ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 48

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı

Kuzey Makedonya’da 38 binden fazla kadın çiftçi kayıtlı bulunuyor. Ancak kadın çiftçilerin önemli bir bölümü finansal güvence, doğum izni, sağlık sigortası ve sosyal korumadan yoksunlukla karşılaşıyor. Bu sorunlar, Strumitsa’daki Europe House’da düzenlenen “Adı Olmadan Hasat: Kırsal Kadınlar ve Görünmeyen Emek” panelinde ele alındı. Panel, Avrupa Birliği Delegasyonu ile üye ülke büyükelçiliklerinin başlattığı “Değişimi Giy” kampanyası kapsamında düzenlendi. Sunulan verilere göre 2021’de kırsal bölgelerdeki kadınların yalnızca %4,1’i mülk sahibi olarak kayıtlıydı; ülke genelinde kadınların toprak sahibi olma oranı ise %12’de kaldı. Tartışmada, kadınların yasal miras hakkına rağmen paylarını erkek kardeşleri lehine bırakabildiği belirtildi. Bu durum uzun süredir devam eden gelenekler ve evlilik sonrası kadının başka bir aileye ait olacağı beklentisiyle ilişkilendirildi. Panelin ana mesajı, kadın çiftçilerin katkısının eşit hak ve fırsatlarla desteklenmesi gerektiği oldu.

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı

Uruguay’daki Federación Rural, arazi alımının alıcının uyruğuna göre sınırlandırılmasına karşı çıktı. Kurum, kamu politikalarının üretimin kârlılığını artırmaya, Uruguaylı üreticilerin araziye erişimini kolaylaştırmaya ve büyük sermayeleri desteklediğini savunduğu istisna rejimlerini kaldırmaya odaklanması gerektiğini bildirdi. Açıklama, “Extranjerización de la Tierra” başlıklı bir duyuruyla yapıldı. Federación Rural, iç kesimlerin nüfus kaybı, orta ölçekli ve aile işletmelerinin azalması ile yerel üreticilerin araziye erişememesi konusundaki kaygıları paylaştığını belirtti. Ancak bu sorunların çözümü için alıcının uyruğunu ölçüt alan yaklaşımı uygun bulmadı. Kuruma göre üretim dokusunu bozan temel unsur, sermayenin ulusal ya da yabancı olmasından bağımsız olarak arazi ve üretimin yoğunlaşması. Bu nedenle alıcının uyruğu, sorunu belirlemek için yetersiz bir gösterge olarak değerlendirildi. Kurum ayrıca, kimlerin arazi satın alabileceğine getirilecek kısıtlamaların mevcut arazi sahibinin taşınmaz değerini düşürebileceği uyarısında bulundu. Federación Rural’a göre mevcut sahiplerin çoğu Uruguaylı üreticilerden oluşuyor ve böyle bir değer kaybı için tazminat öngörülmüyor. Mülkiyet kurallarında değişiklik yapılmasının Uruguay’ın oluşturduğu öngörülebilirlik itibarını zedeleyebileceği ve tarım sektörünü aşan sonuçlar doğurabileceği de belirtildi. Kurum, “etkin kontrol” gibi kavramların idari takdir alanını genişletebileceğini savundu. Federación Rural’ın teşhisine göre yabancılaşma tartışmasının merkezinde yalnızca sahiplerin uyruğu bulunmuyor. Düşük işletme kârlılığı ile yüksek arazi fiyatı arasındaki farkın, istisna rejimlerinden yararlanan büyük sermayelerin vergi avantajlarıyla birleştiği ve Uruguaylı üreticilerin mülkiyete erişimini zorlaştırdığı ifade edildi. Kurum, çeşitlendirilmiş portföylere sahip şirketlerin araziyi bir güvenli varlık olarak kullanabildiğini, geleneksel üreticinin ise üretim marjına bağımlı olduğunu belirtti. Düşük kârlılığın toprağın yoğun ve çıkarıcı biçimde kullanılmasına yol açabileceği, bunun da sürdürülebilirliği güvence altına almayacağı kaydedildi. Kurumun aktardığı verilere göre 2007-2020 arasında istisnai nominatiflik rejimi kapsamında yaklaşık 7 milyon hektar için başvuru yapıldı; bu alan ülkenin yüzölçümünün %43,75’ine karşılık geldi. Başvurulan alanın yaklaşık %80’i sekiz şirkette toplandı. Federación Rural, vergi teşvikleri içeren istisna rejimlerinin eşit olmayan rekabet koşulları yarattığını ve bu avantajlara sahip olmayan üretim sistemlerini olumsuz etkilediğini savundu. Federación Rural, nihai arazi sahiplerinin belirlenebilmesi için kamuya açık bir mülkiyet kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulmasını önerdi. Paravan şirketler veya vakıflar arkasındaki gerçek sahiplerin gizli kalmasını önlemeyi amaçlayan bu sistemin yanı sıra istisna rejiminin ve yürütme organının istisna verme yetkisinin kaldırılması istendi. Özellikle hamiline yazılı paylara sahip anonim şirketlerin arazi alımındaki istisnaların sona erdirilmesi önerildi. Uruguaylı üreticiler için uzun vadeli ve teşvikli finansman, vergi avantajları, miras işlemlerinde kolaylıklar ve Banco República’nın daha uygun kredi koşulları sunması da öneriler arasında yer aldı. Kurum, yabancı yatırımlara bütünüyle karşı olmadığını; adil rekabet ve ulusal üretimle tamamlayıcılık sağlandığında bu yatırımları desteklediğini açıkladı.

