ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 59

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek

Tahıl Akademisi 2026’nın 10. yıl etkinliği, 22 Ekim’de Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek. Uluslararası forum, ilk kez önceki ev sahibi Varna dışında yapılacak. Etkinlikte tahıl ve yağlı tohum ticareti temsilcileri, tarım üreticileri, işleyiciler, lojistik şirketleri ve piyasa analistleri bir araya gelecek. Forumun gündeminde Karadeniz’de deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu riskler, uluslararası ticaret akışlarındaki değişimler ve tarımsal ürünlerin pazarlanma olanakları bulunuyor. Katılımcılar, 2026/27 sezonunda piyasaların nasıl gelişebileceğini, olası taşıma sorunlarında hangi alternatiflerin kullanılabileceğini ve artan rekabet koşullarında kârlılığın nasıl korunacağını değerlendirecek. Program, uluslararası piyasalar, Balkan ticareti ve Bulgaristan tarım ve gıda sektörünün sorunlarına ayrılan üç panelden oluşuyor. İlk panelde küresel piyasa eğilimleri ve Avrupa’nın görünümü ele alınacak. Sermaye hareketlerinin emtia piyasalarına etkisi ile dünya buğday ve mısır piyasalarına ilişkin tahminler değerlendirilecek; makarnalık buğdayın uluslararası ticareti de gündeme gelecek. İkinci panelde Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Türkiye ve Sırbistan’dan şirket temsilcileri, ulusal piyasalar arasındaki bağlantıları, tedarikçiler arasındaki rekabeti ve bölgesel tahıl ile yağlı tohum hareketlerini tartışacak. Bölgesel ticaret açısından lojistik altyapı, limanlara erişim, taşıma maliyetleri ve şirketlerin uluslararası talepteki değişimlere yanıt verme kapasitesi öne çıkıyor. Üçüncü panel ise Bulgaristan’daki üretici, tüccar, işleyici ve kurumlar arasındaki ilişkilere odaklanacak; tahıl ticaretinin kârlılığı, ayçiçeği çevresindeki anlaşmazlıklar, tahıl üreticilerinin sorunları ve kurumların piyasanın işleyişindeki rolü ele alınacak. 2026/27 sezonu için uluslararası fiyat eğilimleri, ticaret akışları ve bölgesel lojistiğin yanı sıra Bulgaristan’ın ihracat olanakları ile yerel ürünün depolama ve işleme kapasitesi de izlenecek.

Almanya'da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: Der Standard · Özgün haber
Veri haberi

Almanya'da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya'da patates fiyatları eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Verileri Almanya Federal İstatistik Ofisi açıklarken, toplam tüketici fiyatlarındaki artış %3,3, gıda fiyatlarındaki artış ise %0,4 oldu. Patates fiyatlarındaki artış, 2026'daki düşük hasatla ilişkilendirildi. Hasadın gerilemesinde ekim alanının %11,1 küçülmesi ve kuraklık etkili olurken, kuraklık patateslerin daha küçük kalmasına yol açtı.

Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü Polonya’da Tarımsal ve Toplumsal Rolü Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü Polonya’da Tarımsal ve Toplumsal Rolü Öne Çıkarıyor

Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü her yıl 15 Ekim’de kutlanıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Aralık 2007’de oluşturulan gün, kırsal kadınların tarımsal işletmelerde, aile yaşamında ve kırsal alanların kalkınmasındaki rolünü takdir etmeyi amaçlıyor. Gün ilk kez 2008’de kutlandı; kuruluş kararında kadınların kırsal alanların gelişimindeki kilit konumuna dikkat çekildi. Polonya’da gün, kadınların yalnızca tarımsal işletmelerdeki çalışmalarını değil, yerel toplumsal yaşama katkılarını da öne çıkarıyor. Kırsal Kadınlar Dernekleri, yerel halkı bir araya getirip harekete geçiriyor ve yaşadıkları yerleşimlerin yaşamına katılıyor. Kadınlar ayrıca çocuk ve yaşlı bakımı, sosyal faaliyetler ve yerel geleneklerin sürdürülmesi gibi farklı sorumluluklar üstleniyor. Yerel kültüre ait alışkanlıkları kuşaktan kuşağa aktarıyor, yöresel kıyafetleri tanıtıyor ve halk müziğinin yaşatılmasına katkı sağlıyor. Jolanta Nawrocka, bazı kadınların tarımsal işletmeleri tek başına yürüttüğünü, mevcut gereklilikler nedeniyle muhasebe işlemleri ile çeşitli destek başvurularının hazırlanmasının çoğunlukla kadınların sorumluluğunda bulunduğunu belirtti. Jolanta Wielgat ise kadınların işletmeleri tek başına veya eşleriyle yönettiğini, artan bürokrasi karşısında başvuruları takip ettiğini ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişmesine yardımcı olabilecek yeni çözümlerin uygulanmasında rol aldığını söyledi. Bogumiła Robak da kırsal kadınların son yıllarda daha fazla özgüven kazandığını ve rollerinin yalnızca eşlik ya da annelikle sınırlı olmadığını ifade etti.

