ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 36

Fas Meyve ve Sebze Sektöründe Tek Bir Rekabet Stratejisi Yok
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Fas Meyve ve Sebze Sektöründe Tek Bir Rekabet Stratejisi Yok

Fas, Avrupa meyve ve sebze pazarlarında artık yeni bir tedarikçi değil, büyük perakendenin tedarik stratejisinde yer alan yerleşik bir ülke konumunda bulunuyor. AgriMaroc’a konuşan Freshconomics kitabının yazarı David del Pino’ya göre ülkenin rekabet gücünü koruması, yalnızca fiyat ve üretim hacmine dayalı bir yaklaşımla mümkün değil. Üreticiler ve ihracatçılar, her işletmenin koşullarına uygun bir değer önerisi oluşturmak zorunda. Del Pino, meyve ve sebze sektörünü arzın yüksek oynaklık gösterdiği bir alan olarak tanımlıyor. Üretimdeki dalgalanmanın talepteki değişimden daha güçlü olduğunu belirten Del Pino, sektörün zaman zaman arz fazlası ve ürün kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. Bu nedenle iletişim, planlama ve doğal üretim zirvelerine göre düzenlenen promosyonların arz dalgalanmalarının yönetilmesine yardımcı olabileceğini söylüyor. Röportajda, yüksek fiyatların görüldüğü birkaç sezonu temel alarak yatırım yapmanın ciddi risk taşıdığı da vurgulanıyor. Del Pino, yatırım kararlarının yakın dönem piyasa fiyatlarından ziyade gerçek rekabet avantajlarına dayanması gerektiğini belirtiyor. Ona göre fiyatlardaki oynaklık, yatırım kararlarında dikkate alınması gereken temel yapısal koşulları gölgeleyebiliyor. Fas’ın iklimi, Avrupa’ya yakınlığı, üretim takvimi ve maliyetleri önemli avantajlar sunsa da bunlar tek başına yeterli görülmüyor. Fiyat ve hacmin yanında kalite ile hizmetin de birleştirildiği bir değer önerisi oluşturulması gerekiyor. Ayrıca müşterilerin son tüketicileri üzerindeki etkiler nedeniyle itibar riskleri de rekabet gücünü doğrudan etkileyebilecek unsurlar arasında sayılıyor. Domates, yaban mersini, ahududu ve biber gibi ürünlerde farklılaşma arayışını zorlaştıran bir başka unsur ise ürünlerin hem farklı menşelerden hem de dondurulmuş ürünler gibi alternatiflerden kolayca ikame edilebilmesi. Del Pino, Fas ile İspanya arasındaki ilişkinin yalnızca rekabet üzerinden okunamayacağını belirtiyor. İki ülke arasında bazı ürün ve üretim takvimlerinde sert rekabet yaşanabileceği gibi, büyük perakende gruplarının yönlendirdiği tedarik zincirleri içinde iş birliği de gelişebilir. Bununla birlikte, sektörde her üretici veya ihracatçı için geçerli tek bir strateji bulunmadığını; ürün, üretim yapısı, pazarlama kanalı, lojistik ve çeşit gibi koşulların kararları belirlediğini ifade ediyor.

ABD’de Avustralya’dan Canlı Sığır İthalatına Siyasi Engel İddiası
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Avustralya’dan Canlı Sığır İthalatına Siyasi Engel İddiası

Beef Central’da yayımlanan yorumda, ABD’de sığır sürüsü 70 yılın en düşük seviyelerine gerilemiş olsa da Avustralya’dan damızlık sığır ithalatı olasılığının siyasi nedenlerle dışlandığı savunuluyor. Üretici Matthew Della Gola, ABD’li çiftçilerin büyük bölümünün böyle bir fikre karşı çıkacağını öne sürüyor. Della Gola, mevcut Amerikan sığır sürüsünün 2025’te 1970’ler ve 1980’lerdeki seviyelere benzer miktarda et ürettiğini belirterek sürünün eski büyüklüğüne dönmesi gerekliliğini sorguluyor. Yorumcu, tartışmanın esas olarak kesimhanelerin verimlilik için ihtiyaç duyduğu hacimle ilgili olduğunu, fiyat baskısının ise üreticiler için kuraklıktan daha yıkıcı sonuç doğurduğunu savunuyor.

