ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3200 haber · Sayfa 44

Rusya, Azerbaycan’ın Başlıca Buğday Tedarikçisi Oldu
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Azerbaycan’ın Başlıca Buğday Tedarikçisi Oldu

Azerbaycan, 2026'nın Ocak-Ağustos döneminde 841.678 ton buğday ithal etti. Devlet İstatistik Komitesi verilerine dayandırılan habere göre ithalatın toplam değeri 185,17 milyon ABD doları oldu. Rusya, 2026'da Kazakistan'ı geride bırakarak Azerbaycan'ın başlıca buğday tedarikçisi konumuna geldi ve sevkiyatların ezici çoğunluğunu karşıladı. Buğday ithalatı hacim bakımından %10,8 arttı.

Vangelina Parmaçka, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: SDK.mk · Özgün haber
Veri haberi

Vangelina Parmaçka, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kuzey Makedonya’nın Bero ilçesine bağlı Budinarci köyünden çiftçi Vangelina Parmaçka, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişimine seçildi. Parmaçka, Roma’da düzenlenen Dünya Gıda Forumu’nda ülkesini temsil etti ve FAO merkezinde tarıma ve kırsal kadınların haklarının savunulmasına katkıları nedeniyle takdir aldı. Parmaçka ailesiyle birlikte yaklaşık 600 koyunun bulunduğu bir çiftlik işletiyor ve geleneksel koyun peyniri üretiyor. Hayvanların bakımı, üretim ve ürünlerin pazarlanmasında her gün görev alan Parmaçka, çiftçiliğin ailesinin geçimini sağlayan ve dürüstçe yaşanabilecek bir meslek olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda Ulusal Çiftçiler Federasyonu’ndaki Kadın Çiftçiler Ağı’nın yönetim kurulu üyesi ve koordinatörü olan Parmaçka, kırsal kadınların emeğinin tanınması, haklarının güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çalışıyor.

Fransa'nın Güneybatısında Çiftçiler Otoyolu Traktörlerle Kapattı
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber
Veri haberi

Fransa'nın Güneybatısında Çiftçiler Otoyolu Traktörlerle Kapattı

Fransa'daki kitlesel protestolara katılan çiftçiler, ülkenin güneybatısında bir otoyolu traktörlerle trafiğe kapattı. BFMTV'nin aktardığı eylem, yerel bir sendikanın çağrısıyla düzenlendi; çiftçiler fiyat artışlarına ve çalışma koşullarının kötüleşmesine tepki gösterdi. Otoyolu kapatmak için 20 traktör kullanıldı. Eylemin yapıldığı bölgedeki valilik yetkilileri, otoyol ulaşımının gün boyunca her iki yönde de zorlaşacağı uyarısında bulundu. Fransa'daki protestolar 21 Eylül'de, eğitim koşullarından memnun olmayan lise öğrencilerinin eylemleriyle başlamıştı. Cumartesi günü ülke genelinde hayat pahalılığı ve fiyat artışlarına karşı gösteriler düzenlenmiş, bu eylemlerde göstericilerle polis arasında şiddetli çatışmalar yaşanmıştı.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi

Tayland Ticaret Temsilcisi Werapong Prapha, beyaz pirinç, tavuk ve konserve ton balığının Avrupa Birliği (AB) pazarına erişiminin iyileştirilmesi için Hollanda’nın desteğini istedi. Talep, Tayland ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerinin 2026 sonuna kadar tamamlanmasına yönelik ortak çabalar kapsamında gündeme geldi. Werapong, önerilen anlaşmayı Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sjoerd Sjoerdsma ile Tayland’daki Hollanda Büyükelçiliğinde görüştü. Görüşmede ekonomik işbirliğinin yönü ve küresel ticaret ortamı da ele alındı. Werapong’a göre Hollanda’dan beklenen destek, Taylandlı işletmelere ve halka somut fayda sağlayacak pazar açılımı koşullarının güvenceye alınmasını amaçlıyor. Tayland ve Hollanda, müzakerelerin 2026’da sonuçlandırılması için sürecin hızlandırılmasını desteklerken, anlaşmanın kalitesinin korunması ve etkilenen sektörlerde kabul görmesi gerektiğini de vurguladı. Görüşmelerde tarım ve sanayi ürünleri pazarlarının açılması arasındaki denge değerlendirildi. Werapong, tüm sektörlerin kabul edebileceği somut sonuçların önemine dikkat çekti. Hollanda ise sanayi politikası ve ticarette rekabetle ilgili kaygılarını dile getirdi. Hollanda, Tayland’ın dünya genelindeki 19’uncu, AB içindeki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. İki ülke arasındaki ticaret 2025’te 7.967,56 milyon ABD dolarına ulaştı ve Tayland’ın toplam ticaretinin %1,16’sını oluşturdu. Tayland’ın aynı yıl Hollanda’ya ihracatı 7.019,53 milyon ABD doları, Hollanda’dan ithalatı ise 948,03 milyon ABD doları oldu. Tayland’ın başlıca ihracat kalemleri arasında bilgisayarlar ve ilgili parçalar, elektrik transformatörleri, diğer elektrikli cihazlar, entegre devreler ile et ve yenilebilir sakatat yer aldı.

