ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 7

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

İran’da Organik Tarım Ürünlerinin Üretimi %1’in Altında Kaldı
Görsel kaynağı: Eghtesad Online · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Organik Tarım Ürünlerinin Üretimi %1’in Altında Kaldı

İran’da tarım ürünlerinin %1’inden azı organik yöntemlerle üretiliyor. İran Organik Derneği Başkan Yardımcısı Sadruddin Nayavari, derneğin basın toplantısında yaptığı açıklamada, ülkedeki organik üretimin mevcut durumuna ilişkin verileri paylaştı. Nayavari, İran’ın organik tarımda yüksek bir üretim kapasitesine sahip olduğunu ancak doğru ve kapsamlı istatistiklerin bulunmaması nedeniyle sektörün gerçek durumunun tam olarak değerlendirilemediğini söyledi. Nayavari, organik sektörünün gelişmesi için üreticileri ve tüketicileri kapsayan özel bir bütçe kalemi oluşturulması gerektiğini belirtti. Bu desteğin, üretimden ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar tüm zinciri kapsaması gerektiğini ifade eden Nayavari, üretim destek bütçelerinin yalnızca %10’unun organik tarıma ayrılması halinde sektörde büyük bir sıçrama yaşanacağını savundu. Organik ürünlerin ülkede diğer ürünlere kıyasla %10 ila 15 daha yüksek fiyatla satıldığı belirtildi. Nayavari, sağlıklı bir toplum için organik üretimin geliştirilmesini gerekli gördü ve iç pazarda talebi artırmak amacıyla sergiler düzenlenmesini, tüketicilerin bilgilendirilmesini ve üreticilerin bu yönteme yönlendirilmesini istedi.

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor

Avustralya’da yağlı besi sığırı fiyatı son bir haftada 15 ABD senti artarak çarşamba günü 6,16 ABD dolarına çıktı. Kaynakta birim güncel fiyat için açıkça belirtilmezken, bu seviye yılın en yükseği olarak 2022’de karkasın kilogramı başına ulaşılan 6,30 ABD dolarlık rekora yaklaştı. Yağlı inek fiyatı da son haftada yeni bir rekor kırdı. Mera hayvanı arzının sınırlı olduğu ülkede, son bir ayda beklenenden fazla yağan yağmurlar üreticilerin hayvanları daha fazla kilo almaları için elde tutmasına olanak sağladı. Yüksek fiyat seviyesi, pazar erişimindeki zorluklar nedeniyle marjları baskı altında bulunan sınırlı kapasitedeki sanayi üzerindeki baskıyı artırıyor. Avustralya, Çin ve Güney Kore’de haziranda yıllık ihracat kota hacimlerini aşarken, yüksek tarifeler bu pazarlara sevkiyatı önemli ölçüde azalttı. Buna karşılık ABD’ye sığır eti ihracatı 21 Ekim’e kadar 410 bin tona ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre 50 bin ton veya %15 daha fazla. Bazı analistler, ABD’ye yıllık ihracatın 460 bin ila 480 bin tonu aşabileceğini öngörüyor. Son bildirilen haftada büyükbaş kesimi %18 artarak 147.660 başa çıktı ancak geçen yılın 185 bin başlık haftalık ortalamasının altında kaldı.

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı

Ukrayna’da tarım işletmeleri 27 Ekim itibarıyla 41,70 milyon ton tahıl ve baklagil hasat etti. Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına göre ürünler 8,32 milyon hektardan kaldırıldı; bu alan, tahıl için öngörülen toplam alanın %72’sine karşılık geliyor. Mevcut tahıl hasat miktarı, geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yaklaşık %7,3 üzerinde bulunuyor. Bu artışta ortalama verimin hektar başına 50,2 kental olması etkili oldu; geçen yıl aynı gösterge 45,8 kentaldi. Mısır hasadı son bir haftada 5,4 milyon tondan 7,9 milyon tona yükseldi. Üreticiler mısırı 1,33 milyon hektardan, öngörülen alanların %29’unda topladı. Mısırda ortalama verim hektar başına 59,5 kental olarak kaydedildi; bu değer geçen yılki 61,5 kentalin altında kaldı. Tahıl hasadında toplam miktar bakımından Odesa, Dnipropetrovsk ve Mıkolayiv bölgeleri öne çıktı. En yüksek ortalama tahıl verimi ise hektar başına 69,8 kental ile Sumi bölgesinde görüldü. Yağlı tohum hasadı 16,91 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı tarihindeki seviyeyi yaklaşık %11,7 aştı. Ayçiçeği hasadı 9,83 milyon ton, soya hasadı 3,18 milyon ton oldu. Buna karşılık şeker pancarı hasadı geçen yılın gerisinde kaldı; 3,92 milyon ton ürün 79,5 bin hektardan toplandı ve ortalama verim hektar başına 493,6 kental olarak hesaplandı. Buğday, arpa, bezelye ve kolza hasadının tamamlandığı; karabuğday ve darı hasadının ise öngörülen alanların sırasıyla %95 ve %94’üne ulaştığı bildirildi.

