ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

376 haber · Sayfa 6

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor

Avusturya’nın Wieselburg kentindeki Francisco Josephinum’da 19 Ekim’de düzenlenen “AI meets Agriculture” etkinliğinde, yapay zekâ uygulamalarının teknik aşamadan tarım işletmelerinde kullanılabilecek çözümlere dönüştürülmesi ele alındı. TerraZo sistemi, gübre kullanımının daha hedefli planlanmasına örnek gösterildi. Tarım Bakanlığına göre bu uygulamayla verimlilik artışı %10’a kadar çıkabilir. AB ve Avusturya tarafından ortak finanse edilen üç girişim, yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi ve denenmesini destekliyor. AgrifoodTEF gerçek tarım koşullarında test imkânı sağlıyor, EDIH AI5innovation şirketlerin dijitalleşmesine ve prototip geliştirmesine yardımcı oluyor. AI Factory Austria AI ise yapay zekâ uzmanlığı ile yüksek performanslı hesaplama altyapısına erişim sunuyor. İşbirliğinin, şirketler ve start-up’ların ilk fikirden pazarlanabilir uygulamaya geçişini kolaylaştırması amaçlanıyor. Yapay zekâ sistemlerinin değişken hava ve toprak koşullarında sınanması için deneme alanları, deneme ahırları ve dijital test imkânları kullanılacak. Tarım Bakanı Norbert Totschnig, teknolojinin küçük aile işletmeleri için de karşılanabilir ve kolay kullanılabilir olması gerektiğini belirtti. Aşağı Avusturya da Josephinum Kampüsü’nde tarımda veri merkezli yapay zekâ için bir vakıf profesörlüğüne 1,5 milyon avro ayıracak; çalışmayla tarımsal veri kalitesinin artırılması ve pratik uygulamalar geliştirilmesi hedefleniyor.

Tayland’da Elektrikli Tarla Traktörü Projesinin İptali İçin Çağrı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Elektrikli Tarla Traktörü Projesinin İptali İçin Çağrı

Tayland’da milletvekili Nopphadol Warong, Tarım ve Kooperatifler Bakanı Suriya Juangroongruangkit’ten elektrikli tarla traktörü projesini yeniden gözden geçirerek iptal etmesini istedi. Çağrı, 22 Ekim 2569’da parlamentodaki soru-cevap oturumunda yapıldı. Suriya’nın görevlendirdiği Bakan Yardımcısı Watcharapol Khaokham ise önemli bir görevi bulunduğu gerekçesiyle soruyu yanıtlayamadı. Warong, proje bilgilerinin birbiriyle örtüşmediğini savundu. Kredi kullanımı için değerlendirme kuruluna sunulan teklifte 11,6 milyar baht harcama öngörüldüğünü, ancak kaç traktör alınacağının, birim fiyatın, markanın ve ithalat ülkesinin açıklanmadığını söyledi. Projenin toplam değeri haberin başka bir bölümünde 8 milyar bahtın üzerinde verildi. Belgelerde çiftçilerden ücret alınacağının yazıldığı, bakanın ise tarla sürümünün ücretsiz olacağını söylediği aktarıldı. Warong’a göre proje on binlerce çiftçiye ve 300 bin rai araziye fayda sağlayacak, ancak bunun için 10 milyar bahtın üzerinde harcama yapılacaktı. Taylandlı çiftçilerin en az %80’inin hâlihazırda yürüyen tip tarla traktörüne sahip olduğunu belirten Warong, çiftçilerin önceliğinin ucuz yakıt ile kaliteli ve ucuz gübre olduğunu söyledi.

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor

Buzağıların solunum sendromu, genç sığırlarda sağlık, hayvan refahı ve işletme ekonomisi açısından önemli sonuçlara yol açabilen çok faktörlü bir hastalık grubu olarak tanımlanıyor. Hastalığın oluşumunda patojenlerin yanı sıra barınak koşulları, beslenme ve işletme yönetimi de rol oynuyor. Sığırların akciğer kapasitesinin vücut büyüklüğüne oranla düşük olması, bu hayvanları solunum hastalıklarına karşı daha hassas hâle getiren etkenler arasında gösteriliyor. Sendrom, üst ve alt solunum yollarında iltihabi süreçlere neden olabiliyor. Bovin solunum sinsityal virüsü, parainfluenza 3 ve adenovirüsler başlıca viral etkenler arasında yer alırken, bu virüslerin solunum yolu epitelini zayıflatması ikincil bakteriyel enfeksiyonlara kapı açabiliyor. Mannheimia haemolytica, Pasteurella multocida ve Mycoplasma bovis bu aşamada önem taşıyan bakteriler olarak sıralanıyor. Ateş, solunum hızında artış, zor ve ağrılı nefes alma, burun akıntısı ve öksürük sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Buzağıların yorgun düşmesi, daha az yem tüketmesi ve büyümesinin yavaşlaması da tabloya eşlik edebiliyor; ağır vakalarda zatürre gelişerek ölümle sonuçlanabiliyor. Belirtiler başka hastalıklarla benzerlik gösterebildiği için tanıda yalnızca klinik gözlem yeterli görülmüyor. Solunum yollarından alınan sürüntü veya yıkama örnekleri laboratuvarda incelenerek viral ve bakteriyel etkenler belirlenebiliyor. Kültür ve moleküler yöntemlerin yanı sıra, birden fazla solunum patojenini aynı anda tespit etmeye yönelik hızlı saha testleri de kullanılabiliyor. Etkenin doğru belirlenmesi, uygun tedavinin seçilmesi ve enfeksiyonun sürü içinde yayılmasının sınırlandırılması bakımından önem taşıyor. Tedavide erken müdahale temel koşul olarak öne çıkıyor. Ateşin düşürülmesi, iltihabın azaltılması ve solunum sisteminin desteklenmesinin yanında, gerektiğinde gram-negatif bakterilere yönelik antibiyotiklerden yararlanılabiliyor. Antibiyotik seçiminin duyarlılık testlerine dayandırılması, tedavinin hedefe yöneltilmesi ve direnç gelişimi riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Ağır vakalarda serum veya bağışıklık düzenleyici ürünler kullanılabilirken, sıvı-elektrolit desteği, kaliteli süt ya da süt ikame yemi ve yakın takip de destekleyici bakımın parçalarını oluşturuyor. Korunmada kuru, temiz, tozsuz ve iyi havalandırılan barınaklar ile buzağıların küçük gruplar hâlinde yetiştirilmesi öneriliyor. Yeterli ve kaliteli kolostrumun doğumdan sonra en geç 2 saat içinde verilmesi, bağışıklığın desteklenmesi açısından kritik kabul ediliyor. Dengeli beslenme, vitamin ve iz element eksikliklerinin önlenmesi, erken sütten kesme ve aşırı kalabalık gibi stres etkenlerinin azaltılması da riskin düşürülmesine yardımcı oluyor. Risk döneminden önce uygun aşılama, ilk belirtilerde hasta hayvanın izole edilmesi ve veteriner hekime hızlı başvurulması korunma programının diğer temel adımlarını oluşturuyor.

