ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3213 haber · Sayfa 52

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı

İsrail’de yerleşimciler arasındaki etkili dini liderlerden haham Dov Lior, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait arazilerde yetişen zeytinlerin toplanmasına izin veren bir dini hüküm yayımladı. Lior, Filistinlilerin yaşadıkları toprakların sahibi olmadığını, bu arazilerin “İsrail halkına” ait olduğunu savundu. Zeytin ağaçları dikmiş olmanın Filistinlilere arazi veya ürünleri üzerinde hak vermediğini belirten haham, ürünlerin ve toprağın “gerçek sahiplerine” iade edilmesi gerektiğini söyledi. Hüküm, zeytin hasadı sırasında Filistinli çiftçilere ve mülklerine yönelik saldırıların arttığı bir dönemde yayımlandı. Kaynakta aktarılan saldırılar arasında fiziksel şiddet, tarlalara erişimin engellenmesi, zeytin ağaçlarının yok edilmesi ve ürünlerin alınması yer alıyor. Bu olayların her yıl ekim ayında tekrarlandığı, ancak bu ay saldırılarda belirgin artış görüldüğü bildirildi. Lior’un hükmü yalnızca İsrail yerleşimlerinin yakınındaki arazileri değil, daha uzaktaki Filistin bölgelerini de kapsıyor. Yerel kaynaklara göre İsrailli yerleşimciler çarşamba günü El Halil’in güneyindeki Masafer Yatta bölgesinde Filistinlilere ait zeytinliklere girerek ağaçlardaki ürünleri aldı. İşgal altındaki Batı Şeria’da zeytin hasadı resmen 15 Ekim’de başlıyor; ancak yerleşimci şiddeti, askeri baskınlar, erişim kısıtlamaları ve yeni yerleşim noktalarının kurulması Filistinlilerin tarlalarına ulaşmasını zorlaştırıyor. Bölgedeki 29 Filistinli ve uluslararası kuruluşun araştırmasında kuruluşların %79’u çalışanlarının yakın zamanda saldırıya uğradığını, tehdit edildiğini veya taciz edildiğini bildirdi. Filistinli, İsrailli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İsrail makamlarını yerleşimci saldırılarını önlememek ve sorumluları cezalandırmamakla suçluyor. Kuruluşlara göre saldırıların hedefinde Filistinlilerin evleri, tarım arazileri ve araçları da bulunuyor. Uluslararası hukuka göre işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor; Filistinliler ise toprak üzerindeki haklarını koruduklarını belirtiyor.

Ukrayna: Karadeniz Gıda Güvenliğinde İkinci Hürmüz Olabilir
Görsel kaynağı: Novinite · Özgün haber

Ukrayna: Karadeniz Gıda Güvenliğinde İkinci Hürmüz Olabilir

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Rusya’nın Karadeniz’deki eylemlerinin Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatını tehdit ettiğini ve bölgeyi gıda güvenliği açısından ikinci bir Hürmüz Boğazı’na dönüştürebileceğini söyledi. Ukrinform’un aktardığı açıklamaya göre Sybiha, Moskova’nın deniz taşımacılığını baskı kurmak amacıyla kısıtladığını savundu. Sybiha, bu kısıtlamaların küresel gıda fiyatlarında yeni bir artışa yol açabileceği, bazı Afrika ülkelerinde arz sıkıntısı yaratabileceği ve Avrupa’ya yönelik yeni göç dalgalarını tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Dışişleri Bakanı, “Rusya gıdayı silah olarak kullanıyor” diyerek uygulamaların kasıtlı bir strateji olduğunu belirtti.

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa sütçülük sektörünün temsilcileri, Slovak Sütçülük Birliği’nin ev sahipliğinde yıllık kongre için perşembeden bu yana Bratislava’da bir araya geliyor. Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yeni başkanı Koert Verkerk, göreve başlarken yatırım koşullarının oluşturulması, katma değer sağlayan yeniliklerin geliştirilmesi ve açık ve adil piyasaların desteklenmesini üç öncelik olarak açıkladı. Verkerk, başkan seçilmesinden yaklaşık bir saat sonra Bratislava’daki toplantıda konuştu. Kongrede süt işleme sektörünün jeopolitik istikrarsızlık, gümrük politikaları, yükselen enerji fiyatları ve küresel ticaret akışlarındaki bozulmalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Sektör ayrıca üretim verimliliğini artırma, sürdürülebilirliği sağlama ve değişen tüketici taleplerine uyum gösterme baskısı taşıyor. Slovak Sütçülük Birliği Başkanı Marián Šolty, Slovakya’nın Avrupa süt üretimindeki payının %0,6 olduğunu, büyük Avrupa mandıralarının günde 7,5 milyon litreye kadar süt işlediğini, Slovak mandıralarında ise günlük hacmin 100 bin ila 300 bin litre arasında bulunduğunu söyledi. Šolty, Slovak sütçülüğündeki yatırım açığının 450 milyon avroya ulaştığını ve bu kaynağın yeni teknolojiler ile dijital yeniliklerde kullanılabileceğini belirtti. Sektörde yüksek protein içeren, laktozsuz ve A2A2 sütünden üretilen ürünlere yönelik çalışmaların yanı sıra genç tüketicilerin taleplerine uyum arayışı öne çıkıyor. Slovakya’da süt ve süt ürünleri tüketiminin son yıllarda kişi başına yılda 40 kilogram arttığı bildirildi. Açık piyasalar başlığında Hindistan ve Endonezya, Avrupa sütçüleri için potansiyel pazarlar olarak değerlendirildi. Çin ise ticaret açısından öngörülemez bir ortak olarak nitelendirildi. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğünden Flavio Coturni, Çin’in 2025 sonunda Avrupa Birliği’nden seçili süt ürünlerine ek gümrük vergileri getirdiğini, daha sonra bu vergileri düşürmesine rağmen önlemlerin Avrupa ihracatçılarının Çin pazarındaki rekabet gücünü zayıflattığını aktardı. Süt fiyatlarındaki düşüşün temel nedeninin artan arz olduğu, küresel piyasalardaki gelişmelerin de etkili bulunduğu belirtildi. Verkerk, sürdürülebilirlik politikalarının çiftliklerin ekonomik olarak yaşayabilir kalmasına, işletmelerin yatırım yapabilmesine ve yeniliklerin pratik sonuç vermesine imkân tanıması gerektiğini söyledi. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč ise 2028’den itibaren Avrupa Birliği’nin tarım ve gıda sektörüne yönelik önerilen finansmanının mevcut zorlukları karşılamadığını ve ülkesinin mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini belirtti. Takáč, Slovak sütçülüğünün uzun vadeli sağmal inek sayısındaki düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürün rekabetiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

