ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

96 haber · Sayfa 4

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı

Mısır Ticaret Odaları Genel Birliği Başkan Danışmanı Ala Ezz, küresel buğday fiyatının tedarik zinciri sorunları, Karadeniz’deki belirsizlikler ile navlun ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yaklaşık %6 arttığını, ancak bu artışın şu ana kadar Mısır’daki yerel piyasaya yansımadığını söyledi. Ezz’e göre Mısır’ın temel emtialardaki stratejik stoku ülkenin yaklaşık 6 aylık ihtiyacını karşılıyor. Yerel stokların bulunmasının küresel fiyat dalgalanmalarının iç piyasaya etkisini sınırladığını belirten Ezz, buğday fiyatlarındaki küresel yükselişe rağmen süt ürünleri ve peynir fiyatlarındaki artışın %1’in altında kaldığını aktardı. Sebze fiyatları %15, meyve fiyatları ise %2,5 yükseldi. Ezz, bu artışları tarımsal hasat dönemleri arasındaki arz değişimine ve dönemler arasında yaşanan arz açığına bağladı. Söz konusu yükselişlerin gıda ve içecekler grubundaki enflasyon oranını %3,2’ye taşıdığı, kentsel enflasyonun ise temmuzdaki %14,9’dan ağustosta %14,5’e ve eylülde %13,9’a gerilediği belirtildi.

Beyaz Saray Sözcüsü: Gaz Yağı Anlaşması Yakıt ve Gıda Fiyatlarını Düşürebilir
Görsel kaynağı: Donya-e-Eqtesad · Özgün haber
Veri haberi

Beyaz Saray Sözcüsü: Gaz Yağı Anlaşması Yakıt ve Gıda Fiyatlarını Düşürebilir

Beyaz Saray’ın yeni sözcüsü Kiti Zekeriya, Donald Trump ile Vladimir Putin arasında yapılan gaz yağı anlaşmasının ABD’de benzin ve gıda fiyatlarının düşmesine yardımcı olacağını öne sürdü. Zekeriya, cumartesi günü yerel saatle katıldığı “Fox & Friends Weekend” programında, Trump’ın enflasyonla mücadele için dış çıkarlarla ABD’nin önceliklerini dengeleyen çok yönlü bir yaklaşım izlediğini savundu. Sözcü, anlaşma sayesinde yakıt ve gıda fiyatlarında düşüş görüleceğini söyledi. Trump ise cuma günü yaptığı açıklamada, Putin’in ABD ve dünya pazarına gaz yağı arzını kabul ettiğini belirtti. Açıklamaya göre Rusya hemen 300 bin tondan fazla gaz yağı sağlayacak, kasım ayı boyunca 500 bin ton daha sunacak ve bunun hemen ardından 1 milyon tonluk ek arz gerçekleşecek. Kaynak, bu miktarların ABD ve dünya pazarları arasındaki dağılımını ayrıntılandırmıyor. Kaynakta, ABD’de gaz yağı fiyatlarının yüksek seyretmesinin ve yakıt maliyetlerindeki artışın kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde önemli bir konuya dönüştüğü belirtiliyor. Zekeriya ayrıca anlaşmanın Ukrayna ile Rusya arasında barış sağlama çabalarına katkıda bulunabileceğini iddia etti. Fiyatlarda gerçekleşmiş bir düşüş ya da düşüş miktarı bildirilmediği için, açıklamalar beklenti ve siyasi değerlendirme niteliğinde aktarılıyor.

Irak'ta Kanatlı ve Yumurta İthalat Vergileri Askıya Alındı
Görsel kaynağı: Iraqi News · Özgün haber

Irak'ta Kanatlı ve Yumurta İthalat Vergileri Askıya Alındı

Irak Tarım Bakanlığı, 10 Ekim 2026'da gıda enflasyonunu sınırlamak amacıyla acil piyasa müdahaleleri uygulanacağını açıkladı. Federal hükümet, ithal sofralık yumurta, kanatlı ürünleri ve canlı hayvancılık ürünlerinden alınan gümrük vergileri ile ithalat vergilerini askıya aldı. Kararın, gıda arzını artırarak tüketici fiyatlarını istikrara kavuşturmayı hedeflediği bildirildi. Tarım Bakanı, hane halkının temel tüketim ürünlerinde görülen ani fiyat artışlarına karşı hızlı idari müdahaleler yapılmasını istedi. Bakanlık sözcüsü Qusay Al-Hattab, gümrük ve sınır harçlarındaki muafiyetin sınır kapılarındaki işlemleri hızlandırarak temel kanatlı ve hayvancılık ürünlerinin piyasaya girişini kolaylaştıracağını belirtti. Uygulama, artan arz ve rekabet yoluyla tüketicilerin satın alma gücünü korumayı amaçlıyor. Al-Hattab, özellikle sofralık yumurta kolilerindeki fiyat oynaklığını tüccar spekülasyonu ile ABD doları kurundaki yükselişin birleşimine bağladı. Bakanlık, toptan dağıtım merkezlerini denetlediğini ve resmi portalında günlük karşılaştırmalı fiyat endeksleri yayımladığını açıkladı. Bağdat'taki toptancı hallerinde ürün hacimleri ve fiyatlar izlenirken, saha denetçilerinin değerlendirmeleri ithalat kısıtlamalarının ne zaman kaldırılabileceğine ilişkin arz eşiklerinin belirlenmesinde kullanılıyor.

