ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

477 haber · Sayfa 7

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu

Fas, 2025’te Avrupa Birliği’ne 527.000 ton taze domates tedarik etti. Bu miktar, AB’nin üçüncü ülkelerden yaptığı 773.000 tonluk taze domates ithalatının yaklaşık %68,2’sine karşılık geldi. Oran, AB dışı tedarikleri kapsıyor; Avrupa’daki toplam domates piyasasının tamamı için geçerli değil. Brüksel’de 15 Ekim’de toplanan Avrupa Komisyonu meyve ve sebze piyasası gözlemevinin domates uzmanları, sektörün üretim ve ticari durumunu değerlendirdi. FEPEX’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan kiraz domatesinde ülke içindeki üretim alanlarının azaldığını belirtti. Delegasyon bu gerilemeyi Fas rekabeti, işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarıyla ilişkilendirdi; Fas ürünlerinin fiyatlarının İspanyol arzı üzerinde baskı oluşturduğunu savundu. İspanya’nın 2025/2026 domates sezonunda üretiminin, alanlar genel olarak sabit kalmasına rağmen yaklaşık %2 gerilemiş olabileceği bildirildi. FEPEX, olumsuz hava koşulları, bitki sağlığı sorunları ve virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitlerin kullanımını etkenler arasında sıraladı. F&H’nin aktardığı verilere göre enerji ve taşımacılık maliyetleri %16, plastik, ambalaj ve paketleme giderleri %18 arttı. Satış fiyatlarındaki iyileşmenin üretici kârlılığını aynı ölçüde artırmadığı belirtildi.

Güney Afrika ve Namibya Hayvan Ticareti Protokollerini Şap Salgını Sonrası Yeniden Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika ve Namibya Hayvan Ticareti Protokollerini Şap Salgını Sonrası Yeniden Değerlendiriyor

Namibya’nın Karas Bölgesi’nde 23 Eylül 2026’da şap hastalığı salgınının doğrulanmasının ardından, Güney Afrika ve Namibya’daki hayvancılık kuruluşları iki ülke arasındaki hayvan hareketlerine ilişkin ticaret protokolleri ile hayvan sağlığı önlemlerini değerlendirdi. Görüşmelere Namibya’dan NAU, LPO ve LLPBN; Güney Afrika’dan ise RMIS, RPO ve AgriSA katıldı. Red Meat Industry Services (RMIS), koyun ve sığırlara ilişkin şap hastalığı risklerinin farklı olduğuna ve bu nedenle türlere özgü protokoller hazırlanması gerektiğine dair geniş destek oluştuğunu açıkladı. RMIS Üst Yöneticisi Dewald Olivier, Güney Afrika ve Namibya hayvancılık sektörlerinin birbirine yakından bağlı olduğunu, ancak nihai protokollerin ilgili veteriner makamlarınca belirlenmesi gerektiğini söyledi. İki ülke arasındaki uzun süreli koyun ticaretinin sürdürülmesine, uygun güvencelerin sağlanması koşuluyla destek verildi. Namibya koyunlarının %80-90’ının Güney Afrika pazarına gittiği belirtilirken, ithal hayvanların şap hastalığı riski taşımaması ve kesimhane kapasitesinin yerel pazarda arz fazlası oluşturmayacak şekilde yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Olası bir anlaşmanın karşılıklılık temelinde olması ve Güney Afrika genetik materyalinin Namibya’ya hareketine izin vermesi de istendi. Sığır ticaretinde ise mevcut şap hastalığı durumu nedeniyle daha hassas bir yaklaşım benimsendi. Namibya sığırlarının Güney Afrika sığırlarıyla aynı şekilde işlenmesi ve aşılanması gerektiği belirtildi. Kaynakta, hayvanların Karas Bölgesi’ndeki kırmızı alanın güneyine taşınarak aşılanması ve Güney Afrika’ya ihracattan önce bir besi işletmesinde en az iki hafta izlenmesinin gerekebileceği aktarıldı; bu uygulamanın kesinleştiği belirtilmedi.