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması

Avustralya’nın Yeni Güney Galler (NSW) eyaletindeki Central Coast bölgesinde bulunan Mountain Pride Farms yumurta çiftliği, hayvanlara eziyet iddiaları nedeniyle soruşturuluyor. NSW Tarım Bakanı Tara Moriarty, çiftlikte canlı tavukların itlaf edildiğini söyledi ve süreci “acil durum” olarak nitelendirdi. Moriarty, NSW Temel Sanayiler Bakanlığının çiftlikte gıda güvenliği veya biyogüvenlik sorunları bulunup bulunmadığını belirlemek için soruşturma başlattığını açıkladı. Bakan, çiftliğin yumurtalarının gıda tedarik zincirine girmesini önlemek için adım atıldığını, biyogüvenlik kontrollerinin uygulanmasını ve sürdürülmesini izlemeye devam edeceklerini belirtti. Hayvan hakları grubu Animal Liberation, bu hafta başında Mountain Pride Farms’ta çekildiği öne sürülen ölü ve ölmekte olan tavukları gösteren bir video yayımladı. Greens milletvekili Abigail Boyd ise çiftlikle ilgili endişelerin ilk olarak Eylül 2025’te gündeme getirildiğini ve RSPCA, NSW Temel Sanayiler Bakanlığı, NSW Polisi ile Central Coast Belediyesine iletildiğini söyledi. Animal Liberation sözcüsü Lisa Ryan, çiftliğin yumurtalarının cumartesi günü Central Coast’taki taze gıda pazarlarında jenerik ambalajlarla satıldığının görüldüğünü, çarşamba gecesi de Peats Ridge’deki bir akaryakıt istasyonunda satışta olduğunu söyledi. Çiftliğin sahibi soruşturma hakkında yorum yapmadı. İşletmenin internet sitesinde ise yumurtalar “yüksek refah standartlarına sahip” ve “serbest gezen” olarak tanımlanıyor.

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?

Ayva ve muşmula, sofralarda daha seyrek yer alsa da mutfakta değerli ürünler olarak öne çıkıyor. Her iki meyvenin de uygun işlemlerle daha uzun süre saklanabildiği belirtilirken, hasat zamanının doğru seçilmesi önem taşıyor. Ayva tam olgunlaşmadan depolanabilirken, muşmulanın ağaçta olgunlaştıktan sonra bir süre daha yumuşaması yararlı olabiliyor. Ayva genellikle eylül sonundan kasım başına kadar olgunlaşıyor; ancak bu dönem hava durumuna, çeşide ve yetişme yerine göre değişiyor. Hasat kararı yalnızca takvime göre verilmemeli; meyvenin rengi, giderek belirginleşen kokusu ve genel durumu da dikkate alınmalı. Ayvanın şiddetli sonbahar donlarından önce toplanması önerilir. Hasat sırasında ezilen veya zarar gören meyveler daha kolay bozulduğu için dikkatli taşınmaları gerekiyor. Sağlıklı ve hasarsız ayvalar, serin, kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, yaklaşık 0–5 Celsius derecede 2–3 ay kalite kaybı olmadan saklanabiliyor. Bu süre çeşide, hasat olgunluğuna ve neme göre değişebiliyor. Depolama öncesinde meyvelerin yıkanmaması, tek kat halinde ve birbirine baskı yapmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekiyor. Yumuşayan, lekelenen veya çürümeye başlayanlar ayrılmalı; fazla ürün ise ayva peyniri ya da konserveye işlenerek sezon sonrasına taşınabiliyor.

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı

Slovakya'da yayımlanan gıda güvenliği bilgilendirmesinde, doğru depolama ve işleme uygulamalarının gıdaların güvenliği ile kalitesini koruduğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Tüketicilere, ürün ambalajındaki saklama sıcaklığı ve koşullarına uyma, çabuk bozulan gıdaları satın aldıktan sonra buzdolabına koyma, tüketme veya işleme çağrısı yapıldı. Salmonella ve Campylobacter gibi mikroorganizmaların çoğalmasını ve yayılmasını sınırlamak için sıcaklık zincirinin korunması gerektiği aktarıldı. Yumurta, çiğ et ve et ürünleri, meyve, sebze ve yarı mamuller çabuk bozulan gıdalar arasında sayılırken pirinç, makarna, un, şeker, yağ, sirke ve konserve ürünlerinin farklı depolama gereksinimleri olduğu kaydedildi. Pişmiş yemeklerin buzdolabı dışında iki saatten fazla bırakılmaması, özellikle çorba, sos ve et suyu gibi su içeriği yüksek yemeklerin oda sıcaklığında daha hızlı bozulabileceği uyarısı yapıldı. Taze gıdalarda etiketlerde belirtilen sıcaklığın genellikle 2 ila 8 °C arasında olduğu belirtildi. Çapraz bulaşma riskine karşı çiğ ve hazır gıdaların ayrı tutulması, çiğ et veya balık sularının doğrudan tüketilecek gıdalara temas etmemesi ve kapalı kapların kullanılması önerildi. Dondurulmuş gıdaların buzdolabında yavaşça çözdürülmesi, çözüldükten sonra kısa sürede işlenmesi ve yeniden dondurulmaması gerektiği bildirildi. Çiğ et için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılması da tavsiye edildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen Safe2Eat kampanyasına ortak ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğu aktarıldı.

