ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

859 haber · Sayfa 33

Mısırda Fiyat Yönünü ABD Hasadı Belirleyecek
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Mısırda Fiyat Yönünü ABD Hasadı Belirleyecek

Mısır piyasasında son haftalarda görülen toparlanma, ABD’de başlayan hasadın oluşturduğu arz baskısı nedeniyle sınırlı kalıyor. 28 Ağustos-24 Eylül döneminde uluslararası fiyatlar yükselirken, Brezilya’da da azalan arz ve güçlü talep iç piyasayı destekledi. Ancak küresel piyasada daha belirgin bir yükseliş için ABD hasadının nasıl ilerleyeceği önem taşıyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 11 Eylül tarihli raporunda ABD’nin nihai mısır üretimini 401,3 milyon ton olarak öngördü. Bu miktar, ağustos tahmininin 5,4 milyon ton ve önceki yıl üretiminin 31 milyon ton altında bulunuyor. 2026/27 sezonu için ABD’nin dönem sonu stokları 39,8 milyon ton, dünya üretimi 1,290 milyar ton ve küresel dönem sonu stokları 272,1 milyon ton olarak tahmin edildi. ABD’de hasadın 20 Eylül itibarıyla ekili alanın %13’ünde tamamlanması, tarihsel ortalamanın üzerindeydi. Buna karşın, dünya mısır tüketiminin 2026/27 sezonunda üretimi yaklaşık 30 milyon ton aşabileceği tahmin ediliyor. Piyasa, hasadın seyrinin yanı sıra üretim bölgelerindeki hava koşullarını ve ihracat akışını izliyor. Brezilya’da fiyatların kalan ikinci yarıda iyileşmesi beklenirken, ihracatın seyri, döviz kuru, iç talep ve üreticilerin satış kararları belirleyici olacak. Brezilya mısırının rakip ülkelere göre daha az rekabetçi olması, dış satımın hızlanmasını zorlaştırıyor. B3’te 2027’nin ilk yarısına yönelik sözleşmelerin yaklaşık 80 real seviyesinde bulunması, ekim ayını piyasanın yönü açısından önemli bir dönem haline getiriyor.

Yaprak Biti Salgını Marul Üreticilerine 10 Milyon Sterline Mal Olabilir
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Yaprak Biti Salgını Marul Üreticilerine 10 Milyon Sterline Mal Olabilir

İngiltere’nin başlıca marul üretim bölgelerinde görülen frenk üzümü-marul yaprak biti (Nasonovia ribisnigri) istilasının, üreticilere yaklaşık 10 milyon sterline mal olabileceği bildirildi. British Leafy Salads Association (BLSA), sezonun ekim sonuna kadar olan bölümünde marul üretiminin yaklaşık %30’unun ziyan olabileceğini tahmin etti. BLSA’dan Dieter Lloyd, salgının yaklaşık 20 yılın en kötüsü olabileceğini, ancak tarihsel verilerin yetersizliği nedeniyle karşılaştırmanın zor olduğunu söyledi. İngiltere’de sezon sona yaklaşırken perakendeci ve toptancıların gelecek hafta İspanya’dan tedarike yönelmesi bekleniyor; 2025’te de yaprak bitleri önemli sorun yaratmıştı.

Bulgaristan’da Koyun ve Keçilerde İki Çiçek Hastalığı Odağı Saptandı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Koyun ve Keçilerde İki Çiçek Hastalığı Odağı Saptandı

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı, Kırcaali ilindeki Stremovo köyünde ve Sofya ilindeki Petkovo köyünde koyun ve keçi çiçeği hastalığına bağlı iki salgın odağı tespit etti. Kırcaali’deki odak, 22 küçükbaş hayvanın bulunduğu bir işletmede kaydedildi. Her iki odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma ve 20 kilometrelik gözetim bölgeleri belirlendi. Kırcaali’de bölgeler Kırcaali ve Çernoçene belediyelerinin yanı sıra Haskovo ilindeki bazı yerleşimleri kapsıyor. Sofya ilindeki bölgeler ise Elin Pelin ve Gorna Malina belediyelerinin bazı yerleşimlerini içeriyor; gözetim bölgesine Sofya kentinin bazı mahalleleri de dahil edildi. Belirlenen bölgelerde koyun ve keçilerin hareketi, belirli koşullarda derhal kesime gönderilecek hayvanlar dışında yasaklandı. Hayvanların ahırda tutulması, işletmelerde sayım yapılması, VetİS kayıtlarının güncellenmesi ve resmî veteriner kontrollerinin yürütülmesi kararlaştırıldı. Etkilenen bölgelerden çiğ sütün taşınması ve işlenmesi için de özel şartlar uygulanacak. Ajans, işletme sahiplerinin hastalığı kontrol altına alma ve ortadan kaldırma çalışmalarında veteriner yetkilileriyle iş birliği yaptığını bildirdi. Üreticilere biyogüvenlik önlemlerine uymaları, hayvanları düzenli izlemeleri ve şüpheli vakaları vakit kaybetmeden veteriner hekime bildirmeleri çağrısı yapıldı.

