ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 7

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor

Uzmanlara göre küflü bir gıdanın oluşturduğu risk, küfün türüne ve üzerinde bulunduğu gıdanın özelliklerine bağlı olarak değişiyor. Özellikle meyve ve sebzelerde görülen sıradan bozulmaların çoğu, gıda kaynaklı hastalığa yol açan mikroorganizmalarla aynı nitelikte olmayabiliyor. Ancak yalnızca gözle yapılan değerlendirme, görünmeyen toksinler nedeniyle her zaman yeterli olmayabiliyor. Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünün yakın tarihli araştırmasında katılımcıların yaklaşık üçte biri, gıdanın küflü bölümünü kesip kalanını yediğini bildirdi. Araştırma, katılımcıların küflü gıdaya ilişkin alışkanlık ve bilgilerini ölçtü; gıdalardaki toksin düzeylerini veya katılımcıların hastalanıp hastalanmadığını incelemedi. Katılımcıların yarısından azı, bazı küflerin ürettiği ve gıdada görünmeyebilen mikotoksinlerin pişirme ya da fırınlamayla yok olmadığını biliyordu. Uzman Brian Labus, marul veya başka bir ürün yumuşamışsa atılması gerektiğini belirtti. Meyvelerde görünür küf ya da yumuşak bölümler bulunan parçaların atılması, sağlam ve küf belirtisi taşımayanların ise yıkanarak tüketilmesi önerildi. ABD Tarım Bakanlığı da küflü meyvenin ve temas ettiği parçaların atılmasını; kalanların küfsüz ve aşırı yumuşamamış olması halinde yıkanmasını tavsiye ediyor. Ekmekte küf görüldüğünde yalnızca küflü dilimi kesmek yerine ekmeğin tamamının atılması gerekiyor; çünkü küf somunun içine ilerleyebiliyor. Küflü reçel veya jöle de tüketilmemeli. Bazı küfler alerjik reaksiyonlara yol açabilirken, bazıları mikotoksin üretebiliyor. Küflü gıdayı yanlışlıkla yiyenlerin paniğe kapılmasına gerek olmadığını söyleyen Labus, küflü gıdanın tükürülmesini önerdi. Küf alerjisi olanların risk almaması, bağışıklığı baskılanmış kişilerin ise gıda işlemede daha dikkatli olması gerekiyor.

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: El Mostrador · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor

İklim değişikliği ve yaşlanan kahve plantasyonları, üretimde yeni yetiştirme yöntemlerinin aranmasını hızlandırıyor. Bu dönüşüm, kahve tüketiminin yaygın olduğu Şili’deki tedarik zinciri açısından da önem taşıyor. CORPA Estudios de Mercado verilerine göre Şili nüfusunun %77’si haftada en az bir kez kahve tüketiyor; ortalama tüketim günde iki fincan olurken hazır kahvenin ulusal pazardaki erişimi %66’ya ulaşıyor. Uyum seçenekleri arasında rejeneratif tarım, tarımsal ormancılık, örtü bitkileri ve gübrelemenin daha verimli kullanılması bulunuyor. Bu uygulamaların toprak sağlığını ve plantasyonların gelişimini desteklemesi amaçlanıyor. İklime ve hastalıklara daha dayanıklı çeşitlerle eskiyen plantasyonların yenilenmesi de değişen yetiştirme koşullarına karşı önerilen yöntemler arasında yer alıyor. Kaynak, bu tekniklerin uygulanması için üreticilerin uzmanlık bilgisine ve sahada eşlik edecek desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu yaklaşımı destekleyen girişimlerden biri Plan Nescafé 2030. Nescafé’nin açıklamasına göre 2025’te markanın kullandığı yeşil kahvenin %53’ü rejeneratif tarım uygulayan üreticilerden sağlandı. Şirketin Şili’deki pazarlama yöneticisi Juan Pablo Cañas, üretici ailelerin değişen koşullara uyum kapasitesinin kahvenin geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi. İşleme aşamasında ise kahve telvesi kompostlanarak organik gübreye dönüştürülüyor. Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Graneros Nestlé fabrikasında 2025’te 10.000 tondan fazla kahve telvesi kompostlandı; tesis elektriğinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.

Danimarka Çevre Bakanı, Pestisit Verileriyle Yeni Strateji Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka Çevre Bakanı, Pestisit Verileriyle Yeni Strateji Çağrısı Yaptı