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, ülkenin sığır varlığını yeniden büyütmek amacıyla Ranchers First girişimi kapsamında bir destek paketi açıkladı. Rollins’in açıklamasına göre ABD’deki sığır varlığı 75 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor. Paket, üreticilerin damızlık hayvanları sürüde tutmasını teşvik etmeyi ve sığır eti arzını artırmayı amaçlıyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), damızlık olarak tutulan düveler için yeni bir sigorta uygulaması başlatacak. Poliçe, bir düvenin beklenen veya güncel kesim değerinin damızlık olarak ekonomik değerini aşması halinde oluşan farkı karşılayacak. Böylece üreticilerin hayvanları kesime göndermek yerine sürüde tutmaları için finansal koruma sağlanması planlanıyor. Orman yangınları veya doğal afetlerin ardından ekolojik iyileştirme desteklerine erişimin de kolaylaştırılması öngörülüyor. Paketin diğer unsurları arasında küçük ve bölgesel mezbahalara uygun koşullu krediler verilmesi yer alıyor. Krediler, kapasite artırımı veya işleyiciler arasında kooperatif kurulması gibi yatırımları destekleyecek. Son dönemde mezbahaların kısmen kapanmasıyla işleme kapasitesinin yaklaşık %20’sinin serbest kaldığı, bu kapasitenin ABD şirketlerinin elinde tutulmasının hedeflendiği belirtildi. Federal alımlarda yerel olarak işlenmiş ABD sığır etine öncelik verilerek hapishane ve hastaneler gibi kamu kurumlarında bu ürüne yönelik talebin artırılması da planlanıyor. Rollins, sığır varlığındaki gerilemeyi ağır düzenlemelere ve iklim politikalarına bağladı. Girişim ayrıca yeni başlayan yetiştiricilere ilk 10 yıllık faaliyetleri boyunca prim ve vergi indirimleri sağlanmasını içeriyor. Paket, Trump yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek için açıkladığı 300.000 tonluk yabancı sığır eti ithalatının yetiştiricilerde yarattığı tepkinin ardından duyuruldu.

Uruguay’da Besili Sığır Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Besili Sığır Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu

Uruguay’da besili sığır piyasasında bu hafta neredeyse hiç işlem gerçekleşmedi. Piyasa kaynakları, fiyat oluşumunun belirsizleştiğini ve sanayinin fiyatları daha da aşağı çekme eğiliminin sürdüğünü belirtti. Bazı işletmeler ise fiyat açıklamadı. Bu hafta gerçekleştirilen son teklifte erkek sığır için kilogram başına 5,60 dolar, inek için 5,30 dolar önerildi. Üreticilerin satışta isteksiz davranmasında bol ot ve iyi bir ilkbahar beklentisi etkili olurken, ilerleyen dönemde arz sıkışıklığı beklenmediği aktarıldı. Ulusal Et Enstitüsü’nün 19’unda sona eren hafta için açıkladığı ortalama fiyatlar ise tarla sığırında 5,98, inekte 5,57 ve düvede 5,92 dolar oldu.

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını Yeniden Başlattı
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını Yeniden Başlattı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Meksika, Chihuahua eyaletindeki San Jerónimo karantina istasyonundan ABD’ye canlı sığır ihracatını 24 Eylül’de yeniden başlattı. Sevkiyatlar, Chihuahua ile ABD’nin New Mexico eyaletindeki Santa Teresa sınır geçişi üzerinden yapılacak. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, ihracatın ilk haftada günlük ortalama 800 başla başlamasının, hayvan sayısının kademeli olarak artırılarak dördüncü haftadan itibaren günlük 1.500 başa ulaşmasının planlandığını bildirdi. Yeniden açılış için Meksika’nın Ulusal Tarım, Hayvancılık, Kırsal Kalkınma, Balıkçılık ve Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica), üreticiler ve Chihuahua eyalet yönetimi karantina istasyonunda değişiklikler yaptı. Çalışmalar, ABD Tarım Bakanlığının (USDA) sığır kurtçuk sineğinin yayılma riskinin azaltılması yönündeki talebini karşılamayı amaçladı. San Jerónimo’daki ön denetim hatları, kurtçuk sineğini tespit eden köpekler ile bakıcılarının çalışmasına uygun hale getirildi ve köpekler için iki barınma alanı kuruldu. ABD Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisinin (APHIS) kullandığı denetim alanlarında da benzer düzenlemeler yapıldı. Elektronik hayvan tanımlama sistemine geçiş kapsamında radyo frekansı okuyucuları yerleştirilerek ihracata gönderilen sığırların denetim sırasında elektronik olarak izlenebilmesi hedeflendi. Ayrıca kene banyolarında kullanılan ürün değiştirildi ve köpeklerin koku tespitini kolaylaştırmak için denetim alanlarına vantilatörler kuruldu. Aynı değişiklikler, ihracatın yeniden açılması beklenen Puerto Palomas karantina istasyonunda da uygulandı.

Meksika’da Eylül İçin Biber, Domates ve Soğan Arzı Garanti Edildi
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Eylül İçin Biber, Domates ve Soğan Arzı Garanti Edildi

