ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

383 haber · Sayfa 3

Sırbistanlı Çiftçiler, Usulsüzlük İddiaları Nedeniyle Destek Programlarının Durdurulmasını İstedi
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber

Sırbistanlı Çiftçiler, Usulsüzlük İddiaları Nedeniyle Destek Programlarının Durdurulmasını İstedi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırbistan Çiftçilerinin Hayatta Kalması Girişimi, mekanizasyon alımı ve diğer yatırımlara yönelik ulusal, bölgesel ve yerel destek programlarının, “ciddi usulsüzlükler” gerekçesiyle durdurulmasını istedi. Girişim ayrıca yeni hükümetten kayıtlı tarım işletmeleri ile hayvanların gerçek sayısını belirlemesini ve sübvansiyonları mevcut düzenlemelere uygun biçimde zamanında ödemesini bekliyor. Çiftçiler; arazi sahipliği kadastrosunun düzenlenmesini, süt, et ve tahıl gibi ürünlerin standardize edilmesini ve denetim kurumlarıyla Rekabetin Korunması Komisyonunun çalışmasını talep ediyor. Kamuya ait tarım arazilerinin kötüye kullanımına yaptırım uygulanması, çiftçi borçlarının çözülmesi, emeklilik ve malullük sigortası mevzuatının değiştirilmesi de talepler arasında. Açıklamada, kamu kaynaklarını kötüye kullanan çiftçiler ile buna izin veren yetkililere, mümkünse geçmiş dönem için de geçerli olacak şekilde yaptırım uygulanması istendi. Küçük işletmelerin desteklerde önceliklendirilmesi de savunuldu.

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

Kenya, Rus Şirketleriyle Gübre Üretimi Olasılığını Görüşmek İstiyor
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber

Kenya, Rus Şirketleriyle Gübre Üretimi Olasılığını Görüşmek İstiyor

Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, Rus şirketlerinin katılımıyla gübre üretiminin Kenya’da gerçekleştirilmesi olasılığını görüşmek istediklerini açıkladı. Ruto, Kenya ve Rusya’nın ekonomik iş birliği kapsamında Rus şirketlerinin karma gübre üretimine katılımını da ele alabileceğini belirtti. Kenya’da ayrıca Ulusal Altyapı Kalkınma Fonu kuruldu. Fon, havaalanları, Mombasa Limanı ile kara ve demiryolu altyapısı gibi önemli projelere yatırım yapılmasına olanak sağlıyor.

Castilla-La Mancha’da Genç Çiftçi Yardımları 21 Milyon Avro Artırıldı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Castilla-La Mancha’da Genç Çiftçi Yardımları 21 Milyon Avro Artırıldı

İspanya’nın Castilla-La Mancha özerk yönetimi, genç çiftçilerin tarıma katılımı ile tarım işletmelerinin iyileştirilmesine yönelik son yardım çağrısına 21 milyon avro ekledi. Julián Martínez Lizán, artışı Castilla-La Mancha’daki Herencia’da düzenlenen XIII. Tarım ve Hayvancılık Günleri sırasında açıkladı. Desteğin, gençlerin sektöre yerleşmesini ve işletmelerin modernleştirilmesini kolaylaştırması hedefleniyor. Martínez Lizán, bölgesel tarım politikası kapsamında Kırsal Kadınlar Statüsü’nü kırsal alandaki kadınların rolünü tanıyan ve güçlendiren bir araç olarak gösterdi. Tarım 4.0 yatırımlarını da işletmeleri modernleştirecek ve rekabetçiliği artıracak bir kaldıraç olarak değerlendirdi. Yardımların gençlerin tarıma girişini kolaylaştıracak zamanda ulaştırılmasının önemini vurguladı. Her yıl düzenlenen toplantı, sektörün sorunlarını değerlendirmek üzere uzmanları ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası’na ilişkin kısmi anlaşmanın oybirliğiyle onaylanmasını olumlu karşılayan Martínez Lizán, gelecekteki finansmanın henüz bilinmediğini belirtti. Yeni çerçevenin çiftçi ve hayvancılık işletmelerinin gerçek ihtiyaçlarına uyarlanmasını, güçlü, işlevsel ve basit olmasını istedi.

