ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

248 haber · Sayfa 6

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporunda ABD’nin mısır üretimi ve stoklarına ilişkin öngörülerin yükseltilmesi, Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) mısır fiyatlarını aşağı çekti. ABD’nin 2026’da hasat edilecek mısır üretimi tahmini aylık bazda 6 milyon ton artırılarak 407,3 milyon tona çıkarıldı. Rapora tepki olarak CBoT mısır fiyatı %5 gerileyerek 4,75 dolar/buşel, yani 190 dolar/ton seviyesine indi; fiyat ekim başından bu yana %15 düştü. Üretim tahminindeki artışa, ABD’de sezon başlangıcındaki stokların beklenenden yüksek olması da eşlik etti. Eylül sonunda yayımlanan stok raporuna göre 1 Eylül 2026 itibarıyla depolardaki mısır miktarı beklentinin 5 milyon ton üzerindeydi. Bunun sonucunda 2026/27 sezonu için ABD’nin dönem sonu mısır stok tahmini aylık 7,2 milyon ton artırılarak 47 milyon tona yükseltildi. Stokların tüketime oranı da 1,6 yüzde puan artışla %11,3’e çıktı. Kaynak, USDA tahmini gerçekleşirse ABD mısır bilançosunun görece rahat bir seviyeye yaklaşacağını belirtiyor. ABD’deki görünüm Avrupa’dan ayrışıyor. USDA, Avrupa Birliği’nin mısır üretimini 48 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu, son iki dekatın en düşük düzeyi olarak aktarılıyor. Buna karşılık dünya arzındaki artışın AB’nin ithalat ihtiyacını karşılamasının mümkün olduğu değerlendiriliyor. Eylül sonuna kadar AB limanlarına 2,4 milyon ton mısır ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı tarihindeki hacmin beş katına çıktı. AB’nin sezon boyunca 23-25 milyon ton mısır ithal etmesi gerektiği belirtiliyor. MATIF’te mısır fiyatı, Avrupa’daki üretim açığı ve bölgesel piyasa dinamikleri nedeniyle 280 avro/ton civarında kaldı. Kaynak, küresel mısır bilançosundaki gevşemeye ve CBoT’taki yüksek alım yönlü spekülatif pozisyonlara dayanarak MATIF fiyatının 280 avro/tonu aşmakta zorlanabileceğini öngörüyor. Bu değerlendirmeye göre fiyat önce 260 avro/tona, bu seviyede tutunamaması halinde 238 avro/tona gerileyebilir; söz konusu seviyeler gerçekleşmiş fiyat değil, koşullu beklenti olarak sunuluyor. Kolza piyasasında ise vade farkı ve lojistik sorunlar öne çıktı. MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza kontratı haftalık bazda 21 avro/ton düşerek 517 avro/tona gerilerken, sonraki vadeler 6 avro/ton kayıpla 550 avro/tonun üzerinde işlem gördü. Almanya’nın Kaub kentinde Ren Nehri su seviyesinin 5 santimetreye düşmesi, kuzey Almanya ve Hollanda’daki işleme tesislerine taşımayı fiilen durma noktasına getirdi. Daha pahalı veya sınırlı karayolu ve demiryolu seçenekleri nedeniyle tesislerin alımlarını yavaşlatması, spot kolza fiyatını yaklaşık 500 avro/tona çekti.

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı

Fas’ta kıyı ve küçük ölçekli balıkçılığın pazarlanan ürünleri, Eylül 2026 sonu itibarıyla 965.832 tona ulaştı. Fas Ulusal Balıkçılık Ofisi’nin (ONP) verilerine göre miktar yıllık bazda %19, ürünlerin toplam değeri ise %6 artarak yaklaşık 8,7 milyar dirheme yükseldi. Tür bazında pelajik balıkların miktarı %25 artışla 812.567 tona, kafadanbacaklıların miktarı %7 artışla 49.383 tona çıktı. Buna karşılık beyaz balık miktarı %13, yosun miktarı %12 ve kabuklu miktarı %74 azaldı. Atlantik limanlarında miktar %19 artarken Akdeniz’de miktar %7 yükseldi, değer ise %10 geriledi.

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı

Kıbrıs’taki beş tarım kuruluşu, Larnaka Limanı’ndaki tahıl depolama lisansının ekim sonunda sona erecek olması nedeniyle uzatılmasını istedi. Pek, EKA, Panagrotikos, Euroagrotikos ve New Agricultural Movement, Tarım Bakanı Christos Senekis ile Enerji Bakanı Michael Damianos’a çağrıda bulunurken Kıbrıs Limanlar Otoritesi’nden de mevcut lisansı uzatmasını talep etti. Kuruluşlar, depolama tesislerinin kaybedilmesinin devam eden jeopolitik istikrarsızlık ve artan ithalat maliyetleri sırasında Kıbrıs’ın gıda güvenliğini tehdit edebileceğini belirtti. Büyük turizm sektörü ile büyüyen hellim üretiminin tahıl talebini artırdığını söyleyen kuruluşlar, yeterli tahıl bulunmaması halinde adanın ihtiyaçlarının karşılanamayacağını savundu. Açıklamaya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar, Ukrayna’dan arzın azalması ve talebin sabit kalması nedeniyle taşıma ile Kıbrıs’a ithal edilen yem hammaddelerinin maliyetini yükseltti. Kuruluşlar ayrıca, 1 Ocak 2027’de uygulanması planlanan AB Ormansızlaşma Tüzüğü nedeniyle Arjantin ve Brezilya’dan ithal edilen soyanın pahalanabileceği uyarısında bulundu. Larnaka’daki tesislerin kullanılamaması ihtimaline karşı yeni depolama kapasitesi ve uzun vadeli tedarik güvencesi istendi.