İtalya’dan Gelen Domateslerde Salmonella Bulunduğu Bildirildi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

İtalya’dan Gelen Domateslerde Salmonella Bulunduğu Bildirildi

İtalya’dan gelen domateslerde salmonella bulunduğu bildirilirken, Hırvatistan’daki Prehrambeno-Biyoteknoloji Fakültesi profesörü ve dekanı Verica Dragović Uzelac konuya ilişkin RTL’ye değerlendirmelerde bulundu. Uzelac, meyve ve sebzelerde salmonella vakalarının hayvansal kaynaklı gıdalara kıyasla daha seyrek olduğunu, ancak herhangi bir meyve veya sebzenin bakterinin bulaşmasına maruz kalabileceğini söyledi. Uzelac’a göre bulaşma, yetiştirme döneminde kirli su nedeniyle meydana gelebileceği gibi hasat sonrasında taşıma, işleme, yıkama veya depolama aşamalarında da gerçekleşebilir. Domateslerdeki son vakayı hem kontroldeki bir zayıflık hem de münferit bir olay olarak değerlendiren Uzelac, üretim ve hijyen uygulamalarıyla gıda güvenliği kontrol sistemlerinin önemine dikkat çekti. Önceden paketlenmiş ve yıkanmış salatalarla ilgili ABD’de çok sayıda salmonella zehirlenmesi vakası kaydedildiğini belirten Uzelac, bu ürünlerdeki yüksek nem oranının salmonella ve diğer mikroorganizmaların gelişmesi için uygun koşul oluşturabileceğini ifade etti. Yapraklı sebzelerde geniş yaprak yüzeyi ve toprağa yakın yetişme nedeniyle kontaminasyonun daha kolay olabileceğini söyleyen Uzelac, hangi meyve ve sebzelerin kesin olarak daha riskli olduğunu belirlemenin zor olduğunu kaydetti. Uzelac, yalnızca yıkamanın salmonellayı etkisizleştirmediğini, ancak toplam mikroorganizma miktarını azaltabileceğini belirtti. Bakterinin ısıl işlemle etkisizleştirilebileceğini söyleyen Uzelac, sirke veya karbonat gibi ev yöntemlerinin güvenilir koruma sağlamadığını aktardı. Bulaşmış gıdayla kullanılan bıçak ve kesme tahtalarının bakteriyi başka gıdalara taşıyabileceği uyarısında da bulundu.

Hindistan'ın Palm Yağı İthalatı Eylülde %4,5 Arttı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan'ın Palm Yağı İthalatı Eylülde %4,5 Arttı

Hindistan’ın palm yağı ithalatı, eylülde ağustosa göre %4,5 artarak 817.884 metrik tona yükseldi. Veriyi Hindistan Solvent Ekstraktörler Birliği (SEA) perşembe günü açıkladı. Aynı dönemde ülkenin soya yağı ithalatı %2,2 düşüşle 614.965 tona, ayçiçek yağı ithalatı ise %32 azalışla 108.837 tona geriledi. Bu değişimler sektör ticaret kuruluşu tarafından bildirildi.

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı

Cezayir Devlet Tahıl Ajansı OAIC, salı günü tamamlanan uluslararası ihalede yaklaşık 750.000 ton ekmeklik buğday aldı. Tüccarların tahminine göre alım fiyatı, taşıma dahil C&F koşuluyla ton başına 326-326,50 dolar oldu. İhalede tedarikçi menşeleri kesinleştirilmezken Romanya, Bulgaristan, Arjantin ve Baltık bölgesi olası kaynaklar arasında gösterildi. Baltık limanlarından sevk edilen Rus buğdayının da olası teslimatlar arasında bulunduğu belirtildi. Cezayir’in piyasaya dönüşü, yaklaşık bir ay önceki çok yıllı zirvelerden gerileyen fiyatların ithalatçıları yeniden alıma teşvik etmesinin ardından gerçekleşti. Eylüldeki ihalede 500.000 ton buğday için ton başına 319-321 dolar C&F ödenmişti. Yeni ihalede fiyatın eylüle göre yaklaşık 5-7,5 dolar, ağustosa göre ise yaklaşık 37 dolar yükseldiği ve ağustosa kıyasla artışın yaklaşık %13’e ulaştığı aktarıldı. İhale fiyatı tüccar tahmini olarak verildiği için resmi fiyat olarak kesinleştirilmedi. Romanya’nın Köstence Limanı’ndaki piyasa hareketlerinde 14 Ekim’de DAP ekmeklik buğday fiyatı ton başına 239 avroya çıktı ve günlük bazda %0,8 arttı. Yemlik buğday %0,5 yükselirken yemlik arpa %1,4 geriledi; mısır, ayçiçeği ve kolza fiyatları değişmedi. Euronext’te aralık buğday kontratı da %1,4 artışla ton başına 246,75 avroya yükseldi. Köstence’deki DAP fiyatı ile Cezayir ihalesindeki C&F fiyatının farklı teslim koşullarını yansıttığı belirtildi. Fransa’da FranceAgriMer, 2026/27 sezonunda AB dışına yapılacak yumuşak buğday ihracatı tahminini 6,3 milyon tondan 6,5 milyon tona çıkardı. Kurum, aynı sezon için yumuşak buğday nihai stok tahminini 3 milyon tondan 2,7 milyon tona, arpa tahminini 1,6 milyon tondan 1,5 milyon tona ve mısır tahminini 1,5 milyon tondan 1,1 milyon tona indirdi. Mısır stokundaki düşüş 400.000 tonla en büyük revizyon oldu. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları tek haftada ton başına 10 dolar gerileyerek, %48 standart yağ içeren ve işleme tesislerine teslim edilen ürün için KDV hariç 320-340 dolara düştü. Hasat 3,44 milyon hektardan 7,44 milyon tona ulaşarak tahmini alanın %66’sına çıktı. Rus saldırıları ve lojistik engellerin işleme ile ihracatı aksattığı, ekim ayının ilk günlerinde ihracata yönelik bitkisel yağ demiryolu taşımalarının eylül hızına göre %17,3 azaldığı bildirildi. Ayçiçek yağı Türkiye teslimi (CIF) 1.320-1.340 dolar/ton fiyatla teklif edilirken, taşıma güçlükleri ihracatçıların bu fiyatlardan yararlanmasını engelliyor ve bazı fabrikalar geçici olarak faaliyetlerini durdurma riski taşıyor.