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor

Mısır’da çeltik ve beyaz pirinç fiyatlarının arz, talep, pirinç çeşidi ve üretim maliyetlerine göre değiştiği bildirildi. Çiftçiler Sendikası Başkanı Hüseyin Ebu Saddam’ın açıklamasına göre, ince taneli çeltik pirincinin ton fiyatı son haftalarda 12.500-13.000 Mısır lirası aralığından geçen hafta yaklaşık 13.700 Mısır lirasına yükseldi. Kaynak, artışı bazı şirketlerden gelen talep artışıyla ilişkilendirdi. İri taneli çeltik pirincinin ton fiyatı ise sezon boyunca 14.800-15.500 Mısır lirası arasında seyretti; sezon dışında 17.000 Mısır lirasına ulaşabildiği belirtildi. Fiyatların değerlendirilmesinde hasat ve teslimat zamanının yanı sıra ürünün nem oranı da önem taşıyor. Özellikle hasattan hemen sonra teslim edilen üründe yüksek nem, çiftçinin eline geçen fiyatı etkileyebiliyor. Ebu Saddam, ince taneli çeltik için ton başına 13.500-14.000 Mısır lirası düzeyinin, verim ve üretim maliyetlerine bağlı olarak çiftçiye uygun gelir sağlayabileceğini söyledi. Çiftçi gelirinin değerlendirilmesi için yalnızca satış fiyatının değil, toprak hazırlığından hasat ve nakliyeye kadar gerçekleşen maliyetlerin de hesaba katılması gerektiğini belirtti. Üreticinin satış zamanını seçebilmesi için ürünün bir bölümünü bekletmesi de pazarlama esnekliği sağlayabiliyor. Beyaz pirinçte ince taneli çeşidin kilogram fiyatı 22-24 Mısır lirası, iri taneli çeşidin fiyatı ise 25-28 Mısır lirası aralığında verildi. Kırık oranı yaklaşık %3’e düşen bazı seçkin çeşitlerin kilogramı 35-38 Mısır lirasına, şirketlerin sunduğu bazı ürünlerin fiyatı ise yaklaşık 40 Mısır lirasına çıkıyor. Farklılıkların yalnızca tane tipinden değil, kalite, işleme ve paketleme düzeyinden de kaynaklandığı aktarıldı. Gelecek sezon ekim kararlarının beklenen gelir, girdi maliyetleri, tarımsal koşullar ve alternatif ürünlere göre şekilleneceği ifade edildi. Ebu Saddam’a göre talep artarken piyasadaki miktarın azalması fiyatları yukarı çekebilir; daha yüksek arz ise satıcılar arasındaki rekabeti artırarak fiyatları baskılayabilir. Yerel üretim Mısır’ın pirinç ihtiyacının karşılanmasında temel dayanak olarak gösterilirken, bazı basmati pirinci çeşitleri yerel bulunabilirlik ve özellikleri nedeniyle ithalat gerektirebilir.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Küresel Gıda Fiyatlarında 2027 İçin Artış Uyarısı
Görsel kaynağı: TV8 Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatlarında 2027 İçin Artış Uyarısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Küresel gıda enflasyonunun önümüzdeki aylarda hızlanarak 2027'ye kadar sürmesi bekleniyor. Deniz taşımacılığındaki aksamalar, yükselen gübre maliyetleri ve kuraklık, gıda arzı üzerindeki baskıyı artırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), etkilerin yıl sonuna doğru ve gelecek yıl daha belirgin olabileceğini bildirdi. FAO'nun gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puanla Kasım 2022'den bu yana en yüksek ortalamaya ulaştı. FAO Başekonomisti Maximo Torero, düşük gelirli hanelerin gıdanın bütçelerindeki payı daha yüksek olduğu için daha fazla etkilenebileceğini belirtti.

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatları İçin Çiğ Süt Maliyeti Uyarısı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatları İçin Çiğ Süt Maliyeti Uyarısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Slovak Sütçülük Birliği (SMZ), çiğ inek sütü alım fiyatlarındaki artışın süt ürünlerinin satış fiyatlarına yansıtılması gerektiğini açıkladı. Birliğe göre bunun gerçekleşmemesi, süt endüstrisinde ekonomik çöküş riskini artırabilir. SMZ Genel Sekreteri Zuzana Nouzovská, ticaretin piyasa fiyat gelişimini dikkate alması gerektiğini söyledi. Çiğ sütün fiyatı Eylül 2026’da Ağustos’a göre kilogram başına 1,76 sent artarak 39,08 sent/kg’a çıktı. Süt üretimi de geçen yıla göre yaklaşık %9 yükseldi; ancak arz ile satış arasında denge korunmalı.