El RIMI Sulamayı İleri Taşıyor: 600 Pivot Satıldı, Yaklaşık 800’ü Daha Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

El RIMI Sulamayı İleri Taşıyor: 600 Pivot Satıldı, Yaklaşık 800’ü Daha Görüşülüyor

Arjantin’de tarımsal üretimi artırma fırsatının, kullanılmayan alanların üretime kazandırılması ve hektar başına verimin yükseltilmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. El RIMI’nin açıklamasına göre 600 pivot sistemi satıldı, yaklaşık 800 sistem için de görüşmeler sürüyor. Sulama, özellikle Río Negro’nun kuzeyi ve ülkenin kurak Kuzeybatı bölgeleri gibi alanlarda yeni üretim sahaları açabilecek temel teknoloji olarak öne çıkıyor. Yoğun ekim yapılan bölgelerde ise düzenli su akışının yağışları tamamlayarak üretimde taban ve daha yüksek verim hedeflerini destekleyebileceği ifade ediliyor.

Ursula Von Der Leyen: Avrupa Tarım, Gıda ve Enerjide Daha Derin Bağımlılıklara İlerliyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Ursula Von Der Leyen: Avrupa Tarım, Gıda ve Enerjide Daha Derin Bağımlılıklara İlerliyor

Farm Europe Başkanı’nın değerlendirmesine göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 16 Eylül’deki Birliğin Durumu konuşması, Avrupa’nın tarım, gıda ve enerji alanlarındaki dışa bağımlılıklarını azaltacak somut adımlar ortaya koymadı. “Sözler iyidir, eylemler daha iyidir” ifadesine rağmen, Avrupa’daki çiftçilerin karşı karşıya olduğu kuraklık, yüksek girdi maliyetleri ve rekabet baskıları için yeterli yatırım ve acil destek paketi açıklanmadığı savunuldu. Farm Europe, Avrupa Birliği tarım arazilerinin %70’inin yaz döneminde kuraklık koşullarından etkilendiğini belirtti. Su şebekelerindeki kayıpların azaltılması ve 100 bölgeye müdahale edilmesi olumlu adımlar olarak değerlendirilirken, bunların tarımın iklim değişikliğine uyumu ve ihtiyaç duyulan yatırımların ölçeğini karşılamaktan uzak olduğu ifade edildi. Sigorta ve risk yönetimi araçlarının desteklenmesi gerektiği, ancak bunların güçlü bir bütçenin ve bağımsız bir Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) yerini tutamayacağı vurgulandı. Değerlendirmede, Avrupa tarımındaki üretim ve ticaret göstergelerinin gerilediği ileri sürüldü. Komisyon Başkanı’nın görev döneminde AB’nin tahıl fazlasının yarıya indiği, 4 milyon hektar tahıl ekim alanının kaybedildiği ve buğday ithalatının 2019-2023 arasında 2,4 kat arttığı belirtildi. AB’nin mısır ihracatının 2019’dan bu yana %48 gerilediği, hayvancılık sektörünün ise 2019’dan beri 26 milyondan fazla hayvan kaybettiği aktarıldı. Aynı dönemde et ticaretindeki fazla 6,5 milyon tondan 4,8 milyon tona düştü. Gübre maliyetlerindeki artış, tarımsal üretim fiyatlarındaki gerileme ve ithalatın ihracattan daha hızlı yükselmesi de eleştirinin diğer başlıklarını oluşturdu. Net yağlı tohum ve yem ithalatının 62,3 milyon tona çıktığı, soya küspesi ithalatının ise 41,7 milyon tona ulaştığı belirtildi. Biyoyakıt ve biyometan gibi alanlarda tarımın potansiyelinin kullanılmadığı, bir bağımlılığın başka bir bağımlılıkla değiştirildiği savunuldu. Farm Europe ayrıca ABD ile yapılan anlaşmada 750 milyar dolarlık enerji alımı ve 600 milyar dolarlık yatırım taahhüdüne karşılık %15’lik azami gümrük tarifesi belirlenmesini eleştirdi. Komisyonun gelecek uzun vadeli bütçede tarıma 300 milyar avro ayırma önerisinin %20’den fazla düşüş anlamına geldiği ve OTP’nin bütçede ayrı bir kalem olmaktan çıkarılmasının çiftçiler açısından öngörülebilirliği zayıflatacağı belirtildi.

İspanya’da Süt Üreticileri Sözleşmelerde Fiyat Artışı İstiyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Süt Üreticileri Sözleşmelerde Fiyat Artışı İstiyor

İspanya’daki Unión de Uniones, ekim ayının başında birçok süt üretim bölgesinde yenilenecek sözleşmeler öncesinde üreticilere, artan maliyetleri karşılayacak daha yüksek süt fiyatı talep etmeleri çağrısında bulundu. Kuruluş, üreticilerin nisan ayında litre başına 0,07 avroluk düşüşün ardından süt fiyatlarını yeniden yükseltmeye çalışması gerektiğini belirtti. Örgüte göre nisan ayından bu yana motorinin maliyeti %40, geçen yıla göre elektriğin maliyeti %20 arttı. Kuruluş, bu baskının, üreticilerin maliyetlerini karşılayamamasına yol açtığını ve sorunun temelinde Gıda Tedarik Zinciri Yasası’nın etkin uygulanmamasının bulunduğunu savundu. Unión de Uniones, Real Decreto 95/2019’un, üreticilerin üç ay boyunca maliyetlerin altında gelir elde etmesi halinde sütü satın alan sanayinin fiyatı gözden geçirmesini zorunlu kıldığını hatırlattı. Kuruluş, sözleşmelerin üretim maliyetlerini karşılaması ve süt üreticilerinin kârlılığını koruması gerektiğini bildirdi. Kuraklığın hayvan yemi maliyetlerini de artırdığı aktarıldı. Yem fiyatlarının yaklaşık %9, yoncanın %24 ve samanın %83 yükseldiği belirtildi. Örgüt ayrıca, Avrupa’nın diğer bölgelerinde üretim maliyetlerinin İspanya kadar yüksek olmadığını, ancak Avrupa’da süt fiyatları artıyorsa bunun İspanya’ya da yansıması gerektiğini savundu. Bazı süt işletmelerinin, piyasadaki düşük arz nedeniyle litre başına 0,02-0,03 avroluk artış açıklamaya başladığı kaydedildi.