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı

Belarus’un merkezi Minsk bölgesindeki tarım üreticileri, mısır tanesi hasadında 305 bin tona ulaştı. Bölgedeki üreticilerin toplam hasadı böylece 300 bin ton sınırını geçti. Bu miktar, geçen yılın aynı tarihindeki hasatla karşılaştırıldığında tam iki kat olarak açıklandı. Sonuç, Minsk bölgesinde mısır tanesi hasadının geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin iki katına ulaştığını ortaya koydu.

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor

Ukraynalı çiftçiler, Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ihracatını Romanya ve diğer komşu ülkeler üzerinden kara yoluyla sürdürmeye çalışıyor. Bu kapsamda özellikle kolza ve ayçiçeği taşınıyor. Rusya'nın bölgedeki gemilere yönelik saldırıları yoğunlaşırken, son günlerde Romanya ve Bulgaristan yakınlarında bazıları Ukrayna tahılı taşıyan dört gemi insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Normal koşullarda tahıl, demiryoluyla Odesa'ya taşınıyor ve buradan Avrupa, Asya ve Afrika'ya ayda 5 milyon tona kadar gönderiliyordu. Ancak Rusya'nın liman altyapısı ile sivil gemilere yönelik saldırıları, Odesa üzerinden ihracatı haziran sonundan bu yana büyük ölçüde bloke etti. Bu durum, çiftçileri alternatif güzergâhlar aramaya yöneltti. Chernivtsi bölgesindeki, Romanya sınırına yakın Vashkivtsi kentinde bulunan orta ölçekli bir tarım şirketi, ayçiçeği tohumlarını kamyonlarla sevk ediyor. Şirketin kurucu ortağı Anatoli Makoviichuk'a göre bazı yükler Türkiye'ye gidecek ve burada yerel bir şirket tarafından işlenecek; diğerleri Romanya'nın Köstence Limanı üzerinden gönderilecek. Bulgar bir şirkete tedarik de başlamaya hazırlanıyor. Makoviichuk, artan lojistik maliyetleri nedeniyle yalnızca başta kolza ve ayçiçeği olmak üzere belirli ürünlerin ihracatının ekonomik açıdan uygulanabilir kaldığını belirtti. Buğdayın biriktiğini, gelecek mısır hasadı için depolama alanının neredeyse kalmadığını ve mısırın ilkbahara kadar tarlalarda bırakılabileceğini söyledi.

Ukrayna’nın Tahıl Gemileri İçin Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl Gemileri İçin Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor

Ukrayna, Karadeniz’de tahıl ve diğer tarımsal ürünlerin ihracatı için ticari seyrüseferin güvenli biçimde yeniden başlatılması amacıyla Türkiye, Hindistan ve Mısır ile görüşüyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Bloomberg’e verdiği bilgiye göre üç ülke, kendi bayraklarını taşıyan ve Ukrayna ile Rusya limanlarına giren ticari gemiler için bir koruma mekanizması önerdi. Mekanizma, gemilerin varış limanından bağımsız olarak karşılıklı saldırmazlık güvencesi altında taşımacılık yapmasını öngörüyor. Buna göre bir gemi Ukrayna, diğeri Rusya limanına yük taşıyabilecek. Zelenski, Rusya’nın Türkiye, Hindistan ve Mısır’daki arabulucuların tekrarlanan girişimlerine rağmen öneriye karşı çıktığını söyledi. Görüşmeler, Rus saldırılarının liman altyapısı ve ticari gemiler üzerindeki riskleri artırdığı bir dönemde yürütülüyor. Zelenski, Karadeniz limanlarının bir ticaret sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl ihraç edebileceğini, ancak deniz yoluyla sevkiyatların ağustostan bu yana fiilen bloke olduğunu belirtti. Ukrayna Tarım Politikası Bakanlığı verilerine göre ülke şu anda normal tarımsal ürün ihracatı hacimlerinin %38’ini gerçekleştirebiliyor. Ukrayna ayrıca AB’den, tahılların demiryolu ağları ve Avrupa limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Dayanışma Yolları programını yeniden yürürlüğe koymasını istedi. Ancak Zelenski, demiryolunun daha önce Karadeniz limanlarından ihraç edilen hacimleri karşılayamayacağını söyledi. Somut anlaşmalar imzalanmadığı için yeni ihracat koridorunun geleceği belirsizliğini koruyor.