İrlanda’da Gıda Okuryazarlığı İçin Ulusal Strateji Çağrısı
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Gıda Okuryazarlığı İçin Ulusal Strateji Çağrısı

İrlanda’daki Airfield Estate ekibi, gıda okuryazarlığının temel bir yaşam becerisi olarak tanınmasını ve bu alanda hükümet genelinde koordineli bir yaklaşım geliştirilmesini istiyor. Dublin’deki kentsel çalışma çiftliği ve gıda eğitimi kuruluşu, dağınık girişimleri ortak bir hedef etrafında birleştirecek Ulusal Gıda Okuryazarlığı Stratejisi hazırlanması çağrısında bulunuyor. Çağrı, çocukların gıdanın nasıl yetiştirildiği, üretildiği ve hazırlandığıyla bağının zayıfladığı yönündeki araştırma bulgularına dayanıyor. Airfield Estate’in araştırmasına katılan ebeveyn ve ilkokul öğretmenlerinin %89,5’i, birçok çocuğun gıda üretiminden kopuk olduğuna inanıyor. National Dairy Council tarafından bu yılın başlarında yayımlanan başka bir araştırmaya göre ise İrlanda’da 12 yaşın altındaki çocukların %56’sı hiç inek sağılırken görmedi. Airfield Estate, her yıl 12.000 okul çocuğunu ağırladığını ve birçok çocuğun çiftlik hayvanlarını, yumurtaların kaynağını ya da yetişen sebzeleri daha önce görmeden geldiğini belirtiyor. Kuruluşun uygulamalı eğitim modeli; gıda üretimi, eğitim, beslenme ve sürdürülebilirliği bir araya getiren programlarla çocukların gıda ve tarımla doğrudan ilişki kurmasını amaçlıyor. Ekip, bu deneyimlerin çocuklar için nadir veya olağan dışı olmaması gerektiğini savunuyor. Kaynağa göre gıda eğitimi İrlanda’da çoğunlukla farklı ders ve programlara bölünüyor; beslenme sağlık, tarım çiftçilik, biyoçeşitlilik fen bilimleri, yemek pişirme ise uygulamalı dersler üzerinden ele alınıyor. Airfield Estate araştırmasında ankete katılan ebeveynlerin %70’i, çocukların ilkokulda gıda hakkında yeterli eğitim almadığına inanıyor. Ayrıca Leaving Certificate düzeyinde Home Economics dersini seçen öğrenci sayısının azaldığı ve uygulamalı yemek pişirme süresinin kısaldığı belirtiliyor. Airfield Estate, gıda okuryazarlığını yalnızca sağlıklı beslenmeyi bilmek veya yemek pişirebilmek olarak tanımlamıyor. Kavram; insanların yaşamları boyunca gıdayı anlamasını, bilinçli kararlar almasını ve karmaşık gıda ortamında yolunu bulmasını sağlayan bilgi, beceri ve özgüveni kapsıyor. Kuruluşa göre bu yaklaşım sağlık, sürdürülebilirlik, iklim, biyoçeşitlilik ve gıda sistemleriyle ilgili konularda daha bilinçli seçimleri destekleyebilir. İrlanda’da sivil toplum kuruluşları, topluluk örgütleri, okullar, çiftlikler, eğitimciler ve işletmelerin farklı gıda okuryazarlığı programları yürüttüğü belirtiliyor. Ancak bu çalışmaların birbirinden bağımsız yürütülmesi, ihtiyaç duyulan ölçekte değişim yaratmıyor. Önerilen ulusal stratejinin hükümet, eğitim, sağlık, tarım, çevre, topluluklar, sivil toplum kuruluşları ve işletmeleri ortak bir hedef etrafında buluşturması bekleniyor.

Çin Tarım Teknolojisi Moldova’da Yer Ediniyor
Görsel kaynağı: TV8 Moldova · Özgün haber

Çin Tarım Teknolojisi Moldova’da Yer Ediniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da düzenlenen Moldagrotech fuarında Çin tarım teknolojileri de tanıtılıyor. MOLDAGROTECH ve FARMER 2026 etkinliklerinde 1.000’den fazla tarım makinesi, ekipman ve araç sergileniyor. Moldexpo’daki fuarlar 15-18 Ekim’de gerçekleştiriliyor ve 400’den fazla katılımcıyı bir araya getiriyor. Etkinlik, tarımsal üretimde kullanılan makine ve ekipmanların sergilendiği bir buluşma niteliği taşıyor.