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı

Estonya’daki büyük perakende zincirleri ve küçük mağazalarda organik yumurta arzı, üreticilerin tavuk sürülerini yenilemesi nedeniyle geçici olarak daraldı. Bazı mağazalarda ürünler öğle saatlerine kadar tükenebilirken perakendeciler, tüketicilere yumurta bulma ihtimalini artırmak için sabah erken saatlerde alışveriş yapmalarını öneriyor. Selver’in iletişim yöneticisi Mariann Järvela, Estonya’daki organik ve serbest gezen yumurta üreticilerinin sürü yenileme sürecinde olduğunu söyledi. Tedarikçilere göre yeni tavuklar yumurtlamaya başladı ve normal bulunabilirliğin aralık ayında yeniden sağlanması bekleniyor. Äntu Mõis yönetim kurulu üyesi Lauri Bobrovski ise sürü yenilemenin şirket üretiminde %80’lik düşüşe yol açtığını belirtti. Bobrovski, şirketin beş sürüsünden dördünün yenilenme aralığının bu yıl planlanandan daha kısa olduğunu ve yeni sürülerin, önceki sürüler satışa çıkarılmadan yumurtlamaya başlayamadığını aktardı. Üretimdeki düşüşün normalde yaz aylarında yaşandığını, bu yıl ise sonbaharın başına denk geldiğini söyleyen Bobrovski, zamanlamanın kıtlığı daha görünür hale getirmiş olabileceğini ifade etti. Äntu Mõis, Estonya’nın yerli organik yumurta pazarının yaklaşık %50’sini oluşturuyor. Bobrovski, arz durumunun yaklaşık bir ay içinde iyileşmeye başlamasını beklediklerini söyledi. Şirket ayrıca gelecekte yeni bir tavuk kümesi inşa ederek üretim kapasitesini artırmayı planlıyor. Organik yumurtaların raflara dönmesinin ardından fiyatların kasım ayında yükselmesi bekleniyor. Bobrovski bu artışın geçici kıtlıktan değil, yükselen girdi maliyetleri dahil daha geniş ekonomik gelişmelerden kaynaklanacağını belirtti. Rimi Estonia ise serbest gezen yumurtalarda stok ve satışların dengeli olduğunu, kampanya talebi nedeniyle bazı rafların geçici olarak boşalabildiğini bildirdi.

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor

Brezilya’nın farklı eyaletlerinde mısır piyasasında işlemler sınırlı kalırken, Güney bölgesindeki aşırı yağışlar ekim çalışmalarını aksatıyor. TF Agroeconômica’ya göre alıcılar öncelikle stoklarını yenilemeye çalışıyor, üreticiler ise daha yavaş ihracat ortamında satışlarda temkinli davranıyor. Rio Grande do Sul’da mısır fiyatları çuval başına 60-70 real arasında değişiyor. Emater verilerine göre eyaletin ortalama fiyatı %0,37 düşerek 62,44 reale geriledi. 2026/27 sezonu için öngörülen 896,4 bin hektarın %76’sı ekildi; yüksek nem ve düşük ışık ekimi geciktirirken, kuzeybatıdaki dolu ve şiddetli rüzgârlar bazı tarlalarda yeniden ekim ihtimali doğurdu. Silajlık mısır ekimi ise tahmini alanın %53’üne ulaştı. Santa Catarina’da satıcıların çuval başına yaklaşık 60 real talep etmesine karşılık alıcıların yaklaşık 55 real önermesi işlemleri sınırlıyor. Paraná’da fiyatlar çoğu bölgede geriledi; Batı’da çuval 53,12 reale, %1,90 düşüşle, Cascavel’de ise 56,03 reale, %1,74 düşüşle işlem gördü. Yazlık mısır ekimi öngörülen alanın %90’ına ulaşsa da yağışlar çalışmaları, trips, tırtıl, fırtına ve dolu zararları ise tarlaları etkiliyor. Mato Grosso do Sul’da fiyatlar 53-56 real arasında seyrediyor; biyoenerji sanayisi arzın bir bölümünü alırken diğer alıcılar yalnızca stok yenileme hacimleri arıyor.