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi

Azak ve Karadeniz limanlarından tahıl sevkiyatının durması, Rus un üreticileri için yeni ihracat fırsatları oluşturuyor. Agropolis Saburovo’nun kurucusu Aleksandr Polyakov, 2026/27 sezonunda Rusya’nın un ve öğütülmüş ürün ihracatının rekor düzey olan 1,5 milyon tona ulaşabileceğini öngördü. Polyakov, Rus şirketlerinin ortaya çıkan yeni pazarlardan yararlanması gerektiğini söyledi. Polyakov’a göre güney Rusya limanlarındaki lojistik kriz ihracat hacmini sınırlasa da Rus üreticilerin Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki konumunu güçlendirebilir. Bu değerlendirmeye göre Türkiye ve Mısır, ucuz Rus tahılı tedarik edemedikleri için fiyat avantajını kaybediyor. Türk işleyicilerin durumunun liranın seyri nedeniyle daha da zorlaştığı, dünya piyasasının ise Kazakistan’daki tahıl rekoltesi düşüşünden etkilendiği belirtildi. Rusya Tarım Bakanlığı, un ve öğütülmüş ürün ihracatı için yıllık 2 milyon tonluk yeni bir hedef belirledi. Bu beklentide Çin’e yapılan sevkiyat artışının etkili olduğu bildirildi. İKAR verilerine göre Çin, 2025/26 sezonunda Rusya’dan 121 bin ton un alarak ilk sıraya çıktı; önceki sezonda bu miktar 71 bin tondu. Türkmenistan da 104 bin tonluk ithalatla önde gelen alıcılar arasında yer aldı; Afganistan ve Irak da başlıca pazarlar olarak sıralandı. İKAR, Rusya’nın 2025/26 sezonundaki un ve öğütülmüş ürün ihracatını 500 bin ton olarak tahmin etti. Sektör birliği ise mevcut takvim yılında ihracatın, önceki yılki 529 bin ton seviyesinde kalmasını bekliyor. Agropolis Saburovo, 2026’da yaklaşık 110 bin ton ürün ihraç ederek 2023’teki 100,4 bin tonluk rekorunu aşmayı planlıyor. Şirketin Baltık Denizi’ndeki, yıllık 100-150 bin ton tahıl yükleme kapasiteli terminali un ürünlerinin elleçlenmesine yönlendirildi.

Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan’la Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığını Görüşüyor
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan’la Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığını Görüşüyor

Ukrayna, Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Bloomberg’e yaptığı açıklamaya göre, Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, özellikle tarım ihracatı için yeniden açılmasını Türkiye, Mısır ve Hindistan’la görüşüyor. Ukrayna’nın gıda ihracatındaki ana güzergâh olan Karadeniz limanları sezon başına 40 milyon tona kadar tahıl elleçleyebiliyor; ancak ihracat, liman altyapısı ve gemilere yönelik Rus hava saldırıları nedeniyle ağustostan beri askıya alınmış durumda. Zelenskiy, üç ülkenin kendi bayraklarını taşıyan gemiler için güvenli geçiş önerdiğini söyledi. Buna göre gemiler gıda taşımak üzere Ukrayna ve Rusya limanlarına girecek, taraflar da bu gemilere saldırmama konusunda anlaşacaktı. Ancak Zelenskiy’ye göre Rusya planı desteklemiyor. Ukrayna ayrıca Avrupa Birliği’nden, tahılın Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan dayanışma koridorları programını yenilemesini istedi.

Karadeniz’deki Gemi Saldırıları Bulgaristan’ın Tahıl İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Gemi Saldırıları Bulgaristan’ın Tahıl İhracatını Tehdit Ediyor

Bulgaristan’ın Plovdiv bölgesindeki çiftçiler, Karadeniz’de dronlarla vurulan gemilerin ardından tahıl üretimindeki krizin daha da derinleşmesinden endişe ediyor. Kaynağa göre tahıl ihracatı ciddi tehdit altında ve tahıl fiyatı son günlerde geriledi. Üretici Angel Vukodinov da mısır, arpa ve ayçiçeği yetiştiren çiftçilerin gelişmelerden kaygı duyduğunu belirtiyor. Vukodinov, durumun altı aydan uzun sürmesi halinde bu ürünlerin ekim alanlarında sert düşüş yaşanabileceğini ve yıllar içinde kurulan bazı çiftliklerin ortadan kalkabileceğini söylüyor. Bulgaristan’da ihracata hazır 5 milyon ton buğday bulunduğu aktarılırken, deniz taşımacılığına alternatif güzergâhların bulunmadığı ve diğer seçeneklerin pahalı olduğu belirtiliyor. Üreticiye göre buğday ton başına 160-170 avroya satılırken, denize kadar kara taşımacılığı ton başına 40 avroya mal oluyor. Selanik’e taşımanın daha da pahalı olması, ihracatı kârsız hale getirebilir. Deniz taşımacılığı kısıtlanırsa ürünlerin Türkiye üzerinden taşınması gerekecek; ancak Türk-Bulgaristan sınırındaki onarım nedeniyle tır şoförleri hâlihazırda 160 saate kadar bekliyor. Taşımacılık sektörü temsilcisi, bu güzergâhta artacak seferlerin nakliyeyi yavaşlatacağını ifade ediyor.