Meksika’da Yumurta Üretimi 2025’te 3,4 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Yumurta Üretimi 2025’te 3,4 Milyon Tona Ulaştı

Meksika’da yumurta üretimi 2025 sonunda 3,4 milyon tona ulaşarak 2024’e göre 199 bin 524 ton arttı. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), üretimin hacim bakımından %6,1, değer bakımından ise %18,8 yükseldiğini bildirdi. Ülke, aynı zamanda dünyanın en büyük yumurta tüketicisi ve en büyük altıncı üreticisi olarak gösterildi. Yumurta üretiminin ekonomik değeri 2024’teki 96 milyar 675 milyon pesodan 2025’te 114 milyar 881 milyon pesoya çıktı. Sektörün verdiği bilgilere göre üretim, yıl boyunca toplam 616 bin 567 istihdam sağladı; bu sayının 88 bin 81’ini doğrudan, 528 bin 486’sını dolaylı istihdam oluşturdu. Sader, yumurta üretiminin Meksika’daki 32 eyaletin tamamında gerçekleştirildiğini, ancak üretimin büyük bölümünün beş eyalette toplandığını açıkladı. Jalisco, Puebla, Sonora, Yucatán ve San Luis Potosí birlikte ulusal üretimin %80,6’sını karşıladı. En yüksek üretim Jalisco’da 1 milyon 789 bin 61 tonla kaydedildi. Kurum, ailelerin temel gıdalara erişimini korumak ve fiyat istikrarına katkı sağlamak amacıyla Enflasyon ve Hayat Pahalılığına Karşı Paket (PACIC) kapsamında yürütülen çalışmalara da dikkat çekti. Sader, 2025’teki performansın kanatlı sektörünün dayanıklılığını gösterdiğini belirterek üretimin 2026’da istikrarlı biçimde sürmesini bekledi. Ön verilere göre mayıs ayına kadar 1 milyon 422 bin 420 ton üretim gerçekleşti; bu miktar yıl sonu hedefinin %40’ına karşılık geldi.

Nebenzya: Kiev'in Eylemleri Tahıl ve Gübre Tedarikinde Aksamalara Yol Açıyor
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber

Nebenzya: Kiev'in Eylemleri Tahıl ve Gübre Tedarikinde Aksamalara Yol Açıyor

Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, Kiev'in eylemlerinin tahıl ve gübre tedarikinde aksamalara yol açtığını söyledi. Nebenzya'nın açıklaması, bu eylemlerin tedarik süreçleri üzerindeki etkisine ilişkin bir değerlendirme olarak aktarıldı. Nebenzya ayrıca Zelenskiy yönetiminin eylemlerinin eksikliklere ve enflasyon artışına katkıda bulunduğunu belirtti. Açıklamada, tedarik aksamalarının kapsamı, etkilediği ülkeler veya ekonomik sonuçlara ilişkin sayısal bilgi paylaşılmadı.

Meyve ve Sebze Fiyatlarında Önümüzdeki Aylarda Artış Riski
Görsel kaynağı: Le Figaro · Özgün haber

Meyve ve Sebze Fiyatlarında Önümüzdeki Aylarda Artış Riski

Fransa’da gıda enflasyonunun önümüzdeki aylarda hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırabileceği belirtiliyor. Fiyat artışı riskinden en fazla etkilenebilecek ürün grubu olarak meyve ve sebzeler öne çıkıyor; salata da bu baskının başlıca ürünlerinden biri olarak gösteriliyor. Tarihi boyuttaki yaz kuraklığı, hayvancılıkta yaşanan ölümler ve Orta Doğu’daki çatışmanın etkileri, gıda fiyatlarındaki olası yükselişin gerekçeleri arasında sıralanıyor. Kaynakta, hangi ürünlerin ne ölçüde pahalanacağına ilişkin sayısal bir tahmin yer almıyor.

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Fransa’da yayımlanan bir araştırma, ülkede yaşayan her 10 kişiden birinin gelecek 10 yıl içinde gıda güvencesizliğiyle karşılaşma riski taşıdığını ortaya koydu. Beş ekonomist tarafından hazırlanan çalışma, Restos du cœur’un milyonlarca kaydını inceleyerek aşırı yoksulluğa giriş ve çıkış dinamiklerini analiz etti. Araştırmaya göre 2018-2025 döneminde 5,5 milyon kişi Restos du cœur’un gıda yardımından en az bir kez yararlandı. Bu sayı Fransa nüfusunun %8’ine karşılık gelirken, yararlanıcılar ortalama 18 ay boyunca destek aldı. Yardım alanların %90’ı işsizdi; %40’ı ise başka kişilerin yanında barınma, acil konaklama veya evsizlik gibi konut güvencesizliği durumlarıyla karşı karşıyaydı. Çocukların yüksek payı da araştırmanın dikkat çektiği unsurlar arasında yer aldı. 10 yaşından küçükler, yardım alanların %25’ini oluşturdu; oysa bu yaş grubu ülke nüfusunun %10’unu meydana getiriyor. Yardım alan kişi sayısı 2018-2025 arasında %37 artarken, konut güvencesizliği yaşayanlardaki artış %62’ye ulaştı. Araştırma, işsizlik oranı ile kira enflasyonunu gıda güvencesizliğine girişteki başlıca etkenler arasında gösterdi. İşsizlik oranındaki %10’luk artış, gıda güvencesizliği yaşayanların sayısında %13 artışla ilişkilendirildi; kiraların %10 yükselmesi ise gıda güvencesizliği oranında %9 artışla bağlantılı bulundu. Buna karşılık, makroekonomik göstergelerin bu durumdan çıkışta anlamlı etkisi olmadığı belirtildi. Çalışma, mevcut durumdaki haneler için erken ve hedefli desteğin önemine işaret etti.