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı

İtalya’nın Puglia bölgesindeki Ostuni kentinde bulunan sosyal fayda şirketi Radica, Reuters Events tarafından düzenlenen 2026 Global Sustainability Awards kapsamında “Small-Medium Enterprise of the Year” ödülüne layık görüldü. Şirket, tarımın iklim değişikliğinin azaltılmasına katkısını ölçülebilir, doğrulanabilir ve finanse edilebilir hale getirmeye yönelik teknolojik araçlar geliştiriyor. Ödül programında 700’den fazla başvuru 19 kategoride bağımsız uluslararası uzmanlardan oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Radica’nın programı İtalya ve İspanya’da 750’den fazla tarım işletmesini ve 30 bin hektardan fazla alanı kapsıyor. Programa katılan üreticiler rejeneratif arazi yönetimi uygularken şirket, saha izleme sistemleri, agronomik veriler ve uydu teknolojileriyle toprakta depolanan karbonu ölçüp doğruluyor. Model, tarım işletmelerini izleme teknolojileri ve uluslararası karbon piyasalarıyla ilişkilendiriyor. Şirket, 2021’de Puglia’da Xylella bakterisinin yayılmasından etkilenen tarım arazilerinin iyileştirilmesine katkı sağlamak ve karbon tarımı yoluyla işletmelere yeni ekonomik fırsatlar oluşturmak amacıyla Alberami adıyla kuruldu. İspanyol uydu izleme ve karbon ölçüm-doğrulama şirketi Esférico MRV Systems’in yapıya katılmasıyla saha agronomisi ve teknolojik altyapı birleştirildi; ardından faaliyet İspanya’ya genişletildi. Radica’nın kurucusu ve CEO’su Francesco Musardo, ödülün her gün rejeneratif uygulamaları seçen 750 çiftçiye ait olduğunu söyledi. Modelde, toprakta ve biyokütlede biriktirilen karbonun sonuçları bağımsız doğrulamadan geçiyor. Sonuçlar ilgili standartların koşullarını karşıladığında karbon kredilerine dönüştürülebiliyor ve bu kredilerin satışı çiftçilere ek gelir sağlayabiliyor. Şirketin AgroEcology Italy projesi, CEEZER pazaryeri üzerinden Lufthansa Group’un iklim portföyünde yer alıyor ve Akdeniz’in odunsu bitkilerini kapsayan çalışma İtalya’nın 15 bölgesinde yürütülüyor. AB’nin Carbon Removals and Carbon Farming Certification Framework düzenlemesi de bu alanda kalite, izleme ve doğrulanabilirlik ölçütlerine dayalı gönüllü bir sertifikasyon sistemi getirdi.

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor

Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasalarının aynı anda birçok büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kurumun Emtia Piyasaları Görünümü raporuna eşlik eden açıklamaya göre yüksek enerji maliyetleri ve ticaretteki aksamalar, geniş bir emtia grubunda fiyatları artırarak enflasyon, gıda güvensizliği ve ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2026'da %10, sonraki yıl ise %7 yükselmesini bekliyor. Raporda, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinin çatışmalardan etkilenen tahıl tedarik hatları, aşırı El Niño'nun yol açabileceği hava olayları ile yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. El Niño'nun gıda üreticileri açısından birçok bölgede sel, kuraklık ve sıcaklık stresini artırması bekleniyor. Enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasının, ardından 2027'de yavaşlamasının öngörüldüğü bildirildi. Bu tahmin, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların şiddetlenmemesi koşuluna bağlandı. Küresel petrol arzının da Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna savaşlarının etkisiyle 2026'da %5,2 azalması bekleniyor. Bu düşüş, pandemi dönemi dışında kırk yılı aşkın sürenin en büyüğü olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası, güçlü bir El Niño'nun ortaya çıkması, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırıların yoğunlaşması veya İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden sıçraması halinde gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu risklerin birlikte gerçekleştiği olumsuz senaryoda Brent petrolünün 2027'de varil başına ortalama 105 dolara, gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği belirtildi. Kose, önceliğin en yoksul insanları korumak ve ağır borç yükleriyle mücadele eden düşük gelirli ülkeleri desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Papoyan, Avrupa’ya İhracat İçin Yeni Üzüm Çeşitleri Önerdi
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Papoyan, Avrupa’ya İhracat İçin Yeni Üzüm Çeşitleri Önerdi

Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, Ermeni üzüm çeşitlerinin Avrupa’da yeterince yaygın olmadığını belirterek Avrupa pazarına yönelik yeni çeşitlerin yetiştirilmesini ve sofralık üzüm alanında programlar hazırlanmasını önerdi. Papoyan, bu açıklamayı Ermenistan Ulusal Meclisi’nde hükümetin soru-cevap oturumunda yaptı. Bakan, bu yıl ülkede 201 bin ton üzüm alındığını, önümüzdeki dönemde 1,5-2 bin ton daha alım yapılmasının beklendiğini söyledi. Sözleşmeli üreticilerin ürünlerinin alınmadığını gösteren bir durum yaşanmadığını, bazı sözleşmesiz üreticilerin ürünlerinin de kabul edildiğini aktardı. Sözleşme miktarını aşan ürün getirilmesi nedeniyle oluşan kuyrukların iki-üç gün içinde çözüldüğünü belirten Papoyan, geçen yıl toplam üzüm hasadının 245 bin tonun altında kaldığını da ifade etti.

TDP’den Hellim İhracatı ve Yeşil Hat Ticareti İçin Politika Mesajı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

TDP’den Hellim İhracatı ve Yeşil Hat Ticareti İçin Politika Mesajı

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler ile Gazimağusa Milletvekili adayı Tacan Reynar, Arden Gıda Ltd.’yi ziyaret etti. Görüşmede hellim üretimi ve ihracatı, Yeşil Hat Ticareti, vergide adalet, kayıt dışı ekonomi ve yerli işletmelerin karşılaştığı sorunlar ele alındı. Çeler, üreticinin ve ihracatçının önünü açacak, işletmeleri güçlendirecek uygulanabilir politikalar geliştirmeye çalıştıklarını belirtti. Vergi adaletinin sağlanması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi ve işletmeler üzerindeki haksız yüklerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Çeler, hellim ihracatı ile Yeşil Hat Ticareti’nin geliştirilmesinin ekonomik büyüme açısından önem taşıdığını kaydetti. TDP’nin üreteni destekleyen, yatırımcıya güven veren, şeffaf ve öngörülebilir bir ekonomik yapı hedeflediğini ifade etti.

Vojvodina’da Mavi Haşhaş Üretimi 6.000 Hektara Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Vojvodina’da Mavi Haşhaş Üretimi 6.000 Hektara Yaklaşıyor

Vojvodina’da mavi haşhaş 5.000-6.000 hektar alanda yetiştiriliyor. Gostović, kooperatifçilerle birlikte üretimi yaklaşık 2.500 hektarda organize ederken, çiftçilerin ürüne ilgisi artıyor. Ancak ekim alanlarının genişlemesi, pazarın ihtiyaçlarıyla sınırlı kalıyor. Mavi haşhaşın alım fiyatı kilogram başına 190-200 Sırp dinarı arasında değişiyor; verim hektar başına 700-1.300 kilogram seviyesinde bulunuyor. Avrupa genelinde bu ürünün ekim alanı yaklaşık 100.000 hektar. Yaklaşık 40.000 hektarlık üretimiyle Çekya, Avrupa’nın en büyük üreticisi ve dünya fiyatlarının oluşumunu etkileyen ülke olarak belirtiliyor.

ABD'nin Meksika Domatesine Getirdiği Tarife Sinaloa İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Mundoagro Chile · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Meksika Domatesine Getirdiği Tarife Sinaloa İhracatını Tehdit Ediyor

ABD'nin Meksika domatesine uyguladığı %17,09'luk tarife, 2026-2027 dönemi için belirsizlik yaratırken Sinaloa'nın domates ihracatının %15'e kadar azalabileceği belirtiliyor. Culiacán Nehri Çiftçileri Birliği, artan maliyetler ve ABD pazarına erişim kısıtlamalarının üreticileri ekim planlarını yeniden değerlendirmeye yönelttiğini bildiriyor. Kaynakta, olası ihracat düşüşünün gerçekleştiğine dair kesinleşmiş veri yer almıyor.