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Boğa Fiyatları Pesoda %61, Dolarda %57 Arttı

Arjantin hayvancılığında genetik yatırımları son aylarda yeniden öne çıktı. Ağustos-ekim 2026 arasında, damızlık hayvan ihalelerinin yoğunlaştığı dönemde ortalama boğa fiyatları yıllık bazda peso cinsinden %61, dolar cinsinden %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine dayanan sonuçlar 15.500'den fazla başın satışını kapsıyor. Fiyat hareketi, yetiştirici ve üreticilerin verimliliği ile sürülerinin genetik kalitesini geliştirmek için damızlık hayvanlara yatırım isteğinin arttığına işaret ediyor.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici

Paraguay ve Arjantin’de tarım işletmelerinin vergi rekabeti, yalnızca gelir vergisi oranlarının karşılaştırılmasıyla değerlendirilemiyor. Paraguay’da 6380/2019 sayılı yasa kapsamında Kurumsal Gelir Vergisi’nin genel oranı, net vergilendirilebilir gelir üzerinden %10 olarak uygulanıyor. Arjantin’de şirketler için 2026’da geçerli Gelir Vergisi oranları %25, 30 ve 35’lik kademelerden oluşuyor. Ancak vergi matrahı, kabul edilen indirimler, işletmenin yapısı ve idari maliyetler de nihai sonucu etkiliyor. Paraguay’da genel Katma Değer Vergisi (KDV) oranı %10, mevzuatta açıkça belirtilen bazı tarımsal ürünlerde indirimli oran %5. Arjantin’de genel KDV oranı %21, bazı sektör işlemlerinde ise %10,5 uygulanıyor. Alış ve satışlarda farklı oranların bulunması vergi alacağı bakiyesi oluşturabiliyor; örneğin girdiler %10, satılan ürünler %5 KDV’ye tabi olduğunda bu durum ortaya çıkabiliyor. Ancak indirimli oran, alışlarda ödenen KDV’nin tamamının geri alınacağını garanti etmiyor; sonuç işlemin türüne ve mevzuata bağlı. Paraguay mevzuatı, ihracatla bağlantılı KDV alacağının iadesine genel olarak izin veriyor. Bununla birlikte, ihracata yönelik doğal haldeki tarım ürünleri, ilk işlenmiş türevleri ve bunların hammaddelerinin alımında faturalandırılan KDV için özel bir istisna bulunuyor. İhracatla bağlantılı diğer mal ve hizmetler ise yasal koşullara uygun olarak iadeden yararlanabiliyor. Bu ayrım, üçüncü kişilerden tahıl alarak ihracat yapan şirketlerin maliyetlerini etkileyebiliyor; vergi alacağının kaynağı ve niteliği gerçek vergi etkisinin belirlenmesinde önem taşıyor. Arjantin’de tahıl ticaretinde kullanılan Sistema de Información Simplificado Agrícola (SISA), KDV oranı değil, bilgi, stopaj, peşin ödeme ve mali kontrol mekanizması olarak işliyor. Unión de Gremios de la Producción danışmanı Carlos Zapata’ya göre Paraguay’ın incelenen ulusal vergilerde nominal oranları daha düşük olsa da fiili avantaj; işletmenin maliyet yapısına, yatırımlarına, vergi alacaklarına, kâr marjlarına ve ihracat koşullarına bağlı. Bu nedenle hangi sistemin daha elverişli olduğu, somut bir işlem ve işletme üzerinden değerlendirilmelidir.

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir

Piraeus'ın değerlendirmesine göre buğday ve mısır piyasalarında yeterli arz, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilecek başlıca unsur olarak öne çıkıyor. Buna karşılık Karadeniz'deki gerilimler, Avrupa Birliği'nde tarihsel olarak düşük mısır üretimi ve iklim kaynaklı riskler fiyatları destekleyebilir. İncelenen dönemde geniş emtia endeksi yükselirken tarım ürünleri endeksi geriledi; buğday ve mısır fiyatları düşerken şeker, pirinç, pamuk ve sığır fiyatları arttı. Piyasanın önümüzdeki dönemdeki görünümünde hava koşulları ve El Niño belirleyici olabilir. NOAA'ya göre El Niño'nun 2027'nin ilk çeyreğine kadar güçlü veya çok güçlü bir olaya dönüşme olasılığı %83'ün üzerinde. Yüksek enerji fiyatlarının üretim ve taşıma maliyetlerini artırmasıyla birlikte, değerlendirmede emtia piyasalarındaki risk dengesinin yukarı yönlü kaldığı belirtiliyor. USDA'nın 2026/27 küresel buğday tahmininde üretim 822,4 milyon tonla değişmedi. Kanada ve Türkiye'deki üretim artışının Avrupa Birliği'ndeki düşüşü dengelemesi bu sonucun temel nedenleri arasında gösterildi. Aynı dönemde buğday tüketiminin, özellikle yem kullanımındaki artışın etkisiyle 827,9 milyon tona yükselmesi; stokların ise 276 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Stokların tüketime oranı %33,4'ten %33,3'e düşüyor. Buğday ticaretinin 2026/27 döneminde 209,0 milyon tona gerilemesi öngörülüyor. Düşüş, Rusya'nın Karadeniz üzerinden ihracat akışındaki sorunlar ve yüksek fiyatların ABD'nin rekabet gücünü sınırlamasıyla ilişkilendiriliyor. Fiyatlar, önceki dönemdeki güçlü yükselişin ardından yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle ay içinde gerilese de tüketimin üretimi aşması, stokların daralması, Karadeniz'deki aksaklıklar ve El Niño orta vadede yukarı yönlü riskleri artırıyor. Mısırda ise 2026/27 küresel üretim tahmini 1.293,8 milyon tona yükseltildi. Artışta ABD üretiminin 5,9 milyon ton yükselmesi etkili olurken, Avrupa Birliği'ndeki düşüşün kuraklık nedeniyle devam ettiği belirtiliyor. Tüketimin 1.320,5 milyon tona, stokların 280,4 milyon tona ve stok/tüketim oranının %20,6'dan %21,2'ye çıkması bekleniyor. Ticaretin ABD'nin artan ihracatıyla 210,7 milyon tona yükselmesi, kısa vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir; ancak AB'deki düşük üretim, El Niño riski ve ABD'deki güçlü etanol talebi bu baskıyı sınırlayabilir.

