ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3196 haber · Sayfa 34

Moldova’da Toprak Koruma Projelerine 500.000 Lei’ye kadar Destek
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Toprak Koruma Projelerine 500.000 Lei’ye kadar Destek

Moldova’da toprağın korunması, iyileştirilmesi ve verimliliğinin artırılmasına yönelik mali destek programı için başvurular 28 Ekim-27 Kasım 2026 arasında alınacak. Program, tarım arazilerini korumayı, toprak kalitesini iyileştirmeyi ve tarımın iklim değişikliğine dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Destekten çiftçiler, tarım arazisi sahibi yerel idari birimler, üretici grupları ve üretici kuruluşları yararlanabilecek. Finansman; koruyucu orman şeritleri dikimi, heyelanlardan etkilenen arazilerin ağaçlandırılması, erozyon önleyici hidroteknik yapılar, yüzey akışının düzenlenmesi, bağ ve meyve bahçelerinde sıra aralarının çimlendirilmesi, mera oluşturulması ve toprakların kimyasal olarak iyileştirilmesini kapsıyor. Devlet proje değerinin %50’sini karşılayacak; destek proje başına 500.000 Moldova leyiyle sınırlı olacak. Başvurular AIPA’nın bölge müdürlüklerine yapılacak.

Eski Buğday ve Yonca Tohumları Çiftçilere Ücretsiz Sunuluyor
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber

Eski Buğday ve Yonca Tohumları Çiftçilere Ücretsiz Sunuluyor

‘Zlatna dolina’ adlı eski buğday çeşidi ile ‘Zdravka’ adlı yonca çeşidinin tohumları çiftçilere ücretsiz sunuluyor. Böylece üreticiler, bu iki eski çeşidin tohumlarına bedel ödemeden erişebilecek. Çiftçiler ayrıca tohumların çiftlikte korunmasına yönelik çalışmalara nasıl katılabilecekleri konusunda bilgi alabilecek. Kaynakta, ücretsiz tohum temini ve on-farm olarak ifade edilen çiftlik temelli tohum koruma sürecinin ayrıntıları için yönlendirme yapılması isteniyor.

Rusya, Buğday İhracatı İçin Alternatif Rotalar Arıyor
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Buğday İhracatı İçin Alternatif Rotalar Arıyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rus buğdayı ve diğer tarım ürünleri ihracatçıları, Karadeniz'deki saldırılar nedeniyle ürünlerini taşımak için standart dışı rotalar arıyor. Alternatifler arasında işgal altındaki Abhazya'daki küçük Oçamçira limanı bulunuyor. Birkaç Rus tüccar ise hasadı standart dökme yük gemileri yerine konteynerlerle Türkiye'ye gönderme olasılığını değerlendiriyor; kaynakta bu seçeneğin hayata geçirildiği belirtilmiyor. Oçamçira'nın kapasitesi önemli ölçüde sınırlı. Tahılın konteynerlerle taşınması da pahalı ve alışılmadık bir yöntem olarak tanımlanıyor; bu taşıma biçimi genellikle muz ve baharat gibi ürünlerde kullanılıyor. Haberdeki değerlendirmeye göre Rusya, ihracat hacmini korumak için önemli ek maliyetleri göze alıyor. Tahıl ticareti danışmanı Svitun Still, mevcut tüm rotaların kullanılmaya çalışılmasının tedarik güvenliğini geleneksel taşımacılık ekonomisinin önüne çıkardığını belirtiyor. Rusya, dünya buğday ticaretinin yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Karadeniz terminalleri tarihsel olarak ülkenin buğday ihracatının %90'ına kadarını sağladı. Moskova, pazar payını korumak amacıyla yük akışlarını Arktik bölgedeki Murmansk limanı ile Baltık terminallerine yönlendiriyor, tahılı demiryoluyla Uzak Doğu'ya taşıyor ve konteyner sevkiyatlarını St. Petersburg ile Vladivostok'a artırıyor. Avrupa Birliği'nde Rusya kaynaklı tahılın gerçek menşei kontrol edilirken, Letonya Eylül 2026'dan itibaren Rusya ve Belarus'tan gelen her tahıl partisini incelemeye başladı. Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna'nın açıklamasına göre ülke, 1 Ekim'den itibaren Rusya ve Belarus tahılının kendi topraklarından transit geçişini yasakladı.

Arnavutluk'ta Xarrë'deki Mandalina Üreticileri Satış Fiyatlarının Maliyetleri Karşılamadığını Söylüyor
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Xarrë'deki Mandalina Üreticileri Satış Fiyatlarının Maliyetleri Karşılamadığını Söylüyor

Arnavutluk’un Xarrë bölgesindeki mandalina üreticileri, bu sezon en büyük sorunun satış fiyatı olduğunu ve mevcut fiyatlarla maliyetlerini karşılayamadıklarını belirtiyor. Üreticiler kilogram fiyatını 200, 250 ve 300 lek olarak ifade ederken, bir üretici mandalinalar 300 lekten alınsa bile masraflarını çıkaramayacağını söylüyor. Satışların aralık sonrasındaki seyri konusunda belirsizlik bulunuyor. Bir üretici, geçen yıl ve önceki yıl yaşananların tekrarlanması halinde mandalina fiyatlarının her yıl daha da düşeceğini ifade ediyor. Haberde, sezonun sonucunun ürünün yıl boyunca yapılan emek ve yatırımı karşılayacak bir fiyattan satılıp satılamamasına bağlı olacağı belirtiliyor. Satış sorununa karşın üreticiler, bu yılki mandalina üretiminin şu ana kadar iyi olduğunu bildiriyor. Hasat ve ürün seçimi sürekli çalışma gerektirdiği için aile işçiliğine ek olarak mevsimlik işçiler de çalıştırılıyor. Bir üretici ayrıca ürünü sezon boyunca korumakta zorlandıklarını, çok sayıda hastalıkla karşılaştıklarını ve hasat döneminin yaklaştığını söylüyor.