İtalya’da Kuraklık ve Aşırı Sıcaklık Tarımsal Su Baskısını Artırıyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Kuraklık ve Aşırı Sıcaklık Tarımsal Su Baskısını Artırıyor

İtalya’da son yaz döneminde 4,7 milyondan fazla kişi şiddetli ve aşırı kuraklık koşullarına maruz kaldı. Son altı aylık dönem dikkate alındığında bu sayı 10,5 milyonu aşarken, etkilenenlerin büyük bölümü ülkenin kuzeyinde yer aldı. İlkbaharın güneyde yağışlı geçmesine karşın, sulanan tarım alanlarının %41’inde, pirinç tarlaları da dahil olmak üzere, şiddetli ve aşırı kuraklık tespit edildi. Veriler, C.N.R. tarafından hazırlanan değerlendirmeye dayandırıldı. YouGov araştırmasına göre İtalyanların %81’i, yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklıkların ardından yeni iklim koşullarının etkilerinden endişe ediyor. Bu oran yaz öncesine göre 5 puan arttı. İklim değişikliği ile aşırı sıcaklar arasında bağlantı görmeyenlerin oranı %15’e inerken, yaklaşık %30’luk kesim iklim değişikliğini inkâr eden siyasetçi ve yöneticileri sorumsuz buluyor. Anbi Başkanı Francesco Vincenzi, verilerin çok yıllı uyum stratejileri, yeni su altyapıları ve mevcut sistemlerin verimliliğini artıracak yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. İtalya’da yaz boyunca ortalama sıcaklık anomalisi 3,5 dereceye ulaşırken, ülkenin güneyi sellerle, kuzeyi ise ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Anbi’nin 22 Eylül 2026 tarihli su kaynakları raporuna göre kuzeydeki göllerin doluluk seviyeleri geriledi. Lombardiya’nın su rezervleri dönem ortalamasının %21,9 altında kaldı; Po Nehri’nin Pontelagoscuro’daki debisi de tarihsel ortalamanın %35 altında ölçüldü. Emilia-Romagna’da ağustos yağışları ovalarda %50 ila 75 arasında eksik gerçekleşirken, Apeninler’de bazı bölgelerde yağış anomalisi %100’e ulaştı. Önümüzdeki aylarda Batı Avrupa ve Akdeniz havzasında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, düzensiz yağışlar ve aşırı hava olayları bekleniyor. Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıkları Tiren Denizi’nde 3 dereceden, Adriyatik ve İyon denizlerinde ise 2,5 dereceden fazla arttı. Anbi, bu koşulların su yönetimini Avrupa-Akdeniz gündeminin merkezine taşıdığını ve Roma’da 29 Eylül-2 Ekim tarihlerinde 43 ülkenin katılımıyla düzenlenecek su forumunda ele alınacağını bildirdi.

İrlanda’da Gübre Satışları %5,5 Azaldı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Gübre Satışları %5,5 Azaldı

İrlanda Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı (DAFM), gübre yılının ilk dokuz ayında 1,14 milyon ton gübre satıldığını açıkladı. Satışlar, geçen yılın aynı dönemindeki 1,2 milyon tona göre %5,5 azaldı. 1 Ekim 2025-30 Haziran 2026 döneminde bileşik gübre satışları 628.643 ton, tek besinli gübre satışları 510.717 ton oldu. Satılan besin maddesi miktarı da önceki yıla göre yaklaşık %8 gerileyerek 381.145 tona indi.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor

Tarımda meyve hasadı, budama ve yabancı ot temizliği gibi yoğun emek gerektiren işlerde robot kullanımı yaygınlaşmaya başlıyor. Çiftliklerde yeni nesil robotlar test edilirken, ülkeler de bu teknolojilerin geliştirilmesi için yatırım yapıyor. Bu eğilimin başlıca nedenlerinden biri, mevsimlik, fiziksel ve tekrarlayan işlerde çalışacak insan gücünün bulunmasının zorlaşması. ABD’de Cornell University öncülüğünde, Amerikan meyve bahçelerinde çalışacak robotların geliştirilmesi için dört yıllık ve 7,5 milyon dolar bütçeli bir proje yürütülüyor. Proje kapsamında elma ve diğer meyvelerin hasadı, budama ve seyreltme gibi işlerde kullanılabilecek, farklı görevlere ve bahçe koşullarına uyarlanabilen sistemler geliştiriliyor. Washington Fruit and Produce ise yaklaşık 4.047 hektarlık elma ve kiraz üretiminde iş gücünün toplam maliyetlerdeki payının yaklaşık 15 yılda %45'ten %60'ın üzerine çıktığını belirtiyor. Şirkete göre satış fiyatları aynı dönemde maliyet artışını takip etmedi. Meyve bahçelerinde robot kullanımı, açık ve kontrollü ortamlarda çalışan traktör ve biçerdöverlere kıyasla daha karmaşık. Robotların dallar ve yapraklar arasındaki meyveyi tanıması, konumunu değerlendirmesi, uygun biçimde kavraması ve ürüne zarar vermemesi gerekiyor. Bu nedenle sistemlerde kameralar, sensörler, navigasyon, robotik kollar ve yapay zekâ birlikte kullanılıyor. Araştırmacılar ayrıca tek bir büyük makine yerine, aynı parselde iş birliği yapan küçük robotlardan oluşan sistemleri inceliyor. Teknolojinin önünde hâlâ önemli engeller bulunuyor. Çamur, toz, yağmur, engebeli arazi, farklı bitki yükseklikleri, dallar ve yapraklar robotların güvenilir hareket etmesini zorlaştırıyor. Birleşik Krallık da mevsimlik iş gücü açığı gerekçesiyle ağustosta tarım robotları ve otomatik sistemlerin geliştirilmesine 20 milyon sterlin ayıran bir program başlattı. Program, ekim ve ürün bakımından hasada kadar farklı işlerde kullanılabilecek teknolojileri hedefliyor.