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan ve Suudi Arabistan, ekonomik işbirliğini genişletme çabaları kapsamında tarım, mineraller ve madencilik alanlarındaki yatırım fırsatlarını görüştü. Görüşme, Pakistan Maliye Bakanı Muhammad Aurangzeb ile Suudi Arabistan’ın Pakistan Büyükelçisi Dr Rajeh Tami Albugamy arasında yapıldı. Taraflar, ortak öncelikleri somut sonuçlara dönüştürme ve iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirme gereğini vurguladı. Aurangzeb, Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik bağların daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bakan, Pakistan’ın makroekonomik istikrarı yeniden tesis etme yönündeki ilerlemesine, döviz rezervleri ve enflasyondaki iyileşmelere ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının son dönemdeki not artırımlarına dikkat çekti. Pakistan’ın 3 milyar ABD doları tutarındaki Eurobond ihracıyla uluslararası sermaye piyasalarına dönüşünü ve Çin sermaye piyasasına erişimini de gündeme getirdi. Bakan, ekonomik kazanımların yatırımcı güvenini güçlendirmek ve sürdürülebilir, yatırımla yönlendirilen büyümeyi desteklemek için geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Görüşmede Pakistan’ın stratejik coğrafi konumu ve bölgesel ticaret ve transit merkezi olma potansiyeli de ele alındı. Taraflar ayrıca bölgesel durum ve devam eden çatışma hakkında görüş alışverişinde bulunarak barış, istikrar ve ekonomik işbirliğinin önemini vurguladı.

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı

Yeşil İklim Fonu, Meksika’nın ormansızlaşma ve orman bozulmasından kaynaklanan emisyonları azaltmadaki sonuçları karşılığında 85,31 milyon dolarlık ödeme yapılmasını onayladı. Ödeme, Meksika’nın REDD+ çerçevesinde 2018-2019 döneminde sağladığı yaklaşık 12,9 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımını tanıyor. Kaynaklar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteğiyle ormanların korunması, orman ve hayvancılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal geçim kaynaklarının geliştirilmesi için yeniden yatırılacak. FAO’nun açıklamasına göre finansman, orman korumayı kırsal topluluklar için ekonomik fırsatlarla birleştiren altı yıllık bir projeyi destekleyecek. FAO, Yeşil İklim Fonu tarafından akredite kuruluş olarak projeyi Meksika Ulusal Ormancılık Komisyonu (Conafor) ile yakın işbirliği içinde uygulayacak. Projenin doğrudan ve dolaylı olarak 33.720 kişiye ulaşması, yararlanıcıların %30’unu kadınların oluşturması bekleniyor. Finansman, Çevresel Hizmetler Ödemesi programları aracılığıyla 205.000 hektarda ormanların korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini destekleyecek. Faaliyetler Chiapas, Guerrero, Jalisco, Michoacán, Oaxaca, Quintana Roo ve Yucatán eyaletlerinde yoğunlaşacak. Uygulamaya yerli halklar, Afro-Meksika toplulukları ve yerel topluluklar, kapsayıcı ve kültürel açıdan uygun yaklaşımlarla dahil edilecek. Proje ayrıca kadınların yönettiği 120 üretken girişime finansman sağlayacak. Projenin bir ayağı da sürdürülebilir olmayan hayvancılığın ormanlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefliyor. Bu kapsamda 1.600 üretim birimine, bozulan meraların onarılması, yenileyici otlatma, yem üretiminin geliştirilmesi, toprak ve suyun korunması ile ağaç, hayvan ve otlakları bir araya getiren silvopastoral sistemlerin kurulması için destek verilecek. Yaklaşık 12.000 katılımcı, 1.200 Tarla Okulu üzerinden uygulamalı eğitim ve teknik yardım alacak; yedi bölgesel değer zincirine yapılacak yatırımların ormansızlaşmadan uzak üretim, izlenebilirlik ve pazara erişimi güçlendirmesi bekleniyor. Conafor; Çevresel Hizmetler Ödemesi, üretken restorasyon, bölgesel koordinasyon ve kadınların yönettiği girişimlerden sorumlu olacak. FAO ise sürdürülebilir orman yönetimi, topluluk ormancılığı, restorasyon, orman izleme, Tarla Okulları ve ormansızlaşmadan uzak değer zincirleri konularında destek sağlayacak; projenin idari, mali ve teknik denetimini üstlenecek. Yeniden yatırımın 2032’ye kadar yaklaşık 262.801 ton CO₂ eşdeğeri ilave emisyon azaltımı sağlaması bekleniyor.