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği, eylül ayında geleneksel yemeklerde kullanılan yeşil biber, soğan ve domatesin ülke genelinde yeterli miktarda bulunacağını bildirdi. Açıklamada, bu ürünlerin arzının çiftçilerin üretim çabaları sayesinde güvence altında olduğu belirtildi. Tarım ve Balıkçılık Bilgi Servisi (DGSIAP) verilerine göre Meksika’da 2025 yılında 2 milyon 979 bin 425 ton yeşil biber üretildi. Ağustos 2026 itibarıyla üretim 1 milyon 887 bin 31 tona ulaştı. Bu miktara Sinaloa 785 bin 380 tonla en büyük katkıyı verirken, onu Chihuahua ve San Luis Potosí izledi. Jalapeño, 2025’teki 773 bin 292 tonluk üretimiyle ülkede en fazla üretilen biber çeşidi oldu. Meksika’da jalapeño, poblano, habanero, chiltepín, morrón ve guajillo dahil 40’tan fazla biber çeşidi yetiştiriliyor. Soğan üretimi 2025’te 1 milyon 354 bin 665 ton, Ağustos 2026 sonunda ise 1 milyon 62 bin 157 ton olarak kaydedildi. Ağustos ayındaki üretimde Chihuahua 265 bin 16 tonla ilk sırada yer aldı; Zacatecas ve Baja California onu takip etti. Domates üretimi de 2025’te 3 milyon 118 bin 464 tona, Ağustos 2026’da 2 milyon 108 bin 831 tona ulaştı. Sekreterlik, bu miktarın eylül ayındaki kutlamalar için yeterli ürün sağlayacağını açıkladı. Hükümet ayrıca domates sektöründe üretim, arz, ticaret ve adil fiyat düzenini hedefleyen ulusal anlaşmayı uyguluyor. Bu kapsamda Haziran-Ağustos 2026 döneminde üreticilere 48 kredi verilmesi için 248 milyon 281 bin pesodan fazla kaynak ayrıldı.

Mısır Ekimi İçin Biyolojik Girdilere İlgi Artıyor
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Mısır Ekimi İçin Biyolojik Girdilere İlgi Artıyor

El Niño olgusuyla ilişkilendirilen iklim projeksiyonları, bazı üretim bölgelerinde mısır ekim tarihlerinin öne çekilmesine yol açtı. Bu gelişme, bitkinin çıkış ve ilk gelişim döneminde karşılaştığı koşulları yeniden gündeme getirirken ekimin, üretim sürecinin en kritik aşamalarından biri olduğu değerlendiriliyor. Üreticiler, çevre koşullarını daha fazla dikkate alarak mevcut kaynakları verimli kullanmayı ve ürüne tohumdan itibaren daha fazla istikrar kazandırmayı amaçlayan araçlara yöneliyor. Bu kapsamda, hazneye uygulanabilen biyolojik girdiler mısır ekimini kolaylaştırmayı hedefleyen seçenekler arasında öne çıkıyor.

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor

AzerNEWS’in analizine göre Ukrayna’nın tahıl ihracatı mevcut sezonda geçen yılın aynı dönemine kıyasla %22 düşerek 4,67 milyon tona geriledi. İnsan tüketiminde temel bir ürün olan buğday ihracatındaki düşüş ise yaklaşık %44’e ulaştı ve sevkiyat 2,33 milyon tona indi. Arpa ihracatı yarıya düşerek 420 bin ton olurken, mısır ihracatı iki katına çıkarak 1,84 milyon tona yükseldi; analiz, mısırın yem sanayisinde kullanılmasının buğdaydaki açığı kapatmadığını belirtiyor. Analizde düşüşün başlıca nedenleri, buğday üretim bölgelerinin bombalanması ile lojistik ağların ve stratejik altyapının aksaması olarak gösteriliyor. Karadeniz’deki Odesa, Chornomorsk ve Pivdennyi limanlarının askeri saldırılarda ciddi hasar gördüğü ve faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğu aktarılıyor. Ukrayna’nın potansiyel tarımsal ihracatının yalnızca %40’ını gerçekleştirebildiği; deniz koridorunun kapanmasının kara güzergâhlarına baskı yaptığı, nakliye ve sigorta maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Analize göre arz daralmasının etkileri özellikle Karadeniz buğdayına bağımlı Afrika ülkelerinde belirginleşiyor. Mısır, Sudan, Somali, Kenya ve Cezayir’in yanı sıra Orta Doğu ve Latin Amerika’daki ithalatçıların daha uzak ve pahalı kaynaklara yönelmesi, gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde baskı yaratıyor. Mısır’da ekmek sübvansiyonlarının bütçeye yükü artabilirken, Somali ve Sudan’da gıdaya erişim ve açlık riski öne çıkıyor. Ukrayna kaynaklı buğday, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın az gelişmiş ülkelere gönderdiği insani yardımlarda da kullanılıyor; tedarik aksamaları yardım maliyetlerini yükseltip teslimatları geciktirebiliyor. Dünya Bankasının Ukrayna’daki çiftçiler ve tarım sektörü için 250 milyon dolarlık finansman sağladığı, hükümetin de “5-7-9%” imtiyazlı kredi programıyla üreticileri desteklemeye çalıştığı belirtiliyor. Analiz, bu kaynakların sektördeki sıkıntıları geçici olarak hafifletebileceğini, ancak limanların ve tahıl koridorlarının güvenliğini sağlamanın lojistik engelleri gidermek açısından belirleyici olduğunu savunuyor.