Endonezya’da Kuraklık, Tarımsal Üretim ve Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber

Endonezya’da Kuraklık, Tarımsal Üretim ve Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Endonezya’da “El Nino Godzilla” olarak tanımlanan güçlü El Nino koşullarının uzun süreli kuraklığa yol açtığı, bunun da çiftçiler ve toplum için orman ve arazi yangınları ile ürün kaybı riskini artırdığı bildirildi. Kuraklığın tarımsal üretim ve ulusal gıda arzını etkilemesi bekleniyor. CNBC Indonesia Research ESG Analisti Salma Laiqa, deniz yüzeyi su sıcaklığındaki artışın çok güçlü El Nino’ya işaret ettiğini söyledi. Etkinin özellikle Batı Java, Orta Java ve Doğu Java’da hissedilebileceği; kuraklığın gıda fiyatları ve gıda enflasyonu üzerindeki sonuçlarının programda ele alındığı aktarıldı.

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü

Batı Avrupa, ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yazını yaşadı. Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisi Copernicus’un raporuna göre, haziran-ağustos döneminde bölgedeki yüzey hava sıcaklıkları son 10 yılın ortalamasının 2,5 derece üzerine çıktı. Avrupa genelinde yaz mevsimi, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz oldu. Sıcak hava dalgaları on binlerce kişinin ölümüne, hasatların zarar görmesine ve bazı elektrik santrallerinin durmasına yol açtı. Sıcaklık koşulları yaz başlamadan önce, mayıs sonundaki güçlü bir sıcak hava dalgasıyla ortaya çıktı ve eylül ayında da sürdü. Avrupa’nın yarısından fazlası, hissedilen sıcaklıkların 38 derecenin üzerine çıktığı çok güçlü termal stres koşullarından etkilendi. Batı Avrupa’nın en az %60’ında sıcaklıkların 30 dereceyi aştığı gün sayısı 17’ye ulaştı. Bu sayı 2003’te 11, 2025’te ise yedi gündü. Bölgede çok güçlü termal stresin görüldüğü gün sayısı da rekor düzeyde 13 olarak kaydedildi. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangınların birleşimi tarımsal üretim, su kaynakları, enerji sistemleri, ulaşım, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde etkili oldu. Avrupa’daki nehirlerin yaz debileri 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı. Kuraklık ve sıcak hava, bitki örtüsü yangınlarının kontrolsüz biçimde yayılmasını kolaylaştırdı. 2026’da eylül sonuna kadar yangınlardan 680 bin hektar etkilendi; bu, aynı dönem için kaydedilen en ağır üçüncü bilanço oldu. Rapora göre Avrupa’daki yangınlardan çıkan duman, son 20 yıl ortalamasına kıyasla havaya %30 daha fazla ince parçacık saldı. Copernicus yetkilisi Samantha Burgess, sonuçların yalnızca sıcaklık rekorlarıyla sınırlı kalmadığını, birbirine bağlı iklim risklerine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberde, aşırı sıcakların iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve sık hale geldiği, Avrupa’da El Niño’nun etkilerinin ise daha çok gıda fiyatlarının ve enflasyonun yükselmesi gibi dolaylı biçimlerde görüldüğü aktarıldı. Doktorlar ve klimatologlar, fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesi, binalarda gölgelendirme ve kentlerde yeşil alanların artırılması çağrısında bulundu.

Yunanistan’da Gıda Enflasyonu Eylülde Eksiye İndi
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Gıda Enflasyonu Eylülde Eksiye İndi

Yunanistan’da gıda enflasyonu, Eurostat’ın geçici verilerine göre eylülde %-0,2 olarak gerçekleşti. Ülke, avro bölgesinde bu oranı kaydeden dört ülkeden biri oldu. Habere göre sonuç, 1.740 ürün kodunda uygulanan Ulusal Fiyat Azaltma Girişimi’nin olumlu etkisine işaret ediyor. Metin, gıda enflasyonunun uluslararası olumsuz ortam ve birçok sektördeki hayat pahalılığı sorununa rağmen negatif kaldığını belirtiyor.