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli

Rejeneratif tarımın yalnızca kullanılan uygulamaların listelenmesiyle tanımlanamayacağı, üretim alanında hangi sonuçların ortaya çıktığının göstergelerle izlenmesi gerektiği belirtildi. Vitalforce Üst Yöneticisi Sheilla Albuquerque, rejeneratif tarımın verimlilik, iklim, finansman, tedarik zincirleri ve tarımın geleceğiyle bağlantılı olarak önem kazandığını söyledi. Albuquerque’ye göre bundan sonraki aşama, hangi unsurların gerçekten yenilendiğini ve bu değişimin çiftlikte ne sonuç verdiğini uygulamada ortaya koymak. Uzman, doğrudan ekim, münavebe, toprak örtüsü, üretim sistemlerinin entegrasyonu, biyolojik girdilerin kullanımı ve suyun korunmasının rejeneratif sürece katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak bu araçların benimsenmesi, bir alanın kendiliğinden rejeneratif hale geldiğini kanıtlamıyor. Albuquerque, teknoloji seçimine geçmeden önce üretim alanındaki temel sorunun anlaşılması gerektiğini; aksi halde yatırımların asıl sınırlamayı çözmeden yapılabileceğini ifade etti. Albuquerque’ye göre toprak değerlendirmesinde yalnızca kimyasal verimlilik göstergelerine veya bitki örtüsüne odaklanmak eksik sonuçlara yol açabilir. Kimyasal analizler iyi besin düzeyleri gösterse bile toprakta sıkışma, düşük su sızması veya kök gelişimini sınırlayan koşullar bulunabilir. Benzer şekilde, iyi bitki örtüsü besin dengesizliklerini ya da düşük biyolojik etkinliği gizleyebilir. Kuraklık, aşırı sıcak veya yoğun yağış dönemlerinde toprak yapısı, kök derinliği, örtü ve su depolama kapasitesi bitkinin stres karşısındaki tepkisini etkiliyor. Bu nedenle değişimin toprakta, kaynak kullanımında, bitki tepkisinde ve üretim istikrarında birlikte ölçülmesi gerekiyor.

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor

Dünya Bankası, ABD ile İran arasındaki savaşın sürmesi halinde 2026'da enerji ve emtia fiyatlarında rekor yükseliş bekliyor. Banka, enerji fiyatlarının üç yıllık düşüşün ardından bu yıl %32 artacağını, 2027'de ise istikrar kazanacağını öngördü. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan 2026'da 91 dolara çıkması, 2027'de 79 dolara gerilemesi bekleniyor. Rapora göre genel emtia fiyatları 2026'da %23 artabilir. Gıda emtia fiyatlarında ise bu yıl %10, gelecek yıl %7 artış ve toplamda %18'lik yükseliş öngörülüyor. Tahminlerde savaşın etkileri, petrol stoklarının azalması, tahıl sevkiyatlarındaki aksamalar ve El Niño'nun mahsuller üzerindeki etkileri gerekçe gösteriliyor. Temel senaryo, mevcut çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımına dayanıyor. Böyle bir tırmanma halinde Brent petrolünün ortalama fiyatı 105 dolara ulaşabilir ve gıda emtia fiyatlarındaki artış %12'ye çıkabilir. Dünya Bankası ayrıca 2026'da küresel petrol arzının %5,2, tüketimin ise %2,5 azalmasını bekliyor. Gübre fiyatlarında %14, metal fiyatlarında %25, değerli metallerde ise %40 artış öngörülüyor.

Suriye ile Afyonkarahisar Heyeti Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ile Afyonkarahisar Heyeti Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Görüştü

Suriye Ticaret Odaları Birliği Başkanı Alaa el-Ali, Şam’da Afyonkarahisar’dan gelen Türk ekonomik heyetiyle Suriye ile Türkiye arasındaki ortak ekonomik ve ticari iş birliği olanaklarını görüştü. Türk heyetine eski Türkiye Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan ile Afyonkarahisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Kumartaşlı başkanlık etti. Görüşme, Suriye Ticaret Odaları Birliği binasında gerçekleştirildi. Suriye Ticaret Odaları Birliği’nin aktardığına göre görüşmelerde Suriye ile Afyonkarahisar arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin mevcut durumu, yatırım ve ticaret fırsatları ile deneyim paylaşımı mekanizmaları ele alındı. Sanayi, tarım ve gıda ürünleri başta olmak üzere çeşitli sektörlerde iş birliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. Toplantıya birlik yetkilileri, iş insanları ve Türk şirketlerinin temsilcileri katıldı. Taraflar ayrıca yatırımcılar ve iş insanlarının karşılaştığı zorlukları azaltmaya, prosedürleri basitleştirmeye ve kurumlarla şirketler arasındaki iletişimi geliştirmeye yönelik mekanizmaları görüştü. Birliğin aktardığı değerlendirmede, koordinasyonun sürdürülmesiyle karşılıklı ziyaretlerin ve ikili toplantıların artırılmasının sürdürülebilir ekonomik ortaklıklara, ticari ve yatırım hareketliliğinin canlanmasına katkı sağlayabileceği belirtildi. Görüşmeler, Suriye ile Türkiye arasındaki ekonomik ve yatırım ortaklıklarını güçlendirme çerçevesinde ele alındı.