ABD’de Eylül Traktör Satışları Yıllık %16,4 Geriledi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Eylül Traktör Satışları Yıllık %16,4 Geriledi

ABD’de tarım ekipmanı satışlarındaki gerileme eylülde de sürdü. Association of Equipment Manufacturers (AEM) verilerine göre bayiler, Eylül 2026’da 15.024 traktör sattı. Bu sayı, Eylül 2025’teki 17.979 adedin %16,4 altında kaldı. Kendinden yürür biçerdöver satışları da 414 adetten 369’a düşerek yıllık %10,9 geriledi. Traktör satışlarındaki zayıflık tüm beygir gücü gruplarında görüldü. 40 beygir gücünün altındaki iki çeker modellerin satışları %15,4 azalarak 8.952 adede indi. 40-100 beygir gücündeki traktör satışları %18,7 düşüşle 4.443 adet oldu. 100 beygir gücünün üzerindeki iki çeker modellerde satışlar %15 azalarak 1.396 adede gerilerken, dört çeker traktör satışları %20,2 düşüşle 233 adette kaldı. Gerileme yalnızca eylül sonuçlarıyla sınırlı kalmadı. ABD’de 2026’nın ilk dokuz ayında traktör satışları 135.325 adede düşerek geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %12,6 azaldı. Biçerdöver satışları da aynı dönemde 2.683 adetten 2.432’ye geriledi ve %9,4 düşüş kaydetti. AEM Kıdemli Başkan Yardımcısı Curt Blades, hasat sezonuna ekonomik koşullarda daha fazla kesinlik ve tarım ekonomisinde toparlanma beklentisiyle girildiğini söyledi. Yüksek işletme giderleri, borçlanma maliyetleri ve emtia fiyatlarına ilişkin belirsizlik, çiftçilerin büyük makine yatırımlarını ertelemesine neden olan koşullar arasında gösterildi. Kanada’da da eylül traktör satışları %15,1, biçerdöver satışları %37,6 geriledi.

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi

Oxford Economics’in Bayer tarafından yaptırılan çalışmasına göre Avrupa Birliği’nde toplam tarla bitkileri üretimi 2011-2023 döneminde yılda ortalama yalnızca %0,1 arttı. Aynı dönemde üretim artışı ABD’de %1, dünya genelinde %2 ve Brezilya’da %3,3 oldu. Çalışmadaki karşılaştırma, tek bir ürünün verimini değil, farklı yüzölçümü, ürün ve işletme yapılarını kapsayan toplam bitkisel üretimi ölçüyor. Avrupa’daki yavaş büyüme, üretim maliyetlerindeki artış ve iklim riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Çalışmaya göre 2025’te AB’de gübre fiyatları 2020’ye göre %60, enerji fiyatları %51, makine ve ekipman fiyatları %25 yükseldi. Oxford Economics’ten Jeremy Leonard, maliyet baskısının özellikle işletme marjlarında görüldüğünü ve kârlılığın azalmasının üretkenliği artırabilecek teknolojilerin satın alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’nın çalışmada aktarılan tahminlerine göre iklim riskleri Avrupa tarlalarında yıllık ortalama 17,4 milyar avro kayba yol açıyor; bu tutar üretimin %6,4’üne denk geliyor. Kayıpların 2050’de 24,8-28,9 milyar avroya çıkabileceği öngörülüyor. Bu etkinin bölgelere ve ürünlere göre değişeceği belirtilirken, Hollandalı süt sığırı yetiştiricisi Judith de Vor, aşırı yağış dönemleriyle sıcak ve kurak dönemlerin üretim koşullarını değiştirdiğini ve yeni bitki sağlığı sorunları doğurduğunu anlattı. Bitki koruma alanındaki seçeneklerin daralması da çalışmada öne çıkan sorunlar arasında yer aldı. Bayer’in aktardığı verilere göre AB’de onaylı aktif maddelerin sayısı 2000’lerin başındaki binden fazla düzeyden yaklaşık 420’ye geriledi; son yedi yılda 92’den fazla madde piyasadan çıkarken yalnızca bir yeni sentetik aktif madde geldi. Frank Terhorst, bitki koruma programlarındaki boşlukları önümüzdeki beş yılın başlıca sorunlarından biri olarak gösterdi. Bayer, yeni kimyasal ve biyolojik çözümlerin geliştirilmesini ve ruhsatlandırılmasını hızlandırmayı savunuyor. Terhorst, yeni genomik teknikleri çeşitlerin çevre koşullarına daha hızlı uyarlanması için önemli bir platform olarak değerlendirirken, hastalık direnci ve azot beslenmesi gibi daha karmaşık özellikler için zaman ufkunun gelecek on yıla uzandığını belirtti. Bayer’in sekiz Avrupa pazarında 8 binden fazla tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların %84’ü gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi saydı; aynı oran çiftçilerin yeni teknolojilere erişimini destekledi. Ancak genel inovasyon desteğinin belirli teknolojiler üzerindeki görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadığı ve çiftçilerin kendi koşullarına uygun çözümleri seçebilmesi gerektiği vurgulandı.