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Sığır Kesimindeki Düşüş Et Fiyatlarını Etkileyebilir

Paraguay’da yerel sığır kesimindeki gerilemenin tüketiciye yönelik et fiyatlarını etkileyebileceği belirtildi. Paraguaylı Et Üreticileri ve İhracatçıları Birliği (Apepc) Genel Müdürü Claudia Bogado, düşüşün yalnızca bu yıla özgü olmadığını ve önceki yıllardaki koşulların sonucu olduğunu söyledi. Paraguay Merkez Bankası’nın (BCP) son raporuna göre 2026’da sığır kesimi yaklaşık 370.000 baş azaldı; bunun 277.000 başı inek ve düveler dahil dişi hayvan kesimindeki düşüşten oluştu. Bogado, gerilemenin uzun süreli kuraklıklar ile ihracat fiyatları dahil üreticiye yeterli gelir sağlamayan fiyatlardan kaynaklandığını aktardı. Kârlılık eksikliği nedeniyle birçok üreticinin hayvancılıktan çekildiğini belirten Bogado, sektörün bu durumla ilgili yetkilileri ve sağlık hizmetini üç yıldan uzun süredir uyardığını söyledi. BCP raporunda hayvancılık sektörünün büyüme tahmininin de aşağı yönlü revize edildiği kaydedildi. Sektördeki iyileşme beklentisi, üreticilerin dişi hayvanları sürüde tutarak daha fazla buzağı üretmek istemesine yol açıyor. Bogado, uluslararası ve ulusal fiyatların üretici açısından iyi olduğunu, ancak dolar kurundaki değişimin sektör için ek baskı oluşturduğunu ifade etti. Dişi hayvanların elde tutulmasının mevcut kesimi azaltabileceği, ancak sürünün yeniden güçlenmesiyle orta ve uzun vadede üretim kapasitesini artırabileceği belirtildi. Bogado ayrıca yıl sonuna doğru dünya ve iç pazarda et talebinin artmasının beklendiğini söyledi. Küresel ölçekte bir kıtlık döngüsü yaşandığını ve Paraguay’ın bu ortamda fırsata sahip olduğunu belirten Bogado, mevcut sığır varlığının bu fırsatı karşılayacak düzeyde olmadığını kaydetti. Üreticilerin faaliyete devam edebilmesi için uygun koşullara ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz ablukası nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan'dan Ukrayna tahılının ülkeleri üzerinden transit taşınmasına izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahılın ülkesinde tüketilmemesi ve başka ülkelere gönderilmek üzere yalnızca transit geçmesi halinde bu talebe itiraz etmeyeceğini açıkladı. Magyar, Zelenskiy ile görüşmesinde özellikle mısırın mühürlü demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa'ya taşınmasının yararlı olacağının ifade edildiğini söyledi. Macar başbakana göre transit düzenlemesi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı saldırısının ardından önerilen modele göre kurulabilir. Ancak uygulamanın ne zaman başlayacağına ilişkin bilgi verilmedi. Ukrayna'nın buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %90'ı Karadeniz üzerinden gerçekleştiriliyordu; kaynak, Rus saldırılarının Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından tarım ürünü çıkışını neredeyse durdurduğunu belirtiyor. Avrupa Komisyonu ise Avrupa Birliği'nin bu yılki mısır hasadını 50,1 milyon ton olarak öngörüyor. Bu tahmin, önceki üç yılın ortalamasından yaklaşık %20 düşük ve son yaklaşık 20 yılın en düşük seviyelerinden biri. Rekor sıcaklık ve kuraklık özellikle Fransa ile Macaristan'daki mısır üreticilerini etkiledi.

Ukrayna, Tahıl Transitinin Dört Ülkeden Geçmesine İzin İstedi
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber

Ukrayna, Tahıl Transitinin Dört Ülkeden Geçmesine İzin İstedi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Ukrayna tahılının Polonya, Macaristan, Slovakya ve Romanya üzerinden Batı ülkelerine taşınmasına izin verilmesini istedi. Talebi, Macaristan Başbakanı Peter Magyar cumartesi günü RTL televizyonuna verdiği röportajda açıkladı. Zelenski, cuma günü Brüksel'de yaptığı görüşmede özellikle mısırın mühürlü vagonlarla demiryoluyla Batı Avrupa'ya gönderilmesinin Ukrayna için büyük destek olacağını belirtti. Magyar, tahıl transitinde üç-dört yıl önce kullanılan denenmiş bir prosedürün bulunduğunu söyledi. Taşımanın yalnızca Macaristan topraklarından geçmesi halinde önünde engel olmadığını belirten Magyar, transitin ilgili ülkelerden belirli koşullarla geçebileceğini aktardı. Polonya ve Macaristan, kendi tarım sektörlerini korumak amacıyla Ukrayna tahılı ithalatını engellemişti. Ukrayna ise dünya piyasalarına milyonlarca ton tahıl ihraç ediyor ve Avrupa Birliği'ne katı bir kota sistemi kapsamında satış yapıyor.