Republika Srpska’da Kaliteli Tarım Arazilerinin Güneş Santrallerinde Kullanılmaması İstendi
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber

Republika Srpska’da Kaliteli Tarım Arazilerinin Güneş Santrallerinde Kullanılmaması İstendi

Republika Srpska Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Anđelka Kuzmić, kaliteli tarım arazilerinin güneş enerjisi santrali inşasında kullanılmaması gerektiğini söyledi. Kuzmić, enerji üretimi kadar gıda üretiminin de önemli olduğunu belirterek açıklamayı Gradiška yakınlarındaki Karajzovci’de yaptı. Kuzmić, yasal düzenlemelerin dördüncü sınıfa kadar olan tarım arazilerinin başka amaçlarla kullanılmasına izin vermediğini aktardı. Bakanlığın geçen yıl sonunda hazırladığı raporda bölgede güneş santrali inşasında genişleme kaydedildiği belirtildi. Küçük santraller için izinleri yerel yönetimler verirken bakanlık, yerel yöneticilere yazı gönderdi ve daha sıkı denetim çağrısı yaptı.

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği

Moldova’da sera, solaryum ve tünel gibi korumalı alanlarda ticari sebze yetiştiren üreticiler, ücretsiz AgriPlus+ programına 30 Ekim 2026’ya kadar başvurabilecek. Advision Finance tarafından Impact Clusters girişimi kapsamında yürütülen program, Hollanda Girişimcilik Ajansı’nın finansmanıyla Prima Finanțare, Enten ve Planton Solutions ortaklığında uygulanıyor. Program kapsamında üretim alanlarına yerleştirilen sensörlerle bitkilerin gelişim koşullarına ilişkin veriler gerçek zamanlı izlenecek. Toprak besinleri, su kalitesi, sulama verimliliği, hava nemi, mikroiklim ile hastalık ve zararlı riskleri takip edilecek. Romanya ve Hollanda’dan agronomlar, elde edilen verilere dayanarak her ürün için sulama, gübreleme ve bitki koruma önerileri sunacak. Seçilen üreticiler sensör izleme, kişiselleştirilmiş agronomi danışmanlığı, ihtiyaçlara uyarlanmış finansman çözümleri ve hassas tarım eğitimlerinden yararlanacak. Organizatörler, teknolojilerin Romanya’daki uygulamasında verim artışı, pestisit kullanımında azalma ve kök bölgesindeki besin bulunabilirliğinde iyileşme görüldüğünü belirtiyor. Programa katılacak üreticilerin ekipmanları kurması, uzman önerilerini uygulaması ve üretim verilerini paylaşması gerekiyor. Başvurular çevrim içi form üzerinden yaklaşık 10–15 dakikada yapılacak; adaylar incelendikten sonra seçilen üreticiler programa dahil edilecek.

İtalya’da Sert Buğday Fiyatları İkinci Kez Arttı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Sert Buğday Fiyatları İkinci Kez Arttı

İtalya’da sert buğday fiyatları, Ulusal Birleşik Komisyonun (CUN) 19 Ekim toplantısında kaliteli fino, proteico ve alto proteico sınıflarında ton başına 2-6 avro arttı. Bu, iki haftalık yatay seyrin ardından gerçekleşen ikinci ardışık artış oldu. Güneydeki fino alto proteico ise değişmeyerek 335-340 avro/ton aralığında kaldı ve en yüksek fiyatlı kategori olmayı sürdürdü. Güneyde fino proteico 320-325 avroya, fino 291-296 avroya yükseldi. Alto proteico fiyatı merkezde 318-323, kuzeyde 313-318 avro/ton seviyesine çıktı; her iki bölgede artış 5 avro oldu. İthalatta ikinci kalite Kanada sert buğdayı Bari’de 342-345, Altamura’da 346-348 avro/ton aralığına yükselirken, Milano’daki ithal ürünlerde artış 5 avro olarak kaydedildi. Kuzey Amerika fiyatları yükselişi desteklerken Kanada’nın birinci kalite Cwad ürünü yaklaşık 298-300 avro/ton FOB seviyesinde işlem gördü. Kanada hasadındaki düşük hektolitre ağırlığı ve yerel tane çimlenmesine ilişkin belirsizlikler fiyatları yüksek tutuyor. Buna karşılık dünya sert buğdayı stokları son sekiz yılın en yüksek seviyesinde, 9,9 milyon ton olarak verildi; Kuzey Afrika ve Türkiye’de üretimin arttığı belirtildi. Türkiye’nin fiyatlar daha da yükselirse uluslararası pazara dönmeye hazır olduğu aktarıldı. Ismea verilerine göre tarla fiyatları liman ve değirmen fiyatlarını izlemedi; 10 piyasanın 7’sinde değişim görülmedi.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık
Görsel kaynağı: CDM · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık

Karadağ Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, üretim kapasitesine yatırım yapmaya, modernizasyona ve Karadağ tarımının rekabet gücünü artırmaya hazır yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, bu açıklamayı Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği-Karadağ Yatırım Konferansı’nda, Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımların ele alındığı panelde yaptı. Bakan, ülkenin tarım ve gıda sanayisine yatırım için güvenilir bir merkez olarak görülmesini, yeni projeler başlatılmasını ve mevcut üretimin genişletilmesini hedeflediklerini belirtti. Joković, yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan hayata geçirebilmesi için mevzuat çerçevesinin ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirilmeye ve uyarlanmaya devam edeceğini kaydetti. İdari prosedürlerin daha verimli hale getirilmesinin de amaçlandığını söyleyen Joković’e göre öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortam; sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri geliştirmek ve işletmelerin uzun vadeli planlama yapabilmesi için önemli bir ön koşul. Bakan, yatırımcılarla yeni projeler ve mevcut üretimin büyütülmesi konusunda işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Gıda üretimini ekonomik kalkınmanın temellerinden biri ve devletin uzun vadeli istikrarı ile güvenliği açısından önemli bir unsur olarak nitelendiren Joković, yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltacağını söyledi. Daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımların yanı sıra çağdaş teknolojiye, güçlü işleme kapasitesine ve kamu-özel sektör ortaklığına ihtiyaç olduğunu belirtti. Üreticilerin işleme sanayisi ve piyasayla bağlantısının güçlendirilmesinin, yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını aktardı. Sektörel gelişimin yalnızca üretim hacmiyle sınırlı kalmaması; kalite, teknoloji ve çağdaş piyasa taleplerine uygun ürünleri de kapsaması gerektiğini söyledi.

Frenk Üzümü Fidanı Dikiminde Toprak ve Bakım Önerileri
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Frenk Üzümü Fidanı Dikiminde Toprak ve Bakım Önerileri

Frenk üzümü dikiminde hastalık veya hasar belirtisi bulunmayan, güçlü ve iyi gelişmiş köklere sahip fidanların seçilmesi öneriliyor. Çelikle çoğaltılan bitkilerin kök sistemi oluşturmasının daha uzun sürdüğü belirtilirken, dikim alanı için verimli, orta nemli ve su birikintisi olmayan topraklar tavsiye ediliyor. Tınlı ve kumlu-tınlı topraklar uygun seçenekler arasında gösteriliyor. Siyah frenk üzümü güneşli ya da hafif gölgeli alanlarda, kırmızı ve beyaz frenk üzümü ise açık güneşte daha iyi meyve veriyor. Çalıların iyi havalanması ve birbirini gölgelememesi için bitkiler arasında 1,5–2 metre mesafe bırakılması, dikimin ekim sonuna kadar tamamlanması öneriliyor. Dikim çukuru köklerin hacmine göre yaklaşık 40–50 santimetre genişlik ve derinlikte hazırlanmalı. Çukurdan çıkarılan verimli üst toprak iyi olgunlaşmış kompostla karıştırılmalı; odun külü ve mineral katkılar toprağın ihtiyacına göre uygulanmalı, gübrelerin temiz köklerle temasından kaçınılmalı. İlk haftalarda yağış yoksa toprak nemi izlenmeli, kuruma ve suyla doygunluk önlenmeli. Gövde çevresi 5–8 santimetre kalınlığında malçlanmalı, sonbaharda azotlu karışımlar kullanılmamalı.

Belarus ve Küba Gıda Tedarikini Genişletmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber

Belarus ve Küba Gıda Tedarikini Genişletmeyi Görüştü

Belarus ile Küba, gıda ürünlerinin karşılıklı tedarikini genişletme olanaklarını görüştü. Görüşmelerde Küba pazarına Belarus şekeri, alkollü içecekleri ve şekerleme ürünlerinin gönderilmesi öne çıktı. Bu ürünlerin ada ülkesinin gıda güvenliğine katkı sağlayabileceği belirtildi. Taraflar ayrıca Belarus’taki şekerleme, konserve ve alkollü içecek sektörleri için Küba’dan mango, guava, papaya ve diğer egzotik meyvelerin püresi ile suyunun teminini ele aldı. Taşıma maliyetlerinin azaltılması ve deniz limanları üzerinden uygun sevkiyat güzergâhlarının oluşturulması da gündeme geldi. Somut sözleşmelere geçilmeden önce taraflar hammadde numunelerini laboratuvar analizleri ve tadımlar için paylaşacak. Süreç, kalite sonuçlarının ve ekonomik uygunluğun olumlu değerlendirilmesi koşuluna bağlı olacak.

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım

Buğday ve arpa ekiminde gelecek yaz yüksek ve kaliteli verim hedefi için toprak hazırlığı, dengeli gübreleme ve kaliteli tohum kullanımının birlikte planlanması öneriliyor. Ekim zamanının da hava koşullarına bağlı olarak ekim ayından kasım ortasına kadar uzanan uygun agroteknik döneme göre belirlenmesi tavsiye ediliyor. Temel toprak işlemesinin ekimden önce zamanında yapılması ve toprağın dinlenip oturmasına fırsat verilmesi isteniyor. Sürüm için 25–30 santimetre derinlik önerilirken, ekimden birkaç gün önce diskleme, tırmıklama veya ekim yatağı hazırlayıcısı kullanılarak yüzeyde düz ve kırıntılı bir yapı oluşturulması gerekiyor. Bu yapının düzgün çıkış, kök gelişimi ve kışın düşük sıcaklıklara dayanıklılık açısından yararlı olduğu belirtiliyor. Sonbaharda gelişip kardeşlenen buğday ve arpa için gübrelemede fosfor ve potasyuma ağırlık verilmesi, ancak uygulamanın agro kimyasal toprak analizine göre belirlenmesi öneriliyor. Analiz sonucuna bağlı olarak azotu daha düşük, fosfor ve potasyumu öne çıkan NPK, yani azot-fosfor-potasyum, formülasyonları; 8:16:24 veya 15:15:15 gibi seçenekler değerlendirilebiliyor. Fosfor güçlü kök gelişimi ve dona dayanıklılıkla, potasyum ise sapın sağlamlığı ve yatmaya karşı dirençle ilişkilendiriliyor. Azotun sonbaharda daha düşük miktarda uygulanması isteniyor. Üreticilerin kontrol edilmemiş ticari tane yerine beyanlı ve sertifikalı tohum seçmesi tavsiye ediliyor. Sertifikalı tohumun yüksek çimlenme, çeşit saflığı ve bitki sağlığı sağladığı; fungisitlerle ilaçlanmasının da başlangıç döneminde hastalık etmenlerine karşı koruma sunduğu aktarılıyor. Buğday ve arpa çeşidi seçiminde bölgeye uyum, yatmaya, pas ve külleme gibi hastalıklara ve aşırı iklim koşullarına dayanıklılık ölçütlerinin dikkate alınması öneriliyor.