Kiracı Çiftçilerde Finansmana Erişim Endişesi İçin Anket Başlatıldı
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber

Kiracı Çiftçilerde Finansmana Erişim Endişesi İçin Anket Başlatıldı

Birleşik Krallık’ta arazi sahibi olmayan kiracı çiftçilerin işletmelerini yürütmek ve yatırım yapmak için ihtiyaç duydukları finansmana erişmekte zorlanıp zorlanmadığı araştırılıyor. Tenant Farmers Association (TFA), Defra Sekreteri Dame Angela Eagle’ın talebi üzerine ülke çapında bir anket başlattı ve çiftçilerden ticari kredi ararken yaşadıkları sorunları bildirmelerini istedi. TFA, özellikle küçük işletmelerin ve kredi karşılığında gösterebilecek daha az varlığı bulunan kiracı çiftçilerin uygun finansman olanaklarına ulaşmakta güçlük çektiğini belirtiyor. Arazi sahibi olmayan üreticiler, kredi başvurularında teminat olarak kullanılabilecek gayrimenkul varlıkları bakımından mülk sahibi işletmelere göre daha sınırlı imkâna sahip olabiliyor. Bu durum; hayvan, makine ve üretim girdisi alımı, altyapı yatırımları ve nakit akışının zayıfladığı dönemlerin yönetimi açısından önem taşıyor. Anket sonuçlarının, sorunun ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyması ve TFA, hükümet ile bankacılık sektörü arasındaki görüşmelerde kullanılabilecek daha sağlam bir veri tabanı oluşturması amaçlanıyor. TFA, bankaların tarım sektörünü desteklemeye hazır olduklarını bildirdiğini, ancak üyelerinin deneyimlerinin bazı küçük veya yeterli teminatı bulunmayan işletmelerin yine de uygun kredi olanaklarına ulaşamadığını gösterdiğini aktardı. Bu finansman tartışması, kuraklık, yüksek girdi maliyetleri, hayvan hastalıkları ve zayıf hasat beklentilerinin işletmelerin nakit akışını zorladığı bir dönemde yürütülüyor. TFA, geçici sermaye ihtiyacını karşılamak için faizsiz kredi önerilerini daha önce desteklemişti; ancak son anket, kiracı işletmelerin yapısının uzun vadede ticari krediye erişimi zorlaştırıp zorlaştırmadığını incelemeyi hedefliyor.

Mavi Dil Hastalığı Koç Verimliliği Endişesini Artırdı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber

Mavi Dil Hastalığı Koç Verimliliği Endişesini Artırdı

Birleşik Krallık Ulusal Koyun Birliği (NSA), mavi dil hastalığının çiftleşme dönemini etkilemesi üzerine yetiştiricilere koçlarını verimlilik açısından test ettirme çağrısı yaptı. Birlik, verimsiz veya düşük verimli koçlarla ilgili geri bildirimlerin endişe yarattığını belirtti. NSA’ya göre fark edilmeyen sorunlar, bu sonbahardaki çiftleşme döneminin yanı sıra gelecek yılın kuzulama dönemini de etkileyebilir. Kuzulama oranları düşebilir, kuzulama gecikebilir ve bazı üreticiler verimsiz koçların yerine yenilerini almak zorunda kalabilir. Birlik, hızlı hareket edenlerin hâlâ yedek koç bulabileceğini; gecikmenin ise daha düşük kaliteli hayvanları kullanma riskini artıracağını bildirdi.

Land Bank, Karma Finansman Programına Yeni Başvuruları Durdurdu
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Land Bank, Karma Finansman Programına Yeni Başvuruları Durdurdu

Güney Afrika Arazi ve Tarımsal Kalkınma Bankası (Land Bank), karma finansman programına yeni başvuruları 2026/27 mali yılının geri kalanı için geçici olarak durdurdu. Banka, programdaki hibe kaynağının tamamının tahsis edildiğini ve talebin yıllık ödeneği önemli ölçüde aştığını açıkladı. Ek hibe finansmanı daha erken sağlanırsa başvurular yeniden alınabilecek. Program, geri ödemeli Land Bank kredisiyle Tarım Bakanlığı tarafından finanse edilen geri ödemesiz hibeyi bir araya getirerek uygun çiftçilerin finansman yükünü azaltmayı amaçlıyor. Özellikle tarihsel olarak dezavantajlı üreticilerin uygun maliyetli finansmana erişimini ve tarım ekonomisine daha fazla katılımını destekliyor. Programın 2022/23 mali yılında başlatılmasından 2025/26 mali yılı sonuna kadar yaklaşık 540 müşteri ve yararlanıcıya destek verildi. Bankanın elindeki 2026/27 mali yılına ait kalan hibe kaynağı, sözleşme taahhütleri tamamlanmış program finansmanlarına öncelikle ayrılacak. Hibe desteği henüz sözleşmeyle kesinleşmemiş ve değerlendirme sürecindeki başvurular ise ayrı ayrı incelenecek. Uygun görülen durumlarda finansman ihtiyacı, hibe bileşeni olmadan tamamen geri ödemeli Land Bank kredisiyle karşılanabilecek. Bankaya göre program sona ermiş değil. Mevcut düzenleme kapsamında 2027/28 mali yılı için 325 milyon rand tutarında yeni yıllık hibe ödeneği bekleniyor. Fonun sağlanması ve bankanın hibe kapasitesi değerlendirmesi koşuluyla yeni başvuruların yeniden açılması öngörülüyor. Land Bank ayrıca Tarım Bakanlığı, Ulusal Hazine ve olası finansman ortaklarıyla ek veya alternatif kaynaklar için görüşüyor. Geçici duraklama, bankanın diğer tarımsal kredi faaliyetlerini etkilemiyor. Çiftçiler ve tarım-gıda işletmeleri arazi alımı, işletme sermayesi, üretim ihtiyaçları, makine ve ekipman için bankanın tamamen geri ödemeli finansman ürünlerine başvurabilecek; başvurular olağan kredi ve onay süreçlerinden geçirilecek.

