ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

197 haber · Sayfa 5

Pakistan’da Pamuk Piyasasında Fiyatlar Karışık Seyretti
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Piyasasında Fiyatlar Karışık Seyretti

Pakistan’ın yerel pamuk piyasasında geçen hafta işlemler düşük hacimle sürerken fiyatlar karışık seyretti. Karachi Cotton Association (KCA) Spot Rate Committee, spot fiyatı maund başına 600 rupi artırarak haftayı 18.400 rupide kapattı. Haftalık değerlendirmeye göre New York pamuk piyasasındaki hareketler de düzensiz oldu ve uluslararası fiyatlar yerel piyasadaki işlemlerin yönünü etkiledi. New York pamuk vadeli işlemleri libre başına 80-85 ABD senti aralığında dalgalandı. Büyük tekstil grupları, New York fiyatları gerilediğinde ithal pamuğa yönelirken uluslararası fiyatlar yükseldiğinde yerli pamuk alımlarını artırdı. Bu sezon yerli mahsulün kalitesine ilişkin belirsizlik, özellikle kalite erken dönemde kötüleşirken, çırçıları ve iplik fabrikalarını zor durumda bıraktı. Zararlı saldırılarının bazı bölgelerde üretimi düşürebileceği endişesi de arttı. Sindh eyaletinin Umerkot bölgesinde pamuk ekim alanı geçen sezona göre neredeyse iki katına çıktı. Ancak son bir ayda unlu bit, pembe koza kurdu ve beyazsinek bazı alanlardaki ürüne ağır zarar verdi; benzer şikâyetler Sindh’in diğer pamuk üretim bölgelerinden de geldi. Haftalık incelemede pamuk fiyatları Sindh’de maund başına 18.000-18.400, Punjab’da 18.300-18.800 ve Balochistan’da 18.400-18.500 rupi aralığında verildi. Balochistan pamuğunun daha kaliteli olduğu, Sindh’in bazı bölgelerinde stok kalitesini yükseltmek için yerel pamukla karıştırıldığı belirtildi. Piyasadaki belirsizliği, iddia edilen mali usulsüzlük vakaları ve tekstil sektöründeki ödeme sorunları da artırdı. Tando Adam’daki bir çırçının iddia edilen 650 milyon rupilik, Faisalabad iplik piyasasındaki bir tüccarın ise ayrı bir iddia edilen 200 milyon rupilik vakayla ilişkilendirildiği bildirildi. Karachi’deki bir hazır giyim fabrikasının ithal giysilere ilişkin ödemeleri almakta zorlandığı ve 300 işçiyi işten çıkardığı aktarıldı. Faisalabad’da bazı kumaş dokuma birimlerinin düşük kapasiteyle çalıştığı veya tamamen kapandığı belirtildi. Dünya Pamuk Günü kapsamında Karachi Cotton Association’ın etkinliği, önceki yılların aksine Karachi Cotton Exchange binası yerine Federation of Pakistan Chambers of Commerce and Industry’de düzenlendi. KCA, Evacuee Trust Property Board’un Federal Investigation Agency’nin yardımıyla binayı 13 Aralık 2025’ten beri yasa dışı işgal ettiğini öne sürdü; etkinliğin taşınma gerekçesi bu iddia olarak aktarıldı. Öte yandan ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) haftalık raporunda 2026-27 pazarlama yılı için 165.100, 2027-28 için 56.100 balya satış kaydedildi. APTMA ile CAP de ithal perakende ürünlerini yerli üretimle değiştirmek ve Pakistanlı moda markalarını uluslararası pazarlara taşımak amacıyla ortak girişim başlattı.

USDA, Romanya’nın Soya Tahminini Düşürdü; Diğer Büyük Ürünlerde Değişiklik Yapmadı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Romanya’nın Soya Tahminini Düşürdü; Diğer Büyük Ürünlerde Değişiklik Yapmadı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) ekim ayı Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporu, Romanya’nın başlıca tarla bitkilerine ilişkin tahminlerini büyük ölçüde sabit tuttu. Buğday üretimi 12,5 milyon ton ve ekim alanı 2,375 milyon hektar, arpa üretimi 3,45 milyon ton ve alanı 635.000 hektar olarak korundu. Mısır tahmini 7,837 milyon ton ve 1,68 milyon hektar, ayçiçeği tahmini 2,8 milyon ton ve 1,17 milyon hektar, kolza tahmini ise 3,22 milyon ton ve 1 milyon hektar olarak kaldı. Rapordaki tek Romanya düzeltmesi soyada yapıldı. Soya üretim tahmini 310.000 tondan 240.000 tona, ekim alanı da 143.000 hektardan 103.000 hektara indirildi. Kaynak, alan değişiminin %28 olduğunu belirtti. Raporda verilen alan ve üretim rakamlarından hesaplanan ortalama verim; buğdayda hektar başına yaklaşık 5,3 ton, arpada 5,4 ton, mısırda 4,7 ton, ayçiçeğinde 2,4 ton, kolzada 3,2 ton ve soyada 2,3 ton olarak aktarılıyor. WASDE’nin küresel görünümünde mısır öne çıktı. ABD’nin mısır üretim tahmini, eylül ayındaki 401,3 milyon tondan 407,3 milyon tona yükseltildi. Kaynak bu artışı, piyasa beklentilerini aşan verimle ilişkilendiriyor. ABD’nin dönem sonu stok tahmini de 39,8 milyon tondan 47 milyon tona çıkarıldı. Dünya mısır dönem sonu stokları 8,3 milyon ton artışla 280,4 milyon tona yükseldi; kaynak, bu değişikliklerin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Buğday tarafında USDA, Rusya’nın ihracat tahminini 3 milyon ton azaltarak 40 milyon tona çekti. Bu seviye, önceki sezondaki 48 milyon tonun altında bulunuyor. Avrupa Birliği’nin buğday üretimi 133 milyon tona, dünya buğday ticareti ise yaklaşık 209 milyon tona indirildi. Rapora göre Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Fransa’daki mısır üretiminin geçen yıla göre %38 daha düşük öngörülmesi, Avrupa’da bölgesel arzın önemini artırıyor. Soya piyasasında dünya üretimi 0,4 milyon ton artışla 442,7 milyon tona, dönem sonu stokları ise 124,3 milyon tona yükseldi. Kaynağa göre Romanya, buğday ve mısırda yüksek ihracat fazlasına sahip olması nedeniyle bölgesel talep artışından yararlanabilir; ancak bunun için Köstence üzerinden lojistiğin açık kalması gerekiyor. Kanada ve Türkiye, 0,5'er milyon tonluk artışla telafi sağlarken toplam üretim sırasıyla 36,5 milyon ton ve 23 milyon tona çıktı.