Finlandiya’da Gıda Yardımına İhtiyaç Artıyor
Görsel kaynağı: Iltalehti · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Gıda Yardımına İhtiyaç Artıyor

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gıda yardımına başvuranların sayısının son yıllarda arttığı bildirildi. Hurstin yardım kuruluşunun yetkilisi Heikki Hursti, yardım noktasına gelen kişi sayısının başlangıçta yaklaşık 300 iken bugün 2 bine, hatta 2 bin 500’e yaklaştığını söyledi. Ruoka-apu.fi hizmetinin 2020’den beri hazırladığı ulusal durum değerlendirmesinin de yardım ihtiyacındaki artışı gösterdiği aktarıldı. Başvuru sayısındaki artışın, mevcut gıdanın ihtiyacı olan herkese yetmemesine yol açtığı belirtildi. Hursti, ürünlerin zaman zaman kademeli dağıtıldığını ve böylece herkesin en azından bir miktar yardım almasının amaçlandığını söyledi. Yardım alanlar arasında çocuklarıyla gelen göçmen kökenli öğrencilerin daha fazla yer aldığı kaydedildi. Helsinki’deki yardım noktasında hazır yemek, sebze, ekmek ve makarna gibi kuru gıdaların yanı sıra tek kullanımlık servis gereçleri ile kedi ve köpek mamaları dağıtılıyor. Hindistan’dan Finlandiya’ya taşınan ve hemşirelik eğitimi alan Raghupathy de altı yaşındaki oğluyla yardım noktasına geldi; henüz yarı zamanlı iş bulamadığını ve kentte yaşamın pahalı olduğunu söyledi. Hursti, gıda yardımının daha etkili sürdürülebilmesi için daha fazla destek istedi.

Patatesin Uzun Süre Saklanmasında Elma Önerisi Tek Başına Yeterli Değil
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber

Patatesin Uzun Süre Saklanmasında Elma Önerisi Tek Başına Yeterli Değil

Kış için fazla miktarda alınan patatesin birkaç hafta içinde filizlenip çürümemesi için saklama koşullarına dikkat edilmesi gerekiyor. Patates çuvalına elma koymak, elmanın olgunlaşırken doğal olarak salgıladığı etilen nedeniyle kullanılan geleneksel bir öneri olsa da bu yöntem filizlenmeye karşı kesin koruma sağlamıyor. Elmanın etkisi, patatesin bulunduğu ortamın sıcaklığına, nemine ve hava dolaşımına bağlı. Bu yöntem denenirse sağlıklı bir elma kullanılmalı ve düzenli olarak kontrol edilmeli; yumuşayan veya çürümeye başlayan elma hemen çıkarılmalı. Patatesler kuru, karanlık, serin ve iyi havalandırılan bir yerde tutulmalı; soba, radyatör ve diğer ısı kaynaklarının yakınına konulmamalı. Patates ile soğan aynı yerde saklanmamalı. Nem birikimini ve küf oluşumunu azaltmak için kapalı naylon poşetler yerine hava geçiren çuvallar, kâğıt çuvallar veya kasalar tercih edilmeli. Uzun süre saklanacak patates yıkanmamalı; çuval ya da kasa nemli zemine doğrudan yerleştirilmemeli, raf veya tahta altlık üzerine kaldırılarak altından da hava dolaşımı sağlanmalı. Patatesler donma noktasının altındaki sıcaklıklara maruz bırakılmamalı. Işığa uzun süre maruz kalan patatesler yeşerebilir ve yeşil bölümlerde glikoalkaloidlerin, bunlar arasında solaninin de bulunduğu bileşiklerin yoğunluğu artabilir. Çok yeşil, aşırı filizlenmiş, buruşmuş veya dokusu değişmiş patateslerin tüketilmemesi; yumuşak, ıslak, çürük ya da hasarlı olanların ise sağlıklı ürünlerden ayrılması gerekiyor. Hasarlı olanların önce tüketilmesi öneriliyor.

