha fazla dayanıyor; Rus arzı sınırlı kalırsa yüksek proteinli buğday için Litvanya ve Almanya’ya yönelebilir. Denizcilik ateşkesi sağlanırsa risk priminin hızla düşebileceği ve buğday fiyatlarının gerileyebileceği belirtiliyor. Reuters analizlerine göre Rusya, terminal kapasitesinin %80’ine kadarını kısa sürede yeniden kullanabilir. Ancak bu koşul gerçekleşene kadar hava, lojistik ve jeopolitik risklerin tahıl piyasalarındaki oynaklığı yüksek tutması bekleniyor.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu

Brezilya soya piyasasında 7 Çarşamba günü fiziksel işlemler neredeyse durdu. Piyasada yalnızca nominal fiyat göstergeleri oluşurken, alıcılarla satıcılar arasındaki farkın yüksek kalması ticareti kilitledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat farkının güçlü kaldığını ve piyasanın işlem bakımından sıfırlandığını belirtti. Spot primlerde de önemli bir değişiklik görülmedi. Fiziksel piyasada bölgesel fiyatlar farklı yönlerde hareket etti. Passo Fundo'da fiyat 147,40 realden 148 reale, Santa Rosa'da 148,40 realden 149 reale yükseldi. Rio Grande'da da 156,40 realden 157 reale artış kaydedildi. Dourados'ta fiyat 144 realden 141 reale, Rio Verde'de ise 141 realden 140 reale geriledi. Cascavel 143 real, Rondonópolis 141 real ve Paranaguá 154 real seviyelerinde kaldı. Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) soya fasulyesi ve soya yağı kontratları düşerken soya küspesi yükseldi. Kasım 2026 teslimatlı soya fasulyesi kontratı %0,42 gerileyerek bushel başına 12,97 1/2 dolardan kapandı. Aralık 2026 teslimatlı soya küspesi kontratı %3,10 artışla ton başına 365,80 dolara çıktı. Aynı vadeli soya yağı kontratı ise %3,18 düşüşle pound başına 67,68 sente geriledi. Piyasadaki düşüşte, ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) cuma günü açıklaması beklenen arz-talep raporunun olumsuz olacağı beklentisi etkili oldu. Diğer para birimleri karşısında güçlenen dolar ve Çin'in tatil nedeniyle alıcı olmaması da baskıyı artırdı. Uluslararası analistlerin beklentisine göre ABD'nin 2026/27 soya üretimi 4,541 milyar bushel olacak; eylül tahmini 4,535 milyar busheldi. Ticari dolar %0,74 yükselerek satışta 5,0142 realden kapandı.

Fransa Hükümeti Çoklu Krizlere Karşı Önlemler Açıkladı
Fotoğraf: FRANCEINFO/RADIO FRANCE · Özgün haber
Veri haberi

Fransa Hükümeti Çoklu Krizlere Karşı Önlemler Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Başbakan Sébastien Lecornu, lise öğrencilerinin eylemleri, yükselen akaryakıt fiyatları, sıcaklık ve kuraklığın etkilediği tarım sektörü ile bütçe tartışmaları sürerken çözüm önerilerini açıkladı. Stratejik stoklardan 10 milyon varil motorinin üç ay boyunca piyasaya sunulması planlanırken hükümet, pompa fiyatlarında litre başına 12 ila 18 sent düşüş öngörüyor. Çiftçiler için acil durum planı güçlendirilecek; lise öğrencilerinin talepleri de ekim sonuna kadar incelenecek.

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı

Avustralya’nın Queensland eyaletinde çiftçi ve hayvancılardan, zorlu geçebilecek yaz hava sezonu öncesinde hazırlık yapmaları istendi. Aktif El Niño koşullarının eyalet genelinde çalı yangınları ve şiddetli fırtına olasılığını artırdığı belirtildi. Queensland Temel Endüstriler Dairesinin tarımdan sorumlu genel müdür yardımcısı Peter Donaghy, Get Ready Week’in üreticilere şiddetli hava olayları meydana gelmeden önce harekete geçmeleri için önemli bir hatırlatma olduğunu söyledi. Donaghy, yaz mevsiminde seller, çalı yangınları, siklonlar ve fırtınalar yaşanabileceğini ifade etti. Queensland Hükümeti, üreticilerden acil durum planlarını gözden geçirmelerini, işletme risklerini değerlendirmelerini ve gerekli kaynakları yaz öncesinde hazır bulundurmalarını istiyor. Öneriler arasında yem stoklarının güvenceye alınması, hayvanların hızla taşınabilmesi, yiyecek ve suya erişimin sağlanması, kritik altyapının korunması, yangın şeritlerinin sürdürülmesi ve mülk çevresindeki yanıcı yükün azaltılması yer alıyor. Üreticiler ayrıca Industry Recovery and Resilience Officers ile çalışmaya çağrılıyor. Avustralya ve Queensland hükümetleri tarafından ortak finanse edilen bu program, iklim risklerinin yönetimi ve toparlanma planlarının hazırlanmasının yanı sıra toparlanma hibeleri, imtiyazlı krediler ve esenlik desteği hakkında bilgi sunuyor.