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı

Kazakistan’da düşük kaliteli buğday ve yemlik arpa fiyatları bir haftada yükseldi. Zerno Birliği verilerine göre 4. sınıf buğdayın ton fiyatı 86-90 bin tengeye, 5. sınıf buğdayın fiyatı 83-86 bin tengeye çıktı. Her iki üründe artış 1 bin tenge olurken yemlik arpa da aynı miktarda yükselerek 68-72 bin tengeye ulaştı. Zerno Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov, artışta işleyiciler, kanatlı işletmeleri ve ihracatçılardan gelen talep ile arz açığının etkili olduğunu belirtti. Rusya’daki vagon kıtlığı ve lojistik maliyetlerindeki yükselişin Rus buğdayı teklif fiyatlarını da artırdığını söyledi. İç piyasada 3. sınıf buğday fiyatı değişmedi ve kaliteye göre ton başına 89-110 bin tenge aralığında kaldı. Geçen hafta ihracat fiyatları da sabit seyretti. Saryagash DAP tesliminde 3. sınıf buğday 265-300 dolar, 4. sınıf 255-260 dolar, 5. sınıf ise 245-250 dolar oldu. KTЖ’nin altyapı yoğunluğu nedeniyle uyguladığı yükleme kısıtlamaları sevkiyatları yavaşlattı ve Özbekistan yönünde 3. sınıf buğday alımını sınırladı. KTЖ ile Özbekistan demiryolları yönetiminin çalışması sonucunda Saryagash’ta günlük vagon kabulü 31’den 35 tren çiftine çıkarıldı. Vagon birikimi 9,1 bine inse de normatif seviyenin %30 üzerinde kaldı; Bolashak’ta da yüksek birikim kaydedildi.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan’ın Novi Sad Ürün Borsası’nda 12-16 Ekim döneminde mısır en çok işlem gören ürün oldu ve toplam işlem hacminin %60’ını oluşturdu. Alıcı ilgisinin önceki haftaya göre zayıflaması, mısırın ortalama fiyatında %0,88 düşüşe yol açtı. Aflatoksin analizi yapılmamış mısır, kilogram başına 21,30-21,50 dinar aralığında işlem gördü; ortalama ağırlıklı fiyat 21,34 dinar olarak kaydedildi. Buğday piyasasında talep istikrarlı kaldı. Alıcılar %11-13 protein içeren buğdayla ilgilenirken, arzın ağırlıklı olarak daha yüksek proteinli ve beklenenden pahalı ürünlerden oluşması piyasa hareketliliğini sınırladı. İşlem gören buğdayın ortalama fiyatı kilogram başına 22,16 dinar oldu. Soya piyasasında ise alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri uyuşmadığı için işlem yapılmadı. Yemlik arpa, mısırın aksine önceki haftaya göre %0,89 değer kazandı. Talebin arzdan yüksek olmasıyla ilişkilendirilen işlemlerde fiyatlar kilogram başına 20,40-20,50 dinar aralığında gerçekleşti ve ortalama fiyat 20,48 dinar oldu. Mineral gübrelerde NPK ürünleri 59,39-77,70 dinar, Rus üresi ise 57,46-58,87 dinar seviyelerinde işlem gördü; yükselen teklifler nedeniyle üre ticareti haftanın sonunda durdu.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor

Birleşik Krallık’ta sığır eti fiyatlarının 2027’de tüketici talebindeki durgunluk ve değişen ithalat eğilimleri nedeniyle belirgin artış göstermesi beklenmiyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) görünüm raporu, küresel arzın sıkı olmasına karşın talep koşullarının fiyat artışlarını sınırlayabileceğini belirtiyor. Yılbaşından bugüne taze, dondurulmuş, işlenmiş sığır eti ve sakatat ithalatı 177.800 ton oldu; bu, 2025’in aynı dönemine göre %2,4 artış anlamına geliyor. İthalatın değeri 1,29 milyar sterline çıkarak yıllık %10,6 yükseldi. 2026 toplam ithalatında ise %3 artış bekleniyor.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Ucuz Rus Enerjisi ve Gübreleri AB’yi Bölebilir
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber

Ucuz Rus Enerjisi ve Gübreleri AB’yi Bölebilir

Politik teknoloji uzmanı Yuriy Podorojniy, enerji ve gübre sektörlerinde Rusya ile Belarus’a yönelik kısıtlamaların gevşetilmesinin Avrupa Birliği’nin ortak tutumuna ciddi darbe vurabileceğini söyledi. Podorojniy’e göre gübrelerle ilgili olası bir karar, gelecek tarım sezonu öncesinde küresel piyasada oluşabilecek arz açığıyla bağlantılı olabilir. Rusya ve Belarus, bu alanda geleneksel olarak kilit tedarikçiler olarak gösterildi. Uzman, olası ABD adımlarının AB temsilcilerinin mevcut resmi açıklamalarıyla çelişeceğini belirtti. Alman iş dünyasının ve başka Avrupa ülkelerindeki işletmelerin, Rusya’dan ucuz gaz ile Rusya ve Belarus’tan ucuz gübre alma beklentisi nedeniyle yaptırımların kaldırılmasını destekleyebileceği aktarıldı. Haberde ayrıca, yaptırımlı Rus dizelinin ABD’de yakıt maliyetini düşürmek amacıyla dünya pazarına çıkarılması önerisinin daha önce gündeme geldiği ve Moskova’nın bunun karşılığında Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmasını istediği belirtildi.