Fas’ta Sulama Suyunun Tuzluluğu Tarımsal Üretim İçin Önemli Bir Kısıt
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Sulama Suyunun Tuzluluğu Tarımsal Üretim İçin Önemli Bir Kısıt

Fas’ın Souss-Massa, Haouz ve diğer sulama havzalarında sulama suyunun tuzluluğu, tarımsal üretim açısından önemli bir kısıt oluşturuyor. Su kaynaklarının miktarı kadar kalitesinin de dikkate alınması gerektiği belirtilirken, elektriksel iletkenliği yüksek suyun hassas bitkilerde su alımını bozabileceği ve kök bölgesinde tuz birikimini artırabileceği aktarılıyor. Bununla birlikte tuzlu su, bileşimine, yetiştirilen bitkinin toleransına, toprağın özelliklerine ve drenaj kapasitesine bağlı olarak her durumda sulamaya elverişsiz sayılmıyor. Kurak veya yarı kurak bölgelerde sulama çoğu zaman üretimin temel koşullarından biri olurken, sulama suyu toprağa sodyum, kalsiyum, magnezyum, klorür, sülfat ve bikarbonat gibi çözünmüş iyonlar taşıyor. Su bitki kökleri tarafından alındığında veya buharlaştığında tuzların bir bölümü toprakta kalıyor. Yeterli yıkanma gerçekleşmezse kök bölgesindeki tuz yoğunluğu artıyor ve toprak nemli görünse bile bitkilerin suyu alması zorlaşabiliyor. Bu nedenle üreticilerin kendi kuyu, ortak şebeke veya farklı kaynakların karışımından oluşan suyu temsil edecek analizlere ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Makalede, Fas’taki İssen sulama alanının yer altı suları üzerine Faslı araştırmacıların yürüttüğü bir çalışmaya da yer veriliyor. 2013 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen üç kampanyada 36 kuyudan alınan örneklerin incelendiği çalışmada, incelenen noktaların %11’inde elektriksel iletkenliğin 3 dS/m’nin üzerinde olduğu belirlendi. Irrigation and Drainage dergisinde 2018’de yayımlanan bu sonuçlar, sulama kaynaklarının tek tip değil, farklı kalite düzeylerine göre yönetilmesi gerektiğine işaret ediyor; ancak çalışma, 2026’da Souss-Massa’daki bütün işletmelerin durumunu göstermiyor. Su kalitesinin ilk değerlendirmesinde kullanılan elektriksel iletkenlik (CE), çözeltinin elektrik akımını iletme kapasitesini ve genel mineralizasyon düzeyini gösteriyor. Ancak aynı iletkenlik değerine sahip iki suyun kimyasal bileşimi ve tarımsal riski farklı olabilir. FAO’nun Ayers ve Westcot tarafından hazırlanan sınıflandırmaları, evrensel yasal sınırlar değil, belirli agronomik koşullarda kullanım kısıtının derecesini değerlendiren referanslar olarak tanımlanıyor. Ayrıca sulama suyunun ECw değeri ile toprağın doymuş macun özütü olan ECe ayrı ölçümler; bu nedenle sulama suyunda 2 dS/m ölçülmesi, toprakta da aynı değerin oluşacağı anlamına gelmiyor.

İzlanda'da İklim Dostu Tarım Projesi Yeni Çiftçilere Açılacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda'da İklim Dostu Tarım Projesi Yeni Çiftçilere Açılacak

İzlanda’da iklim dostu tarım uygulamalarını geliştirmeyi amaçlayan Loftslagsvænn landbúnaður projesine yeni katılımcıların 2026 sonbaharı ve 2027 ilkbaharında alınması planlanıyor. Çiftçiler, tarım danışmanlığı kuruluşları, çevre kurumları ve tarım ile çevre alanındaki bakanlıkların iş birliğiyle yürütülen projeye tüm tarım dallarındaki işletmeler başvurabilecek. Projeye ilk çiftçiler 2020’de katılırken bugüne kadar yaklaşık 60 işletme yer aldı. Proje, çiftçilerin sera gazı salımını azaltmasına, arazilerde karbon tutumunu artırmasına ve İzlanda tarımında sürdürülebilirlik ile kaynak kullanımını güçlendirmesine destek vermeyi hedefliyor. Çalışmalarda gübre kullanımı ve besin yönetimi, toprak sağlığı ve karbon tutumu, sürdürülebilir işletme yöntemleri ile kaynakların verimli kullanımı öne çıkıyor. Proje kapsamında sera gazı salımını azaltan uygulamaların işletme maliyetlerini ve israfı düşürebileceği, ürün miktarını artırabileceği ve ekonomik verimliliği destekleyebileceği belirtiliyor. Katılımcılara eğitim, danışmanlık ve uygulamalı bilgi paylaşımının yanı sıra çevrim içi toplantılar ve proje kapsamındaki işletmelere ziyaretler sunuluyor. Uzmanlar toplantılarda teknik bilgi aktarırken çiftçiler de kendi deneyimlerini, fikirlerini ve çözüm önerilerini diğer katılımcılarla paylaşıyor. İşletmelerde düzenlenen atölyelerde ise her çiftliğin kendine özgü çevre, üretim ve işletme koşulları inceleniyor; akranlar arası öğrenme, doğrudan çalışma koşulları üzerinden yürütülüyor. Her katılımcı işletmenin kendi koşulları, kapasitesi ve fırsatlarına göre gerçekçi bir eylem planı hazırlaması bekleniyor. Planlarda işletme yöntemlerinin iyileştirilmesi, sulak alanların restorasyonu, arazi ıslahı, ormancılık ve girdilerin daha iyi kullanılması gibi uygulamalar yer alabiliyor. Projeye katılım için başvuru sahiplerinin tarımsal işletme yürütmesi ve yasal raporlama şartlarını karşılaması gerekiyor. Yeni katılımcıların ayrıca temel iklim konularının ele alınacağı hazırlık atölyeleri ile çevrim içi toplantılara katılması ve kendi işletmelerine uygun uygulanabilir adımlar belirlemesi isteniyor. Proje kapsamındaki atölyelerden biri Fljótsdalshérað bölgesindeki Vallanes’te 21 Eylül’de düzenlendi. Toplantıda organik tarım, toprak sağlığı, organik gübrelerle toprak verimliliğinin korunması, münavebe ve pestisit kullanmadan yabancı ot kontrolü konuşuldu. Bir sonraki atölyenin 13 Ekim’de Bárðardalur’daki Svartárkot’ta yapılması planlanıyor. Bu toplantıda tarımda sürdürülebilirliğin yanı sıra sınır bölgelerindeki fırsat ve zorluklar, yerel doğal kaynakların kullanımı, arazi ıslahı, yetiştiricilik ve ormancılık ele alınacak.