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Gerilerken Avokado Yükseldi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Gerilerken Avokado Yükseldi

Güney Afrika’da taze ürün piyasasında sebze fiyatları bir haftada sert düşerken avokado fiyatı yükseldi. 20 Ekim 2026 tarihli GroundRules piyasa güncellemesinde Agricultural Market Trends (AMT) tarım ekonomisti Conce Moraba, patatesin ortalama fiyatının önceki hafta torba başına 82 randın üzerindeki seviyeden %23’ten fazla gerileyerek 10 kilogram başına 63,46 randa indiğini açıkladı. Domates fiyatı da yedi günde %40 düşerek kilogram başına ortalama 8,97 randa kaldı. Moraba, patatesteki düşüşte yüksek ürün girişleri, devreden stok, tüketici alım gücünün zayıflaması ve sıcaklığa bağlı kalite sorunlarının etkili olduğunu belirtti. Domates fiyatlarındaki gerileme ise haftalık arzın %18 artmasına rağmen gerçekleşti; domatesler bir yıl öncesine göre de %23 daha ucuzlandı. Düşük kaliteli ürünleri emen gayriresmî toptan alıcıların eksikliği, fazla ürünün piyasa fiyatları üzerindeki baskısını artıran yapısal unsurlardan biri olarak gösterildi. Soğan fiyatı 10 kilogram başına ortalama 139,38 randa gerilerken hafta sonu ürün girişleri, kıtlığın en ağır döneminin hafifliyor olabileceğine işaret etti. Tatlı biber, havuç ve yeşil fasulye fiyatları da düşüş kaydetti. Sarımsak ise kilogram başına 90,06 randla yüksek seviyesini korudu; gelecek ayki arzın fiyatları gevşetebileceği belirtildi. Meyve piyasasında avokado fiyatı %24 artarak kilogram başına 20,07 randa çıktı. Fuerte çeşidinin ortalaması 35 rand, Hass çeşidinin ortalaması 14 rand oldu. Arzın yıl sonuna doğru daha da daralmasının fiyatları desteklemeyi sürdürmesi bekleniyor. Güney Afrika’nın avokado ihracatı yıllık bazda yaklaşık %16 artarken Avrupa’daki arz fazlası üretici marjlarını sıkıştırdı. Namibya’nın ekim ayındaki ithalat kısıtlamaları da Güney Afrika havuç ve soğanı için %30 oransal kota uygulanmasına yol açtı.

Tayland’dan Çeltik Fiyat İstikrarı İçin 58,9 Milyar Bahtlık Öneri
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’dan Çeltik Fiyat İstikrarı İçin 58,9 Milyar Bahtlık Öneri

Tayland hükümeti, 2569/70 üretim yılı çeltik fiyatlarını istikrara kavuşturmak ve üretim yapısını dönüştürmek amacıyla beş projeden oluşan 58.912,64 milyon bahtlık çerçeveyi Bakanlar Kurulunun değerlendirmesine sundu. Paketin 49.275 milyon bahtı kredi, 9.637,64 milyon bahtı ise karşılıksız tazminat ödemelerinden oluşuyor. Önerinin, ekim-kasım döneminde yüksek miktarda ürünün aynı anda piyasaya çıkmasının fiyatlar üzerindeki baskısını azaltması hedefleniyor. Paketteki en büyük kalem, çiftçilerin uygun fiyat dönemini bekleyebilmesi için çeltik satışını erteleme kredisi projesi. Bu proje için 40.928,39 milyon baht ayrılması ve 3 milyon ton çeltiğin kapsamda tutulması planlanıyor. Ton başına kredi tutarı yasemin pirincinde 13.000, bölge dışı yasemin pirincinde 11.500, beyaz pirinçte 6.500, Pathum Thani pirincinde 8.500 ve yapışkan pirinçte 9.500 baht olarak belirlendi. Depolama ve ürün kalitesini koruma giderleri de proje koşullarına göre desteklenecek. Üretici kurumlarının çeltik toplaması ve işleyerek katma değer yaratması için 15.656,25 milyon bahtlık ayrı bir kredi projesi önerildi. Kooperatifler ve üretici grupları aracılığıyla 1,5 milyon ton çeltiğin toplanması hedeflenirken, yıllık faizin %1’ini üretici kurumları, %3,50’sini hükümet karşılayacak. Ayrıca pirinç ticareti yapan işletmelerin stok tutması için 564 milyon bahtlık faiz tazmini ve 4 milyon tonluk hedef öngörülüyor. Çeltik emme projesi için 1.680 milyon baht ve 3 milyon tonluk hedef belirlendi; piyasa fiyatının üzerinde alım desteği proje koşullarına bağlandı. Yüksek kaliteli pirinç projesi kapsamında da 266 üretici grubuna grup başına 300.000 baht verilmesi planlandı. Maliye Bakanlığı satış erteleme projesinin tazminat bütçesini düşürdü, ancak yeni tutar açıklanmadı. Çeltik emme projesi ise finansman kaynağı onaylanmadan uygulanamayacak.

Meksika, Brezilya’dan Kanatlı Ürünleri İthalatını Newcastle Salgını Nedeniyle Askıya Aldı
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Brezilya’dan Kanatlı Ürünleri İthalatını Newcastle Salgını Nedeniyle Askıya Aldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, Brezilya’da Newcastle hastalığı salgını tespit edilmesinin ardından bu ülkeden kanatlı ürünleri ithalatını süresiz olarak askıya aldı. Karar, Meksika Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) aracılığıyla uygulamaya konuldu. Kısıtlama; kanatlı eti ve sakatatı, kuluçkalık yumurtaları, üç güne kadar civcivleri, ötücü ve süs kuşlarını, ticari amaçlı yırtıcı kuşları ve evcil hayvanları kapsıyor. Önlem, hem ticari sevkiyatlar hem de turistlerin beraberinde getirdiği ürünler için geçerli. Salgın, Brezilya’nın Santa Catarina eyaletindeki Nova Itaberaba belediyesinde bulunan ticari etlik piliç çiftliğinde belirlendi. Senasica’ya bağlı Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü, salgına ilişkin zoosaniter bilgiler ve uluslararası protokoller doğrultusunda ilgili belgeleri platformunda geçersizleştirdi. Açıklamaya göre ithalat, Brezilya hükümeti salgının kontrol altında olduğunu gösteren bilimsel kanıtları sunana kadar yeniden başlatılmayacak. Meksika, kuşların solunum, sinir ve sindirim sistemlerini etkileyen hastalıktan ari ülke olarak tanımlanıyor. Brezilya Kanatlı Hayvanlar Birliği ile Santa Catarina’daki ACAV ve Sindicarne, ürünün tüketimiyle bağlantılı risk bulunmadığını savundu. Santa Catarina, 2026’nın şu ana kadarki döneminde Brezilya’nın tavuk ihracatının yaklaşık %23’ünü oluşturdu.