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek

Hırvatistan'da yeşil gıda kamu alımları ve kısa tedarik zincirleri temalı 3. KLOnferans, 28 Ekim 2026'da Karlovac'taki Kino Edison'da düzenlenecek. Üreticiler, kısa tedarik zincirleri (KLO) ve kamu kurumları, bu modellerin sahadaki işleyişine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. Konferansın üçüncü edisyonu, yeşil gıda kamu alımlarının uygulamadaki yönüne odaklanacak. Programda tarım üreticileri, örgütlü kısa tedarik zincirleri, tedarikçiler ve ilgili kamu kurumlarının yanı sıra üretici deneyimleri, KLO yaklaşımının avantajları ve zorlukları ele alınacak. Kısa zincirlerin organizasyon, lojistik, iletişim ve dijitalleşmeye katkısı da tartışılacak. Reducos Software (Plodovi.hr) tarafından düzenlenen etkinliğe katılım ücretsiz olacak; ancak ön kayıt zorunlu tutulacak.

Bosna-Hersek’te Süt Üreticileri Maliyet ve İthalat Baskısına Karşı Uyardı
Görsel kaynağı: N1 Bosna i Hercegovina · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Süt Üreticileri Maliyet ve İthalat Baskısına Karşı Uyardı

Bosna-Hersek’te süt üreticileri, artan maliyetler ve ithalat nedeniyle sektörün sürdürülemez hale geldiği uyarısında bulundu. Tuzla Kantonu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Eldin Glibanović, çiftçilerin bir litre dizel alabilmek için yedi litre süt üretip satmak zorunda kaldığını söyledi. Üreticiler, yerli çiftliklerin kapandığını ve ithalatın kendilerini zor durumda bıraktığını belirtti. Gračanica’daki toplantının ardından sınır kapatma eyleminden geçici olarak vazgeçen üreticiler, yetkili kurumlar taleplerini karşılamazsa protestoların yeniden gündeme gelebileceğini bildirdi.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

Belarus'ta Tarım İşletmeleri, Kolza ve Mısır Dahil 10,4 Milyon Tondan Fazla Ürün Harmanladı
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus'ta Tarım İşletmeleri, Kolza ve Mısır Dahil 10,4 Milyon Tondan Fazla Ürün Harmanladı

Belarus'taki tarımsal kuruluşlar ile köylü ve çiftçi işletmeleri, 23 Ekim sabahı itibarıyla kolza ve mısır da dahil olmak üzere 10,4 milyon tondan fazla ürün harmanladı. Açıklanan miktar, ülkedeki tarımsal işletmelerin operasyonel hasat verilerine dayanıyor. Toplam hesaba tahıl ürünlerinin yanı sıra kolza ve mısırın da katıldığı belirtildi. Kaynakta ürünlerin ayrı miktarları veya önceki dönemle karşılaştırması paylaşılmadı.

Soya Fasulyesi İhracat Satışlarıyla Yükseldi, Haftalık Kayıp Sürdü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Soya Fasulyesi İhracat Satışlarıyla Yükseldi, Haftalık Kayıp Sürdü

Chicago Board of Trade’da (CBOT) en çok işlem gören soya fasulyesi kontratı, güçlü ABD ihracat satışlarının desteğiyle %0,32 yükselerek bushel başına 12,57 dolara çıktı. Ancak kontrat haftalık bazda %0,34 geriledi. ABD Orta Batı’sında devam eden hasat, soya arzını yenilediği için fiyatların haftayı kayıpla tamamlaması gündemde kaldı. ABD Tarım Bakanlığı, 15 Ekim’de sona eren haftada ABD soya fasulyesi net ihracat satışlarını 2.841.200 metrik ton olarak açıkladı. Satışlar önceki dört haftanın ortalamasına göre belirgin biçimde yükseldi ve piyasanın 1.800.000-3.000.000 tonluk beklenti aralığıyla uyumlu gerçekleşti. Fitch Solutions’ın araştırma birimi BMI, devam eden ABD hasadının yakın vadeli arzı yenilediğini ve mahsulde daha fazla bozulma riskini azalttığını belirtti. BMI’ye göre 2026/27 sezonunda Brezilya’da daha güçlü bir mahsul beklenmesi, devam eden hava koşulları risklerine rağmen soya fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı

Global Dairy Trade’nin 20 Ekim’deki açık artırmasında fiyat endeksi %2,5 yükselerek şubattan bu yana en büyük artışı kaydetti. Bu, fiyatların üst üste ikinci açık artırmada yükselmesi anlamına gelirken, hareketi özellikle süt tozu ürünleri yönlendirdi. Tam yağlı süt tozu %4,4 artışla ton başına yaklaşık 37.148 krona, yağsız süt tozu ise %3,4 artışla yaklaşık 39.273 krona çıktı. Tereyağı fiyatı ise üst üste dokuzuncu açık artırmada gerileyerek %0,4 düştü ve ton başına yaklaşık 46.644 kron oldu. AB, ABD ve Yeni Zelanda gibi büyük ihracatçılarda süt üretimi artışının yavaşlaması fiyatları destekleyen unsurlar arasında gösterildi. Yeni Zelanda ve Avustralya’da El Niño kaynaklı kuraklık riski, aralık ayından itibaren üretimi sınırlayabilir. Agrocura, arzın daralması ve süt tozu talebinin güçlü kalması halinde fiyatların daha fazla destek bulabileceğini belirtti.

İngiltere’de İlk Sezon Kuş Gribi Vakası 32.000 Yumurtacı Kanatlıyı Etkiledi
Görsel kaynağı: BBC News · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de İlk Sezon Kuş Gribi Vakası 32.000 Yumurtacı Kanatlıyı Etkiledi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İngiltere’nin Northumberland bölgesindeki Belford yakınlarında ticari kanatlılarda yüksek derecede patojenik kuş gribinin (HPAI) H5N1 alt tipi doğrulandı. Sezonun İngiltere’deki ilk vakasından etkilenen serbest dolaşan yumurta işletmesinde 32.000 yumurtacı kanatlı kaybedildi. İşletme sahibi Catherine Armstrong, salgının maliyetinin 100.000 sterlini aşmasının beklendiğini söyledi. Çiftlikte kalan kanatlıların tamamı, virüsün yayılmasını kontrol etmek amacıyla itlaf edildi. Armstrong’a göre kuşlar normalde günde 28.500 yumurta üretiyor ve ürünler Birleşik Krallık’taki çeşitli süpermarketlere gönderiliyordu. İlk ölümlerden sonra virüsün hafta sonu hızla yayıldığı, pazar gecesine kadar 1.000’den fazla kanatlının öldüğü ve salı günü H5N1 enfeksiyonunun doğrulandığı aktarıldı. Virüsün çiftliğe nasıl ulaştığı henüz bilinmiyor; sıkı biyogüvenlik önlemlerine rağmen yabani kuşların kaynağı olabileceği düşünülüyor. İngiliz Serbest Dolaşan Yumurta Üreticileri Birliği, serbest dolaşan tavukların yabani kuşlarla düzenli temasının enfeksiyonu önlemeyi zorlaştırdığını belirterek kıyı bölgeleri ile göçmen kuşların bilinen uçuş güzergâhlarına yakın işletmeler için bölgesel bir kapatma emri talep edeceğini açıkladı. Hükümetin hindilerde yürüttüğü kuş gribi aşısı denemesinin sonuçlarının yıl sonuna kadar açıklanması bekleniyor; yetkililer, aşının bu sezon için seçenek olmayacağını bildirdi. Sağlık ve gıda güvenliği kurumları ise genel halk açısından riskin çok düşük olduğunu, uygun şekilde pişirilmiş kanatlı ürünleri ve yumurtaların tüketilebileceğini belirtti.

Avustralya’da Yağış Sonrası Kısa Vadeli Sığır Ticareti İçin Yakıt Maliyeti Uyarısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Yağış Sonrası Kısa Vadeli Sığır Ticareti İçin Yakıt Maliyeti Uyarısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avustralyalı piyasa yorumcusu Chris Howie, ülkenin farklı bölgelerinde etkili olan yağışların yem gelişimini, tahıl görünümünü ve sığır arzını değiştirdiğini belirterek kısa vadeli ticaret fırsatlarının yakıt maliyetleri ve yüksek mağaza sığırı fiyatlarıyla sınırlanabileceğini yazdı. Howie’ye göre güneydeki yağışlar üreticilerin hayvanları daha uzun süre besleyip kesim ağırlığına ulaştırmasını teşvik ederken, kuzeyde yağış beklentisi arzı hızla daralttı ve fiyatları yukarı çekti. Güney Avustralya ve Victoria’da eylül sonundaki yağışlar yem gelişimine ve tahıl verimine ek süre kazandırdı. Kaynağa göre yağış miktarı Aşağı Kuzey Güney Avustralya ve Wagga çevresindeki 15 milimetreden Tallangatta’daki 87 milimetreye kadar geniş bir alana yayıldı. Howie, mevcut yem koşullarını ve ürünleri güçlü olarak değerlendirirken, yüksek yakıt maliyetleri ile yüksek seyreden mağaza sığırı piyasasının kısa vadeli alım-satımı zorlaştırdığını ifade etti. Bununla birlikte Omeo’dan kuzey Gippsland’a uzanan daha kuru alanların izlenmeye değer olduğunu söyledi. Kuzeyde yağış beklentisi, özellikle Orta ve Uzak Kuzey Queensland’de arzın hızla kısalmasına ve bazı bölgelerde yolların kapanmasına neden oldu. Kaynakta, genç sığırların fiyatının birkaç saat içinde kilogram başına 30 ila 50 Avustralya senti arttığı, işlemci ve besi işletmelerinin fiyat tablolarını yükselttiği aktarılıyor. Kuzey Yeni Güney Galler’de Grafton çevresinde iki hafta önce alınan 30 milimetrelik yağışın ardından bir mağaza sığırı satışındaki hayvan sayısı 1.500’den 500’e geriledi ve fiyatlar hızla iyileşti. Güneyde birçok üretici, güçlü mera ve yem koşulları nedeniyle sığırları daha uzun süre tutarak kesim ağırlığını hedefliyor. Howie, teslimat öncesinde fiyatı netleştirilmeden kesim kapasitesi ayırtılmasının, fiyatların gerilemesi durumunda üreticiyi zor durumda bırakabileceği uyarısında bulundu. Wagga satışında en iyi ineklerin 4 Avustralya dolarının düşük seviyelerinde işlem gördüğünü, 400 kilogramın üzerindeki besilik Siyah Alaca kırması sığırlarda fiyatın kilogram başına 5,43 Avustralya dolarına, en iyi partide 5,54 dolara ulaştığını aktardı. Yorumda kuzu piyasasında da arzın sıkılaştığı belirtiliyor. Güneyde devam eden yağış, güçlü besi yemi ve iki yıllık kuraklığın kuzu sayısını azaltması, üreticilerin normalde mağaza hayvanı olarak satılacak kuzuları doğrudan kesime göndermesine yol açıyor. Howie ayrıca, yaklaşan buzağı satışları öncesinde hayvan sağlığı protokolleri, soy kütüğü bilgileri ve program uygunluğunun alıcı rekabeti açısından önem taşıdığını vurguladı.

