ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3213 haber · Sayfa 53

Birleşik Krallık’ın AB’ye Gıda ve İçecek İhracatı Brexit Sonrası Üçte Birden Fazla Düştü
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ın AB’ye Gıda ve İçecek İhracatı Brexit Sonrası Üçte Birden Fazla Düştü

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’ne gıda ve içecek ihracatı, Brexit’ten bu yana üçte birden fazla geriledi. Ulusal Çiftçiler Birliği’nin (NFU) HMRC verileri üzerinden yaptığı analize göre temmuzda biten yıldaki ihracat, 2019’un aynı dönemiyle karşılaştırıldığında özellikle şeker, kanatlı hayvan, yumurta ve patates üreticilerini etkiledi. Şeker ihracatı %70 azalırken, ilk yedi aya ait verilerde kanatlı hayvan ihracatı %53, şekerleme ve fırıncılık sektörlerine satılan yumurta ve yumurta ürünleri ihracatı %65 düştü. 2019-2025 arasındaki tam yıl verileri, yumurta ve yumurta ürünlerinde daha büyük bir gerilemeye işaret etti; bu ihracat kalemi söz konusu dönemde %74 azaldı. NFU Başkanı Tom Bradshaw, AB’nin geçen yıl Birleşik Krallık’ın tarım-gıda ihracatının %68’ini oluşturan en büyük ticaret ortağı olduğunu, ancak ticaret hacimlerinin 2019’dan bu yana üçte birden fazla düştüğünü söyledi. İhracatçılar, Brexit sonrasında tüm gıda sevkiyatları için gümrük evrakı ve her ürün için ayrı kod gerektiğini belirtiyor. Bahçe bitkileri sektörü de ticaret engellerinden etkilendi. Eşdeğer standartlar üzerinde uzlaşılamaması nedeniyle, çoğunlukla İskoçya’dan gelen tohumluk patateslerin AB’ye ihracatı yasaklandı. Bahçe bitkileri ihracatı %50’den fazla düşerken, İskoçya Brexit öncesinde Avrupa’ya yılda yaklaşık 20.000 ton tohumluk patates gönderiyordu. Sıhhi ve bitki sağlığı kontrollerini kolaylaştıracak anlaşma mayısta büyük ölçüde kabul edildi; değişikliklerin gelecek yaz yürürlüğe girmesi bekleniyor, ancak temel ayrıntılar henüz kesinleşmedi.

Ermenistan ve Türkiye Bakanları Doğrudan Ticareti Görüştü
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Ermenistan ve Türkiye Bakanları Doğrudan Ticareti Görüştü

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan ile Türkiye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, cuma günü Erivan’da, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin Taraflar Konferansı’nın 17. toplantısı (COP17) marjında görüştü. Görüşmede, iki ülke arasında doğrudan ticaret kurulmasından doğabilecek fırsatlar ele alındı. Taraflar, sıhhi ve veteriner denetimine tabi malların taşınması ve transitine ilişkin prosedürleri değerlendirdi; ekonomik gündemle bağlantılı diğer karşılıklı ilgi alanlarını da görüştü. Yumaklı ayrıca tarım, hayvancılık ve çevre koruma dahil birçok alanda Ermenistan’la diyaloğun gelişmesinden memnun olduklarını ve ikili iş birliği platformlarına önem verdiklerini söyledi.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

Lukaşenko, Belarus Tarımı İçin Yeni Gelişme Alanları Arandığını Söyledi
Görsel kaynağı: Rossiyskaya Gazeta · Özgün haber
Veri haberi