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı
Görsel kaynağı: Teagasc · Özgün haber

İrlanda’da Kadın Çiftçilerin Rolü Kısa Gıda Zincirleriyle Ele Alındı

İrlanda’da düzenlenen “Land Citizenship: Rural Women Cultivating Good Food for All” etkinliğinde kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kısa gıda tedarik zincirleri ve sürdürülebilir gıda sistemleri araştırma ve politika odağında ele alındı. Teagasc’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında düzenlediği organizasyon, kurumun bu çerçevedeki iki etkinliğinden biri oldu. İki günlük etkinlik, İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı ile Teagasc tarafından ortaklaşa düzenlendi ve İrlanda’nın Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı için resmi etkinlik olarak gerçekleştirildi. COREnet Horizon Europe projesi kapsamında bir yol gösterisi niteliğindeki organizasyon, uluslararası katılıma ve politika yeniliğine odaklandı. İlk gün Avrupa’nın farklı yerlerinden çiftçiler, danışmanlar, araştırmacılar, politika yapıcılar ve kırsal kuruluşlar saha ziyaretlerinde bir araya geldi. Katılımcılar COREnet’in “Golden Cases” ve “Lighthouse Projects” kapsamındaki Airfield Farm, Burren Beef and Farm Experience, Masterchefs ve Western Organic Producer Organisation örneklerini inceledi. Bu örnekler, kapsayıcı ve sürdürülebilir değişimde danışmanlık hizmetleri, hedefli politika desteği ve işbirlikçi ağların rolünü ortaya koydu. Bazı girişimlerin İrlanda’nın 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamındaki kısa gıda tedarik zinciri ve üretici örgütlerine erken destek programlarından yararlandığı aktarıldı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığından Elisa Goode, örneklerin kısa gıda zincirleri ile sürdürülebilir gıda sistemlerinde kadın çiftçilerin liderliğini gösterdiğini söyledi. İkinci gün Galway’de düzenlenen araştırma ve politika sempozyumunda DAFM’nin TEDY Agroekoloji Ortaklığı, COREnet’in kardeş ağı EU4Advice ve sürdürülebilir hayvancılık sistemlerine odaklanan STEP-UP Horizon Europe projesi ele alındı. Teagasc’tan Áine Macken-Walsh, kısa gıda zincirlerinin yalnızca İrlanda’da değil, Avrupa Birliği genelinde kadınların çiftlik temelli yenilikçiliğe liderlik ettiği alanlardan biri olduğunu belirtti. Macken-Walsh, bu zincirlerin aile çiftliklerinde kadınların işletmelerin ortak liderleri olduğu işbirlikçi düzenlemelerle gelişebildiğini ifade etti. Hindistan’dan Bina Agarwal, grup veya işbirlikçi tarımın tarımda toplumsal cinsiyet eşitliğini dönüştürme potansiyelini vurgulayarak İrlanda’daki örnekleri küresel bağlama yerleştirdi. Avusturya’dan Christian Jochum ise ülkede kadınların tarıma katılımının Avrupa Birliği ortalamalarına göre daha yüksek olduğunu ve organik tarımın önemli bir paya sahip bulunduğunu aktardı. TEDY’den Mousaab Alrhmoun, kısa gıda zincirlerinin kadınları, gençleri ve geleneksel tarımda yeterince temsil edilmeyen grupları güçlendirebilecek yerel iş modelleri sunduğunu söyledi. Etkinlikte ayrıca İrlanda Natura ve Tepe Çiftçileri Birliği, Tarımda Kadınlar Paydaş Grubu, Wild Atlantic Nature, Talamh Beo ve Mid-West Bio-District temsilcilerinin görüşleri sistemik haritalama çalışmasında bir araya getirildi. Araştırma boyutunda FLIARA Horizon Europe projesi ile Galway, Limerick ve Lyon’daki akademik kurumların temsilcileri yer aldı. Kapanış konuşmasında Teagasc yöneticisi Paul Maher, aile çiftçiliğinde kadınların güçlendirilmiş rollerinin sürdürülebilirlik ve yenilikçilik üzerinde olumlu etkiler yarattığına ilişkin tutarlı kanıt bulunduğunu söyledi.

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Slovakya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Richard Takáč, Bratislava’da Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yıllık kongresinde Slovak süt sektörünün büyüme potansiyeli bulunduğunu söyledi. Takáč’a göre bu potansiyelin kullanılabilmesi için istikrarlı koşullar, yeterli yatırım ve adil rekabet gerekiyor. Bakan ayrıca 2028’den itibaren uygulanması önerilen Avrupa Birliği tarım ve gıda sektörü finansmanının sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara karşılık gelmediğini belirtti. Takáč, mevcut bütçe taslağına göre Slovakya’nın tarım için mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini ve sektöre doğrudan ayrılan fonların gerekli ölçüde doğrudan ödemeleri karşılamayabileceğini söyledi. AB bütçesinin 800 ila 900 milyar avro büyümesinin konuşulduğu bir dönemde çiftçilerin ve gıda üreticilerinin daha az finansman almasının kabul edilemez olduğunu savunan bakan, gıda güvenliği ve kendine yeterlilik için daha fazla kaynak ve daha az bürokrasi gerektiğini ifade etti. Slovak süt işletmelerinin daha fazla yerli sütü işleyebilecek teknoloji ve kapasiteye sahip olduğunu belirten Takáč, bunun istikrarlı birincil üretime ve sektörün ekonomik olarak sürdürülebilir işlemesine bağlı olduğunu kaydetti. Ancak sektör, sağmal inek sayısındaki uzun süreli düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürünlerin güçlü rekabetiyle karşı karşıya. Bu koşullar, çiftliklerin ekonomisini ve işleyicilerin yeni yatırımlara ilişkin kararlarını etkiliyor. Bakan, gıda sektörünün modernizasyon, otomasyon ve rekabet gücünün artırılması için yatırımlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gıda sektörünün Ortak Tarım Politikası içinde tutulmasına yönelik görüşmeleri olumlu karşılasa da, ek finansman olmadan bunun yeterli olmayacağını belirtti. Takáč ayrıca Ukrayna dahil üçüncü ülkelerden yapılan gıda ithalatının Avrupalı üreticiler üzerindeki baskısına dikkat çekerek, Ukrayna’ya yardım edilirken Avrupalı çiftçi ve işleyicilerin orantısız rekabet baskısından korunması gerektiğini ifade etti.