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor

Upcycled food, bira üretimi, yağ presleme ve meyve işleme gibi süreçlerde kalan ve normalde insan tüketimine sunulmayan bazı hammaddelerin uygun teknolojiyle yeni gıdalara dönüştürülmesini ifade ediyor. Uluslararası tanıma göre bu hammaddelerin denetlenebilir tedarik zincirlerinden gelmesi, güvenli olması ve besin değerini koruması gerekiyor. Kullanımın çevresel avantaj sağlaması ve hammaddelerin değerini gıda zincirinde daha uzun süre tutması da yaklaşımın koşulları arasında yer alıyor. Bira üretiminden kalan sörtörköly, içerdiği lif ve protein nedeniyle un, fırın ürünleri ve atıştırmalıklarda kullanılabiliyor. Meyve işleme lifleri ile pres artıkları da yeni ürünlere katılabiliyor. 2026 ECOTROPHELIA Europe geliştirmelerinde kahve telvesi, meyve lifi, bira ve mantar işleme yan ürünleri ile yulaf posasının kullanıldığı farklı Avrupa ürünleri yer alıyor.

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor

Fosfatlı gübre fiyatlarındaki %26’lık artış ve sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler, küresel tarımsal üretimin maliyetleri ile gelecek dönem arzına ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 24 Eylül tarihli verilerine göre, Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticarette yol açtığı aksaklıklar her ay 1,5 ila 3 milyon ton gübrenin taşınmasında gecikmeye neden oldu. Bu durumun artan üretim maliyetlerini zamanla gıda fiyatlarına yansıtmasından endişe ediliyor. Gübre piyasasındaki baskıda enerji maliyetleri de etkili oluyor. FAO verilerine göre doğal gaz fiyatları, Orta Doğu’daki çatışma öncesi seviyelere göre %129 ila 139 yükselirken Brent petrolündeki artış %39 oldu. Doğal gaz, amonyak üretiminde temel hammadde olarak kullanıldığı için fiyatındaki yükseliş azotlu gübre üreten sanayinin maliyetlerini artırıyor ve üreticilerin kâr marjlarını daraltıyor. Basra Körfezi, tarımsal üretimde kullanılan önemli hammaddelerin küresel tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. FAO’ya göre bölge, dünya üre arzının %30 ila 35’ini, amonyak arzının %20 ila 30’unu ve küresel kükürt ihracatının %50’sini karşılıyor. Uluslararası ticarete konu gübrelerin normal koşullarda %20 ila 30’u da Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre ticari gemilerinin boğazdan geçişi, tanker saldırılarının tırmanması nedeniyle 6 Ekim’de iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indi; bu veri toplam deniz taşımacılığını kapsıyor. Teslimatların zamanlaması, gübre kullanımının bitkilerin belirli gelişme aşamalarıyla bağlantılı olması nedeniyle üretim açısından kritik görülüyor. Ticaret akışı daha sonra düzelse bile yaşanan gecikmeler verimleri etkileyebilir. Yüksek fiyatlar bazı çiftçileri gübre kullanımını azaltmaya veya ekim planlarını değiştirmeye yöneltebilir. FAO, gübre kıtlığının 2026’nın ikinci yarısında ve 2027’de tarımsal verimlerin düşmesine ve gıda arzının daralmasına yol açabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği’nde Komisyon, fiyat artışlarından etkilenen çiftçilere destek amacıyla Ortak Tarım Politikası kapsamındaki acil yardım kaynaklarının artırılması ve kısa vadeli desteklerde üye ülkelere daha fazla esneklik sağlanması seçeneklerini sundu. Gübre stoklarının oluşturulması ve alternatif ürünlerin teşvik edilmesi de gündeme geldi. Bununla birlikte gübre maliyetlerinin nihai gıda fiyatlarına geçişi doğrudan ve tüm ürünlerde aynı değil; artışların süresi, gübrenin toplam maliyet içindeki payı ve maliyetin ne kadarının karşılanabildiği belirleyici oluyor. FAO’nun 2 Ekim’de açıkladığı verilere göre küresel gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak aylık %1,5, yıllık %5,8 yükseldi; bu artış yalnızca gübre maliyetlerine bağlanmıyor.