Danimarka Çevre Bakanı Maria Reumert Gjerding, 2025’te pestisit kullanımının sağlık ve çevre üzerindeki yükünün önceki yıla göre %33 arttığını ve 12 yılın ikinci en yüksek seviyesine çıktığını açıkladı. Bakan, bu verilerin sağlık ve çevreyi koruyacak yeni ve iddialı bir pestisit stratejisi gerektirdiğini söyledi. Editoryal yazı, açıklamayı Danimarka’da 2025’te PFAS olarak anılan 33 pestisit ürününün yasaklanması bağlamında aktarıyor. Yazıya göre bakanın talebiyle Danimarka Çevre Ajansı tarafından hesaplanan Pestisit Yükü Göstergesi (PBI) ile açıklamaya eşlik eden veriler, tarlalara gerçekten püskürtülen miktarı değil, satış ve satın alma verilerini temel alıyor. Editoryal değerlendirme, çiftçilerin yasaklanan 33 ürün nedeniyle önceden kimyasal stoklamaya yönelmiş olabileceğini ve bu alımların 2025 satış istatistiğini yükseltmiş olabileceğini savunuyor. Bu nedenle artışın gerçek tüketimi ve sağlık ile çevre üzerindeki fiilî yükü doğrudan göstermeyebileceği belirtiliyor. Kaynakta, Danimarka’daki pestisit satışlarının hava koşulları, ürün seçimi ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle yıllara göre dalgalandığı ifade ediliyor. Yazı ayrıca geçmişte iki ayrı gösterge yayımlandığını aktarıyor: biri üretici ve toptancıların belirli takvim yıllarında sattığı miktarlara, diğeri ise çiftçilerin zorunlu bildirimlerle tarlalara fiilen püskürttüğü miktarlara dayanıyordu. Editoryal görüşe göre stoklama satış göstergesini geçici olarak artırabilir; bu nedenle tek bir yılın satış verisi, daha sıkı bir strateji ihtiyacını tek başına kanıtlamıyor.

Koyunlarda Vücut Kondisyon Skoru Süt Kalitesi ve Kuzu Boyutuyla İlişkili
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Koyunlarda Vücut Kondisyon Skoru Süt Kalitesi ve Kuzu Boyutuyla İlişkili

Koyun uzmanı Dr. Nerys Wright, koyunların vücut kondisyon skorunun (BCS) üretkenlik açısından belirleyici olduğunu belirtti. AgriSearch’in Kuzey İrlanda’daki Tyrone Kontluğu’nda düzenlediği Flock Focus 2026 etkinliğinde konuşan Wright, BCS’nin deri ile omurga ve enine çıkıntılar arasındaki yağ örtüsünü gösterdiğini söyledi. Skor genellikle 1 ile 5 arasında ölçülüyor; 1 aşırı zayıf, 5 obez durumu ifade ediyor. Aşırı değerler gözle değerlendirilebilse de diğer durumlarda koyunun dört ayağı üzerinde hareketsiz durması ve aynı vücut bölümünün her seferinde elle kontrol edilmesi gerekiyor.

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı

Çin Gümrükler Genel İdaresi ile Norveç Sanayi, Ticaret ve Balıkçılık Bakanlığı, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarına erişimini genişletmek amacıyla yeni bir protokol imzaladı. Çin’de imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki deniz ürünleri ticaretinde iş birliğini güçlendirmeyi ve Norveçli ihracatçılar için yeni pazar fırsatları oluşturmayı hedefliyor. Protokol, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin’e ihracatı için bir çerçeve oluşturuyor. Anlaşma kapsamında kayıt, belgelendirme, onay ve düzenleyici uyuma ilişkin ortak gereklilikler ve prosedürler belirlenecek. Açıklamaya göre bu çerçevenin, daha önce Çin’e giriş için onaylanmamış iskorpit balığı, wolffish ve deniz hıyarı gibi ek Norveç deniz ürünlerinin pazara erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Protokol, Norveç’in tüm avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarında onaylanmasının önünü açmayı amaçlıyor; ancak bu süreç protokoldeki koşullar ve Çin’in yürürlükteki düzenlemeleri doğrultusunda yürütülecek. Çin, 2026’da Norveç’in ikinci en büyük deniz ürünleri pazarı konumunda bulunuyor. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi verilerine göre Norveç’in Çin’e deniz ürünleri ihracatı 2026’nın ilk dokuz ayında 158.230 tona, değer bakımından ise 11,69 milyar Norveç kronuna ulaştı. Bu sonuçlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat hacminde %15, değerinde %26 artış anlamına geliyor. Sektör gözlemcileri, Çinli tüketicilerin farklı deniz ürünlerine yönelik artan talebinin Norveçli ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu belirtiyor. Norveç Balıkçılık ve Okyanus Politikası Bakanı Marianne Sivertsen Næss, protokolün Norveç’in avlanmış deniz ürünleri için Çin’de yeni fırsatlar açacağını söyledi. Fudan Üniversitesi Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo ise ortak kayıt, onay, denetim ve karantina gerekliliklerinin pazar erişiminde şeffaflığı ve öngörülebilirliği artıracağını belirtti. Protokol, Norveç’in canlı kar yengeci için Aralık 2024’te, canlı kahverengi yengeci için ise Kasım 2025’te elde edilen pazar erişimi adımlarının ardından geldi. Næss’in Çin ziyareti kapsamında Shandong eyaletindeki Qingdao kentinde Norveç-Çin Deniz Ürünleri Zirvesi ve Çin Balıkçılık ve Deniz Ürünleri Fuarı da düzenlendi.