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: WirtschaftsWoche · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya’da patates fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Fiyat artışı, sıcak ve kurak yazın üretim üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilirken, bu yılki patates hasadının geçici sonuçlara göre 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona kıyasla yaklaşık dörtte bir daha düşük. Kuraklık patateslerin küçülmesine yol açarken, hektar başına verim alışılmış 46 tonun altına 39 tona indi. Ekim alanı da bu yıl %11’den biraz fazla daraldı. Almanya’daki taze sebze fiyatları eylülde yıllık bazda %12 arttı; yumurta fiyatlarındaki yükseliş %15’i aşarken balık ve deniz ürünleri %4,5 pahalandı. Alman Çiftçiler Birliği, ağustos ayında tahıl hasadının 41,9 milyon tonla geçen yılın %7 altında kalacağını tahmin etti. Birliğe göre fazla kuru ilkbahar ve haziranın ikinci yarısındaki sıcak hava dalgası birçok bölgede tahılların erken olgunlaşmasına neden oldu. Avrupa buğday fiyatı da son üç ayda yaklaşık %20 arttı; Rusya’nın Karadeniz’de yük gemilerine yönelik saldırılarının sevkiyatları aksattığı aktarıldı. Küresel gıda hammaddesi fiyatları açısından El Niño da bir risk olarak gösteriliyor. Avrupa Merkez Bankası, güçlü bir El Niño olayının fiyatları %9’a kadar artırabileceğini hesapladı; Uluslararası Para Fonu ise geçmiş olaylarda nihai tüketici fiyatlarındaki ortalama artışı %5 olarak belirledi. Almanya’da gıda fiyatları eylülde yıllık %0,4 arttı ve 2020’den bu yana toplam yükseliş %30’u aştı. Hammadde fiyatlarındaki değişimlerin raflara genellikle beş-altı ay sonra yansıdığı belirtilirken, hükümetin ekim için kararlaştırdığı akaryakıt indiriminin süpermarket fiyatlarında henüz rahatlama sağlamasının beklenmediği aktarıldı.

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak

Mısır Tarım ve Toprakların Islahı Bakanlığı, kırsal kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini sürdürülebilir kalkınmanın ve Mısırlı ailelerin yaşam kalitesini artırmanın öncelikli unsurlarından biri olarak açıkladı. Açıklama, Ulusal Kadın Konseyi’nin Kahire’nin Madinat Nasr bölgesindeki merkezinde düzenlenen Dünya Kırsal Kadınlar Günü etkinliğinde, Bakan Yardımcısı Mustafa es-Seyyad tarafından yapıldı. Bakanlığın planı, küçük ve mikro ölçekli projelerin kurulması ve finanse edilmesi için gerekli kolaylıkların sağlanmasını içeriyor. Aile geçimini sağlayan kadınlara destek programlarında öncelik verilmesi, üretim araçları ve girdilere erişimlerinin artırılması ve uygun koşullu kredilerden yararlanmalarının kolaylaştırılması öngörülüyor. Destek alanları arasında hayvansal ve kanatlı üretimi, gıda işleme ile geleneksel ve el sanatları yer alıyor. Seyyad, kırsal kadınların tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin yanı sıra ailelerinin ekonomik yönetiminde de önemli rol oynadığını belirtti. Bakanlık, finansmanın yanında eğitim, farkındalık, danışmanlık ve veterinerlik programları uygulamayı; kadınlara modern pazarlama yöntemleri konusunda eğitim vermeyi planlıyor. Açıklamada ayrıca Tarım Bakanlığı ile Ulusal Kadın Konseyi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı.

Çin Devlet Şirketleri ABD Menşeli Soya Alımlarına Döndü
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Çin Devlet Şirketleri ABD Menşeli Soya Alımlarına Döndü

Çin devlet şirketleri, 15 Ekim Perşembe öncesindeki gece ABD menşeli soya için 10-13 sevkiyat satın aldı. Reuters’a konuşan üç ticaret kaynağına göre bu işlemler, Donald Trump ile Xi Jinping’in eylülde gerçekleşen görüşmesinden bu yana yapılan ikinci önemli anlaşma grubu oldu. Sevkiyatların Aralık-Mart döneminde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Çinli şirketler aynı hafta salı günü de 8-10 sevkiyat almıştı; bunların satışlarının çoğu ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından doğrulandı. Reuters hesaplamalarına göre haftalık toplam 18-23 sevkiyat, yaklaşık 1,2-1,5 milyon tona denk geliyor. Birikimli alımlar yaklaşık 15 milyon tona ulaşırken, bu miktar Beyaz Saray’ın 2026-2027 ticaret kampanyası için açıkladığı 25 milyon tonluk hedefin altında kaldı. Çin devlet alıcılarının dönüşü, birkaç haftadır sınırlı kalan katılıma ilişkin endişeyi azalttı; düşük katılım kısmen uzun Ulusal Gün tatiline bağlandı.