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber

Suriye ve Irak Arasında Ticaretin Ötesinde Ekonomik Entegrasyon Gündemi

Irak Başbakanı’nın Şam ziyareti, Suriye ile Irak arasındaki ekonomik iş birliğini yalnızca mal ticaretiyle sınırlamayıp üretim, enerji ve taşımacılık alanlarına genişletme fırsatı olarak değerlendiriliyor. Kaynakta, iki ülkenin ortak coğrafyası, farklı kaynakları ve pazarlarının karşılıklı katma değer yaratabilecek bir yapı sunduğu belirtiliyor. Suriyeli akademisyen İmadeddin el-Musbih’e göre Irak pazarı, özellikle Suriye’nin gıda ve sanayi ürünleri için doğal bir ihracat uzantısı niteliğinde. Bu değerlendirme, Iraklı tüketicilerin Suriye ürünlerini tanıması ve ürünlerin kalitesi ile rekabetçiliğine duyulan güvenin yanı sıra, uzun yıllara dayanan ticari ve toplumsal ilişkilere dayandırılıyor. Suriye’nin stratejik konumu ise Irak’a Akdeniz ve dünya pazarlarına kara ve deniz erişimi sağlayabilecek bir unsur olarak öne çıkarılıyor. İş birliğinin somut sonuç vermesi için demiryolu bağlantıları, petrol taşıma ağlarının güncellenmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve sınır kapılarındaki kamyon hareketlerinin hızlandırılması öneriliyor. Ancak bunun için siyasi mutabakatların açık ticari ve yatırım düzenlemelerine dönüştürülmesi gerekiyor.

TDP’den Hellim İhracatı ve Yeşil Hat Ticareti İçin Politika Mesajı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

TDP’den Hellim İhracatı ve Yeşil Hat Ticareti İçin Politika Mesajı

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler ile Gazimağusa Milletvekili adayı Tacan Reynar, Arden Gıda Ltd.’yi ziyaret etti. Görüşmede hellim üretimi ve ihracatı, Yeşil Hat Ticareti, vergide adalet, kayıt dışı ekonomi ve yerli işletmelerin karşılaştığı sorunlar ele alındı. Çeler, üreticinin ve ihracatçının önünü açacak, işletmeleri güçlendirecek uygulanabilir politikalar geliştirmeye çalıştıklarını belirtti. Vergi adaletinin sağlanması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi ve işletmeler üzerindeki haksız yüklerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Çeler, hellim ihracatı ile Yeşil Hat Ticareti’nin geliştirilmesinin ekonomik büyüme açısından önem taşıdığını kaydetti. TDP’nin üreteni destekleyen, yatırımcıya güven veren, şeffaf ve öngörülebilir bir ekonomik yapı hedeflediğini ifade etti.

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri

Çek Cumhuriyeti, Irak’taki su kıtlığıyla mücadele için modern teknolojiye dayalı öneri ve çözümler paketi açıkladı. Çek Çevre Bakanı Birinci Yardımcısı İvo Martsin, su krizinin yalnızca Irak’a özgü olmadığını, ancak suyun Irak’ta doğanın en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Martsin, mevcut suyun miktarı ve niteliğiyle içme, tarım ve sanayide kullanılan su miktarlarının hesaplanması gerektiğini belirtti. Önceliklerin belirlenmesi, Irak’ın su kaynakları için güvenilir bir veri tabanı oluşturulması ve kaynakların korunmasına yönelik denetimin güçlendirilmesi çağrısı yapan Martsin, Çek Cumhuriyeti ile Avrupa’nın su yönetimi ve yatırım projelerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi. İçme suyu ve atık su uzmanlarına modern teknoloji eğitimi verilmesini de önerdi.