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı
Görsel kaynağı: MIA — Makedonya Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı

Kuzey Makedonya'da asgari ücretle satın alınabilen gıda miktarı, Ağustos 2021 ile Ağustos 2026 arasındaki beş yıllık dönemde yaklaşık %19 arttı. Makedonya Devlet İstatistik Kurumu verilerine dayanan hesaplamaya göre bu gelişme, gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %46 yükselmesine rağmen asgari ücretin aynı dönemde %74 artmasıyla gerçekleşti. Böylece Ağustos 2026'da tek bir asgari ücretle, beş yıl önceye kıyasla daha fazla gıda alınabildi. Ortalama ücretlerde de benzer bir artış görüldü. Temmuz 2026'da ortalama aylık brüt ücret 72.935 denara ulaşırken, Temmuz 2021'de bu tutar 42.776 denardı. Bu, beş yılda yaklaşık %71'lik nominal artış anlamına geliyor. Ağustos 2026'da tüketici fiyatları da Ağustos 2021'e göre yaklaşık %46 daha yüksek oldu; veriler ücretlerin nominal olarak fiyatlardan daha hızlı arttığını gösterdi. EuroNews Business'ın Eurostat verileriyle yaptığı karşılaştırmaya göre Avrupa Birliği'nde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları aynı dönemde ortalama %34 yükseldi. Kuzey Makedonya'daki %46'lık artış, AB ortalamasının 12 puan üzerinde kaldı. Avrupa Birliği içinde en yüksek artışlar Macaristan'da %57, Bulgaristan'da %54 ve Romanya'da %53 olarak kaydedildi. Kıbrıs'ta artış %21 olurken, 35 Avrupa ülkesini kapsayan daha geniş karşılaştırmada en düşük yükseliş İsviçre'de %5 oldu. Buna karşılık asgari ücretin gıda karşısındaki alım gücü, karşılaştırılan 26 ülkenin çoğunda arttı. Sırbistan ve Karadağ'da artış %37 ile en yüksek düzeye ulaşırken, Kuzey Makedonya'daki %19'luk yükseliş bazı Batı Avrupa ülkelerinin üzerinde kaldı. İrlanda'da artış %10, Almanya'da %9, Yunanistan'da %7, Belçika ve Hollanda'da %6, Portekiz'de ise %3 oldu. Malta'da alım gücü %6, İspanya'da %5, Fransa'da %4 geriledi. Gıda fiyatlarındaki artışın Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden önce başladığı, savaşın ise enerji, gübre ve taşıma maliyetlerini artırarak tarım piyasalarındaki bozulmaları derinleştirdiği belirtildi. Türkiye'de aynı dönemde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %752 yükseldi; EuroNews bu artışı yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybıyla ilişkilendirdi. Ancak karşılaştırma brüt asgari ücretleri ve gıda fiyatlarını esas alıyor; vergiler, kira, faturalar, ulaşım ve diğer zorunlu yaşam giderlerini hesaba katmadığı için hanelerin bu giderlerden sonra gıdaya ayırabildiği gerçek tutarı göstermiyor.

Arjantin’de Süt Üreticisinin Reel Geliri On Yılın En Düşük Seviyelerinde
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Süt Üreticisinin Reel Geliri On Yılın En Düşük Seviyelerinde

Arjantin’de süt üreticilerinin maliyet baskısı ağustos ayında da arttı. Confederación Intercooperativa Agropecuaria’nın (CONINAGRO) aylık raporuna göre üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı litre başına 535 Arjantin pesosunda kaldı. Fiyat önceki aya göre nominal olarak %1,5, geçen yılın aynı ayına göre %13 yükselse de aynı dönemde %33,5’e ulaşan kümülatif enflasyonun gerisinde kaldı. Böylece sütün reel değeri son on yılın en düşük seviyelerinden birine indi. Sütün alım gücündeki gerileme, işletmelerin temel giderlerinde daha fazla üretim gerektirdi. Gasoilin bir litresini satın almak için ağustosta 4,7 litre süt gerekti; bu miktar geçen yılın aynı ayına göre %53 arttı ve tarihsel ortalamanın %44 üzerine çıktı. Bir tarım işçisinin maaşını karşılamak için gereken süt miktarı da 2.209 litreye yükseldi. Bu değer yıllık bazda %20 artarken son beş yıl ortalamasının %33 üzerinde gerçekleşti. Hayvan varlığının yenilenmesi de daha fazla süt geliri gerektirdi. 12-14 aylık bir düvenin satın alınması için 2.559 litre süt gerekirken, iyi durumdaki kesimlik bir ineğin canlı kilogramı 4,6 litre süte karşılık geldi. Yem tarafında mısırın tonu 187 dolar olarak kaydedildi ve bir ton mısır için 531 litre süt gerekti. Yonca tohumu ise dönemin tek olumlu kalemi oldu; bir kilogram tohum için gereken süt miktarı geçen yıla göre %27-28 azaldı. CONINAGRO, bu tabloyu süt işletmelerinin finansal sürdürülebilirliği açısından kırılganlığın sürdüğüne işaret eden bir görünüm olarak aktardı.

Hollanda’da Yıllık Enflasyon Eylülde %3,4 Oldu
Görsel kaynağı: Het Financieele Dagblad · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Yıllık Enflasyon Eylülde %3,4 Oldu

Hollanda’da yıllık tüketici enflasyonu, CBS’nin geçici verilerine göre eylülde %3,4 olarak gerçekleşti. Böylece tüketici fiyatlarındaki yıllık artış, ağustosta kaydedilen %3,3’lük seviyenin üzerine çıktı. Enerji fiyatları bir yılda %13,9 artarken, gıda fiyatları aynı dönemde geriledi. Veriler, genel enflasyonun yükselmesine rağmen gıda grubunun enerji fiyatlarından farklı bir seyir izlediğini gösteriyor.

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor

Arjantin’de süt üretimi artmasına rağmen bu büyüme üreticilerin gelirlerine aynı ölçüde yansımıyor. Süt sektörünü izleyen danışman Marcos Snyder, üreticilerin geride kalan süt fiyatları ve yükselen yem maliyetleri nedeniyle daralan marjlarla karşı karşıya olduğunu, süt sanayisinin ise verimlilik ve ölçek arayışıyla yeniden şekillendiğini belirtti. Snyder’e göre sanayinin fiyatları yeniden ayarlaması gerekecek. Gözlemevi verilerine göre ağustos ayında süt üretimi geçen yılın aynı ayına göre %2,2 artarak 1.114.792.553 litreye ulaştı. Üretim temmuza göre de %6 yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki yıllık artış %4,5 olarak hesaplandı. Ancak üretimdeki artış, zincir içindeki fiyat hareketleriyle desteklenmedi. Aynı dönemde mısır fiyatı %40, toptan süt ürünleri fiyatları %18 ve raf fiyatları %23 artarken, üreticinin aldığı süt fiyatındaki artış %9’da kaldı. Snyder, bu farkın zincir tarafından üreticiye yeterince aktarılmadığını ve sanayinin daha düşük enflasyon ile artan maliyetler arasında marjlarını korumaya çalıştığını söyledi. Bununla birlikte danışman, geçen ilkbaharda olağanüstü ot arzının üretimde ani sıçramaya ve bir miktar sütün ticari hedef bulamamasına yol açan koşulların bu yıl tekrarlanmasını beklemiyor. Daha düşük nem koşullarının üretimi sınırlayabileceğini belirten Snyder, süt arzının yaklaşık %70’inin iç pazarda tüketildiğini, kalan %30’un ise ihraç edildiğini aktardı. Üreticilerin temel beklentilerinden biri, satın alınan yemlerin bir bölümünün otla ikame edilmesi. Ancak bazı bölgelerdeki nem eksikliği, yem bitkilerindeki büyümeyi sınırlamaya başladı. İhracat ise fazla sütü değerlendirmek için bir kanal olmayı sürdürüyor. Snyder, ton başına 3.600-3.800 dolar aralığındaki işlemlerin hâlâ ihracat yapılmasına olanak verdiğini, Brezilya’nın artan bir pazar haline geldiğini ve Cezayir’e satışların geçen yıla göre zorlaştığını söyledi. Danışmana göre 2026’nın sonunda üretim artışı, El Niño’nun güçlü bir etkisi hesaba katılmadığında %2 ila 3 arasında olabilir. 1997’ye benzer bir hava koşulunun yaşanması halinde ise üretimin geçen yıla göre %1 daha düşük tamamlanabileceğini öngördü. Snyder ayrıca Arjantin süt sektöründe yoğunlaşmanın süreceğini, büyük işletmelerin yılda %4 ila 5 büyürken orta ve küçük işletmelerin genişlemekte zorlandığını belirtti. Daha büyük ölçek, teknoloji yatırımları ve uygun finansman ihtiyacının hem işletmeler hem de sanayi için belirleyici olacağını kaydetti.

Bloomberg Endeksinde Mısır ve Buğday Fiyatlarında Güçlü Ralli
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Bloomberg Endeksinde Mısır ve Buğday Fiyatlarında Güçlü Ralli

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Küresel tarım ürünü fiyatları, Bloomberg tarım emtiaları endeksinde eylül sonuna kadar %13 yükselerek Mart 2022’den bu yana en güçlü üç aylık artışını kaydetti. Chicago’da mısır ve buğday fiyatları üçüncü çeyrekte %15’er, soya fiyatları ise %13 arttı. Fiyat artışının başlıca nedeni arz belirsizliği oldu. Rusya-Ukrayna çatışmasının yoğunlaşması, küresel tahıl ve yağlı tohum tedarikinde önemli merkezlerden biri olan Karadeniz bölgesindeki ihracatı aksattı. ABD ve Avrupa’daki olumsuz hava koşulları buğday ve mısır üretimini etkilerken, Hindistan’daki on yılın en kötü muson sezonu daha düşük hasat riskini artırdı. ABD ile Çin arasındaki tarım ticareti de fiyatları destekledi. Çin’in ABD soya alımlarını sürdürmesi ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin iyileşeceği beklentisi piyasaya destek verdi. Buna karşın, ABD Tarım Bakanlığının 30 Eylül’de yayımladığı yeterli stok öngörüsü, Chicago’daki tahıl vadeli işlemlerinde geçici bir düşüşe yol açtı. Fiyat artışlarının uzun sürmesi, gıda maliyetleri üzerinden enflasyon baskısını artırabilir.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Arjantin’de Sığır Arzındaki Daralma Kesimhaneleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Sığır Arzındaki Daralma Kesimhaneleri Zorluyor

Arjantin’de sığır arzının azalması, kesimhane sektöründe işletmeler arasındaki farkı belirginleştiriyor. Ocak-ağustos döneminde sığır kesimi 8,13 milyon başta kaldı; bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %10 daha düşük ve 2014’ten bu yana söz konusu dönemler için en düşük düzey oldu. Rosgan Ganadero’nun son raporuna göre, Hilton Kotası kapsamında ihracat payı bulunan 44 şirketin kesimi yıllık bazda %4 artarak 3,19 milyon başa ulaştı. Buna karşılık, sektörün geri kalanında işlenen hayvan sayısı %17 düşerek 4,94 milyona geriledi. Böylece ihracata çalışan işletmeler faaliyetlerini korurken, iç pazara daha fazla bağlı şirketler daha sert bir daralmayla karşılaştı. Farklılaşma fiyatlarda da görülüyor. Ağustos ayında Arjantin sığır etinin ortalama ihracat fiyatı ton başına 5.556 ABD dolarına yükselerek bir yıl önceki seviyenin %26 üzerine çıktı. İç piyasada ise tezgâh fiyatlarının beş aydır önemli bir artış göstermediği ve enflasyonun gerisinde kaldığı belirtildi. İlk sekiz ayda üretilen etin ihracata ayrılan payı %30’a çıkarken, bu oran bir yıl önce %25,8’di. Rosgan, sınırlı hayvan arzı ile güçlü dış talebin ihracatın üretimdeki payını artıracağını ve sektörün altyapı ile düzenlemelerini yeniden değerlendirmesi gerekeceğini bildirdi.

Hükümet Akaryakıt İndirimlerini Yıl Sonuna kadar Uzatmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Hükümet Akaryakıt İndirimlerini Yıl Sonuna kadar Uzatmayı Planlıyor

İspanya hükümeti, akaryakıtlardan alınan hidrokarbon vergisindeki indirimleri yıl sonuna kadar sürdürmeyi planlıyor. Tarımsal motorini de kapsayan düzenlemeye göre indirim ekimde litre başına 20 sent, kasımda 13 sent ve aralıkta 6 sent olacak. Düzenlemenin Bakanlar Kurulu tarafından yeni bir kanun hükmünde kararnameyle onaylanması bekleniyor. Tedbir, Orta Doğu’daki çatışmanın enerji fiyatları üzerindeki etkisi ve devam eden enflasyon baskısıyla mücadele amacı taşıyor. İndirimlerin uygulanmasında enflasyona bağlı bir koruma mekanizması kullanılacak. Eylülde benzin için litre başına 5 sent, motorin için 20 sent indirim uygulanıyor; motorindeki indirim, temmuzdaki güçlü fiyat artışının ardından devreye giren hükümle yükseltilmişti. İlk aşamada akaryakıt desteği, Katma Değer Vergisi indirimiyle hidrokarbon vergisi indirimini birlikte içeriyordu. Temmuzdan itibaren yardım yalnızca hidrokarbon vergisine odaklandı ve desteğin kademeli olarak azaltılması öngörüldü. Yeni kararname kapsamında ayrıca profesyonel motorin için yardım sağlanması planlanıyor. Aynı paket içinde doğalgazın son kaynak tarifesindeki artışın dördüncü çeyrekte %15 ile sınırlandırılması ve bütan tüpü fiyatının gelecek hazirana kadar 19,55 avroda tutulması da yer alıyor.

ABD Mısır Hasadı Kısa Vadede Fiyat Baskısını Artırabilir
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

ABD Mısır Hasadı Kısa Vadede Fiyat Baskısını Artırabilir

Mısır piyasasında bu hafta ABD Tarım Bakanlığının (USDA) üç aylık stok raporu, ABD’deki hasadın ilerleyişi ve Brezilya’daki soya ekimi izlenecek. Grão Direto’nun Grainsights bünyesindeki “Direto do Campo” analizine göre bu gelişmeler, kısa vadede mısır fiyatlarının yönünü ve arz beklentilerini etkileyebilir. USDA raporunun çarşamba günü açıklanması bekleniyor. Raporda, ABD’de önceki sezondan kalan mısırın ne kadarının kullanılabilir durumda olduğu görülebilecek. Bu bilgi, 2026/27 sezonuna yönelik arz projeksiyonlarında değişikliğe yol açabilir. ABD hasadının hızlanması ise fiziksel ürünü piyasaya daha fazla taşıyarak Chicago’daki mısır sözleşmeleri üzerinde kısa vadeli baskıyı artırabilir. Hasadın ilk verim sonuçları da mevcut üretim tahminlerinin gerçekleşen ürün büyüklüğüyle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirmeye yardımcı olacak. Brezilya’da piyasanın odağı, yazlık mısır ile soya ekimi arasındaki takvime çevriliyor. Soya ekiminin ne kadar hızlı ilerleyeceği, 2027’deki ikinci ürün mısırı için kullanılabilecek ekim penceresini belirleyecek. Mato Grosso’da üreticiler, yağış koşulları elverdiği ölçüde soya ekimini ilerletmeye çalışıyor; amaç, sonraki dönemde mısır ekimi için daha dar bir zaman aralığı oluşması riskini azaltmak. Döviz hareketleri de Brezilya’daki mısır ve soya fiyatlarının oluşumunda önemini koruyor. ABD’de enflasyonun sürmesi daha yüksek faiz olasılığını gündemde tutarken, Brezilya’da beklentilerin üzerinde açıklanan eylül IPCA-15 verisi kur oynaklığı ihtimalini artırıyor. Bu nedenle üreticilerin piyasa dalgalanmalarının yanı sıra üretim maliyetlerini de izlemesi bekleniyor.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği

İran Tarım Bankası, hayvancılık, kanatlı yetiştiriciliği ve bu sektörlere bağlı gıda sanayisinin finansmanı için kullanılan dijital kredi taahhüdü aracı Neypo kapsamında 12 bin 240 kredi düzenledi. Bankanın açıklamasına göre kredilerin toplam değeri 116 trilyon tümeni aştı. Uygulama, üreticilerin yem ve diğer temel girdilere erişimini finanse etmeyi amaçlıyor. Neypo kapsamında Paliz platformuna 27 bin 906 başvuru kaydedildi. Bu başvuruların toplam değeri 437 trilyon tümeni aşarken, verilen kredilerin 76 trilyon tümenlik bölümü 8 bin 413 yeni krediden, yaklaşık 39 trilyon tümenlik bölümü ise 3 bin 827 yeniden kredi yüklemesinden oluştu. Banka, yeniden kullandırılan kredilerin kaynakların döngüsünü ve sektör işletmelerinin yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini gösterdiğini belirtti. Banka ayrıca 14 bin 278 dosyanın, toplam 278 trilyon tümen değerle kredi değerlendirmesi, belge tamamlama ve şube uzmanlarının incelemesi aşamasında olduğunu bildirdi. Neypo, geçen yıl devreye alınarak geleneksel finansman yöntemlerinin yerine tasarlandı ve Paliz platformu üzerinden Pazarگاه sistemiyle çevrim içi bağlantı kuruyor. Açıklamaya göre üreticilerden nakit katkı yatırması istenmiyor; yalnızca banka teminat mektubunun türüne göre yıllık %0,5 ile %2,25 arasında değişen garanti düzenleme komisyonu ödeniyor. Krediler üretim dönemine göre yapılandırılıyor ve geri ödeme süresi 90 gün olarak uygulanıyor. Banka, taahhüde dayalı dijital aktarımın para arzı ve enflasyon baskısını sınırlamayı hedeflediğini belirtiyor.

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor

S&P Global Ratings’in 25 Eylül’de yayımlanan yeni projeksiyonlarına göre Latin Amerika ekonomisinin 2026’da %1,8 büyümesi bekleniyor. Bu tahmin, bölgenin 2025’te kaydettiği %2,3’lük büyümenin altında kalıyor. Daha düşük büyüme hızının yatırım, finansman, tüketim ve tarım-gıda değer zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, ihracata dayalı tarım sektörlerinin uluslararası talep ve fiyatlardan etkilenmeye devam edeceği değerlendiriliyor. Bölge ülkeleri arasındaki görünüm farklılaşıyor. Arjantin’in büyüme tahmini %2,2’ye indirilirken önceki beklenti %2,7 seviyesindeydi. S&P, ülkede tarım ve madencilik sektörlerinin 2026’daki güçlü performansına karşın emek yoğun imalat ve hizmetlerdeki zayıflığın bu katkıyı dengelediğini bildirdi. Arjantin’in ikinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasılası yıllık bazda %2 artarken, mevsim etkilerinden arındırılmış veride önceki çeyreğe göre %0,6 düşüş kaydedildi. Bu tablo, tarımın ihracat gelirleri açısından önemini koruduğu ancak iç ekonomideki yavaşlamadan tamamen ayrışamadığı bir görünüme işaret ediyor. Şili’nin 2026 büyüme beklentisi %1,8’den %0,7’ye çekildi. İlk yarıdaki beklenenden zayıf ekonomik performans ve enerji fiyatlarının enflasyon ile tüketim üzerindeki baskısı, aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. S&P, tüketim ve özellikle madencilik yatırımlarındaki toparlanmayla Şili ekonomisinin 2027’de %2,9 büyüyebileceğini öngörüyor. Enerji maliyetleri, faiz oranları ve talep koşulları, ülkenin tarım-gıda zincirlerinin maliyetlerini de etkileyebilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Meksika için 2026 büyüme tahmini %1’den %1,3’e yükseltilirken, ikinci çeyrekteki daha güçlü ekonomik faaliyet ve tarım sektöründeki oynaklık bu değişimde rol oynadı. Ülkenin tarım-gıda sektörü açısından ABD ile ticari bütünleşme ve T-MEC’in gözden geçirilmesi; pazara erişim, tarifeler, bitki ve hayvan sağlığı kuralları, izlenebilirlik ve yatırım kararlarını öne çıkarıyor. Peru’nun tahmini ise %2,7’den %3,2’ye yükseltildi; ancak olası El Niño olayının tarım ve balıkçılığı etkileyerek sel veya lojistik kesintilerine neden olabileceği uyarısı yapıldı. Brezilya’nın 2026’da yaklaşık %1,9, Kolombiya’nın ise %2,5 büyümesi bekleniyor. Yüksek reel faizlerin işletme sermayesi, makine alımı, depolama, teknoloji ve altyapı yatırımlarını zorlaştırabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatları, yüksek kamu tahvil getirileri ve sıkı para koşulları da bölgenin emtia ticaretine bağlı tarım sektörlerinde üretim maliyetlerini, ihracat fiyatlarını, lojistiği ve dış talebi aynı anda etkileyebilir. Bu ortamda dijital tarım, biyoteknoloji, altyapı, finansman, izlenebilirlik ve pazar çeşitlendirmesi, tarımın büyümeye katkısını koruması için belirleyici görülüyor.

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor

AzerNEWS’in analizine göre Ukrayna’nın tahıl ihracatı mevcut sezonda geçen yılın aynı dönemine kıyasla %22 düşerek 4,67 milyon tona geriledi. İnsan tüketiminde temel bir ürün olan buğday ihracatındaki düşüş ise yaklaşık %44’e ulaştı ve sevkiyat 2,33 milyon tona indi. Arpa ihracatı yarıya düşerek 420 bin ton olurken, mısır ihracatı iki katına çıkarak 1,84 milyon tona yükseldi; analiz, mısırın yem sanayisinde kullanılmasının buğdaydaki açığı kapatmadığını belirtiyor. Analizde düşüşün başlıca nedenleri, buğday üretim bölgelerinin bombalanması ile lojistik ağların ve stratejik altyapının aksaması olarak gösteriliyor. Karadeniz’deki Odesa, Chornomorsk ve Pivdennyi limanlarının askeri saldırılarda ciddi hasar gördüğü ve faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğu aktarılıyor. Ukrayna’nın potansiyel tarımsal ihracatının yalnızca %40’ını gerçekleştirebildiği; deniz koridorunun kapanmasının kara güzergâhlarına baskı yaptığı, nakliye ve sigorta maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Analize göre arz daralmasının etkileri özellikle Karadeniz buğdayına bağımlı Afrika ülkelerinde belirginleşiyor. Mısır, Sudan, Somali, Kenya ve Cezayir’in yanı sıra Orta Doğu ve Latin Amerika’daki ithalatçıların daha uzak ve pahalı kaynaklara yönelmesi, gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde baskı yaratıyor. Mısır’da ekmek sübvansiyonlarının bütçeye yükü artabilirken, Somali ve Sudan’da gıdaya erişim ve açlık riski öne çıkıyor. Ukrayna kaynaklı buğday, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın az gelişmiş ülkelere gönderdiği insani yardımlarda da kullanılıyor; tedarik aksamaları yardım maliyetlerini yükseltip teslimatları geciktirebiliyor. Dünya Bankasının Ukrayna’daki çiftçiler ve tarım sektörü için 250 milyon dolarlık finansman sağladığı, hükümetin de “5-7-9%” imtiyazlı kredi programıyla üreticileri desteklemeye çalıştığı belirtiliyor. Analiz, bu kaynakların sektördeki sıkıntıları geçici olarak hafifletebileceğini, ancak limanların ve tahıl koridorlarının güvenliğini sağlamanın lojistik engelleri gidermek açısından belirleyici olduğunu savunuyor.

Türkiye’de Meyve ve Sebze Fiyatı Soruşturmasında 33 Gözaltı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Meyve ve Sebze Fiyatı Soruşturmasında 33 Gözaltı

Türkiye’de yetkililer, meyve ve sebze piyasasında fiyatların üreticiden tüketiciye ulaşana kadar yapay biçimde artırıldığı iddiaları üzerine toptancılar ve aracılara yönelik geniş kapsamlı bir operasyon düzenledi. Soruşturmada, ürünleri üreticilerden düşük fiyatlarla alan bazı kişi ve şirketlerin, sahte faturalar ve paravan şirketler kullanarak fiyatları yükselttiği öne sürülüyor. İddialara göre bazı aracılar, çiftçilerden aldıkları ürünlerin fiyatını dört katına çıkarırken, ölmüş kişilerin adına makbuz düzenlemek gibi yöntemlere de başvurdu. Soruşturma kapsamında şirket yöneticileri hakkında 41 yakalama emri çıkarıldı; şu ana kadar 33 şüpheli yakalandı. Yetkililer, ürünlerin üreticiden süpermarketlere kadar izlediği güzergâhı ve aşırı fiyat artışına yol açtığı öne sürülen uygulamaları inceliyor. Operasyonu daha önce Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu. Gelişme, yüksek meyve ve sebze fiyatlarının nedenlerine ilişkin tartışmayı da yeniden gündeme getirdi. Hükümete yakın medya aracılara odaklanırken, muhalif medya sorumluluğun bu kesime kaydırılmasını eleştiriyor ve fiyat artışlarını enflasyon ile genel ekonomi politikasıyla ilişkilendiriyor.

Küresel Gıda Fiyatları Ağustosta %2,5 Yükseldi
Görsel kaynağı: Agroportal · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Ağustosta %2,5 Yükseldi

Küresel gıda sepeti, Orta Doğu’daki gerilimler ve olumsuz hava koşullarıyla ağustosta %2,5 arttı. Birleşmiş Milletler’e göre ortalama sepet değeri 133,3 puana çıktı. Artış, enflasyon baskısını artırdı. Haber, küresel gıda fiyatlarındaki yükselişin nedenleri olarak jeopolitik gerilimleri ve hava koşullarını öne çıkarıyor.