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor

Dünya Gıda Günü kapsamında Şili’deki bilim insanları, gıda kayıpları ve israfını azaltmak için tarım-gıda artıklarının yeni bileşenlere ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmaları öne çıkarıyor. Şili’deki CREAS, gıda artıklarının yeniden değerlendirilmesine yönelik bilimsel ve teknolojik projeler yürütürken, bu çalışmalar mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre gıdanın yaklaşık %13’ü hasattan perakendeye ulaşana kadar kaybediliyor. Gıdanın bir başka %19’u ise ticaret, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. Kaynakta aktarılan bu oranlar, gıda kaynaklarının kullanımını yeniden değerlendirecek ve tarım-gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini güçlendirecek seçeneklerin araştırılması gerektiğine işaret ediyor. CREAS liderliğindeki INTERESA projesi, bira posası ve üzüm cibresi gibi tarım-gıda yan ürünlerinin işlenmesine odaklanıyor. Lif ve polifenoller gibi biyoaktif bileşenler içeren bu hammaddeler için, bileşenlerin kullanılabilirliğini ve işlevselliğini artıracak teknolojik işlemler araştırılıyor. Amaç, bu yan ürünlerin yeni gıda bileşenleri ve katma değerli gıdalarda değerlendirilmesini sağlamak. CREAS’ın diğer çalışmaları arasında ANID destekli CT CREAS, Corfo girişimi TT Green Foods, Valparaíso Bölgesel Hükümeti destekli REPROCESA ve balıkçılık kaynaklarına değer katmaya odaklanan Proyecto Humboldt II danışmanlıkları yer alıyor. Araştırmacılar, teknolojik çözümlerin yanı sıra bilim, sanayi ve insanların ihtiyaçları arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan, 2025'te Fransa'nın sızma zeytinyağı tedarikçileri arasında dördüncü sırada yer aldı. Yunan ürününün Fransa ithalatındaki payı değer bazında %2,13, miktar bazında ise %1,59 oldu. Yunanistan'dan Fransa'ya gönderilen sızma zeytinyağı miktarı 1.351,6 tona yükselerek 2024'e göre %3,1 artarken, ihracat değeri %22,8 düşüşle 9,79 milyon euroya geriledi. Miktar artışına karşılık gelirdeki gerileme, ortalama beyan edilen değerdeki düşüşle birlikte gerçekleşti. Yunan zeytinyağının kilogram başına ortalama değeri 2024'te 9,67 euro iken 2025'te 7,24 euroya indi ve %25,1 azaldı. Buna rağmen bu değer, Fransa'nın aynı kategorideki toplam ithalat ortalaması olan 5,39 euronun üzerinde kaldı. Çalışmada Yunan ürününün daha yüksek değerli kategorilerdeki konumuna dikkat çekildi; ürünün ortalama değeri İspanyol zeytinyağında 5,27, İtalyan ürününde 6,29 ve Tunus ürününde 4,60 euro oldu. Fransa pazarında İspanya 47.608 ton ve yaklaşık 251 milyon euroluk ihracatla en büyük tedarikçi olurken, İtalya 18.097 ton ve 113,78 milyon euroyla ikinci, Tunus 15.537 ton ve 71,52 milyon euroyla üçüncü sırada yer aldı. Fransa'nın toplam sızma zeytinyağı ithalatı 2025'te 85.189 ton ve 459,51 milyon euro oldu; ithalat miktarı %5,9 artarken toplam değer %32,8 azaldı. Rapora göre Yunanistan'ın Fransa'ya sızma zeytinyağı ihracatı ile Fransa'nın Yunanistan'a ayrı kaydedilen karşılık gelen ihracat akışı arasında Yunanistan lehine önemli bir fark bulunuyor. Söz konusu karşılaştırma yaklaşık 9,79 milyon euroya karşı 356 bin euro ve 1.351,6 tona karşı 17,48 tonluk akışlara dayanıyor. Bununla birlikte rapor, Yunan zeytinyağının Fransa pazarındaki payının ana tedarikçilere kıyasla sınırlı kaldığını belirtiyor. Pazar varlığını artırmak için markalı ürünlerin büyük dağıtım ve elektronik ticarette tanıtılması, menşe ve coğrafi işaretler ile organik üretim ve Yunan çeşitlerinin öne çıkarılması öneriliyor.

Alberta Grains, FarmCash Operasyonunu Sonlandıracak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Alberta Grains, FarmCash Operasyonunu Sonlandıracak

Kanada’nın Alberta eyaletindeki Alberta Grains Yönetim Kurulu, stratejik yönüne ilişkin kapsamlı incelemenin ardından federal kaynakla finanse edilen Advance Payments Programı’nın idari işlemlerini yürüten FarmCash operasyonunu sonlandırma kararı aldı. Çıkış süreci 15 Ekim 2026’da başlayacak ve 2027’de tamamlanacak. Mevcut FarmCash üreticilerine seçenekler, yöneticiler, geçiş takvimi ve sonraki adımlar hakkında doğrudan bilgi verilecek. Mevcut Spring Advance sahibi üreticiler, 15 Ekim-15 Kasım 2026 arasında standart program koşullarına tabi ek avans başvurusu yapabilecek; sonrasında gelecekteki avanslar için yöneticileriyle çalışacak.

Kosova’da Tarımsal Girdi Fiyatları Yıllık %8,8 Arttı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Kosova’da Tarımsal Girdi Fiyatları Yıllık %8,8 Arttı

Kosova’da Devlet İstatistik Kurumu’nun tarımsal fiyat endekslerine ilişkin verilerine göre, Eylül 2026’da tarımsal girdi fiyatları geçen yılın aynı ayına kıyasla %8,8 arttı. Tarımsal üretim fiyatlarındaki yıllık artış ise %2,3’te kaldı. Böylece girdilerdeki yükseliş, üreticilerin ürün satış fiyatlarındaki artıştan daha yüksek oldu. Bitkisel üretim fiyatları aynı dönemde %3,9 artarken hayvansal üretim fiyatları %2,1 geriledi. En yüksek artış %18,9 ile endüstri bitkilerinde görüldü; sebze fiyatları %8,2, patates fiyatları %6,5 yükseldi. Buna karşılık tahıl ve pirinç fiyatları %2,2 düştü. Kesimlik hayvan fiyatları %7,4 artarken hayvansal ürün fiyatları %7,6 geriledi.