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı

Brezilya’da pamuk hasadı tamamlanırken ürünün işlenmesi, sınıflandırılması ve sevkiyata hazırlanması sürüyor. 2025/26 sezonu, tarladan alınan pamuk ile ihracata hazır lif arasındaki sürenin teslimat tarihleri ve yükleme pencereleri üzerindeki baskı nedeniyle sözleşmeler açısından daha dikkatli bir aşamaya girdi. Eylülün ilk yarısında hasadın büyük bölümü tamamlanmış olsa da işleme süreci aynı hızda ilerlemedi. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab) verilerine göre pamuk alanının %95,6’sı eylülün ilk yarısında hasat edilmişti. Agroconsult’un 3 Eylül’e kadar olan çalışması ise pamuğun yalnızca %35’inin işlenmiş olduğunu gösterdi. Bu fark, hasat sonrası önemli miktarda ürünün henüz işlenme, sınıflandırma ve ticari teslimata hazırlanma aşamalarından geçmediğine işaret etti. Böylece fiziksel olarak mevcut olan ürünün, sözleşmede belirlenen yükleme dönemine uyum sağlayacak durumda olup olmadığı ayrı bir mesele haline geldi. Albuquerque Melo Advogados’tan Cristiane Secco, hasat ile lifin ticari olarak kullanılabilir hale gelmesi arasındaki sürenin, özellikle dış pazara yönelik sözleşmelerde belirlenmiş teslim tarihlerini etkilediğinde hukuki bir konuya dönüşebileceğini belirtti. Secco’ya göre işleme gecikmesi yalnızca operasyonel bir sorun olarak değerlendirilemez; ürünün varlığı, işlenmiş, sınıflandırılmış ve kararlaştırılan yükleme döneminde sevke hazır olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle sözleşmede gecikme riskini kimin üstlendiği önem taşıyor. Brezilya’nın pamuk ticaretindeki büyüyen rolü, teslimat takvimlerindeki bu konuyu daha önemli hale getiriyor. Ülke, Ağustos 2025-Temmuz 2026 ticaret yılında 3,37 milyon ton pamuk ihraç ederek önceki ticaret yılına göre %19 artış kaydetti ve ilk kez 3 milyon ton sınırını aştı. Brezilya Pamuk Üreticileri Birliği’ne (Abrapa) göre sevkiyatlar 5,3 milyar dolar gelir sağladı ve ülke dünyanın en büyük pamuk lifi ihracatçısı konumunu pekiştirdi. Ulusal Pamuk İhracatçıları Birliği (Anea) ise gelecek ticaret sezonu için yeni bir ihracat rekoru öngörüyor. Yüksek üretimin daha temkinli alıcılar ve uluslararası pazarlarda artan rekabet ortamında sevk edilmesi beklenirken, Salvador Limanı’nın Santos’a alternatif olarak kullanılması da gündemde. İşleme aşamasındaki gecikmeler, sözleşmede belirlenen yükleme döneminin uzatılmasını, ek depolama ve taşıma giderlerinin paylaşımını, konteyner veya gemi bekleme ücretlerini ve teslim tarihinin kaçırılması halinde doğabilecek sonuçları gündeme getirebilir. Secco, ürünün bir sonraki döneme devrinin otomatik bir hak olmadığını; tolerans, süre uzatımı ve depolama ile ek taşıma giderlerinin kimin tarafından karşılanacağının sözleşmede nasıl düzenlendiğine bağlı olduğunu söyledi. Gelecek sezon görüşmelerinde yükleme dönemi, gecikme bildirimi ve masraf paylaşımına ilişkin hükümlerin yeniden ele alınması bekleniyor.

Rusya’nın Tahıl Sevkiyatı Ekim Başında 5,3 Kat Azaldı
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Tahıl Sevkiyatı Ekim Başında 5,3 Kat Azaldı

Rusya’nın liman altyapısı üzerinden gerçekleştirdiği tahıl sevkiyatı, ekimin ilk 10 gününde geçen yılın aynı dönemine göre 5,3 kat azalarak 436 bin tona geriledi. Rusya Tahıl Birliği’nin izleme verilerine göre buğday sevkiyatı da 2 milyon tondan 427,4 bin tona düştü. Arpa ve mısır sevkiyatlarında da belirgin gerileme kaydedildi. Buğday gönderilen ülke sayısı geçen yılki 21’den 12’ye inerken, en büyük alıcı Mısır oldu. Bu ülkeye sevkiyat 633,5 bin tondan 86,5 bin tona geriledi. İkinci sıradaki Cezayir’e gönderilen buğday ise 5,8 bin tondan 60,3 bin tona yükseldi. Vietnam’a ekimde 48 bin ton sevkiyat yeniden başladı; geçen yılın aynı döneminde bu ülkeye gönderim yapılmamıştı. Türkiye’ye yapılan buğday sevkiyatı 297 bin tondan 37 bin tona, Libya’ya sevkiyat 179,8 bin tondan 30 bin tona indi. Buna karşılık Somali’ye gönderim 5,4 bin tondan 41 bin tona çıktı. Arpa yalnızca İran’a sevk edilirken bu ürünün gönderimi 159,2 bin tondan 5,5 bin tona düştü; mısırın tek alıcısı olan İran’ın alımı da yaklaşık 2,7 bin tona geriledi. Tahıl ve bakliyat aktarımı yedi liman üzerinden yapılırken, en yüksek hacimler Ust-Luga’dan 159,6 bin ton, Vysotsk’tan 137 bin ton ve St. Petersburg’dan 122,8 bin ton olarak gerçekleşti. Rusya Tahıl Birliği Analitik Departmanı Direktörü Elena Tyurina, düşüşte ihracat kısıtlamaları ile yeni lojistik rotalara uyum sürecinin etkili olduğunu söyledi. Tyurina, Baltık limanlarından aylık ihracatın 1,5 milyon tona ulaşabileceğini belirtti.