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor

İspanya’da Unión de Uniones, dağıtım şirketlerinin sütü müşteri çekme ürünü olarak kullanmasının üreticiler üzerindeki fiyat baskısını artırabileceği uyarısına katıldı. Kuruluş, son günlerdeki indirimlerin tüketicilere kısa vadede yarar sağlayabileceğini ancak sütün yeniden kampanya ürünü haline gelmesi durumunda üretici fiyatlarını aşağı çekebileceğini belirtti. Bu durumun 2021’de de yaşandığını hatırlatan kuruluş, Mercadona’nın yağsız ve yarım yağlı sütlerdeki fiyat indirimine, şirketin sıvı süt satışlarındaki payı ve sektördeki baskın konumu nedeniyle özellikle dikkat çekti. Unión de Uniones’a göre 2026’da üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı yıl başına göre %14 geriledi. Buna karşılık önemli üretim girdilerinde artış görüldü: yem maliyeti %6, alfalfa %10, saman %52, fiğ %16, mazot %22 ve elektrik %20 yükseldi. Kuruluş, süt sığırcılığı işletmelerindeki ortalama üretim maliyetinin 50 sentin üzerine çıkmış olabileceğini ve artışın sürdüğünü bildirdi. Artan maliyetler ile kademeli fiyat düşüşlerinin, üreticilerin pazarlık gücündeki yetersizliği ve sütçülük faaliyetinin sürdürülebilirliğine yönelik baskıyı ortaya koyduğunu savundu. Kuruluş, maliyetler yükselirken süt fiyatlarının düşürülmesini anlamanın zor olduğunu ve yeni bir aşağı yönlü baskının üreticileri zarar sınırına yaklaştıracağını belirtti. Ayrıca, Sanayi ve dağıtım maliyetleri de dikkate alındığında, değer zincirinin sürdürülebilmesi için raf fiyatının üretim maliyetlerinin üzerinde olması gerektiğini vurguladı. Unión de Uniones, Kongre’de konuşan Planas’ın fiyatların tırmandırılmaması yönündeki değerlendirmelerine ve Gıda Zinciri Yasası’na yaptığı atfa dikkat çekerek zincirin tüm halkalarının maliyetlerinin üzerinde satış yapması gerektiğini aktardı. Kuruluş ayrıca kaliteli ve yerel tam yağlı süt tüketimi çağrısı yaptı.

Tayland Pirinci İçin Hindistan ve Pakistan Rekabeti Artıyor
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Pirinci İçin Hindistan ve Pakistan Rekabeti Artıyor

Tayland Ticaret Bakanlığı ile Tayland Pirinç İhracatçıları Birliği, 2569 yılı pirinç pazarında rekabetin sertleştiğini değerlendirdi. Hindistan’daki yüksek üretim ve stok seviyeleri ile Pakistan pirincinin yıl sonuna doğru piyasaya çıkması, Tayland’ın ihracat görünümünü zorlaştıran başlıca unsurlar arasında gösterildi. Görüşme, Ticaret Bakanlığı yetkilisi Poonpong Naiyaphakorn ile ihracatçı birliklerinin 20 Ekim 2569’da yaptığı değerlendirme sonrasında gerçekleştirildi. Tayland’ın ocak-eylül dönemindeki pirinç ihracatı 4,99 milyon ton oldu ve geçen yılın aynı dönemine göre %19,26 azaldı. İhracat geliri de %16,84 düşüşle 2,962 milyar dolara geriledi. Irak’a yapılan sevkiyatlar, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle yılın başından bu yana büyük ölçüde azalırken, Türkiye üzerinden Irak’a sınırlı miktarda pirinç taşınmaya devam edildi. Ancak taşıma maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle bu kanalın hacmi düşük kaldı. Filipinler ve Malezya’nın Tayland’dan pirinç alımlarını artırması, Irak pazarındaki kaybı kısmen dengeledi. Bu ülkeler, El Niño’nun etkilerine karşı riskleri yönetmek ve gıda güvenliğini güçlendirmek amacıyla ithalatı artırdı. Tayland Ticaret Bakanlığına bağlı Dış Ticaret Dairesi, özel sektörle birlikte Filipinler’de pirinç ithalatından sorumlu kurumlarla görüşerek mevcut izinler kapsamındaki ihracat süresinin uzatılmasını ve Tayland’dan alım yapılmasını gündeme getirmeyi planlıyor. Görüşmelerin, Tayland’ın yeni sezon pirincinin piyasaya çıktığı döneme denk gelmesi bekleniyor. Dış Ticaret Dairesi ayrıca 2570’nin başında Japonya ve Güney Afrika’daki önemli ithalatçılarla temas kurmayı planlıyor. Tayland, bu görüşmelerde pirincin kalitesini ve sözleşmeye uygun, zamanında teslimat kapasitesini öne çıkararak pazarlardaki güveni korumayı amaçlıyor. Bunun yanında uluslararası bir pirinç konferansı düzenlenmesi, devletler arası pirinç ticaretinin geliştirilmesi ve Taylandlı ihracatçıların yabancı alıcılarla fuarlar aracılığıyla buluşturulması planlanıyor. Beyaz pirinçte %5 kalite sınıfının ortalama ihracat fiyatı Eylül 2569’da ton başına 482 dolara çıktı. Bu fiyat, Eylül 2568’deki 374 dolara göre %28,88 daha yüksek oldu. Tayland Pirinç İhracatçıları Birliği Onursal Başkanı Chukiat Opaswong ise Tayland pirincinin rakip üretici ülkelere göre yüksek fiyatlı olmasını, çiftçilerin yüksek üretim maliyetlerine ve rai başına daha düşük verime bağladı. Opaswong, hükümetin yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve yetiştirme yöntemlerinin değiştirilmesi gibi adımlarla üretim aşamasından itibaren müdahale etmesini istedi. Poonpong, 2570’te de 2569’a benzer zorlukların yaşanabileceğini belirterek ihracat hedefinin ön değerlendirmede 7 milyon ton olarak korunabileceğini söyledi. Ancak nihai tahmin, El Niño’nun etkileri ile Orta Doğu’daki çatışmaların yeniden değerlendirilmesinin ardından belirlenecek. İhracatçılar ayrıca limanlardaki yük taşıma işçisi eksikliğini gündeme getirdi; Ticaret Bakanlığı bu sorunun çözümü için Çalışma Bakanlığı ile koordinasyon başlattı.