Cezayir’in Sığır İthalatını Kapatması, 635 Milyon Dolarlık Süt Projesini Baskılayabilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Sığır İthalatını Kapatması, 635 Milyon Dolarlık Süt Projesini Baskılayabilir

Cezayir’in sığır ithalatı pazarını kapatmasının, Katar merkezli Baladna’nın ülkede yürüttüğü 635 milyon ABD doları değerindeki süt projesi sözleşmesi üzerinde baskı oluşturabileceği bildirildi. Baladna, bir yıldan biraz daha uzun süre önce Cezayir’de entegre bir süt çiftliği ve süt tozu üretim tesisi kurmak için sözleşmeler imzalamıştı. Şirket, Cezayir hükümetiyle Ulusal Yatırım Fonu aracılığıyla ortak girişim kurdu. Bildirilen 3,5 milyar dolarlık yatırım; GEA tarafından inşa edilecek üretim tesisi ile tedarikçi çiftliklerinden oluşacak ve 117.000 hektara yayılan işletmelerde 270.000’den fazla sığırı kapsayacak.

Mısır’da Milletvekilleri Sulama Sistemlerinin Dijital Yönetimini İstedi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Milletvekilleri Sulama Sistemlerinin Dijital Yönetimini İstedi

Mısır’da milletvekilleri, tarımsal sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve su kaynaklarının dijital yönetiminin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. Milletvekili Yaser Arafa, bu adımların tarım sektöründe su kullanım verimliliğini artırabileceğini, kayıpları azaltabileceğini ve mevcut kaynaklardan daha fazla yararlanılmasını sağlayabileceğini belirtti. Açıklamalarda, sulama sistemlerinin güncellenmesi ve dijital yönetim uygulamalarının tarımsal üretkenliği desteklemesi gerektiği ifade edildi. Arafa, Nesnelerin interneti ve dijital ikizler gibi teknolojilerin sulama sistemlerinin işletilmesini geliştirebileceğini ve ürünlerin su ihtiyacının daha hassas biçimde izlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Bu teknolojilerin tarım arazilerinde su kullanımının verimliliğini artırması ve su kayıplarını sınırlaması bekleniyor. Milletvekilleri, modern sulama ve dijital su yönetiminin Mısır’ın su kıtlığı ile iklim değişikliğinin yol açtığı zorluklarla mücadele kapasitesini güçlendirebileceğini belirtti. Açıklamalarda, teknolojik dönüşümün altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiği de vurgulandı. Tarım sektörü çalışanları ve çiftçiler için eğitim ve mesleki hazırlık programlarının genişletilmesi, su kullanıcıları birliklerinin rolünün güçlendirilmesi ve sulama altyapısının yenilenmesi için gerekli finansmanın sağlanması istendi. Ayrıca, tarım arazilerinde su kullanım verimliliğini artırmaya yönelik projelerin desteklenmesi ve güncel sistemlerin uygulanması için teknik yardım sunulması çağrısı yapıldı.

Both ENDS, AB-Yeni Zelanda Ticaret Anlaşmasında Çevre Hükümlerinin Uygulanmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Both ENDS, AB-Yeni Zelanda Ticaret Anlaşmasında Çevre Hükümlerinin Uygulanmasını İstiyor

Hollandalı çevre kuruluşu Both ENDS, Avrupa Komisyonunun AB-Yeni Zelanda Serbest Ticaret Anlaşması’ndaki çevreyle ilgili yasal hükümleri uygulayıp uygulamadığının incelenmesini istiyor. Kuruluşun temsilcisi Fernando Hernandez, girişimin Yeni Zelanda’daki çiftçileri hedef almadığını, konunun iklim değişikliğiyle mücadele ve anlaşmada taahhüt edilen hükümlerin uygulanması olduğunu söyledi. Both ENDS, Yeni Zelanda’nın ticareti veya yatırımı teşvik etmek için çevre yasalarını zayıflatıp zayıflatmadığının ve Paris Anlaşması’nı etkili biçimde uygulayıp uygulamadığının araştırılmasını talep ediyor. Hernandez, Yeni Zelanda hükümetinin metan hedef aralığını düşürdüğünü, petrol ve doğal gaz aramalarını yenilediğini, sıvılaştırılmış petrol gazı depolaması kurduğunu ve bireylerin iklimle ilgili dava açmasını engelleyen bir yasa çıkardığını belirtti. Kuruluş, Avrupa Komisyonunun bu gelişmeler karşısında uygun davranıp davranmadığına ilişkin hukuki bir karar istiyor. Hernandez, sürecin başarılı olması halinde AB’nin çiftçiler cezalandırılmadan veya anlaşma hükümsüz sayılmadan önce Yeni Zelanda hükümetinin uygun politikalar uygulaması da dahil olmak üzere birden fazla seçeneği bulunduğunu söyledi. Hernandez’e göre süreç, Yeni Zelanda’daki üretim yöntemleriyle veya yaptırımların üretimi daha yüksek karbon yoğunluğuna sahip ülkelere kaydırıp kaydırmayacağıyla ilgili değil; hukuka ve bilimsel raporlara dayanan bir çevre koruma meselesi. Both ENDS’ün Yeni Zelanda’yı seçmesinin nedeni olarak da anlaşmanın onaylanması sırasında ülkenin iklim politikalarındaki itibarına verilen yüksek siyasi desteği gösterdi. Yeni Zelanda’nın küresel karbondioksit emisyonlarındaki payı %0,08 olarak verildi.