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor

Karadeniz üzerinden tahıl ve yağlı tohum ihracatının aksaması, Ukrayna’da depolardaki stokların büyümesine, iç piyasada fiyatların düşmesine ve çiftçilerin 2027 ekim planlarını daraltmasına yol açıyor. İHA ve füze saldırılarının altyapı ile deniz taşımacılığını hedef alması, ticari gemilerin sigortalanmasını zorlaştırırken Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya yapılan sevkiyatları da aksatıyor. Odesa bölgesinde çiftçilik yapan Oleksandr Chumak, tahılının yaklaşık %80’ini şu anda kârla satamadığını ve gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmayı planladığını belirtiyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise üreticilerin ürünlerini satamadıkları için vergi ve arazi kirası ödemelerini karşılamakta zorlandığını söylüyor. Dykun’a göre kolza ile ayçiçeği tohumu hâlâ satılabilen ürünler arasında bulunuyor ancak bu satışlar masrafları karşılamaya yetmiyor. Finansman ihtiyacındaki artış da krizin işletme sermayesi üzerindeki etkisini gösteriyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine işletme sermayesi için 1,53 milyar grivna kredi kullandırdı; bu tutar önceki yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Bazı üreticiler nakit yaratmak için ürünlerini düşük fiyatlardan erkenden satarken, depolama imkânı bulunanlar fiyatların toparlanmasını bekleyerek satışları erteliyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona çıkması bekleniyor. Ancak önceki sezondan devreden stoklar, saldırılara karşı kırılgan olan depolama ve taşıma altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Çiftçiler 2027 planlarında lojistik maliyetlerinden daha az etkilenen yağlı tohumlara ve niş ürünlere yönelirken Chumak, mısır ve arpadan tamamen vazgeçmeyi planladığını belirtiyor. Tarım sektörü ayrıca iş gücü eksikliği, askerî seferberlik, mayınlı araziler ve çiftliklere yönelik saldırılarla karşı karşıya. Ukrayna’nın önemli tarım ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz’den taşınıyor. Ağustos 2026’da tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tona gerileyerek önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %58 düştü. Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki elverişli buğday ve arpa hasatları ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi üretim, küresel etkileri şimdilik sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise deniz rotalarının yeniden açılmasının diğer ülkelerdeki tahıl fiyatlarını ton başına birkaç on dolar düşürebileceğini söylüyor. Karadeniz’deki ölümcül olaylar ekim ayında da devam ederken Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin ortasında ihracatın yeniden başlaması için bir anlaşmaya arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, tarımda yerli üretimin korunması için Bakanlar Konseyi başta olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların fiyatları düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını, kuraklığın da hayvan yemi üretimini tehdit ettiğini bildirdi. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin ülke içindeki pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek en etkili önlemin çiğ süt ithalatının azaltılması olduğunu söyledi. Bićo, uzun vadede süt ihraç edilirken bu sütten yapılan pahalı peynirlerin ithal edilmesi yerine yerli mandıralara yatırım yapılmasını ve peynir ile diğer süt ürünlerinin ülkede üretilmesini önerdi. Bićo’nun aktardığına göre Sırbistan, kendi üreticilerini korumak amacıyla geçen mayıstan bu yana Bosna-Hersek’ten süt ithalatını yasakladı. Bunun ardından Bosna-Hersek’teki alıcılar çiğ süt fiyatını litre başına 55, 60 ila 80 fenige indirdi. Bićo, bu bedelin üretim maliyetlerini karşılamadığını ve çiftliklerin kapanması riski bulunduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık nedeniyle silajlık mısırdaki zararın %50’yi aştığını, bunun da kışlık hayvan yemi arzını tehlikeye attığını belirtti. Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük tarifeleri konusunda yetkinin Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi’nde olduğunu, ancak Konseyin son dört yılda bu önlemleri gündeme getirmediğini savundu. Çiftçiler gelecek hafta tarımdaki durumu görüşmek üzere yeni adımlar belirleyeceklerini, sonuç alınmaması halinde süt taşıyan tankerleri durdurmak için sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Federasyondaki üretimin genel durumuna ilişkin değerlendirmesinde Bićo, yerli üreticilerin en iyi koşullarda ihtiyaçların yaklaşık %35’ini karşıladığını, kurak yıllarda bu oranın %20’nin altına indiğini söyledi. İlkbahar ekimi için vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt yardımının henüz yapılmadığını da belirten Bićo, üreticilerin litre başına 4 KM yakıt kullandığını ifade etti.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’da balıkçılık faaliyetlerini daha ayrıntılı izlemek amacıyla yapay zekâ, kameralar, çevresel DNA ve robotik sistemleri bir araya getiren OptiFish girişimi yürütülüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 2024’ten beri sürdürülen dört yıllık proje, sekiz ülkeden araştırmacıların katılımıyla balık türlerini otomatik tanımayı ve avların izlenmesini geliştirmeyi hedefliyor. Avrupa balıkçı filoları yılda 3,2 milyon ton balık indirirken, bu avın değeri 5,5 milyar avro olarak veriliyor. Projenin arka planında denizdeki faaliyetlere ilişkin veri eksikliği bulunuyor. Belçika’da yaklaşık 60 balıkçı teknesi olmasına rağmen bilimsel örnekleme, balıkçılık seferlerinin yalnızca %1,5’ini kapsıyor. Geleneksel izleme, teknelerde görev yapan bilimsel gözlemcilere dayanıyor ve denizdeki faaliyetlerin yalnızca bir bölümünü kapsayabiliyor. Eksik veriler, balıkçıların, bilim insanlarının ve düzenleyicilerin hangi türlerin nerede ve ne miktarda yakalandığını kesin olarak belirlemesini zorlaştırıyor. Sander Delacauw, sürdürülebilir balıkçılık yönetiminde toplanan verilerin stok değerlendirmeleri ve kota kararlarına temel oluşturacak kadar kaliteli ve yeterli olması gerektiğini belirtti. Kaynağa göre yalnızca dijital raporlama, hangi türlerin nerede ve hangi miktarlarda yakalandığına ilişkin bilgi açığını kapatmıyor. Bu ayrıntılar bulunmadığında yöneticilerin sürdürülebilir av limitleri konusunda karar vermesi, deniz ürünlerini tedarik zinciri boyunca izlemesi ve balıkçıların seferlerini planlaması zorlaşıyor. OptiFish kapsamında geliştirilen yapay zekâlı kamera sistemleri pompalı tekneler, ayıklama masaları, kirişli troller ve küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde deneniyor. Sistemler, üst üste duran veya kısmen gizlenen balıkları tanımak üzere eğitiliyor. Proje ortağı DTU Aqua’nın elektronik izleme altındaki taşıma bantlarında balıkları takip eden sistemi, birbirine benzeyen altı tür üzerinde balıkları %90,43 oranında doğru eşleştirdi. Araştırmacılar ayrıca üst üste duran balıkları ayıklama bantlarında ayıracak bir robotik kol geliştiriyor. Araştırmacılar denizde balıkların bıraktığı çevresel DNA parçacıklarından da yararlanıyor. Su örnekleri veya balıkçı ağlarına bağlanan özel problar aracılığıyla sudaki türlerin belirlenmesi ve belirli bir balık stokunun biyokütlesinin tahmin edilmesi amaçlanıyor. OptiFish, bu yöntemleri Kuzey Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan beş pilot sahada test ediyor. Revize Balıkçılık Kontrol Tüzüğü kapsamında elektronik raporlama çoğu tekne için zorunlu olurken, izleme kurallarının 2028’e kadar küçük teknelere, dijital izlenebilirliğin ise 2029’a kadar işlenmiş balıklara genişlemesi öngörülüyor. Daha doğru verilerin sefer planlamasına, yakıt ve maliyetlerin azaltılmasına ve hassas stokların aşırı avlanmasından kaçınılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı

Mısır Ticaret Odaları Genel Birliği Başkan Danışmanı Ala Ezz, küresel buğday fiyatının tedarik zinciri sorunları, Karadeniz’deki belirsizlikler ile navlun ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yaklaşık %6 arttığını, ancak bu artışın şu ana kadar Mısır’daki yerel piyasaya yansımadığını söyledi. Ezz’e göre Mısır’ın temel emtialardaki stratejik stoku ülkenin yaklaşık 6 aylık ihtiyacını karşılıyor. Yerel stokların bulunmasının küresel fiyat dalgalanmalarının iç piyasaya etkisini sınırladığını belirten Ezz, buğday fiyatlarındaki küresel yükselişe rağmen süt ürünleri ve peynir fiyatlarındaki artışın %1’in altında kaldığını aktardı. Sebze fiyatları %15, meyve fiyatları ise %2,5 yükseldi. Ezz, bu artışları tarımsal hasat dönemleri arasındaki arz değişimine ve dönemler arasında yaşanan arz açığına bağladı. Söz konusu yükselişlerin gıda ve içecekler grubundaki enflasyon oranını %3,2’ye taşıdığı, kentsel enflasyonun ise temmuzdaki %14,9’dan ağustosta %14,5’e ve eylülde %13,9’a gerilediği belirtildi.

Ukrayna’dan İthal Yumurtalar İçin Salmonella Uyarısı
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber

Ukrayna’dan İthal Yumurtalar İçin Salmonella Uyarısı

Birleşik Krallık’ta tüketicilere ve gıda işletmelerine, Salmonella tespit edilen Ukrayna’dan ithal edilmiş belirli yumurtaları yememeleri veya satmamaları uyarısı yapıldı. Gıda Standartları Ajansı (FSA), yumurtaların Kyiv’deki Yasensvit Ltd’den geldiğini ve kabuklarında 3UA1012066 kodunun bulunduğunu açıkladı. Ürünlerin ağırlıklı olarak catering işletmelerine, ayrıca küçük bağımsız perakendecilere ve bakkallara tedarik edilmiş olabileceği belirtildi. Tüketicilerden yumurtaların kabuğundaki 3UA1012066 kodunu kontrol etmeleri istendi. Yumurtalar Birleşik Krallık’taki işletmelerce yeniden paketlenmiş ve dış ambalajda farklı işletme adları ya da paketleme merkezi bilgileriyle satılmış olabilir. Bu nedenle kabuk kodu, etkilenen ürünleri belirlemenin en güvenilir yolu olarak gösterildi. Kodu taşıyan yumurtalar yenmemeli ve evde güvenli biçimde imha edilmeli. Etkilenen yumurtaları teslim alan gıda işletmeleri satış ve kullanımı derhal durdurmalı, stokları satıştan çekmeli ve tüketiciye doğrudan satılan ürünler için geri çağırma yapmalı. Salmonella ateş, ishal ve karın kramplarına neden olabilir. Belirti yaşayan kişilerin, belirtiler en az 48 saat geçmiş olana kadar işe, okula veya kreşe gitmemesi istendi.

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor

Ukrayna’da tahıl ticareti, Karadeniz’de güvenli deniz taşımacılığının yapılamaması ve geleneksel ihracat yollarının aksaması nedeniyle savaşın en ağır dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Ukrayna ve Rusya’daki depolama tesislerinde, normal koşullarda Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya gönderilecek milyonlarca ton ürün bulunuyor. Ürünlerin savaşan ülkelerde mahsur kalması, küresel arzı baskılıyor ve gıda güvenliği açısından risk yaratıyor. Karadeniz’de Rusya’nın insansız hava aracı ve füze saldırıları 2026 yazı ve sonbaharında yoğunlaştı. Kiev’in misilleme saldırıları da Rusya’nın ihracatını aksatırken ticari gemilerin güvenli geçişini engelliyor. Ekim ayında saldırıların sürmesi, ateşkes beklentilerinin zayıf kalmasına yol açarken Türkiye, küresel gıda güvenliği üzerindeki riskler nedeniyle arabuluculuk çabalarını artırıyor. Ukraynalı çiftçiler, tahıllarının yaklaşık %80’ini şu anda kâr ederek satamadıklarını ve nakit sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Yurtiçi fiyatlardaki düşüş, çiftçilerin önümüzdeki aylarda 2027 hasadı için ekim yapma isteğini de azaltıyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun, üreticilerin vergi ve arazi kirası gibi yükümlülüklerini karşılamakta zorlandığını söyledi. Üreticiler, satış yapabildikleri başlıca ürünlerin kolza ve ayçiçeği tohumu olduğunu, ancak bu ürünlerin hacminin de yeterli olmadığını aktarıyor. Depoların dolu kalması halinde ilkbaharda tarımsal faaliyet yürütmenin zaman ve para kaybına dönüşebileceği belirtiliyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine 1,53 milyar grivna işletme sermayesi finansmanı kullandırdı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona yükselmesi beklenirken önceki sezondan devreden stoklar depolama ve lojistik altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Banka, bazı üreticilerin nakit akışı sağlamak için ürünlerini düşük fiyatlarla sattığını, depolama imkânı olanların ise daha iyi fiyat beklediğini belirtiyor. Ukrayna’nın başlıca tarım ürünleri ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz üzerinden yapılıyor. Geçen ağustosta tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tonla yıllık bazda yaklaşık %58 geriledi. Savaş öncesinde Ukrayna ve Rusya dünya ayçiçek yağı arzının yarısından fazlasını, arpa arzının yaklaşık beşte birini ve buğday arzının %14’ünü sağlıyordu. Kanada, Avustralya, Arjantin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi hasatlar mevcut arz açığının etkisini kısmen sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise Karadeniz limanlarının açılması halinde ucuz arz dalgasının diğer menşelerdeki tahıl fiyatlarını birkaç on dolar düşürebileceğini belirtiyor.