Gürcistan’da Svanidze Zeytin, 500–800 Ton Hasat Bekliyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcistan’da Svanidze Zeytin, 500–800 Ton Hasat Bekliyor

Gürcistan’da zeytin hasadının ekim ayı sonunda başlaması ve kasım ayının sonuna kadar sürmesi bekleniyor. Svanidze Zeytin işletmesinin kurucusu Giorgi Svanidze, bu yıl en az 500-800 ton zeytin hasadı beklediklerini söyledi. Svanidze, hasadın kalite ve miktar göstergelerinin geçen yıla göre iyileştiğini belirtti. Svanidze, içinde bulunulan yılın zeytin yetiştiriciliği açısından iyi iklim koşulları sunduğunu ifade etti. Zeytine olan talebin her yıl arttığını söyleyen Svanidze, Gürcistan’daki zeytin sektörünün başarılı olduğunu savundu ve halkı bu ürüne daha fazla ilgi göstermeye çağırdı. Ayrıca zeytin ağacının 2 bin yıl yaşayabildiğini, bugün dikilen ağaçların gelecek yüzyıllarda ürün verebileceğini söyledi. Hasat döneminde tesise gelen çiftçilerin sabah 6-7 arasında gelmeye başladığı aktarıldı. Svanidze, işletmede üzüm hasadındaki gibi yoğunluk oluştuğunu, bu dönemde tesisin 24 saatlik çalışma düzenine geçtiğini ve zeytin kabulünün durmadığını belirtti.

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık

CropLife India, Hindistan’da Rabi 2026-27 sezonu için tohum, ekim, tarla gözlemi ve girdi tedarikini kapsayan dört maddelik bir danışmanlık yayımladı. Araştırma ve geliştirme odaklı bitki bilimi şirketlerini temsil eden derneğin üye şirketleri, Hindistan bitki koruma pazarının yaklaşık %70’ini oluşturuyor. Danışmanlık, 2015’ten bu yana en zayıf muson döneminin ardından girdilerin koşullara göre ve dikkatli kullanılmasını amaçlıyor. Önerilerde, buğdaydaki rastık ile nohuttaki solgunluk ve kuru kök çürüklüğü gibi hastalıklara karşı ekim öncesi tohum ilaçlaması öne çıkarılıyor. Termit mücadelesinin yalnızca geçmişte istilanın görüldüğü ve uygulamanın etkili olması için toprak neminin yeterli olduğu tarlalarda yapılması isteniyor. Nem koşulları elverdiğinde ekim ayının ikinci yarısında ekilen hardalın çiçeklenme döneminde daha düşük yaprak biti baskısıyla karşılaşabileceği belirtiliyor. Buğday yaprak bitine karşı müdahalenin ise sabit takvim yerine düzenli tarla gözlemine dayanması ve zararlı sayısı sürgün başına 10-15’i aştığında yapılması öneriliyor. Çiftçilere ürünleri yalnızca yetkili bayilerden, fatura karşılığında almaları ve kullanımdan önce son kullanma tarihini kontrol etmeleri tavsiye ediliyor. CropLife India, zor sezonun kaçak ürünlerin çiftçilere ulaşma riskini artırdığını belirterek yetkisiz ticarete karşı denetim, çevrim içi satışlarda lisans doğrulaması ve ürün izlenebilirliği çağrısı yaptı. Genel Sekreter Durgesh Chandra, düzensiz toprak neminin ürünlerin kuruluşunu, zararlı ve hastalık davranışını ve girdilerin etkinliğini etkilediğini söyledi. Hindistan Meteoroloji Dairesi, güneybatı musonunun uzun dönem ortalamasının %87’sinde kaldığını, güney ve doğu bölgelerindeki yağış oranlarının ise %76 ve %74 olduğunu açıkladı. Merkez ayrıca El Niño’nun bazı yağmurla beslenen alanlarda fazla nem, bazılarında ise uzun süreli nem stresi yaratabileceğini belirtti.

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kazuo Yana'nın tartışmalar nedeniyle görevden ayrılmasından bir gün sonra Arata Takebe'yi yeni tarım bakanı olarak atadı. Takaichi, eski kıdemli tarım bakanı yardımcısı Takebe'yi seçerken politika uzmanlığını ve parlamento deneyimini gerekçe gösterdi. Takebe, göreve hızla uyum sağlayarak hükümetin yasama gündeminin yürütülmesine katkı sunacağını söyledi. Atama, hükümetin 12 Aralık'a kadar sürecek 69 günlük olağanüstü parlamento oturumunda gündemini ilerletmeye çalıştığı dönemde yapıldı. Gündemde, tüketim vergisinin geçici olarak düşürülmesini öngören bir tasarının kabul edilmesi de bulunuyor. Takaichi, Takebe'nin özellikle parlamento çalışmalarının yürütülmesinde etkin olmasını beklediğini belirtti. Yana'nın görevde kaldığı dönemde, muhalefet milletvekilleri üst meclisin tarım, ormancılık ve balıkçılık komitesi toplantılarına katılmayı reddetmişti. İktidar ve muhalefet partileri, Yana'nın ayrılmasının ardından bütçe komitesi toplantılarının yapılması konusunda ön anlaşmaya vardı. Bu gelişme, tüketim vergisi tasarısının alt mecliste görüşülmesindeki gecikme riskini azaltmayı amaçlıyor. Hokkaido'dan seçilen 56 yaşındaki Takebe, Temsilciler Meclisi'nde altıncı dönemini sürdürüyor. Daha önce Fumio Kishida hükümetinde tarım, ormancılık ve balıkçılıktan sorumlu kıdemli bakan yardımcılığı yaptı; Liberal Demokrat Parti içinde tarım ve ormancılık biriminin yöneticiliği ile balıkçılık politikaları araştırma komisyonu başkanlığı görevlerinde bulundu. Babası Tsutomu Takebe de daha önce tarım bakanlığı yapmıştı.