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?

Kuzey Makedonya’da gıda perakende zincirleri pazarı, marketlerin birleşmesi ve yabancı oyuncuların girişiyle yeniden yapılanıyor. Business Network verilerine göre geçen yıl en kârlı beş market zinciri yaklaşık 1 milyar avro ciro elde ederken toplam kârları 20 milyon avroya ulaştı. Uzmanlara göre bu dönüşüm ürün arzını artırıyor ve yerli üreticileri, büyük zincirlerin raflarına girebilmek için daha yüksek standartlar uygulamaya yöneltiyor. Perakende zincirleri geliştirme uzmanı Dejan Manev, yerli üretimin gerçekleştirilmesi ve pazara sunulmasında yüksek verimlilik oluşmasının tüketiciler açısından olumlu olabileceğini belirtiyor. Ancak market satın almalarının sürmesiyle rekabetin sıkışabileceği ve tüketicilerin seçeneklerinin azalabileceği uyarısında bulunuyor. Manev, piyasada düşük fiyatlarla çalışan baskın indirim marketleri bulunduğu için birleşmelerin ürünlerde büyük bir fiyat farkı yaratacağından emin olmadığını da söylüyor. Sendika sepeti hesabına göre aile harcamalarının üçte birinden fazlası gıda ve içeceğe ayrılıyor; kaynak bunun bir bölümünü enflasyona bağlıyor. Eylül ayındaki yıllık enflasyon %2,7 olarak verilirken et fiyatlarının %6,4, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarının %3,6, yağ ve katı yağ fiyatlarının ise %7,1 arttığı belirtiliyor. Bu artışların karşılaştırma dönemi kaynakta açıkça belirtilmiyor.

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya

Endonezya’da bağımsız broyler tavuk yetiştiricileri, canlı tavuk satış fiyatlarının gerilemesi ve üretim maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle iflas riskiyle karşı karşıya. Yetiştiricileri temsil eden Perhimpunan Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), koşulların sürmesi halinde üreticilerin iki ay içinde ayakta kalamayabileceğini bildirdi. Permindo’ya göre yetiştirici seviyesinde canlı tavuk fiyatı kilogram başına 20.000-20.500 Endonezya rupisine gerilerken yem fiyatı 9.700-10.000 rupiye ulaştı ve daha da artma ihtimali taşıyor. Birlik üyesi Asep Saepudin, yem maliyetlerindeki artışın canlı tavuk fiyatı henüz toparlanmadığı için bağımsız işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Asep, yetiştiricilerin mevcut zararının tavuk başına 4.000-5.000 rupiye ulaştığını ve bu nedenle yeni üretim döngüsünü sürdürmek için gereken sermayenin daraldığını belirtti. Permindo, hükümetten canlı tavuk fiyatını kontrol etmesini isterken, Asep piyasa fiyatlarını etkileyen entegre yetiştiricilerin satış fiyatlarını ayarlamasını talep etti. Asep ayrıca yem fiyatının kilogram başına 8.000-8.500 rupiye indirilmesini ve canlı tavuk fiyatının en az 24.000 rupide tutulmasını önerdi. Yem hammaddesi mısırın fiyatının 8.400 rupiye çıktığı ve arz sıkıntısı yaşandığı belirtilirken, hükümetten uygun fiyatlı ve yem sanayisi standartlarına uygun mısır tedarikinin güvence altına alınması istendi.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı

İran’ın başkenti Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Kanatlı Hayvanlar ve Bağlantılı Endüstriler Fuarı 26-29 Mehr döneminde düzenleniyor. Açılış töreninde fuarın temel gündemi finansman, teknoloji geliştirme, verimliliğin artırılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi olarak öne çıktı. Kitap tanıtımının ardından yapılan kurdele kesimiyle fuar resmen açıldı ve etkinliğin 29 Mehr’e kadar sürmesi planlandı. Açılışta, üreticilerin banka kaynakları ve sermaye piyasasına erişimini artıracak yeni finansman yöntemlerinin geliştirilmesi ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Hayvancılık ve kanatlı sektöründe yem girdisi ve üretiminden yetiştiricilik, işleme, taşımacılık ve ürünlerin arzına uzanan zincir yaklaşımının üretim maliyetlerini azaltacağı ve gıda güvenliğini güçlendireceği ifade edildi. Verimliliğin artırılması, piyasanın daha öngörülebilir hale getirilmesi ve protein ürünleri zincirinde üretimin sürdürülmesi de gündeme geldi. Fuarda 50 yerli bilgi temelli şirket yer alırken, 16 ülkeden şirket temsilcileri de etkinliğe katılıyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımını kolaylaştırmak üzere 103 yabancı kişi ile yem fabrikası yöneticileri ve ülke genelindeki kanatlı yetiştiricilerinin katılımına yönelik planlama yapıldı. Dört günlük programda 10 uzmanlık paneli ve tarım fakültelerindeki öğrenci ve öğrenciler için ziyaret turları bulunuyor. Günlük içerik; sağlık, beslenme ve biyogüvenlik, teknoloji ve inovasyon, ticaret ve yatırım ile üretim kalitesi ve verimlilik başlıklarına ayrıldı. Açılışın sonunda, İran yem sektörünün son yıllardaki bilgi ve istatistiklerini derleyen “İran Yem Pazarı” kitabı tanıtıldı. Farsça, Arapça ve İngilizce hazırlanan kitabın İngilizce elektronik nüshasının ücretsiz erişime açılacağı bildirildi.

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti

Almanya’da patates tüketici fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre ortalama %12 arttı. Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin açıkladığı bu artış, %3,3 olan genel enflasyonun belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti. Veriler, TASR tarafından DPA haberine dayandırıldı. 2026 yılına ilişkin ön veriler, patates hasadının 10,4 milyon tonla yaklaşık dörtte bir azalacağına işaret ediyor. 2025’te hasat 13,9 milyon ton olmuştu. Düşüşte ekim alanının %11,1 daralması ve patatesleri küçülten kuraklık etkili oldu; hektar başına verim normalde 46 tonken ortalama 38,9 tonda kaldı. Sınırlı arzın etkisiyle üreticilerin aldığı fiyatlar ağustosta %61,5 arttı.

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı

Mısır’da tavuk fiyatları 18 Ekim 2026’da yaklaşık 3 Mısır lirası arttı. Bu yükseliş, önceki haftanın sonunda yaşanan yaklaşık 10 liralık düşüşün ardından geldi. Fiyatlar ay başından bu yana önce toplam 26 lira yükseldi, ardından 10 lira geriledi ve son olarak yeniden 3 lira arttı. Piyasalarda tavuk fiyatı 75 liranın üzerine çıkarak 76 liraya yaklaşırken, çiftlik fiyatı 83 liraya ulaştıktan sonra 76 lira olarak kaydedildi. Tüketiciye ulaşan fiyat bir bölümde 83-85 lira aralığında verilirken, ayrıntılı fiyat listesinde beyaz tavuğun çiftlik fiyatı 76, tüketici fiyatı ise kilogram başına 86-90 lira olarak aktarıldı. Anaç tavuk 75 lira çiftlik ve 80-85 lira piyasa fiyatıyla, sasso tavuk ise 103 lira çiftlik ve 113-115 lira piyasa fiyatıyla listelendi. Gize Ticaret Odası Tavukçuluk Şubesi Başkanı Sameh el-Seyyid, tavuk ve yumurta fiyatlarının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğini belirtti. El-Seyyid, üreticinin piyasada kalabilmesi ve zarar nedeniyle sektörden çekilmemesi için uygun bir kâr marjına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Fiyat hareketinde piyasadaki arz, üretim maliyetleri ve talep düzeyinin etkili olduğu belirtildi. Tarım Bakanlığı Hayvancılık ve Kanatlı Üretimi Geliştirme Sektörü Başkanı Tarek Süleyman ise Mısır’da kanatlı üretiminde büyük bolluk bulunduğunu ve bunun yaklaşık 35 ülkeye ihracatı mümkün kıldığını açıkladı. Sektörün yaklaşık 3,5 milyon kişiye istihdam sağladığı ve en az 200 milyar Mısır lirası yatırımı kapsadığı belirtildi. Toplam kanatlı üretimi yaklaşık 1,6 milyar kuşa, sofralık yumurta üretimi 16 milyar adede ulaştı; yumurta üretiminde %14 büyüme kaydedildi.