Suriye’de Sebze Fiyatları Sezon Sonuyla Yükseldi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Sebze Fiyatları Sezon Sonuyla Yükseldi

Suriye’de çoğu sebzenin fiyatı, yaz üretim sezonunun sona yaklaşması ve bazı ürünlerde üretimin gerilemesiyle yükseldi. Şam Sebze ve Meyve Tüccarları ve İhracatçıları Komitesi Başkanı Usame Kızıl, artışta hava koşulları, sulama suyu yetersizliği ve ithalat güçlüklerinin de etkili olduğunu belirtti. Hava sıcaklıklarının düşmesi, özellikle domates olmak üzere bazı ürünlerin olgunlaşmasını geciktirdi. Patates başta olmak üzere bazı ürünlerde üretim, mevcut sezonda yeterli sulama suyu bulunmaması nedeniyle geriledi. Kızıl, komşu ülkelerdeki yüksek fiyatların ve Mısır dahil bazı ülkelerin iç piyasadaki fiyat istikrarını korumak amacıyla ihracata kısıtlama getirmesinin ithalatı zorlaştırdığını söyledi. Kışlık hazırlık döneminde patlıcan ve biber fiyatları da geçen yıla göre arttı. Üretimdeki gerilemenin bu yükselişte etkili olduğu belirtilirken, yüksek fiyatlar söz konusu ürünlere yönelik talebi önceki sezonlara kıyasla düşürdü ve özellikle düşük gelirli tüketicilerin alışılmış miktarlarda alım yapmasını zorlaştırdı. Kızıl, sebze ve meyve ihracatının yerel fiyatlar üzerinde kayda değer etkisi bulunmadığını, Körfez ülkelerine günlük ortalama yaklaşık 10 frigorifik kamyon gönderildiğini ifade etti.

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi

Patateslerin filizlenmesinin satın alma sırasında yapılan bir seçimden çok, yanlış depolamayla ilişkili olduğu belirtiliyor. Filizlenen patateslerin tüketime uygun olmayabileceği aktarılırken, depolama yerinin yanı sıra ışık ve sıcaklığın da süreci etkilediği ifade ediliyor. Sarımsak gibi bazı ürünlere yakınlık da filizlenmeyi hızlandırabiliyor. Kaynakta, patatesleri gıda dolabında saklamak yerine buzdolabında muhafaza etmenin eski bir inanışın aksine daha iyi sonuç verebileceği belirtiliyor. Soğutmanın patateslerin yapısını bozduğu yönündeki görüşün geçerli olmadığı, buzdolabının muhafazayı belirgin biçimde iyileştirdiği aktarılıyor. Buzdolabında saklama sırasında patateslerin hava alabilmesi için file veya kâğıt torba kullanılması öneriliyor. Havalandırmayı engelleyen plastik torbaların patatesleri yumuşatabileceği ya da küf oluşumuna yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Soğutma süreci uzatsa da patateslerin sınırsız süreyle saklanamayacağı, düzenli kontrol edilmeleri ve iki hafta içinde tüketilmeleri gerektiği kaydediliyor.

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı
Görsel kaynağı: Sunday World · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı

El Niño iklim örüntüsüyle bağlantılı uzun süreli kurak koşullar, Kenya’da taze süt arzını aksattı. Başkent Nairobi’de tüketiciler son haftalarda aralıklı kıtlıklarla karşılaşırken, süpermarketler artan talep karşısında düzenli teslimatları sürdürmekte zorlandı. Bazı popüler markalar raflarda hızla tükenirken, sabah gelen süt sevkiyatlarının da birkaç saat içinde satıldığı bildirildi. Kıtlık, perakende fiyatlarını yükselterek yaşam maliyeti baskısı altındaki hanelerin bütçelerini daha da zorladı. Kenya Dairy Board verilerine göre resmi sektördeki işlemeciler temmuzda en az 81 milyon litre çiğ süt topladı; bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %5,8 düşüş anlamına geliyor. Bir süt çiftliği yöneticisi de üretimde %3,7 gerileme yaşandığını belirtti. Çiftlik teknik sorumlusu Nora Makena, hayvan yemi giderlerinin üretim maliyetlerinin yaklaşık %70’ine çıktığını, geçen yıl bu oranın %55 olduğunu söyledi. Bazı çiftçiler yem miktarını azaltırken süt verimi ve sığırların fiziksel durumu olumsuz etkilendi. Tarım yetkilileri, yağışlı El Niño dönemi öncesindeki kurak koşulların otlakların azalmasına ve işlemecilere yapılan süt teslimatlarının düşmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor. Kenya Meteoroloji Dairesi, ekim-aralık döneminde ülkenin yaklaşık %80’inde ortalamanın üzerinde yağış bekliyor. Yağışların otlakları ve yem bulunabilirliğini iyileştirmesi beklenirken, uzmanlar çiftçilerin yem stoklarını yeniden oluşturması ve hayvan verimliliğini artırması gerektiği için toparlanmanın hemen gerçekleşmeyeceği uyarısında bulunuyor. Kenya hükümeti sektörü istikrara kavuşturmak amacıyla yem dağıtımı, piyasa denetiminin güçlendirilmesi ve süt kayıplarını azaltacak soğuk zincir altyapısının geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Yetkililer ayrıca sığır yetiştiriciliğine bağımlılığı azaltmak için deve, keçi ve manda sütü gibi alternatif süt kaynaklarını teşvik etmeyi planlıyor.