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir

Türkiye’de rekor buğday hasadının alımları azaltması bekleniyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), eylülden bu yana ihracat için işleme rejiminde faaliyet gösteren un ve makarna ihracatçılarına buğday sunuyor. Kurum, ekimde Türk ticaret borsası üzerinden tüm alıcılara 5,5 milyon ton ürün açıklaması yaptı. Buğday tüketiminin yıllık karşılaştırmada %4 artacağı, artışın bir bölümünün hayvan yemi kullanımından kaynaklanacağı belirtiliyor. Haziran-ağustos döneminde buğday ve türevleri ihracatı 2025/26’nın aynı dönemine göre %14 geriledi; un satışları %20 düşerek 617 bin tona inerken makarna satışları %22 artarak 560 bin tona çıktı.

Hükümet, 2025 Kuraklığından Etkilenen Mısır ve Ayçiçeği Alanlarına Desteğin Hesaplanmasını Değiştirdi
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber

Hükümet, 2025 Kuraklığından Etkilenen Mısır ve Ayçiçeği Alanlarına Desteğin Hesaplanmasını Değiştirdi

Hükümet, 2025’teki kuraklıktan etkilenen mısır ve/veya ayçiçeği ekili alanlar için verilen acil mali desteğin hesaplanma mekanizmasını değiştiren düzenlemeyi kabul etti. Değişiklik, HG 751/2026 kapsamındaki desteğe ilişkin hükümleri yeniden düzenliyor. MADR açıklamasına göre düzenleme, “etkilenme derecesi” göstergesine ortak bir tanım getiriyor. Bu gösterge, hasar tespit ve değerlendirme tutanağındaki yüzde değerini ifade ediyor. Hesaplama yöntemi de netleştiriliyor; yararlanıcıya ödenecek toplam tutar, hektar başına hibe ile APIA’nın belirlediği alanın çarpılmasıyla hesaplanacak.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi

Fas Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, 2026 yılında gümrük vergisi ve ithalat KDV'si ödenmeden getirilebilen kesimlik sığırlar için 300 bin başlık kontenjanın tükendiğini açıkladı. Bakanlığın 23 Ekim 2026'da yayımladığı duyuruda, kontenjanın 15 Ekim tarihli 1484 sayılı bildirimle dolduğunun kayda geçirildiği belirtildi. Ancak bu toplam, ülkeye fiilen giren sığırlar ile hâlen geçerli muafiyet kapsamındaki hayvanların birlikte hesaplanmasına dayanıyor; tüm hayvanların Fas'a ulaştığı anlamına gelmiyor. Bakanlık, operasyon kapsamında aylık ortalama ithalat hızının yaklaşık 24 bin baş olduğunu bildirdi. Haziran ve temmuz aylarında 44 binin üzerinde, ağustos ve eylül aylarında ise yaklaşık 17 bin başlık giriş açıklandı; kaynakta bu sayıların aylık mı yoksa dönem toplamı mı olduğu belirtilmedi. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası Brezilya menşeli olurken, ekimdeki talep artışı Bakanlığa göre Portekiz'den ithalatın açılmasıyla bağlantılıydı. Gümrük vergisi ve ithalat KDV'si muafiyeti 31 Aralık 2026'ya kadar geçerli. Uygulama, 29 Ağustos 2025 tarihli 2.25.720 sayılı kararname ile 50.25 sayılı mali yasanın 2. maddesine dayanıyor. Şubat 2026'da tüm ithalatçı ve profesyonellere ön izin olmadan açılan süreçte başvurular PORTNET üzerinden geliş sırasına göre işleniyor ve her muafiyet bir ay geçerli oluyor. Bakanlık, ithalatı kuraklık, yem maliyetlerindeki artış ve kesimlik hayvan varlığındaki düşüşle gerekçelendirirken, ithalatın piyasayı tedarik ettiğini ve kırmızı et fiyatlarını istikrara kavuşturduğunu belirtti. Yeni kontenjan veya 2027 uygulaması konusunda açıklama yapılmadı; mevcut muafiyeti süren hayvanlar Fas'a gelmeye devam edebilir.

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı

Rusya, Karadeniz üzerinden tahıl tedarik güvenliğini görüşmeye hazır olduğunu, ancak Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamındaki anlaşmayı yeniden başlatma niyetinin bulunmadığını açıkladı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexander Alimov, Interfax’a verdiği röportajda hükümetin sevkiyatların güvence altına alınması ve teslimatların sürdürülmesi için çeşitli ülkelerden gelen önerileri değerlendirdiğini söyledi. Alimov, bu kapsamda Türkiye ile de diyaloğun sürdüğünü belirtti. Anlaşmanın yeniden kurulması konusunun Birleşmiş Milletler’de de gündeme geldiğini aktaran Alimov, Moskova’nın önceki mekanizmayı farklı bir formatta canlandırma yaklaşımından memnun olmadığını ifade etti. Rus yetkiliye göre önceki anlaşma kesin bir başarısızlıktı; Rusya kendi yükümlülüklerini yerine getirirken Birleşmiş Milletler, Rus gübreleri ile tarım ürünlerinin ihracatına ilişkin taahhütlerin uygulanmasını sağlayamadı. Karadeniz Tahıl Girişimi, Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Birleşmiş Milletler ve Ukrayna arasında başlatıldı. Anlaşma, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihraç etmesine ve aynı zamanda Rus gıda ile gübre ihracatının kolaylaştırılmasına imkân tanıyordu. Rusya, 2023’te Batı’nın Rus tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri kaldırma koşullarını yerine getirmediğini ve Ukrayna’nın Karadeniz’i askerî amaçlarla kullandığını belirterek anlaşmadan çekilmişti.