İspanya’da Sebze Fiyatları Bir Yılda %17,3 Arttı
Görsel kaynağı: ABC España · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Sebze Fiyatları Bir Yılda %17,3 Arttı

İspanya’da domatesin de dahil olduğu yetiştirilen sebzelerin fiyatı son ayda %18,5 arttı. Domates, salatalık, kabak, balkabağı, patlıcan ve biberi kapsayan gruptaki yükseliş, tüketicilerin alışveriş maliyetini artırdı; domatesle hazırlanan ev yapımı salmorejo da bu nedenle pahalandı. Artış yalnızca aylık dönemle sınırlı kalmadı. Yetiştirilen sebzelerin fiyatı geçen yıla göre %17,3 daha yüksek olurken, ülkede gıda enflasyonu eylülde %5’e yaklaştı.

Yeni Zelanda’da Veterinerler Kuru Dönem İnek Tedavisini Tartıştı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Veterinerler Kuru Dönem İnek Tedavisini Tartıştı

Yeni Zelanda Veteriner Konseyi’nin düzenlediği ülke çapındaki Vet Connect roadshow’una yüzlerce bölgesel ve kırsal veteriner katıldı. Whangārei’den Invercargill’e kadar 14 bölgeyi ziyaret eden toplantılarda kuru dönem inek tedavisi, acil bakım, yapay zekâ ve yaklaşan mesleki uygulama incelemesi ele alındı. Konsey Üst Yöneticisi Iain McLachlan, antimikrobiyal yönetimin ülke genelinde önemini koruduğunu söyledi. McLachlan, kuru dönem inek tedavisinin süt endüstrisi için önemli bir konu olduğunu, veterinerlerin ilaçların uygun kullanımı konusunda çiftçilerle birlikte çalıştığını belirtti. Yalnızca kuruma döneminde enfekte ineklerin tedavi edilmesi, sürülere topluca antibiyotik verilmesine kıyasla antimikrobiyal direnç riskini yönetme yollarından biri olarak gösterildi; bu yaklaşım ticaret ve pazar erişimi yükümlülükleriyle de ilişkilendirildi. Kuru dönem inek tedavisinin yetkilendirilmesine ilişkin yeni şartların 2027’nin başında yürürlüğe gireceği bildirildi. Konsey ayrıca 1 Nisan 2026’da, veteriner-hayvan sahibi ilişkisini ve veterinerlerin sorumluluklarını netleştirmek amacıyla Mesleki Davranış Kuralları’nda değişiklik yaptı. Veterinerler mesleğin uzun vadeli sürdürülebilirliği, teşhis sonrasında bakımı desteklemek için yapay zekânın kullanımı ve gelecek yıl başlayacak mesleki uygulama incelemesi pilot programı hakkında da açıklık istedi.

Türkiye, Mısır ve Hindistan’la Karadeniz’de Tahıl Koridoru İçin Görüşüyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye, Mısır ve Hindistan’la Karadeniz’de Tahıl Koridoru İçin Görüşüyor