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi

Pakistan’ın Macaristan Büyükelçiliği, Budapeşte’de ilk Pakistan Pirinç Festivali’ni düzenleyerek basmati pirincini Macar ithalatçılar, şefler ve gıda sektörü profesyonellerine tanıttı. Pakistan Ticaret Bakanlığı ile Pakistan Ticaret Geliştirme Kurumu’nun (TDAP) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, tarım ve gıda ihracatını artırma ve yeni ticari bağlantılar kurma hedefiyle yapıldı. Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, ülkenin tarım ve gıda ürünlerini Avrupa başkentlerindeki alıcılara doğrudan ulaştırmanın yeni müşteriler kazanmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyledi. Khan, basmati pirincinin Pakistan’ın en çok tanınan ihracat ürünlerinden biri olduğunu ve uluslararası pazarlardaki talep artışının ülkenin çiftçileri ile ihracatçıları açısından teşvik edici bulunduğunu belirtti. Hükümetin tarım ve gıda ihracatını genişletmeye, yatırım çekmeye ve geleneksel pazarların ötesinde ticari bağlar kurmaya bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Festivale gıda ve tarım sektöründen ithalatçılar ile iş dünyası temsilcilerinin yanı sıra önde gelen Macar şefler, kamu kurumlarının temsilcileri ve diplomatik topluluk üyeleri katıldı. Pakistan’ın Budapeşte Büyükelçisi Asif Hussain Memon, basmati pirincinin mirası, önemi ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi verdi. Memon, ürünün yalnızca tarımsal bir ürün değil, Coğrafi İşaret ile korunan ve kanıtlanmış kaliteye sahip tanınmış bir marka olduğunu vurguladı. Etkinlik kapsamında Pakistan Ticaret ve Yatırım Ataşesi tarafından “Biryani Sanatı” adlı canlı pişirme gösterisi düzenlendi. Konuklara Pakistan pirinciyle hazırlanan yemekler tanıtılırken Himalaya pembe tuzu gibi tamamlayıcı ürünler de sergilendi ve tadıma sunuldu. Büyükelçilik ayrıca Macarca pirinç yemekleri tariflerinden oluşan kısa bir kitap hazırlayarak katılımcılara Pakistan pirinci örnekleri dağıttı. Konuklar, Pakistan’ın Karaçi’deki Expo Centre’da 23-26 Kasım 2026’da düzenleyeceği FoodAg 2026 fuarına da davet edildi.

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir

Şili’de Portal Agro Chile’de yayımlanan görüş yazısında Agronomi Okulu akademisyeni Cecilia Ramos, kırsal kadınların tarımsal üretim, ailelerin geçimi, topluluk örgütleri ve bölgesel bilgi birikiminin korunmasında önemli rol oynadığını belirtiyor. Ramos, bu katkının kırsal alanların ve tarımın geleceğini şekillendirebileceğini savunuyor. Kırsal kadınların aynı zamanda bakım, çalışma ve liderlikten oluşan üçlü bir yük taşıdığına dikkat çekiyor. Yazıya göre kırsal kadınların toprağa, finansmana, eğitime ve teknolojiye erişiminde önemli eşitsizlikler bulunuyor. Ramos, bu farkların giderilmesini yalnızca eşitlik meselesi olarak değil, tarım ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir tercih olarak değerlendiriyor. Kırsal alanların bir diğer sorunu ise birçok gencin yeni fırsatlar arayışıyla kentlere göç etmesi ve bunun bilgi, deneyim, gelenek ile üretim kapasitesinin kaybına yol açması. Ramos, kadınların agroturizm, ürünlerini dijital platformlar üzerinden doğrudan pazarlama ve suyla diğer kaynakları daha verimli kullanmaya yönelik teknolojiler aracılığıyla tarımı yenilik ve girişimcilikle buluşturduğunu aktarıyor. Akademisyene göre bağlantı, dijital okuryazarlık ve teknik eğitim, geleneksel bilgiyi yeni araçlarla birleştirerek gelecek kuşaklar için kalkınma, ekonomik özerklik ve istihdam fırsatları yaratabilir.

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırıları nedeniyle limanlardan yapılan tarımsal ihracatın büyük ölçüde aksaması üzerine Romanya, Polonya, Slovakya, Macaristan ve diğer komşu ülkelerden Ukrayna tahılının toprakları üzerinden Batı Avrupa pazarlarına taşınmasına izin vermelerini istedi. Talep, Ukrayna’nın tahıl ihracatını yeniden sürdürebilmesi için kara ve demir yolu güzergâhlarının kullanılmasını öngörüyor. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahıl sevkiyatlarının Macaristan’da satılmaması ve yalnızca ülke topraklarından transit geçmesi koşuluyla bu taşımacılığa karşı çıkmayacağını söyledi. Magyar, Zelenski’nin mısırın mühürlü trenlerle Batı Avrupa’ya gönderilmesinin Ukrayna ekonomisine önemli destek sağlayacağını anlattığını aktardı. Önerilen modelin, Rusya’nın Şubat 2022’deki işgalinden kısa süre sonra kullanılan transit çözümlere benzemesi planlanıyor. Ancak kaynaklarda Romanya veya diğer komşu ülkelerin talebi kabul ettiğine ya da uygulamanın başlatıldığına ilişkin bilgi bulunmuyor. Ukrayna, buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor; bu ürünlerin ihracatının yaklaşık %90’ı normal koşullarda Karadeniz üzerinden taşınıyor. Rusya’nın limanlara yönelik saldırıları bu güzergâhtaki tarımsal sevkiyatları neredeyse tamamen durdurdu. Transit talebi, Avrupa Birliği’nde mısır üretiminin de kuraklık ve aşırı sıcaklıkların etkisiyle gerilediği bir dönemde geldi. Avrupa Komisyonu, AB’nin mısır rekoltesini 50,1 milyon ton olarak tahmin ederken bunun yaklaşık son yirmi yılın en düşük seviyesi ve son üç yıl ortalamasının yaklaşık %20 altında olacağını bildirdi. Fransa ve Macaristan’daki üreticiler aşırı hava koşullarından en fazla etkilenenler arasında gösterildi.