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor

İklim değişikliği ve protein bitkilerinde verim düşüşü, insanlar ile hayvanların beslenmesi için yeni kaynak arayışını hızlandırıyor. Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Gıda Teknolojileri Bilim Enstitüsü uzmanları bu kapsamda iki proje yürütüyor. Soya tanesinin %36-40 protein içerdiği ve hayvan yemlerinde bu bileşenin en bol kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor. Ancak kuraklığın son iki yılda soya ekili alanları %70 azalttığı, bunun da protein tedarik stratejisini bozduğu aktarılıyor. Uzmanlar alternatifler arasında böcekler ve böcek ununu gösterirken, Tuna Nehri’ne yerleşen Amerikan kerevitinin değerlendirilmesi için de projeler başlatıldığını bildiriyor. İstilacı türün nehirdeki doğal dengeyi tehdit ettiği, bu nedenle kerevit etinden insanlar ve hayvanlar için marine ürünler ile evcil hayvan sosisleri geliştirilmesinin; kabuğunun ise ambalaj malzemesinde kullanılmasının araştırıldığı belirtiliyor. Gıda güvenliği açısından mikotoksinler, yeni patojenler, zararlılar ve uzun tedarik zincirleri başlıca engeller arasında sayılıyor. Tüketicilerin bitki koruma amaçlı kimyasalları sağlık açısından sorunlu gördüğü, üretici ve uzmanların ise bu maddeleri gerekli bulduğu ifade ediliyor. Enstitü yöneticisi Miloš Pelić, çalışmaların Avrupa düzenlemeleriyle uyumlu olduğunu ve Sırbistan’ın gıda kalitesi ile güvenliğini denetleyen yasalara sahip bulunduğunu söylüyor. Konu, Novi Sad’da düzenlenen Foodtech 2026 kongresinde ele alındı.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Paraguay’da AB’ye Soya İhracatı İçin İzlenebilirlik Sistemi İlerliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da AB’ye Soya İhracatı İçin İzlenebilirlik Sistemi İlerliyor

Paraguay’da soya üreticileri, agro ihracatçıları ve ticaret şirketleri, Avrupa Birliği’nin (AB) 1115 sayılı Tüzüğü ve Ormansızlaşmayı Önleme Yönetmeliği (EUDR) kapsamındaki izlenebilirlik taleplerini karşılamak için Soya’nın AB’ye İhracatı İçin Kimliklendirme Sistemi’ni (SISE-UE) geliştirdi. Platform, Fecoprod, UGP, Capeco ve Cappro tarafından hayata geçirildi. Capeco İcra Direktörü Hugo Pastore, sistemin farklı AB ülkelerinde test edildiğini ve sonuçların tatmin edici olduğunu söyledi. Pastore’ye göre platformda, toplam yaklaşık 800.000 hektarlık soya alanını temsil eden şirketler kayıtlı bulunuyor; EUDR kapsamındaki koşulların idari doğrulaması ise sürüyor. Paraguay’ın bu sisteme yönelmesinin nedeni, soya küspesi ihracatının bir bölümünün AB’ye gitmesi. Ayrıca Paraguay’dan Arjantin’e gönderilen soya fasulyesinin önemli bir kısmı, nihai hedefi Avrupa pazarı olan soya küspesine işleniyor. Ülkede 2025/26 kampanyasında birinci ürün soya ekimi 3,40 milyon hektar, ikinci ürün soya ekimi ise 466.900 hektar olarak gerçekleşti. Pastore, hedefin yalnızca AB’ye değil, gelecekteki tüm ihracat noktalarına hazır olmak olduğunu belirtti.