Türkiye Pirinç İthalat Vergilerinin Hesaplama Sistemini Değiştirdi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Pirinç İthalat Vergilerinin Hesaplama Sistemini Değiştirdi

Türkiye, pirinç ithalat vergilerinin hesaplanma yöntemini değiştiren yeni bir rejim uygulamaya koydu. Buna göre vergi, ürünün gerçek fiyatı üzerinden yüzdesel olarak değil, ton başına 1.400 ABD doları asgari referans değer esas alınarak hesaplanacak. Düzenleme, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelen pirinç partilerini de kapsıyor. Pirinç ithalat vergisi %45 olarak belirlenirken, fiyatı ton başına 1.400 dolara eşit veya daha düşük işlemlerde vergi, pirinç çeşidi ve taraflar arasındaki sözleşme fiyatından bağımsız olarak ton başına 630 dolar olacak. Fiyat bu eşiğin üzerine çıktığında ise vergi, işlem gören malın gerçek değeri üzerinden hesaplanacak. Sektör çalışanları, mevcut fiyatlarla Türkiye’ye pirinç ihraç etmenin neredeyse imkânsızlaşabileceğini ve yeni verginin Türk ithalatçıların ödediği fiyatı fiilen iki katına çıkarabileceğini belirtiyor. Türkiye, AB ülkeleriyle ticaretteki güçlü düşüşe rağmen Avrupa pirincinin Birleşik Krallık ve İsviçre’nin ardından üçüncü ithalatçısı olmayı sürdürüyor. Son kampanyada Türkiye’ye ithal edilen işlenmiş pirinç miktarı 13 bin tonun biraz üzerindeydi; 2023/24 sezonunda bu miktar 17 bin tondu. İşlemler ağırlıklı olarak Baldo grubunu kapsarken, İtalya’daki depolarda bulunan stokların rejim değişmezse başka ülkelere yönlendirilmesi gerekebileceği ve bunun piyasa fiyatlarını etkileyebileceği aktarılıyor.

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) ekim ayı Dünya Tarım Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporu, küresel mısır arzındaki artışın tahıl fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret etti. ABD’nin büyük mısır hasadı ve yükselen stokları nedeniyle üretim tahmini yaklaşık 406 milyon tona çıkarılırken, dönem sonu stokları 7 milyon tondan fazla artışla yaklaşık 46 milyon tona yükseltildi. ABD mısır üretici fiyatı tahmini de kile başına 4,70 dolara indirildi. Rapora göre bu görünüm, dünya piyasasında mısır arzını ve ihracat rekabetini artırarak fiyatları baskılayabilir. Avrupa’da kuraklık nedeniyle mısır hasadı küçük gerçekleşti ve mısır fiyatı yaz sonu ile sonbahar başında yükseldi. Ancak Arjantin’in yüksek hasat yapması ve Avrupa’ya yoğun mısır sevk etmesi bekleniyor. Bu arzın, Paris’teki Matif piyasasında mısır fiyatını ve buna bağlı olarak buğday fiyatını aşağı çekebileceği değerlendiriliyor. Buğday piyasasında görünüm daha karmaşık. USDA, AB’nin buğday üretimi tahminini 0,8 milyon ton düşürerek 133 milyon tona indirdi. Rusya’nın devam eden Karadeniz bölgesi çatışmasıyla bağlantılı lojistik sorunlar nedeniyle ihracatının beş yılın en düşük seviyesine, 40 milyon tona gerilemesi bekleniyor. AB’deki daha küçük hasat ve Rusya’dan azalacak sevkiyatlar fiyatlara destek verebilirken, artan ABD stokları ve zayıflayan ihracat talebi bu etkiyi sınırlayabilir. Yağlı tohumlarda ABD soya üretimi tahmini yaklaşık 124 milyon tona çıkarıldı; buna karşın üretici fiyatı tahmini değişmedi. Endonezya’da kurak hava nedeniyle palm yağı üretiminin 2,2 milyon ton azalarak 45 milyon tona gerilemesi bekleniyor. İsveçli üreticiler açısından Matif fiyatları, döviz kuru ve uluslararası ihracat talebi belirleyici olacak. Haberde, buğdayın Matif’te ton başına 245 avrodan işlem gördüğü ve yakın dönemde yeni bir fiyat artırıcı gelişme olmazsa sonbahardaki zirvenin aşılmayabileceği belirtildi.