Rusya, Tahıllarda İhracat Vergisini Yıl Sonuna kadar Askıya Aldı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıllarda İhracat Vergisini Yıl Sonuna kadar Askıya Aldı

Rusya hükümeti, üreticilerin mevcut koşullarda ciddi sermaye kaybına uğramasını önlemek amacıyla tahıllara uygulanan ihracat vergilerini yıl sonuna kadar askıya aldı. Rusya Tarım Bakanlığına göre karar 21 Eylül’de yürürlüğe girdi. Düzenleme ayçiçeği yağı ve ayçiçeği peletlerini kapsamıyor. Bu ürünlerde vergi tamamen kaldırılmadı, ancak oran düşürüldü; ayçiçeği yağı için ton başına 7.748 ruble, pelet için 312 ruble olarak belirlendi. Kararın, Karadeniz’deki lojistik kesintinin ardından Rusya ve Ukrayna’daki tarım ürünleri fiyatlarının gerilediği dönemde alındığı bildirildi.

Bulgaristan ve Uganda Tarım Ticareti ile İş Birliğini Geliştirmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan ve Uganda Tarım Ticareti ile İş Birliğini Geliştirmeyi Görüştü

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, Uganda’nın Bulgaristan Büyükelçisi Stefan Mubiru ve fahri konsolos İvaylo Yotov ile tarım alanındaki ticari ilişkileri ve ürün alışverişini ele aldı. Görüşmede iki ülke arasında iş birliğini geliştirmenin yanı sıra üreticilerin pazarlara erişimini artırma olanakları değerlendirildi. Abrovski, aracıların devreye girmediği doğrudan ticari ilişkilerin, Bulgar tüketiciler için pahalı bir ürün olan kahvenin fiyatını düşürebileceğini söyledi. Benzer fırsatların meyve ticaretinde de bulunduğunu belirtti. Uganda tarafı ise tarım sektörünü modernleştirmek, tarım ürünleri ticaretini artırmak ve ürünlerinin Bulgaristan pazarına erişimini genişletmek istediğini bildirdi. Tarımda akıllı uygulamalar ve bilgi paylaşımı da gündeme geldi. Abrovski, Bulgaristan’ın tarımsal yeniliklerin uygulanmasında deneyimi bulunduğunu belirterek Uganda ile bilgi ve iyi uygulama alışverişine hazır olduklarını söyledi. İki ülkenin tarım üniversiteleri arasında bağ kurulması ve Ugandalı öğrencilerin Bulgaristan’da eğitim alması olasılıkları da görüşüldü.

Gübre Yardımında “Krizdeki Şirket” Beyanı İçin Düzeltme Süreci Açıldı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Gübre Yardımında “Krizdeki Şirket” Beyanı İçin Düzeltme Süreci Açıldı

İspanya Tarım Garanti Fonu (FEGA), gübre yardımına başvuru sırasında “krizdeki şirket” olduğunu beyan eden potansiyel yararlanıcılar için düzeltme ve onaylama süreci başlattı. Başvurusunda bu seçeneği yanlışlıkla işaretleyenler, bilgilerini düzeltmek için 22 Eylül-5 Ekim 2026 tarihleri arasında işlem yapabilecek. Beyanının doğru olduğunu düşünenlerin herhangi bir işlem yapması gerekmiyor; ancak bu durumda yardım ödenmeyecek ve idare ilk sunulan bilgileri esas alacak. İşlemler yalnızca FEGA’nın elektronik hizmet merkezi üzerinden, bu amaçla hazırlanan form kullanılarak gerçekleştirilebilecek. Asaja Castilla y León da etkilenen üreticilere başvurularını gözden geçirmeleri ve hata varsa süre içinde düzeltme yapmaları çağrısında bulundu.

Güney Afrika Meyve İhracatında Artan Hacim, Daha Yüksek Getiri Sağlamıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Meyve İhracatında Artan Hacim, Daha Yüksek Getiri Sağlamıyor