Lukaşenko, Belarus Tarımı İçin Yeni Gelişme Alanları Arandığını Söyledi

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, ülkenin tarım sektörünün dinamik gelişimini yönetimin öncelikli görevlerinden biri olarak nitelendirdi. Lukaşenko, 16 Ekim’de Vitebsk bölgesine yaptığı çalışma ziyareti sırasında gazetecilere, Belarus yönetiminin tarım için gelecekte yeni gelişme alanları aradığını söyledi. Lukaşenko’ya göre 10-15 yıl önce planlanan hedefler tamamlandı. Belarus geçen yıl gıda ve tarım hammaddesi ihracatından 10 milyar dolar gelir elde etti. Cumhurbaşkanı, ihracat gelirini 20 milyar dolara çıkarma hedefinin yalnızca fiyat artışlarıyla değil, tarımın yoğunlaştırılmış gelişimiyle gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti. Lukaşenko aynı görüşmede, kendisini her şeye gücü yeten gören ülkelere yönelik uyarılarda bulundu ve ABD’nin İran’daki eylemlerini eleştirdi. ABD’nin bazı kentleri bombaladığını ve ülke yönetimini öldürdüğünü söyleyen Lukaşenko, güçlü ülkelerin uluslararası çatışmalarda daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Belarus lideri ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin değiştirilmesine ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Lukaşenko, Ukrayna cumhurbaşkanını Ukrayna halkının belirlemesi gerektiğini söyledi; seçim yapılması gerektiği konusunda Trump’ın haklı olduğunu, ancak Ukrayna’ya nasıl hareket edeceğini dikte etmemesi gerektiğini belirtti.

Avrupalı Çiftçiler Yıl Sonuna kadar Brüksel’de Gösteri Planlıyor
Görsel kaynağı: La Dernière Heure · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalı Çiftçiler Yıl Sonuna kadar Brüksel’de Gösteri Planlıyor

Avrupalı çiftçiler, Avrupa Birliği’nin tarım politikasındaki bütçe kesintilerine tepki göstermek amacıyla yıl sonuna kadar Brüksel’de yeni bir gösteri düzenlemeyi planlıyor. Açıklamayı, Fransa’nın en büyük çiftçi federasyonu FSNEA’nın Başkanı Arnaud Rousseau, BFMTV’ye yaptı. Gösterinin biçimi henüz belirlenmedi; Rousseau çiftçilerin kararlılığının açık olduğunu söyledi. Eylemle, Avrupa Birliği’nin yeni çok yıllı bütçesinde tarıma ayrılacak pay konusunda baskı kurulması hedefleniyor. AB, 2028-2034 dönemi Ortak Tarım Politikası kapsamında gelir desteği için en az 300 milyar avro önerdi; mevcut dönem için bu tutar 387 milyar avro. Tasarruf yanlısı üye ülkeler daha fazla azaltma isterken, FSNEA bu önerilerin Fransa için %13’lük düşüş anlamına geldiğini ve mevcut iklimsel, ekonomik ve jeopolitik koşullar nedeniyle mantıksız olduğunu belirtti. Rousseau ayrıca Paris’in tarımsal yardımlarındaki belirsizlik ve gecikmeleri eleştirdi.

Ermenistan ve Türkiye Arasında Doğrudan Ticaret Görüşüldü
Görsel kaynağı: Aysor · Özgün haber

Ermenistan ve Türkiye Arasında Doğrudan Ticaret Görüşüldü

Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, 16 Ekim'de COP17 kapsamında Türkiye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile görüştü. Papoyan, görüşmede Ermenistan ile Türkiye arasında doğrudan ticaretin kurulmasıyla açılabilecek fırsatların ele alındığını açıkladı. Görüşmede ayrıca sıhhi ve veteriner denetimine tabi ürünlerin taşınması ile transit geçiş prosedürleri değerlendirildi. Taraflar, karşılıklı ilgi alanlarına giren ve ekonomik gündemle bağlantılı diğer konular hakkında da fikir alışverişinde bulundu.

Avusturya’da Meyve ve Sebze Üretiminde Düşüş Beklentisi
Fotoğraf: IMAGO/Daniel Scharinger · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve ve Sebze Üretiminde Düşüş Beklentisi

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Avusturya’da sıcaklık ve kuraklık, meyve ve sebze üretiminde belirgin kayıplara yol açtı. Tarım odası ile Obst und Gemüse Branchenverband’a (ÖBOG) göre meyve üretiminde yaklaşık %30, sebze üretiminde ise ortalama %40 düşüş bekleniyor. Bazı bölgelerde Çin lahanası ve beyaz lahana kayıpları %50’ye kadar çıkıyor. Soğan ve havuçta kayıplar yaklaşık %25 olurken, salata ve lahanagillerde sonbahardaki daha iyi verimler yaz zararlarını kısmen telafi etti.