Romanya’da Buğday Yükseldi, Mısır ve Yağlı Tohumlar Geriledi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Romanya’da Buğday Yükseldi, Mısır ve Yağlı Tohumlar Geriledi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Romanya’nın Constanța limanındaki DAP fiziksel piyasasında 2-9 Ekim haftasında buğday fiyatları hem ekmeklik hem yemlik segmentte ton başına 6 avro arttı. Mısır fiyatı 7 avro gerilerken ayçiçeği 4 avro, kolza ise 18 avro düştü. Buğdaydaki artış aktif ihracat talebiyle ilişkilendirilirken, mısırdaki düşüş hasadın ilerlemesi ve arzın artmasıyla açıklandı. Ayçiçeği fiyatlarındaki gerilemeye karşın Romanya’nın ihracat temposu yükseldi. 2026/27 sezonunun başlangıcından itibaren ülke, AB dışına 130.920 ton ayçiçeği gönderdi; bu miktar 2025’in aynı dönemine göre %26 daha fazla oldu. Türkiye, 76.550 tonla Romanya ayçiçeğinin en önemli ihracat destinasyonu olurken, önceki yılın aynı döneminde Türkiye’ye gönderilen miktar 103.060 tondu. Kaynakta, ihracatın hasadın emilmesine katkı sağladığı ancak Karadeniz havzasındaki rekabetin fiyat artışını sınırladığı belirtildi. Rusya, Ukrayna ve Bulgaristan’daki hasatların neredeyse rekor düzeyde olması, Romanya ayçiçeği için güçlü bir fiyat yükselişi ihtimalini azaltıyor. Bazı bölgelerde kuraklıktan etkilenen hasatlar ve AB içindeki talep ise piyasadaki diğer etkenler olarak sıralandı. Kolza piyasasında Constanța’daki fiziksel fiyat düşüşü, Paris’teki kasım vadeli kontratta görülen ton başına 33 avroluk gerilemeden daha sınırlı kaldı. Kaynak, kasım kontratındaki hareketin fiziksel piyasanın tamamındaki zayıflamayı göstermeyebileceğini belirtti. Şubatta teslim edilecek MATIF kolza kontratı ise ton başına 550 avronun üzerinde kaldı. Fransa’da dane mısır hasadı 5 Ekim itibarıyla ekili alanın %84’üne ulaştı. Bir hafta önce bu oran %67 idi. Bununla birlikte, iyi veya çok iyi durumdaki mısır alanlarının payı %22’de kaldı. Bu veriler, hasat çalışmalarının hızlandığını ancak tarlada kalan ürünlerin durum değerlendirmesinde iyileşme görülmediğini ortaya koydu. USDA’nın ekim ayı WASDE raporunda Romanya’nın buğday, arpa, mısır, ayçiçeği ve kolza üretim tahminleri değiştirilmedi. Raporda buğday üretimi 12,5 milyon ton, arpa 3,45 milyon ton, mısır 7,837 milyon ton, ayçiçeği 2,8 milyon ton ve kolza 3,22 milyon ton olarak korundu. Ukrayna Ayçiçeği Birliği ise Rusya’nın ayçiçeği yağını Ukrayna’dan ton başına 10-15 dolar daha düşük fiyatlarla ihraç ettiğini bildirdi.

Rus Tahıl İhracatçıları Sevkiyat Rotalarını Değiştiriyor
Fotoğraf: Сергей Куксин · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahıl İhracatçıları Sevkiyat Rotalarını Değiştiriyor

Rus tahıl ihracatçıları, sevkiyatları Azak-Karadeniz havzasından Baltık, Uzak Doğu ve Hazar yönlerine kaydırıyor. Lojistikteki yeniden yapılanma ve ihracatın genişletilmesi, Rusya’daki “Zolotaya Osen” fuarında ele alındı. Tarım Bakan Yardımcısı Maksim Borovoy, ekimde Baltık limanlarından 1,5 milyon tondan fazla tahıl sevk edilmesinin planlandığını ve bu miktarın önceki tarım sezonunun tamamında taşınan hacme eşit olduğunu açıkladı. Hükümet taşımacılığın desteklenmesi için 9,7 milyar ruble ayırdı. Ancak mevcut sübvansiyon programı tahılın çıkarıldığı tüm bölgeleri kapsamıyor. Tarım Bakanlığı, Krasnodar Krayı, Astrahan ve Dağıstan yönlerinin, ayrıca olası olarak Rostov bölgesinin indirimli taşıma desteğine alınmasını önerdi. Borovoy, Başbakan Yardımcısı Dmitriy Patruşev’in öneriyi desteklediğini belirtti. Rusya Tahıl Birliği İcra Direktörü Kseniya Bolomatova’ya göre Rus tahıl ihracatının daha önce yaklaşık %80’i Karadeniz üzerinden yapılıyordu ve bu nedenle Baltık yönüne daha az önem veriliyordu. Baltık güzergâhı Orta Doğu, Türkiye ve Kuzey Afrika’ya sevkiyat için elverişli olsa da bazı Asya ülkelerine daha uzun taşıma mesafesi Rus tahılının fiyat rekabetçiliğini azaltıyor. 2026/27 tarım sezonunun başından bu yana İran ve Çin 1,1’er milyon tonla en büyük alıcılar olurken, Mısır 873 bin, Türkiye 583 bin ve Azerbaycan 448 bin ton aldı. Piyasa aktörleri Uzak Doğu’da depolama ve liman kapasitesini artırıyor. Slavyanka Limanı’ndaki derin su rıhtımının ayda 200 bin tona kadar tahıl elleçlemesi bekleniyor; gemi filosunun bir bölümü de İran’a sevkiyat kapasitesini artırmak üzere Hazar’a yönlendirildi. Birliğin değerlendirmesine göre Rusya’nın mevcut sezondaki ihracat potansiyeli 60 milyon tonu aşıyor. Lojistik kısıtlar sevkiyatı azaltırsa diğer ihracatçıların açığı tamamen kapatamayacağı ve bazı pazarlarda fiyatların artabileceği uyarısı yapıldı.