İspanya’da Zeytinyağı Piyasadan Çekme Kuralı Tartışılıyor
Görsel kaynağı: 20minutos · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Zeytinyağı Piyasadan Çekme Kuralı Tartışılıyor

İspanya’da zeytinyağı üreticileri, 1 Ekim’de başlayan ve 30 Eylül 2027’ye kadar sürecek kampanyada, fiyatların daha fazla gerilemesini sınırlamak için belirli miktardaki yağın geçici olarak piyasadan çekilmesine imkân verecek yeni pazarlama kuralının uygulanıp uygulanmayacağını tartışıyor. Kural henüz yürürlüğe girmiş değil. Asaja, COAG, UPA ve Cooperativas Agroalimentarias düzenlemeyi desteklerken, ambalajlayıcılar ile ihracatçılar bunun ülkenin dünya üretim liderliğini riske atabileceğini savunuyor. Cooperativas Agroalimentarias temsilcisi Rafael Sánchez de Puerta, depolamanın arz ve talep dengesini iyileştirmeyi, fiyatları korumayı veya düşüşü mümkün olduğunca sınırlamayı amaçladığını belirtiyor. De Puerta’ya göre üretici sahasında zeytinyağı fiyatı son bir ayda litre başına 30 sent geriledi. Sızma zeytinyağı litre başına 3,30 avro, lampante zeytinyağı ise 2,90 avro seviyesinde bulunuyor ve her iki fiyatın da ortalama üretim maliyetlerinin altında kaldığı ifade ediliyor. Taslağa göre kural, üretim ile kampanya başlangıç stoklarının toplamı, önceki altı kampanyadaki aynı toplamın ortalamasının en az %120’sine ulaştığında veya bu seviyeyi aştığında etkinleşebilecek. Piyasadan çekilecek miktar tahmini üretimin %20’siyle sınırlı olacak. Depolama üretici değirmenleri tarafından yapılacak ve çekilen yağ bir sonraki kampanyaya kadar satışa sunulmayacak. Üretici temsilcileri bu koşulların uygulamayı sınırlı ve güvence altına alınmış bir araç haline getirdiğini savunuyor. Ambalajlayıcılar ve ihracatçılar ise düzenlemenin kısa vadeli bir yanıt olduğunu, piyasada bozulmaya ve tüketici fiyatlarında artışa yol açabileceğini belirtiyor. Ulusal Yenilebilir Yağ Ambalajlayıcıları ve Rafinerileri Sanayicileri Birliği (ANIERAC) temsilcisi Primitivo Fernández, sektör için uzun vadeli pazar açma ve tüketici kaybını önleme stratejisi gerektiğini söylüyor. Asoliva temsilcisi Rafael Pico Acevedo de yalnızca İspanya’da uygulanacak bir düzenlemenin küresel pazarı etkileyebileceğini; Tunus, Türkiye ve İtalya gibi rakiplerin satışlarını sürdürebileceğini savunuyor. İspanya Tarım Bakanlığı’nın karar öncesinde özerk yönetimler ve sektörle istişare yürütmesi bekleniyor. Bakanlık, uygulama hakkında kasım ayının ilk yarısında karar verecek. 2025’te benzer bir düzenleme yayımlanmış, ancak o kampanyadaki koşullar nedeniyle uygulanmasına gerek görülmemişti. Bakanlık ayrıca iklim koşullarının değişebileceği gerekçesiyle 2026-2027 kampanyasına ilişkin üretim tahminlerinde temkinli olunması gerektiğini belirtiyor. Bakanlığın tahminine göre İspanya’nın 2026-2027 kampanyasındaki zeytinyağı üretimi 1,60 milyon tonu aşabilir. Bu, yaklaşık 1,30 milyon tonluk 2025-2026 üretimine göre %23 artış anlamına geliyor. Endülüs’ün 1,26 milyon tonla toplam üretimin %78,7’sini karşılaması beklenirken Castilla-La Mancha’da 152.555, Extremadura’da 97.300 ve Katalonya’da 30.344 ton üretim öngörülüyor. Bölgesel tahminlerde Endülüs, Extremadura ve Castilla-La Mancha’da artış; Katalonya ve Murcia’da ise düşüş bekleniyor.

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Brezilya’nın 2026/27 sezonu buğday üretim tahminini 6 milyon tondan 5,8 milyon tona düşürdü. USDA, Brezilya’nın iç talebi karşılamak için 7,5 milyon ton buğday ithal etmesi gerekeceğini öngörürken, ülkedeki sektör temsilcileri ithalatın 10 milyon tona ulaşabileceğini değerlendiriyor. USDA’nın ekim raporu, küresel buğday arzı ve tüketiminin artacağı, uluslararası ticaretin ise gerileyeceği bir görünüm ortaya koydu. Dünya üretimi, eylül tahminindeki 822,43 milyon tondan 822,39 milyon tona hafifçe indirilirken, küresel arz 900 bin ton artırıldı. Dünya tüketimi de önceki öngörüye göre 1,2 milyon ton yükseltilerek 827,9 milyon tona çıkarıldı. USDA, tüketimdeki artışın başlıca nedenleri arasında Çin ve Avrupa Birliği’nde buğdayın yemlik kullanımındaki yükselişi gösterdi. Bakanlık, 2026/27 sezonunda dünya buğday ticareti tahminini 2,8 milyon ton düşürerek 209 milyon tona çekti. Rusya ve ABD’nin ihracatındaki gerileme, Arjantin ve Kanada’dan beklenen daha yüksek sevkiyatlarla yalnızca kısmen telafi edilecek. Brezilya’nın başlıca dış tedarikçisi olarak tanımlanan Arjantin’in üretim tahmini 21,5 milyon ton düzeyinde korunurken, ihracat tahmini 15,5 milyon tondan 16 milyon tona yükseltildi. Rusya’nın ihracatının 40 milyon tonla son beş yılın en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Rapora göre Karadeniz bölgesindeki çatışmanın sürmesiyle bağlantılı lojistik güçlükler, Rusya sevkiyatlarını uzun dönem ortalamasının altında tutuyor. Sezon sonunda dünya buğday stoklarının ise önceki projeksiyona göre hafif düşüşle 276 milyon ton olması bekleniyor. Türkiye'nin buğday üretimine ilişkin projeksiyon, daha yüksek verim beklentisiyle 500 bin ton artırılarak 23 milyon tona çıkarıldı.