Isıtılmış Süt, Bazı Süt Alerjili Çocuklarda Tolere Edilebiliyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Isıtılmış Süt, Bazı Süt Alerjili Çocuklarda Tolere Edilebiliyor

Finlandiya’da yürütülen yeni bir doktora araştırması, süt alerjisi bulunan çocukların yarısından fazlasının güçlü biçimde ısıtılmış sütü tolere edebileceğini ortaya koydu. Araştırmada, normal süt tüketiminde alerji belirtisi gösteren çocuklara sütle hazırlanmış fırınlanmış pirinç lapası artan miktarlarda verildi. Bulgular, ısıtılmamış sütün ağır reaksiyona yol açtığı çocuklarda bile ısıtılmış sütü tolere etme olasılığının yüksek olabileceğine işaret etti. Araştırmaya göre ısıtma işlemi, sütteki bazı proteinleri değiştiriyor ve bağışıklık sisteminin bu proteinleri daha zor tanımasına yol açıyor. Süt alerjisini doğrulamak için uygulanan ağızdan süt verme testi aileden hastanede bir gün geçirmesini gerektiriyor ve çocukta ciddi alerjik reaksiyon riski taşıyor. Çalışmada süte ve süt proteinlerine ilişkin antikor düzeylerini ölçen kan testi, süt alerjisini süt verme testi yapılmadan belirlemede en iyi yöntem olarak değerlendirildi. Araştırmacı Otso Nieminen, çalışmanın tedavi uygulamalarını kökten değiştirmediğini, ancak sonucu önceden açıkça tahmin edilebilen durumlarda gereksiz süt verme testlerinden kaçınmaya yardımcı olabileceğini belirtti. Nieminen, Finlandiya’daki bir yaş üzeri çocuklar için süt alerjisine ilişkin uygun eşik değerlerini de belirledi. Araştırma kapsamında geliştirilen puanlama sistemi Käypä hoito klinik uygulama önerisine alındı; böylece çocukların tedavisinin kendi test sonuçlarına göre planlanabilmesi amaçlandı. Bununla birlikte, ısıtılmış sütün tüketilmesinin Finlandiyalı çocuklarda süt alerjisinin ortadan kalkmasına etkisi henüz bilinmiyor.

Bosna-Hersek’te Süt Üreticileri Ödeme Sorunu Yaşıyor
Görsel kaynağı: N1 Bosna i Hercegovina · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Süt Üreticileri Ödeme Sorunu Yaşıyor

Bosna-Hersek’te süt üreticileri, teslim ettikleri süt için bir süt işletmesinden ödeme alamadıklarını belirtiyor. Üreticilerden biri, işletmenin sütü almaya devam ettiğini ancak teslim edilen ürünün bedelinin altı aydır ödenmediğini söyledi. Üretici, sütün alım fiyatının 0,76 KM olduğunu ve fiyatın temel sorun olmadığını ifade etti. Kredi, yem ve veterinerlik hizmetleri giderlerinin sürdüğü bir dönemde ödemelerin yapılmamasının süt işletmeleri üzerindeki mali baskıyı artırdığı belirtildi.

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor

Yeni Zelanda merkezli kivi pazarlama şirketi Zespri, Çin’de artan yetkisiz G3 (SunGold) kivi üretimine karşı iki stratejik seçeneği değerlendiriyor. Seçeneklerden biri, Çin’de doğrudan ve sıkı biçimde düzenlenmiş bir satın alma ve tedarik modeli kurarak yıl boyunca yüksek kaliteli ürün sağlamak. Zespri Üst Yöneticisi Jason Te Brake, Çin’de yasa dışı yetiştirilen meyvenin özellikle güney yarımküre sezonunun sonuna doğru Yeni Zelanda’dan ithal edilen ürüne karşı rekabet gücünü artırdığını söyledi. Te Brake, şirketin Çin pazarındaki uzun vadeli beklentilerine güvenini koruduğunu, ancak Çin’deki G3 hasatlarının kalitesinin yükselmesi, yerel markaların güçlenmesi ve dağıtım kanallarının gelişmesiyle ticari ortamın zorlaştığını belirtti. Çin üretimi, sezon sonunda kalite değişkenliği artan Yeni Zelanda meyvesiyle doğrudan rekabet ediyor. Zespri’nin diğer seçeneği, rekabeti yalnızca Yeni Zelanda’dan sürdürmek. Bu yaklaşımda sezon sonu meyve kalitesinin artırılması, daha uzun hasat sonrası ömre sahip çeşitlerin geliştirilmesi ve teknoloji yatırımlarının artırılması öngörülüyor. Çin’de üretimi kapsayan herhangi bir modelin Yeni Zelanda üreticileri için ekonomik değer oluşturması ve yerel ortakların markanın teknik ve ticari standartlarına uymasını teşvik etmesi gerekiyor. Zespri henüz resmi karar almadı; böyle bir teklifin uygulanması için üreticilerin resmi oylamayla onayı şart.