Yapay Zekâ Tarımı Dönüştürüyor
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ Tarımı Dönüştürüyor

Dünya Gıda Forumu, tarım-gıda sistemlerinin daha dayanıklı ve erişilebilir hale getirilmesi için yenilikleri, su yönetimini ve üreticilerin desteklenmesini gündeme taşıdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Roma’daki merkezinde düzenlenen forumda “Bugünün yenilikleri. Yarının beslenmesi” sloganıyla gıda üretiminin geleceği ele alındı. İklim değişikliği, su kaynaklarının tükenmesi ve tarımsal verimlilikteki düşüşün gıda üretimini zorlaştırdığı belirtildi. Yapay zekâ ve diğer dijital teknolojiler, tarımda kaynakların daha verimli kullanılması ve ürünleri tehdit eden sorunlara daha hızlı yanıt verilmesi açısından değerlendirildi. Forumda suyun sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve nesiller boyunca aktarılan geleneksel bilgilerin kullanılması da öne çıktı. Tohumların sağlıklı toprak ve suya ihtiyaç duyduğu belirtilirken genetik çeşitliliğin korunması, bilimsel ve teknolojik yeniliklerin desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Çözümün yalnızca daha fazla gıda üretmekten ibaret olmadığı, su ve toprağın akılcı kullanılmasıyla gıda kayıplarının azaltılmasının da gerekli olduğu ifade edildi. Gıda güvenliğinin yalnızca teknolojiyle sağlanamayacağı belirtilerek üretim yapan ve gıdayı pazarlara ulaştıran insanların rolüne dikkat çekildi. Liberya’nın eski devlet başkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Ellen Johnson-Sirleaf, özellikle kayıt dışı sektörde çalışan kadınların ekim, pazar ticareti, sınır geçişleri ve ürün taşımacılığında kilit görev üstlendiğini söyledi. “El Ele” yatırım girişimi hükümetleri, yatırımcıları ve kalkınma ortaklarını tarım-gıda projelerine kaynak yönlendirmek üzere bir araya getiriyor. Roma’daki sergide yaklaşık 400 ürün, teknoloji ve yenilikçi çözüm tanıtılırken kentlerin de gıda sistemlerinin dönüşümüne katılması gerektiği belirtildi.

Sicilya’dan Gelen Kokteyl Domatesler İçin Salmonella Uyarısı
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber

Sicilya’dan Gelen Kokteyl Domatesler İçin Salmonella Uyarısı

Avusturya Sağlık ve Gıda Güvenliği Ajansı (AGES), Sağlık Bakanlığı adına Sicilya’nın belirli bölgelerinden gelen kokteyl domateslerin Salmonella ile kontamine olabileceği uyarısında bulundu. Uyarı, İtalya’nın Ragusa ve Caltanissetta bölgelerinden gelen ürünleri kapsıyor; bu domatesler Salmonella Strathcona salgınıyla ilişkilendiriliyor. Temmuzdan bu yana 10 Avrupa ülkesinde 160’tan fazla doğrulanmış vaka kaydedildi. Avrupa genelinde Ocak 2023’ten bu yana 800’den fazla doğrulanmış salgın vakası bildirildi. AGES, söz konusu kokteyl domateslerin çiğ tüketilmemesini istiyor.

Devon’da Mavi Dil Salgını Sonrası Destek Programı 2027’de Yenilenecek
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Devon’da Mavi Dil Salgını Sonrası Destek Programı 2027’de Yenilenecek

Devon Konseyi, hayvancılık işletmelerini etkileyen mavi dil salgınının ardından Kırsal Destek ve Esenlik Programı’nı 2027’den itibaren yeniden başlatmayı kabul etti. Program kapsamında çiftçilere pratik danışmanlık, esenlik desteği ve erken müdahale hizmetleri sunulacak. Devonlu koyun yetiştiricisi Jerry Sanders-Carr, salgın nedeniyle yaklaşık 18 bin sterlin maliyetle karşılaştığını belirterek yıllık 60 bin sterlinlik desteğin etkilenen işletmelerin sayısı ve giderleri karşısında yeterli olup olmayacağını sorguladı. Devon, İngiltere’de salgından en fazla etkilenen bölge oldu. DEFRA’nın son verilerine göre 10 Temmuz-14 Ekim döneminde ilçede 1.285 işletmede doğrulanmış vaka kaydedildi; bu sayı İngiltere genelindeki 2.864 vakanın neredeyse %45’ine karşılık geldi. Salgın, hayvan kayıpları ve artan veteriner masraflarının yanı sıra işletmelerin geleceğine ilişkin kaygılara yol açtı. Kuru geçen yazın birçok işletmede yem açığı oluşturması da baskıyı artırdı. Farming Community Network bölge yöneticisi Stephen Dennis, hasta hayvanlarla ilgilenmenin çiftçiler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ve birçok kişinin tükendiğini söyledi. Dennis ayrıca mavi dilin koç ve boğaların döl verimliliğini etkileyebileceği, kötü durumdaki dişi hayvanların ise daha az kuzu ve buzağı doğurabileceği uyarısında bulundu. Bu etkilerin gelecek yıl ve sonrasında işletme gelirlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Yenilenen program Heart of the South West Trading Standards tarafından, Farming Community Network, RABI, Devon ve Cornwall Polisi, itfaiye servisi ve Samaritans gibi kuruluşlarla birlikte yürütülecek. Program, 2022-2025 arasında uygulanan önceki bir çalışmaya dayanacak. Konsey, 2027’de çiftçi esenliği, hayvan refahı ve tarım işletmelerine desteğin ne kadar etkili olduğunu değerlendirecek. Bu tarihe kadar yardıma ihtiyaç duyan çiftçiler Trading Standards ve Devon’daki diğer kırsal destek kuruluşlarına başvurabilecek.