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı

Bosna-Hersek’te tarım üreticilerinin karşılaştığı başlıca sorunlardan biri iş gücü bulmak. Semberiya’da yumurta tavuğu çiftliği işleten girişimci Zdravko Perić, bir podcast yayınında yerli çalışan bulma güçlüğünün tarımsal işletmeleri zorladığını söyledi. Perić, yaklaşık sekiz saatlik mevsimlik patates hasadı için 150 KM günlük ücret, ulaşım ve yemek giderlerinin karşılanmasını içeren bir ilanın dahi beklenen ilgiyi görmediğini aktardı. Perić’e göre ilana yapılan yorumlarda ücret yetersiz bulundu ve bazı kişiler bu ücret karşılığında çalışmaya kimsenin gelmeyeceğini belirtti. Perić ise deneyim şartı aranmayan bu iş için teklif edilen ücretin bölge koşullarında iyi olduğunu savundu. Ona göre yerli işçi bulma sorunu, tarımda Nepal, Bangladeş ve Hindistan’dan gelen yabancı iş gücüne başvurulmasını artırıyor. Semberiya’daki duruma ilişkin konuşan Perić, bölgede yabancı işçi çalıştıran birkaç firma bulunduğunu ve bu amaçla gelen birkaç yüz kişinin çalıştığını söyledi. Çiftliklerinin yakınındaki bir firmanın yaklaşık 150-200 yabancı işçi istihdam ettiğini belirten Perić, firma sahipleriyle yaptığı görüşmelere dayanarak işverenlerin bu çalışanlardan memnun olduğunu ifade etti. Perić, çiftliğinde çalışan Bangladeşli bir işçiye verdiği 100 KM’nin, işçinin ülkesinde yaklaşık bir aylık iyi bir geçime yetebileceğini anlattı. Gençlerin kırsal işlere yeterince ilgi göstermediğini düşünse de yumurta, et, sebze veya meyve işleme gibi alanlarda belirli müşterilere yönelik tarımsal girişimlerin mümkün olduğunu söyledi. Tarım işletmelerinin daha güvenli gelişmesi için devlet, ticaret odaları ve ilgili bakanlıklardan destek isteyen Perić, üretim kadar ürünlerin satışında da sorun yaşandığını ve üretici örgütlenmesinin fayda sağlayabileceğini belirtti.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Arkansas'ta Çiftçiler, Artan Girdi Maliyetleriyle Rekor İflas Dalgasıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber
Veri haberi

Arkansas'ta Çiftçiler, Artan Girdi Maliyetleriyle Rekor İflas Dalgasıyla Karşı Karşıya

Arkansas'ta çiftçiler, yükselen girdi maliyetlerinin etkisiyle rekor düzeyde bir iflas dalgasıyla karşı karşıya. Farm Progress America'ya göre artan akaryakıt ve gübre maliyetleri, eyaletteki çiftlikleri iflasa sürüklüyor. İflas oranının diğer tüm eyaletlerdekilerin iki katına çıktığı belirtilirken, en ağır etkilenen üreticilerin pirinç ve mısır yetiştiricileri olduğu aktarılıyor.

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor

Kazakistan’da agroturizm, tarım ile turizmi birleştiren ve turizm sektörünün gelişiminde perspektifli yönlerden biri olarak gösteriliyor. Türkistan bölgesindeki Sairam ilçesinde, Şımkent’e 25 kilometre uzaklıkta bulunan Banан бау çiftliği bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor. Çiftlikte 5 hektarlık alanda 7 binden fazla muz ağacı yetiştiriliyor; işletme aynı zamanda bilgilendirici turizm ve dinlenme alanı olarak geliştiriliyor. Çiftliği ziyaret edenler muz yetiştiriciliği, sera işletmeciliği, bitki bakımı ve hasat süreçleri hakkında bilgi edinebiliyor. İşletmede geziler düzenleniyor; ailelerin dinlenmesi ve yerel ürün satın alması için de olanaklar sunuluyor. Kaynakta, Kazakistan’ın farklı bölgelerindeki çiftlikler, hayvancılık kompleksleri, seralar, arılıklar ve ulusal gıda üreticilerinin turizm rotalarına dahil olabilecek potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Sera işletmelerinin ise mevsimselliğe bağımlılığı azaltarak yıl boyunca gezi programları düzenlenmesine imkân sağlayabileceği aktarılıyor. Banан бау çiftliği, tarımsal üretimin yeni bir turizm ürününün temeli olabileceğini gösteren bir örnek olarak sunuluyor.