Sybiha: Karadeniz Gıda Güvenliği İçin İkinci Hürmüz Boğazı'na Dönüşebilir
Görsel kaynağı: Ukrinform · Özgün haber
Veri haberi

Sybiha: Karadeniz Gıda Güvenliği İçin İkinci Hürmüz Boğazı'na Dönüşebilir

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Rusya'nın Karadeniz ablukasının deniz taşımacılığını aksatmanın ötesinde bazı Afrika ülkelerinde gıda kıtlığı oluşturmayı amaçladığını söyledi. Ukrinform'a verdiği röportajda Sybiha, böyle bir kıtlığın Avrupa'ya yeni göç dalgalarını tetikleyebileceğini belirterek Rusya'nın gıdayı ve göç politikasını bir araç olarak kullandığını savundu. Sybiha, Karadeniz'de seyrüseferin engellendiği 2022'de küresel gıda fiyatlarının %25 arttığını hatırlattı. Benzer bir artışın yeniden yaşanabileceği uyarısında bulunan bakan, dünyanın birçok ülkesinin Ukrayna tahılına bağlı olduğunu ve Rusya'nın ablukası nedeniyle bu ülkelerin ürünleri zamanında alamadığını ifade etti. Ukrayna Dışişleri Bakanı ayrıca, Rusya'nın oluşturduğu riskler nedeniyle bazı tarım arazilerinin ekilemeyebileceğini ve bunun gelecek yıl fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Sonuçların şimdiden hissedildiğini ve daha da ağırlaşacağını belirten Sybiha, Karadeniz'in gıda güvenliği bakımından ikinci bir Hürmüz Boğazı'na dönüşebileceği değerlendirmesini yaptı. Sybiha'ya göre süreçte aktif rol alan tüm arabulucular Rusya'nın yanıtını bekliyor. Ukrayna ise Avrupa'daki ortaklarıyla, tahılın belirlenen destinasyonlara transit geçişini artırmak için çalışıyor. Bakan, Ukrayna'nın dünyanın en büyük tarım üreticilerinden biri olduğunu ve 400 milyona kadar insanı besleyebildiğini belirterek Karadeniz'in açılması için Rusya'ya kolektif baskı yapılması gerektiğini söyledi. Hindistan ile Mısır'ın bu sürece ilk kez katılan ülkeler arasında olduğunu da aktardı.

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Danimarka Doğa ve Hayvan Refahı Bakanı Christian Rabjerg Madsen, 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesi planlanan yeni azot düzenlemesinin ertelenmeyeceğini açıkladı. Karar, düzenlemenin dayandığı veri temelinde Aarhus Üniversitesi tarafından hata kabul edilmesine rağmen alındı. Hükümetin Yeşil Alan Dönüşümü ve Su Ortamı Kurumu ile üniversite, hatalı hesaplamaları düzeltmek için çalışıyor. Düzenleme, her tarım işletmesinin yılbaşından itibaren salabileceği azot miktarını belirleyen hesaplamalara dayanıyor. Rabjerg Madsen, hesaplama hatasının su ortamının iyileştirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmadığını savundu. Bakana göre Danimarka fiyortlarında oksijen azalması, alg birikimi ve balık ölümleri sürüyor; düzenlemenin ertelenmesi bu sorunları çözmeyecek. Hükümet ortaklarından Sosyalist Halk Partisi de azaltımın planlandığı gibi uygulanması gerektiğini belirtirken, Radikal Sol erteleme seçeneğini reddetti. Bazı muhalif partiler ise Aarhus Üniversitesi’ndeki hata nedeniyle düzenlemenin ertelenmesini istedi. Hükümetteki Moderaterne de kısa süreliğine erteleme ihtimaline açık olabileceği mesajını verdi. Hesaplama hatası, çiftçilerin üretim planlarını yaptığı bir dönemde belirsizlik yarattı. Danimarkalı üreticilerin gelecek yılın ürünleri için planlama yaptığı, girdi alımlarını tamamladığı ve bazı bölgelerde ekime başladığı aktarılırken, düzeltilen rakamlar kesinleşene kadar işletmelerin yılbaşından itibaren geçerli olacak nihai kuralları bilmediği belirtildi. Bu durum, çiftçilerin üretim kararlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Ancak düzenlemenin ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin hükümet kararı değişmedi. Tartışmaya sektör kuruluşu FødevareDanmark da katıldı. Kuruluş, düzenlemenin hesaplama temelinin bağımsız biçimde incelenmesine kadar uygulamanın durdurulmasını ve öngörülen çevresel kazanımın hangi verilere dayandığının açıklanmasını istedi. FødevareDanmark’ın aktardığı 111 Danimarka ormanına ilişkin tarihsel araştırmalarda, insan etkisinin çok sınırlı olduğu beş ormanda yıllık azot sızıntısı hektar başına 44-60 kilogram olarak ölçüldü veya hesaplandı. Doğal alanlar için kullanılan referans değerleri ise hektar başına 2-5 kilogram düzeyinde bulunuyor. FødevareDanmark, bu verilerin tarım arazilerinin ormana dönüştürülmesiyle sağlanacağı öngörülen çevresel faydanın yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini savunuyor. Suserup Skov’da daha önce hektar başına yıllık 44 kilogramlık azot sızıntısı hesaplandığı, Aarhus Üniversitesi’nin NOVANA raporunda ise killi topraklardaki ekili tarlalar için ortalama yaklaşık 37 kilogramlık değer verildiği aktarıldı. Bununla birlikte orman ve tarım arazilerine ilişkin araştırmaların farklı yöntemlere dayandığı ve doğrudan karşılaştırılamayacağı belirtildi.