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı

Papa Leo XIV, Ukrayna’daki savaşın özellikle tahıl ithalatına bağımlı yoksul ülkelerde sınırların ötesinde acıya yol açtığını belirterek çatışmanın taraflarına tahılın Karadeniz üzerinden güvenli taşınmasına izin verme çağrısı yaptı. Papa, milyonlarca insanın günlük ekmeğinin savaşın rehinesi olamayacağını X’te 11 Ekim 2026’da yayımladığı mesajda söyledi. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi’nin 2 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, ülkenin derin su limanları Rusya’nın saldırıları nedeniyle iki aydır bloke durumda ve alternatif güzergâhlarla ihracatın %45’i sağlanabildi. Polonya ile Romanya 4 Ekim’de transit geçişi artırmayı reddetti. Politico’ya göre abluka sürerse bu yıl Ukrayna’da 35 milyon tona kadar tahıl mahsur kalabilir.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Moldova’nın Deniz Yoluyla İhracatı 2026’da Rekor Kırdı, Buğday Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’nın Deniz Yoluyla İhracatı 2026’da Rekor Kırdı, Buğday Öne Çıktı

Moldova’nın 1 Ocak–6 Ekim 2026 dönemindeki deniz yolu ihracatı 1,64 milyon tona ulaştı. Bu hacim, 2025’in tamamındaki ihracatı %16, 2024’teki seviyeyi ise %9,5 aştı. Dokuz ayı aşkın sürede 719 gemi yüklenirken, tahıl ve yağlı tohumlar toplam ihracatın 1,48 milyon tonunu, yani %90’ını oluşturdu. Buğday, deniz yoluyla gönderilen ürünler arasında ilk sırada yer aldı. 6 Ekim’e kadar 834.500 ton buğday ihraç edildi; bu miktar 2025’in tamamına göre %66, 2024’teki rekor seviyeye göre %22 daha yüksek oldu. Buğday toplam deniz yolu ihracatının %51’ini oluşturdu ve 361 gemiyle taşındı. Mısır ihracatı 181.571 tona, kolza ihracatı ise 127.031 tona ulaştı. Moldova’nın başlıca deniz lojistik merkezi Giurgiulești olmaya devam etti. Giurgiulești Uluslararası Serbest Limanı’ndan 1.187.353 ton mal ihraç edildi ve bu hacim toplam deniz yolu ihracatının %72’sini oluşturdu. Bununla birlikte, Ungheni Nehir Limanı’nın yönettiği altyapıdan 457.149 ton mal sevk edildi. Bu miktar 2025’in tamamına göre %51 artarken, söz konusu operatörün toplam ihracattaki payı %21’den %28’e yükseldi. Ungheni altyapısı, 834.500 tonluk buğday ihracatının 301.751 tonunu yönetti. Kolza ihracatında ise bu altyapının payı %58’e ulaştı. Kaynakta, işlenmiş ürün ihracatının önceki yılların altında kaldığı belirtildi. Su yoluyla ayçiçek yağı ihracatı 64.945 tonla 2025’in tamamına göre %28 geriledi. Artan ihracat hacmine rağmen deniz taşımacılığı hidrolojik kuraklığın yol açtığı güçlüklerle karşılaştı. Ayçiçeği ihracatının neredeyse tamamı olan 219.475 ton, özellikle Türkiye'deki limanlara olmak üzere Giurgiulești üzerinden gerçekleştirildi.

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor

Ukrayna’da tahıl ticareti, Karadeniz’de güvenli deniz taşımacılığının yapılamaması ve geleneksel ihracat yollarının aksaması nedeniyle savaşın en ağır dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Ukrayna ve Rusya’daki depolama tesislerinde, normal koşullarda Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya gönderilecek milyonlarca ton ürün bulunuyor. Ürünlerin savaşan ülkelerde mahsur kalması, küresel arzı baskılıyor ve gıda güvenliği açısından risk yaratıyor. Karadeniz’de Rusya’nın insansız hava aracı ve füze saldırıları 2026 yazı ve sonbaharında yoğunlaştı. Kiev’in misilleme saldırıları da Rusya’nın ihracatını aksatırken ticari gemilerin güvenli geçişini engelliyor. Ekim ayında saldırıların sürmesi, ateşkes beklentilerinin zayıf kalmasına yol açarken Türkiye, küresel gıda güvenliği üzerindeki riskler nedeniyle arabuluculuk çabalarını artırıyor. Ukraynalı çiftçiler, tahıllarının yaklaşık %80’ini şu anda kâr ederek satamadıklarını ve nakit sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Yurtiçi fiyatlardaki düşüş, çiftçilerin önümüzdeki aylarda 2027 hasadı için ekim yapma isteğini de azaltıyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun, üreticilerin vergi ve arazi kirası gibi yükümlülüklerini karşılamakta zorlandığını söyledi. Üreticiler, satış yapabildikleri başlıca ürünlerin kolza ve ayçiçeği tohumu olduğunu, ancak bu ürünlerin hacminin de yeterli olmadığını aktarıyor. Depoların dolu kalması halinde ilkbaharda tarımsal faaliyet yürütmenin zaman ve para kaybına dönüşebileceği belirtiliyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine 1,53 milyar grivna işletme sermayesi finansmanı kullandırdı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona yükselmesi beklenirken önceki sezondan devreden stoklar depolama ve lojistik altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Banka, bazı üreticilerin nakit akışı sağlamak için ürünlerini düşük fiyatlarla sattığını, depolama imkânı olanların ise daha iyi fiyat beklediğini belirtiyor. Ukrayna’nın başlıca tarım ürünleri ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz üzerinden yapılıyor. Geçen ağustosta tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tonla yıllık bazda yaklaşık %58 geriledi. Savaş öncesinde Ukrayna ve Rusya dünya ayçiçek yağı arzının yarısından fazlasını, arpa arzının yaklaşık beşte birini ve buğday arzının %14’ünü sağlıyordu. Kanada, Avustralya, Arjantin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi hasatlar mevcut arz açığının etkisini kısmen sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise Karadeniz limanlarının açılması halinde ucuz arz dalgasının diğer menşelerdeki tahıl fiyatlarını birkaç on dolar düşürebileceğini belirtiyor.