Arnavutluk'un Vlora Bölgesinde Zeytin Üretiminde Yaklaşık %20 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'un Vlora Bölgesinde Zeytin Üretiminde Yaklaşık %20 Artış Bekleniyor

Arnavutluk'un Vlora bölgesindeki bazı alanlarda zeytin üretiminin geçen yıla göre yaklaşık %20 daha yüksek olması bekleniyor. Kaynakta verimin bölgeler arasında değiştiği, yüksek maliyetler ve işçi eksikliğine rağmen zeytinyağının kalitesinin çok iyi olduğu belirtiliyor. Yabancı ziyaretçilerin Arnavutluk ürününe ilgisinin de arttığı aktarılıyor. Üreticilerin karşılaştığı başlıca sorunlar arasında hasat döneminde işçi bulamamak ve yükselen maliyetler yer alıyor. İşçilerin günlük ücretinin 4-5 bin leka kadar çıktığı, iş gücü eksikliğinin çiftçilerin yaşadığı zorlukları artırdığı ifade ediliyor. Zeytin uzmanı Vesaf Musai, tarlalara zamanında ulaşabilecek uzman hasat ekipleri kurulmasını öneriyor. Musai, bu ekiplerin eğitilmesi ve sarsma ile hasat makineleri gibi modern araçlarla donatılması gerektiğini, böyle bir yapının bir-iki kişiyle değil proje kapsamında oluşturulabileceğini söylüyor. Tüketiciler açısından ürünün menşeini bilmek ve üreticiye güvenmek önem taşırken, sektörün gelişmesi için daha fazla organizasyon, mekanizasyon ve tanıtım gerektiği belirtiliyor.

Hindistan’ın Soya Fasulyesi İthalatı Rekor Düzeye Çıktı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Soya Fasulyesi İthalatı Rekor Düzeye Çıktı

Hindistan’ın soya fasulyesi ithalatı 2025/26 döneminde, bir önceki yıldaki yaklaşık 2.000 tondan rekor 1,1 milyon metrik tona yükseldi. Soya İşleyicileri Birliği’nin (SOPA) verilerine göre artış, yurtiçi fiyatların yükselmesiyle değirmenlerin yurt dışından alımlarını artırmasıyla gerçekleşti. Hindistan yalnızca genetiği değiştirilmemiş soya ithalatına izin verdiği için tedarik Benin, Nijer, Togo ve Nijerya gibi birkaç Afrika ülkesiyle sınırlı kaldı. Tacirlerin tahminine göre Nijer, 30 Eylül’de sona eren pazarlama yılında 430.000 tondan fazla sevkiyatla Hindistan’ın en büyük tedarikçisi oldu. Gümrük makamları ise Nijer menşeli beyan edilen bazı yükleri, Nijerya’dan gelmiş ve vergiden kaçınmak için yanlış etiketlenmiş olabileceği şüphesiyle soruşturuyor.

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı

Kıbrıs devlet bütçesinde su krizine karşı su alımı, hayvan hastalıkları nedeniyle zarar gören hayvancılara tazminat ve tarım-hayvancılık sektörünü destekleme amacıyla milyonlarca avroluk kaynak öngörülüyor. Tarım Bakanlığı bütçesinde içme suyu alımı için 168 milyon avronun üzerinde, hayvanlarını veya ilgili eşyalarını kaybeden hayvancılara tazminat için 8 milyon ve üretici destek planları için 7,5 milyon avronun üzerinde ödenek yer alıyor. Harcamalar; su temini, hayvan hastalıkları kaynaklı kayıpların karşılanması ve üretim ile geliri etkileyen risklere karşı destek olmak üzere üç ana alanda toplanıyor. Tarım ve hayvancılık sektörüne ayrılan 7.590.000 avroluk kredi, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden kaynaklanan zararların tazminine yönelik planları kapsıyor. Kaynakta ayrıca zararların önlenmesi ve hasar gören üretim kapasitesinin yeniden oluşturulması için destekler, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden etkilenen üreticilere yönelik acil yardım planları ile belirli çiftçi, hayvancı ve balıkçı gruplarına ekonomik yardım öngörülüyor. Renkli tarım mazotu yararlanıcıları için de tarımsal araçlarda kullanılan motorine destek planlanıyor; destek hesabında tüketim miktarı, toplam renkli mazot tüketiminin %10'unu aşamayacak. Su Geliştirme Dairesi için öngörülen 168.069.000 avroluk su alımı bütçesi, arıtma tesislerinden içme suyu ile atık su arıtma istasyonlarından geri dönüştürülmüş su tedarikini kapsıyor. Lurucina'ya 13 bin metreküp içme suyu verilmesi ve toplulukların acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel kuyulardan su alınması da planın içinde bulunuyor. Bütçede, Kıbrıs genelindeki su temini sistemlerinin iyileştirilmesi için hükümet ve ilgili toplulukların katkısıyla yürütülecek çalışmalara 2 milyon avro ayrılıyor. Su ve sulama altyapısında Genişletilmiş Limasol Bölgesi su temini projesi için 375 bin avro, Solea Sulama Projesi için 600 bin avro öngörülüyor. Solea projesi; baraj, ana sulama hatları, su depoları, pompa istasyonları ve sulama şebekelerini içeriyor. Projenin sulama şebekeleri, etüt ve denetim dahil tahmini toplam maliyeti yaklaşık 31 milyon avro olarak veriliyor; 600 bin avroluk kalem bu toplam maliyetin tamamını ifade etmiyor. Ayrıca iki sulama projesi için toplam 1 milyon avro ayrılması planlanıyor. Veterinerlik Hizmetleri bütçesindeki 8 milyon avro, hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında hayvanların itlaf edilmesi veya eşyaların imha edilmesi durumunda sahiplerine yapılacak tazminatları kapsıyor. Kaynakta salmonelloz, kuş gribi ve diğer acil hayvan hastalıklarına ilişkin kayıplar ile yeniden faaliyete geçecek hayvancıların gelir kaybına yönelik destekten söz ediliyor. Bunun yanında 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamında, Kıbrıs Tarımsal Ödemeler Kurumu Ödeme Fonu'na devlet katkısı için 12 milyon avro kredi öngörülüyor.