FSSAI, Pirinç Kepeği Yağındaki Sağlık İddiaları İçin Bildirim Gönderdi
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

FSSAI, Pirinç Kepeği Yağındaki Sağlık İddiaları İçin Bildirim Gönderdi

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Otoritesi (FSSAI), pirinç kepeği yağıyla ilgili yanıltıcı sağlık yararı iddiaları nedeniyle Gemini Edibles & Fats India Ltd, BigBasket ve Flipkart’a bildirim gönderdi. İşlem, Freedom Cooking Rice Bran Oil ürününün e-ticaret platformları ve sosyal medya üzerinden tanıtılmasıyla ilgili. Ürünün tanıtımında kötü kolesterolü azalttığı, iyi kolesterolü koruduğu veya artırdığı ve 10.000’den fazla PPM doğal orizanol içerdiği ileri sürüldü. FSSAI, kolesterol ve kalp sağlığına ilişkin bu iddiaların, 2018 tarihli Reklam ve İddialar Düzenlemeleri kapsamında pirinç kepeği yağı için kapsanmadığını veya izin verilmediğini belirtti. FSSAI ayrıca Gemini Edibles & Fats India’nın kendi e-ticaret sitesinde, e-ticaret faaliyetini kapsayan geçerli bir merkezi lisansa sahip görünmeden gıda ürünleri sunduğunu veya sattığını bildirdi. İlgili gıda işletmecilerinden, 2006 tarihli Gıda Güvenliği Yasası kapsamında neden işlem başlatılmaması gerektiğini açıklamaları istendi. Aynı açıklamada DNV Food Products Ltd’nin lisansının hijyen, sanitasyon, depolama ve lisanslama alanlarındaki ciddi uygunsuzluklar nedeniyle askıya alındığı, Jhanvittanni’nin lisansının ise sürekli uyumsuzluk nedeniyle iptal edildiği belirtildi.

Bulgaristan’da Sofya ve Haskovo’da İki Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı
Görsel kaynağı: Mediapool · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Sofya ve Haskovo’da İki Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı, Sofya bölgesindeki Elin Pelin ilçesine bağlı Ravno pole köyünde 180 küçükbaş hayvanın bulunduğu bir işletmede birincil koyun ve keçi çiçeği odağı tespit etti. Haskovo kentinde ise 122 küçükbaş hayvanın bulunduğu ikincil bir odak belirlendi. Her iki bölge için hastalığın kontrol altına alınmasına yönelik önlemler başlatıldı. Ravno pole’deki odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi oluşturuldu. Bu bölge Elin Pelin kenti ve Ravno pole köyünün yanı sıra Sofya kentinin bazı köylerini kapsıyor. Haskovo’daki odak için oluşturulan 5 kilometrelik koruma bölgesine ise Haskovo kenti ile Vıglârovo ve Konuş köyleri dahil edildi. Ayrıca her iki odak çevresinde 20 kilometrelik gözetim bölgeleri belirlendi. Koruma ve gözetim bölgelerinde koyun ve keçilerin taşınması yasaklandı. Bu yasağın, belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar için istisnası bulunuyor. Hayvanların kapalı barınaklarda tutulması istenirken, bölgedeki işletmelerde sayım yapılacak, Entegre Bilgi Sistemi VetIS kayıtları güncellenecek ve resmi veterinerlik denetimleri gerçekleştirilecek. Etkilenen bölgelerden elde edilen çiğ sütün taşınması ve işlenmesinde yürürlükteki mevzuata göre özel şartlar uygulanacak. Ajans, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik zararlara yol açabileceğini bildirdi. Yetiştiricilere biyogüvenlik önlemlerine uyma, hayvanları düzenli gözlemleme ve şüpheli durumları derhal veterinere bildirme çağrısı yapıldı.