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor
Görsel kaynağı: Le360 · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor

Fas'ta çiftçiler, önceki tarım sezonunun ardından yaşanan piyasa sorunları ve düşük ürün fiyatları nedeniyle yeni sürüme başlamaktan kaçınıyor. Assabah gazetesinin haberine göre, geçen yılki olağanüstü yağışlı sezona rağmen hektar başına kârlılık neredeyse sıfıra indi. Yüksek üretim giderleri ile düşük satış fiyatlarının birleşmesi, üreticilerin ekim kararını olumsuz etkiliyor. Bir çiftçi, makarnalık ve ekmeklik buğday çeşitlerinin tohumlarını kilogram başına yaklaşık 5 dirheme aldıklarını, hasat sonrasında tahılların satış fiyatının ise 2 dirhemi aşmadığını belirtti. Bazı üreticilerin daha düşük fiyatlara satış yaptığı aktarılırken, piyasa fiyatlarının bakanlık tarafından sınırlandırılması da önceki sezonun sorunları arasında gösterildi. Sürüm maliyetleri yakıt fiyatlarının yanı sıra tohum, gübre ve pestisit giderlerindeki artışla yükseldi; bu girdilerin fiyatlarının son üç yılda rekor seviyelere ulaştığı bildirildi. İşçilik pahalılaşırken traktör, pulluk, mibzer, ilaçlama makinesi ve biçerdöver gibi ekipmanların yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı çiftçiler tahıl, zeytin ve narenciye ürünlerini hasat edemezken, üreticiler özellikle yakıt giderini azaltacak yardımlar bekliyor.

Avustralya-AB Ticaret Anlaşması İçin Senato Onayı Bekleniyor
Görsel kaynağı: The Conversation Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Ticaret Anlaşması İçin Senato Onayı Bekleniyor

Avustralya ile Avrupa Birliği, yaklaşık sekiz yıl süren müzakerelerin ardından mart ayında kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması üzerinde uzlaştı. Anlaşma, ikili tarifelerin neredeyse tamamını kaldırıyor ve Avustralya mal ihracatının %98’ini kapsıyor. Hükümet anlaşmayı imzalasa da yürürlüğe girmesi için Avustralya Parlamentosunun tarife cetvellerini değiştirecek yasaları kabul etmesi gerekiyor. Alt meclisten geçiş kesin görülürken, asıl belirsizlik Canberra’daki Senato oylamasında bulunuyor. İşçi Partisi Senatoda 76 sandalyenin 30’una sahip ve anlaşmanın kabulü için dokuz ek oya ihtiyaç duyuyor. Koalisyonun tutumu belirleyici olabilir; ancak blok içinde görüş ayrılığı bulunuyor. Ulusal Parti senatörleri Matt Canavan ile Bridget McKenzie, sığır eti, kuzu eti ve süt ürünlerinde elde edilen kazanımları yetersiz bularak anlaşmaya karşı çıkacaklarını açıkladı. Liberaller ise bu tutuma hızla karşı çıktı, ancak bazı üyeler iklim ve çalışma haklarına ilişkin yükümlülüklerle ilgili kaygılarını sürdürdü. Ticaret Bakanı Don Farrell, sığır eti sektörünün 3 milyar Avustralya doları tutarında yeni ticaret istediğini, anlaşmanın ise 2 milyar Avustralya doları sağladığını söyledi. Buna rağmen düzenleme, Avustralya’nın özel sığır eti kotasını aşamalı olarak 4.400 tondan 35.000 tona çıkarıyor ve mevcut %20 tarifeyi ilk günden kaldırıyor. Avrupa Komisyonu sözcüsü Olof Gill de müzakerelerin tamamlandığını ve yeniden müzakere yapılamayacağını belirtti. Anlaşmanın kapsamı tarım ürünleriyle sınırlı değil. Metin, kritik minerallerin madenciliği, işlenmesi ve yatırımı konusunda iş birliğini destekliyor. AB’nin ilgili düzenlemesi, 2030’dan itibaren herhangi bir stratejik mineralin en fazla %65’inin tek bir ülkeden gelmesini öngörüyor. Alice Springs yakınındaki Nolans nadir toprak elementleri projesi için Almanya’nın KfW bankasından 84 milyon Avustralya doları yatırım ve Siemens Gamesa ile uzun vadeli tedarik anlaşması bildirildi.