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi

Avustralya’nın ABD’ye sığır eti ihracatı, 2025 ve 2026’daki hızlı büyümenin ardından ülkenin iç pazarında kullanılan hacmi aşmış görünüyor. Beef Central’ın Meat & Livestock Australia’dan (MLA) aldığı verilere göre ABD, Avustralya sığır eti için tarihsel olarak ilk kez en büyük tek pazar konumuna gelmiş olabilir. Kaynak, bu kilometre taşının kesin olarak doğrulanmadığını ve karşılaştırmanın tahmini iç kullanım verilerine dayandığını belirtiyor. MLA’nın 2025-26 mali yılı tahminlerine göre Avustralya içindeki sığır eti kullanımı karkas ağırlığıyla 565.856 ton oldu. Bu miktarın %68’lik kemiksiz eşdeğeri 384.782 ton sevkiyat ağırlığına karşılık geliyor. Aynı mali yıl 30 Haziran’da sona ererken ABD’ye yapılan ihracat 493.419 ton sevkiyat ağırlığına ulaştı. Bu hesaplama, ABD’ye gönderilen hacmin iç kullanım için tahmin edilen kemiksiz eşdeğeri geçtiğini gösteriyor. Bununla birlikte, Avustralya iç pazarı doğrudan ölçülmüyor. İç kullanım, toplam ulusal üretim ile ihracat arasındaki farktan çeşitli varsayımlarla hesaplanıyor ve gerçek tüketimin yalnızca bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle MLA sözcüsü, söz konusu karşılaştırmanın dikkatle yorumlanması gerektiğini söyledi. Kaynağa göre kilometre taşının son yıllarda daha önce gerçekleşip gerçekleşmediği kesin değil; böyle bir durumun 1970’ler veya 1980’lerde yaşanmış olabileceği ihtimali de aktarılıyor. ABD’deki sığır varlığının kuraklık ve sürünün toparlandığına ilişkin belirgin işaretlerin bulunmaması nedeniyle son üç yılda 70 yılın en düşük seviyelerine inmesi, ithalatı artıran başlıca koşul olarak gösteriliyor. Avustralya’nın ABD’ye ihracatı 21 Ekim’e kadar 410.000 tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre 50.000 tonluk veya %15’lik artış anlamına geliyor. Bazı analistler yıl sonu toplamının 460.000-480.000 tona çıkabileceğini öngörüyor. Kaynak, gelişmenin Avustralya iç pazarındaki belirgin bir zayıflamadan çok ABD ticaretindeki büyümeyle ilgili olduğunu vurguluyor. MLA’nın 4 Ekim’e kadar olan son 12 aylık verilerine göre iç piyasada sığır etinin değeri %12, hacmi %1,1 ve fiyatı %10,8 arttı. MLA’dan Nathan Low, perakende fiyatları çift haneli yükselmesine rağmen sığır etinin perakendedeki değer payının ve hareket eden hacminin arttığını belirtti.