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor

İran Veterinerlik Kurumu Başkanı Vahid Salehi, ülkede tek tırnaklı hayvanların yetiştirilmesine izin verilen bir birim veya bu hayvanların etinin elde edilmesi için yetkili bir mezbaha bulunmadığını açıkladı. Açıklama, tek tırnaklı hayvan yetiştiriciliği ve et ihracatı için yapılan başvurulara ilişkin tartışmalar sırasında geldi. Salehi’ye göre bu alandaki ilk başvuru, et ihracatı amacıyla bir yetiştiricilik birimi kurulması için 1395 ve 1396 yıllarında yapıldı. Geçen yıl ise üç ilden yetiştiricilik zinciri, özel mezbaha, paketleme ve ihracat kurulması için başvurular geldi. Ancak söz konusu çiftliklerin kurulmasına yönelik uygulama yönergesi, hayvancılık tesisi ruhsat düzenlemesi veya onaylanmış bir kural henüz yayımlanmadı. Salehi, 1398’de alınan dini görüşte, sürecin yasalara ve sağlık izinlerine uygun yürütülmesi ve ürünün niteliğinin tüketiciye açıkça bildirilmesi halinde dini açıdan engel bulunmadığının belirtildiğini aktardı. Veterinerlik Kurumunun politikası ise standartlar oluşturulması halinde tüm sürecin sağlık denetimine tabi tutulması ve ürünlerin diğer ürünlerle karışmasını önleyecek şekilde kesin biçimde etiketlenmesi yönünde. Açıklamada hayvan ve hayvansal girdilerin izlenmesine ilişkin sistem hakkında da bilgi verildi. 1392’de kurulan kapsamlı izleme ve tanımlama sistemi canlı hayvan, ilaç, aşı, biyolojik maddeler ve pestisitlerin taşıma, depolama ve muhafaza noktalarını izliyor. Canlı hayvanların yetiştirme döneminden mezbahaya kadar sağlık kimliği taşıması gerekiyor; sağlık sertifikası düzenlenmeden taşıma irsaliyesi çıkarılmıyor. Salehi ayrıca dondurulmuş tavuk stoklarına ilişkin verileri paylaştı. Depolanan 20 bin 500 ton tavuğun yaklaşık 15 bin tonu tüketim süresi dolmadan piyasaya dağıtıldı. Bir ila üç ay tüketim süresi kalan yaklaşık 5 bin 400 ton ise perakende piyasaya gönderilmeyerek toptan merkezlere ve ısıl işlem gören et ürünleri sanayisine tahsis edildi. Bu partiden toplam 27 ton ürün, salmonella veya diğer sağlık kriterlerine aykırılık nedeniyle insan tüketimine onay almadı; kaynağa göre ürünler için imha veya atık işleme ve üreticiye iade süreçleri uygulandı.

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya hükümeti, pirinçte kendi kendine yeterlilik hedefine 2029 hedefinden üç yıl önce ulaştığını açıkladı. Açıklamayı Cumhurbaşkanının İklim ve Enerji Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo, 6 Ekim 2026'da Jakarta'daki Endonezya Uluslararası Sürdürülebilirlik Forumu'nda yaptı. Hashim, bunun ülkenin 42 yıl içindeki ilk pirinçte kendi kendine yeterlilik başarısı olduğunu söyledi. Hashim'e göre hükümetin pirinç stoku yaklaşık 5,3 milyon tona ulaştı ve artmaya devam ediyor. Stokların devlet depolarının kapasitesini aşması nedeniyle Perum Bulog'un özel sektörden yeni depolar kiralaması gerektiği belirtildi. Hükümet ayrıca gıda istikrarını korumak için üç yıl içinde soyada da kendi kendine yeterlilik hedefliyor. Hashim, Papua'daki orman alanlarını dönüştürmeden 2 milyon hektarlık bir gıda arazisi programı belirlendiğini, çiftçileri desteklemek amacıyla çeltik ve pirinçte hükümet alım fiyatının %50 artırılarak 4.000 rupiden 6.500 rupiye çıkarıldığını ve gübre fiyatlarının %20 düşürüldüğünü aktardı.