AB’den Yeni Zelanda’ya Paris Anlaşması Uyarısı: Ticaret Anlaşması Tehlikeye Girebilir
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

AB’den Yeni Zelanda’ya Paris Anlaşması Uyarısı: Ticaret Anlaşması Tehlikeye Girebilir

Yeni Zelanda’daki bazı koalisyon partileri ülkenin Paris Anlaşması’ndan çıkarılması için kampanya yürütürken Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, böyle bir adımın yaptırımlara veya Yeni Zelanda ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşmasının tehdit edilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, yaptırım uygulanmasının ya da anlaşmanın sona erdirilmesinin AB açısından aşırı tepki olacağını, ancak anlaşmadan ayrılmanın ciddi bir güven ihlali sayılacağını belirtti. AB, Yeni Zelanda’nın dördüncü büyük ticaret ortağı konumunda ve geçen yıl ülkenin AB’ye ihracatından 8,8 milyar dolar gelir sağlandı. 2023’te yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasıyla Yeni Zelanda ihracatının %91’i hemen gümrüksüz hale gelirken, gelecek yıllarda AB’ye giren ihracatın %97’sinin gümrüksüz olması bekleniyor. Anlaşmanın ilk iki yılında toplam ticaret 3 milyar dolar artarak 8,8 milyar dolara çıktı. Yeni Zelanda’nın 2015’te imzaladığı Paris Anlaşması hukuken bağlayıcı bir uluslararası antlaşma. ACT ve Yeni Zelanda First partileri, anlaşmanın özellikle birincil sektörlere maliyet ve yükümlülük getirdiğini savunuyor. ACT şartların yeniden müzakere edilmesini, bu mümkün olmazsa anlaşmadan ayrılmayı isterken Yeni Zelanda First lideri Winston Peters ayrılmayı destekliyor. Başbakan Christopher Luxon ise ayrılmanın müzakereye açık olmadığını ve denizaşırı karbon kredisi satın alınmayacağını söyledi. AB yetkilileri, anlaşmazlıklar için taraflar arasında görüşmeleri de içeren bir süreç bulunduğunu belirtti. Ayrıca Hollandalı çevre grubu Both ENDS’in, Yeni Zelanda’daki çevre gruplarının desteğiyle yaptığı iklim taahhütleri şikâyetinin ilk değerlendirmesinin 120 gün süreceği bildirildi. Başvuru, AB’nin tek başvuru noktası süreci üzerinden yapıldı ve hukuken Yeni Zelanda-AB serbest ticaret anlaşmasıyla doğrudan bağlantılı değil; ancak yetkililer, sonuçlarının AB’nin genel ticaret gündemini etkileyebileceğini söyledi.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

İspanya’da Yumurta, Sebze ve Meyve Enflasyonu %11’in Altına İnmedi
Görsel kaynağı: El Español · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Yumurta, Sebze ve Meyve Enflasyonu %11’in Altına İnmedi

İspanya’da yumurta, sebze ve meyve fiyatlarındaki enflasyon %11’in altına inmedi. Bu ürün gruplarında fiyat artışları, ülkedeki genel enflasyonun üzerinde seyretmeye devam etti. Bazı gıdaların maliyeti ılımlılaşsa da kimi ürünlerde enflasyon çift haneli seviyelerde kaldı. Genel enflasyon ise eylülde %4,9’a yükselerek 2023 başından bu yana en yüksek düzeyine çıktı.

BM, Hürmüz'den Gübre Geçişi İçin ABD-İran Anlaşması İstedi
Fotoğraf: UN warns failure to activate Hormuz fertiliser plan could trigger food crisis · Kaynağın lisans bilgisi
Veri haberi