Pakistan, İhracatçı Önerilerini Başbakanın İncelemesine Sunacak
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, İhracatçı Önerilerini Başbakanın İncelemesine Sunacak

Pakistan Ticaret Bakanlığı, ihracatçıların enerji maliyetleri, vergilendirme, düzenleyici ücretler ve uluslararası pazarlara erişim konusundaki önerilerini birleştirerek Başbakanın değerlendirmesine sunulacak kapsamlı bir sunum hazırlayacak. Karar, Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan başkanlığında perşembe günü yapılan; Maliye Bakanlığı yetkilileri, diğer üst düzey kamu görevlileri ve ihracatçıların katıldığı takip toplantısında alındı. Toplantıda ihracatçıların yüksek sanayi enerji maliyetleri, finansman kısıtları, vergilendirme, düzenleyici işlemler, sertifikasyon ücretleri ve dış pazarlara erişimde yaşadığı sorunlar ele alındı. Maliye Bakanlığının oluşturduğu komite, özellikle gaz vergisi politikasını ve hesaplama formülünü inceleyerek olası düzenlemeler önerecek. İhracatçılar ayrıca Pencap altyapı kesintisinin uygulanması, tahsilat yöntemi ve işletmelere getirdiği ek mali yük konusunda kaygılarını aktardı. Pakistan hükümeti, Çin, Güney Kore, Türkiye, Japonya ve Vietnam dahil başlıca ticaret ortaklarıyla mevcut ticaret düzenlemelerini gözden geçirerek daha iyi tavizler sağlamaya çalışıyor. Türkiye’ye Pakistan lastiği ihracatında bazı kategorilerin ikili Tercihli Ticaret Anlaşması kapsamında tavizlerden yararlandığı belirtildi. İhracatçılardan, Türkiye makamlarıyla görüşülecek konular için ürün ayrıntıları ve Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonu kodlarını sunmaları istendi; hangi lastik kategorilerinin kapsama girdiği açıklanmadı. Vergi teşviklerinde uygunluk eşiklerinin yeniden düzenlenmesi, ihracat gelirine bağlı orantılı süper vergi indirimi ve geleneksel olmayan ihracatçılar için satış vergisi ile iade düzenlemeleri de görüşüldü. İhracat Kolaylaştırma Programının usul ve uygunluk kriterlerinin erişilebilir hale getirilmesi, Bitki Koruma Departmanının sertifikasyon ile tekrarlanan belge değişikliği ücretlerinin gözden geçirilmesi ve Pakistan’ın hayvancılık ile süt ürünleri ihracatını genişletmesine yönelik öneriler hazırlanması gündeme geldi.

Copa ve Cogeca’dan Ortak Tarım Politikası İçin Finansman Çağrısı
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

Copa ve Cogeca’dan Ortak Tarım Politikası İçin Finansman Çağrısı

Avrupa’daki çiftçi ve tarım kooperatiflerinin çatı kuruluşları Copa ve Cogeca, Stockholm’deki kongrelerinin ardından Stokholm Bildirisi’ni yayımlayarak Avrupa Birliği ülkelerinin Brüksel’de toplanan yöneticilerine çağrı yaptı. Altı maddelik bildiride, tarım politikasına ayrılan finansmanın en az mevcut düzeyde korunması ve fiyatlara göre güncellenmesi istendi. Kuruluşlar ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabet gücü, dayanıklılığı ve güvenliği açısından stratejik bir sektör olarak tanınmasını talep etti. Örgüt liderleri, Avrupa’daki jeopolitik, ekonomik ve çevresel zorlukların yanı sıra yükselen girdi maliyetleri, çiftçi sayısındaki azalma ve çiftçilerin yaşam koşullarındaki gerileme konusunda endişelerini dile getirdi. Açıklamada, yaz aylarındaki hava koşullarının tarımın kırılganlığını yeniden ortaya koyduğu, savaşlar, ticari gerilimler ve uluslararası istikrarsızlığın da piyasalardaki dalgalanmayı ve tarımsal üretim üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Copa ve Cogeca, 2028–2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) değişiklikleri için Avrupa Komisyonu’nun yürüttüğü danışma sürecini de eleştirdi. Kuruluşlara göre süreçte yeterli seçenek sunulmadı ve etki değerlendirmesi yapılmadı. Bildiri, OTP’nin ortak niteliğini korumasını ve daha fazla performans odaklı hale getirilmemesini istiyor; örgütler bunun iç pazarda istikrarsızlığa ve girdiler için rekabetin artmasına yol açabileceğini savunuyor. Bildiride tarımın savunma, hazırlık ve güvenlik meselelerinde temel dayanak olarak tanınması, gıda üreticilerinin Avrupa’nın ön savunma hattında kabul edilmesi de isteniyor. Fonların diğer finansman ve hedeflerden ayrı tutulması, kırsal alanlardaki özel zorluklar için ulusal ve bölgesel program fonlarının %10’unun kullanılabilmesi, kuralların basitleştirilmesi ve desteğin tüm çiftçilere açık olması çağrıları arasında yer alıyor. İzlanda Çiftçiler Birliği, Copa ve Cogeca’nın ortaklarından biri olarak gösteriliyor.