Dünya Bankası, 2026’da Küresel Emtia Fiyatlarında %23 Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026’da Küresel Emtia Fiyatlarında %23 Artış Öngördü

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası’nın 28 Ekim’de yayımladığı emtia piyasaları raporuna göre küresel emtia fiyatları 2026’da toplam %23 artabilir. Raporda enerji fiyatlarında %32, gıda emtiası fiyatlarında ise yaklaşık %10 yükseliş öngörülüyor. Tarımsal üretim maliyetleri açısından önemli bir girdi olan gübre fiyatlarının da %14,3 artması bekleniyor. Fiyat baskısının arkasında Orta Doğu’daki çatışmanın enerji piyasalarına etkisi, Karadeniz’de tahıl sevkiyatlarının aksaması ve güçlü bir El Niño olasılığı bulunuyor. Yüksek yakıt ve gübre fiyatlarının tarımsal üretim maliyetlerini artırabileceği, enerji ve ticaret alanındaki kesintilerin de gıda erişilebilirliğini zorlaştırabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası tahminlerini, küresel emtia arzını etkileyen çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımıyla hazırladı. Ancak enerji fiyatlarının beklenenden fazla yükselmesi, Karadeniz’de tahıl taşımacılığına yönelik saldırılar ve güçlü El Niño’nun aynı anda gerçekleşmesi hâlinde gıda emtiası fiyatlarının temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği uyarısı yapıldı.

Morten Boje Hviid: Landbrug & Fødevarer Yeni Tarım Gerekliliklerini Daha İyi Anlatmalı
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber

Morten Boje Hviid: Landbrug & Fødevarer Yeni Tarım Gerekliliklerini Daha İyi Anlatmalı

Landbrug & Fødevarer’in üst yöneticisi Morten Boje Hviid, tarım sektörüne getirilen çok sayıdaki yeni gerekliliğin kuruluş tarafından daha iyi açıklanması gerektiğini belirtti. Hviid, konular arasındaki bağlantıların daha anlaşılır biçimde aktarılmasını istedi. Hviid ayrıca çiftçilerin de kuruluşun “yeni” Landbrug & Fødevarer anlayışında kendilerini görebilmesi gerektiğini söyledi. Değerlendirme, yeni gerekliliklerin sektöre aktarılmasına ve çiftçilerle bağın korunmasına odaklanıyor.

Suriye’de Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınma İçin Finansman Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınma İçin Finansman Görüşüldü

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yusr Berniyye, Şam’daki bakanlık binasında, Dünya Gıda Programı (WFP) heyetiyle ülkedeki programlar için finansman sağlama fırsatlarını görüştü. Matthew Hollingworth başkanlığındaki heyetle yapılan toplantıda, finansal koordinasyonun gıda güvenliği ve tarımsal kalkınmayı desteklemesi ele alındı. WFP heyeti, çeşitli bakanlıklarla işbirliği içinde hazırlanan önümüzdeki dört yıla ilişkin ülke stratejik planındaki ilerlemeyi sundu. Taraflar, planın finansman fırsatlarıyla desteklenmesini ve devletin geçim kaynaklarını iyileştirmeye yönelik programlarıyla bütünleştirilmesini değerlendirdi.

Özbekistan’a Tarım Projesi Kapsamında 40 CNG Traktör Teslim Edildi
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’a Tarım Projesi Kapsamında 40 CNG Traktör Teslim Edildi

Özbekistan, Güney Kore’nin TYM Corporation şirketiyle yürütülen hibe projesi kapsamında 40 sıkıştırılmış doğal gazla (CNG) çalışan traktör aldı. Traktörler, Taşkent’te düzenlenen InnoWeek.Uz–2026 Uluslararası İnovasyon Haftası sırasında teslim edildi. Proje, alternatif yakıtlı tarım makinelerinin kullanılmasını ve modern teknolojilerin Özbekistan tarım sektörüne kazandırılmasını amaçlıyor. Teslim edilen traktörlerin 37’si CNG-T6092 modeli olarak Cumhuriyet Agroservis Merkezi’ne devredildi. Üç traktörün tahsisine ilişkin sertifikalar ise Sebze, Kavun ve Patates Araştırma Enstitüsü, M. Mirzayev Bahçe Bitkileri, Bağcılık ve Şarapçılık Araştırma Enstitüsü ile Tarımsal Mekanizasyon Araştırma Enstitüsü için verildi. Etkinlikte ayrıca Özbekistan Tarım Bakanlığı ile Güney Kore’nin Jeonbuk Technopark kuruluşu arasında tarımsal teknoloji iş birliği mutabakatı imzalandı.