BM, Hürmüz'den Gübre Geçişi İçin ABD-İran Anlaşması İstedi

ABD ile İran'ın, gübrelerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini kolaylaştıracak Birleşmiş Milletler (BM) destekli plan üzerinde birkaç hafta içinde anlaşamaması, Asya ve Afrika'nın bazı bölgelerinde gıda güvenliği krizine yol açabilir. Planı yürüten BM Genel Sekreter Yardımcısı Jorge Moreira da Silva, anlaşma sağlanmazsa ekim döneminin kaçırılabileceğini söyledi. BM, gübre geçişini kolaylaştırmak amacıyla mart ayında bir görev gücü oluşturdu ancak mekanizma henüz uygulanmadı. Moreira da Silva, Washington ve Tahran'ın anlaşması halinde planın 7-10 gün içinde devreye alınabileceğini belirtti. Ona göre ekim döneminin kaçırılması tarımsal verimliliği düşürebilir ve fiyatlar üzerindeki etkiyi artırabilir. Savaştan önce Hürmüz Boğazı, küresel ticarete konu ürenin yaklaşık üçte birini ve deniz yoluyla taşınan kükürdün yaklaşık yarısını taşıyordu. Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü, Körfez bölgesinden gübre sevkiyatlarının çatışmanın başlamasından altı aydan fazla süre sonra büyük ölçüde durduğunu bildirdi. Uluslararası Ticaret Odası'nın ağustos raporuna göre, kesintinin sürmesi halinde emtia fiyatları tahıllarda %81'e, yağ bitkilerinde %66'ya ve hayvansal ürünlerde %30'a kadar yükselebilir. Önerilen operasyonda Umman'da kurulacak koordinasyon merkezi gemileri kaydedecek ve güvenli geçişi koordine edecek. BM gözlemcileri yüklemeyi doğrulayacak, gemiler transit sırasında izlenecek ve gerekirse ek denetimler yapılacak. İran ile ABD, hazirandaki geçici ateşkesin çökmesinden bu yana arabulucular üzerinden öneri alışverişi yapıyor. Ancak Hürmüz'ü yeniden açma çabaları Tahran'ın koşulları ve Washington'ın İran'ın nükleer programını baştan ele alma ısrarı nedeniyle durmuş durumda. Karadeniz'deki gemi saldırıları, Kızıldeniz'deki Husilerin saldırıları ve iklim krizi de küresel gıda güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor

Brezilyalı tarım ve gıda ihracat şirketlerini temsil eden Anec, ülkenin ekim ayında 2 milyon tonun üzerinde soya küspesi ihraç etmesini öngördü. Bu miktar, Brezilya'nın 2025'in aynı ayındaki 1,72 milyon tonluk ihracatının üzerinde bulunuyor. Arjantinli ihracatçılar ise ekim ayı için 1,54 milyon tonluk dış satış beyanı düzenledi. Kaynağa göre Avrupalı ithalatçılar, Avrupa Birliği'nin (AB) 1115 sayılı Ormansızlaşmadan Ari Ürünler düzenlemesi yürürlüğe girmeden önce Brezilya soya küspesi alımlarını hızlandırmaya çalışıyor. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi beklenirken, Brezilya'nın uyum düzeyi konusunda soru işaretleri bulunuyor. Arjantin ise Visec platformuna bağlı üreticiler sayesinde soya küspesi sevkiyatlarını tarladan limana kadar izleyebildiğini belirtiyor. Kaynak, Arjantin ürününün Brezilya soya küspesine göre priminin yakın zamanda arttığını ve bunun Avrupa'daki alıcılar açısından daha düşük arzın yanı sıra ek maliyet riski yaratabileceğini aktarıyor. Aynı dinamiğin yıl sonuna kadar sürmesi ise kesinlik değil, olasılık olarak değerlendiriliyor.

Pakistan’da Buğday Tohumu Fiyatlarının Düşürülmesi İstendi
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Buğday Tohumu Fiyatlarının Düşürülmesi İstendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanlığı, yaklaşan Rabi ekim sezonu öncesinde çiftçilerin tohuma erişimini kolaylaştırmak için özel tohum şirketlerinden buğday tohumu fiyatlarını düşürmelerini istedi. Bakan Rana Tanveer Hussain, şirket temsilcileri ve Ulusal Tohum Geliştirme ve Düzenleme Kurumu (NSDRA) ile fiyatları ve eyaletler arası sevkiyatı görüştü. Toplantıda düşük tohum maliyetleriyle eyaletler arasında kesintisiz tedarik sağlanarak buğday ekiminin zamanında yapılması ele alındı. Hussain, uygun fiyatlı ve kaliteli tohuma zamanında erişimin; tohum, gübre, sulama ve diğer tarımsal girdilerin toplam maliyetinden etkilenen küçük çiftçiler için özellikle önemli olduğunu belirtti. NSDRA’ya tohumun eyaletler arasında sorunsuz taşınmasını güvenceye alma talimatı verildi. 2026-27 Rabi sezonu için tohum tedarik mevcudiyeti 611.793,06 ton olarak açıklandı. Bu miktarın 1.191.555 tonluk toplam ihtiyacın %51’ini karşılaması bekleniyor. Önceki sezonda 574.329,53 tonluk mevcudiyet de toplam ihtiyacın %51’ine karşılık gelmişti. Bakan ayrıca sertifikalı tohum kullanımının düşük olduğunu ve iklime dayanıklı, yüksek verimli, hastalıklara dirençli çeşitlerin teşvik edildiğini söyledi.