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi

Hayvanlarda hastalığa yol açtığı bilinen Shamonda virüsü, Fransa’da ilk kez bir insanda tespit edildi. Enfekte hasta nörolojik komplikasyonlar yaşadı ve ekim ayının başında hayatını kaybetti. Hastanın ciddi bağışıklık sistemi bozukluğu bulunduğu ve Hospices Civils de Lyon hastane grubunda ağır bir hastalık nedeniyle tedavi gördüğü bildirildi. Fransız makamları, virüs enfeksiyonu ile hastanın ölümü arasındaki nedensel ilişkinin henüz kesinleşmediğini ve araştırmanın sürdüğünü açıkladı. Mevcut bilgilere göre genel toplum için risk bulunduğuna dair kanıt bulunmadığı belirtilirken, bu ilk insan vakası nedeniyle insanlara yönelik risk değerlendirmesinin tamamlanmadığı vurgulandı. Shamonda’nın 2026 yazında Fransa, Almanya ve İsviçre’de görüldüğü, İngiltere Hayvan ve Bitki Sağlığı Kurumunun da ağustos ayında Jersey’deki sığırlarda virüsü saptadığı aktarıldı. Shamonda, esas olarak Culicoides cinsinden küçük sokucu sineklerin ısırıklarıyla yayılan bir orthobunyavirüstür. Araştırmacılar, hastanın doğu Fransa’da bu sineklerden biri aracılığıyla enfekte olmuş olabileceğini değerlendiriyor; bu bulaş yolu kesinleşmiş değil. Sığırlarda virüs ateş, ishal, halsizlik ve süt üretiminde düşüşe neden olabilir. Gebe hayvanlarda düşük ve cenin anomalileri de görülebilir. Belirtilerin genellikle geçici olduğu bildirildi. Fransız makamlarına göre hayvanlar arasında önemli ölçekte doğrudan bulaşa dair kanıt bulunmuyor. Virüsün et, süt veya süt ürünleriyle bulaştığını gösteren bilimsel kanıt da yok; ancak hasta hayvanlardan elde edilen ürünlerin tüketilmesine izin verilmiyor. Hayvanlar için henüz aşı veya virüsü ortadan kaldıran özel bir tedavi bulunmazken, korunmada sokucu sineklere maruziyetin azaltılması öneriliyor.

Mısır’da Sıcaklık Dalgalanması İçin Ürün Koruma Uyarısı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Sıcaklık Dalgalanması İçin Ürün Koruma Uyarısı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı İklim Değişikliği ve Uzman Sistemler Bilgi Merkezi Başkanı Muhammed Fehim, ülkenin büyük bölümünde sıcaklıkların gelecek hafta sonuna kadar hafif yüksek seyretmesinin beklendiğini açıkladı. Kuzey bölgelerden Kahire’ye kadar gündüzleri sıcak, Yukarı Mısır’ın güneyinde ise daha sıcak hava beklenirken geceleri hava çoğunlukla ılıman olacak. Kuzeydeki tarım yolları ve hızlı ulaşım yollarında sabah saatlerinde yoğun sis, bazı bölgelerde de rüzgâr görülebileceği belirtildi. Fehim, sonbahara girilmesine rağmen sıcak havanın sürmesi ve gece-gündüz sıcaklıklarının değişmesi nedeniyle çilek, patates, çeşitli sebzeler ve turunçgillerde sorun yaşanabileceği uyarısında bulundu. Yüksek bağıl nem ile sabah çiyinin mantar ve böcek hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırabileceği, nemli ve kuru rüzgârların art arda esmesinin de yaprak ve bitki dokularında küçük yaralar oluşturabileceği ifade edildi. Bu koşulların Yukarı Mısır’da bakla, yonca ile tıbbi ve aromatik bitkilerin ekimini geciktirebileceği kaydedildi. Üreticilere özellikle Yukarı Mısır’da buğday ve baklayı aceleyle ekmemeleri, buğdayda uygun çeşitleri ve önerilen ekim tarihlerini dikkate almaları tavsiye edildi. Taşkınla sulanan arazilerde patates, pancar ve baş soğan gibi yumrulu ürünlerin en yakın sulamasında 8-10 litre fosforik asit uygulanması önerildi. Patates, pancar, fasulye, domates, biber, patlıcan, salatalık ve kabakta azotlu gübre, özellikle üre kullanımının azaltılması istendi; geç ekilen mısır ve şeker kamışının da rüzgâr sırasında sulanmaması önerildi.

Kanada’nın Manitoba Eyaletinde Buğday Kurulu Tekeline İlişkin Toplu Dava Reddedildi
Fotoğraf: Jeff McIntosh/The Canadian Press · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’nın Manitoba Eyaletinde Buğday Kurulu Tekeline İlişkin Toplu Dava Reddedildi