Fransa’da Kuraklık ve Hastalık Baskısı Sığır Yetiştiriciliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık ve Hastalık Baskısı Sığır Yetiştiriciliğini Zorluyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Fransa’da benzeri görülmemiş kuraklık, azalan yem stokları, artan akaryakıt maliyetleri ve hayvan hastalıklarındaki hareketlilik, sığır yetiştiriciliğinin görünümünü ağırlaştırıyor. Acti-Ouest’in değerlendirmesine göre 2027, hayvancılık sektörü için zor geçebilir. Üreticiler kış öncesinde yem stoklarının önemli bölümünü kullandı; bu nedenle hayvanları meralarda tutmak güçleşirken sürülerde ayarlama ihtiyacı ortaya çıkıyor. Kuraklık, kolza, raygras ve diğer ara ürünlerin ekimini de zorluyor. Buğday ekimi öncesinde yağış beklentilerinin zayıf olması, üretim planlarını belirsizleştiriyor. Yaz sıcaklarının gelecek doğumlar üzerindeki etkileri henüz tam olarak bilinmese de doğum sayısında düşüş bekleniyor. Güneybatıdaki FCO ve MHE hareketliliği ile Shamonda virüsünün 41 departmanda görülmesi de izlenmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak, şu aşamada kaygı verici bir vaka patlaması olmadığını, ancak hastalığın zor tespit edilmesi ve aşı bulunmaması nedeniyle yakından takip edildiğini aktarıyor. Piyasa tarafında, yaz boyunca sığır eti satışları genel olarak geriledi; sıcak hava dalgaları özellikle kıyma satışlarını etkiledi. Yüksek mağaza fiyatları ve hane bütçelerindeki baskı, daha düşük gelirli tüketicilerin sığır etini azaltmasına veya alışverişten çıkarmasına yol açtı. Buna karşın, fileto ürünlerinde arz gerilimi görülürken Avrupa’nın sığır eti ithalatı yılın ilk yarısında %16 arttı; ithalatın %85’i Mercosur ülkelerinden geldi. Sanayi işletmeleri, kuraklık dönemindeki yüksek kesimlerin ardından sonbahar ve yıl sonunda arzın belirgin biçimde azalmasını bekliyor. Sütçü işletmelerden çıkan hayvan arzı mevcut talep için yeterli görülürken, besicilik sektörü şimdilik daha istikrarlı seyrediyor. Fiyatların çekici olması nedeniyle genç sığır piyasasında ise dengelerin hızlı değişebileceği belirtiliyor.

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi

Kazakistan’da buğday hasadı, erken ekim ve yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle ana tarım bölgelerinde alışılmıştan iki-üç hafta önce başladı. Eylül başında ülke genelinde hem ürün miktarı hem de kalite görünümü büyük ölçüde netleşirken, kuraklık ve yüksek sıcaklıklar birçok bölgede verimi aşağı çekti. ElDala.kz ekibi, AgroKaravan Hasat 2026 kapsamında yedi bölgede 10 işletmeyi ziyaret ederek sezonun sonuçlarını inceledi. Erken bahar, çiftçilerin bazı bölgelerde ekime mayıs başında başlamasını sağladı. Ancak yaz boyunca sıcaklıkların yer yer 40 dereceyi aşması, bitkilerin gelişim evrelerini hızla tamamlamasına ve çiçeklenme ile döllenmenin olumsuz etkilenmesine yol açtı. Abay, Doğu Kazakistan, Pavlodar ve Karaganda bölgeleri ile Akmola ve Kostanay’ın güney kesimlerinde nem açığı yaşandı. Doğu Kazakistan’da yetişme dönemi boyunca alınan yağışın normalin yaklaşık %20’sinde kaldığı belirtildi. En fazla zarar gören bölgelerde tahıl verimi normalde hektar başına 15-20 kental iken 5-7 kental düzeyine geriledi. İleri tarım teknikleri kullanan ve tohum, gübre ile bitki koruma ürünlerinde tasarrufa gitmeyen işletmelerde bile verim, olağan seviyenin iki-dört kat altında kaldı. Yağış alan Kuzey Kazakistan ile Kostanay ve Akmola’nın kuzeyinde kayıplar daha sınırlı oldu; bazı işletmelerde hektar başına 20 kental ve üzeri verim alındı. Tarım Bakanlığı verilerine göre ülke genelinde tahılların ortalama verimi, alanların %70’i hasat edildikten sonra hektar başına 14,2 kental olarak açıklandı. Sıcak ve kuru hava verimi düşürürken buğdayın gluten kalitesini artırdı. Ürünün yaklaşık yarısının gluten oranı %28 ve üzerinde olan yüksek proteinli sınıfta bulunduğu, dörtte birinin de kaliteli gıda buğdayı olduğu bildirildi. Bu durum Kazak buğdayının, daha düşük kaliteli Rus buğdayıyla rekabet etmesini kolaylaştırdı. Rusya’dan düşük kaliteli buğday girişine karşı uygulanan altı aylık yasak da iç piyasadaki fiyat baskısını sınırladı. Eylül sonu itibarıyla ihracat fiyatları, sınıfa ve gluten oranına göre ton başına 240-260 ABD doları arasında değişti; fiyatların geçen yıla göre %10-15 arttığı belirtildi. Buna karşılık yemlik un üreticileri, beşinci sınıf ve sınıf dışı buğday arzının yaklaşık 1 milyon tonla sınırlı kalması nedeniyle zorlanabilir. İşleyicilerin ihtiyacının bunun yaklaşık iki katı olduğu ve düşük kaliteli Rus buğdayının kullanılmasının Çin’e yemlik un ihracatında kısıtlamalara yol açabileceği aktarıldı. Çiftçiler açısından patates ve ayçiçeği daha umut verici ürünler olarak öne çıktı. Sulanan patateste güney bölgelerde ton fiyatı 120-130 bin tenge seviyesinde bulunurken, ayçiçeğinin kuraklığa daha dayanıklı olması ve yüksek fiyat beklentisi, bu üründen elde edilecek geliri buğdaya kıyasla artırabilir.