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor

Çin şirketleri, Mısır’daki lastik yatırımlarını, Orta Doğu’ya doğrudan deniz taşımacılığını ve Arap ülkelerine tarım ürünü ihracatını birlikte büyütüyor. Mısır, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri öne çıkan merkezler olurken, bu adımlar üretim, lojistik ve ticaret bağlantılarını güçlendirme yönelimiyle ilişkilendiriliyor. Mısır’da Shandong Linglong, İskenderiye’de yıllık 6 milyon yarı çelik radyal lastik üretecek bir fabrika için 270 milyon dolarlık yatırım planını açıkladı. Kaynağa göre Çinli altı lastik şirketinin yıl başından bu yana Mısır’da açıkladığı yeni yatırımların toplamı yaklaşık 40 milyar yuanı buldu. Sailun Grubu’nun ülkedeki birikimli yatırımı da yaklaşık 1,7 milyar dolara ulaşırken, şirket yarı çelik ve tamamen çelik radyal lastiklerle arazi aracı lastikleri üretmeyi planlıyor. Yatırımlar, lastik üretiminin yanı sıra hammadde ve sanayi girdilerini de kapsıyor. Shandong Link, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi’ndeki Sokhna sanayi alanında silika ve karbon siyahı üretmek üzere 1 milyar yuanlık proje planlıyor. Himile ise lastik kalıpları ve sanayi bileşenleri projesinin ilk aşamasına 100 milyon dolar ayırmayı öngörüyor. Lojistik tarafında, Çin’in Qinzhou Limanı’ndan Umman’daki Duqm Limanı’na 2.727 Çin yapımı otomobil taşıyan doğrudan sefer başlatıldı. Yaklaşık 15 gün sürmesi beklenen hat, aktarma limanlarına uğramadan ilerliyor ve Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ile Ürdün limanlarını bağlayan ağın parçası olarak tanımlanıyor. Tarım ürünlerinde ise Dubai’ye yıldız anasonu, havuç, portakal ve kiraz sevkiyatları yapıldı. Çin’in tarım ürünü ihracatı 2026’nın ilk sekiz ayında yıllık %4,2 artarak 492,03 milyar yuana çıktı.

Doğu Azerbaycan'da Tarım Ürünleri İhracatı ve İşleme Desteği Gündemde
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Azerbaycan'da Tarım Ürünleri İhracatı ve İşleme Desteği Gündemde

1 yayıncı · 2 haber · İncele

İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinde tarım ürünleri ihracatının kolaylaştırılması ve işleme tesislerinin desteklenmesi, Tebriz Ticaret Odası İhracat ve İthalat Yönetimi Komisyonu toplantısında ele alındı. Toplantıda Irak, Türkiye, Kazakistan ve diğer hedef pazarlardaki ticaret kapasitesi ile eyalet tarım ürünlerinin ihracatında yaşanan sorunlar değerlendirildi. Komisyon toplantısında sınır işlemleri, hammadde temini, hedef pazarlara erişim ve taşımacılıkta yaşanan güçlüklerin kamu kurumları ile özel sektörün işbirliğiyle aşılması gerektiği belirtildi. Tahir Ruhi, bankaların işleme birimlerine kaynak sağlamasını, elma ve üzümün konsantre gibi ürünlere dönüştürülmesini ve bu yolla ürünlerin saklama süresinin uzatılmasını önerdi. Gümrüklerde elma ve üzüm ihracatına öncelik verilmesi de istendi. Rahim Revai, mevcut hasat döneminde eyalette yaklaşık 320-350 bin ton üzüm ile 600-650 bin ton elma bulunduğunu açıkladı. Revai’nin üç önerisi, işleme tesislerine işletme sermayesi sağlanması, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve tarım ürünleri için yeni pazarlar geliştirilmesi oldu. Döviz taahhüdü kapatma oranının bu sektör için %100’den %50’ye indirilmesi önerisi valiye sunuldu ve hükümet kurulunda incelenmesi planlandı. Pakistan ve Hindistan’a yönelik ihracatın sınır sorunları nedeniyle kısıtlandığı belirtilirken, Rusya taze meyve için uygun bir pazar olarak gösterildi. Üzüm ve işlenmiş üzüm ürünlerinin gelecek aylardaki ihracatı için planlama yapılması, kuru üzümün güney limanları üzerinden ulaştığı Arap ülkelerindeki pazarların korunması ve alternatif güzergâhların değerlendirilmesi istendi. Eyalette mobil gümrük kurulması önerisinin ise henüz uygulanmadığı bildirildi.

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar

Gürcistan’da arıcılara yönelik bilgilendirmede, oksalik asidin Varroa akarlarına karşı etkisinin ürün seçiminin yanı sıra arı ailesinin biyolojik durumuna ve uygulama zamanına bağlı olduğu belirtildi. Asidin esas olarak yetişkin arılar üzerinde bulunan foretik akarlara etki ettiği, mühürlü yavru hücrelerine ulaşamadığı için bu hücrelerdeki akarları doğrudan hedeflemediği aktarıldı. Uygulama için genellikle geç sonbahar ve kış başı daha elverişli dönemler olarak gösterildi. Ilıman ve karasal iklimlerde ana arının yumurtlamayı azalttığı veya geçici olarak durdurduğu bu dönemde akarların daha büyük bölümü yetişkin arılar üzerinde bulunabiliyor. Ancak Gürcistan’ın özellikle kışları ılık bölgelerinde yavrulama uzun sürebildiğinden, takvim tarihi tek başına ölçüt alınmamalı; zamanlama arı ailesinin gerçek durumuna göre belirlenmeli. İlkbahar ve yazdaki aktif yavrulama sırasında akarların bir bölümü mühürlü hücrelerde korunduğu için oksalik asidin etkinliği azalabilir. Yavrulamayı geçici olarak durdurma veya tekrarlı uygulama yalnızca uygun yöntem, veteriner önerisi ve izinli ürün talimatı temel alınarak planlanmalı. Yavaş salınımlı şeritlerde tüm ürünler için geçerli tek bir doz bulunmuyor; miktar ürünün bileşimine, kovanın yapısına ve koloni gücüne göre değişiyor. Şeritlerin kovanda kalma süresi de ürüne göre değişerek birkaç haftaya ulaşabiliyor. Oksalik asidin tahriş edici ve aşındırıcı olduğu, uygulama sırasında kimyasala dayanıklı eldiven, göz koruması ve uygun solunum koruması kullanılması gerektiği kaydedildi. Arıcıların yalnızca arılar için tasarlanmış ve izin verilmiş ürünleri kullanması, çözeltiyi kendi başına hazırlamaması ve önerilen konsantrasyon ile dozu değiştirmemesi gerekiyor. Bal ve diğer arıcılık ürünlerinin güvenliğiyle ilgili kurallara uyulması, uygulamanın ürün talimatında belirtilenden daha sık yapılmaması ve akar yoğunluğunun düzenli izlenmesi öneriliyor.