Endonezya’da Gıda, Enerji ve Su Sorunları Sürüyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Gıda, Enerji ve Su Sorunları Sürüyor

Endonezya Ulusal Kalkınma Planlama Bakanı ve Ulusal Kalkınma Planlama Kurumu Başkanı Rachmat Pambudy, gıda, enerji ve su sorunlarının ülkede 1940’tan bu yana sürdüğünü söyledi. Pambudy bu değerlendirmeyi, 14 Ekim 2026’da Jakarta’da düzenlenen Ulusal Güçlendirme Diyaloğu’nda yaptı. Pambudy, söz konusu başlıkların günümüzde de çözülmesi gereken meseleler arasında bulunduğunu belirtti. 1965’te akaryakıt fiyatlarındaki artışın gösterilere yol açtığını ve eylemcilerin temel ihtiyaçlar ile akaryakıt fiyatlarının düşürülmesini talep ettiğini aktardı. Gıda, enerji ve su alanlarında kendi kendine yeterlilik ise Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Gibran Rakabuming Raka’nın Asta Cita hedefleri arasında yer alıyor. Pambudy ayrıca Endonezya’yı Avrupa ülkeleriyle enerji tüketimi bakımından karşılaştırdı. Avrupa’da yaz aylarında enerji tasarrufu için klima kullanımının azaltıldığını, otel, otomobil ve taksilerde soğutma sistemlerinin kapatılabildiğini söyledi. CNN Indonesia’ya atıfla, Avrupa’da klima kullanımını resmî olarak sınırlayan yedi ülke bulunduğu belirtildi.

Mısırda Yabancı Ot ve Hastalıklara Karşı Entegre Koruma Önerisi
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Mısırda Yabancı Ot ve Hastalıklara Karşı Entegre Koruma Önerisi

Uluslararası Mısır Kongresi’nde, üretimde genetik ve beslemenin yanı sıra yabancı ot, zararlı ve hastalıkların birlikte yönetilmesine dayanan entegre koruma yaklaşımı ele alındı. Daha yüksek yağış beklenen bir sezon için bu uygulamaların verim potansiyelini korumada önemli olduğu belirtildi. Girdi şirketleri, üreticilerin kararlarını desteklemek amacıyla farklı araçlardan oluşan bir koruma yaklaşımını öne çıkardı. Arjantin fitosanitari ürün pazarında faaliyet gösteren Agroterrum ise her bölgenin koşullarına uyarlanmış koruma programlarının önceden planlanması gerektiğini vurguladı.

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi

ABD’li müşterilerin, gelecek yılın başlarında yürürlüğe girebilecek ithalat kısıtlamaları beklentisiyle Yeni Zelanda kuzusuna ilgisinin arttığı bildirildi. Avustralya ve Yeni Zelanda’dan ABD’ye kuzu ithalatı, ABD koyun sektörünün geçen ekimde yaptığı şikâyetin ardından ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) soruşturması kapsamında bulunuyor. AgriHQ kıdemli analisti Mel Croad, görüştüğü bir Yeni Zelanda ihracatçısının ABD’deki müşterilerinin karar beklemeden tedariki öne çekmek için harekete geçtiğini söyledi. Ancak olası kısıtlamaları önden karşılamaya yönelik bu talep artışı, aylık ihracat verilerine henüz güçlü biçimde yansımadı. Kuzu karkas pirzolalarının sezon başı fiyatları ise son birkaç haftada pound başına 13 ABD dolarına yükseldi. ITC’nin, ithalatların ABD üreticilerinde ciddi zarara yol açıp açmadığına veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığına 13 Kasım’a kadar karar vermesi gerekiyor. Zarar tespit edilirse 1 Aralık’a kadar çözüm yolları için ek duruşma yapılacak. Komisyon gümrük vergisi ya da kota sınırı önerebilir, ancak nihai uygulama kararını ABD Başkanı verecek. Yeni Zelanda kuzusu hâlen %13,2 gümrük vergisine tabi; Amerikan Koyun Endüstrisi Birliği daha önce %21 vergi önermişti.

Suriye, Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Tarım Finansmanı Arıyor
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Tarım Finansmanı Arıyor

Suriye’nin Roma’da düzenlenen 2026 Dünya Gıda Forumu’na katılımının, tarım sektörüne finansman ve modern teknoloji çekme fırsatı oluşturduğu bildirildi. Ekonomik analist Abdülhakim el-Mısri, katılımın gerçek üretim verilerine dayandığını belirterek Cezire bölgesindeki 5 tarım projesine finansman onayı verildiğini söyledi. Suriye’yi forumda Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Zekiye ile Roma’daki Birleşmiş Milletler kuruluşları nezdindeki daimi temsilci Hüseyin Sabbag temsil ediyor. El-Mısri’ye göre Suriye’nin buğday üretimi geçen yıl 2,5 milyon ton oldu; bu miktar savaş öncesindeki 4 milyon tonla karşılaştırıldı. Zeytin üretimi yaklaşık 950 bin ton, nar üretimi ise yaklaşık 105 bin ton olarak verildi. Turunçgil üretiminin hava koşullarının etkisiyle 550 bin tona gerilediği, daha önce 800 bin tonu aştığı belirtildi. Analist, tarımın 2010’da gayrisafi yurt içi hasıladaki payının %17,5 olduğunu ve aynı yıl fiyatlarıyla değerinin 11,2 milyar dolara ulaştığını söyledi. El-Mısri, özellikle Dera’daki su açığını azaltmak için modern sulama teknolojilerine yatırım yapılmasını önererek merkezi yağmurlama sistemlerinin sulama suyunda %40’tan fazla tasarruf sağlayabileceğini ifade etti.