Güney Afrika’nın meyve ihracat sektörü, üretim hacmini artırmanın tek başına daha yüksek üretici getirisi sağlamadığı yeni bir döneme giriyor. Absa AgriTrends 2026 raporuna göre kârlılık; ürünün sürdürülebilir fiyatlarla pazarlanmasına, pazar erişimine, lojistiğe ve ihracatın doğru zamanda yapılmasına bağlı. Rapor, değerlendirmelerini bu ayın başında Bredasdorp’taki Nampo Cape etkinliğinde paylaştı. 2025/26 sezonunda bazı üretim bölgelerindeki yağış ve seller meyve kalitesini, hasat zamanını ve ihracat programlarını etkiledi. Jeopolitik gelişmeler ticaret rotalarını değiştirirken, Güney Afrika’nın güçlü olduğu pazarlarda diğer üretici ülkelerle rekabet de yoğunlaştı. Narenciyede üretim hacmi artık temel sorun olmaktan çıkarken, pazarların yeterince çeşitlenmemesi ihracatçıları kırılgan bırakıyor. Ortadoğu’daki aksaklıklar özellikle limon ihracatını etkilerken, portakal gelirleri başlıca pazarlardaki rakip arzına duyarlı kalıyor. Narenciye ihracat gelirleri 2001’de yaklaşık 80 milyon ABD dolarından 2025’te tahmini 2,5 milyar ABD dolarına yükseldi. Ancak rapor, 2026 sezonunun pazar çeşitlendirmesinin yetersizliğini ortaya koyduğunu belirtiyor. Sofralık üzüm ihracatı da 2025/26 sezonunda yaklaşık %8 artarak yaklaşık 79 milyon kartona çıktı; buna rağmen güçlü üretim daha iyi mali sonuç getirmedi. Cape Town Limanı’ndaki verimsizlikler ve şiddetli rüzgârlar ihracatları geciktirdi. Ürünlerin rakip ülkelerin arzıyla aynı dönemde pazara ulaşması fiyatları baskıladı. Aralık ve ocak aylarındaki gecikmeler soğuk zincirde beklemeyi ve kalite taleplerini artırırken, değer zincirindeki kayıpların 3 milyar Güney Afrika randının üzerine çıktığı tahmin edildi. Rapora göre artan üretimin kâra dönüşmesi, güvenilir lojistik ve daha geniş pazar erişimi gerektiriyor.

Ukrayna’da Çiftçiler Daha Az Toprak ve İş Gücüyle Üretimi Sürdürüyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Çiftçiler Daha Az Toprak ve İş Gücüyle Üretimi Sürdürüyor

Ukrayna’da savaş, tarımsal üretimi daha az arazi ve iş gücüyle sürdürme zorunluluğu doğurdu. Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası yetkilisi Volodymyr Pugachov, Londra’daki World Agri-Tech konferansında ülkenin yaklaşık 35 milyon hektarlık ekilebilir arazisinin %20’sinin doğu ve güneydeki çatışmalar, Rusya’nın işgali veya mayınlar nedeniyle üretim dışında kaldığını söyledi. Karadeniz’in gemi taşımacılığına kapanması da tahıl sevkiyatını ciddi biçimde sınırladı. Rusya’nın işgalinden önce ayda 4-5 milyon ton tahıl ve hububat ihraç eden Ukrayna’nın ihracatı, kara yolu ve demir yoluna bağımlı kalınmasıyla ayda 1,5 milyon tona geriledi. Sevk edilemeyen ürünler nedeniyle ülkede 23-24 milyon tonluk tahıl stoku oluştu. Çiftlik sahipleri, savaşa çağrılan çalışanlar nedeniyle bazı işletmelerde 15-20 daha az işçiyle çalışıyor. Bu açığı kapatmak için girdi kullanımını ve ekim alanlarını azaltıyor ya da yeni teknolojilere yöneliyor. Üreticiler; tarlaları izleme, yakıt tasarrufu ve tohum ile gübrenin daha hassas uygulanması gibi sistemlerden yararlanıyor. Ancak savaş, teknoloji kullanımını da kısıtlıyor. Küresel Konumlama Sistemi (GPS) sinyallerinin kesilmesi, internet erişiminin sınırlı olması ve Rusya’ya ait insansız hava araçlarının saldırı riski üretimi zorlaştırıyor. Ülkede ayrıca savaş kaynaklı tehlikeleri bildirmek ve mayınlı alanların temizlenmesine öncelik vermek için dijital sistemler geliştirildi.

Tarlada çalışan traktör
Temsilî görselTarlada çalışan traktörSanzzu · CC BY-SA 4.0Görsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.

NSW’de Parthenium Otu İçin Hasat Öncesi Uyarı

Avustralya’nın Yeni Güney Galler (NSW) eyaletine güneye doğru makine getiren üretici ve yüklenicilere, parthenium otunun eyalete taşınmasını önlemek için gerekli protokollere uyma çağrısı yapıldı. Uyarı, yaklaşan hasat dönemi öncesinde NSW’nin parthenium otundan ari tutulmasını amaçlıyor.

Gıda Üreticileri Foodstuffs’ı Bölme Planını Sorguluyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Gıda Üreticileri Foodstuffs’ı Bölme Planını Sorguluyor

Yeni Zelanda’da gıda üreticileri ve yetiştiriciler, hükümetin Foodstuffs kooperatifine ait Pak’nSave franchise’ını bölme önerisine karşı çıkıyor. Üreticiler, bu adımın yüksek gıda fiyatlarını düşürmek yerine çözmeye çalıştığı sorundan daha büyük sorunlar yaratabileceğini belirtiyor. Öneri, National’ın seçim öncesi politika açıklamaları kapsamında gündeme gelirken, İşçi Partisi de tüketicilerden aşırı fiyat alan büyük şirketlere karşı sert önlemler sözü verdi. Whitestone Cheese Company Başkanı Simon Berry, yıllar içinde kurulan bir aile işletmesinin zorla satılmasını, fiyatları düşürmek için oldukça ağır bir müdahale olarak değerlendirdi.