Brezilya ve ABD Soya Piyasalarında Fiyatlar Ayrıştı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya ve ABD Soya Piyasalarında Fiyatlar Ayrıştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya ve ABD soya piyasalarında hafta boyunca farklı fiyat hareketleri görüldü. Brezilya’da doların gerilemesi ihracat fiyatlarını baskılarken, Chicago Ticaret Borsası’nda soya kontratları haftanın büyük bölümünde bushel başına 13 ABD dolarının altında kaldı. Perşembe günkü kapanışta kontrat 12,87 dolara çıktı; bir hafta önceki değer 12,84 dolardı. Piyasa, ekim ayı arz ve talep raporunu ve ABD hasadının ilerleyişini izledi. ABD’de 4 Ekim’e kadar ekili soya alanının %25’i hasat edildi. Bu oran, aynı dönem için %33 olan tarihsel ortalamanın altında kaldı ve gecikme daha önceki aşırı yağışlarla ilişkilendirildi. Hasat edilmemiş alanların %57’si iyi ya da mükemmel, %29’u normal, %14’ü ise kötü veya çok kötü koşullarda değerlendirildi. Orta Batı’da yağışların azalması, üç haftalık yağış döneminin ardından hasadın yeniden hızlanmasına katkı sağladı. ABD’nin 24 Eylül’de sona eren haftadaki soya ihracatı 1,03 milyon ton oldu ve piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Çin, 589.400 tonla başlıca alıcı olurken soya, Çin hükümetinin diğer ABD tarım ürünleri için açıkladığı gümrük vergisi indirimine dahil edilmedi. Soya küspesinde 2025/2026 sezonu için 51.100 tonluk iptal kaydedilirken, 2026/2027 sezonu için 212.700 ton satış yapıldı. Soya yağı satışları ise 200 tonla sınırlı kaldı. Brezilya’da CEEMA analizine göre, ilk tur başkanlık seçimlerinin ardından doların gerilemesi soya fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Real hafta içinde dolar karşısında 4,97 seviyesine kadar yükseldi. Rio Grande do Sul’da 60 kilogramlık çuvalın haftalık ortalama fiyatı 139,71 real oldu; önceki hafta bu değer 142,00 realdi. Eyalette bazı işlemler 136,00 realden gerçekleşirken, diğer bölgelerde fiyatlar 133,00-144,00 real, limanlarda ise 155,00-160,00 real arasında değişti. Fiyat baskısına karşın Brezilya’da ekim ilerledi. 2 Ekim itibarıyla soya ekimi beklenen alanın %9,4’üne ulaştı; tarihsel ortalama %8,8 olarak verildi. Mato Grosso do Sul’da ekim oranı %18’e çıktı ve eyalet 2026/2027 sezonunda 4,87 milyon hektar alanda üretim yapmayı, normal hava koşullarında 15,3 milyon ton ürün almayı bekliyor. Brezilya’nın yıllık soya işleme kapasitesi de 86,4 milyon tona yükseldi; 2026 işleme tahmini 63,5 milyon tonla rekor olarak açıklandı.

Baltık Ülkeleri AB'den Rus Tahılı Transitine Yasak İstedi
Görsel kaynağı: RBC-Ukraine · Özgün haber

Baltık Ülkeleri AB'den Rus Tahılı Transitine Yasak İstedi

Estonya, Letonya ve Litvanya, Rusya'dan gelen tahıl ürünlerinin Avrupa Birliği toprakları üzerinden transit geçişinin yasaklanması için ortak girişimde bulundu. Estonya Başbakanı Kristen Mihal, Letonya Başbakanı Andris Kulbergs ve Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e mektup göndererek yasağın derhal uygulanmasını istedi. Mihal, talebin Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını finanse etmesini engellemeyi amaçladığını söyledi. Baltık ülkeleri liderleri, Rusya'nın Ukrayna limanlarını bombaladığını ve Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellediğini, buna karşılık kendi tahılını Avrupa Birliği üzerinden taşıyarak gelir elde etmeye çalıştığını ileri sürdü. Mektupta ayrıca Rusya'nın Ukrayna yük gemilerini, demiryollarını ve ticaret yollarını hedef aldığı belirtildi. Liderler, Rusya'nın tahıl ihracatı için Baltık Denizi dahil yeni güzergâhlar aradığını savunarak, işgal altındaki Ukrayna topraklarından çalınan tahılın AB üzerinden ihraç edilmesinin de önlenmesini istedi. Baltık ülkeleri ayrıca Ukrayna ticaretini ve malların dünya pazarlarına ulaşmasını desteklemek amacıyla AB ile Ukrayna arasındaki Dayanışma Şeritlerinin güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Mihal, konuyu gelecek hafta Avrupa Konseyi toplantısında gündeme getireceğini açıkladı. Türkiye, Karadeniz’de deniz seyrüseferinin güvenliğine ilişkin Ukrayna ve Rusya’ya barış girişimleri önerdi.

Rus Tahılının En Büyük Alıcıları İran ve Çin Oldu
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılının En Büyük Alıcıları İran ve Çin Oldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

2026/27 tarım sezonunda Rus tahılının en büyük ithalatçıları İran ve Çin oldu. Rusya Tahıl Birliği verilerine göre iki ülke sezonun başlangıcından bu yana 1,1'er milyon ton tahıl aldı. Mısır 873 bin tonla üçüncü sırada yer alırken Türkiye 583 bin, Azerbaycan 448 bin ton ithal etti. Rus tahıl ihracatının ana akışları, Azak-Karadeniz havzasındaki lojistik sorunlar nedeniyle Baltık, Uzak Doğu ve Hazar limanlarına kayıyor. Birlik, Baltık'taki Vısotsk Limanı'nın ayda 1,5 milyon tondan fazla tahıl elleçlemesini bekliyor.