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, tarım ürünleri ihracatını da kapsayacak şekilde Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığını yeniden başlatmak için Türkiye, Mısır ve Hindistan’la görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı. Zelenskiy’nin aktardığına göre üç ülke, kendi bayraklarını taşıyan gemilerin Ukrayna ve Rusya limanlarına güvenli biçimde girerek gıda taşımasını önerdi. Ukrayna’nın Karadeniz limanları, ülkenin gıda ihracatındaki ana güzergâhı oluşturuyor ve bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl yükleyebiliyor. Ancak sevkiyatların ağustostan bu yana liman altyapısı ile gemilere yönelik Rus hava saldırıları nedeniyle durduğu bildirildi. Zelenskiy, mevcut sevkiyat hacimlerinin demiryoluyla karşılanamayacağını söyledi. Zelenskiy ayrıca Ukrayna ve Rusya limanlarına giden gemilere saldırılmaması konusunda anlaşma yapılmasını önerdiğini belirtti. Ukrayna Devlet Başkanı’nın açıklamasına göre Rusya, Türk, Hint ve Mısırlı arabulucuların düzenli çağrılarına rağmen plana karşı çıkıyor. Bu nedenle önerinin uygulamaya geçip geçmediğine ilişkin bir bilgi bulunmuyor. Ukrayna Tarım Bakanlığı verilerine göre Kiev şu anda normal ihracat hacimlerinin yalnızca %38’ini gerçekleştirebiliyor. Zelenskiy, tahıl ihracatını kolaylaştırmak amacıyla Avrupa Birliği’nden, 2022’de Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden sevkiyat sağlayan “dayanışma koridorları” programını yeniden başlatmasını da istedi.

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor

ABD’de bitkisel süt satış hacmi son bir yılda %5,4 azaldı. Circana verilerini aktaran The Economist’e göre, kategorinin en çok satan ürünü badem sütünde düşüş %7,9 oldu. Birleşik Krallık’ta hazirana kadar olan yılda satışlar %2,5 gerilerken Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’da büyüme yavaşladı. Tüketicilerin bir bölümünün inek sütüne yönelmesinde fiyat ve sağlık algısı etkili oldu. The Economist, tüketicilerin inek sütünü hane bütçesi açısından daha uygun ve sağlık bakımından daha iyi gördüğünü aktardı. Dairy Foods’un paylaştığı Circana verilerine göre ABD’de bitkisel süt geliri 14 Haziran’a kadar olan yılda 2,4 milyar dolara indi; gelir önceki yıla göre %2 azalırken satılan paket sayısı %5 düşerek 574 milyona geriledi. Bitkisel süt üreticileri yeni tatlar ve ambalaj biçimleriyle talebi korumaya çalışıyor. Yulaf sütü üreticisi Oatly, patlamış mısır ve matcha gibi tatları ürünlerine ekledi. Kategorideki genel düşüşe rağmen şirketin Kuzey Amerika satışları %3,8, ABD mağazalarındaki satışları %10 arttı. Avrupa gelirleri %27 yükselirken Çin geliri %2 geriledi.

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor

Güney Avustralya’daki istiridye yetiştiricileri, geçen yılki zararlı alg patlamasının ardından üretimdeki kayıpları ve stok eksikliğini aşmaya çalışıyor. Adelaide’in kuzeybatısındaki Eyre Yarımadası’nda bulunan Franklin Harbour bölgesi dört ay kapalı kaldıktan sonra kasım ayında yeniden açıldı. Simon ve Meagan Turner’ın ailesine ait işletmede istiridyeler yeniden sağlıklı görünürken, kıyı boyunca toparlanmanın aynı hızda ilerlemediği belirtiliyor. Hasat alanlarının kapanması ve geleceğe ilişkin belirsizlik nedeniyle yetiştiriciler, normalde suya yerleştirecekleri genç istiridyeleri geçen yıl stoklayamadı. İstiridyelerin büyümesi 12 ila 15 ay sürdüğü için bu kararın üretim üzerindeki etkisi ancak şimdi belirginleşiyor. Turner ailesinin işletmesinde normalden yaklaşık %40 daha az stok bulunuyor. Hükümet desteği, işletmeyi alg patlamasının en ağır dönemindeki büyük mali kayıplardan korudu ve yeniden açılıştan sonra finansal açıdan çok iyi bir yıl geçirildi. Ancak işletmede su içindeki ürün miktarı yetersiz olduğu için üretim sıkıntısının bundan sonra daha fazla hissedilmesi bekleniyor. Spencer Körfezi’ndeki Stansbury bölgesinde faaliyet gösteren Steve Bowley ise en az 18 aydır yeni stok yerleştirmedi. Bowley, artan deniz kabukluları ve ölü yosunların su altyapısına zarar verdiğini, işletme değerinin 400.000 Avustralya doları gerilediğini ve ölümlerin arttığını tahmin ediyor. Her beş düzine istiridyeden yaklaşık bir düzinesinin öldüğünü söyleyen Bowley, bunun 20 yılı aşkın süredir görmediği bir durum olduğunu belirtti. Ona göre sudaki oksijen ve su akışındaki azalma, istiridyeleri strese sokarak zayıf olanların ölmesine yol açıyor. Yaz yaklaşırken üreticiler, su sıcaklıklarının yükselmesiyle alg patlamasının yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağını bekliyor.

Irak Tarım Bakanı, Tunuslu Mevkidaşıyla Tarımsal İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak Tarım Bakanı, Tunuslu Mevkidaşıyla Tarımsal İş Birliğini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim eş-Şemmeri, Umman’ın başkenti Maskat’ta Tunus Tarım Bakanı İzzeddin bin Şeyh ile bir araya geldi. Görüşme, Uluslararası Hurma Konseyi üyeleri toplantısının oturumu kapsamında gerçekleştirildi. Taraflar, tarım sektörlerinde ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilmesini ele aldı. Ayrıca hurma üretimi ve pazarlaması ile yüksek kaliteli zeytinyağı alanlarında ticaret ve yatırımı geliştirmeye odaklanan ortak bir mutabakat zaptı imzalanmasına yönelik hazırlıkları görüştü.