Irak Ticaret Bakanlığından Döviz Kuru Ayarlaması Sonrası Gerekçesiz Zam Uyarısı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak Ticaret Bakanlığından Döviz Kuru Ayarlaması Sonrası Gerekçesiz Zam Uyarısı

Irak Ticaret Bakanlığı, döviz kuru ayarlamasının temel mal ve ürünlerde gerekçesiz fiyat artışlarına dayanak yapılmasına izin vermeyeceğini açıkladı. Bakanlık danışmanı Muhammed Hanun, fiyatları manipüle eden ve stokçuluk yapanlar hakkında yasal işlem uygulanacağını bildirdi. Hanun, gıda güvenliği ile vatandaşların satın alma gücünü korumanın bakanlığın öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Hanun, Ticaret Bakanlığının piyasaları izlemek ve gerektiğinde ilgili kurumlarla koordinasyon içinde müdahale etmek için denetim ve tedarik araçlarına sahip olduğunu belirtti. Hükümetin ekonomik ve mali kararlarının devletin yükümlülükleri ile çalışanların ve vatandaşların hakları dikkate alınarak alındığını ifade eden Hanun, bu kararların geçim üzerindeki olası etkilerini azaltacak önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Gerçek ithalat, taşıma ve tedarik maliyetlerinden kaynaklanan artışlarla yapay zamların ayırt edilmesi gerektiğini vurguladı.

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı

Rusya ve Ukrayna limanlarındaki Karadeniz ablukasının üçüncü ayına girmesi, büyük buğday ithalatçılarının maliyetlerini artırdı ve alıcıları alternatif menşelere yöneltti. S&P Global Energy’nin, kesintilerden önceki son ihalelerle yaptığı karşılaştırmaya göre Ürdün buğday için ton başına yaklaşık 57 dolar, Suudi Arabistan 63 dolar, Cezayir 56 dolar ve Tunus 45 dolar daha fazla ödüyor. Maliyet artışında taşımacılık tarifelerindeki yükseliş ile Rusya ve Ukrayna’dan arzın azalması etkili oldu. Rus ihracatçılarının yükleri Baltık limanlarına yönlendirmesi, bu terminallerde yoğunluk yaratırken demiryolu taşımacılığı, depolama ve elleçleme kapasitesindeki sınırlamalar alternatif güzergâhları zorlaştırıyor. Baltık’tan Mısır’a navlun bir hafta içinde ton başına 10 dolar artarak 54 dolara çıktı. Ukrayna’nın buğday ihracatı da daha pahalı alternatif güzergâhlara bağımlı hale geldi. Temmuz-eylül döneminde deniz taşımacılığının ihracattaki payı geçen yılki %98’den %78’e gerilerken demiryolunun payı %17’ye, feribotların payı %4’e yükseldi. Moldova güzergâhlarındaki yoğunluk ve Sulina Kanalı’ndaki kuyruklar ek maliyet oluşturdu. Mısır, artan taşıma maliyetlerinden en fazla etkilenen ülke olarak öne çıktı; ülkenin buğday ithalatı geçen yıla göre %74 azaldı. Mısır teslimatlarındaki navlun primi, Karadeniz’deki FOB referansının ton başına 109 dolar üzerine çıktı. Buna karşılık Romanya’nın işler durumdaki Köstence Limanı ve Avrupa Komisyonu verilerine göre 3,28 milyon tonla Avrupa Birliği’nin buğday ihracatında lider olması, ülkeyi alternatif tedarik noktalarından biri haline getirdi. Talebin Avrupa Birliği’ne kayması, Romanyalı ihracatçıların Suudi Arabistan, Cezayir ve Nijerya’daki konumunu da destekledi. Roma’daki 54 Birleşmiş Milletler üyesi örgüt temsilcisi, Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerin sınırlandırılması için uluslararası çaba çağrısı yaptı. Bölgenin dünya buğday talebinin yaklaşık %30’unu karşılaması, arz kesintisinin etkisini büyütürken fiyatlar Ocak 2026 seviyesinin %27 üzerine çıktı. Türkiye ise kaynak metne göre rekor iç hasat ve kamu stoklarına daha fazla dayanıyor; Rus arzı sınırlı kalırsa yüksek proteinli buğday için Litvanya ve Almanya’ya yönelebilir. Denizcilik ateşkesi sağlanırsa risk priminin hızla düşebileceği ve buğday fiyatlarının gerileyebileceği belirtiliyor. Reuters analizlerine göre Rusya, terminal kapasitesinin %80’ine kadarını kısa sürede yeniden kullanabilir. Ancak bu koşul gerçekleşene kadar hava, lojistik ve jeopolitik risklerin tahıl piyasalarındaki oynaklığı yüksek tutması bekleniyor.

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da toplanan Ulusal Fiyat İzleme Komitesi, toptan ve perakende fiyatlar arasındaki farklarla temel ürünlerin fiyatlarını inceledi. Planlama ve Kalkınma Bakanı Ahsan İkbal’in başkanlık ettiği toplantıda, ilgili makamlara taşıma ücretlerini izleme talimatı verildi. Resmî açıklamaya göre İkbal, özellikle buğday unu olmak üzere temel ürünlerdeki fiyat artışlarından endişe duydu. İl ve ilçe yönetimlerinden arzı, piyasa girişlerini, stokçuluğu, fahiş kârı ve gerekçesiz fiyat artışlarını daha sıkı izlemeleri istendi. Yetkililerden ayrıca mevcut taşıma ücretlerini önceki yakıt fiyat artışından sonraki ücretlerle karşılaştırarak, yakıt artışının ücretlerde orantısız bir yükselişe yol açıp açmadığını belirlemeleri talep edildi. Toplantıda, uluslararası fiyatlar gerilemesine rağmen Pakistan’da yüksek kaldığı belirtilen DAP gübresi fiyatlarının da incelenmesi istendi. Gıda Güvenliği Bakanlığı’ndan, düşük uluslararası fiyatların iç piyasaya yansımasını değerlendirmesi bekleniyor. Ghee, yemeklik yağ ve süt ürünlerine ilişkin denetim ve kalite değerlendirme raporunun bir hafta içinde sunulması kararlaştırıldı. Üçüncü taraf doğrulaması önerilmişse maliyetin hükümet değil sektör tarafından karşılanacağı belirtildi. Büyük pazarlar arasında Lahor ve Karaçi’de gerekçesiz toptan-perakende farklarına karşı yaptırım uygulanması ve tedarik zincirleri ile dağıtım maliyetlerinin izlenmesi istendi.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu

Brezilya soya piyasasında 7 Çarşamba günü fiziksel işlemler neredeyse durdu. Piyasada yalnızca nominal fiyat göstergeleri oluşurken, alıcılarla satıcılar arasındaki farkın yüksek kalması ticareti kilitledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat farkının güçlü kaldığını ve piyasanın işlem bakımından sıfırlandığını belirtti. Spot primlerde de önemli bir değişiklik görülmedi. Fiziksel piyasada bölgesel fiyatlar farklı yönlerde hareket etti. Passo Fundo'da fiyat 147,40 realden 148 reale, Santa Rosa'da 148,40 realden 149 reale yükseldi. Rio Grande'da da 156,40 realden 157 reale artış kaydedildi. Dourados'ta fiyat 144 realden 141 reale, Rio Verde'de ise 141 realden 140 reale geriledi. Cascavel 143 real, Rondonópolis 141 real ve Paranaguá 154 real seviyelerinde kaldı. Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) soya fasulyesi ve soya yağı kontratları düşerken soya küspesi yükseldi. Kasım 2026 teslimatlı soya fasulyesi kontratı %0,42 gerileyerek bushel başına 12,97 1/2 dolardan kapandı. Aralık 2026 teslimatlı soya küspesi kontratı %3,10 artışla ton başına 365,80 dolara çıktı. Aynı vadeli soya yağı kontratı ise %3,18 düşüşle pound başına 67,68 sente geriledi. Piyasadaki düşüşte, ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) cuma günü açıklaması beklenen arz-talep raporunun olumsuz olacağı beklentisi etkili oldu. Diğer para birimleri karşısında güçlenen dolar ve Çin'in tatil nedeniyle alıcı olmaması da baskıyı artırdı. Uluslararası analistlerin beklentisine göre ABD'nin 2026/27 soya üretimi 4,541 milyar bushel olacak; eylül tahmini 4,535 milyar busheldi. Ticari dolar %0,74 yükselerek satışta 5,0142 realden kapandı.

Fransa Hükümeti Çoklu Krizlere Karşı Önlemler Açıkladı
Fotoğraf: FRANCEINFO/RADIO FRANCE · Özgün haber
Veri haberi

Fransa Hükümeti Çoklu Krizlere Karşı Önlemler Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Başbakan Sébastien Lecornu, lise öğrencilerinin eylemleri, yükselen akaryakıt fiyatları, sıcaklık ve kuraklığın etkilediği tarım sektörü ile bütçe tartışmaları sürerken çözüm önerilerini açıkladı. Stratejik stoklardan 10 milyon varil motorinin üç ay boyunca piyasaya sunulması planlanırken hükümet, pompa fiyatlarında litre başına 12 ila 18 sent düşüş öngörüyor. Çiftçiler için acil durum planı güçlendirilecek; lise öğrencilerinin talepleri de ekim sonuna kadar incelenecek.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Yükseldi

Güney Afrika taze meyve-sebze piyasalarında bu hafta patates ve domates fiyatları çift haneli yükselirken soğan fiyatı 2025 seviyelerinin çok üzerinde kaldı. Agricultural Market Trends (AMT) tarafından hazırlanan GroundRules piyasa güncellemesine göre patates fiyatı %15’ten fazla artarak 10 kilogram başına ortalama 77,49 Güney Afrika randına ulaştı. Domates fiyatı ise haftalık arz hacmi %7 artmasına rağmen %44 yükselerek kilogram başına 12,24 randa çıktı ve yıllık bazda %19 daha yüksek seyretti. Tarım ekonomisti Conce Moraba, mevcut fiyat sıçramalarının büyük ölçüde geçici stok kıtlıklarından kaynaklandığını, ancak üretim bölgelerinden gelecek yeni arzın bazı ürünlerde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini belirtti. Patateste haftanın ilerleyen günlerinde artabilecek sevkiyatların haftalık ortalamayı aşağı çekebileceği ifade edildi. Soğan fiyatı 10 kilogram başına 148,48 randla rekor seviyelere yakın kalırken, bir yıl öncesine göre %268 arttı. Fiyat geçen hafta yaklaşık %3 gerilese de kısa vadede büyük bir piyasa düzeltmesi beklenmiyor. Moraba, yüksek fiyatların ekim ayı boyunca sürmesini beklerken daha sıcak hava, ay ortasında zayıflayan talep ve kasım ortasından itibaren başlayacak mevsimsel arz girişinin tüketici üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Limpopo’daki bazı üreticilerin sezonu tamamladığı, Northern Cape’ten beklenen yüksek hacimli arzın ise henüz piyasaya ulaşmadığı belirtildi. Diğer ürünlerde havuç, hacmi %40 artmasına rağmen %4 yükselerek kilogram başına 3,93 randa çıktı; sarımsak ise %10 düşerek kilogram başına 79,43 randa geriledi. Meyve piyasasında muz fiyatı, haftalık arzın %36 artmasının ardından kilogram başına 8,79 randa geriledi. Portakal fiyatı kilogram başına 2,56 randa hafif toparlansa da artan yıllık arz, düşük ihracat hareketi ve kalite sorunları nedeniyle bir yıl öncesine göre %41 daha düşük kaldı.