Abrovski: Karadeniz’de Tahıl Ticareti İçin Risk Yok
Görsel kaynağı: NOVA Bulgaria · Özgün haber

Abrovski: Karadeniz’de Tahıl Ticareti İçin Risk Yok

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, Karadeniz’de iki ticaret gemisinin karıştığı olayın ardından tahıl ticaretinin durması riski bulunmadığını söyledi. Abrovski, tahıl ve ayçiçeği fiyatlarında artış beklemediğini açıkladı. Bakan, Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği temsilcileriyle görüştüğünü ve sektörün şimdilik sakin olduğu yönünde güvence aldığını belirtti. Bulgaristan’a gelen veya ülkeden ayrılan gemiler için iptal bulunmadığını; Varna ve Burgaz limanlarında da sorun yaşanmadığını bildirdi. Abrovski, tüccarların olay sonrasında yük sigortası tarifelerinin artırıldığından şikâyet ettiğini aktardı. Sigortalar hakkında yorum yapamayacağını belirten bakan, gemi iptalleri yaşanması halinde bunun fiyatları etkileyebileceğini söyledi.

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovsky, Karadeniz’de tahıl ticaretinde endişe edilecek bir durum bulunmadığını ve Bulgaristan’a giden ya da ülkeden ayrılan gemilerin geri çevrilmediğini söyledi. Abrovsky, Varna ve Burgaz limanlarındaki durumun sakin olduğunu ve ticaret için acil önlemlere gerek bulunmadığını belirtti. Bakan, açıklamasını Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı ile iletişiminin ardından yaptı. Güneydoğu Bulgaristan’daki Haskovo ve Svilengrad bölgelerinde üzüm alımlarının başladığını aktaran Abrovsky, üreticilerin asıl sorununun talep değil fiyat olduğunu söyledi. Üzüm üreticileri için bir destek paketi hazırlandığını belirten bakan, piyasa ekonomisi nedeniyle devletin fiyat belirlemeye müdahale edemeyeceğini vurguladı.

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı

Rusya ve Ukrayna limanlarındaki Karadeniz ablukasının üçüncü ayına girmesi, büyük buğday ithalatçılarının maliyetlerini artırdı ve alıcıları alternatif menşelere yöneltti. S&P Global Energy’nin, kesintilerden önceki son ihalelerle yaptığı karşılaştırmaya göre Ürdün buğday için ton başına yaklaşık 57 dolar, Suudi Arabistan 63 dolar, Cezayir 56 dolar ve Tunus 45 dolar daha fazla ödüyor. Maliyet artışında taşımacılık tarifelerindeki yükseliş ile Rusya ve Ukrayna’dan arzın azalması etkili oldu. Rus ihracatçılarının yükleri Baltık limanlarına yönlendirmesi, bu terminallerde yoğunluk yaratırken demiryolu taşımacılığı, depolama ve elleçleme kapasitesindeki sınırlamalar alternatif güzergâhları zorlaştırıyor. Baltık’tan Mısır’a navlun bir hafta içinde ton başına 10 dolar artarak 54 dolara çıktı. Ukrayna’nın buğday ihracatı da daha pahalı alternatif güzergâhlara bağımlı hale geldi. Temmuz-eylül döneminde deniz taşımacılığının ihracattaki payı geçen yılki %98’den %78’e gerilerken demiryolunun payı %17’ye, feribotların payı %4’e yükseldi. Moldova güzergâhlarındaki yoğunluk ve Sulina Kanalı’ndaki kuyruklar ek maliyet oluşturdu. Mısır, artan taşıma maliyetlerinden en fazla etkilenen ülke olarak öne çıktı; ülkenin buğday ithalatı geçen yıla göre %74 azaldı. Mısır teslimatlarındaki navlun primi, Karadeniz’deki FOB referansının ton başına 109 dolar üzerine çıktı. Buna karşılık Romanya’nın işler durumdaki Köstence Limanı ve Avrupa Komisyonu verilerine göre 3,28 milyon tonla Avrupa Birliği’nin buğday ihracatında lider olması, ülkeyi alternatif tedarik noktalarından biri haline getirdi. Talebin Avrupa Birliği’ne kayması, Romanyalı ihracatçıların Suudi Arabistan, Cezayir ve Nijerya’daki konumunu da destekledi. Roma’daki 54 Birleşmiş Milletler üyesi örgüt temsilcisi, Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerin sınırlandırılması için uluslararası çaba çağrısı yaptı. Bölgenin dünya buğday talebinin yaklaşık %30’unu karşılaması, arz kesintisinin etkisini büyütürken fiyatlar Ocak 2026 seviyesinin %27 üzerine çıktı. Türkiye ise kaynak metne göre rekor iç hasat ve kamu stoklarına daha fazla dayanıyor; Rus arzı sınırlı kalırsa yüksek proteinli buğday için Litvanya ve Almanya’ya yönelebilir. Denizcilik ateşkesi sağlanırsa risk priminin hızla düşebileceği ve buğday fiyatlarının gerileyebileceği belirtiliyor. Reuters analizlerine göre Rusya, terminal kapasitesinin %80’ine kadarını kısa sürede yeniden kullanabilir. Ancak bu koşul gerçekleşene kadar hava, lojistik ve jeopolitik risklerin tahıl piyasalarındaki oynaklığı yüksek tutması bekleniyor.