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Amazon, Almanya’da taze ve çabuk bozulan gıdalar için aynı gün teslimat hizmetini başlattı. Hizmet ilk aşamada Frankfurt, Köln ve Münih’in seçili bölgelerinde kullanılabiliyor. Müşteriler, günlük gıda alışverişlerini kitap, giyim, elektronik veya ev ürünleriyle aynı Amazon siparişinde birleştirebiliyor. Böylece süt, yumurta, et ve sebze gibi ürünler ayrı bir sipariş gerektirmeden sepete eklenebiliyor. Sunulan ürünler arasında meyve ve sebzenin yanı sıra balık, kanatlı ürünleri, ekmek ve unlu mamuller, süt ürünleri ile dondurulmuş gıdalar bulunuyor. Siparişler Amazon.de internet sitesi veya Amazon alışveriş uygulaması üzerinden veriliyor; hizmet için ayrı bir uygulama ya da ek kayıt gerekmiyor. Teslimat seçenekleri dört saatlik bir zaman aralığı ile iki saatlik daha kısa bir aralıktan oluşuyor. Daha hızlı seçenek bazı siparişlerde daha yüksek ücretle sunuluyor. Amazon, sıcaklığa duyarlı ürünlerin depolama ve taşıma sırasında yeterince soğuk tutulacağını belirtiyor. Şirkete göre bu ürünler yalıtımlı ve geri dönüştürülebilir ambalajlarla taşınacak, ürünler tedarik sürecinin birden fazla noktasında kontrol edilecek. Prime üyeleri, 29 avro ve üzerindeki alışverişlerde dört saatlik teslimat için ücret ödemiyor; daha düşük tutarlı siparişlerde ücret 3,99 avro. Prime üyeleri için iki saatlik teslimat ücreti 29 avro ve üzeri siparişlerde 2,90, bu tutarın altında ise 4,90 avro olarak belirtiliyor. Prime üyesi olmayanlarda standart teslimat 9,99, iki saatlik seçenek 10,99 avro. Hizmetin önümüzdeki haftalarda Almanya’daki diğer büyük şehirlere genişletilmesi planlanırken Avusturya için henüz başlangıç açıklanmadı.

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi

Syngenta ekibi, Yunanistan’ın İoannina kentinde patates yetiştiriciliğinde telkurtları ve nematodların izlenmesi, tanınması ve entegre yönetimine odaklanan ikinci Master Class toplantısını gerçekleştirdi. Potato Science topluluğu üyeleri, Syngenta ekibi ve iş ortakları, bilgi birikimi ve deneyimlerini paylaşarak toprak zararlılarının ve nematod popülasyonlarının yanı sıra tarlaların özelliklerinin anlaşılmasının önemini ele aldı. Syngenta ve iş ortakları yıl boyunca Yunanistan’daki başlıca patates üretim bölgelerinde 17 deneme yürüttü. Entegre mücadele yaklaşımı kapsamında telkurtları ve nematodların kaydı, haritalanması ve değerlendirilmesi yapıldı. Çalışmalarda telkurtları için izleme, tuzaklama ve tür tanımlama teknikleri; nematodlar için yenilikçi kayıt ve haritalama araçları ile Interra Scan dijital çözümü incelendi. Atölyelerde tarla verilerinin mevcut teknikler ve dijital çözümlerle ilişkilendirilmesi değerlendirildi.

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’da kuraklıktan etkilenen ve geçici mali güçlük yaşayan tarım işletmeleri, sosyal güvenlik primlerinin kısmen karşılanması için Mutualité sociale agricole (MSA) desteğine başvurabiliyor. Tarım Bakanı Annie Genevard, 4 Eylül 2026’da açıklanan kuraklık planı kapsamında MSA tarafından yürütülecek kampanya için 20 milyon avroluk bütçe duyurdu. Tarım Bakanlığının 20 Ekim’de açıkladığı ilk bilançoya göre MSA’ya 3.106 prim desteği başvurusu iletildi. Başvurular, MSA.fr sitesindeki işletmecilerin özel hesap alanında yer alan çevrim içi hizmet üzerinden yapılabiliyor. MSA’nın merkez kuruluşu CCMSA, başvuru aşamaları, tarihler ve koşullar hakkında bilgi almak isteyen işletmecilerin bağlı oldukları yerel MSA kasasıyla iletişime geçmesini istedi. Habere göre bazı yerel kasalar yalnızca internet sitesine yönlendirme yaparken, MSA Lorraine başvuru süreci ve takvimi hakkında daha ayrıntılı bilgi verdi. 14 Ekim tarihli karar kapsamında MSA Lorraine’a sosyal güvenlik primlerinin karşılanması için 375.050 avro tahsis edildi. Bu tutarın 94.000 avrosu genel kriterlere, 281.050 avrosu ise “kuraklık-sıcak hava dalgası” özel bütçesine ayrıldı. MSA Lorraine, işletmelere ulaşmak amacıyla muhasebe bürolarını da bilgilendirdiğini ve 200’den fazla dosyanın sunulduğunu açıkladı. Bu kasa için son başvuru tarihi 3 Kasım 2026 olarak belirlendi; sonrasında dosyaların 2027 kampanyasının ilk prim desteği bütçesi kapsamında inceleneceği bildirildi. Diğer MSA kasalarında son tarihler farklı olabilir. Resmî başvuru hizmetine göre destek, tarım rejiminde ücretli olmayan işletme sahibi olan, primlerini zamanında ödemesini engelleyen geçici mali güçlük yaşayan ve ekonomik olarak sürdürülebilir işletmelere yönelik. Ödeme aczi veya tasfiye sürecindeki işletmelerin yanı sıra tarım dışı ücretli çalışan statüsündeki yöneticiler ve bazı emekli ya da dayanışma primi ödeyen gruplar kapsam dışında tutuluyor.

Endonezya’da Gençlerin Tarıma Katılımı Çiftçi Kuşağının Yenilenmesi İçin Destekleniyor
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Gençlerin Tarıma Katılımı Çiftçi Kuşağının Yenilenmesi İçin Destekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya’da gençlerin tarıma kazandırılması, çiftçi kuşağının yenilenmesi ve ulusal gıda güvenliğinin sürdürülmesi için hükümetin öncelikleri arasında yer alıyor. Tarım Bakanlığı, sektöre girmek isteyen gençlere üretim girdileri ve finansman desteği sağlarken, Bakan Andi Amran Sulaiman ailelerine ait arazisi bulunan gençleri bu imkânlardan yararlanmaya çağırdı. Amran, gençlerin yalnızca temel gıda ürünlerine değil, kakao, Hindistan cevizi, kahve, biber ve muskat gibi ürünlere de yönelmesini istedi. Bakanlığa göre tarım, geleneksel bir faaliyet olmanın ötesinde profesyonel biçimde yönetilebilecek bir iş alanı olarak görülmeli. Bu yaklaşımda üretim desteğinin yanı sıra işletme yönetimi, yenilik ve teknoloji kullanımı da öne çıkıyor. Eğitim desteği kapsamında Tarım Yayım ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Kurumu, Politeknik Pembangunan Pertanian (Polbangtan) ile Endonezya Tarım Mühendisliği Politeknik Enstitüsü’nün (PEPI) 2026/2027 akademik yılı öğrenci alımlarını tanıttı. Kabul politikasında çiftçi çocuklarına %70’e kadar öncelik veriliyor. Programların, mezunları yalnızca iş arayan kişiler değil, genç tarım girişimcileri ve yenilik taşıyıcıları olarak yetiştirmesi hedefleniyor. Teknoloji ve uygulamalı eğitim de politikanın bir parçası. Güney Sulawesi’deki Sidrap’ta 26 Ağustos 2026’da düzenlenen teknik eğitime 100 kişi katıldı. Programda tarım işletmeciliği, pirinç yetiştiriciliğinde PM-AAS yöntemi ve drone kullanımı ele alındı. CNBC Indonesia’nın aktardığı hükümet verisine göre Endonezya’daki çiftçilerin yaklaşık %70’i 45 yaşın üzerinde. Hükümet, gençleri çekmek için modern teknoloji, ekonomik kazanç ve çiftçilik mesleğinin itibarını güçlendirmeyi gerekli görüyor.

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı

Tarım uzmanı ve çiftçiler sendikası başkanı Hüseyin Abdurrahman Ebu Sıdam, domates güvesinin üretimi tehdit ettiğini belirterek Tarım Bakanlığından zararlıyla mücadele için hızlı ve ciddi adımlar atmasını istedi. Ebu Sıdam, zararlının çiftçilere her yıl milyonlarca maliyet yüklediğini ve bazı durumlarda tüm ürünün yok olmasına yol açabileceğini söyledi. Zararlının özellikle larva döneminde bitki dokularına, çiçeklere ve meyvelere girerek üretimi azalttığı ve meyve kalitesini bozduğu aktarıldı. Domatesin yanı sıra patates ve patlıcanı da etkileyen zararlının kontrolünde feromon tuzakları ve biyolojik mücadelenin yanı sıra pahalı kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Ebu Sıdam, sahte ve etkisiz ilaçların yayılmasının da önlenmesini istedi.

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor

Tarım hangarına fotovoltaik panel kurulumu, yenilenebilir elektrik üretirken işletmeye ek gelir sağlayabilir. Ancak projeye başlamadan önce binanın mülkiyet durumu ile yatırımın hukuki, vergisel ve sosyal sonuçlarının değerlendirilmesi gerekiyor. Kaynak, yatırımın uzmanlardan alınacak destekle güvenceye alınmasını öneriyor. Hangar kırsal kira sözleşmesi kapsamında kullanılıyorsa fotovoltaik faaliyet geliştirilmesi önerilmiyor. Kira statüsünün ticari faaliyete izin vermemesi ve yapılar üzerindeki tazminat hakkının kaybedilebilmesi bu yaklaşımın gerekçeleri arasında yer alıyor. Ayrıca elektrik üretiminin işletme içinde mi yoksa ayrı bir şirket üzerinden mi yürütüleceği ve işletmenin devri sırasında faaliyetin korunup korunmayacağı baştan kararlaştırılmalı. Tarımsal sivil şirketlerde faaliyet amacı ile ana sözleşmenin güncellenmesi gerekiyor. Mevcut binalarda genellikle ön bildirim, yeni yapılarda ise yapı ruhsatı başvurusuna güneş enerjisi kurulumunun dahil edilmesi gerekiyor. Vergilendirme seçilen yapıya göre değişiyor; işletmelerin taşınmaz katkı payı uygulanabilir ve yüksek güçlü bazı tesisler özel vergilendirmeye tabi olabilir. Bina tarımsal kullanımını koruduğunda emlak vergisi muafiyeti genellikle devam ediyor. Sosyal güvenlik sonuçlarının da ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Tayland’ın Pirinç ve Manyok İhracatı Geriledi, Hedefler Aşılamadı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’ın Pirinç ve Manyok İhracatı Geriledi, Hedefler Aşılamadı

Tayland, Ocak-Eylül 2026 döneminde 4,99 milyon ton pirinç ihraç etti. Dış Ticaret Bakanlığı Dış Ticaret Genel Müdürü Arada Fuangtong’un açıklamasına göre bu miktar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %19,26 azalırken pirinç ihracatının değeri de %16,84 düşerek 2,962 milyar dolara geriledi. Tayland, dünyanın en büyük beş pirinç ihracatçısı arasında düşüş kaydeden ülkelerden biri oldu; Hindistan ise ihracatını %2 artırarak liderliğini korudu. Fiyat rekabeti, Tayland pirincindeki gerilemenin başlıca unsurlarından biri olarak öne çıktı. Tayland’ın %5 kırık beyaz pirincinin ton fiyatı 480 dolar olurken Hindistan pirinci 388, Vietnam pirinci ise 420 dolardan işlem gördü. Irak’a yönelik normal sevkiyatlar savaş nedeniyle aksadı; daha önce bu ülkeye yılda 1 milyon tondan fazla Tayland pirinci gönderiliyordu. Endonezya’nın pirinç ithalatını askıya alması, güçlenen ve dalgalanan baht ile yüksek navlun maliyetleri de rekabet gücünü zayıflattı. Tayland, Çin’le hükümetler arası ek 500 bin ton pirinç satışı için bu yıl anlaşma sağlayamadı. Buna karşın, mevcut 1,22 milyon tonluk sözleşme kapsamındaki teslimatlar sürüyor. Bu sözleşmede 760 bin ton teslim edilirken yaklaşık 460 bin ton pirincin teslim edilmesi gerekiyor. Yetkililer, fiyat ve teslimat koşullarını netleştirmek için yılın son iki ayında Çin’le görüşmeleri yoğunlaştıracak. Manyok ihracatı da Ocak-Eylül 2026 döneminde 3,24 milyon tona gerileyerek %55,12 azaldı; ihracat değeri %28,47 düşüşle 1,6978 milyar dolar oldu. İhracatın 6,1-7 milyon tonluk hedefin altında kalması bekleniyor. Yurt içi manyok üretimi olağan 30 milyon tondan yaklaşık 24 milyon tona inerken, manyok peleti ve nişasta fiyatlarındaki artışlar sektöre kısmi destek sağladı. Dış Ticaret Bakanlığı, pirinç satışlarını artırmak için çeşitli ülkelerde kamu-özel sektör ticaret heyetleri düzenlemeyi planlıyor.

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı

Fas’ta barajların ulusal doluluk oranı, Al Maa Dialna portalının 29 Ekim 2026 tarihli verilerine göre %66,0 oldu. Barajlarda yaklaşık 11,2 milyar m³ su depolanırken toplam kapasite 17,0 milyar m³ olarak kaydedildi. Aynı tarihte geçen yıl ulusal doluluk oranı %31,4 seviyesindeydi. 26 Ekim’de yayımlanan verilerde doluluk oranı %66,3, geçen yılın aynı gününde ise %31,5 olarak açıklanmıştı. Bu iki tarih arasındaki küçük değişim, ekim ayının sonunda ulusal seviyenin genel olarak istikrarlı kaldığına işaret ediyor. Ancak havzalar arasında belirgin bir kuzey-güney farkı bulunuyor. 29 Ekim’de Bouregreg havzasının doluluk oranı %77,1 olurken, 26 Ekim verilerinde en yüksek su hacmi yaklaşık 4,06 milyar m³ ile Sebou havzasında ölçüldü. Sebou’yu yaklaşık 2,95 milyar m³ ile Oum Er-Rbia, 1,44 milyar m³ ile Loukkos ve 1,14 milyar m³ ile Bouregreg izledi. Oum Er-Rbia’nın doluluk oranı %58,9 ile ulusal ortalamanın altında kaldı; bu havza Tadla ve Doukkala’daki büyük sulama alanlarını besliyor. Güney ve güneydoğudaki Drâa-Oued Noun, Souss-Massa ve Guir-Ziz-Rhéris havzalarının su hacimleri ise kuzeydeki havzalara göre daha düşük seviyelerde kaldı. Fas, depolama kapasitesini 2027 sonuna kadar 24 milyar m³’ün üzerine çıkarmayı planlıyor. Bu kapsamda 14 büyük barajın inşası veya yükseltilmesi sürüyor ve projelerden toplam 5 milyar m³’ün üzerinde ek kapasite bekleniyor. Sulama tarafında ORMVA’ların yerel sulama altyapısıyla donatılmış alanı 388.727 hektara, ağlarının %55’ine ulaştı; 2027-2029 dönemi için 17.707 milyon dirhem yatırım öngörülüyor.