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor

Mısır’da çeltik ve beyaz pirinç fiyatlarının arz, talep, pirinç çeşidi ve üretim maliyetlerine göre değiştiği bildirildi. Çiftçiler Sendikası Başkanı Hüseyin Ebu Saddam’ın açıklamasına göre, ince taneli çeltik pirincinin ton fiyatı son haftalarda 12.500-13.000 Mısır lirası aralığından geçen hafta yaklaşık 13.700 Mısır lirasına yükseldi. Kaynak, artışı bazı şirketlerden gelen talep artışıyla ilişkilendirdi. İri taneli çeltik pirincinin ton fiyatı ise sezon boyunca 14.800-15.500 Mısır lirası arasında seyretti; sezon dışında 17.000 Mısır lirasına ulaşabildiği belirtildi. Fiyatların değerlendirilmesinde hasat ve teslimat zamanının yanı sıra ürünün nem oranı da önem taşıyor. Özellikle hasattan hemen sonra teslim edilen üründe yüksek nem, çiftçinin eline geçen fiyatı etkileyebiliyor. Ebu Saddam, ince taneli çeltik için ton başına 13.500-14.000 Mısır lirası düzeyinin, verim ve üretim maliyetlerine bağlı olarak çiftçiye uygun gelir sağlayabileceğini söyledi. Çiftçi gelirinin değerlendirilmesi için yalnızca satış fiyatının değil, toprak hazırlığından hasat ve nakliyeye kadar gerçekleşen maliyetlerin de hesaba katılması gerektiğini belirtti. Üreticinin satış zamanını seçebilmesi için ürünün bir bölümünü bekletmesi de pazarlama esnekliği sağlayabiliyor. Beyaz pirinçte ince taneli çeşidin kilogram fiyatı 22-24 Mısır lirası, iri taneli çeşidin fiyatı ise 25-28 Mısır lirası aralığında verildi. Kırık oranı yaklaşık %3’e düşen bazı seçkin çeşitlerin kilogramı 35-38 Mısır lirasına, şirketlerin sunduğu bazı ürünlerin fiyatı ise yaklaşık 40 Mısır lirasına çıkıyor. Farklılıkların yalnızca tane tipinden değil, kalite, işleme ve paketleme düzeyinden de kaynaklandığı aktarıldı. Gelecek sezon ekim kararlarının beklenen gelir, girdi maliyetleri, tarımsal koşullar ve alternatif ürünlere göre şekilleneceği ifade edildi. Ebu Saddam’a göre talep artarken piyasadaki miktarın azalması fiyatları yukarı çekebilir; daha yüksek arz ise satıcılar arasındaki rekabeti artırarak fiyatları baskılayabilir. Yerel üretim Mısır’ın pirinç ihtiyacının karşılanmasında temel dayanak olarak gösterilirken, bazı basmati pirinci çeşitleri yerel bulunabilirlik ve özellikleri nedeniyle ithalat gerektirebilir.

Yeni Zelanda’nın Gıda ve Lif İhracatı 65,2 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: Rural News Group · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’nın Gıda ve Lif İhracatı 65,2 Milyar Dolara Ulaştı

Yeni Zelanda’nın gıda ve lif ihracatı, 30 Haziran 2026’da sona eren yılda 65,2 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, Yeni Zelanda Birincil Sektörler Bakanlığı’nın (MPI) haziran tahmininin 1 milyar dolar üzerinde kalırken 2026/27 yılı için açıklanan 63,8 milyar dolarlık öngörüyü de aştı. Tarım Bakanı Todd McClay, sonucu “olağanüstü” olarak nitelendirdi. Kaynağa göre performansta protein ve yüksek kaliteli gıdaya yönelik küresel talep, yeni ticaret anlaşmaları ve Yeni Zelanda dolarındaki zayıflık etkili oldu. Et ve yün, toplam artışa en büyük katkıyı yapan kalemler arasında yer aldı; bu ürünlerin ihracatı 14,8 milyar dolara çıkarken önceki tahmin 14,1 milyar dolardı. Aynı dönemde Avrupa Birliği’ne gıda ve lif ihracatı %20 artarak 5,3 milyar dolara, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihracat ise %11 yükselerek 1,1 milyar dolara ulaştı. McClay, ticaret anlaşmalarının Yeni Zelandalı ihracatçılar için sonuç verdiğini ve ihracat değerini 2034’e kadar ikiye katlama hedefiyle çalıştıklarını söyledi. McClay ayrıca Yeni Zelanda’nın emtia ürünleri yerine premium ürünleri pazarlama ve değer zincirinde üst segmentlere çıkma konusunda ilerlediğini belirtti. Ülkenin menşe ve üretim hikâyesinin farklılaştırıcı olduğunu söyleyen McClay, Çin’de mutfağı olmayan varlıklı genç tüketicilere yönelik hazır pişirilebilir ürün talebine de dikkat çekti.