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir

Ukrayna’nın tarım şirketi Kernel, Rusya’nın lojistik altyapısına yönelik saldırılarının ekim alanlarını daraltarak ülkenin 2027 hasadını 12 milyon metrik ton azaltabileceği uyarısında bulundu. Şirkete göre bu olası düşüş, Ukrayna’daki ekim alanlarının %20 azalması durumunda yaşanabilir; söz konusu rakam kesinleşmiş bir sonuç değil, koşullu bir öngörü olarak aktarıldı. Saldırılar, liman terminalleriyle birlikte demiryolu altyapısı ve karayolu taşımacılığını da hedef aldığı için tarım şirketleri yükleri farklı güzergâhlara yönlendirmek, ürünleri geçici olarak depolamak ve ihracat için güvenli bir fırsat oluştuğunda sevkiyatı yeniden başlatmak zorunda kalıyor. Kernel, bu esnekliğin daha yüksek navlun ve sigorta giderleri, bekleme süreleri ve daha uzun rotalar nedeniyle maliyetli olduğunu belirtti. Ürün satılamadığında ise yakıt, tohum, gübre ve sonraki ekim sezonu için gerekli finansmanın sağlanamayacağı ifade edildi. Ukrayna’nın ayda yaklaşık 5-6 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi gerekiyor. İhracat temmuzda yaklaşık 2,9 milyon tona, ağustosta 1,4 milyon tona geriledi. Eylülde 2,4 milyon tona yükselen ihracat, Tarım Bakanı Taras Vysotskyi’ye göre ülkenin tahmini potansiyelinin yalnızca %46’sına ulaştı. Bu ayda 1,4 milyon ton tahıl, 444 bin ton yağlı tohum, 311 bin ton bitkisel yağ ve 280 bin ton küspe ihraç edildi. Eylül sevkiyatlarının %54’ü Tuna limanlarından, %41’i demiryoluyla ve %5’i karayoluyla gerçekleştirildi. Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamaması halinde ihracat kapasitesinin potansiyelin yaklaşık %45-50’siyle sınırlı kaldığını söyledi. Temmuzda Çornomorsk Limanı’na düzenlenen saldırılarda Kernel’in yükleme ekipmanı, enerji altyapısı, tahıl siloları ve ayçiçek yağı depoları hasar gördü veya yıkıldı; şirket bunun ardından alternatif terminaller ve kara rotalarına yöneldi.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Akaroa’daki İstilacı Wakame Gıda Bileşenine Dönüştürülecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Akaroa’daki İstilacı Wakame Gıda Bileşenine Dönüştürülecek

Yeni Zelanda’da Ōnuku Rūnanga, Premium Seas ve Ceres Organics, Akaroa Harbour’da bulunan istilacı wakameyi rejeneratif bir gıda bileşenine dönüştürmek üzere Māori öncülüğünde bir pilot üzerinde çalışıyor. Undaria pinnatifida olarak bilinen türün sertifikalı, ihracata hazır ve organik sertifikalı bir gıda bileşenine dönüştürülmesi hedefleniyor. Pilot, Auckland’da düzenlenen Aotearoa Yeni Zelanda Deniz Yosunu Birliği zirvesinde duyuruldu. Yeni Zelanda’da ilk kez 1980’lerde kaydedilen wakame, Akaroa Harbour’un önemli çevresel sorunları arasında yer alıyor. Limanda tahminen 280 ton wakame bulunduğu, türün yerli kelp ormanlarıyla rekabet ettiği ve deniz habitatlarını değiştirdiği belirtiliyor. Ürünlerin yerel ve uluslararası pazarlar için organik sertifikalı bileşenler olması planlanıyor. Proje, Premium Seas’in Ōnuku marae dışında kurduğu gıda sınıfı işleme tesisiyle destekleniyor. Tesiste özel kurutma ve elleçleme ekipmanlarının yanı sıra sertifikasyon, uyum ve eğitim sistemleri geliştiriliyor. Hasat ve işleme için whānau üyelerine mevsimlik roller oluşturulurken, Ceres Organics’in ürünleri 2027’den itibaren Yeni Zelanda genelinde piyasaya sunması planlanıyor.

Agrointeligența, Ukrayna Tahıl Transitine İlişkin Bilgi Talep Etti
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Agrointeligența, Ukrayna Tahıl Transitine İlişkin Bilgi Talep Etti

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Agrointeligența, 7 Ekim 2026'da Romanya Ulaştırma Bakanlığı ile Romanya Dışişleri Bakanlığına (MAE) Ukrayna yüklerinin, özellikle tahılların, Romanya üzerinden transit geçişiyle ilgili bilgi edinme başvuruları gönderdi. Başvurular, 5-6 Ekim'de Romanya ve Ukrayna yetkilileri arasında yapılan görüşmelerin içeriğini, katılımcılarını ve sonuçlarını kapsıyor. Başvuruların arka planında, Ukrayna makamlarının duyurduğu 5 Ekim tarihli Köstence toplantısı bulunuyor. Agrointeligența'nın aktardığı Ukrayna kaynaklı bilgilere göre Romanya ve Ukrayna, Ukrayna yüklerinin Köstence Limanı üzerinden taşınan miktarını ve Sulina Kanalı'nın kapasitesini artırma konusunda anlaşmaya vardı. Ancak Romanya makamları, Ukrayna tahıllarının Romanya üzerinden ihracata erişimini kolaylaştırmak için taraflar arasında varıldığı bildirilen anlaşmaya ilişkin resmi bir açıklama yayımlamadı. Agrointeligența, Ulaştırma Bakanlığına ve MAE'ye toplantıların yüz yüze veya çevrim içi yapılıp yapılmadığını, fiziksel toplantıların yerini, tarafların katılımcılarını, gündemi, sonuçları ve kararlaştırılan önlemleri sordu. Başvurularda ayrıca tren sayıları, Köstence Limanı'na ulaşacak Ukrayna yükleri, Sulina Kanalı'ndaki kapasite, liman kullanımı ve sınır geçiş altyapısına ilişkin olası kararların açıklanması istendi. Her iki başvuru için kayıt numarası talep edilirken, yazının yayımlandığı ana kadar yalnızca MAE başvurunun kayıt bilgilerini iletti. Aynı gün Romanya Tarım Bakanı Tanczos Barna ile geçici Ulaştırma Bakanı Radu Miruță, çiftçi örgütleriyle Romanya tahıllarının karayolu ve demiryolu üzerinden taşınması ile Köstence Limanı'ndaki altyapı blokajlarını görüştü. Bu görüşmelerde limandaki boşaltma kabulünün en fazla dört gün geçerli olması, trenin limana varışıyla geminin hazır bulunmasının daha iyi eşleştirilmesi ve her başvuru için tek değişiklik yapılması kararlaştırıldı. Miruță ayrıca Romanya tahılları aleyhine başka ülkelerin tahıl trenlerine öncelik veren bir karar bulunmadığını söyledi. Bakanın açıklamasına göre eylülde Köstence Limanı'na giren 300 trenin 49'u Ukrayna tahılı taşıdı; bu sayı toplamın %16,3'üne karşılık geldi. Miruță, bu 49 trenin bazı yüklerin Romanya topraklarında aktarım sonrasında menşeinin değiştirilmiş olabileceği durumları da içerdiğini belirtti.