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı
Görsel kaynağı: Les Inspirations Éco · Özgün haber

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı

Hindistan ile Afrika arasındaki tarımsal inovasyon işbirliğinde, ortak deneyimlerin çiftçiler için somut ekonomik sonuçlara dönüştürülmesinin koşulları ele alındı. Policy Center for the New South (PCNS) ile Hindistan’daki Research and Information System for Developing Countries bünyesinde faaliyet gösteren DAKSHIN’ın öncülüğündeki webinara, Kamerun’daki CEIDES ve Gine’deki Stat View International da katıldı. Görüşmelerde maliyet, su yönetimi, altyapı, pazara erişim ve teknolojilerin sahadaki koşullara uyarlanması öne çıktı. Uzmanlar, bir inovasyonun geliştirilmiş veya kullanıma sunulmuş olmasının çiftçiler tarafından benimsenmesini ve daha yüksek gelir sağlamasını garanti etmediğini belirtti. PCNS ekonomisti Boutaina Lmasrar, bazı araçların bağlantı, erişilebilir danışmanlık veya destek eksikliği nedeniyle üreticilerin erişemeyeceği kadar pahalı ya da karmaşık kalabildiğini söyledi. Telefon, mobil veri ve abonelik gibi kalemlerin de çiftçiler için ek maliyet oluşturabileceği ifade edildi. Bu nedenle çözümlerin gerçek üretim koşullarında çiftçilerle denenmesi, kooperatifler ve dernekler aracılığıyla ortak erişimin kolaylaştırılması önerildi. Toplantıda inovasyonların yalnızca dağıtılan araç sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Verimlilik artışı, üreticinin net geliri ve sonuçların iklim baskısı altında sürdürülebilmesi temel ölçütler olarak sıralandı. Kamu kurumlarının benimsemeyi kolaylaştıran koşulları oluşturması, araştırma kuruluşlarının teknolojilerin hangi ortamlarda çalıştığını ve nasıl uyarlanacağını incelemesi, şirketlerin ise erişilebilir ekipman ve hizmet sağlaması gerektiği belirtildi. Orta ölçekli işletmelerin pazara erişiminde standartlar ve sermaye gereksinimleri de önemli engeller arasında gösterildi. Su stresi, toprak bozulması ve iklim belirsizliği, Hindistan ile Afrika arasında ortak çalışma alanları olarak öne çıktı. Debashis Chakraborty, kurak bölgelere uygun darı, sorgum ve baklagillerin yanı sıra yağmur suyu hasadı, besin yönetimi ve tarımsal hizmetlere bağlı meteoroloji danışmanlığı üzerinde durdu. Önerilen uygulamalı öğrenme alanlarında çiftçilerin, araştırmacıların, tohum üreticilerinin, mekanizasyon hizmeti sağlayıcılarının ve alıcıların bir araya getirilmesi; verim, maliyet ve gelirlerin birkaç sezon boyunca karşılaştırılması planlandı. Boutaina Lmasrar, Hindistan’daki Krishi Vigyan Kendras merkezlerinin teknolojileri yerel olarak test ettiğini, kullanım biçimlerini gösterdiğini ve çiftçileri eğittiğini aktardı. Fas’ın Afrika Tarımının Adaptasyonu girişimi de uyum öncelikleri, ortaklıklar ve finansman ihtiyaçlarını bir araya getiren bir örnek olarak anıldı. Gine’den verilen örnekte Jibril Barry, elektrik, sulama veya alıcı eksikliği bulunan bir çiftçi için dijital platformun tek başına yeterli olmadığını belirterek üretim, depolama ve yerel işleme yatırımlarıyla daha öngörülebilir ticari ilişkiler kurulmasını önerdi. Belaruslu Irina Komar ise eğitim, veterinerlik ve hayvan ıslahı alanlarında ortaklık fırsatlarına değindi.

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Gıda Fiyatlarıyla %11,38’e Çıktı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Gıda Fiyatlarıyla %11,38’e Çıktı

Pakistan’da kısa vadeli enflasyon, 15 Ekim’de sona eren haftada yıllık bazda %11,38’e yükseldi. Pakistan İstatistik Bürosu tarafından açıklanan resmi verilere göre artışta büyük ölçüde gıda fiyatları etkili oldu. Kısa vadeli enflasyonu izleyen Hassas Fiyat Endeksi (SPI) ise haftalık bazda %0,04 geriledi. Endeks, 17 şehirdeki 50 piyasadan toplanan 51 temel ürün ve hizmetin fiyatlarıyla hesaplanıyor. İzlenen ürünlerin 23’ünde fiyat artışı görülürken yedi ürün ucuzladı, 21 ürünün fiyatı değişmedi. Kaynağa göre kısa vadeli enflasyon birkaç haftadır çift haneli seyrediyor. Hükümetin petrol vergisini düşürmemesi ve petrol ile motorin fiyatlarındaki artışların sürmesi, enerji maliyetlerini yükselterek gıda fiyatlarına da baskı yaptı. Haftalık bazda en yüksek artış gram bakliyat, buğday unu ve tavuk fiyatlarında kaydedildi; domates, soğan ve muz fiyatları ise geriledi. Yıllık karşılaştırmada soğan fiyatı %75,19, buğday unu %35,13 ve tavuk %20,77 arttı. Buna karşılık domates fiyatı %63,65, patates %39,93 ve şeker %23,20 düştü.

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor

Yunanistan’ın altı bölgesinden 82 gıda ve içecek üreticisi, 5 Kasım’da Stockholm’de düzenlenecek Flavours of Greece etkinliğinde İsveçli satın almacılar, ithalatçılar ve distribütörlerle buluşacak. Etkinlikte perakende ve gıda hizmetleri sektörü için daha geniş bir Yunan ürünleri yelpazesinin tanıtılması ve yeni ticari bağlantılar kurulması hedefleniyor. Katılımcıların 68’i gıda, 14’ü ise şarap ve içecek sektörünü temsil ediyor. Üreticiler Girit, Orta ve Batı Makedonya, Epir, Kuzey Ege adaları ve İyon adalarından geliyor. Sunulacak ürünler arasında ödüllü zeytinyağları, Kalamata zeytinleri, bakliyat, bal ve marmelatların yanı sıra tütsülenmiş salyangoz filetoları, trüf mantarlı kekler, lavantalı çikolata ve otlu organik köpüklü çay da bulunuyor. Etkinlik, kasım ayı boyunca Yunan mutfağını ticaret ve restoran faaliyetleriyle öne çıkaran Stockholm Greek Month’un başlangıcını oluşturacak. Stockholm’de 12 market özel ürünler sunarken, 12 restoran farklı Yunan bölgelerinden esinlenen menüler hazırlayacak. Program 6–7 Kasım’da Stockholmsmässan’daki Sthlm Food & Wine etkinliğiyle sürecek. Flavours of Greece, Finlandshuset’te 10.00–17.00 saatlerinde düzenlenecek.