Şili’de 2027 Çevre Bütçesi İçin Denetim Uyarısı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de 2027 Çevre Bütçesi İçin Denetim Uyarısı

Şili’nin 2027 Bütçe Yasa Tasarısı, Çevre Bakanlığı bütçesinde %0,3 artış öngörürken kaynakları çevresel izin süreçleriyle bağlantılı hizmetlerde yoğunlaştırıyor. Tasarıya göre Çevresel Değerlendirme Servisi (SEA) bütçesi %4, Biyoçeşitlilik ve Korunan Alanlar Servisi (SBAP) bütçesi %20,7 artacak; Çevre Denetleme Üst Kurumu bütçesi ise %1,8 azalacak. O’Higgins Üniversitesi ECA3 Direktörü Giovanna Amaya Peña, proje onaylarının ardından denetim güçlendirilmeden izin süreçlerinin hızlandırılmasının risk taşıdığını belirtiyor. Amaya’ya göre Çevresel Değerlendirme Kararı’nın alınması devletin görevini sona erdirmiyor, izleme ve uygunluk denetimi aşamasını başlatıyor. Uzman, değerlendirme ve denetimin birlikte ilerlemesi gerektiğini vurguluyor. Amaya, çevresel izinlerin hızlandırılmasının mümkün ve gerekli olduğunu, ancak çevresel gerekliliklerin gevşetilmemesi gerektiğini savunuyor. İyileştirme alanları arasında kamu kurumlarının görüş sürelerini, bölgeler hakkındaki çevre bilgilerinin erişilebilirliğini ve kurumlar arası koordinasyonu sayıyor. Yurttaş katılımının yatırımların önünde engel olarak görülmemesi gerektiğini belirten Amaya, topluluklar dinlenmediğini hissettiğinde çatışmaların proje onayından sonra da ortaya çıkabildiğini ifade ediyor. SBAP bütçesindeki artışı uzun süredir ihtiyaç duyulan bir kurumsallaşma olarak değerlendiren Amaya, biyoçeşitliliğin korunmasının park ve rezervleri yönetmekle sınırlı olmadığını söylüyor. O’Higgins Bölgesi’ndeki sulak alanların koruma programlarında ödeneklerde azalma veya değişiklikler kaydedildiğini belirten uzman, bölgesel varlığın ve teknik kapasitenin önemine dikkat çekiyor. Daha yüksek SEA kaynağının tarım, tarımsal sanayi, madencilik ve enerji projelerinin değerlendirmesini hızlandırabileceğini söyleyen Amaya, sürdürülebilir ısıtma bütçesindeki azalmanın hava kalitesi sorunu yaşayan bölgelerde kirlilik azaltma planlarını ve hanelerin dönüşüm olanaklarını etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

İrlanda’da Kuzu Fiyat Teklifleri Ekim Sonunda Gücünü Koruyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Kuzu Fiyat Teklifleri Ekim Sonunda Gücünü Koruyor

İrlanda’da 19 Ekim Pazartesi başlayan koyun ticaretinde fabrika kuzusu ve yaşlı koyun fiyat teklifleri güçlü kaldı. Çoğu fabrika tesisi haftaya geçen haftayla aynı tekliflerle başladı; kuzu karkas ağırlığı limitlerinde de değişiklik yapılmadı. Mevcut kuzu fiyat teklifleri geçen yılın aynı döneminin yaklaşık 40 sent/kg üzerinde bulunuyor. Kepak, kuzular için 7,85 avro/kg ve Kalite Güvence (QA) primi olarak 15 sent/kg teklif ederek, bu hafta 22,5 kg’a kadar karkaslarda toplam 8,00 avro/kg seviyesine ulaştı. Roscommon Kontluğu’ndaki Athleague tesisinde yaşlı koyun için 4,00 avro/kg teklif edildi.

Gürcistan’da Alternatif Tarım Politikası İçin Planlama ve İzleme Modeli Önerildi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Alternatif Tarım Politikası İçin Planlama ve İzleme Modeli Önerildi

Gürcistan’da sunulan alternatif tarım ve kırsal kalkınma stratejisi, mevcut neden-sonuç uyumsuzluklarının belirlenmesini ve yürürlükteki politika-stratejik yükümlülüklerdeki ilerleme ya da gerilemenin uygun göstergelerle değerlendirilmesini öneriyor. Çalışmanın başlangıç hedefi; mevcut durumun kapsamlı biçimde incelenmesi, tematik analiz yapılması, sorun ve zorlukların belirlenmesi, izleme bilgilerinin değerlendirilmesi ve değerlendirme raporlarının analitik olarak işlenmesi olarak tanımlanıyor. Çalışma tezinde, tarım sektörünün stratejik gelişim planlamasıyla birlikte tahmin, yönetim, izleme ve analiz ile kontrol ve değerlendirme sistemlerinin değiştirilmesi gerektiği savunuluyor. Metin, süreçlerin herhangi bir aşamasında hızlı değişiklik yapılabilmesi için program esnekliğinin ve bağlamı dikkate alan yönetim anlayışının güçlendirilmesini öne çıkarıyor. Öneri, uygulanmış bir politika sonucu olarak değil, alternatif stratejik platform ve çalışma tezi olarak sunuluyor. Yaklaşım, tarım ve kırsal kalkınma projelerinin parçalı biçimde finanse edilmesi yerine toprağı, çiftçiyi, sermayeyi, kurumları, bilgiyi, yayım hizmetlerini, teknolojiyi, pazarı, lojistiği ve altyapıyı tek bir ekonomik zincir içinde ele alan bir yönetim sistemi kurulmasını öngörüyor. Kavramsal model bütüncül bakış, sistemik yaklaşım ve karmaşık değerlendirme olmak üzere üç bileşene dayanıyor. Metinde bu çerçevenin kırsal alanda kapsayıcı ekonomik büyüme, sosyoekonomik gelişme ve refah hedefiyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Önerilen izleme sistemi tasarım, veri, izleme, kontrol ve yönetim olmak üzere beş çalışma aşamasından oluşuyor. Tasarım aşamasında strateji, hedefler, görevler ve göstergeler; veri aşamasında veri tabanı, veri toplama, oluşturma ve kalite; izleme aşamasında plan, gerçekleşme, rapor değerlendirmesi ve sapmalar ele alınıyor. Kontrol aşaması tematik doğrulama, denetim ve veri güvenilirliğine; yönetim aşaması ise analiz, tahmin, karar ve düzeltmeye odaklanıyor. Yeni tarım politikası programı ayrıca teşhis, öncelik, araç ve sonuç sıralamasıyla dört aşamalı tematik araştırma-değerlendirme hattından ve dijital analitik filtreleme aşamalarından geçiriliyor. İlk teşhis kapsamında arazi kayıtsızlığı, parçalanma ve işlenmeme, düşük verimlilik, sulama altyapısının yokluğu veya arızası, finansmana erişim sorunları, teknolojik geri kalmışlık ve bilgi eksikliği inceleniyor. Kooperasyon düzeyinin düşüklüğü, dağınık çiftçi işletmeleri, yetersiz işleme, hammadde kıtlığı, pazara erişim sorunları ve düşük kalite de değerlendirilecek başlıklar arasında sayılıyor. Metin ayrıca ekonomik etkinlik, sosyal adalet, çevresel sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve siyasi uygulanabilirliğin birlikte değerlendirilmesini öngörüyor.