Arjantin’de El Niño Yazlık Ürünlerde Verim Potansiyelini Artırabilir
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de El Niño Yazlık Ürünlerde Verim Potansiyelini Artırabilir

Arjantin’de 2026/27 yazlık üretim sezonu, güçlü ila çok güçlü bir El Niño beklentisi ve yaz boyunca normalin üzerinde seyretmesi öngörülen kullanılabilir su rezervleriyle başlıyor. Bu koşulların, özellikle erken ekilen mısır ve ilk ürün soyanın verimini destekleyebileceği belirtiliyor. Ekim çalışmaları sürerken ayçiçeği ekimi 3 milyon hektarlık öngörülen alanın %26’sını, mısır ekimi ise 8,4 milyon hektarlık alanın %11’ini aştı. Kaynakta, su ve fiyat koşulları elverişli olsa da sonucun bitki besleme ve tarla yönetimi kararlarına bağlı olacağı aktarılıyor.

Brezilya’da Sıcak Hava ve Düzensiz Yağış Uyarısı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Sıcak Hava ve Düzensiz Yağış Uyarısı

Brezilya’nın geniş bölümünde etkili olması beklenen sıcak hava cebi, önümüzdeki günlerde sıcaklıkları yükseltecek. Brezilya’nın merkezindeki bazı bölgelerde sıcaklıkların 40-43 dereceye ulaşabileceği, başka alanlarda ise 38-39 derece aralığında seyredeceği tahmin ediliyor. Sıcaklık artışı, yangınların oluşma ve yayılma riskini de yükseltiyor. Güneyde, cuma sabahı bazı soya üretim bölgelerinde sıcaklıkların 12 dereceye kadar düşmesi beklenirken gün içinde en yüksek değerler 32 dereceyi bulabilir. São Paulo’nun iç kesimleri ile Minas Gerais eyaletindeki Triângulo Mineiro bölgesinde ise sıcaklıkların 40 dereceye çıkabileceği öngörülüyor. Üretici ve açık alanda çalışanların sıcak saatlerde uzun süre dışarıda kalmaması, sıvı tüketmesi ve korunaklı alanlarda bulunması isteniyor. İlk yağışların 4 Ekim civarında Piauí’nin güneyi, Maranhão ve Bahia’nın güneydoğusuna ulaşması bekleniyor; ancak başlangıçta yağış miktarları düşük kalabilir. Hafta sonundaki tropikal dışı siklon, Güneydoğu’da yağış ve gök gürültülü sağanakları artırabilir. 5-9 Ekim döneminde bazı bölgelerde yağışlar kuvvetlenirken dağılımın ülke genelinde düzensiz olması bekleniyor.

İngiltere’de Çiftlik Miras Vergisi Reformunun Geri Alınması Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Çiftlik Miras Vergisi Reformunun Geri Alınması Gündemde

İngiltere’de İşçi Partisi hükümetinin, tarımsal mülkler için vergi indirimi (APR) ve işletme mülkleri için vergi indirimi (BPR) düzenlemelerinde değişikliğe gitmekten vazgeçmeyi ya da reform eşiğini yükseltmeyi değerlendirdiği bildirildi. Konuya ilişkin haber, Mail on Sunday gazetesine dayandırılıyor. Haberde aktarılan İşçi Partisi kaynakları, olası bir değişikliğin yaklaşan seçimlerde kırsal bölgelerdeki milletvekillerini etkileyebileceğini söyledi. Reformun geri alınması veya eşiğin yükseltilmesi konusunda henüz karar verildiği belirtilmiyor; Maliye Bakanı John Healey bütçeyi 28 Ekim’de açıklayacak.