Tavuk Fiyatları Yem Maliyetlerine rağmen Geriledi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Tavuk Fiyatları Yem Maliyetlerine rağmen Geriledi

Tavuk fiyatları, yem maliyetlerindeki artışa rağmen çarşamba günü kademeli olarak geriledi. Beyaz tavuğun çiftlik fiyatı kilogram başına 75 liradan 72 liraya inerken tüketici fiyatı 90 lira olarak açıklandı. Anne tavuğun çiftlik fiyatı 73, tüketici fiyatı ise 90 lira oldu. Sassolu, yani kırmızı tavuk, 112 liradan 102 liraya geriledi ve tüketiciye 120 liradan sunuldu. Köy tavuğunun çiftlik fiyatı kilogram başına 115, tüketici fiyatı 132 lira olarak verildi. Pane bazı dükkânlarda 190-220 lira aralığında listelenirken, kaynak aynı zamanda yaklaşık 20 liralık artış bildirdi. Tavuk butunun fiyatı 70-90, kanadın fiyatı ise 70-80 lira aralığında açıklandı. Yumurta kolilerinde kırmızı yumurtanın toptan fiyatı 110, tüketici fiyatı 130 lira oldu; önceki tüketici fiyatı yaklaşık 90 liraydı. Beyaz yumurta kolisi toptan 105, tüketiciye yaklaşık 120 lira; köy yumurtası kolisi ise 140 ve yaklaşık 150 lira olarak açıklandı. Tavuk Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Tharwat el-Zeini, civciv fiyatlarının arz ve talebe göre hızla değiştiğini söyledi. El-Zeini, civcivin dokuz aylık ortalama fiyatının 12-12,5 lira olduğunu, mevcut üretim maliyetinin 20 lirayı aştığını belirtti. Civciv fiyatı yaklaşık dört gün önceki 36 liradan 28-30 lira aralığına geriledi.

FDA, Darwin’s Kedi Maması İçin Salmonella Uyarısı Yayımladı; Firma Geri Çağırmayı Başlatmadı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA, Darwin’s Kedi Maması İçin Salmonella Uyarısı Yayımladı; Firma Geri Çağırmayı Başlatmadı

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Salmonella testi pozitif çıkan Darwin’s Natural Pet Products Natural Selections Chicken Recipe for Cats ürünü için kamu uyarısı yayımladı. Uyarı, ürünü tüketen iki kedinin hastalandığı ve kedilerden birinin hastaneye kaldırıldığı yönündeki tüketici şikâyetinin ardından geldi. Kedilerin mamayı yemeyi bırakmalarından sonra iyileştiği bildirildi. FDA, üretici Arrow Reliance Inc.’e iki ürün partisinin geri çağrılmasını önerdi ancak firma, haberin yayımlandığı sırada geri çağırma başlatmamıştı. Etkilenen ürünler Lot 12731 ve Lot 12493 olarak tanımlandı. Partilerin üretim tarihleri sırasıyla 8 Temmuz 2026 ve 2 Nisan 2026. Etiketlerde son kullanma tarihi bulunmuyor. Darwin’s ürünleri çevrim içi abonelik hizmetiyle satılıyor; mamalar dondurulmuş halde, dört ayrı birime bölünmüş 2 poundluk paketlerde sunuluyor ve tüketicilerin dondurucularında hâlâ bulunabilir. FDA, tüketicilere etkilenen mamayı güvenli bir kapta çöpe atmalarını, temas eden malzeme ve yüzeyleri temizleyip dezenfekte etmelerini ve mamayı hayvanlara vermeden önce dondurucularını kontrol etmelerini tavsiye etti. Uyarı, şirketin daha önceki kontaminasyon bulguları ve hastalık bildirimleriyle birlikte değerlendiriliyor. Darwin’s mamalarında 2023’ten bu yana altı kontaminasyon vakası bildirildi. Adalet Bakanlığı, ağustos ayında üreticinin kapatılması için dava açtı; başvuruda, şirketin mamalarıyla temas eden kişilerin hastalanması ve böbrek yetmezliği gelişen 4 yaşındaki bir çocuk vakası aktarıldı. Çocuğun ailesine ait açılmamış mamada yapılan üçüncü taraf testi Salmonella ve STEC bakterilerini doğruladı; bulgular çocuktan alınan örnekle eşleşti. FDA ayrıca 2016-Ocak 2026 döneminde Darwin’s çiğ maması verilen hastalanmış hayvanlarla ilgili 49 tüketici şikâyeti aldı; listede 34 hasta köpek ve 35 hasta kedi yer aldı.