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi

Hırvatistan’daki MOST partisi, Sisačko-Moslavina ilçesinde planlanan büyük kümes hayvanı çiftlikleri ve bunlarla bağlantılı sanayi tesisleri onaylanmadan önce ortak çevresel ve halk sağlığı etkilerinin değerlendirilmesini istedi. Parti, çiftlikler, kesimhaneler, üretim tesisleri ve bunların altyapısının birlikte tek bir büyük üretim sistemi oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğini belirtti. MOST’a göre devlet, planlanan üretim kapasitesinin mevcut altyapı tarafından karşılanıp karşılanamayacağını özellikle su tüketimi, atıkların yönetimi ve çevresel yük bakımından incelemeli. Parti, nihai kararlar alınmadan önce ihtiyat ilkesinin uygulanmasını ve hayvansal atıklar ile atık suların işlenmesi ve bertarafı için yeterli kapasitenin bulunup bulunmadığının belirlenmesini talep ediyor. Parti, büyük kümes hayvanı işletmelerinden kaynaklanabilecek teknik arızaların, uygunsuz atık yönetiminin veya diğer olağanüstü durumların yeraltı ve yüzey sularını, tarım arazilerini ve dolaylı olarak içme suyu tedarikini etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sisačko-Moslavina’nın değerli tarım arazileri, su rezervleri ve bazı korunan doğal alanlara yakınlığı nedeniyle hassas olduğunu savunan MOST, inşaat öncesinde hava, su ve toprağın başlangıç durumunun belirlenmesini istiyor. Öneriye göre üretim başladıktan sonra bağımsız ve sürekli kirlilik izlemesi yapılmalı, ölçüm sonuçları kamuya açıklanmalı. Tesislerin trafik, bölge sakinlerinin sağlığı ve çevre yerleşimlerdeki yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de değerlendirilirken yerel halkın, belediyelerin, aile işletmelerinin ve bilim kurumlarının karar sürecine baştan katılması gerekiyor. MOST’un atıfta bulunduğu belgelere göre yetkili bakanlık, Sisak’taki planlanan projenin bir bölümü için çevresel etki değerlendirmesi sürecini eksik belgeler ve yürürlükteki imar planıyla uyumsuzluk gerekçeleriyle durdurdu. Parti, yatırımlara karşı olmadığını, ancak yerli üreticilerin korunması gerektiğini belirtiyor.

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı

Kazakistan’da düşük kaliteli buğday ve yemlik arpa fiyatları bir haftada yükseldi. Zerno Birliği verilerine göre 4. sınıf buğdayın ton fiyatı 86-90 bin tengeye, 5. sınıf buğdayın fiyatı 83-86 bin tengeye çıktı. Her iki üründe artış 1 bin tenge olurken yemlik arpa da aynı miktarda yükselerek 68-72 bin tengeye ulaştı. Zerno Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov, artışta işleyiciler, kanatlı işletmeleri ve ihracatçılardan gelen talep ile arz açığının etkili olduğunu belirtti. Rusya’daki vagon kıtlığı ve lojistik maliyetlerindeki yükselişin Rus buğdayı teklif fiyatlarını da artırdığını söyledi. İç piyasada 3. sınıf buğday fiyatı değişmedi ve kaliteye göre ton başına 89-110 bin tenge aralığında kaldı. Geçen hafta ihracat fiyatları da sabit seyretti. Saryagash DAP tesliminde 3. sınıf buğday 265-300 dolar, 4. sınıf 255-260 dolar, 5. sınıf ise 245-250 dolar oldu. KTЖ’nin altyapı yoğunluğu nedeniyle uyguladığı yükleme kısıtlamaları sevkiyatları yavaşlattı ve Özbekistan yönünde 3. sınıf buğday alımını sınırladı. KTЖ ile Özbekistan demiryolları yönetiminin çalışması sonucunda Saryagash’ta günlük vagon kabulü 31’den 35 tren çiftine çıkarıldı. Vagon birikimi 9,1 bine inse de normatif seviyenin %30 üzerinde kaldı; Bolashak’ta da yüksek birikim kaydedildi.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi

Tayland Ticaret Temsilcisi Werapong Prapha, beyaz pirinç, tavuk ve konserve ton balığının Avrupa Birliği (AB) pazarına erişiminin iyileştirilmesi için Hollanda’nın desteğini istedi. Talep, Tayland ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerinin 2026 sonuna kadar tamamlanmasına yönelik ortak çabalar kapsamında gündeme geldi. Werapong, önerilen anlaşmayı Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sjoerd Sjoerdsma ile Tayland’daki Hollanda Büyükelçiliğinde görüştü. Görüşmede ekonomik işbirliğinin yönü ve küresel ticaret ortamı da ele alındı. Werapong’a göre Hollanda’dan beklenen destek, Taylandlı işletmelere ve halka somut fayda sağlayacak pazar açılımı koşullarının güvenceye alınmasını amaçlıyor. Tayland ve Hollanda, müzakerelerin 2026’da sonuçlandırılması için sürecin hızlandırılmasını desteklerken, anlaşmanın kalitesinin korunması ve etkilenen sektörlerde kabul görmesi gerektiğini de vurguladı. Görüşmelerde tarım ve sanayi ürünleri pazarlarının açılması arasındaki denge değerlendirildi. Werapong, tüm sektörlerin kabul edebileceği somut sonuçların önemine dikkat çekti. Hollanda ise sanayi politikası ve ticarette rekabetle ilgili kaygılarını dile getirdi. Hollanda, Tayland’ın dünya genelindeki 19’uncu, AB içindeki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. İki ülke arasındaki ticaret 2025’te 7.967,56 milyon ABD dolarına ulaştı ve Tayland’ın toplam ticaretinin %1,16’sını oluşturdu. Tayland’ın aynı yıl Hollanda’ya ihracatı 7.019,53 milyon ABD doları, Hollanda’dan ithalatı ise 948,03 milyon ABD doları oldu. Tayland’ın başlıca ihracat kalemleri arasında bilgisayarlar ve ilgili parçalar, elektrik transformatörleri, diğer elektrikli cihazlar, entegre devreler ile et ve yenilebilir sakatat yer aldı.