Sebze Üretimindeki Kapanış Bölgesel Tedarikle Karşılanacak
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber

Sebze Üretimindeki Kapanış Bölgesel Tedarikle Karşılanacak

Ardo’nun Groß-Enzersdorf’taki dondurulmuş sebze üretimini kapatacağını duyurması, Spar’ı şaşırttı. Şirket, iki gün içinde alternatif bir düzenleme yaparak uzun süredir çalıştığı Schneiders Gemüsewelt’in Marchfeld bölgesinde daha fazla sebze üretmesini kararlaştırdı. Geçiş süreci henüz tamamlanmış değil. Schneiders Gemüsewelt’in kapasitesini artırması ve ek çiftçileri üretime dahil etmesi gerekiyor. İlave miktarların ne zaman hazır olacağı belirsizliğini korurken, düzenlemenin ürün çeşidi veya fiyatlar üzerindeki uzun vadeli etkisi şu aşamada değerlendirilemiyor.

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya

Sinergia Animal, yumurta sektöründe kafessiz üretime geçişin artık yalnızca hayvan refahıyla sınırlı bir konu olmadığını, şirketlerin rekabet gücü, itibarı ve daha sıkı pazarlara erişimi açısından da sonuçlar doğurduğunu bildirdi. Kuruluşun 9 Ekim’de Bogotá’da sunduğu “Kafessiz Yumurtalar: Daha İyi İş Modellerine Küresel Geçiş” başlıklı rapor, farklı ülkelerden şirket, akademi, kamu ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı bir buluşmada ele alındı. Rapora göre dönüşüm, tüketici beklentileri, büyük şirketlerin tedarik taahhütleri ve hayvan refahının yatırım kararlarında daha fazla dikkate alınmasıyla hızlanıyor. Belgede, uygulamalarını uyarlamayan şirketlerin itibar kaybı ve daha yüksek standartlar uygulayan pazarlara erişimde zorluk yaşayabileceği belirtiliyor. Buna karşılık kafessiz sistemlere yönelmek, şirketler için ticari farklılaşma fırsatı yaratabilir. Ancak rapor, geçişin üreticiler açısından yatırım yapılmasını ve teknik uyarlama gerçekleştirilmesini gerektirdiğini de vurguluyor. Bu nedenle değişim, yalnızca kurumsal taahhüt açıklanmasıyla değil, üretim sistemlerinin ve işletme uygulamalarının dönüştürülmesiyle bağlantılı görülüyor. Şili’de kafesli üretimin ağırlığı sürüyor. Instituto Nacional de Estadísticas verilerine göre 2026’nın ilk yarısında ülkede üretilen yumurtaların %96’sı konvansiyonel veya kafes sistemlerinden geldi; bu miktar 2 milyardan fazla yumurtaya karşılık geliyor. Yerde, aviary ya da serbest dolaşan tavuk sistemlerinden elde edilen yumurtaların payı ise %4’te kaldı. Raporda, ülkedeki üretim yapısıyla şirketlerin kafessiz tedarik hedefleri arasındaki farkın sektör için önemli bir dönüşüm alanı oluşturduğu kaydediliyor. Tüketici tarafında ise 14 ülkeyi kapsayan ve Şili’nin de dahil olduğu bir araştırma, katılımcıların çoğunun kafese konulan tavukların acı çekmesini önlemeyi öncelikli gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcılar kafessiz veya açık alan sistemlerinden elde edilen yumurtaları tercih ettiklerini belirtirken, etiketlerdeki bilgilerin yeterince açık olmaması bu tercihin satın alma kararına dönüşmesini zorlaştırabiliyor. Böylece üretim biçiminin tüketiciye anlaşılır biçimde aktarılması, ticari geçişin koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Şili’de bazı şirketler bu yönde adım atmış durumda. Sinergia Animal’in 2025 Cage-Free Tracker ekine göre IKEA’nın restoranları, La Clementina, Melting Cook, Savia Mercado Justo ve Vapiano değerlendirilen kapsam içinde geçişini tamamlayan şirketler arasında yer alıyor. Cencosud ise Jumbo ve Spid’de 2028’e kadar yalnızca kafessiz taze yumurta satmayı hedefliyor. Rapor ayrıca, kafeslerin tavukların yürüme, kanatlarını açma ve yuva yapma gibi doğal davranışlarını kısıtladığına ilişkin bilimsel bulguları aktarıyor.