Kanada’nın Manitoba eyaletinde Court of King's Bench Yargıcı Chris Martin, Kanada Buğday Kurulu tekelinin sona erdirilmesinin ardından tahıl çiftçilerinin açtığı toplu tazminat davasını reddetti. Karar, çiftçi Edward Andrew Dennis’in 2017’de Kanada başsavcısı ile Kanada Buğday Kurulu’nun halefi G3 Global Grain Group’a karşı açtığı talebi de kapsıyor. Martin’in kararına göre dava, kurulun özel bir yapıya dönüştürülmesiyle başlayan ve on yılı aşkın süredir devam eden hukuki sürecin son halkası oldu. Toplu dava, Kanada Buğday Kurulu’nun tekel olarak faaliyet gösterdiği son iki yılda havuz pazarlama programı üzerinden satış yapan tahıl çiftçileri adına açıldı. Davada kurulun para ve belirli hesapları kullanma biçimi ele alındı. Çiftçiler, kuruldan sorumlu federal bakanın kamu görevinde görevi kötüye kullandığını ve kurulun sözleşmeyi ihlal ettiğini savunarak toplamı 91 milyon doların biraz üzerinde olabilecek tazminat talep etti. İddiaların merkezinde, kurulun havuz ve havuz dışı satışlar için kullandığı mali yapı vardı. Havuz programında üreticilere beklenen fiyata göre ilk ödeme yapılıyor, ürün satıldıkça oluşan değer artışları ile havuz fazlasından ek ödemeler veriliyordu. Havuz dışı satışlarda ise daha yüksek peşin ödeme yapılıyor, ancak sonraki ödemeler yapılmıyordu. Kurulun havuz dışı satışlardaki zararları karşılamak için ayrı bir ihtiyat fonu bulunuyordu. Çiftçiler, federal bakanın bu fonun tavanını 60 milyon dolardan 100 milyon dolara, ardından 200 milyon dolara çıkarma önerisinde bulunmasını ve kurula fona para aktarma talimatı vermesini hukuka aykırı olarak niteledi. Ayrıca fonun, kurulun özel bir yapıya dönüştürülmesini finanse etmek için genel bir birikmiş kâr hesabı gibi kullanıldığını, havuz hesaplarındaki paranın da geçişle bağlantılı bazı masraflara aktarıldığını ileri sürdü. Fon tavanına ulaşıldığında havuz dışı satışlardan elde edilen kârın havuz hesabına aktarılabildiği ve bunun havuz üreticilerine dağıtılabildiği de karar metninde yer aldı. Yargıç Martin bu iddiaları kabul etmedi. Karara göre bakanın eylemleri uygun ve hukuka uygundu, çiftçilerle kurul arasında davada ileri sürülen yükümlülükleri doğuracak bir sözleşme bulunmuyordu ve kurul, söz konusu masrafları havuz hesaplarından karşılamak zorundaydı. Kanada Buğday Kurulu 1935’te gönüllü bir pazarlama programı olarak kurulmuş, daha sonra batı Kanada’daki çiftçilerin birkaç istisna dışında buğday ve tahıllarını kurula satmak zorunda olduğu zorunlu bir tekele dönüşmüştü. Stephen Harper hükümeti, 2011 federal seçiminden sonra kurulu özel bir yapıya dönüştürmek için adımlar atmıştı. Manitoba Üniversitesi Transport Institute direktörü tarım ekonomisti Barry Prentice, kararın Kanada Buğday Kurulu tartışmasının “son bölümü” olduğunu söyledi. Prentice, kurulun bir dönem çiftçilere hizmet ettiğini ancak zamanla amacını yitirdiğini ve değişime uyum sağlayamadığını savundu. G3 avukatları kararın birden fazla mahkeme ve yargı bölgesinde sürdürülen talebi sonuçlandırdığını belirtirken, federal hükümet sözcüsü mahkemenin inceleme için ayırdığı zaman ve gösterdiği özen için teşekkür etti. Çiftçilerin avukatları ise açıklama yapmadı.

Mısır ve Ayçiçeği Satışında Kalite ve Koşullar Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Mısır ve Ayçiçeği Satışında Kalite ve Koşullar Öne Çıkıyor

Kıt arzın alım fiyatlarını yükseltebilmesine karşın, son derece düşük verim ortalamalarının üreticilerin gelir kaybını her zaman telafi etmeyebileceği belirtildi. Magyar Mezőgazdaság’ın MMG Direkt yayınında IKR Agrár’ın ürün ticareti direktörü Csuka János, üreticilerin piyasa koşullarını değerlendirmesi ve aşırı hava şartlarına uyum sağlaması gereken başlıkları ele aldı. Mısır piyasasında miktarın yanı sıra kalite de belirleyici oluyor. Aflatoksinle bulaşmış ürünün satışı dikkatli değerlendirme ve laboratuvar analizi gerektiriyor. Avrupa Birliği sınır değerini aşan toksin içeren mısır yem ve gıda amacıyla kullanılamazken, bazı işleme tesisleri bu ürünü biyokütle olarak, örneğin etanol üretiminde değerlendirebiliyor. Ayçiçeği satışında yağ oranı, nem ve karışım oranı hesaplaşmayı etkileyebiliyor. Kalite primiyle satış ile all-in fiyatlandırma arasındaki farkın bilinmesi, üreticilerin kendileri için uygun seçeneği belirlemesine yardımcı olabilir. Teslimat zamanı, depolama ücreti, finansman maliyetleri ve hesaplaşma koşulları da nihai sonucu değiştirdiği için tekliflerin aynı şartlarla karşılaştırılması gerekiyor. Hassas tarım, dijitalleşme, danışmanlık ve hedefli uygulamalar da değişen üretim koşullarında önem kazanıyor.