Kuş Gribi Nedeniyle İtlaf Edilen 209 Hayvan İçin Tazminat Ödenmedi
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Kuş Gribi Nedeniyle İtlaf Edilen 209 Hayvan İçin Tazminat Ödenmedi

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde kuş gribi nedeniyle 209 hayvanı itlaf edilen bir ırk kanatlıları yetiştiricisi, hayvanların bedeli ile itlaf ve hayvan cesetlerinin bertarafı masraflarının karşılanması talebiyle açtığı davayı kaybetti. Minden İdare Mahkemesi, 17 Mart 2026 tarihli kararıyla Hayvan Hastalıkları Fonu’nun ödeme yapmama kararını onadı ve yetiştiricinin davasını tamamen reddetti. Olay, Kasım 2022’de yetiştiricinin sürüsünde kuş gribinin resmen tespit edilmesiyle başladı. Fon, hayvan hastalıkları mevzuatındaki önemli yükümlülüklerin kusurlu biçimde ihlal edildiği gerekçesiyle tüm ödemeleri reddetti. Kaynağa göre, hayvan hastalıkları fonu genel olarak mali koruma sağlasa da belge yükümlülüklerinin ihlali veya salgınla mücadele önlemlerinin engellenmesi tazminat hakkının tamamen kaybedilmesine yol açabiliyor. Davada öne çıkan ihlallerden biri, salgından birkaç gün önce satılan iki ördeğin usulüne uygun kaydedilmemesiydi. Mahkeme, bu eksikliğin veteriner makamlarının olası bulaş yollarını zamanında izlemesini zorlaştırdığını aktardı; kuş gribinin komşu bir sürüye taşındığı da belirtildi. Ayrıca yetiştirici, zorunlu itlaf sırasında yetkililere bildirmediği ek bir ahırda 33 ördek ve kaz bulunduruyordu. Yetkililer hayvanların varlığını, ahırdan gelen sesler üzerine fark etti. Ek ahırın bulunmasının ardından yetiştirici görevlileri tehdit etti, tüfek getireceğini söyledi ve bazı kişilere saldırdı. İtlaf işlemi önce durduruldu, daha sonra polis koruması altında tamamlandı. Mahkeme bu tutumu, Hayvan Sağlığı Kanunu’nun 24. maddesi kapsamındaki işbirliği yükümlülüklerinin ağır ihlali olarak değerlendirdi. Yetiştiricinin psikolojik yükü ve olay sırasındaki alkol tüketimi de yeterli mazeret kabul edilmedi. Karar, eksiksiz sürü kayıtları tutulmasının, tüm hayvanların bildirilmesinin ve veteriner makamlarıyla işbirliği yapılmasının tazminat hakkı açısından önemini ortaya koydu.

SIAL fuarına ev sahipliği yapan Paris Nord Villepinte girişindeki ziyaretçiler.
SIAL Paris fuar alanı — kaynak haberde kullanılan arşiv fotoğrafı.Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