Kazakistan, Kamboçya’ya Tahıl, Et ve Bitkisel Yağ İhracatıyla İlgileniyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan, Kamboçya’ya Tahıl, Et ve Bitkisel Yağ İhracatıyla İlgileniyor

Kazakistan Başbakanı Olzhas Bektenov ile Kamboçya Başbakanı Hun Manet, Astana’da ticaret ve ekonomik işbirliğini genişletme yollarını görüştü. Kamboçya Başbakanı Hun Manet’in ziyareti, Kazakistan’a yaptığı ilk resmi ziyaret olarak aktarıldı. Görüşmelerde tarımın yanı sıra yatırım, ulaştırma, lojistik, dijitalleşme, yapay zekâ, turizm ve insani değişimler ele alındı. Bektenov, Kazakistan’ın Kamboçya’ya tahıl, bitkisel yağlar, et ve işlenmiş tarım ürünleri ihraç etmeye ilgi duyduğunu belirtti. Taraflar tarımsal işleme ve depolama alanlarında ortak proje olanaklarını, modern sulama teknolojilerinin uygulanmasını ve tarımsal işbirliğinin geliştirilmesini değerlendirdi. Görüşmede ticarete konu ürünlerin kapsamını genişletme ve iş dünyaları arasında doğrudan bağlantılar kurma fırsatları da ele alındı. Ulaştırma ve lojistik başlığında, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası’nın Çin-Laos-Vietnam-Kamboçya koridoruna bağlanması olasılığı incelendi. Bu girişimin Güneydoğu ve Orta Asya arasındaki bağlantıları güçlendirebileceği ve Avrupa pazarlarına erişim için ek fırsatlar yaratabileceği belirtildi. Kamboçya’nın finans ve iş dünyası temsilcileri Astana Uluslararası Finans Merkezi’nin olanaklarından yararlanmaya davet edilirken, görüşmelerin ardından Tokayev ile Hun Manet ortak bildiri kabul etti.

Gürcü Buğdayı Ekmek Festivalinde Tanıtılıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcü Buğdayı Ekmek Festivalinde Tanıtılıyor

Gürcistan Tarım Bilimsel Araştırma Merkezi, 17-18 Ekim tarihlerinde Gürcistan Ulusal Botanik Bahçesi'nde düzenlenen ekmek festivaline katılıyor. Merkez, etkinlikte Gürcü buğdayının endemik türleri ile yerel çeşitlerinin örneklerini ve tarımsal biyolojik çeşitliliğin korunmasına ilişkin bilimsel ve bilgilendirici materyalleri sunuyor. Festival ziyaretçileri ayrıca merkezin bitki genetik kaynaklarını bulma, koruma ve muhafaza çalışmalarına ilişkin bilgi alabiliyor. Etkinlikte, Cighaura'da korunan nadir Gürcü üzüm çeşitlerinden üretilen şarap örnekleri de sergileniyor. Merkez Direktörü Levan Ujmajuridze, festivalin Gürcü buğdayının tanıtılması ile endemik türlerin ve yerel çeşitlerin korunması açısından önem taşıdığını belirtti. Ujmajuridze, Gürcü buğdayının uluslararası tanınırlığı ve kendine özgü tat ya da diğer özellikleri konusunda farkındalığın artmasının, çiftçileri yerel çeşitlerin üretimdeki payını yükseltmeye teşvik edebileceğini söyledi. Merkezin yıllardır Gürcü buğdayının endemik türleri ve yerel çeşitlerini bulma, inceleme, koruma ve çiftliklerde yaygınlaştırma çalışmaları yürüttüğü aktarıldı. Toplum katılımı, eğitim ve farkındalık kategorisinde Acanthus Prize altın ödülünü alan festival, botanik bahçesinde yedinci kez düzenleniyor.

FAO, COP17’de Ekolojik Tarım Modellerini Sunacak
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber

FAO, COP17’de Ekolojik Tarım Modellerini Sunacak

FAO, Erivan’da düzenlenen COP17 Biyoçeşitlilik Konferansı’nda ekolojik tarım modelleri ile OECM alanlarına ilişkin deneyimini sunacak. Bilgi, FAO Genel Direktörü Yardımcısı Kave Zahidi’nin Sputnik Armenia’ya açıklamasına dayanıyor. OECM (diğer etkili alan temelli koruma önlemleri), rezerv veya korunan doğal alan statüsünde olmayan ancak hayvan ve bitki türleri için önem taşıyan bölgeleri ifade ediyor. Bu alanların belirlenmesi, yaban hayatını koruma çalışmalarının rezervlerin dışında da yürütülmesine olanak sağlıyor. Konferans Erivan’da 19-30 Ekim’de yapılıyor.

Çin, ABD Soyası Alımlarını 15 Milyon Tona Çıkardı
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çin, ABD Soyası Alımlarını 15 Milyon Tona Çıkardı

Çinli devlet alıcıları, üç ticari kaynağa göre tek gecede 10-13 Panamax yükü ABD soyası satın aldı. Aralık-mart döneminde teslim edilmesi planlanan bu alımlar, Donald Trump ile Şi Cinping’in eylüldeki görüşmesinden bu yana gerçekleşen ikinci önemli satın alma dalgası oldu. Çinli devlet ticaret şirketleri aynı hafta salı günü 8-10 yük daha almıştı. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) günlük ihracat satışları raporunun büyük ölçüde doğruladığı işlemlerle haftalık toplam 18-23 yüke, Reuters hesaplamasına göre yaklaşık 1,2-1,5 milyon tona ulaştı. Çin’in 2026/27 pazarlama yılı alımları yaklaşık 15 milyon tona çıkarken bu miktar, Beyaz Saray’ın 25 milyon tonluk hedefinin yaklaşık %60’ına denk geldi. Alımlar piyasa endişelerini hafifletti; piyasa aktörleri dönüşü kalıcı talep işareti olarak değerlendirdi.