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak

Avrupa’da beş ülkeden araştırmacıları bir araya getirecek CitrusAId projesi, yüksek sıcaklık, kuraklık, zararlılar ve hastalıklarla aynı anda başa çıkabilecek yeni portakal ve mandalina çeşitleri geliştirmeyi hedefliyor. Universitat Jaume I (UJI) koordinasyonundaki projeye, Avrupa İnovasyon Konseyinin EIC Pathfinder Challenges programı kapsamında yaklaşık 3,9 milyon avro finansman sağlanacak. Çalışmanın Ekim 2026’da başlaması ve dört yıl sürmesi planlanıyor. Projenin odak noktasını tatlı portakal ve mandalina oluşturacak. Araştırmacılar, bitkilerin çevresel streslere ve zararlı-hastalık baskısına verdiği tepkileri birlikte inceleyerek birden fazla olumsuz koşula dayanabilecek yeni bitki hatları geliştirmeye çalışacak. Bu yaklaşım, iklim değişikliğiyle birlikte üretimde aynı anda ortaya çıkan sıcaklık, su yetersizliği ve biyolojik tehditleri birlikte ele almayı amaçlıyor. CitrusAId kapsamında yapay zekâ, genetik, moleküler ve metabolik verilerle bitkilerin gözlemlenebilir özelliklerini analiz etmek için kullanılacak. Sistem, turunçgillerin dayanıklılığını artırabilecek genleri veya biyolojik mekanizmaları belirlemeye yardımcı olacak. Belirlenen hedeflerin işlevini değiştirmek ya da düzenlemek için yeni genomik teknikler ve gen düzenleme yöntemleri değerlendirilecek. Proje ayrıca meyvelerin beslenme ve nutrasevtik özelliklerini değiştirme olasılığını araştıracak. Flavonoidler ve furanokumarinler gibi doğal bileşikler incelenirken, üzümde de bulunan resveratrolün üretimi de ele alınacak. CitrusAId, İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve İsveç’ten üniversite, araştırma merkezi ve şirketlerin yer aldığı 11 ortaklı bir konsorsiyumdan oluşuyor.

İtalya Bölgelerinde Hayvan Sağlığı ve Tarımsal Destek Gündemi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya Bölgelerinde Hayvan Sağlığı ve Tarımsal Destek Gündemi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya'nın Sardinya, Campania, Emilia-Romagna ve Toskana bölgelerinde hayvan sağlığı, tarımsal finansman ve yerli ırkların korunmasına yönelik yeni girişimler gündeme geldi. Sardinya, 22 Eylül'de Bari'de düzenlenen toplantıda, sığırların hareketine yönelik dermatit nodüler kısıtlamalarının mevcut epidemiyolojik duruma göre yeniden değerlendirilmesini istedi. Bölge, yüksek aşılama oranları ile Samugheo'daki odağın sona ermesini gerekçe gösterdi; Escalaplano'daki odağın ise bir yargı kararı nedeniyle resmen aktif kaldığı belirtildi. Sardinya'nın talebi, Avrupa Komisyonu ile yeniden görüşülerek önlemlerin gerçek risk düzeyine uyarlanmasını ve işletmeler üzerindeki etkinin azaltılmasını amaçlıyor. Toplantıda Tarım ve Gıda Egemenliği Bakanlığı Müsteşarı Giacomo La Pietra, konuyu Sağlık Bakanlığı'na iletme taahhüdünde bulundu. Campania'da düzenlenen Yeşil Masa toplantısında ise tarım kuruluşlarıyla sektörün ihtiyaçları ve yürürlükteki önlemler ele alındı. Bölgede biyolojik çeşitlilik ve germoplazma bankalarının korunması için 2,5 milyon avro, genç çiftçilerin ilk yerleşimini desteklemek için de bakanlık kaynaklı 1,6 milyon avro öngörüldü. Emilia-Romagna'nın 2025 sonuçlarına ilişkin raporunda tarımsal üretim değerinin 6,36 milyar avroya çıktığı ve yıllık %4,5 arttığı bildirildi. Bölgedeki büyümede hayvancılığın etkili olduğu, ihracatın da 11,5 milyar avroyu aştığı aktarıldı. Toskana ise yok olma riski taşıyan yerel tarımsal genetik kaynakların korunması için toplam 625 bin avroluk destek çağrısı açtı. Bunun 225 bin avroluk bölümü yerli sığır ve koyun ırklarına yönelik projelere ayrılırken, başvurular 30 Eylül-31 Ekim 2026 arasında yapılabilecek.

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor

İspanya’da bitki koruma uygulamalarına ilişkin tarla defterinin 1 Ocak 2027’den itibaren dijital olarak tutulması zorunlu olacak. Daha büyük işletmeler için tüm faaliyetleri kapsayan dijital tarla defteri yükümlülüğünün ise 2028’de başlaması öngörülüyor. Tedaviler, gübreleme, sulama, ekim ve hasat gibi parsel faaliyetlerinin Tarımsal İşletmeler Bilgi Sistemi’ne (SIEX) kaydedilip aktarılması gerekecek. Bu değişime hazırlık kapsamında Ciudad Real’de geliştirilen GesCampo adlı tarımsal yönetim platformu, işlemlerin cep telefonuyla doğrudan tarlada kaydedilmesine ve SIEX’e gönderilmesine olanak sağlıyor. Sistem, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığının resmî kataloğundan ürün kayıt numarası, doz ve güvenlik süresi bilgilerini otomatik olarak ekliyor; gönderim öncesinde de kayıtları doğrulayarak hataları önlemeyi amaçlıyor. Platform ayrıca kooperatifler ve dağıtıcılar için, ortaklarının veya müşterilerinin kayıtlarını tek panelden yönetebilecekleri bir portal sunuyor. GesCampo, birçok işletme için ücretsiz olduğunu, diğer işletmelere ise ücretsiz deneme süresi sağladığını belirtiyor. Şirket, okuyuculara kayıt sırasında CAMPO2027 koduyla iki aylık ücretsiz kullanım fırsatı da sunuyor.