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı

Arjantin’de bölgesel soğutma sanayisi kuruluşu FIFRA’nın Başkan Yardımcısı Daniel Urcía, bilgi eksikliğinin sığır üreticilerinin hayvan izlenebilirliğini belgeleyen VISEC Carne platformuna katılımını geciktirdiğini söyledi. Urcía, Avrupa Birliği’ne gönderilen etin ormansızlaşma karşıtı düzenlemenin gereklerini karşıladığını göstermek için kullanılan sisteme katılımın üreticiler açısından maliyet taşımadığını belirtti. VISEC Carne’ye şimdiye kadar yaklaşık 15.000 işletme, 40 mezbaha, 170 hayvan komisyoncusu ve 52 ithalatçı gönüllü olarak katıldı. Urcía’ya göre AB düzenlemesi, Arjantin sektörü açısından gelecek 1 Ocak’tan itibaren uygulanabilir kabul edilmeli. Düzenleme, ithalatçıların ürünlerin 2020’de belirlenen kesim tarihinden sonra ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini kanıtlamasını gerektiriyor. Resmi yükümlülük ithalatçıya ait olsa da tedarikçilerin gerekli bilgileri sağlaması gerekiyor. Urcía, yalnızca Arjantin’in et üreticisi olarak sahip olduğu itibarın yeterli olmayacağını, hayvanların doğduğu, yetiştirildiği ve sonlandırıldığı tüm işletmelerin kurallara uyduğunun belgelenmesi gerektiğini söyledi. VISEC Carne ve Trade Store gibi yetkili platformlar, Senasa, ARCA ve diğer kamu kurumlarının bilgilerine erişiyor. İşletme sahiplerinin ayrıca arazilerini gösteren poligonun doğru sınırlandırıldığını kontrol etmesi gerekiyor. FIFRA yöneticisi işlemi bir sertifika değil, bir kez yapılan idari işlem olarak tanımladı. Bilgiler daha sonra sevkiyatlara eklenerek ithalatçıların Avrupa makamlarına uygunluğu kanıtlamasına yardımcı oluyor. Urcía, veri paylaşmayı reddeden üreticilerin önemli bir pazara erişimini kaybedebileceğini savundu. Bununla birlikte kaynakta, bazı kırsal örgüt yöneticilerinin üreticilere VISEC Carne’ye katılmamalarını önerdiği ve sistemi birincil sektörün çıkarlarına aykırı gördüğü de aktarılıyor. Urcía, Avrupa pazarının özellikle bife, cuadril ve lomo gibi yüksek değerli soğutulmuş kesimler için önem taşıdığını belirtti.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Kaimpenah, hayvancılık ve kanatlı ürünleri fuarının açılışında sektörün gıda güvenliği, ihracat ve istihdam açısından önem taşıdığını söyledi. Kaimpenah, İran’daki sektörün yılda yaklaşık 19 milyon ton süt, et, yumurta ve bal ürettiğini belirtti. Açılış töreni, 26 Mehr 1405 tarihinde düzenlenen uluslararası fuar kapsamında gerçekleştirildi. Kaimpenah’ın verdiği bilgilere göre yıllık üretim 13 milyon tondan fazla çiğ süt, yaklaşık 3,2 milyon ton tavuk eti, yaklaşık 1,14 milyon ton yumurta, yaklaşık 950 bin ton kırmızı et ve yaklaşık 126 bin ton baldan oluşuyor. Sektörün üretimi iç talebin karşılanmasına katkı sağlarken ihracat ve döviz kazanımında da rol oynuyor. Kaimpenah, devrim öncesinde İran’ın peynir ve tereyağı gibi bazı süt ürünlerinde ithalata bağımlı olduğunu, bugün ise İran ürünlerinin komşu ülke pazarlarında bulunduğunu ifade etti. Son iki savaş sırasında çeşitli zorluklar ve ticari kısıtlamalara rağmen hayvansal ürün üretiminin sürdüğünü belirten Kaimpenah, son sekiz ayda yumurta, tavuk eti, süt ürünleri ve yüksek verimli hayvanlara ait dondurulmuş embriyoların ihraç edildiğini açıkladı. Üretimin devamlılığı için Tarım Bakanlığının üretimi izlediği, üreticilere teknik ve yönetsel destek sağladığı, hayvancılık girdilerini temin ettiği ve genetik materyal stoklarını koruduğu aktarıldı. Sektörün geleceği için değer zincirinin tamamlanması, ileri teknolojilerin kullanılması, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, işletme sermayesi ve altyapı finansmanı sağlanması öncelikler arasında sıralandı. Ayrıca enerji tüketiminin optimize edilmesi, hayvancılığın akıllı teknolojilerle geliştirilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması gerektiği belirtildi.