Ukrayna Komşularından Tahıl Transit Geçişi İstedi
Görsel kaynağı: Exxpress · Özgün haber

Ukrayna Komşularından Tahıl Transit Geçişi İstedi

Bir medya haberine göre Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy, Karadeniz'deki abluka nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan'dan tahıl sevkiyatının transit geçişine izin verilmesini istedi. RTL, bu bilgiyi Macaristan Başbakanı Peter Magyar'a atıfla cumartesi günü aktardı. Aktarılan açıklamaya göre Magyar, tahılın yalnızca Macaristan üzerinden geçirilmesi koşuluyla itirazı olmadığını belirtti. Zelenskyy ise mısırın mühürlü yük vagonlarıyla Batı Avrupa'ya taşınmasının Ukrayna'ya yardımcı olacağını söyledi. Önlemin olası amacı, ucuz Ukrayna tahılının transit ülkelerdeki pazarlara ulaşarak yerel çiftçiler üzerinde fiyat baskısı oluşturmasını önlemek olabilir.

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi

Birleşik Krallık’ta sığır eti arzının 2026’da sıkı kalması ve fiyatları desteklemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board (AHDB), ülkenin sığır eti üretiminin 2026’da 904.000 tona ulaşacağını öngördü. Üretimin, artan karkas ağırlıklarının daha düşük kesim sayılarını dengelemesiyle 2025’e göre %1 yükselmesi bekleniyor. Üretici güveni, iç politika belirsizliği, aşırı hava olayları ve süregelen kârlılık sorunları nedeniyle kırılgan kalıyor. AHDB’ye göre zayıf tüketici talebi ve değişen ithalat bileşimi, sıkı arzın fiyatları desteklemesine rağmen belirgin fiyat artışını sınırlayabilir.

Bulgaristan’da Süt Ürünleri Fiyatları Avrupa Ortalamasının %30 Üzerinde
Görsel kaynağı: Dnes.bg · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Süt Ürünleri Fiyatları Avrupa Ortalamasının %30 Üzerinde

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ekonomist Julian Voynov’un aktardığı verilere göre Bulgaristan’da gelirler son yıllarda enflasyondaki artıştan daha hızlı yükseldi. Buna karşın ülkedeki gelir düzeyi Avrupa ortalamasının %23 altında kalırken, süt ürünleri fiyatları Avrupa ortalamasının %30 üzerine çıktı. Voynov, et fiyatlarının ise Avrupa’daki seviyelerle yaklaşık aynı, hatta daha düşük olduğunu belirtti. Voynov’a göre bazı kişilerin gelirleri artışın gerisinde kaldı ve asgari ücrete yaklaştı. Gelirlerdeki sürekli yükselişin tüketimi artırarak ekonomiye yeni para soktuğunu söyleyen ekonomist, Bulgaristan’ın büyük bir üretici olmaması ve mal ithal etmesinin fiyatları etkilediğini ifade etti. Petrol ve akaryakıt maliyetlerindeki artışın da ürün fiyatlarına yansıdığını belirtti.

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı

Endonezya’da çiftlik düzeyindeki canlı tavuk fiyatı Rp20.000-20.500/kg seviyesine gerilerken üretim maliyeti Rp24.000-Rp25.000/kg’a yükseldi. Yem fiyatının Rp9.700-10.000/kg’a çıkması maliyet baskısını artırdı. Permindo’dan Asep Saepudin, üreticilerin tavuk başına Rp4.000-5.000 zarar ettiğini ve durum ay içinde kontrol altına alınmazsa yeniden üretim yapamayabileceklerini söyledi. Permindo, hükümetin canlı tavuk için belirlediği Rp19.500/kg’lık Alım Referans Fiyatı’nın (HAP) yükselen üretim maliyetleri nedeniyle artık geçerli olmadığını savundu. Örgüt, yem fiyatının Rp8.000-8.500/kg aralığına indirilmesini ve canlı tavuk için üretim maliyetine uyumlu en az Rp24.000/kg fiyat uygulanmasını istedi. Saepudin ayrıca, piyasa fiyatları üzerinde etkili olduklarını belirttiği entegre üreticilerin satış fiyatlarını artırmasını talep etti. Permindo’nun 180 bağımsız üreticiden oluştuğunu belirten Saepudin, mevcut koşulların sürmesi halinde tüm üyelerin iki ay içinde iflas edebileceği uyarısında bulundu. Tarım Bakanlığına bağlı Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü ekibi ise yem maliyetindeki artışta Rp7.500/kg’ı aşan mısır fiyatı, yükselen kepek fiyatı, döviz kuru ve ithal soya küspesi ile yemlik buğdayın lojistik giderlerinin etkili olduğunu açıkladı. Bakanlık, canlı tavuk alımını kolaylaştırdığını ve broiler günlük civciv üretimini piyasa ihtiyacına göre kontrol ettiğini bildirdi. Kesimhanelerin ve soğuk depoların daha etkin kullanılmasıyla üretici düzeyindeki arzın ve fiyatların desteklenmesi hedefleniyor.