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, İşlemler Sınırlı Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, İşlemler Sınırlı Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın fiziksel soya piyasasında 27 Salı günü fiyatlar genel olarak gerilerken işlemler sınırlı kaldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, döviz kurunun fiyatlar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü, alıcıların teklifleriyle satıcıların istediği fiyat arasındaki farkın daralmasının ise bazı işlemleri desteklediğini belirtti. Buna rağmen piyasada büyük hacimli hareket görülmedi. Limanlarda ocak ödemeli çuval başına 162 real teklif edildi. Ancak Silveira’ya göre işlemler oldukça sınırlı kaldı. Fiyatlar, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) düşüş ve dolardaki gerilemenin baskısı altında bulunurken soya primleri değer kazandı. Brezilya’nın farklı merkezlerinde de düşüşler kaydedildi; Passo Fundo’da fiyat 152’den 151 reale, Santa Rosa’da 153’ten 152 reale, Cascavel’de 147’den 146,50 reale geriledi. Rondonópolis’te 141’den 140 reale, Dourados’ta 143’ten 142 reale, Rio Verde’de 141’den 140 reale, Paranaguá’da 158’den 157,50 reale ve Rio Grande’de 159’dan 158 reale düşüş görüldü. Yerel fiyatların hangi önceki gün veya döneme göre değiştiği kaynakta belirtilmedi. Chicago’da kasım teslim soya %0,92 düşüşle 12,29¾ dolar/buşel, ocak pozisyonu ise %0,73 düşüşle 12,43¼ dolar/buşel oldu. ABD’de soya hasadı 25 Ekim itibarıyla %79’a ulaştı; bu oran beş yıllık %77 ortalamasının ve 18 Ekim’deki %64 seviyesinin üzerindeydi. Brezilya ürününün daha rekabetçi hale gelmesi, traderların Çin talebinin ABD’den Brezilya’ya kayabileceği endişesini artırdı. Yeni sezon ekimi ise iyi tempoda ilerledi ve üreticilerin odağı tarla çalışmalarında kaldı.

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor
Görsel kaynağı: Le360 · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor

Fas'ta çiftçiler, önceki tarım sezonunun ardından yaşanan piyasa sorunları ve düşük ürün fiyatları nedeniyle yeni sürüme başlamaktan kaçınıyor. Assabah gazetesinin haberine göre, geçen yılki olağanüstü yağışlı sezona rağmen hektar başına kârlılık neredeyse sıfıra indi. Yüksek üretim giderleri ile düşük satış fiyatlarının birleşmesi, üreticilerin ekim kararını olumsuz etkiliyor. Bir çiftçi, makarnalık ve ekmeklik buğday çeşitlerinin tohumlarını kilogram başına yaklaşık 5 dirheme aldıklarını, hasat sonrasında tahılların satış fiyatının ise 2 dirhemi aşmadığını belirtti. Bazı üreticilerin daha düşük fiyatlara satış yaptığı aktarılırken, piyasa fiyatlarının bakanlık tarafından sınırlandırılması da önceki sezonun sorunları arasında gösterildi. Sürüm maliyetleri yakıt fiyatlarının yanı sıra tohum, gübre ve pestisit giderlerindeki artışla yükseldi; bu girdilerin fiyatlarının son üç yılda rekor seviyelere ulaştığı bildirildi. İşçilik pahalılaşırken traktör, pulluk, mibzer, ilaçlama makinesi ve biçerdöver gibi ekipmanların yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı çiftçiler tahıl, zeytin ve narenciye ürünlerini hasat edemezken, üreticiler özellikle yakıt giderini azaltacak yardımlar bekliyor.