Avusturya’da Meyve ve Sebze Hasadında Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve ve Sebze Hasadında Düşüş Bekleniyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avusturya Tarım Odası ile Meyve ve Sebze Sektör Birliği (ÖBOG), 2026 yılı meyve hasadında yaklaşık %30, sebze üretiminde ise ortalama %40 düşüş bekliyor. Çin lahanası ve lahana gibi bazı ürünlerde kayıp, bazı bölgelerde %50’ye kadar çıkabiliyor. Steiermark’ta elma hasadının yaklaşık 90 bin ton, Avusturya genelinde 130 bin ton olması öngörülüyor; bu, geçen yıla göre yaklaşık %35 düşüş anlamına geliyor. 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar bitkilerin büyümesini durdururken, temmuz ve ağustosta domates üretimi özellikle etkilendi. Salatalık, biber ve patlıcandaki kayıplar ise sonbaharda kısmen telafi edildi.

Uruguay Süt Sektöründe 2025 Rekoru ve 2026’da Yeni Artış Beklentisi
Görsel kaynağı: la diaria · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay Süt Sektöründe 2025 Rekoru ve 2026’da Yeni Artış Beklentisi

Uruguay süt sektörü 2025’i tarihi sonuçlarla tamamladı. Süt teslimatı 2.207 milyon litreye, süt katı maddesi üretimi 172 milyon kilograma, ihracat ise 964,5 milyon dolara ulaştı. 2026’da büyüme ivmesi sürdü. Temmuz ayında aylık süt teslimatı 213 milyon litrenin üzerine çıkarak rekor kırdı; yıl genelindeki teslimat artışının yıllık bazda %10’un oldukça üzerinde olması bekleniyor.

Rusya’da Tahıl Hasadının %95’i Tamamlandı
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadının %95’i Tamamlandı

Rusya’da tahıl ve baklagil ekili alanların yaklaşık %95’inde hasat tamamlandı. Tarım Bakanı Oksana Lut’un 16 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, bunker ağırlığında 130 milyon tondan fazla tahıl toplandı; bunun yaklaşık 95 milyon tonunu buğday oluşturdu. Buğday miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre 2 milyon ton daha yüksek gerçekleşti. Lut, söz konusu sonuçların Rusya’nın gıda güvenliğini tamamen sağladığını ve yüksek ihracat potansiyelinin korunması için iyi bir temel oluşturduğunu söyledi. Yağlı tohum hasadının da takvimin önünde ilerlediğini belirten bakan, bu alandaki sonucun en az geçen yılki düzeyde olmasını beklediklerini ifade etti. Karabuğday hasadında ise geçen yılın aynı tarihine göre yaklaşık %20 artış kaydedildi ve yaklaşık 700 bin ton ürün toplandı. Lut, sezon başında Altay Krayı’ndaki ciddi kuraklık nedeniyle bu ürüne ilişkin beklentilerin iyimser olmadığını, ancak mevcut sonuçların daha olumlu bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Bakanın açıkladığı verilere göre planlanan kışlık ekimin %70’i tamamlandı. Kışlık ekim, Rusya’daki tahıl hasadının büyük bölümünü ve buğday üretiminin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Ülkenin resmi tahıl hasadı tahmini 140 milyon ton seviyesinde bulunurken, 2025 hasadı temiz ağırlıkta 141,2 milyon ton olmuştu.

Bulgaristan’da Tahıl İhracatı İçin Gemi Trafiği Aksıyor
Görsel kaynağı: Mediapool · Özgün haber

Bulgaristan’da Tahıl İhracatı İçin Gemi Trafiği Aksıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, bazı gemilerin Bulgaristan limanlarına gitmeyi reddettiğini, bazılarının ise gelişlerini geciktirerek Karadeniz’in güneyinde beklediğini söyledi. Prodanov, Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken 5 milyon ton buğday bulunduğunu belirtti. Kaynakta, bu yeni eğilimin Bulgaristan suları yakınında dört geminin batmasının ardından gözlendiği aktarılırken, gemilerin seferleri reddetmesiyle batma olayları arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulmadı. Prodanov’a göre dünya buğday üretimi yaklaşık 800 milyon ton, uluslararası ticarete konu olan miktar ise 200 milyon ton. Bu ticaret hacminde Rusya’nın payı 50 milyon ton, Ukrayna’nın 20 milyon ton, Romanya’nın yaklaşık 10 milyon ton, Bulgaristan’ın 5 milyon ton ve Kazakistan’ın 10 milyon ton olarak veriliyor. Bulgaristan’ın mevcut buğdayını ihraç edebilmesi için gemilerin normal seferlerine dönmesi gerektiği, aksi halde ürünün elde kalabileceği ifade ediliyor. Deniz taşımacılığındaki maliyet baskısı da arttı. Prodanov, Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Karadeniz havzasından tahıl taşıma ücretinin beş-altı kat yükseldiğini söyledi. Bulgaristan’ın Karadeniz limanlarına alternatif olarak Yunanistan üzerinden demiryoluyla ihracat yapması gündeme gelse de ülkenin bu miktarı taşıyacak altyapıya sahip olmadığı belirtildi. Yunanistan sınırında kullanılabilecek geçiş noktalarının bir veya iki olduğu ve demiryolu bağlantısının kötü durumda bulunduğu kaydedildi. Prodanov, kısa vadede Bulgaristan limanlarına deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanmasını, uzun vadede ise Yunanistan üzerinden alternatif ihracat güzergâhı oluşturulmasını önerdi. İhracatın aksaması halinde yeni hasadın yüksek devreden stokla karşılanabileceği, iki hasadın ürününü depolamak için yeterli kapasite bulunmadığı ve bu durumun fiyatlar ile depolama imkânlarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Prodanov ayrıca, olası arz açığının dünya piyasalarında fiyatları yükseltebileceğini, ürünün Karadeniz havzasında kalmasının ise bölge fiyatlarını ters yönde etkileyebileceğini söyledi.