Çiftçiler İklim Değişikliğine Uyum İçin Üretimi Yeniden Kurguluyor
Fotoğraf: ENVOYE SPECIAL / FRANCE 2 · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler İklim Değişikliğine Uyum İçin Üretimi Yeniden Kurguluyor

Fransa’da 2026 yazında yaşanan tarihî kuraklık, bazı ürünlerde verimi %50’ye kadar düşürdü. Su kaynaklarının yetersiz kalması, çiftçileri hem üretim tercihlerini hem de işletmelerinin geleceğini yeniden değerlendirmeye yöneltti. Gers bölgesinde sebze üreticisi Florent Barrau, sulama suyu bulunamadığı için üretiminin üçte birini kaybetti. Benzer bir durumun tekrarlanmaması için su tüketimi yüksek bazı ürünleri tamamen bırakma kararı aldı. Landes bölgesindeki Larrère işletmeleri ise iklim değişikliğini gözeterek ürün desenini değiştiriyor; tatlı patates ve yer fıstığı yetiştiriyor, ileride turunçgilleri de denemeyi planlıyor. Bağcılıkta da üretim alanlarının kuzeye kayabileceği öngörüsüyle yeni yatırımlar yapılıyor. Loire Vadisi’nde beş kuşaktır bağcılıkla uğraşan Sébastien Fricker, bu beklentiyle Normandiya’nın Calvados bölgesinde bir bağ kurdu. Bu bağdan elde edilen ilk Normandiya şaraplarının 12 bin şişesi 2025 ilkbaharında çıktı ve beklenenden yüksek ilgi gördü.

Brezilya'daki Newcastle Salgını Arjantin'in Bölgesel Kanatlı İthalatını Kısıtladı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Brezilya'daki Newcastle Salgını Arjantin'in Bölgesel Kanatlı İthalatını Kısıtladı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın Santa Catarina eyaletindeki ticari bir kanatlı işletmesinde Newcastle hastalığı tespit edildi. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, vakayı Nova Itaberaba belediyesindeki etlik hindi işletmesinde doğruladı. Arjantin Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı ve Kalitesi Servisi (Senasa), virüsün ülkeye girişini önlemek amacıyla yalnızca Brezilya’nın belirlediği kısıtlama bölgesinden gelen kanatlı ürünlerinin ithalatını askıya aldı. Diğer ürünler, hastalıktan ari bölge menşeini gösteren resmi sertifikayla ticarete konu olabilecek.

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor

Avusturya’nın Wieselburg kentindeki Francisco Josephinum’da 19 Ekim’de düzenlenen “AI meets Agriculture” etkinliğinde, yapay zekâ uygulamalarının teknik aşamadan tarım işletmelerinde kullanılabilecek çözümlere dönüştürülmesi ele alındı. TerraZo sistemi, gübre kullanımının daha hedefli planlanmasına örnek gösterildi. Tarım Bakanlığına göre bu uygulamayla verimlilik artışı %10’a kadar çıkabilir. AB ve Avusturya tarafından ortak finanse edilen üç girişim, yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi ve denenmesini destekliyor. AgrifoodTEF gerçek tarım koşullarında test imkânı sağlıyor, EDIH AI5innovation şirketlerin dijitalleşmesine ve prototip geliştirmesine yardımcı oluyor. AI Factory Austria AI ise yapay zekâ uzmanlığı ile yüksek performanslı hesaplama altyapısına erişim sunuyor. İşbirliğinin, şirketler ve start-up’ların ilk fikirden pazarlanabilir uygulamaya geçişini kolaylaştırması amaçlanıyor. Yapay zekâ sistemlerinin değişken hava ve toprak koşullarında sınanması için deneme alanları, deneme ahırları ve dijital test imkânları kullanılacak. Tarım Bakanı Norbert Totschnig, teknolojinin küçük aile işletmeleri için de karşılanabilir ve kolay kullanılabilir olması gerektiğini belirtti. Aşağı Avusturya da Josephinum Kampüsü’nde tarımda veri merkezli yapay zekâ için bir vakıf profesörlüğüne 1,5 milyon avro ayıracak; çalışmayla tarımsal veri kalitesinin artırılması ve pratik uygulamalar geliştirilmesi hedefleniyor.

Belarus’tan ABD’ye Yeni Potas Gübresi Sevkiyatı Bekleniyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Belarus’tan ABD’ye Yeni Potas Gübresi Sevkiyatı Bekleniyor

Belarus’un ABD’ye yeni bir potas gübresi sevkiyatı göndermesi bekleniyor. Belarus’un Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Valentin Rybakov, bir sonraki sevkiyatın yakın gelecekte ABD pazarına gönderilmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Rybakov, Belarus potasını taşıyan bir sevkiyatın New Orleans Limanı’na ulaştığını, gümrük işlemlerinin tamamlandığını ve ürünün Belarus menşeli olarak kabul edildiğini belirtti. Açıklamaya göre ABD, geçen aralık ayında Belarus potasına yönelik yaptırımları kaldırmıştı; yeni sevkiyat için kesin tarih verilmedi.

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor

Avrupa Birliği (AB), Rusya’dan gübre ithalatını daha pahalı hâle getirecek gümrük vergilerini artırıyor. Düzenleme, Rus gübresinin Avrupa pazarındaki maliyetini yükseltmeyi amaçlıyor. AB aynı zamanda başka gübre tedarikçilerine yönelmenin önünü açıyor. Ancak Avrupa’nın kendi gübre üretimi, kıtanın ihtiyacını tek başına karşılayamadığı için Rusya’ya olan bağımlılığın tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.