Güney Afrika’da Yerel Tohum Denemeleri Dayanıklı Ürün Hedefini Destekliyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Yerel Tohum Denemeleri Dayanıklı Ürün Hedefini Destekliyor

Güney Afrika’da tahıl üreticileri değişken hava koşulları, artan zararlı ve hastalık baskısı ile yükselen girdi maliyetleri arasında üretim kararları alırken, yerel koşullarda test edilen tohum genetiğinin önemi artıyor. Corteva Agriscience’tan Driaan Bresler, şirketin mısır, soya ve ayçiçeği için farklı üretim bölgelerinde yürüttüğü araştırma ve denemelerle, değişen tarla koşullarında verim istikrarını ve dayanıklılığı desteklemeyi hedeflediğini belirtiyor. Gelecek yazlık üretim sezonu öncesinde toprak neminin ve baraj rezervlerinin olumlu bir başlangıç sunduğu, ancak El Niño koşullarının yağış değişkenliğini artırabileceği ve ürünlerin kritik gelişme dönemlerinde uzun süreli kuraklık riskini yükseltebileceği aktarılıyor. Bresler’e göre bu tablo, üreticilerin çeşit ve ekim zamanı seçimlerini yerel koşullara uygun biçimde yapmasını daha önemli hale getiriyor. Corteva’nın yeni bir hibriti geliştirme sürecinde verim potansiyeli, kuraklığa tolerans, hastalık dayanımı, tane kalitesi ve çevreye uyum gibi özellikler inceleniyor. Ümit vadeden genetik materyal, farklı bölgelerde, toprak tiplerinde, mevsimlerde ve üretim koşullarında deneniyor. Şirket, gerçek tarla koşullarındaki sonuçların gelecekteki ıslah kararlarını yönlendirdiğini ve uygun olmayan materyalin sürecin erken aşamalarında elenebildiğini ifade ediyor. Denemeler, hastalık baskısının yüksek olduğu KwaZulu-Natal’da hastalık toleransına; North West ve Free State bölgelerinde ise sıcaklık ve kuraklık stresine odaklanıyor. Doğu üretim bölgelerindeki yüksek potansiyelli alanlarda ve sulama yapılan arazilerde de testler yürütülüyor. Araştırma ekibi bitki gelişimi boyunca bitki gücü, yatma, böcek zararı, hastalık toleransı, bitki sıklığına bağlı performans ve verim verilerini topluyor. Bresler, bir bölgede iyi sonuç veren bir hibritin farklı toprak, yağış, sıcaklık, zararlı ve hastalık koşullarına sahip başka bir bölgede aynı performansı göstermeyebileceğini söylüyor. Bu nedenle şirket, hibritleri hem kendi ürünleri hem de pazardaki önde gelen ürünlerle karşılaştırıyor; şerit ve ticari tarla denemeleriyle performansı gerçek işletme koşullarında değerlendirmeye çalışıyor. Verilerin toplanmasına yardımcı olmak için sezon boyunca insansız hava araçlarından da yararlanılıyor.

Azerbaycan, 2030’a kadar Buğday Tohumunda Tam Yeterlilik Hedefliyor
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan, 2030’a kadar Buğday Tohumunda Tam Yeterlilik Hedefliyor

Azerbaycan, 2030’a kadar buğday tohumu arzında %100 öz yeterliliğe ulaşmayı hedefliyor. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Bakü’deki tohum üretimi konferansında hedefin Devlet Programı kapsamında uygulanacağını açıkladı. Mammadov, tarla denetimlerinin dijitalleştirilmesi ve tohum üretim alanlarının haritalanmasının sertifikalı tohumların kalite ve menşe izlenebilirliğini geliştirdiğini söyledi. Toplam tohum üretimi 81 bin ton olurken, bu yıl yaklaşık 100 bin tona yaklaşması bekleniyor. Patates, sebze, yem ve sanayi bitkileri tohumlarının arzını artırmak da öncelikler arasında yer alıyor. Sertifikalı fide üretimi yaklaşık 7 milyon adede ulaşırken, özel sektörde dört in-vitro laboratuvarı anaç üretimi yapıyor. İthal tohumların çeşit ve ekim kalitesi denetiminin uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesi planlanıyor.

Kuraklık AB ve Birleşik Krallık’ta Tahıl Hasadı Tahminini Düşürdü
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık AB ve Birleşik Krallık’ta Tahıl Hasadı Tahminini Düşürdü