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

The Wildlife Trusts’un analizine göre İngiltere’nin çevresel önceliklerini Çevresel Arazi Yönetimi (ELM) programlarıyla karşılamak için yılda en az 3,8 milyar sterlin gerekiyor. Kuruluş, hesaplamasında mevcut yıllık bütçeyi 1,65 milyar sterlin alarak yaklaşık 2,15 milyar sterlinlik finansman açığı bulunduğu sonucuna vardı. DEFRA ise 2026/27 dönemi ELM finansmanının yaklaşık 1,95 milyar sterlin olacağını belirtti; bu rakam, yardım kuruluşunun kullandığı bütçe hesabından farklı bir kaleme işaret ediyor. Analize göre yılda 2 milyar sterlinden fazla kaynak, turbalıkların yeniden canlandırılması, habitat oluşturulması, yeni çitler ve ağaçların dikilmesi gibi çevresel eylemler ile arazi kullanımındaki değişikliklerin başlangıç maliyetlerini karşılamak için gerekli. Doğa dostu tarım uygulamalarının devam eden yönetimi, uzman danışmanlık ve bakım desteği için de yaklaşık 1,7 milyar sterlin gerekiyor. Uyarı, Sürdürülebilir Tarım Teşviki’nin (SFI26) ikinci başvuru penceresinin 22 Eylül’de kapanmasının ardından geldi. Bu pencerede yaklaşık 12.200 başvuru yapıldı ve başvuruların toplam değeri 263,96 milyon sterline ulaştı. Başlangıç bütçesi 233 milyon sterlin olan pencere altı saatten kısa sürede tükendi; nihai tahsisat daha sonra 253 milyon sterline çıkarıldı. DEFRA, iki SFI26 penceresinde yeni anlaşmalar için toplam 310 milyon sterlin ayırdığını ve bunun üç yılda 930 milyon sterlinlik yatırım anlamına geldiğini açıkladı. The Wildlife Trusts, mevcut desteğin artan maliyetlerin yanı sıra kuraklık, sel ve aşırı sıcaklıkların oluşturduğu zorluklara ayak uyduramadığını savunuyor. Kuruluşun tarım stratejisi sorumlusu Vicki Hird, aşırı hava koşullarının ürün üretimini ağır biçimde etkilediğini ve gelecek yılın birçok çiftçi için kritik olabileceğini söyledi. EFRA Komitesi’nin 530’dan fazla çiftçi ve arazi temsilcisiyle yaptığı ankette katılımcıların %60’ı, başvuru penceresi kapanmadan başvuru göndermeyi başaramadığını belirtti. Tarım Bakanı Stephen Morgan ise gelecek SFI tasarımında ilk gelen ilk alır yaklaşımının kaldırılacağını ve 2027’de yeni bir başvuru fırsatı planlandığını bildirdi.

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi

Nature Food’da yayımlanan bir çalışma, Çin’de su tasarrufu, gıda güvenliği ve sulama yatırımlarının ekonomik getirilerini birlikte gözeten yeni bir yaklaşım önerdi. Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fiziği Enstitüsü, Hohai Üniversitesi ve Xiamen Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma mısır, buğday ve pirince odaklandı. Ekip 42.190 ilçe düzeyinde tarım kaydı, 3.576 hanehalkı sosyoekonomik anketi ve 2.230 sulama teknolojisi karşılaştırma denemesini inceledi. Araştırmaya göre Çin tarımında sulama, 2010-2022 arasında önemli bir teknolojik dönüşüm geçirdi. Toprak kanallarıyla su iletimi ve salma sulama azalırken su tasarrufu sağlayan teknolojiler yaygınlaştı; ancak dönüşümün hızı ürünlere ve bölgelere göre farklılık gösterdi. Hohai Üniversitesi profesörü Wang Jinxia, mevcut teknoloji benimseme hızı sürerse üç temel üründe alan başına sulama suyu kullanımının 2030’a kadar %9.4-16 azalacağını belirtti. Bu oran, 2015-2030 ulusal tarımsal sürdürülebilir kalkınma planındaki %25.5’lik hedefin altında kalıyor. Plan, 2030 için ulusal tarımsal sulama suyu kullanımına 373 kilometreküplük üst sınır koyuyor. Çalışma, mevcut tüm sulanan alanlarda en verimli teknolojilerin kullanılması halinde su tasarrufu hedefinin aşılabileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu yükseltmelerin gelecekteki iklim değişikliğinin yol açabileceği olası verim kayıplarını tamamen telafi etmeyebileceği ve gıda güvenliği riski doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle önce mevcut sulanan alanlarda su kullanım verimliliğinin artırılması, ardından su kaynakları kısıtları içinde tasarruf edilen suyla bazı yağışa dayalı alanların sulamaya açılması öneriliyor. Ürünlere göre farklı stratejiler öne çıkıyor. Mısırda daha ileri sulama teknolojileriyle sulanan alanların ölçülü biçimde genişletilmesi, buğday ve pirinçte ise daha sınırlı genişleme ve yeni sulanan alanlarda orta verimli su tasarrufu teknolojilerinin kullanılması öneriliyor. Araştırmacılar ayrıca sulama yatırımlarının stres toleranslı çeşitler, iklime dayanıklı yetiştirme uygulamaları ve yüksek standartlı tarım arazileriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguluyor.