ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

197 haber · Sayfa 4

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Japonya’da Yeni Pirinç Hasadıyla Fiyatlar Gerilerken Çiftçiler Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Yeni Pirinç Hasadıyla Fiyatlar Gerilerken Çiftçiler Zorlanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Japonya’da yeni pirinç hasadının sürmesi ve geçen yıldan kalan stokların piyasada bulunması, tüketiciler için fiyatları düşürürken çiftçileri ve toptancıları zor durumda bırakıyor. Toçigi eyaletinin Sakura kentindeki çiftçi Nobuyuki Okada, önceki kıtlık döneminin ardından bu yıl alıcı bulmakta zorlandığını ve fiyatların keskin biçimde gerilemesinin hasada yönelik motivasyonunu azalttığını söyledi. Yaklaşık 1.000 süpermarkette 28 Eylül-4 Ekim döneminde yapılan ölçümde, 5 kilogram pirincin ortalama fiyatı 2.860 yen oldu. Fiyat bir haftada 66 yen geriledi ve düşüş üst üste sekizinci haftaya ulaştı. 2024 ve 2025’teki ciddi pirinç kıtlığı sırasında bazı satışlarda 60 kilogram başına 35.000 yene kadar fiyat alan Okada, bu yıl haziran civarında bazı toptancıların kendisinden pirinç alamayacaklarını bildirdiğini belirtti. Chubu bölgesindeki bir toptancı, stokların normalin iki katından fazla olduğunu ve yeni mahsulün ana ürün haline gelmesiyle yüksek fiyattan alınan 2025 pirincinden kâr etmekten vazgeçmek zorunda kalacaklarını söyledi. Bazı piyasalarda, daha eski olan 2025 mahsulünün perakende fiyatının 2026 mahsulünden yüksek olduğu bir tersine dönüş de görülüyor. Japonya Tarım Bakanlığına göre 2026 pirinç hasadının 7,4 milyon ton olması bekleniyor; bu, önceki yılın 7,47 milyon tonuna göre yaklaşık %1 düşüş anlamına geliyor. The Japan Times’ın aktardığı değerlendirmeye göre arzın talebi aşması fiyatları daha da aşağı çekebilir. Okada, 20 hektarlık tarlalarında Koshihikari, Niji no Kirameki, Tochigi no Hoshi, yapışkan pirinç ve sake üretiminde kullanılan pirinç yetiştiriyor; 2026 mahsulünü yaklaşık 100 ton olarak öngörüyor. Nisan ayında yaklaşık 40 ton Koshihikari’nin büyük bölümünün yerel Japonya Tarım Kooperatifleri (JA) şubesi tarafından satın alınması için avans sözleşmesi imzaladı. Ancak JA’nın 60 kilogram başına avans ödemesi, 2025 mahsulündeki yaklaşık 30.000 yen seviyesinden bu yıl yaklaşık yarısına indi. Taşıma maliyetleri de hesaba katıldığında, kooperatif üzerinden satışta dahi zarar edeceğini belirten Okada, hükümetin değişken pirinç politikasına güvenmediğini söyledi.

Avustralya’da Sığır Eti Fiyatlarındaki Oynaklık Kârlılığı Dalgalandırıyor
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Sığır Eti Fiyatlarındaki Oynaklık Kârlılığı Dalgalandırıyor

2026 Australian Beef Report, Avustralya’da sığır eti fiyatlarındaki oynaklığın zaman içinde arttığını ve bunun sektör kârlılığını daha dalgalı hale getirdiğini ortaya koydu. Bush AgriBusiness ve StoneX tarafından hazırlanan değerlendirmeye göre, sığır fiyatları ile hayvan eşdeğeri başına işletme kârı arasında doğrudan ilişki bulunuyor. Raporda incelenen 21 yıllık veride bu ilişkinin korelasyonu 0,9’un üzerinde ölçüldü. Fiyat hareketleri son yıllarda keskin dönüşler gösterdi. 2022’de tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkan fiyatlar, daha sonra 20 yılın en düşük seviyelerine geriledi ve izleyen yıllarda yeniden ortalamanın üzerindeki seviyelere döndü. Ocak 2020 ile Ocak 2022 arasında yaşanan yükseliş, 2014-2016’daki son yükseliş döngüsünden bu yana görülen en güçlü artış olarak tanımlandı. Bu yükselişte kuraklığın sona ermesinin ardından 2020-2022 arasında yaşanan güçlü sezonlar, 2017-2019 dönemindeki sürü tasfiyesi nedeniyle düşük kalan sığır arzı ve sürüleri yeniden kurmak isteyen üreticilerin rekor düzeydeki talebi etkili oldu. Şubat 2022-Ekim 2023 dönemindeki düşüşte ise piyasanın rekor seviyelerden normalleşmesi, özellikle 2023’teki kısa süreli kuraklaşan mevsim koşulları ve hava tahminlerine verilen tepkiler öne çıktı. Değerlendirmede, El Niño koşulları etrafındaki sosyal medya kaynaklı yoğun abartı ve korkunun da piyasa davranışını etkilediği belirtildi. Bu gelişmelerin sonunda üretici güvenindeki sert düşüş, talebin önemli bir unsurunu zayıflatarak fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. Rapor, fiyat oynaklığının tek bir nedene bağlanamayacağını; farklı piyasa döngülerinde birçok etkenin birlikte çalıştığını vurguladı. Oynaklığın sürmesi halinde işletme yöneticilerine daha yüksek finansal rezerv bulundurma, disiplinli yem ve mera bütçelemesi yapma ve stoklama oranlarını yönetme önerisi getirildi. Ayrıca düşük üretim maliyetinin korunması ve harcamaların daha fazla kilogram sığır eti üretmeye yöneltilmesi, piyasa hareketlerinden bağımsız olarak kârlılığı korumak için temel yaklaşım olarak gösterildi. StoneX’in Besi Sığırı Vadeli Sözleşmesi ise alıcılardan doğrudan vadeli sözleşmelerin erişilemediği dönemlerde yıl boyunca kullanılabilecek potansiyel bir risk azaltma aracı olarak tanımlandı.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca’nın hazırladığı Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikasının korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Buluşma, Avrupa Birliği üyesi ülke liderlerinin Brüksel’de Avrupa ekonomisinin rekabet gücü, enerji maliyetleri ve bütçeyi görüştüğü dönemde gerçekleşti. Slovak Tarım ve Gıda Odasına göre gelecek bütçe ile Ortak Tarım Politikasının düzenlenmesi, Avrupalı çiftçilerin önümüzdeki yıllarda hangi koşullarda üretim yapacağını belirleyecek. Çiftçiler, gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığını; güvenlik, hazırlık ve Avrupa Birliği’nin krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Deklarasyon, Ortak Tarım Politikası bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyonun uygun biçimde dikkate alınmasını talep ediyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında mali kaynak rekabetine ve koşul farklılıklarının derinleşmesine yol açmaması gerektiği belirtiliyor. Çiftçiler ayrıca kuralların ve idari yükümlülüklerin basitleştirilmesini, politikanın doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgesel ekonomik farklılıkları gözetmesini istiyor. İstikrarlı koşulların üretimin sürdürülmesi, rekabet gücünün artırılması ve yeni nesil için alan açılması açısından önemli olduğu bildirildi. SPPK, bu kararların Slovak tarım ve gıda sektörünün yatırımlarını ve yerli üretimini de etkileyeceğini belirtti.

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, ekim ayının başından bu yana yurt dışına 1,125 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Tarım Politikası Bakanı Taras Vısotski’ye göre bu miktar planlanan hacimlerin yaklaşık %50’sine karşılık geliyor. Vısotski, ihracatın sınırlı kalmasının başlıca nedeninin ülkenin lojistik sisteminin mevcut fiziksel kapasitesinin sınırında çalışması olduğunu belirtti. İhracattaki zorluklara karşın Ukrayna hükümeti, iç gıda piyasasında uzun vadeli bir açık bulunmadığını bildiriyor. Bakanlığa göre mağazalar, pazarlar ve seyyar satış noktaları sebze ve diğer gıda ürünleri bakımından geniş bir ürün çeşidine sahip; mevcut satış kanalları da çalışmayı sürdürüyor. Bu nedenle tüketicilere panik yapmamaları ve stok amaçlı alım gerçekleştirmemeleri çağrısı yapıldı. Rota kapasitesinin düşük kalması nedeniyle devlet, ekonomiye daha fazla gelir sağlayan katma değerli ürünlerin ihracatına öncelik veriyor. Ekim ihracatında 670 bin ton tahıl ile 184 bin ton yağlı tohum öne çıkarken, ayçiçek yağı ve küspe de dış satım kalemleri arasında yer aldı. Ukrayna tarım arazilerinin yaklaşık %70’i küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından işleniyor. Hükümet, ileride bölgesel tedarik kesintileri yaşanması halinde üreticilerle süpermarketler arasındaki koordinasyonu hızlandıracağını açıkladı.

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor

Avrupa Balık Üreticileri Örgütleri Birliği (EAPO), Fransa’nın Lorient kentindeki yıllık üye toplantısında balıkçılığın geleceğini ve AB’nin 2028-2034 bütçesini ele aldı. Üyeler, AB’nin ortak balıkçılık politikasının daha hızlı revize edilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve sektörün AB bütçesinden yeterli destek almaya devam etmesi için çalışma kararı aldı. EAPO ayrıca geleneksel balıkçılık alanlarına erişimin iyileştirilmesini ve bilimsel tavsiyeler, iklim değişikliği ile balıkçılığın ekonomik önemini dikkate alan daha istikrarlı kotalar istedi. Toplantıda dip balığı stokları ve Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) Kuzey Denizi dahil bazı bölgeler için tavsiyeleri görüşüldü. Örgüt, uzun vadeli yönetim planları talep ederken kuzey sularındaki levrek stokunun iyi durumda olduğunu ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için Birleşik Krallık’la anlaşma gerektiğini bildirdi.

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi

Birleşik Krallık’ta süt üretiminin 2026/27 sezonunda yaklaşık 12,74 milyar litreye gerilemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) tahminine göre bu miktar, önceki sezona göre 284 milyon litre daha düşük olacak ve üretim %2,2 azalacak. Analistler, 2027/28 sezonunun ilk yarısında yıllık düşüş hızının yaklaşık %1,1’e yavaşlayabileceğini belirtiyor. Üretimdeki zayıflama daha önce başladı. Süt teslimatları Mayıs 2026’da gerilemeye başlarken, Ağustos ayında üreticilerin teslim ettiği süt miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %4,4 azaldı. AHDB, düşüşte sıcak hava, kuraklık ve yem tabanındaki sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği otların gelişimini sınırladı; bazı işletmeler kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmaya başladı. Yem baskısı güneybatı İngiltere, Galler ve Midlands’taki işletmelerde daha belirgin görülürken bazı kuzey bölgeleri ile İskoçya’da koşulların daha iyi olduğu aktarıldı. Sonbahar yağışları ise bazı çiftçilerin ek biçim yapmasına imkân verdi. Temmuz 2026’da Birleşik Krallık’taki sütçü sığır sürüsü yaklaşık 1,57 milyon baş oldu; bu sayı yıllık bazda 34,5 bin baş azaldı. Genç sığır sayısındaki gerilemenin, sürülerin ilerleyen yıllarda yeniden büyütülmesini zorlaştırabileceği bildirildi. AHDB, yem, enerji, yakıt, gübre, saman ve işçilik maliyetlerinin yüksek kalmasını bekliyor. Bu baskı bazı işletmeleri sürülerini küçültmeye, bazılarını ise inek başına verimliliği artırmaya yöneltebilir. Yaz aylarında bazı süt işletmeleri üretimdeki düşüş nedeniyle fiyatları artırsa da süt ürünleri fiyatları, işleyicilerin sonraki dönemlerde daha yüksek fiyat açıklaması için güçlü bir zemin oluşturmadı. Bir diğer risk BTV-3 mavi dil hastalığı. AHDB senaryosuna göre hastalık, enfekte ineklerde geçici süt verimi kaybına ve üreme performansında bozulmaya yol açabilir. Aşılama kayıpları sınırlayabilir ancak sürülerin aşılama düzeyine ilişkin tam veri bulunmuyor. Bu nedenle görünüm hızlı üretim artışından çok kademeli istikrara işaret ediyor; sonuçlar hava koşullarına, yem bulunabilirliğine, süt fiyatlarına ve sürü sağlığına bağlı olacak.

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı

Cezayir Devlet Tahıl Ajansı OAIC, salı günü tamamlanan uluslararası ihalede yaklaşık 750.000 ton ekmeklik buğday aldı. Tüccarların tahminine göre alım fiyatı, taşıma dahil C&F koşuluyla ton başına 326-326,50 dolar oldu. İhalede tedarikçi menşeleri kesinleştirilmezken Romanya, Bulgaristan, Arjantin ve Baltık bölgesi olası kaynaklar arasında gösterildi. Baltık limanlarından sevk edilen Rus buğdayının da olası teslimatlar arasında bulunduğu belirtildi. Cezayir’in piyasaya dönüşü, yaklaşık bir ay önceki çok yıllı zirvelerden gerileyen fiyatların ithalatçıları yeniden alıma teşvik etmesinin ardından gerçekleşti. Eylüldeki ihalede 500.000 ton buğday için ton başına 319-321 dolar C&F ödenmişti. Yeni ihalede fiyatın eylüle göre yaklaşık 5-7,5 dolar, ağustosa göre ise yaklaşık 37 dolar yükseldiği ve ağustosa kıyasla artışın yaklaşık %13’e ulaştığı aktarıldı. İhale fiyatı tüccar tahmini olarak verildiği için resmi fiyat olarak kesinleştirilmedi. Romanya’nın Köstence Limanı’ndaki piyasa hareketlerinde 14 Ekim’de DAP ekmeklik buğday fiyatı ton başına 239 avroya çıktı ve günlük bazda %0,8 arttı. Yemlik buğday %0,5 yükselirken yemlik arpa %1,4 geriledi; mısır, ayçiçeği ve kolza fiyatları değişmedi. Euronext’te aralık buğday kontratı da %1,4 artışla ton başına 246,75 avroya yükseldi. Köstence’deki DAP fiyatı ile Cezayir ihalesindeki C&F fiyatının farklı teslim koşullarını yansıttığı belirtildi. Fransa’da FranceAgriMer, 2026/27 sezonunda AB dışına yapılacak yumuşak buğday ihracatı tahminini 6,3 milyon tondan 6,5 milyon tona çıkardı. Kurum, aynı sezon için yumuşak buğday nihai stok tahminini 3 milyon tondan 2,7 milyon tona, arpa tahminini 1,6 milyon tondan 1,5 milyon tona ve mısır tahminini 1,5 milyon tondan 1,1 milyon tona indirdi. Mısır stokundaki düşüş 400.000 tonla en büyük revizyon oldu. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları tek haftada ton başına 10 dolar gerileyerek, %48 standart yağ içeren ve işleme tesislerine teslim edilen ürün için KDV hariç 320-340 dolara düştü. Hasat 3,44 milyon hektardan 7,44 milyon tona ulaşarak tahmini alanın %66’sına çıktı. Rus saldırıları ve lojistik engellerin işleme ile ihracatı aksattığı, ekim ayının ilk günlerinde ihracata yönelik bitkisel yağ demiryolu taşımalarının eylül hızına göre %17,3 azaldığı bildirildi. Ayçiçek yağı Türkiye teslimi (CIF) 1.320-1.340 dolar/ton fiyatla teklif edilirken, taşıma güçlükleri ihracatçıların bu fiyatlardan yararlanmasını engelliyor ve bazı fabrikalar geçici olarak faaliyetlerini durdurma riski taşıyor.

CPR Stokları Eylülde 597 Milyar R$’A Ulaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

CPR Stokları Eylülde 597 Milyar R$’A Ulaştı

Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Eylül 2026 Agro Finans Bülteni’ne göre, tarım sektörünün özel finansman araçlarından Kırsal Ürün Senetlerinin (CPR) stokları 597 milyar R$ oldu. CPR’ler, üreticinin tarımsal ürünü teslim etme veya gelecekte ödeme yapma taahhüdü karşılığında önceden kaynak edinmesini sağlayan kredi senetleri olarak kullanılıyor. Eylül ayında 333 bin CPR kaydedildi ve senet başına ortalama değer 1,79 milyon R$ olarak hesaplandı. 2026/2027 sezonunun temmuz-eylül dönemindeki yeni CPR ihraçlarının toplamı ise 98 milyar R$’a ulaştı. Bültende Tarım Kredi Mektubu (LCA) stoklarının da eylülde 563 milyar R$ olduğu belirtildi. Kırsal Kredi El Kitabı’nın yürürlükteki kurallarına göre bu tutarın en az %60’ına, yani 338 milyar R$’a karşılık gelen bölümün tarım sektörünün finansmanına yönlendirilmesi gerekiyor. Bunun en az 152 milyar R$’lık kısmı resmi kırsal krediye ayrılmalı. Hesaplamalar güncel sezonla önceki sezonlardan halen geçerli sözleşmeleri kapsıyor. Diğer finansman araçlarında tarım alacaklarına dayalı menkul kıymetlerin (CRA) stokları 175 milyar R$, tarımsal kredi hakları sertifikalarının (CDCA) stokları 30 milyar R$ oldu. Tarım ve gıda üretim zincirlerine yatırım yapan Fiagro fonlarının net varlıkları 73 milyar R$’a ulaşırken, faaliyetteki fon sayısı 301 olarak kaydedildi.

Irak’ta 5 Milyon Tonluk Gıda Stoku ve Fiyat Denetimi Açıklaması
Görsel kaynağı: Al-Masalah · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta 5 Milyon Tonluk Gıda Stoku ve Fiyat Denetimi Açıklaması

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Irak Ticaret Bakanlığı danışmanı Muhammed Hannun, ülkenin vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaya ve gıda güvenliğini güçlendirmeye katkı sağlayan 5 milyon tonluk gıda stokuna sahip olduğunu açıkladı. Hannun, bakanlığın piyasayı izlediğini ve fiyatlarla oynadığı tespit edilen tüccarlar hakkında yasal işlem uygulandığını söyledi. Hannun’a göre dağıtılan gıda paketi, sosyal yardım kapsamındaki ailelerin yanı sıra 41 milyondan fazla vatandaşı kapsayan entegre bir gıda sepetinin parçası. Bakanlığın denetim ekipleri piyasa fiyatlarını takip edip kaydediyor; bu verilere göre gıda sepetinin dağıtılması, ürünlerin piyasaya sürülmesi veya özel sektörle koordinasyon içinde hipermarketler üzerinden tedarik sağlanması yönünde adımlar atılıyor. Hannun, piyasalarda iki gün önceye kıyasla iyileşme gözlemlediklerini belirtti. Bakanlığın son iki veya üç yılda büyük gıda stoku sayesinde gıda durumunu kontrol altında tuttuğunu söyleyen Hannun, stokta 4 ila 5 çeşit temel gıda ürününün de bulunduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’yla bağlantılı olaylar sırasında gıda güvenliğinin korunduğunu belirten Hannun, ihlalin türüne göre para cezası ve bir veya iki yıla kadar hapis uygulanabileceğini kaydetti.

Suriye 2,7 Milyon Ton Buğday Aldı, Alımlar Durduruldu
Görsel kaynağı: Syria TV · Özgün haber
Veri haberi

Suriye 2,7 Milyon Ton Buğday Aldı, Alımlar Durduruldu

Suriye Ekonomi Bakan Yardımcısı, ülkenin 2,7 milyon ton buğday teslim aldığını ve buğday alımını durdurduğunu açıkladı. Yetkili, açıklamasında teslim alınan toplam miktara ilişkin bilgi verdi. Bakan yardımcısına göre, söz konusu teslimatın ardından ülkenin ihtiyacını karşılamaya yetecek stratejik stok güvence altına alındı. Aynı açıklamada, buğday alımlarının sürdürüleceği değil, durdurulduğu belirtildi.

Birleşik Krallık'ta Salmonella Şüphesiyle Ukrayna Yumurtaları Geri Çağrıldı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Salmonella Şüphesiyle Ukrayna Yumurtaları Geri Çağrıldı

Birleşik Krallık Gıda Standartları Ajansı (FSA) ve İskoç gıda güvenliği kurumu (FSS), Kiev merkezli Yasensvit Ltd.'nin belirli yumurtaları için tüketim, satış ve kullanım uyarısı yaptı. 10 Ekim'deki uyarının gerekçesi, incelenen örneklerde Salmonella Enteritidis bakterisinin bulunması oldu. Tüketicilerden etkilenen yumurtaları yememeleri ve güvenli biçimde atmaları istendi. Ürünler, kabuklarına doğrudan basılan 3UA1012066 koduyla tanımlanabiliyor. Geri çağırma bu kodu taşıyan tüm yumurtaları, ambalaj biçimi ve son tüketim tarihinden bağımsız olarak kapsıyor. Yumurtaların Birleşik Krallık'taki işletmeler tarafından yeniden ambalajlanmış olabileceği, bu nedenle kutudaki şirket veya paketleme merkezi bilgilerinin farklılık gösterebileceği belirtildi. Bu nedenle yalnızca ambalajın kontrol edilmesi yeterli görülmüyor. Numune incelemesi, ithal yumurtalarla bağlantısı olabileceği değerlendirilen bir salmonella salgını soruşturması kapsamında yapıldı. İngiltere'de 2026'da bildirilen 36 salmonella enfeksiyonuyla bağlantı saptansa da bunun 36 kişinin tamamının geri çağrılan yumurtalardan hastalandığını kanıtlamadığı vurgulandı. Büyük süpermarket zincirlerinin söz konusu ürünleri satmadığı, ilgili işletmelerin ise satış ve kullanımı durdurup stokları çekmesi gerektiği bildirildi.

Polonya'da Kuduz Odağı Sayısı 7'ye Çıktı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya'da Kuduz Odağı Sayısı 7'ye Çıktı

Główny Inspektorat Weterynarii (GIW), 2026'nın başından 12 Ekim'e kadar Polonya'da laboratuvar sonuçlarıyla 7 kuduz odağının doğrulandığını bildirdi. En son vaka 2 Ekim'de Lubelskie voyvodalığındaki Żurawce'de bir tilkide tespit edildi. Bu vaka, bölgede yılın dördüncü, Tomaszowski ilçesinin ise ikinci odağı oldu. Odakların 4'ü Lubelskie'de görüldü. Podlaskie, Mazowieckie ve Podkarpackie voyvodalıklarının her birinde ise birer odak kaydedildi. Laboratuvarla doğrulanan vakaların 4'ü tilkilerde ortaya çıkarken diğer hayvanlar bir rakun köpeği, bir sansar ve bir kediden oluştu. Yılın ilk odağı 13 Nisan'da Lubelskie voyvodalığındaki Zalesie belediyesinde bir kedide doğrulandı. Bunu 29 Nisan'da Białystok'ta bir rakun köpeğinde tespit edilen vaka izledi. 18 Ağustos'ta Janów Podlaski'de bir tilkide, 3 Eylül'de Mazowieckie'deki Sarnaki'de başka bir tilkide kuduz belirlendi. Eylül ayında Solina'da bir sansar, Telatyn'de ise bir tilki hastalıklı bulundu. GIW'ye göre, kuduz doğrulandıktan sonra kontrol ve hastalıkla mücadele çalışmaları ilçe veteriner hekimleri veya voyvodalar tarafından çıkarılan yerel düzenlemelere dayanıyor. Bu nedenle uygulanacak önlemlerin kapsamı, odağın bulunduğu bölgeye göre değişebiliyor. Çiftçi ve hayvan yetiştiricilerinin, özellikle vaka görülen bölgelerde, yetkili yerel veterinerlik makamlarının güncel duyurularını izlemesi gerekiyor.

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporunda ABD’nin mısır üretimi ve stoklarına ilişkin öngörülerin yükseltilmesi, Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) mısır fiyatlarını aşağı çekti. ABD’nin 2026’da hasat edilecek mısır üretimi tahmini aylık bazda 6 milyon ton artırılarak 407,3 milyon tona çıkarıldı. Rapora tepki olarak CBoT mısır fiyatı %5 gerileyerek 4,75 dolar/buşel, yani 190 dolar/ton seviyesine indi; fiyat ekim başından bu yana %15 düştü. Üretim tahminindeki artışa, ABD’de sezon başlangıcındaki stokların beklenenden yüksek olması da eşlik etti. Eylül sonunda yayımlanan stok raporuna göre 1 Eylül 2026 itibarıyla depolardaki mısır miktarı beklentinin 5 milyon ton üzerindeydi. Bunun sonucunda 2026/27 sezonu için ABD’nin dönem sonu mısır stok tahmini aylık 7,2 milyon ton artırılarak 47 milyon tona yükseltildi. Stokların tüketime oranı da 1,6 yüzde puan artışla %11,3’e çıktı. Kaynak, USDA tahmini gerçekleşirse ABD mısır bilançosunun görece rahat bir seviyeye yaklaşacağını belirtiyor. ABD’deki görünüm Avrupa’dan ayrışıyor. USDA, Avrupa Birliği’nin mısır üretimini 48 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu, son iki dekatın en düşük düzeyi olarak aktarılıyor. Buna karşılık dünya arzındaki artışın AB’nin ithalat ihtiyacını karşılamasının mümkün olduğu değerlendiriliyor. Eylül sonuna kadar AB limanlarına 2,4 milyon ton mısır ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı tarihindeki hacmin beş katına çıktı. AB’nin sezon boyunca 23-25 milyon ton mısır ithal etmesi gerektiği belirtiliyor. MATIF’te mısır fiyatı, Avrupa’daki üretim açığı ve bölgesel piyasa dinamikleri nedeniyle 280 avro/ton civarında kaldı. Kaynak, küresel mısır bilançosundaki gevşemeye ve CBoT’taki yüksek alım yönlü spekülatif pozisyonlara dayanarak MATIF fiyatının 280 avro/tonu aşmakta zorlanabileceğini öngörüyor. Bu değerlendirmeye göre fiyat önce 260 avro/tona, bu seviyede tutunamaması halinde 238 avro/tona gerileyebilir; söz konusu seviyeler gerçekleşmiş fiyat değil, koşullu beklenti olarak sunuluyor. Kolza piyasasında ise vade farkı ve lojistik sorunlar öne çıktı. MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza kontratı haftalık bazda 21 avro/ton düşerek 517 avro/tona gerilerken, sonraki vadeler 6 avro/ton kayıpla 550 avro/tonun üzerinde işlem gördü. Almanya’nın Kaub kentinde Ren Nehri su seviyesinin 5 santimetreye düşmesi, kuzey Almanya ve Hollanda’daki işleme tesislerine taşımayı fiilen durma noktasına getirdi. Daha pahalı veya sınırlı karayolu ve demiryolu seçenekleri nedeniyle tesislerin alımlarını yavaşlatması, spot kolza fiyatını yaklaşık 500 avro/tona çekti.

Endonezya’da Tavuk ve Yumurta Fiyatlarındaki Fark İçin Müdahale Çağrısı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Tavuk ve Yumurta Fiyatlarındaki Fark İçin Müdahale Çağrısı

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, tüketici düzeyinde tavuk ve yumurta fiyatları yükselirken üreticilerin düşük satış fiyatları nedeniyle gösteri yapmasını “anomali” olarak niteledi. Amran, değerlendirmesini 2026 Bölgesel Enflasyon Kontrolü Koordinasyon Toplantısı’nda yaptı. Üreticilerin ve tüketicilerin aynı dönemde gösteri yapmasını fiyat oluşumundaki sorunla ilişkilendiren bakan, gıda fiyatlarını manipüle ettiği öne sürülen kişilere karşı işlem yapılmasını istedi. Amran’ın aktardığı fiyatlara göre tavuk ve yumurtanın üretici düzeyindeki fiyatı 20.000 rupiah olurken olması gereken seviyenin 26.000 rupiah olduğunu söyledi. Tüketici düzeyinde ise fiyatın 40.000-50.000 rupiaha çıkabildiğini belirtti. Kaynakta bu aralıkların tavuk ve yumurta için ayrı ayrı hangi değerleri ifade ettiği açıklanmıyor. Amran, üretici ile tüketici arasındaki farkta dağıtım zincirindeki aracıların rol oynadığını savundu. Bakan, fiyatları manipüle ettiği öne sürülen kişiler hakkında işlem yapılması için Endonezya Ulusal Polis Şefi’ne mektup gönderdiğini belirtti. Ayrıca bu uygulamalarla bağlantılı 100 kişinin yakalandığını, ancak bunun caydırıcı olmadığını söyledi. Amran, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’nun da gıda fiyatlarıyla oynayanlara karşı işlem yapılması talimatı verdiğini aktardı.

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor
Görsel kaynağı: PBS News · Özgün haber
Veri haberi

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor

Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Sudan'ın Darfur ve Kordofan bölgelerinin bazı kesimlerinde çatışma ve kuraklığın gıda güvensizliğini kötüleştirdiği uyarısında bulundu. IPC değerlendirmesine göre mayıs ayında yaklaşık 19,5 milyon kişi, ülke nüfusunun %40'ından fazlası, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıyaydı. Bu grubun 135 bini, aşırı gıda kıtlığı, açlık, ağır yetersiz beslenme ve hastalık ya da akut yetersiz beslenmeye bağlı ölümlerle tanımlanan Aşama 5'te yer aldı. El Niño ile bağlantılı şiddetli kuraklığın Sudan'ın yarısından fazlasını etkilediği, bunun yerel ürün kayıplarına yol açarak haneleri gıda ve gelirden mahrum bıraktığı bildirildi. Nisan 2023'te başlayan savaş en az 150 bin kişinin ölümüne ve yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine yol açarken, çiftçilerin geçim kaynakları zarar gördü ve yardıma bağımlılık arttı. IPC, Kuzey Darfur'daki tarım alanlarının %64'ünde, Güney Darfur ile Batı ve Güney Kordofan'daki tarım alanlarının yaklaşık yarısında ürün gelişiminin zayıf kaldığını belirtti. Beslenme göstergeleri de bazı bölgelerde kötüleşti. Nyala'da beslenme hizmetlerine başvuran çocuklar arasında ağır akut yetersiz beslenme nedeniyle kabul edilenlerin oranı ocak-ağustos döneminde yaklaşık %5'ten %11'e yükseldi. Güney Darfur'daki iki yerinden edilme kampında küresel akut yetersiz beslenme oranı kıtlık eşiklerini aştı. Kuzey Darfur'da geciken yağmurlar ve kritik derecede düşük gıda stokları, Batı Kordofan'da ise 2004'ten bu yana görülen en kötü kuraklıklardan biri koşulları ağırlaştırdı. IPC, yardımlar hızlı ve önemli ölçüde artırılmazsa gıda güvensizliği, akut yetersiz beslenme ve aşırı ölümlerin şiddetlenebileceğini bildirdi. İnsani yardım kuruluşları, koşulların iyileşmesi için çatışmanın sona ermesi ve güvenli, kesintisiz insani erişim sağlanması gerektiğini belirtiyor.

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü

Sırbistan’da tarım ve balıkçılık ürünlerinin fiyatları ağustosta, 2025’in aynı ayına göre %8,7 geriledi. Veriyi Sırbistan Cumhuriyet İstatistik Kurumu yayımladı. Yıllık düşüşte tahıl fiyatları %8,5, hayvan ve kanatlı fiyatları %9,8, meyve fiyatları %23,3 ve hayvansal ürün fiyatları %10,6 azaldı. Ağustosta fiyatlar temmuza göre ortalama %0,2 düştü. Bu aylık gerilemeye sanayi bitkileri fiyatlarındaki %7,3 ve tahıl fiyatlarındaki %0,6 düşüş öncülük etti. İlk sekiz ayda tarım ve balıkçılık ürünleri fiyatları, 2025’in aynı dönemine göre ortalama %5,8 geriledi.

ABD Mısır Stokları Beklentileri Aştı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

ABD Mısır Stokları Beklentileri Aştı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) 30 Eylül’de yayımladığı çeyreklik verilere göre çiftçiler ve tahıl işleyicileri, ayın başında 2 milyar bushelin üzerinde, yaklaşık 50,8 milyon ton mısır depoladı. Stoklar bir önceki yılın aynı dönemine göre %35, analistlerin beklentilerine göre %9 daha yüksek gerçekleşti. Analistler ve ekonomistler, yüksek stokların USDA’nın yem amaçlı mısır kullanımını daha önce fazla tahmin etmiş olabileceğine işaret ettiğini söyledi. Veriler, kurumun üretim ve kullanım tahminlerinin güvenilirliği konusunda da yeni sorulara yol açtı. AgMarket.Net’in kurucu ortağı Jim McCormick, yemlik ve diğer kullanım tahminlerinin altı aydır fazla yüksek olduğunu savunduğunu belirtti. USDA’nın yem amaçlı mısır kullanımına ilişkin doğrudan ölçüm verisi bulunmuyor. Analistler, yemlik ve artık kullanımın toplamının önceki yıla göre %17 arttığı yönündeki tahmini hasattan önce sorgulamıştı. ABD sığır varlığının 75 yılın en düşük seviyesine gerilemesi nedeniyle daha az hayvanın yemlenmesi gerektiği, daha ağır beslenen hayvanların da talebi öngörülen ölçüde artırmış olamayacağı ifade edildi.

Rusya’nın Tahıl Hasadı Tahmini 137 Milyon Tona İndirildi
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Tahıl Hasadı Tahmini 137 Milyon Tona İndirildi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rusya’da yıl sonu toplam tahıl hasadı tahmini, Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü (İKAR) Başkanı Dmitriy Rılko’nun açıklamasına göre 137 milyon tona indirildi. Önceki beklenti 138 milyon tondu. Buğday hasadı tahmini 88 milyon tona, mısır hasadı tahmini ise 300 bin tonluk düşüşle 16,2 milyon tona çekildi. Rılko, tahminlerdeki değişikliklerin başlıca nedenlerinden birinin ekim alanlarındaki daralma olduğunu belirtti. Azak-Karadeniz havzasından tahıl sevkiyatındaki zorlukların satılması güç stoklar oluşturduğu, bunun da fiyatlar ve tarım işletmelerinin kârlılığı üzerinde baskı yarattığı aktarıldı. Rılko ayrıca stres senaryosunda Rusya’nın tahıl ihracatının yaklaşık 35 milyon tona gerileyebileceğini, temel ihracat potansiyelinin ise 52,8 milyon ton olduğunu söyledi. Rus yetkililer çözüm olarak Baltık bölgesinde demiryolu taşımacılığını artırmayı planlıyor.

USDA ABD Mısır Üretimi Tahminini Artırdı, Rusya Buğday İhracatını Düşürdü
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

USDA ABD Mısır Üretimi Tahminini Artırdı, Rusya Buğday İhracatını Düşürdü

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), dünya tarım ürünleri arz ve talep tahminlerini içeren WASDE raporunda ABD mısır üretimi öngörüsünü beklenmedik biçimde artırdı. Ortalama verim tahmini yaklaşık 11,2 tondan 11,4 ton/hektara yükselirken hasat alanı değişmedi. Böylece üretim tahmini 401,3 milyon tondan 407,3 milyon tona çıktı. ABD'nin dönem sonu mısır stoku tahmini 39,8 milyon tondan 47 milyon tona, dünya stok tahmini ise 8,3 milyon ton artışla 280,4 milyon tona yükseltildi. Piyasa katılımcıları verim tahmininin düşürülmesini beklerken, Aralık 2026 teslimatlı mısırın Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) 9 Ekim seansında önceki güne göre %4,6 gerilediği bildirildi. USDA, Avrupa Birliği'nin (AB) mısır üretimi tahminini 50,6 milyon tondan 48 milyon tona indirdi. Fransa'da üretimin geçen yıla göre %38 daha düşük olması bekleniyor. AB'de yemlik mısır kullanımının 2,2 milyon ton azalacağı, buğday kullanımının ise 1 milyon ton artacağı öngörülüyor. Buğdayın mısırdaki açığın bir bölümünü karşılaması beklenirken, AB'nin dönem sonu buğday stoku tahmini 1,8 milyon ton düşüşle 11,7 milyon tona çekildi. Rusya'nın buğday ihracatı tahmini, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle 43 milyon tondan 40 milyon tona düşürüldü. Bu seviye en az beş yılın en düşük tahmini olarak verilirken, Rusya'nın dönem sonu stokları 3 milyon ton artışla 19,1 milyon tona çıkarıldı. Avrupa piyasalarında Kasım 2026 teslimatlı MATIF mısırı ise %0,18 yükselerek ton başına 274,75 avrodan kapandı.

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, yerli tarımsal üretimin korunması için başta Bakanlar Konseyi olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem alınmasını istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların çiğ süt alım fiyatını düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını belirtti. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve en etkili koruma önleminin bu ürünün ithalatını azaltmak olduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık da sektördeki baskıyı artırdı. Silajlık mısırda %50'yi aşan zarar, hayvan yemi üretimini azalttı ve kış aylarında hayvanların beslenmesini tehdit etti. Bićo, çiftliklerin özellikle yem eksikliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bosna-Hersek'te çiğ sütün litresi için 55 ila 80 fening ödendiğini aktaran Bićo, bu fiyatın aynı miktardaki sütün üretim maliyetini karşılamadığını söyledi. Bićo, çiğ süt üretiminin Sırbistan'ın geçen mayısta Bosna-Hersek'ten süt ithalatını yasaklamasından bu yana arttığını, ancak pazarın yetersiz kaldığını ifade etti. Ona göre yerli üreticiler en iyi koşullarda ülke ihtiyaçlarının yaklaşık %35'ini karşılıyor; kuraklık yıllarında bu oran %20'nin altına iniyor. Uzun vadede peynir ve diğer süt ürünleri için yerli mandıralara yatırım yapılmasını öneren Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük vergileri konusunda yetkili Bakanlar Konseyi'nin son dört yıldır bu konuyu görüşmediğini söyledi. Önlem alınmaması halinde çiftçilerin süt taşıyan ithalat tankerlerini durdurmak için sınırları bloke edebileceğini de belirtti.