Şili’de Ñuble Üreticilerine Yem, Sulama ve Sütçülük Desteği
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Ñuble Üreticilerine Yem, Sulama ve Sütçülük Desteği

Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde Tarım Müsteşarı Francesco Venezian, cephe sistemlerinden etkilenen üreticilere yönelik desteği koordine ederken sulama altyapısı ve süt hayvancılığının geliştirilmesine ilişkin çalışmaları da inceledi. Coihueco ilçesinin Los Queñes sektöründe sekiz üreticiye toplam 2.250 kilogram hayvan yemi dağıtıldı. Yardımın, tarımsal acil durum ilanının ardından üreticilerin faaliyetlerini toparlamasına katkı sağlaması amaçlandı. Venezian, desteğin yalnızca acil yardımla sınırlı olmadığını belirterek çiftçi, hayvancı ve ahududu üreticilerinin sulama yatırımları ile tarımsal ve hayvansal kalkınma programlarına erişebilmesi için bilgilendirme yapıldığını söyledi. Tarım ve Hayvancılık Servisi (SAG) ekipleri de üreticilere Hayvan Varlığı Bildirimi konusunda eğitim verdi. Yetkili, kayıtların hayvanların izlenebilirliğini güçlendirdiğini ve acil durumlar ile hayvan hırsızlığı vakalarında üreticilere yardımcı olabileceğini ifade etti. Bölgede ayrıca Canal Cato Ñuble Matriz kanalının kaplanması ve iyileştirilmesi çalışmaları ziyaret edildi. Projenin yaklaşık 320 kullanıcı ile 5.528 hektarı kapsadığı, suyun sızma nedeniyle kaybını azaltarak iletim güvenliği ve verimliliğini artırmasının beklendiği aktarıldı. Venezian aynı gün, bölgesel tarımın teknolojik, iklimsel ve ticari değişimlere uyumunu ele alan bir toplantıya da katıldı. Günün son bölümünde, Ñuble Sütçülük Teknolojisi Yaygınlaştırma Programı tanıtıldı. Concepción Üniversitesi ile Aproleche Ñuble iş birliğindeki program, 17 küçük ve orta ölçekli süt işletmesinde üretim, süt kalitesi, hayvan sağlığı ve refahı, sürdürülebilirlik ve işletme yönetimine odaklanacak.

Doğu Afrika Bahçecilik Sektörü Ticaret Engellerine Karşı Bölgesel Konsey Kurdu
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Afrika Bahçecilik Sektörü Ticaret Engellerine Karşı Bölgesel Konsey Kurdu

Doğu Afrika’nın bahçecilik sektörü, ticaret engelleri, lojistik aksamalar ve hasat sonrası kayıplara karşı ortak çözüm geliştirmek amacıyla Horticulture Council of Eastern Africa’nın (HoCEA) kurulmasıyla bölgesel bir yapı altında birleşti. Konsey, 22 Eylül 2026’da Kenya’nın Nairobi kentinde düzenlenen Bölgesel Bahçecilik Ticareti Kamu-Özel Diyaloğu sırasında resmen başlatıldı ve dokuz ülkedeki bahçecilik kuruluşlarını bir araya getirdi. HoCEA Başkanı Dr. Jacqueline Mkindi, bozulabilir ürünlerin lojistik ve küresel piyasalardaki aksamalara karşı özellikle savunmasız olduğunu belirtti. Kayıpların çiftliklerdeki toplama noktalarından taşımaya ve hasat sonrası işlemlere kadar birçok aşamada yaşandığını söyleyen Mkindi, sorunların çözümü için eşgüdümlü yatırım ve teknik desteğe ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Konsey, çiftçilerin ve değer zincirindeki diğer aktörlerin bozulabilir ürünleri işleme kapasitesini artırmayı, pazar destek altyapısı için kaynak toplamayı ve hükümetlerle ihracat noktalarına kadar ürün elleçleme süreçlerini iyileştirmeyi planlıyor. Öneriler arasında çiftlik düzeyindeki toplama noktalarında altyapı kurulması ve havalimanlarında ürünlerin varış pazarlarına ulaşmadan önce korunmasını sağlayacak soğutma tesislerinin geliştirilmesi bulunuyor. Kenya hükümeti ayrıca Kuzey Koridoru ve İç Konteyner Depoları boyunca soğuk hava kapasitesini artırmayı, tek pencere sistemleri ile elektronik kargo takibini güçlendirmeyi ve Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör programlarını genişletmeyi planladığını açıkladı. Avrupa Birliği temsilcisi Rodrigo Romero Van Cutsem de soğuk zincir, depolama, kalite altyapısı ve Kuzey Koridoru’nu ihracat rekabetçiliği açısından kritik alanlar olarak sıraladı. Farklı standartlar, teknik gereklilikler ve sınır ötesi prosedürler de bölge içi ticareti ve uluslararası pazarlara erişimi sınırlıyor. HoCEA, üretici ve ihracatçıların standartların hazırlanmasına katılımını artırmayı, standartları uyumlaştırmayı ve tarife dışı engelleri azaltmayı hedefliyor. Konseyin beş stratejik önceliği arasında pazar erişimi ve ticaretin kolaylaştırılması, soğuk zincir ile ticaret koridorları, dijital ticaret ve izlenebilirlik, kapsayıcı değer zinciri ve iklim dayanıklılığı bulunuyor. Yapı ayrıca küçük üreticilerin finansman, teknoloji, pazar ve katma değerli faaliyetlere erişimini geliştirmeyi amaçlıyor.