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı

Paraguay Tarımsal Biyoteknoloji Enstitüsü (INBIO), ülkenin farklı bölgelerindeki mısır ekimlerinde Spodoptera frugiperda zararlısının yüksek görülme sıklığı konusunda uyardı. Kurumun 2026 denemelerine göre kaydedilen zararlar, geleneksel çeşitlerle böceklere karşı koruma teknolojileri taşıyan transgenik tohumlarda benzer oldu. INBIO Mısır Islah Programı koordinatörü Lourdes Cuba, durumun zararlının bazı koruma teknolojilerine direnç geliştirmesiyle ilişkili olabileceğini söyledi. INBIO, daha düşük ürün korumasının mısır üreticilerinde verimlilik ve gelir kayıplarını artırabileceğini belirtti. Koruma teknolojili tohumların zararlıyı tek başına kontrol etmek için yeterli olmadığını bildiren kurum, ekimin ilk aşamalarından itibaren izleme yapılmasını, zararların zamanında tespit edilmesini ve kimyasal ile biyolojik insektisitlerin birlikte kullanılmasını önerdi. Kurum ayrıca, ekili alanın %10’unu kaplaması gereken konvansiyonel mısırdan oluşan sığınak parsellerinin üreticilerin neredeyse hiçbiri tarafından uygulanmadığını aktardı. Bu alanların böceklerde direnç gelişimini geciktirmeye ve koruma teknolojilerinin etkinliğini korumaya yardımcı olduğu belirtildi. Bazı tohumlar zararlıyı daha istikrarlı kontrol etse de INBIO, münavebe, ürünlerin dönüşümlü kullanımı ve sürekli izlemeyi içeren entegre mücadele yaklaşımını savundu.

İtalyan Çiftçiler Roma’da Yüksek Motorin Maliyetini Protesto Etti
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

İtalyan Çiftçiler Roma’da Yüksek Motorin Maliyetini Protesto Etti

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Crotone’den gelen tarım üreticileri ile Puglia ve Calabria’dan 100’den fazla çiftçi, Roma’da Temsilciler Meclisi’nin bulunduğu Montecitorio önünde gösteri yaptı. Üreticiler yüksek tarım motorini maliyetini, artan üretim giderlerini ve yabancı tarım ürünleriyle rekabeti protesto ederken hükümetten bir yetkiliyle görüşmek istediklerini, ancak taleplerinin tamamen görmezden gelindiğini söyledi. Movimento Popolare Nazionale temsilcisi Giancarlo Greco, İtalyan tarımının ulusal ve Avrupa piyasalarında rekabet gücünü yitirdiğini savundu. Greco, bir litre zeytinyağının üretiminin en az 6,50 avroya mal olduğunu, Tunus zeytinyağının ise 4 avronun altında piyasaya girdiğini belirtti. Göstericilerden biri, tarım motorinine litre başına 0,80 avro ve dağıtıcıda 1,60 avro tavan fiyat uygulanmasını önerdi.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Brüksel’de yaptığı görüşmede Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’dan Ukrayna tahıl sevkiyatlarının demiryoluyla transitine izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Magyar Péter ise yüklerin yalnızca Macaristan’dan geçerek başka ülkelere gitmesi koşuluyla taşımaların önüne engel koymayacağını belirtti. Önerilen modelde özellikle mısırın kapalı demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor. Girişimin arka planında, Rusya’nın saldırılarının Karadeniz üzerinden yapılan ihracatı ciddi biçimde aksatması bulunuyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum ihracatının yaklaşık %90’ı geleneksel olarak Karadeniz üzerinden uluslararası pazarlara ulaşıyordu. Demiryolu transitinin yeniden başlatılması, Ukrayna tarım ürünlerinin Macaristan’a ithalatına izin verilmesi anlamına gelmiyor; transit yüklerin başka ülkelere gitmesi gerekiyor. Kaynakta, kapalı vagonlar, belgelenmiş güzergâhlar ve uygun denetimle transit tahılın Macaristan pazarında ortaya çıkması ve arzda bozulma yaratması riskinin azaltılabileceği belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun ağustos tahminine göre AB’nin 2026 mısır üretimi 50,1 milyon ton olabilir. Bu miktar yaklaşık 20 yılın en düşük seviyesi olabilir ve önceki üç yılın ortalamasının yaklaşık %20 altında kalabilir. Transit, Ukrayna’nın ihracat lojistiğindeki sorunları hafifletebilir ve Avrupa’daki alıcı pazarların tedarikine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte Orta Avrupa ülkeleri, transit uygulamasının yerli tahıl üreticilerinin piyasa durumunu kötüleştirmemesini istiyor.