SIAL Paris’te Türkiye Fransa’nın Önünde Yer Aldı

Fransa, Paris’te düzenlenen SIAL Paris’in 2026 edisyonunda sergileyici ülkelerin şirket katılımı sıralamasında İtalya, İspanya, Türkiye ve Yunanistan’ın gerisinde kaldı. Böylece Fransa, kendi ülkesinde düzenlenen dünyanın önemli gıda fuarlarından birinde ilk sıralardaki konumunu koruyamadı. Türkiye, kaynakta yer alan sıralamaya göre Fransa’nın önünde bulunan ülkeler arasında gösterildi. Bu karşılaştırma, ülkelerin toplam gıda ihracatını ya da dış satım hacmini ölçmüyor. Sıralama, şirketlerin ticari fuara katılımına ve fuardaki sergi alanlarının kullanımına ilişkin bir gösterge niteliğinde. Buna rağmen SIAL organizatörleri, sonuçların Fransız gıda şirketlerinin uluslararası alıcılara ulaşma kapasitesi bakımından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Organizasyon, Fransa’nın fuardaki varlığındaki gerileme ve uluslararası gıda ticaretinde yeniden ağırlık kazanma ihtiyacı konusunda uyarıda bulundu. İtalya, 2024’te ilk kez Fransa’yı geçerek SIAL Paris’in başlıca sergileyici ülkesi oldu. SIAL Paris Direktörü Audrey Ashworth, Fransa’nın gıda sektöründeki geçmiş itibarına güvenerek hareket edemeyeceğini savundu. Ashworth’e göre büyümenin yavaşladığı ve iç pazarın istikrar kazandığı bir ortamda birçok Fransız gıda şirketinin büyümeyi sürdürebilmek için ülke dışından yeni alıcılar bulması gerekiyor. İhracatın ikincil bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ashworth, yeni pazarların maliyetleri dağıtabileceğini, riskleri çeşitlendirebileceğini ve şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliğini güçlendirebileceğini ifade etti. SIAL’ın değerlendirmesine göre uluslararası rekabet yalnızca ürün kalitesi ve fiyatlarla şekillenmiyor. Hükümetlerin şirketlere sağladığı destekler, ticari tanıtım kuruluşlarının çalışmaları ve kamu-özel sektör koordinasyonu da ülkelerin dış pazarlardaki görünürlüğünü etkiliyor. Organizasyon, İtalya ve Türkiye’nin gıda sanayilerinin uluslararası varlığını güçlendirmek için önemli kamu sübvansiyonlarından yararlandığını aktardı. Belçika’nın Food Export The Forum platformu, Birleşik Krallık’ın Export Academy programı, Kanada’nın CanExport SME desteği ve Singapur’un Market Readiness Assistance programı da ihracat hazırlığı ve tanıtım araçları arasında sıralandı. SIAL Paris’in ticari bağlantılar açısından kapsamı, 2024 verilerinde de görülüyor. Fuar o yıl yaklaşık 200 ülkeden ziyaretçi ve 110 resmî heyet ağırladı; heyetler arasında 50 büyükelçi, 16 parlamenter ile Fransız ve yabancı 17 bakan yer aldı. Bu nedenle etkinlik, özellikle küçük ve orta ölçekli gıda şirketleri için distribütör bulma, yeni ihracat pazarlarına ulaşma ve ticari ilişkiler kurma imkânı sunuyor. Organizasyon, Fransa’nın bu kapasiteden yeniden yararlanabilmesi için sektör ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi

Uluslararası azotlu gübre piyasasında fiyatlar, Çinli üreticilerin Hindistan’ın IPL kuruluşu tarafından açılan ihalede sunulan 352,1-356,2 ABD doları/ton CFR seviyesindeki teklifleri kabul etmemesiyle yükseldi. IF Ingeniería en Fertilizantes’e göre bu tutum, Batı piyasalarına ucuz Asya arzı geleceği beklentisini azalttı. Avrupa doğal gaz fiyatlarındaki yeni artış da Avrupa’nın ithalat talebini ve Amerika kıtasındaki alımları hızlandırdı. Çin’de perl üre fiyatı 345-350 ABD doları/ton FOB’a yükselirken, granül üre sınırlı arz nedeniyle 425-435 ABD doları/ton FOB aralığında kaldı. Mısır’da Avrupa’ya gönderilecek granül üre, haftanın başındaki 480 ABD doları/ton FOB seviyesinden 520-527 ABD doları/ton FOB’a çıktı. Cezayir’de Sorfert’in Avrupa’ya 20.000 tonluk satışı 530 ABD doları/ton FOB’dan gerçekleşti; Orta Doğu referansı ise hafta sonunda 440-450 ABD doları/ton FOB’a yükseldi. Brezilya’da granül üre 470-485 ABD doları/ton CFR’a çıktı ve Katar çıkışlı bir parti 480 ABD doları/ton CFR’dan kapandı. Arjantin’de granül üre ithalatı iki haftalık düşüşün ardından toparlandı. Haftanın başında piyasa 485-510 ABD doları/ton CFR olarak değerlendirilirken, ekim ayındaki sevkiyat için en az 10.000 ton 500 ABD doları/ton CFR’dan kapandı; perşembe günü teklifler 510-520 ABD doları/ton CFR’a yükseldi. İç talep bekleme modunda kalmasına rağmen toptan fiyat 595-605 ABD doları/tonda sabit kaldı. Hafta sonunda arz 605-615 ABD doları/tona, ithalat paritesi ise 615-620 ABD dolarına yaklaştı. Fosfatlı gübrelerde piyasa genel olarak yatay ve temkinli seyretti. Batı yarımkürede spot alımların düşük sezonu fiyatları sınırlarken, Hindistan ve Pakistan Rabi sezonu için yükümlülüklerini sürdürdü. Arjantin’de yeni fosfat gemisi sözleşmesi yapılmadı; Fas menşeli hacimlere ilişkin görüşmeler OCP ile yaşanan fiyat farkları nedeniyle sonuçlanmadı. DAP/MAP referansı 850-870 ABD doları/ton CFR’da, toptan fiyatlar ise 965-985 ABD doları/ton seviyesinde kaldı.