Bostock, Zespri’nin Kivi Kurallarına Meydan Okuyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Bostock, Zespri’nin Kivi Kurallarına Meydan Okuyor

Yeni Zelandalı elma üreticisi John Bostock ile Güney Koreli ortakları, Haegeum adlı Gold kivi çeşidinin Güney Yarımküre’de pazarlanması için özel haklar sağlayan bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, kivi sektöründeki kuralların gevşetilmesi yönündeki girişimin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Hawke’s Bay bölgesi, Zespri’nin marka portföyünde bulunmayan ilk Gold kivi çeşidinin Güney Yarımküre’deki geliştirme denemelerine ev sahipliği yapacak. Bostock, uzun vadede bu kivinin Yeni Zelanda’da yetiştirilip ihraç edilmesini hedeflediğini açıkladı.

Brezilya’da Soya Ekimi İçin Düzensiz Yağış Uyarısı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’da Soya Ekimi İçin Düzensiz Yağış Uyarısı

Brezilya’da 2026/27 soya ve mısır sezonunun başlangıcında Goiás ve Mato Grosso’daki üreticiler, önümüzdeki günlerde beklenen düzensiz ve düşük yağış nedeniyle uyarıldı. Ulusal Meteoroloji Enstitüsü (Inmet), mevcut koşulların bölgenin büyük bölümünde azalan toprak nemini belirgin biçimde toparlamasının beklenmediğini bildirdi. İzole sağanaklar bazı alanlarda ekim için geçici olarak elverişli koşullar oluşturabilir. Ancak bu yağışların, kuru tarım alanlarında çimlenme, çıkış ve bitkilerin ilk gelişimi için gerekli suyun sürekliliğini sağlaması beklenmiyor.

Kısa Vadede Mısır Fiyatlarını Dört Etken Belirleyecek
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Kısa Vadede Mısır Fiyatlarını Dört Etken Belirleyecek

Mısır piyasasında kısa vadeli fiyat görünümünü ABD’de hızlanan hasat, Güney Amerika’daki hava koşulları, etanol talebi, ihracat rekabeti ve jeopolitik gelişmelerin belirlemesi bekleniyor. Grão Direto’nun Grainsights bünyesindeki “Direto do Campo” analizine göre, ABD’de artan ürün arzı fiyatlar üzerinde baskı oluştururken, önümüzdeki haftalardaki hasat temposu piyasadaki yön açısından önem taşıyacak. ABD’de mısırın depolara ve piyasaya daha hızlı ulaşması, üreticilerin pazarlık gücünü azaltıyor ve yerel primleri aşağı çekiyor. Güney Amerika’da ise Brezilya ve Arjantin’deki yağışların soya ekim takvimine etkisi izleniyor. Soya ekiminde yaşanabilecek gecikmeler, 2027 mısırının ekim penceresini daraltarak verim endişelerini artırabilir. ABD’de etanol tesislerinin mısır talebini yaklaşık 142,2 milyon ton düzeyinde koruması fiyatlara destek sağlayabilir. Ancak yüksek faizlerin ekonomik büyümeyi ve yakıt tüketimini yavaşlatması halinde tesislerin işleme miktarını azaltabileceği belirtiliyor. ABD’nin ihracat rekabetini koruması da USDA’nın yaklaşık 83,2 milyon tonluk satış öngörüsüne ulaşılması açısından önem taşıyor. Brezilya’nın ikinci ürün mısır ihracatı ve Arjantin’in yüksek stokları, özellikle Asya’da alıcı rekabetini artırabilir. Ukrayna ve Orta Doğu’daki gerilimler ile Karadeniz’deki saldırılar küresel tahıl akışını etkileyebilecek riskler arasında gösteriliyor. Brent petrolünün yaklaşık 105 dolar seviyesine çıkması da taşıma ve deniz navlun maliyetlerini artırabilir. ABD ve Brezilya’daki faiz kararları ile 5,15 real düzeyindeki dolar kuru da Brezilyalı üreticilerin yerel fiyatlarını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Brezilya’da Meteorolojik Tsunamiler ve Aşırı Yağışlar Alarmı Artırdı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’da Meteorolojik Tsunamiler ve Aşırı Yağışlar Alarmı Artırdı

Brezilya’nın farklı bölgelerinde etkili olan şiddetli fırtınalar, seller ve su baskınları soya üreticilerini zıt hava koşullarıyla karşı karşıya bıraktı. Güney’de aşırı yağış sürerken soğuk cephe, Merkez-Batı ve Güneydoğu’da yağış dağılımını değiştiriyor; bazı alanlarda su fazlası, bazılarında sıcaklık ve su açığı görülüyor. Meteorolog Arthur Müller’e göre “meteorolojik tsunamiler” depremlerle bağlantılı değil. Çok şiddetli hava sistemlerinin atmosfer basıncı ve okyanusun davranışında ani değişimler oluşturmasıyla meydana gelebilen dalgalar, kısa süreli olarak güçlenebiliyor.