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan’ın Novi Sad Ürün Borsası’nda 12-16 Ekim döneminde mısır en çok işlem gören ürün oldu ve toplam işlem hacminin %60’ını oluşturdu. Alıcı ilgisinin önceki haftaya göre zayıflaması, mısırın ortalama fiyatında %0,88 düşüşe yol açtı. Aflatoksin analizi yapılmamış mısır, kilogram başına 21,30-21,50 dinar aralığında işlem gördü; ortalama ağırlıklı fiyat 21,34 dinar olarak kaydedildi. Buğday piyasasında talep istikrarlı kaldı. Alıcılar %11-13 protein içeren buğdayla ilgilenirken, arzın ağırlıklı olarak daha yüksek proteinli ve beklenenden pahalı ürünlerden oluşması piyasa hareketliliğini sınırladı. İşlem gören buğdayın ortalama fiyatı kilogram başına 22,16 dinar oldu. Soya piyasasında ise alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri uyuşmadığı için işlem yapılmadı. Yemlik arpa, mısırın aksine önceki haftaya göre %0,89 değer kazandı. Talebin arzdan yüksek olmasıyla ilişkilendirilen işlemlerde fiyatlar kilogram başına 20,40-20,50 dinar aralığında gerçekleşti ve ortalama fiyat 20,48 dinar oldu. Mineral gübrelerde NPK ürünleri 59,39-77,70 dinar, Rus üresi ise 57,46-58,87 dinar seviyelerinde işlem gördü; yükselen teklifler nedeniyle üre ticareti haftanın sonunda durdu.

Ekonomist Chovanculiak: Nüfus Artışı Gıda Üretimini Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Postoj · Özgün haber
Veri haberi

Ekonomist Chovanculiak: Nüfus Artışı Gıda Üretimini Destekleyebilir

Slovakya merkezli Postoj’un söyleşisinde INESS ekonomisti ve analisti Róbert Chovanculiak, nüfus artışı, çocuk sahibi olma, ekonomik büyüme, kaynak kullanımı ve çevre arasındaki ilişkiye dair değerlendirmelerde bulundu. Chovanculiak, insanların geçmişe göre daha iyi koşullarda yaşamasının ve ekonomik büyümenin yavaşlasa da sürmesinin, kötü gelecek beklentilerinden çok fırsat maliyetlerinin çocuk sahibi olma kararlarını etkilediğini savundu. Ekonomiste göre geçmişte ailelerin daha fazla çocuk sahibi olmasının başlıca nedenlerinden biri, çocukların hayatta kalma oranının düşük olması ve aile ekonomisine emekleriyle katkı sunmalarıydı. Üç yetişkin çocuğa ulaşmak için yaklaşık yedi çocuk sahibi olunması gerektiğini belirten Chovanculiak, çocukların yarısının 15 yaşına kadar öldüğünü söyledi. Günümüzde ise eğitim ve bakım gibi doğrudan giderlerin yanı sıra, çocukların bakımına ayrılan zaman nedeniyle vazgeçilen imkânların da kararları etkilediğini ifade etti. Chovanculiak, iklim değişikliğiyle mücadele için ekonomik büyümeden fedakârlık edilmesini öngören modellerin bir gerilemeye değil, daha düşük bir büyüme hızına işaret ettiğini belirtti. Daha fazla insan ve müşterinin, yüksek sabit maliyetli üretime yatırım yapılmasını kolaylaştırdığını; bu maliyetler daha geniş bir tüketici kitlesine yayıldığında birim maliyetlerin düşebildiğini savundu. Kentleşmeyle birlikte uzmanlaşmanın ve tekstil fabrikalarının ortaya çıkmasını bu görüşe örnek gösterdi. Söyleşide tarım ve gıda üretimine de değinen Chovanculiak, gelişen teknolojiler ve daha verimli tarım yöntemleri sayesinde daha fazla insanın daha az toprak, gübre ve su kullanılarak beslenebildiğini söyledi. Kaynakta dünya genelinde gıda üretimindeki artışın nüfus artışından hızlı olduğu belirtiliyor. Ekonomist ayrıca, gıdanın bulunmadığı ve insanların yoksul kaldığı yerlerde sorunun başkalarının zenginliği değil, kurumların ve ekonomik kuralların yetersizliği olduğunu savundu. Chovanculiak, Avrupa Birliği’nde 1990’lardan itibaren karbondioksit üretiminin %40 azalırken reel ekonominin %75 büyüdüğünü belirterek ekonomik büyümeyle karbon ayak izinin aynı anda azaltılabileceğini söyledi. Ek bir insanın yalnızca tüketici olmadığını, aynı zamanda emek ve yeni fikir kaynağı olduğunu savunan ekonomist, bu yüzyılda nüfusun zirveye ulaşmasının ardından gerilemesinin teknoloji ve bilimsel fikir üretimini azaltabileceğini öne sürdü. Kaynak kıtlaştığında fiyatların yükselmesinin ise tüketimi azaltma, tasarrufu artırma ve ikame arama mekanizmalarını harekete geçireceğini ifade etti.