Oymen: Güvenli ve Besleyici Gıdaya Erişim Herkesin Temel Hakkıdır
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Oymen: Güvenli ve Besleyici Gıdaya Erişim Herkesin Temel Hakkıdır

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, çocukların ve gelecek nesillerin sağlığını korumak için güvenli ve besleyici gıdaya erişimin sağlanması gerektiğini belirtti. 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla mesaj yayımlayan Oymen, sağlıklı bir toplumun bugünün güvenli sofralarıyla kurulabileceğini ifade etti. Oymen, açlıkla mücadele, gıda güvencesi ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemine dikkat çekerek Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 2026 teması olan “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle” yaklaşımını aktardı. Ancak geleceğin gıda sistemleri konuşulurken mevcut gıda güvenliği sorunlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Gıda güvenliğindeki sorunların yalnızca teknolojik yatırımlarla çözülemeyeceğini belirten Oymen; uzman personel eksikliği, kurumlar arasındaki koordinasyon yetersizliği, mevzuatın uygulanmasındaki aksaklıklar ve etkin yaptırım eksikliğine işaret etti. Denetimlerin üretimden ithalata, depolama ve taşımadan satış ile tüketime kadar tüm aşamaları kapsaması gerektiğini kaydeden Oymen, gıda mühendislerinin kamu kurumlarında daha fazla istihdam edilmesini istedi.

Yapay Zekâ, Avrupa Tarımında Verimlilik ve Kârlılık İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ, Avrupa Tarımında Verimlilik ve Kârlılık İçin Fırsat Sunuyor

Yapay zekâ ve dijitalleşme, bitki ıslahını hızlandırarak kaynak kullanımını daha verimli hâle getirebilir ve çiftçilerin kârlılığını destekleyebilir. Lantmännen Genel Müdür Yardımcısı ve Teknoloji Direktörü Per Arfvidsson, bu değerlendirmeyi Copa-Cogeca’nın Avrupa Tarım Kongresi kapsamında Stockholm’de 14 Ekim’de düzenlenen yapay zekâ panelinde yaptı. Arfvidsson’a göre teknolojinin gerçek değer üretmesi için kalite güvencesinden geçmiş büyük hacimli verilere ve çiftliklerde somut fayda sağlayan çözümlere ihtiyaç bulunuyor. Lantmännen, Svalöv’deki yeni tesis için 100 milyon İsveç kronu yatırım yapıyor. Şirket, uzun süredir yürüttüğü dijitalleşme çalışmaları ile yapay zekâ işlevlerini kullanarak yeni bitki çeşitlerini daha hızlı geliştirme imkânı görüyor. Arfvidsson, yapay zekâ destekli dijital araçların gübre, bitki koruma ürünleri ve suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Lantmännen’in çoğunluk hissesine sahip olduğu teknoloji şirketi Cgrain, yapay zekâ ve gelişmiş görüntü analizi kullanarak tahıl kalitesini otomatik ve hızlı biçimde değerlendiriyor. Bu teknoloji, şirketin bitki ıslahı ve tahıl faaliyetlerinde kullanılıyor. Lantmännen’in kısmen sahip olduğu Agronod AB ise çiftçilerin verilerini güvenli biçimde paylaşmasına ve depolamasına olanak veren bir veri platformu ve altyapı sunuyor. Agronod’un Agrosfär adlı iklim aracı, üretimin iklim etkisinin hesaplanmasına yardımcı oluyor. Arfvidsson, dijitalleşme ve yapay zekânın üretim kararlarının dayanaklarını geliştirebileceğini, raporlamayı otomatikleştirerek çiftçilerin idari yükünü azaltabileceğini ifade etti. Bununla birlikte çiftçilerin verileri üzerindeki teknik ve hukuki kontrolünü koruması gerektiğini vurguladı. Ürünler, münavebe ve satışla ilgili stratejik kararların çiftçiler tarafından verilmeye devam edeceğini söyledi.

Sırbistan’da 2026 Su Yönetimi Programı Değiştirildi
Görsel kaynağı: Tanjug · Özgün haber

Sırbistan’da 2026 Su Yönetimi Programı Değiştirildi

Sırbistan hükümeti, 2026 yılı Su Yönetimi Programı'nda değişiklik yapan düzenlemeyi perşembe günü kabul etti. Düzenleme, taşkınlardan korunma, su yataklarının düzenlenmesi ve su altyapısının inşası ile yenilenmesi için ek kaynak kullanılmasına olanak sağlıyor. Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanlığı, kaynakların su yapılarının inşası, yeniden yapılması ve onarımı ile drenaj tesislerine yönlendirileceğini açıkladı. Amaç, taşkın riski altındaki bölgelerde korumanın kapsamını ve düzeyini artırmak.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

Kerkük’teki Kehriz Sulama Tesisleri Dünya Mirası Siciline Alındı
Görsel kaynağı: Al-Mada · Özgün haber

Kerkük’teki Kehriz Sulama Tesisleri Dünya Mirası Siciline Alındı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kerkük vilayetindeki Naruje Hacı Cırcis el-Ulya kehrizi, sulama tesislerinden oluşan dünya mirası siciline alındı. Irak Su Kaynakları Bakanlığı, kararı Fransa’nın Marsilya kentinde düzenlenen Uluslararası Sulama ve Drenaj Komitesi’nin (ICID) 26. uluslararası konferansı ile 77. Yürütme Konseyi toplantıları sırasında açıkladı. Bakanlık, kaydın tarihî su yapılarının korunması ve kehrizin tarihî ve mühendislik değerlerinin öne çıkarılması yönündeki çalışmaları yansıttığını belirtti. Açıklamada, gelişmenin Irak’ın uluslararası platformlardaki varlığını güçlendireceği ve ülkenin su mirasının gelecek nesiller için korunmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Güney Afrika’da 1.501 Şap Hastalığı Mihrakı Varlığını Sürdürüyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da 1.501 Şap Hastalığı Mihrakı Varlığını Sürdürüyor

Güney Afrika’da şap hastalığı salgınlarının önemli bölümü resmen açık kalmayı sürdürüyor. Tarım Bakanlığı’nın 30 Eylül 2026 tarihli raporuna göre ülkede kayda geçen 2.871 salgının 1.370’i Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’ne (WOAH) çözülmüş ve kapatılmış olarak bildirildi; 1.501 salgının statüsü ise açık kaldı. SAT1 ve SAT2 virüs suşlarıyla bağlantılı salgınlar, özellikle ülkenin kuzey ve doğu kesimlerindeki hayvancılık üretimini etkiliyor. Bakanlık, açık bir salgın kaydının her durumda virüsün işletmede hâlen dolaşımda olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti. Bazı işletmelerde aktif enfeksiyon sona ermiş olsa da resmi kapatma işlemleri tamamlanana kadar karantina uygulanabiliyor. Rapor, bu nedenle açık salgın sayısının doğrudan devam eden bulaşmanın göstergesi olarak yorumlanmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Doğu Cape, 421 açık salgınla en fazla vakanın bulunduğu il oldu; bölgede yalnızca 12 salgın resmen kapatıldı. Bakanlığa göre ildeki tüm ilçelerde salgın bildirildi ve burada SAT1 virüsü tespit edildi. KwaZulu-Natal ise 346 açık salgın ve 30 kapatılmış salgınla ikinci sırada yer aldı. Bu iki ildeki toplam 767 açık salgın, ülke genelindeki açık kayıtların yaklaşık %51’ini oluşturdu. Rapor, hastalığın eyaletler arasındaki yayılımını da son birkaç yıldaki olaylar üzerinden izliyor. KwaZulu-Natal’da Mayıs 2021’de başlayan SAT2 salgınıyla bağlantılı vakaların bir bölümü, birbirine yakın beş av rezervinde bulunuyor. Bakanlık, bu rezervlerdeki mandaların şap virüsünü taşıyabilmesinin salgınların tamamen kapatılmasını zorlaştırdığını belirtti. Ayrıca 2024’te Doğu Cape’in East London bölgesinde görülen bir salgın, KwaZulu-Natal’daki 2021 olaylarıyla ilişkilendirildi. Yetkililer, 2024 Şap Hastalığı Acil Durum Planı’nda yapılan ve 7 Temmuz 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliklerin kapatma sayısının yükselmesine katkı sağladığını bildirdi. Yeni seçenekler arasında kontrollü kesim, aşılama ve belirli koşullarda hayvanların işletmede tutulması bulunuyor. Süt ve damızlık işletmeleri ile ortak daldırma tankı kümelerinde, resmi olarak belirlenen başlangıç gününden sonra en az 42 gün boyunca klinik belirti görülmemesi hâlinde karantina kaldırılabiliyor. Kontrollü kesimde ise kesimden önce en az 14 gün belirgin virüs dolaşımı görülmemesi, onaylı işlemler ve enfeksiyon riski taşıyan materyalin güvenli biçimde işlenmesi veya bertaraf edilmesi şartları aranıyor. Bu yöntemle elde edilen et iç piyasada satılabilirken ihracat, ithalatçı ülkenin özel onayına bağlı kalıyor.

SOREC ile Tarımın Dijital Kutbu, Atçılık Sektörünün Dijitalleşmesi İçin Anlaştı
Görsel kaynağı: Aujourd’hui le Maroc · Özgün haber

SOREC ile Tarımın Dijital Kutbu, Atçılık Sektörünün Dijitalleşmesi İçin Anlaştı

Fas’ta SOREC ile Tarım, Orman ve Kuraklık Gözlemevi Dijital Kutbu, ülkenin atçılık sektörü için dijital hizmetler geliştirmek üzere yakın zamanda mutabakat zaptı imzaladı. İş birliği, Generation Green 2020-2030 stratejisi çerçevesinde yürütülecek. Anlaşma kapsamında dijital teknolojiler, verilerin değerlendirilmesi ve yapay zekânın sektörün modernizasyonunda kullanılması hedefleniyor. Çalışmalar ayrıca, dijital çözümlerle karşılanabilecek atçılık sektörü ihtiyaçlarının belirlenmesini kapsıyor.

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi

İspanya’daki et sektörü işveren kuruluşları ANICE, FECIC ve AGEMCEX, toplu iş sözleşmesinin yenilenmesi için müzakerelere devam etmeye ve anlaşmaya hazır olduklarını açıkladı. Kuruluşlar, cuma günü 16’sında Ortak Arabuluculuk ve Tahkim Hizmeti (SIMA) önünde yaptıkları görüşmede bu tutumu yineledi. Görüşmeler, sektörde grev ilan edilmesinin ardından gerçekleştirildi. SIMA’daki arabuluculuk, işveren kuruluşlarının Ulusal Mahkeme’ye başvurmadan önce yürütmesi gereken uzlaştırma süreci kapsamında anlaşmazlık tutanağıyla sona erdi. İşverenler, bu işlemin tamamlanmasının müzakere imkanlarının tükendiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kuruluşlar ayrıca sendikaların görüşmeye müzakere ekipleri yerine müzakereden bağımsız danışmanlarla katılmasını eleştirdi. ANICE, FECIC ve AGEMCEX, sendikaların kamuoyuna birden fazla grev günü duyurmasına rağmen çağrıyı henüz resmen kaydetmediğini belirtti. İşverenlere göre bu durum, aylardır gözlemledikleri müzakere isteksizliğinin yeni bir göstergesi. Kuruluşlar ekonomik ve çalışma koşullarına ilişkin tekliflerini art arda iyileştirdiklerini, sendikaların da sorumluluk üstlenerek anlaşmaya katkı sunması gerektiğini savundu. İşveren kuruluşları, grevin katılan çalışanlar için ekonomik kayıplara, şirketler için zorluklara ve et sanayisinin faaliyetleriyle gıda arzına zarar verebileceğini söyledi. Bu nedenle müzakerelerin siyasi veya seçim hesaplarından bağımsız yürütülmesi ve çatışma aşamasına geçmeden önce tüm anlaşma imkanlarının tüketilmesi çağrısı yaptı. Kuruluşlar, masadan kalkmadıklarını ve grevin kaçınılmaz kabul edilemeyeceğini ifade etti.