Avrupa Tahıl ve Yağlı Tohum Ticareti Birliği Coceral, AB-27 ve Birleşik Krallık’ın 2026 tahıl hasadı tahminini 279 milyon tona indirdi. Kuraklıktan etkilenen üretim, temmuzdaki tahminden 8 milyon ton düşük; 2025’teki 307,4 milyon tonluk hasadın da oldukça gerisinde. Tahmin, buğday, arpa ve mısırdaki düşüşleri kapsıyor. Makarnalık buğday hariç buğday üretiminin 137,5 milyon ton olması bekleniyor; önceki tahmin 140,8 milyon ton, 2025 üretimi ise 148,7 milyon tondu. Coceral’a göre Fransa’nın kuzeyindeki önemli üretim bölgelerinde buğday sıcak hava dalgalarını uygun koşullarda atlattı. Almanya ve Polonya’da ise hasat daha fazla zarar gördü ve ilk beklentilerin altında kaldı. Arpa tahmini, önceki 57,6 milyon tondan 57,9 milyon tona çıkarılsa da 2025’teki 63,3 milyon tonun altında. Mısır tahmini ise Batı ve Orta Avrupa’nın başlıca üretim alanlarında tozlaşma döneminde etkili olan aşırı sıcak ve kurak hava nedeniyle 52,7 milyon tondan 48,6 milyon tona çekildi. Bu miktar gerçekleşirse geçen yılın 56,5 milyon tonluk üretiminden belirgin biçimde düşük olacak. Fransa’da mısır hasadının 7,6 milyon tona gerilemesi bekleniyor; bu, önceki 9,4 milyon tonluk tahminin ve 2025’teki 13,8 milyon tonun altında. Coceral, öngörülen hasadın 20 yılı aşkın sürenin en düşüğü olacağını belirtiyor. Macaristan için tahmin 1,9 milyon ton; 2025’te üretim 3,8 milyon tondu. Birlik, AB genelinde ekim alanlarındaki sert düşüşü de Macaristan’daki düşük beklentinin nedenleri arasında sayıyor. Kolza üretiminin 21,3 milyon tonla önceki tahmine yakın ve geçen yılki 21,4 milyon tonun biraz altında kalması öngörülüyor. Coceral, 2025’teki yüksek verimlerin ortalama düzeylere dönmesinin, ekim alanının 6,4 milyon hektardan 6,8 milyon hektara çıkmasıyla dengelendiğini; sıcak hava dalgasının kolzada diğer ürünlere, özellikle buğday ve mısıra kıyasla daha az hasara yol açtığını bildiriyor.

Uruguay’ın Güneyinde Kışlık Ürünler İçin Yağış Beklentisi
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber

Uruguay’ın Güneyinde Kışlık Ürünler İçin Yağış Beklentisi

Uruguay’ın güneyinde önümüzdeki günlerde iki yağış bekleniyor. Pazar ile pazartesi arasında daha zayıf bir yağış öngörülürken, ekim ayının ilk hafta sonunda, 3 Ekim’den itibaren daha etkili bir yağış ihtimali bulunuyor. Yağışların, güneyde su açığı yaşayan ve kışlık ürünlerin su talebinin arttığı bölgeler için uygun zamanda gerçekleşebileceği belirtiliyor. Kaynakta, ekim ayının güney açısından genel olarak elverişli göründüğü ifade ediliyor.

Güney Brezilya’daki Yağışlar El Niño İzlemesini Güçlendirdi
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Güney Brezilya’daki Yağışlar El Niño İzlemesini Güçlendirdi

Brezilya’nın güneyinde etkili olan yoğun yağışlar, El Niño ile Pasifik’teki atmosferik dolaşım arasındaki ilişkinin yeniden izlenmesine yol açtı. Pirinç zinciri analisti Sergio Cardoso, Güney Pasifik Yakınsama Kuşağı’nın (ZCPS) bu tabloyu anlamaya yardımcı göstergelerden biri olduğunu belirtti. Ancak ZCPS’nin, Rio Grande do Sul’un kuzeyi ile Santa Catarina’da görülen sağanaklara doğrudan neden olduğunu söylemenin mümkün olmadığı ifade edildi. ZCPS; Güney Pasifik’in tropikal kesiminde bulutluluk, konveksiyon ve yağış taşıyan geniş bir kuşak olarak tanımlanıyor. El Niño dönemindeki dolaşım değişiklikleri, jet akımlarını, nem taşınımını ve meteorolojik sistemlerin izlediği güzergâhı etkileyerek Brezilya’nın güneyi, Uruguay ve Arjantin’in bazı kesimlerinde daha yağışlı dönemleri destekleyebiliyor. Gelişme, 2026/27 pirinç sezonunun ekim süreci nedeniyle önem taşıyor. Rio Grande do Sul’un Batı Sınırı bölgesinde ekim, El Niño’yla ilişkilendirilen yağışların belirgin etkisi görülmeden ilerledi. Buna karşın üretim zinciri; SOI, MJO, ZCPS, subtropikal jet, yağış sıklığı ve ekim-kasım aylarındaki güneşlenme gibi göstergeleri birlikte izliyor.

Mısır Ekimi İçin Biyolojik Girdilere İlgi Artıyor
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Mısır Ekimi İçin Biyolojik Girdilere İlgi Artıyor

El Niño olgusuyla ilişkilendirilen iklim projeksiyonları, bazı üretim bölgelerinde mısır ekim tarihlerinin öne çekilmesine yol açtı. Bu gelişme, bitkinin çıkış ve ilk gelişim döneminde karşılaştığı koşulları yeniden gündeme getirirken ekimin, üretim sürecinin en kritik aşamalarından biri olduğu değerlendiriliyor. Üreticiler, çevre koşullarını daha fazla dikkate alarak mevcut kaynakları verimli kullanmayı ve ürüne tohumdan itibaren daha fazla istikrar kazandırmayı amaçlayan araçlara yöneliyor. Bu kapsamda, hazneye uygulanabilen biyolojik girdiler mısır ekimini kolaylaştırmayı hedefleyen seçenekler arasında öne çıkıyor.